Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(75/125)


- LLOYD INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE DE LLOYD[Fr.] / LLOYD-STÖRUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LLOYD GİRİŞİM SAÇAKLARI


- LLULL KOMBİNATUVARI ile/ve BRUNO KOMBİNATUVARI


- LOCK :/yerine KİLİTLEMEK, KİLİT


- LOD İLE LOQ İLE LİNEER ARALIK ile/||/<> ANALİTİK PERFORMANS

( Analitik yöntemin performans parametreleri. )

( Formül: LOD = 3σ/S )


- LODOSLAMAK ile LODOS/LUK ile LODOSLU ile LODOS BALIĞI


- LOGARITHM[İng.] / LOGARITHMIC[Fr.] ile/değil/yerine/= LOGARİTMA


- LOGARITHMIC DECREMENT[İng.] / DÉCROISSANCE LOGARITHMIQUE[Fr.] / LOGARITHMISCHE VERMINDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LOGARİTMİK AZALMA


- LOGIC vs. DIALECTICS


- LOGIC vs. ORGANIZATION


- LOGIC vs./and MODERATION


- LOGOS ve DİLBİLGİSİ


- LOĞUSAHUMMASI = ALBASTI

( Doğum sırasında, temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden, loğusanın tutulduğu ateşli sayrılık. )


- LOHUSA HUMMASI ÖNLEME ile/||/<> MODERN ENFEKSİYON KONTROLÜ

( Semmelweis el yıkama ile lohusa hummasını önledi İLE modern enfeksiyon kontrolü çok boyutlu yaklaşım kullanır. Semmelweis 1847'de el yıkamanın önemini kanıtladı İLE ancak mikrop kuramı kabul edildikten sonra anlaşıldı. Semmelweis zamanında reddedildi İLE ölümünden sonra haklılığı anlaşıldı. )

( Ignaz Semmelweis tarafından 1847 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1818-1865) (Ülke: Macaristan) (Alan: Obstetrik, Hijyen) (Önemli katkıları: El yıkamanın önemini keşfetti, lohusa hummasını önleme, hijyen kavramını tıbba soktu) )


- LOINC/LOGICAL OBSERVATION IDENTIFIERS NAMES AND CODES[İng.] değil/yerine/= MANTIKSAL GÖZLEM TANIMLAYICILARI ADLAR VE KODLAR


- LOJİSTİK = HESAP = LOGISTIC[İng.] = LOGISTIQUE[Fr.] = LOGISTIK[Alm.] = LOGISTIKE[Yun.]


- LOKAL POTANSİYEL/LOCAL POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= YEREL GİZİL GÜÇ


- LOKALİZASYON/LOCALIZATION[İng.] değil/yerine/= YERLEŞİM


- LOKALİZE/LOCALIZED[İng.] değil/yerine/= YERLEŞİMLİ


- LOKALİZE ile LOKALİZASYON


- LOKMAYI ÇABUK YUTMAK ile/değil/yerine/><
YETERİNCE ÇİĞNEDİKTEN SONRA YUTMAK

( Yemek yerken bir sonraki lokmayı hazırlamak yerine ağızdaki lokmayı iyice çiğnemek, yavaş yemek ve yiyeceğin tadını/zevkini tam olarak almaya çalışmaktır doğru olanı! )

( Yediğini, iç; içtiğini, ye! )


- LEUCOMAINES[İng.] ile/değil/yerine/= LÖKOMAİNLER


- LOKOMOTİF[Fr./İng. < LOCOMOTIVE] ile/ve/||/<> AMİGO[İsp.]

( Tren vagonlarını çeken makina. | Öncü. İLE/VE/||/<> Arkadaş. | Spor yarışmalarında taraftarları coşturan kişi. )


- LOKOMOTİF ile LOKOMOTİFLİ ile LOKOMOTİFSİZ


- LOKOMOTİF[Fr. < LOCOMOTIVE] değil/yerine/= ÖNYEDEN


- LEUCOPYRITES[İng.] ile/değil/yerine/= LÖKOPİRİTLER


- LÖKOSIT FORMÜLÜ/DİFFERENTIAL BLOOD COUNT[İng.] değil/yerine/= AKYUVAR DAĞILIMI


- LEUCOSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= LÖKOSKOP


- LONCA ile LONCACILIK ile LONCA USTASI


- LONDON FORCES[İng.] ile/değil/yerine/= LONDON KUVVETLERİ


- LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE


- LONGITÜDİNAL ÇALIŞMA/LONGITUDİNAL STUDY[İng.] değil/yerine/= ZAMANA YAYILI ÇALIŞMA


- LONGITÜDİNAL/LONGITUDİNAL[İng.] değil/yerine/= UZUN EKSENDE, UZUNLAMASINA


- LOOP İLE STRİNG İLE ASYMPTOTİC SAFETY İLE CAUSAL SETS ile/||/<> KUANTUM GRAVİTY ADAYLARI

( Kuantum ve gravitasyonu birleştirme yaklaşımları. )

( Formül: lp = √(ℏG/c³) )


- LORENTZ-LINIENAUFSPALTUNGSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ ÇİZGİ YARILMA KURAMI


- LORENTZ INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ DEĞİŞMEZLİĞİ


- LORENTZ TRANSFORMATION EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE TRANSFORMATION DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-TRANSFORMATIONSGLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ DÖNÜŞÜM DENKLEMLERİ


- LORENTZ INERTIAL FRAME[İng.] ile/değil/yerine/= LORENTZ EYLEMSİZLİK ÇERÇEVESİ


- SYSTÈME INERTIEL DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-TRÄGHEITSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ EYLEMSİZLİK SİSTEMİ


- LORENTZ THEORY OF LIGHT SOURCES[İng.] / THÉORIE DES SOURCES LUMINEUSES DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-LICHTQUELLENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ IŞIK KAYNAKLARI KURAMI


- LORENTZ POLARIZATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE POLARISATION DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-POLARISATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ KUTUPLANMA ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LORENTZ-LORENZ[Fr.] / LORENTZ-LORENZSCHES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ


- LORENTZ ve/||/<> FITZGERALD


- LORETINATES[İng.] ile/değil/yerine/= LORETİNAT


- LOŞLAŞMAK ile LOŞLAŞTIRMAK


- LOTKA-VOLTERRA İLE MAY İLE ROSENZWEİG ile/||/<> POPÜLASYON DİNAMİĞİ

( Ekolojik sistemlerin matematik modelleri. )

( Formül: dx/dt = ax - bxy )


- LOVE vs. UNCONDITIONAL LOVE


- LOVE vs./and TO APPRECIATE


- COLORIMÉTRE DE LOVIBAND[Fr.] / LÖTVIBRANT-KOLORIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= LÖVİBOND KOLORİMETRE


- LOVIBOND TINTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= LOVİBOND KOLORİMETRESİ


- LOW vs. INSUFFICIENT


- LOZAN ANTLAŞMASI ile/değil UŞİ ANTLAŞMASI

( ... İLE/DEĞİL Osmanlı'nın Afrika'daki son toprak parçasını kaybettiği antlaşma.[1912] )

( RUMİNE SARAYI: Lozan Antlaşması'nın yapıldığı saray. )


- LTP İLE LTD İLE PLASTİSİTE ile/||/<> SİNAPTİK DEĞİŞİM

( Öğrenmenin nöral temelleri. )

( Formül: NMDA → Ca²⁺ → LTP )


- LTP İLE LTD İLE STDP ile/||/<> SİNAPTİK PLASTİSİTE

( Sinaps gücü değişim mekanizmaları. )

( Formül: NMDA → Ca²⁺ → CaMKII )


- LU İLE QR İLE SVD ile/||/<> MATRİS AYRIŞTIRMALARI

( Matrisleri faktörlere ayırma yöntemleri. )

( Formül: A = UΣV^T (SVD) )


- LÜBORULARI ile ...

( Üflemeli bir Çin çalgısı. )


- LUDOLFSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= LUDOLPH SAYISI (Π)


- LUDWIG WITTGENSTEIN


- LÜKS ile/değil/yerine TOKGÖZLÜLÜK

( Yapay yoksulluk. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğal zenginlik. )


- LÜKSEMBURG ile/ve/<> LÜKSEMBURG

( Ülke. İLE/VE/<> Lüksemburg'un, -aynı adlı- başkenti. )


- LUMINIZING[İng.] ile/değil/yerine/= LÜMİNESANS İADESİ


- LÜMİNESANS ile ...

( Işıldama. )


- LUMINOPHORE[İng.] ile/değil/yerine/= LUMİNOFER


- LUMINOFLAVIN[İng.] ile/değil/yerine/= LUMİNOFLAVİN


- LUMINOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= LUMİNOMETRİ


- LURIANİK KABALA ile/ve GELENEKSEL KABALA

( Isaac Luria. İLE/VE Isaac the Blind. )


- LÜTFETMEK değil/yerine/= KAYRALAMAK


- LÜZUM ile LÜZUCİ ile LÜZUMLU/LUK ile LÜZUMSUZ/LUK ile LÜZUMSUZCA ile LÜZUMSUZ ADAM ile LÜZUMSUZ YERE ile LÜZUMLU LÜZUMSUZ


- LUZÛMİYYE ile İTTİFÂKIYYE

( Gereklilik bildiren.(Eğer Güneş doğarsa gündüz olur). İLE Rastlantı bildiren.(Eğer insan düşünense, eşek de anırandır). )


- LVAD/LEFT VENTRICULAR ASSIST DEVICE SOL VENTRİKÜL[İng.] değil/yerine/= SOL KARINCIK DESTEK AYGITI


- LYAPUNOV ÜSTELİ ile/||/<> TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ

( Lyapunov hassas bağımlılık λ>0, entropi termodinamik düzensizlik. )

( Formül: e^(λt) ayrışma )


- LYMAN LIMIT[İng.] / LIMITE DE LYMAN[Fr.] / LYMAN-BEGRENZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LYMAN SINIRI


- M-RNA MESSENGER RİBONUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= HABERCİ RİBONÜKLEİK ASIT


- MAASTRICHT SÜRÜNGENİ

( 1780 )


- MAÇ[İng. MATCH] değil/yerine/= KARŞILAŞMA/EŞLEŞME


- MACARCA ile ASILI ile MACARİSTAN ile AÇLIK ile AÇLIK GREVİ

( HUNGARIAN vs. HUNG vs. HUNGARY vs. HUNGER vs. HUNGER STRIKE )

( آويخته ile مجار ile مجارستاني ile مجاري ile مجارستان ile هونگاري ile مجاعه ile جوع ile قحط ile گرسنگي ile گرسنه کردن ile اعتصاب غذا )

( AVYKHTEH ile MOJAR ile MOJARESTANY ile MOJARY ile MOJARESTAN ile هونگاري ile مجاعه ile JAVO ile قحط ile GARSANGY ile GARSANEH KARDAN ile ETESAB GHZA )


- MACCULLAGH'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MACCULLAGH[Fr.] / MACCULLAGH-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACCULLAGH FORMÜLÜ


- MACERAPEREST değil/yerine/= OLAYCASEVER


- MACH PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE MACH[Fr.] / MACH-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH İLKESİ


- MACH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE MACH[Fr.] ile/değil/yerine/= MACH KIRILMAÖLÇERİ


- MACH-BERECHNUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH ÖLÇER


- MACH REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DE MACH[Fr.] / MACH-REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH YANSIMASI


- MACHINE LEARNING THEORY ile/||/<> CLASSICAL STATISTICS

( Machine learning theory büyük veri setlerinde örüntü tanıma odaklıyken İLE classical statistics hipotez testi ve parametre tahmini odaklıdır )

( Formül: PAC learning )


- MACUNLAMAK ile MACUNLANMAK ile MACUNLATMAK ile MACUNLAŞMAK ile MACUN/LUK ile MACUNCU/LUK ile MACUN KÜREĞİ


- MADALYA ile MADALYALI ile MADALYASIZ/LIK ile MADALYA TÖRENİ


- MADALYON ile MADALYONCU/LUK


- MADARALAŞMAK ile MADARA/LIK


- MADDECİLİK ile/ve ELEYİCİ MADDECİLİK ile/ve İNDİRGEYİCİ MADDECİLİK ile/ve SONSAL İNDİRGEMECİLİK

( ... İLE/VE Zihinsel olguları kabul etmezler. İLE/VE Zihinsel olguları kabul ederler. İLE/VE Kuvantum alanını göz önünde bulundururlar/tutarlar. )


- MADDECİLİK ile FİZİKSELCİLİK


- MADDELEMEK ile MADDELEŞMEK ile MADDELEŞTİRMEK ile MADDE/LİK ile MADDECİ/LİK ile MADDESEL/LİK ile MADDE BAŞI ile MADDE MADDE ile MADDESEL NOKTA


- MADDİLEŞMEK ile MADDİLEŞTİRMEK ile MADDİ/LİK ile MADDİ ZARAR


- MADDİYAT ile MADDİYATÇI/LIK


- MADEM Kİ ÖYLE "SÖYLÜYORSA/YAPIYORSA" değil MADEM Kİ ÖYLE SÖYLÜYOR/YAPIYOR


- MADENSELLEŞMEK ile MADEN ile MADENİ ile MADENCİ/LİK ile MADENSEL ile MADEN GAZI ile MADEN SUYU ile MADEN YÜNÜ ile MADENİ YAĞ ile MADENİ YÜN ile MADEN DEVRİ ile MADEN OCAĞI ile MADENİ PARA ile MADEN BİLİMİ ile MADEN DAMARI ile MADEN FİLİZİ ile MADEN KİRASI ile MADEN KUYUSU ile MADEN KÖMÜRÜ ile MADEN MAVİSİ ile MADEN SODASI ile MADEN YATAĞI ile MADEN CEVHERİ ile MADEN BİLİMSEL


- MADİKLEMEK ile MADİK ile MADİKÇİ/LİK


- MADREPORLAR -ile

( Mercanlar sınıfının kalkerli hayvanları içine alan bir takımı. )


- MAFYALAŞMAK ile MAFYA/LIK ile MAFYACI/LIK ile MAFYA ÇİZGİSİ


- MAGAZİNLEŞMEK ile MAGAZİNLEŞTİRMEK ile MAGAZİN ile MAGAZİN BASINI ile MAGAZİN DÜNYASI


- MAĞLUP/MAĞLUBİYET değil/yerine/= YENİK/YENİLEN/YENİLGİ/SIMAK

( Bir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme. | Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme. )


- MAGNALIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNALİYUM


- MAGNETİC LEVİTATION ile/||/<> ELECTROMAGNETİC LEVİTATION

( Magnetic levitation kalıcı mıknatıs alanlarıyla yüzdürme yaparken İLE electromagnetic levitation elektromanyetik bobinlerle yüzdürme yapar )

( Formül: Meissner effect )


- MAGNETOHYDRODYNAMICS ile/||/<> FLUİD DYNAMICS

( Magnetohydrodynamics iletken akışkanların manyetik alanda davranışını incelerken İLE fluid dynamics sadece akışkan mekaniğini inceler )

( Formül: Lorentz force )


- MAGNETOSPHERE değil/yerine/= KAPARYUVAR


- MAGNETOTELLURICS değil/yerine/= KAPARBALKI


- MILK OF MAGNESIA[İng.] / MAGNÉSIE BLANCHE, MAGNÉSIE ANGLAISE[Fr.] / MAGNESIUMALCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA SÜTÜ


- MAGNESIA[İng.] / MAGNÉTO CHIMIQUE[Fr.] / MAGNESIA, MAGNESIUMOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA


- MAGNESIUM THIOSULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM TİYOSÜLFAT


- MAGNESIUM TRISILICATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM TRİSİLİKAT


- MAGNEZYUM ile MAGNEZYUMLU ile MAGNEZYUM KLORÜR ile MAGNEZYUM SÜLFAT ile MAGNEZYUM KARBONAT


- MAGNİFİKASYON/MAGNİFICATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜLTME


- MAGNON İLE PHONON İLE PLASMON İLE POLARON ile/||/<> KUASİPARÇACIKLAR

( Kollektif uyarılmalar. )

( Formül: ω = ck (phonon) )


- MAĞRURLANMAK ile MAĞRUR/LUK ile MAĞRURCA


- MAHABHARATA ile/||/<> UPANİŞADLAR ile/||/<> PALİ

( Kutsal sayılan bir Hint Destanı. Kötü ruhlar ile iyi ruhlar arasındaki çatışma üzerine dayalıdır. @@ Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılar. @@ Hindistan'ın kuzeyinde konuşulan ve Sakyamuni Buda'nın anadili olan dil. )


- MAHADAKASH ile CHIDAKASH ile PARAMAKASH

( Doğadır, var olanlar okyanusudur, duyular aracılığıyla temas kurulabilen her şey ile fiziksel uzaydır. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. Hem bireysel, hem evrensel bilinç anlamında da kullanılır. Zamanın zihinsel uzayıdır, algılamadır. @@ Paramakash zamansız ve uzaysız(mekânsız) gerçektir, zihinsiz, ayırt edilemez, sonsuz potansiyel güçtür. )

( Var olanların geniş ve büyük alanı, nesne ve enerji evreni. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. @@ Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )

( Mahadakash is nature, the ocean of existences, the physical space vs. all that can be contacted through the senses. WITH Chidakash is the expanse of awareness, the mental space of time, perception and cognition. WITH Paramakash is the timeless and spaceless reality, mindless, undifferentiated, the infinite potentiality. )


- MAHALLE BASKISI ile/değil ÖRGÜTLÜLÜK


- MAHALLİLEŞMEK ile MAHAL ile MAHALLİ/LİK ile MAHALLİ İDARE ile MAHALLİ SEÇİM


- MAHAPARİNİRVANA ile/||/<> BRAHMANİRVANA

( Sonsal Nirvana. Nirvana'ya bu yaşamda erişilebilir, ölümü Sonsal Nirvana takip eder. @@ En üst varlığın içinde erimek, yok olmak. Tasavvuf'taki karşılığı "Fenafillah". )


- MAHARET ile MAHARETLİ/LİK ile MAHARETSİZ/LİK ile MAHARETSİZCE


- MAHCUBİYET ile/ve İKÂZ


- MAHCUBİYET ile/ve/değil/||/<> MAHVİYET


- MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK


- MAHDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLANMIŞ


- MAHFAZA ile MAHFAZALI ile MAHFAZASIZ


- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU

( COURT vs. COURT MARSHAL vs. COURT MARTIAL vs. COURT OF APPEALS vs. COURT PLASTER vs. COURTEOUS vs. COURTESY vs. COURTHOUSE vs. COURTLY vs. COURTROOM vs. COURTS vs. COURTSHIP vs. COURTYARD )

( اظهار عشق کردن ile بارگاه ile دادگاه ile ديوانخانه ile دربار ile محاکمه صحرايي کردن ile محاکمه صحرايي ile دادگاه تميز ile دادگاه استان ile مشمع سريشمي ile مبادي آداب ile مردم نوازي ile تربيت ile تواضع ile کاخ دادگستري ile درباري ile اطاق دادگاه ile محاکم ile نظر بازي ile صحن )

( EZEHAR ESH KARDAN ile BARGAH ile DADEGAH ile ديوانخانه ile DARBAR ile MOHAKAMEH SAHRAYY KARDAN ile MOHAKAMEH SAHRAYY ile DADEGAH TAMYZ ile DADEGAH ESTAN ile MOSHAM SARYSHAMY ile MOBADY ADAB ile MARDAM NAVAZY ile TARBYT ile TAVAZE ile KAKH DADGOSTERY ile DARBARY ile OTAGH DADEGAH ile MOHAKAM ile NAZAR BAZY ile SAHN )


- MAHKEME ile/ve/||/<>/> UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ


- MAHKEMELEŞMEK ile MAHKEME/LİK ile MAHKEMELİ ile MAHKEME KAPISI ile MAHKEME KARARI ile MAHKEME MASRAFI


- MAHKUM ile MAHKUMİYET

( CONVICT vs. CONVICTION )

( جاني ile مجرم ile محکوم ile محکوميت )

( JANY ile MOJRAM ile MOHKOM ile MOHKOMYT )


- MAHKÛMİYET ile/ve/> MAHRÛMİYET

( İki ucta da olmayacak/kalmayacak biçimde hareket etmek gerek. )


- MAHMUL değil/yerine/= YÜKLETİLMİŞ/YÜKLÜ/DOLU


- MAHMURLAŞMAK ile MAHMUR/LUK ile MAHMUR ÇİÇEĞİ


- MAHMUZ BİÇİMİNDE PETAL = MİHMÂZ = PÉTALE CALCARIFORME


- MAHMUZ BİÇİMİNDE PETAL = VARAK-İ TÜVEYC-Î MİHMÂZÎ = PÉTALE CALCARIFORME


- MAHMUZLAMAK ile MAHMUZLANMAK ile MAHMUZ ile MAHMUZCU ile MAHMUZLU ile MAHMUZ ÇİÇEĞİ


- MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ

( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )


- MAHREMİYET değil/yerine/= GİZLİLİK


- MAHRÛMİYET ile/ve/||/<>/> MAĞDURİYET


- MAHRÛMİYET ile/ve ÖLÇÜ

( DEPRIVATION vs./and MODERATION )


- MAHRUMİYET ve/> SAHTE KENDİLİK


- MAHŞERLEŞMEK ile MAHŞER ile MAHŞERİ ile MAHŞER GÜNÜ ile MAHŞER MİDİLLİSİ


- MAHVETMEK ile MAHVEDEBİLMEK


- MAHYA KURULAMAYAN CAMİ -ile

( BAYEZİD CAMİİ [Minare aralığı en fazla olan cami.] )


- MAHYALARDA:
YAZI ile/ve/||/<>/> RESİM

( [Ramazan ayının ...] ... ilk onbeş gününde. İLE/VE/||/<>/> İkinci onbeş gününde. )

( )


- MAHZUNLAŞMAK ile MAHZUN/LUK ile MAHZUNCA


- MAİLLARD İLE CARAMELİZATION İLE FERMENTATION ile/||/<> GIDA REAKSİYONLARI

( Pişirme ve işlemedeki kimyasal değişimler. )

( Formül: Amino asit + Şeker → Aroma )


- MAINTENANCE :/yerine BAKIM


- MAJESTELERİ ile ONUN ile ONUN İTİBARI ile ONUN KUTSALLIĞI ile ONUN ŞEREFİ

( HIS MAJESTY vs. HIS vs. HIS EMINENCE vs. HIS HOLINESS vs. HIS HONOR )

( او ile ايشان ile وي ile شت ile معظم له ile اعليحضرتا )

( O ile AYSHAN ile VEY ile SHT ile معظم له ile ELYHOZRTA )


- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA


- MAJORANA FERMİYON ile/||/<> ELEKTRONLAR

( Majorana fermiyon kendi antiparçacığıyken, elektron ayrı antiparçacığa (pozitron) sahiptir )

( Formül: ψ = ψ† )


- MAJORANA İLE WEYL İLE DİRAC İLE ANYONS ile/||/<> EGZOTİK KUASİPARÇACIKLAR

( Topoljik madde fiziği. )

( Formül: γ = γ† (Majorana) )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MAJORITY and ABSOLUTE MAJORITY and QUALIFIED MAJORITY and QUORUM and UNANIMITY and UNANIMOUSLY

( Çoğunluk. VE Salt çoğunluk. VE Nitelikli çoğunluk. VE Karar yeter sayısı, nisap. VE Oybirliği. VE Oybirliğiyle. )


- MAK'ÂD[< KUÛD]:
OTURULACAK YER, MİNDER | OTURAK YERİ, GERİ, KIÇ -<


- MAKADAMLAMAK ile MAKADAM


- MAKADÎR-İ MÜŞTEREKE[Ar.] ile MAKADÎR-İ MÜTENÂSİBE[Ar.]

( Aynı ölçü ile ölçülebilen miktarlar. İLE Orantılı çokluklar. )


- MAKAM [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- MAKAM [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- MAKAM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- MAKAMDA BULUNMA:
MÂRİFET'TEN ile/ve/değil/||/<>/< TÂLİP ÇIKMAMIŞ OLMASINDAN DOLAYI


- RIEMENSCHEIBE, ROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKARA


- MAKARACIYAN/KAVALOĞLU KONAĞI :

( Yenimahalle Haydar Doğ sokağının solunda mükemmel bir konaktır. Makaracıyan'ın konağına Tevfik Kavaloğlu sahip olunca, konak eskisine sadık kalınarak yenilendi. )


- MAKARAKOMBURU DAĞI

( Solomon Adaları'nın en yüksek noktası.[2447 m.] )


- MAKASLAMAK ile MAKASLANMAK ile MAKAS ile MAKASLI ile MAKASÇI/LIK ile MAKASSIZ ile MAKAS PAYI ile MAKAS HAKKI ile MAKASLI BÖCEK


- MAKASLIBÖCEK = BAĞKESEN

( Kınkanatlılardan, başı ve makasları iri bir böcek. )

( LUCANIUS )


- MAKET HELİKOPTERDE:
4 KANALLI ile/ve/<>/> 6 KANALLI

( )


- MAKFERLAN ile MAKFERLANLI


- MAKİNE YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< MAKİNE YAPAN MAKİNA YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< "YAPAY ZEKÂ" ÜRÜNLERİ/ARAÇLARI GELİŞTİRMEK/OLUŞTURMAK


- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA


- MAKİNELEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> YABANCILAŞ(TIR)MA


- MACROPOROUS RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO GÖZENEKLİ REÇİNE


- MAKRO MİNERALLER ile/ve MİKRO MİNERALLER(ESER ÖĞELER/ELEMENTLER)

( Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan fazla olduğu öğeler. İLE/VE Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan az olduğu öğeler. )


- MAKROCYCLİC KİMYA ile/||/<> CROWN ETHER KİMYASI

( Makrocyclic kimya büyük halka yapıları genel olarak incelerken İLE crown ether kimyası spesifik iyon bağlama halka yapılarını inceler )

( Formül: Makrocycle )


- MACROMOLECULE, GIANT MOLECULE[İng.] / MACROMOLECULE[Fr.] / MAKROMOLEKUL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKROMOLEKÜL


- MACROCYCLIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROSİKLİK NESNE


- MAKROSİKLİK ile/||/<> AÇIK ZİNCİR

( Makrosiklik crown/porfi rin, açık zincir en, dien. )

( Formül: Halka İLE lineer )


- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA


- MAKSİMİZASYON/MAXIMIZATION[İng.] değil/yerine/= EN ÇOKLAMA, EN ÇOKLAYIM, EN ÇOKLATIM


- MÂKÛLÂT ile/ve/değil/||/<>/> MEKÛLÂT(DENKÖBEKLER/SONSAL SINIFLAR/KATEGORİLER)

( Akıllar/akledilirler. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Sonsal sınıflar/kategoriler. )


- MAKYAJLAMAK ile MAKYAJ ile MAKYAJCI/LIK ile MAKYAJLI ile MAKYAJSIZ/LIK ile MAKYAJSIZCA ile MAKYAJ ODASI ile MAKYAJ TAKIMI


- MAKYAVELCİ/LİK ile MAKYAVELİST ile MAKYAVELİZM


- MAL ve/||/<> ARKADAŞLIK ve/||/<> AŞK

( [Değeri yoktur!] Cömertlik yoksa. VE/||/<> Vefâ yoksa. VE/||/<> Karşılık yoksa. )


- MALABSORPSİYON/MALABSORPTION[İng.] değil/yerine/= EMİLİM BOZUKLUĞU


- MALADJUSTMENT[İng.] değil/yerine/= UYUM BOZUKLUĞU


- MALACHITE[Fr.] / KUPFERSPAT, MALACHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MALAHİT


- MALAKİT ile/||/<> RODOKROZİT

( Yeşil renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )


- MALAKLAMAK ile MALAK


- MALAKOLOJİ ile/ve/||/<> HELMİNTOLOJİ[Fr. < Yun.]

( Yumuşakçalar bilimi. İLE/VE/||/<> Kurtbilim. )


- MALALAMAK ile MALTLANMAK ile MAL ile MALA ile MALİ ile MALT ile MALÇ ile MAL MÜLK ile MALİ YIL ile MALI TAŞI ile MAL BEYANI ile MAL SAHİBİ ile MALİ BELGE ile MALİ CEBİR ile MALİ SENET ile MAL BİRLİĞİ ile MAL CANLISI ile MAL SANDIĞI ile MAL VARLIĞI ile MALİ ANALİST ile MAL BİLDİRİMİ


- MALEIC ACID[İng.] / ACID MALÉIQUE[Fr.] / MALEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MALEİK ASİT


- MAL/EŞYA [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- MAL/EŞYA [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- MALEZYA ve/<> PALMİYELER

( İlk kez, 1860'da, Sri Lanka'dan getirilerek yetiştirilmeye başlanılan Palmiyeler, Malezya'nın en önemli ihraç kalemlerindendir.[Bir yıl içinde, 2 milyon hektar alandan, 7 milyon ton palmiye yağı elde edilmektedir.] )


- MALFORMASYON/MALFORMATION[İng.] değil/yerine/= OLUŞUM BOZUKLUĞU | BİÇİM KUSURU


- MALİ'DE:
CENNE ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI

( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer dört önemli mekânı. )


- MALİGNANSİ/MALİGNANCY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK


- MALİGNİTE/MALIGNITY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK


- MALİYE ile MALİYET ile MALİYECİ/LİK ile MALİYETLİ ile MALİYETSİZ/LİK ile MALİYET FİYATI


- MALİYET ile MALİYET MUHASEBECİSİ ile KIYI ile MASRAFÇI ile SEYYAR SATICI ile MALİYETSİZ ile PAHALI ile MALİYETLER

( COST vs. COST ACCOUNTANT vs. COSTAL vs. COSTER vs. COSTERMONGER vs. COSTLESS vs. COSTLY vs. COSTS )

( هزينه داشتن ile خرج ile ارزش ile هزينه ile متخصص ارزيابي ile دندهاي ile سبزي فروش ile مفت ile گزاف ile فاخر )

( CPEHZYNAH DASHTAN ile KHARJ ile ARZESH ile CPEHZYNAH ile MOTEKHSOS ARZYABY ile DANDEHYAY ile SABZY FOROSH ile مفت ile GOZAF ile FAKHAR )


- MALNÜTRİSYON/MALNUTRITION[İng.] değil/yerine/= KÖTÜ BESLENME


- METHANEDICARBOXYLIC ACID[İng.] / ACID MÉTHANE CARBONIQUE[Fr.] / METONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MALONİK ASİT


- MALPOZİSYON/MALPOSITION[İng.] değil/yerine/= KÖTÜ KONUM


- MALPRAKTİS/MALPRACTICE[İng.] değil/yerine/= HATALI TIBBİ UYGULAMA


- MALROTASYON/MALROTATION[İng.] değil/yerine/= KUSURLU DÖNÜŞ


- MALTIZDERE SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Sokağın ortasından küçük bir dere geçiyordu, derenin etrafında da Maltız yapan esnaf bulunduğu için sokağa "Maltızdere Sokak" adı verilmiştir. )


- MALTIZDERE :

( Büyükdere'de Sarıyer İtfaiyesi ile Sarıyer Belediyesi Hesap İşleri binasının bulunduğu Maltız Deresi sokak, bu sokaktan geçen Maltız Dere'nin ismini almıştır. Dere çok eskiden hayli akış alıyordu ama zamanla yapılaşma nedeni ile su akışı kayboldu, dere kapatılarak sokak yapıldı. )


- MALULEN değil/yerine/= SÖKELCE/SÖKELLİKTEN


- MALUMAT ile MALUMATLI ile MALUMATSIZ/LIK ile MALUMAT SAHİBİ


- MALUMUNUZ ... ile/ve/değil/yerine/<> ANIMSARSANIZ ...


- MALUMUNUZ ... ile/ve/değil/yerine/<> BİLDİĞİNİZ GİBİ


- MALUS' LAW OF RAYS[İng.] / LOI DES RAYONS DE MALUS[Fr.] / MALUSSCHES STRAHLENGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MALUS IŞIN YASASI


- MALUS' LAW[İng.] / LOI DE MALUS[Fr.] / MALUSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MALUS YASASI


- MALZEME ile/ve POTANSİYEL

( MATERIAL/SUPPLIES vs./and POTENTIAL )


- MAMOGRAFİ ÇEKİMİ!:
YILDA BİR KEZ ve/<> ÂDET SONRASINDA

( Kanser durumunda/olasılığında, tedavi süresinin yeterli olabilmesi için 40 yaşından sonra her yıl çekilmesinde yarar vardır.[Kişisel/yetersiz yorum, "ağrı" ya da radyasyon nedeniyle çektirmeme tutumu yersizdir/isabetsizdir.] VE/<> Âdet öncesi ya da süresince çektirmek yerine âdet sonrasında, olası "ağrı/acı" daha azdır ve bu dönem daha uygundur. )


- MANAGEMENT :/yerine YÖNETİM


- MANALANDIRMAK ile MANA ile MANAS ile MANAT ile MANAV/LIK ile MANACA ile MANALI/LIK ile MANASIZ/LIK ile MANALICA ile MANASIZCA


- MANCINIK ile MANCINIKÇI ile MANCINIK İŞİ


- MANCINIK ile MANCINIKLAR

( CATAPULT vs. CATAPULTS )

( منجنيق ile سنگ انداز ile بامنجنيق پرت کردن ile مناجق )

( منجنيق ile SANG ANDAZ ile BAMANJENYGH PORT KARDAN ile مناجق )


- MANDA ile MANDA[Fr. < MANDATAIRE | İng. MANDATE/R]

( Susığırı. İLE Birinci Dünya SAvaşı'ndan sonra, bazı azgelişmiş ülkeleri, kendilerini yönetebilecek bir düzeye eriştirip, bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Uluslar Birliği adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik. )


- MANDALALAR ile ...

( Kendi vasıtasıyla meditasyon yapılan resimler. )


- MANDALİN ile MANDARİN[PORTEKİZCE < SANS.]


- MANDALİNA / PORTAKALDA:
ÇÖP/FAZLALIK değil LİFLERİ

( Sırtlarındaki lifleri ayırmayıp/atmayıp meyvenin şekerini dengeleyici işlevleri nedeniyle dış kabuğun içindeki mandalina ya da portakalın tamamını yemek gerekmektedir. )


- MANDALİNADA:
SATSUMA ile AKDENİZ ile KRAL ile NORMAL

( 10 ay boyunca bakım gerektirir. İnce kabuklu, sulu ve çekirdeksizdir. Kuytu bölgelerde yetişir. Edremit'te 240.000 ağacı bulunur. Ülkemizde Satsuma mandalina, adıyla bilinen Owari çeşidi ilk kezJaponya'dan, Batum yolu ile Doğu Karadeniz bölgesine gelmiş ve buradan Ege Bölgesi ve öteki bölgere yayılmıştır. Meyve kabuğu, hasat döneminde açık sarı portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuğun meyve etine bağlılığı gevşektir. Depolamaya, taşımaya elverişli bir çeşittir. Olgunlaştıktan sonra kabuğun meyve etinden ayrılması yani putlaşmaya eğilimi oldukça fazladır. Orta büyüklükte, basık biçimlidir. Meyve eti, koyu portakal rengindedir. Meyveler, aromalı, yüksek nitelikli ve çekirdeksizdir. Bu gibi özelliklerinden dolayı mandalina çeşitleri arasında en çok yeğlenendir. İLE ... İLE ... İLE ... )

( Mandalina[mandarin], Rutaceae ailesinin, Aurantioideae alt ailesinde, Citrus cinsi içinde yer alan bir türdür. )

( CITRUS UNSHIU, MARC vs. CITRUS DELICIOSA vs. CITRUS NOBILIS vs. CITRUS RETICULATA BLANCO )


- MANDALLAMAK ile MANDALLANMAK ile MANDA ile MANDAL ile MANDAR ile MANDACI/LIK ile MANDALLI ile MANDALSIZ


- MANDELBROT FRAKTALİ ve DENİZ KIYISI


- MANDELBROT İLE JULİA İLE SİERPİNSKİ ile/||/<> KLASİK FRAKTALLAR

( Ünlü fraktal kümeleri. )

( Formül: z_{n+1} = z_n² + c )


- MANDELBROT KÜMESİ ile/ve/<>/< JULIA KÜMESİ

( f(x) = z² + c )

( Zn+1 = Zn² + C )


- MANDELONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= MANDELONİTRİL


- MANDOLİN ile MANDOLİNCİ/LİK


- MANDRIL/KÖPEKBAŞLI ile KAPUŞİN

( Eski dünya maymunu. İLE Yeni dünya maymunu. )

( Tehlikeli bir maymun. İLE Orta ve Güney Amerika'da yaşarlar. )

( Kuyrukları yoktur. İLE Saran/uzun kuyruğu vardır. )

( Burun kılları birbirine yakın ve biraradadır. İLE Burun kılları taşar ve yayılır. )

( ... İLE Parmak uclarıyla tutunabilirler. )

( MANDRILL vs. CAPUCHIN )

( MANDRILLUS SPHINX cum ... )


- MANEVÎLEŞTİRİLMİŞ ŞEY ile/ve/değil MANEVÎ ŞEY


- MANEVİYÂT:
KABALIKTAN > ZARÂFET'E


- MANEVRA ile MANEVRALI ile MANEVRASIZ ile MANEVRA FİŞEĞİ


- MANGANESE HYPOPHOSPHITE[İng.] ile/değil/yerine/= MANGAN HİPOFOSFİT


- MANGANESE NAPHTHENATE[İng.] ile/değil/yerine/= MANGAN(II) NAFTENAT


- MANGIN MIRROR[İng.] / MIROIR DE MANGIN[Fr.] / MANGINSCHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANGİN AYNASI


- MANİCİLİK ile MAZDEKÇİLİK


- MANİFATURA[İt. < Lat.] değil/yerine/= KUMAŞ/DOKUMA

( Fabrika yapımı her türlü kumaş ve bez gibi dokumalar. )


- MANİFATURA ile MANİFATURACI/LIK


- MANİFESTASYON/MANIFESTATION[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNÜR BELİRTİ-BULGU


- MANİKÜR ile MANİKÜRCÜ/LÜK ile MANİKÜRLÜ ile MANİKÜRSÜZ


- MANİPLE[Fr.] ile/ve/=/<> MANİPÜLATÖR[Fr.]

( Telgraf imlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte ya da yeniden vermekte kullanılan aygıt. | Roma ordusunda, 60 ya da 120 erden ibaret bölük. | Bazı papazların ayinlerde sol kolun bileğine yakın taktığı süslü şerit. İLE/VE/=/<> Manipleyi kullanan kişi/görevli. | Maniple. )


- MANİPÜLASYON/MANİPULATION[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRME | GÜDÜMLEME | HİLEYLE YÖNLENDİRME | KARŞIDAKİYLE OYNAMA, KARŞIDAKINİ ÇIKARI İÇİN KULLANMA. | ELLE KULLANMA


- MANİPÜLASYON değil/yerine/= YÖNLENDİRİM


- MANİPÜLATİF değil/yerine/= YÖNLENDİRİMLİ


- MANİPÜLATÖR/MANİPLE değil/yerine/= YÖNLENDİREÇ/YÖNLENDİRİMCİ/YÖNLENDİREÇÇİ


- MANİSALÂLESİ ile MANİSA LÂLESİ

( ... ile )

( Düğünçiçeğigillerden, korularda, kırlarda yetişen bir bitki. İLE ... )

( ANEMONE PULSATILLA cum TULIPA ORPHANIDEA )


- MANİVELA ile MANİVELALI


- MANKURTLAŞMA ile/<> KÖZ/KÖS-KAMANLAŞMA ile/<> KANARALAŞMA

( MANKURT EFSANESİ

Efsaneye göre, Kazakistan'ın uçsuz-bucaksız Sarı-Özek bozkırının yerlisi olan Kazaklar, eski tarihlerde, onların su kuyularına ve otlaklarına göz diken Juan-Juanlar'ın zaman zaman baskınlarına maruz kalmaktalardır. Baskınlarda bazen Kazaklar, bazen de Juan-Juanlar gâlip gelmektedir. Juan-Juanlar savaşı kazandıklarında, alıp götürdükleri esirlerin bazılarını başka kabilelere satmaktalardır ki bunlar oldukça şanslı sayılırlar. Çünkü hiç olmazsa, köle olarak da olsa, sağ kalmaktalardır. Güçlü kuvvetli esirleri ise satmamakta, akıl almaz işkencelerle, belleklerini kaybettirerek, adeta delirtmekte ve onları, kendilerinin sadık köleleri olarak en önemli işlerde çalıştırmaktalardır.

Juan-Juanlar'ın işkencesini dinlemek bile acı vericidir: Önce, esirin başını, bir tane bile saç bırakmamacasına tamamen tıraş etmektelerdir. Hemen o anda, bir deve kesmekte, devenin derisinin en kalın yeri olan boynundan parçalar keserek, kanlı kanlı, esirin tıraşlı başına sımsıkı sarmaktalardır. -Aytmatov, bu deri başlığı, bugün yüzme sporunda kafaya takılan kauçuk başlığa benzetmektedir.-

Bu işkenceye maruz kalan esir, bazen acılar içinde kıvranarak ölmektedir (ki onlar da şanslı sayılmalıdır!), ölmeyenlerin boynuna, kafasını yerlere sürtmesin diye bir boyunduruk takılmaktadır. Bu haliyle esiri götürüp, çığlıklarının da duyulmayacağı ıssız bir yere, elleri kolları bağlı, aç ve susuz, kızgın güneşin altında günlerce bırakmaktalardır. Tabiî, güneşte kavrulan deri kurudukça, kafayı bir mengene gibi sıkmakta, işkence, dayanılmaz hale gelmektedir. Fakat işkenceyi asıl dayanılmaz yapan, sadece bu değildir. Kafadaki saçlar, bir taraftan uzamaya çalışmaktadır. Fakat dışarıya doğru büyüyemediği için, kafa derisinin içine doğru büyümeye çalışmaktadır. Sonunda esir, aklını yitirmekte, belleği iyice sıfırlanmaktadır. Adeta, içine saman doldurulmuş bir post (korkuluk) haline gelmektedir. İşkencenin beşinci günü Juan-Juanlar gelip sağ kalan esirleri almakta, boynundaki engeli çıkarmakta, kendine yiyecek-içecek vermektelerdir. Böylece, köle, beden gücünü yeniden toplayıp kendine gelmektedir. Fakat bundan böyle o normal bir insan değildir, o artık bir mankurttur!

Böyle bir mankurt, köle pazarlarında, güçlü-kuvvetli on esirin fiyatına satılabilmektedir. Eğer aralarındaki bir savaşta bir mankurt öldürülürse, Juan-Juanlar karşılık olarak, hür bir kişinin bedelinin üç katını almaktalardır. Bir mankurtu, ailesinden birileri gerek kaçırmak, gerekse fidye vermek suretiyle vb. geri almak istemezmiş. Çünkü o artık aileden biri değildir, aksine, zararlı biri olmuştur. Belleği iyice boşaltılan mankurt, babasını, çocukluğunu vs. asla anımsamamakta, hatta insan olduğunu bile bilmemektedir. Yani ağzı var ama dili yoktur. Efendisine mutlak koşulda itaat eden, gayet evcil bir hayvana benzemektedir. Kaçmayı bilmediği için böyle bir riski de yoktur mankurtun... Sadece karnının acıktığını hissetmekte o kadar...

Efendisinin emir ve komutlarına bir köpek sadakatiyle bağlıdır. Mankurtlaşan köleler, en kötü ve en zor işleri gık demeden yapmaktalardır. Sarı-Özek'in ucsuz-bucaksız çöllerinde, kavurucu sıcak altında deve sürüleri otlatmak ancak onların yapabileceği bir iştir. Ölmeyecek kadar yiyecek, donmayacak kadar giysi vermek yeterlidir onlar için.

İşte, Juan-Juanlar, tutsak kişilere, bu en ağır işkenceyi, belleğini yitirme, anılarını elinden alma, kimliğini unutturma işkencesini tatbik etmektelerdir. Nayman Ana öyküsü, oğlu Colaman böyle bir mankurtlaşmaya maruz kalan bir ananın dramıdır.

Nayman Ana, oğlu Kolaman [Colaman: Yol aydınlığı.] kaçırıldıktan sonra yıllarca ondan hiçbir haber alamamıştır. Öldü mü, kaldı mı, mankurt mu yapıldı, bilmemektedir. Derken, bir gün, Naymanlar bölgesine gelen tüccarlar, Juan-Juanlar'ın, su kuyuları yanından geçerken, deve sürüleri güden genç bir çobanla karşılaştıklarından söz eder. Çobanın hiçbir şey anımsamadığını, sorulan sorulara 'evet' ya da 'hayır' gibi kısa yanıtlar verdiğini vs. anlatırlar. Tüccarlar, onunla biraz da alay etmişlerdir. Nayman Ana, anlatılanları sessizce dinlemiş, fakat hiç oralı olmamış, sanki bir şey duymamış gibi davranmıştır. Fakat birden içine bir kor düşmüştür; sanki bu anlatılanın, oğlu Kolaman olduğuna dair birden bir aydınlık belirmiştir içinde. Tabiî aydınlıkla beraber de bir korku...

Nayman Ana, gördüğü böyle bir ışık karşısında daha fazla duramaz, derhal hazırlıklara koyulur, hiçkimseye sezdirmeden, devesine biner ve sabahın erken saatinde, çobanların söz ettiği, Juan-Juanlar'ın su kuyularına doğru yola koyulur. Kilometrelerce gider Sarı-Özek bozkırında ve binbir türlü korkunun sarmalında, sonunda, oğlunu bulur. Evet, Nayman Ana, deve sürüsünün başında, oğlu Kolaman'ı, başındaki deri şapkasıyla yapayalnız bulur. Herşeye karşın oğlunu tanımakta zorlanmaz.

Kolaman, gözlerine kadar indirdiği şapkasının altından durgun gözlerle anasına bakmaktadır. Sanki, o ıssız çölde, yanına bir kişinin gelmiş olması, onu, hiç ama hiç ilgilendirmemektedir. Hiçbir heyecan, depreşme, o geleni bilme, tanıma arzusu görülmemektedir. Kolaman'a, oğluna yaklaşan Nayman Ana, gerçeği artık iyice anlamıştır: Hıçkırıklar arasında varır sarılır oğlunun boynuna. "Oğlum, oğlum Kolaman! Benim, bak ben geldim, ben annen, Nayman Ana! Sen benim oğlumsun!" derse de, bu sözler, Kolaman için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Nayman Ana, tekrar tekrar dener, kendini oğluna tanıtabilmeyi, ondan bir söz olsun yanıt alabilmeyi; adının Kolaman olduğunu anımsamasını, kendi memleketini, babasını, anasını anımsasın ister ama heyhât...

Kolaman, boş ve anlamsız gözlerle bakmaktadır. Karşısındaki kadının niçin ağladığını, neden burada, bu ıssız çölde, karşısında bulunduğunu, ondan ne istediğini hiç mi hiç düşünemiyor, hiçbir şey hissetmiyordur. Anası, bir girişim daha yapar ve bu sefer, Kolaman, adının 'Mankurt' olduğunu söyler. Anası çırpınmakta, hüngür hüngür ağlamakta, bir taraftan da bu zulmü yapanların akıllarına nasıl olup da böyle işkence yöntemlerini getirdiği için Tanrı'ya sitem etmektedir...

Nayman Ana, Sarı-Özek'te söylenen bir ağıdı anımsar:
"Ben, öldürülen, derisine saman doldurulan yavru devenin anasıyım. Buraya, saman dolu yavrumun tulumunu koklamaya, yavrumun kokusunu almaya geldim."

Nayman Ana, tekrar tekrar oğluna bir mankurt olmadığını, kendinin bir Nayman, asıl adının, Colaman olduğunu söylerse de sonuç alamaz. O anda, uzaktan gelen bir Juan-Juan'ı fark eder ve kaçar. Juan-Juan da onu fark etmiştir fakat Nayman Ana gizlenir ve Juan-Juan'ın eline geçmekten kurtulur. Nayman Ana geceyi orada geçirir. Sabahleyin etrafı kolaçan ederek yeniden sokulur, "içine saman doldurulan yavrusunun tulumunun" yanına...

Kararı, ne pahasına olursa olsun oğlunu alıp buralardan götürmek, onu kaçırmaktır. Bu sefer yine Juan-Juanlar gelmektelerdir, o yine kaçar. Juan-Juanlar kadının kim olduğunu öğrenmek için Kolaman'ı iyice sorguya çekerler. Tabiî ki konuyu anlamışlardır ve Kolaman'a emir verir, o kadın yine gelirse, onu öldürmesini sıkı sıkıya tembihlerler.

Kolaman'ın efendileri gittikten sonra son bir ümitle yanına gelen annesi bir an oğlunu göremez. Göremez, çünkü o anda, Kolaman, bir devenin arkasına sinmiş, elindeki oku annesine nişan almakla meşguldür. Annesi, oğlunu fark ettiğinde ok yaydan çıkmıştır ve öldürücü darbeyle Nayman Ana, devesinden yere yığılır. Düşerken, son sözleri, "Adını anımsa, adını anımsa!" olmuştur.

Kolaman, yani Mankurt, öz anasını düşman evinde, düşmanın sürüsünün başında ve düşmanın talimatına bağlı kalarak öldürmüştür. Nayman Ana'nın düşüp öldüğü bu yere, "Ana-Beyit Mezarlığı" denilmiştir. Yani "Ana'nın yattığı yer"...

İLE/<>

KÖZKAMANLAŞMAK

Destana göre, Manas, Alma Ata ıramağının gözesinde, Sungur'da oturan, hiç oğlu olmamış Yakup (Cakıp) Han'ın, duasından sonra Tanrı'nın verdiği yiğit oğludur. Manas birçok olağanüstülükler göstermiş, İslâm yolunda mücadele etmiş biri olarak takdim edilmektedir. Manas'ın, küçükken Kalmuklar'a esir düşen ve Moğolistan'a götürülüp orada büyütülen Köz-Kaman adında bir amcası vardır. Köz-Kaman, Moğolistan'da, Kalmuklar arasında büyütülür, bir Kalmuk kızıyla evlendirilir, oğulları olur ve bir gün oğullarıyla birlikte ata yurduna geri döner. Fakat o artık Kalmukça konuşmaktadır. Manas, daha önce amcasını hiç görmemiştir, dolayısıyla onu tanımamaktadır. Üstelik de Kalmukça konuştuğu için, amcasını casus zannetmektedir. Manas amcasını yakalar ve zincire vurur. Bu arada Manas, babasına mektup yazarak, amcası hakkında bilgi sağlar. Babası, amcasına iyi davranmasını söyler. Manas, babasının sözüne uyarak amcasını salıverir. Hatta bir de onun onuruna şölen verir fakat işte Köz-Kaman'lık gerçek yüzünü ortaya koymuştur: Köz-Kaman'ın oğulları şölende arbede çıkarır ve Manas'ı döver. Manas, ileride Kalmuklar'a karşı sefere çıktığında da Köz-Kaman ve oğullarının ihanetinden kurtulamaz.

[Manas Destanı ve Köz-Kaman: Köz-Kaman, Manas Destanı, kahramanlarından birinin adıdır. Adını, bir Kırgız yiğidinden alan, 400 bin dizelik Manas Destanı, bir Kırgız destanı olup, Müslüman Kırgızlar'la, putperest Kalmuklar arasındaki mücadeleyi anlatmaktadır. Manas'ın tarihî bir kişilik olmadığını ileri sürenler varsa da, onun bir Kırgız beyi ya da bir Kırgız yiğidi olma olasılığı yüksektir. Bu destanda, Kırgızlar'ın tüm örf-âdet ve gelenekleri, inanç ve dünya görüşleri işlenmiştir.]

İLE/<>

KANARALAŞMAK

Bir köyde, yaşlı bir adam ve oğulları yaşamaktadır. Bir gün, adamın sürüsünden esrarengiz bir biçimde koyunlar eksilmeye başlar. Oğullar, eksilen koyunların ölüsünü ya da dirisini aramadık yer bırakmazlar ama ne yazık ki bulunamamaktadır. Babaları, bu duruma epeyce kafa yormakta fakat akıl erdirememektedir. Adamın, en sonunda aklına yatan düşünce şudur: Koyunları evin köpekleri, yani bizzat sürüyü korumakla görevli olan "bekçi" köpekler yemektelerdir. Bu demektir ki, köpekler kanaralaşmıştır!

Yaşlı adam, çocuklarına talimat verir, der ki, "Gidin, evdeki tüm köpekleri öldürün. Hiçbir eniği de sağ bırakmayın! Daha sonra başka köylerden yeni enikler bulur getirir ve onları yeni baştan eğitirsiniz."

Oğullar, babalarının dediği gibi yapar ve fakat birkaç yıl sonra yine aynı durum görülmeye başlanır. Bu sefer, adam, çocuklarını başına toplar ve onlara, birkaç yıl önce kendilerine verdiği talimatı aynen yapıp yapmadıklarını sorar. Küçük oğul, o gün küçük bir eniği, acıdığı için öldürmemiş olduğunu itiraf eder. Evet, konu anlaşılmıştır: O küçük enik, anasından-babasından kanaralaşmayı öğrenmiştir, kanaralaşmak bir biçimde ona da bulaşmıştır. Büyüdükçe o da bu "ahlâkı" öteki köpeklere öğretmiştir. )


- MANKURTLAŞMAK ile MANKURT/LUK


- MANNER vs. ASSUMPTION


- MANNİCH İLE STRECKER İLE UGİ ile/||/<> ÇOK BİLEŞENLİ REAKSİYONLAR

( Tek kademede kompleks moleküller. )

( Formül: R-NH₂ + R-CHO + R₂CO )


- MANNICH REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= MANNİCH REAKSİYONU


- MANNITOL HEXANITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= MANNİTOL HEKSANİTRAT