On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(66/125)
- KELEBEK ile BALKELEBEĞİ
( Bal kovanlarına çok zarar veren bir böcek. [Lat. GALLERIA CEREANA] )
- KELEBEK ile KELEBEKLER ile KELEBEK OTU ile KELEBEK CAMI ile KELEBEK GÖZLÜK ile KELEBEK ÇİÇEĞİ
- KELEBEK ile/ve/değil SİVRİSİNEK
( ... İLE/VE/DEĞİL Papua Yeni Gine'nin, Sepik Irmak'ında bulunan çok çeşitli sivrisineklerinin arasında, kelebeğe benzeyenleri de bulunmaktadır. [Bu bölgedeki sivrisinekler, sabah, öğle ve akşam olmak üzere ayrı sivrisineklerdir.] )
- KELEBEKLER VADİSİ ile/ve/||/<>/> KELEBEKLER BAHÇESİ
( Fethiye'de. [Ölüdeniz'in yanındaki koy.] @@ Konya'da. [Yapay bir ortam ve gezilmesi gereken müze.] )
- KELEPÇE:
AŞAĞILAYICI değil KORUYUCU
( Zanlı kişinin ellerinin/kollarının önden [ya da duruma/kişiye göre arkadan] kelepçelenmesi, olası ve çeşitli panik, korku ya da kaygılarla, ilk başta kendine daha sonra da çevresine zarar verme olasılığını engelleyebilmek ve kişiyi korumak üzeredir. Hakaret ya da aşağılayıcı bir davranış olarak düşünülmemeli/algılanmamalıdır. )
- KELEPLEMEK ile KELEPÇELEMEK ile KELEPÇELENMEK ile KELEPÇELETMEK ile KELEP ile KELEPÇE ile KELEPÇİ/LİK ile KELEPÇELİ ile KELEPÇESİZ
- KELİME-İ ŞEHÂDET ile/ve/||/<> ŞEYTANIN LÂNETLENMESİ
( İslâm'da. İLE/VE/||/<> Hristiyanlık'ta. )
( HÜSN-EL HÂTİME )
- KELİMELEŞMEK ile KELİME/LİK ile KELİMESİZ ile KELİME TÜRÜ ile KELİME OYUNU ile KELİME CAMBAZI ile KELİME KADROSU ile KELİME SIKLIĞI ile KELİME VURGUSU ile KELİME HAZİNESİ ile KELİME CAMBAZLIĞI ile KELİME KARIŞIKLIĞI
- KELÎMULLAH ile KELİMETULLAH
( Hz. Musa. İLE Hz. İsa. )
( [Eski Ahit'e göre] Hakk'la yüzyüze konuşan. İLE ... )
- KELLNER EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE KELLNER[Fr.] ile/değil/yerine/= KELLNER GÖZMERCEĞİ
- KELVIN AMMETER[İng.] / AMPÈRMÈTRE DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-STROMMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN AKIMÖLÇERİ
- KELVIN CONTACTS[İng.] / CONTACTS DE KELVIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KELVİN KONTAKTLARI
- KELVIN TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE KELVIN[Fr.] / KELVIN TEMPERATURSKALA, KELVIN-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- KEMAN/VARDI GELDİ ile/ve/<>/> VİYOLA ile/ve/<>/> ÇELLO/VİYOLONSEL[İt. < VIOLONCELLO] ile/ve/<>/> KONTRBAS[Fr.]
( Çenenin altına dayanarak çalınan telli çalgı. İLE/VE/<>/> Kemandan biraz büyükçe dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> Viyoladan büyük, kontrobastan küçük dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> En kalın sesli yaylı çalgı. )
( )
- KEMANCI YENGECİNİN:
ERİLİNDE ile DİŞİSİNDE
( [Beslenme kıskaçları] Tektir. İLE Çifttir. )
- KEMENTLEMEK ile KEMENT ile KEMENÇE ile KEMENÇECİ/LİK
- KEMERLEMEK ile KEMER/LİK ile KEMERE ile KEMERCİ/LİK ile KEMERLİ ile KEMERSİZ ile KEMER GÖZÜ ile KEMER BAĞLAMA ile KEMER PATLICANI
- BONE GLUE[İng.] / COLLE D'OS[Fr.] / KNOCHENLEIM[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK TUTKALI
- BONE OIL[İng.] / KNOCHENÖL, DIPPETISCHES ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK YAĞI
- KEMİK ile SABANKEMİĞİ
( ... İLE Burun boşluklarını birbirinden ayıran çeperin arkasında bulunan, ince, uzun bir kemik. )
- Kemiklerini DİNLE!!!
- KEMİKLEŞMEK ile KEMİKLEŞTİRMEK ile KEMİK ile KEMİKLİ ile KEMİKSİZ/LİK ile KEMİK DOKU ile KEMİK ZARI ile KEMİK RENGİ ile KEMİK BİLİMİ ile KEMİK BİLİMCİ ile KEMİK ERİMESİ ile KEMİK YALAYICI/LIK ile KEMİK BİLİMSEL ile KEMİKLİ BALIKLAR
- CHEMILUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= KEMİLÜMİNESANS
- KEMİRGEN/LİK ile KEMİRGENLER
- KEMİRMEK ile KEMİRİLMEK ile KEMİREBİLMEK ile KEMİRİCİ/LİK ile KEMİRİCİLER
- CHEMOABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOABSORPSİYON
- CHEMOANESTHESIA[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOANESTEZİ
- KEMOLİTOTROF BAKTERİ ile/||/<> FOTOTROF BAKTERİ
( Kemolitotrof inorganik bileşiklerden enerji alır İLE fototrof ışıktan enerji alır. Kemolitotrof nitrifikasyon ve sülfür oksidasyonu yapar İLE fototrof fotosentez yapar. Winogradsky kemolitotrofları keşfetti İLE toprak mikrobiyolojisinin temelini attı. )
( Sergei Winogradsky tarafından 1888 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1953) (Ülke: Rusya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Kemolitotrofi, nitrojen döngüsü bakterileri, toprak mikrobiyolojisi) )
- KEMOLİZ/CHEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL AYRIŞIM
- KEMOPREVANTİF/CHEMOPREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA ÖNLER
- KEMOPROFİLAKSİ/CHEMOPROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KORUMA
- CHEMOSYNTHESIS[İng.] / CHEMISCHE SYNTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMOSENTEZ
- KEMOSENTEZ ile FOTOSENTEZ
( Bazı bakterilerin kimyasal nesnelerden enerji üreterek besin üretmesi ve üretme süreci. İLE Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ve üretme süreci. )
- CHIMIQUE ADSORPTION[Fr.] / CHEMOSORPTION, CHEMISCHE ADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMOSORPSİYON
- CHEMOSTASIS[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOSTAZ
- KEMOTAKSİ/CHEMOTAXIS[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIM
- KEMOTAKTİK/CHEMOTACTIC[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIMLİ
- KEMOTERAPİ/CHEMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KANSER SAĞALTIMI | İLAÇLA SAĞALTIM
- KEMOTERAPİ İLE RADYOTERAPİ İLE İMMÜNOTERAPİ ile/||/<> KANSER TEDAVİLERİ
( Başlıca kanser tedavi yaklaşımları. )
( Formül: PD-1/PD-L1 blokajı )
- KEMOTERAPİ değil/yerine/= KİMYASAL/KİMYEVÎ SAĞALTIM/TEDAVİ
- KEMOTERAPÖTİK/CHEMOTHERAPEUTIC[İng.] değil/yerine/= KANSER İLACI
- KEMRELEMEK ile KEMRE/LİK
- KENAN PARS SAĞLIKÇILAR PARKI :
( İstinye Mahallesindedir. 1.801,57 m²lik bir alan üzerindedir, 900,52 m²lik yeşil alanı ve 98,87 m²lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- KENARINDAN-KIYISINDAN (UĞRAŞMAK, BULAŞMAK, DEĞİNMEK)
- KENDİ:
"DIŞINDAKİNLER" değil KENDİ DIŞINDAKİLER
- KENDİ DÜNYASINDA OLAN ile/ve/değil KENDİ DÜNYASI OLAN
- KENDİ DÜNYASINDA OLMAK/OLAN ile/ve "KENDİNİ BEĞENMİŞ"LİK
( Olgun kişi, kendini beğenmiş değildir ve işlerinde âdil ve tutarlıdır. )
( NAHVET[Ar.]: Kibir, gurur, böbürlenme. Kendini beğenme. )
- KENDİ FİYATINI VERMEK ile KANDIRMAK/"KAZIKLAMAK"
- KENDİ GİBİ OLMAYANDAN UZAKLAŞMA ile/ve KENDİ GİBİ OLMAYANI DIŞLAMA
- KENDİ İŞİNİ YAPTIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAK
- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile SAYIKLAMAK
( Zihinsel bozukluklarda. İLE Uykuda ya da hastalıkta. )
- KENDİBESLENEN = ÖZBESLENEN
- KENDİLERİ YANARLAR ve BİZİ DE AYDINLATIRLAR
- KENDİLİĞİN BÖLÜNMESİ(ŞİZOFRENİ) ile ÇOKLU KİŞİLİK BOZUKLUĞU
( Gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde azalması, düşünce, duygu ve davranış alanlarında önemli bozulmaların ortaya çıkması vb. belirtiler gösteren bir akıl hastalığı. İLE ... )
( el-İNKİSÂM el-NEFSÎ ile ... )
( SCHIZOPHRENIE avec ... )
- FISSION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN BÖLÜNME
- SPONTANEOUS FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
- Kendiliğinden DİNLE!!!
- KENDİLİĞİNDEN DÜZENLENME ile/||/<> LİTOGRAFİ
( Self-assembly spontan termodinamik, litografi zorlanmış desen. )
( Formül: Bottom-up İLE top-down )
- SPONTANEOUS POLARIZATION[İng.] / POLARISATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN KUTUPLANMA
- SPONTANEOUS MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN MIKNATISLANMA
- SPONTANEOUS PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN OLAN SÜREÇ
- Kendiliğinden SUS!!!
- SPONTANEOUS COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPONTANÉE[Fr.] / SELBSTVERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN YANMA
- KENDİLİĞİNDEN ile OLDUĞU GİBİ
( Herşeyi olduğu gibi görebildiğinizde, kendinizi de olduğunuz gibi göreceksiniz. )
( SPONTANEOUSLY vs. AS IT IS )
- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile/ve/||/<> ALIR/LIK
( SPONTENEITÄT mit/und/||/<> RECEPTIVITÄT )
- KENDİLİĞİNDENLİK ile DOĞAÇLAMA
- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile İSTER-İSTEMEZ
( ... ile ÇARNAÇAR )
- KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER
( KENDİLİĞİNDEN/LİK: Özün, özgür etkinliği. )
( Bir kez, her şeyin kendi kendine olduğunu idrak ettiğiniz zaman [buna ister kader, ister Tanrı ya da rastlantı deyin] işte o zaman sadece bir tanık olarak kalırsınız. )
( O uğraşarak gerçekleştirilemez, kendi gerçek doğanızı idrak ettiğinizde o kendiliğinden olur. )
( Hayatı, geldiği gibi kabul edin. )
( Accept life as it comes. )
( SPONTANEOUSLI/NESS vs. DESTINY
SPONTANEOUSLINESS: Free activity of the essence.
Once you realise that all happens by itself, [call it destiny, or the will of God or mere accident], you remain as witness only, understanding and enjoying, but not perturbed.
It cannot be done, it happens when you realise your true nature. )
- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile KENDİLİĞİNDEN ÜREME
- KENDİLİĞİNDENLİK ve ÖKE/DEHÂ
( SPONTANEOUSLINESS, SPONTANEITY and GENIUS )
( SPONTANÉ et ... )
( ZIFA ve TIANCAI )
- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<>/= RASTGELELİK
( 1983 - Anton Zeilinger[20 Mayıs 1945] )
- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> SUYUN KALDIRMA GÜCÜ
- KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]
- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK ile/ve/||/<> ÜRETİCİLİK ile/ve/||/<> KENDİNİ ÜRETİM(POLİTERASYON)
- KENDİLİK EDİMLERİ ile/ve/||/<> BAŞKALARININ TEPKİLERİNE ÖZGÜ BEKLENTİLER ile/ve/||/<> BAŞKALARININ EDİMLERİ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİN, KENDİLİĞE KARŞI EDİMLERİ(İÇE YANSITMA)
- KENDİLİK:
KAYITLARIMIZDA ile/ve/||/<>/< BELLEĞİMİZDE
- KENDİLİK ile/ve/||/<> BİRİCİKLİK
- KENDİLİK ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEN
- KENDİLİK ile/ve/||/<> KENDİLİK TASARIMLARI
- KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARİHSELLİK
- KENDİ/M ile/ve/değil/||/<>/< YAPMAYABİLME OLANAĞI/BİLGİSİ/BİLİNCİ / İHTİYÂR/IM
- KENDİMİZİN ..." ile/değil/yerine KİŞİNİN KENDİNİN ...
- KENDİMİZLE İLGİLİ ile/ve/değil/||/<> KİŞİNİN KENDİYLE İLGİLİ
- KENDİN OLABİLMEK ve/||/<>/> KENDİN KALABİLMEK
- [ne yazık ki]
"KENDİNDE":
!AYRICALIK/ÖNCELİK ("ARAMAK"/"BULMAK") ile !"ÖLÜMSÜZLÜK" ZANNETMEK ile !EGEMENLİK "KURMAK"
( Adâletten en uzakta olanların, en bilgisiz olanların ve kendinin en yüksekte olduğunu zannedenlerin, "kabul" ya da dayatmaları... )
- KENDİNDE:
"TANRI'YI BULMAK" değil TANRISALLIĞI BULMAK
- KENDİNDE ile GİYDİRİLMİŞ
( ON SELF vs. TO DRESS )
- KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK
- KENDİNDEN EMİN OLMAK ile/ve/değil KAYNAĞINDAN EMİN OLMAK
- KENDİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< KENDİLİĞİNDEN
- KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK
- [ne yazık ki]
KENDİNE KARŞI OLMA ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMSIZLIK
- KENDİNE ODAKLANMAK ile/ve/<> HAKK'A YÖNELMEK
- KENDİNE SAHİP ÇIKMAK ile/ve/||/< ÇOCUKLUKTAN ÇIKMAK
- KENDİNE SÖYLEYEBİLDİĞİN ile/ve KENDİNE (BİLE) SÖYLEYEMEDİĞİN
( ABLE TO SAY TO YOURSELF vs./and (EVEN) NOT ABLE TO SAY TO YOURSELF )
- KENDİNE YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA!
ve/||/<>/>
BAŞKASINA (DA) YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ KENDİNE (DE) YAPMA!
- KENDİNİ ARAMAK ile/ve/<>/> KALICILIĞINI YAKALAMAK
- KENDİNİ AŞMAK ile/ve KENDİNDEN UZAKLAŞABİLMEK
( Eyleyerek/yaparak, bilerek. İLE/VE Bütünlükle ve unutabilme becerisiyle. )
- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/değil/yerine BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK
( [not] TO PROTECT THE SELF FROM OTHERS vs./and/but TO PROTECT OTHERS FROM THE SELF
TO PROTECT OTHERS FROM THE SELF instead of TO PROTECT THE SELF FROM OTHERS )
- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/<>/değil BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK
( [not] TO PROTECT THE SELF FROM OTHERS vs./and/<>/but TO PROTECT OTHERS FROM THE SELF )
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve BAŞKALARINI BİLMEK
( Kendini bilmeyen, eli/başkasını nereden bilsin? )
( El arpa, biz saman
El yahşî, biz yaman )
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve/||/<> KENDİNDEKİNİ, KENDİNDE BİLMEK
- KENDİNİ/BİRİNİ "DEĞERLENDİRİRKEN":
SAHİP OLMADIKLARI(N) İLE ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP OLDUKLARI/N İLE NELER YAPTIĞI(N)/YAPABİLDİĞİ(N)
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve KABINI GENİŞLETMEK/DERİNLEŞTİRMEK
( Kendini aşmak isteyenler, "derler" deresinden geçmelidir. )
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK
( En güçlü zincirin gücü bile, zincirin en zayıf halkası kadardır. )
( MÜTEEHHİB: Kendi kendini yetiştirmiş kişi. Otodidakt. )
( TO DEVELOPE THE SELF vs./and TO PERFECT THE SELF )
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> KUŞAĞINI YETİŞTİRMEK
( Bugün. VE/||/<>/> Yarın. )
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<> UNUTMAK
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME:
GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> EĞİLİMİ
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME:
GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> EĞİLİMİ
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> ONAYLANMA GEREKSİNİMİ
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DİNGİNLİK
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<> KENDİNE YETERLİK
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/> KENDİNİ, BAŞKASINDA GERÇEKLEŞTİRME
( TO REALIZE THE SELF vs./an/> TO REALIZE THE SELF ON SOMEONE )
- KENDİNİ:
GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMAMA/AZIMSAMAMA
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< SORUNLARINI ÇÖZEBİLME
- KENDİNİ "GERÇEKLEŞTİRMEK" ile/ve/|| KENDİNİ "AŞMAK"
( Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) yukarı doğru yapılandırmak. İLE/VE/|| Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) aşağı doğru kökleştirebilmek. )
( TAHKİK el-ZÂT ile/ve/|| ... )
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK ve/<>/>/< KENDİNİ GENÇLEŞTİRMEK
- KENDİNİ HERKESTEN "ÜSTÜN GÖRMEK" ile/değil/yerine YALNIZLIĞINI KABUL ETMİŞ OLMAK
- KENDİNİ:
KEŞFETMEK ve/||/<>/> GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> YÖNETMEK ve/||/<>/> GERÇEKLEŞTİRMEK
- KENDİNİ KORUMA ile/ve/<>/değil VAROLUŞUNU SÜRDÜRME
- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE
( Daha özel algıla/yorumla! İLE/VE/<> Daha genel düşün! )
- KENDİNİ KURTARAN VELİ/VELÂYET ile/ve BAŞKALARINI KURTARAN VELİ/VELÂYET
- KENDİNİ ... OLARAK:
TANIŞTIRMIŞ değil TANITMIŞ
- TANIMAK:
KENDİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİNDEKİNİ
( Sen, sende ve sana emânetsin. )
( [not] THE SELF vs./and/but WHICH YOU HAVE IN SELF
WHICH YOU HAVE IN SELF instead of THE SELF )
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
( Kendiyi, kişi kuş kurar. )
(
GEREKSİNİMLER SIRADÜZENİ
Maslow'un Piramidi'nde en üst noktada (5. basamak) "Kendini Gerçekleştirme" vardır.Dördüncü basamak, "Değer, başarı, kendine saygı"dır.
Üçüncü basamak, "Ait olma ve sevgi"dir.
İkinci basamak, "Emniyet, güven, düzen ve değişmezlik"tir.
Birinci (en alt) basamak, "Açlık, susuzluk ve eşeyselliğin fizyolojik doyumu"dur.
Bir alt basamaktaki gereksinim karşılanmadan, kişinin bir üstteki değere gereksinim duyması ve gerçekleştirmesi olanaklı değildir. Bazıları varmış gibi görünse de gerektiği biçimde ve tam değildir.
Maslow, kendini gerçekleştirmiş ve kendini tanıyan kişilerde 16 ortak özellik gözlemlemiştir. Bunlar:
1- Gerçeğin bilinebilecek yönlerini, doğru olarak algılar.
2- Bilenemeyecek olanların bilinemeyeceğini, doğru olarak algılar.
3- Gerçeği olduğu gibi kabul eder.
4- Kendisini olduğu gibi kabul eder.
5- Başkalarını olduğu gibi kabul eder.
6- Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.
7- Kendiliğinden hareket eder.
8- Yaratıcı bir biçimde davranabilir.
9- Kendine ve yaşama gülebilir.
10- İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.
11- Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.
12- Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.
13- Gerektiğinde çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.
14- Dürüsttür.
15- Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.
16- Savunucu değildir!
)
( TO RECOGNIZE THE SELF vs./and/<> TO REALIZE THE SELF )
- KENDİNİ TANIMAK KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ KONUMLANDIRMAK
( Ne gezersin Şam, Buhara
Her ne ararsan Kendinde Ara! )
- KENDİNİ "TANIMLAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ TANIMAK
( Yapmamız gereken tek şey, kendimizi [sınırlayıp ayırarak] tanımlama eğiliminden kurtulmaktır.[Tüm "tanımlar", yalnızca gövdemize ve onun görünümlerine özgüdür.] )
( All we need is to get rid of the tendency to define ourselves. [All definitions apply to our body only and to its expressions.] )
( [not] EXPRESS THE SELF vs./and/but/||/<>/< RECOGNIZE THE SELF
RECOGNIZE THE SELF instead of EXPRESS THE SELF )
- KENDİNİ/ZİHNİNİ:
(")UYUŞTURMAK(") ile/değil/yerine/>< MEŞGUL ETMEK
- KENDİNİ YETİŞTİRME ile/ve/||/<> KENDİNİ GELİŞTİRME
- Kendinleyken SUS!!!
- KENDİSİNDEN / KENDİSİNİ" değil KENDİNDEN / KENDİNİ
( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )
- KENETLEMEK ile KENETLENMEK ile KENETLENEBİLMEK ile KENE ile KENEF ile KENET ile KENELER ile KENETLİ ile KENE GÖZ ile KENE OTU ile KENE AĞACI ile KENET MİLİ
- KENGERLER(SÜMERLER) ile/ve KHMERLER ile/ve KHOİSANLAR
( SÜMER: Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kişi. )
- KENT/ŞEHİR EFSANELERİ ile/ve/||/<> İKİNCİ EL KAYNAK/LİTERATÜR
- KENTİN DIŞI ile KENT MERKEZİNİN DIŞI
( Taşra. İLE Varoş. )
- KENTLEŞMEK ile KENTLİLEŞMEK ile KENT ile KENTLİ/LİK ile KENTÇİ/LİK ile KENTSEL/LİK ile KENT SOYLU/LUK ile KENT EFSANESİ ile KENTLER ARASI ile KENTSEL DÖNÜŞÜM
- KENZ[< KÜNÛZ] ile HAZÎNE, DEFÎNE, YERALTINDA BULUNAN DEĞERLİ EŞYÂ
- KEPÇELEMEK ile KEPÇE ile KEPÇELİ ile KEPÇE KULAK/LIK ile KEPÇE SURAT ile KEPÇE KUYRUK
- KEPEKLENMEK ile KEPEK ile KEPEKLİ ile KEPEKÇİ/LİK ile KEPEKSİZ
- KEPHALOIDIN[İng.] ile/değil/yerine/= KEPHALOİDİN
- KEPLER-62E ile/ve/||/<>/< LYRA (TAKIMYILDIZI)
( Bizden yaklaşık olarak 1.200 ışık yılı uzaklıkta bulunan Kepler-62e adlı ötegezegen, Lyra takımyıldızında bulunmaktadır. Kepler Uzay Teleskobu tarafından keşfedilen bu ötegezegen, dünya kütlesinin yaklaşık 4,5 katı kütleye sahiptir. Yarı çapı ise yaklaşık 1,6 katı kadardır. Güneşten biraz daha soğuk, yıldızının etrafında dönen 5 gezegenden biri olan Kepler-62e'nin yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak 29°C'dir. Yıldızı etrafındaki bir turu ise 122,4 gün sürmektedir. )
- KEPLER'S LAWS[İng.] / LOIS DE KEPLER[Fr.] / KEPLER-GESETZE, KEPLERSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEPLER YASALARI
- KERACYANIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERASİYANİN
- KERATİNLEŞMEK ile KERATİN ile KERATİNLİ ile KERATİNSİZ
- KERATİT ile/||/<> KONJONKTİVİT
( Kornea yangısı. İLE/||/<> Gözün konjonktiva tabakasının yangılanması. )
- KERATOELASTIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERATOELASTİN
- KERATOKONUS ile/||/<> ASTİGMATİZM
( Kornea biçiminin konik duruma gelmesi ile ilişkili bir göz sayrılığı. İLE/||/<> Gözdeki kornea ya da lensin düzensiz eğriliği nedeniyle bulanık görme. )
- KERATOKONUS ile/||/<> KATARAKT
( Kornea biçiminin konik duruma gelmesi ile ilişkili bir göz sayrılığı. | Kornea biçiminin bozulması ile görme kaybı. İLE/||/<> Göz merceğinin bulanıklaşması ile görme kaybı. )
- KERATOKONUS ile/||/<> PTERJİUM
( Kornea biçiminin konik duruma gelmesi ile ilişkili bir göz sayrılığı. İLE/||/<> Gözün beyaz bölümünde büyüyen ve korneaya doğru ilerleyen bir doku. )
- KERATOLYTIC[İng.] ile/değil/yerine/= KERATOLİTİK
- KERHEN değil/yerine/= İĞRENEREK/TİKSİNEREK
- KERHEN değil/yerine/= İSTEMEYEREK/GÖNÜLSÜZCE
- KEROTENES[İng.] ile/değil/yerine/= KEROTENLER
- KERPİÇLEŞMEK ile KERPİÇ ile KERPİÇÇİ/LİK
- KERTENKELE/ELÖPEN/ZİZİRO[Kıbrıs'ta] ile ÇÖLVARANI/KEÇİEMEN/GÜMGÜM[Kürtçe]
( ... cum VARANUS GRINISUS )
- KERTENKELE, KELER ile KELER
( ... İLE/VE Küçük köpekbalığı. )
- KERTENKELE/YILAN ile/değil OLUKLU KERTENKELE
( ... İLE Ayakları olmayan bir kertenkeledir. Hızlı hareket edemez. Derisinin içinde kemik pullar bulunur. Akciğeri genişlesin ve soluk alabilsin diye bu kemik pulların olmadığı oluklar vardır. Adını da bu oluklardan alır. Isırmazlar. Karınca, termit ve küçük böceklerle beslenirler. Tarım zararlılarını tüketirler. Zehirli değillerdir. Lütfen yılan korkusu ya da başka nedenlerle öldürmeyiniz! )
( )
( ... cum PSEUDOPUS APODUS )
- KERTENKELE ile AĞAÇ KERTENKELESİ
( ... İLE
)
( ... cum ACANTHOSAURA LEPIDOGASTER )
- KERTENKELE ile BABAKÖŞ
( ... İLE Ayaksız olmasından dolayı yılan sanılan, solucanla beslenen bir tür kertenkele. )
( ... cum ANGUIS FRAGILIS )
- KERTENKELE ile BOZUMCA
( ... İLE Kurşun renginde bir kertenkele. )
- KERTENKELE ile ÇAKIL SIRTLI KERTENKELE
- KERTENKELE ile DEMİR ZIRHLI DİKENLİ KERTENKELE
- KERTENKELE ile DENİZ KERTENKELESİ / MAVİ EJDERHA / MAVİ DENİZ TAVŞANI
- KERTENKELE ile/ve DİKENLİ ŞEYTAN
- KERTENKELE ile/ve GEKO
- KERTENKELE ile GİLA KERTENKELESİ/"CANAVARI"
( ... İLE Amerika'nın, tek zehirli kertenkelesidir. )
- KERTENKELE ile HALKA KUYRUKLU KERTENKELE
( ... İLE Papua Yeni Gine'nin Louisiade Takımadaları'nda yaşayan, endemik bir kertenkele türüdür. )
( GECKO vs. RING-TAILED GECKO )
( ... cum CYRTODACTYLUS LOUISIADENSIS )
- KERTENKELE ile HIZLI KERTENKELE
( LIZARD vs. SWIFT )
( LACERTILIA/SAURIA cum SCELOPORUS/UTA )
- KERTENKELE ile KAPLAN KERTENKELE(ALTIN TEGU)
( ... cum TUPINAMBIS TEGUIXIN )
- KERTENKELE ile KERTENKELELER
- KERTENKELE ile MADAGASKAR KERTENKELELERİ
- KERTENKELE ile MADELLA KERTENKELESİ
- KERTENKELE ile MAVİ DİLLİ KERTENKELE
- KERTENKELE ile/ve MAVİ KAMÇI KUYRUK KERTENKELE
( ... İLE/VE ABC Adaları'nda yaşamaktalardır. )
( Eril kertenkeleler, (dişil) eşlerini de avlayarak yiyebilirler. )
- KERTENKELE ile/ve MONİTÖR KERTENKELE/KAYA MONİTÖRÜ
- KERTENKELE ile/değil OLM/İNSAN BALIĞI
(
)
( Toprak altında kalmış su kanallarında yaşar ve tamamen kördür. [Ortalama olarak 20-30 santimetre boyundadır.] )
( ... cum PROTEUS ANGUINUS )
- KERTENKELE ile PEYGAMBER/PİGME KERTENKELESİ
( ... İLE Su üzerinde yürüyebilir. )
( ... İLE Çok küçük ve çok hafiftir. [Suyun zarını delmeyecek kadar hafiftir.] )
( ... İLE Brezilya'da yaşar. )
- KERTENKELE ile SAKANGUR
- KERTENKELE ile SU ANÖLÜ
( ... İLE Kosta Rika ve Orta Amerika'da görülmektedir.[Burnundan çıkardığı hava baloncuğu sayesinde su altında bulunduğu sırada tıpkı bir dalgıç gibi soluk alabiliyor.][18 dakikaya kadar su altında durabiliyor.] )
- KERTENKELE ile SU KERTENKELESİ
( ... İLE Karınaltı ölümcül bakterileri [tetradotoksin] ile kendini yutan hayvanların ölümüne neden olarak kurtulur. )
- KERTENKELE ile TUXTLA GECE KERTENKELESİ
( ... cum LEPIDOPHYMA TYXTLAE )
- KERTENKELE ile/değil UÇAN KERTENKELE
( ... İLE/DEĞİL Güneydoğu Asya'ya özgü bir kertenkele türüdür. Draco cinsinin öteki üyeleri gibi bu tür de "patagia" adı verilen cildin kanat gibi yan uzantılarını kullanarak kayma yeteneğine sahiptir.
Kuyruk da katılarak 22 cm.'e kadar uzayan bu tür, koyu ten üzerine, koyu renk beneklere sahiptir. Erilin patagium'u, koyu renkli çizgiler ile açık turuncu renktedir. Dişilin patagium'u ise çizgiler yerine düzensiz işaretlere sahiptir. Draco volans türlerinin kanatları, kanatlarının iskeletini oluşturan kaburgalarıyla desteklenir. Fakat uzun kaburga kemikleri, kanatları oluşturmaya yardımcı olmasına karşın solunum yardımcı olmaz.
Tür, gündüzleri etkindir ve genel olarak ağaçlarda yaşar. )
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... cum DRACO VOLANS )
- KERTENKELE ile UYKULU KERTENKELE
- KERTENKELE ile VARAN
- KERTENKELE ile VASİLİS KERTENKELESİ
( ... İLE Doğadaki en hızlı hayvandır. )
- KERTENKELE ile VERDÂNE[Ar.]
( ... İLE Koca başlı kertenkele. )
- KERTENKELE ile YILAN GÖZLÜ KERTENKELE
( ... vs. OPHISOPS ELEGANS )
- KERTENKELE ile/değil YUSUFÇUK
- KERTENKELE ile ZÜMRÜT KERTENKELE
( ... cum LACERTA VIRIDIS )
- KERTERİZLEMEK ile KERTERİZ ile KERTERİZ DEFTERİ ile KERTERİZ NOKTASI
- KERTİKLEMEK ile KERTİ ile KERTİK ile KERTİKLİ ile KERTİKSİZ
- KESATLAŞMAK ile KESAT/LIK
- KESEKLENMEK ile KESEK ile KESEKLİ
- KESELEMEK ile KESELENMEK ile KESELETMEK ile KES ile KESE ile KESİ ile KESP ile KESELİ ile KESİCİ/LİK ile KESESİZ ile KESELİLER ile KESİCİ DİŞ ile KESE KAĞIDI ile KESE ÇİÇEĞİ ile KESELİ KURT ile KESE YOĞURDU ile KESİCİ KILIÇ
- KESELİ MEMELİLER ile/ve PLASENTALI MEMELİLER
( KÎSİYYE ile/ve ... )
( Plantigale, Keseli köstebek, Şeker Planörü, Wombat, Tazmanya Canavarı, Kanguru. İLE/VE Geyik faresi, Köstebek, Uçan sincap, Marmot, Obur, Patagonya manası. )
- KESELİ SIÇANLARDA:
KESELİ ile BASİT KESELİ ile BEYAZ KULAKLI ile BÜYÜK KULAKLI ile ANDEAN BEYAZ KULAKLI ile GUIAN BEYAZ KULAKLI ile KUZEY AMERİKA
( 
KESELİ SIÇAN
ile

BASİT KESELİ SIÇAN
ile
BEYAZ KULAKLIKESELİ SIÇAN
ile
BÜYÜK KULAKLI KESELİ SIÇAN
ile
ANDEAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN
ile
...
GUIANAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN )
( OPPOSSUMS: OPPOSSUM vs. COMMON OPPOSSUM vs. WHITE-EARED OPPOSSUM vs. BIG-EARED OPPOSSUM vs. ANDEAN WHITE-EARED OPPOSSUM vs. GUIANAN WHITE-EARED OPPOSSUM )
( DIDELPHIS: DIDELPHIS VIRGINIANA cum DIDELPHIS MARSUPIALIS cum DIDELPHIS ALBIVENTRIS cum DIDELPHIS AURITA cum DIDELPHIS PERNIGRA cum DIDELPHIS IMPERFECTA )
- KEŞF ETMEK ile/ve AÇIKLAMAK ile/ve YARARLANMAK
( Deney/İcat. İLE/VE Temsil, tasvir. İLE/VE ... )
( TO DISCOVER vs./and TO DESCRIBE vs./and TO BENEFIT )
- KEŞF ile AÇMA, MEYDANA ÇIKARMA | GİZLİ BİR ŞEYİ BULMA | BİR SIRRI ÖĞRENME | BİR ŞEYİN OLACAĞINI ÖNCEDEN ANLAMA | ALLAH TARAFINDAN İLHAM OLUNMA | KALDIRMAK
( AÇMA, MEYDANA ÇIKARMA | GİZLİ BİR ŞEYİ BULMA | BİR SIRRI ÖĞRENME | BİR ŞEYİN OLACAĞINI ÖNCEDEN ANLAMA | ALLAH TARAFINDAN İLHAM OLUNMA | KALDIRMAK )
- KEŞFEDECEK" değil KEŞFEDİLECEK
- KEŞFEDEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK KEŞFETTİKLERİMİZ
- KEŞFETMEK ile KEŞFEDİLDİ ile KAŞİF ile KEŞFETMEK ile KEŞİF
( DISCOVER vs. DISCOVERED vs. DISCOVERER vs. DISCOVERING vs. DISCOVERY )
( پيدا کردن ile کشف کردن ile مکشوف کردن ile مکشوف ساختن ile منکشف کردن ile يافتن ile دريافتن ile منکشف ile کشف شده ile مکشوف ile کاشف ile يابنده ile پي بري ile يابش ile کشف ile اکتشاف )
( PEYDA KARDAN ile KESHOF KARDAN ile MAKESHOOF KARDAN ile MAKESHOOF SAKHTAN ile MANKESHOF KARDAN ile YAFTAN ile دريافتن ile منکشف ile KESHOF SHODEH ile MAKESHOOF ile KASHOF ile يابنده ile PEY BARY ile يابش ile KESHOF ile EKTESHAF )
- KEŞFETMEK ile KEŞFEDİLMEK ile KEŞFETTİRMEK ile KEŞFEDEBİLMEK ile KEŞFEDİVERMEK
- KEŞFETMELİ!
- KESİCİ ile/ve/||/<> DELİCİ ile/ve/||/<> AŞINDIRICI
- KEŞİF ile/ve/> AYIRDINDALIK
( CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and/> DISTINGUISHNESS )
- KEŞİF ile/ve/> FARKINDALIK
( CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and/> AWARENESS )
- KEŞİKLEŞMEK ile KEŞİK ile KEŞİKLEME
- BATCH PROCESS[İng.] / PROCESSUS INTERMITTENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ İŞLEM
- SPECTRE DISCONTINU[Fr.] / UNTERBROCHENES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ TAYF/SPEKTRUM
- KESİLECEK ŞEYİN ÜZERİNDE BIÇAĞI:
İTMEK/BASTIRMAK değil/yerine ÇEVİRMEK/YUVARLAMAK
- CEREYÂN-İ İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE[Fr.] / DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME AKIMI
- BREAKDOWN REGION[İng.] / RÉGION DE CLAQUAGE[Fr.] / DURCHBRUCHBEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME BÖLGESİ
- BREAKDOWN IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE COUPURE[Fr.] / DURCHBRUCHIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME EMPEDANSI
- BREAKDOWN VOLTAGE[İng.] / DURCHSCHLAGSPANNUNG, DURCHBRUCHSPANNUNG[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME GERİLİMİ
- KESİLMEK ile KESİLEBİLMEK ile KESİLİVERMEK
- KESİLMİŞ VE BEKLETİLMİŞ KARPUZ/KAVUN'UN KESİK YÜZEYİNİ:
BIÇAKLA TARAMAK ya da İNCECİK KESEREK SUNMAK!
- KESİN İFADE ile OLANAKLIYSA/MÜMKÜNSE
- KESİN ile KESİN' ile KESİNLİKLE ile KESİNLİKLER ile KESİNLİK
( CERTAIN vs. CERTAIN' vs. CERTAINLY vs. CERTAINTIES vs. CERTAINTY )
( معين ile محقق ile حتمي الاجراء ile متيقن ile حتم ile حتمي ile خاطرجمع ile محرز ile واثق ile مطمئن ile البته ile عليالتحقيق ile يقينا ile به تحقيق ile همانا ile حتما ile بيگمان ile مسلمان ile تحقيقاً ile بطور محرز ile مطمئنا ile بطور حتم ile بطور خاطر ile مسلمات ile يقين ile تحقق ile خاطرجمعي ile حتميت ile عيناليقين )
( MAYNE ile MAHGH ile حتمي الاجراء ile متيقن ile HATAM ile حتمي ile KHATRAJMA ile MOHARZ ile VASAGH ile MOTMAEN ile ALBATEH ile عليالتحقيق ile يقينا ile BAH TAHGHYGH ile CPEHMANA ile HATMA ile BEYGOMAN ile MOSLAMAN ile تحقيقاً ile BETOR MOHARZ ile MOTMAENA ile BETOR HATAM ile BETOR KHATER ile مسلمات ile YGHYNE ile TAHGH ile KHATRAJMAY ile حتميت ile عيناليقين )
- KESİNCİLİK/ABSOLUTİZM ile GÖRELİLİK/RELATİVİZM
( Mutlak ve evrensel doğruların varlığını savunan görüş. İLE Doğruların kişi, kültür ya da bağlama göre değiştiğini savunan görüş. )
- KESİNKES/KESİN KEZ = KESİNLİKLE
- KESİNLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BULANIKLAŞTIRMA
( TO BECOME DEFINITE vs./and TO BECOME TURBIDITY )
- KATİYET MÜŞÎRİ[Osm.] / PRECISION INDEX[İng.] / INDICE DE PRÉCISION[Fr.] / GENAUIGKEITSINDEX, PRÄZISIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK İNDİSİ
- KESİNLİK ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/DURGUNLUK
- KESİNLİK ile/ve/değil KESİNLİĞİN OLANAKSIZLIĞI
( [not] CERTAINTY vs./and/but IMPOSSIBILITY OF CERTAINTY )
- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine MATEMATİKSELLİK
- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine/|| OLASILIKLI KESİNLİK
( [not] CERTAINTY vs./and/but/|| PROBABLE CERTAINTY
PROBABLE CERTAINTY instead of CERTAINTY )
- KESİNLİK = YAKÎN, MEVSUKİYET = CERTAINTY, CERTITUDE[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWISSHEIT[Alm.] = CERTITUDO[Lat.]
- KESİNLİKLE" ile/ve/değil "TAMAMEN"
( KATİYEN ile/ve/değil KÜLLİYEN )
- KESİNMEK ile KESİNLEMEK ile KESİNLEŞMEK ile KESİNLEŞTİRMEK ile KESİN/LİK ile KESİN BİLGİ ile KESİN FİYAT ile KESİN KAYIT ile KESİNSİZLİK
- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ
( DEDUCT vs. DEDUCTED vs. DEDUCTIBLE vs. DEDUCTIVE )
( وضع کردن ile کاسته ile ماليات پذير ile استدلالي )
( VAZE KARDAN ile KASTEH ile MALYAT PAZYR ile ESTEDELALY )
- KESİNTİ ve FARKINDALIK
( INTERRUPTION and AWARENESS )
- KESİNTİ ile KESİNTİLİ ile KESİNTİSİZ/LİK ile KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI
- UNINTERRUPTIBLE POWER SYSTEM[İng.] / SYSTÈME D'ALIMENTATION SANS INTERRUPTION[Fr.] / UNUNTERBROCHENE STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI
- KESİŞMEK ile KESİŞTİRMEK ile KESİŞEBİLMEK ile KESİŞİVERMEK ile KESİŞ
- KEŞKE, YAPMAZ OLAYDIM değil YAPMAZ OLAYDIM / KEŞKE YAPMASAYDIM
- KEŞKE ... değil/yerine/>< FARKINDALIK
( Ne kadar farkında olursak, "keşke"lerimiz de o kadar az olur. )
- KESKİNLETMEK ile KESKİNLEŞMEK ile KESKİNLEŞTİRMEK ile KESKİ ile KESKİN/LİK ile KESKİNCİ/LİK ile KESKİN NİŞANCI/LIK
- KESLİNÇÜ ile KERTENKELE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Büyük kertenkele. İLE ... )
- ABSCHALTSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESME GERİLİMİ
- KESMEK ile KESİLMİŞ VE KURUTULMUŞ ile KES VE KURUT ile ELMAS KESTİ ile SAÇ KESMEK ile KESMEK ile İKİYE BÖLDÜM ile KATMANLAR HALİNDE KESİLMİŞ ile PARÇALARA AYIRMAK ile AYIRMAK ile KESMEK
( CUT vs. CUT AND DRIED vs. CUT AND DRY vs. CUT DIAMOND vs. CUT HAIR vs. CUT IN vs. CUT IN HALF vs. CUT INTO LAYERS vs. CUT INTO PIECES vs. CUT OFF vs. CUT OUT )
( جر ile گسيختگي ile گسستگي ile برش ile شکاف ile جراحت ile بريدگي ile دريدگي ile شکافتن ile مقطع ile خراش ile بريدن ile شکافدار ile گسيخته ile تراش دار ile بريده ile تکه کردن ile پاره کردن ile گسسته ile تراشه کردن ile قطعه کردن ile تراش دادن ile شکافته ile پارهکردن ile تقطيع کردن ile تقطيع ile شسته وروفته ile الماس تراشيده ile مو زدن ile چاک خورده ile شقه کردن ile ورقه ورقه کردن ile قطعه قطعه کردن ile ريزريز کردن ile قطع کردن ile منقطع ساختن ile بريده شده ile منقطع کردن ile منقطع ile برش دادن ile قطع جريان )
( JAR ile GOSYKHTGY ile گسستگي ile BARSH ile SHKAF ile JARAHAT ile BARYDEGY ile دريدگي ile SHKAFTAN ile MOGHATE ile KHARASH ile BARYDAN ile SHKAFDAR ile GOSYKHTEH ile TARASH DAR ile BARYDAH ile TAKEH KARDAN ile PAREH KARDAN ile GOSESTEH ile TARASHEH KARDAN ile GHATE KARDAN ile TARASH DADAN ile SHKAFTEH ile PARECKARDAN ile TAGHATYE KARDAN ile تقطيع ile SHASTEH VARVAFTEH ile OLMAS TARASHYDAH ile MO ZADAN ile CHAK KHORDEH ile SHGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH KARDAN ile GHATE GHATE KARDAN ile RYZARYZ KARDAN ile GHATE KARDAN ile MONAGHATE SAKHTAN ile BARYDAH SHODEH ile MONAGHATE KARDAN ile MONAGHATE ile BARSH DADAN ile قطع جريان )
- KESTANE ile GÖLKESTANESİ
( ... İLE Meyvesi kestane gibi yenilen ve suda yetişen bir bitki. )
( ... cum TRAPA NATANS )
- KESTİRME ile KESTİRMECE
- KESTİRMEK ile KESTİRTMEK ile KESTİRİLMEK ile KESTİREBİLMEK ile KESTİRİVERMEK
- KETAMINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KETAMİN HİDROKLORÜR
- LINSEED[İng.] / GRAINEDELIN[Fr.] / FEINÖL, BAUMÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KETEN TOHUMU
- KETENCİOĞLU HACI YAKUP AĞA ALAMANA PARKI :
( Rumelifener mahallesine girişti soldadır. 3.030 m² alan üzerinde yapıldı. 1.900,00 m²'lik yeşil alanı, 170 m² çocuk oyun alanı, 120 m² jimnastik ve spor alanı, 840 m² yürüyüş parkuru ve dinlence alanı var. )
- KETENCİOĞLU, HACI YAKUP (AĞA) (RİZE, 1825 - 1933) :
( Rize'den Rumelifeneri'ne gelip yerleşti. Keten ticareti yaptıkları için Ketencioğlu lakabını "Ketenci" olarak aldı. 1912'de I. Balkan Savaşı sırasında Milli Savunma Bakanlığınca göreve çağırıldı ve I. Ve II. Balkan Savaşları sırasında takası ile cepheye deniz yolu ile silah, cephane, giyim - kuşam ve yiyecek taşıdı. Bu görevini I. Dünya Savaşı'nda (Çanakkale Savaşları sırasında) da devam ettirdi. Milli Mücadele başladığında aynı işi yapmaya devam etti. Dört oğlu ve takası ile Anadolu'ya silah ve cephane nakliyesinde çalıştı. Millicilerden yana olduğu için dört oğlu ile birlikte İngilizlerce tutuklanıp Kroker otelinde günlerce işkence gördüler. Rumelifeneri'ndeki evi yıktırıldı, takası batırıldı. Milli Mücadele sonrasında bir kısım zararı telafi edildi. )
- KETENTOHUMU (SAREK, ZAREK, ZEREK, ZEYREK, ZERPİK, BIZIKTAN, KIRBASÇEDENE) ile KETEN TOHUMU
( Keten bitkisinin, yağı çıkarılan ya da dövülerek hekimlikte kullanılan küçük taneleri. İLE [argo] Önemsiz, değersiz kişi. )
(1996'dan beri)