On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(49/125)
- GÜDÜMBİLİM/SİBERNETİK = CYBERNETICS[İng.] = CYBERNÉTIQUE[Fr.] = KYBERNETIK[Alm.] = KYBERNETIKE, KYBERNETES[Yun.]
- GÜHERÇİLE ile/ve/<> ŞİLİ GÜHERÇİLESİ
( ... İLE/VE/<> Şili'nin kuzeyinde, zengin, güherçile yatakları bulunmaktadır. )
( GÜHERÇİLE: İlaç olarak kullanılan, barut gibi patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda, bileşik bir madde. Potasyum nitrat[KNO3] )
- GUKHMAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GUKHMAN[Fr.] / GUKHMANSCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GUKHMAN SAYISI
- GÜL YAĞI:
BULGARİSTAN('DAN) ile/ve/değil/yerine TÜRKİYE/ISPARTA('DAN)
( [Dünyadaki değeri] İkinci/l konumdadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birinci/l değerdedir/konumdadır.
[Dünyada, her yıl, ancak toplam 3 ton gül yağı üretilebilmektedir.]
[1 kg. gül yağı = 9000 €][2012 itibariyle] )
- GÜL ile KIZILYAPRAK/KOYUN OTU/FITIK OTU/KUZU PITRAĞI
( ... İLE Gülgillerden, 20-120 santimetre yüksekliğinde, yol kenarlarında biten, sarı çiçek açan, çok yıllık, otsu bir bitki. )
- GÜL[Fars.] ile MENEKŞEGÜLÜ
( Gülgillerin örnek bitkisi. | Bu bitkinin, katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği. İLE Tırmanıcı, küçük çiçekli bir gül. )
( ROSA cum ROSA CHINENSIS )
- GÜLBEŞEKER -ile
( Gül reçeli. )
- GÜLDESTE[Fars.]/ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE < Yun. ANTHOS: Çiçek. | LEGEIN: Seçmek.] değil/yerine/= SEÇKİ
- GULDIN'S RULE[İng.] / GULDINSCHE THEORY[Alm.] ile/değil/yerine/= GULDİN KURAMI
- GÜLDÜRMEK ile GÜLDÜRTMEK ile GÜLDÜREBİLMEK ile GÜLDÜRÜ ile GÜLDÜRÜCÜ/LÜK ile GÜLDÜR GÜLDÜR
- GÜLDÜRMEYEN "DURUMA" ile/ve/||/<>/> GÜLÜP GEÇMEK
( Seni güldürmeyen "şeye/duruma/soruna" gülüp geç. )
- BİR ŞEY/BİRİ:
GÜLDÜRMEYEN/GÜLDÜRMÜYORSA > GÜLÜP GEÇMEK
- GÜLLÜ ile GÜLLÜK ile GÜLLÜK GÜLİSTANLIK
- GÜLLÜK-GÜLİSTANLIK
- GÜLMEK ile KİKİRDEMEK
- GÜLMEK:
GÜLÜNÇ/KOMİK OLMASINDAN ile/ve/||/<>/> EĞLENCELİ OLMASINDAN
- GÜLMEK / YAŞAM/AK / KONUK (OLMAK)/MİSAFİR/LİK:
"UMDUĞUMUZLA ile/ve/değil/yerine/>< BULDUĞUMUZLA
- GÜLMEK :) ile/ve/||/<>/>/< GÖZLERİNİN İÇİNİN GÜLMESİ :)
- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEMEK :)
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı yapıt/eylem/ibâdet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden
Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )
( Seni güldürmeyen "şeye/duruma/soruna" gülüp geç. :) )
( Ne haliniz varsa gülün! )
( DIHK ile TEBESSÜM )
( LAUGHING vs. SMILING )
( HANDE )
- GÜLMEK ile/ve/değil/<> GÜLÜŞÜNE MEŞRÛ KAYNAK BULMAK/BULABİLMEK
( Umberto Eco'nun, Gülün Adı adlı kitabını okumanızı salık veririz. )
- GÜLSÜ KOROLLA, GÜL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ VERDÎ = COROLLE ROSACÉE
- GÜLÜMSEME :) ve/||/<> DUCHENNE GÜLÜMSEMESİ :)
( ... VE/||/<> Gözlerin yanındaki, "kaz ayakları" denilen çizgileri yukarı doğru olanların, yaşamlarının, olmayanlara göre 8.5 yıl daha uzun yaşadıklarını tespit etmişler. :) )
- GÜLÜMSEMEDE:
KAYITSIZLIK ile/||/<> UTANMA(ÇOCUKTA/MASUMDA)
- GÜLÜMSEMEK ile GÜLÜMSETMEK ile GÜLÜMSEYEBİLMEK ile GÜLÜMSEYİVERMEK ile GÜLÜMSER/LİK
- GÜLÜMSEMEK(") ile/ve/değil/< KAHROLMAK
- GÜLÜMSEMEYİ:
İKRAM/İNFÂK ETMEK ile/ve/||/<>/< ESİRGEMEMEK
- GÜLÜNMEK ile GÜLÜNÇLEŞMEK ile GÜLÜNÇLEŞTİRMEK ile GÜLÜNÇ/LÜK ile GÜLÜNÇLÜ
- GÜLÜŞMEK ile GÜLÜŞÜLMEK ile GÜLÜŞ
- GÜMBÜRDEMEK ile GÜMBÜRDETMEK
- GÜMBÜRTÜ ile GÜMBÜRTÜLÜ ile GÜMBÜRTÜSÜZ
- GÜMRAHLAŞMAK ile GÜMRAH/LIK
- GÜMRÜKLEMEK ile/||/<> GÜMRÜKLENMEK ile/||/<> GÜMRÜKLENDİRMEK ile/||/<> GÜMRÜK[Yun. < KOMMERKİ] ile/||/<> GÜMRÜKLÜ ile/||/<> GÜMRÜKÇÜ/LÜK ile/||/<> GÜMRÜKSÜZ ile/||/<> GÜMRÜK KAPISI ile/||/<> GÜMRÜK BİRLİĞİ ile/||/<> GÜMRÜK KOLCUSU ile/||/<> GÜMRÜK TARİFESİ ile/||/<> GÜMRÜK KOLCULUĞU ile/||/<> GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA ile/||/<> GÜMRÜK BEYANNAMESİ
- SILVER DISC PYRHELIOMETER[İng.] / PYRHÉLIOMÈTRE À DISQUE ARGENTÉ[Fr.] / SILBERNE-PLATTEN-PYRHELIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ DİSKLİ PİRHELYOMETRE
- SILVER-SILVERCHLORIDE ELECTRODE[İng.] / SILBER-SILBERCHLORIDE ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ-GÜMÜŞ KLORÜR ELEKTROT
- GÜMÜŞ ile ALMANGÜMÜŞÜ/FAKFON/MAYŞOR[< Maillot ve Charier'in adından]
( ... İLE Çinko, bakır ve nikelden yapılan, gümüşü andırır bir alaşım, yeni maden. )
- GÜMÜŞ ile ALPAKA[Güney Amerika yerlilerinin dilinden]
( ... İLE Pirince, nikel katılarak elde edilen, gümüşü andırır alaşım. )
- GÜMÜŞBALIĞI/PLATERİNA[Yun.] ile/değil İLARYA/ÇAMUKA[< Yun.]
( Gümüşbalığıgillerden, beyaza yakın gümüş renginde bir deniz balığı. İLE/DEĞİL Gümüşbalığından ufak ve ona benzer bir balık. )
( ATHERINA PRESBYTER cum ATHERINA HEPSETUS )
- GÜMÜŞDERE İLKÖĞRETİM OKULU :
( Okul 1926'da iki katlı ahşap binada eğitime başladı. 1975'te hayırsever İlkan Atakol tarafından yaptırılarak yeni binasına taşındı. Bu binada eğitime devam edilmektedir. )
- GÜMÜŞDERE KÖYÜ TARIMSAL VE KALKINDIRMA KOOPERATİFİ :
( Köy sakinlerince 1972 yılında kurulan kooperatif Gümüşdere plajı ve plaj içindeki tesisleri işletmektedir. )
- GÜMÜŞDERE MEZARLIKLARI :
( Köy mezarlığıdır ve köy çıkışında Kısırkaya'ya gidiş yolu üzerindedir. )
- GÜMÜŞHANE ile GÜMÜŞHANELİ/LİK
- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER
- GÜN ile GÜNDÜZ VE GECE ile DÜNDEN ÖNCEKİ GÜN ile GÜNDEN GÜNE ile KEFARET GÜNÜ ile YARGILAMA GÜNÜ ile HESAPLAŞMA GÜNÜ ile DİRİLİŞ GÜNÜ ile GÜNDÜZ
( DAY vs. DAY AND NIGHT vs. DAY BEFORE YESTERDAY vs. DAY BY DAY vs. DAY OF ATONEMENT vs. DAY OF JUDGEMENT vs. DAY OF RECKONING vs. DAY OF RESURRECTION vs. DAY TIME )
( روز ile يوم ile نهارخوري ile شبانروز ile شبانه روز ile شبانهروز ile پريروز ile روزبروز ile يوم کيپور ile محشر ile روز حساب ile روز حشر ile روز هنگام )
( RUZ ile يوم ile NEHARKHORY ile SHABANRUZ ile SHABANEH RUZ ile SHABANEHRUZ ile PARYRUZ ile RUZABROZ ile يوم کيپور ile MAHSHAR ile RUZ HASAB ile RUZ HASHAR ile RUZ NPANGAM )
- GÜNAH ile GÜNAHLI/LIK ile GÜNAHSIZ/LIK ile GÜNAHSIZCA ile GÜNAH KEÇİSİ
- GÜNCELLEMEK ile GÜNCELLENMEK ile GÜNCELLETMEK ile GÜNCELLEŞMEK ile GÜNCELLEŞTİRMEK ile GÜNCELLEYEBİLMEK ile GÜNCE/LİK ile GÜNCEK ile GÜNCEL/LİK
- GÜNCELLİK/GÜNLÜK/ŞİMDİKİ/AKTÜEL[Fr.] yerine GÜNCELLİK/AKTÜALİTE[Fr.] yerine GÜNCELLEŞTİRME/AKTÜALİZASYON[Fr.]
- GÜNDELİK METİN ile KURMACA METİN ile KULLANMALIK METİN
- GÜNDELİK ile GELİŞİGÜZEL ile ZAYİAT
( CASUAL vs. CASUALLY vs. CASUALTY )
( غير مهم ile غير جدي ile تفريحاً ile تلفات )
( غير مهم ile غير جدي ile TAFARYHAN ile TALFAT )
- GÜNDE/LİK ile GÜNDEM ile GÜNDEŞ ile GÜNDELİKLİ ile GÜNDELİKÇİ/LİK ile GÜNDEM DIŞI ile GÜNDEN GÜNE
- GÜNDEN-GÜNE (İYİLEŞMEK/KÖTÜLEŞMEK)
- GÜNDÜZLERİ DENİZDEN KARAYA ESEN RÜZGÂR ile GECELERİ DENİZDEN KARAYA ESEN RÜZGÂR
( SEA BREEZE vs. LAND BREEZE )
- GÜNDÜZ/LÜK ile GÜNDÜZCÜ/LÜK ile GÜNDÜZLÜ ile GÜNDÜZ FENERİ ile GÜNDÜZ GÖZÜYLE ile GÜNDÜZ GÖSTERİMİ ile GÜNDÜZ YIRTICILARI
- GÜNDÜZSEFASI = KAHKAHAÇİÇEĞİ :) )))
( İkiçeneklilerden, çoğu kenarı mavi bir çizgi ile çevrili, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. )
( CONVOLVULUS PERSICUM )
- GÜNEŞ PATLAMALARINDA:
KUZEYE YÖNELİK OLAN ile/ve GÜNEYE YÖNELİK OLAN
( ... İLE/VE Dünyaya çok daha büyük etkiler/zararlar verir. )
- GÜNEŞ SİSTEMİ ile/ve/||/<>/> SAMANYOLU GÖKADASI ile/ve/||/<>/> MİLYARLARCA GÖKADA
( Güneş sistemi, Samanyolu içinde sadece bir noktadır. Bu nokta, Samanyolu'nun merkezi etrafında, saniyede 220 km.'lik bir hızla dönerek bir turu, yaklaşık 230 milyon yılda tamamlar. İLE/VE/||/<>/> 1920'ye kadar, uzayın, sadece Samanyolu galaksisinden ibaret olduğu sanılıyordu. İLE/VE/||/<>/> Uzay, 20 milyar ışık yılı[bkz. 12665] çapındadır. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Samanyolu, içinde Güneş Sistemi'nin de bulunduğu Evren'deki milyarlarca galaksiden sadece biridir. 100.000 ışık yılı çapındaki Samanyolu Galaksisi'nde, yaklaşık olarak 100 milyar yıldız olduğu tahmin ediliyor. Samanyolu'nun merkezinde, Sagittarius A adında bir kara delik vardır ve dünyaya uzaklığı, 26.000 ışık yılıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Çıplak gözle ancak dört galaksi görebiliriz. Oturduğumuz yerden yalnızca iki tane görebiliriz, bunlardan biri de içinde bulunduğumuz Samanyolu'dur. )
- GÜNEŞ ve/||/<>/> NÜKLEER TEPKİMELERİ
( Güneşteki enerji, protonların[hidrojen atomunun çekirdekleri], helyum çekirdekleri oluşturmak üzere nükleer olarak kaynaşmasıyla üretilir. Buradaki en önemli süreç, "proton-proton zinciri" adı verilen süreçtir. Sırasıyla üç tepkime gerçekleşir. İlk tepkimede, iki proton birleşerek bir döteryum[/ağır hidrojen] çekirdeği ile bir pozitron ve bir nötrino oluşturur. İkinci tepkimede, döteryum çekirdeğinin üçüncü bir protonla birleşmesi sonucunda helyum-3[helyumun hafif izotopu] çekirdeği ve gamma ışını adı verilen anlık bir elektromanyetik ışınım oluşur. Son olarak iki helyum-3 çekirdeği birleşir ve iki protonun serbest kalmasıyla bir helyum-4[bol bulunan izotop] çekirdeği oluşur. Bu tepkimeler zincirinin toplam etkisi, dört protonun, enerji üretimiyle birlikte bir helyum çekirdeği oluşturmasıdır. Güneşte daha az önem taşıyan alternatif tepkime ise bir proton ile bir karbon çekirdeği arasında başlar ve karbon çekirdeğinin bir helyum çekirdeği içinde birleşen dört proton bırakarak eski durumuna dönmesiyle son bulur.
Protonlar, pozitif yüklü parçacıklardır. Yani aralarında bir elektrostatik itme kuvveti bulunur. İki proton, çok yüksek bir bağıl hızla çarpışmadıkça, bu itme gücü, protonların birbirine nükleer bir tepkime başlatacak kadar yaklaşmalarını önler. Bir gazın içindeki parçacıkların birbirine göre hızları sıcaklığa bağlıdır. Protonların birbiriyle tepkimeye girmesinden önce 10 milyon Kelvin derecesine yaklaşan sıcaklıklar gerekmektedir. Böyle sıcaklıklar ise yalnızca yıldızların iç bölümlerinde bulunur. )
- GÜNEŞBALIĞI ile OKYANUS GÜNEŞBALIĞI
( ... İLE Boyu, 4 m.'ye kadar ulaşabilir. )
( ... ile
|
)
( SUNFISH vs. OCEAN SUNFISH )
( MOLA cum MOLA MOLA )
- GÜNEY OKYANUSUNDA:
AMUNDSEN DENİZİ ve/||/<> BELLINGSHAUSEN DENİZİ ve/||/<> SCOTIA DENİZİ ve/||/<> WEDDELL DENİZİ ve/||/<> DAVIS DENİZİ ve/||/<> ROSS DENİZİ
- GÜNGÖR, YAKUP MUTLU (RİZE/KALKANDERE, 1962) :
( İş adamı. İlkokulu Kalkandere'de, ortaokul ve liseyi Araklı ve Sürmene'de bitirdi. İ.Ü. İktisat Fakültesi İktisat Bölümünden mezun oldu. 1985'te iş hayatına atıldı. Bey - Koop Kooperatifiler Birliğinde Muhasebe Müdürü ve Müfettiş olarak 1993 yılına kadar çalıştı. İnşaat sektörüne kendi kurduğu kooperatif ile girdi. İstanbul'un değişik yerlerinde inşaatlar yaptı. 2003'te Emirgan Çay Bahçesini devir alarak yemek sektörüne adım attı. 2004'te siyasete atıldı ve Sarıyer Belediye Meclisinde AKP'yi temsilen 2004 - 2014 yılları arasında Meclis Üyesi olarak 10 yıl süre ile görev yaptı ve çeşitli komisyon üyeliklerinde bulundu. 2008'de Büyükdere'deki Canberra Restarantı aldı bilahare adını Pileki olarak değiştirdi. Sarıyer Spor Kulübü üyesi olup, denetleme kurulunda uzun yıllar görev yaptı. )
- GÜNLÜK "DİL" / HUKUK/TIP "DİLİ" / YAZI/KONUŞMA "DİLİ" değil GÜNLÜK KONUŞMA / HUKUK/TIP TERİMLERİ / YAZININ/KONUŞMANIN KOŞULLARI/KURALLARI
- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )
- GÜNÜBİRLİK ... ile/değil GÜNLÜK ...
- GÜNÜMÜZDEKİ ENTELEKIA ile/değil/yerine KAVRAMSAL ENTELEKIA
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ereğe bağlı nedenin bilgisi. Aynı ilke altında donanmışlık. )
- GÜPEGÜNDÜZ
- GURBETTE OLDUĞUNU:
ANLAMAYAN/ANIMSAMAYAN değil/yerine ANLAYAN/ANIMSAYAN
- GÜRBÜZEROL, MURAT (SÖKE, 1988) :
( Utaş Uşakspor'dan forvet elemanı olarak transfer edildi. Bir yıllık sözleşmesi (2019 - 2010) sona ermeden karılıklı anlaşma ile serbest bırakıldı. Sarıyer'in 10 lig maçında oynadı. Sarıyer'den önce: Sağlıkspor, Aydınspor 1923, Hanispor, Zeytinburnu, 1922 Konyaspor, Sakaryaspor, Akhisarspor, Balıkesirspor, Boluspor, Samsunspor, B.Ş.B. Erzurumspor, Giresunspor ve Utaş Uşakspor kulüplerinde oynadı. )
- GÜRBÜZLEŞMEK ile GÜRBÜZ/LÜK
- GÜREŞ ile HİNTGÜREŞİ
( ... İLE Karşıt yönde yan yana ve sırt üstü yatan bir çiftin, iç yandaki bacaklarını kenetleyerek birbirini çevirme çabası. )
- GÜREŞ ile KÖPEKKUYRUĞU
( ... İLE Yağlı güreşte rakibinin sırtını yere getirmek için onu çenesinden, alnından ya da gırtlağından elle çekip sırtını yere getirmeye çalışma. )
- GÜREŞMEK ile GÜREŞİLMEK ile GÜREŞTİRMEK ile GÜREŞEBİLMEK ile GÜREŞTİRİLMEK ile GÜREŞ ile GÜREŞÇİ/LİK ile GÜREŞ MAYOSU ile GÜREŞ MİNDERİ ile GÜREŞÇİ KÖPRÜSÜ
- GÜRLEMEK ile GÜRLETMEK ile GÜRLEŞMEK ile GÜRLEŞTİRMEK ile GÜRLEK
- [ne yazık ki]
GÜRÜLTÜ ÇIKARMAK/KORNA ÇALMAK ile/değil/yerine/>< SUSMAK/SESSİZLİĞİ YEĞLEMEK
( [ne yazık ki] Bilgisizlik ne kadarsa o kadar çok ve yüksektir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgelik ve zarâfet ne kadar derinse/yüksekse. )
- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!
- GÜRÜLTÜ ile GÜRÜLTÜCÜ/LÜK ile GÜRÜLTÜLÜ ile GÜRÜLTÜSÜZ/LÜK ile GÜRÜLTÜSÜZCE ile GÜRÜLTÜ PATIRTI ile GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ile GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI ile GÜRÜLTÜSÜZ PATIRTISIZ
- GÜRÜLTÜSÜZLÜK ile/ve/||/<>/> SESSİZLİK/SAKİNLİK
( ŞÛR[Fars.]: Gürültü, şamata. )
( Gereksiz dış etmenlerin (sesin) bulunmamasıyla. İLE/VE/||/<>/> Kendiliğinden, doğal olarak. )
( SILENCE vs./and/||/<>/> QUITENESS )
- GURUR ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/CEHÂLET
- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]
- GURURLANMAK ile GURURLANDIRMAK ile GURURLANABİLMEK ile GURU ile GURUP ile GURUR ile GURURLU/LUK ile GURURSUZ/LUK ile GURURLUCA ile GURUP RENGİ
- GUT-BRAİN İLE GUT-LUNG İLE GUT-SKİN ile/||/<> MİKROBİYOM EKSENLERİ
( Organ sistemleri arası mikrobiyom ilişkisi. )
( Formül: SCFA üretimi )
- GÜVE ile VENEZUELLA KANİŞ GÜVESİ
( ... İLE 2009 yılında, Venezuella'nın Gran Sabana bölgesinde, Arthur Anker[Dr.] tarafından keşfedilmiş, "yeni" sayılabilecek bir güve türüdür.
En dikkat çeken özellikleri; bol tüylü, 6 ayaklı ve tüylerine nazaran renkli bir anteni olmasıdır.
Bulunuş öyküsü:
Arthur Anker, her zaman yaptığı gezilerden birini yapar. Gran Sabana bölgesinde yaptığı gezide de çok sayıda fotoğraf çekip sosyal medyadaki hesabına ekler. O fotoğraflar arasında en çok ilgi çeken bu güvenin fotoğrafı olur.
Güve, sosyal medyada fenomen olur ve bilimkişileri arasında tartışmalara yol açar. Hem Anker, hem de bazı bilimkişileri, bu güveyi sınıflandırmak için uğraşmaya başlar.
"Diaphora mendica" ve Muslin güveleriyle benzer özelliklere sahip olsa da tahmin edilen Lepidopteran ailesinden olan Artace cinsindendir.
Ancak henüz hangi taksonomik öbeğe ait olduğuna karar verilemediğinden resmi bir adı dahi yoktur. )
(
)
- GÜVEMERİĞİ/GÖVEMERİĞİ = GEYİKDİKENİ/AKDİKEN
( Hünnapgillerden, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. )
( RHAMNUS CATHARTICA )
- CONFIDENCE INTERVAL[İng.] ile/değil/yerine/= GÜVEN ARALIĞI
- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE
- GÜVEN KAPISI ARAYIŞI ></< ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ/YARALANMASI
- CONFIDENCE LIMITS[İng.] ile/değil/yerine/= GÜVEN SINIRLARI
- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]
- GÜVEN ile/ve/<> İNANDIRICILIK
( TRUST vs./and/<> PLAUSIBILITY )
- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
- GÜVEN ile/>< ÜMİTSİZLİK
- GÜVENBURNU :
( Kilyos Burnunun coğrafi adı Güven Burnu'dur. Çıkıntının uç noktasına yakın yerde Tahlisiyeye ait fener bulunmaktadır. )
- [NE YAZIK Kİ]
GÜVENEMEMEK ile/ve/||/<>/> KESTİREMEMEK
- GÜVENİLİRLİK ile BAĞIMLILIKLAR
( DEPENDABILITY vs. DEPENDENCIES )
( توکل پذيري ile توابع )
( TOKL PAZYRY ile TAVABE )
- GÜVENİLİRLİK ile/ve/> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
( SİKA[< VÜSÛK]: Güven, emniyet. | Güvenilir/inanılır kişi. )
( RELIABILITY vs./and/> SUSTAINABILITY )
- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİ ve/||/<> SULTANLARIN GÜLMESİ ve/||/<> DURGUN DENİZ ve/||/<> AMİRLERİN İLTİFATI ve/||/<> DÜŞMANIN ÖĞÜDÜ ve/||/<> BAZI KADININ CİLVESİ/ZÂHİDLİĞİ
( ŞEMS-İ ŞİTÂ ve/||/<> DAHK-I HÜMÂ ve/||/<> SÜKÛNET-İ DERYA ve/||/<> İLTİFAT-I UMERÂ ve/||/<> NASİHAT-İ ADÂ ve/||/<> CİLVE-İ/ZÜHD-Ü NİSÂ )
- GÜVENİRLİK değil GÜVENİLİRLİK
- GÜVENLİ BAĞLANMA ile GÜVENSİZ BAĞLANMA ile BAĞLANTI NESNESİNİN OLMAMASI
- Güvenliğin için DİNLE!!!
- Güvenliğin için KONUŞ!!!
- Güvenliğin için SUS!!!
- GÜVENMEK ile/ve SAĞLAMLAŞTIRMAK
( TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE )
- GÜVENSİZ BAĞLANMADA:
KARARSIZ ile KAÇINGAN
- GÜVENSİZ ile GÜVENSİZLİK
( INSECURE vs. INSECURITY )
( غيرمحفوظ ile بي اعتبار ile ناامن ile غير قطعي ile تزلزل )
( غيرمحفوظ ile BEY ETEBAR ile NAOMAN ile غير قطعي ile TEZELZEL )
- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil BELİRSİZLİK
( [not] DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs./and/but INDEFINITENESS )
- [ne yazık ki]
GÜVENSİZLİK ile/ve/||/<> BENCİLLİK ile/ve/||/<> AHLÂK
( )
- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil EMİNSİZLİK
( [not] DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs./and/but LACK OF SURE )
- GÜVERCİN/LİK ile GÜVERCİNLER
- GÜZEL/LİK (ARAYIŞI) ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< "YENİ/LİK" ("İSTEĞİ/BEKLENTİSİ")
- GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR
- GÜZEL ile/ve/değil ETKİLEYİCİ
( Tümüyle güzellik yoktur! Her zaman, 1 [ya da 2 yanı] baskındır/etkiler ve ona göre ilgi görür. )
- GÜZELAVRAT OTU/BELLADONNA ile/ve/||/<>/> ATROPİN
( Patlıcangillerden, pis kokulu, çok yıllık ve otsu bir bitki. İLE/VE/||/<>/> Güzelavrat otundan çıkarılıp tıpta kullanılan zehirli bir nesne. )
- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K) ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)
( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )
- GÜZELLEŞMEK ile GELİŞEN ile GELİŞEN İŞ ile GELİŞME DURUMU
( FLOURISH vs. FLOURISHING vs. FLOURISHING BUSINESS vs. FLOURISHING CONDITION )
( معمور ile آباد کردن ile شکوفايي ile رونق يافتن ile آباد شدن ile نشو و نما کردن ile برومند شدن ile آبادان ile آباد ile کسب با رونق ile آبادي )
( MAMOR ile ABAD KARDAN ile SHKOFAYY ile RONGH YAFTAN ile ABAD SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile BOROMAND SHODAN ile ABADAN ile ABAD ile KASB BA RONGH ile ABADY )
- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI
- GÜZELLEŞTİRMEK ile GÖZ ALICI
( GLAMORIZE vs. GLAMOROUS )
( جادو کردن ile طلسم آميز ile مسحور کننده )
( JADO KARDAN ile TALSAM AMYZ ile MASHUR KONANDEH )
- DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE
- GÜZELLİĞİN DÖRT TÜRÜ -ile
- GÜZELLİĞİN:
İDRAKİ ile/ve/<> İFADESİ
( Ancak sendeki güzellik kadar. İLE/VE/<> Ancak sendeki güzellik kadar. )
- GÜZELLİK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- GÜZELLİK UZMANI ile GÜZELLEŞTİRME ile GÜZELLEŞTİRİCİ ile GÜZEL ile GÜZELLEŞTİRMEK
( BEAUTICIAN vs. BEAUTIFICATION vs. BEAUTIFIER vs. BEAUTIFUL vs. BEAUTIFY )
( مشاطه ile زيباسازي ile زيبا سازي ile قشنگ کننده ile زيباکننده ile ماه پيکر ile صاحب جمال ile خوشرو ile وجيه ile خوشگل ile قشنگ ile پري پيکر ile زيبا ile پر جلوه ile ماهرو ile جميل ile ماهرخ ile پريرو ile زيبا کردن ile قشنگ کردن ile داراي ظاهرخوب کردن )
( مشاطه ile ZYBASAZY ile ZYBA SAZY ile GHSHANG KONANDEH ile ZYBAKONANDEH ile MAH PEYKAR ile SAHEB JOMAL ile KHOSHRO ile وجيه ile KHOSHGOL ile GHSHANG ile PARY PEYKAR ile ZYBA ile پر جلوه ile MANPARO ile جميل ile MANPARKH ile PARYRO ile ZYBA KARDAN ile GHSHANG KARDAN ile DARAY ZANPARKHOB KARDAN )
- GÜZELLİK UZMANI ile KOZMETOLOJİ
( COSMETOLOGIST vs. COSMETOLOGY )
( آرايشگر ile مشاطه ile آرايشگري )
( ARAYSHGAR ile مشاطه ile ARAYSHGARY )
- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]
- GÜZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİLİK
- GÜZEL/LİK ile/ve SÜRÜKLEYİCİ/LİK
( BEAUTY vs./and FASCINATING )
- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI
( Ten, diş ve el. VE/<> Göz, kaş ve kirpik. VE/<> Yanak, dudak ve tırnak. )
- GÜZERGÂH/[Fars.]/ROTA[İt.]/DESTİNASYON[İng. < DESTINATION] değil/yerine GEÇEKYOL, İZLENİLEN YOL
- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ
- GYC/WEARABLE AID DEVICE[İng.] değil/yerine/= GİYİLEBİLİR YARDIM AYGITLARI
- H. MEHMET ŞALGAMCIOĞLU İLKÖĞRETİM OKULU :
( Baltalimanı'ndaki Hacı Mehmet Şalgamcıoğlu İlköğretim Okulu 1991/1992 ders yılında öğretim ve eğitime açıldı. )
- HAA/FAULT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= HATA AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ, HATA AĞACI ANALİZİ
- HABER ALMA GEREKSİNİMİ ile/ve/değil/<> HABER ALMA HAKKI
- HABER VERMEK:
GEÇMİŞTEN ile GELECEKTEN
( Herkes. İLE Peygambere özgü. )
- HABER ile/ve/değil/yerine İSTİHBARAT
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sorup tahkik ederek haber alma. )
- HABERCİ "RÜYA" ile "TAMAMLAYICI RÜYA"
- HABERDAR OLMAK ile/ve/<> FARKINDALIK
( TO BE AWARE OF vs./and/<> AWARENESS )
- HABER-İ SÂDIK:
PEYGAMBERDEN ile/ve/||/<>/> MÜTEVÂTİR
- HABERİNİN OLMAMASI ile/ve/||/<>/ne yazık ki HABERİNİN OLMAMASINDAN, HABERİNİN OLMAMASI
- HABERLEŞME ile İLETİŞİM
( INFORM vs. COMMUNICATION )
- HABERLEŞMEK ile/ve/değil HABERDAR ETMEK
- HABERLEŞMEK ile HABERLEŞTİRMEK ile HABERLEŞEBİLMEK ile HABER/LİK ile HABERCİ/LİK ile HABERLİ/LİK ile HABERSİZ/LİK ile HABER KİPİ ile HABERSİZCE ile HABER AJANSI ile HABER BÜROSU ile HABER BÜLTENİ ile HABER KAYNAĞI ile HABER MERKEZİ ile HABER STÜDYOSU
- HABERSİZ AYRILMADA/UZAKLAŞMADA:
VAROLUP OLMAMANI UMURSAMAMAK ile/ve/<>/< VAROLUŞUNUN, ÖNEMİ/ANLAMI/DEĞERİ/FARKI YOK
- HABIT :/yerine ALIŞKANLIK
- HABİTABLE ZONE İLE BİOSİGNATURE İLE PANSPERMİA ile/||/<> YAŞAM ARAYIŞI
( Dünya dışı yaşam kavramları. )
( Formül: Drake denklemi )
- HABİTAT YIKIM VE BOZUMU ile İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
( Doğal yaşam alanlarının bozulması ve yok edilmesi. İLE Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava örneklerinin uzun sürede değişmesi. )
- HABİTAT ile HABİTÜASYON ile HABİTÜEL ile HABİTÜEL ABORTUS
( Doğal ortam, yaşama alanı. İLE Alışkanlık. İLE Alışkanlık. İLE Yineleyen. İLE Yineleyen düşük. )
- HACAMATLAMAK ile HACAMAT ile HACAMATÇI/LIK ile HACAMAT ŞİŞESİ ile HACAMAT BALTASI
- HACCP/HAZARD ANALYSIS FOR CRITICAL CONTROL POINTS[İng.] değil/yerine/= KRITİK DENETLEME NOKTALARINDA TEHLİKE ÇÖZÜMLEMESİ
- HACI KAMALETTİN CAMİİ :
( Rumelihisar kalesi ile vapur iskelesi karşısında bulunan bu camii tarihi eser camilerden biridir. 1743'te Sultan I. Murat tarafından camiye dönüştürüldü. "Çarşı Camii" olarak da bilinen Hacı Kemalettin Camii 1940'da büyük onarım gördü. )
- HACIBEKTAŞ ile HACIBEKTAŞ TAŞI
- VOLUME ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE ACOUSTIQUE DE VOLUME[Fr.] / AKUSTISCHE WELLE DES DATENTRÄGERS[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM AKUSTİK DALGASI
- BULK MODULUS, MODULUS OF VOLUME[İng.] / MODULE DE COMPRESSIBILITÉ, MODULE D'ÉLASTICITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / MASSENMODUL, RAUMMODUL, VOLUMENMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM MODÜLÜ
- VOLUME[İng.] / VOLUME[Fr.] / RAUMINHALT, VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM
- TEVESSÜ[Osm.] / EXPANSION VOLUMIQUE[Fr.] / DYNAMIKDEHNUNG, DYNAMIKEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE GENLEŞME
- VOLUMENZENTZAH[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE YÜZDE
- VOLUME FLOW RATE[İng.] / DÉBIT VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL AKIŞ HIZI
- VOLUME SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ALINGANLIK
- VOLUME RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE VOLUME[Fr.] / DURCHGANGSSPEZIFISCHE WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL DİRENÇLİLİK
- VOLUMIC DENSITY OF ELECTROMAGNETIC ENERGY[İng.] / VOLUMETRISCHE ELEKTROMAGNETISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ELEKTROMANYETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU
- VOLUMIC EXPANSION[İng.] / VOLUMENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL GENLEŞME
- VOLUME LIFETIME[İng.] / VIE VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ÖMÜR
- HACIOSMANOĞLU, NİZAMETTİN (RİZE, 1960) :
( İnşaat ve taşımacılık işleri yapmaktadır. 1999 - 2004 ANAP ve 2004 - 2009 döneminde AKP den Bahçeköy Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. )
- HACİZ/HACZETMEK değil/yerine/= ELKOY / ELKOYLAMAK
- HACKER değil/yerine/= BİLGİSAYAR KORSANI
- HACKNEY ile HİLEKAR ile BASMAKALIP METAFOR
( HACKNEY vs. HACKNEYED vs. HACKNEYED METAPHOR )
( درشکه کرايه ile اسب کرايبه ile استعمال شده ile کنايه مبتذل )
( DARSHKEH KARAYYEH ile ASB KARAYBAH ile ESTEMAL SHODEH ile KONAYYEH MOBTAZL )
- HAÇSI KOROLLA, HAÇ BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ SALÎBÎ = COROLLE CRUCIFORME
- HADDELEMEK ile HADDE ile HADDECİ/LİK ile HADDE FABRİKASI
- HADDİNDEN FAZLA değil/yerine/= GEREĞİNDEN ÇOK
- HADDİNİ BİLMEK ve/||/<> VAROLMA/VAROLABİLME
- HADIMLAŞTIRMAK ile HADIM/LIK ile HADIM AĞASI
- HADRONIC ATOM[İng.] / ATOME HADRONIQUE[Fr.] / HADRONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRONİK ATOM
- HAFFAFZADE EMİRİ EFENDİ DERGÂHI :
( Mirgün'de (Emirgan) bulunuyordu. Zamanla yıkılıp gitti. Son şeyhi Şeyh Ahmet Muhyiddin Efendi olup Kadiriye tarikatı mensubuydu. )
- LIGHT WATER[İng.] / EAU LÉGÈRE[Fr.] / LEICHTWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFİF SU
- HAFİFE ALMAK ile/ve/<> GENELLEMEK
- HAFİFE ALMAK ile (YETERİNCE) ÖNEMSEMEMEK
- HAFİFLEMEK ile HAFİFLETMEK ile HAFİFLEŞMEK ile HAFİFLEŞTİRMEK ile HAFİFLETEBİLMEK ile HAFİFLEYEBİLMEK ile HAFİF/LİK ile HAFİFÇE ile HAFİF UYKU ile HAFİF HAFİF ile HAFİF YOLLU ile HAFİF RÜZGAR ile HAFİF SANAYİ ile HAFİF SIKLET ile HAFİF TERTİP ile HAFİF GÜVERTE ile HAFİF MAKİNELİ ile HAFİF HAPİS CEZASI
- HAFİFLETME ile HAFİFLETİCİ
( ALLEVIATION vs. ALLEVIATORY )
( تسکين ile تسکيني )
( TASKYNE ile TASKYNEY )
- HAFİFSEMEK ile HAFİFSENMEK
- HÂFİYEN[Ar.] ile HAFİYYEN/HAFİYYETEN[Ar.]
( Yalınayak olarak. | İkrâm ederek. İLE Gizliden, gizlice, saklı olarak, âşikâr olmayarak. )
- HAFIZLAMAK ile HAFIZ/LIK ile HAFIZA ile HAFIZALİ ile HAFIZALI/LIK ile HAFIZASIZ/LIK ile HAFIZA KAYBI ile HAFIZA YİTİMİ
- HAFNIUM[İng.] / HAFNIUM[Fr.] / HACKMESSER FÜR STRAHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM
- HAFNİYUM ile HAHNYUM/NİLSBOHRYUM
( ... İLE Atom numarası 105 olan, kaliforniyum atomlarının, azot çekirdekleriyle bombardımanından elde edilmiş yapay öğe. [Simgesi: Ha] )
- HAFRİYAT ile HAFRİYATÇI/LIK
- HAFTA/LIK ile HAFTA İÇİ ile HAFTA BAŞI ile HAFTA SONU ile HAFTALARCA ile HAFTALIKLI ile HAFTALIKÇI ile HAFTA ARASI ile HAFTA TATİLİ
- HAGEN-POISEUILLE LAW[İng.] / LOI DE HAGEN-POISEUILLE[Fr.] / HAGEN-POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-POİSEUİLLE YASASI
- HAİNLEŞMEK ile HAİN/LİK ile HAİNCE
- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME
- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK
- HAK EDİŞ ile/ve/değil/> HAKKINDAN VAZGEÇEBİLMEK
- HAK SİLLESİNİN:
SADÂSI/SEDÂSI ve/||/<> DEVÂSI ve/||/<> DAVÂSI
( Olmaz! )
- HAK ile/değil BAĞIMLILIK
( [not] RIGHT vs./but DEPENDENCE )
- HAK ile HAKİ ile HAK DİNİ ile HAK EDİŞ ile HAK KUŞU ile HAK YOLU ile HAK İHLALİ ile HAK KISITLAMASI
- HAK ile/ve/||/<>/>/< ZORUNLULUK
( RIGHT vs./and/||/<>/>/< OBLIGATION )
- HAKARET ile AŞAĞILAYICI
( INSULT vs. INSULTING )
( اهانت کردن ile توهين ile متلک گفتن ile بي حرمتي کردن ile خوار کردن ile بي احترامي کردن ile بي حرمتي ile بدحرفي ile اهانت ile کنفت کردن ile بي احترامي ile موهن )
( ANPEHENT KARDAN ile TOOHYNE ile MOTELK GOFTAN ile BEY HARMATY KARDAN ile KHAR KARDAN ile BEY EHTARAMY KARDAN ile BEY HARMATY ile بدحرفي ile ANPEHENT ile KONAFT KARDAN ile بي احترامي ile MOUHON )
- HAKİKAT = GERÇEKLİK ve/+ ÇEŞİTLİLLİK(OLGUSALLIKLAR)
( TRUTH = REALITY and/+ VARIETY )
- HAKİKAT:
ÖĞRENİLEBİLİR fakat ÖĞRETİLEMEZ
( Belki. FAKAT Asla! )
- HAKİKAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER
( FACT vs. FACTOR vs. FACTORIAL vs. FACTORING vs. FACTORIZATION vs. FACTORS vs. FACTORY vs. FACTORY OWNER vs. FACTS )
( وجود مسلم ile حقيقت ile واقعيت ile عامل ile سازه ile فاکتوريل ile فالگيري ile فاکتور گيري ile عوامل ile کارخانه ile توليدي ile کارگاه ile کارخانه چي ile مطالب )
( VOJUD MOSLAM ile HAGHYGHT ile VAGHEYT ile AMEL ile SAZEH ile FAKTORYLE ile فالگيري ile FAKTOR GYRY ile AVAMEL ile KARKHANEH ile TOLYDY ile KARGAH ile KARKHANEH CHY ile MOTALEB )
- HAKİKAT ile HAKİKATLİ/LİK ile HAKİKATSİZ/LİK
- HAKİKAT ile/<> UPUYGUNLUK
- HAKİKATE "SAHİP OLMAK" değil HAKİKATTEN HABERDAR OLMAK
- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK
( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )
- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK
( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )
- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]
( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )
- HAKİKAT/İ ile/ve/değil/<> OLGUSALLIK/I
- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK
- HAKİKATLERİN SANATI ile SANATIN HAKİKATLERİ
- HAKK:
GÖRDÜĞÜMÜZ değil GÖRDÜKLERİMİZDE YANSIR(TECELLÎ EDER)
- Hakkaniyet için DİNLE!!!
- HAKKETMEK ile HAKKEDEBİLMEK
- HAKLAMAK ile HAKLAŞMAK ile HAKLAYABİLMEK
- HAK/LAR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- HAKLAR:
SINIRLANDIRILAMAZ OLANLAR ile/ve/||/<> SINIRLANDIRILABİLİR OLANLAR
- HAKLARIMIZIN ANIMSATILMASINDA:
"SARKITMA" değil/>< ANINDA/DERHAL
- HAKLILIK/HAKSIZLIK ile/ve/değil/||/<> İSABETLİLİK/İSABETSİZLİK
- "HAKLIYIM" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKLAYACAĞIM
- HAKSIZLIĞA/YANLIŞ ANLAŞILMAYA:
MÂRUZ KALMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MAĞDUR OLMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MÜŞTEKÎ OLMAK
- HAKSIZLIK ile/değil BİLİNÇ FARKLILIKLARI
- HAKSÖZ, HİKMET (MESTANLI, BULGARİSTAN, 1937 - 2017) :
( İlkokulu Şumnu'daki Vakıflar İptidaisinde tamamladı. Yine Şumnu'daki Muhtelit Türk Rüştiyesine yazıldı. Üçüncü sınıfta iken Türkiye'yle göç ettirildiler (1951). Ortaokulu Vize'de tamamladı ve Balıkesir Necati Öğretmen Okulundan mezun olunca (1956) Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümüne devam etti ve mezun olarak meslek hayatına atıldı. Anılarını kapsayan "Göç Yolları" (2015) adlı kitabını yayınladı. )
- AGGREGATZUSTANDSÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HÂL DEĞİŞİMİ
- HAL DEĞİŞİMİ ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Hal değişimi genel, faz geçişi spesifik dönüşümdür )
( Formül: katı-sıvı-gaz )
- EQUATIONS OF STATE[İng.] ile/değil/yerine/= HAL DENKLEMLERİ
- ZUSTANDS FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HÂL FONKSİYONU
- HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK
- HALE/HEALTHY LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI YAŞAM BEKLENTISİ
- HÂLİKIYET değil/yerine/= YARATICILIK
( HÂLİKLİK, YARATICILIK )
- HALİL ile HALİLULLAH ile HALİLZAD
( KHALIL vs. KHALILOLLAH vs. KHALILZAD )
( خليل ile خليلالله ile کهليل زاد )
( خليل ile خليلالله ile KONPALYLE ZAD )
- HALİNE GELMEK ile MÜSLÜMAN OLMAK ile VATANDAŞ OLMAK ile ALIŞKANLIK HALİNE GELMEK ile DAHA İYİ OLMAK ile BÖLÜNMÜŞ OLMAK ile BİTKİN DÜŞMEK ile ÜNLÜ OLMAK ile ÇARESİZ KALMAK ile HAFİFLEMEK ile MİLLİLEŞTİRİLMEK ile RESMİ HALE GELMEK ile FAKİR OLMAK ile ALAKALI HALE GELMEK ile SOSYALLEŞMEK ile AĞRIMAK ile UZUN BOYLU OLMAK
( BECOME vs. BECOME A MUSLIM vs. BECOME A CITIZEN vs. BECOME A HABIT vs. BECOME BETTER vs. BECOME DIVIDED vs. BECOME EXHUSTED vs. BECOME FAMOUS vs. BECOME HELPLESS vs. BECOME MILD vs. BECOME NATIONALIZED vs. BECOME OFFICIAL vs. BECOME POOR vs. BECOME RELEVANT vs. BECOME SOCIABLE vs. BECOME SORE vs. BECOME TALL )
( شدن ile تحويل يافتن ile زيبنده بودن ile آمدن به ile در آمدن ile به تابعت درآمدن ile ملکه شدن ile اسلام آوردن ile بهترشدن ile تقسيم شدن ile فرسودهشدن ile اشتهار يافتن ile اسم در کردن ile درماندن ile ملايم شدن ile ملي شدن ile رسميت پيدا کردن ile به پيسي افتادن ile ربط پيدا کردن ile الفت گرفتن ile زخم شدن ile استخان ترکاندن )
( SHODAN ile TAHVYLE YAFTAN ile ZYBANDEH BODAN ile AMADAN BAH ile DAR AMADAN ile BAH TABEAT DARAMADAN ile MOLKEH SHODAN ile ESLAM AVARDAN ile BACPEHTARSHODAN ile TAQSYM SHODAN ile FARSODEHASHODAN ile ESHTEHAR YAFTAN ile ESM DAR KARDAN ile DARMANDAN ile MOLAYM SHODAN ile MOLY SHODAN ile RASMYT PEYDA KARDAN ile BAH PEYSY AFTADAN ile RABT PEYDA KARDAN ile ELEFT GARAFTAN ile ZAKHAM SHODAN ile ESTEKHAN TARKANDAN )
- HALİSÂNE değil/yerine/= İÇTENLİKLE
- HALİT AKÇATEPE BAHRİYELİLER PARKI :
( Kilyos Mahallesinde olup 440,00 m²'lik bir alanı kapsar. 300,00 m²'lik yeşil alanı, 100,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- HALK OYLAMALARINDA:
1961 ile 1982 ile 1987 ile 1988 ile 2007 ile 2010
(
)
- HALK YÖNETİMİ ile/ve/||/<> ÜNİVERSİTE ile/ve/||/<> TİYATRO ile/ve/||/<> SPOR
( İyonya'lıların, insanlığın gelişimindeki önemli katkı eşikleri. )
- HALKALAMAK ile HALKALANMAK ile HALKA ile HALKACI/LIK ile HALKALI ile HALKASIZ ile HALKA YAY ile HALKALILAR ile HALKA DÖNÜK/LÜK ile HALKALI DAMAR ile HALKA OYUNLARI ile HALKALI GÖZLER ile HALKA DİZİLİŞLİ
- CYCLIC COMPOUND[İng.] / COMPOSE CYCLIQUE[Fr.] / ZYKLISCHE VERBINDUNG, RING VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKALI BİLEŞİK
- HALKALI ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HALKAVÎYE = VAISSEAUX ANNULAIRES, VAISSEAUX ANNELÉS
- AZYKLISCHE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKASIZ BİLEŞİK
- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]
- HALKIN İRFANI ile/değil İLGİSİZLİK/KAYITSIZLIK
- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK
- HALL MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= HALL DEVİNİRLİĞİ
- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI
- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ
- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI
- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ
- HALL ACCELERATOR[İng.] / HALL-BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HIZLANDIRICISI
- HALLETMEK değil/yerine/= ÇÖZMEK/ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK/YOLUNA KOYMAK
- HALLETMEK ile DİKKATLİ DAVRANIN ile ELLEÇLEME ile İŞLERİN HALLEDİLMESİ ile EL LİSTESİ
( HANDLE vs. HANDLE WITH CARE vs. HANDLING vs. HANDLING OF AFFAIRS vs. HANDLIST )
( دسته ile سرو کار ile قبضه شمشير ile جادستي ile رفتار کردن ile دستينه ile ادارهکردن ile دستگيره ile با احتياط دست بزنيد ile رتق ile رسيدگي ile رتق و فتق امور ile فهرست مختصر )
( DASTEH ile SORO KAR ile GHABZEH SHMASHYR ile جادستي ile RAFTAR KARDAN ile DASTYNAH ile EDARECKARDAN ile DASTGYRAH ile BA EHTYAT DAST BOZANYD ile RATAGH ile RESYDEGY ile RATAGH VE FOTEGH AMOR ile FANPAREST MOKHTASR )
(1996'dan beri)