On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/125)
- DERNEKLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DERNEKLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DERNEKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- DERNEKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- DERNEKLEŞMEK ile DERNEK ile DERNEKÇİ/LİK
- DEROGASYON ile DETACHMENT
( Ayrıklık. İLE [yerinden] Ayrılma. )
- DERS ÇALIŞMAK ile/ve/> (NİTELİKLİ/AYRICALIKLI) ÇALIŞMAK
( STUDY vs./and/> WORKING )
- DERSHANE ile DERSHANECİ/LİK
- DERT SAHİPLİĞİ ile/ve/değil ADANMIŞLIK
- DERTLERİN ARTMASI ile/değil GERÇEKLERİN ANLAŞILMASI
- DERTLERİNİ PAYLAŞMAK ile TAZİYE ile KOMİSER ile KOMİSERLİK ile KOMİSYON ile KOMİSYON ÜCRETİ ile ARABULUCULUK ile ORTAK
( COMMISERATE vs. COMMISERATION vs. COMMISSAR vs. COMMISSARIAT vs. COMMISSION vs. COMMISSION FEE vs. COMMISSURE vs. COMMISURAL )
( اظهار تاسف کردن ile اظهارتاسف ile کميسر ile کميساريا ile کميسيون ile حقالعمل کار ile کارمزد ile ماموريت دادن ile حقالعمل ile محل تلاقي ile درزي )
( EZEHAR TASEF KARDAN ile EZEHARTASEF ile KAMYSAR ile کميساريا ile KAMYSYVAN ile HAGHALEMAL KAR ile KARAMZAD ile MAMORYT DADAN ile HAGHALEMAL ile MOHAL TALAGHY ile درزي )
- DERVİŞ:
DÜNYA ve/||/<> İKİYÜZLÜLÜK ve/||/<> VARLIK ve/||/<> YALAN ve/||/<> KÖSNÜ/ŞEHVET
( DERVİŞ: DAL ve/||/<> RA ve/||/<> VAV ve/||/<> YE ve/||/<> ŞIN )
- Dervişlikte DİNLE!!!
- Dervişlikte SUS!!!
- DESANDAN/DESCENDING[İng.] değil/yerine/= INEN, AZALAN
- DESCARTES İNKİŞÂR KANÛNU[Osm.] / DESCARTES' REFRACTION LAW[İng.] / LOI DE LA RÉFRACTION DE DESCARTES[Fr.] / DESCARTESSCHES BRECHUNGGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DESCARTES KIRILMA YASASI/KANUNU
- DESCRIBE :/yerine TANIMLAMAK
- DESCRIPTION :/yerine AÇIKLAMA
- DESCRIPTION vs./and EXPECTATION
- DESCRİPTİVE SET THEORY ile/||/<> CLASSICAL SET THEORY
( Descriptive set theory Borel ve analytic kümeleri incelerken İLE classical set theory genel küme aksiyomlarını inceler )
( Formül: Projective hierarchy )
- DEŞEKSİYON değil/yerine/= HAREKET SAPMASI
- DEŞELEMEK ile DEŞEBİLMEK
- DESELERASYON/DECELERATION[İng.] değil/yerine/= YAVAŞLAMA
- DESELERASYON değil/yerine/= YAVAŞLAMA
- DESENLEMEK ile DESEN ile DESENCİ/LİK ile DESENLİ ile DESENSİZ ile DESENLİ KAPLAMA
- DESENSİTİZASYON/DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= DUYARSIZLAŞTIRMA
- DESENSİTİZASYON değil/yerine/= DUYARSIZLAŞMA, DUYARSIZLAŞTIRMA
- DECIBELMETER[İng.] / DÉCIBELMÈTRE[Fr.] / DEZIBELMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİBELÖLÇER
- DESIGN :/yerine TASARLAMAK
- DESIGNATION vs. LIMITING
- HOLE MOBILITY[İng.] / MOBILITÉ DES TROUS[Fr.] / LÖCHERBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK DEVİNİRLİĞİ/HAREKETLİLİĞİ
- HOLE CONDUCTION[İng.] / CONDUCTION PAR TROU[Fr.] / DEFEKTLEITUNG, LOCHLEITUNG, LÖCHERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK İLETİMİ
- DESİKANT ile DESİKASYON ile DESİKATÖR
( Kuru tutan, nem alıcı. İLE Kuru tutma. İLE Kurutucu. )
- DESICCATOR[İng.] / DESSICCATEUR[Fr.] / EXPONENTIELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİKATÖR
- DEŞİLMEK ile DEŞİLEBİLMEK
- DESKALASYON ile DESKUAMASYON ile DESKUAMATİF
( Azalım. İLE Kepeklenme, kavlama, soyulma. İLE Kepeklenen, pul pul dökülen. )
- DESKUAMASYON değil/yerine/= DÖKÜLME
- DESPOTLAŞMAK ile DESPOTLAŞABİLMEK ile DESPOT/LUK ile DESPOTÇA ile DESPOTİZM
- DESTANLAŞMAK ile DESTANLAŞTIRMAK ile DESTANLAŞABİLMEK ile DESTANLAŞTIRILMAK ile DESTAN/LIK ile DESTANİ ile DESTANCI/LIK ile DESTANLI ile DESTANSAL ile DESTANSIZ
- SUPPORTING ELECTROLYTE[İng.] / ÉLECTROLYTE SUPPORT[Fr.] / LEITSÄTZE[Alm.] ile/değil/yerine/= DESTEK ELEKTROLİTİ
- DESTEK ile/ve/<> SEFERBERLİK
( SUPPORT vs./and/<> MOBILIZATION )
- DESTEKLEME ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLEŞTİRME
- DESTEKLEME ile/ve/||/<> DENGELEME
- DESTEKLEME ile/ve/||/<> KOLLAMA
- DESTEKLEME ile ÖNCELLEME
( TO SUPPORT vs. TO PRECEDE )
- DESTEKLEMEK ile/ve/||/<> PEKİŞTİRMEK
- DESTEKLEMELİ!
- DESTEKLEYİŞ ile DESTEKLEYİCİ/LİK
- DESTELEMEK ile DESTEKLEMEK ile DESTELENMEK ile DESTELETMEK ile DESTEKLENMEK ile DESTEKLETMEK ile DESTEKLEŞMEK ile DESTELEYEBİLMEK ile DESTEKLENEBİLMEK ile DESTEKLEYEBİLMEK ile DESTE ile DESTEK ile DESTECİ/LİK ile DESTEKLİ/LİK ile DESTEKÇİ/LİK ile DESTEKSİZ/LİK ile DESTEK DOKU ile DESTEK OYUN ile DESTEKLİ BÜTÇE ile DESTEKLEME ALIMI
- TAKTİR ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= DESTİLLEMEK
- DESTİNASYON ile DESTİNASYON TURİZMİ
- DESTINY vs./and COINCIDENCE
- DESTRUCTION :/yerine YIKIM
- DESTRÜKSİYON/DESTRUCTION[İng.] değil/yerine/= YIKIM
- DESTRÜKSİYON ile/||/<> DESTRÜKTİF
( Yıkım. İLE/VE/|| Yıkıcı. )
- DESTRÜKSİYON ile DESTRÜKTİF
( Yıkım. İLE Yıkıcı. )
- DESTRÜKTİF/DESTRUCTIVE[İng.] değil/yerine/= YIKICI
- DESTUR ile/ve ESTAĞFİRULLÂH
- DETAIL vs. DIFFERENTIATION
- DETAŞMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= AYRILMA
- DETAYLANDIRMAK ile AYRINTILI ÇALIŞMA
( ELABORATE vs. ELABORATE WORK )
( با دقت شرح دادن ile بهزحمت ساختن ile نازک کاري ile ريزهکاري )
( BA DAGHT SHARH DADAN ile BACPEHZAHMAT SAKHTAN ile NAZAK KARY ile ريزهکاري )
- DETAYLANDIRMAK ile DETAY ile DETAYLI/LIK ile DETAYSIZ/LIK ile DETAYSIZCA
- DETERIORATE vs. DEGENERATE
- DETERGENT[Fr.] / REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DETERJAN
- DETERJAN ile DETERJANCI/LIK
- DETERMINAN/DETERMINANT[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİCİ
- DETERMİNAN/T ile DETERMİNASYON ile DETERMİNE ile DETERMİNE ETMEK
( Belirleyen, belirleyici. İLE Belirlenim, belirleme, belirleyicilik. İLE Belirlenmiş, belirli. İLE Belirlemek. )
- DETERMİNANT ile/||/<> İZ (TRACE)
( Determinant matrisin tersinirliğini, iz ise köşegen elemanları toplamını verir )
( Formül: det(A) ≠ 0 ⟺ A tersinir\ntr(A) = Σaᵢᵢ = Σλᵢ (özdeğerler) )
- DETERMİNANT ile/||/<> TRACE
( Determinant hacim çarpan İLE trace köşegen toplamı. )
( Formül: det(A) İLE tr(A) )
- DETERMİNASYON/DETERMINATION[İng.] değil/yerine/= BELİRLEME
- DETERMİNASYON ile/||/<> DETERMİNAN
( Belirleme. İLE/VE/|| Belirleyici. )
- DETERMINATION vs. INSISTENCE
- DETERMINATION vs./and OBLIGATION
- DETERMINE :/yerine BELİRLEMEK
- DETERMINING vs. DETERMINED
- DETERMİNİST ile DETERMİNİZM ile DETERMİNASYON
- DETERMİNİSTİK KAOS ile/||/<> RASTGELE SÜREÇ
( Kaos belirli kurallı öngörülemez, rastgele gerçek stokastik. )
( Formül: Lorenz İLE Brown )
- DETERMİNİSTİK ile/||/<> STOKASTİK
( Deterministik sistemler öngörülebilir İLE stokastik sistemler rastgelelik içerir )
( Kolmogorov tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1987) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Olasılık teorisi aksiyomları) )
- DETERMİNİZM/DETERMINISM[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİMCİLİK
- DETERMİNİZM İLE İNDETERMİNİZM İLE OLASILIK ile/||/<> FİZİK FELSEFİ SORUNLARI
( Fiziğin temel felsefi soruları. )
( Formül: Hidden variables? )
- DETERMINUS ile/ve/değil/||/<>/< PERIAKTEON
( Karadakileri[sabitleri] ayırmada. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kara[sabit] ile denizi[değişkeni] ayırmada. [sahne değiştirme] )
- DETOKSİFİKASYON/DETOXIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARINDIRMA
- GIANT PULSE LASER[İng.] / LASER À IMPULSIONS GÉANTES[Fr.] / RIESENIMPULSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEV DARBELİ LAZER
- DEV KAPLUMBAĞA ile ALDABRA KAPLUMBAĞASI
( 20 türü bulunur. [Yok olma tehlikesi altındalardır.] [1750'lerde ise 250 tür bulunuyordu.] İLE Toplam dev kaplumbağa nüfusunun %90'ıdır. [Günümüzde 152.000 civarındalardır.] )
( ... İLE Her 10 yumurtadan sadece biri erişkinliğe ulaşır. )
( ... İLE Eşeysel olgunluğa ulaşmaları 30 yıldır. )
( ... İLE 250 kg. ağırlıkları vardır. )
( ... İLE "Adwaitya" adlı Aldabra kaplumbağası, 2006 yılına kadar 255 yıl yaşamıştır. )
( COLOSSOSCHELYS ATLAS cum GEOCHELONE GIGANTES )
- DEVAKANYA ile/||/<> AVALOKİTESVARA ile/||/<> MARA
( İkinci dereceli bir dişi tanrıça. @@ Şefkat Buda'sı. @@ Mitolojik bir varlık. )
- DEVALÜASYON/DEVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞTİRME
- DEVALÜASYON değil/yerine/= DEĞER DÜŞÜRÜMÜ
- DEVALÜE ile DEVALÜASYON
- DEVAM ETTİRME ile SÜREKLİLİK
- DEVAMLILIK değil/yerine/= SÜREYLİK
- DEVEDİKENİ / KARAYANDIK / MUGAYLÂN[Fars.] ile DEVETABANI
( Bileşikgillerden, yaprakları dikenli, çeşitli türleri içine alan bir kır bitkisi. İLE Bileşikgillerden, geniş yapraklı bir süs bitkisi. )
( CARDUUS / CIRCIUM / ONOPORDEN cum PHLODENTRON )
- DEVEDİKENİ ile EŞEKDİKENİ
( ... İLE Devedikeni türünden bir bitki. )
- DEVEDİKENİ ile YABANENGİNARI
( ... İLE Devedikeninin bir türü. )
- DEVEKUŞU ile TEPELİ DEVEKUŞU / (AVUSTRALYA) CASSOWARY KUŞU
(
)
( ... İLE Yeni Gine'de, çevresindeki bazı adalarda ve Avustralya'nın kuzey ucunda yaşarlar. )
( ... cum CASUARIUS CASUARIUS )
- DEVEKUŞUNA:
UÇ! DENİLİNCE ve/||/<> KOŞ! DENİLİNCE
( Ben, "deveyim" demiş. VE/||/<> Ben, "kuşum" demiş. )
( "İşimize geldiği gibi yaşama"nın, zavallılık seviyesindeki yansıması. )
- DEVELİLİOĞLU, TANER E. (İST. 1940) :
( İzmit'ten kaleci olarak transfer edildi ve iki sezon (1961 - 62) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 38 lig, 2 kupa olmak üzere 40 resmi ve 8 özel maçla birlikte 48 maçta yer aldı ve lig maçlarında 31, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 8 olmak üzere 45 gol yedi. Teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )
- DEVELOP :/yerine GELİŞTİRMEK
- DEVELOPER ile DEVELOPMENT ile DEVELOPMENTAL
( Geliştirici. İLE Gelişim. İLE Gelişimsel. )
- DEVELOPING :/yerine GELİŞEN
- DEVELOPMENT vs. PROGRESS
- DEVELOPMENT vs. TO STRENGTHEN
- DEVELOPMENT :/yerine GELİŞME
- DEVELOPMENT vs./and FORMATION/CONSTITUTION
- ... değil DEVETABANI
- DEVİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/SÜKÛN[Ar.] ile/ve/||/<> BİRLEŞME/İCTİMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> AYRILMA/İNFİRAK[Ar.]
- DEVİM ile DEVİMLİ ile DEVİMSEL/LİK ile DEVİMSİZ ile DEVİM BİLİMİ ile DEVİMSELCİLİK
- DYNAMIC FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE FLIESSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNBİLİM/DİNAMİK AKIŞKANLIK
- DYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNBİLİM
- NESNE/İLKE:
DEVİNEN ile/ve/||/<> DEVİNDİREN
- DYNAMIC SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHES SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BAKIŞIM/SİMETRİ
- DYNAMIC PRESSURE[İng.] / PRESSION DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BASINÇ
- DYNAMIC SIMILARITY[İng.] / SIMILARITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE ÄHNLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BENZERLİK
- DYNAMIC ANALOGY[İng.] / ANALOGIQUE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHES ANALOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BENZETME/BENZEŞİMİ
- DYNAMIC VARIABLE[İng.] / VARIABLE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE VARIABLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEĞİŞKEN
- DYNAMIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À RÉACTION[Fr.] / DYNAMISCHER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEVRESİ
- DYNAMIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DİRENÇ
- DYNAMIC SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DUYARLILIK
- DYNAMIC REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DÜZENLEYİCİ
- DYNAMIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK EMPEDANS
- DYNAMIC CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK KARAKTERİSTİĞİ
- DYNAMIC METER[İng.] / MÈTRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE METER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK METRE
- MEBHAS-ÜL HAREKÂT[Osm.] / DYNAMIQUE[Fr.] / BEWEGUNGSLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK
- KINEMATICS[İng.] / CINÉMATIQUE[Fr.] / KINEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM BİLGİSİ, KİNEMATİK
- KUDRET-İ HAREKÂT[Osm.] / KINETIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM ENERJİSİ/KİNETİK ENERJİ
- DEVİNİM ile DEVİNİMLİ ile DEVİNİMSİZ
- DEVİNİM = HAREKET = MOVE, MOTION, MOVEMENT[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.] = KINESIS[Yun.] = MOVIMIENTO[İsp.]
- KINEMATIC VISCOSITY[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL AĞDALILIK
- KINEMATIC FLUIDITY[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL AKIŞKANLIK
- KINETIC PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL BASINÇ
- KINETIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL DEVİNİRLİK
- KINETIC STRESS[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL GERİLİM
- KINETIC REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL TEPKİ
- DEVİNİMSEL = DYNAMISCH[Alm.] = DYNAMIS TEN[Yun.]
- [ne yazık ki]
DEVİNİMSİZLİK ile/ve/değil DEĞİŞMEZLİK
( [not] LACK OF MOTION vs./and/but CONSTANTNESS )
- MOMENTUM WAVE FUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK DALGA İŞLEVİ
- MOMENTUM CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK KORUNUMU
- MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK
- PRECESSION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNME
- DEVİNMEK ile DEVİNDİRMEK ile DEVİNEBİLMEK ile DEVİNDİRİLMEK ile DEVİN DUYUMU
- DEVİRMEK ile DEVİRTMEK ile DEVİREBİLMEK ile DEVİRİVERMEK ile DEVİR ile DEVİRLİ
- DEVİ(Y)ASYON ile DEVİTALİZASYON
( Sapma, eğrilme. İLE Öldürme, cansızlaştırma, duyarsızlaştırma. )
- DEVİYASYON değil/yerine/= SAPMA
- DEVLEŞMEK ile DEVLEŞTİRMEK ile DEVLEŞEBİLMEK
- DEVLETİN (ÖNCELİKLİ/ZORUNLU) SORUMLULUKLARI:
EĞİTİM ve/||/<> SAĞLIK ve/||/<> GÜVENLİK ve/||/<> YARGI GÜVENCESİ
- DEVLETİN SÜREKLİLİĞİ/KALICILIĞI ile/ve/||/<> TOPLUMUN SÜREKLİLİĞİ/KALICILIĞI
( Siyaset ile. İLE/VE/||/<> Bilgi ve dil ile. )
( [simgesi/değeri/ölçütü] Bayrak. İLE/VE/||/<> Sancak. )
( BEKÂ-İ DEVLET ile/ve/||/<> BEKÂ-İ MİLLET )
- DEVLETİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ V GÖREVLERİNDE:
OLUMSUZ ile/ve/||/<> OLUMLU
( Saygı gösterme, karışmama. İLE/VE/||/<> Geliştirme, yayma. | Koruma. | Yerine getirme, ortam hazırlama. )
- DEVLETİN/DİN'İN:
SAĞLADIKLARI VE KORUDUKLARI
ve/+/||/<>/>/<
TEMEL GÜVENCELERİ
( * CAN GÜVENLİĞİ
* AKIL SAĞLIĞI
* NESİL SÜREKLİLİĞİ
* MAL GÜVENLİĞİ
* DİN GÜVENCESİ
ve/+/||/<>/>
* SAĞLIK GÜVENCESİ
* EĞİTİM GÜVENCESİ
* GÜVENLİK GÜVENCESİ
* YARGI GÜVENCESİ )
( Giderdim, gönülden kini,
Kini olanın, olmaz dini! )
( ZARÛRİYÂT-I DİNİYYE / MAKÂSID-I HAMSE )
- DEVLETLEŞTİRMEK ile DEVLETLEŞTİRİLMEK ile DEVLET ile DEVLETLİ ile DEVLETÇİ/LİK ile DEVLET BABA ile DEVLET DİLİ ile DEVLET KUŞU ile DEVLET ADAMI ile DEVLET SIRRI ile DEVLET BAKANI ile DEVLET KAPISI ile DEVLET NİŞANI ile DEVLET BANKASI ile DEVLET BAŞKANI ile DEVLET DÜŞKÜNÜ ile DEVLET TAHVİLİ ile DEVLETLER ARASI ile DEVLET SANATÇISI
- DEVRALMAK ile DEVRALABİLMEK
- DEVRALMAK[Ar.] değil/yerine/= GEÇİRALMAK
- DEVRE ile DEVRE ile DOLAMBAÇLI
( CIRCUIT vs. CIRCUITRY vs. CIRCUITY )
( مدار ile مدارگزيني ile مدارات ile مدار حرکت )
( MADAR ile MADARGOZYNEY ile مدارات ile MADAR HARKAT )
- DEVREDİLEN ile HEYET
( DELEGATED vs. DELEGATION )
( موکل ile نمايندگي ile هيات نمايندگان ile هيات نمايندگي ile وکالت )
( MOKL ile NAMAYNADEGY ile YEHYAT NAMAYNADEGAN ile YEHYAT NAMAYNADEGY ile VEKALT )
- DEVREDİLME ile DEVREDİLMEZLİK
- DEVREDİLMEK/DEVROLMAK değil/yerine/= GEÇİRİLENMEK
- DEVRETME ile/ve/||/<> EL DEĞİŞTİRME
- DEVRETMEK ile DEVREDİLMEK ile DEVRE ile DEVREK ile DEVREN ile DEVRE DIŞI ile DEVRE MÜLK ile DEVRE ARASI ile DEVRE KESİCİ ile DEVRE VOLTAJI ile DEVRE POTANSİYELİ
- DEVRETMEK değil/yerine/= GEÇİRİLEMEK
- DEVREYE SOKMAK ile İNDÜKTİL ile ENDÜKTİF ile TÜMEVARIMSAL AKIL YÜRÜTME
( INDUCT vs. INDUCTILE vs. INDUCTIVE vs. INDUCTIVE REASONING )
( گماشتن بر ile دراز نشو ile استنتاجي ile استقرائي ile قياس استقرائي )
( GOMASHTAN BAR ile DARAZ NESHO ile استنتاجي ile ESTEGHARAYEY ile قياس استقرائي )
- DEVRİK ANTİKLİNAL ile DEVRİK KANAT ile DEVRİK KATMAN ile DEVRİK KIVRIM ile DEVRİK SENKLİNAL ile DEVRİK (STRATİGRAFİK) İSTİF
( Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı antiklinal. İLE Kıvrımlanma sürecinde, eğim açısı 90 dereceyi aşarak devrik konum kazanan bir istif ya da katmanlardan oluşan, öteki kanat ve kıvrım eksen düzlemi ile aynı yönde eğimli olan kıvrım kanadı. İLE Çökel kayaçlarda istiflenme kuramına uymayan, daha yaşlı olan alt yüzeyi üstte, daha genç olan üst yüzeyinin altta olacak biçimde ters yüz olmuş katman. İLE Kıvrımlanma sürecinde, kanatlarından biri, eğim açısının 90 dereceyi aşmasıyla devrik konum kazanan ve dolayısıyla iki kanadı ve eksen düzlemi aynı yönde eğimli olan jeolojik kıvrım. İLE Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı senklinal. İLE Üst üstelik ilkesine göre yatay olarak çökelmiş ancak sonraki jeolojik süreçlerde aynı yönde artarak 90 dereceyi aşan bir eğim açısı kazanmış, yaşlı üstte, genç altta olacak biçimde ters yüz olmuş istif. )
( OVERTURNED ANTICLINE vs. OVERTURNED LIMB vs. OVERTURNED BED vs. INVERTED FOLD/OVERFOLD/OVERTURNED FOLD/REVERSED FOLD vs. OVERTURNED SYNCLINE vs. INVERTED STRATIFICATION/OVERTURNED STRATIFICATION )
( ANTICLINAL DEVERSÉ/ANTICLINAL RENVERSÉ avec FLANC INVERSE avec STRATIFICATION RENVERSÉE avec PLI DéVERSÉ/PLI OBLIQUE/PLI RÉNVERSÉ avec SYNCLINAL DEVERSÉ/SYNCLINAL RENVERSÉ avec STRATIFICATION RENVERSÉE )
( GEKIPPTE ANTIKLINE mit INVERSSCHENKEL/LIEGENDSCHENKEL/ÜBERKİPPTER FALTENFLÜGEL/ÜBERKIPPTER FALTENSCHENKEL/VERKEHRT SCHENKEL mit ÜBERKIPPTES BETT mit GEKIPPTE FALTE/ÜBERKIPPTE FALTE mit GEKIPPTE SYNKLINE mit ÜBERKIPPTE AUFSCHICHTUNG )
- DEVRİLEBİLMEK ile DEVRİLİVERMEK ile DEVRİ ile DEVRİK/LİK ile DEVRİM ile DEVRİMCİ/LİK ile DEVRİK CÜMLE ile DEVRİK TÜMCE
- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER
- DEVRİM ile BAŞKALDIRI
( Sürekli devrim, sürekliliği ortadan kaldırır. )
( Baskıya/dayatmalara başkaldırmayan kişi, en başta, kendine karşı adâletsizdir. )
( REVOLUTION vs. REBELLION )
- DEVRİM ile/ve/değil/yerine/<> DEĞİŞİKLİK
- DEVRİM = İNKILÂP = REVOLUTION[İng.] = RÉVOLUTION[Fr.] = REVOLUTION UMWÄLZUNG[Alm.] = REVOLUCION[İsp.]
- DEVRİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SİVİL İTAATSİZLİK
- DEVŞİRİM ile DEVŞİRİMLİ ile DEVŞİRİMSİZ
- DEVŞİRME ile/||/<>/> CİVELEK ile/||/<>/> ÇERİ ile/||/<>/> YENİÇERİ/SOLAK ile/||/<>/> CERRAH ile/||/<>/> BAŞESKİ ile/||/<>/> EŞKİNCİ ile/||/<>/> KETHÜDA ile/||/<>/> ODABAŞI ile/||/<>/> TURNACIBAŞI ile/||/<>/> ULÛFECİ ile/||/<>/> ASÂKİR-İ MANSURE
( Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. İLE/||/<>/> Yeniçeri ocağına yeni girmiş delikanlı. İLE/||/<>/> Asker. İLE/||/<>/> Piyade askeri. İLE/||/<> Yeniçeri ordusunda görevli hekim. İLE/||/<> Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı ve erlerinin en kıdemlisi. İLE/||/<>/> Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<>/> Yeniçeri Ocağı'nda, Yeniçeri Ağası'ndan sonra gelen en yüksek subay. İLE/||/<>/> Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selâm törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. İLE/||/<> Yeniçeri Ocağı'nda bir bölüğünün komutanı. Son dönemde mübaşirlik yapanlara verilmiştir. İLE/||/<> Yeniçerilikte bir sınıf süvari askeri. İLE/||/<> İkinci Mahmut döneminde, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı. )
( FERİK: Tümgeneral ya da korgeneral.
HASSA ORDUSU: Hükümdarı ve sarayı korumakla görevli askeri sınıf.
KAPIKULU: Ücretli Osmanlı askeri.
KARAKULAK: Emir çavuşu ya da haberci.
LAĞIMCILAR: Kapıkulu Ordusu'nda düşman kalesini yıkmak için tünel kazan askeri birlik.
LEVEND: Deniz askeri.
LİKATOR: Bulgarlar'dan oluşan Voynuk Teşkilatındaki küçük rütbeli subaylar.
LİVA: İki alaydan oluşan askeri birlik. | İlden küçük, ilçeden büyük olan yönetim bölgesi.
MALKOÇ: Akıncılar ocağının komutanı.
PENCİK: Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adayları.
PEYK: Postacılık, taşımacılık ve korumacılık yapan, törenlerde yer alan asker sınıfı.
REDİF: Son dönem Osmanlı ordusunda askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
REİS-ÜL KÜTTAB: XVII. Yüzyıla kadar Osmanlılarda Sultan divanı katiplerinin başı.
RİKABİYE: Sadrazam, vezir gibi devlet adamları tarafından devlet adamlarına verilen ad.
RİYALA: Tümgenerale eşit bir rütbe.
SAKA: Eyalet askerlerine bağlı bir sınıf.
SALMA: Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri.
SARICA: Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker.
SEKBAN: Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. | Sınır boylarında görev yapan asker sınıfı.
SERASKER: Kara ordusu komutan. | Sadrazamlık görevi ile yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin ünvanı.
SİPAHİ: Osmanlılarda tımar sahibi atlı grup.
ÜMERA: Bey, amir, üst düzey subay.
VELEDEŞ: Kapıkulu süvarilerinin oğullarına verilen ad.
VÜZERA: Vezirler.
YASAVUL: İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad. )
- DEVŞİRME ile DEVŞİRMECİ/LİK
- DEVŞİRMEK ile DEVŞİRTMEK ile DEVŞİRİLMEK ile DEVŞİRTİLMEK ile DEVŞİREBİLMEK
- DEYİMLEŞMEK ile DEYİMLEŞTİRMEK ile DEYİMLEŞEBİLMEK ile DEYİ ile DEYİM ile DEYİŞ
- DEYİMSEL ile/ve/</değil DENEYİMSEL
- DEYLAMİT ile DEYLAMİTLER
( DEYLAMITE vs. DEYLAMITES )
( ديلمي ile ديالمه )
( DYLAMY ile ديالمه )
- DEZAVANTAJ SAĞLAMAK değil DEZAVANTAJ YARATMAK
- DEZAVANTAJ ile DEZAVANTAJLI
( DISADVANTAGE vs. DISADVANTAGEOUS )
( وضع نامساعد ile بي صرفه )
( VAZE NAMSAED ile BEY SARFEH )
- DEZENFEKSİYON/DISINFECTION[İng.] değil/yerine/= BULAŞ SAVMA
- DEZENFEKSİYON ile/||/<> DEZENFEKTAN
( Mikropsuzlaştırma. İLE/VE/|| Mikrop savan. )
- DEZENFEKSİYON ile DEZENFEKTAN ile DEZENFEKTE ETMEK
( Bulaşsızlaştırma. İLE Bulaşım kıran. İLE Bulaşsızlaştırmak. )
- DEZENFEKTAN/DISINFECTANT[İng.] değil/yerine/= BULAŞSAVAR
- DEZENFEKTE ETMEK ile DEZENFEKTAN ile DEZENFEKSİYON ile ENFLASYONUN DÜŞÜRÜLMESİ
( DISINFECT vs. DISINFECTANT vs. DISINFECTION vs. DISINFLATION )
( گندزدائي کردن ile ضد عفوني کردن ile ماده گندزدا ile گندزدا ile گندزدائي ile ضد عفوني ile کاهش ورم )
( GANDOZDAYEY KARDAN ile ZED OFONY KARDAN ile MADEH GANDOZDA ile GANDOZDA ile GANDOZDAYEY ile ZED OFONY ile KANPASH VARAM )
- DEZENFORMASYON değil/yerine/= BİLGİ ÇARPITMA
- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA
- DEZORYANTASYON/DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= YÖNELIM BOZUKLUĞU
- DEZORYANTASYON değil/yerine/= YÖNELİM KAYBI
- DFT İLE MD İLE MONTE CARLO İLE PHASE FİELD ile/||/<> HESAPLAMALI MALZEME
( Malzeme modelleme yöntemleri. )
( Formül: E[ρ] = T[ρ] + V[ρ] + U[ρ] )
- DG/DIRECT RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DİREKT GRAFİ, DOĞRUDAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME
- DHARMA-KAYA ile/||/<> NİRMANAKAYA ile/||/<> SAMBHOGAKAYA
( Dharma Elbisesi/Gövdesi. Buda'nın yasa gövdesi. Budaların ve Aydınlanmış kişilerin birliğini ve bölünemezliğini gösteren Nihai Gerçeklik. @@ Dönüşüm Elbisesi/Gövdesi. Buda ve Bodhisattvalar sıradan insanların gövdelerine benzer fiziksel özellikler alarak, onları kurtarmaya çalışırlar. @@ Feragat Elbisesi/Gövdesi. Nirvana'ya ulaşmış, Dharma'da bir süre kalmış fakat evrende aydınlanmamış tek bir kişi kalmayana kadar hizmet için geri dönme. )
- D-HİDROKSİLASETALDEHİT ile D-HİDROKSİASETOFENON
( Aldehit öbeğina sahip bir ketoz. İLE Keton öbeğina sahip bir ketoz. )
- DİAGONALİZATION ile/||/<> JORDAN FORM
( Diagonalization köşegen benzer, Jordan üst üçgen blok. )
( Formül: P⁻¹AP diagonal İLE Jordan blocks )
- DIALECTIC vs. CONTRARINESS
- DIAM/DIGITAL IMAGING ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME BENIMSEME MODELİ
- DİAMANYETİK İLE PARAMANYETİK İLE FERROMANYETİK ile/||/<> MANYETİK MALZEMELER
( Malzemelerin manyetik alan karşısındaki davranışları. )
( Formül: B = μ₀(H + M) )
- DIACETYLMORPHINE[İng.] / DIACETYLMORPHINE[Fr.] / DIACETYLMORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASETİL MORFİN
- DIACETONE ACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETON AKRİLAMİT
- DIASTEREOMERS[İng.] / DIASTERREMEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASTEREOMERLER
- DIATOMACEOUS EARTH[İng.] ile/değil/yerine/= DİATOME TOPRAĞI
- BIBASIC[İng.] / BIBASIQUE[Fr.] / ZWEIBASISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİBAZİK
- DICKE RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= DİCKE IŞINIMÖLÇERİ
- DICKE-RADIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİCKE RADYOMETRESİ
- DICOM/DIGITAL IMAGING AND COMMUNICATIONS IN MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIPTA SAYISAL GÖRÜNTÜLEME VE İLETİŞİM
- DICTIONARY vs./and ENCYCLOPEDIC DICTIONARY
- DİDİK DİDİK (ARAMAK, ARAŞTIRMAK, KURCALAMAK, İNCELEMEK)
- Didiklemeden KONUŞ!!!
- DİDİKLEMEK ile DİDİKLENMEK ile DİDİKLETMEK ile DİDİKLEYEBİLMEK ile DİDİK DİDİK
- DİDİKLEMEK ile/ve İNCELEMEK
- DİDİKLEMEK ile/ve/||/<> KURCALAMAK
- DİDİKLEMEK ile TİFTİKLEMEK
- Didikleyerek KONUŞ!!!
- DİDİNMEK ile DİDİNİLMEK
- DİDİŞMEK ile/ve CEDELLEŞMEK
- DİDİŞMEK ile DİDİŞEBİLMEK
- DİDİŞMEK ile/||/<> HİZİPLEŞMEK/KLİK[Fr. < CLIQUE]
( HİZİP[Ar. < HIZB]: Bölük, kısım. | Kur'ân-ı Kerîm'in her cüzünün beş sayfalık bölümü. | Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi öbek, fraksiyon, klik. )
- DIELEKTRISCHE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK AĞDARLILIK
- DIELEKTRISCHE ANFALLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ALINGANLIK
- ANTENNE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ANTEN
- GUIDE D'ONDES DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE WELLENQUIDES, DIELEKTRISCHER WELLENLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DALGA KILAVUZU
- DIELEKTRISCHE FESTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DAYANIKLILIK
- RIGIDITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DAYANIMI
- DIELEKTRISCHER DURCHSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DELİNME
- FILM DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE FILM/FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK FİLM
- FACTEUR DE PUISSANCE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE LEISTUNGSFAKTOR/POTENZFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK GÜÇ ETMENİ/FAKTÖRÜ
- HYSTÉRÉSIS DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK HİSTEREZİS
- CHAUFFAGE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE HEIZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ISITMA
- PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER VERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYBI/KAYIP
- ANGLE DE LA PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER VERLUSTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYIP AÇISI
- FACTEUR DE PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE VERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYIP ETMENİ/FAKTÖRÜ
- CLAQUAGE DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KESİLME
- CRISTAL DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KRİSTAL
- LENTILLE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHES LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK MERCEK
- DIELEKTRISCHE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK SOĞURMA
- DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK, YALITKAN
- DIELEKTRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK YÜKSELTEÇ
- DİELEKTRİK ile/||/<> FERROMANYETİK
( Dielektrik elektrik alanı zayıflatır İLE ferromanyetik manyetik alanı güçlendirir. )
( Formül: κ > 1 İLE μᵣ >> 1 )
- DİELEKTRİK ile/||/<> İLETKEN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Dielektrik polarize olur, iletken serbest elektron taşır )
( Formül: Polarizasyon İLE iletim )
- DİELS-ALDER ile/||/<> SİKLOKATILMA [2+2]
( Diels-Alder [4+2] termal izinli, [2+2] fotokimyasal. )
( Formül: Dien + dienofil )
- DIETERICI EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE DIETERICI[Fr.] / DIETERICISCHES ZUSTANDES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİETERİCİ HAL DENKLEMİ
- DIPHENYLTHIOCARBAZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİFENİLTİYOKARBAZİT
- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA
- DİFERANSİYASYON ile/||/<> DİFERANSİYE
( Farklılaşma. İLE/VE/|| Farklılaşmış. )
- DİFERANSİYASYON ile DİFERANSİYE ile DİFFERANSİYEL Dİ(Y)AGNOZ
( Ayrımlaşma, farklılaşma. İLE Ayrımlaşmış, farklılaşmış. İLE Ayırıcı tanı. )
(1996'dan beri)