Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(27/125)


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DAYANIKLILIK

( PATIENCE vs./and/<> ENDURANCE )

( ... cum/et/<> FORTITUDO )


- DAYANÇ/SABIR ve/<> KARARLILIK


- DAYANIKLI TÜKETİM ARACI ile/ve/||/<> DAYANIKSIZ TÜKETİM ARACI


- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

( ENDURANCE vs./and/<> SOLIDARITY )


- DAYANIKLILIK ile DAYANMAK ile DAYANIKLI

( ENDURANCE vs. ENDURE vs. ENDURING )

( دوام ile تاب ile طاقت ile مداومت ile پرطاقتي ile بردباري کردن ile مداومت بامري دادن ile مداومت کردن ile دوام آوردن ile پايدار ile با دوام )

( DAVAM ile TAB ile طاقت ile MADAVMAT ile پرطاقتي ile BARDBARY KARDAN ile MADAVMAT BAMERY DADAN ile MADAVMAT KARDAN ile DAVAM AVARDAN ile PAYDAR ile BA DAVAM )


- DAYANIKLILIK = FORTITUDE[İng.] = FORCE D'ÂME[Fr.] = GEISTESKRAFT[Alm.] = FORTITUDO[Lat.]


- DAYANIKLILIK ve/||/<> GÖNÜL FERAHLIĞI ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> SABIR

( Daha yüksek bir terbiye yoktur. VE/||/<> Daha büyük bir mutluluk yoktur. VE/||/<> Daha kutsal bir görev yoktur. VE/||/<> Daha etkili bir güç yoktur. )


- DAYANIKSIZLAŞMAK ile DAYANIKLI/LIK ile DAYANIKLIK ile DAYANIKSIZ/LIK


- DAYANILMAZ ile HOŞGÖRÜSÜZLÜK ile HOŞGÖRÜSÜZLÜK

( INTOLERABLE vs. INTOLERANCE vs. INTOLERANCY )

( طاقت فرسا ile تحمل ناپذير ile عدم تحمل ile نابردباري ile ناشکيبايي ile عدم قبول )

( طاقت فرسا ile TAHMAL NAPAZYR ile ADAM TAHMAL ile نابردباري ile NASHKYBAYY ile ADAM GHABOL )


- DAYANILMAZLAŞMAK ile DAYANILMA ile DAYANILMAZ/LIK


- ULTIMATE STRENGTH[İng.] / ENDFESTIGKEITSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAYANIM SINIRI


- DAYANIŞMA ile DAYANIŞMACI/LIK ile DAYANIŞMALI


- DAYANIŞMAK ile DAYANIŞABİLMEK ile DAYANIŞ


- DAYANMA:
AÇLIĞA ile/ve/||/<>/> SUSUZLUĞA ile/ve/||/<>/> HAVASIZLIĞA

( 60 gün. İLE/VE/||/<>/> 6 gün. İLE/VE/||/<>/> 6 dk. )


- DAYANMAK ile/ve/değil/||/<>/< ODAKLANMAK


- DAYANTI = UKNUM = HYPOSTASIS[İng.] = HYPOSTASE[Fr.] = HYPOSTASE[Alm.] = HYPOSTASIS[Yun.]


- DAYATILAN ile/değil/yerine BENİMSETİLEN


- DAYATIŞMAK ile DAYATIŞ


- DAYATMA ile/ve/= ARKASINDAN İŞ ÇEVİRMEK


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/< KURAMCILIK


- DAYATMA ile SAHTEKAR ile SAHTEKAR ile SAHTEKARLIK

( IMPOST vs. IMPOSTER vs. IMPOSTOR vs. IMPOSTURE )

( تعرفهبندي کردن ile غاصب ile وانمود کننده ile طرار ile عيار ile شيادي ile طراري ile شياد ile عياري )

( TARAFEHABANDY KARDAN ile GHASEB ile VANEMUD KONANDEH ile طرار ile EYAR ile شيادي ile طراري ile SHYAD ile عياري )


- DAYATMA ile YAPTIRIMLARIN UYGULANMASI

( IMPOSITION vs. IMPOSITION OF SANCTIONS )

( تحميل ile اعمال تحريم )

( تحميل ile EMAL TAHARYM )


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/< YÖNLENDİRME


- DAYATMA ile/değil/yerine ZORUNLULUK


- DAYILANMA/DAYILIK ile/ve/değil/||/<>/< SAYGISIZLIK


- DAYILANMAK ile DAYILANABİLMEK ile DAYI/LIK ile DAYI KIZI ile DAYI OĞLU


- DAZKIRLAŞMAK ile DAZKIR ile DAZKIRI


- DAZLAMAK ile DAZLAKLAŞMAK ile DAZLAK/LIK


- DB/DATABASE[İng.] değil/yerine/= VERITABANI


- DBB/PHYSICIAN INFORMATION BANK[İng.] değil/yerine/= DOKTOR BİLGİ BANKASI


- DBSCAN/DENSITY-BASED SPATIAL CLUSTERING OF APPLICATIONS WİTH NOİSE[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLUĞA DAYALI UZAMSAL KÜMELEME


- DBU/DBS DEEP BRAIN STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERİN BEYİN UYARIMI


- DDOS/DISTRIBUTED DENIAL OF SERVICE[İng.] değil/yerine/= DAĞITIK SERVİS HİZMET REDDİ


- DE BROGLIE HYPOTHESIS[İng.] / DE BROGLIE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE HİPOTEZİ


- DE FACTO[İng.] değil/yerine/= GERÇEKTE, UYGULAMADA


- DE HAAS -VAN ALPHENSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DE HAS VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE LA RUE AND MILLER'S LAW[İng.] / LOI DE DE LA RUE ET MILLER[Fr.] / DE LA RUE-MILLERSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DE LA RUE-MİLLER YASASI


- DE NOVO İLE REFERANS TABANLI İLE HİBRİT ile/||/<> GENOM BİRLEŞTİRME

( DNA dizileme verilerinden genom oluşturma. )

( Formül: N50: Median contig uzunluğu )


- DE RHAM COHOMOLOGY ile/||/<> ČECH COHOMOLOGY

( de Rham diferansiyel form, Čech örtü intersection. )

( Formül: Differential forms İLE cover intersections )


- DEAKTİVE ETMEK değil/yerine/= ETKİNSİZLEŞTİRMEK


- DEAL :/yerine ANLAŞMA, İLGİLENMEK


- DEBDEBE ile DEBDEBELİ ile DEBDEBESİZ


- DEBDEBELİ/HAŞMETLİ/İHTİŞAMLI/MUHTEŞEM/ŞAŞAALI/ŞATAFATLI/HACCAL/TANTANALI/LÜKS değil/yerine/= GÖRKLÜ/GÖRKEMLİ/GÖSTERİŞLİ/IŞIGÖRKLÜ/İRİGÖRKLÜ


- DEBELENMEK ile DEBELENEBİLMEK


- DEBORAH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DEBORAH[Fr.] / DEBORAH-ZAHL, DEBORAH-ZAHL/DEBORAHSCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBORAH SAYISI


- DEBT vs. GRATEFULNESS


- DEBYE RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE DURULMA SÜRESİ


- DEBYE-FALKENHAGEN EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-FALKENHAGEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-FALKENHAGEN ETKİSİ


- DEBYE-HÜCKEL NAZARİYESİ[Osm.] / THÉORIE DE DEBYE-HÜCKEL[Fr.] / DEBYE-HÜCKEL-THEORIE, DEBYE-HÜCKELSCHES-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL KURAMI


- DEBYE İLE LARMOR İLE PLAZMA ile/||/<> KARAKTERİSTİK UZUNLUKLAR

( Plazmadaki temel uzunluk ölçekleri. )

( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE KÂİDESİ[Osm.] / DEBYE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE İLKESİ


- DEBYE-JAUNCEY SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DEBYE-JAUNCEY[Fr.] / DEBYE-JAUNCEYSCHES ZERTSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-JAUNCEY SAÇILMASI


- DEBYESCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞALARIN KURAMI


- DEBYE THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-SPEZIFISCHEHITZEKAPAZITÄTTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI


- DEBYE-POTENTIAL/E[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELİ


- DEBYE POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELLERİ


- DEBYE-SEARS ULTRASONIC CELL[İng.] / CELLULE ULTRASONIQUE DE DEBYE-SEARS[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ULTRASONİK GÖZESİ/HÜCRESİ


- DEBYE-SEARSSCHES-ULTRASCHALLZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE SEARS ULTRASONİK GÖZESİ


- DEBYE-HÜCKEL ile/||/<> PİTZER DENKLEMLERİ

( D-H seyreltik <0.01M basit, Pitzer yoğun çözeltiler. )

( Formül: I^(1/2) İLE kompleks )


- DECCAL ile KİLİSE KARŞITLIĞI

( ANTICHRIST vs. ANTICHURCH )

( دجال ile ضد کليسا )

( DEJAL ile ZED KELYSA )


- DECENTRALIZED[İng.] değil/yerine/= MERKEZİ OLMAYAN


- DECISION vs. CONSEQUENCE/RESULT


- DECISION and DIRECTIVE and OPINION and RECOMMENDATION and REGULATION and RESOLUTION

( Karar. VE Yönerge. VE Görüş. VE Tavsiye kararı. VE Tüzük. VE İlke kararı. )


- DECISION vs./and APPROVAL/ACKNOWLEDGEMENT


- DECISIVENESS vs. OBSTINACY


- DECORATION vs. ADORNMENT


- DETECTOR EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DU DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR-LEISTUNGSFÄHIGKEIT, DETEKTORWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR VERİMİ


- DEDİKODU/GIYBET:
SÖZLE ile/ve HAREKETLE ile/ve DİNLEYEREK


- DEDİKODU/KOĞUCULUK/FİSKOS/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"

( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

( NEMÎME ile/ve ... )

( GOSSIP vs./and BACKBITE )


- DEDİKODU ile DEDİKODUCU

( GOSSIP vs. GOSSIPY )

( اراجيف ile شايعات بي اساس ile دري وري ile نمام ile نمامي ile سخن چيني کردن ile سخن چيني ile سخنچين ile خبر کشي کردن ile خبربر )

( اراجيف ile SHAYAT BEY ASAS ile دري وري ile نمام ile NAMAMY ile SOKHAN CHYNEY KARDAN ile SOKHAN CHYNEY ile سخنچين ile KHBAR KESHY KARDAN ile خبربر )


- DEDİKODU ile DEDİKODUCU/LUK ile DEDİKODULU ile DEDİKODUSUZ ile DEDİKODU KUMKUMASI


- DEDİKODUCU/KOVCU ile NEMMÂM

( ... İLE Lâf taşıyan. )


- DEDİKODUCU ile/ve/= YAĞI/DÜŞMAN/HASIM

( Biz ancak kendimizin düşmanıyızdır. )

( Kişi, bilmediğine düşman olur. )

( ... ile HASIM )


- DEDİKODUDA:
ÂDİ/LER ile/ve/||/<>/> APTAL/LAR ile/ve/||/<>/> AHMAK/LAR

( Yapar. İLE/VE/||/<>/> Yayar. İLE/VE/||/<>/> İnanır. )


- DEDİRMEK ile DEDİRTMEK ile DEDİRTEBİLMEK


- DEEP ECOLOGY değil/yerine/= DERİN ÇEVREBİLİM


- DEF[Ar.] değil/yerine/= ÖTEYE İTME, SAVMA, UZAKLAŞTIRMA | VERME, ORTADAN KALDIRMA | GİDERME

( )


- DEFAULT[İng.] değil/yerine/= VARSAYILAN


- DEFEKASYON değil/yerine/= DIŞKILAMA


- DEFETMEK ile DEFEDİLMEK ile DEFEDEBİLMEK ile DEFEDİVERMEK


- DEFETMEK değil/yerine/= SAVMAK/SAVUŞTURMAK


- DEFEYANS[İng. < DEFEASANCE] değil/yerine/= BAYILMA, BAYGINLIK


- DEFİBRİNASYON değil/yerine/= FİBRİNSİZLEŞ(TİR)ME


- [not] DEFICIENCY vs. DEFECT WITH ...


- DEFICIENCY vs. DISCREPANCY vs. LACK vs. LIMITATION vs. SCARCITY vs. SHORTAGE vs. SHORTCOMING vs. WANT


- DEFICIENCY(IES) vs. DEFECT(S)


- DEFINE :/yerine TANIMLAMAK


- DEFINITELY :/yerine KESİNLİKLE


- DEFINITION vs. DIFFERENTATION


- DEFINITION vs. DOMINANT FEATURE


- DEFINITION vs. LIMITING


- DEFINITION :/yerine TANIM


- DEFINITION vs./and CAUSE/REASON


- DEFINITION vs./and CONSISTENCE


- DEFINITIVE vs. DEFINITE


- DEFLEKSİYON/DEFLECTION[İng.] değil/yerine/= SAPIŞ


- DEFLEKSİYON/DEFLECTION[İng.] değil/yerine/= SAPIŞ


- DEFNE[Yun.] ile YABANDEFNESİ

( Defnegillerden, yaprakları hoş kokulu ve yaz-kış yeşil olan bir ağaç. İLE İkiçeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı ya da pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi. )

( LAURUS NOBILIS cum DAPHNE PONTICA )


- DEFNETMEK ile DEFNEDİLMEK ile DEFNE ile DEFNE YAĞI ile DEFNE YAPRAĞI


- DEFORMASYON/DEFORMATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMSİZLEŞME


- COURBE DE DÉFORMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFORMASYON EĞRİSİ


- DEFORMASYON değil/yerine BİÇİM BOZULMASI


- DEFORMASYON ile DEFORME ile DEFORMİTE

( Biçim bozukluğu, biçimini bozmak. İLE Bozuk biçimli, biçimsiz. İLE Biçim bozukluğu. )


- DEFORME/LİK ile DEFORMASYON


- DEĞDİRMEK ile DEĞDİRİLMEK ile DEĞDİREBİLMEK ile DEĞDİRİVERMEK


- DEĞER ile/ve/<>/= GEREKSİNİM

( VALUE vs./and/<>/= NEED )


- DEĞERİ OLMAYAN ile/ve/değil DEĞERİNİ ÖLÇME OLANAĞI BULUNMAYAN


- DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )

( )

( )

( )


- DEĞERLEMEK ile DEĞERLENMEK ile DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERSİZLEŞMEK ile DEĞERLENEBİLMEK ile DEĞERSİZLEŞTİRMEK ile DEĞERSİZLEŞEBİLMEK ile DEĞER ile DEĞERLİ/LİK ile DEĞERSİZ/LİK ile DEĞER KATMA ile DEĞER DÜŞÜMÜ ile DEĞER KURAMI ile DEĞER ANALİZİ ile DEĞER ARTIRMA ile DEĞER DÜŞÜRME ile DEĞER YARGISI ile DEĞERLİ KAĞIT ile DEĞER DÜŞÜRÜMÜ ile DEĞERLER DİZİSİ


- DEĞERLENDİREBİLMEK ile DEĞERLENDİRİVERMEK


- DEĞERLENDİRME YAPMAK ve/için/< HAKİKATLERİ BİLMEK


- DEĞERLENDİRME ile/ve/> ANLAMLANDIRMA


- DEĞERLENDİRME ile DEĞERLENDİRİCİ

( ASSESSMENT vs. ASSESSOR )

( ارزيابي ile وضع ماليات ile اظهارنظر ile ارزياب )

( ARZYABY ile VAZE MALYAT ile EZEHARNAZAR ile ARZYAB )


- DEĞERLENDİRME ile DEĞER-LENDİRME


- DEĞERLENDİRME ile DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERLEME UZMANI

( APPRAISAL vs. APPRAISE vs. APPRAISER )

( تخمين ile ارزشگزاري ile تقويم ile ديد زدن ile تعيين قيمت کردن ile مقوم ile ارزياب )

( TAKHAMYNE ile ARZESHGAZARY ile TAGHOYM ile DYD ZADAN ile TAEYYNE GHYMAT KARDAN ile MOGHOOM ile ARZYAB )


- DEĞERLENDİRME ile HESAPLAMA

( TO ESTIMATE vs. TO RECKON )


- DEĞERLENDİRME ile NİTELENDİRME

( TO ESTIMATE vs. TO CHARACTERIZE/TO DESCRIBE )


- DEĞERLENDİRME ile/ve/değil/||/<>/> TEKLİF


- DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERLENDİRME

( EVALUATE vs. EVALUATION )

( تقويم کردن ile ارزيابي کردن ile ارزيابي )

( TAGHOYM KARDAN ile ARZYABY KARDAN ile ARZYABY )


- DEĞERLENDİRMELİ!


- DEĞERLENİVERMEK ile DEĞERLENDİRİLMEK


- DEĞERLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DEĞERLERİ BELİRLEMEK değil/yerine/< DEĞERLERİN, BİZİM İÇİN DEĞERİ


- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK


- DEĞERLİ OLDUĞUNDAN ÖNEMLİ ile/değil/yerine ÖNEMLİ OLDUĞUNDAN DEĞERLİ


- VALENCE BOND[İng.] / LIAISON DE VALENCE[Fr.] / VALENZBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI


- VALENCE BAND[İng.] / BANDE DE LA VALENCE[Fr.] / VALENZBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BANDI


- VALENCE ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS DE VALENCE[Fr.] / VALENZELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK ELEKTRONLARI


- VALENZELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK ELEKTRONU


- VALENCE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE VALENCE[Fr.] / VALENZÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK GEÇİŞİ


- KIYMETLİ[Osm.] / VALENCE, VALENCY[İng.] / VALENCE[Fr.] / WERTIGKEIT[Alm.] / VALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK, VALANS


- KIYMETLİ[Osm.] / VALENT, VALENCY[İng.] / WERTIG, WERTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİKLİ, DEĞERLİK


- DEĞERLİLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK


- DEĞERSİZLEŞİR ile/ve/||/<> YOLDA KALIR ile/ve/||/<> YALNIZLAŞIR ile/ve/||/<> TÜKENİR ile/ve/||/<> BİLGİSİZ SAYILIR

( Her durumunu anlatan. İLE/VE/||/<> Herkese güvenen. İLE/VE/||/<> Her sırrını açığa vuran. İLE/VE/||/<> Her becerisini ortaya döken. İLE/VE/||/<> Her bildiğini söyleyen. )


- [ne yazık ki]
DEĞERSİZLEŞTİRME ile/ve/||/<> AŞAĞILAMA ile/ve/||/<> SUÇLAMA


- DEĞERSİZLEŞTİRMEK ile/değil ÖNCELİK (BELİRLEMEK)


- DEĞERSİZLİK ile/değil/sadece REDDEDİLMEK


- DEĞİLDİRLER değil DEĞİLLERDİR


- DEĞİLLEME ve DEĞİLLEYEREK

( NEGATION and IN NEGATION )


- DEĞİLLEMELİ!


- DEĞİNMEK ile DEĞİNİLMEK ile DEĞİNEBİLMEK ile DEĞİNİVERMEK ile DEĞİN ile DEĞİNİ


- DEĞİRME ile DEĞİRMEN/LİK ile DEĞİRMENCİ/LİK ile DEĞİRMEN TAŞI


- DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK ile/ve/||/<> EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK


- DEĞİRMENTEPE :

( Reşitpaşa Mahallesinde en yüksek noktasıdır. Bu tepe üzerinde Yeldeğirmeni vardı. Bu nedenle Değirmentepe ismi ile anılmaktadır. Değirmenin kalıntıları mevcuttur (bkz. Yel değirmeni). )


- DEĞİRMİLEMEK ile DEĞİRMİLEŞMEK ile DEĞİRMİ/LİK ile DEĞİRMİ SAKAL


- KUVVE-İ MÜDÂVELE[Osm.] / EXCHANGE FORCE[İng.] / FORCE D'ÉCHANGE[Fr.] / AUSTAUSCHKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ KUVVETİ


- DEĞİŞEBİLİRLER ile/ve DEĞİŞMEMESİ GEREKENLER


- DEĞİŞEBİLİR/LİK ile KEYFÎ/LİK

( EXCHANGEABLE/NESS vs. ARBITRARY/-I-NESS )


- DEĞİŞEN ile/ve/<> DEĞİŞMEYEN

( Değişmeyen de değişecek olanın/değişmesi gerekenin değişimine etkide/katkıda bulunabilir. )

( Değişme gereksiniminde olan nasılsa değişecektir. )

( İçinizde değişmeyen nedir? )

( Değişmez olan, ancak sessizlik içinde idrak edilebilir. )

( Doğrulukta, değişmez oluruz. )

( Değişmez olan, işimize yaramaz. )

( Değişmeyenin bilincinde olamayız. )

( Değişmez-olanı anlamak, değişmez-olan olmak demektir. )

( Kendinizi değişmek olarak, değişken zihnin tanığı olarak bilin. Bu yeterlidir. )

( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )

( Değişmez ve mutluluk-verici olanı bulmak için değişen ve acı verici olana sarılmayı bırakmak zorundasınız. )

( TÜREV: Değişkenin değişkeni. )

( What needs changing shall change anyhow.
What is it in you that does not change?
The unchangeable can only be realised in silence.
You become immovable in reticence.
You cannot be conscious of what does not change.
To realise the immovable means to become immovable.
Know yourself to be the changeless witness of the changeful mind. That's enough.
Learn to distinguish the immovable in the movable, the unchanging in the changing, till you realise that all differences are in appearance only and oneness is a fact.
To find the immutable and blissful you must give up your hold on the mutable and painful. )

( DEĞİŞENDE DEĞİŞMEYEN: ORAN )

( IN THE TERM OF CHANGE vs./and/<> NOT IN THE TERM OF CHANGE )


- DEĞİŞİK/LİK ile DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ ile DEĞİŞİKLİK ÖNERGESİ


- DEĞİŞİM:
KIRILINCA ile/ve/||/<> KANDIRILINCA ile/ve/||/<> ÇOK FAZLA ŞEY ÖĞRENİNCE ile/ve/||/<> ÂŞIK OLUNCA ile/ve/||/<> ZORDA/ZORUNDA KALINCA


- DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM:
ZORLUKTA VE ZORLANDIĞIMIZDA ile/ve/||/<> YETERİNCE GÖRDÜĞÜMÜZDE ile/ve/||/<> İSTEYECEK KADAR ÖĞRENDİĞİMİZDE ile/ve/||/<> YAPABİLECEK KADAR ALDIĞIMIZDA


- DEĞİŞİM = ALTERATION/VARIATION[İng.] = VARIATION[Fr.] = UNTERSCHIED[Alm.] = VARIAZIONE[İt.] = VARIACIÓN[İsp.]


- DEĞİŞİM ve/||/<> DEĞİŞİMDE DEĞİŞMEYEN ve/||/<> CANLI-CANSIZ ve/||/<> KÜTLE/YER ÇEKİMİ


- DEĞİŞİM ile DEĞİŞİMLİ ile DEĞİŞİMSİZ ile DEĞİŞİM YÖNETİMİ ile DEĞİŞİMLİ ÜNSÜZLER


- DEĞİŞİM ve/||/<> İLKSELLİĞİN "İÇKİNLİĞİ/AŞKINLIĞI" ve/||/<> CANLILIK ve/||/<> YERÇEKİMİ

( Dünya, düşünce[felsefe/bilim] tarihinin en temel sorun(sal)ları. )


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<> SÜREKLİLİĞİ


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK

( ALTERATION vs./and/<> CONTINUITY )


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<> ZORUNLULUK

( vs./and/||/<> NECESSITY )


- DEĞİŞİMDE:
KATILAŞMIŞLIK değil/yerine AKILLANMIŞLIK

( Canı çok acıyarak. DEĞİL/YERİNE Yeterince/çok şey öğrenerek/bilerek. )


- DEĞİŞİMDE/METABOLE [ARISTOTELES'TE]:
| OLUŞ ile/ve/||/>< BOZULUŞ |
ve/||/<>
| NİCELİK ile/ve/||/<> NİTELİK ile/ve/||/<> YER DEĞİŞTİRME |a


- DEĞİŞİMLERDE, DEĞİŞMEDEN KALAN ile DEĞİŞMEZ OLANLARIN, DEĞİŞİMLERDE ORTAYA ÇIKMASI

( Hareket eden'in, içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )

( Yunan Düşüncesi: Değişkenliğin içindeki değişmezliği[subûtiyeti] aramak. )

( Harekete neden olan, hareket etmeyen/ler. )

( LEFT BEHIND THE ALTERATION WITHOUT CHANGE vs. APPEARING OF CONSTANTS IN ALTERATION )


- VAROMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİMÖLÇER


- DEĞİŞİNİM ile DEĞİŞİNİMCİ/LİK


- DEĞİŞİYOR ile/değil DEĞİŞEBİLİYOR


- ALTERNATOR[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN AKIM ÜRETECİ


- MÜTENÂVİB CEREYAN[Osm.] / ALTERNATING CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN AKIM


- DEĞİŞKEN AYIRMA ile/||/<> PERTÜRBASYON KURAMSİ

( Değişken ayırma tam çözüm, pertürbasyon yaklaşık seri. )

( Formül: Ψ = R(r)Θ(θ)Φ(φ) İLE ε^n )


- RHEOSTAT[İng.] / RHÉOSTAT[Fr.] / RHEOSTAT, VERÄNDERLICHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DİRENÇ, REOSTA


- SYNCHROTRON À GRADIENT ALTERNÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN EĞİMLİ SİNKROTRON


- MÜTENÂVİB TEVETTÜR[Osm.] / ALTERNATING VOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GERİLİM


- WECHSELGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GRADYAN


- SYNCHROTRON MIT ALTERNIERENDEM GRADIENTEN, WECHSELGRADIENTENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GRADYANLI SENKROTRON


- DEĞİŞKEN HESABI ile/||/<> DİFERANSİYEL HESAP

( Değişken fonksiyonel δS[y], diferansiyel fonksiyon df/dx. )

( Formül: δS/δy = 0 İLE df/dx = 0 )


- TRANSFORMATEUR VARIABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN TRAFO


- VARIABLE TRANSFORMER[İng.] / VERÄNDERLICHER TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN TRANSFORMATÖR


- ALTERNATING GRADIENT[İng.] / GRADIENT ALTERNATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN YÖNELİMYÖNELME


- ALTERNATING GRADIENT SYNCHROTRON[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN YÖNELMELİ SİNKROTRON


- DEĞİŞKEN ile DALGALANMA ile DALGALANAN ile DALGALANMA

( FLUCTUANT vs. FLUCTUATE vs. FLUCTUATING vs. FLUCTUATION )

( نوساني ile نوسان کردن ile نوسان داشتن ile مواج ile نوسان )

( نوساني ile NOSAN KARDAN ile NOSAN DASHTAN ile MOVAJ ile NOSAN )


- TENSION ALTERNATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKİN GERİLİM


- DEĞİŞME ile TAKAS EDİLDİ ile DEĞİŞ TOKUŞ ile GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNMAK

( EXCHANGE vs. EXCHANGED vs. EXCHANGING vs. EXCHANGING VIEWS )

( رد و بدل کردن ile تسعير نمودن ile عوض ile عوض کردن ile پاياپاي ile مصالحه ile معاوضه ile باهم عوض کردن ile تبادل ile تعويض کردن ile تبادل کردن ile مصالحه کردن ile عوضي ile تسعير ile تبادل نظر )

( RAD VE BEDEL KARDAN ile TASYR NEMUDAN ile AVAZ ile AVAZ KARDAN ile PAYOPAY ile MOSALEHEH ile معاوضه ile BANPAM AVAZ KARDAN ile TABADEL ile TAVYZE KARDAN ile TABADEL KARDAN ile MOSALEHEH KARDAN ile AVAZY ile تسعير ile TABADEL NAZAR )


- DEĞİŞMEK ile DEĞİŞTİRİL(E)ME(ME)K

( TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE )


- DEĞİŞMEK ile DEĞİŞTİRMEK ile DEĞİŞEBİLMEK ile DEĞİŞİVERMEK ile DEĞİŞTİRİLMEK ile DEĞİŞ ile DEĞİŞİCİ/LİK ile DEĞİŞ TOKUŞ


- DEĞİŞMEMEK ile/değil/yerine/||/<> KORUNMAK


- DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY -ile

( DEĞİŞİM )


- DEĞİŞMEYEN ile/ve/>/değil/yerine DÖNÜŞÜMDE, DEĞİŞMEYEN


- DEĞİŞMEYEN ile/ve/değil/||/<> ORTAK


- DEĞİŞMEYEN/LER ile/ve DEĞİŞENLERDE DEĞİŞMEYEN


- KÂİDE-İ GAYR-İ TAHAVVÜL[Osm.] / INVARIANCE PRINCIPLE[İng.] / INVARIANZGRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK İLKESİ


- DEĞİŞMEZLİK ile DEĞİŞMEZ ile DEĞİŞMEZ

( INVARIABILITY vs. INVARIABLE vs. INVARIANT )

( تغييرناپذيري ile نامغير ile نامتغير ile تغييرناپذير )

( TAGHYYRANAPAZYRY ile نامغير ile نامتغير ile تغييرناپذير )


- SEBAT, SÜBUT[Osm.] / INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE[Fr.] / INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK


- DEĞİŞMEZ/LİK ile/ve/değil/||/<> TÜKETİLEMEZ/LİK


- EMSAL[Osm.] / PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE[Fr.] / PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE, PARAMETRE


- DEĞİŞTİRGE ile DEĞİŞTİRGEÇ


- PARAMETRIC AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGELİ YÜKSELTEÇ


- DEĞİŞTİRGEN -ile

( PARAMETER )


- DEĞİŞTİRİCİ ile BELİRLEYİCİ


- DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile KOMÜTATÖR ile İŞE GİDİP GELMEK

( COMMUTABLE vs. COMMUTATOR vs. COMMUTE )

( قابل تبديل ile جابجا گر ile رفت و آمد کردن )

( GHABEL TABADYLE ile JABEJA GAR ile RAFT VE AMAD KARDAN )


- DEĞİŞTİRİLEBİLMEK ile DEĞİŞTİRİLİVERMEK


- DEĞİŞTİRMEK ile ALTERNATİF ile DEĞİŞİKLİK ile DEĞİŞİKLİK ANAHTARI ile DEĞİŞTİRİLMİŞ

( ALTER vs. ALTERANT vs. ALTERATION vs. ALTERATION SWITCH vs. ALTERED )

( دگرگون شدن ile پس و پيش کردن ile دگرگون کردن ile تبديلي ile دگرش ile گزينه دگرگوني ile مخدوش )

( DEGARGON SHODAN ile PES VE PEYSH KARDAN ile DEGARGON KARDAN ile تبديلي ile DEGARSH ile GOZYNAH DEGARGONY ile MOKHODUSH )


- DEĞİŞTİRMEK ile/değil/yerine DEĞİŞİM

( [not] TO CHANGE vs./but ALTERATION
ALTERATION instead of TO CHANGE )


- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİME KATKIDA BULUNMAK

( Değişimin sırrı, tüm enerjini, yeniyi inşâ etmek üzerine odaklamandır! Eskiyle savaşmak üzerine değil! )

( The secret of change is to focus all of your energy, not on fighting the old, but on building the new. )


- DEĞİŞTİRMEK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK

( Dıştakileri. İLE/VE İçtekileri/Kendini. )

( İnsanı. İLE/VE Toplumu. )


- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine GÜNCELLEŞTİRMEK


- DEĞİŞTİRMEK ile RENGİ DEĞİŞTİR ile ROTAYI DEĞİŞTİR ile DAHA İYİYE DOĞRU DEĞİŞMEK ile VİTES DEĞİŞTİR ile EL DEĞİŞTİR ile EL DEĞİŞTİRMEK ile KİMLİĞİNİ DEĞİŞTİR ile PARAYI DEĞİŞTİR ile FİKRİNİ DEĞİŞTİR ile KONUMU DEĞİŞTİR ile DURUMU DEĞİŞTİR ile SIRAYI DEĞİŞTİR ile DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile DEĞİŞTİ ile DEĞİŞİYOR

( CHANGE vs. CHANGE COLOR vs. CHANGE COURSE vs. CHANGE FOR BETTER vs. CHANGE GEAR vs. CHANGE HAND vs. CHANGE HANDS vs. CHANGE IDENTITY vs. CHANGE MONEY vs. CHANGE OPINION vs. CHANGE POSITION vs. CHANGE SITUATION vs. CHANGE THE ORDER vs. CHANGEABLE vs. CHANGED vs. CHANGING )

( عوض کردن ile جا بجا کردن ile پس و پيش کردن ile تغيير کردن ile تغيير ile تغيير دادن ile تحول ile تبدل ile تبديل ile دگرگون کردن ile پول خرد ile عوض شدن ile متغير ساختن ile دگرگوني ile رنگ برنگ شدن ile تغيير جهت دادن ile تبديل به احسن کردن ile دنده عوض کردن ile دست بدست رفتن ile دست بدست گشتن ile تغيير ماهيت دادن ile صرافي کردن ile تغيير عقيده دادن ile چهره عوض کردن ile تغيير چهره دادن ile تغيير وضع دادن ile تغييرپذير ile عوضي ile دگرگون ile تغييرکننده ile واگردان )

( AVAZ KARDAN ile JA BEJA KARDAN ile PES VE PEYSH KARDAN ile TAGHYYR KARDAN ile TAGHYYR ile TAGHYYR DADAN ile TAHVAL ile TABDEL ile TABADYLE ile DEGARGON KARDAN ile POL KHARD ile AVAZ SHODAN ile MOTEGHYR SAKHTAN ile DEGARGONY ile RANG BARANG SHODAN ile TAGHYYR JOHAT DADAN ile TABADYLE BAH EHSAN KARDAN ile DANDEH AVAZ KARDAN ile DAST BADAST RAFTAN ile DAST BADAST GOSHTAN ile TAGHYYR MAHYT DADAN ile SARAFY KARDAN ile TAGHYYR AGHYDAH DADAN ile CHEHAREH AVAZ KARDAN ile TAGHYYR CHEHAREH DADAN ile TAGHYYR VAZE DADAN ile تغييرپذير ile AVAZY ile DEGARGON ile TAGHYYRAKONANDEH ile VAGARDAN )


- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRMEK


- DEĞİŞTİRTMEK ile DEĞİŞTİREBİLMEK ile DEĞİŞTİRİVERMEK


- deglut.[Lat. < DEGLUTIATUR] değil/yerine/= YUT, YUTUNUZ


- DEĞNEKLEMEK ile DEĞNEK ile DEĞNEKÇİ/LİK


- DEGRADASYON/DEGRADATION[İng.] değil/yerine/= BOZUNMA | YIKILIM


- DEGRADASYON değil/yerine/= BOZUNMA, YIKIM


- DEGRADASYON ile DEGRANÜLASYON ile DEJAVU

( Yıkım, parçalanma. İLE Tanecik boşalımı. İLE Görmüş gibilik, yaşanmışlık yanılsaması. )


- DEGRADER İLE PROTAC İLE MOLECULAR GLUE ile/||/<> PROTEİN DEGRADASYON

( Hedefli protein yıkımı. )

( Formül: POI-PROTAC-E3 )


- DEHYDRATION, DEHYDROGENATION[İng.] / DEHYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEHİDRASYON, DEHİDROJENASYON


- DEHİDRATASYON/DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= SU-YÜKÜN YİTIMİ/SU KAYBI


- DEHİSANS/DEHISCENCE[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILIM | AYRILMA


- DEHŞETLENMEK ile DEHŞET ile DEHŞETLİ


- DEİZM ile/ve SEKÜLERİZM


- DEJENERASYON ile ASİMİLASYON


- DEJENERASYON ile DEJENERATİF ile DEJENERE

( Yozlaşma, bozulma. İLE Yozlaştırıcı, bozucu. İLE Yoz, yozlaşmış. )


- DEJENERASYON/DEGENERATION[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞMA | BOZUNMA


- DEJENERATİF/DEGENERATIVE[İng.] değil/yerine/= BOZUNDURAN


- DEJENERE ile DEJENERASYON ile DEJENERATİF

( DEGENERATE vs. DEGENERATION vs. DEGENERATIVE )

( ناخلف ile انحطاط ile فساد ile فاسد کننده )

( NAKHOLF ile ENHETAT ile FESAD ile FASAD KONANDEH )


- DEJENERE ile/||/<> DEJENERATİF

( Yoz. İLE/VE/|| Yozlaştırıcı. | Bozunduran. )


- DEJENERELEŞMEK ile DEJENERE/LİK ile DEJENERASYON


- DEKALSİFİKASYON değil/yerine/= KİREÇSİZLEŞME


- DEKAN/LIK ile DEKAN YARDIMCISI ile DEKAN YARDIMCILIĞI


- DEKATLON ile DEKATLONCU


- DEKLARASYON değil/yerine/= BİLDİRİM


- DEKLARE ile DEKLARASYON


- DEKOHERANS ile/||/<> ÖLÇÜM

( Dekoherans çevreyle etkileşim, ölçüm aktif müdahale. )

( Formül: Gradual İLE instant )


- DEKOLMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILMASI


- DEKOMPANSASYON ile/||/<> DEKOMPANSE

( Dengelenememe. | Ödünleyememe. @@ Dengelenememiş. | Ödünlenememiş. )


- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA


- DEKOMPOZE OLMAK ile DEKOMPOZİSYON

( Ayrışmak, parçalanmak. İLE Ayrışım, parçalanma. )


- DEKOMPRESYON/DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= BASI GİDERME | BASINÇ GİDERME | VURGUN


- DEKONJESTAN ile DEKONJESYONE ETMEK

( Kan dolum/göllenme giderici. İLE Kan dolumunu/göllenmeyi gidermek. )


- DEKOR ile DEKORASYON ile TERBİYELİ

( DECOR vs. DECORATION vs. DECOROUS )

( دکور ile تزيين ile تراز ile آرايشگري ile آرايش ile پيراستگي ile پيرايش ile آذين بندي ile پيرايه ile دکر ile زينت دار )

( DOKOR ile TEZYYNE ile TARAZ ile ARAYSHGARY ile ARAYSH ile PEYRASTGY ile PEYRAYSH ile AZYNE BANDY ile پيرايه ile DEKAR ile ZYNAT DAR )


- DEKOR ile DEKORE ile DEKORCU/LUK ile DEKORASYON


- DEKOVİL[Fr. < DECAUVILLE] değil/yerine/= KÜÇÜK DEMİRYOLU

( Ray aralığı 60 santimetre ya da daha az olan, araçları buhar ya da insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu. )


- DEKREŞENDO/DECRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK AZALAN


- DEKREŞENDO değil/yerine/= GİDEREK AZALAN


- DEXTRO LACTIC ACID[İng.] / DEXTROGYRE ACIDELACTIQUE[Fr.] / RECHTSDREHEND MILCHSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKSTRO LAKTİK ASİT


- DEKSTROKARDİ değil/yerine/= SAĞDA YÜREK


- DELBRÜCK SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DELBRÜCK[Fr.] / DELBRUCK-ZERSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELBRÜCK SAÇILMASI


- DELDİRMEK ile DELDİRTMEK ile DELDİRİLMEK ile DELDİREBİLMEK


- DELEGE/LİK ile DELEGASYON


- DELEPMEK ile DELEBİLMEK ile DELEP DELEP


- DELİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ZIRVA BULABİLMEK

( "Deliyim" demek bir şey değil. Önemli olan, zırva bulabilmek. )


- DELİKANLILAŞMAK ile DELİKANLI/LIK ile DELİKANLICA