Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(82/125)


- MÜTENÂSIR[Ar. < NÂSIR] ile MÜTENASSIR[Ar. < NASR] ile MÜTENÂSİR[Ar. < NESR] ile MÜTENÂSİL[Ar. < NESL]

( Yardımlaşan, birbirine yardım eden. İLE Hristiyan olan, tenassur eden. İLE Saçılan, intisâr eden. İLE Doğup büyüyen, tenâsül eden. )


- MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK


- MÜTENÂZIR[Ar. < NAZAR] ile MÜTENAZZIR[Ar.]

( Birbirinin karşısında bulunan, birbirine bakan, tenâzur eden. | [mat.] Bakışık, simetrik. | [kimya] Bakışık. | [toplumb.] Karşılık. İLE Düşünerek dikkatle bakan, dikkatle bakarak düşünen. )


- MÜTENEBBÎ[Ar. < NEBE] ile MÜTENEBBİH[Ar. < NÜBH]

( Peygamberlik iddiasında bulunan, peygamberlik taslayan, yalancı peygamber. İLE Uyanan, uyanık, intibâh eden. | Uslanan, aklını başına toplayan. )


- MÜTENEFFİL[Ar.] ile MÜTENEFFİR[Ar. < NEFRET]

( Nâfile namaz kılan. İLE Nefret eden, iğrenen, tiksinen. )


- MÜTENEFFİS[Ar. < NEFES] ile MÜTENEFFİZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. MÜTENEFFİZÂN]

( Soluk alan, soluyan, teneffüs eden. | Yorgunluk alan, dinlenen. İLE Sözü geçen, nüfuzlu. )


- MÜTENEKKİRÂNE[Ar.] ile MÜTENEKKİREN[Ar.]

( Giysi değiştirerek kendini gizleyene yaraşır biçimde, mütenekkire. İLE Giysi değiştirerek kendini gizleyen, mütenekkir olarak. )


- MÜTENEKKİS ile ...

( Başaşağı olan, ters dönen, tenekküs eden kişi, canbaz. )


- MÜTENEMMİL[Ar.] ile MÜTENEMMİR[Ar.]

( Karınca gibi kaynaşan. İLE Kaplanlaşan, kaplan huylu olan. | Sert bir dille korkutan. )


- MÜTENESSİK[Ar. < NASK] ile MÜTENESSİK[Ar.]

( Sürekli olarak, aynı biçimde, biteviye olan, yeknesak, tenessuk eden. İLE Kulluk eden. )


- MÜTENESSİR[Ar. < NESR] ile MÜTENEŞŞİR[Ar.]

( Saçılan, tenessür eden. İLE Dağılan, yayılan, intişar eden. )


- MÜTENEVVİ[Ar. < NEV] ile MÜTENEVVİH[Ar. < NEVHA] ile MÜTENEVVİR[Ar. < NÛR]

( Türlü, çeşitli, çeşit çeşit, değişik, nevîlenen, tenevvü eden. İLE Ağlayan, feryâd eden, tenevvüh eden. İLE Parlayan, nurlanan, tenevvür eden. )


- MÜTENEZZİH ile ...

( Gezintiye çıkan, gezip eğlenen, tenezzüh eden. | Temize çıkan, aklanan. )


- MÜTENEZZİLÂNE[Ar.] ile MÜTENEZZİLEN[Ar.]

( Alçalana, mütenezzil olana yaraşır yolda. İLE Alçalarak, tenezzül eden. )


- MÜTERAHHİL/E[Ar.] ile MÜTERAHHİR[Ar.] ile MÜTERÂHİ[Ar. < RAHVET]

( Göç eden, bir yerden bir yere göçen, terahhül eden. İLE Deniz gibi dolup taşan, dolup taşan. İLE Geri çekilen, ağır davranan, yavaş hareket eden. )


- MÜTEREDDİ ile MÜTEREDDİT


- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ


- MÜTEREFFİ[Ar. < REF] ile MÜTEREFFİH[Ar. < REFH] ile MÜTESÂİD[Ar. < SUÛD]

( Yukarı kalkan, yükselen, tereffu eden. | Ululuk gösteren. İLE Refah bulan, rahat ve bolluk içinde yaşayan. İLE Yukarı çıkan, yükselen, ağan, suûd eden. )


- MÜTEŞÂBİH[Ar. < ŞEBEH ve ŞİBH | çoğ. MÜTEŞEBBİHÂT] ile MÜTEŞEBBİH[Ar. < ŞEBEH ve ŞİBH | çoğ. MÜTEŞEBBİHÎN]

( Birbirine benzeyen. | Kur'ân-ı Kerîm'in mecâzî anlama elverişli âyeti. İLE Benzeyen, andıran, teşebbüh eden. )


- MÜTEŞADDIK ile ...

( Avurt çatlatarak konuşan. | Terimlerle/ıstılahlı konuşan. )


- MÜTESÂLİK[Ar. < SULH] ile MÜTESALLİK[Ar.]

( Tırmanıcı, tırmanan. | Uçucu, uçan. İLE [bitkibilim] Etrafındaki şeylere dolanarak yukarı doğru çıkan, tırmanan. )


- MÜTEŞEBBİH:
"BENZER" ile/ve/değil/||/<>/< ŞÜPHE


- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİMCİ


- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞKEN/GİRİŞİMCİ


- MÜTEŞECCİR ile ...

( Ağaçlanan kaba ot. )


- MÜTESEHHİR[Ar. çoğ. MÜTESEHHİRÎN] ile MÜTESE'İL[Ar. < SU'AL]

( Gece uyuyamayıp sabahlayan. İLE Dilenen, dilenci, tesâül eden. )


- MÜTEŞEKKÎ[Ar. < ŞEKVÂ] ile MÜTEŞEKKİK[Ar.]

( Şikâyette bulunan, şikâyetçi, sızlanan. İLE Şekk[%50-50] ve şüphede kalan, şüpheden kurtulamayan. )


- MÜTEŞEKKİL[Ar. < ŞEKL] ile MÜTEŞEKKİR[Ar. < ŞÜKR]

( Şekillenmiş, biçimlenen, teşekkül etmiş. | Meydana gelmiş, kurulmuş, olmuş, oluşmuş, olma. İLE Teşekkür eden, iyilik bilen, iyiliğe karşı nâzik davranışla. )


- MÜTEŞEKKİR değil/yerine/= ÖVÜŞKÜLÜ


- MÜTESELLİ[Ar. < SÜLVÂN] ile MÜTESELLİH[Ar. çoğ. MÜTESELLİHÎN]

( Avunan, acıyı/kederi unutur gibi olan, teselli bulan. İLE Silahlanan, silah kuşanan. )


- MÜTEŞELŞİL = AKIŞ

( Şarıl şarıl akıp çağlayan, teşelşül eden. )


- MÜTESELSİL ile MÜTESELSİL BORÇ ile MÜTESELSİL KEFİL


- MÜTESELSİL ile/||/<> TESELSÜL

( Ard arda. İLE/||/<> Zincirleme. )


- MÜTESELSİLEN[Ar.] ile SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME

( SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME )


- MÜTESEMMÎ[Ar.] ile MÜTESEMMİM[Ar. < SEMM] ile MÜTESEMMİN[Ar.]

( Bir ad ile adlanan, müsemmâ olan. İLE Zehirlenen, tesemmüm eden. İLE Semiren, semen kazanan, tesemmün eden. )


- MÜTEŞEMMİL[Ar.] ile MÜTEŞEMMİR[Ar. < ŞEMER]

( İhrâma bürünen, teşemmül eden. İLE İşe hazırlanan, kollarını sıvayan, teşemmür eden. )


- MÜTEŞETTÎ[Ar.] ile MÜTEŞETTİT/E[Ar. < ŞETAT]

( Bir yerde kışlayan, kışı geçiren, teşerrî eden. İLE Dağılan, karışan, perişan olan, teşettüt eden. )


- MÜTEŞEYYİ[Ar. < ŞÎÂ | çoğ. MÜTEŞEYYİÎN] ile MÜTEŞEYYİH[Ar.]

( Şîî mezhebine girmiş olan, Şîî, Şîîlik taslayan, teşeyyü eden. İLE Şeyh gibi görünen, şeyh tavrı takınan, saha şeyh ya da ihtiyâr. )


- MÜTESEYYİB[Ar.] ile MÜTESEYYİB[Ar. < TESEYYÜB | çoğ. MÜTESEYYİBÎN]

( Dul kalan kadın, teseyyüb eden. İLE Kayıtsız davranan, aldırış etmeyen, teseyyüb eden. )


- MÜTETEVVEC[Ar. < TÂC] ile MÜTETEVVİC[Ar. < TÂC]

( Taç giydirilmiş. İLE Taç giymiş, taçlı. | [bitkibilim] Taçyapraklı. )


- MÜTEVASSIL değil/yerine/= VÂSIL OLAN, KAVUŞAN | MÜNÂSEBET VE YAKINLIK KURAN


- MÜTEVÂZI değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜ/GÖNLÜ YERDE/KOTKU


- MÜTEVÂZI[Ar. < VAZ | çoğ. MÜTEVÂZIÎN] ile MÜTEVÂZİ[Ar. < VEZY] ile MÜTEVÂZZÎ[Ar.]

( Alçakgönüllü, kibirsiz, tevâzu gösteren. | Gösterişsiz. İLE Birbirine muvâzî olan. | Paralel. İLE Abdest alan. )


- MÜTEVÂZILIK değil TEVÂZÛ


- MÜTEVECCİ[Ar.] ile MÜTEVECCİH[Ar. < VECH | çoğ. MÜTEVECCİHÎN]

( Ağrı duyan, veca'lanan. | Sıkıntılı, dertli. İLE Bir yöne/cihete, tarafa dönen, yönelen, teveccüh eden. | Birine yönelik sevgisi ve iyi düşünceleri olan. | Bir tarafa gitmeye kalkan. )


- MÜTEVEFFÂ[Ar. < VEFÂT] ile MÜTEVEFFÂT[Ar. < VEFÂT]

( Ölmüş, ölen, ölü, vefât etmiş olan. İLE Ölmüş, vefât etmiş kadın. )


- MÜTEVEFFÂ ile/||/<> MÜTEVEFFİYE

( Vefat etmiş [erkek]. İLE/||/<> Vefat etmiş [kadın]. )


- MÜTEVELLÎ[Ar. < VELY] ile MÜTEVELLİH[Ar.] ile MÜTEVERRİ[Ar. < VERÂ]

( Birinin yerine geçen. | Bir vakfın yönetimi, kendine verilmiş olan kişi. İLE Hayran olan/olmuş, şaşan/şaşmış, aklı başından giderek sersem ve hayran olan, tevellüh eden. İLE Dinin emrettiği şeylere sımsıkı bağlı kalan. )


- MÜTEVESSİ'[Ar. < VÜS'AT] ile MÜTEVESSİH/MÜTEDENNİS[Ar.]

( Genişleyen, geniş, tevessü eden. | Büyüyen, gelişen. İLE Kir oluşan, kirlenen, tedennüs eden. )


- MÜTEYEMMİMÂNE[Ar. < VÜS'AT] ile MÜTEYEMMİMEN[Ar.]

( Teyemmüm edercesine. İLE Teyemmüm ederek. )


- MÜTEZAHHİR[Ar. < ZAHR] ile MÜTEZÂHİR[Ar. < ZUHÛR]

( Karısına, nikâhı bozacak bir söz söyleyen. | Biri tarafından yardım edilen, taraflısı olan. İLE Görünen, çıkan, tezâhür eden. )


- MÜTEZÂHİF[Ar. çoğ. MÜTEZÂHİFÎN] ile MÜTEZÂİF[Ar. < ZIF]

( Savaşta, birbirinin üzerine yürüyüp çatan. İLE Kat kat artan, iki ya da daha çok katı olan, tezâüf eden. )


- MÜTEZÂVİL[Ar.] ile MÜTEZÂVİR[Ar. çoğ. MÜTEZÂVİRÎN]

( Bir şeyi, bir şeye yaklaştıran, tezâvül eden. | Bir şey ortaya çıkarmaya çalışan. İLE Birbirini ziyaret eden, birbirini gidip gören. )


- MUTFAK ile/||/<> İŞLİK/ATÖLYE ile/||/<> GARAJ[İng. < GARAGE] ile/||/<> LABORATUVAR[Fr. < LABORATOİRE]


- MUTFAK ile MUTFAK DOLABI ile MUTFAK HAVLUSU ile MUTFAK MERDİVENİ ile MUTFAK HAVALANDIRMASI


- MUTILASYON/MUTILATION[İng.] değil/yerine/= SAKATLAMA


- MUTİZM/MUTISM[İng.] değil/yerine/= KONUŞMAZLIK


- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK


- BAĞIŞIKLIK:
MUTLAK ile/değil/yerine/<>/>< SINIRLI


- ABSOLUTE VORTICITY[İng.] / ABSOLUTE VORTICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BURGAÇLILIK


- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM


- MUTLAK EŞİK DEĞERLERİNDE:
GÖRME ile/ve İŞİTME ile/ve TAT ALMA ile/ve KOKU ALMA(ŞAMME[Ar.], ODORAT[Fr.], SMELL[İng.]) ile/ve DOKUNMA

( Karanlık bir gecede 50 km.'den bir mum ışığı. İLE/VE Sessiz bir ortamda 5 metreden bir kol saatinin işleyişi. İLE/VE Sekiz litrelik bir suda bir çay kaşığı şeker. İLE/VE Altı odalı büyük bir evde bir damla esans. İLE/VE Bir santimetre yükseklikten yüzüne düşen bir sineğin kanadı. )


- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK


- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ


- MUTLAK (KAVRAMLAR) ile/ve/değil EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK (KAVRAMLAR)


- MUTLAK (KAVRAMLAR) ile/ve/değil EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK (KAVRAMLAR)

( Birbirinden ayrılamayan kavramların didişmesi. )

( [not] ABSOLUTE (CONCEPTS) vs./and/but DIALECTIC (CONCEPTS) )


- ABSOLUTE REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE BRECHUNGSINDEX, ABSOLUTE BRECHZAHL, ABSOLUTE REFRAKTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK KIRILMA İNDİSİ


- ABSOLUTE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ABSOLUTE[Fr.] / ABSOLUTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK SICAKLIK


- MUTLAK SICAKLIK ile/||/<> BAĞIL SICAKLIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Mutlak Kelvin ölçeği, bağıl Celsius/Fahrenheit ölçeğidir )

( Formül: K İLE °C )

( William Thomson (Lord Kelvin) tarafından 1848 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- ABSOLUTE VACUUM[İng.] / VIDE ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE UNTERDRUCK, ABSOLUTES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK VAKUM


- MUTLAK ZAMAN ile/ve MUKAYYET ZAMAN ile/ve PSİKOLOJİK ZAMAN


- MUTLAK ile/ve/değil ALIŞKANLIK


- MUTLAK ile/ve BELİRLEYİCİ


- MUTLAK ile MUTLAK ADRES ile MUTLAK CEHALET ile MUTLAK VEKALETNAME ile MUTLAK KURAL ile MUTLAK DEĞER ile KESİNLİKLE

( ABSOLUTE vs. ABSOLUTE ADDRESS vs. ABSOLUTE IGNORANCE vs. ABSOLUTE POWER OF ATTORNEY vs. ABSOLUTE RULE vs. ABSOLUTE VALUE vs. ABSOLUTELY )

( مطلق ile محض ile مطلقه ile نشاني مطلق ile جهل مرکب ile وکالت مطلغ ile حکومت مطلقه ile قدر مطلق ile مطلقا ile عليالاطلاق )

( MOTALGH ile MAHZ ile MOTALGHEH ile NESHANY MOTALGH ile JOHAL MARKAB ile VEKALT MOTLAGH ile HOKOMET MOTALGHEH ile GHODAR MOTALGH ile MOTALGHA ile عليالاطلاق )


- MUTLAK ile/değil/yerine UZLAŞILMIŞ


- (MUTLAKA) DİŞ İPİ KULLANMALI!


- MUTLAK/KAPSAMLI/TAMAMEN BAĞIŞIKLIK ile GÖRELİ BAĞIŞIKLIK

( En güçlü ve geniş bağışıklık olarak kabul edilen mutlak bağışıklığa göre şüpheli, sanık ve tanık, tanıklık yaptığı sıradaki verdiği beyânı ile ilgili hiçbir suçtan kovuşturulamaz. Fakat şüpheli, sanık ve tanığın, bağışıklık kapsamında ileri sürdüğü asıl suçla bağlantılı olmayan kanıtın kullanımı olanaklıdır. Savcının, kovuşturma yapmayacağına dair hukuka aykırı vaadi, mutlak bağışıklık sunmaz. Savcı, ancak gerçeğe ulaşmak için önem taşıyan durumlarda, bağışıklık tanınması konusunda mahkemeye öneride bulunabilir. Ayrıca, kişiye, mutlak bağışıklık tanınmışsa, savcı, bir sonraki ceza davasında kullandığı kanıtın, hukuka uygun ve bağışıklık ile elde edilen tanıklıktan bağımsız olduğunu kanıtlamak zorundadır. İLE Sadece, bağışıklık sağlanması yoluyla elde edilen beyân ve bu beyân aracılığıyla elde edilen kanıtlar, sanığın, bu suçlardan dolayı takip eden kovuşturmasında kullanılamaz. )


- MUTLANMAK ile MUTLANDIRMAK


- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA" değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK


- MUTLU OLMAK İÇİN GEREKEN "BENCİLLİK":
"SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK" değil/yerine ÖNCELİKLE KENDİNİ DÜŞÜNEBİLMEK


- MUTLULANMAK ile MUTLULANDIRMAK ile MUTLU/LUK ile MUTLUCA ile MUTLULUK ÇUBUĞU ile MUTLULUK TABLOSU


- MUTLULUK ADASI ve/||/<>/< SIRADANLIK DENİZİ

( Mutluluk adasına, sıradanlık denizinden ulaşılır. )


- MUTLULUK:
GERÇEKLİK ile/ve/değil/yerine/-/||/<> BEKLENTİSİZLİK


- MUTLULUK:
SAHİP OLDUKLARIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE KADAR AZ ŞEYE GEREKSİNIM DUYDUĞUMUZ


- MUTLULUK:
SEROTONİN ve/||/<> OKSİTOSİN ve/||/<> MELATONİN ve/||/<>
NORADRENALİN ve/||/<> FENİLETİLAMİN ve/||/<>
DOPAMİN ve/||/<> ENDORFİN ve/||/<> ASETİLKOLİN

( Özsaygı ve uyku hormonu. VE/||/<> Güven hormonu. VE/||/<> Coşku hormonu. VE/||/<> Heyecan hormonu. VE/||/<> Mutluluk hormonu. VE/||/<> Ödül hormonu. VE/||/<> Ağrı kesici hormon. VE/||/<> Uyanıklık hormonu. )

( )


- MUTLULUK, ...:
"YAŞAM TARZIMIZDA" değil YAŞAMA BAKIŞ TARZIMIZDA


- MUTLULUK ve/||/<> CİVANMUKTİ

( Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )


- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME


- MUTLULUK ile/ve/> VERİMLİLİK

( HAPPINESS vs./and/> PRODUCTIVITY )


- MUTSUZLAŞMAK ile MUTSUZ/LUK


- MUTSUZLUK ya da KAYGILILIK ile/değil/yerine/>< HUZURLULUK

( Geçmişte. YA DA Gelecekte. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Şu anda ve burada/kilerle. )


- MUTSUZLUK MERKEZLERİ ile/ve/değil/yerine/>< MUTLULUK MERKEZLERİ

( 7. SAADET[SÜREKLİ MUTLULUK] MERKEZİ
------------------
6. YÜKSEK BİLİNÇ
5. KOŞULSUZ SEVGİ (BOLLUK)
4. SEVGİ
[mutluluk merkezleri]
ile/ve/değil/yerine/><
[mutsuzluk merkezleri]
3. GÜÇ
2. DUYGU
1. GÜVENLİK [en alt] )

( YÜKSEK BİLİNÇ KILAVUZU )


- MUTSUZLUK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇOCUKLUĞUNU KAYBETMİŞ OLMAK


- [ne yazık ki]
MUTSUZLUK:
"SAHİP OLAMADIKLARIMIZA ULAŞAMADIĞIMIZDAN DOLAYI" değil SAHİP OLDUKLARIMIZI UNUTMAKTAN DOLAYI


- MUTTASIF[Ar.]/VASIFLI değil/yerine/= NİTELENMİŞ/NİCELİKLİ


- MÜTTEFİK KUVVETLER ile İTTİFAK ile MÜTTEFİK ile MÜTTEFİKLER

( ALLIED FORCES vs. ALLIANCE vs. ALLIED vs. ALLIES )

( هم پيماني ile اتحاد ile هم عهد ile متحده ile مقرون ile متحد ile مؤتلفه ile جبهه متحد ile متفقين )

( NPAM PEYMANY ile ETEHAD ile NPAM EAD ile MOTAHDEH ile MOGHORON ile MOTEHAD ile MW̉TALFEH ile JABEHEH MOTEHAD ile متفقين )


- MÜTTEHİDİN BİZZÂT, MUHTELİF-ÜN BİL-İTİBAR


- MUTUAL İLE CONDİTİONAL İLE RELATİVE ile/||/<> BİLGİ ÖLÇÜLERİ

( Farklı bilgi ilişki metrikleri. )

( Formül: I(X;Y) = I(Y;X) ≥ 0 )


- MUTUAL :/yerine KARŞILIKLI


- MUTUALİZM İLE KOMMENSALİZM İLE PARAZİTİZM ile/||/<> SİMBİOZ TÜRLERİ

( Türler arası ilişkiler. )

( Formül: Mantar + Alg = Liken )


- MUTUALİZM İLE KOMMENSALİZM İLE PARAZİTİZM ile/||/<> SİMBİYOZ TÜRLERİ

( Türler arası etkileşim tipleri. )

( Formül: +/+ İLE +/0 İLE +/- )


- MUTUALİZM ile/||/<> PARASİTİZM

( Mutualizm +/+ iki fayda İLE parasitizm +/- tek fayda. )

( Formül: Win-win İLE exploitasyon )


- MUTUALİZM ile/||/<> PARAZİTİZM

( Mutualizm karşılıklı yarar İLE parazitizm tek taraflı yarar )

( Formül: +/+ (mutualizm) İLE +/- (parazitizm) )


- MUVAFFAKİYET ile MUVAFFAKİYETLİ ile MUVAFFAKİYETSİZ/LİK


- MUVAFFAKİYET ile/ve MUZAFFER


- MUVAFFAKIYET[< VEFK] ile ...

( ALLAH'IN YARDIMIYLA BAŞARI GÖSTERME | ELE GEÇİRME, BAŞARMA )


- MUVAKKİTHANE :

( Emirgan Muvakkithanesi Çınaraltı'nda Hamid - i Evvel Camiinin karşısındadır. Camiden 6 yıl sonra yani 1844'te Sultan I.Abdülmecid (1839 - 1861) tarafından yaptırıldı. Muvakkithane Cumhuriyet döneminde değişik amaçlar için kullanıldı. Uzun süre Emirgan Spor Kulübü olarak kullanılan bina halen büfedir. )


- MUVAZAT[Ar.]/PARALELLİK değil/yerine/= KOŞUTLUK


- MUVAZENE ETMEK değil/yerine/= DENGELEMEK


- MUVAZENE ile MUVAZENELİ ile MUVAZENESİZ/LİK


- MÜVEKKİL değil/yerine/= YETKİVEREN


- MÜVELLİDÜLHUMUZA[Osm. Tr.] = OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.]

( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] )


- MUYAN ile MUYANÇILIK/MUYANÇILIQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sevap. İLE Arabuluculuk, yatıştırma, iki kişiyi uzlaştırma. )


- MUZAFFER-ÂNE[Ar.] ile MUZAFFEREN[Ar.] ile MUZAFFERİYET[Ar.]

( Muzaffer olana yakışır biçimde. İLE Üstünlük kazanarak, üstün gelerek, muzaffer olarak. İLE Üstünlük, düşmana üstün gelme. Bir işi, gerektiği gibi başarma. )


- MUZAFFER/LİK ile MUZAFFERCE


- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN


- MÜZÂKERE[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= GÖRÜŞLEŞME/K


- MÜZAKERE ile MÜZAKERECİ/LİK


- MÜZE:
"KORUMA/SERGİLEME YERİ" ile/değil/||/<>/< ESİNLENDİRME YERİ/ARACI


- MÜZEVİRLEMEK ile MÜZEVİR/LİK


- MÜZEYYEN[Ar. < ZÎNET | çoğ. MÜZEYYENÂT] ile MÜZEYYİN[Ar. < ZÎNET]

( Süslenmiş, süslü, zînetlendirilmiş. İLE Süsleyen, tezyîn eden. )


- MÜZİĞİN PSİKO-FİZYOLOJİK ETKİLENİMLERİ

( * Kan dolaşımını etkiler.
* Damar basıncını bazı kişilerde yükseltebilir, bazılarında düşürebilir.
* Kas kasılmalarını artırır.
* Solunum hareketlerini etkiler ve serbestleştirir.
* Sindirim işlerinde olumlu etkileri vardır.
* Damar basıncının değişiklikleri, sedaların tonları, şiddetleri ve perdeleri ile orantılıdır.
* Kişiyi huzura kavuşturan psikojenik etkileri vardır. )


- MÜZİK/ŞARKI ALBÜMLERİNDE:
10'DA BİRKAÇ ile 10'DA 10 ile 10'DA 100/1000

( Bir sanatçının, albümlerinde yaptığı müzik ve şarkıların ancak birkaçı, ötekilere göre çok daha fazla sevilir. İLE Bazı sanatçılarımızın, bazı albümlerinde bulunan parçaların, 10'unun da tutması, çok az sanatçının yakalayabildiği bir durum ve başarıdır. İLE Ancak birkaç sanatçımız da, 10 parçalık albümleriyle, bizde 100/1000 büyük şarkılık etki ve coşku uyandırıyor. Aşk şarkıları, bunların başında geliyor. Yazdığı sözleriyle, müziğiyle, buğulu hoş sadâsı, kişilere olan saygısı ve yakınlığıyla, sanat yaşamının başlangıcından beri aynı biçimde ve artarak devam eden tüm dinleyici/hayran kitlesine de baktığımızda, özellikle Yaşar'ım/ız, bu sanatçı ve şarkılara en iyi örneklerden biridir. Başarılarının artarak devamını dileyerek, saygı, sevgi ve teşekkürümüzü sunuyoruz... )


- MÜZİKÇİ/MÜZİSYEN[Fr.] ile MÜZİKSEVER

( Müzik yapan. İLE Müzik tutkusu olan, müziği seven kişi. )


- MÜZİKLENDİRMEK ile MÜZİKLEŞTİRMEK ile MÜZİK ile MÜZİKLİ ile MÜZİKÇİ/LİK ile MÜZİKSEL/LİK ile MÜZİKSİZ ile MÜZİK ODASI ile MÜZİK BİLİMİ ile MÜZİK DOLABI ile MÜZİK KULAĞI ile MÜZİK KÖŞESİ ile MÜZİK MARKET ile MÜZİK SALONU ile MÜZİK BİLİMCİ


- MÜZİKOLOJİ/MÜZİKOLOG değil/yerine/= MÜZİKBİLİM/Cİ


- MUZİPLEŞMEK ile MUZİP/LİK ile MUZİPÇE


- MUZIRLAŞMAK ile MUZIR/LIK ile MUZIR YAYIN


- MÜZİSYEN ile/ve/ya da MÛSİKÎŞİNAS


- MÜZMİNLEŞMEK ile MÜZMİNLEŞTİRMEK ile MÜZMİN/LİK ile MÜZMİN BEKAR/LIK


- MW/MICROWAVE[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA


- MYS/MODEL MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MODEL YÖNETİM DÜZENİ


- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL


- N-BUTYLAMINE[İng.] / N-BUTYLAMINE[Fr.] / N-BUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLAMİN


- N-BUTYLCHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE N-BUTYLE[Fr.] / PRIM. BUTYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLKLORÜR


- N-BUTYL ETHER[İng.] / ETHER BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / N-BUTYLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N-DİBÜTİL ETER


- N-CHLOROSUCCINIMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= N-KLOROSÜKSİNİMİT


- N-METHYLANILINE[İng.] / N-ANILINE DE MÉTHYL[Fr.] / N-METHYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-METİL ANİLİN


- CONDUCTIVITÉ DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ İLETKENLİK


- REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU


- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ YARI İLETKEN


- N-GLYCAN İLE O-GLYCAN İLE GPI ile/||/<> GLİKOZİLASYON

( Protein şeker modifikasyonu. )

( Formül: Asn-X-Ser/Thr motifi )


- N-TİPİ YARIİLETKEN ile/||/<> P-TİPİ YARIİLETKEN

( N-tipi fazla elektron, P-tipi fazla delik )

( Formül: Donor (N) İLE Akseptör (P) )


- NABIZ ALINABİLEN BÖLGELER:
ŞAH DAMARI ile/ve/||/<> KOL DAMARI ile/ve/||/<> ÖN KOL DAMARI ile/ve/||/<> BACAK DAMARI

( Âdem elmasının iki yanında. İLE/VE/||/<> Kolun iç yüzü, dirseğin üstü. İLE/VE/||/<> Bileğin iç yüzü, baş parmağın üst hizası. İLE/VE/||/<> Ayak sırtının ortasında.
[Çocuk ve yetişkinlerde: Şah damarından.
Bebeklerde: Kol atardamarından.] )

( )


- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ


- SELTENERDMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK METALLERİ


- NADİREN ile YERİ GELDİĞİNDE

( RARELY vs. CONGRUOUS )


- NAFAKALANMAK ile NAFAKALANDIRMAK ile NAFAKA


- NAPHAZOLINE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFAZOLİN NİTRAT


- NÂFİA[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK

( Bir yeri, geliştirip güzelleştirmek için yapılan işlerin tümü. )


- NAPHSULTONE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFSULTON


- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ


- NAFTA[Fr.] ile NAFTALİN[Fr. < Doğu dillerinden]

( 100 - 250 °C'ler arasında damıtılan ürün. İLE Madenkömürü katranının, kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1.158 yoğunluğunda, 80 °C'de ergiyen, 218 °C'de kaynayan, suda ergimeyen, alkol, benzol ve eterde, kolaylıkla eriyen, antiseptik bir hidrokarbon. )


- NAPHTHALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALDEHİT


- NAPHTHALENE[İng.] / NAPHTHALÈNE, NAPHTALINE[Fr.] / NAPHTHALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTALİN


- NAFTALİNLEMEK ile NAFTALİNLENMEK ile NAFTALİN


- NAPHTHALIZE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALİNLESTİRMEK


- NAPHTHACENE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTASEN


- NAPHTHANES[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENİKLER


- NAPHTHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİYONİK ASİT


- NAPHTHISODIAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİZODİAZEPİN


- NAFTOLENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTOLENLER


- NAİLE SAĞLAM VEREM SAVAŞ DİSPANSERİ :

( Sarıyer Merkez Mahallesinde Orta Çeşme Caddesi üzerindedir. 1955'ten beri aynı binada hizmet vermektedir. Bu dispanserin dernek başkanlığını 1997 yılına kadar 42 yıl süre ile Yaşar Hanım (Ağatan) yaptı. Dernek binasının yanındaki Çobanoğlu Köşkü dispanserin lojmanı olarak kullanılmaktadır. )


- NAKARAT ile NAKARATLI ile NAKARATSIZ


- NAKED SİNGULARİTY İLE FİREWALL İLE FUZZBALL ile/||/<> KARADELİK PARADOKSLARI

( Karadelik fiziği problemleri. )

( Formül: S = A/4 (Bekenstein-Hawking) )


- NAKÎİYE[Ar.]/INFLUSOIRES[Fr.] ile ...

( Haşlamlılar. )


- NAKİL[Ar.]/TRANSPORT[Fr.] değil/yerine/= TAŞIMACILIK/AKTARIM


- NAKIŞLAMAK ile NAKIŞ/LIK ile NAKIŞLI ile NAKIŞÇI/LIK ile NAKIŞSIZ ile NAKIŞ İPLİĞİ ile NAKIŞ MAKİNESİ


- NAKLETMEK ile NAKLEDİLMEK ile NAKLETTİRMEK ile NAKLEDEBİLMEK


- NAKLİYAT ile NAKLİYATÇI/LIK


- NAKŞETMEK ile NAKŞEDEBİLMEK


- NALIDIXIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NALİDİKSİK ASİT


- NALOXONE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALOKSON HİDROKLORÜR


- NALORPHINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALORFİN HİDROKLORÜR


- NAMAZDAN ÖNCE ESTAĞFİRULLAH ile/ve NAMAZDAN SONRA OKUNAN ESTAĞFİRULLAH


- NAMIK KEMAL ve/||/<>/< ABDÜLLÂTİF SUPHİ PAŞA


- NAMUS ile NAMUSLU/LUK ile NAMUSSUZ/LUK ile NAMUSLUCA ile NAMUS SÖZÜ ile NAMUSSUZCA ile NAMUS BORCU ile NAMUS BELASI ile NAMUS DAVASI ile NAMUS CİNAYETİ


- NANDROLONE PHENYLPROPIONATE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDROLON FENİLPROPİONAT


- NANİKLEMEK ile NANİK


- NANKÖR[Fars.]["NAMKÖR" değil!] değil/yerine/= İYİLİKBİLMEZ


- NANKÖRLEŞMEK ile NANKÖR/LÜK ile NANKÖRCE


- NANNY vs. BABYSITTER


- NANOELECTRONICS[İng.] / NANOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NANOELEKTRONİK


- NANOKOMPOSİTE HİBRİD ile/||/<> NANOKOMPOSİTE AŞILAMASI

( Nanokomposite hibrid farklı materyallerin kimyasal birleşimiken İLE nanokomposite aşılaması fiziksel karışımdır )

( Formül: İnorganik-organik )


- NANOTEKNOLOJİ ile BİYOTEKNOLOJİ

( Atomik ve moleküler seviyede nesnelerin manipülasyonu ile ilgilenen bir bilim dalı. İLE Canlıları ve biyolojik süreçleri kullanarak ürünler ve hizmetler üreten bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, nano ölçekte biyolojik düzenler ve cihazlar tasarlanmakta. )


- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )


- NARENCİYE ile NARENCİYECİ/LİK


- NARENCİYE[Ar.] değil/yerine/= TURUNÇGİLLER


- NARH[aslı NİRH] değil/yerine/= NARK, ÇARŞIDA, PAZARDA SATILAN ŞEYLER İÇİN RESMÎ MAKAMLARCA GÖSTERİLEN FİYAT


- NARKOLEPSİ ile/||/<> İNSOMNİA

( Gündüz aşırı uyku ve ani uyku atakları ile ilişkili bir uyku bozukluğu. İLE/||/<> Uykuya dalma ya da uykuyu sürdürme güçlüğü ile ilişkili bir uyku bozukluğu. )


- NARKOLEPSİ ile/||/<> UYKU APNESİ

( Gündüz aşırı uyku ve ani uyku atakları ile ilişkili bir uyku bozukluğu. İLE/||/<> Uyku sırasında solunumun durması ve tekrar başlaması ile ilişkili bir uyku bozukluğu. )


- NARCOTIQUE[Fr.] / NARKOTIKUM, RAUSCHGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NARKOTİK


- NARSİSIST/NARCISSIST[İng.] değil/yerine/= ÖZSEVER


- NARSİSİSTİK ile HİSTRİYONİK


- NARSİSİZM ile NARSİSTLİK


- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK


- NASH İLE PARETO İLE CORRELATED ile/||/<> DENGE KAVRAMLARI

( Oyun kuramınde denge türleri. )

( Formül: BR(σ₋ᵢ) = σᵢ )


- NASH İLE PARETO İLE STACKELBERG ile/||/<> DENGE KAVRAMLARI

( Oyun kuramınde farklı denge türleri. )

( Formül: BR₁(s₂) ∩ BR₂(s₁) = Nash )


- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE ve/<> İNSANA/KİŞİLERE OLAN HİZMETİYLE


- NASIL GÖRDÜĞÜNÜ DEĞİŞTİR ve/<>/> NASIL DEĞİŞTİĞİNİ GÖR


- NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ ile NE BİLDİĞİMİZ

( Ne bildiğimizi değiştirir. İLE Nasıl göründüğümüzü değiştirir. )


- NASIL KULLANIŞI değil NASIL KULLANILDIĞI


- NASIL YARARLANIRIM? değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?


- NASİPLENME ile/ve/||/<> PAYINI ALMAK


- NASİPLENMEK ile NASİPLENDİRMEK ile NASİPLENEBİLMEK ile NASİP ile NASİPLİ/LİK ile NASİPSİZ/LİK


- NASIRLANMAK ile NASIRLAŞMAK ile NASIR ile NASIRLI ile NASIRSIZ ile NASIR YAKISI


- NASYONALİST ile NASYONALİZM ile NASYONAL SOSYALİZM


- NASYONALİZM ile/||/<>/> KONSERVATİZM ile/||/<>/> LİBERALİZM ile/||/<>/> SOSYALİZM


- NATURAL ALTERATION vs. ARTIFICIAL ALTERATION


- NATURAL AND COMPULSORY vs. NATURAL BUT NOT COMPULSORY vs. NEITHER NATURAL, NOR COMPULSORY


- NATURAL HISTORY ile DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI

( DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI )


- NATURAL İLE YONEDA İLE KAN ile/||/<> KATEGORİ TEOREMLERİ

( Temel kategori kuramı sonuçları. )

( Formül: Nat(Hom(A ile-) İLE F) ≅ F(A) )


- NATURAL PHILOSOPHY ile/ve/değil NATURAL SCIENCE

( Doğanın nedensel anlaşılması. İLE/VE/DEĞİL Doğanın matematiksel/niceliksel, deneysel(experimental), mekanik açıklaması. )


- NATÜRALİST değil/yerine/= DOĞALCI


- NATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞALCILIK


- NAVIER ve/||/<> STOKES (DENKLEMLERİ)


- NAVİGASYON/NAVİGATION[İng.] değil/yerine/= YOL BUL, SEYİR


- NAVİGASYON değil/yerine/= YOL BUL/YOL GÖSTERİCİ


- NAVLUN SÖZLEŞMESİNDE:
ISKARÇA ile/ve KIRKAMBAR ile/ve TRİPÇARTER

( Tam gemi kiralanması. İLE/VE Parça mal taşıma sözleşmesi. İLE/VE Yolculuk üzerine navlun. )


- NAZ ile/değil ŞIMARIKLIK

( Büyüğün, küçüğe yaptığı. İLE/DEĞİL Küçüğün, büyüğe yaptığı. )

( BAYLAN: Nazlı, şımarık. )


- NAZARİYAT ile NAZARİYATÇI/LIK


- NAZARİYE ile NAZARİYECİ/LİK


- NAZİK ile NAZİK SEKS ile KİBARLAR ile BEYEFENDİ ile CENTİLMENCE ile NEZAKET ile BEYEFENDİ

( GENTLE vs. GENTLE SEX vs. GENTLEFOLK vs. GENTLEMAN vs. GENTLEMANLY vs. GENTLENESS vs. GENTLEWOMAN )

( سليم الطبع ile معتدل ile با تربيت ile نرم ile جنس زن ile مردمان شريف ile سميو ile جنتلمن ile شخص محترم ile آقامنشانه ile آقامنش ile آقا منش ile ملايمت ile نرمي ile زن باتربيت ile زن نجيب )

( سليم الطبع ile MOTADEL ile BA TARBYT ile NARAM ile JENS ZAN ile MARDAMAN SHARYFE ile سميو ile JENTELMAN ile SHKHS MOHTARAM ile AGAMNASHANEH ile AGAMNASH ile AGA MONASH ile MOLAYMAT ile NARAMY ile ZAN BATARBYT ile ZAN NAJYBE )


- NAZİKLEŞMEK ile NAZİKLEŞTİRMEK ile NAZİK/LİK ile NAZİKÇE


- NAZİLEŞTİRMEK ile NAZ ile NAZİ


- NAZIM BİÇİMLERİNDE:
TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT ile/<> TERBİ ile/<> TAHMİS ile/<> TAŞTIR ile/<> TESDİS ile/<> MUHAMMES ile/<> TARDİYE ile/<> MÜSEDDES ile/<> NAZİRE ile/<> TEHZİL

( 7-10 beyit. İLE 7-10 beyit. İLE Gazel + 2 beyit. | Dördün. | Dörtleme. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 4 beyit. İLE 5 dizelik. İLE 5 dizelik.[Muhammes'in, özel bir biçimi.] İLE 6 dizelik.İLE Beğendiğine benzer. İLE Alay etmek üzere yazılan nazire. )

( )


- NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME


- NAZLAMAK ile NAZLANMAK ile NAZLAŞMAK ile NAZLANDIRMAK ile NAZLANABİLMEK


- NCD/NONCOMMUNICABLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI OLMAYAN SAYRILIK


- [ne] AGNOSTİSİZM ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de ZEN


- [ne] ANLAŞILABİLİR ile/ve/||/<> [ne] KAVRANABİLİR ile/ve/||/<> [ne de] KABUL EDİLEBİLİR OLAN


- NE ARAYACAĞIMIZI BİLMEDEN ile/ve/||/<>/> NE BULACAĞIMIZI BİLMEMEK


- NE ATTIĞIMIZ ve/||/<> NE KATTIĞIMIZ


- Ne bileyim diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!


- NE DEDİĞİ(Nİ ANLAMAK) ile NE DEMİŞ OLABİLECEĞİ(Nİ ANLAMAK)

( TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY )


- Ne diye dinleyeyim? diyorsan DİNLE!!!


- NE DİYEBİLİRİM (Kİ)? değil NE DENİLEBİLİR (Kİ)?


- NE HALE GELMİŞSİN! ile/ve/değil/yerine NE KADAR DEĞİŞMİŞSİN!


- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK

( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )


- NE KADAR:
("ÇOK"/"AZ") YEDİĞİN ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK ÇİĞNEDİĞİN

( Yediğini, iç; içtiğini, ye!
[ O kadar çok ve uzun süre çiğne ki, lokmanı, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğin şeyi yutma ve ancak içmiş ol! İçtiklerini de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yut! ] )


- NE KADAR KULLANILABİLİR OLMASI değil NE KADAR KULLANILABİLİR OLDUĞU


- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARÂFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ


- Ne konuşacaksan KONUŞ!!!


- NE ÖĞRENDİMSE/YAPTIMSA değil NE ÖĞRENDİYSEM/YAPTIYSAM


- NE OLDUĞUNDAN ÇOK ... ile/ve/değil NE OLDUĞUNDAN ÖNCE ...


- NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ > NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ(") ile/ve/değil/önce/||/<>/< NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ > NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ


- NE OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ YOK değil ADINI, NE KOYDUĞUMUZUN BİR ÖNEMİ YOK/OLMAYABİLİR


- NE ...:
ÖTELEMEK ve/ne de/||/<> ERTELEMEK ve/ne de/||/<> ENGELLEMEK


- ne TARAFIYIM ne de (TARAFI) DEĞİLİM değil ne TARAFIYIM ne de KARŞISINDAYIM

( Olumsuzdan[ne/ne de] sonra tekrar olumsuzluk sözcüğü ya da eki olmuyor/olmaz. )


- NE VAR, NE YOK? ile/ve/||/<> NEYİ, NASIL BİLEBİLİRİZ?