Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(72/125)


- CHROMIZING[İng.] / CHROMATISIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMLAMA


- CHROMODYNAMIQUE[Fr.] / CHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMODİNAMİK


- KROMOFİL/CHROMOPHIL[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTAR


- KROMOFOP/CHROMOPHOBE[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTMAZ


- CHROMOPHORE, CHROMOPHORIC GROUP[İng.] / CHROMOPHORE[Fr.] / CHROMOPHOR, CHROMOPHORE GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOFOR, KROMOFOR GRUP


- CHROMOGEN[İng.] / CHROMOGÉNE[Fr.] / CHROMOGEN, FARBENERZEUGEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOJEN


- KROMOJENİK ile KROMOMER ile KROMOZOM ile RENK KÜRE

( CHROMOGENIC vs. CHROMOMERE vs. CHROMOSOME vs. CHROMOSPHERE )

( رنگ زا ile رنگينپار ile رنگين تن ile رنگين کره )

( RANG ZA ile RANGYNAPAR ile RANGYNE TAN ile RANGYNE KAREH )


- CHROMONUCLEIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KROMONÜKLEİK ASİT


- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] değil/yerine/= RENK YUVARI

( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )


- KROMOTROPİZM[Fr. < CHROMOTROPISME] değil/yerine/= CANLI YÖNELİMİ

( Canlı bir var olanın, belirli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi. )


- KROMOZOM[Fr. < CHROMOSOME] ile AKROMATİN[Fr. < ACHROMATINE]

( Karyokinez bölünme sırasında göze çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı. İLE Göze çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm. )


- KROMOZOM değil/yerine/= SOYAKTARAN


- KRONIG-PENNEY MODEL[İng.] / MODÈLE DE KRONIG-PENNEY[Fr.] / KRONIG-PENNEYSCHES MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRONİG-PENNEY ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- KRONİKLEŞMEK ile KRONİK/LİK ile KRONİKÇİ/LİK


- KRONİK/VAKAYİNÂME değil/yerine/= OLAYLIK/SIRADİZİMLİK


- CHRONOAMPEROMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOAMPEROMETRİ


- KRONOAMPEROMETRİ ile/||/<> KRONOPOTANSİYOMETRİ

( CA sabit V akım-zaman, CP sabit I potansiyel-zaman. )

( Formül: Cottrell İLE Sand )


- CHRONOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOGRAF


- KRONOLOJİ/CHRONOLOGY[İng.] değil/yerine/= TARİH SIRASI


- KRONOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZAMANDİZİN/OĞURBİLİM/OĞURDİZİN


- KRONOLOJİK ile KRONOMETRE ile KRONOSKOP

( CHRONOLOGICAL vs. CHRONOMETER vs. CHRONOSCOPE )

( زماني ile گاه نگار ile گاه شمار ile زمانسنج ile وقت نگار ile گاهشمار ile لحظه شمار )

( ZAMANY ile GAH NEGAR ile GAH SHMAR ile ZAMANSANJ ile VAGHT NEGAR ile GAHOSHMAR ile LAHZEH SHMAR )


- KRONOMETRE[Fr. < CHRONOMETRE] değil/yerine/= SÜREÖLÇER


- CHRONOPOTENTIOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOPOTANSİYOMETRİ


- KRONOTROPİK/CHRONOTROPIC[İng.] değil/yerine/= HIZ ETKİLER


- CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE FUSION[Fr.] / SCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROZE


- KRYOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYO ELEKTRONİK


- KRYOGENISCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK AKIŞKAN


- KRYOGENISCHE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK BOBİN


- KRYOGENISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK SICAKLIK


- XANTHYDROL[İng.] / XANTHYDROL[Fr.] / XANTHYDROL[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİDROL


- XANTHIC ACID[İng.] / XANTHOSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİK ASİT


- XANTHINE, DIOXOPURINE[İng.] / XANTHINE[Fr.] / XANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİN


- XANTHOPTERIN[İng.] / XANTHOPTERINE[Fr.] / XANTHOPTERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTOPTERİN


- KSE/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ


- KSENOFANES ile/<>/> KSENOFON

( [M.Ö.] 475 ile/<>/> 431 - 354 )

( XENOPHANES vs./<>/> XENOPHON )


- KTB/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ


- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI

( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )


- QUANTUM FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE QUANTIQUE DES CHAMPS[Fr.] / QUANTENFELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ALAN KURAMI


- KUANTUM ALGORİTMASI ile/||/<> KLASİK ALGORİTMA

( Shor faktörizasyon üstel hızlanma, klasik polinom değil. )

( Formül: O(log³n) İLE O(e^n) )


- KUANTUM BİLGİSAYAR ile/||/<> KLASİK BİLGİSAYAR

( Kuantum qubit süperpozisyon, klasik bit 0 veya 1. )

( Formül: 2^n İLE n durum )


- KUANTUM COMPLEXITY ile/||/<> COMPUTATIONAL COMPLEXITY

( Kuantum complexity kuantum devrelerin karmaşıklığıyken İLE computational complexity klasik algoritmaların karmaşıklığıdır )

( Formül: BQP İLE P )


- KUANTUM DARWİNİZM ile/||/<> KLASİK DEKOHERANS

( Kuantum Darwinizm çevre tarafından bilgi seçimiyken İLE klasik dekoherans basit faz kaybıdır )

( Formül: Pointer states )

( Charles Darwin tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- KUANTUM DOLANIKLIK ile/||/<> KLASİK KORELASYON

( Kuantum dolanıklık yerel olmayan İLE klasik korelasyon yereldir )

( Formül: |ψ⟩ = (|00⟩ + |11⟩)/√2 İLE Bell eşitsizliği: |E(a ileb) - E(a ilec)| ≤ 1 + E(b ilec) )


- QUANTUM ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRODİNAMİĞİ


- QUANTUM ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRONİĞİ


- KUANTUM GRAVİTY ile/||/<> GENERAL RELATİVİTY

( Kuantum gravity kuantum ve gravitasyonu birleştirirken İLE general relativity klasik geometrik kuramdir )

( Formül: l_p = √(Għ/c³) )


- QUANTENHYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM HİPOTEZİ


- KUANTUM KRİPTOGRAFİ ile/||/<> KLASİK KRİPTOGRAFİ

( QKD fizik yasalarıyla güvenli, klasik matematiksel. )

( Formül: BB84 İLE RSA )


- CHROMODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUANTUM KROMODİNAMİĞİ


- QUANTUM MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİĞİ


- QUANTUM MECHANICAL OPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİK İŞLEMCİSİ


- QUANTENMECHANISCHER OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİKSEL İŞLEMCİ


- KUANTUM NOKTA ile/||/<> NANOPARTİKÜL

( Kuantum nokta boyut etkisiyle optik özellik gösterirken İLE nanopartikül sadece boyut küçültmedir )

( Formül: E_gap ∝ 1/r² )


- KUANTUM NOKTASI ile/||/<> NANOPARÇACIK

( QD boyut ayarlı emisyon, NP geniş uygulama. )

( Formül: 2-10nm İLE 1-100nm )


- KUANTUM OPTOMEKANİK ile/||/<> KLASİK OPTİK

( Kuantum optomekanik ışık-madde kuantum etkileşimiyken İLE klasik optik elektromanyetik dalga yayılımıdır )

( Formül: g₀ = √(ħω/2m) )


- QUANTUM CHROMODYNAMICS[İng.] / QUANTENCHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM RENK DİNAMİĞİ


- QUANTUM NUMBER[İng.] / QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM SAYISI


- KUANTUM SİMÜLASYON ile/||/<> MONTE CARLO

( Kuantum simülasyon kuantum sistemleri doğal olarak simüle ederken İLE Monte Carlo stokastik örnekleme kullanır )

( Formül: e^{-iHt} )


- KUANTUM SÜPERPOZİSYON ile/||/<> KLASİK DALGA İNTERFERANS

( Kuantum süperpozisyon parçacık seviyesinde olasılık genliklerinin toplanmasıyken, klasik interferans makroskopik dalga genliklerinin toplanmasıdır )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )


- KUANTUM TELEPORTASYON ile/||/<> KLASİK İLETİŞİM

( Teleportasyon durum transferi, klasik bilgi kopyalama. )

( Formül: EPR çifti kullanır )


- KUANTUM ÜSTÜNLÜĞÜ ile/||/<> KLASİK SİMÜLASYON

( Üstünlük klasik geçemez problem, simülasyon klasik taklit. )

( Formül: Google 2019 İLE tartışmalı )


- QUANTUM EFFICIENCY, QUANTUM YIELD[İng.] / RENDEMENT QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENAUSBEUTE, QUANTENWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM VERİMİ


- KUANTUM ZENO ETKİSİ ile/||/<> RADYOAKTİF BOZUNMA

( Kuantum Zeno etkisi gözlemin bozunmayı durdurmasıyken İLE radyoaktif bozunma doğal stokastik süreçtir )

( Formül: λ = ln(2)/t_{1/2} )


- KUANTUM ile/||/<> ELEKTRODİNAMİK

( QED kuramınin geliştirilmesi )

( Richard Feynman tarafından 1949 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )


- KUARK ile/||/<> LEPTON (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Kuark güçlü etkileşim, lepton zayıf etkileşim yapar )

( Formül: Hadron yapıtaşı İLE temel )


- KUASİNÖTRALİTE ile/||/<> YÜK AYRIŞMASI

( Kuasinötral n_e ≈ n_i makro, yük ayrışması Debye içinde. )

( Formül: Makro nötr İLE mikro E alan )


- KUBBE ile YEREL ile EVCİMENLİK

( DOME vs. DOMESTIC vs. DOMESTICITY )

( قلعه گرد ile گنبد زدن ile گنبد ile اهلي ile داخلي ile خانگي ile خانوادگي ile زندگاني خانگي )

( GHALE GARD ile GONBAD ZADAN ile GONBAD ile HALY ile DAKHALY ile KHANGY ile KHANAVADEGY ile ZANDEGANY KHANGY )


- CUBIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL CUBIQUE[Fr.] / KUBIKKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK KRİSTAL


- CUBIC CLEAVAGE[İng.] / FENDILLEMENT CUBIQUE[Fr.] / KUBIKSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK YARILMA


- KUBİT İLE SÜPERPOZİSYON İLE DOLANIKLIK İLE ÖLÇÜM ile/||/<> KUANTUM BİLGİ

( Kuantum bilgisayarların temel kavramları. )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )


- KUCAK ile KUCAKLAŞMAK/KOÇMAK

( Kişinin, göğüs ile diz arasındaki alana verilen ad. İLE İki gövdenin, sevgi ve coşkuyla sarılması. )


- KUCAKLAMAK ile KUCAKLANMAK ile KUCAKLAŞMAK ile KUCAKLAŞTIRMAK ile KUCAKLAYABİLMEK ile KUCAKLAŞABİLMEK ile KUCAK ile KUCAK KUCAK ile KUCAK DOLUSU ile KUCAK KUCAĞA ile KUCAK ÇOCUĞU


- KUCAKLAMAK/KUCAĞA ALMAK ile KUCAĞINA OTURTMAK

( Bir bebeği/çocuğu kollar aracılığıyla/yardımıyla göğüs bölgesinde tutmak. İLE Bir bebeği/çocuğu üst bacaklar üzerinde oturtmak. )


- KÜÇÜK GÜVENCELİK/KASKO ile/ve/||/<> DAR GÜVENCELİK/KASKO

( Küçük güvencelik/kasko, araçlarda oluşan küçük ölçekli kayıpların sigorta şirketi tarafından üstlenilmesi için hazırlanan bir üründür. Dolayısıyla güvence kapsamları sınırlıdır. Güvenceleri, sigorta şirketi bazında değişiklik gösterse de çoğunlukla boyasız araç kaportası onarımı, döşeme tamiri, göçük kurtarma, leke çıkarma gibi küçük onarımları kapsar. Bu tür, araçta farklı nedenlerle oluşan kozmetik sorunların poliçe kapsamında giderilmesini olanaklı kılar. İLE/VE/||/<> İçerdiği güvenceler nedeniyle genelde yoğun trafikte uzun süre araç kullanan sürücüler tarafından yeğlenir. Boyada ya da çamurlukta oluşan hafif çizikler de dâhil olmak üzere küçük hasarlarda devreye girmesi sayesinde aracın hasarsızlık oranı bozulmamış olur ve araç sahipleri bir sonraki yenileme döneminde avantajlı fiyatlarla kasko poliçelerini devam ettirebilme olanağına kavuşur. [Standart kasko paketleriyle beraber kullanımı sık karşılaşılan bir uygulamadır.] )


- [ne yazık ki]
KÜÇÜK HESAP ile/ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK

( İkirciğe neden olur. İLE/VE/||/<>/>/< Hesapsızlığa ve fazla/yersiz "atılganlığa" neden olur. )


- KÜÇÜK, CELALETTİN (AMASYA/TAŞOVA, 1965) :

( Emekli Maliyeci. İktisat Fakültesi Maliye Bölümünden mezun oldu. 1995'te Maliye Bakanlığından tayin olarak Sarıyer'e geldi ve buradan 2018'de emekli oldu. 2009 yılında kurduğu Simas Ajans'ta Turizm, Reklam, Organizasyon, Garifik Tasarım ve Matbaacılık işleri ile iştigal etti 2002'de Sarıyer'in ilk web sitesi olan sariyerim.com web portalını kurdu. Sarıyer'de hazırlanan ilk Kültür Edebiyat ve Sanat Dergisi olan Simas'ı yayımlamaya başladı. Aynı zamanda Aktüel Dergisini çıkarıyor. )


- KÜÇÜK ile/ve/<> KÜÇÜLTÜLMÜŞ


- KÜÇÜKÇEKMECE ile/ve KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ

( Büyükçekmece - Florya arasında bir semt. [1987] [Adını "Çekdiri" adlı gemilerin çekildiği yer olmasından dolayı almıştır.] İLE/VE Küçükçekmece'de, Marmara Denizi kıyısında bulunan kıyı ve baraj gölüdür. [Suyu tuzludur.] [Yüzölçümü 16 km2, derinliği 20 m., denizden yüksekliği 3 m.] [28 Ocak 1969'da donmuştur.] )


- KÜÇÜKKEN/KÜÇÜKLÜĞÜNDE değil HÂL-İ SABÂBETLERİNDE


- [ne yazık ki]
"KÜÇÜK ŞEYLERİ KONUŞMAMAK" ve/||/<>/>/ne yazık ki BÜYÜK ŞEYLERİ KONUŞAMAMAK


- KÜÇÜKTEN BERİ ile/değil KÜÇÜKLÜKTEN BERİ


- KÜÇÜLMEK ile KÜÇÜLTMEK ile KÜÇÜLEBİLMEK ile KÜÇÜLTEBİLMEK


- KÜÇÜMSEME = DISDAIN, CONTEMPT[İng.] = MÉSESTIME[Fr.] = UNTERSCHÄTZUNG[Alm.] = DESPECTUS[Lat.]


- KÜÇÜMSEMEK ve/||/=/<> ABARTMAK/"BÜYÜLTMEK"


- KÜÇÜMSEMEK ile HOR GÖRMEK

( Kimseyi küçümseme! Nokta da küçüktür fakat bitirir tümceyi. )

( "Karıncayı bile incitmem" deme! "Bile"den incinir karınca. Söz söylemek, İrfân ister; anlamak, İnsan! )

( TO DESPISE vs. TO BELITTLE )

( CONTEMPTUS cum DEDIGNATIO )


- KÜÇÜMSEMEK ile KİBİRLİ

( DISDAIN vs. DISDAINFUL )

( ننگ داشتن ile عار ile استغنا ile ننگ ile ننگين )

( NANG DASHTAN ile AR ile ESTEGHENA ile NANG ile NANGYNE )


- [ne yazık ki]
!"KÜÇÜMSEMEK" ile/ve/||/<>/> KÜÇÜMSEDİĞİNE GEREKSİNİM DUYMAK/MUHTAÇ KALMAK

( Kapalı olan Antep fıstığını, bırakıp sonunda, o kapalı olanları açmaya çalışmak kadar komik, çaresiz ve vahim durumlara düşmemek için çoğu ufak/değersiz/yetersiz "görünen" şeyi ve kişiyi küçümsememek gerekir. )


- KÜÇÜMSEMEK ile KÜÇÜMSENMEK


- KÜÇÜMSEMEK ile KÜÇÜMSENMİŞ

( DESPISE vs. DESPISED )

( حقير شمردن ile تحقير کردن ile حقير )

( HAGHYR SHMARDAN ile TAHGHYR KARDAN ile HAGHYR )


- KÜÇÜMSEMEK ile KÜÇÜMSEYİCİ

( CONDESCEND vs. CONDESCENDING )

( تواضع کردن ile نوازش کننده )

( TAVAZE KARDAN ile NAVAZESH KONANDEH )


- KÜÇÜMSEMEK ile ÖNEMSEMEK/ÖNEMSEMEMEK

( "Sahip olduklarını/olduklarında." İLE "Sahip olamadıklarını/olamadıklarında." )


- KÜÇÜMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖTEKİLEŞTİRMEK


- KUDURMAK ile KUDURTMAK ile KUDURABİLMEK


- QUERCETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESETİN


- QUERCIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESİTOL


- QUERETAGETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETAGETİN


- QUERICTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKTİN


- KÜFLENMEK ile KÜFLENDİRMEK


- KÜFRETMEK ile KÜFRETTİRMEK


- KÜFÜR ile AÇIK AÇIK SÖYLENİLEMEYENLER(EUPHEMISM)


- KÜFÜRLEŞMEK ile KÜFÜR ile KÜFÜR KÜFÜR


- KUĞU:
Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş. -ile


- KUKULETA ile KUKULETALI ile KUKULETASIZ


- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME


- KÜKÜRTATAR ile KÜKÜRTÇİÇEĞİ

( Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan. İLE Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt. )


- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME


- KÜKÜRTLEMEK ile KÜKÜRTLENMEK ile KÜKÜRT ile KÜKÜRTLÜ ile KÜKÜRTSÜZ ile KÜKÜRT ÇİÇEĞİ


- KULAÇLAMAK ile KULAÇ


- KULAĞAKAÇAN BÖCEĞİ ile ...

( EARWIG[İng. Kulak yaratığı], PERCE-OREILLE[Fr. Kulak delen], OHRWURM[Alm. Kulak solucanı], CONTRAPLUMAS[İsp. Çakı], TİJERETA[İsp. Makas darbesi], FORBICINA[İt. Küçük makas] )


- KULAK SALYANGOZU ile/ve KULAK SALYANGOZU KANALI

( COCHLEA vs./and COCHLEAR DUCT )


- KULAK/LIK ile KULAKLI ile KULAKÇI ile KULAKSIZ/LIK ile KULAK ZARI ile KULAK ERİMİ ile KULAK DEMİRİ ile KULAK KULAĞA ile KULAK MEMESİ ile KULAK TIKACI ile KULAK ÇİVİSİ ile KULAK KEPÇESİ ile KULAKLI SOMUN ile KULAK MİSAFİRİ ile KULAK SADAKASI ile KULAK ALTI BEZİ ile KULAK DOLGUNLUĞU ile KULAK TIRMALAYICI


- KULAKLIK ile KULAKLIKLI

( EARPHONE vs. EARPHONED )

( گوشي ile بلندگوي گوشي ile گوشي تلفن ile گوشي دار )

( GUSHY ile BALANDEGOY GUSHY ile GUSHY TALFAN ile GUSHY DAR )


- KULAKLIKLA KULLANMALI!


- Kulaklıkla DİNLE!!!


- KÜLÇELEŞMEK ile KÜLÇE


- KÜLFET ile KÜLFETLİ ile KÜLFETSİZ/LİK ile KÜLFETSİZCE


- KÜLHANBEYİ/KÜLHANÎ ile KABADAYI

( Eskiden, geceleri, sokağa fenersiz çıkmak yasaktı. Gece vakti sokakta fenersiz gezenlerden biçim ve kıyâfeti kendinden şüpheyi davet ettiren kişiler, kollu kuvvetlerince çevrilir, sabaha kadar çalıştırılmak suretiyle cezalandırılmak üzere külhanlara hapsedilirlerdi. Külhancılar, devriye gezen zabitin emriyle kabahatlıları sabaha kadar odun taşımak, külhan ocaklarını temizlemek gibi işlerde kullanır ve sabahleyin üstleri başları kurum ve kir içinde olduğu halde salıverilirlerdi. Bu gibi kişilerin üst ve başlarının pisliği, elbiseleriyle ve kişilikleriyle uygun olmadığından külhandan çıkıp evlerine giderken, herkes bunları görür ve geceleyin bir yerde basılıp kollular tarafından çevrilerek külhana hapsedilmiş olduğunu anlar ve bunlara alay yoluyla "Külhanbeyi" derlerdi. "Külhanbeyi" ya da "Külhânî" denilmesi bundan ileri gelmiştir. [İstanbul Argosu ve Halk Tabirleri - Mehmet Halit Bayrı / Argo Kitabı - Mehmet Arslan] İLE ... )

( LOLO[argo]: Gösteriş, kabadayılık )

( Çok sevgili Şener Şen'imizin, "Kabadayı" adlı filmini özellikle izlemenizi salık veririz. )


- KÜLHANBEYİ ile KÜLHANBEYCE ile KÜLHANBEYLİK ile KÜLHANBEYİ AĞZI


- KULLANDIRTMAK ile KULLANDIRABİLMEK


- KULLANILABİLİR/LİK ile/ve/değil UYGUN/LUK

( [not] USEFULNESS vs./and/but APPROPRIATENESS )


- [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP ||/<>/> MEZAR


- KULLANILMIŞ ile/ve İKİNCİ(2.) EL


- KULLANIM ile KULLANIMLI/LIK ile KULLANIMSIZ/LIK


- KULLANIM ile MANİPÜLASYON

( USING vs. MANIPULATION )


- KULLANIMDAN KALDIRMAK ile AMORTİSMAN ile AMORTİSMAN ile YIPRATICI

( DEPRECATE vs. DEPRECIATE vs. DEPRECIATION vs. DEPRECIATORY )

( قبيح دانستن ile مستهلک کردن ile ناچيز شماري ile کسر کننده )

( GHABYHE DANSTAN ile MOSTEHALAK KARDAN ile NACHYZ SHMARY ile KASAR KONANDEH )


- KULLANIŞ ile KULLANIŞLI/LIK ile KULLANIŞSIZ/LIK


- KULLANMA ile/ve/değil/<> YARARLANMA


- KULLANMAK ile KULLANILMAK ile KULLANDIRMAK ile KULLANABİLMEK ile KULLANIVERMEK


- KULLANMALI!


- KULLANMAMA ile YADSIMA

( Nasıl kullandığınıza bağlıdır. )

( NOT TO USE vs. TO DENY )


- KULLAŞMAK ile KULLAŞTIRMAK


- KÜLLEMEK ile KÜLLENMEK ile KÜLLENDİRMEK


- KÜLLİYE ile KÜLLİYEN ile KÜLLİYET ile KÜLLİYETLİ


- KULLUK İÇİN değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI


- COULOMBMETER[İng.] / COULOMBMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KULOMBMETRE


- COULOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRE


- COULOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRİK TİTRASYON


- ASHLESS FILTER PAPER[İng.] / PAPIER FILTRE[Fr.] / ASCHFREIES FILTERPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜLSÜZ SÜZGEÇ KÂĞIDI


- KÜLTÜR, ...
BİLİNÇDIŞINI ile/ve BİLİNÇALTINI ile/ve BİLİNÇLE

( Örgütler. İLE/VE Besler. İLE/VE Gelişir. )


- KÜLTÜR EKONOMİSİ ve/||/<> KÜLTÜR POLİTİKASI ve/||/<> KÜLTÜR YÖNETİMİ

( Grafiklerle Türkiye'nin Kültür Ekonisi 2016 için burayı tıklayınız... )


- KÜLTÜR:
KÂĞIT ÜZERİNE ile/ve/||/<>/< KÂĞIT DIŞINDAKİ NESNELERLE


- KÜLTÜR-TARİH ARKEOLOJİSİ ile/||/<> PROSESÜEL ARKEOLOJİ

( Kültür-tarih arkeolojisi betimleyici kronoloji İLE prosesüel arkeoloji açıklayıcı süreçler arar. Kültür-tarih göçler ve difüzyon İLE prosesüel arkeoloji evrensel yasalar vurgular. Childe kültür-tarih İLE Binford prosesüel yaklaşımı temsil eder. )

( Lewis Binford tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1931-2011) (Ülke: ABD) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: İşlemeci (prosesüel) arkeoloji, orta menzil kuram, etnoarkeoloji, bilimsel yöntem uygulaması) )


- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ

( [not] CULTURE vs./and/but CULTURE OF HUMANITY
CULTURE OF HUMANITY instead of CULTURE )


- KÜLTÜREL(DÖNEMSEL) "DEĞER YARGILARI"NI "ÖĞRETMEK" değil/yerine/>< EĞİTİLENİ, DEĞER(LER)İN DÜŞÜNSEL BİLGİSİYLE DONATMAK


- KÜLTÜREL KOŞULLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR


- KÜLTÜREL ile KÜLTÜREL ANTROPOLOJİ/K


- KÜLTÜRLENMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞTİRMEK ile KÜLTÜR ile KÜLTÜRLÜ/LÜK ile KÜLTÜRSÜZ/LÜK ile KÜLTÜR GÖÇÜ ile KÜLTÜR ŞOKU ile KÜLTÜR AKIMI ile KÜLTÜRE ALMA ile KÜLTÜR ORTAMI ile KÜLTÜR SARAYI ile KÜLTÜR SİTESİ ile KÜLTÜR MANTARI ile KÜLTÜR MERKEZİ ile KÜLTÜR UÇURUMU ile KÜLTÜR ÇEVRESİ ile KÜLTÜR BİTKİLERİ ile KÜLTÜR VARLIKLARI ile KÜLTÜR BALIKÇILIĞI


- KÜLTÜRLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- KÜLTÜRLERARASI/LIK ile/ve/<> UYGARLIKLARARASI/LIK


- ACCÉLÉRATEUR LINÉAIRE SÉLECTIONNEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= KULÜÇKA DOĞRUSAL HIZLANDIRICI


- KULUNLAMAK ile KULUN/LUK ile KULUNÇ


- KUM KAPLANI KÖPEKBALIĞI ile BOĞA KÖPEKBALIĞI

( Boyu 1.8 ile 3.6 metre arasında değişmektedir. Ahtapot ve küçük balıklarla beslenir. Yüzeye çıkıp hava yutarak, suda hareket etmeden süzülebilen tek köpek balığıdır. İLE En tehlikeli köpekbalığı. )


- KUM KÖPEKBALIĞI ile KUMKAPLANI KÖPEKBALIĞI

( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- KUM ile KUMA ile KUMALI ile KUM OTU ile KUMASIZ ile KUM TAŞI ile KUM ÇÖLÜ ile KUM GRİSİ ile KUM OCAĞI ile KUM SAATİ ile KUM BALIĞI ile KUM HAVUCU ile KUM HAVUZU ile KUM KAMYONU ile KUM TORBASI ile KUM ENGEREĞİ ile KUM FIRTINASI ile KUM BALIĞIGİLLER


- CARACTÉRISTIQUE DE LA COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA KARAKTERİSTİĞİ


- KUMANDA ile KUMANDAN/LIK ile KUMANDALI ile KUMANDANLI ile KUMANDASIZ ile KUMANDANSIZ/LIK ile KUMANDA KOLU ile KUMANDA ODASI ile KUMANDAN GEMİSİ


- KUMAR BAĞIMLILIĞI DÖNEMLERİ/NDE:
BALAYI ve/||/<>/> DURAKLAMA ve/||/<>/> ÇÖKÜŞ ve/||/<>/> YIKILIŞ

( Genellikle kısa sürer ve "kazançlı" geçen bir dönemdir. Daha sonraki süreçte, sürekli bu dönem anımsanarak oynanmaya devam edilir. VE/||/<>/> Kazanma ve kaybetme dönemleri, ardışık bir biçimde birbirini takip eder. VE/||/<>/> Kayıplar artmaya başladığından dolayı bahis miktarları çoğalır ve borçlanmalar başlar. İş ve aile, boşlanmaya başlanır. Alkol ve madde tüketimi artar/başlar. VE/||/<>/> Ekonomik kaynaklar tamamen tükenmiştir. Yalan, yasadışı maddî kaynak kullanma, yasal sorunlar, aile parçalanması, depresyon ve intihar görülür. )


- KUMAŞ İPLİKLERİNDE:
30'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 40'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 50'ye 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 60'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 70'e 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 80'e 1


- KUMAŞ KAPLI ile KUMAŞ SATICISI ile KUMAŞ DOKUMACISI ile KUMAŞ DOKUMA

( CLOTH-COVERED vs. CLOTH-DEALER vs. CLOTH-WEAVER vs. CLOTH-WEAVING )

( ماهوتي ile بزاز ile پارچه بافته ile پارچه باف ile پارچه بافي )

( ماهوتي ile BOZAZ ile PARCHEH BAFTEH ile PARCHEH BAF ile PARCHEH BAFY )


- KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK


- KUMAŞ ile KARAMANDOLA[Yun.]

( ... İLE Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş. | Bu kumaştan yapılmış. )


- KUMAŞ ile KUMAŞ TİCARETİ ile ELBİSE ASKISI ile KUMAŞ DÜKKANI ile KIYAFETLER ile ELBİSE ASKISI ile GİYSİ RAFI ile ASKILIK ile ELBİSE ASKISI ile ELBİSE FIRÇASI ile ÇAMAŞIR İPİ ile GİYİM ile GİYİM MAĞAZASI

( CLOTH vs. CLOTH DEALING vs. CLOTH HANGER vs. CLOTH SHOP vs. CLOTHES vs. CLOTHES HANGER vs. CLOTHES RACK vs. CLOTHES TREE vs. CLOTHES-RACK vs. CLOTHESBRUSH vs. CLOTHESLINE vs. CLOTHING vs. CLOTHING STORE )

( پارچه ile بزازي ile جالباسي ile تن پوش ile ملبوس ile رخت ile جارختي ile جا لباسي ile جا رختي ile رخت آويز ile چوب رخت ile ماهوت پاک کن ile ماهوت پاک ک ile رجه ile پوشاک ile پوشيدني ile لباس ile پوشاکي ile لباس فروشي )

( PARCHEH ile BOZAZY ile JALBASY ile TAN PUSH ile ملبوس ile RAKHT ile جارختي ile JA LABASY ile JA RAKHTY ile RAKHT AVYZ ile CHUB RAKHT ile MAHOUT PAK KON ile MAHOUT PAK K ile رجه ile PUSHAK ile PUSHYDANY ile LABAS ile پوشاکي ile LABAS FOROSHY )


- KUMAŞ ile LASTİKOTİN[İng.]

( ... İLE İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü, parlak bir kumaş. )


- KUMAŞ ile MERMERŞAHİ[Fars. < Yun.]

( ... İLE Tülbent ile patiska arasında, ince bir tür pamuklu kumaş. )


- KUMAŞ ile TARAZLAMAK

( ... İLE Tezgâhtan çıkan kumaşın tarazlarını ayıklamak. )


- KÜMBETLENMEK ile KÜMBET


- KÜME BULUT/KÜMÜLÜS[Fr. CUMULUS] ile/||/<> KÜMÜLONİMBUS ile/||/<> SİRÜS ile/||/<> SİROKÜMÜLÜS ile/||/<> SİROSTRATÜS ile/||/<> STRATÜS ile/||/<> STRATOKÜMÜLÜS ile/||/<> ALTOSTRATÜS

( Üst bölümleri bembeyaz ve küme durumunda, tabanı da çoğu kez yatay ve esmer bulut. [Çok yükselirse fırtınaya dönüşebilir.] İLE/||/<> Kule gibi dev bulutlar. [Şiddetli fırtına, dolu, yıldırım ve yoğun yağış getirir.][En tehlikeli bulut türüdür.] İLE/||/<> İnce, tül gibi, yüksek bulutlar. [24 – 48 saat içinde hava değişimini haber verir.][Buz kristallerinden oluşur.] İLE/||/<> Gökyüzünde küçük balık pulu desenleri gibidir.[Hava serin ve istikrarlı olur.]["Hava değişiyor." göstergesidir.] İLE/||/<> Gökyüzünü tül gibi kaplayan ince örtü.[Güneş/ay etrafında hâle oluşturabilir.][Yaklaşan sıcak cephe ve hafif yağışın habercisidir.] İLE/||/<> Gri, yaygın, alçak bulut tabakası.[Kapalı hava, çiseleme, sis ya da pus getirir.][Şafak vaktinde sık görülür.] İLE/||/<> Düşük, kalın ve dalgalı bulut öbekleridir.[Genelde kararlı havadır ve ara ara hafif yağış olur.] İLE/||/<> Gökyüzü orta yükseklikte gri bir tabaka durumundadır.[Uzun sürecek hafif yağmurların habercisidir.] )

( )


- KÜMELEMEK ile KÜMELENMEK ile KÜMELEŞMEK ile KÜME ile KÜMES ile KÜMELİ ile KÜME BULUT ile KÜME ÇALIŞMASI ile KÜMES HAYVANLARI


- ROTATION DE DOMAINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜMELEMEME DÖNMESİ


- GEBIETSWACHSTUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME BÜYÜMESİ


- GEBIETSUMDREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME DÖNMESİ


- KÜMELEŞME/AGLOMERASYON[Fr.] ile KÜMELEŞİM/AGLÜTİNASYON[Fr.]/AGGLUTINATION[İng.]


- KÜMES ile İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ile KOOPERATİF ile KOOPERATİF FONU ile İŞBİRLİKÇİ

( COOP vs. COOPERATE vs. COOPERATION vs. COOPERATION COUNCIL vs. COOPERATIVE vs. COOPERATIVE FUND vs. COOPERATOR )

( قفس ile آغل گوسفند ile درقفس مج ile مشارکت کردن ile تشريک مساعي کردن ile همکاري کردن ile همياري کردن ile باهم کار کردن ile تعاون کردن ile همدستي کردن ile بهمکاري پذيرفتن ile تعاون ile مشارکت ile اشتراک ile تشريک ile همدستي ile معاضدت ile شوراي همکاري ile اشتراکي ile تعاوني ile صندوق تعاون ile همکاري کننده )

( GHAFS ile AGHEL GOSFAND ile DARGHAFS MAJ ile MOSHARKAT KARDAN ile TASHARYK MOSAEY KARDAN ile NPAMKARY KARDAN ile NPAMYARY KARDAN ile BANPAM KAR KARDAN ile TAAVAN KARDAN ile CPEHMADASTY KARDAN ile BACPAMKARY PAZYRAFTAN ile TAAVAN ile MOSHARKAT ile ESHTARAK ile TASHARYK ile CPEHMADASTY ile MOAZEDAT ile SHORAY NPAMKARY ile اشتراکي ile TAAVANY ile SANDOGH TAAVAN ile NPAMKARY KONANDEH )


- KUMKÖY FERHAN BEDİİ FEYZİOĞLU İLKÖĞRETİM OKULU :

( Kumköy (Kilyos) İlkokulu adıyla 1952'de eğitime başladı. Yeterli olmayan okulun 12 dersliğe çıkarılması için büyük maddi katkı sağlayan hayırsever Ferhan Bedii Feyzioğlu'nun adı okula verildi. 1999'da okul yeni binasında eğitim ve öğretime başladı. )


- KUMLAMAK ile KUMLAŞTIRMAK ile KUMLA


- KÜMÜLASYON/CUMULATION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM


- KÜMÜLATİF/CUMULATIVE[İng.] değil/yerine/= TOPLU


- KUNDAKLAMAK ile KUNDAKLANMAK ile KUNDAKLATMAK ile KUNDA ile KUNDAK ile KUNDAKLI ile KUNDAKÇI/LIK ile KUNDAKSIZ


- KÜNDELEMEK ile KÜNDE


- KUNDUZ ile/ve DAĞKUNDUZU

( Avrasya kunduzu. İLE/VE Kuzey Amerika'da yaşar. )

( Bu iki tür, 24.000 yıl önce ayrılmıştır ve artık çiftleşememektelerdir. )

( Kunduzlar 15 dakikaya kadar suyun altında kalabilirler. [Suyun altındayken su girmemesi için dudakları ön dişlerinin arkasında sımsıkı kapanır] )

( Öndeki dört kesici dişleri açık turuncu renktedir. [Büyümesi hiç durmayan bu dişlerin minelerinde, fazladan kuvvet sağlayan demir bulunur] )

( İlkbahar ve sonbahar aylarında kunduzların kuyruk boyu ikiye katlanır. [Enerjilerini kuyruklarında depoladıkları için, yağın kullanıldığı kış aylarında hacmini kaybeder] )

( CASTOR FIBER cum CASTOR CANADENSIS )


- KÜP ile KÜPE/LİK ile KÜPELİ ile KÜP ŞEKER ile KÜPE ÇİÇEĞİ ile KÜPE ÇİÇEĞİGİLLER


- CUPRITE[İng.] / CUPRITE[Fr.] / CUPRIT, KUPFERBLÜTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRİT


- KURABİYE[Ar. < QUREYBİYYE] değil/yerine/= ÇÖREK

( Şekerli ya da tuzlu küçük çörek. )


- KURABİYE ile KURABİYECİ/LİK


- KURAL KOYMAK ile/ve/değil/yerine KURAL/LARI BELİRLEMEK

( Bilenler kurallar koyar, bilmeyenler kurallara uyar. )

( Kuraldan çok kuralcı, kraldan çok kralcı olmamak gerek! )

( [not] "TO MAKE THE RULE" vs./and/but "TO DETERMINE THE RULE/S"
"TO DETERMINE THE RULE/S" vs./and "TO MAKE THE RULE" )


- KURAL ile/ve/||/<>/>/< GEREKSİNİM/İ

( Kural gerekene kadar kuralın gerekmemesi ve kural koyulmaması. )


- KURALCILIKTA:
AKILSIZLAŞMA >< ROBOTLAŞMA


- ALLEN ile/||/<> AYRILMA ile/||/<> HAECKEL BİYOGENETİK ile/||/<> HAMİLTON ile/||/<> HARDY-WEİNBERG ile/||/<> VON BAER

( Soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların, sıcak bölgelerde yaşayanlara göre daha kısa uzuvlarının olduğunu belirten kural.[< Joel Asaph Allen(zoolog ve ornitolog)] İLE/||/<> Bir genin iki farklı alelinin ayrılarak farklı gametlere dağılması.[Tamamen rastgele gerçekleşir. Eğer genler homozigot ise gametlerdeki ayrılan genler %100 aynı olur. Fakat eğer ayrılan genler heterozigot ise gametlerin %50'si baskın aleli, öteki %50'si ise çekinik aleli alır.] İLE/||/<> 1874 yılında öne sürülen bu kural, ontogeni ile filogeni arasındaki ilişkiyi açıklar.[< Ernst Haeckel][Ontogeni, filogeniyi yineler. Bir canlının embriyolok dönemdeki gelişimi, atalarının evrimsel geçmişindeki değişimlerini yineler. Bu kural, dirimbilim, insanbilim ve gelişim psikolojisi gibi bazı disiplinlerce kabul görmüş ya da genişletilmiştir.] İLE/||/<> Akraba seçilimi konusunda ileri sürdüğü kural.[< William Hamilton][Hamilton, akrabalar için fedakârlık gerektiren durumları matematiksel tanıma dökmüştür. Fedakârlık gerektiren bir devinimde, "c" fedakârlık yapanın ödediği bedel, "r" akrabalık derecesi ve "b" fedakârlık sonucu olası kazanç olmak üzere: C < R * B ise bu devinim, akraba seçilimi için yararlı bir devinimdir.] İLE/||/<> Gen frekanslarının hesaplanması için Harold Hardy[matematikçi] ve Wilhelm Weinberg'in, 1908 yılında geliştirdiği formül. İLE/||/<> Embriyoloji hakkında öne sürülen kural.[< Karl Ernst von Baer] )


- KURALLAR ile/ve/||/<>/> KURALLILIK


- KURALLAŞMAK ile KURALLAŞTIRMAK ile KURAL ile KURALCI/LIK ile KURALLI/LIK ile KURALSIZ/LIK ile KURALLICA ile KURAL DIŞI/LIK ile KURALSIZCA ile KURALA AYKIRI/LIK ile KURALLI CÜMLE ile KURALLI TÜMCE


- KURALSIZLIK ile/değil/yerine/>< KURALLILIK

( En kötü "kurallılık", en iyi kuralsızlıktan iyidir. )


- KURAMDAN KOPUK UYGULAMA ile/ve/<> UYGULAMADAN KOPUK KURAM

( Kördür. İLE/VE/<> Topaldır. )


- KURAMLAR/TEORİLER ile VARSAYIMLAR/HİPOTEZLER

( -- ABBE KURAMI(ABBE'S THEORY):
( Gerçek bir görüntü elde edilecek bir mercek, cismin tüm kırınım saçaklarını geçirecek kadar büyük olmalıdır. )

-- BATLAMYUS KURAMI(PTOLEMIAN THEORY):
( Yerküre, evrenin merkezidir ve güneş ile ay, yer çevresinde döner. )

-- BÜYÜK PATLAMA KURAMI(BIG BANG THEORY):
( Evren başlangıçta tıkız bir madde kitlesi (kozmik yumurta) halindeydi. Daha sonra bu patladı ve gaz kırıntılarından oluşan bir kitle haline dönüştü. Bu kırıntılar da yoğunlaşarak yıldızları meydana getirdi. )

-- DALTON'UN ATOM KURAMI(ATOMIC THEORY OF DALTON):
( 1) Tüm maddeler yok edilemez, küçücük, bölünmez taneciklerden oluşmuştur.
2) Fiziksel ve kimyasal değişimlerde atomlar, varoluşlarını korur. Parçalanamaz ya da yeniden oluşturulamaz.
3) Aynı elemetin atomları büyüklük, biçim, kütle ve daha başka özellikleri bakımından birbirinden ayırt edilemez. Ancak bir element atomları başka elementlerin atomlarından farklıdır.
4) Kimyasal olaylar atomların birleşmesi ya da ayrılması sonucudur. Atomlar birleşerek molekülleri oluşturur. Bu bileşik moleküller tamamen birbirinin aynıdır. )

-- DARWIN KURAMI(DARWIN'S THEORY):
( Organizmalar tümünün yaşaması olanaksız sayıda yavru ürettiklerinden, yavrular sağ kalabilme savaşına girerler ve içlerinden ancak yeterince gelişmiş olanlar yaşamlarını sürdürebilirler. Sağ kalmalarını sağlayan özellikler kalıtım yoluyla bir sonraki kuşağa geçtiğinden, bu kuşağın canlıları da bir önceki kuşağın başarılı yönlerini edinirler. )

-- FLOJİSTON KURAMI(THEORY OF PHLOGISTON):
( Yanıcı maddelerde bir akışkan madde vardır ve bunun içinde bulunduğu maddeden ayrılması yanma olayına rol açar. )

-- GEZEGENLERİN OLUŞUMU KURAMI(PLANETESTIMAL THEORY):
( Bir yıldız güneşe yaklaşarak gaz kütlelerini çeker ve soğuyarak ufak gezegenleri oluşturur. )

-- GÖRELİLİK/İZAFİYET KURAMI(THEORY OF RELATIVITY):
( Einstein'ın açıkladığı, enerji ile kütle arasında bir eşdeğerliğin bulunduğu, herhangi bir enerji kaybının bir kütle kazancına kütle kaybının da enerji kazancına yol açacağı ilkesi. )

-- HÜCRE KURAMI(CELL THEORY):
( 1) Tüm organizmalar hücrelerden oluşur.
2) Yaşamsal etkinliklerin tümü hücrelerde gerçekleşir.
3) Tüm canlı hücreler öteki hücreler tarafından bölünme ya da üreme yolu ile oluşturulur. )

-- IŞIĞIN DALGA KURAMI(WAVE THEORY OF LIGHT):
( Işık dalgalar halinde yayılır. )

-- IŞIĞIN PARÇACIK KURAMI(PARTICLE THEORY OF LIGHT):
( Işık çok küçük hızlı taneciklerden oluşur. )

-- KENDİLİĞİNDEN OLUŞ KURAMI(THEORY OF SPONTANEUS GENERATION):
( Abiyogenez; cansız maddelerin birden ve kendiliğinden bir canlı oluşturması kuramı. )

-- KOPERNİK KURAMI(COPERNICUS THEORY):
( Yerküre de dahil olmak üzere gezegenler eksenleri etrafında döner ve güneş etrafında bir yörünge üzerinde hareket ederler. )

-- KUVANTUM KURAMI(QUANTUM THEORY):
( Işın-enerji, "kuanta" denen belirli, küçük birimler verir ve emer; bir nesne, enerji verirken de alırken de içindeki atomların durumu bozulur, titreşmeye başlar; atomların bu titreşimi ışık biçiminde ortaya çıkar, bu ışık da bize renk biçiminde görünür. )

-- LAMARK'IN EVRİM KURAMI(LAMARC'S THEORY OF EVOLUTION):
( 1) Kullanılan her organ büyür ve ve kuvvetlenir. Kullanılmayanlar da zayıflar, küçülür ve sonuçta körelir.
2) Gereksinim, yeni organların oluşmasına neden olur. Ve böylece canlının ortama uyması olanaklı olur.
3) Sonradan kazanılan bu karakterler, dölden döle geçerek canlının ortama daha iyi uymasını sağlar ve yeni türler meydana gelir. )

 

-- AVOGADRO VARSAYIMI(AVOGADRO'S HYPOTHESIS):
( Aynı basınç ve sıcaklık koşulları altında bulunan tüm gazların eşit hacimleri, aynı sayıda molekül içerir. [6.02 x 10 üssü 23] )

-- NEBULA VARSAYIMI(NEBULA HYPOTHESIS):
( Güneş sistemi dönen bir Nebula(bulutsu), gazdan iç içe halkalar oluşturmuş daha sonra bu gaz halkalar soğuma sonucu yoğunlaşarak gezegenleri ve bunların uydularını; nebulanın çekirdek bölümü ise güneşi meydana getirmiştir. ) )


- KURAMLAŞTIRMAK ile KURAM ile KURAMA ile KURAMCI/LIK ile KURAMSAL/LIK


- KURAMSAL BİLGİ ile/ve ESTETİK BİLGİ ile/ve DEĞER/AKSİYOLOJİK[Fr.] BİLGİ

( THEORICAL KNOWLEDGE vs./and AESTHETICAL KNOWLEDGE vs./and AXIOLOGICAL KNOWLEDGE )


- KURAMSAL/TEORİK FİZİK ile MATEMATİKSEL FİZİK


- THEORETICAL CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE THÉORIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL KİMYA, TEORİK KİMYA


- THEORETICAL PLATE NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL TABAKA SAYISI


- KURAMSAL/TEORİK AHLÂK(MORAL) ile/ve UYGULAYIMSAL/KILGISAL/PRATİK AHLÂK

( THEORICAL MORALS vs./and PRACTICAL MORALS )


- THEORETISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL/TEORİK KİMYA


- KURAMSAL = NAZARÎ = THEORETIC[İng.] = THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] = THEORETISCH[Alm.] = THEORIKOS, THEORETIKOS[Yun.]


- KURAMSALLIK ile/ve/<> YARATICILIK

( Aklın mâbedi. İLE/VE/<> Kalbin mâbedi. )


- KURAMSAL(NAZARÎ) TASAVVUF ile/ve UYGULAYIMSAL/KILGISAL/AMELÎ TASAVVUF


- KURAMSAL(TEORİK) FELSEFE ile UYGULAYIMSAL(PRATİK) FELSEFE


- KURAN ile KURAN BÖLÜMÜ ile KURAN KORUYUCUSU ile KURAN'DAKİ

( KORAN vs. KORAN CHAPTER vs. KORAN PRESERVER vs. KORANIC )

( فرقان ile سورت ile حافظ ile وابسته بقرآن )

( FARGHAN ile SORT ile HAFEZ ile VABASTEH BAGHARAN )


- KUR'ÂN'DA ÇEVİRİLER:
SATIRARASI ile/ve/||/<>/> TEFSİRLİ


- KUR'AN'DA ÇOĞULU OLMAYANLAR


- KÜRATİF/CURATIVE[İng.] değil/yerine/= SAĞALTICI | İYİLEŞTİRICİ


- KURBAĞA OTU ile KURBAĞAZEHRİ

( Düğün çiçeğigillerden bir bitki. İLE Kurbağazehrigillerden, tatlı sularda yaşayan, beyaz çiçekli, yaprakları yürek biçiminde olan bir süs bitkisi. )

( BUFONIA cum HYDROCHARIS )


- KURBAĞA ile KURBAĞACIK

( ... İLE Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. | Küçük İngiliz anahtarı. | Ayarlanabilir somun anahtarı. | Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen nesnelerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. | Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist. )


- KURBAĞA ile KURBAĞALAR ile KURBAĞA OTU ile KURBAĞALAMA ile KURBAĞA ADAM ile KURBAĞA TESTİ ile KURBAĞA BALIĞI ile KURBAĞA BALIĞIGİLLER


- KURBAĞA ile MİKROHİLİD KURBAĞA/NOKTALI VINLAYAN KURBAĞA

( ... İLE Peru, Hindistan ve Sri Lanka'da yaşarlar. )

( ... cum CHIASMOCLEIS VENTRIMACULATA )


- KURBAĞALAMA ile KURBAĞALAMA

( Kurbağanın yüzmesine benzer yatay hareketler yaparak yüzme. İLE Birbirine paralel iki tırmanma sırığına baldırları ve ayak sırtlarını kenetleyerek ya dışarıdan diz altına sıkıştırarak tırmanma. )


- KURBAĞANIN ile KURBANIN


- KURBANIN ... ile/değil KURBAĞANIN ...


- KURCALAMAK ile KURCALANMAK ile KURCALATMAK ile KURCALAYABİLMEK ile KURCA ile KURCA ÇIBANI


- KURCHATOVIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KURÇATOVYUM


- KURÇATOVYUM = RUTHERFORDYUM

( ... = Amerika'lıların verdiği ad. [Simgesi: Rf.] )


- KURDELE ile KURDELELİ ile KURDELESİZ ile KURDELE BALIĞI ile KURDELE BALIĞIGİLLER


- KURDELEBALIĞI/FLANDRA ile FLANDRE

( Kurdelebalığıgillerden, uzun, yassı gövdeli, pulları çok küçük, kuyruk yüzgeci ipliğe benzeyen, kemikli bir Akdeniz balığı. İLE Bir tür çoban köpeği. )

( CEPOLA RUBESCENS cum ... )


- KURDURMAK ile KURDURTMAK ile KURDURABİLMEK


- KÜRE ile/ve ZORUNLULUK

( SPHERE vs./and COMPULSORY )


- KÜREMEK ile KÜRÜMEK ile KÜRELEMEK ile KÜRELENMEK ile KÜRESELLEŞMEK ile KÜRESELLEŞTİRMEK ile KÜRESELLEŞEBİLMEK ile KÜR ile KÜRE ile KÜRK ile KÜRT ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ/LÜK ile KÜRTÇE ile KÜRESEL/LİK ile KÜRE KUŞAĞI ile KÜRK BÖCEĞİ ile KÜRESEL VALF ile KÜRK HAYVANI ile KÜRESEL ÜÇGEN ile KÜRESEL ISINMA ile KÜRESEL GÖK BİLİMİ


- SPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL AYNA


- KÜREVÎ MEVC[Osm.] / SPHERICAL WAVE[İng.] / ONDE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL DALGA


- SPHERICAL HARMONICS[İng.] / HARMONIQUES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGELFÖRMISCHE HARMONIKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL HARMONİKLER


- [ne yazık ki]
KÜRESEL ISINMA ile/ve/değil/||/<>/> KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

( KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ sunumları!!!
Küresel İklim Değişimi ve Türkiye
Kuraklıkta Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçmeliyiz...
Kuraklık Kıranı Risk Yönetimi
Günümüzden 2100 Yılına Küresel İklim Değişimi
Küresel İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri
Sel, Heyelan ve Çığ için Risk Yönetimi
Depremde İlk 72 Saat )

( Dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İklimde uzun süreli değişiklikler ve dalgalanmalar. )


- KUGELABSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KESİT


- SPHERICAL REFRACTING SURFACE[İng.] / SURFACE RÉFRACTANTE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELBRECHENDE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KIRICI YÜZEY


- SPHERICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGEL KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KOORDİNATLAR


- ASPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN AYNA


- ASPHERICAL LENS[İng.] / LENTILLE ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN MERCEK


- SPHERICAL ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPINÇ


- KÜREVÎ RAKKAS[Osm.] / SPHERICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGES PENDEL, KUGELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SARKAÇ


- SPHERICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGER KONDENSATOR, KUGELKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SIĞAÇ


- KÜRESELLEŞME:
[ne yazık ki]
"ULUSLARARASILAŞMANIN GENİŞLEMESİ" ile/ve/||/<> KURUMSAL ZORBALIK


- KÜRESELLEŞME ve/||/<> YOKSULLUK


- KÜRESELLEŞMENİN ARTMASI ile/ve/değil/||/<> SINIRLARIN AZALMASI


- KÜRESELLEŞ(TİR)MEK ile/ve/değil/yerine EVRENSELLEŞ(TİR)MEK

( )


- KURGULAMAK ile KURGULANMAK ile KURGU ile KURGUCU/LUK ile KURGULU ile KURGUSAL ile KURGUSUZ/LUK ile KURGU BİLİMİ


- KÜRKÇÜBAŞI MESCİDİ :

( Kürkçübaşı mescidi, İstinye Çayır sokaktadır. Mescit 17. yy. başlarında yaptırıldı. Yapım tarihi bilinmeyen mescit yangın sonucu tahrip olduktan sonra yeniden inşâ edilirken tarihi özelliği de yok edildi. )


- KURMAK ile/ve/değil DİZGELEŞTİRMEK/SİSTEMLEŞTİRMEK

( TO ESTABLISH vs./and TO SYSTEMATIZE )


- KURMAK ile/ve/> GELİŞTİRMEK


- ... KURMAK ile/ve/||/<>/> ... OLUŞTURMAK


- KURMAK ile/ve YAPILANDIRMAK

( TO ESTABLISH vs./and TO SYSTEMATIZE )


- KURNAZLAŞMAK ile KURNA ile KURNAZ/LIK ile KURNALI ile KURNASIZ ile KURNAZCA


- KURŞUN, MEHMET (RUMELİKAVAK, 1957) :

( Rumelikavak ilkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sultanahmet Matbaacılık okulunda okuduktan sonra İ.Ü. Edebiyat Fakültesine bir süre devam ettiyse de üniversiteyi bitirmeden iş hpayatına atıldı. İstanbul İl Spor Müdürlüğünde memur oldu ve buradan emekli oldu. SODEP te siyaset atıldı, 1984 - 1989 döneminde Sarıyer Belediye Meclis üyesi olarak görev yaptı. Rumelikavak Spor Kulübü, Rumelikavak Su Ürünleri Kooperatifi ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Yat Kaptanları Derneği ve Sualtı Federasyonunun kuruluşunu gerçekleştiren ekipte yer aldı. )


- KURŞUNLAMAK ile KURŞUNLANMAK ile KURŞUNLATMAK ile KURŞUNLAŞMAK ile KURŞUNİLEŞMEK ile KURŞUN ile KURŞUNİ ile KURŞUNCU/LUK ile KURŞUNLU ile KURŞUNSUZ/LUK ile KURŞUN OTU ile KURŞUN ERİMİ ile KURŞUN GRİSİ ile KURŞUN KALEM ile KURŞUN RENGİ ile KURŞUNSUZ BENZİN


- KURTARIM ile KURTARIMCI/LIK


- KURTARMA ile KURTARMACI/LIK ile KURTARMA ARACI ile KURTARMA GEMİSİ ile KURTARMA KAZISI