On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(65/130)
- HARUR KIYMETİ[Osm.] / CALORIFIC VALUE, HEATING VALUE[İng.] / VALEUR CALORIFIQUE, POUVOIR CALORIFIQUE[Fr.] / HEIZWERT/KALORIENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ DEĞERİ
- KALORİ ile KİLOKALORİ
( Enerji ölçü birimi. İLE 1000 kaloriye eşdeğer enerji ölçü birimi. )
- KALORİFER ile KALORİFERCİ/LİK ile KALORİFERLİ ile KALORİFERSİZ ile KALORİFER BORUSU ile KALORİFER KAZANI ile KALORİFER PETEĞİ ile KALORİFER DAİRESİ
- KALORİMETRE/CALORIMETER[İng.] değil/yerine/= KALORİÖLÇER
- KALORİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇER
( Nesnelerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )
- KALORİMETRİ[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇÜM
- KALP-DAMAR HASTALIKLARI ile/ve/||/<> BÖBREK HASTALIKLARI
- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI değil İNSÜLİN DİRENCİ
( ahmetrasimkucukusta.com/2017/07/15/yazilar/tip-yazilari/kolesterol/kalp-krizi-ve-felclerin-sebebi-insulin-direncidir
www.haberx.com/post/301969/kalp-hastaliklarinin-sebebi-kan-yaglari-degil-insulin-direncidir )
(
)
- KALP HOŞ ile YÜREK PARÇALAYICI
( HEART-PLEASING vs. HEART-RENDING )
( دلنواز ile دلخراش ile جانگداز )
( DELNAVAZ ile DELKHARASH ile JANGDAZ )
- KALP [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- KALP YETMEZLİĞİ ile/||/<> KALP KRİZİ
( Kalbin gövdeye yeterince kan pompalayamaması. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. )
- KALP ile KALP AĞRISI ile KALP KRİZİ ile KALP GAGALAMASI ile KALP PARÇALAMA ile KALP VENTRİKÜLÜ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREKLENDİRMEK ile KALPSİZ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREK YARASI
( HEART vs. HEART ACHE vs. HEART ATTACK vs. HEART BEAKING vs. HEART RENDING vs. HEART VENTRICLE vs. HEARTBREAK vs. HEARTEN vs. HEARTLESS vs. HEARTSICKNESS vs. HEARTSORE )
( دل ile مغز درخت ile قلبي ile لب کلام ile قلب ile سينه سوزي ile سکته قلبي کردن ile حمله قلبي ile سکته داشتن ile جگر سوز ile غم انگيز ile شکممه ile غم زياد ile دل دادن ile بي عشق ile تنگ دلي ile دلريش ile دلخسته ile دلخون )
( DEL ile MOGHZ DARKHT ile GHALABY ile LAB KOLAM ile GHALAB ile SYNAH SOZY ile SEKTEH GHALABY KARDAN ile HAMLEH GHALABY ile SEKTEH DASHTAN ile JEGAR SOZ ile GHAM ENGYZ ile SHKAMAMEH ile GHAM ZYAD ile DEL DADAN ile BEY ESH ile TANG DELY ile دلريش ile دلخسته ile DELKHON )
- KALPSİ YAPRAK = VARAK-I KALBÎ = FEUILLE CORDIFORME
- CHALCEDONY[İng.] ile/değil/yerine/= KALSEDON
- CALCIFEROL, VITAMIN D2[İng.] / CALCIFEROL VOIR VITAMINE D2[Fr.] / CALCIFEROL, VITAMIN D2[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİFEROL, VİTAMİN D2
- KALSIFIKASYON/CALCIFICATION[İng.] değil/yerine/= KİREÇLENME
- CALCINATION[İng.] / CALCINATION[Fr.] / KALZIERUNG, CALCINIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİNASYON
- KALSİNASYON ile KALSİNE ile KALSİNE EDİLMİŞ
( CALCINATION vs. CALCINE vs. CALCINED )
( تکليس ile خشک کردن ile مکلس کردن ile مکلس )
( TAKLYS ile KHSHK KARDAN ile MAKELS KARDAN ile MAKELS )
- CALCINE[İng.] / CALCINER[Fr.] / KALZINIEREN, ROSTEN, BRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİNE ETMEK
- KALSİNOZİS/CALCINOSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU KALSİYUM BİRİKİMİ
- CALCIUM ARSENATE[İng.] / ARSÉNATE DE CALCIUM[Fr.] / TRIKALZIUMMORTHOARSENAT, KALZIUM ARSENAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM ARSENAT
- CALCIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMAZETAT, ESSIGSÄURESKALZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM ASETAT
- CALCIUM FLUORIDE[İng.] / FLORURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMFLUORID, FLUORCALCIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM FLORÜR
- CALCIUM PHOSPHIDE[İng.] / PHOSPHURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUM PHOSPHID, PHOSPHORCALCIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM FOSFÜR
- CALCIUM GLUCONATE[İng.] / GLUCONATE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMGLUCONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM GLUKONAT
- CALCIUM HYPOCHLORITE[İng.] / KALZIUMHYPOCHLORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM HİPOKLORİT
- CALCIUM IODOBEHENATE[İng.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM İYODOBEHENAT
- CALCIUM IODIDE[İng.] / IODURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMJODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM İYODÜR, KALSİYUM İYODÜR
- CALCIUM CARBONATE, CHALK[İng.] / VOIR CARBONATE DE CALCIUM, CRAIE, BLANCHE DE CRAIE[Fr.] / CALCIUM KARBONAT, KREIDE, CALCIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KARBONAT, TEBEŞİR
- CALCIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMCHLORID, CHLORKALZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KLORÜR
- CALCIUM CHROMATE[İng.] / CHROMATE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMCHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KROMAT
- CALCIUM LACTATE[İng.] / LACTATE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMLACTAT, MILCHHÄURER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM LAKTAT
- CALCIUMMOLYBDATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM MOLİBDAT
- CALCIUM NAPHTHENATE[İng.] / NAPHTÉNATE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMNAPHTHATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM NAFTENAT
- CALCIUM NITRATE[İng.] / NITRATE DE CALCIUM, NITRATE DE CHAUX[Fr.] / KALZIUM NITRAT, SALPETERSÄURES KALZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM NİTRAT
- CALCIUM OXIDE[İng.] / OXYDE DE CALCIUM, CHAUX VIVE[Fr.] / KALZIUMOXYD, GEBRANNTER KALK, ÄTZKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM OKSİT
- CALCIUM PANTOTHENATE[İng.] / PANTOTHÉNATE[Fr.] / CALCIUMPENTOTHENAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM PANTOTENAT
- CALCIUM PYROPHOSPHATE[İng.] / PYROPHOSPHATE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMPYROPHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM PİROFOSFAT
- CALCIUM POLYSULPHIDE[İng.] / KALZIUMPOLYSULFID, KALKSCHWEFELLEBER[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM POLİSÜLFÜR
- CALCIUM RESINATE[İng.] / RÉSINÉATE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMRESINAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM RESİNAT
- CALCIUM CITRATE[İng.] / CITRATE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMSITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SİTRAT
- CALCIUMCYANAMIDE[İng.] / CYANAMIDE CALCIQUE[Fr.] / CALCIUMCYANAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SİYANAMİT
- CALCIUM CYANIDE[İng.] / CYANURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMCYANIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SİYANÜR
- CALCIUM SULFATE[İng.] / SULFATE DE CALCIUM, PLÂTRE[Fr.] / KALZIUMSULFAT, GIPS[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SÜLFAT
- KALSİYUM ile KALSİYUMLU ile KALSİYUMSUZ ile KALSİYUM OKSİT ile KALSİYUM FOSFAT ile KALSİYUM KLORÜR ile KALSİYUM KARBONAT
- KALTABAN/LIK ile KALTABANCA
- KAMAREZITE[İng.] ile/değil/yerine/= KAMAREZİT
- KAMARİLLA[İsp. < CAMARILLA ] ile AZMETTİRİCİ
( Bir büyük güç sahibini perde arkasından yöneten "kişi". İLE Suç işlemeye iten/yönlendiren/zorlayan "kişi". )
- KAMAŞMAK ile KAMAŞTIRMAK
- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK/DÜZGÜN DURMA/OTURMA/YÜRÜME
- KAMBURLAŞMAK ile KAMBURLAŞTIRMAK ile KAMBUR/LUK ile KAMBURA ile KAMBUR FELEK ile KAMBUR ZAMBUR ile KAMBURA MAKİNESİ
- KAMBURLUK/KİFOZ ile/ve/||/<> DOWAGER KAMBURLUĞU
- KAMÇILAMAK ile KAMÇILANMAK ile KAMÇILATMAK ile KAMÇILAŞMAK ile KAMÇI ile KAMÇILI ile KAMÇILILAR
- KAMÇILAMAK değil/yerine TETİKLEMEK
- KAMÇILILAR -/
( Haşlamlılar sınıfından, kamçı biçiminde bir örgenle hareket eden, denizlerde, tatlı sularda ya da asalak durumunda, insan ve hayvanlarda yaşayan, mikroskobik, tek hücreli hayvanlar ailesi. )
- KAMERİYE ile KAMERİYELİ
- KÂMİL/MUKAYYEDÂT ile EKSİK/MUTLÂKÂT
( Vurmalı sazlar dışındaki telli ve nefesli sazlar için geçerlidir. )
- CANE-SUGAR, SUGAR CANE, SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SUCRE DE CANNE, SUCRE DE CANNE, SACCHAROSE[Fr.] / ROHRZUCKER, ZUCKERRÖHR, SACCHAROSE, SUCROSE, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMIŞ ŞEKERİ, SAKKAROZ
- KAMIŞ ile ARAROT KAMIŞI/MARANTA[bitkibilimci MARANTA'nın adından]
( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkilere verilen ad. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Erillik örgeni, penis. İLE Birçenekliler sınıfından, Antillerde ve tüm tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan un[ararot] çıkarılan bir kamış çeşidi. )
( ARUNDO DONAX cum MARANTA ARUNDINACA )
- KAMPANYA ile KAMPANYACI
( CAMPAIGN vs. CAMPAIGNER )
( مسافرت در ile مبارزاتي ile نامزد انتخابات )
( MOSAFRAT DAR ile MOBARZATY ile NAMZAD ENTEKHABAT )
- KAMPANYA ile KAMPANYACI/LIK
- KAMPİMETRİ/CAMPİMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖRME ALAN ÖLÇÜMÜ
- KAMPOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KAMPOMETRE
- KAMU TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DEVLETLER TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DÜNYA VATANDAŞLIĞI TÜZESİ/HUKUKU
- KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME
- KAMUFLE ETMEK değil/yerine/= GİZLEYİLEMEK
- KAMYON ile KAPTIKAÇTI
( ... İLE Kamyonla otomobil arası motorlu yolcu taşıma aracı. | İskambille oynanan bir oyun. )
- KAMYONET ile KAMYONETÇİ/LİK
- KAN:
ACİL GEREKSİNİM ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM
- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ
- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ
- KAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- KAN ÖBEKLERİNDE:
0- ile AB+
( Herkese[tüm kan öbeklerine] verebilir ve sadece kendi kan öbeğinden alabilir. İLE Herkesten[tüm kan öbeklerinden] alabilir ve sadece kendi kan öbeğine verebilir. )
(
)
- KAN ÖBEKLERİNDE:
0 ile/değil BOMBAY
( ... İLE/DEĞİL 250 bin kişide bir görüldüğü tahmin edilmektedir. Beklenilenden farklı bir kan öbeğiyle olan doğumda, Bombay olabilir şüphesiyle yaklaşılabilir. Yani, çiftlerin her birinin kanı 0 öbeği olduğu durumda, çocuğun kan öbeğininin A ya da B olması pek beklenmez, ancak bu tarz bir durumda çiftlerden herhangi birinin kan öbeğinin Bombay olma olasılığı üzerinde durulabilir. )
- KAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI
( BLOOD vs. BLOOD BANK vs. BLOOD BROTHER vs. BLOOD CANCER vs. BLOOD CELL vs. BLOOD CIRCULATION vs. BLOOD GROUP vs. BLOOD MONEY vs. BLOOD POISONING vs. BLOOD PRESURE vs. BLOOD STONE vs. BLOOD TEST vs. BLOOD THIRSTY vs. BLOOD TRANSFUSION vs. BLOOD TYPE vs. BLOOD VESSEL vs. BLOOD VESSELS vs. BLOODLESS vs. BLOODSHED vs. BLOODSHOT )
( تني ile خون آلودکردن ile دم ile خون ile بانک خون ile برادر خوانده ile سرطان خون ile گويچهخون ile ياخته خون ile جريان خون ile گروه خون ile ديت ile خونبها ile ديه ile عفونت خون ile فشار خون ile حجرالدم ile آزمايش خون ile تشنه بخون ile تزريق خون ile انتقال خون ile عروق خوني ile عرق ile عروق ile بدون خونريزي ile بي خون ile سفک دماء ile خونريزي ile خونگرفته )
( TANY ile KHON ALODKARDAN ile DAM ile KHON ile BANK KHON ile BARADAR KHANDEH ile SARTAN KHON ile GOYCHESKHON ile YAKHTEH KHON ile JARYAN KHON ile GARVEH KHON ile ديت ile KHOONBEHYA ile DYYEH ile OFONT KHON ile FESHAR KHON ile حجرالدم ile AZMAYSH KHON ile TASHNEH BAKHON ile TAZARYGH KHON ile ENTEGHAL KHON ile ARUQ KHONY ile ARAGH ile ARUQ ile BEDON KHONERYZY ile BEY KHON ile سفک دماء ile KHONERYZY ile KHONGARAFTEH )
- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA
( ... ile ALAK: Pıhtılaşmış kan. | ALAK-I DEM: Kan pıhtısı. )
( BLOOD vs. BLOOD CLOT/CLOTTING/COAGULATION )
( ... ile PUHTÎ )
- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])
- KANAAT ile KANAATLİ/LİK ile KANAATSİZ/LİK ile KANAATSİZCE
- KANAATBAHŞ değil/yerine/= İNANDIRICI
- CANADA BALSAM[İng.] / BAUME DU CANADA[Fr.] / KANADISCHE HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KANADA REÇİNESİ
- CANAL RAYS[İng.] / KANALSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KANAL IŞINLARI
- KANAL KAPASİTESİ İLE HATA DÜZELTME İLE SIKIŞTIRMA ile/||/<> İLETİŞİM TEOREMİ
( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )
- KANAL ile KANAL KAPASİTESİ ile KANAL SEÇİCİ ile KANALLAR
( CHANNEL vs. CHANNEL CAPACIT vs. CHANNEL SELECTOR vs. CHANNELS )
( بغاز ile مجري ile مجرا ile گنجايش مجرا ile مجرا گزين ile مجاري )
( بغاز ile MOJRY ile MOJRA ile GONJAYSH MOJRA ile MOJRA GOZYNE ile MOJARY )
- KANAL ile KANALİKÜL ile YÖNLENDİRMEK
( CANAL vs. CANALICULUS vs. CANALIZE )
( نهر ile ترعه ile حفرترعه کردن ile کانال ile آب رو ile سوراخ باريک ile لوله کشي کردن ile نهر سازي ile ايجاد آبراه کردن )
( NAHAR ile ترعه ile HAFARTARE KARDAN ile KANAL ile AB RO ile SORAKH BARYK ile LOLEH KESHY KARDAN ile NAHAR SAZY ile AYJAD ABRAH KARDAN )
- KANALCIK ile KANALCIKLI
- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE
( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )
( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )
- KANALİZE ile KANALİZASYON
- KANAMALAR:
DIŞ ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR
( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)
( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)
- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]
( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )
( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)
( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)
- KANARYAÇİÇEĞİ ile KANARYAOTU
( Çan çiçeğigillerden, sarı renkli bir çiçek. İLE Çuha çiçeğigillerden, tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen bir bitki. )
( TROPAEOLUM PEREGRINUM cum ALSINE MEDIA )
- KANAT ÖĞRENİMİNDE:
UÇUŞ(TA)/FLY ile/ve/değil/||/<>/< YER ÇALIŞMASI/GROUND TRAINING
- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES
- KANATLILAR ile YARIMKANATLILAR
( Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan altsınıf. İLE Böcekler sınıfından, ön kanatların dipten başlayarak yarıdan çoğu sertleşmiş son bölümleri ve art kanatları, zar durumunda olan, tahtakurusu, bit, subiti, su akrebi, fidan biti, cırcırböceği, kırmızıböceği gibi böcekleri içine alan bir alttakım. )
- KANATMAK ile KANATILMAK ile KANATLANMAK ile KANATLANDIRMAK ile KANAT ile KANATA ile KANATLI/LIK ile KANATSIZ/LIK ile KANATLILAR ile KANATSIZLAR
- KANATTA/KUBBEDE:
HAVA GEÇİRMEZLİK ile/ve/||/<> ESNEMEZLİK ile/ve/||/<> DAYANIKLILIK
- KANAVA[İt. < CANOVACCIO] değil/yerine/= TASLAK
( Kaneviçe. | Bir biçim, resim, plan ya da eserin sonradan üzerinde işlenecek olan basit biçimi, taslak. )
- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU
- KANÇILAR[İt. < CANCELLIERE] ile/ve/||/<> KANÇILARYA[İt. < CANCELLERIA]
( Elçiliklerde, konsolosluklarda yazı ve evrak işlerini yürüten görevli. İLE/VE/||/<> Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer. )
- KANDEMİR, M. SEMİH (SARIYER/YENİMAHALLE, 1952) :
( Bir süre yurtdışında çalıştıktan sonra yurda döndü. Ticaret Odasında memuriyet hayatına başladı ve buradan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü, Yenimahalle Spor Kulübü, Yenimahalle Cami Derneği ve Sarıyer yeni Merkez Cami Derneği üyesi olup, Yenimahalle Spor Kulübünde yıllarca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- KANDİLÇİÇEĞİ = CİVANPERÇEMİ/CİĞEROTU
( Bileşikgillerden, çok çeşidi olan bir kır bitkisi. )
( ACHILLEA MILLEFOLIUM )
( HAŞÎŞET-ÜR-RİE )
- KANDİLLEŞMEK ile KANDİL/LİK ile KANDİLCİ/LİK ile KANDİLLİ ile KANDİLSİZ ile KANDİL GÜNÜ ile KANDİL YAĞI ile KANDİL GECESİ ile KANDİL SİMİDİ ile KANDİL ÇİÇEĞİ ile KANDİL ÇÖREĞİ ile KANDİLLİ KÜFÜR ile KANDİLLİ SELAM ile KANDİLLİ TEMENNA
- KANDIRMA ile KANDIRMACA
- [ne yazık ki]
KANDIRMADA:
"APTAL/LIĞIMIZ" ile/ve/değil/||/<>/< "ONUN/ONLARIN" KARAKTERSİZ/LİĞİ
( Olmuyor. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Oluyor. )
- KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALGI OLUŞTURMAK
- KANDIRMAK ile/değil/yerine İSTEDİKLERİNİ/BEKLEDİKLERİNİ VERMEK
- KANDIRMAK ile KAFESLEMEK[argo]
( Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. | Aldatmak. | İçme, yeme isteğini karşılamak. İLE Çıkar sağlamak için birini aldatmak. )
- KANDIRMAK ile KANDIRILMAK ile KANDIRABİLMEK ile KANDIRA ile KANDIRA OTU ile KANDIRA AĞACI
- KANDIRMAMALI!
- KANGALLAMAK ile KANGALLANMAK ile KANGAL ile KANGAL KÖPEĞİ
- KANGCHENJUNGA -ile
( Dünyanın üçüncü en yüksek dağı.[8598 m.]Sıkkım'da bulunur. )
- KANGRENLEŞMEK ile KANGRENLEŞTİRMEK ile KANGREN ile KANGRENLİ
- KANGURULARDA:
KOŞMAK değil/yerine SIÇRAMAK
( Sıçramaları, koşmaktan daha az enerji tüketmelerini sağlamaktadır. )
- KANIKMAK ile KANIKLANMAK ile KANIK/LIK
- KANIKSAMA ile/ve SAHİPLENME
( TO BE INURED TO vs./and TO CLAIM )
- KANIKSAMAK ile/ve/<> YADIRGAMAZ OLMAK
( ... ile/ve/<> İSTİNAS )
- KANIKSAMAK ile/ve BENİMSEMEK
( TO BE INURED TO vs./and TO MAKE ONE'S OWN )
- KANIKSAMAK ile KANIKSATMAK ile KANIKSAYABİLMEK
- KANIKSAMAK ile/ve/||/<>/> ÖZÜMSEMEK ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRMEK
- KANIN AKMASI ile/değil/yerine/>< MÜREKKEBİN AKMASI
- KANIT ile APAÇIK ile DELİL NİTELİĞİNDE ile AÇIKÇA
( EVIDENCE vs. EVIDENT vs. EVIDENTIAL vs. EVIDENTLY )
( گواهي ile بديهي ile آشکار ile هويدا ile مدرکي ile شهادتي ile نظرا )
( GOVAHY ile BADYYEHY ile ASHKAR ile TEOOYDA ile MADRAKY ile شهادتي ile نظرا )
- KANIT = DELİL = ARGUMENT[İng., Fr., Alm.] = ARGUMENTUM, ARGUERE[Lat.] = ARGUMENTO[İsp.] = APODEIXIS[Yun.]
- KANIT ile/ve/||/<> MATEMATİKSEL KESİNLİK
- KANITLAMAK ile/ve/||/<>/> İKNÂ ETMEK
- KANITLAMAK ile İNANDIRMAK
( TO PROVE vs. TO PERSUADE )
- KANITLAMAK ile KANITLANMAK ile KANITLANDIRMAK ile KANITLAYABİLMEK ile KANIT ile KANITLI ile KANITSIZ/LIK
- KANITLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< TEMELLENDİRMEK
- KANITLANABİLİRLİK -ile
( EVIDENTIALITY )
- KANIT(LANABİLİRLİK) ile/ve/||/<> ZORUNLULUK
- KANITLAYAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYEN
- KANKURUTAN = ADAMOTU
( Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü. )
( MANDRAGORA AUTUMNALIS )
- KANLAMAK ile KANLANMAK ile KANLANDIRMAK
- KANLIKAVAK ÇEŞMESİ :
( Çeşme Emirgan'a doğru giden ana cadde üzerinde ve Boyacıköy içine girilirken sağ baştaki Emlakçı'nın denize bakan ön cephesindedir. Birkaç kez onarılan çeşme mermerdir. Son onarımı 1988 yılında yapılmıştır. Kanlıkavak memba suyu akışı vardır. Suyun sertlik derecesi 3.5 dir. )
- CANNABIDIOL[İng.] ile/değil/yerine/= KANNABİDİOL
- CANNABINOID[İng.] ile/değil/yerine/= KANNABİNOİD
- CANONICAL DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION CANONIQUE[Fr.] / KANONISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KANONİK DAĞILIM
- KANONİK ile KANONİK ile KANONİK FORM ile KANONİK OLARAK ile KANONİKLİK ile KANONLAŞTIRMA ile AZİZLEŞTİRMEK
( CANONIC vs. CANONICAL vs. CANONICAL FORM vs. CANONICALLY vs. CANONICITY vs. CANONIZATION vs. CANONIZE )
( منطق اپيکوري ile سيستم منطقي ile متعارفي ile صورت متعارفي ile شرعاً ile شرعي بودن ile جواز شرعي ile تشريع ile شرعي کردن )
( MANTEGH OPYKORY ile SYSETAM MANTEGHY ile MOTAAREFY ile SORT MOTAAREFY ile SHAREAN ile SHAREY BODAN ile JAVAZ SHAREY ile TASHARYE ile SHAREY KARDAN )
- KANSAROJEN değil KANSEROJEN
- KANSER[İng. CANCER] ile/||/<> GEN TERAPİSİ[İng. GENE THERAPY] ile/||/<> GENOMİK DENGESİZLİK[İng. GENOMIC IMBALANCE] ile/||/<> KARSİNOFOBİ[İng. CARCINOPHOBIA] ile/||/<> KÖK URU[İng. AGROBACTERIUM TUMEFACIENS] ile/||/<> TÜMÖR[İng. TUMOR]
( Tıpta "kötü huylu neoplazma" olarak da bilinen, kontrol dışı göze büyümesi ile karakterize edilmiş geniş bir hastalık sınıfı. Kanserli gözeler kontrol edilemez bir biçimde gelişir ve ürerler. Bu yüzden kötü huylu tümörler oluştururlar ve vücudu önce bölgesel olarak, sonrasında tamamen işgal ederler. Kanser gözelerinin, kan akışı ve lenf kanalları aracılığıyla vücudun farklı yerlerine gidebildiği bilinmektedir. Günümüzde insanda görülen 200'den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. @@ Bir kişinin genlerini, hastalığı tedavi etmek ya da iyileştirmek için değiştiren bir tekniktir. Bu terapinin, kanser ve diğer durumları tedavi etme yolları üzerine yapılan araştırmalar devam etmektedir. @@ Kanser oluşumundaki ilk olaydır. DNA onarımı ve göze döngüsü kontrolünde meydana gelen kusurlar nedeniyle oluşur. Genomik dengesizlik, tümörü önleyen genin mutasyon geçirerek işlevini kaybetmesiyle ya da bir genin mutasyonla yeni bir işlev kazanarak kanserli gözeler üretmesi ile meydana gelir. @@ Kanser korkusu olarak bilinen, Yunancada "yengeç" anlamına gelen καρκίνος ("karkínos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Dikotiledöz bitkilerde (hububat hariç tüm tarımsal ürünler) kanser benzeri bir bitki hastalığına (kron gallu) neden olan bir toprak bakterisidir. Ti plazmidini içerir. Bakterinin tümör indüksiyon kabiliyeti, plazmid aracılığıyla komşu gözelere yayılır. @@ Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KANSER ile KANSEROLOJİ ile KANSERLİ
( CANCER vs. CANCERLOGY vs. CANCEROUS )
( راس السرطان ile سرطان ile چنگار ile برج سرطان ile سرطان شناسي ile سرطاني )
( راس السرطان ile SARTAN ile CHANGAR ile برج سرطان ile SARTAN SHENASY ile SARTANY )
- KANSERDE:
BİRİNCİL TEDAVİ ile/ve/yerine/<> NEOADJUVAN TEDAVİ
( ... İLE Eğer hormon tedavisi, birincil tedavi öncesi verilirse buna Neoadjuvan Tedavi denir. Kanser hücrelerinin öldürülmesine ve birincil tedavinin etkili olmasına yardımcı olur. )
( http://kanserle-dans.blogspot.com )
- KANSERLEŞMEK ile KANSERLEŞTİRMEK ile KANSER ile KANSERLİ ile KANSER BİLİMİ ile KANSER BİLİMSEL
- KANSEROJEN[Fr. < CANCÉROGÈNE] değil/yerine/= KANSER YAPICI
- CARCINOGEN[İng.] / CARCINOGÉNE[Fr.] / CANCEROGENE[Alm.] ile/değil/yerine/= KANSEROJEN
- KANSEROJENİK/CANCEROGENIC[İng.] değil/yerine/= KANSER YAPAR
- KANSEROLOJİ[Fr. < CANCÉROLOGIE] değil/yerine/= KANSER BİLİMİ
- KANSEROLOJİK[Fr. < CANCÉROLOGIQUE] değil/yerine/= KANSER BİLİMSEL
- KANSERÖZ/CANCEROUS[İng.] değil/yerine/= KANSERİMSİ
- KANSER/SİN/İZ değil/yerine (GÖVDENİZDE) BİR TÜMÖR VAR
- KANSIZLAŞMAK ile KANSIZ/LIK ile KANSIZ CANSIZ ile KANSIZ AMELİYAT
- KANSIZLIK/ANEMİ[Fr. < ANEMIE] ile AKDENİZ KANSIZLIĞI/ANEMİSİ(TALASEMİ[Fr.])
( [Ar., Fars.] FAKR-ÜD-DEM ile ... )
( Kansızlık hastalığı. İLE Akdeniz bölgesinde görülen ve genetik etmenlerle sonraki kuşaklara geçebilen bir tür kansızlık hastalığı. )
( ANAEMIA vs. THALASSEMIA[Lat.] )
( ANÉMIE avec ... )
- KANT\'ÇI ETİK ile ARİSTOTELES\'Çİ ETİK
( Eylemlerin evrensel ahlâki yasalar çerçevesinde değerlendirilmesini savunan etik düzen. İLE Erdem ve karakter üzerine odaklanan, insanın mutluluğa ulaşmasını amaçlayan etik düzen. )
- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER
( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )
( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )
- KANT ve/||/<> SCHLEIERMACHER
( bkz. Fakültelerin Çatışması - I. Kant )
- KANTARLAMAK ile KANTAR/LIK ile KANTARCI/LIK ile KANTARLI ile KANTAR KOLU ile KANTAR TOPU ile KANTAR AĞASI ile KANTAR KABAĞI ile KANTARLI KÜFÜR ile KANTARI BELİNDE
- KANT'I ETKİLEYENLER:
LİZBON DEPREMİ(1755)[9.0] ile/ve/||/<> HUME VE NEDENSELLİK SORUNU ile/ve/||/<> ROUSSEAU VE ÖZGÜRLÜK SORUNU
- KANT'IN, KRİTİK YAZIMI DÖNEMLERİNDE:
YAZIM ÖNCESİ ile/ve/||/<> YAZIMI ile/ve/||/<> YAZIM SONRASI
( 1746 - 1770 ile/ve/||/<> 1781 - 1790 ile/ve/||/<> 1790 - 1804 )
- KANT'IN, YÜRÜYÜŞLERİNİN DAKİKLİĞİ ile/ve/||/<>/> BOZULMASI
( ... İLE/VE/||/<>/> 1789 Aydınlanma Devrimi'nin haberi ve coşkusundan dolayı. VE Rousseau'nun, eğitim felsefesi ile ilgili adlı "Emile" adlı kitabını okurken çok etkilenmiş olmasından dolayı. )
- KANTITATİF ARAŞTIRMA/QUANTITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NICEL ARAŞTIRMA
- KANTITATİF/QUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= NICEL
- KANT'TA, TEMEL AYRIMLAR:
A PRIORI | A POSTERIORI ile/ve/||/<> TEZÂHÜR | KENDİNDE ŞEY ile/ve/||/<> GÖRÜ | KAVRAM
( ... und ERSCHEINUNG | DING AN SICH und ANSCHAUUNG | BEGRIFF )
- KANÜLASYON/CANULATION[İng.] değil/yerine/= BORUCUK YERLEŞTİRİMİ
- KANUNLAŞMAK ile KANUNLAŞTIRMAK ile KANUNLAŞTIRILMAK ile KANUN ile KANUNİ ile KANUNCU/LUK ile KANUNSUZ/LUK ile KANUN DIŞI/LIK ile KANUN ADAMI ile KANUN KOYUCU ile KANUN MADDESİ ile KANUN SÖZCÜSÜ ile KANUN TEKLİFİ ile KANUN LAYİHASI ile KANUN TASARISI ile KANUN KOYUCULUĞU ile KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
- KANUNSUZ ile KANUNSUZLUK
( LAWLESS vs. LAWLESSNESS )
( بي قانوني )
( BEY GHANONY )
- KAOLIN[İng.] / KAOLIN[Fr.] / KAOLIN, PORZELLANENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAOLİN
- KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK
- KAPAKLANMAK ile KAPAK/LIK ile KAPAKLI ile KAPAKSIZ ile KAPAK KIZI ile KAPAK TAŞI ile KAPAK TAKIMI ile KAPAKLI VALF ile KAPAK BIÇKISI ile KAPAK TAHTASI ile KAPAK YILDIZI ile KAPAK BIÇKICISI
- KAPALI ÇARŞI GİRİŞİNDEKİ İSTİF!
- CLOSED CYCLE[İng.] / GESCHLOSSENER ZYCLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPALI ÇEVRİM
- CLOSED CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT FERMÉ[Fr.] / GESCHLOSSENER STROMKREIS, RUHESTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPALI DEVRE
- KIRIKLARDA:
KAPALI ile/ve/||/<> AÇIK
( Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar, darbe sonucu ya da kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar. )
( [Kırık belirtileri]
- Hareket ile artan ağrı.
- Biçim bozukluğu.
- Hareket kaybı.
- Ödem ve kanama nedeniyle morarma.
[Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir.] )
( [Kırığın Yol Açabileceği Olumsuz Durumlar]
- Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma[Kırık bölgede nabız alınamaması, solukluk, soğukluk].
- Parçalı kırıklarda, kanamaya bağlı şok. )
( [Kırıklarda İlk Yardım]
- Yaşamı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmez, sıcak tutulur.
- Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi nesneler çıkarılır.
- Sabitleme ve sargı yapılırken, parmaklar görünecek biçimde açıkta bırakılır.
- Kırık kuşkusu bulunan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak biçimde sabitlenir.
- Açık kırıklarda, sabitlemeden önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır.
- Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı gözlenir.
- Kol ve bacaklar yukarıda tutulur.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
(
)
- CLOSED SYSTEM[İng.] / GESCHLOSSENER SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPALI SİSTEM
- KAPALI ile YAKIN TIRAŞ ile YAKIN ile KAPATMAK ile KAPALI ile KAPALI DEVRE ile KAPALI DEVRE TELEVİZYON ile KAPALI DENİZ ile KAPALI OTURUM ile KAPALI DÜKKAN ile KAPALI ALTPROGRAM ile YAKINLIK ile KAPANIŞ ile KAPANIŞ KONUŞMASI
( CLOSE vs. CLOSE SHAVE vs. CLOSE TO vs. CLOSE UP vs. CLOSED vs. CLOSED CIRCUIT vs. CLOSED CIRCUIT TELEVISION vs. CLOSED SEA vs. CLOSED SESSION vs. CLOSED SHOP vs. CLOSED SUBROUTINE vs. CLOSENESS vs. CLOSING vs. CLOSING SPEECH )
( بستن ile تنگ هم ile مقارن ile تعطيل کردن ile مسدود بستن ile تعطيل شدن ile بسته شدن ile ته تراش ile نزديک ile قريب به ile مشرف ile تخته کردن ile سربسته ile تعطيل ile مسدود شدن ile دربسته ile مسدود ile مغلق ile بي روزنه ile بسته ile مداربسته ile تلويزيون مدار بسته ile درياي بسته ile درياي غير آزاد ile غيرعلني ile سيستم بسته ile زيرروال بسته ile نزديکي ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )
( BASTAN ile TANG NPAM ile MOGHARAN ile TATYLE KARDAN ile MASDUD BASTAN ile TATYLE SHODAN ile BASTEH SHODAN ile TAH TARASH ile NAZADYK ile GHARYBE BAH ile MOSHARF ile TAKHTEH KARDAN ile SARBASTEH ile TATYLE ile MASDUD SHODAN ile DARBASTEH ile MASDUD ile مغلق ile BEY RUZNEH ile BASTEH ile MADARBASTEH ile TELOYZYVAN MADAR BASTEH ile DARYAY BASTEH ile DARYAY GHYR AZAD ile غيرعلني ile SYSETAM BASTEH ile ZYRARVAL BASTEH ile NAZADYKY ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )
- KAPALITOHUMLULAR = MESTÛRÜ-'L BÜZÛR = ANGIOSPERMES
- KAPANMAK ile KAPANABİLMEK ile KAPAN ile KAPANCA ile KAPANCI ile KAPANİÇE ile KAPAN DUYGU ile KAPAN KAPANA
- KAPAROZLAMAK ile KAPAROZ ile KAPAROZCU/LUK
- KAPASITANS/CAPACITANCE[İng.] değil/yerine/= YÜKLENİM
- CAPACITANCE[İng.] / CAPACITANCE[Fr.] / KAPAZITÄTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPASİTANS
- KAPASİTANS ile/||/<> İNDÜKTANS
( Kapasitans yük depolama (C = Q/V), indüktans manyetik enerji depolama (L = Φ/I). )
( Formül: C = ε₀A/d İLE L = μ₀n²V )
- KAPASİTE ile KAPASİTELİ ile KAPASİTESİZ/LİK
- KAPASİTE ile POTANSİYEL
( SIĞA/YETENEK ile İÇKİN )
- KAPASİTÖR İLE İNDÜKTÖR İLE DİRENÇ ile/||/<> PASİF DEVRE ELEMANLARI
( Üç temel pasif elektrik devre elemanı. )
( Formül: Z = R + j(ωL - 1/ωC) )
- BLOCKING[İng.] ile/değil/yerine/= KAPASİTÖRLER (NOT: BU ÇEVİRİ BAĞLAM DIŞI, GENELDE "ENGELLEME/BLOKAJ" OLUR)
- KAPATMAK ile KAPATILMAK ile KAPATTIRMAK ile KAPATABİLMEK ile KAPATIVERMEK
- GATTERSCHALTUNG, GATTERSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPI DEVRESİ
- KAPI TOKMAKLARINDA:
BÜYÜK HALKA ile/ve KÜÇÜK HALKA
( Baylar için. Çalanın/misafirin bay olduğunu anlamak için. İLE/VE Bayanlar için. Çalanın/misafirin bayan olduğunu anlamak için. )
- KAPILANMA ile/ve/||/<> SABİTLENME
- KAPILANMAK ve/<> KAPLANMAK
- KAPILANMAK ile/ve/<> MAYALANMAK
- KAPPILLARELEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER ELEKTROMETRE
- CAPILLAIRE CONDENSATION[Fr.] / KAPPILAR KONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER YOĞUNLAŞMA
- KAPILMA ile DUYGULANIM
( TO BE CARRIED AWAY vs. SENSATION )
- KAPILMAK ile KAPILABİLMEK ile KAPILIVERMEK
- KAPISINDA BEKLEMEK ile/ve/<> OYALANDIRILMAK
- KAPIŞMAK ile KAPIŞILMAK ile KAPIŞTIRMAK ile KAPIŞABİLMEK ile KAPIŞ
- KAPİTAL ile/ve/||/<>/> KAPİTALİST ile/ve/||/<>/> KAPİTALİZM
- KAPİTAL ile KAPİTALİST ile KAPİTALİZM
- KAPİTALİST[Fr. < CAPITALISTE] değil/yerine/= ANAMALCI
- KAPİTALİSTLEŞME ile/ve/||/<> ULUSLAŞMA ile/ve/||/<> BİREYLEŞME
( Kâğıt para. İLE/VE/||/<> Gazete. İLE/VE/||/<> Roman. )
- KAPİTALİSTLEŞMEK ile KAPİTALİSTLEŞTİRMEK
- KAPİTALİZM:
BUGÜN TEMELLİ değil GELECEĞE ODAKLI
- KAPİTALİZM[Fr. < CAPITALISME] değil/yerine/= ANAMALCILIK
- KAPİTALİZM:
MAL ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< MÜŞTERİ ÜRETİMİ
- KAPİTALİZM:
NESNE/ÜRÜN TEMELLİ değil "SÖZE/VAADE" DAYALI
- KAPİTALİZM:
ÜRÜN TEMELLİ değil "İMGE ODAKLI"
- KAPİTALİZM:
ÜRÜN ÜRETME değil/ne yazık ki/>< MÜŞTERİ ÜRETME
- [ne yazık ki]
KAPİTALİZM ve/> BİLGİSİZLEŞMEK ve/> YOKSULLAŞMAK
( Kapitalizm, okudukça cahil bırakır; çalıştıkça fakirleştirir. )
( CAPITALISM and/> IGNORANCE and/> TO GET POOR )
- KAPİTALİZM ile/ve/<> PROTESTANLIK
- KAPİTALİZM ile/ve SAVAŞ
- KAPİTALİZM ile/ve TÜKETİM TOPLUMU
( CAPITALISM vs./and CONSUMPTION SOCIETY )
- KAPİTALİZMDE:
KÂR ile/değil/ne yazık ki (")ARTI DEĞER(") (SÖMÜRÜSÜ)
- | KAPİTALİZM ve BİREY | ile ULUS/MİLLET
( [ne yazık ki] | Birbirimizden uzaklaş(tır)arak. | DEĞİL/YERİNE/>< Birbirimize yaklaşarak. )
- KAPİTÜLASYON[Fr./İng.]/İMTİYAZ[Ar.] AYRICALIK
( Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları. | [belirli koşullarla] Teslim olma, teslimiyet, silahları bırakma. | Teslim antlaşması, teslim koşullarını içeren belge. | Özet, hulâsa. )
- KAPKARA ile KAPKARANLIK
- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER
- KAPLAN-MEIER ile/||/<> COX ile/||/<> LOG-RANK ile/||/<> SAĞKALIM ÇÖZÜMLEMESİ
( Klinik çalışma istatistikleri. )
( Formül: S(t) = P(T>t) )
- KAPLANBÖCEK ile/ve/||/<>/< KAPLANBÖCEKLER
( Başka böceklerle beslenen, tarım için çok yararlı olan kaplan böcekler ailesinin örnek türü. İLE/VE/||/<>/< Zararlı böcekleri avlayarak bitki, hayvan ve insan sağlığına yardımcı olan, güzel renkli, kın kanatlı böcekler ailesi. )
( CICINDELA CAMPESTRIS cum ... )
- KAPLARDA:
POLİKARBON yerine TİRİTAN KO-POLYESTER
( ... YERİNE BPA içermezler. )
- KAPLICALAR MEVKİİ CAMİİ :
( İstinye'nin yeni yerleşim bölgelerinden Kaplıcalar mevkiinde aynı ismi taşıyan cami yeni bir cami olup tarihi özelliği yoktur. )
- KAPLUMBAĞA/TOSBAĞA ile TATLI SU KAPLUMBAĞASI
( REFŞ: Bir tür ırmak kaplumbağası.[Fırat ve Dicle'de bulunur.] )
( SÜLHAFİYYE[Ar.] | CHÉLONIENS[Fr.]: Kaplumbağalar. )
(
ile ... )
( SÜLHAFÂ[çoğ. SELÂHİF] ile ATÛM )
( KEŞEF, BÂHE, SENG-PUŞT ile ... )
( TURTLE vs./and ... )
( TESTUDO GRAECA cum EMYS ORBICULARIS )
( LA TORTUGA con ... )
- KAPLUMBAĞA ile BEYAZ KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ile GÖKKUŞAĞI KAPLUMBAĞASI
( ... ile
)
( ... vs. RAINBOW TURTLE )
- KAPLUMBAĞA ve/||/<> GORİL ve/||/<> FİL
( [karadaki] En yaşlı. VE/||/<> En güçlü. VE/||/<> En büyük. )
- KAPLUMBAĞA ile İKİ BAŞLI KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ile İKİ KUYRUKLU KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ile KAPLUMBAĞALAR ile KAPLUMBAĞA YÜRÜYÜŞÜ
- KAPLUMBAĞA ile KIRMIZI KULAKLI SU KAPLUMBAĞASI
( MISSISSIPPI )
( TESTUDO GRAECA cum TRACHEMYS SCRIPTA ELEGANS )
- KAPLUMBAĞA ile KUTUKAPLUMBAĞASI
( ... İLE Kuzey Amerika'da yaşar. )
- KAPLUMBAĞA ile KUZEY YILAN BOYUNLU KAPLUMBAĞASI
( ... İLE Avustralya ve Endonezya'da yaşarlar. )
( TURTLE vs. NORTHERN SNAKE-NECKED TURTLE )
- KAPLUMBAĞA ile MADAGASKAR KAPLUMBAĞASI
( ... ile
)
- KAPLUMBAĞA ile/ve/<> PİNTA (ADASI) KAPLUMBAĞASI
( ... İLE/VE/<> Galapagos Adaları'ndan olan Pinta adasında yaşayan Yalnız George adlı son dev kaplumbağa, 2012'de kalp yetmezliğinden ölerek soyu tükenmiştir. )
- KAPLUMBAĞA ile TİMSAH KAPAN KAPLUMBAĞASI
( ... ile
)
- KAPLUMBAĞA ile TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ile YASSI BAŞLI VE YUMUŞAK KABUKLU KAPLUMBAĞA
(
)
( ... cum CHITRA CHITRA )
- KAPLUMBAĞA'LARDA:
ERİL ile/ve DİŞİL
( Alt yan kabukları içe dönükse. İLE/VE Alt yan kabukları dışa dönükse. )
- KAPLUMBAĞALARDA[SUBORDO]:
PLEURODIRA ile CRYROPTODIRA
( [boyunlarını] Yana bükerler. İLE S biçiminde, geriye bükerler. )
- KAPNOMETRİ/CAPNOMETRY[İng.] değil/yerine/= SOLUKTA KARBONDIOKSIT ÖLÇÜMÜ
- KAPORA[İt. < CAPARRA] değil/yerine/= GÜVENMELİK
- KAPORTA[İt. < BOCCAPORTA] ile/ve/||/<> KAROSER[Fr. < CARROSSERIE] ile/ve/||/<> TAMPON[Fr. < TAMPON]
( Otomobilde, kaput ya da ön kapak. | Motorlu taşıtları örten, genellikle sacdan yapılmış dış bölüm. | Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. | Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. İLE/VE/||/<> Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm. İLE/VE/||/<> Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )
- ACID CAPRIQUE[Fr.] / KAPRINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPRİK ASİT
- CAPRYLIC ACID[İng.] / ACID CAPRYLLIQUE[Fr.] / KAPRYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPRİLİK ASİT
- KAPRİS ile KAPRİSLİ/LİK ile KAPRİSSİZ/LİK ile KAPRİSSİZCE
- KAPRİSLİ ile DEĞİŞKENLİK ile OĞLAK
( CAPRICIOUS vs. CAPRICIOUSNESS vs. CAPRICORN )
( هوسران ile هوسباز ile هر دم خيال ile بوالهوس ile دمدمي مزاجي ile هوسراني ile راس الجدي )
( TEOOSARAN ile TEOOSBAZ ile هر دم خيال ile بوالهوس ile دمدمي مزاجي ile TEOOSARANY ile راس الجدي )
- CAPROIC ACID[İng.] / ACIDE CAPROIQUE[Fr.] / KAPRONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPROİK ASİT
- CAPRALACTAME[Fr.] / KAPROLAKTAM[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPROLAKTAM
- KAPSAMAK ile KAPSATMAK ile KAPSAYABİLMEK ile KAPSAM ile KAPSAMLI/LIK
- KAPSAMAK ile/ve KUCAKLAMAK
- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK
- KAPTANOĞLU, HAYATİ (GÖRELE, 1952) :
( İlk, orta ve öğrenimini Sarıyer'de gördü ve İ.Ü. Kimya Mühendisliği Fakültesinden Kimya Mühendisi olarak mezun oldu. N bir yıl Tekel Bira Fabrikasında mühendislik (İşletme Şefi) yaptı ve 4 yıl Tekel İçki Fabrikasını yönetti. Futbol Antrenör kurslarını tamamlayarak antrenörlük diploması aldı ve Sarıyer Spor Kulübü altyapısında antrenörlük yaptı. Siyasete Demokratik Sol Parti (DSP), 1988 - 1999 yıllarında DSP İlçe Başkanlığı görevinde bulundu. 1994 yerel seçimlerinde DSP den Sarıyer Belediye Başkanlığı için aday oldu ama kazanamadı. 1996 - 1997 yıllarında DSP İstanbul İl Örgütünde İl Sekreterliği görevini yürüttü. 1997'de Sarıyerliler Derneği (SA - DER) Başkanlığına seçildi ve halen bu görevini devam ettirmektedir. Sarıyer Spor Kulübünde Divan ve Disiplin Kurulu üyesi olan iki dönemde (2007/2008 ve 2008/2009) kulüp yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı.2011/2012 döneminde de Kulüp Başkanlığı yaptı. Başta Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) olmak üzere sosyal, kültürel ve sportif amaçlı pek çok derneğin üyesidir. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde CHP den Sarıyer Belediye Meclis üyesi seçildi. Gerektiğinde Belediye Başkanına vekâlet etmektedir. )
- KAPTANPAŞA/KAPTAN-I DERYA = ORAMİRAL
( Deniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral. )
(1996'dan beri)