On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(55/130)
- HİPEREMESİS ile/||/<> BULANTI
( Aşırı ve sürekli kusma. İLE/||/<> Mide bulantısı. )
- HİPEREMİ ile HİPERTANSİYON
( Kızarıklık, kan artımı. İLE Yüksek kan basıncı. )
- HİPERGLİSEMI/HYPERGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ
- HİPERGLİSEMİ ile/||/<> HİPOGLİSEMİ
( Kanda yüksek seviyede glikoz bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede glikoz bulunması. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da hiç terlememe. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da terleyememe. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da hiç terlememe. )
- HİPERİNTENS/HYPERINTENSE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI YOĞUN
- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]
( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPERKAPNİ ile AKAPNİ ile HİPOKAPNİ
( Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) artması. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) yokluğu. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) azalması. )
- HİPERKERATOZ ile/||/<> KERATİNİZASYON
( Deride aşırı keratin birikimi ile kalınlaşma. İLE/||/<> Deri gözelerinin keratin üretmesi ve sertleşmesi süreci. )
- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOGLİSEMİ
( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kan şekeri seviyesinin normalin altına düşmesi. )
- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOLİPİDEMİ
( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede lipid bulunması. )
- HİPERMETROP(İ)[Fr. < Yun. HYPER: Aşırı. | METRON: Ölçü. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> MİYOP[Fr. < Yun. MYEIN: Kırpmak. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> ASTİGMATİZMA ile/ve/||/<> PRESBİTLİK[Fr. < Yun.: PRESBYTES: Yaşlı.]
( Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın gerisinde kaldığından dolayı, yakını net/iyi görememe. İLE/||/<> Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın ön tarafında kaldığından dolayı, uzağı net/iyi görememe. İLE/||/<> Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden duru görememe durumu. | Gözdeki kornea ya da lensin düzensiz eğriliği nedeniyle bulanık görme. İLE/||/<> Gözde uyum gücünün azalması yüzünden, yakındaki nesneleri net görememe durumu. )
( * Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelıp Geçici Hipermetropi.
İLE
* Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelİp Geçici Hipermetropi.
İLE
* Basit,
* Kompoze/Bileşik,
* Mikst
İLE
)
( ... ile/||/<> KASR-ÜL-BASAR ile/||/<> ... ile/||/<> ... )
( FARSIGHTEDNESS/HYPERMETROPIC vs. NEARSIGHTEDNESS/MYOPIC vs. ASTIGMATISM )
( ... avec MYOPIE avec ... )
- HİPERMETROPİ ile/||/<> PRESBİYOPİ
( Yakını net görememe ile ilişkili bir göz kusuru. İLE/||/<> Yaşlanma ile birlikte yakını görme yeteneğinin azalması. )
- HİPERMETROPLUK ile HİPERMETROP
( HYPERMETROPIA vs. HYPERMETROPIC )
( دوربيني ile انسان دوربين )
( DORBYNEY ile ENSAN DORBYNE )
- HYPEROXIDE ION, SUPEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPEROKSİT İYONU
- HİPERPARATİROİDİZM ile/||/<> HİPOPARATİROİDİZM
( Paratiroid bezlerinin aşırı hormon üretimi. İLE/||/<> Paratiroid bezlerinin yetersiz hormon üretimi. )
- HİPERPİGMENTASYON ile/||/<> HİPOPİGMENTASYON ile/||/<> DEPİGMENTASYON
( Deride aşırı melanin birikimi ile koyu lekeler oluşması. İLE/||/<> Deride melanin eksikliği ile açık lekeler oluşması. İLE/||/<> Renk yitimi. )
- HİPERPLAZİ ile/||/<> ATROFİ
( Göze sayısının artmasıyla doku büyümesi. İLE/||/<> Göze sayısının azalması ya da gözelerin küçülmesiyle doku küçülmesi. )
- HİPERPROLAKTİNEMİ ile/||/<> HİPOPROLAKTİNEMİ
( Prolaktin hormonunun kanda yüksek seviyede bulunması. İLE/||/<> Prolaktin hormonunun kanda düşük seviyede bulunması. )
- HİPERSELÜLER/HYPERCELLULAR[İng.] değil/yerine/= ARTMIŞ GÖZELİ
- HİPERSENSITİVİTE/HYPERSENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= AŞIRI DUYARLILIK
- HYPERSONIC[İng.] / HYPERSONIQUE[Fr.] / HYPERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERSONİK
- HİPERTANSİYON ile/||/<> HİPOTANSİYON
( Kan basıncının normalden yüksek olması. İLE/||/<> Kan basıncının normalden düşük olması. )
- HT/HİPERTANSİYON HYPERTENSION[İng.] ile/||/<>/>< HİPOTANSİYON HYPOTENSION[İng.]
( Yüksek kan basıncı durumu. İLE/||/<>/>< Düşük kan basıncı durumu. )
- HİPERTERMİ/HYPERTHERMIA[İng.] değil/yerine/= KONTROLSÜZ SICAKLIK ARTIŞI
- HİPERTERMİ ile/||/<> HİPOTERMİ
( Gövde sıcaklığının normalin üzerine çıkması. İLE/||/<> Gövde sıcaklığının normalin altına düşmesi. )
- HİPERTİROİDİZM ile/||/<> HİPOTİROİDİZM
( Tiroid bezinin aşırı hormon üretimi ile metabolizmanın hızlanması. İLE/||/<> Tiroid bezinin yetersiz hormon üretimi ile metabolizmanın yavaşlaması. )
- HİPERTONİ/HYPERTONIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI GERİM | AŞIRI GEÇİŞİM
- HİPERTONİ ile HİPERTONİK ile HİPERTONİSİTE
( Aşırı gergi, aşırı yoğunluk. İLE Aşırı yoğun, aşırı gergin. İLE Aşırı yoğunluk. )
- HYPERTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPERTONİK
- HİPERTRİKOZ ile HİRŞUTİZM
( Aşırı kıllanma. İLE Kadında kıllanma. )
- HİPERTROFİ/HYPERTROPHY[İng.] değil/yerine/= İRİLEŞİM
- HİPERTROFİ ile/||/<> HİPERPLAZİ
( Hipertrofi göze büyümesi İLE hiperplazi göze çoğalmasıdır )
( Formül: Büyüme İLE çoğalma )
- HİPERVENTILASYON/HYPERVENTILATION[İng.] değil/yerine/= HIZLI-DERİN SOLUMA
- HİPERVİJİLANS/HYPERVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYARILMIŞLIK
- HİPERVİSKOZİTE/HYPERVISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AĞDALILIK
- HİPERVOLEMI/HYPERVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= OYLUM FAZLALIĞI
- HİPNOTİK ile HİPNOTİK UYKU ile HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZE ETMEK ile HİPNOTİZE EDİCİ
( HYPNOTIC vs. HYPNOTIC SLEEP vs. HYPNOTISM vs. HYPNOTIZE vs. HYPNOTIZING )
( خواب آور ile توليدکننده خواب ile خواب مغناطيسي ile هيپنوتيزم ile هيپنوتيزم کردن ile منوم )
( KHAB AVAR ile TOLYDOKONANDEH KHAB ile KHAB MOGHENATYSY ile YEHYPNOTYZAM ile YEHYPNOTYZAM KARDAN ile منوم )
- HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZMACI ile HİPNOTİZMALI
- HİPNOZ AŞAMALARINDA:
LETARJİ ile/ve/||/<>/> KATALEPSİ[Fr. < CATALEPSIE] ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL/İZM
- HİPNOZ:
BİREYSEL ile/ve/||/<> ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<> KENDİ KENDİNE(AUTO) ile/ve/||/<> BAŞKASI ARACILIĞIYLA ile/ve/||/<> YOL ile/ve/||/<> TOPLUMSAL ile/ve/||/<> SİYASAL REKLÂM AMACIYLA
- HİPNOZ:
FARKINDALIĞIMIZDA OLANI DIŞSALLAŞTIRMAK ve/||/<> FARKINDALIĞIMIZDA OLMAYANI İÇSELLEŞTİREBİLMEK
- HİPNOZ UYGULAMALARINDA:
GELENEKSEL ile/ve/||/<>/> MODERN ile/ve/||/<>/> M. H. ERICKSON
- HİPNOZ ile/ve/||/<> HİPNOTERAPİ
- HİPOAKTİVİTE/HYPOACTIVITY[İng.] değil/yerine/= ETKINLİK AZALMASI
- HİPOALBÜMİNEMİ ile/||/<> HİPERALBÜMİNEMİ
( Kanda düşük seviyede albümin bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede albümin bulunması. )
- HYPOBROMITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMİT
- HYPOBROMOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMÖZ ASİT
- HİPODERMİK ile DERİ ALTI
( HYPODERMIC vs. HYPODERMIS )
( زيرپوستي ile تحت الجلدي ile تحت الجلد )
( زيرپوستي ile تحت الجلدي ile تحت الجلد )
- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS
( PITUITARY GLAND vs. THYROID GLAND vs. PARATHYROID GLAND vs. ADENOID (GLAND) vs. ADRENAL (GLAND) vs. PANCREATIC GLAND vs. GONADIAL GLAND vs. ENDOCRINE GLANDS vs. PEPTIC GLAND vs. THYMUS )
- HYPOPHOSPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOFOSFAT
- HİPOFOSFATEMİ ile/||/<> HİPERFOSFATEMİ
( Kanda düşük seviyede fosfat bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede fosfat bulunması. )
- HİPOGLİSEMI/HYPOGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HİPOKALEMİ ile/||/<> HİPERKALEMİ
( Kanda düşük seviyede potasyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede potasyum bulunması. )
- HİPOKALSEMİ ile/||/<> HİPERKALSEMİ
( Kanda düşük seviyede kalsiyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede kalsiyum bulunması. )
- HYPOCHLOROUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOKLORÖZ ASİT
- HİPOKONDRİASİS ile HİPERKONDRİASİS
( Hastalık hastalığı/saplantısı. İLE Tıbbî yardım almama/istememe saplantısı. )
- HİPOMAGNEZEMİ ile/||/<> HİPERMAGNEZEMİ
( Kanda düşük seviyede magnezyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede magnezyum bulunması. )
- HİPONATREMİ ile/||/<> HİPERNATREMİ
( Kanda düşük seviyede sodyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede sodyum bulunması. )
- HİPOPLASTİK/HİPOPLAZİK ile HİPOPLAZİ
( Az gelişmiş. İLE Az gelişmişlik. )
- HİPOPLAZİ/HYPOPLASIA[İng.] değil/yerine/= AZ GELİŞİM
- HİPOSELÜLER ile HİPERSELÜLER
( Seyrek gözeli. İLE Artmış gözeli, aşırı gözeli. )
- HİPOSTAZ/HYPOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENİMİ
- HİPOSTENİ/HYPOSTENIA[İng.] değil/yerine/= GÜÇ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ
- HYPOSULFITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT
- HYPOSULFURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFÜRİK ASİT
- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]
( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOTALAMUS ve/||/<> EPİFİZ ve/||/<> HİPOFİZ
( Beyinde, tek olanlar. )
( Hz. İbrahim. VE/||/<> Hz. İshak. VE/||/<> Hz. Yakub. )
- HİPOTANSİYON/HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI
- HİPOTANSİYON değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI
- HİPOTERMİ/HYPOTHERMIA[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK SICAKLIK
- HİPOTETİK[Fr. < HYPOTHÉTIQUE] değil/yerine/= VARSAYIMSAL
- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]
( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE[Fr.] / VERAUSSETZUNG, ANNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPOTEZ
- HİPOTEZ/HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= VARSAYIM
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOVENTİLASYON ile HİPERVENTİLASYON
( [1 dakikada] Akciğerlere giren hava miktarının azalması. İLE Akciğerlere giren hava miktarının artması. )
- HİPOVOLEMI/HYPOVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN HACMİ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HIPPOCAMPUS[İng.] değil/yerine/= HİPOKAMPUS
( Duyguların oluşumunda, bellekte, uzaysal navigasyonda görev alan beyin bölgesidir. Beynin zeka açısından en önemli bölgelerinden biridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT
- HIRÇINLAŞMAK ile HIRÇIN/LIK
- HIRDAVAT ile HIRDAVATÇI/LIK
- HIRDAVATÇI ile HIRDAVAT
( IRONMONGER vs. IRONMONGERY )
( فروشنده آهن آلات ile آهنفروشي )
( FOROSHANDEH AHAN ALAT ile AHANFOROSHY )
- HIRIL HIRIL (HIRILDAMAK)
( Ciğerleri üşütmede. )
- HIRILDAMAK ile HIRILDAŞMAK
- HIRILTI ile HIRILTICI ile HIRILTILI ile HIRILTISIZ
- HIRİSTİYAN ile/||/<> CERAHOR
( ... İLE/||/<> Ordu hizmetlerinde kullanılan Hıristiyanlara verilen ad. )
- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA
( CHRISTIAN vs. CHRISTIANITY vs. CHRISTIANIZE vs. CHRISTIANS vs. CHRISTMASES vs. CHRIST vs. CHRISTEN vs. CHRISTENDOM vs. CHRISTIAN CALENDAR vs. CHRISTLY )
( ياعلي ile مسيح ile اسلوب گذاردن ile عالم مسيحيت ile جامعه مسيحيت ile مسيحي ile عيسوي ile نصراني ile تاريخ مسيحي ile عيسويت ile نصرانيت ile مسيحيت ile عيسوي کردن ile مسيحي کردن ile نصارا ile شايسته مسيح ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
( ياعلي ile MOSYHE ile ESLOB GOZARDAN ile ALAM MOSYHEYT ile JAMEH MOSYHEYT ile MOSYHEY ile عيسوي ile نصراني ile TARYKH MOSYHEY ile عيسويت ile نصرانيت ile MOSYHEYT ile EYSOY KARDAN ile MOSYHEY KARDAN ile NASARA ile SHAYSETEH MOSYHE ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
- HIRPALAMAK ile HIRPALANMAK ile HIRPALATMAK ile HIRPALAYABİLMEK
- HIRPALAMAK ile TARTAKLAMAK
( Örseleme. | Dövmek. | İtip kakmak, azarlamak ya da yıpratmak. İLE Çekerek ve iterek hırpalamak. )
- HIRPANİLEŞMEK ile HIRPANİ/LİK
- HIRS değil/yerine GEREKSİNİM
( Dünya, herkesin gereksinimine yetecek kadarını sunar; fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil. )
- HIRSIZIN:
HIRSIZLIKTAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI ile/ve/||/<> YAKALANMASINDAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI
( Bugün. İLE/VE/||/<> 2000 yıl önce. )
- HIRSIZLAMAK ile HIRSIZ/LIK ile HIRSIZCA ile HIRSIZ ADIM ile HIRSIZ MALI ile HIRSIZ FENERİ ile HIRSIZ YATAĞI ile HIRSIZ KELEPÇE ile HIRSIZ ANAHTARI ile HIRSIZ ÇEKMECESİ
- HIRSIZLARIN KAVGASI:
ÇALARKEN değil PAYLAŞIRKEN
- HIRSIZLIK ile/ve/||/<>/> KLEPTOMANİ[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<>/> Gereksinim duyulmayan nesneleri çalma hastalığı. )
- HIRSLANMAK ile HIRSLANDIRMAK ile HIR ile HIRS ile HIRT/LIK ile HIRSLI/LIK ile HIRSSIZ/LIK
- HİRSUTİZM ile/||/<> HİPERTRİKOZİS
( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> gövdede aşırı kıllanma. )
- HIRVATİSTAN ile HIRVAT
( CROATIA vs. CROATIAN )
( کرواسي ile کرواسياي ile کرواسيايي )
( KARVASY ile KARVASYAY ile کرواسيايي )
- DUY(UMSA)MAK/HİS (ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/> SEZMEK/SEZİNLEMEK/SEZGİ
- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HIŞILDAMAK ile HIŞILDATMAK
- HIŞILTI ile HIŞILTILI ile HIŞILTISIZ
- HIŞIMLANMAK ile HIŞIM ile HIŞIMLI/LIK ile HIŞIMSIZ/LIK
- HIŞIRDAMAK ile HIŞIRDATMAK
- HIŞIRTI ile HIŞIRTILI ile HIŞIRTISIZ
- HİSLENMEK ile HİSLENDİRMEK
- HİSS KABL-EL-VUKÛ'(HİSS-İ MUKADDEM) değil/yerine/= ÖNSEZİ, ÖNCEDEN HİSSETME [Fr. PRÉSSENTIMENT]
- Hissediyorsan DİNLE!!!
- Hissediyorsan SUS!!!
- HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK
- HİSSETMEK ile HİSSEDİLMEK ile HİSSETTİRMEK ile HİSSEDEBİLMEK ile HİSSE ile HİSSET ile HİSSELİ ile HİSSESİZ ile HİSSE SENEDİ
- HİSSETMEZSEM ile/değil HİSSETMEDİĞİM ZAMAN
- HİSSETTİRİYOR" değil DÜŞÜNCESİNİ UYANDIRIYOR
- HİSSETTİRİYOR ile/ve/değil/||/<>/< YANSITIYOR
- HİSSETTİRTMEK ile HİSSETTİREBİLMEK
- HISTAMINE, ARGAMINE, IMIDAZOLEETHYLAMINE[İng.] / HISTAMINE[Fr.] / HISTAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTAMİN, İMİDAZOLETİL-AMİN
- HYSTÉRÉSIS[Fr.] / HYSTERESIS, HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTERESİS
- HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS EĞRİSİ
- HYSTERESEVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS KAYBI
- HİSTEREZİS ile HİSTEROJENİK ile HİSTEROİD
( HYSTERESIS vs. HYSTEROGENIC vs. HYSTEROID )
( پسماند ile شبيه حمله )
( PASMAND ile SHABYYEH HAMLEH )
- HİSTİDİN[İng. HISTIDINE] ile/||/<> HİSTOGRAM ile/||/<> HİSTON DEASETİLAZ[İng. HISTONE DEACETYLASE]
( Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır. @@ Ele alınan örnek bir grup içerisindeki çeşitliliği gösteren çubuklu tablodur. Her bir çubuk, birey sayısını, bireylerin frenkansını belirli bir değer ya da değer aralığıyla gösterir. @@ Histonlardaki asetile edilmiş lisin kalıntılarının deasetilasyonunun transkripsiyonel baskılanmasına katkıda bulunan bir enzim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİSTO-İNKOMPATİBİLİTE ile HİSTOKİMYA ile HİSTOKOMPATİBİLİTE ile HİSTOLOJİ ile HİSTOLOJİK ile HİSTOPATOLOJİ ile HİSTOPATOLOJİK
( Doku uyuşmazlığı. İLE Doku kimyası. İLE Doku uygunluğu. İLE Dokubilim. İLE Dokubilim [ile ilgili], dokusal. İLE Sayrılıklı doku bilimi. İLE Sayrılıklı doku bilimi [ile ilgili]. )
- HISTOCHEMISTRY[İng.] / HISTOCHIMIE[Fr.] / HISTOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTOKİMYA
- HİSTOLOJİST değil/yerine/= DOKUBİLİMCİ
- HİSTON ASETİLASYON ile/||/<> DNA METİLASYON
( Histon asetilasyon gen açma İLE DNA metilasyon kapama. )
( Formül: Gene activation İLE silencing )
- HİSTON MODİFİKASYONU ile/||/<> DNA METİLASYONU
( Histon protein değişim, DNA metil grubu. )
( Formül: Protein İLE nükleotid )
- HİSTONE İLE NUCLEOSOME İLE CHROMATİN İLE CHROMOSOME ile/||/<> KROMATİN ORGANİZASYONU
( DNA paketleme seviyeleri. )
( Formül: 2×(H2A ileH2B ileH3 ileH4) + DNA )
- HİSTONE İLE NÜKLEOZOM İLE KROMATİN ile/||/<> DNA PAKETLEME SEVİYELERİ
( DNA nın çekirdekte organizasyonu. )
( Formül: 147 bp DNA/nükleozom )
- HİSTONLAR ile/||/<> DNA METİLASYONU
( Histonlar DNA paketleme proteinleriyken İLE DNA metilasyonu kimyasal modifikasyondur )
( Formül: Nükleozom )
- HISTORIC vs. HISTORICAL
- HISTORICAL :/yerine TARİHSEL
- HISTORICALESSNESS vs. INDIFFERENCE
- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- HİT-İT ÜNİVERSİTESİ değil HİTİT ÜNİVERSİTESİ
- HIV/HUMAN IMMUNODEFICIENCY VİRUS[İng.] değil/yerine/= INSAN BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ VİRÜSÜ
- HIYÂNET ile İSABETSİZLİK
- HIYAR ile EŞEKHIYARI
( ... İLE Kabakgillerden, yabanıl, tırmanıcı, otsu bir bitki. )
( ... cum ECBALLIUM ELETERIUM )
- HIYAR ile HİNTHIYARI/HIYARŞEMBE
( ... İLE Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka, hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. )
( ... cum CASSIA )
- HIYARLAŞMAK ile HIYAR/LIK
- HİYEROFANİ(HIEROPHANY) ile EPİFANİ(EPIPHANY) ile TEOFANİ(TEOPHANY)
( Kutsalın dışlaşması/tezahürü. İLE On ikinci gün bayramı. [İsa'nın doğumundan oniki gün sonra kutlanması] [İsa'nın, Üç Müneccim tarafından ziyaretini kutlayan bir Hristiyan bayramı] İLE Epifani bayramının Ortodoksluk'taki adı. )
( Hiyerofani (Hierophany)
• Köken: Yunanca hieros (kutsal) + phaneia (görünme)
• Anlam: Kutsalın sıradan dünyada görünmesi.
• Özelliği: Nesneye, yere, zamana kutsal anlam yüklenmesi.
• Örnek: Yanan çalıda Tanrı'nın görünmesi; bir dağın kutsal ilân edilmesi.
İLE
Epifani (Epiphany)
• Köken: Yunanca epiphaneia > "belirme, açığa çıkma"
• Anlam: Anlamın, hakikatin içsel olarak bir anda kavranması.
• Özelliği: Kişisel, içsel, ani bir "hmm" anı.
• Örnek: Bir kişi, bir görüntü ya da bir olay aracılığıyla yaşamın anlamını birden kavrar.
İLE
Teofani (Theophany)
• Köken: Yunanca theos (Tanrı) + phaneia (görünme)
• Anlam: Tanrı'nın doğrudan ve açık biçimde görünmesi.
• Özelliği: Tanrı'nın doğrudan tezahür etmesi, konuşması ya da kendini göstermesi.
• Örnek: Tanrı'nın Musa'ya bizzat seslenmesi; İbrahim'e görünmesi. )
- HİYEROGLİF ile/ve ABECE
( Temsil. İLE/VE Çözümleme. )
( Abece hiyerogliften daha üst bir aşamayı temsil eder. Temsil etmekten çok çözümler. )
( Abece, seyahat etmek ve değişik diller zorunda olan tüccar halklar tarafından bulunmuştur. )
( ŞAMPOLYON: 1822 yılında, hiyeroglifleri başarılı bir biçimde çözen kişi. [1790-1832] )
( Hiyeroglif abecesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )
- HİYEROGLİF ile/ve/<> İKONOGRAFİ
( Doğa. İLE/VE/<> İnsan. )
- HİYEROGLİF ve ÖZET
( Nasıl, iyi bir ilkokul öğretmeni, dersini daha açık duruma getirmek için tebeşiri eline alıyorsa mağaralarda yaşayanlar da konuşmalarının arasına, açıklayıcı küçük resimler koyuyordu. Sözgelimi, "bir karga uçup bir ağacın tepesine kondu" demek istediğinde, önce kuşun ötüşünü taklit ediyor, uçuşu "frrr!" frrr!" ile dile getiriyor, sonra bir odun parçası alarak bir ağaç ile ağacın üzerinde bir kuş çiziyordu. )
( BROSSES )
- HİYEROGLİF ile/ve/||/<> REŞİD/ROSETTA TAŞI
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- GESCHWINDIGKEITSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ GRADİVENTİ
- VELOCITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KATSAYISI
- VELOCITY MODULATION[İng.] / MODULATION DE VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KİPLEMESİ
- HIZ ile/ve/||/<> AERODİNAMİK
( ... İLE/VE/||/<> Hareket durumunda olan bir nesne üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. | Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. | Bu bilim alanlarıyla ilgili olan. )
- SÜRAT[Osm.] / VELOCITY[İng.] / VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ
- HİZALAMAK ile HİZALANMIŞ ile HİZALAYICI ile HİZALAMA
( ALIGN vs. ALIGNED vs. ALIGNER vs. ALIGNMENT )
( هم تراز کردن ile هم رديف ile هم تراز کننده ile هم ترازي ile صف بندي )
( NPAM TARAZ KARDAN ile NPAM RADYFE ile NPAM TARAZ KONANDEH ile NPAM TARAZY ile SAF BANDY )
- HIZ(IN BAĞILLILIĞI) ile/||/<> İVME(NİN BAĞILLILIĞI)
( Birim zamanda alınan yol. İLE/||/<> Birim zamanda hızdaki değişim. )
- HIZINI YAVAŞLATMAK değil HIZINI AZALTMAK ya da YAVAŞLAMAK
- HİZİPLEŞMEK[Ar. HİZB]/CLIQUE[Fr.] ile/||/<> HIRLAŞMAK
- HİZİPLEŞMEK ile HİZİP ile HİZİPÇİ/LİK
- HIZLANAN EVREN ile/||/<> YAVAŞLAYAN EVREN
( Hızlanan evren genişleme hızlanır İLE yavaşlayan evren çekim yavaşlatır. Hızlanan evren karanlık enerji İLE 1998'de keşfedildi. Tip Ia süpernova gözlemleri hızlanma İLE beklenmeyen sonuç verdi. )
( Saul Perlmutter tarafından 1998 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1959-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Evrenin hızlanan genişlemesi, karanlık enerji kanıtı, Nobel Ödülü (2011)) )
- ACCELERATING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE ACCÉLÉRATRICE[Fr.] / BESCHLEUNIGER ELEKTRODE, BESCHLEUNIGUNGS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI ELEKTROT
- QUICKENING LIQUID[İng.] / QUICKBEIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI SIVI
- HIZLANDIRICI ile/ve KOLAYLAŞTIRICI
( SPEEDER vs./and FACILITATER )
- MÜSERRİ[Osm.] / ACCELERATOR[İng.] / BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI
- RÉACTEUR À ACCÉLÉRATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICILI TEPKİLEŞİM
- ACCELERATION VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ACCÉLÉRATION[Fr.] / BESCHEUNGUINGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA GERİLİMİ
- HIZLANDIRMA ile "EKONOMİK"
- HIZLANDIRMAK ile/ve ATLAMAK
( TO ACCELERATE vs./and TO SKIP )
- HIZLANMAK ile HIZLANDIRMAK ile HIZLANABİLMEK ile HIZLANDIRILMAK ile HIZLA
- HIZLANMAK ile HIZLANMA ile HIZLANDIRICI ile HIZLANDIRICI
( ACCELERATE vs. ACCELERATION vs. ACCELERATIVE vs. ACCELERATOR )
( شتاب بخشيدن ile سرعت دادن ile شتاب کردن ile سرعت گرفتن ile تسريع کردن ile تسريع شدن ile تند شدن ile تسريع ile شتاب ile افزيش سرعت ile شتابي ile شتاباننده ile گاز ile تند کن )
( SHTAB BAKHSHYDAN ile SARAT DADAN ile SHTAB KARDAN ile SARAT GARAFTAN ile TASARYE KARDAN ile TASARYE SHODAN ile TAND SHODAN ile TASARYE ile SHTAB ile AFZYSH SARAT ile شتابي ile SHTABANANDEH ile GAZ ile TAND KON )
- HIZLANMAK" ile/değil/yerine/>< YAVAŞLAMAK
( Yavaşlatır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Hızlandırır." )
- HIZLI DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI) ile YAVAŞ DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI)
( Örnek: Sıcak suya atılmış kurbağa.[hemen zıplar] İLE Kaynayacak olan sudaki kurbağa. [hiçbir şeyin farkına var(a)maz] )
( Emek ve çaba harcayarak değişebileceğinizi hayal etmeyin. )
( (THE AWARE OF) FAST ALTERATION vs. (THE AWARE OF) SLOW ALTERATION )
- HIZLI GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAĞA GİDEBİLMEK
( [... için/istiyorsak ...]
Yalnız gidilmeli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Birlikte gidilmeli. )
- HIZLI ÖRGÜTLEN(EBİL)ME ile/ve/değil/<> NİTELİKLİ ÖRGÜTLENME
- FAST REACTOR[İng.] / RÉACTEUR RAPIDE[Fr.] / SCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HIZLI YAZMA/YAZIM ("GEREKSİNİMİ") ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "HIZLI GÖNDERME GEREKLİLİĞİ" YANILGISI
( Hızlı yazabiliriz. [gereksinim değildir!] Fakat her zaman hataları denetleyebilir ve düzeltebiliriz. Sorun, hızlı yazmakta değil hızlı gönderme yanılsamasında ve ne yazık ki davranış sorumsuzluğu, okuyuculara kayıtsızlık, "kendi rahatını tüm olası okuyuculara dayatma" vb. olarak açıklanabilir. )
- HİZMET:
MİNNETSİZ ve/<> KÜLFETSİZ ve/<> ÜCRETSİZ ve/<> TEŞEKKÜRSÜZ
- HİZMET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= İŞGÖRÜ SÖZLEŞMESİ
- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN | ile/değil/yerine KATILINAN
- HİZMET ve/||/<>/< GÖNÜLLÜLÜK
( SERVICE and/||/<>/< VOLITIONAL )
- HİZMET ile/ve/değil/yerine KARŞILIKSIZ HİZMET
- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )
( )
( TO SERVE vs./and/<> SELF REALIZATION )
- HİZMET ve/||/<> SADÂKAT ve/||/<> FEDÂKÂRLIK
- HİZMETÇİLİK
- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ
- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA
( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )
- HİZMETNİŞİN değil/yerine/= GÖREV ALAN, HİZMET EDEN, HİZMET EDENLERDEN
- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ
- HODAN ile/ve/<> HODANGİLLER
( Hodangillerden, çiçekleri tıpta kullanılan ve kökü kavrularak yenilen bir bitki. İLE/VE/<> İkiçeneklilerden, üzeri sert dikenlerle kaplı, otsu ve ağaçsı bitkiler ailesi. )
- HÖDÜKLEŞMEK ile HÖDÜK/LÜK ile HÖDÜKÇE
- HOFMANN ELİMİNASYONU ile/||/<> COPE ELİMİNASYONU
( Hofmann kuaterner amin, Cope N-oksit syn. )
( Formül: Anti-Zaitsev )
- HOFMANN'S REACTION[İng.] / RÉACTION D'HOFMANN[Fr.] / HOFMANNSCHE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN REAKSİYONU
- HOFMANN SODIUM PRESS[İng.] / HOFMANNSCHE NATRIUM PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN SODYUM PRESİ
- HOJJAT ile HOCATALLAH
( HOJJAT vs. HOJJATALLAH )
( حجت ile حجت الله )
( HOJAT ile HOJAT OLLAH )
- HOKKABAZ ile HOKKABAZLIK
( JUGGLER vs. JUGGLERY )
( شعبدهباز ile چشمبند ile حقهبازي ile چشمبندي )
( SHABDEHABAZ ile CHESHOMBAND ile حقهبازي ile CHESHOMBANDY )
- HOLDİNG değil/yerine/= ÜSTORTAKLIK
- HOLDİNGLEŞMEK ile HOLDİNG
- HOLİZM/HOLISM[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜLLÜK
- DUTCH PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HOLLANDAIS[Fr.] / HOLLÄNDISCHES TOPFVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLLANDA İŞLEMİ
- HOLLANDACA ile HOLLANDALI ile HOLLANDA KAVAĞI
- HOLOBİONT İLE HOLOGENOME İLE COEVOLUTİON ile/||/<> MİKROBİYOM EVRİMİ
( Konak-mikrobiyom birlikte evrimi. )
( Formül: Konak + 10× bakteri geni )
- HOLOGRAPHY[İng.] / HOLOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOGRAFİ
- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> BEKENSTEİN SINIRI
( Holografik ilke yüzeydeki bilginin hacmi kodlamasıyken, Bekenstein sınırı maximum entropi kapasitesidir )
( Formül: S ≤ A/4G )
- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> HACİMSEL BİLGİ
( Holografik ilke bilgi yüzeyde kodlanır İLE hacimsel bilgi üç boyutta saklanır. Holografik ilke kara delik entropisi İLE yüzey-bilgi ilişkisi kurdu. İlke sicim kuramı İLE kuantum gravity ipucu verir. )
- HOLOGRAPHİC DUALİTY ile/||/<> MİRROR SYMMETRY
( Holographic duality farklı boyutlarda eşdeğer kuramlarken İLE mirror symmetry Calabi-Yau manifoldlarının dualitesidir )
( Formül: Type IIA/IIB )
- HOLOGRAPHİC ENTANGLEMENT ile/||/<> AREA LAW
( Holographic entanglement bulk geometriyi kodlarken İLE area law sınır üzerindeki dolanıklığı tanımlar )
( Formül: S = A/4G )
- HOLOÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOHEDRON
- HOLOMORPHİC ile/||/<> MEROMORPHİC
( Holomorphic her yerde analitik İLE meromorphic kutup hariç. )
( Formül: Everywhere analytic İLE poles allowed )
- HOLONOMİK KISIT ile/||/<> NONHOLONOMİK KISIT
( Holonomik koordinat bağıntısı, nonholonomik hız içeren kısıttır. )
( Formül: f(q ilet) = 0 İLE f(q ileq̇ ilet) = 0 )
- HOLOSELLULOSE[İng.] / HOLOZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOSELÜLOZ
- HOMEOBOX (HOX) GENLERİ[İng. HOMEBOX GENES] ile/||/<> HOMEOSTAZİ[İng. HOMEOSTASIS]
( Transkripsiyon etmenleri sınıfında bir DNA-bağlayıcı altsınıf oluşturan, korunan bir protein dizisi. Metazoalarda (insan da dahildir), vücudun ön-arka (anterior-posterior) düzlemindeki organ ve yapıların dizilimlerini kontrol eder. Hangi organın, nerede olacağına karar veren genlerdir. @@ En genel tabiriyle "denge" olarak bilinmektedir. Ayrıca şu şekillerde tanımlanabilir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM
- HOMEOSTASIS[İng.] değil/yerine/= İÇ DENGE/HOMEOSTASİ
( Dış ortamda meydana gelen değişiklikler karşısında iç koşullarında dengeyi sürdürme amacıyla biyolojik sistemlerin yararlandıkları bir çeşit kendi kendini düzenleme mekanizmasıdır. Canlı bir organizmanın iç ortamının, belirli sınırlar arasında değişmeksizin kaldığını ilk fark eden, 19. yüzyıl Fransız fizyoloğu Claude Bernard'dır. Genelde homeostasi, iki çeşit düzenleme sisteminden yararlanır: Aç kapa denetimi ve Geribesleme denetimi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DENGELENİM, İÇ ORTAM KARARLILIĞI/HOMEOSTAZ/HOMEOSTASIS[İng.] ile ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA
( İç dengeyi koruma süreci. İLE Kimyasal tepkimelerin toplamı. )
- HOMEOSTAZİ ile GERİ BİLDİRİM/BESLEME MEKANİZMASI
( Bir canlıda iç ortamın kararlı tutulması süreci. İLE Dirimbilim düzenlerinde denetlemeyi sağlayan geri bildirim süreçleri. Bir düzendeki bir değişimi algılayarak ve bu değişime karşıt yönde bir tepki üreterek düzenin dengesini korumaya yardımcı olan mekanizmalar. )
- HOMEOSTAZİ ile/ve/||/<> HOMEOTERMİ
( Organizmanın iç dengesini koruma yeteneği. İLE/VE/||/<> Gövde sıcaklığını belirli ve kalıcı tutma yeteneği. )
- HOMO ERECTUS (YARIMBURGAZ) ile/||/<> HOMO SAPİENS (MODERN İNSAN)
( Homo erectus 400 bin yıl önce Anadolu'da İLE Homo sapiens 100 bin yıl önce ortaya çıktı. Homo erectus Acheulean alet İLE Homo sapiens Mousterian ve Aurignacian alet teknolojisi kullandı. Yarımburgaz Homo erectus İLE modern insanın Anadolu geçişini gösterir. )
( Mehmet Özdoğan tarafından 1986 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: Türkiye) (Alan: Arkeoloji, Prehistorya) (Önemli katkıları: Yarımburgaz Mağarası kazıları, Neolitik Çağ Anadolu araştırmaları, kültürel difüzyon çalışmaları) )
- HOMO İLE LUMO İLE BAND GAP ile/||/<> ELEKTRONİK GEÇİŞLER
( Moleküler orbital enerji seviyeleri. )
( Formül: E = hc/λ_max )
- HOMO SAPIENS SAPIENS ile HOMO SAPIENS NEANDERTHALENSIS
- HOMO-LUMO İLE FUKUİ İLE HARDNESS ile/||/<> REAKTİVİTE İNDİSLERİ
( Kimyasal reaktivite tahminleri. )
( Formül: η = (I-A)/2 )
- HOMOGENEOUS PRECIPITATION[İng.] / HOMOGENE PRÄZIPITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN ÇÖKTÜRME
- HOMOJEN/HOMOGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYNI YAPIDA | BAĞDAŞIK
- HOMOGENEOUS SYSTEM[İng.] / HOMOGENE SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN SİSTEM
- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI
- HOMOJENLEŞME" değil/yerine/= BENZEŞME/BAĞDAŞIK
- HOMOJENLEŞMEK ile HOMOJENLEŞTİRMEK ile HOMOJEN/LİK
- HOMOJENLİK ile HOMOJEN ile HOMOJENLİK ile HOMOJENLEŞTİRMEK
( HOMOGENEITY vs. HOMOGENEOUS vs. HOMOGENEOUSNESS vs. HOMOGENIZE )
( تجانس ile همجنس ile متجانس ile هم جنسي ile متجانس کردن )
( TAJANS ile NPAMJENS ile MOTEJANS ile NPAM JENSY ile MOTEJANS KARDAN )
- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN
- HOMOLOG GENLER[İng. HOMOLOGOUS GENES] ile/||/<> HOMOTALİK[İng. HOMOTHALLIC] ile/||/<> HOMOTAŞİ[İng. HOMOTACHY] ile/||/<> HOMOZİGOTLUK HARİTASI[İng. HOMOZYGOSITY MAPPING]
( Aynı atasal kökenden gelen ve farklı organizma türlerinde bulunabilen genler. Farelerde göz oluşumunda yer alan Pax6 geni ve bu genin şekildeki gibi sırasıyla; sinek, köpek balığı, mürekkep balığı ve yassı solucan gibi diğer canlılarda bulunan yüksek benzerlikteki homolog dizileri aşağıda verilmiştir. @@ Kendi de dahil olmak üzere benzer bir soydan gelen canlılarla eşeyli olarak üreyebilen organizma. Fungi, alg, bitkilerde yaygın olarak görülür. @@ Belli gen bölgelerinin evrimsel süreç içindeki değişim hızlarının aynı kalması durumudur. @@ Çekinik hastalıkların ortaya çıkması, bir allelin iki kopyası olmasını gerektirir. Bağlardaki bir dengesizlik sebebiyle hastalık taşıyan bölgeyi saran lokuslar homozigot olma eğilimindedir. Hastalık taşıyan bireylerde homozigot bölümler bulmak, hastalık geninin yerinin tespit edilmesinde yardımcı olur. Bu yöntem Homozigotluk haritası olarak bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMOLOG ile/||/<> ANALOG ile/||/<> VESTIGIAL ile/||/<> ORGAN BENZERLİKLERİ
( Organların evrimsel ilişkileri. )
( Formül: Homoloji → Ortak ata )
- HOMOLOG REKOMBİNASYON ile/||/<> NHEJ
( Homolog sekans benzerlik, NHEJ rastgele birleştirme. )
( Formül: Sequence-specific İLE random joining )
- HOMOLOGLAŞTIRMAK ile KÖKENDEŞLİK
( HOMOLOGIZE vs. HOMOLOGY )
( متشابه کردن ile هم جنسي )
( MOTESHABEH KARDAN ile NPAM JENSY )
- HOMOLOJİ[İng. HOMOLOGY] ile/||/<> İDYOMORF[İng. IDIOMORPH] ile/||/<> ORTOLOJİ[İng. ORTHOLOGY] ile/||/<> ÖZBİÇİMLİLİK[İng. AUTOMORPHISM] ile/||/<> RHO AİLESİ[İng. RHO FAMILY] ile/||/<> RHOA
( Ortak bir atadan kalıtımın sebep olduğu benzerlik. Memelilerin arka bacakları örnek gösterilebilir. Homoloji, ortoloji (türler arası) ya da paraloji (tür içi) sebebiyle olabilir. @@ Birbiriyle hiçbir benzerlik ve iki karşı cinsin soyları arasında homoloji göstermeyen, fungilerde görülen üreme biçimi. @@ Türleşme nedeniyle (gen kopyalanmasından değil) farklı türlerde bulunan homolog genler. @@ Birbiriyle hiçbir benzerlik ve iki karşı cinsin soyları arasıda homoloji göstermeyen, fungilerde görülen üreme biçimi. @@ Hücre içi sinyal iletim yolaklarında moleküler anahtar olarak görev alan, GTP ya da GDP'ye bağlanarak hangisine bağlandığına göre aktif ve inaktif haller arasında geçiş yapan bir küçük GTPaz ailesi. Açılımı: Ras homoloji ailesi. @@ Küçük GTPaz enzimlerinden Rho ailesinin bir üyesi. RhoA'nın açılımı: Ras Homology Family Member A, yani Ras homoloji ailesinin A üyesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMOLOJİ İLE KOHOMOLOJİ İLE HOMOTOPİ ile/||/<> CEBİRSEL TOPOLOJİ
( Topolojik invaryantları hesaplama yöntemleri. )
( Formül: χ = Σ(-1)ⁿbₙ )
( Arşimet tarafından -250 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-287--212) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Kaldıraç yasası, Pi sayısı hesaplaması) )
- HOMOMORFİZMA İLE İZOMORFİZMA İLE OTOMORFİZMA ile/||/<> YAPI KORUYAN DÖNÜŞÜMLER
( Cebirsel yapılar arası eşlemeler. )
( Formül: f(ab) = f(a)f(b) )
- HOMOPOLİMER ile/||/<> KOPOLİMER
( Homopolimer tek monomer İLE kopolimer iki ya da daha fazla. )
( Formül: AAA İLE ABAB )
- HOMOSEKSÜEL[Fr. < HOMOSEXUEL] değil/yerine/= BAĞDAŞIK
- HOMOSEXUAL[İng.] değil/yerine/= EŞCİNSEL
( Homoseksüel. Duygusal ve cinsel olarak, hemcinsine ilgi duyan bireylere verilen ad.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI
- HOMOZİGOT ile/||/<> HETEROZİGOT
( Homozigot aynı alel (AA/aa) İLE heterozigot farklı aleldir (Aa) )
( Formül: Saf İLE melez )
- HOMOZİGOT ile HETEROZİGOT
( Anne ve babadan gelen genler, birbirinin aynıdır. İLE Anneden ve babadan gelen genlerin birbirinden farklı olması durumu. )
( Aynı iki allel taşıyan organizma. İLE İki farklı allel taşıyan organizma. )
- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK
- HOMUNKULUS[İng. HOMUNCULUS] ile/||/<> NEOKORTEKS[İng. NEOCORTEX]
( Bilimsel çalışmalarda, insanı çeşitli özellikleri bakımından temsil eden model insan-benzeri gösterimlerin genel adıdır. En meşhuru sinirbilimcilerin beynin en üst tabakası olan neokorteksi ve bu bölgedeki beyin alanlarının vücut organlarına dağılımını göstermek için yaptıkları homunkulustur. Bu gösterimde bir organın yapısı ne kadar büyükse, beyinde yer ettiği alan da o kadar büyüktür. @@ Memelilerin zekalarındaki yükselişe sebep olan beynin serebrum kısmının en dış katmanıdır. Algıları, kas hareketlerini, uzaysal mantıklamayı, bilinçli düşünceyi ve dili kontrol eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMURDANMA ile HOMURDANAN ile HOMURDANMA
( GRUMBLE vs. GRUMBLER vs. GRUMBLING )
( غنده زدن ile غر زدن ile غرغر کردن ile غرولند کردن ile قر زدن ile ژکيدن ile غر ile غرغرو ile غرغر ile غرولند ile لندلند ile غنده )
( GHANDEH ZADAN ile GHAR ZADAN ile GHORGHAR KARDAN ile GHARVALAND KARDAN ile GHAR ZADAN ile ZHEKYDAN ile GHAR ile GHORGHRO ile GHORGHAR ile GHARVALAND ile لندلند ile غنده )
(1996'dan beri)