Bugün[28 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(31/130)


- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA


- DEZORYANTASYON/DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= YÖNELIM BOZUKLUĞU


- DEZORYANTASYON değil/yerine/= YÖNELİM KAYBI


- DFT İLE MD İLE MONTE CARLO İLE PHASE FİELD ile/||/<> HESAPLAMALI MALZEME

( Malzeme modelleme yöntemleri. )

( Formül: E[ρ] = T[ρ] + V[ρ] + U[ρ] )


- DG/DIRECT RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DİREKT GRAFİ, DOĞRUDAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME


- DHARMA-KAYA ile/||/<> NİRMANAKAYA ile/||/<> SAMBHOGAKAYA

( Dharma Elbisesi/Gövdesi. Buda'nın yasa gövdesi. Budaların ve Aydınlanmış kişilerin birliğini ve bölünemezliğini gösteren Nihai Gerçeklik. @@ Dönüşüm Elbisesi/Gövdesi. Buda ve Bodhisattvalar sıradan insanların gövdelerine benzer fiziksel özellikler alarak, onları kurtarmaya çalışırlar. @@ Feragat Elbisesi/Gövdesi. Nirvana'ya ulaşmış, Dharma'da bir süre kalmış fakat evrende aydınlanmamış tek bir kişi kalmayana kadar hizmet için geri dönme. )


- D-HİDROKSİLASETALDEHİT ile D-HİDROKSİASETOFENON

( Aldehit öbeğina sahip bir ketoz. İLE Keton öbeğina sahip bir ketoz. )


- DİAGONALİZATION ile/||/<> JORDAN FORM

( Diagonalization köşegen benzer, Jordan üst üçgen blok. )

( Formül: P⁻¹AP diagonal İLE Jordan blocks )


- DIALECTIC vs. CONTRARINESS


- DIAM/DIGITAL IMAGING ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME BENIMSEME MODELİ


- DİAMANYETİK İLE PARAMANYETİK İLE FERROMANYETİK ile/||/<> MANYETİK MALZEMELER

( Malzemelerin manyetik alan karşısındaki davranışları. )

( Formül: B = μ₀(H + M) )


- DIACETYLMORPHINE[İng.] / DIACETYLMORPHINE[Fr.] / DIACETYLMORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASETİL MORFİN


- DIACETONE ACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETON AKRİLAMİT


- DIASTEREOMERS[İng.] / DIASTERREMEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASTEREOMERLER


- DIATOMACEOUS EARTH[İng.] ile/değil/yerine/= DİATOME TOPRAĞI


- BIBASIC[İng.] / BIBASIQUE[Fr.] / ZWEIBASISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİBAZİK


- DICKE RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= DİCKE IŞINIMÖLÇERİ


- DICKE-RADIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİCKE RADYOMETRESİ


- DICOM/DIGITAL IMAGING AND COMMUNICATIONS IN MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIPTA SAYISAL GÖRÜNTÜLEME VE İLETİŞİM


- DICTIONARY vs./and ENCYCLOPEDIC DICTIONARY


- DİDAKTİK[Fr. < DIDACTIQUE] değil/yerine/= ÖĞRETİCİ


- DİDİK DİDİK (ARAMAK, ARAŞTIRMAK, KURCALAMAK, İNCELEMEK)


- Didiklemeden KONUŞ!!!


- DİDİKLEMEK ile DİDİKLENMEK ile DİDİKLETMEK ile DİDİKLEYEBİLMEK ile DİDİK DİDİK


- DİDİKLEMEK ile/ve İNCELEMEK


- DİDİKLEMEK ile/ve/||/<> KURCALAMAK


- DİDİKLEMEK ile TİFTİKLEMEK


- Didikleyerek KONUŞ!!!


- DİDİNMEK ile DİDİNİLMEK


- DİDİŞMEK ile/ve CEDELLEŞMEK


- DİDİŞMEK ile DİDİŞEBİLMEK


- DİDİŞMEK ile/||/<> HİZİPLEŞMEK/KLİK[Fr. < CLIQUE]

( HİZİP[Ar. < HIZB]: Bölük, kısım. | Kur'ân-ı Kerîm'in her cüzünün beş sayfalık bölümü. | Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi öbek, fraksiyon, klik. )


- DIELEKTRISCHE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK AĞDARLILIK


- DIELEKTRISCHE ANFALLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ALINGANLIK


- ANTENNE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ANTEN


- GUIDE D'ONDES DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE WELLENQUIDES, DIELEKTRISCHER WELLENLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DALGA KILAVUZU


- DIELEKTRISCHE FESTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DAYANIKLILIK


- RIGIDITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DAYANIMI


- DIELEKTRISCHER DURCHSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DELİNME


- FILM DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE FILM/FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK FİLM


- FACTEUR DE PUISSANCE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE LEISTUNGSFAKTOR/POTENZFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK GÜÇ ETMENİ/FAKTÖRÜ


- HYSTÉRÉSIS DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK HİSTEREZİS


- CHAUFFAGE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE HEIZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ISITMA


- PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER VERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYBI/KAYIP


- ANGLE DE LA PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER VERLUSTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYIP AÇISI


- FACTEUR DE PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE VERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYIP ETMENİ/FAKTÖRÜ


- CLAQUAGE DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KESİLME


- CRISTAL DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KRİSTAL


- LENTILLE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHES LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK MERCEK


- DIELEKTRISCHE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK SOĞURMA


- DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK, YALITKAN


- DIELEKTRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK YÜKSELTEÇ


- DİELEKTRİK ile/||/<> FERROMANYETİK

( Dielektrik elektrik alanı zayıflatır İLE ferromanyetik manyetik alanı güçlendirir. )

( Formül: κ > 1 İLE μᵣ >> 1 )


- DİELEKTRİK ile/||/<> İLETKEN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Dielektrik polarize olur, iletken serbest elektron taşır )

( Formül: Polarizasyon İLE iletim )


- DİELS-ALDER ile/||/<> SİKLOKATILMA [2+2]

( Diels-Alder [4+2] termal izinli, [2+2] fotokimyasal. )

( Formül: Dien + dienofil )


- DIETERICI EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE DIETERICI[Fr.] / DIETERICISCHES ZUSTANDES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİETERİCİ HAL DENKLEMİ


- DIPHENYLTHIOCARBAZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİFENİLTİYOKARBAZİT


- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA


- DİFERANSİYASYON ile/||/<> DİFERANSİYE

( Farklılaşma. İLE/VE/|| Farklılaşmış. )


- DİFERANSİYASYON ile DİFERANSİYE ile DİFFERANSİYEL Dİ(Y)AGNOZ

( Ayrımlaşma, farklılaşma. İLE Ayrımlaşmış, farklılaşmış. İLE Ayırıcı tanı. )


- DİFERANSİYE/DIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMIŞ


- DIFFERENTIAL-DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL BASINÇ


- DIFFERENTIAL-AUSGABESPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- CONTRÔLE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL DENETİM/KONTROL


- DIFFERENTIAL-UMSETZER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIALSCHMELZMETALLVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ERGİMİŞ METAL YÜKSELTEÇ


- DIFFERENTIALSCHMELZMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ERGİMİŞ METAL


- CIRCUIT DE LA FRÉQUENCE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-FREQUENZSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL FREKANS DEVRESİ


- FRÉQUENCEMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-FREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL FREKANSÖLÇER


- GALVANOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GALVANOMETRE


- PERMÉABILITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GEÇİRGENLİK


- GAIN DE TENSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-SPANNUNGSGEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GERİLİM KAZANCI


- RÉSISTANCE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ DİRENCİ/EMPEDANSI


- IMPÉDANCE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ EMPEDANSI


- DIFFERENTIALEINGANGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ GERİLİMİ


- MESURE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGMESSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ


- ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ


- THERMOMÈTRE À AIR DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-LUFTTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL HAVALI SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRESİ


- DİFERANSİYEL HESAP (BHASKARA) ile/||/<> DİFERANSİYEL HESAP (NEWTON)

( Bhaskara diferansiyel hesabın temellerini 12. yüzyılda buldu İLE Newton 17. yüzyılda sistematize etti. )

( Bhaskara II tarafından 1150 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1114-1185) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Diferansiyel hesap, Lilavati, Bijaganita) )


- DİFERANSİYEL HESAP değil/yerine/= AYRIMSAL SAYIŞ


- DİFERANSİYEL İLE KISMİ TÜREVLİ İLE İNTEGRAL İLE STOKASTİK İLE NÜMERİK ile/||/<> DENKLEM TÜRLERİ

( Farklı denklem tiplerinin çözüm yöntemleri ve uygulamaları. )

( Formül: ∂²u/∂x² = (1/c²)∂²u/∂t² )


- DIFFERENTIAL-THERMOANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ISIL ÇÖZÜMLEME


- DIFFERENTIALER FUNKTIONSFÄHIGER VERSTÄRKER, DIFFERENTIAL-OPERATIONSVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ


- CHAMBRE DE L'IONISATION DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-IONIZATIONRAUM/IONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL İYONLAŞMA ODASI


- DÉTECTEUR DE FUITE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KAÇAK DEDEKTÖRÜ


- DIFFERENTIAL-GEWINNSTEUERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KAZANÇ DENETİMİ


- DIFFERENTIALSREDUZENSSENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KIZILÖTESİ SENSÖR


- POULIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL MAKARA


- DIFFERENTIAL PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL PULS POLAROGRAFİSİ


- RELAIS DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-RELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL RÖLE


- DIFFERENTIALSWICKLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SARGI/SARIM


- DIFFERENTIALWICKLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SARGI


- DIFFERENTIAL-SIGNALUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SENSÖR


- DIFFERENTIAL-THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SICAKLIK ÖLÇER


- DIFFERENTIAL-LECKSTELLENDETECTEUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SIZINTI DEDEKTÖRÜ


- DIFFERENTIAL-ABSORPTIONSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SOĞURULMA ORANI


- DIFFERENTIAL-TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL TRANSFORMATÖR


- DIFFERENTIAL-VOLTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL VOLTMETRE


- DIFFERENTIAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL YÖNTEMLER (KİNETİK)


- DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL HESAP ile DİFERANSİYEL DENKLEM


- DİFERANSİYELLENEBİLİR ile/||/<> SÜREKLİ

( Diferansiyel türevli, sürekli sadece kesintisizdir )

( Formül: Türev var İLE türev yok olabilir )


- DIFFERENCE vs. PARADOX


- DIFFERENCE vs. PECULIARITY


- DIFFERENCE vs. PROFIT


- DIFFERENCE vs. THE OTHER


- DIFFERENCE :/yerine FARK


- DIFFERENCES vs. DIFFERENCENESSES


- DIFFERENCY vs. PRIVILEGE


- DIFFERENT vs. INTERESTING


- DIFFERENT/DIFFERENCY vs. DIFFERENCE/Y OF QUALITY


- DIFFERENTIAL FITNESS[İng.] değil/yerine/= DİFERANSİYEL BAŞARI

( Belirli fenotipe sahip bireylerin ortalama hayatta kalma ve eş bulma becerisinin, diğer fenotiptekilere göre farklılığıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DIFFERENTIAL GALOİS THEORY ile/||/<> CLASSICAL GALOIS THEORY

( Differential Galois theory diferansiyel denklem çözümlerinin Galois kuramıyken İLE classical Galois theory polinom denklem çözümlerinin kuramıdir )

( Formül: Picard-Vessiot extension )


- DIFFERENTLY :/yerine FARKLI ŞEKİLDE


- DIFFICULT vs. IMPOSSIBLE


- DIFFICULTY :/yerine ZORLUK


- DIFFRACTION[İng.] değil/yerine/= KIRINIM

( Kırınım; ışık, ses, elektromanyetik dalgaların ya da su dalgalarının, onları doğrusal yollarından saptıracak engellerden geçmesiyle oluşur. Herhangi bir dalga kırınıma uğrayabilir. Işığın kırınmasının teleskop ve kameralarda önemli olduğu durumlar vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DİFRAKSİYON[Fr./İng. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM

( Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi. )


- DİFRAKSİYON[Fr. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM


- DİFRAKSİYON ile/||/<> İNTERFERANS

( Difraksiyon engel arkası yayılma, interferans dalga girişimidir )

( Formül: Tek yarık İLE çift yarık )


- DİFTONG[Fr. < DIPHTONGUE] değil/yerine/= İKİZ ÜNLÜ


- DİFTONGLAŞMAK ile DİFTONG


- DIFFUSION KERNEL[İng.] / GERME DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON ÇEKİRDEĞİ


- GRADIENT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON GRADYANI


- DİFÜZYON İLE OSMOZ İLE AKTİF TRANSPORT ile/||/<> HÜCRE TRANSPORTU

( Madde geçiş mekanizmaları. )

( Formül: 3Na⁺ out İLE 2K⁺ in )


- DIFFUSION COEFFICIENT[İng.] / DIFFUSION COEFFICIENT, COEFFICIENT DE LA DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON KATSAYISI, D (POLAROGRAFİK)


- DIFFUSION CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE LA DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SIĞASI


- DIFFUSED-BASE TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TABANLI TRANSİSTÖR


- DIFFUSION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ


- DIFFUSED EMITTER-COLLECTOR TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON YAYICI-TOPLA-YICILI TRANSİSTÖR


- DIFFUNDIERTER VERBINDUNGSGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI DOĞRULTUCU


- DIFFUNDIERTER VERBINDUNGSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI TRANSİSTÖRÜ


- DIFFUNDIERTE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI


- DIFFUNDIERTER BASISTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BEYZ TRANSİSTÖRÜ


- DIFFUSED JUNCTION RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM DOĞRULTUCU


- DIFFUSED JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM TRANSİSTÖR


- DIFFUSED JUNCTION[İng.] / JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE-VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM


- DIFFUNDIERTER EMITTER-KOLLEKTOR-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EMİTER-KOLLEKTÖR TRANSİSTÖRÜ


- TRANSISTOR À BASE DIFFUSÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU TABANLI TRANSİSTÖR


- TRANSISTOR À DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU TRANSİSTÖR


- TRANSISTOR À ÉMETTEUR ET COLLECTEUR DIFFUSÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU YAYICI-TOPLAYICILI TRANSİSTÖR


- DIGAMBARA ile/ve/||/<> SVETAMBARA

( Dünyadan tamamen el etek çekerek gerçek bir münzevî olmak için tamamen çıplak olunması gerektiği üzerinde dururlar. Bu görüştekiler, Mahavira'nın tamamen çıplak olduğuna ve basit bir giysi de içinde olmak üzere kişinin sahip olduğu her tür malın, gurur, kibir ve utanç kaynağı olduğuna inanmaktadır. Giysi giymek, süs eşyası bulundurmak, kişinin kurtuluşa ulaşamadığının göstergesidir. İLE/VE/||/<> Beyaz giysiler giyinmeyi, manastır yaşamının kurallarının çiğnenmesi olarak görmezler. Kadınların da züht ve riyazat yaşantısına girebileceğini, Angalar ve onların yorumu niteliğindeki öteki yazılı metinlerin kutsal metinler olduğunu kabul ederler. )

( Hava giyinenler.[Çıplak, gökyüzünün yönleri ile giyinmiş.] İLE/VE/||/<> Beyaz Giyinenler. )


- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA


- ORTHOGONAL ANTENNAS[İng.] ile/değil/yerine/= DİK ANTENLER


- VECTEURS ORTHONORMÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK BİRİM VEKTÖRLER


- ORTHOGONAL MATRIX[İng.] / MATRICE ORTHOGONALE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK MATRİS


- ORTHOGONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DİK


- DİKARYOTİK ile DİPOLAR

( İki çekirdekli. İLE İki kutuplu. )


- DİKDÖRTGEN ile DİKDÖRTGENSEL ile DİKDÖRTGENSEL BÖLGE


- DİKELMEK ile DİKELTMEK ile DİKELEBİLMEK ile DİKEL


- DİKEN ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLAŞTIRMAK ile BARBAR ile DİKENLİ ile DİKENLİ TEL ile BERBER ile KIZAMIK ile BERBERLİK

( BARB vs. BARBARIAN vs. BARBARIANISM vs. BARBARIC vs. BARBARISM vs. BARBARITY vs. BARBARIZATION vs. BARBARIZE vs. BARBAROUS vs. BARBED vs. BARBED WIRE vs. BARBER vs. BARBERRY vs. BARBERY )

( پيکاندار کردن ile بي تمدن ile بربريت ile بربري ile وحشيگري ile بي رحمي ile قساوت قلب ile توحش ile وحشي کردن ile غير مصطلح ile خاردار ile سيم خاردار ile سلماني ile سرتراش ile آرايشگر ile زرشک ile ريش تراشي )

( PEYKANDAR KARDAN ile BEY TAMDAN ile بربريت ile بربري ile وحشيگري ile BEY RAHAMY ile GHSAVAT GHALAB ile TAVAHSH ile VAHSHY KARDAN ile غير مصطلح ile KHARDAR ile SYM KHARDAR ile سلماني ile SARTARASH ile ARAYSHGAR ile ZARSHK ile RYSH TARASHY )


- DİKENCİK ile DİKENCİKLİ


- DİKENLEŞMEK ile DİKEN/LİK ile DİKENCE ile DİKENLİ ile DİKENSİZ ile DİKENLİCE ile DİKEN DUTU ile DİKEN DİKEN ile DİKENLİ TEL ile DİKENLİ YOL ile DİKENLİ BALIK ile DİKENLİ MEYAN ile DİKENLİ SALYANGOZ ile DİKENLİ BALIKGİLLER ile DİKENLİ YÜZGEÇLİLER


- ORTHONORMAL VECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= DİKEY BİRİM VEKTÖRLER


- SENKRECHT POLARISIERTE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİKEY KUTUPLU DALGALAR


- ORTHOGONAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİKEY


- DİKEYLEŞMEK ile DİKEY/LİK ile DİKEY GEÇİŞ


- RECHTWINKLIGE MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= DİKGEN MATRİS


- DİKİLMEK ile DİKİLEBİLMEK ile DİKİLİVERMEK


- DİKİZLEMEK ile DİKİZLENMEK ile DİKİZLETMEK ile DİKİZLEYEBİLMEK ile DİKİZ/LİK ile DİKİZCİ/LİK ile DİKİZ AYNASI


- DİKKAT ALIŞKANLIK YAPAR" değil DİKKAT! ALIŞKANLIK YAPAR!


- DİKKAT ÇEKME ile/ve/||/<> SORUMLULUK


- DİKKAT ETMEK değil/yerine/= GÖZEÇLEMEK


- DİKKAT ETMEK ile/ve/||/<>/< SORGULAMAK

( "TO PAY ATTENTION" vs./and "TO INTERROGATE" )


- DİKKAT ile CAUTİONARY ile DİKKATLİ ile DİKKATLE

( CAUTION vs. CAUTIONARY vs. CAUTIOUS vs. CAUTIOUSLY )

( زنهار ile احتياط ile مبالات ile تحذير ile عبرتآور ile اخطارآميز ile محتاط ile محترز ile از روياحتياط )

( ZANEHAR ile EHTYAT ile MOBALAT ile تحذير ile EBRATAVAR ile اخطارآميز ile MOHTAT ile محترز ile AZ ROYEHTYAT )


- DİKKAT ile DİKKATLİ/LİK ile DİKKATSİZ/LİK ile DİKKATLİCE ile DİKKATSİZCE ile DİKKAT TOPLAŞIMI


- DİKKAT ile/ve/<> MEDİTATİF DİKKAT ile/ve/<> KONTEMPLATİF DİKKAT

( Odaklanma. İLE/VE Özenli ve düzenli odaklanma. İLE/VE Dikkat etmeden dikkat/odaklanma. )

( Bilinçli yetersizlik. İLE/VE Bilinçli yeterlilik. İLE/VE Bilinçsiz Yeterlilik.
[ BİLİNÇSİZ YETERLİLİK

              ^

BİLİNÇLİ YETERLİLİK

              ^

BİLİNÇLİ YETERSİZLİK

              ^

BİLİNÇSİZ YETERSİZLİK ] )

( Focusing. WITH/AND/||/<>/> Careful and orderly focusing. WITH/AND/||/<>/> Attention without attention/focusing.
Conscious incapacity. WITH/AND/||/<>/> Conscious sufficiency. WITH/AND/||/<>/> Unconscious sufficiency.

[ UNCONSCIOUS SUFFICIENCY

              ^

CONSCIOUS SUFFICIENCY

              ^

CONSCIOUS INCAPACITY

              ^

UNCONSCIOUS INCAPACITY ] )

( ATTENTION vs./and MEDITATIVE ATTENTION vs./and CONTEMPLATIVE ATTENTION )


- DİKKATE ALMAK ile/ve/<> GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK


- DİKKATE ALMAK ile ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK ile HATIRI SAYILIR ile DÜŞÜNCELİ ile DÜŞÜNCE ile DİKKATE ALINAN ile GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK

( CONSIDER vs. CONSIDER IMPORTANT vs. CONSIDERABLE vs. CONSIDERATE vs. CONSIDERATION vs. CONSIDERED vs. CONSIDERING )

( درنظر گرفتن ile دانستن ile رعايت ile مراعات کردن ile درنظر داشتن ile در نظر گرفتن ile در نظر داشتن ile منظور کردن ile مرععي داشتن ile مد نظر داشتن ile با اهميت خواندن ile معتني به ile کلي ile قابل ملاحظه ile محتاط ile باملاحظه ile ملاحظه ile مراعات ile مطالعه ile تامل ile توجه ile ملحوظ ile مرعي ile مطرح شده ile با توجه به اين که ile با توجه به ile با ملاحظه به )

( DARNAZAR GARAFTAN ile DANSTAN ile ROAYT ile MARAAT KARDAN ile DARNAZAR DASHTAN ile DAR NAZAR GARAFTAN ile DAR NAZAR DASHTAN ile MANZUR KARDAN ile MORAEAY DASHTAN ile MAD NAZAR DASHTAN ile BA HAMYT KHANDAN ile MOTANY BAH ile KELY ile GHABEL MOLAHEZEH ile MOHTAT ile باملاحظه ile MOLAHEZEH ile MARAAT ile MOTALEH ile TAMEL ile TOJEH ile ملحوظ ile مرعي ile MOTRH SHODEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile BA TOJEH BAH ile BA MOLAHEZEH BAH )


- DİKKATİNİ TOPLAMAK/KONSANTRE OLMAK değil/yerine/= GÖZEÇLENMEK/YOĞUNLAŞMAK


- DİKKATSİZLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZLİK

( INATTENTION vs. INATTENTIVE vs. INATTENTIVENESS )

( غافلي ile محل نگذاشتن ile ناپرهيزي ile بي توجهي ile بي توجه ile بي اعتنا ile عدم توجه )

( غافلي ile MOHAL NAGOZASHTAN ile ناپرهيزي ile BEY TOJEHY ile BEY TOJEH ile BEY ETENA ile ADAM TOJEH )


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< İLGİSİZLİK


- DİKKATSİZLİK ile KASITSIZ ile YANLIŞLIKLA

( INADVERTENCE vs. INADVERTENT vs. INADVERTENTLY )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile ندانستگي ile ندانسته )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile NADANSTGY ile NADANSTEH )


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< KONTROLSÜZLÜK


- DİKLEŞMEK ile DİKLEŞTİRMEK ile DİKLEŞEBİLMEK


- DİKOSTERİA -ile

( Eski Yunan'da halk mahkemesi. )


- DİKOTOMİ[Fr. < DICHOTOMIE] değil/yerine/= İKİLEŞİM


- DİKOTOMİK[Fr. < DICHOTOMIQUE] değil/yerine/= İKİLEŞİK


- SÖYLEYİŞ/DİKSİYON[Fr./İng. < DICTION] ile/ve/değil/||/<> SESLENDİRİŞ/ARTİKÜLASYON[Fr./İng. < ARTICULATION]


- DİKTATÖR/LÜK ile DİKTATÖRCE


- DİKTE ile DİKTE ile DİKTATÖR ile DİKTATÖRCE ile DİKTATÖRLÜK

( DICTATE vs. DICTATION vs. DICTATOR vs. DICTATORIAL vs. DICTATORSHIP )

( تلقين کردن ile ديکته کردن ile ديکته ile تلقين ile املاء ile فرمانرواي مطلق ile ديکتاتور ile استبدادي ile ديکتاتور وار ile ديکتاتوري ile استبداد )

( TALGHYNE KARDAN ile DYKETEH KARDAN ile DYKETEH ile TALGHYNE ile EMLA ile FARMANARVAY MOTALGH ile DYKETATOR ile ESTABDADY ile DYKETATOR VAR ile DYKETATORY ile ESTABDAD )


- DİKTİRMEK ile DİKTİRTMEK ile DİKTİRİLMEK ile DİKTİREBİLMEK


- DIKW/DATA-INFORMATION-KNOWLEGDE-WISDOM HIERARCHY[İng.] değil/yerine/= VERİ-BİLİ-BİLGİ-BİLGELİK SIRADÜZENİ


- DİL AİLELERİ ile/ve ANTROPOLOJİ


- DİL, DOĞRU KULLANILMAZSA... -ve

( Öğrenciler, bir gün, hocasına sorar...

- Eğer elinizde, ülkenin işlerini düzeltecek bir güç ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?

Hoca, düşünmeden, şu yanıtı verir:

- Dilin, doğru kullanılmasına çalışırdım.

Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakar:

- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?

Bilge hoca, başını sallar ve şöyle devam eder:

- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler, ifade edilmek istenilenleri vermez. Söylenilen sözler ve kullanılan sözcükler, ifade edilmek istenilen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da ahlâk ve sanat, soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adâletsizlik başlar. Bu durumda, halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur... )


- DİL:
GÖNÜL "KARIŞTIRAN" ile/ve/||/<> ZİHİN KARIŞTIRAN


- DİL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DİL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DİL KULLANIMINDA:
BİLGİ ile/ve/<> BECERİ

( TO USE THE LANGUAGE: KNOWLEDGE vs./and/<> SKILL/ABILITY )


- DİL ÖBEKLERİNDE:
KENGER ile/ve/<> KHEIN ile/ve/<> KHOISAN

( 15.000 yıl önce. )


- DİL OLUŞTURMAK ile/değil DİLİN, DİLBİLGİSİNİ(GRAMERİNİ) OLUŞTURMAK


- DİL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DİL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DİL ile/ve İNSANBİLİM(ANTROPOLOJİ)

( LANGUAGE vs./and ANTHROPOLOGY )


- DİL ile/ve BİLDİRİŞİM


- DİL ile/ve/<> BİLİNÇLENME


- DİL ve/||/<>/= GÜVENİLİRLİK


- DİL ile KASTANYOLA[İt. < CASTAGNOLA]

( ... İLE Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. | Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol. )


- DİL ile/ve TUTARLILIK


- DİLATASYON/DİLATATION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME


- DİLATASYON ile/||/<> DİLATE ile/||/<> DİLATATÖR/DİLATÖR ile/||/<> DİLÜSYON

( Genişleme. İLE/VE/|| Genişlemiş. İLE/VE/|| Genişleten/genişletici. İLE/VE/|| Seyreltme. )


- DİLATASYON ile DİLATE ile DİLATE ETMEK

( Genişleme. İLE Genişlemiş. İLE Genişletmek. )


- DİLATE/DİLATED[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEMIŞ


- DİLATOMETRE[Fr. < DILATOMETRE] değil/yerine/= GENLEŞMEÖLÇER


- DİLATOMETRE[Fr.] değil/yerine GENLEŞMEÖLÇER


- DİLATÖR/DİLATORY[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETEN


- DILAURYL ETHER[İng.] / ÉTHER DILAURYLIQUE[Fr.] / DILAURYLÄTHER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİLAURİL ETER


- DİLAVEROĞLU, HACI OSMAN NURİ (SAFRANBOLU, 1874 - 1967) :

( Sarıyerlidir. Çok iyi eğitim aldığı söylenir. Genç yaşta Esad Efendi'nin müritleri arasına girdi. Esad Efendi, Menemen olayı ile ilgili görüldü. Yargılanma sırasında ölmüş. Yerine halifesi ve müridi olan Sarıyerli Osman Nuri Dilaveroğlu geçti. Ölene kadar Nakşi Şeyhi olarak görevini sürdürdü. Tekkelerin, zaviyelerin yasak olduğu dönemlerde evi sohbet için gelen müritleri tarafından dolar taşardı. "Hacı Baba" ve "Hacı Nuri Bey" olarak da tanınır. Ölmeden önce yeri için Erenköylü Ramazanoğlu Hacı Mahmut Sami Efendi işret edince, şeyhlik koltuğu da ona kaldı. )


- DİLBİLGİSEL ile DİLBİLGİSEL BİÇİMBİRİM ile DİLBİLGİSEL CİNS ile DİLBİLGİSEL DURUM ile DİLBİLGİSEL GÖRÜNÜŞ ile DİLBİLGİSEL KOŞULLAMA

( GRAMMATICAL vs. GRAMMATICAL MORPHEME vs. GRAMMATICAL GENDER vs. GRAMMATICAL CASE vs. GRAMMATICAL ASPECT vs. GRAMMATICAL CONDITIONING )


- DİLBİLGİSİ ve DÜZEN


- DİLBİLGİSİ ile GRAMER ile GRAMATOLOJİ

( GRAMMAR vs. GRAMMATICAL vs. GRAMMATOLOGY )

( گرامر ile دستور ile دستوري ile صرفي ile دبيره شناسي )

( GERAMER ile DASTOR ile DASTORY ile صرفي ile DABYRAH SHENASY )


- DİLBİLGİSİ/VERİ/BİLGİ/INPUT ile/ve/||/<>/> MANTIK/ANLAYIŞ/İŞLEM ile/ve/||/<>/> SÖZ SÖYLEME SANATI/BİLGELİK/ÇIKIŞ

( Klasik. İLE/VE/||/<>/> İçrek[ezoterik]. İLE/VE/||/<>/> Modern. )

( GRAMMAR/DATA/KNOWLEDGE/INPUT vs./and/||/<>/> LOGIC/COMPREHENSION/PROCESS vs./and/||/<>/> RHETORIC/WISDOM/OUTPUT )


- DİLBİLİM/LİNGUİSTİK ile/ve/||/<> ÖRÜBİLİM/FİLOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<> Yazına[edebiyata] dayalı dilbilgisi. )


- DİL:
"ORTAYA ÇIKAN" ile/ve/değil/||/<>/< OLUŞTURULAN


- DILEMMA vs. HESITATION


- DİLENMEK ile/ve/<> ACINDIRMAK

( TESE'ÜL[< SUÂL] ile/ve/<> ... )


- DİLENMEK ile DİLENDİRMEK ile DİLENEBİLMEK ile DİLENDİRİLMEK ile DİLENCİ/LİK ile DİLENCİ VAPURU ile DİLENCİ ÇANAĞI


- DİLİ, DOĞRU KULLANMAK:
HER VATANDAŞIN/KİŞİNİN GÖREVİ ve/||/<>/> KENDİNE VE TOPLUMA YAPTIĞI YATIRIM


- DİLİ FARKLI OLSA DA KAVRAMLARI AYNI OLANLARI


- DİLİ KULLANMA(MIZ) ile/ve/<>/değil DİLİ KULLANAMAMA(MIZ) / DİLİN BİZİ KULLANMASI

( Belirli olanlarda. İLE/VE/<>/DEĞİL Belirsizlikle oluşan / belirsizlikte bırakılan durumlarda. )


- DİLİ ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DİLİ KULLANMAYI ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK


- DILIGENCE vs. TO BE INTELLIGENT


- DİLİMİN DÖNDÜĞÜNCE ... değil DİLİMİN DÖNDÜĞÜ KADARIYLA ...


- DİLİMLEMEK ile DİLİMLENMEK ile DİLİMLETMEK ile DİLİMLENEBİLMEK ile DİLİMLEYEBİLMEK ile DİLİM ile DİLİM DİLİM


- DİLİN:
BELİRLENMESİ ile/ve/||/<>/> YALINLAŞTIRILMASI


- (DİLİN) DİLBİLGİSİ ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DİLBİLGİSİ


- DİL'İN:
DOĞUŞU ile/ve/<>/> KURULUŞU ile/ve/<>/> KULLANILIŞI


- DİLİN, FARKINDALIKLI KULLANIMI ile/ve FELSEFÎ BİLİNÇ


- DİL'İN:
KÖKENİ ile/ve/yerine KULLANILIŞI


- Diline sahip çıkanlarla KONUŞ!!!


- DİLİ/Nİ ARINDIRMAK ve/<> DÜŞÜNCENİ/ZİHNİNİ ARINDIRMAK


- DİLİNİ:
YUVARLAYABİLEN ile/ve YUVARLAYAMAYAN


- DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME


- DİLLENMEK ile DİLLENDİRMEK ile DİLLENDİRİLMEK


- Dilsizlerle KONUŞ!!!


- DIMETHYLGLYOXIME[İng.] ile/değil/yerine/= DİMETİLGLİKOKSİM


- DİMİNUENDO[İt.] -ile

( Sesi, gittikçe azaltarak. | Müzik parçasının başında, > imiyle gösterilen nota terimi. )


- DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK


- DİN DÜŞMANLIĞI ile/ve/değil/||/<>/< DİN KARŞITLIĞI


- DİN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DİN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DİN:
SAMİMİYET ve/||/<> YALANSIZLIK


- DİN ile/ve DİNİN İLKELEŞMESİ


- DİN ile/değil HRİSTİYANLIK


- DYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK DENGE


- DYNAMIC METHODS[İng.] / DYNAMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK YÖNTEMLER


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMBİLİM


- DİNAMİKLEŞMEK ile DİNAMİKLEŞTİRMEK ile DİNAMİK/LİK ile DİNAMİK ANALİZ


- DİNAMİKLEŞTİRİCİ ile DİNAMİT

( DYNAMICIZER vs. DYNAMITE )

( مکانيک حرکت ile ديناميت ile ديناميت زدن )

( MAKANYK HARKAT ile ديناميت ile DYNAMYT ZADAN )


- DİNAMİTLEMEK ile DİNAMİTLENMEK ile DİNAMİT ile DİNAMİTÇİ/LİK ile DİNAMİT LOKUMU


- DİNAMİZM değil/yerine/= DEVİMSELLİK / DEVİMSELCİLİK