On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(15/125)
- BELİRLENEBİLİR ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK ile BELİRLEYİCİ ile BELİRLEMEK ile AZİMLİ ile BELİRLEYİCİ ile DETERMİNİZM
( DETERMINABLE vs. DETERMINANT vs. DETERMINATION vs. DETERMINATIVE vs. DETERMINE vs. DETERMINED vs. DETERMINER vs. DETERMINISM )
( انقضاء پذير ile معلوم کردني ile جازم ile اراده ile تعيين ile عزم ile محدود کننده ile فيصل دادن ile مشخص کردن ile تعيين کردن ile مصمم شدن ile معين کردن ile مصمم ile مشخص کننده ile فلسفه تقديري )
( ENGHAZA PAZYR ile MALUM KARDANY ile JAZM ile ARADEH ile TAEYYNE ile AZM ile MAHDUD KONANDEH ile FEYSEL DADAN ile MOSHKHS KARDAN ile TAEYYNE KARDAN ile MASMAM SHODAN ile MAYNE KARDAN ile MASMAM ile MOSHKHS KONANDEH ile FELSEFEH TAGHADYRY )
- BELİRLENEMEYEN ile BELİRSİZLİK ile BELİRSİZ
( INDETERMINABLE vs. INDETERMINACY vs. INDETERMINATE )
( نا محدود ile نا مشخصي ile نا معلومي ile نامعين ile نا معين ile پادر هوا ile نا مشخص )
( NA MAHDUD ile NA MOSHKHSY ile نا معلومي ile نامعين ile نا معين ile پادر هوا ile NA MOSHKHS )
- BELİRLENİM ile BELİRLENİMCİ/LİK
- BELİRLENİM ile/ve DIŞTAN BELİRLENİM
( DETERMINATION vs./and EXTERNAL DETERMINATION )
- BELİRLENİM ile/ve/||/<> İLİŞKİSELLİK
- BELİRLENİM ile/değil İLKE
( ... İLE/DEĞİL Farkları birliğe getirici olan. )
( Birliğe getiren herşey ilkedir. )
( [not] DESIGNATION vs./but PRINCIPLE )
- BELİRLENİM ile/ve KABUL
( DETERMINATION vs./and TO ACCEPT )
- BELİRLENİM ile/ve ZORUNLULUK
( DETERMINATION vs./and OBLIGATION )
- BELİRLENİM ile/ve/||/<> ZORUNLULUK
- BELİRLENİMCİLİK/DETERMİNİZM ile/>< RASTLANTISALCILIK/İNDETERMİNİZM
( Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. İLE Olayların tamamen rastgele ya da öngörülemez olduğunu savunan görüş. )
- BELİRLENİMSİZ/LİK ile/ve OLANAKLI/LIK
- BELİRLE(N)ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]
- BELİRLENMİŞ/LİK ile/ve/değil BELİRGİN/LİK
- BELİRLENMİŞLİK ile KOŞULLANMIŞLIK
( DETERMINED vs. TO BECOME CONDITIONED )
- BELİRLENMİŞLİK ile/ve SEÇİLMİŞ/LİK
( DETERMINED vs./and SELECTED/NESS )
- BELİRLENMİŞLİK ile/ve/||/<> SONSUZLUĞUN OLANAKSIZLIĞI
- BELİRLEYİCİ (OLAN) ile/ve BELİRLEYECEK (OLAN)
- BELİRLEYİCİ ile/ve/<> BELİRGİNLEŞTİRİCİ
- BELİRLEYİCİ ile/ve/değil/<> ÖLÇÜT
- BELİRLEYİCİ ile/ve/||/<> ÖNCELİKLİ
- BELİRLEYİCİ/LİK ile/ve BAĞLAYICI/LIK
- BELİRLEYİCİ/LİK ile/ve/<> OYALAYICI/LIK
- DETERMINATE ERROR, SYSTEMATIC ERROR[İng.] / BESTIMMTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRLİ HATA, SİSTEMATİK HATA
- BELİRLİ ile/||/<>/< BELİRLENİM
- BELİRLİ ile/||/<> BELİRLENMİŞ
- BELİRLİLİK ile/ve BİLİNEBİLİRLİK
( DETERMINEDNESS vs./and ABLE TO KNOW )
- BELİRSİZ ile/ve TANIMLANAMAZ OLAN
( INDEFINITE vs./and NOT POSSIBLE TO DEFINE )
- Belirsizliği giderecek kadar konuş, sonra SUS!!!
- UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK BAĞINTISI
- BELİRSİZLİK /= TEHLİKE:
EN KÖTÜ ile/ve/||/<>/> EN İYİ ile/ve/||/<>/> EN OLASI
- BELİRSİZLİK İLKESİ ile/||/<> TAMAMLAYICILIK İLKESİ
( Belirsizlik konum-momentum kesinliğini sınırlar, tamamlayıcılık dalga-parçacık ikiliğini açıklar )
( Formül: ΔxΔp ≥ ℏ/2\nΔEΔt ≥ ℏ/2 )
( Werner Heisenberg tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Belirsizlik ilkesi, kuantum mekaniği) (Nobel: 1932) )
- UNCERTAINTY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'INDÉTERMINATION[Fr.] / UNBESTIMMTHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK İLKESİ
- BELİRSİZLİK/KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< "EN KÖTÜ KARAR/ZARAR"
( Alınacak/alınabilecek "en kötü karar" ya da "en büyük zarar" bile zihnin kaldıramayacağı/taşıyamayacağı belirsizlik ve kararsızlıktan çok daha iyidir. )
- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )
- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA DURUMLAR
- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> ARADA KALMAK
- BELİRSİZLİK ile/ve/<> (")BAŞEDİLEMEZLİK(")
( Zihnin(/kişinin) başedemeyeceği tek olgu/durum. )
- BELİRSİZLİK <>/>< BÜTÜNLÜK
( INDEFINITENESS <>/>< INTEGRITY )
- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< GERİLİM
( [not] UNCERTAINTY vs./and/||/<>/but VOLTAGE
VOLTAGE instead of UNCERTAINTY )
- BELİRSİZLİK ile/ve/<> GİZEM
- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<>/> KARARSIZLIK
- BELİRSİZLİK ile/ve/<> KARMAŞIKLIK
( Nesnesizlikten/kavramsızlıktan. İLE/VE/<> Yöntemsizlikten. )
- BELİRSİZLİK ile/ve/<> KUŞKU
- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<>/>/< OLANAKSIZLIK
- BELİRSİZ/LİK ile/ve/||/<>/< ÖNGÖRÜLEMEZ/LİK
- BELİRSİZLİK ile RASTGELELİK
( INDEFINITENESS vs. RANDOM )
- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<>/> TEDİRGİNLİK
- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/yerine/<> ÜMİT
- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> ÜMİTSİZLİK
( Dışarıda, bazı/çoğu şeyde olabilir. İLE/VE (FAKAT)/||/<> İçeride ve hiçbir "şey/durum" için olmamalıdır! )
- UNSICHERHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK
- BELİRSİZLİKLER ile BELİRSİZLİK ile BELİRSİZ ile BELİRSİZ DİL
( AMBIGUITIES vs. AMBIGUITY vs. AMBIGUOUS vs. AMBIGUOUS LANGUAGE )
( مبهمات ile ابهام ile مبهم ile زبان مبهم )
( MOBAOMAT ile ABEHAM ile MOBEHAM ile ZABAN MOBEHAM )
- ALÂMET[Osm.] / SYMPTOM[İng.] / SYNAPSE, AUSSCHWITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRTİ
- BELİRTİLEBİLMEK ile BELİRTİ ile BELİRTİK ile BELİRTİŞ ile BELİRTİLİ/LİK ile BELİRTİSİZ/LİK ile BELİRTİ BİLİMİ ile BELİRTİLİ NESNE ile BELİRTİ BİLİMSEL ile BELİRTİSİZ NESNE ile BELİRTİLİ TAMLAMA ile BELİRTİSİZ TAMLAMA
- BELİRTİLER ile/ve/değil/yerine KÖKEN
( [not] SIGN/ALS vs./and/but ORIGIN
ORIGIN instead of SIGN/ALS )
- BELİRTİLERİ BASKILAMA ile/değil/yerine/>< İYİLEŞTİRME
- BELİT/AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]
- BELİTLEMEK ile BELİTLENEBİLMEK ile BELİT
- Belki dinleyemiyorsundur fakat DİNLE!!!
- BELKİ GELMEZ ile/değil/yerine GELEMEYEBİLİR
- Belki susamıyorsundur fakat SUS!!!
- BELKİ YAPABİLİRİM" değil SANIRIM(YA DA YÜKSEK/DÜŞÜK OLASILIKLA) YAPABİLİRİM
- BELKİ ... ile/değil/yerine/>< BİR/DÜŞÜK/YÜKSEK OLASILIKLA/OLASILIKLI ...
( "Belki[%50 - 50] ..." [Olur olmadık, orantısız, ölçüsüz, "belki ..." kullanmamak!] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Neyin, nasıl ve ne kadar olabileceğini öngörüyorsak onu [o kadarını yüzdesiyle] söylemenin gerekliliği, değerliliği, anlamlılığı ve önceliği! )
- BELL İLE CHSH İLE GHZ ile/||/<> KUANTUM EŞİTSİZLİKLERİ
( Yerel gerçekçiliği test eden eşitsizlikler. )
( Formül: S ≤ 2 (klasik) İLE S ≤ 2√2 (kuantum) )
- BELL KÖTÜRÜMLÜĞÜ/PARALİZİSİ ile/||/<> GUİLLAİN-BARRÉ BELİRGESİ/SENDROMU
( Yüz sinirinin geçici kötürümlüğü. İLE/||/<> Gövdenin bağışıklık düzeninin sinirlere saldırması sonucu kas güçsüzlüğü. )
- BELLEĞE DAYANARAK YAŞAYAN ile BELLEĞİ (GEREKTİĞİNDE) KULLANARAK YAŞAYAN
- BELLEĞİNDEN SİLMEK ile/ve/> ETKİSİNDEN/"BÜYÜSÜNDEN" KURTULMAK
( REMOVE FROM MEMORY vs./and/> RELEASE FROM EFFECT/CHARMING )
- BELLEK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- BELLEK SİLME ile/ve/||/<>/< PROPAGANDA
( ... İLE/VE/||/<>/< Bir öğreti, düşünce ya da inancı başkalarına tanıtma, benimsetme ve yayma amacıyla söz, yazı gibi yollarla gerçekleştirilen çalışma. )
- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK
( ZIYÂ-İ HÂFIZA ile ZIYÂ-İ HİSS ile ZIYÂ-İ ELEM ile ZIYÂ-İ KELÂM ile ZIYÂ-İ İNTİZÂM )
( AMNÉSIE avec ANESTHÉSIE avec ANALGÉSIE avec APHASIE avec ATAXIE )
- BELLEK = HÂFIZA = MEMORY[İng.] = MÉMOIRE[Fr.] = GEDÄCHTNIS[Alm.] = MEMORIA[dissil/f.]/RECUERDO[eril/m.][İsp.]
- BELLEK ile/<> MNEMOTEKNİ[Fr. < Yun. MNEME: Bellek. | TEKHNE: Sanat.]
( ... İLE/<> Bazı alıştırma ve çağrışımlardan yararlanarak, belleği geliştirme yöntemi. )
- [ne yazık ki]
BELLEK KAYBININ NEDENLERİ:
KAN ŞEKERİNİN OYNAMASI ve/||/<> VİTAMİNLERİN EKSİLMESİ ve/||/<> MİNERAL YOKSUNLUĞU ve/||/<> YAĞLARIN DENGESİZLİĞİ ve/||/<> HORMONLARIN AZLIĞI
- BELLEK(TEKİ KAYITLAR):
ZAMANDAN ve/||/<> DEĞİŞİMDEN
SAKLAMAK/SAKLANILAN
- BELLEMEK ile BELLENMEK ile BELLETMEK ile BELLETİLMEK ile BELLETTİRMEK ile BELLENEBİLMEK ile BELLETEBİLMEK ile BELLEYEBİLMEK ile BELLEYİVERMEK ile BELLEK ile BELLEM ile BELLEKLİ ile BELLEKSİZ/LİK ile BELLEK KAYBI ile BELLEK YİTİMİ ile BELLEK KÖRLÜĞÜ ile BELLEK DARALMASI ile BELLEK KARIŞIKLIĞI
- BELLEMEK ile/ve/yerine EZBERLEMEK[Fars.]
( ... İLE/VE/YERİNE Kalbe yazmak. )
- BELLEMEK ile/yerine SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK
( Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmez ki sorsun, bilse sorar. )
( TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK
INTERROGATE/TO THINK instead of TO MEMORIZE )
- BELLETİCİ AHLÂK ile/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ AHLÂK
( MORALS OF MEMORIZE vs. TRANSFORMAL MORALS
TRANSFORMAL MORALS instead of MORALS OF MEMORIZE )
- BELLETİLEBİLMEK ile BELLETİCİ/LİK
- BELOUSOV-ZHABOTİNSKY İLE OREGONATOR İLE BRUSSELATOR ile/||/<> KİMYASAL OSİLATÖRLER
( Periyodik kimyasal reaksiyonlar. )
( Formül: A → X İLE 2X+Y → 3X )
- BELSOĞUKLUĞU ile GLANS[PENİS BAŞI] YANGISI(İLTİHABI)
( GONORE ile BALANİT )
- BELUC ile BELUCİ ile BELUCİSTAN
( BALUCH vs. BALUCHI vs. BALUCHISTAN )
( بلوچ ile زبان بلوچي ile بلوچستان )
( BELOCH ile ZABAN BELOCHY ile BELOCHASTAN )
- BELVİRANLI, AHMET ZİYA (KONYA, 1948) :
( İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Bir süre Vakıflar Bölge Müdürlüğünde çalıştı. Serbest avukatlık yaptı. Bir Dönem Milli Selamet partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı yaptı. 1994'te Sarıyer Belediye Meclisi Üyeliğine seçildi ve Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. )
- BEN > BEDEN'E" ile/değil/yerine/>< BEDEN > BEN'E (UYDURULMALI)
- BEN, BİR BAŞKASIDIR ile/ve/||/<> BAŞKASI, BENDİR
- BEN OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> AİT OLMA GEREKSİNİMİ
( En temel/öncelikli gereksinimler. )
- BEN ve/||/<>/> BEN'İ (NASIL KURTARABİLİRİM?)
- BENCE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAATİMCE
- BENCİLLEŞMEK ile BENCİLLEŞEBİLMEK ile BENCİ/LİK ile BENCİL/LİK ile BENCİLCE
- BENCİLLİK ile/değil/>< KENDİNİ ÖNCELİKLENDİRMEK
( Gereksinimlerinin karşılanmasına alışık olmayana, kendini önceliklendirmek, "bencillik" gibi gelebilir. )
- BİLİNÇ:
BENCİLLİKTEN değil BİRİKİMDEN
- [ne yazık ki]
"BEN" DEYİP DURAN ile KENDİNİ/KENDİNDEKİNİ DAYATAN
- BENEDICK/BENEDICKSCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEDİCK ETKİSİ
- [not] BENEFIT vs. RECIPROCAL BENEFIT
- SPOT DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION DE LA TACHE[Fr.] / FLECKVERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK BOZULMASI
- BENEKLENMEK ile BENEKLEŞMEK ile BENEKLENEBİLMEK ile BENEK ile BENEKLİ/LİK ile BENEKLİ KÖPEK BALIĞI
- BENGİLEŞMEK ile BENGİLEŞTİRMEK ile BENGİ/LİK ile BENGİ SU
- BENHUR ve TITANIC ve YÜZÜKLERİN EFENDİSİ(YÜZÜK KARDEŞLİĞİ)
( Bugüne kadar sadece bu üç film, onbir dalda Oscar ödülü kazanmıştır. )
- BENİ/SENİ/ONU:
"ENTERESE ETMEZ" değil
(FAZLA/YETERİNCE) İLGİLENDİRMİYOR
- BENİ İLGİLENDİRMİYOR ile/ve/değil/yerine BENİ (ÇOK) (FAZLA) İLGİLENDİRMİYOR
- BENİM YEĞLEDİĞİM/TERCİHİM ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLİMİN YEĞLEDİĞİ/TERCİHİ
- BENİMDİR yerine YANIMDADIR
- ..., BENİM (EN) DEMOKRATİK HAKKIM(DIR)! değil HAKKIM(DIR)!
- BENİMSEME ile/ve/değil/yerine/<> İÇSELLEŞTİRME
- BENİMSEME ile KİŞİSELLEŞTİRME
- BENİMSEMEK ve/||/<> ANIMSAMAK
- BENİMSEMEK ile BENİMSENMEK ile BENİMSETMEK ile BENİMSETİLMEK ile BENİMSETTİRMEK ile BENİMSENEBİLMEK ile BENİMSENİVERMEK ile BENİMSETEBİLMEK ile BENİMSEYEBİLMEK ile BENİMSEYİVERMEK
- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK
- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KARŞI ÇIKABİLMEK
- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/<> ÖZÜMSEMEK
- BENİMSEMEK ile "SAHİP ÇIKMAK"
- BENİMSEMEK ile/ve/<> SAVUNMAK
- BENİMSEMEK ile "TUTMAK"
( TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE" )
- BENİMSEMEK ile "TUTMAK"
- BENLİ ile BENLİK ile BENLİKÇİ/LİK ile BENLİK DAVASI ile BENLİK YİTİMİ ile BENLİK ÇATIŞMASI ile BENLİK İKİLEŞMESİ
- BENLİĞİN, TASARIMSAL KOLU ile/ve/||/<> KENDİLİĞİN, UYGULAYICI KOLU
- BENLİK TUTUMUNDA:
KİM OLMADIĞIMIZ ile/ve KARŞIT OLDUKLARIMIZ
- BEN/LİK >< ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
( NEFS >< TEVÂZÛ )
- BENLİKTEN/EGODAN VAZGEÇMEMEK ve/ne yazık ki/> KENDİNDEN VAZGEÇMEK
- BENMERKEZCİ/LİK ile/ve/değil/||/<> BENMERKEZLİ/LİK
- BENMERKEZCİ/LİK ile/değil/yerine/>< EVRENSELLİK
- BENZALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE BENZOÏQUE[Fr.] / BENZALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZALDEHİT
- BENZANILIDE[İng.] / BENZANILIDE[Fr.] / BENZANILID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZANİLİT
- BENZEDRINE[İng.] / BENZADRINE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZEDRİN
- BENZEMEK/LİK ile BENZETMEK ile BENZEŞMEK ile BENZETİLMEK ile BENZEŞTİRMEK ile BENZETEBİLMEK ile BENZEYEBİLMEK ile BENZERSİZLEŞMEK ile BENZEN ile BENZER/LİK ile BENZEŞ/LİK ile BENZERSİZ/LİK ile BENZER ŞEKİLLER
- BENZEMEZLİK ile/ve/||/<>/< BİRİCİKLİK
- BENZENE DISULFONIC ACID[İng.] / ACIDE M-BENZÈNE DISULFONIQUE[Fr.] / M-BENZOLDISULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN DİSÜLFONİK ASİT
- BENZENE HEXACHLORIDE[İng.] / HEXAKLORURE DE BENZENE[Fr.] / BENZOLHEXACLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN HEKAZKLORÜR
- BENZENE MONOSULPHONIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE MONOSULFONIQUE[Fr.] / BENZOL MONOSÜLFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT
- BENZENE SULPHINIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE- SULFONIQUE[Fr.] / BENZEN SÜLFON SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN SÜLFİNİK ASİT
- BENZEN ile BENZEN DİSÜLFONİK ASİT ile BENZEN HEKZAKLORÜR ile BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT ile BENZEN SÜLFİNİK ASİT ile BENZİDİN ile BENZİN
( Formülü, C6H6, k.n. 78 °C; e.n. 5 °C, mol kütlesi 78,11 g olan, doymamış bir bileşik olduğu halde bu tür bileşiklere özgü katılma tepkimelerini vermeyen; renksiz, suda çözünmeyip alkol, eter ve asetonda çözünen, organik sentezlerde, boya üretiminde çözücü olarak kullanılan ve yanıcı bir organik madde. İLE Formülü, C6H4(SO3, H)2, mol kütlesi 238,2 g olan ve organik sentezlerde kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H6Cl6, mol kütlesi 290,78 g, e.n. 229 °C olan, suda çözünen, beyaz ve katı bir madde. İLE Formülü, C6H5(SO3H), mol kütlesi 158,2 g olan, renksiz, suda çözünmeyen ve aminler için belirteç olarak kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H5SO3-OH, mol kütlesi 142,1 g, e.n. 83 °C, bozunma noktası 100 °C, benzensülfonil ile izomer olan ve renksiz prizma biçiminde katı bir madde. İLE Formülü NH2C6H4-C6H4-NH2, mol kütlesi 184,23 g, e.n. 127 °C olan, sülfatlar, kan ve yüksek değerlikli metallerin düşük miktarları için ayıraç olarak kullanılan, alkol ve asitte çözünüp, suda az çözünen ve kaynayan suda çözünen organik bir madde. İLE Ham petrolün damıtılmasıyla 40-200 °C'de elde edilen, hidrokarbonlardan oluşan ve ham petrolün yaklaşık %30'unu oluşturan, renksiz bir sıvı olup, suda çözünmeyen, organik çözücülerle karışan, yağlar, alkaloit ve lastik için çözücü, tekstil temizleyicisi ve başlıca oto yakıtı olmak üzere çeşitli sanayi ürünlerinde girdi ya da çözücü olarak kullanılan ve karbon sayısı 7-12 olan bir kısım. )
- BENZERLİK ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYLILIK
- BENZERLİKLERİN BİRARAYA GETİRİLMESİ ile/ve/<> FARKLARIN/AYRIMLARIN ÖNE ÇIKARILMASI
- BENZERLİKTE:
AYNILIK ile/ve/||/<> FARKLILIK
- BENZERSİZLEŞTİRME ile/ve/<> BİRİCİKLEŞTİRME
- BENZERSİZLEŞTİRME ile/ve/değil/yerine "FARKLILIK"/"ÖZGÜNLÜK" ATFETMEK
- BENZEŞİM ile/değil BAKIŞIKLIK
- BENZEŞME ile BENZEŞMEZLİK
- BENZETİLEBİLMEK ile BENZETİ ile BENZETİM ile BENZETİŞ ile BENZETİ RESSAMI ile BENZETİCİ RESSAM
- TEŞBİH[Osm.] / SIMULATION[İng.] / SIMULATION[Fr.] / SIMULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETİM
- BENZETME:
AYRINTILI ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)
( )
- BENZETME ile BENZETMELİ
- BENZETME değil YAKIŞTIRMA/N
- BENZETMELERDE:
AT ile/ne yazık ki MAYMUN
( Duygu olarak. İLE/NE YAZIK Kİ Biçim olarak. )
- ÖZELLİKLERDE:
BENZEYEN ile/ve/<> BENZEMEYEN
- BENZEYİŞ ile BENZEYİŞSİZLİK
- BENZIDIOL[Fr.] / BENZHYDROL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZHİDROL
- BENZHYDROL[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİDROL
- BENZYL ALCOHOL[İng.] / ALCOOL BENZYLIQUE[Fr.] / BENZYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL ALKOL
- BENZYL CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL KLORÜR
- BENZYL THIOCYANATE[İng.] / THIOCYANATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLTHIOCYANAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL TİYOSİYANAT
- BENZYLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİLAMİN
- BENZYLALANINE[Fr.] / BENZYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLANİLİN
- ACETATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLASETAT
- BENZYL BENZOATE[İng.] / BENZYLBENZOATE[Fr.] / BENZYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBENZOAT
- BENZYL BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBROMÜR
- BENZILIC ACID[İng.] / ACIDE BENZILIQUE[Fr.] / BENZILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLİK ASİT
- CINNAMATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYCINAMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLSİNAMNAT
- BENZİNLEMEK ile BENZİN/LİK ile BENZİNCİ/LİK ile BENZİNLİ ile BENZİN POMPASI ile BENZİN İSTASYONU ile BENZİN GÖSTERGESİ
- BENZOPHENONE[İng.] / BENZOPHÉNONE[Fr.] / BENZOPHENON[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOFENON
- BENZOİD AROMATİKLİK ile/||/<> NON-BENZOİD AROMATİKLİK
( Benzoid aromatiklik benzene benzeri halka yapısıyken, non-benzoid heteroatomlu halka sistemleridir )
( Formül: Hückel kuralı 4n+2 )
- BENZOIC ACID[İng.] / ACID BENZOIQUE[Fr.] / BENZOESÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİK ASİT
- BENZOILIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL KATILMASI
- CHLORURE DE BENZOYLE[Fr.] / BENZOYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL KLORÜR
- BENZOYL PEROXIDE[İng.] / BENZOYLPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL PEROKSİT
- BENZOYLATION[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOİLASYON
- BENZOIN CONDENSATION[İng.] / BENZOIN CONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİN KONDENZASYONU
- BENZOINOXIME[İng.] / BENZOINOXIM[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİNOKSİM
- BENZOQUINONE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOKİNON
- BENZOQUINONE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZOKİON
- BENZOCHINON[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOKİONON
- BENZONITRILE[İng.] / BENZONITRILE[Fr.] / BENZONITRIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZONİTRİL
- BENZOPURPURINE 4B[İng.] / BENZOPURPURIN 4B[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOPURPURİN 4B (OZAMİN 4B)
- ROUGE POUR COTON[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZOPURPURN 4B (OZAMİN 4B)
- CHLORE DE BENÉRYLE[Fr.] / BENZOTRICHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOTRİKLORÜR
- BENZOTHIOCARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOTRİOKLORÜR
- BERABER/LİK ile BERABERCE ile BERABERLİK MÜZİĞİ
- BERABERLİK ile HAŞR OLMAK
- BERÂH[Ar.]:
Açık, işlenmemiş ve ağaçsız bölge. -ve
- RÉACTION DE SUBSTITUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= BERDEĞİTİMLİ REAKSİYONU
- BEREKETLENMEK ile BEREKETLENDİRMEK ile BEREKETSİZLEŞMEK ile BEREKETLENEBİLMEK ile BEREKET ile BEREKETLİ/LİK ile BEREKETSİZ/LİK
- BERELEMEK ile BERELENMEK ile BERELENEBİLMEK ile BERELEYEBİLMEK ile BERE ile BERELİ
- BERIBERI[İng.] / BERIBÉRI[Fr.] / REISESERKRANKKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİBERİ
- BERİD:
POSTA TEŞKİLÂTI ve/||/<> İSTİHBARAT TEŞKİLÂTI
- BERYLLIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMSDEDEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM DEDEKTÖRÜ
- BERYLLIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KARBONAT
- BERKİMEK ile/ve/||/<> SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK, GÜÇ KAZANMAK
- BERKİTMEK ile BERKİTİLMEK
- BER-MÛCEB-İ ÂTÎ ile/||/<> BER-MUTÂD ile/||/<> BU DAHİ ile/||/<> BEYNİNDE ile/||/<> MÜTESÂVİYEN
( Aşağıda geleceği gibi, aşağıda ifade olunacağı üzere. İLE/||/<> Alışılageldiği üzere, devamlı yapılagelen yönteme göre. İLE/||/<> Bu da bir öncesi gibi, yukarıda geçenin aynısı. İLE/||/<> Arasında, aralarında. İLE/||/<> Eşit olarak. )
- BERMUTAT[Fars. BER + Ar. MUTÂD] değil/yerine/= ALIŞILAGELEN BİÇİMDE, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ
- BERNOULLI EFFECT[İng.] / EFFET BERNOULLI[Fr.] / BEERNOULLI-EFFEKT, BERNOULLI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ ETKİSİ
- BERNOULLİ İLE PASCAL İLE ARŞİMET ile/||/<> AKIŞKAN STATİĞİ PRENSİPLERİ
( Sıvıların temel davranış ilkeleri. )
( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )
( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- BERNOULLİ NAZARİYESİ[Osm.] / BERNOULLI THEORY[İng.] / THÉORIE DE BERNOULLI[Fr.] / BERNOULLISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ KURAMI
- BERRAKLAŞMAK ile BERRAKLAŞTIRMAK ile BERRAKLAŞABİLMEK ile BERRAKLAŞTIRILMAK ile BERRAKLAŞTIRABİLMEK ile BERRAK/LIK
- BERRY PSEUDOROTATION ile/||/<> TURNSTİLE ROTASYON
( Berry TBP eksenel-ekvatoryal, turnstile tetrahedral. )
( Formül: 120° İLE 60° dönüş )
- BERTHELOT'S EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE BERTHELOT[Fr.] / BERTHELOTSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT HAL DENKLEMİ
- BERTILLONAGE/ANTROPOMETRİ -ile
( Suç işleyenlerin kimliğini bulmaya yarayan yollardan biri. )
- BESBELİRLİ
- PENTAVALENTE[Fr.] / FÜNFWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞDEĞERLİKLİ
- BEŞERİYET ile BEŞERİYETÇİ/LİK
- BEŞERİYYÂT[Ar.] ile BEŞERİYYET[Ar.]
( İnsan bilimi, antropoloji. İLE İnsanlık, beşerlik. )
- ... değil BEŞİBİRLİK
- BESİDOKU, ENDOSPERMA = SÜVEYDÂ = ENDOSPERME
- BESİN ile BESLENMEYLE İLGİLİ ile BESLENME
( ALIMENT vs. ALIMENTAL vs. ALIMENTARY )
( قوت ليموت ile غذا دهنده ile رزقي )
( قوت ليموت ile GHZA DAHANDEH ile رزقي )
- TENSION D'ALIMENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BESLEME GERİLİMİ
- BREEDING RATIO[İng.] / RAPPORT DE SURGÉNÉRATION[Fr.] / BRUTVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BESLEME ORANI
- BESLEMEK ile BESLENMEK ile BESLETMEK ile BESLENİLMEK ile BESLENEBİLMEK ile BESLETEBİLMEK ile BESLEYEBİLMEK ile BESLEK
- BESLEMEK ile/ve/<> BESTELEMEK
- BESLEMEK ile/ve/||/<>/> BİÇİMLENDİRMEK
- BESLEMEK ile/ve/<> DESTEKLEMEK
- BESLEMEK ve/||/<> DESTEKLEMEK
- BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA" değil/yerine/>< ACIKTIKÇA
- BESLENME VE ÇİĞNEME SÜRESİ/SAYISI:
YANLIŞSA/EKSİKSE değil/yerine/>< DOĞRUYSA/YERİNDEYSE/YETERİNCEYSE
( [İlâcın] Yararı yok. DEĞİL/YERİNE/>< Gerek yok. )
- BESLENME YETERSİZLİĞİ(DYSTROPHY)
- BESLENME ile BESLENME ODASI ile BESLENME SAATİ ile BESLENME SORUNU ile BESLENME UZMANI ile BESLENME EĞİTİMİ ile BESLENME ÇANTASI ile BESLENME BOZUKLUĞU ile BESLENME EĞİTİMCİSİ ile BESLENME YETERSİZLİĞİ
- BESLENME = NUTRITION[İng.] = NOURRIR[Fr.] = VERPFLEGEN[Alm.] = NUTRIRE[İt.] = NUTRIR[İsp.]
- BESLENME ve/||/<> TRİGLİSERİT
- BESLENMEDE, ...:
YEŞİL ve/||/<> SARI ve/||/<> TURUNCU ve/||/<> KIRMIZI ve/||/<> MOR
( Zehir atıcı. VE/||/<> Güzellik. VE/||/<> Kanserden koruyucu. VE/||/<> Kemik sağlığı. VE/||/<> Uzun yaşam. )
(
)
- BESLEYİCİ MADDELER, GIDA MADDELERİ = ECZA-İ GIZÂÎYE = PRINCIPES ALIMENTAIRES
- QUINTUPLE POINT[İng.] / FÜNFFACHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞLİ NOKTA
- BESMELE ile BESMELESİZ
- PENTAVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= BESØGELSERİKLİ
- BEŞPARMAK/BEŞPENÇE ile BEŞPARMAKOTU
( Derisidikenlilerden, beş ışınlı yıldız biçiminde bir deniz canlısı. | Beş renkte dokunmuş, çubuklu kumaş. İLE Gülgillerden, yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen, sürgüne karşı kullanılan bir bitki, kurtpençesi. )
( URASTER cum POTENTILLA REPTANS )
- FONCTIONS DE BESSEL[Fr.] ile/değil/yerine/= BESSEL FONKSİYONLARI
- BESSEL FONKSİYONU ile/||/<> LEGENDRE POLİNOMU
( Bessel silindirik simetri J_n, Legendre küresel P_l. )
( Formül: J_n(kr) İLE P_l(cosθ) )
- BESSEL FUNCTIONS[İng.] / BESSELSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEL İŞLEVLERİ
- BESSEMER CONVERTER[İng.] / BESSEMER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEMER DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- BESTE YAPMAK ile ŞİİR YAZ ile BESTELENMİŞ ile BESTECİ ile BİRLEŞTİRMEK ile BESTE YAPMAK ile ŞARKI SÖZÜ BESTELEMEK ile DİZGİ HARF YATAĞI ile KOMPOZİSYON ile KOMPOZİSYONLAR ile KOMPOST
( COMPOSE vs. COMPOSE POEM vs. COMPOSED vs. COMPOSER vs. COMPOSIATE vs. COMPOSING vs. COMPOSING LYRIC vs. COMPOSING STICK vs. COMPOSITION vs. COMPOSITIONS vs. COMPOST )
( تصنيف کردن ile آهنگ ساختن ile تلفيق کردن ile برشته در آوردن ile سرودن ile برشته نظم درآوردن ile شعر گفتن ile خاطرجمع ile متشکل ile نواساز ile مصنف ile تنظيم کننده ile آهنگساز ile آهنگ ساز ile مرکبان ile تاليف ile غزل سرائي ile ورساد ile انشاء ile تصنيف ile قطعه هنري ile ساخت ile تحرير ile مصنفات ile کود گياهي )
( TASNYFE KARDAN ile AHANG SAKHTAN ile TALFYGH KARDAN ile BARSHTEH DAR AVARDAN ile SORUDAN ile BARSHTEH NAZAM DARAVARDAN ile SHER GOFTAN ile KHATRAJMA ile MOTESHEKL ile نواساز ile مصنف ile TANZYM KONANDEH ile AHANGSAZ ile AHANG SAZ ile MARKABAN ile TALYFE ile غزل سرائي ile ورساد ile ENSHA ile تصنيف ile GHATE NPANNARY ile SAKHT ile تحرير ile MASNOFAT ile KOOD GYAHY )
- BESTELEMEK ile BESTELENMEK ile BESTELETMEK ile BESTELENEBİLMEK ile BESTELEYEBİLMEK ile BESTE/LİK ile BESTECİ/LİK ile BESTELİ ile BESTESİZ
- BESTELEYEN ile/ve/<>/değil/yerine DÜZENLEYEN/TERTİPLEYEN
- BESTENİGÂR -ile
( Klasik Türk müziğinde en eski birleşik makamlardan biri. )
- BETA DECAY, BETA DISINTEGRATION[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA[Fr.] / BETAZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA BOZUNUMU
- BETA ŞUALARI[Osm.] / BETA RAYS[İng.] / BETA-STRAHL, BETASTRAHLEN[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= BETA IŞINLARI
- BETAFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA İŞLEVİ
- BETA OXIDATION[İng.] / OXYDATION BETA[Fr.] / BETAOXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA OKSİDASYONU
- BETA SPECTRUM[İng.] / BETA-SPEKTRUM, BETASTRAHL SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFI/SPEKTRUMU
- BETA SPECTROMETER[İng.] / SPECTRE BÊTA[Fr.] / BETASPEKTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ
- BETELENMEK ile BETERLEŞMEK ile BETERLEŞEBİLMEK ile BETER
- BETELENMEK = KARŞI GELMEK, DİKLEŞMEK, KAFA TUTMAK
- BETİK ve/||/<>/< TAMAMLANDIĞI YERDE BAŞLAYAN
- BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]
- BETİM, BETİMLEME = TAVSÎF = DESCRIPTION
- BETİMLEMEK ile BETİMLENMEK ile BETİMLENEBİLMEK ile BETİMLEYEBİLMEK ile BETİ ile BETİK ile BETİM ile BETİLİ ile BETİSİZ ile BETİMSEL/LİK ile BETİMLEMECİ/LİK ile BETİMLEMELİ ile BETİLİ SANAT ile BETİSİZ SANAT ile BETİMSEL DİL BİLGİSİ ile BETİMLEMELİ DİL BİLGİSİ
- BETİMLEMEK ile/ve PLANLAMAK
( TO DESCRIBE vs./and TO PLAN )
- BETİMLEMELİ/TASAVVURLU DÜŞÜNME ile BETİMLEMESİZ/TASAVVURSUZ DÜŞÜNME
- BETİMLEYİCİ ETİK ile/ve/||/<> NORMATİF ETİK ile/ve/||/<> ÇÖZÜMLEYİCİ ETİK
- BETON ile SOMUT İSİM ile BETON DÖKÜMÜ ile BETONLAŞMA
( CONCRETE vs. CONCRETE NOUN vs. CONCRETE POURING vs. CONCRETION )
( ساروج شني ile جامد ile بتوني ile بتن ile بتون ile شفته ile بهم چسبيده ile اسم ذات ile اسم جامد ile شفته ريزي ile سنگال )
( SAROJ SHENY ile JAMAD ile BETONY ile BATAN ile BETON ile SHOFTEH ile BACPAM CHASBYDAH ile ESM ZAT ile ESM JAMAD ile SHOFTEH RYZY ile SANGAL )
- BETONİYER[Fr.] değil/yerine/= BETONKARAR/BETON KARIŞTIRICI
( Beton yapmak üzere çimento, kum ve suyu karıştıran makine. )
(1996'dan beri)