On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.003 başlık/FaRk ile birlikte,
32.003 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(127/129)
- YLD/YEARS LOST TO DISABILITY[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTİMİNE BAĞLI KAYBEDİLMİŞ YAŞAM YILLARI
- YLL/YEARS OF LIFE LOST[İng.] değil/yerine/= KAYBEDİLMİŞ YAŞAM YILLARI
- YOBAZLAŞMAK ile YOBAZLAŞTIRMAK ile YOBAZ/LIK ile YOBAZCA
- YOGA vs. MEDITATION
- YOGA ile/ve/<> MEDİTASYON
( Yoga, bağlantı(link), uyum demektir. Hem fizikî, hem de zihinsel olabilir. Yoga denilince, sadece özel hareketler olarak sınırlandırılmamamlıdır. İLE Yoga, dıştakini içe yöneltmektir. Meditasyon, sözcük bazında derin düşünme demektir. 1. Yönlendirme, 2. Onaylama, 3. Odaklanma, 4. Konsantrasyon, 5. Gerçekleştirme adımlarında sağlanır. 400 farklı meditasyon çeşidinden/yönteminden bahsedilir. )
( Yoga, iç varoluşun, dış varolanlar üzerinde işlem yapmasıdır. )
( Kendini anlama çabası, Yoga'dır. )
( Yoga: Sürekli mutluluğu içte arayış. )
( Yoga: Farkındalık içinde eylem. )
( Yoga, kendini-anlama yoluyla kendini özgürleştirme bilimi ve sanatıdır. )
( Yogi, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş kişidir. )
( Gerçeği arayan bir Yogi olur, bilgeliği arayan bir Gnani olur, mutluluğu arayan biri ise Eylem Adamı olur. )
( Gerçek ile sahteyi ayırt edebilme ve sahte olanı terk etme yolunda derin düşünülerek yapılan gündelik alıştırmalar, meditasyondur. )
( Başlangıç için birçok meditasyon biçimi vardır ama onlar birbirine karışarak sonunda bir olur. )
( Meditasyon, bizi tutsak eden bağları bulmamıza, onları çözmemize ve o tutsaklık limanından ayrılmamıza yardımcı olacaktır. )
( Sözcüklerin ötesine ulaşmak için tekrarlanan girişimlere meditasyon denir. )
( ... ile/ve/<> HÂL-İ İSTİĞRAK )
( YOGA vs./and/<> MEDITATION
Yoga is bending the outer to the inner.
The effort to understand yourself is Yoga.
Yoga: Seeking lasting happiness within.
Yoga: Awareness in action.
Yoga is the science and the art of self-liberation through self-understanding.
Deliberate daily exercise in discrimination between the true and the false and renunciation of the false is meditation.
There are many kinds of meditation to begin with, but they all merge finally into one.
Meditation will help you to find your bonds, loosen them, untie them and cast your moorings.
Yoga is the work of the inner self on the outer self.
A Yogi is a person whose goodwill is allied to wisdom.
Such repeated attempts to go beyond the words is called meditation. )
( ... ile/ve/<> CHAN )
- YOĞALMAK ile YOĞALTMAK ile YOĞALTILMAK
- BITTERN[İng.] / EAU MERE[Fr.] / SALZMUTTERLAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUN DENİZ SUYU
- KESİF[Osm.] / DENSE, CONCENTRATED[İng.] / DENSE, CONCENTRÉ[Fr.] / DICHT, KONZENTRIERT[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUN, DERİŞİK
- YOĞUN ile YOĞUN SOĞUK ile YOĞUNLAŞTIRMAK ile YOĞUNLAŞTIRICI ile YOĞUNLUK
( INTENSE vs. INTENSE COLD vs. INTENSIFY vs. INTENSIFYING vs. INTENSITY )
( شديد ile زمهرير ile شديد شدن ile شدت گرفتن ile شديد کردن ile شدت يافتن ile تشديد کردن ile تشديد يافتن ile مشدد ile سختي ile شدت )
( SHODYD ile زمهرير ile SHODYD SHODAN ile SHODAT GARAFTAN ile SHODYD KARDAN ile SHODAT YAFTAN ile TASHODYD KARDAN ile TASHODYD YAFTAN ile MOSHODAD ile SOKHTY ile SHODAT )
- KONDENSATIONSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA EĞRİSİ
- CONDENSATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA CONDENSATION[Fr.] / KONDENSATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA ISISI
- CONDENSATION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE CONDENSATION[Fr.] / KONDENSATIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA KATSAYISI
- CONDENSATION POINT[İng.] / KONDENSATION PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA NOKTASI
- KONDENSATIONSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA SICAKLIĞI
- YOĞUNLAŞMA ile DERİNLEŞME
( INTENSIFY vs. DEEPEN )
- YOĞUNLAŞMA ile DERİNLEŞME
( INTENSIFY vs. DEEPEN )
- YOĞUNLAŞMA ile/yerine DİKKAT
( TO INTENSIFY vs. ATTENTION
ATTENTION instead of TO INTENSIFY )
- YOĞUNLAŞMA ile/ve/yerine (EN AZINDAN) YAKINLAŞMA
( TO INTENSIFY vs./and TO APPROACH, TO GET CLOSER )
- YOĞUNLAŞMA ve/||/<> FARKLILAŞMA ve/||/<> BELİRLEME
- YOĞUNLAŞMA ile ODAKLANMA
( CONCENTRATION vs. TO GET FOCUS )
- YOĞUNLAŞMA ile/ve/<>/>< SEYRELME
( TEKÂSÜF[< KESÂFET] ile/ve/<>/>< TAHALLÜL[< HALL | çoğ. TAHALLÜLÂT][: Hallolma, parçaları birbirinden ayrılma. | [kimya] Ayrışma. ] )
- TEKÂSÜF[Osm.] / CONDENSATION[İng.] / CONDENSATION[Fr.] / KONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA
- TEKASÜF ETMEK[Osm.] / SICH KONDENSIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMAK
- YOĞUNLAŞMAK ile YOĞUNLAŞTIRMAK ile YOĞUNLAŞABİLMEK ile YOĞUNLAŞTIRABİLMEK ile YOĞUN/LUK ile YOĞUN DİSK ile YOĞUNLUKLU ile YOĞUN BAKIM
- YOĞUNLAŞTIRILABİLİR ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞMIŞ ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞMAK ile YOĞUNLAŞTIRILMIŞ ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞTIRICI
( CONDENSABLE vs. CONDENSATE vs. CONDENSATED vs. CONDENSATION vs. CONDENSE vs. CONDENSED vs. CONDENSEDNESS vs. CONDENSER )
( غليظ شدني ile منقبض شده ile چگاليده ile جمع شدگي ile تراکم ile تغليظ ile تلخيص ile چگالش ile متراکم کردن ile متراکم ile متراکم شدن ile متراکم ساختن ile تغليظ شدن ile تغليظ شده ile غليظ ile تغليظي ile همچگال ile فشرده ile فشردگي ile خازن )
( GHELYZ SHODANY ile MONAGHABZ SHODEH ile CHEGALYDAH ile JAM SHODEGY ile TARAKAM ile TAGHELYZ ile TALKHYSE ile CHEGALESH ile MOTERAKAM KARDAN ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SHODAN ile MOTERAKAM SAKHTAN ile TAGHELYZ SHODAN ile TAGHELYZ SHODEH ile GHELYZ ile تغليظي ile NPAMCHEGAL ile FESHARDEH ile FESHARDEGY ile KHAZAN )
- INSPISSATION[İng.] / VERDICKUNG, DICKWERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞTIRMA
- YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve SIKIŞTIRMA
( INTENSIFY vs./and TO SQUEEZE )
- TEKSİF ETMEK[Osm.] / TO CONDENSE[İng.] / KONDENSIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞTIRMAK
- YOĞUNLUK[İng. DENSITY] ile/||/<> İZOTONİK ÇÖZELTİ[İng. ISOTONIC SOLUTION] ile/||/<> PİROKLASTİK AKINTI[İng. PYROCLASTIC FLOW] ile/||/<> SUBTERAPÖTİK[İng. SUBTHERAPEUTIC] ile/||/<> SUPRATERAPÖTİK[İng. SUPRATHERAPEUTIC]
( Yoğunluk, diğer adıyla özkütle, belirli sıcaklık ve basınç koşullarında birim hacimdeki madde miktarıdır. Madde için ayırt edici bir özelliktir. SI birimi kg/m3'tür.
p
p ya da
d
d harfi ile gösterilir. @@ Ozmotik basıncı göze içi ile aynı olan çözeltilere verilen addır. Bir hayvan gözesi izotonik bir ortama konulduğunda plazmolize ya da hemolize uğramaz. Çünkü göze içi ve göze dışı yoğunluklar eşit olduğundan gözenin su dengesi bozulmamış olur. @@ Piroklastik akıntı, yüksek yoğunluklu bir sıcak, parçalanmış katı madde ve genişleyen gaz karışımıdır. Saatte 100 kilometreden (saatte 60 mil) daha yüksek hızlara ve 200° ile 700° Santigrat (392° ile 1292° Fahrenheit) arasındaki sıcaklıklara ulaşan piroklastik akıntılar, tüm volkanik tehlikeler arasında en ölümcül olanı kabul edilir. @@ Tıbbi bir tedavide terapötik konsantrasyondan ya da minimum dozdan daha düşük ilaç miktarları ya da bunlarla ilgili kullanılan terim. Bir ilacın ya da tedavinin önerilen tedavi aralığının altında bir dozda ya da yoğunlukta kullanılması. @@ Tıp ve farmakoloji alanında kullanılan terim. Bir ilacın ya da tedavinin önerilen tedavi aralığının üstünde bir dozda ya da yoğunlukta kullanılması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DENSITY MODULATION[İng.] / MODULATION DE DENSITÉ[Fr.] / DICHTEMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUK KİPLEMESİ
- DENSITY MATRIX[İng.] / MATRICE DENSITÉ[Fr.] / DICHTEMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUK MATRİSİ
- AEROMETRE[Osm.] / HYDROMETER, AEROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE, ARÉOMÈTRE[Fr.] / AREOMETER, DICHTMESSER, DENSIMETER, HYDROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUK ÖLÇER
- SPECIFIC RESISTIVITY OF DENSITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ SPÉCIFIQUE DE DENSITÉ[Fr.] / DICHTEPEZIFISCHEWIDERSTAND, SPEZIFISCHER DICHTEWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUK ÖZGÜL DİRENCİ
- YOĞUNLUK ile AKIŞMAZLIK/VİSKOZİTE
( Bir nesnenin birim oylumdaki kütlesi. İLE Bir sıvının akmaya karşı gösterdiği direnç. )
- DENSITOMETER, PYCNOMETER[İng.] / DENSIMÈTRE[Fr.] / DENSITOMETER, DICHTEMESSER, SENKWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUKÖLÇER
- YOĞURMAK ile YOĞURTMAK ile YOĞURTLAMAK ile YOĞURABİLMEK ile YOĞURT ile YOĞURTLU ile YOĞURTÇU/LUK ile YOĞURT OTU ile YOĞURT ÇİÇEĞİ ile YOĞURT TATLISI ile YOĞURT ÇORBASI ile YOĞURTLU KEBAP
- YOĞUŞTURMAK ile YOĞUŞTURUCU
- YOK DEMEK ile/değil/yerine GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK
- VERNICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YOK ETME
- YOK ETMEK ile BAŞKALAŞTIRMAK
- ANNIHILATION RADIATION[İng.] / ANNIHILATION RADIATION[Fr.] / ANNIHILATIONSSTRAHLUNG, VERNICHTUNGSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YOK OLMA IŞINIMI/IŞINI
- ANNIHILATION[İng.] / ANNIHILATION[Fr.] / ANNIHILATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YOK OLMA
- YOK OLMA ile/ve/değil "BUHARLAŞMA"
- YOK OLMA ile/ve RÜZGÂRLIĞI KALMAMA
- YOK OLMAK ile KAYBOLMA ile ORTADAN KAYBOLDU ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI ile ONAYLAMAMA ile ONAYLAMAMAK ile ONAYLANMADI
( DISAPPEAR vs. DISAPPEARANCE vs. DISAPPEARED vs. DISAPPOINT vs. DISAPPOINTED vs. DISAPPOINTMENT vs. DISAPPROVAL vs. DISAPPROVE vs. DISAPPROVED )
( معدوم شدن ile ناپديد شدن ile ناپيدا شدن ile پريدن ile مفقود شدن ile غيب شدن ile زائل شدن ile زائل ile ناپديدي ile مفقود شده ile ناپديد ile مايوس کردن ile ناخشنود کردن ile ناکام کردن ile دل مرده کردن ile نا اميد کردن ile دل شکستن ile نااميد کردن ile نوميد کردن ile مايوس ile افسرده ile دل مرده ile نوميد ile ناکام ile تلخ کام ile دلشکستگي ile تلخ کامي ile مايوسي ile حرمان ile نامرادي ile تقبيح ile نپسنديدن ile بد دانستن ile تقبيح کردن ile مکروه )
( MADOM SHODAN ile NAPADYD SHODAN ile NAPYDA SHODAN ile PARYDAN ile MAFGHOD SHODAN ile GHYBE SHODAN ile ZAEL SHODAN ile ZAEL ile NAPADYDY ile MAFGHOD SHODEH ile NAPADYD ile MAYVES KARDAN ile NAKHSHNOD KARDAN ile NAKAM KARDAN ile DEL MARDEH KARDAN ile NA AMYD KARDAN ile DEL SHKASTAN ile NAOMYD KARDAN ile NOMYD KARDAN ile مايوس ile AFSARDEH ile DEL MARDEH ile NOMYD ile NAKAM ile TALKH KAM ile DELESHKASTGY ile TALKH KAMY ile مايوسي ile HARMAN ile NAMRADY ile TAGHABYHE ile NAPSANDYDAN ile BAD DANSTAN ile TAGHABYHE KARDAN ile MOKROH )
- YOK ile/ve/değil/yerine GÖSTERİLEMEYEN
- YOK ile/değil HENÜZ/ŞU ANDA BİLİNMEYEN
( [not] NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./but UNKNOWN AT THE MOMENT )
- YOK ile/ve PAYLAŞILABİLİR OLMAYAN
( NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./and UNSHARED )
- YOK ile/ve/değil/yerine TESPİT EDİLEMEZLİK
- YOK ile/değil/yerine YOK DENİLEBİLECEK KADAR AZ
- YOK ile/ve/değil ZORUNLULUĞUNUN OLMAMASI
( [not] NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./and/but LACK OF OBLIGATION )
- YOKLAMAK ile YOKLANMAK ile YOKLATMAK ile YOKLAŞMAK ile YOKLAYABİLMEK ile YOKLAYIVERMEK
- YOKLUĞA DAYANAMAYAN ile/>< VARLIĞA DAYANAMAYAN
- YOKLUK = NON-BEING[İng.] = NON ÊTRE[Fr.] = NICHTSEIENDE[Alm.] = NON-EUS[Lat.]
- YOK/LUK değil/yerine SINIRLANAMAZ/LIK
- YOKSULLARIN "KURABİLDİĞİ", ANCAK ...:
HAYAL ve/||/<> TURŞU
- YOKSULLAŞMAK ile YOKSULLAŞTIRMAK ile YOKSUL/LUK ile YOKSULLUK SINIRI ile YOKSULLUK BELGESİ
- YOKSULLAŞTIRMAK ile YOKSUL ile YOKSULLAŞMA
( IMPOVERISH vs. IMPOVERISHED vs. IMPOVERISHMENT )
( خانه خراب کردن ile بي نيرو کردن ile فقيرنشين ile بينواسازي )
( KHANEH KHARAB KARDAN ile BEY NEYRO KARDAN ile فقيرنشين ile بينواسازي )
- YOKSULLUĞU SONLANDIRMAK:
HAYIR İŞİ ile/ve/değil/||/<> ADÂLET
- YOKSULLUK ile YOKSUL ile HAZIMSIZ ile SİNDİRİLEMEZ ile HAZIMSIZLIK
( INDIGENCE vs. INDIGENT vs. INDIGESTED vs. INDIGESTIBLE vs. INDIGESTION )
( مسکنت ile تنگ دستي ile تهيدستي ile بيمايگي ile ناداري ile بدگذران ile تنگ دست ile تهيدست ile ضعفاء ile احتياج مند ile بينوا ile بي مايه ile هضم نشده ile نا گواريده ile فکر نکرده ile دير هضم ile ناگوارا ile سوء هاضمه ile رودل ile بدهزمي )
( مسکنت ile TANG DASTY ile تهيدستي ile BEYMAYGY ile ناداري ile BADGOZARAN ile TANG DAST ile TAHYDAST ile ضعفاء ile EHTYAJ MAND ile بينوا ile BEY MAYYEH ile NPAZM NESHODEH ile NA GOVARYDAH ile FEKAR NAKARDEH ile دير هضم ile NAGVARA ile SUE CPEHAZEMEH ile رودل ile بدهزمي )
- YOKSUNLUK ile/ve/değil/> GEREKSİNİM
( [not] DEFICIENCY vs./and/but/> NEED )
- YOKSUNLUK ile/ve GEREKSİNİM
( DEPRIVATION vs./and NEED )
- YOKSUNLUK ile/ve/||/<> (OPTIMAL/OMNIPOTANT) KIRILMA
- YOKTU değil KAYITLARDA YOK/BULUNMUYOR
- YOKUŞ ile KIRKMERDİVEN
( ... İLE Dik yokuş. )
- YOKUŞ ile PALANDÖKEN
( ... İLE Taşlık yokuş. )
- [ne yazık ki]
"YOKUŞA SÜRMEK" ile/ve/<> "BİN DEREDEN SU GETİRTMEK" ile/ve/<> "ENSESİNDE BOZA PİŞİRMEK"["kafasında" değil!] ile/ve/<> "TOPU, TACA ATMAK" ile/ve/<> TRİBÜNLERE OYNAMAK ile/ve/<> İPE UN SERMEK
- [ne yazık ki]
YOKUŞA SÜRMEK ile/yerine ÜMİTSİZLENDİRMEK
( TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR
TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR instead of TO MAKE DIFFICULTIES )
- YOL GÖSTERİRKEN, YOL KESMEK ile/ve/<> YOL KESERKEN, YOL GÖSTERMEK
- YOL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- YOL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- PATH[İng.] / TRAJECTOIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YOL
- YOL ile YOL BEL ile YOL YOL ile YOL AĞZI ile YOL BOYU ile YOL AZIĞI ile YOL ERKAN ile YOL AYRIMI ile YOL EVLADI ile YOL HALISI ile YOL KİLİMİ ile YOL PARASI ile YOL UĞRAĞI ile YOL YORDAM ile YOL İŞARETİ ile YOL KARDEŞİ ile YOL YORGUNU ile YOL HARİTASI ile YOL HARÇLIĞI ile YOL KARDEŞLİĞİ ile YOL YORGUNLUĞU
- YOLA ÇIKMAK:
"İKNA EDİLMİŞLER" İLE ile/değil/yerine/>< İNANMIŞLAR İLE
- YOLA ÇIKMAK:
"YAŞAMDAN KAÇMAK İÇİN" ile/değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK ÜZERE
- YOLCULAMAK ile YOLCU/LUK ile YOLCU TRENİ ile YOLCU GEMİSİ ile YOLCU SALONU
- YOLCULUK:
[önce] SÖZSÜZ BIRAKIR sonra/> ÖYKÜ ANLATICISINA DÖNÜŞTÜRÜR
- Yolculukta KONUŞ!!!
- YOLDAN ÇIKMIŞ OLMAK ile/ve/değil YOLDAN UZAKLAŞMIŞ OLMAK
- YOLDURMAK ile YOLDURTMAK
- YOLLAMAK ile YOLLANMAK ile YOLLATMAK ile YOLLAYABİLMEK
- YOLUNU AÇMAK ile/ve YOLUNU OLUŞTURMAK
- ... YOLUYLA ile/ve ... ARACILIĞIYLA
- YONCA ile TAVŞANBIYIĞI
( ... İLE Bir tür yonca. )
- YONCA ile ÜÇGÜL/YABANYONCASI/TİRFİL[Yun.]
( TRIFOLIUM )
- ISOTROPIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ISOTROPE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ IŞINIM
- ISOTROPIC DIELECTRIC[İng.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ YALITKAN
- YÖNELİMSEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK
- ORIENTIERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME ETKİSİ
- YÖNELME ile/ve/||/<>/> YAKINLAŞMA (İSTEĞİ)
- ORIENTIERUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME KUTUPLANMASI
- ORIENTIERUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME KUVVETİ
- ORIENTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME
- YÖNELMEK ile YÖNELTMEK ile YÖNELTİLMEK ile YÖNELEBİLMEK ile YÖNELTEBİLMEK
- YÖNETİCİLER:
"SEÇKİN" ve/<> "KOZMİK" ve/<> "İLÂHİ"
- YÖNETİCİLER ile/ve/<> BİLİMBİREYLERİ
( Toplumun ilerlemesi için bu iki sınıfın doğru ve gerektiği gibi çalışması/davranması gerekmektedir. )
( UMERÂ ile/ve/<> ULEMÂ )
- Yöneticilerle KONUŞ!!!
- YÖNETİM:
HASARLARI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIKLARI
- YÖNETİM İŞLEMLERİNDE:
YETKİ ile/ve/||/<> BİÇİM ile/ve/||/<> NEDEN ile/ve/||/<> KONU ile/ve/||/<> AMAÇ
- YÖNETİM KONSEYİ ile YÖNETMEK ile YÖNETİŞİM ile MÜREBBİYE ile YÖNETEN ile DEVLET ile HÜKÜMETE SADIK ile HÜKÜMET YETKİLİSİ ile HÜKÜMETE AİT ile HÜKÜMET TERÖRÜ ile HÜKÜMET TERÖRİSTİ ile HÜKÜMETSİZ ile HÜKÜMETLER ile VALİ ile GENEL VALİ ile VALİLER ile VALİLİK
( GOVERNING COUNCIL vs. GOVERN vs. GOVERNANCE vs. GOVERNESS vs. GOVERNING vs. GOVERNMENT vs. GOVERNMENT LOYALIST vs. GOVERNMENT OFFICIAL vs. GOVERNMENTAL vs. GOVERNMENTAL TERRORISM vs. GOVERNMENTAL TERRORIST vs. GOVERNMENTLESS vs. GOVERNMENTS vs. GOVERNOR vs. GOVERNOR GENERAL vs. GOVERNORS vs. GOVERNORSHIP )
( فرمانداري کردن ile حکم راندن ile حکمراني کردن ile تابع خود کردن ile حکومت کردن ile فرمانداري ile زنحاکم ile مديره ile اولوالامر ile شوراي حکومتي ile عقل اختيار ile حکومت ile دولتي ile دولت ile دولت خواه ile دولتمرد ile ديواني ile حکومتي ile تروريسم دولتي ile تروريست دولتي ile بي دولت ile دول ile حکمران ile حکومت نشين ile استاندار ile والي ile حاکم ile فرماندار ile فرمانده ile فرمانفرما ile فرماندار کل ile حکام ile استانداري ile حکمراني )
( FARMANDARY KARDAN ile HOKAM RANDAN ile HOKMRANY KARDAN ile TABE KHOD KARDAN ile HOKOMET KARDAN ile FARMANDARY ile زنحاکم ile MADYRAH ile OLVALAMER ile SHORAY HOKOMETY ile AGHAL AKHTYAR ile HOKOMET ile DOLATY ile DOLAT ile DOLAT KHAH ile DOLTMARD ile DYVANY ile حکومتي ile TARVARYSAM DOLATY ile TARVARYSET DOLATY ile BEY DOLAT ile دول ile حکمران ile HOKOMET NESHYNE ile ESTANDAR ile والي ile HAKAM ile FARMANDAR ile FARMANDEH ile FARMANFARMA ile FARMANDAR KEL ile حکام ile ESTANDARY ile حکمراني )
- YÖNETİM = MANAGEMENT[İng.] = DIRECTION[Fr.] = VERWALTUNG[Alm.] = DIREZIONE[İt.] = MANEJO[İsp.]
- YÖNETİM ile/ve/||/<>/> YÖNETİMİN SORUMLULUĞUNUN, TARİHSEL GELİŞİMİ
( ... İLE/VE/||/<>/> Blanco Kararı ile. [1873] )
- YÖNETİM ile YÖNETİMSEL ile YÖNETİM YERİ ile YÖNETİM GİDERİ ile YÖNETİM KURULU
- YÖNETİMİN, KUSURSUZ SORUMLULUĞU:
"İLKE" değil/>< İSTİSNA OLMALI
- YÖNETİMSEL:
İŞLEM ile/ve/||/<> EYLEM
- YÖNETİMSEL SORUMLULUĞUN TARİHSEL GELİŞİMİNDE:
MÜLK-DEVLET KURAMI ile/ve/||/<>/> POLİS-DEVLET ANLAYIŞI ile/ve/||/<>/> HAZİNE KURAMI
( Prusya, Büyük Frederich. İLE/VE/||/<>/> Nazi Almanya'sı, Stalin Rusya'sı. İLE/VE/||/<>/> Devlet ve hazine, ayrı tüzel kişilik. )
- YÖNETİMSEL/İDARÎ İŞLEM ile/ve/||/<> YÖNETİMSEL/İDARÎ EYLEM
- YÖNETMEK ile YÖNETİLMEK ile YÖNETTİRMEK ile YÖNETEBİLMEK ile YÖNETİCİ/LİK ile YÖNETSEL ile YÖNETİCİ ÖZETİ ile YÖNETİCİ ASİSTANI
- YÖNETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNLENDİRMEK
- YÖNETME/LİK ile YÖNETMEN/LİK ile YÖNETMEN YARDIMCISI ile YÖNETMEN YARDIMCILIĞI
- ... YÖNETMENLİĞİ değil ... YÖNETMELİĞİ
- YÖNEYLEM ile YÖNEYLEM ARAŞTIRMASI
- YONGALAMAK ile YONGA ile YONGAR
- YÖNLENDİREBİLMEK ile YÖNLENDİRİCİ
- YÖNLENDİRİLEBİLİR YEDEKTE:
KARE ile/ve/||/<> YUVARLAK ile/ve/||/<> ÜÇGEN(BEAMER)
( Alçak koşul. @@ Alçak koşul. @@ ... )
- YÖNLENDİRİM -değil/yerine/=
- YÖNLENDİRME ile/değil ANIMSATMA
- YÖNLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZENLEME
- YÖNLENDİRME ile YERLEŞTİRME
( YUDEBBİR ile YUKARRİR )
( TO ORIENTATE vs. TO LOCATE )
- [ne yazık ki]
"YÖNLENDİRME" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM/LAMA
- YÖNLENDİRMEK ile DİVERTİKÜL
( DIVERT vs. DIVERTICULUM )
( عطف کردن ile معطوف داشتن ile استطاله ile کوره راه )
( ATF KARDAN ile MOATUF DASHTAN ile استطاله ile KOREH RAH )
- YÖNLENDİRMEK ile/yerine YÖN GÖSTERMEK
( TO ORIENTATE vs. TO SHOW DIRECTION )
- ORIENTATION EFFECT[İng.] / EFFET D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME ETKİSİ
- ORIENTATION POLARIZATION[İng.] / POLARISATION D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME KUTUPLANMASI
- ORIENTATION FORCE[İng.] / FORCE D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME KUVVETİ
- TEVCİH[Osm.] / ORIENTATION[İng.] / ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME
- YÖNLENMEK ile YÖNLENDİRMEK ile YÖNLENDİRİLMEK
- YÖNLÜ SEÇİLİM ile/||/<> DENGELEYİCİ SEÇİLİM
( Yönlü tek yön seçilim, dengeleyici ortalama. )
( Formül: Trend İLE balanced )
- YÖNTEM:
FELSEFÎ(EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> KURGUL ile/ve/||/<> SALTIK
- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YÖNTEMSELLİK
( Bir şeyler için önceden belirli bir yöntem yoktur(aranamayabilir/bulunamayabilir). İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Herşeye uygun bir yöntemsellik vardır(aranabilir/bulunabilir). )
- YÖNTEMBİLİM = USULİYAT = METHODOLOGY[İng.] = MÉTHODOLOGIE[Fr.] = METHODOLOGIE, METHODENLEHRE[Alm.]
- METHOD UNCERTAINTY, SM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖNTEMDEKİ BELİRSİZLİK, SM
- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK
( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )
- YÖNTEMLER ile/ve/||/<>/< KAÇINILMASI GEREKEN "YÖNTEMLER"
- YONTKUŞU = KUYRUKSALLAYAN
- YONTMAK ile YONTULMAK ile YONTABİLMEK ile YONT ile YONTU ile YONTUCU/LUK ile YONT KUŞU
- [ne yazık ki]
YORAN:
KOŞULLARIN "AĞIRLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ETRAFINI ANLAMAYAN KİŞİLERİN SAĞIRLIĞI
- YORDURMAK ile YORDURTMAK
- YÖRESELLEŞMEK ile YÖRESELLEŞTİRMEK ile YÖRE ile YÖRESEL/LİK
- YORGALAMAK ile YORGA ile YORGAN ile YORGANCI/LIK ile YORGAN YÜZÜ ile YORGAN İPLİĞİ ile YORGAN İĞNESİ ile YORGAN KAVGASI ile YORGAN ÇARŞAFI
- YORGUN/LUK ile/ve/||/<> SAYRI/LIK(HASTA/LIK[Fars. < HASTE: Yorgun.])/İGLELMEK[: Sayrılanmak/hastalanmak.][dvnlgttrk]
( TA'B ile MARÎZ[< MARAZ]/ÂLİL[: Sayrı(hasta). | Sakat, kör.], VASIB
TAVSÎF-ÜL-EMRÂZ: Sayrılıklar ilmi. )
( ... ile BÎMÂR/Î )
- YÖRÜK ÇADIRLARINDA:
SAĞ TARAF ile/ve/||/<>/> SOL TARAF
( Kadınların oturduğu. İLE/VE/||/<>/> Erkeklerin oturduğu. )
( Ev sahibinin oturduğu. İLE/VE/||/<>/> Konuğun oturduğu. )
( Kapı, güneydedir. )
- | YORULDUĞUMUZ ZAMAN/ZEMİN/KOŞULLAR ve DURULDUĞUMUZ ZAMAN/ZEMİN/KOŞULLAR |
ve/||/<>/>/<
KIRILDIĞIMIZ ZAMAN/ZEMİN/KOŞULLAR
( Olduğumuz/oluştuğumuz. VE/||/<>/>/< Kırıldığımız. )
- YORULDUĞUMUZDA:
"BIRAKMAK/VAZGEÇMEK" ile/ve/değil/yerine/||/></< DİNLENMEK
- YORULMAK ile YORULABİLMEK ile YORULUVERMEK
- YORULUYOR İNSAN değil YORULUYORUM
( Kişisel ve/ya da özel olan bir durumu, genelleyerek ya da abartarak, [kendine hizmet eden/çıkarına uyan] "akla" bürümenin [rasyonalizasyonun], çevreye hiçbir etkisi/katkısı olmadığı gibi, en başta, bu sözü söyleyen kişiye ve çevresine/zihinlere olan yükü çok fazladır. Aslolan da, ne söyleyeceğini bilmek değil ne söylemeyeceğini düşünmek ve ona göre konuşmak/konuşabilmektir! )
- YORUM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- YORUM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- YORUM YAPMAK/YAPABİLMEK ile/ve BAĞLANTI KURMAK/KURABİLMEK
( Yorum, doğruyu tespit için değil yanlıştan kaçınmak için yapılan bir etkinliktir. )
- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK
( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but MULTI MEANING
MULTI MEANING instead of INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and EVALUATION )
- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and TRANSFORMER INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GERİBİLDİRİM
( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but/||/<>/>/< FEEDBACK
FEEDBACK instead of INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ve/||/<>/> KILAVUZLUK
- YORUM ile/ve KURGU/SPEKÜLÂSYON
( INTERPRETATION/COMMENT vs. SPECULATION )
- YORUM = TEFSİR = INTERPRETATION[İng., Alm.] = INTERPRÉTATION[Fr.] = INTERPRETARE[Lat.] = INTERPRETACIÓN[İsp.]
- YORUM ile/ve YORUMUN ETKİSİ/EGEMENLİĞİ
- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL
- YORUMBİLİM ve SANAT
( Her alanda düşünebilme ve konuşabilme olanağı. )
( HERMENEUTIC and ART )
- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ve ÇOKLU YAKLAŞIM
- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM
( [not] TO INTERPRET vs./but HERMENEUTIC )
- YORUM(LAMA)DA:
VARLIK BAKIMINDAN ile/ve ANLAM BAKIMINDAN
( TO INTERPRET: IN EXISTENCE vs./and IN MEANING )
- YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DEĞİŞTİRMEK
( "Filozoflar, şimdiye kadar dünyayı sadece çeşitli biçimde yorumladı. Konu, onu değiştirmektir." )
- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK
( TO INTERPRET and TO TRANSFORM )
- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK
( [not] TO INTERPRET vs./and/but/||/<>/> TO CONCLUDE )
- YORUMLAMAK ve/< YORULMAK
( Yorumlayacaksan, önce (bilgilenmek üzere) yorulacaksın/yorulmalısın! )
- YORUMLAMAK ile YORUMLANMAK ile YORUMLATMAK ile YORUMLANABİLMEK ile YORUMLATABİLMEK ile YORUMLAYABİLMEK ile YORUM ile YORUMCU/LUK ile YORUMLU ile YORUMSUZ/LUK
- YORUMLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> YÖNETİLEBİLİR/LİK
- YORUMSAMA = HERMENEUTICS[İng.] = HERMÉNEUTIQUE[Fr.] = HERMENEUTIK[Alm.] = HERMENEUTIKE < HERMENEUEIN[Yun.]
- ORBITAL ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE ELEKTRONU
- MAHREK[Osm.] / ORBIT, TRACK[İng.] / ORBITE, TRAJECTOIRE[Fr.] / BAHN, ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE
- ORBITAL ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE ORBITAL[Fr.] / ORBITALDREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL AÇISAL MOMENTUM
- ORBITAL SYMMETRY[İng.] / AUGENBÖHLENSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BAKIŞIM
- ORBITAL DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BOZUNUM
- ORBITAL MOTION[İng.] / MOUVEMENT ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL HAREKET
- ORBITAL QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUANTUM SAYILARI
- NOMBRE QUANTIQUE ORBITAL[Fr.] / AZIMUTALE QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUVANTUM SAYISI
- ORBITAL MAGNETIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK DEVİNİRLİK
- MOMENT MAGNÉTIQUE ORBITAL[Fr.] / ORBITALMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK MOMENT
- ORBITAL PARITY[İng.] / PARITÉ ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL PARİTE
- SYMÉTRIE ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL SİMETRİ
- YOSUN ile FUKUSGİLLER
( Suyosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen, esmer bir yosun. )
- YOSUNLANMAK ile YOSUNLAŞMAK ile YOSUN ile YOSUNLU ile YOSUN KÜLÜ
- YOUNG'S MODULUS[İng.] / MODULE D'ÉLASTICITÉ, MODULE DE YOUNG[Fr.] / YOUNGSCHER ELASTIZITÄTSMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= YOUNG ESNEKLİK MODÜLÜ
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KURUMLAŞMA
- TEREDDÎ[Osm.] / DEGENERACY[İng.] / DÉGÉNÉRESCENCE[Fr.] / DEGENERATION, ENTARTUNG, ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMA
- YOZLAŞMA ile YOBAZLAŞMA
- YOZLAŞMAK ile YOZLAŞTIRMAK
- DEGENERATE ELECTRON GAS[İng.] / GAZ D'ÉLECTRONS DÉGÉNÉRÉ[Fr.] / ENTARTETES ELEKTRONGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ ELEKTRON GAZI
- DEGENERATE CONDUCTION BAND[İng.] / BANDE DE LA CONDUCTION DÉGÉNÉRÉE[Fr.] / ENTARTETES LEITUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ İLETİM BANDI
- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI
( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )
( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )
( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )
- YOZLAŞTIRMAMALI!
- YPRESIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= YİPRESİYAN EPOKU
( Günümüzden 55.800.000 ile 48.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YSA/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK/S[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞ(LAR)I
- YÜCEGÖNÜLLÜLÜK = GENEROSITY[İng.] = GÉNÉROSITÉ[Fr.] = EDELMUT[Alm.] = GENEROSITAS[Lat.]
- YÜCELMEK ile YÜCELEBİLMEK ile YÜCE/LİK ile YÜCE GÖNÜLLÜ/LÜK
- YÜCELTMEK ile YÜCELTİLMEK ile YÜCELTEBİLMEK
- YUDUMLAMAK ile YUDUMLANMAK ile YUDUMLATMAK ile YUDUMLAYABİLMEK ile YUDUM ile YUDUM YUDUM
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile GÖZÜKARA/LIK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ
- YUGOSLAVYA > BOSNA-HERSEK, HIRVATİSTAN, KARADAĞ, KOSOVA, MAKEDONYA, SIRBİSTAN, SLOVENYA
(
)
- YUHALAMAK ile YUHALANMAK ile YUHALATMAK ile YUH ile YUHA
- CHARGE-TRANSFER DEVICE DETECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK-AKTARIM DEDEKTÖRLERİ, CTD
- CHARGE TRANSFER[İng.] / CHARGE TRANSFÉRER[Fr.] / LADUNGSAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK AKTARIMI
- CHARGE INDEPENDENCE[İng.] / INDÉPENDANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSUNABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK BAĞIMSIZLIĞI
- LADUNGSSPEICHERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DEPOLAMA TRANSİSTÖRÜ
- CHARGE STORAGE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À STOCKAGE DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK DEPOLAMALI TRANSİSTÖR
- CHARGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSRESISTENZ, LADUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DİRENCİ
- CHARGE LINE[İng.] / LIGNE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DOĞRUSU
- CHARGE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK ENERJİSİ
- PARITÉ DE CHARGE-CONJUGAISON[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK-EŞLENİK PARİTESİCHARGE CONJUGATİON PARİTY
- CONSERVATION DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK KORUNUMU
- CHARGE QUANTIZATION[İng.] / QUANTIFICATION DE LA CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK KUANTALANMASI
- LADEQUANTISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK KUANTİZASYONU
- LADUNGSMULTIPELT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK MULTİPLETİ
- CHARGE CARRIER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PORTEURS DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGERDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI YOĞUNLUĞU
- CHARGE CARRIER[İng.] / PORTEUR DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI
- CHARGE NEUTRALITY[İng.] / NEUTRALITÉ DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK YANSIZLIĞI
- KANÛN-İ HAMÛLE-İ BERKİYE[Osm.] / CHARGE LAW[İng.] / LOI DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK YASASI/KANUNU
- UP QUARK[İng.] / QUARK UP[Fr.] / ERHÖHENQUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKARI KUARK
- YUKAWA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA POTANSİYELİ
- YÜKLEDİĞİN ile/ve/||/<> YÜKLENDİĞİN
- YÜKLEM = ATTRIBUTE[İng.] = ATTRIBUT[Fr., Alm.] = ATTRIBUTUM[Lat.]
- YÜKLEM = MAHMUL = PREDICATE[İng.] = PRÉDICAT[Fr.] = PRÄDIKAT[Alm.] = PRAEDICATUM[Lat.] = KATEGOREMA[Yun.]
- LOADING[İng.] / CHARGEMENT[Fr.] / AUFLADUNG, AUFLADUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME/YÜKLEYİCİ AKIMI
- YÜKLEMEK ile/ve/değil/||/<> GENİŞLETMEK
- YÜKLEMEK ile YÜKLENMEK ile YÜKLETMEK ile YÜKLENİLMEK ile YÜKLETİLMEK ile YÜKLETTİRMEK ile YÜKLENEBİLMEK ile YÜKLETEBİLMEK ile YÜKLEYEBİLMEK ile YÜKLEM ile YÜKLER ile YÜKLEM GRUBU ile YÜKLEM ÖBEĞİ ile YÜKLEM BİRLİĞİ
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> ÇELİŞMEZLİK
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> TERİMLERİN SINIFLANDIRILMASI
- CHARGED CONDUCTOR ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETE LEITERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN ENERJİSİ
- CHARGED CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETER LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN
- HIGH PRESSURE CLOUD CHAMBER[İng.] / HOCHDRUCKNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI BULUT ODASI
- HIGH PRESSURE MERCURY VAPOUR LAMP[İng.] / LAMPE À VAPEUR DE MERCURE HAUTE PRESSION[Fr.] / HOCHDRUCKQUECKSILBERDAMPFLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI CIVA BUHARLI LAMBA
- CHAMBRE DU BROUILLARD À LA PRESSION HAUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI SİS ODASI
- YÜKSEK BAŞKENTLER:
LHASA ve LA PAZ ve QUITO ve SANAA
( Tibet'te.[En yüksek] VE Bolivya'da.[2. sırada] VE Ekvator'da.[3. sırada.] VE Yemen'de.[2400 m.][4. sırada.][Burada yaşayanların, her yıl en az bir kez deniz seviyesine inmeleri gerekmektedir.] )
- HIGH ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES HAUTES ÉNERGIES[Fr.] / HOCHENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİ FİZİĞİ
- HEED REFLECTION, HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION PAR DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI YANSIMASI
- HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIE-ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI
- HIGH ENERGY NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIENEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ NÖTRONLAR
- HIGH ENERGY PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIETEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ PARÇACIK
- HIGH ENERGY SCATTERING[İng.] / DISPERSION À HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ SAÇILMA
- HOCHENERGIE-REFLEXIONSELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ YANSIMALI ELEKTRON KIRINIMI
- HIGH EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİ-ISIL NÖTRONLAR
- HOCHEPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİTESMEL NÖTRONLAR
- YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK FİKİRLİLİK
( HIGH-MINDED vs. HIGH-MINDEDNESS )
( بامناعت ile بزرگ منش ile مناعت ile بزرگي طبع ile بزرگ منشي )
( BAMENAAT ile BOZORG MONASH ile MENAAT ile BOZORGY TAB ile BOZORG MONASHY )
- HOCHFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS AKIMI
- TEVÂLÎ-İ ÂLİ[Osm.] / HIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HAUTE[Fr.] / HOCHFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS
- HIGH VOLTAGE ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNGSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK GERİLİMLİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- YÜKSEK OMURGALILAR ile/ve AŞAĞI OMURGALILAR
( FIKARİYYE-İ/FEKARİYYE ÂLİYYE ile/ve FIKARİYYE-İ/FEKARİYYE SÜFLİYYE )
(1996'dan beri)