On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(108/125)
- TANGENT COMPASS[İng.] / BOUSSOLE DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTENKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT PUSULASI
- TANGENT LAW[İng.] / LOI DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTEN-GESETZ, TANGENTIALES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT YASASI
- GALVANOMÈTRE À TANGENT[Fr.] ile/değil/yerine/= TANJANTLI GALVANOMETRE
- TANNIC ACID[İng.] / ACIDE TANNIQUE[Fr.] / GERBSÄURE, TANNINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANNİK ASİT
- TANRI OLMAK ile/ve TANRININ BAKIŞ AÇISINDA KONUMLANMAK
- TANRI/ALLAH:
FERDİYET/BİREYSELLİK ve/> CEMÂL/ESTETİK
- TANRIBİLİM = İLÂHİYAT = THEOLOGY[İng.] = THÉOLOGIE[Fr.] = THEOLOGIE[Alm.] = TEOLOGIA[İsp.]
- TANRILAR ile/ve/||/<> TANRIÇALAR
(
)
- TANRILAŞMAK ile TANRILAŞTIRMAK ile TANRI/LIK ile TANRICI/LIK ile TANRIÇA ile TANRISAL/LIK ile TANRISIZ/LIK ile TANRI BİLİMİ ile TANRI BİLİMCİ/LİK ile TANRI KAYRASI ile TANRI VERGİSİ ile TANRI MİSAFİRİ
- TANRILAŞTIRMAK ile/değil/yerine BAŞATLAŞTIRMAK
- TANRILAŞTIRMAK ile TANRISALLAŞTIRMAK
- TANRI'NIN:
BİLİNMESİ ile/değil KENDİNİ BİLDİRMESİ
- TANRININ YABANCILAŞMASI ile/ve TANRININ KENDİNE DÖNMESİ
( Doğa. İLE/VE İnsan. )
- TANSİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER
- TANSİYON ALETİ/SPHYGMOMANOMETER[İng.] değil/yerine/= KAN BASINÇÖLÇER
- TANTANA ile TANTANACI/LIK ile TANTANALI ile TANTANASIZ
- TANTRA ile/||/<> MANDALALAR ile/||/<> MUDRA
( Mahayana Budizmi'nin pek çok okullarını etkilemiş olan Hinduizm'in bir kolu. Tutkulardan kurtulmanın en doğru yolunun istekleri doygunlaştırmak olduğunu savunur. @@ Kendi aracılığıyla meditasyon yapılan resimler. @@ Ellerin ve parmakların duruş şekilleriyle oluşturulan simgeler. )
- TANZİM ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK
- TANZİM OLUNMAK/TERTİP OLUNMAK değil/yerine/= DÜZENLENMEK
- TANZİMAT ile TANZİMATÇI/LIK
- TAPALAMAK ile TAPABİLMEK ile TAPALANMAK ile TAPANLAMAK ile TAPA ile TAPAN ile TAPALI ile TAPASIZ
- TAPILASILIK ile SEVİMLİ ile HAYRANLIK
( ADORABILITY vs. ADORABLE vs. ADORABLENESS )
( قابليت پرستش ile قابل پرستش )
( GHABELYT PARESTESH ile GHABEL PARESTESH )
- TAPINAK ile ANFİPROSTİL[Yun.]
( ... İLE Ön ve arka yüzleri sütunlu, Eski Yunan tapınağı. )
- TAPINAKLARDA:
GÖBEKLİTEPE ve/||/<> NEVALİ-ÇORİ ve/||/<> JERF EL AHMAR ve/||/<> ARKAİM ve/||/<> GİLGAL ve/||/<> MALTA ADASI ve/||/<> CUICUILCO ve/||/<> KURGANLAR ve/||/<> SOLOVETSY ADALARI ve/||/<> STONEHENGE ve/||/<> AVEBURRY ve/||/<> CASTLERIGG ve/||/<> NEWGRANGE
( Urfa'da. VE/||/<> Urfa'da. VE/||/<> Suriye'de. VE/||/<> Rusya'da[Kazakistan'ın kuzeyinde]. VE/||/<> Golan tepelerinde.[İsrail'in doğusu] VE/||/<> Malta'da. VE/||/<> Meksika'da. VE/||/<> Altay Dağları'nda. VE/||/<> Rusya'da. VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İrlanda'da. )
- TAPINCAK ile TAPINCAKÇILIK
- TAPINMA ile/ve/değil/||/<>/< BAĞIMLILIK
- TAPINMA ile/ve/<> ÖZDEŞLEŞME
- TAPINMA ile/değil/yerine/>< TUTARLILIK (ÇABASI)
- TAPINMAK ile TAPIKLAMAK ile TAPIŞLAMAK ile TAPIŞLANMAK ile TAPINABİLMEK ile TAPI ile TAPIŞ
- TAPİR[Brezilya yerlilerinin dilinden]/TAPIRUS[Lat.] ile ...
( İki metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir hayvan. Asya ve Avrupa'nın tropikal bölgelerinde yaşar. )
(
)
- TAPIRDAMAK ile TAPIRTI
( "Tapırtı" sesi çıkarmak. İLE Yürürken çıkan ayak sesini andırır sesin adı. )
- TAPIŞLAMAK = TAPIKLAMAK
( Hamurun üzerini düzeltmek için hafif hafif vurarak elle sıvamak. )
- TAPMAK:
GENELLEME ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME
- TAPMAK ile/ve/değil/<> ÖZDEŞLEŞMEK
( TO ADORE vs./and/<> TO IDENTIFY )
- TAPOGRAFİK değil TOPOGRAFİK
- TAPON[Fr.] değil/yerine/= NİTELİKSİZ, ESKİ, ELDE KALMIŞ
- TAPTIRMAK ile TAPTIRABİLMEK
- TARABYA ÖZEL UFUK İLKÖĞRETİM OKULU :
( Tarabya'da bulunan Özel Ufuk İlköğretim Okulu eğitim hizmeti vermektedir. )
- TARABYA RESTAURANTLARI :
( Tarabya restaurantları ve içkili gazinoları ile dolu bir semttir. Çok tarihlerden beri bu özelliğini korumaktadır. Eskiden Hristo, Bogos, Garabet, Serafi, Paella, Villa Varif, Karadut gibi gazinoları sonraları; Lamek, Köşem, Bistro, Caliypso, Balıkçı gibi gazinolar izledi. Gazinoların pek çoğunda müzik yapılır. )
- TARABYA RUM İLKÖĞRETİM OKULU :
( Tarabya'da bulanan Rum İlköğretim Okulu açık olmasına karşın öğrencisi almadığı için eğitim hizmeti verememektedir. )
- TARABYA TOKATLIYAN OTELİ :
( Tarabya Tokatlayan Oteli 1900'lerin başında sahibi Mıgırdıç Tokatlayan tarafından Hotel Pelata'nın yerine Fransız Mimar Alexander Vallaury'e yaptırıldı. Otel mükemmel mimarisi, zemin dâhil beş katlı oluşu ve elektrik kullanan nadir otellerden biri olması ile dikkat çeken bir oteldi. I. Dünya Savaşı, İstanbul İşgali ve milli mücadele dönemlerinde zamanın önemli siyaset adamlarının ağırlandığı, devlet adamlarının tercih ettiği bir oteldi. Bilhassa II. Dünya Savaşı sırasında değişik devletlere ait ajanların çok yoğun ilgi gösterdiği bir otel olarak bilinir. Bu muhteşem otelin sahibi zamanla borçlanır ve sonuç olarak Karadenizli bir iş adamı olan İbrahim Gültan otelin sahibi olur ve ismini de "Tarabya Konak" oteli olarak değiştirir. Bu muhteşem otel 19.4.1954 tarihinde yanarak kül oldu. İbrahim Gültan İnşaata izin alamayınca satış yapıldı ve yeni sahibi T.C. Emekli Sandığı oldu. Otel inşaatı 1957'de başladı, 1965 yılında tamamlandı ve 1966 yılında da Grant Tarabya Hotel ismi ile hizmete açıldı. Bu otel 2002'de büyük onarım için kapatıldı, onarım devam ederken 5.4.2006 özelleştirme sonucu 145,3 milyon dolara Bayraktar Holding'e satıldı. Onarımı tamamlanan otel Şubat 2013'te açıldı. Otelin 168 delüx, 80 suiti ve 1 kral dairesi var. Otelin ismi "The Grand Tarabya Hoteli". )
- TARAFLILIK ile/ve YANILGI
( SIDED vs./and ILLUSION )
- TARAFSIZLAŞTIRMAK ile TARAF ile TARAFLI/LIK ile TARAFSIZ/LIK ile TARAFSIZCA ile TARAFSIZ BÖLGE
- TARAKLAMAK ile TARAK ile TARAKLI ile TARAKÇI/LIK ile TARAKSIZ ile TARAK İŞİ ile TARAK OTU ile TARAKLILAR ile TARAK DUBASI ile TARAK KEMİĞİ ile TARAK OTUGİLLER
- TARAXACUM[İng.] / TARAXACUM, PISSENLIT[Fr.] / TARAXACUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAKSAKUM
- TARAMAK ile TARTMAK ile TARTILMAK ile TARTTIRMAK ile TARTABİLMEK ile TAR ile TARH ile TART ile TARZ ile TARALI ile TARAÇA ile TART SUÇU
- SCANNING ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE[Fr.] / ABTASTUNGELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI ELEKTRON MİKROSKOBU
- SCANNING-TRANSMISSION ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE-TRANSMISSION[Fr.] / ABTASTUNG-TRANMISSION ELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERTRANSMISSIONSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI GEÇİRMELİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- TARANMAK ile TARANABİLMEK
- TARAŞ ile/ve/||/<> TARAŞLAMAK
( Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar. İLE/VE/||/<> Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden kaldırılan üründen artakalanları toplamak. )
- TARAŞLAMAK ile TARAŞ
- TARATMAK ile TARATTIRMAK ile TARATABİLMEK
- TARAYABİLMEK ile TARAYICI/LIK
- TARAZLAMAK ile TARAZLANMAK ile TARAZ ile TARAZLI ile TARAZSIZ
- TARD ile KOĞMA, SÜRME, UZAKLAŞTIRMA | GÖREVDEN, OKULDAN UZAKLAŞTIRMA
- TARDETMEK ile TARDEDİLMEK
- TARDİF DISKINEZİ/TARDIVE DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= GEÇ DEVİNIM BOZUKLUĞU
- TARİF EDİLEMEZ ile/yerine/değil/ve DUYULARA GETİRİLEMEZ
( [not] NOT POSSIBLE TO DESCRIBE vs./and/but NOT POSSIBLE TO BRING SENSES
NOT POSSIBLE TO BRING SENSES vs. NOT POSSIBLE TO DESCRIBE )
- TARİFLENDİRMEK ile TARİF ile TARİFE ile TARİFLİ ile TARİFELİ ile TARİFSİZ/LİK ile TARİFESİZ
- TARİH ANLATIRKEN:
...DI'LI ANLATIM ile/yerine/değil ...MIŞ'LI ANLATIM
- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS
( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )
- TARİH BİLİNCİ ve/<> SORUMLULUK
( HISTORY and/<> RESPONSIBILITY )
- TARİH:
EYLEM ve/||/<> GEREKSİNİM
- TARİH FELSEFESİNİN:
YAPILABİLİRLİĞİ ile/ve/||/<> YAPILAMAZLIĞI
- TARİH:
GELECEK ve/||/<> GEREKSİNİM
- TARİH [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- Tarih Makaleleri - Halil İnalcık
- Tarih Makaleleri - İhsan Fazlıoğlu
- TARİH METAFİZİĞİ ile/ve/<> TARİH EPİSTEMOLOJİSİ
( Büyük oranda, tarihin belirli bir amaca, hedefe göre okunmasıdır. İLE/VE/<> Tarihsel bilginin kaynakları, yapısı, yöntemleri üzerinde durur. )
( Büyük oranda, Alman tarih-felsefe okulunun etkisini taşır. İLE/VE/<> Anglo-sakson merkezli bir okuldur. )
( Tarihi, daha çok, bir milletin gelecek hedefi açısından ele alır. İLE/VE/<> Tarihî bilginin çözümlemesini yapar. )
- TARİH-FELSEFE İLİŞKİSİNDE:
I. AŞAMA ile/ve/<> II. AŞAMA ile/ve/<> III. AŞAMA
( Aristoteles - İbn Sînâ'cı aşama. İLE/VE/<> Fahrettin Râzî - İbn Haldun'cu aşama. İLE/VE/<> Kant - Dilthey aşaması. )
- TARİH ile/ve/||/<>/< HAKİKATİN ARAŞTIRILMASI
- GÜNEK | ESKİNÇ = TARİH[Ar.] = HISTORY[İng.] = HISTOIRE[Fr.] = GESCHICHTE[Alm.] = HISTORI < HISTOREIN:BİLMEYE ÇALIŞMAK, BİLMEK, ANLATMAK[Yun.] = HISTORIA[İsp.]
- TARİH ile "İLERLEMECİ TARİH"
- TARİH ile/ve/değil/||/<>/< NESNELERİN TARİHİ
- TARİHE DÜŞMEK ile/ve METAFİZİĞE KAÇMAK yerine/değil BİRLİĞE GETİRMEK
( Teşbihe düşmek. İLE/VE Tenzihe düşmek. YERİNE/DEĞİL Tevhide varmak. )
- TARİHE DÜŞMEK ile/ve/yerine/değil METAFİZİĞE KAÇMAK ile/ve/yerine/değil BİRLİĞE GETİRMEK
( Teşbihe düşmek. İLE/VE Tenzihe düşmek. YERİNE/DEĞİL Tevhide varmak. )
- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM
- TARİHİN TEKRARINDA:
BİRİNCİSİ ile/ve/||/<>/> İKİNCİSİ
( Trajedi. İLE/VE/||/<>/> Komedi. )
- TARİHİYLE SINIRLAMAK ile TARİHİNE/DÖNEMİNE SIKIŞTIRMAK
- TARİHLEME ile/ve/||/<> RADYOMETRİK TARİHLEME
( ... İLE/VE/||/<> Bazı izotoplar [kimyasal bir öğenin, belirli kütleye sahip atom çekirdekleri], kimyasal yapılarını değiştiren ve kendiliğinden oluşan radyoaktif bozunmaya uğrar. Bu bozunmanın hızı, izotopun bir özelliği olup sıcaklık, basınç ya da izotopun içinde yer aldığı kimyasal bileşikler gibi dış etmenlerden etkilenmez. Bozunma hızı, belirli bir örnekteki atom çekirdeklerinin yarısının bozunması için gereken "yarı-ömür" olarak tanımlanır. Kayaç örneklerini tarihlendirmede kullanılan radyometrik yöntem, radyoaktif izotopun ve bozunmaya uğrarken üretilen öğe mikdarının ölçülmesi esasına dayanır. Radyoaktif öğe ve izotopların görece mikdarı, bir kayacın oluşmasından itibaren kaç yarı-ömrün geçmiş olduğunu gösterir. Örneğin, çoğu mineralin kimyasal bileşeni olan ve doğal olarak ortamda bulunan potasyum, az miktarda radyoaktif potasyum-40 içerir. Bu izotop, kalsiyum-40 ya da argon-40 oluşturmak için 1 milyon 300 yıllık bir yarı-ömür ile bozunur. Bozunmaların %11'inde, argon-40 oluşur. Argon, bir gaz olduğundan, mineral ısıtıldığında ya da eritildiğinde, mineralden dışarı atılır. Bu nedenle, yeni katılaşmış bir magma kayacı, argon-40 içermez. Zaman içinde potasyum-40'ın bozunmasıyla kayaçta argon-40 birikir. Böylece, bir magma kayacındaki potasyum-40 ve argon-40 mikdarı, bu kayacın ne kadar süre önce katılaştığını gösterir.
Potasyum-argon ile tarihlemenin özü budur. Kavramsal olarak benzer öteki yöntemler, uranyum-kurşun, rubidyum-stronsiyum ve neodimiyum-samaryum yöntemleridir. Her yöntemin farklı üstünlük ya da sakıncaları, potansiyel hata kaynakları bulunmaktadır. Sonuçların daha güvenli alınması bakımından önemli kayaçlarda bu yöntemlerin birkaçı birden kullanılabilir. )
- TARİHLENDİRMEK ile TARİH ile TARİHİ ile TARİHLİ ile TARİHÇE ile TARİHÇİ/LİK ile TARİHSEL ile TARİHSİZ/LİK ile TARİHİ ESER ile TARİHİ FİLM ile TARİH ÖNCESİ ile TARİHİ ROMAN ile TARİHİ MADDECİ/LİK ile TARİHİ TİYATRO ile TARİHSEL ROMAN ile TARİH YANILGISI ile TARİHİ COĞRAFYA ile TARİHSEL ÖZDEKÇİ/LİK
- MAĞDURİYET:
TARİHSEL ile/değil EKİNSEL/KÜLTÜREL
- TARİHSELCİLİK ile TARİHÇİ ile TARİHİ ile GEÇMİŞLER ile TARİH YAZARI ile TARİH
( HISTORCICISM vs. HISTORIAN vs. HISTORIC vs. HISTORIES vs. HISTORIOGRAPHER vs. HISTORY )
( مکتب تاريخي ile تاريخ دان ile تاريخ نويس ile مورخ ile تاريخي ile تواريخ ile وقايع نويس ile تاريخ )
( MOKTEB TARYKHY ile TARYKH DAN ile TARYKH NOYS ile MOORKH ile TARYKHY ile TAVARYKH ile VAGHAYE NOYS ile TARYKH )
- TARİHSİZLİK ile/ve/<> ALDIRMAZLIK
( "HISTORICALESSNESS" vs./and/<> INDIFFERENCE )
- TARİHTE KALAN DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine/<> DÜŞÜNCENİN TARİHİ
- TARİHTE/TOPLULUKLARDA/KİŞİLERDE:
ÇÖKÜŞ ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/>< SIÇRAYIŞ
( Çoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< Azdır. )
- TARİKAT ile TOPLUMSAL ÖRGÜTLENME
( Tarikat olsa Tâc ile Hırka, biz de alırdık 30'a 40'a. )
( Tarik ehli olmak, dışı halkla, içi hakla olmaktır. )
- TARIM ile TARIMCI/LIK ile TARIMSAL ile TARIM COĞRAFYASI
- TARIMA ELVERİŞLİ ile EKİLEBİLİR ARAZİ
( ARABLE vs. ARABLE LAND )
( مزروعي ile قابل زرع ile زمين مزروعي ile ملک مزروعي )
( مزروعي ile GHABEL ZARE ile ZAMYNE MOZORUY ile ملک مزروعي )
- TAR'IN TELLERİNDE:
AĞ TEL ile/ve SARI TEL ile/ve KÖK TEL ile/ve BAM TELİ ile/ve 1. ÇİFT ZENG TELİ ile/ve 2. ÇİFT ZENG TELİ
( [orta oktav] Do İLE/VE [orta oktav] Sol İLE/VE [-1. oktav] Do İLE/VE [-2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Do )
( Suyu simgeler. [Su gibi akıcıdır.] İLE/VE Ateşi simgeler. [Ateş gibi yakıcıdır.] İLE/VE Toprağı simgeler. [Toprak gibi sabitleyicidir.] İLE/VE Kararlılık duygusu ve mutmainlik sağlar/sunar. İLE/VE 1. ve 2. çift zeng telleri, coşku, özgürlük ve rahatlama duygusu sağlar/sunar. )
( Sayın Nevcivan Özel'in Facebook sayfası için burayı tıklayınız...
[Katkıları için teşekkür eder, tüm çalışmalarında başarılarının devamını dileriz!]
)
(
)
- TARLA ile TARLA KUŞU ile TARLA FARESİ ile TARLA SIÇANI ile TARLA KUŞUGİLLER
- TARTAKLAMAK ile TARTAKLANMAK ile TARTAK MARTAK
- TARTARIC ACID[İng.] / ACIDE TARTARIQUE[Fr.] / WEINSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTARİK ASİT
- TARTARİK[Fr. < TARTARIQUE] ile TARTARAT[Fr. < TARTRATE]
( Yapısında, iki alkol ve iki asit bulunan. İLE Tartarik asit tuzu. )
- TARTIŞILABİLENLER ile TARTIŞILAMAZLAR/TARTIŞILAMAYANLAR
- TARTIŞILABİLİR ile TARTIŞMAK ile ARGÜMAN ile ARGÜMAN İLİŞKİSİ
( ARGUABLE vs. ARGUE vs. ARGUMENT vs. ARGUMENT ASSOCIATION )
( مستدل ile دليل آوردن ile مشاجره داشتن ile مشاجره کردن ile در افتادن ile محاجه کردن ile نزاع کردن ile بحث وجدل ile بحث ile جستار ile جر و بحث ile نشانوند ile حجت ile جدال ile دعوا ile وابسته سازي نشانوند )
( MOSTEDEL ile DELYLE AVARDAN ile MOSHAJEREH DASHTAN ile MOSHAJEREH KARDAN ile DAR AFTADAN ile MOHAJEH KARDAN ile NEZA KARDAN ile BAHS VAJDEL ile BAHS ile JASTAR ile JAR VE BAHS ile NESHANAVAND ile HOJAT ile JEDAL ile DAVA ile VABASTEH SAZY NESHANAVAND )
- TARTIŞILAMAZLAR ile/ve TARTIŞILAMAYANLAR
- TARTIŞILAN ile/ve/değil/yerine BİLİNEN/BİLİNEBİLEN/BİLİNEBİLECEKLER
- TARTIŞILIR ile/değil/yerine/>< BİLİNMEZ
- TARTIŞILMASI "GEREK" ile/ve/değil/||/<>/< TARTIŞILABİLİR
- TARTIŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/||/<>/< TEMELLENDİRİLMESİ GEREKEN
- TARTIŞMA ile TARTIŞMACI
( ARGUMENTATION vs. ARGUMENTATIVE )
( استدلال ile مباحهمنطقي ile جدلي ile اهل مباحثه ile استدلالي ile مشاجره ي )
( ESTEDELAL ile مباحهمنطقي ile جدلي ile HAL MOBAHESEH ile ESTEDELALY ile MOSHAJEREH Y )
- TARTIŞMA ile TARTIŞMACI/LIK ile TARTIŞMALI ile TARTIŞMASIZ
- TARTIŞMAK GEREKİR ile/değil TARTIŞMA GEREKTİRİR
- TARTIŞMAK ile TARTIŞILMAK ile TARTIŞTIRMAK ile TARTILABİLMEK ile TARTIŞABİLMEK ile TARTI ile TARTIL ile TARTIM ile TARTIŞ ile TARTICI/LIK ile TARTILI ile TARTIMLI ile TARTISIZ ile TARTIMSIZ
- TARTIŞMAK ile TARTIŞMAK ile TARTIŞMA ile TARTIŞMASIZ
( DISCUS vs. DISCUSS vs. DISCUSSION vs. DISCUSSIONLESS )
( ديسک ile مطرح کردن ile به بحث پرداختن ile بحث کردن ile گفت و گو کردن ile مطرح نمودن ile مطره ساختن ile مناظره ile بحث ile بي گفتگو )
( DYSAK ile MOTRH KARDAN ile BAH BAHS PARDAKHTAN ile BAHS KARDAN ile GOFT VE GO KARDAN ile MOTRH NEMUDAN ile MOTREH SAKHTAN ile MENAZEREH ile BAHS ile BEY GOFTEGO )
- TARTIŞMALI KİTAPLARIN KULLANILMASI ile ÖĞRETİCİ/DİDAKTİK KİTAPLARIN KULLANILMASI
- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )
- TARTIŞMALI ile ÇEKİŞME ile TARTIŞMACI ile TARTIŞMA
( DEBATABLE vs. DEBATE vs. DEBATER vs. DEBATING )
( قابل مباحثه ile قابل مناظره ile قابل بحث ile مورد دعوا ile قابل گفتگو ile جدال ile مباحصه کردن ile بحث ile مناظره کردن ile بحث وجدل ile مشاعره کردن ile مذاکرات پارلماني ile اهل مناظره ile مباحثه گر )
( GHABEL MOBAHESEH ile GHABEL MENAZEREH ile GHABEL BAHS ile MOORD DAVA ile GHABEL GOFTEGO ile JEDAL ile MOBAHESEH KARDAN ile BAHS ile MENAZEREH KARDAN ile BAHS VAJDEL ile MOSHAEREH KARDAN ile MOZAKRAT PARLAMANY ile اهل مناظره ile MOBAHESEH GAR )
- TARTIŞMALI" ile/ve/<> GÜÇSÜZ/YETERSİZ
- TARTIŞMALI ile TARTIŞMACI
( CONTROVERSIAL vs. CONTROVERSIALIST )
( مباحهاي ile هم ستيزگر ile جدلي ile هم ستيز ile هم ستيزگرانه ile سئوال برانگيز ile جدال آميز ile اهل مباحثه )
( MOBAHEYAY ile NPAM SETYZEGAR ile جدلي ile NPAM SETYZ ile NPAM SETYZEGARANEH ile SOAL BARANGYZ ile JEDAL AMYZ ile HAL MOBAHESEH )
- TARTIŞMALI ile TARTIŞMACI ile TARTIŞMA ile ANLAŞMAZLIK
( DISPUTABLE vs. DISPUTANT vs. DISPUTATION vs. DISPUTE )
( مجادلهاي ile مباحثه پذير ile قابل بحث ile قابل مباحثه ile منازعهکننده ile مباحه ile جدل کردن ile جدال ile جدال کردن ile مناظره ile مکابره کردن ile مباحصه کردن ile چونوچرا ile جنجال ile ماجرايي ile جر ile دعوا ile مباحهکردن ile جر و بحث ile تنازع ile معارضه ile مرافعه ile مناقشه کردن ile غرغشه ile منازعه کردن ile مجادله ile مرافعه کردن ile نزاع ile مجادله پرداختن ile مشاجره ile ستيزه ile مکابره ile مناقشه ile مجادلهکردن ile منازعه )
( MOJADELEYAY ile MOBAHESEH PAZYR ile GHABEL BAHS ile GHABEL MOBAHESEH ile MENAZEAKONANDEH ile MOBAHEH ile JODEL KARDAN ile JEDAL ile JEDAL KARDAN ile MENAZEREH ile MAKABREH KARDAN ile MOBAHESEH KARDAN ile چونوچرا ile JANJAL ile MAJERAYY ile JAR ile DAVA ile MOBAHEKKARDAN ile JAR VE BAHS ile تنازع ile معارضه ile مرافعه ile MENAGHSHEH KARDAN ile غرغشه ile MENAZEH KARDAN ile MOJADELEH ile MARAFEH KARDAN ile NEZA ile MOJADELEH PARDAKHTAN ile MOSHAJEREH ile SETYZAH ile MAKABREH ile MENAGHSHEH ile MOJADELEHKARDAN ile MENAZEH )
- ... TARTIŞMASI" ile/değil ... AYRIMI
- TARTIŞMASIZ ile İDRAR KAÇIRMA ile İDRARINI TUTAMAYAN
( INCONTESTABLE vs. INCONTINENCE vs. INCONTINENT )
( غيرقابل بحث ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )
( GHYRAGHABEL BAHS ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )
- TARTIŞMAYI:
AÇMAK/AÇAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİTİRMEK/BİTİREN
- WEIGHING BOTTLE[İng.] / VERRE DE PESÉE[Fr.] / WIEGEFLASCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTMA ŞİŞESİ
- TARTMAK ile/ve/<> DEĞERLENDİRMEK
- TARZ ile/değil ALIŞKANLIK
- TAŞ, YERİNDE AĞIRDIR ile/ve/||/<> HER 'HOROZ', KENDİ ÇÖPLÜĞÜNDE ÖTER
- TAŞ ile BAKIRKÖYTAŞI/KÜFEKİ/KEFEKİ
( ... İLE Yapıda kullanılan, açık renkli, işlenmesi kolay bir taş çeşidi. [Kum, çakıl ve midye kabuklarının, zamanla, bağlayıcı maddelerle birbirin yapışmasından oluşur.Ocaktan çıkarıldığı zaman, oldukça yumuşak olan küfeki, zamanla sertleşir. Bu taş, Osmanlı dönemi yapılarında çok kullanılmıştır.] )
- TAŞ ile MOSKOFTOPRAĞI
( ... İLE Maden parlatmak için kullanılan, sarı renkte bir tür gevrek taşı. )
- TAŞ ile SEYLANTAŞI/SEYLANİ
( ... İLE Yapısında, alüminyum ve demir bulunan bir granat türü. )
- TAŞ ile SÜNGERTAŞI/PONZA[İt.]
( ... İLE Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya. | Metal parlatmakta kullanılan, çok gözenekli ve pürüzlü, ağırlığı az, sert bir yanardağ feldispatı. )
- TAŞA-BAŞA-YAŞA OTURMAK değil/>< SAĞLIĞA UYGUN ZEMİNLERDE OTURMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- TASALANMAK ile TAS ile TASA ile TASALI ile TASASIZ/LIK ile TAS TARAK ile TAS KEBABI
- TASALLUT değil/yerine/= SARKINTILIK
- TASARIM/TASAR ÇİZİM = TASAVVUR = REPRESENTATION[İng.] = REPRÉSENTATION[Fr.] = VORSTELLUNG[Alm.] = REPRAESENTATIO[Lat.] = REPRESENTAR[İsp.]
- TASARIM ile BELİRLEMEK ile TASARLANMIŞ ile TASARIMCI ile TASARLAMAK ile TASARIM ile TASARIMLAR
( DESIGN vs. DESIGNATE vs. DESIGNED vs. DESIGNER vs. DESIGNING vs. DESIGNMENT vs. DESIGNS )
( طرح کردن ile نقش زدن ile رسم ile مدل ile رسم کردن ile طراحي کردن ile طرح ile صدد ile طراحي ile نشان کردن ile طراحي شده ile نگاشته ile نقشه کش ile مدلساز ile طراح ile طرح ريزي ile طراح ريزي ile نقوش )
( TARH KARDAN ile NAQSH ZADAN ile RASM ile MADEL ile RASM KARDAN ile TARAHY KARDAN ile TARH ile SADAD ile TARAHY ile NESHAN KARDAN ile TARAHY SHODEH ile NEGASHTEH ile NAQSHEH KESH ile MADELSAZ ile TARAH ile TARH RYZY ile TARAH RYZY ile NAGHOSH )
- TASARIMLAMA ile/ve/değil/yerine DÜZENLEME
- TASARIMLAMAK ile TASARIMLANMAK ile TASARIMLAYABİLMEK ile TASARIM ile TASARIMCI/LIK ile TASARIMLI ile TASARIMSIZ/LIK
- TASARIMSAL AKIL ile İMGESEL AKIL ile DÜŞÜNSEL/ANALİTİK/İNDİRGEYİCİ AKIL
- SANAT:
TASARIMSAL ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL
- TASARIMSAL SONSUZ ve/=/||/<> KÖTÜ SONSUZ
- TASARLAMAK ile AYARLAMAK
( TO PROJECT vs. TO ARRANGE )
- TASARLAMAK ile TASARLANMAK ile TASARLATMAK ile TASARLANABİLMEK ile TASARLAYABİLMEK ile TASAR ile TASARI ile TASAR ÇİZİM ile TASAR ÇİZİMCİ/LİK ile TASARI GEOMETRİ
- TASARLANABİLİR ile TASARLAMAK
( DEVISABLE vs. DEVISE )
( شايسته انديشه ile ارث گذاري ile وصيت نامه )
( SHAYSETEH ANDYSHEH ile ERS GOZARY ile VASYT NAMEH )
- TASARRUF ile TASARRUFLU/LUK ile TASARRUFÇU/LUK ile TASARRUF BONOSU
- TASAVVUF
, DİNİN ...:
PSİKOLOJİSİ ile/ve/||/<> SANATI
- TASAVVUF TERMİNOLOJİSİ ile/ve TASAVVUF TERBİYESİ
- TASAVVUF ile/ve/=/||/<>/< DİNİN EDİMSELLİĞİ
- TASAVVURLU DÜŞÜNME ile TASAVVURSUZ DÜŞÜNME
- TASDİK ETTİRMEK değil/yerine/= ONAYLATMAK
- TASDİKLEMEK ile TASDİKLENMEK ile TASDİKLETMEK ile TASDİKLETEBİLMEK ile TASDİKLEYEBİLMEK ile TASDİ ile TASDİK ile TASDİKLİ ile TASDİKSİZ
- TASDİKLETİLMEK ile TASDİKLETTİRMEK ile TASDİKLETTİRİLMEK
- TASDİKNÂME ile/>< TAKDİRNÂME
( Verilen onayı gösteren belge. | Okulunu bitirmeden ayrılan öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. | Başka bir öğrenim kurumuna geçen öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. İLE/>< Yapılan bir işin beğenildiğini belirtmek amacıyla verilen yazılı belge, takdir. | Okullarda belirli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, takdir. )
- TASFİYE (ETMEK) değil/yerine/= ÖZLEŞTİRMEK)/ARITMA(K)
- TASHİHTE:
DÜZELTME ile/ve/değil İYİLEŞTİRME
- TAŞI DELEN:
"SUYUN GÜCÜ" değil DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİ
- TASI-TARAĞI (TOPARLAMAK)
- TAŞILLAŞMAK ile TAŞIL ile TAŞILLI ile TAŞIL BİLİMİ ile TAŞIL BİLİMSEL
- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]
- TAŞIMA KAPASİTESİ ile/||/<> ÜSTEL BÜYÜME
( Taşıma K çevre limiti, üstel sınırsız model. )
( Formül: Logistik İLE exponential )
- LIFT COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA KATSAYISI
- TRANSPORT FACTOR[İng.] / TRANSPORTANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA KESRİ
- TRANSPORT PHENOMENA[İng.] / PHENOMÈNE DE TRANSPORT[Fr.] / TRANSPORTATION PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA OLAYLARI
- TRANSPORT CROSS SECTION[İng.] / TRANSPORTQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA TESİR KESİTİ
- TAŞIMA KARGATULUMBA[İt. < CARGA TROMBA] TAŞIMA
( ... İLE Birkaç kişinin, birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırarak götürmesi. )
- TRANSPORTATION[İng.] / TRANSPORTATION[Fr.] / TRANSPORTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA
- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )
( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )
( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )
( Kıyas, bâtıldır. )
( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )
( [not] TO COMPARE, SYLLOGISM vs./but COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE, SYLLOGISM )
- TASIMLAMAK ile TASIM ile TASIMSAL
- KONVEKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM AKIMI
- NAKL-İ HARÂRET[Osm.] / CONVECTION[İng.] / CONVECTION[Fr.] / KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM, KONVEKSİYON
- TAŞINMAK ile TAŞINABİLMEK
- TAŞINMAZLIK ile TAŞINMAZ
( IMMOVABILITY vs. IMMOVABLE )
( استواري ile استوار ile غير منقول )
( ESTAVARY ile ESTAVAR ile غير منقول )
- ... TASI, ODUNCUNUN VAR BALTASI ile/ve TATLI SÖZ YILANI DELİĞİNDEN ÇIKARIR
- TAŞIRMAK ile TAŞIRABİLMEK ile TAŞIRIVERMEK
- TAŞITMAK ile TAŞITABİLMEK ile TAŞIT ile TAŞITÇI ile TAŞIT TUTMASI
- TAŞIYABİLMEK ile TAŞIYIVERMEK ile TAŞIYICI/LIK
- TRÄGERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI AKIMI
- CARRIER WAVE[İng.] / ONDE PORTEUSE[Fr.] / TRÄGERWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI DALGA
- TEVÂLÎ-İ ASLÎ[Osm.] / CARRIER FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE PORTEUSE[Fr.] / TRÄGERFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI FREKANS
- TRÄGERBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI HAREKETLİLİĞİ
- CARRIER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PORTEURS[Fr.] / TRÄGERDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI YOĞUNLUĞU
- TAŞKINLIK:
İYİLİK ODAKLILARDA ile KÖTÜLÜK ODAKLILARDA
( Aç kaldığında. İLE Tok olduğunda. )
- TAŞKIRANÇİÇEĞİ ile TAŞKIRANOTU
( Taşkırangillerden, 2500 metreden yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. İLE Taşkırangillerden, bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen, saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki, taşkıran. )
( LEONTOPODIUM ALPINUM cum SAXIFRAGA )
- TASLAK ile KABATASLAK
- TAŞLAMAK ile TAŞLANMAK ile TAŞLATMAK ile TAŞLAŞMAK ile TAŞLAYABİLMEK
- TASLAMAK ile TASLATMAK ile TASLAYABİLMEK ile TASLAK
- TASNİFLEMEK ile TASNİ ile TASNİF
- TAŞOCAKLARI CAMİİ :
( Baltalimanında, Behçet Kemal Çağlar Lisesini geçtikten sonra sol tarafta olan bir camidir. )
- TAŞOCAKLARI :
( İstinye vadisinin kuzey ve kuzey doğu yamaçları boydan boya taşocaklarıydı. Uzun yıllar taş, mıcır gibi inşaat malzemeleri buradan temin edildi. Ancak zamanla taşocakları kaldırıldı ve alan imara açılarak konut yapılmasına olanak sağlandı. )
- TATARLAŞMAK ile TATAR ile TATARI ile TATARCA ile TATAR AĞASI ile TATAR BÖREĞİ ile TATAR ARABASI ile TATAR ÇORBASI
- TATBİKAT ile TATBİKATÇI
- TATLANDIRABİLMEK ile TATLANDIRICI ile TATLANDIRICILI
- TATLANMAK ile TATLANDIRMAK
- TATLILAŞMAK ile TATLILAŞTIRMAK ile TATLI/LIK ile TATLICA ile TATLICI/LIK ile TATLILI ile TATLI SU ile TATLI DİL ile TATLI SÖZ ile TATLI BELA ile TATLI SERT ile TATLI BADEM ile TATLI DİLLİ/LİK ile TATLI KAÇIK ile TATLI LİMON ile TATLI SÖZLÜ/LÜK ile TATLI TATLI ile TATLI KAŞIĞI ile TATLI SÜLÜMEN
- TATLISU KAPLUMBAĞALARINDA:
BENEKLİ ile FIRAT ile NİL ile ... ile YILAN BOYUNLU TATLISU KAPLUMBAĞASI ile KIRMIZI YANAK(ROTWANGEN) ile ÇİN KAPLUMBAĞASI
( [büyüklüğü] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE 25 cm.'dir. İLE 17 cm.'dir. )
( Türkiye sularında yaşarlar. İLE Türkiye sularında yaşarlar. İLE Mısır'da yaşarlar. İLE ... İLE ... İLE Amerika'da, Doğu ve Batı Mississippi'de yaşarlar. İLE Endonezya, Japonya ve Güney Çin'de yaşarlar. )
( [kış uykusuna] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yatarlar.[10-12 hafta] İLE Yatmazlar. )
( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gençleri etçil, yaşlıları otçuldur. İLE Etçildir. )
( EMYS ARBICULARIS cum TRIONYX EUPHRATICUS / RAFETUS EUPHRATICUS cum TRIONYX TRIUNGUIS cum MAUREMYS CASPICA cum CHRYSEMYS SCRIPTA ELEGANS cum CHINEMYS REEVESIL )
- TATMİN[Ar.] (ETMEK) ile DİNDİRMEK/DOYUMLATMAK
( TO SATISFY vs. TO QUENCH )
- TATMİN OLMAK değil/yerine/= DOYUMLANMAK
- TATMİN ile/ve MEMNUNİYET
- TATSIZLAŞMAK ile TATSIZ/LIK ile TATSIZ TUZSUZ
- TATTIRMAK ile TATTIRABİLMEK
- TAUTOMERISM[İng.] / TAUTOMÉTRIE[Fr.] / TAUTOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAUTOMERİ
- TAV'AN VE KERHEN değil/yerine/= HEM İSTEYEREK, HEM DE İSTEMEYEREK
- TAVİ/TRANSKATETER AORTİK VALF İMPLANTASYONU/TRANSCATHETER AORTIC VALVE İMPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KATETERLE AORT KAPAK YERLEŞTİRME
- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK
- TAVLAMAK ile TAVLANMAK ile TAVLANDIRMAK ile TAVLAYABİLMEK ile TAVLA ile TAVLACI/LIK
- TAVŞAN ADASI ile/ve SEDEF ADASI ile/ve BÜYÜKADA ile/ve HEYBELİADA ile/ve BURGAZADA ile/ve KINALIADA
( Vapur ve motor seferleri, Eminönü, Kabataş, Bakırköy, Kadıköy ve Bostancı'dan yapılmaktadır. )
( Sedef Adası'na belirli saatlerde sadece Bostancı'dan ulaşılmaktadır. Tavşan Adası'na ise yapılmamaktadır. )
( bkz. ADALAR SEFERLERİ )
( "Prens Adaları" ya da "Kızıl Adalar" adlarıyla da bilinirler. )
( Türkiye'nin ilk Sanatoryum'u[Fr. < Lat. Verem hastalarının iyileştirilmesi için kurulmuş hastahane] Heybeliada'da, 1924 yılında kurulmuştur. )
( İmparatorluk ailesi ile devlet ileri gelenlerinin sürgün yerleridir. )
( İmparator II. Justinus, 569 yılında Büyükada'da bir saray ile bir manastır yaptırmıştır. [Bugünkü Maden semtinde] )
( IV. Leon'un annesi Eirene, II. Justinus'un sarayının bulunduğu yere, 775-780 yıllarında kadın manastırı inşa ettirmiştir. [Manastırın duvarları ile bir sarnıcın kalıntısı günümüze ulaşmıştır.] )
( Heybeliada, adını adada işletilen bakır madeninden almıştır. )
( Kınalıada'ya Bizans devrinde iki manastır yaptırılmıştır. )
( 944'te, İmparator Romanos Lekapenos ile 1071'de Malazgirt'te Selçuklular'a yenildikten sonra, Konstantinopolis'e dönüşünde IV. Romanos Diogenes, Kınalıada'ya sürgün edilir. )
( Sedefadası'nda, VIII. yüzyılda bir erkekler manastırı inşa edilmiştir. [Günümüzdeki kalıntılar bu yapıya ait olabilir.] )
( Tarihi kaynaklarda, Tavşan Adası'nda bir manastır varolduğu kaydedilmiştir. )
( NEANDROS ile/ve TEREUINTHA, TEREBINTHOS/TEREBINTHODES/ANTEROVITHOS ile/ve PITYADES MEGALE[Plinius], PRİNKİPİ/PRINKIPO[Bizans Devri'nde] ile/ve HAKLİ (BAKIR), KHALKE, KHALKITIS ile/ve ANTİGONİ/ANTIGONEIA, [Antikçağ yazarları, Erebinthus, Bizanslı yazarlar ise Therebintos ya da Panormos adını vermişlerdir] ile/ve PROTİ/PROTA["Birincisi" anlamına gelir] )
( PRINCESS ISLANDS )
( Heybeliada'da, en önemli Bizans Devri yapısı Panagia Kamariotissa Kilisesi'dir. [XIII. ya da XIV. yüzyılda inşa edilmiş, yonca planlı, son dönemin mimari özelliklerini yansıtan önemli bir örnektir.] )
( )
- TAVŞANCILOTU ile TAVŞANKULAĞI
( Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. İLE Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe rengi çiçekli bir bitki, buhur-u meryem, siklamen. )
( HERACLEUM cum CYCLAMEN COUM )
- TAVŞANOĞLU, PROF. DR. FAİK (ERZİNCAN, 1908) :
( İlk ve orta öğrenimini Erzincan'da tamamladıktan sonra İstanbul Orman Mektebi Âlisine girdi ve bu okulu 1929'da bitirerek Orman Yüksek Mühendisi oldu. Daha sonra bir sınavı kazanarak Avusturya'ya gitti ve burada Viyana Ziraat Üniversitesi'nin (Hoch Schule für Bodenkultur) Ormancılık bölümüne devam etti ve bu bölümü 1936'da başarı ile bitirerek Dipl. İng. Unvanını kazandı. Daha bonra burada hazırlamış olduğu "Rasyonul Nakliyat Su Olukları – Die rationelle Gestaltung der Wasserriesen" konulu doktora çalışmasını tamamlayarak 1937 yılında Dipl, İng. D. Ünvanını aldı. Yurda dönüp askerliğini de yaptıktan sonra Ankara Yüksek Ziraat Enstitüleri Orman Fakülteside Başasistan olarak göreve başladı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra kuruluş halindeki kürsüsünün tüm sorumluluklarını üstlendi. 1939 - 1942 yılları arasında ikinci askerlik görevini yaptı. 1943'te "Belgrad Ormanı Yol Şebekesi ve Bu Ormanda Rasyonel Nakliyat Şekilleri" konulu Doçentlik tesiyle "Üniversite Doçenti" unvan ve yetkilerini aldı. Bu arada üçüncü askerlik görevini yaptı. 1945 yılıda ise Profesör oldu. 1951 - 1954, 1954 - 1956 ve 1959 - 1961 yılları arasında Üniversite Senatosunda üç dönem senatör olarak görev yaptı. Emekli olduğu 1978 yılına kadar İ.Ü. Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsü Başkanı olarak görevine devam etti. "Orman Yolları ve Dekovillerin İnşaası Kılavuzu, 1949", Orman Dekovil Köprülerinin Statik Esaslara Göre Hesabı, 1951", "Orman Transport Tesisleri ve Taşıtları,1949","Dağlık Arazide Dere Havzalarının Islahı, 1964", "Orman Transport Tesisleri ve Taşıtları (Karayolları, Orman Dekovil Hatları, Orman Hava Hatları, Orman Su Yolları),1955", "Su Motorları Bilgisi (Su Çarkları ve Türbinleri). 1962", "Su yataklarının Tahkimi, Dağlık Arazi ve Dere Havzalarında Sel Kontrolu, 1967", "Orman Yollarının Makinhe ile İnşası İçin Arazide Yapılması Gerekli Ölçmeler, Proje Tanzimi ve Yolların Yapım ve Bakımı, 1969", "Vinçli Hava Hatları, 1971", "Sel Yataklarının Tahkimi, 1974" isimli kitapları ve pek çok bilimsel makali yayını bulunmaktadır. )
- TAVSİYE EDİLEBİLİR ile ÖĞÜT VERMEK ile DANIŞMAN
( ADVISABLE vs. ADVISE vs. ADVISER )
( مصلحتآميز ile صواب ile مقتضي ile مصلحتي ile مصلحت آميز ile مقرون بصلاح ile قابل توصيه ile نصيحت کردن ile پند گفتن ile پند دادن ile توصيه کردن ile آگاه کردن ile تجويز ile اعلاميه ile اندرز دادن ile ناصح ile رهنمون )
( مصلحتآميز ile SAVAB ile MOGHTEZY ile MOSOLHATY ile MOSOLHAT AMYZ ile مقرون بصلاح ile GHABEL TOSYYEH ile NASYHAT KARDAN ile PAND GOFTAN ile PAND DADAN ile TOSYYEH KARDAN ile AGAH KARDAN ile TAJOYZ ile ELAMYYEH ile ANDARZ DADAN ile NASEH ile RAYANEMON )
- TAVSİYE ile TAVSİYELİ ile TAVSİYESİZ ile TAVSİYE MEKTUBU
- TAVUK ile ÇAYIRTAVUĞU
( ... İLE Ormantavuğugillerden, sırtı beyaz çizgili, siyah ve esmer, karnı siyah bir kuş. )
( ... cum TYMPANUCHUS CUPIDO )
- TAVUK ile FUNDATAVUĞU
( ... İLE Avustralya'da yaşayan tavuksulardan bir kuş türü. )
( ... cum CATHETFURUS LATHAMI )
- TAVUK ile TAVUK ÇİFTLİĞİ ile TAVUK YETİŞTİRİCİLİĞİ ile TAVUK ETİ
( CHICKEN vs. CHICKEN FARM vs. CHICKEN FARMING vs. CHICKEN MEAT )
( مرغ ile جوجه ile مرغ داري ile مرغداري ile گوشت مرغ )
( MORGH ile JUJEH ile MORGH DARY ile MORGHDARY ile GUSHT MORGH )
- TAVUKKARASI değil/yerine/= GECE KÖRLÜĞÜ
- TAVUKLAR ile TAVUKSULAR
( Tavuksular takımının bir alt takımı. İLE Tavukları ve tepeli tavukları içine alan bir takım. )
- TAVUKSU ile TAVUKSULAR
- TAVZİF ETMEK değil/yerine/= GÖREVLENDİRMEK
- TAVZİF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLENDİRME
- TAVZİH[< VUZÛH]:
AÇIKLAMA, AÇIK ANLATMA, AYDINLATMA -<
- SPEKTRALAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYF AYGITI
- SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ
- SHIFT OF SPECTRAL LINE[İng.] / DÉCALAGE DE LA RAIE SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALLINIENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYF ÇİZGİSİ KAYMASI
- SPECTRAL LINE, SPECTRUM LINE[İng.] / RAIE SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYF ÇİZGİSİ
- TAYF[Ar.]/SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM] ile ÇEŞİTLİLİK | YELPAZE
( Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. )
- SPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFBİLİM
- SPECTROGRAPH[İng.] / SPECTROGRAPHE[Fr.] / SPEKTROGRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFÇEKER/SPEKTROGRAF
- SPECTROSCOPE, SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPE[Fr.] / SPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFGÖZER/TAYFÖLÇER, SPEKTROSKOP
- SPEKTRA[İng.] ile/değil/yerine/= TAYFLAR/SPEKTRUMLAR
- TAYFÖLÇER ile/ve/||/<> TAYFÖLÇÜMÜ
( Işın tayflarını incelemeye yarayan alet, spektroskop. İLE/VE/||/<> Işın tayflarının incelenmesi, spektroskopi. )
- SPECTRAL SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALE EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL DUYARLILIK
- SPEKTRALE HELLIGKEITSEMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL IŞIK DUYARLILIĞI
- SPECTRAL LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT LUMINEUX SPECTRAL[Fr.] / SPEKTRALE LICHTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL IŞIK VERİMİ
- SPEKTRALE BESTRAHLUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL IŞINIM ŞİDDETİ
- SPECTRAL IRRADIANCE[İng.] / IRRADIANCE SPECTRALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL IŞINIM
- SPECTRAL EXTINCTION[İng.] / EXTINCTION SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL SÖNÜM
- LIMIT OF DETECTION, CONCENTRATION LIMIT[İng.] / DÉTECTION (LIMIT DE MESURE)[Fr.] / NACHWISE (MESSGRENZE)[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYİN SINIRI
- TAYLOR İLE FOURİER İLE LAURENT ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI
( Fonksiyon seri temsilleri. )
( Formül: f(x) = Σaₙxⁿ )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR İLE MACLAURİN İLE LAURENT İLE FOURİER İLE LAPLACE ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI
( İşlevlerin farklı seri gösterimleri ve uygulama alanları. )
( Formül: f(x) = Σ f⁽ⁿ⁾(a)/n! (x-a)ⁿ )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAZELEMEK ile TAZELENMEK ile TAZELETMEK ile TAZELEŞMEK ile TAZELENDİRMEK ile TAZELEŞTİRMEK ile TAZELEYEBİLMEK ile TAZE/LİK ile TAZECE ile TAZE PARA ile TAZE SOĞAN ile TAZE FASULYE
- TAZELEYİCİ ve/||/<> GENÇLEŞTİRİCİ
( Uyku, yıkanma, sarılmak, birlik, oyun, hareket, çalışma, spor, felsefe, dil, bilim, doga, yeşil, sanat, sevgili, dost, sohbet. )
- TAZILAŞMAK ile TAZI/LIK ile TAZICI
- TA'ZİYE[Ar. < AZV] değil/yerine/= YARA(BAŞ) SAĞILIĞI/İYİLEŞMESİ DİLEME
( Caferî mezhebinde olanların Muharrem ayında yaptığı matem töreni. )
- TAZMANYA CANAVARI/SARCOPOLUS[Lat.] ile ...
( Yeni Zelanda'nın güneyindeki Tazmanya'da yaşar. Gebelik süreleri 21 gündür. Her doğumda 30 civarında çok minik yavruları olur annenin sadece 4 memesi olduğu için ancak 3-4'ü yaşar. )
- TBI/TOTAL BODY IRRADİATION | TRAUMATIC BRAIN İNJURY[İng.] değil/yerine/= TÜM GÖVDE IŞINLAMASI | TRAVMATİK BEYİN HASARI
- TCP/TRANSMİSSION CONTROL PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= AKTARIM KATMANI GEÇİŞ DENETIM PROTOKOLÜ
- TEALİMİYYÛN ile/ve/||/<> TABİÎYYÛN ile/ve/||/<> İŞRAKİYYÛN ile/ve/||/<> MENAZİRÛN
( Matematikçiler. İLE/VE/||/<> Fizikçiler. İLE/VE/||/<> Aydınlanmacılar. İLE/VE/||/<> İbn Heysem'ciler. )
- TEATİ (ETMEK) değil/yerine/= GÖNDERİŞMEK
- TEÂVÜN[Ar. < AVN çoğ. TEÂVÜNÂT] değil/yerine/= YARDIMLAŞMA
- TEBAHHUR[Ar. < BAHR] ile TEBAHHUR[Ar. < BUHÂR | çoğ. TEBAHHURÂT]
( Deryalanma, denizleşme. | Bir şeyin içine dalma ve pek derinine varma. | Bir ilimde derinleşme, uzmanlık kazanma. İLE Buğulanma, buğu haline girme. | Tütüslenme. )
- TEBAHHUR[< BUHÂR]:
BUĞULANMA, BUĞU HALİNE GİRME | TÜTSÜLENME -<
- TEBDÎL[< BEDEL] ile DEĞİŞTİRME
( DEĞİŞTİRME, DEĞİŞTİRİLME, BAŞKA BİR HÂLE GETİRME )
(1996'dan beri)