Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(105/125)


- STERİLİZASYON/STERILIZATION[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRMA | KISIRLAŞTIRMA


- STERILISATION[İng.] ile/değil/yerine/= STERİLİZASYON


- STERİLİZATÖR/STERİLİZATOR[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRGAÇ


- STERİL/İZE[Fr.]/STERILE/STERILIZED[İng.]/ değil/yerine/= KISIR (KADIN) | MİKROPTAN ARINMIŞ, MİKROPSUZLAŞ(TIRIL)MIŞ, MİKROPSUZ | KISIR /ARINIK


- STERİLİZE ile STERİLİZASYON


- STERİLLEŞTİRMEK ile STERİL


- STERN-GERLACH EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE STERN-GERLACH[Fr.] / STERN-GERLACH-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STERN-GERLACH DENEYİ


- STEROIDS[İng.] / STÉROÏDES[Fr.] ile/değil/yerine/= STEROİTLER


- STEROCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= STEROKİMYA


- STEREOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEROTİTER


- STEREOMICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= STERYOMİKROSKOP


- STYPHNINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİFNİK ASİT


- STIGMATIC[İng.] / STIGMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STİGMATİK


- STİGMATİZASYON/STİGMATIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMGALAMA


- STİLO[Fr.] değil/yerine/= DOLMAKALEM


- STIMÜLASYON/STIMULATION[İng.] değil/yerine/= UYARIM


- STİMULATED EMİSSION ile/||/<> SPONTANEOUS EMİSSION

( Stimulated emission dış foton etkisiyle uyarılmış emisyonken İLE spontaneous emission kendiliğinden foton salınımıdır )

( Formül: Einstein coefficients )


- STIMÜLATÖR/STIMULATOR[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UYARICI ARAÇ


- STIMULI-RESPONSIVE MATERIAL ile/||/<> STATIC MATERIAL

( Stimuli-responsive material dış uyarıya yanıt veren akıllı malzemeyken İLE static material değişmeyen sabit özellik gösterir )

( Formül: Smart polymer )


- STINGINESS vs. THRIFTYNESS


- SUSPENSION[İng.] ile/değil/yerine/= STİPANSİYON


- STYPHNIC ACID[İng.] / ACIDE STYLPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİPNİK ASİT


- STIR :/yerine KARIŞTIRMAK


- STYRAX, STORAX[İng.] / STYRAX, ALIBOUFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRAKS


- STYRALLYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL STYRALYLIQUE[Fr.] / STYRALLYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ALKOL


- STYRALLYL ACETATE[İng.] / STYRALLYLACETATE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ASETAT


- ACETATE DE STYRALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRALLİLİ ASETAT


- STYRENE OXIDE[İng.] / OXYDE DE STYROLÈNE[Fr.] / STYROLOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN OKSİT


- STOACILIK ile EPİKÜRCÜLÜK

( Erdem, öz disiplin ve doğayla uyum içinde yaşamayı savunan felsefi okul. İLE Hazza ulaşmayı ve acıdan kaçınmayı yaşamın amacı olarak gören felsefi okul. )


- STOCHASTIC DIFFERENTIAL ile/||/<> ORDINARY DIFFERENTIAL

( SDE gürültü terimi, ODE deterministik. )

( Formül: Noise term İLE deterministic )


- STOCHASTIC REGRESSORS[İng.] değil/yerine/= MODEL BAĞIMLI DEĞİŞKENİN AÇIKLAYICI DEĞİŞKEN ETKİSİNDE OLDUĞUNU RASSAL REGRESYON MODELİ


- STOKASTİK SÜREÇ ile/||/<> DETERMİNİSTİK SÜREÇ

( Stokastik rastgelelik içerir, deterministik kesin tahmin edilebilir )

( Formül: X(t ileω) İLE x(t) = f(x₀ ilet) )


- STOKES FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES AKIŞI


- STOKES FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES FREKANSLARI


- STOKES SHIFT[İng.] / DÉCALAGE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KAYMASI


- STOKES THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER SATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KURAMI/TEOREMİ


- STOKES NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES SAYISI


- STOKES DRIFT[İng.] / TRAÎNÉE DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES SÜRÜKLENMESİ


- STOKESSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES YASASI


- STOICHIOMETRY[İng.] / STOECHIOMETRIQUE[Fr.] / STÖCHIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKİYOMETRİ


- STÖKİYOMETRİ ile TERMOKİMYA

( Kimyasal tepkimelerde nesne miktarlarını inceleyen alan. İLE Kimyasal tepkimelerde enerji değişimlerini inceleyen alan. )


- STOKLAMAK ile STOKLAYABİLMEK ile STOK ile STOKÇU/LUK


- STONE-WEİERSTRASS ile/||/<> URYSOHN LEMMA

( S-W polinom yaklaşım, Urysohn sürekli fonksiyon varlığı. )

( Formül: Approximation İLE existence )


- STRABISMUS[İng.] değil/yerine/= ŞAŞILIK


- STRANGÜLE/STRANGULATED[İng.] değil/yerine/= BOĞULMUŞ


- STRATEJİ ile STRATEJİST


- STRATEJİK MALLAR değil/yerine/= YOLİZLEMLİK TAVARLAR


- STRATEJİK PLAN değil/yerine/= YOLİZLEMSEL TASAR


- STRATEJİ/K değil/yerine/= YOLİZLEM/LİK / YOLİZLEMSEL


- STRATİFİKASYON/STRAFICATION[İng.] değil/yerine/= KATMANLAMA


- STRATİGRAFİ değil/yerine/= KATMANBİLİM


- STRATOSFER ile/ve/<> STRATOPOZ

( Katyuvar. İLE/VE/<> Katyuvarın üst sınırı. )

( STRATOSPHERE vs./and/<> STRATOPAUSE )


- STRATOSPHERE[İng.] / STRATOSPHÈRE[Fr.] / STRATOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= STRATOSFER


- STRATUS[Lat.] değil/yerine/= KATMANBULUT

( Gri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası. )


- STRENGTHEN :/yerine GÜÇLENDİRMEK


- STREPTOMİSİN[Fr. < Yun.]

( Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara neden olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik. )

( STREPTOMYCINE )


- STRESLENMEK ile STRES ile STRESLİ/LİK ile STRESSİZ/LİK


- STRESS :/yerine STRES, VURGULAMAK


- STRETCHING[İng.] değil/yerine/= GERME/GERİNME


- STRYCHNINE[İng.] / STRYCHNINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRİKİN


- STRİNG İLE M-KURAMSİ İLE LOOP QUANTUM ile/||/<> KUANTUM GRAVİTASYON

( Kuantum mekaniği ve genel göreliliği birleştirme çabaları. )

( Formül: L_Planck = √(ℏG/c³) )


- STRİPTİZ ile STRİPTİZCİ/LİK


- STROBOSCOPE[İng.] / STROBOSCOPE[Fr.] / STROBOSCOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STROBOSKOP


- STRONTIANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYANİT


- STRONTIUM[İng.] / STRONTIUM[Fr.] / STRONTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYUM


- STRONSİYUM[Fr.]

( Atom numarası 38, atom ağırlığı 87,63, yoğunluğu 2,6 olan, 771 °C'de eriyen, doğada bazı maden filizlerinde bulunan, sarı bir öğe. Simgesi: Sr )

( STRONTIUM )


- STRONTIANITE[İng.] / STRONTIANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRONTİYANİT


- STRUCTURE :/yerine YAPI, YAPILANDIRMAK


- STRUCTURED INTERVIEW[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIS¸ GÖRÜS¸ME


- STRÜKTÜR ANALİZ/STRUCTURE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YAPI ÇÖZÜMLEMESİ


- STRÜKTÜRALİZM değil/yerine/= YAPISALCILIK

( Bilimin her dalında, "yapı"dan yola çıkarak, sonuçlara ulaşma yöntemi. | Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dilbilim öğretisi. )


- STRÜKTÜREL[Fr.] değil/yerine/= YAPISAL


- UNTERWASSER-SCHALLMESSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= SU ALTI SES ÖLÇÜM SİSTEMİ (SONAR)


- ŞU ANDA VE BURADA, ...:
NE OLUYOR? ve/||/<>/> DUYULARIM NELER? ve/||/<>/> NASIL DAVRANIYORUM/DAVRANABİLİRİM? ve/||/<>/> YARARLI/YARARIMA OLAN NEDİR? ve/||/<>/> NE/LER YAPABİLİRİM?


- STEAM JACKET[İng.] / CHEMISE DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFMANTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI CEKETİ


- STEAM DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION À LA VAPEUR[Fr.] / WASSERDAMPF DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI DAMITMASI


- STEAM POINT[İng.] / DAMPFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI NOKTASI, SUYUN NORMAL BUHARLAŞMA NOKTASI


- STEAM TRAP[İng.] / SÉPARATEUR D'EAU[Fr.] / DAMPFENTWÄSSERER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI TUZAĞI


- SU:
[hem] ÇÜRÜTÜR ve/||/<>/hem de CANLANDIRIR


- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<>
AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<>
MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> GÖZEDE

( Yüksek tansiyona neden olur. İLE/VE/<> Bel/boyun fıtığına neden olur. İLE/VE/<> Gut/artrit gibi romatizmal hastalıklara neden olur. İLE/VE/<> Astıma neden olur. İLE/VE/<> Şeker hastalığına neden olur. İLE/VE/<> Ülsere neden olur. İLE/VE/<> Kabızlığa ve kolon kanserine yakalanma olasılığına neden olur. İLE/VE/<> Su eksikliği nedeniyle, beynimiz, hücreye oksijen göndermeyi keserse, oksijen kesilmesi sonucunda da hücre, kanserleşme sürecine girer! )


- WATER EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN EAU[Fr.] / WASSERÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU EŞDEĞERİ


- SU [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- SU [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- WATER, HYDROGEN OXIDE[İng.] / EAU[Fr.] / WASSER, WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU, HİDROJEN OKSİT, SU


- SU İLE İYONİK SIVI İLE SÜPERKRİTİK CO2 ile/||/<> YEŞİL ÇÖZÜCÜLER

( Çevre dostu çözücü alternatifleri. )

( Formül: Tc(CO2) = 31°C İLE Pc = 73 bar )


- ŞU KADARI:
"YETER" ile/ve/değil (YETMİYORSA DA/YETMEYECEKSE DE) YETSİN!


- WATER POLLUTION[İng.] / POLLUTION DES EAUX[Fr.] / WASSERVERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SU KİRLENMESİ


- ŞU KONU(LAR)DA:
"BEN BİLE" HATA/YANLIŞ YAPIYORUM değil BEN DE HATA/YANLIŞ YAPABİLİYORUM


- SU KOYVERMEK ile YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK


- ŞU ÖZELLİKTEN ile/ve/<> ŞU YÜZDEN ile/ve/<> ŞU YÖNDEN

( MİN-HAYS ile/ve/<> MİN-VECH ile/ve/<> MİN-CİHET )


- HYDROPHILE[Fr.] / HYDROPHIL, WASSERZIEHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVER, HİDROFİL


- HYDROPHOBIC[İng.] / HYDROPHOBE[Fr.] / HYDROPHOB[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVMEYEN/SEVMEZ, HİDROFOB


- SU TERAZİSİ ile SU TERAZİSİ/TESVİYERUHU

( Basıncı çok olan suyun, basıncını azaltarak künklerin patlamasını önleyen, belirli aralıklarla yapılmış, depo görevindeki kule. İLE İçinde hava kabarcığı bırakılmış su dolu bir cam silindir ve bir tahta yataktan oluşan, düzlem ya da doğruların yataylığını belirleyen alet, kabarcıklı düzeç, terazi. Türk İşaret Dili )


- SU TOPLAMASI KABARCIĞINDA:
VEZİKÜL ile/||/<>/> BÜL(BÜLLÖZ LEZYON)

( [5 mm.den] Küçükse. İLE/||/<>/> Büyükse. )


- SU YILANI/OK YILANI ile YILANBALIĞI

( CERASTES HASSELQUISTII cum ANGUILLA )


- WATER SOFTENER[İng.] / ADOUCISSANT[Fr.] ile/değil/yerine/= SU YUMUŞATICISI


- SU ve/||/<> KARBONDİOKSİT ve/||/<> AZOT

( Oksijenin, hidrokarbonlarla yaptığı tepkime sonucunda, karbondioksit ve su oluşur. VE/||/<> Sudan sonra, yeryüzünün üst katmanlarında en çok bulunan uçucu bileşenlerden öteki ise karbondioksittir. [Bu gaz, Mars'ın ve Venüs'ün atmosferlerindeki baskın gazdır.][Jeolojik süreçler, dünyanın, atmosferindeki karbondioksitin neredeyse tümünün atmosferden çıkarak katı durumdaki yeryüzüne, kabuktaki karbona minerallerinin bileşeni olarak girmesine neden olmuştur.][Kabuktaki karbondioksit kütlesi, okyanustaki su kütlesinin, yaklaşık üçte biri kadar büyüklüğe sahiptir.][Göktaşlarında, karbonat minearallerine son derece ender rastlanmakta olup bunların, güneş nebulasında oluştukları düşünülmemektedir.][Yerin, karbondioksiti, karbon mineralleri durumunda biriktirmediği açıkça anlaşılmaktadır. Karbon, belirli bir olasılıkla hidrokarbon olarak hidrojenle birlikte birikmiştir.] VE/||/<> Dünya atmosferinin baskın bileşenidir. Kabuktaki karbonat göz önünde bulundurulduğunda, karbondioksitten yaklaşık yüz kat daha az oranda bulunur. Dünyadaki azotun hemen hemen hepsi atmosferde bulunur. Azotun, güneş nebulasında katı bileşikler oluşturduğu düşünülmemekte, ayrıca, göktaşlarında da azota hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. Azotun, yerin üst katmanlarını oluşturan katı nesnenin küçük bir kirleticisi olarak biriktiği anlaşılmaktadır. Dünyada, azotun varoluşunun güneş nebulasında meydana gelen kimyasal süreçteki ve yoğunlaşma sürecindeki kusurlardan kaynaklanmış olması olasıdır. Bir azot ve hidrojen bileşiği olan amonyak, bir amonyak molekülünün ve bir potasyum atomunun neredeyse aynı büyüklükte olması nedeniyle zaman zaman silikat minerallerinin kristal dokularındaki potasyumun yerine geçer. )


- SU ile KULLANILMIŞ SU

( ... ile MÂYİ'-İ MÜSTA'MEL )


- ŞUÂİYYE[Ar.] / RADIOLAIRES[Fr.] ile ...

( Işınlılar. )


- SUAL ETMEK değil/yerine/= SORMAK/SORUP SORUŞTURMAK


- SUBASMAN[Fr. < SOUBASSEMENT] değil/yerine/= OTURMALIK


- SUBCONSCIOUS vs. UNCONSCIOUS


- SUBCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ ALTI


- SUBEIC ACID[İng.] / ACIDE SUBÉRIQUE[Fr.] / SUBERINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBERİK ASİT


- SUBJEKTİVİST/SÜBJEKTİVİZM/SÜBJEKTİVİTE değil/yerine/= ÖZNELCİ/ÖZNELCİLİK/ÖZNELLİK


- SUBKLINİK/SUBCLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLINİK BELİRTISİZ


- SÜBLIMASYON/SUBLIMATION[İng.] değil/yerine/= YÜCELTME


- SUBLIMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBLİMLEŞME ISISI


- SÜBLİMLEŞME ile/||/<> ERİME

( Süblimleşme katıdan gaza direkt geçiş İLE erime katıdan sıvıya geçiştir. )


- SUBLIMATION[İng.] / SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞME


- SÜBLİMLEŞMEK ile SÜBLİMLEŞTİRMEK ile SÜBLİME


- PLOMB BLANC SUBLIMÉ[Fr.] / BLEIWEISS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞMİŞ BEYAZ KURŞUN


- SUBSEQUENT :/yerine ARDINDAN GELEN


- SUBSTANTIAL :/yerine ÖNEMLİ, BÜYÜK


- SUBSTITUTANT[Fr.] / SUBSTITUENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBSTİTÜENT


- SUBSTİTÜSYON/SUBSTİTUTION[İng.] değil/yerine/= YERINE KOYMA


- SÜBSTİTÜSYON TEPKİMESİ/REAKSİYONU ile ELİMİNASYON TEPKİMESİ/REAKSİYONU

( Bir atom ya da öbeğin başka bir atom ya da öbekle yer değiştirdiği tepkime. İLE Bir molekülden atom ya da öbeğin ayrıldığı tepkime. )


- SUBSTRAT DÜZEY ile/||/<> OKSİDATİF FOSFORİLASYON

( Substrat direkt ADP→ATP, oksidatif ETC gradyan. )

( Formül: PEP→piruvat İLE H⁺ gradyan )


- SUBSTRAT İLE KOMPETİTİF İLE NON-KOMPETİTİF ile/||/<> ENZİM İNHİBİSYONU

( Enzimlerin engellenme mekanizmaları. )

( Formül: v = Vmax[S]/(Km + [S]) )


- SUBTRAKSİYON/SUBTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇIKARMA


- SÜBVANSİYON[Fr., İng. SUBVENTION] değil/yerine/= DESTEKLEME


- SÜBVANSİYON değil/yerine/= DESTEKLEME


- SUCCESS vs. SUCCESSION


- SUCCESSFUL :/yerine BAŞARILI


- SUCCESSFULLY :/yerine BAŞARIYLA


- SUCCESSION ile/||/<> KLİMAKS TOPLUM

( Succession ekolojik değişim süreciyken İLE klimaks toplum stabil son durumdur )

( Formül: Birincil/ikincil )


- SUCCESSIVE vs. SUCCESSFUL


- SUÇLAMAK ile/değil/yerine DEĞERLENDİRMEK


- SUÇLAMA/K ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/ELEŞTİRMEK

( [not] TO BLAME vs./but TO CRITICIZE
TO CRITICIZE instead of TO BLAME )


- SUÇLAMAK ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK


- SUÇLAMAK ile SUÇLANMAK ile SUÇLANDIRMAK ile SUÇLANABİLMEK ile SUÇLAYIVERMEK ile SUÇLANDIRILMAK


- SUÇLANABİLİR ile SUÇLAMAK

( BLAMABLE vs. BLAME )

( شايان توبيخ ile نکوهش ile سرزنش ile تقصير بگردن گذاردن ile نکوهش کردن ile لوم ile ذم کردن ile ملامت ile مقصر دانستن ile مقصر شناختن ile عتاب کردن ile ملامت کردن ile انتقادکردن )

( SHAYAN TOBYKH ile NAKUHOSH ile SARZNESH ile TAQSYR BEGARDAN GOZARDAN ile NAKUHOSH KARDAN ile LOM ile ZAM KARDAN ile MOLAMET ile MOGHASR DANSTAN ile MOGHASR SHENAKHTAN ile ATAB KARDAN ile MOLAMET KARDAN ile ENTEGADKARDAN )


- SUÇLANABİLİR ile SUÇLAMAK ile ZANLI ile İDDİANAME

( INDICTABLE vs. INDICTE vs. INDICTER vs. INDICTMENT )

( قابل تعقيب ile تحت تعقيب قرار دادن ile اعلام جرمکننده ile ادعانامه )

( GHABEL TAGHYBE ile TAHAT TAGHYBE GHARAR DADAN ile ELAM JARMKONANDEH ile EDEANAMEH )


- SUÇLU ile CEZAİ İMA ile SABIKA KAYDI ile SABIKA KAYITLARI ile SUÇLULUK ile CEZAİ OLARAK ile SUÇ İŞLEMEK ile KRİMİNOLOJİ

( CRIMINAL vs. CRIMINAL IMPLICATION vs. CRIMINAL RECORD vs. CRIMINAL RECORDS vs. CRIMINALITY vs. CRIMINALLY vs. CRIMINATE vs. CRIMINOLOGY )

( جنايتکار ile خلاف کار ile تبهکارانه ile خلافکار ile تبهکار ile ناکار ile مجرم ile جاني ile مقصر ile مجرمانه ile جنايي ile آلودگي در جنايت ile پيشينه ile سوابق سوء ile جنايت کاري ile جنايت کارانه ile مجرم خواندن ile جرم شناسي )

( جنايتکار ile KHLAF KAR ile TABEHKARANEH ile KHLAFKAR ile TABEHKAR ile NAKAR ile MOJRAM ile JANY ile MOGHASR ile MOJARMANEH ile JENAYY ile ALODEGY DAR JENAYT ile PEYSHYNAH ile SAVABAGH SUE ile JENAYT KARY ile JENAYT KARANEH ile MOJRAM KHANDAN ile JARAM SHENASY )


- SUÇLULUK:
TÜRLERİ ve/ya da/||/<>/> SINIFLANDIRMALARI

( - Gerçek Suçluluk: Bu tür suçluluk, bir kişinin gerçekten suç işlediğini kabul ettiği ve suçun doğrudan sorumlusu olduğu durumları tanımlar.

- Yanlış Suçluluk: Bu, kişinin suçsuz olduğu halde kendini suçlu olarak "görmesidir". Yanlış suçluluk, genellikle toplumsal baskı, başkalarının suçlamaları ya da aşırı öz eleştiri nedeniyle ortaya çıkabilir.

- Toplumsal Suçluluk: Birey, toplumun genel değerlerine ya da ölçütlerine uymadığından, suçluluk düşünce ve duygusu yaşar. Bu tür suçluluk, bireyin toplum tarafından kabul gören bir davranışı "bozduğu düşüncesiyle[varsayarak]" ortaya çıkar.

- Hukukî Suçluluk: Birey, yasalara uygun olmayan bir şey yaptığı ya da yasalara uygun bir şey yapmadığından, kendini suçlu görür.

- Vicdanî Suçluluk: Bu, bir kişinin vicdanında karşılık bulur. Birinin içsel ahlâkî değerleriyle çeliştiği zaman ya da başkalarına zarar verdiği düşüncesiyle oluşabilir.

- İçsel Suçluluk: Birey, içindeki düşünsel ve duygusal ya da çeşitli psikolojik sorunlar nedeniyle kendini suçlu görür. Örneğin, bunaltı, kaygı ya da travma sonrası stres bozukluğu yaşayan biri, kendini sürekli olarak suçlu "görebilir".

- Dışsal Suçluluk: Bu tür suçluluk, başkalarının kişiyi suçlu görmesi ya da göstermesiyle ilişkilidir. Örneğin, aile ya da toplumun sürekli eleştirisi ve suçlama tutumu, kişiyi dışsal suçluluğa sokabilir.

- Özür Düşünce, Duygu ve Davranışı: Suç işleyen kişi, başkalarına ya da topluma karşı bir hata yaptığının farkında olur ve bu nedenle içten bir biçimde özür diler.

VE/||/<>

- Doğmuş Suçlular: Suç işlemeye eğilimli doğan, fiziksel ve zihinsel özellikleriyle ötekilerden ayrılan suçlular.

- Anormal suçlular: Zekâ geriliği, ruhsal bozukluk, alkolizm, sara(epilepsi) gibi anormalliklerden etkilenen suçlular.

- Ara sıra suçlular: Sahte suçlular, alışkanlıklar dışındaki suçlular gibi suç işlemeye eğilimli olmayan ancak çeşitli nedenlerle suç işleyen suçlular, kriminaloidler.

- Soğukkanlılıkla hareket eden suçlular: Suç işlemek için hesap ya da plan yapan ve mantıklı davranan suçlular.

- İhtirasî suçlular: Duygusal, tutkusal, öfke, kıskançlık, intikam gibi bazı düşünce ve duygularla hareket eden suçlular.

- Patolojik olmayan akıl hastalığı ve anormallikle bir arada suçlular: Suç işlerken akıl hastalığı ya da anormallik belirtileri gösteren ancak bunların patolojik olmadığı tespit edilen suçlular.

- Patolojik akıl hastalığı ile birlikte ya da akıl hastası olan suçlular: Suç işlerken akıl hastalığı ya da anormallik belirtileri gösteren ve bunların patolojik olduğu tespit edilen suçlular. )

( "Suçluların Sınıflandırılması - Sulhi Dönmezer" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- SUÇSUZLUĞUNU İDDİA ETMEK ile/ve/||/<> SUÇU/NU İNKÂR ETMEK


- SUCUKLAŞMAK ile SUCU/LUK ile SUCUK ile SUCUL ile SUCUKLU ile SUCUKÇU/LUK ile SUCUKLU YUMURTA


- SUCUL OMURGALILAR:
YUVARLAK AĞIZLILAR ile/ve/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR ile/ve/||/<> KEMİKLİ BALIKLAR


- SUÇUN KİŞİSELLİĞİ/ŞAHSİLİĞİ ve/||/<> MASUMİYET KARİNESİ


- SUDA ERİYEN VİTAMİNLER ile YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER


- SUDAN ile/||/<> GÜNEY SUDAN CUMHURİYETİ

( [Başkenti]
Hartum. @@ Juba. )

( [Para birimi]
Sudan Sterlin'i[SDG] @@ Güney Sudan Lirası[SSP][1$ = 3.3][Mart 2012] )


- SUDG[Ar. çoğ. ASDÂG] ile ŞAKAKLARDAN SARKAN SAÇLAR

( Şakaklardan sarkan saçlar. )


- SUFFICIENT :/yerine YETERLİ


- SÛFÎ ile MUTASAVVIF

( Tevhidi kendi bünyesinde evrensel boyutta yaşayan kişi. İLE Bununla ilgilenen, o yola çıkan kişi. )


- SÜFLİLEŞMEK ile SÜFLİ/LİK


- SUGGESTION :/yerine ÖNERİ


- SUGİLİT ile/||/<> RODOKROZİT

( Mor renkli nadir bir mineral. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )


- SUH AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SUH YÜKSELTECİ


- AMPLIFICATEUR DE SUHL[Fr.] / SUHL-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL YÜKSELTECİ


- SÜHÛLETLE[Ar.] değil/yerine/= KOLAYLIKLA


- SUİKASTÇI ile SUİKAST DÜZENLEMEK ile SUİKAST ile SUİKASTÇI ile SUİKASTÇILAR

( ASSASSIN vs. ASSASSINATE vs. ASSASSINATION vs. ASSASSINATIVE vs. ASSASSINS )

( آدمکش ile قاتل ile ترور کردن ile ترور ile قتل ile تروري ile حشاشين )

( ADAMKESH ile GHATEL ile TARVAR KARDAN ile TARVAR ile GHTEL ile تروري ile حشاشين )


- SÜJESTIBİLİTE/SUGGESTIBILITY[İng.] değil/yerine/= TELKINE YATKINLIK


- SÜJESTİYON/SUGGESTION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE AŞILAMA, TELKIN


- SUKABAĞI ile BORUKABAĞI

( ... İLE Boğumsuz, boru gibi uzun sukabağı. )


- ŞÜKRETMEK ile ŞÜKRETTİRMEK


- ŞÜKRÜ NAİLE PAŞA İLKÖĞRETİM OKULU :

( Kireçburnu'nda ilkokul 36. Kireçburnu Mektebi adı ile açıldı ve ilk mezununu 1929 - 1930 döneminde verdi. 1960'da yeni yapılan binaya taşınan okulun adı Şükrü Naili Paşa İlkokulu oldu. 1997'de İlköğretim Okuluna dönüştürüldü. )


- SUCCINIC ANHYDRIDE[İng.] / ANHYDRIDE SUCCINIQUE[Fr.] / BERNSTEINSÄUREANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ANHİDRİT


- SUCCINIC ACID[İng.] / BERNSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ASİT


- SUCCINIMIDE[İng.] / SUCCINIMIDE[Fr.] / SUCCINIMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİMİD


- ACIDE SUCCINIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNK ASİT


- ŞÜKÜR NEDENİNİ ARTIRMAK ...
PENCEREDEN DIŞARI BAKMAK ZORUNDA DEĞİLSEK-KENDİ BAŞINA TUVALETE GİDEBİLİYORSAK-YEDİĞİMİZ/İÇTİĞİMİZ HER LOKMAYI/YUDUMU SORUNSUZ YUTABİLİYORSAK -ile/||/<>


- SULAMAK ile SULANMAK ile SULATMAK ile SULANDIRMAK ile SULAYABİLMEK ile SULANDIRILMAK ile SULAK/LIK ile SULAK ALAN


- SULANDIRABİLMEK ile SULANDIRICI


- SULANDIRICI ile/ve/değil/||/<>/< İNCELTİCİ


- WÄSSERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA ETKİSİ


- WÄSSERUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA SAÇAKLARI


- SULAR SELLER (GİBİ EZBERLEMEK)


- SÜLEYMANİYE CAMİİ/KÜLLİYESİ ve ST. PIER KATEDRALİ

( 7 yılda. VE 100 yıldan daha fazla. )

( [emir] Kanunî'den. VE Papa'dan. )

( [mimarı] Mimar Sinan. VE Michalengelo. )


- SÜLEYMANİYE CAMİİ ile/ve SELİMİYE CAMİİ

( İstanbul. İLE/VE Edirne. )

( Teknik yapıt.(Hendesetü'l-İslâm). İLE/VE Toplumsal yapıt.(Camiatü'l-İslâm). )

( Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1550-1557 yılları arasında inşa edilmiştir. İLE/VE Selimiye Camii, yanlış bilindiği üzere Yavuz Sultan Selim (I. Selim) zamanında değil; onun torunu olan Sultan II. Selim zamanında ve Süleymaniye'den sonra; 1568-1575 yılları arasında inşa edilmiştir. ( Kubbe çapı Ø26.50 metredir. İLE/VE Kubbe çapı Ø31.30 metredir. )

( Kubbe içinden 4 fil ayak üzerine oturur. İLE/VE Kubbe çevresinden 8 fil ayak üzerine oturur. )

( Süleymaniye'deki "teknik merkez" Selimiye'de yoktur. Süleymaniye'de uygulanan iki teknik merkez; taç kapı ve şadırvan Selimiye'de tekrar etmemiştir. )

( Başkent Külliyesi'dir. İLE/VE Serhad Külliyesi'dir. )

( Kalfalık-Ustalık yapıtı diye ayırmamak ve iki yapıtın da ayrı boyutlarda hakkını teslim etmek gerekir. )

( İstanbul'da sayfamızdaki "MUCİZEVİ SANAT" açıklamasını da okuyunuz! )

( Son derece teknik ve gelişmiş is odası bulunur. İLE/VE Çift pencereli sistem uygulanmıştır. )


- SÜLEYMANİYE CAMİSİ ile/ve SELİMİYE CAMİSİ

( İstanbul. İLE/VE Edirne. )

( Teknik eser.[Hendesetü'l-İslâm]. İLE/VE Sosyal eser.[Camiatü'l-İslâm]. )

( Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1550-1557 yılları arasında inşa edilmiştir. İLE/VE Selimiye Camii, yanlış bilindiği üzere Yavuz Sultan Selim[I. Selim] zamanında değil; onun torunu olan Sultan II. Selim zamanında ve Süleymaniye'den sonra; 1568-1575 yılları arasında inşa edilmiştir. )

( Kubbe çapı Ø26.50 metredir. İLE/VE Kubbe çapı Ø31.30 metredir. )

( Kubbe içinden 4 fil ayak üzerine oturur. İLE/VE Kubbe çevresinden 8 fil ayak üzerine oturur. )

( Süleymaniye'deki "teknik merkez" Selimiye'de yoktur. Süleymaniye'de uygulanan iki teknik merkez; taç kapı ve şadırvan Selimiye'de tekrar etmemiştir. )

( Başkent Külliyesi'dir. İLE/VE Serhad Külliyesi'dir. )

( Süleymaniye Camii'nde, 470 kubbe bulunmaktadır. )

( Çekmece Köprüsü, tek, imzasının bulunduğu yapıtıdır. )

( Kalfalık-Ustalık yapıtı diye ayırmamak ve iki yapıtın da ayrı boyutlarda hakkını teslim etmek gerekir. )

( Son derece teknik ve gelişmiş is odası bulunur. İLE/VE Çift pencereli sistem uygulanmıştır. )


- SÜLEYMANİYE (TEKİYYE) CAMİSİ ile SÜLEYMANİYE CAMİSİ

( Şam'da. [1554-59] İLE İstanbul'da. [1550-1557] )


- SÜLEYMANİYE'DE:
İS ODASI ya da SÜS ODASI


- SULPHANYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİD


- SULFANILAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİTLER


- SÜLFAT ile KOKİMBİT[İng. < COQUIMBITE]

( ... İLE Hidratlı doğal demir sülfat. )


- SÜLFAT ile SÜLFATLAMA ile SÜLFATLANMA ile SÜLFATLAŞMA


- SÜLFATLAMA ile SÜLFATLANMA ile SÜLFATLAŞMA

( Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme ya da bitkileri bu maddelere bulama işlemi. İLE Bir akümülatörün levhaları üzerinde kurşun sülfat tabakasının oluşması. İLE Doğal maden sülfürlerinin, hava ve su etkisiyle yavaş yavaş sülfat durumuna dönüşmesi. )


- SULPHATES[İng.] / SULFATES[Fr.] / SULFATE, SCHWEFELSALZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFATLAR


- SÜLFİT ile SÜLFİTLEME


- SÜLFİTLEME

( Şarapçılıkta, üzüm, elma ya da armut şırasını kükürtdioksitle temizleme yöntemi. )


- SULPHOXIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFOKSİTLER


- SULPHANILAMIDES, SULPHONAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİDLER


- SULFANILAMIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİTLER


- SULPHONATION[İng.] / SULFONATION[Fr.] / SULFURFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFONASYON


- SULPHURIC ACID, OIL OF VITRIOL[İng.] / ACIDE SULFÚRICO[Fr.] / SCHWEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRİK ASİT, ZAC YAĞI


- SÜLFÜRİK[Fr.] ile SÜLFÜRİMETRE[Fr. < Yun.]

( Sülfürle ilgili. İLE Bir maddedeki kükürt oranını tespit etmek için kullanılan alet. )


- SÜLFÜRLEMEK ile SÜLFÜR


- SULHPERVER/SULHÇU[Ar., Fars.] değil/yerine/= BARIŞSEVER/BARIŞÇIL


- SÜLİNE[Yun.] değil/yerine/= DENİZÇAKISI

( Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası. )


- SULTAN ABDÜLMECİD ile HALİFE ABDÜLMECİD

( 1839-1861 ile 1922-1924 )


- SULTAN ile/ve/||/<>/> MAJESTE[Fr. < Lat.] ile/ve/||/<>/> EKSELANS[Fr./İng. < EXCELLENCE]

( "Yönetici, güç/iktidar sahibi". [Tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan, genelde bağımsızlığını duyuran İslâm hükümdarları tarafından kullanılmıştır. İslâm devletlerinde, hükümdara verilen unvan. “Padişah, hakan, han, hükümdar” anlamlarındadır. Sultan sözcüğü, müslüman hükümdarlarının özellikle sünnî inancına ait bir unvandır. Daha sonraları, hakimiyet, delil ve burhan anlamına da geçmiştir.][Sultan unvanını ilk kez II. yüzyılın ilk yıllarında, Gazne'de hükümdar bulunan Mahmud İbn-il Emir Sebük tekin kullanmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Hükümdarlara ya da devlet başkanlarına verilen unvan. İLE/VE/||/<>/> Bakan ve elçiden başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı. )


- SULTANGAZİ ile SULTANBEYLİ


- SULTANIN:
GEREKLİLİĞİ ile/ve/||/<> ÜSTÜNLÜĞÜ ile/ve/||/<> TEKLİĞİ ile/ve/||/<> KUTSALLIĞI


- SULTANLARIN BİLDİĞİ DİL SAYISI:
8 || 7 || 6 || 5

( Fatih Sultan Mehmet || Kanunî Sultan Süleyman || Yavuz Sultan Selim || I. Murad, II. Bayezid, II. Selim, IIII. Mustafa, III. Selim, I. Abdülaziz, II. Abdülhamid )


- SULTANLARIN/PADİŞAHLARIN SIFATLARI ile ...

( * Yönetilenlerin hakkını gözetir, onlardan hak talep etmez; bu fazilettir(fadl) ve en yüksek(ulyâ) derecedir.
( * Ya da haklarını gözetir ve karşılığında hak talep eder, bu adâlettir(adl) ve orta(vustâ) derecedir.
( * Ya da hak talep eder haklarını gözetmez; bu da aşağı(süflî) derecedir. )


- SULU YEMEK ile SULULAŞMAK ile SULU/LUK ile SULUK ile SULU GÖZ ile SULU KAR ile SULU BOYA ile SULU GÖZLÜ/LÜK ile SULU TARIM ile SULU SEPKEN ile SULU ZİRAAT ile SULU ZIRTLAK ile SULUK ZİNCİRİ


- SÜLÛK DERECELERİ

( * MECZÛB-I GAYRI SÂLİK
* MECZÛB-I SÂLİK
* SÂLİK-İ GAYR-I MECZUP
* SÂLİK-İ MECZUP )


- SÜLÜN, MEHMET (RUMELİKAVAK, 1949) :

( Rumelikavaklı, profesyonel futbolcu ve antrenör. Futbola Büyükdere'de başladı. Askerlik görevini yaparken Balıkesir Karagücünde oynadı. Transfeir olduğu İstanbulspor'da 1971'den 1985 yılına kadar 14 yıl oynadı, 13 yıl süre ile takım kaptanlığı görevini yaptı, Katıldığı kursları tamamlayarak A lisansını alarak antenöjrlüğe başladı. İstanbulspor profesyonel takımını bir süre çalıştırdı, bilahare altyapıda görev aldı ve uzun yıllardan beri altyapıda görev yapmaktadır. )


- SÜMBÜL EFENDİ ve MUSA MUSLİHİDDİN(MERKEZ) EFENDİ

( Musa Muslihiddîn Efendi. İLE/VE Mustafa Muslihiddîn Efendi. )


- SÜMBÜL/SÜNBÜL[Fars.] ile YABANSÜMBÜLÜ/KEDİNANESİ

( Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri keskin kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi. İLE Ballıbabagillerden, kırlarda yetişen, kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. )

( HYACINTHUS ORIENTALIS cum NEPETA CATARIA )


- SÜMBÜL/SÜNBÜL[Fars.] ile SÜMBÜLTEBER[Fars.]

( Zambakgillerden, güzel kokulu, beyaz renkli bir çiçek. İLE Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri keskin kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi. )

( HYACINTHUS ORIENTALIS cum POLIANTHES )


- SÜMKÜRMEK ile SÜMKÜRTMEK


- SUMSUKLAMAK ile SUMSUK


- SÜMSÜKLEŞMEK ile SÜMSÜK/LÜK


- SÜMÜKLÜBÖCEK ile/ve DENİZ SÖMÜKLÜBÖCEĞİ

( Zehirsizlerdir. İLE/VE Zehirlilerdir. )


- SÜMÜKLÜBÖCEK ile KABUKLU SÜMÜKLÜBÖCEK

( BÜZZÂKA ile HALEZÔN )


- SÜMÜKLÜBÖCEK ile MUZ SÜMÜKLÜBÖCEĞİ


- SÜMÜKLÜBÖCEK ile SALYANGOZ[Yun.]

( Karındanbacaklılardan, akciğerli, otçul ve kabuksuz yer yumuşakçası. İLE Yumuşakçalardan, bahçelerde yaşayan, sarmal kabuklu, küçük hayvan. )

( ... ile BEZZÂKA )

( SLUG vs. SNAIL )

( LIMAX cum HELIX )

( ... ile KOHLİL )


- SÜMÜKLÜBÖCEK ile SOLUCAN

( BÜZZÂKA, HALEZUUN ile HURTUUN )

( SLUG vs. EARTHWORM )

( LIMAX cum LUMBRICUS TERRESTRIS )


- ŞÜMULLENDİRMEK ile ŞÜMUL ile ŞÜMULLÜ/LÜK


- SUNABİLMEK ile SUNA ile SUNAK ile SUNA BOYLU


- SÜNDÜRMEK ile SÜNDÜRÜLMEK ile SÜNDÜREBİLMEK


- SÜNEPE/LİK ile/değil/yerine ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK


- SÜNGERLEŞMEK ile SÜNGER ile SÜNGERCİ/LİK ile SÜNGERLİ ile SÜNGERLER ile SÜNGERSİZ ile SÜNGER DOKU ile SÜNGER TAŞI ile SÜNGER AVCISI ile SÜNGER AVCILIĞI


- SÜNGÜLEMEK ile SÜNGÜLENMEK ile SÜNGÜLEŞMEK ile SÜNGÜ ile SÜNGÜLÜ ile SÜNGÜSÜZ


- SÜNNETLEMEK ile SÜNNET/LİK ile SÜNNETLİ/LİK ile SÜNNETÇİ/LİK ile SÜNNETSİZ/LİK ile SÜNNET EHLİ ile SÜNNET DÜĞÜNÜ ile SÜNNET ÇOCUĞU


- SUNTURLU = YAMAN/ADAMAKILLI | GÖSTERİŞLİ/GÖRKEMLİ


- ŞUNU ...:
"KONUŞACAĞIM" değil ANLATACAĞIM


- SUNULMAK ile SUNULABİLMEK ile SUNU ile SUNUM ile SUNUŞ ile SUNUCU/LUK


- SUPERCURRENT[İng.] / SUPERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIM


- SUPERFLUID[İng.] / SUPRAFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKAN


- SUPERFLUIDITY[İng.] / SUPRAFLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKANLIK


- SUPERTURBULENT FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÇALKANTILI AKIŞ


- SUPERGRAVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER GRAVİTE


- SUPERCONDUCTOR[İng.] / SUPRALEITER, ÜBERMÄSSIGLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER İLETKEN


- SUPERCONDUCTIVITY[İng.] / SUPERCONDUCTIVITE[Fr.] / SUPERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER İLETKENLİK


- SUPERTHERMAL SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ISIL KAYNAK


- SUPERCRITICAL MASS[İng.] / MASSE SUPERCRITIQUE[Fr.] / SUPERKRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK KÜTLE


- SUPERCRITICAL REACTOR[İng.] / SUPERKRITISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK REAKTÖR


- SUPERCRITICALITY[İng.] / SUPERKRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİKLİK


- SUPERGRAVITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER KÜTLEÇEKİM


- SUPERLATTICE[İng.] / SUPERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÖRGÜ


- SUPERZENTRIFUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER SANTRİFÜJ


- SUPERTHERMAL-QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TERMAL KAYNAK


- ÉCOULEMENT SUPERTURBULENT[Fr.] / SUPERTURBULENTER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TÜRBÜLANSLI AKIŞ


- SUPERHIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE SUPERHAUTE[Fr.] / SUPERHOHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER YÜKSEK FREKANS


- SUPERCONDUCTİVİTY ile/||/<> SUPERFLUİDİTY

( Superconductivity sıfır elektrik direnciyken İLE superfluidity sıfır viskozite akışkanlıktır )

( Formül: Cooper pairs )


- SÜPERENFEKSİYON/SUPERINFECTION[İng.] değil/yerine/= EKLENİK BULAŞ


- SUPERFICIAL (/EFFECT) vs. DEEP (/EFFECT)


- SÜPERFİSYEL/SUPERFICIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL, SIĞ


- SUPERPHOSPHATE[İng.] / SUPERPHOSPHATE[Fr.] / SUPERPHOSPHATE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPERFOSFAT


- SÜPERİLETKEN İLE SÜPERAKIŞKAN İLE BEC ile/||/<> KUANTUM FAZLAR

( Makroskopik kuantum fenomenler. )

( Formül: Tc(YBCO) = 93K )


- SÜPERİLETKEN ile/||/<> MÜKEMMEL İLETKEN

( Süperiletken R=0 ve Meissner etkisi, mükemmel sadece R=0. )

( Formül: Cooper çiftleri İLE serbest e )


- SÜPERİLETKEN ile/||/<> NORMAL İLETKEN

( Süperiletken sıfır direnç, normal iletken sonlu direnç )

( Formül: R = 0 (T < Tc) İLE R > 0 (normal) )


- SÜPERİLETKENLİK ile/||/<> SÜPERAKIŞKANLIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Süperiletkenlik sıfır direnç, süperakışkanlık sıfır viskozitedir )

( Formül: R=0 İLE η=0 )


- SÜPERKAPASİTÖR ile/||/<> BATARYA

( Süperkapasitör hızlı şarj fiziksel İLE batarya yüksek enerji kimyasal. )

( Formül: EDLC İLE Li-ion )


- SÜPERKRİTİK AKIŞKAN ile PLAZMA

( Hem sıvı, hem de gaz özellikleri gösteren nesne. İLE Yüksek enerjili iyonize gaz. )


- SÜPERKRİTİK AKİŞKAN ile/||/<> PLAZMA

( )

( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )


- SÜPERKRİTİK AKIŞKAN ile SIVI

( Kritik sıcaklık ve basınç üzerinde bulunan nesne durumu. İLE Belirli bir oylumu ve biçimi olan nesne durumu. )


- SUPERCRITICAL FLUIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERKRİTİK AKIŞKANLAR