On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(104/125)
- SÖYLEMEK ile SÖYLEMEMEK
( TO SAY/TELL vs. NOT TO SAY/TELL )
- SÖYLEMEK ile SÖYLENMEK ile SÖYLETMEK ile SÖYLEŞMEK ile SÖYLENİLMEK ile SÖYLETTİRMEK ile SÖYLENEBİLMEK ile SÖYLETEBİLMEK ile SÖYLEYEBİLMEK ile SÖYLEYİVERMEK ile SÖYLEM ile SÖYLEV ile SÖYLENCE ile SÖYLEVCİ/LİK
- SÖYLEMEKTEN/YAPMAKTAN (")KURTULMAK(") ile/ve/<>/değil SORUMLULUKTAN (")KURTULMAK(")
- Söylememek için SUS!!!
- SÖYLEMLERİMİZİN/EYLEMLERİMİZİN:
SORUMLULUĞUNU ALMAK ve/||/<>/> (DOĞRUDAN/OLASI) SONUÇLARINA KATLANMAK
- SÖYLENCEBİLİM = İLM-İ ESATİR = MYTHOLOGY[İng.] = MYTHOLOGIE[Fr., Alm.] = MYTHOLOGIA[Yun.] = MITOLOGIA[İsp.]
- KONUYU/SÖYLENENİ/SÖYLEDİĞİNİZİ ...:
ANLAMAMAK/ANLAMIYORUM ile/ve/değil/||/<>/> BEĞENMEMEK/BEĞENMİYORUM
- SÖYLENENLER ile/değil SÖYLENİLENLER
- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"
- SÖYLENİLEMEYEN ile/ve/<> SESLENDİRİLEMEYEN
( ARETA ile/ve/<> APORETA )
- SÖYLENİLEN ile/ve SÖYLENİLMEK İSTENİLEN
( Özellikle şiirde! )
( Satırlardan çok, satır aralarını iyi okumak gerekir! )
- Söylenileni DİNLE!!!
- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]
( Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen. )
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )
( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN(Not in the mean of acceptance!)
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET )
- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )
( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )
( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )
( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN[Not in the mean of acceptance!]
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET
Learn to look without imagination, to listen without distortion; that is all. )
- SÖYLENİŞ VE YAZILIŞLARI AYNI, ANLAMLARI FARKLI SÖZCÜKLERİ(ADAŞ)(HOMONYME)
- SÖYLENİŞ/SÖYLEYİŞ ile SESLENDİRİŞ
( TELÂFFUZ ile TASAVVUT[< SAVT] )
( PRONUNCIATION vs. PHONATE )
( ... avec PHONATION )
- Söyleyebilmek için SUS!!!
- Söyleyeceklerin kaldırılmayacaksa SUS!!!
- SÖYLEYİM" değil SÖYLEYEYİM
- SÖYLEYİŞ ve VURGU YANLIŞLARI
- SÖYLEYİŞ ile/||/<> YANSIMA ile/||/<> ULAM ile/||/<> KAPLAM ile/||/<> GÖÇÜŞME ile/||/<> YALINLAŞTIRMA/SADELEŞTİRME/HAFİFLETME/TAHFİF ile/||/<> KATMERLENME/MUZÂAF ile/||/<> AKIŞMA ile/||/<> BENZEŞİM ile/||/<> ÖTÜMLÜ/TİTREŞİMLİ/SEDÂLI ile/||/<> ÖTÜMSÜZ/TİTREŞİMSİZ/SEDÂSIZ
( Sesleme edimi sırasında seslerle bürünsel öğeleri söyleme, gerçekleştirme biçimi. İLE/||/<> Dış gerçeklik düzleminde var olan ses ya da gürültüleri, işitimsel izlenimi yansıtacak biçimde aktaran, adlandırılan gerçeği ses öykünmesi yoluyla belirten dilsel öğe. İLE/||/<> Dilbilgisel ya da anlamsal sınıflandırma birimi. Çeşitli ortak dilbilgisel ve anlamsal ölçütlere göre dil öğelerinin yerleştirildiği ya da oluşturduğu sınıf. İLE/||/<> Bir kavramın kapsamına giren, o kavramın tanımladığı öğelerin tümü. İLE/||/<> Bir sözcük içinde birbirini izleyen iki ses biriminin yer değiştirmesi. İLE/||/<> Kolaylık sağlama amacıyla sözcükten bazı yazaçların düşürülmesi. İLE/||/<> Bir sözcükte ortadaki yazaç ile son yazacın aynı yazaçla tekrarlanması. İLE/||/<> Kulağa hoş gelen seslerin birbirini izlemesi. İLE/||/<> Bir sesin söz zincirinde kendisinden önce ya da sonra gelen bir başka sesle birlikte bulunmasından doğan ve birinden öbürüne özellik aktanmı yoluyla gerçekleşen değişim. İLE/||/<> Ses tellerinin titreşimiyle nitelenen sesler için kullanılır. İLE/||/<> Ses telleri titreşmeden oluşan sesler için kullanılır (p, ç, q, k). )
- SOYLU, SUPHİ (MAHMUTBEYLİ, 1949) :
( Büyükdere S. K. den transfer edildi ve iki sezon (1968 - 1970) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 49 lig, 1 B takımlar ligi ve 3 turnuva maçı olmak üzere 53 resmi ve 3 özel maçla birlikte toplam olarak 56 maçta oynadı. Lig maçlarında 8 ve B takımlar ligi maçlarında 1 olmak üzere takımına 9 gol kaydettirdi. 1 kez Ümit Milli takım formasını giydi. Galatasaray'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- SÖYLÜYOR ile/ve/değil BİLDİRİYOR
- SOYMAK ile/ve/<> AYIKLAMAK ile/ve/<> TEMİZLEMEK
- SOYSUZLAŞMAK ile SOYSUZLAŞTIRMAK ile SOYSUZ/LUK ile SOYSUZCA
- SOYUNMAK ile SOYUNDURMAK ile SOYUNABİLMEK ile SOYUNUVERMEK
- SOYUT EVRENSELLER ile/ve SOMUT EVRENSELLER
- SOYUT ile BELİRLENİMSİZLİK
- SOYUT ile/ve/değil/=/||/<> İLİŞKİSİZLİK (/"İLİŞKİ/LİLİK")
- SOYUT = MÜCERRET = ABSTRACT[İng.] = ABSTRAIT[Fr.] = ABSTRAKT[Alm.] = ABSTRACTUM[Lat.] = ABSTRACTO/TA[İsp.]
- SOYUT ile SOYUT İSİM ile ÖZET NUMARASI ile SOYUTLAMA ile SOYUTLAYICI
( ABSTRACT vs. ABSTRACT NOUN vs. ABSTRACT NUMBER vs. ABSTRACTION vs. ABSTRACTIVE )
( اجمالي ile انتزاعي ile چکيده کردن ile برآهيخته ile اجمال ile خلاصه ile اسم معني ile عدد مطلق ile تجريد ile چکيدگي ile انتزاع ile برآهنگ ile موجد تجرد ile تجريدي )
( EJMALY ile ENTEZAY ile CHAKYDAH KARDAN ile BARAHYKHTEH ile EJMAL ile KHLASEH ile ESM MANY ile ADAD MOTALGH ile TAJRYD ile CHAKYDEGY ile ENTEZA ile BARANPANG ile MOJED TAJARD ile تجريدي )
- SOYUT ile YALITILMIŞ
( ABSTRACT vs. ISOLATED )
- SOYUTLAMA GÜCÜ ile/ve/||/<> YÖNETİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> İLİŞKİLERİN ÖNCELİĞİ
( ABSTRACTION POWER vs./and/||/<> INTEROPERATIBILITY vs./and/||/<> PRIORITY OF RELATIONS )
- SOYUTLAMA (YETENEĞİ/YETKİNLİĞİ/GÜCÜ) ile/ve/||/<> BENZETME/MECAZ (YETENEĞİ/YETKİNLİĞİ/GÜCÜ)
- SOYUTLAMA ile/ve BÜTÜNLÜKLÜ SOYUTLAMA
( ABSTRACTION vs./and ABSTRACTION IN INTEGRITY )
- SOYUTLAMA ile/ve EVRENSELLEŞTİRME
( ABSTRACTION vs./and UNIVERSALISATION )
- SOYUTLAMA ile/ve EVRENSELLEŞTİRME
- SOYUTLAMA ve KENDİNİ GÖZLEMLEYEBİLMEK
( ABSTRACTION and ABLE TO OBSERVE THE SELF )
- SOYUTLAMA ile/ve SOMUTLAŞTIRMA
( Bilim. İLE/VE Denetleme. )
( ABSTRACTION vs./and CONCRETIZE
Science. WITH/AND Inspection. )
- SOYUTLAMA ile/ve/||/<> SOYUTLANMA
( ABSTRACTION vs./and/<> TO GET IN ABSTRACTION )
- SOYUTLAMAK ile/ve/||/<>/> SOYUTLAMANIN SOYUTLA(N)MASI
- SOYUTLAMAK ile SOYUTLANMAK ile SOYUTLAŞMAK ile SOYUTLAŞTIRMAK ile SOYUTLAYABİLMEK ile SOYUT/LUK ile SOYUTÇU/LUK ile SOYUT AD ile SOYUT İSİM ile SOYUT SAYI ile SOYUT SANAT
- SOYUTLANMA ve/<> GÜZELLİK
- SOYUTLANMA ile/değil/yerine SOYUTLAMA
( Dışarıdakilerde/n. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinde/n. )
( Yalnızlığa götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendine dönmeyi ve derin dalışı sağlar. )
- SOYUTLAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA GEÇİRME
- SÖZ:
DİLLERDE ile/ve/||/<> GÖNÜLLERDE
( Destan olur. İLE/VE/||/<> Şiir olur. )
- Söz dinleyerek KONUŞ!!!
- SÖZ DİZİLİMİ DEĞİŞTİRGENİ ile ...
( WORD ORDER PARAMETER )
- SÖZ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- SÖZ:
KABUL GÖRMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUĞUNDAN DOLAYI
- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK
- SÖZ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- SÖZ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- SÖZ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- SÖZ SÖYLEMENİN KURALLARINDA:
ÖNÜNÜ ARDINI GÖZETMEK[Ar.] ve/||/<> SÖYLEMEDEN ÖNCE TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNMEK[Ar.] ve/||/<> ON KERE DÜŞÜNÜP BİRİNİ SÖYLEMEK[Ar.] ve/||/<> "HER AĞZIMIZA GELENİ" SÖYLEMEMEK[Ar.]
( Önün ardın gözet fikr-i dakîk et onda bir söyle
Öğütme ağzına her ne gelirse âsiyâb-âsâ
Osman Nevres[ö. 1762]
)
( )
- Söz söyleyebilmek için SUS!!!
- SÖZ/SORU)
"YÖNLENDİRME" ile YÖNELTME
- SÖZ ile/ve/değil/yerine EKSİNTİSİZ/FİRESİZ SÖZ
- SÖZ = PHRASE[İng.] = EXPRESSION[Fr.] = ÄUßERUNG[Alm.] = ESPRESSIONE[İt.] = EXPRESIÓN[İsp.]
- SÖZ ile/ve/||/<>/> SUSABİLMEK/SUSKU/SÜKÛT
( "Gümüş." İLE/VE/||/<>/> "Altın." )
- SÖZCELEME ile/||/<> SÖZ UZATIMI ile/||/<> EĞRETİLEME ile/||/<> TOPLULUK ADI
( İki susku arasında yer alan söz zinciri parçasını -yani sözceyi- belirli bir bağlam ve durum içinde gerçekleştirme. İLE/||/<> Değişik gösterenler aracılığıyla aynı gösterileni aynı sözcede yineleme. İLE/||/<> Düz değişmeceye karşıt olarak, dizisel bağıntılar düzleminde ortak anlambirimcikler kapsadığından aralarında eşdeğerlik ilişkisi kurulan anlamlı öğelerden birini öbürü yerine ve karşılaştırma yapılmasının sağlayan sözcükleri kaldırarak kullanma sonucu oluşan değişmece. İLE/||/<> Birçok öğeden oluşmakla birlikte bütünlük gösteren, birlik sunan bir topluluğa verilen tekil ad. )
- SÖZCÜĞÜN:
GENİŞLİĞİ ile/ve/||/<>/> DERİNLİĞİ ile/ve/||/<>/> AĞIRLIĞI/YÜKSEKLİĞİ
- SÖZCÜĞÜN:
KÖKENİ(ETİMOLOJİSİ) ile/ve/<> GEÇMİŞİ
- SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH
( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )
( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )
(
)
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)
(
)
( LES TERMES VRAIS avec/et/||/<>/> LES TERMES S'APPLIQUANT PAR UNE EXTENTION LOGIQUE DE LEUR SENS avec/et/||/<>/> PAR ALLUSION avec/et/||/<>/> TERMES CLAIRES )
- SÖZCÜK SINIFI ile SÖZCÜKBİÇİM ile SÖZCÜKSEL KOŞULLANMA ile SÖZDİZİM ile SÖZDİZİMSEL ÖLÇÜT
- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK
- SÖZCÜKLER ile TÜMCE İÇİNDE KULLANILIŞLARI/ANLAMLARI
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )
- SÖZCÜKLERDE...
- SÖZCÜKLERDE/TERİMLERDE:
KAYNAK ve/||/<>/> OLUŞ ve/||/<>/> SINIRLAMA ve/||/<>/> YAYILMA ve/||/<>/> YERLEŞME
( NEŞ'ET ve/||/<>/> TEKVÎN ve/||/<>/> TAHDÎD ve/||/<>/> İNTİŞÂR ve/||/<>/> İSTİKRÂR )
- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK
( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )
( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif eder. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )
( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )
( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs./and/<>/but GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )
- Sözcüklere sığmadığı için SUS!!!
- SÖZCÜKLERİN ANLAMLARINI
( THE MEANINGS OF THE WORDS )
- Sözcüklerin değerini anımsayarak KONUŞ!!!
- SÖZCÜKLERİN ETKİSİ ve/||/<> KİŞİLERİN ETKİSİ
- Sözcüklerin kökenini öğren/bil de KONUŞ!!!
- SÖZCÜKLERİN:
KULLANIM BİLGİSİ ile/ve/değil/||/<> KULLANIM ÖZENİ
- AKRONİM[İng. < ACRONYM] ile SÖZCÜKLEŞTİRİLMİŞ KISALTMA/KISALTILMIŞ BAŞLIK/KISMA AD
( ACRONYM )
- [ne yazık ki]
SÖZDE, ÖLÇÜ BİLMEMEK/BİLMEYEN ve/||/<> EDEPSİZLİKTE SINIR TANIMAMAK/TANIMAYAN
- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK
- SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<> ÇİFTEKLEMLİLİK
- SÖZDİZİMİNDE:
ÖZNE > EYLEM > NESNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÖZNE > NESNE > EYLEM
(
)
- SÖZEL KOD ile/ve DEĞİŞTİRİM KODU
( Bayrak ya da davul, ıslık dilleri gibi. )
- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!" yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK
- SÖZLEMEK ile SÖZLENMEK ile SÖZLEŞMEK ile SÖZLENDİRMEK
- SÖZLERİN ALTINDA KALMAK ile/<> TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK ZORUNDA KALMAK
- SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ/LİK ile SÖZLEŞMESİZ/LİK ile SÖZLEŞME TUTANAĞI
- SÖZLEŞMEDE:
İYİ NİYET ve/||/<>/> SADÂKAT ve/||/<>/> İÇERİK
( Adının geçmesiyle. VE/||/<> İmza atarak. VE/||/<> Uygulayarak. )
- SÖZLÜ İLETİŞİM/BİLDİRİŞİM ile/ve SÖZSÜZ İLETİŞİM/BİLDİRİŞİM
( Doğal | Aklî | Uzlaşımsal İLE/VE Doğal | Aklî | Uzlaşımsal )
( Ah/oh gibi seslerle. | Görülmediği halde duyulan sözlerden durumun ne olduğunu çıkarsayarak. | Dil/konuşma/sözcükler ile. İLE/VE Yüzün kızarması/saraarması gibi durumlardan yansıyarak. | Dumanın göründüğü yerde ateşin varolabileceğini düşünerek. | Trafik işaretleri gibi ortak kullanımda olan üzerinde uzlaşılmış işaretlerle. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )
- SÖZLÜK ve YASA KULLANIMI/OKUMA GEREĞİ:
[hem] BİLMEDİĞİMİZ KAVRAMLAR/TERİMLER/YASALAR SÖZCÜKLER İÇİN
ile/ve/değil/hem de/||/<>/>/<
(")BİLDİĞİMİZ(") SÖZCÜKLER/KAVRAMLAR/TERİMLER/YASALAR İÇİN
- SÖZLÜK ile/ve/yerine/<> ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK
( İlk sözlük yazarı... Halil b. Ahmed [ö. 786] )
( DICTIONARY vs./and/<> ENCYCLOPEDIC DICTIONARY
ENCYCLOPEDIC DICTIONARY instead of DICTIONARY )
- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]
- SÖZLÜK ile SÖZLÜK KÜTÜĞÜ ile SÖZLÜKBİRİM ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKSEL ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİLİM ile SÖZLÜKSEL KÜTÜK ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİRİM
( LEXICON vs. LEXICAL ENTRY vs. LEXEME vs. LEXICON vs. LEXICAL vs. LEXICAL MORPHOLOGY vs. LEXICAL ENTRY vs. LEXICAL MORPHEME )
- SÖZLÜKLEŞMEK ile SÖZLÜ/LÜK ile SÖZLÜK ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKÇÜ/LÜK ile SÖZLÜ FİLM ile SÖZLÜ TARİH ile SÖZLÜ KÜLTÜR ile SÖZLÜ SALDIRI ile SÖZLÜK BİRİMİ ile SÖZLÜK BİLGİSİ ile SÖZLÜ SORU ÖNERGESİ
- SÖZÜ/SORUYU:
"ANLAMADIM" ile/değil DİNLEYEMEDİM/ODAKLANAMADIM/TAKİP EDEMEDİM
- SÖZ(Ü) DİNLEMEK ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK
- Sözü dinleyerek KONUŞ!!!
- SÖZÜ:
SÖYLEMEDEN ÖNCE ile/ve/||/<> SÖYLEDİKTEN SONRA
( Önünde dur! İLE/VE/||/<> Ardında dur! )
- [ne yazık ki]
"SÖZÜ/SORUYU, TARTMADAN SÖYLEMEK" ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK
- SÖZÜ/KONUYU:
"UZATMAYAYIM" değil UZATMIŞ OLMAYAYIM
- SÖZÜ ...:
"UZATTIM" ile/değil/||/<>/< UZATMIŞ OLABİLİRİM
- SÖZÜN:
BAĞLAYICILIĞI ile/ve/değil/yerine ETKİLEYİCİLİĞİ
- SÖZÜN:
BELİRLEYİCİLİĞİ ile/ve/değil/<> BAĞLAYICILIĞI
( Söylediklerinize dikkat edin,
düşüncelere dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür...
Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin,
kaderinize dönüşür... )
- SÖZÜN:
ÇEŞİTLERİ ile/ve/<> DERECELERİ/DEREKELERİ
( ŞİİR
^
ATASÖZÜ, DEYİM [KELÂM-I KİBAR, VECİZE]
^
[dereceleri]
--- SÖZ ---[(bilgili ve bilinçli) kişinin ağzından çıkan]
[derekeleri]
v
LÂF / KÜNGE / JÂJ[Fars.] [Evin içinden çıkan çer-çöp.]
v
KÜFÜR [Ar. < KFR: Örtme, gizleme.]
v
TARİZ [Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı.]
v
HİCV [Ar. < HECV: Yergi, yermek.]
v
HERZ[Ar.: Anlamsız, boş, saçma. | Hakaret. ], YÂVE, TÜRREHÂT / HERZE/BESBÂS[Fars.] )
- Sözün çeşitlerini bilerek KONUŞ!!!
- Sözün farklarını bilerek KONUŞ!!!
- SÖZÜN ÖZÜ PROGRAMINDA:
ÖNERİLEN KİTAPLAR ve/||/<> BÖLÜM ADLARI
( sehirisifkulubu.com/2018/11/24/sozun-ozu-programinda-tavsiye-edilen-kitaplar-ve-bolum-adlari )
- SÖZÜN/KONUŞMANIN:
BAŞINDA SÖYLENİLECEK (OLAN) ile/ve/değil/yerine SONUNDA SÖYLENİLECEK (OLAN)
- SP³ HİBRİTLEŞME ile/||/<> SP² HİBRİTLEŞME
( sp³ tetrahedral (109.5°), sp² düzlemsel (120°) )
( Formül: 4 sp³ orbital (CH₄) İLE 3 sp² + 1 p (C₂H₄) )
- SPACE BIOLOGY ile/||/<> TERRESTRIAL BIOLOGY
( Space biology uzay koşullarında yaşam süreçlerini incelerken İLE terrestrial biology Dünya koşullarındaki yaşamı inceler )
( Formül: Microgravity effects )
- SPAHIO, SMAİL (BANYO LUCA, YUGOSLAVYA, 1960) :
( Banyo Luca Baroc (Yugoslavya) kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1992 - 1984) Sarıyer'de tescilli kaldı. Sarıyer forması altında 55 lig, 5 kupa, 4 turnuva olmak üzere 64 resmi ve 15 özel maçla birlikte 79 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 16, turnuva maçlarında 3 ve özel maçlarda 5 olmak üzere takımına 19 gol kazandırdı. Edirnespor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- SPANISH :/yerine İSPANYOLCA
- SPAR VARNISH, BARYTES LAKE[İng.] / VERNIS IMPERMÉABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR CİLASI
- SPARK MİKROFİBER BEZ ile/<> MİKROTEKS MİKROFİBER BEZ
( Toz almak içindir. İLE/VE/||/<> Daha çok, cam temizliğine yöneliktir. )
( Bulaşık altlığı ve mop bezi gibi ürünleri kapsar. İLE Mutfak ve yer için özel bezlerdir. )
- SEREBRAL PALSİ:
SPASTİK ile/||/<> DİSKİNETİK ile/||/<> ATAKSİK
- SPASYAL DEZORYANTASYON/SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU
- SPATIAL TRANSCRIPTOMICS ile/||/<> BULK TRANSCRIPTOMICS
( Spatial transcriptomics doku içi lokalizasyon verirken İLE bulk transcriptomics sadece ifade seviyesi verir )
( Formül: Visium platform )
- SPAZMOLITİK/SPASMOLYTIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMÇÖZER
- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ
- SPECIALIST :/yerine UZMAN
- SPECIAL/PRIVATE/CONFIDENTIAL vs. SECRET/HIDDEN
- SPECIFICALLY :/yerine ÖZELLİKLE
- SPECT/TEK FOTON EMISYON BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ/SINGLE PHOTON EMISSION COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TEK FOTON SAÇILIMLI BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM
- SPEEDER vs./and FACILITATER
- TAYFÎ HASSÂSİYET[Osm.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL DUYARLILIK
- SPECTRAL INTERFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL GİRİŞİM
- SPEKTRAL/SPECTRAL[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜSEL
- SPECTROFLUOROMETER, SPECTROPHOTOMETER[İng.] / SPECTROPHOTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROFOTOMETRE
- SPEKTROFOTOMETRİ/SPECTROPHOTOMETRY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL IŞIL ÖLÇÜMÜ
- SPECTROGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROGRAM
- SPECTROCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYA
- SPEKTROKİMYASAL SERİ ile/||/<> NEFELAUXETİC SERİ
( Spektro ligand alan gücü, nefelauxetic elektron bulut genişleme. )
( Formül: Δ sırası İLE B azalması )
- SPECTROCHEMICAL SERIES[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYASAL SERİ
- SPECTROMETER[İng.] / SPEKTROMETRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROMETRE
- SPEKTROSKOPİ/SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL GÖRÜNTÜLEME
- SPECTROSCOPIC ENTROPY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROSKOPİK ENTROPİ
- SPEKTRUM ile/||/<> TAYF (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Aynı kavram - ışığın dalga boylarına ayrılmasıdır )
( Formül: Renk dağılımı )
- SPEKÜLASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= KURGU
- SPEKÜLATİF değil/yerine/= KURGUSAL/DÜŞÜNTÜLÜ
- SPEKÜLATİF[Fr., İng. SPECULATIVE] değil/yerine/= KURGUSAL | SAPTIRICI
- SPEKÜLATİF ile/değil MİSTİK
- SPEKÜLATİF[İng.] değil/yerine/= TARTIŞILIR
- SPELEOLOGY ile ...
( Mağaraları inceleyen bilim dalı. )
- SPERM REKABETİ ile/||/<> SPERMATOSİT
( Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbiriyle girdiği rekabet. İLE/||/<> Mayoz bölünmenin de oluştuğu gelişimin spermatogenez evresinde, spermatogonyumdan üretilen erkek gametositi.[Testislerin sperm kanalcıklarında üretilir.] )
- SPERM ile SPERMA ile SPERMASIZLIK ile SPERMA ANA HÜCRESİ
- SPESİFİKASYON/SPECIFICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK
- SPESIFISITE/SPECİFICITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLÜK
- SPESİYAL ile SPESİYALİST
- SPİN CAMI ile/||/<> FERROMANYETİK
( Spin camı rastgele donmuş, ferro düzenli hizalanmış. )
( Formül: Frustrasyon İLE düzen )
- LASER À RENVERSEMENT DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ÇEVİRMELİ LAZER
- SPIN CROSSOVER ile/||/<> SPIN TRANSITION
( Crossover denge HS⇌LS, transition tek yönlü. )
( Formül: T İLE P bağımlı İLE sabit )
- SPIN LABELLING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETLEME
- MAGNÉTISME DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN MANYETİZMASI
- RELAXATION SPIN-RÉSEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-ÖRGÜ DURULMASI
- INTERACTION SPIN-RÉSEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-ÖRGÜ ETKİLEŞMESİ
- DISPERSION DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN SAÇILMASI
- SPIN TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN SICAKLIĞI
- SPIN-SPIN RELAXATION[İng.] / RELAXATION SPIN-SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN SPİN DURULMASI
- COUPLAGE SPIN-ORBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-YÖRÜNGE ETKİLEŞMESİ
- SPİN-ORBİT BAĞLAŞMASI ile/||/<> ZEEMAN ETKİSİ
( Spin-orbit bağlaşması elektronun iç özelliklerinin etkileşimiyken İLE Zeeman etkisi dış manyetik alanın etkisidir )
( Formül: E_so ∝ L⋅S )
( Pieter Zeeman tarafından 1896 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- SPİNA BİFİDA ile/||/<> ANENSEFALİ
( Omurga ve omuriliğin doğumsal bir defekti. İLE/||/<> Beynin ve kafatasının doğumsal bir defekti. )
- SPİNEL ile/||/<> KRİZOBERİL
( Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )
- SPİNTRONICS ile/||/<> ELECTRONICS
( Spintronics elektron spinini bilgi taşıyıcı olarak kullanırken İLE electronics sadece elektron yükünü kullanır )
( Formül: Giant magnetoresistance )
- SPİNTRONİK ile/||/<> ELEKTRONİK
( Spintronik spin serbestlik İLE elektronik sadece yük. )
( Formül: GMR İLE sadece R )
- SPIROMETRİ/SPIROMETRY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ÖLÇÜMÜ
- SPLİCİNG ile/||/<> POLYADENYLATION
( Splicing intron çıkarma işlemiyken İLE polyadenylation mRNA ucuna A kuyruk eklenmesidir )
( Formül: Alternatif splicing )
- SPLITTING[İng.] değil/yerine/= AYIRMA/AYRIŞTIRMA
- SPM İLE STM İLE AFM İLE MFM ile/||/<> TARAMA PROB MİKROSKOPLARI
( Atomik çözünürlükte görüntüleme teknikleri. )
( Formül: I ∝ e^(-2κd) )
- SPONJİYÖZ/SPONGIOUS[İng.] değil/yerine/= SÜNGERİMSİ
- SPONTANE ile SPONTANEİZM
- SPONTAN(İT)/E değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN/LİK
- SPOR BİLİMİ ile SPOR FİZYOLOJİSİ
( Egzersiz ve sporun insan gövde üzerindeki etkilerini inceleyen bir bilim dalı. İLE Egzersiz sırasında gövdede oluşan fizyolojik değişimleri inceleyen bir alt dal. Bu iki dalın kesiştiği noktada, sporcuların performansı optimize edilmesi ve spor yaralanmalarının önlenmesi için çalışmalar yapılmaktadır. )
- SPOR SALONU ile JİMNASTİKÇİ ile JİMNASTİK ile JİMNASTİK
( GYMNASIUM vs. GYMNAST vs. GYMNASTIC vs. GYMNASTICS )
( ورزشگاه ile ژيمناست ile قهرمان ژيمناستيک ile ژيمناستيک باز ile ژيمناستيکي ile ژيمناستيک )
( VARZESHGAH ile ZHYMENAST ile GHEHARMAN ZHYMENASTYK ile ZHYMENASTYK BAZ ile ZHYMENASTYKY ile ZHYMENASTYK )
- SPORCU ile SUSPANSİYON
( JOCK vs. JOCKSTRAP )
( سرباز اسکاتلندي ile بيضه بند )
( SARBAZ ESKATLANDY ile BEYZEH BAND )
- SPORKESESİ ile SPORLANMA
( Çiçeksiz bitkilerde, içinde sporların bulunduğu küçük kese. İLE Spor oluşmak ya da bakterilerde spora dönüşmek. )
- SPORLANMAK ile SPOR ile SPORCU/LUK ile SPOR LOTO ile SPOR TOTO ile SPORLULAR ile SPOR KESESİ ile SPOR KULÜBÜ
- SPREY[İng. SPRAY] değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ
( Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. | Püskürtücü. )
- SQL/STRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ
- SRAVAKA ile/||/<> TİRTHANKARA ile/||/<> JAİNİZM
( Duyan-Dharma'ya, o vaaz ediliyorken duyup yaklaşan kişi. @@ Manevî önder. @@ Mahavira'nın kurucusu olduğu Jain Dini. Üç incisi: doğru iman, doğru bilgi ve doğru davranış. )
- SRİ LANKA'NIN BAŞKENTİ:
KOLOMBO ile/ve/<> SRI JAYAWARDENAPURA KOTTE
( [Sri Lanka'nın] Ticari başkenti. İLE/VE/<> Başkenti. )
- SRI NISARGADATTA MAHARAJ
- SRT/STEROTAKTİK RADYOTERAPİ STEREOTACTIC RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK IŞIN SAĞALTIMI
- SS-CHLOROPROPIONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= SS-KLOROPROPİONİTRİL
- SS-LACTAM ANTIBIOTICS[İng.] ile/değil/yerine/= SS-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ
- SSRI İLE MAOI İLE TCA İLE SNRI ile/||/<> ANTİDEPRESAN SINIFLARI
( Depresyon tedavi ilaçları. )
( Formül: 5-HT reuptake block )
- ST. BOETHIUS ile/ve ST. AMBROSSIUS ile/ve ST. GREGORIUS
( "Enstrümantal Ses, Sadâ ve Evrenin Sesi" olarak ele alır. İLE/VE Halkı esas alır. İLE/VE Kiliseyi esas alır. )
- STABILITE/STABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGELİLİK
- STABİLİZASYON/STABILIZATION[İng.] değil/yerine/= DENGELEME
- STABİLİZATÖR[Fr. STABILISATEUR] değil/yerine/= DENGELEYİCİ
- STABİLİZATÖR/STABILIZER[İng.] değil/yerine/= DENGELEYEN
- STABİLİZE ETMEK değil/yerine/= SÜRDENGELEMEK
- STABİLİZE ile STABİLİZASYON ile STABİLİZE YOL
- STABILOMETRE/STABILOMETER[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇER
- STABILOMETRİ/STABILOMETRY[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇÜMÜ
- STAGFLASYON değil/yerine/= DURGUN ŞİŞKİNLİK
- STAMEN = Vİ'Â-İ TAL'Î = VAISSEAU POLLINIQUE, ÉTAMINE
- STANDARDİZASYON/STANDARDIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLEME
- STANDARDİZE ETMEK değil/yerine/= ÖLÇÜNLENMEK
- STANDARD ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= STANDART ATMOSFER
- STANDARD ILLUMINANT[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART AYDINLATICI
- STANDARD ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / TENSION STANDARD D'UNE ÉLECTRODE[Fr.] / NORMALPOTENTIAL EINER ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART ELEKTROT POTANSİYELİ
- STANDARD ERROR[İng.] / ERREUR TYPE[Fr.] / STANDARDFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HATA
- STANDART HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE STANDARD À HYDROGÈNE[Fr.] / NORMALWASSERSTOFFELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HİDROJEN ELEKTRODU
- STANDARDLEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART IŞIK KAYNAĞI
- STANDARD SOURCE[İng.] / STANDARDQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART KAYNAK
- STANDART MODEL ve/||/<> ATOM ALTI PARÇACIKLAR
(
)
( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
- STANDARD DEVIATION[İng.] / DÉVIATION NORMALE[Fr.] / NORMALER ABWEICHUNG, STANDARTABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART SAPMA
- STANDARD TEMPERATURE AND PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART SICAKLIK VE BASINÇ
- STANDARTLAŞMAK ile STANDARTLAŞTIRMAK ile STANDART/LIK ile STANDARTLI ile STANDARTSIZ/LIK ile STANDART DİL
- STANDSTILL[İng.] değil/yerine/= DURAKLAMA
- STANNANE, TIN HYDRIDE[İng.] / HYDRURE D'ÉTAIN[Fr.] / ZINNHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= STANNAN, KALAY TETRA HİDRÜR
- STAPLER[İng.] değil/yerine/= TEL ZIMBA, BASARDİKER
- STARK-EINSTEIN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STARK-EINSTEIN[Fr.] / STARK-EINSTEINSCHES ÄQUIVALENZGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK EİNSTEİN EŞDEĞERLİK YASASI/DENKLEMİ
- STATAMPERE[İng.] / STATAMPÈRE[Fr.] / STATAMPERE[Alm.] ile/değil/yerine/= STATAMPER
- STATC[İng.] / STATCOULOMB[Fr.] ile/değil/yerine/= STATC
- STATCOULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= STATCOULOMB
- STATE vs. GOVERNMENT
- STATHENRY[İng.] / STATHENRY[Fr.] / STATHERNIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STATHENRY
- CARACTÉRISTIQUE DU VOLTAGE STATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STATİK GERİLİM KARAKTERİSTİĞİ
- STATİK İLE KİNEMATİK İLE DİNAMİK İLE KİNETİK İLE STATİĞ İLE HİDROSTATİK ile/||/<> MEKANİK ALT DALLARI
( Mekaniğin farklı hareket ve kuvvet durumlarını inceleyen alt dalları. )
( Formül: ΣF = 0 İLE F = ma )
- STATIC CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE STATIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTIK, STATISCHE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= STATİK KARAKTERİSTİK
- STATİK ile/>< ANTİSTATİK[Fr.]
( ... İLE/>< Statik elektrik yüklerinin birikimini azaltmak ya da engellemek için kullanılan nesneler. )
- STATİK ile/||/<> DİNAMİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Statik dengede olan, dinamik hareket halindeki sistemleri inceler )
( Formül: ΣF=0 İLE F=ma )
- STATIONERY vs. STATIONARY
- STATISTICS
- STATISTICS :/yerine İSTATİSTİKLER
- STATÜKO[Lat.] değil/yerine/= SÜRERDURUM/SÜREGİDEN DURUM SÜRERDURUM
- STAUDINGER-INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= STAUDİNGER İNDEKSİ
- STEADY :/yerine İSTİKRARLI
- ALCOHOL STÉARYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEERİL ALKOL
- STEFAN BOLTZMANN LAW[İng.] / LOI DE STEFAN-BOLTZMANN[Fr.] / STEFAN-BOLTZMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN-BOLTZMANN YASASI
- STEFAN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SABİTİ
- STEFAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SAYISI
- STEPHANITE, BRITTLE SILVER ORE[İng.] / STÉPHANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEFANİT
- STEINMETZ LAW[İng.] / LOI DE STEINMETZ[Fr.] / STEINMETZSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STEİNMETZ YASASI
- STELLARATOR[İng.] / STELLARATOR[Fr.] / STELLARATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= STELLARATOR
- STEM/SCIENCE, TECHNOLOGY, ENGINEERING, MATHEMATICS[İng.] değil/yerine/= FEN, TEKNOLOJİ, MÜHENDISLİK, MATEMATİK
- STENOGRAFİ değil/yerine/= İMYAZIM
- STENO(GRAFİ)[Fr.] ile STEGANOGRAFİ[Fr.]
( Hızlı yazma tekniği. İLE/VE Şifreleme tekniği. )
- STERADIAN[İng.] / STÉRADIAN[Fr.] / STERADIANT[Alm.] ile/değil/yerine/= STERADYAN
- STÉRÉOMICROSCOPE[Fr.] / STEREOMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO MİKROSKOP
- STEREOSELECTIVE REACTION[İng.] / STEREOSELECTIVE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO SEÇİCİ TEPKİME
- STEREOISOMER[İng.] / STÉREOISOMÈRE[Fr.] / STEREOISOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOİZOMER
- STEREOCHEMIE, RAUMCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOKİMYA
- STÉRÉOCHEMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEREOKİNYA
- STEREOREGULAR POLYMER[İng.] / POLYMÈRE STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / REGELMÄSSIGE STEREOPOLYMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOREGÜLER POLİMER
- STEREOSCOPY ile ...
( Nesnelerin üç boyutlu görünüşü. )
(1996'dan beri)