Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(80/97)


- SİNEK KURDU ile LARVA["LAVRA" değil!]


- SİNEK/CİBİN ile/ve SİVRİSİNEK

( ... İLE/VE Bilinen 2500 sivrisinek türü vardır. [400'ü Anopheles ailesin aittir ve bunlardan 40'ı sıtma bulaştırabilir.] )

( İspanyolca ve Portekizce'de "küçük sinek" anlamına gelir. )

( Divân şiirinde sevgilinin beni, bir kara sinek olarak ele alınır. )

(

Sivrisineğin elektronik mikroskop ve öteki modern araçlar altında incelenmesi sonucu keşfedilenler...

O ufacık kafasında tam 100 adet göz var. Mikroskopla bile zor görülebilen ağzında 48 adet diş bulunuyor. Göğsünde biri merkezî, ikisi de kanatlar için olmak üzere 3 adet kâlp bulunmakta ve her bir kalpte 2 adet kulakçık, 2 adet de karıncık yer alıyor. Bu ufacık sivrisinek, son teknoloji uçaklar olmak üzere en gelişmiş cihazlarda bile bulunmayan bir termâl alıcıya sahip. Ve canlıları ısı ile buluyor. Bu aracın ısı duyarlılığı, santigrat derecenin binde biri.

Son derece gelişmiş bir kan tahlil aracı, bir anestezi aracı ve kanı kolayca emebilmek için bir kan sulandırıcı araca sahip. Hortumunda altı adet bıçak bulunuyor. Bunlardan dördü ile kare biçimli bir kesi oluşturuyor, öteki ikisiyle de kanı emmek için bir tüp biçimini oluşturuyor. Ayaklarında da pençeler ve kancalar bulunmakta. )

( İlgili başka bir yazıyı daha okumak için burayı tıklayınız... )


- SİNEK ile ARI

( İlgili yazı ve ayrıntılar için burayı tıklayınız... )

( image )


- SİNEK ile EŞEK SİNEĞİ


- SİNEK ile MAVİ SİNEK/ET SİNEĞİ


- SİNEMA ile/ve FİLM


- SİNEMA ile SİNEMATİK


- SİNEMA ile/ve TİYATRO

( 2015 yılı Tiyatro ve Sinema İstatistikleri için burayı tıklayınız... )


- SINEMURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SİNEMURİYAN EPOKU

( Günümüzden 199.300.000 ile 190.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SINERJİ/SYNERGY[İng.] değil/yerine/= ARTI ETKİ | YÖNDEŞ ETKİ


- SINERJİK/SYNERGIC[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKİLİ 2 .ARTI ETKİLİ


- SINERJIST/SYNERGIST[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKIN | ARTI ETKIN


- SINERJİZM/SYNERGISM[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKİLEME | ARTI ETKİLEME


- SINES (SHORT INTERSPERSED ELEMENTS)[İng.] değil/yerine/= KSE (KISA SERPİŞTİRİLMİŞ ELEMANLAR)

( Memelilerin DNA'sında bolca rastlanan her biri yaklaşık 300 baz çifti uzunluğunda olan genetik kodlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SINEŞİ/SYNECHIA[İng.] değil/yerine/= YAPIŞIKLIK


- SINESTEZİ/SYNESTHESIA[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK DUYU


- SİNGAMİ[İng. SYNGAMY] ile/||/<> SİNGENİK[İng. SYNGENEIC]

( Morfolojik olarak benzer iki gözenin birleşmesi ile olan ve bir gözelilerde görülen bir üreme biçimi. @@ Genetiği özdeş (izogenik) üyeleri aynı türden monozigotik ikizlere denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SINGLE BOND[İng.] ile/değil/yerine/= TEKLİ BAĞ


- SINGLE CRYSTAL[İng.] / MONOCRISTAL[Fr.] / EINKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KRİSTAL


- SINGLE-BEAM INSTRUMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= TEK-İŞİNLİ AYGITLAR/CİHAZLAR


- SINGLET STATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DURUM


- SINGLET[İng.] / SINGULET[Fr.] / SINGULETT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKLİ


- SINGREFT/SYNGRAFT[İng.] değil/yerine/= TIPKI İKİZ YAMASI


- SINGULAR SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ÇÖZELTİ


- SİNGULUM/CINGULUM[İng.] değil/yerine/= KUŞAK, HALKA


- SINIF/LAMA ile/ve/||/=/<> SINIR/LAMA


- SINIF = CLASS[İng.] = CLASSE[Fr.] = KLASSE[Alm.] = CLASSIS[Lat.] = CLASE[İsp.]


- SINIF ile SINIFLAR ile SINIFLANDIRMAK ile SINIF


- SINIF ile/ve ŞUBE


- SINIFLAMA ile/yerine/değil SONSAL/BÜTÜNCÜL SINIFLAMA(KATEGORİ)


- SINIFLAMA ile/yerine/değil SONSAL/BÜTÜNCÜL SINIFLAMA(KATEGORİ)

( ... ile/yerine/değil DEME KALIPLARI )


- SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> NEGATİF SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. NEGATIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING]

( Bireylerin, kendileriyle benzer genleri (genotipi) ya da fiziksel özellikleri (fenotipi) taşıyan bireylerle çiftleşmeye olan eğilimleri sonucu oluşan çiftleşmedir. Eşin bazı özel nitelikleri nedeniyle eş seçimi yapılmasıdır. Sınıflandırıcı (asortatif) çiftleşme genellikle pozitif yöndedir, yani insanlar kendilerine benzer eş seçme eğilimindedirler (anadili, zeka, boy, deri rengi, müzik yeteneği, vs.). Bireyin kendinden farklı özelliklerde bir eş seçmesi, yani negatif sınıflandırıcı çiftleşme yaygın değildir. Çiftlerin paylaştığı bu karakteristik özellikler açılırsa bunlar da genetik olarak tanımlanır, dolayısıyla pozitif sınıflandırıcı çiftleşmenin genetik etkisi heterozigot genotiplerine zararına, homozigot genotiplerin artışı şeklindedir. @@ Bir çeşit rastlantısal olmayan üreme biçimi. Bu durumda bazı özellikler için benzemeyen bireyler çiftleşirken, bu özellikler için benzer olan bireyler çiftleşmez. Bu durum heterozigotlarda artış gösterir ve homozigotlarda azalma. @@ Bir çeşit rastlantısal olmayan üreme biçimi. Bu durumda bazı özellikler için benzeyen bireyler çiftleşirken, bu özellikler için benzer olmayan bireyler çiftleşmez. Bu durum homozigotlarda artışa yol açar ve heterozigotlarda azalmaya...

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SINIFLANDIRMA HATALARI:
BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME


- SINIFLANDIRMA ile/ve/> SIRALAMA


- SINIR DIŞI ETME ile SÜRGÜN EDİLEN


- SİNİR HÜCRESİ[İng. NERVE CELL] ile/||/<> DENDRİT[İng. DENDRITE] ile/||/<> NÖROTRANSMİTTER[İng. NEUROTRANSMITTER]

( Vücuttaki bilgi iletimini sağlayan özelleşmiş göze tipi. Çekirdek ve organeller "göze gövdesi" adı verilen etrafı "dendrit" adlı kısa dallanmış uzantılarla kaplı olan bir bölgede bulunur. Dendritler sinir gözesine iletilen bilgiyi almakla görevli yapılardır. Dendritlerden çok daha uzun olan "akson" isimli genellikle tek bir tane bulunan dal şeklindeki uzantı ise sinir gözesinin bir başka sinir gözesine bilgi iletiminde görev alır. Akson, bilgiyi ucundaki "sinaps" adlı bir bölgeye iletir. Sinaps bölgesindeki "nörotransmitter" adlı kimyasal haberciler ise bu bilgiyi diğer sinir gözesine aktarır. Bu sayede bilgi iletimi tamamlanmış olur. "Nöron" olarak da adlandırılır. @@ Nöronların, başka bir nörondan gelen elektrokimyasal uyarıyı almakla görevli göze uzantısı. Dallanarak ağaç gibi bir yapı kazanır. Genellikle aldığı uyarı nöron gövdesine taşınır ancak Tek-Kutuplu Nöronlarda (unipolar) dendritten alınan uyarı nöron gövdesini pas geçerek doğrudan aksona taşınır. @@ Bir nöron ile farklı tür bir göze arasında ya da nöronlar arasında iletişimi sağlayan kimyasallardır. Sinir gözelerinden hedef gözelere sinyal iletmekte olan bu kimyasal haberciler, beynin pek çok işlemi düzenlemesine destek olmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİNİR KILIFI/MİYELİN/MYELIN[İng.] ile/ve/||/<> SİNİR GÖZESİ/NÖRON

( Sinir gözelerinin aksonlarını saran yalıtıcı tabaka. İLE/VE/||/<> Sinir gözesi. )


- SINIR KONTROL DEPARTMANI ile SINIR


- SINIR[Yun. < PERAS]/HADD/HUDUT[Ar.] ile KOTA[Fr./İng. < QUOTA]

( İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uc. | Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği ya da çıkabileceği en alt ve en üst yer. | Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük. | Uc, son. İLE Bir ülkede ithal edilecek nesnelerin çeşitlerini, oranlarını ya da miktarlarını gösteren dizin. | Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. | Kuruluşlarda ya da derneklerde bir öbeğe tanınan sayı. | Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı. )


- SINIR/LAMAK ile/ve/<> "BAĞLAM/AK"


- SINIR ile/ve GÜNEŞ SİSTEMİNİN SINIRLARININ ÖTESİ


- SINIR = HAT/HADD, HUDUT = LIMIT[İng.] = LIMITE[Fr., İsp.] = GRENZE[Alm.] = LIMITIS[Lat.] = PERAS[Yun.]


- SİNİR ile/ve/||/<>/> KRANİYAL SİNİRLER

( ... İLE/VE/||/<>/>

0 - Terminal
I – Olfaktör
II – Optik
III – Okülomotor
IV – Troklear
V – Trigeminal
VI – Abdusens
VII – Fasiyal
VIII – Vestibülokoklear
IX – Glossofaringeal
X – Vagus
XI – Aksesuar
XII – Hipoglossal )

( )


- SINIR ile/ve KUŞATMA


- SINIR ve/<> MERKEZ/ÇEKİRDEK


- SINIR ile MUTLAK


- SINIR ile/ve ÖTEKİ


- SINIR ile SINIR MUHAFIZI ile SINIR SAKİNİ ile SINIR OFİSİ ile SINIR GÖREVLİSİ ile KENARLIKSIZ ile SINIR ÇİZGİSİ ile SINIRLAR


- SINIR ile SON


- SINIR ile/ve SONUÇ


- SINIRLAMA ile/ve/<> ÇERÇEVELEME


- SINIRLAMA ile/ve/< İNDİRGEME


- SINIRLAMAK ile/ve/<> BELİRLEMEK


- SINIRLAMAK ile/ve/<> DIŞTALAMAK


- SINIRLAMAK ile SINIRLI ile KAPATILMA


- SINIRLI/LIK ile YETERSİZ/LİK


- SINIRLI ile/ve KISITLI


- SINIRLI ile SEÇMELİ

( Sınırlı olanın sıra ile acı ve haz verici olması zorunludur. )


- SİNİRLİLİK ile ASABİ ile TAHRİŞ EDİCİ ile SİNİRLENDİRMEK ile SİNİRLENMİŞ ile RAHATSIZ EDİCİ ile TAHRİŞ


- SINIRLILIK ile/ve TEKRAR


- SINIRSIZ EVREN TASAVVURU


- SINIRSIZ ile/ve KAYNAĞI SINIRSIZDA OLAN SINIRLI


- SINIRSIZ ile SINIRLANAMAYAN


- SINIRSIZ ile SONSUZ

( Mekânda. İLE Zamanda. )

( Bir gövdede odaklanmış, sonsuz olanız. )

( Sonsuz, bölünemez. )

( Sonsuz, sonsuzdan büyük ya da küçük olamaz. )

( Sonsuzluk, nicelik değildir. )

( In place. VS. On time. )


- SİNISTER LEFT[İng.] değil/yerine/= SOL | SOLDAKİ


- SİNMEK ile İŞLEMEK


- SİNOFOBİ[İng. CYNOPHOBIA] ile/||/<> SİNONİM[İng. SYNONYM]

( Köpek korkusu olarak bilinen, Yunancada "köpek" anlamına gelen κύων ("kýōn") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ 1. Aynı kategoride kullanılan aynı taksonu ifade eden iki ya da daha fazla sayıdaki bilimsel isim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİNOFRİ/SYNOPHRYS[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK KAŞ


- SİNOVİYA/SYNOVIA[İng.] değil/yerine/= EKLEM SIVISI


- SINTERED GLASS CRUCIBLE[İng.] ile/değil/yerine/= GÖZENEKLİ CAM KRÖZE


- SİNTILASYON/SCINTILLATION[İng.] değil/yerine/= SAÇILIM


- SİNÜS[İng. < Lat.] ile SİNÜS[Lat.] ile SİNÜZOİT/SINUSOID[İng.]

( Kovuk, kanal, boşluk. Örgenlerin ya da dokuların arasında bulunan boşluklar. | Dibi ağzından geniş oyuk/yara. İLE Trigonometrik bir çember üzerine taşınmış bir yayın ucunun ve bu yaya karşılık olan merkez açısının ordinatı. Simgesi: sin İLE Boşlukçuk, toplardamar boşluğu. )


- SİNÜS[İng. SINE] ile/||/<> SİNOATRİYAL DÜĞÜM[İng. SINOATRIAL NODE]

( Latince Sinus Almanca Sinus Fransızca Sinus Bir dik üçgenin bir açısının karşı kenar uzunluğunun hipotenüs uzunluğuna oranı olarak tanımlanan temel bir trigonometrik fonksiyon. Açıların ve uzunlukların arasındaki ilişkileri belirlemede ve matematiksel analizde yaygın olarak kullanılmakta. @@ Kalbin doğal pacemakerı olarak bilinir. SA düğüm, kalp atış hızınızı ve ritmini ayarlar. Normal kalp ritmine normal sinüs ritmi denir, çünkü SA (sinüs) düğüm düzenli olarak uyarı oluşturur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SINUSOIDAL[İng.] / SINUSOÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSEL


- SİNÜZİT[Fr.] <> REFLÜ[Lat.]

( Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin yangılanması. İLE Midedekilerin, ağızdan geri gelmesi biçimindeki bir sindirim düzeni sayrılığı. )


- SİNYAL[İng.,Fr. < SIGNAL] değil/yerine/= İMLEM


- SİNYAL ile İPUCU


- SIR ile/değil İLİŞKİ

( Modern bilim, ilişki ve betimlemeyi ele alır. )

( Sır eylemdir - Burada ve Şimdi! )

( Birine "Sırrımı sakla!" diyorsan, o sırrı sen ilân ediyorsun demektir. )

( İki kişinin bildiği sır değildir. )

( Sır, hak etmeyenlere/etmeyenlerde kötülük demektir. )


- SIR ile SIRLI ile DON


- SIRADAN ile KLÂSİK


- SIRADAN ile/değil OLAĞAN


- SIRADÜZENSİZLİK ile/ve/||/<> KARMAŞA


- SIRALAMAK ile DİZİ BİLDİRİMİ


- SIRASINDA ile GÜNDÜZ VAKTİ


- SIRDAŞ ile KENDİNDEN EMİN ile KENDİNDEN EMİN ile GİZLİCE ile GÜVENLE


- SIRF/AN[Ar. < SİRF + Fars. -EN/AN: olarak.] ile/ve/||/<>/> TÜMEL/KÜLLÎ

( Yalnız, ancak, sâdece. | Baştan aşağı, büsbütün, tümüyle, tamamı ile. | Katışıksız, sâde, hâlis, saf, sâfî. @@ Belirli bir küme içinde olan ögelerin hepsini içine alan. | Tüm kapsamıyla alınmış olan [önerme]. )


- SIRF ile/ve HAKİKAT


- SIRF ile SAF


- ŞIRINGA[İng. < SYRINGE]/ENJEKTÖR değil/yerine/= İĞNE


- SIRITMAK ile/değil/yerine GÜLMEK

( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )


- ŞİRK ile İKİLİK


- SİRKADİYEN RITIM/CIRCADIAN RHYTHM[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK DİZEM


- SİRKADİYEN/CIRCADIAN[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK


- SİRKE ASİDİ[Osm.] / ACETIC ACID[İng.] / ACIDE ACÉTIQUE, ACIDE ACTIQUE[Fr.] / ÄTHANOÄT, ESSIGSÄURE, ERZEUGNIS, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOİK ASİT, ASETİK ASİT, ÇARPIM, ÜRÜN


- SİRKÜLASYON[İng. < CIRCULATION] değil/yerine/= DOLAŞIM/YAYILMA


- SİRKÜLASYON/CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= DOLAŞIM


- SİRKÜLASYON ile SİKLON/SİKLUS/KİKLON[Alm. < KYKLON]


- SİRKÜLER/CIRCULAR[İng.] değil/yerine/= DAİRESEL | İÇ YAZIM


- SİRKÜMFERANSİYEL/CIRCUMFERENTIAL[İng.] değil/yerine/= ÇEMBERSEL


- SİRKÜMFLEKS/CIRCUMFLEX[İng.] değil/yerine/= DOLANAN


- SİRKÜMSTANSİYALITE/CIRCUMSTANTIALITY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA


- SIRS/SYSTEMIC INFLAMMATORY RESPONSE SYNDROME[İng.] değil/yerine/= SİSTEMİK ENFLAMATUVAR YANIT SENDROMU, SİSTEMİK YANGISAL YANIT BELİRGESİ


- SIRT DESTEĞİ ile GERİ ile ARKA SOKAK ile İLERİ GERİ ile SIRT OLUŞUMU ile ARKASI ile GERİ ÇEKİLMEK ile YEDEKLE ile ARKA BAHÇE


- SIRTLAN/YELELİKURT/ANDIK/ANDUK ile YABAN KÖPEĞİ

( 4 modern türleri bulunmaktadır. İLE ... )

( Sırtlanların, köpeklerle bir akrabalığı yoktur. [En yakın akrabaları misk kedileridir.] )

( Aslanlarınkinden iki kat büyüklükte kalpleri vardır. İLE ... )

( 5 kilometre boyunca saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. İLE ... )

( Sırtlanlar çok miktarda ve çok hızlı yerler. [Gövde ağırlıklarının 3 katı kadar] İLE ... )

( Hedefteki avı kaçmaktan vazgeçene kadar kilometrelerce takip ederler. Kurban pes ettiği anda, karnına ve bacaklarına saldırırlar. İLE ... )

( Av hayvanı ölümlerinin 1/4'ünden sorumlulardır. [Çok sayıdaki bölgede, avladıkları hayvanlar, aslanların en büyük besin kaynağıdır.] İLE ... )

( Tek rakipleri aslanlardır. [Aralarında sürekli bir savaş hali bulunur.][İkisi de birbirinden yemek çalarlar fakat yaygın inancın aksine, daha çok aslanlar sırtlanların leşlerinden aşırırlar.]Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır. İLE ... )

( Midelerindeki konsantre hidroklorik asit sayesinde deri ve kemikleri de sindirebilirler. [Kalsiyumun etkisiyle dışkıları beyaz renktedir.] İLE ... )

( Yavruları çiftler halinde doğar. [Yavrulardan birinin egemenlik kurmak için ikizini öldürdüğü sıkça görülmektedir.] İLE ... )

( Dişillerin önderlik ettiği topluluklar halinde yaşarlar. İLE ... )

( Bir ailedeki sırtlan sayısı 80'e kadar çıkabilir.[Fakat avlanmak için küçük gruplara bölünürler.] İLE ... )

( Yaşlanmış aslanlar sürünün dışında kaldıklarından dolayı sırtlanlar tarafından parçalanırlar.] )

( BEHDEL[Ar.]: Sırtlan yavrusu. )

( Etiyopya'nın Harar bölgesinde yaşayan bir hayvansever, her akşam, yüzlerce sırtlanı, tek tek adıyla çağırarak kendi eliyle beslemektedir.[Tebrik ve teşekkür ediyoruz!] )


- ŞİŞ/ŞİŞLİK ile ...


- SIS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ


- SİS ile DUMAN


- SİS ile İS

( Atmosferin alt tabakalarındaki küçük su ya da buhar tanelerinden oluşan bulutların, çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman. İLE Dumanın, değdiği yerde bıraktığı, kara leke. | Sürme. )


- SİS ile/ve/||/<>/> İZ

( Havada/çevrede. İLE/VE/||/<>/> Zihinde. )


- SİS ile SİSLİ


- ŞİŞE ile ŞİŞE KAPAĞI ile ŞİŞE AÇACAĞI ile DARBOĞAZ


- ŞİŞİRİCİ ile ŞİŞKİNLİK


- ŞİŞİRMEK ile ŞİŞİRİLMİŞ ile ENFLASYON


- ŞİŞKİNLİK ile ŞİŞKİN


- SİSLİ ile DUMANLI/PUSLU


- ŞİŞMANLAMAK ile BESİLİ


- ŞİŞMANLIK ile ŞİŞMAN


- SİSTEM[İng., Fr.] ile/ve ŞABLON[Alm. SCHABLONE]

( Düzen. | Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. | Yol, yöntem. | Bir aracı oluşturan düzen, düzenek/tertibat. | Model, tip. | [felsefe] Dizge. İLE Üzerindeki harf ve biçimlerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal ya da plastikten cetvel. | Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. | Çok kez tekrarlandığından, kanıksanmış basmakalıp örnek. )


- SİSTEM = MANZÛME = SYSTEM[İng.] = GLIEDERUNG, LEHRBAU, SYSTEM[Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SÜSTEMA[Yun.] = SİSTEMA[İt.]


- SİSTEM ile PROGRAM


- SİSTEMATİK[İng. SYSTEMATICS] ile/||/<> SİSTEMİK DÖNGÜ / BÜYÜK KAN DOLAŞIMI[İng. SYSTEMIC LOOP]

( Evrimsel ilişkiler ile canlıların sınıflandırılması bilimidir. Taksonomi ile eş anlamlı olarak kullanılabilir. @@ Kalp ile diğer tüm vücut dokuları arasındaki döngüye denir. Kalp ile akciğerler arasındaki pulmoner döngüden farklıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİSTEMATİK/SYSTEMATIC[İng.] değil/yerine/= DİZGELİ


- SİSTEMİK SİRKÜLASYON/SYSTEMIC CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK KAN DOLAŞIMI


- SİSTEMİK/SYSTEMIC[İng.] değil/yerine/= YAYGIN | TÜM GÖVDEYLE İLGILİ)


- SISTOMETRİ/CYSTOMETRY[İng.] değil/yerine/= MESANE İŞLEV ÖLÇÜMÜ


- SITASYON/CITATION[İng.] değil/yerine/= GÖNDERME, ATIF


- SITE-SPECIFIC RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= BÖLGEYE ÖZGÜ REKOMBİNASYON

( İki belirli ancak homolog olmak zorunda olmayan DNA dizileri arasındaki değişimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİTEP/STEP[İng.] değil/yerine/= ADIM


- SITMA[İng. MALARIA] ile/||/<> BEHERGLAS[İng. BEAKER] ile/||/<> FOTOSENTETİK PİGMENTLER[İng. PHOTOSYNTHETIC PIGMENTS] ile/||/<> GLUKOZ-6-FOSFAT DEHİDROJENAZ (G6PD) EKSİKLİĞİ[İng. GLUCOSE-6-PHOSPHATE DEHYDROGENASE DEFICIENCY] ile/||/<> ORAK HÜCRE ÖZELLİĞİ[İng. SICKLE CELL TRAIT]

( Genelde tropik ve yarı tropik bölgelerde görülen, yaşamı tehdit eden hastalık. Sıtmaya plasmodya'nın 4 cinsinden herhangi birisi sebep olabilir (Plasmodium falciparum, vivax, ovale, ve malariae). Anafol sivrisineklerin kan emerken bu tek gözeli canlılar da insandan insana geçmiş oluyor. Semptomları: yüksek ateş, beyinde, karaciğerde, böbrekte ve ya da kanda ölümcül düzensizlikler. Dünyada her yıl yaklaşık 100 milyon insana sıtma teşhisi konuluyor. Çoğu çocuk, yaklaşık 1.5 milyon insan her yıl sıtmadan hayatını kaybediyor. Yani her gün 3000 çocuk sıtmadan hayatını kaybediyor. @@ Kimyada sıvıları tutmaya, karıştırmaya, saklamaya, ısıtmaya ve aktarmaya yarayan silindir biçiminde ucunda sıvıların kolay aktarılabilmesi için dudağı bulunan genellikle camdan üretilen laboratuvar malzemesidir. @@ Pigmentler, görünür ışığın sadece belirli dalga boylarını yansıtan kimyasal bileşiklerdir. Bu da onları "renkli" görünmlerine sebep olur. Çiçekler, mercanlar ve hatta hayvan derisi onlara renk veren pigmentler içerir. Işığı yansıtma özelliklerinden daha önemli olanı, bazı dalga boylarını emme kabiliyetleridir. @@ X'e bağlı olarak kalıtılan, alyuvarlardaki G6PD'nın yetersiz miktarda olmasından oluşan metabolik hastalık. Bazı çevresel etmenlere maruz kalınca; bazı ilaçar ve bakla gibi, bireyin alyuvarları patlar ve ağır anemiye sebep olur. Orak göze anemisi gibi bu rahtsızlıkta sıtmay karşı bağışıklık sağlayabilir. İnsanlarda görülen en sık enzim eksikliği rahatsızlığıdır. Akdeniz, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya'da sık rastlanan bir durumdur. @@ Genetik olarak kalıtılan çekinik hastalık. Kırmızı kan gözelerinin bir kısmı ya da tamamı orak bir şekile sahip oluyor. Semptomları; acı ve aşırı aneminin yanında kalp, ciğer ve böbrek sorunları. Bu durumda heterozigot özelliğe sahip bireyler, ölümcül problemlere sahip oluyor fakat sıtmaya karşılık yüksek derecede bağışıklığa sahip oluyorlar. Orak göze en çok Orta Afrika popülasyonlarında ve ataları bu bölgeden gelen insanlarda görünüyor. Bu özellik orak göze anemisi diye de adlandırılıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SITOGENETİK/CYTOGENETICS[İng.] değil/yerine/= GÖZE GENETİK BİLİMİ


- SITOGENEZ/CYTOGENESIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE GELİŞİMİ


- SİTOKİNEZ[İng. CYTOKINESIS] ile/||/<> SİTOTAKSİ[İng. CYTOTAXIS] ile/||/<> SİTOTAKSONOMİ[İng. CYTOTAXONOMY] ile/||/<> SİTOTİP[İng. CYTOTYPE]

( Hücre bölünmesi sırasında sitoplazmanın bölünme süreci. Hayvan gözelerinde anafaz, bitki gözelerinde ise telofaz evresinde başlar. Sitokinez süreci; hayvan gözelerinde boğumlanma, bitki gözelerinde ise ara plak ile gerçekleşir. @@ Hücrenin bir uyartıya doğru ya da uyartıdan uzağa doğru hareketi. @@ Kromozom sayısı ve yapısına göre yapılan sınıflandırma. @@ Hücrelerin sitoplazmik bir bölgesi ile tanınan kalıtsal bir karakter.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SITOLİZ/CYTOLYSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE ERİMESİ


- SİTOLOJİ[Fr., İng.] ile GÖZEBİLİM

( Hücre bilimi. )


- SITOLOJİ/CYTOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMİ


- SITOLOJİK TETKİK/CYTOLOGIC EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL INCELEME


- SITOLOJİK/CYTOLOGIC[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL


- SITOMETRİ/CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLÇÜMÜ


- SITOPLAZMA/CYTOPLASM[İng.] değil/yerine/= GÖZE SIVISI


- SİTOTOKSİK[İng. CYTOTOXIC] ile/||/<> T HÜCRELERİ[İng. T CELLS]

( Hücrelerin ölümüne neden olan kimyasal madde. @@ T-gözesi reseptörü (TCR) kompleksi ve CD3 yüzey markörü ile bulunduran, T lenfositlerinin bir alt grubu. T gözeleri CD4+ yardımcı T gözeleri, CD8+ sitotoksik ve baskılayıcı T gözeleri, gruplarına ayrılırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SITUS İNVERSUS[İng.] değil/yerine/= TERS KONUM


- SITUS SOLITUS[İng.] değil/yerine/= DOĞRU KONUM


- SITUS[İng.] değil/yerine/= KONUM


- ŞİVE[Fars.]/AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU/ÖZÜN/AĞIZ


- SİVİ[İng. < CV] değil/yerine/= ÖZGEÇMİŞ


- SIVI ile AKIŞKANLIK ile SIVILAR


- SİVİLCE ile ERGENLİK SİVİLCESİ/ERGENCE/AKNE[Yun.] ile SİVİLCEMSİ/AKNEİFORM

( SİVİLCE TERİMLERİ
ANDROJEN
Temel erkeklik hormonu; ancak daha düşük düzeyde bayanlarda da bulunur.

BEYAZ NOKTA
Cilt yüzeyinde görülen bazen beyazımsı, bazen de ciltle aynı renkte küçük pütürler, kapalı komedon olarak geçer.

FOLİKÜL
Ciltte bulunan, kıl kökünü barındıran, yağ bezinin bir kanal aracılığı ile içine açıldığı ve kendisi de bir gözenekle cilt yüzeyine açılan anatomik yapı. Bu gözenekler cildin hemen hemen tamamında bulunur. Salgılanan yağlı sebum gözenekler aracılığıyla cildin yüzeyine atılır.

HORMON
Gövdede değişik salgı bezlerinden salgılanan ve tüm gövde işlevlerini düzenleyen kimyasal nesneler.

KOMEDON
Siyah nokta ve pütürlerin genel adı.

LEZYON
Hekimler tarafından çeşitli oluşumları anlatmak için kullanılan bir terim.

MİKROKOMEDON
Gözle görülemeyen sadece büyüteç yardımıyla görülebilen, gözenekleri tıkamış tıkaçlar. Bunlar genelde, zaman içinde siyah ve/veya beyaz noktalara ve daha sonra da sivilcelere yol açarlar.

NODÜLER AKNE
Genellikle dışarı açılıp akmayan ama ele gelen bir sertlik biçiminde olan, iri, bir kısmı, üzerine basıldığıda ağrı veren büyük lezyonlar. Kist, nodüle benzer özellikleri de olan ama sonuçta farklı bir lezyondur. Bu durumdaki akneler düzelince genellikle iz ya da leke bırakır.

NON-KOMEDOJENİK
Bu terim genellikle, akne yapma riski olan kozmetik ürünlerin, akneye yol açmadıklarını anlatmak amacıyla kullanılır.

P. ACNES
Bir bakteri adı. Bu bakteri normalde de cildimizde bulunur. Ancak, gözenekler tıkandığıda dışarı atılamayan yağlı sebum maddesi içinde aşırı miktarlarda çoğalarak akneye yol açabilir.

PAPÜL
Küçük, çevresine göre kabarık, ancak iltihaplı beyaz "baş"ı olmayan kırmızı sivilceler.

PÜSTÜL
Çevresi kırmızı, çok büyük olmayan ama ortasında beyaz uç olan, irinli sivilceler.

SEBASE BEZ
Deriye yağını veren nesneyi salgılayan küçük bezler, yağ bezleri.

SEBUM
Yağ bezleri(sebase bezler) tarafından salgılanan yağdan zengin bir madde. Özellikle gençlik yıllarının başlarında çok fazla salgılandığı bilinmektedir.

SİYAH NOKTA
Cilt yüzeyinde görülen siyah küçük noktacıklar. Bulunduğu yerdeki gözeneklerin tıkanmış olduğu anlaşılır. Açık komedon olarak bilinir.

)


- SİVİL ile İNŞAAT MÜHENDİSİ ile MEDENİ HUKUK ile SİVİL HAKLAR ile MEMUR ile İÇ SAVAŞ ile SİVİL ile NEZAKET ile UYGARLAŞTIRMAK ile UYGAR


- SİVİLCE ile/değil İSİLİK/ISIRGIN


- SİVRİ UÇLU ile SİVRİLEŞME


- SIX'S THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ALTILI SICAKLIKÖLÇER


- SİYAH CİSİM[Osm.] / BLACK BODY[İng.] / CORP NOIR[Fr.] / SCHWARZER STRAHLER/KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA CİSİM


- SİYAM İKİZLERİ[İng. SIAMESE TWINS] ile/||/<> SİYANOBAKTERİ[İng. CYANOBACTERIA]

( Çoğunlukla kalçalarından, göğüs ya da karınlarından bağlı olan bu ikizler döllenmiş bir tek yumurtanın gelişmesi ve bu gelişim sırasındaki ayrışma sorunları ve gelişimsel bozukluklar ile oluşurlar. Seyrek de olsa başlarından bitişik doğan ikizler de vardır. Bu durum ilk kez Siyamlı kardeşler Chang ve Eng'de görüldüğü için bu adı almıştır. Dilimizde "yapışık ikiz" olarak da adlandırılır. @@ Tek gözeli, fotosentetik prokaryot. Mavi-yeşil alg olarak da isimlendirilir. Klorofil a içerir, ancak kloroplast içermez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİYANOZ/CYANOSIS[İng.] değil/yerine/= MORARMA


- SİYASETÇİ/POLİTİKACI[İng. < Yun.] değil/yerine/= YÖNETKİCİ


- SİYASİ TARİH ile/ve/<> KÜLTÜR TARİHİ


- SİYASİ/DİPLOMATİK/ASKERİ TARİH ile/> TARİH


- SIZINTI ile SIZINTI


- SIZINTI ile SIZINTI ile SIZINTI ile SIZDIRMAZ


- SIZLANMA ile/ve/değil TESPİT


- SIZMAK ile BAYILMAK

( Yorgunluk ya da içki gibi nedenlerle kendinden geçerek uyuyakalmak. İLE Çeşitli fizyolojik[sıcak, açlık/susuzluk, yorgunluk gibi] ve/ya da psikolojik nedenlerle dayanma gücünü kaybetmek, kendinden geçmek. )


- ŞİZOFRENİ[İng. SCHIZOPHRENIA] ile/||/<> EKOPRAKSİ[İng. ECHOPRAXIA] ile/||/<> ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ (EKT)[İng. ELECTROCONVULSIVE THERAPY] ile/||/<> HALÜSİNASYON[İng. HALLUCINATION] ile/||/<> KATATONİ[İng. CATATONIA]

( Kişinin sanrılar ve halüsinasyonlar görmesine, düzensiz düşünce ve davranışlarda bulunmasına sebep olan zihinsel bozukluk. Şizofreni hastaları sanrılar ve halüsinasyonlar sebebiyle günlük hayatlarında birçok engelle` karşılaşabilirler. @@ Başka bir kişinin hareketlerinin istemsiz olarak taklit edilmesidir. Ekopraksi, şizofreni (özellikle katatonik şizofreni), Tourette Sendromu ve diğer bazı nörolojik hastalıkların bir özelliğidir. @@ Hastanın beynine kontrollü bir biçimde elektrik akımı göndererek hastalığın semptomlarını gidermeyi amaçlayan psikiyatrik tedavi yöntemi. Tedaviye artık yanıt vermeyen majör depresyon, bipolar bozukluk ya da şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalıklarda oldukça yaygın kullanılır. Elektrokonvülsif terapi, anestezi yoluyla hastanın bilinci kapalı bir biçimde yapılır. "Elektroşok tedavisi" olarak da bilinmektedir. @@ Kişinin, hiçbir uyarıcı nesne ya da durum olmadan gerçek olmayan şeyleri duyduğu, kokladığı, gördüğü ya da tattığı durum. "Varsanı" ismiyle de bilinmektedir. @@ Kişinin heyecan ve dalgınlık arasında gidip geldiği bir çeşit şizofreni. Katatonide görülen bulgular arasında şunlar yer almaktadır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKA/SEREBRAL KAN AKIMI CEREBRAL BLOOD FLOW[İng.] değil/yerine/= BEYİN KAN AKIMI


- SKALA/SCALE[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEK


- SKALA/SCALE[İng.] ile SPEKTRUM/SPECTRUM[İng.]

( Genellikle ölçü aletlerinde gösterge çizelgesi. | Bir rengin belirli bir tonunun sağa doğru giderek artan oranda beyaz, sola doğru giderek artan oranda siyah katılarak elde edilebilen türevlerini gösteren cetvel. | Bir bestede kullanılabilecek aynı türden sesler kümesi. | Gam. İLE Çeşitlilik. )


- SKALER[İng. SCALAR] ile/||/<> DİVERJANS[İng. DIVERGENCE] ile/||/<> ÖZ ISI[İng. SPECIFIC HEAT] ile/||/<> SÜRAT[İng. SPEED]

( Sadece büyüklüğü olan, yönü olmayan bir niceliktir. Bir sayı ve birimle ifade edilir. Cebirsel olarak işlem yapılabilir. Koordinat dönüşümleri altında değişmezler. Sıcaklık, kütle, zaman, enerji, ısı, iş, basınç ve hacim skaler niceliklerdir. @@ Diverjans, diğer adıyla Uzaksama, üç boyutlu uzay işlemlerinde sıkça kullanılan bir terimdir. Akı yoğunluğu olarak tanımlanır. Skaler bir niceliktir. @@ Bir saf maddenin birim kütlesinin (1 g ya da 1 kg) sıcaklığını 1 °C (ya da 1 K) arttırmak için verilmesi gereken ısı miktarıdır. Birimi J/kg°C ya da J/kgK'dir. Ancak cal/g°C da kullanılabilir. Skaler ve türetilmiş bir büyüklüktür. Öz ısı maddenin ayırt edici bir özelliğidir. @@ Bir hareketli cismin birim zamanda aldığı yoldur. Alınan yol, skaler bir büyüklük olduğundan sürat de skaler bir büyüklüktür ve yönü yoktur. Süratin matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKEW DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇARPIK DAĞILIM


- SKGS/HEALTH PROTECTION ENHANCEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA GELİŞTİRME DÜZENİ


- SKİ[İng.] değil/yerine/= KAYAK


- SKIATRON[İng.] / SKIATRON[Fr.] / SKIATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SKİATRON


- SKLEROFİLİ[İng. SCLEROPHYLLY] ile/||/<> SKLEROTOM[İng. SCLEROTOME]

( Bir çeşit yapısal savunma olarak kullanılan sert ya da kart yapraklar (Yunanca sklēros- “sert” ve phullon- “yaprak” demektir.). @@ Embriyonik gelişim sırasında somitten ayrılıp, notokordu ve omuriliği çevreleyen ardından omurlara farklılaşan embriyonik göze kümesi. Somitler arasında bulunurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKLEROZ/SCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= SERTLEŞME | SERTLİK


- SKOPİ/SCOPY[İng.] değil/yerine/= GÖREÇLEME


- SKOR/SCORE[İng.] değil/yerine/= SAYI


- SKORLAMA/SCORING[İng.] değil/yerine/= SAYILAMA | PUANLAMA | DEĞERLENDİRME


- SKRS/HEALTH CODING REFERENCE SERVER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KODLAMA REFERANS SUNUCUSU


- SKUAMÖZ/SQUAMOUS[İng.] değil/yerine/= YASSI


- SL/SUBLINGUAL[İng.] değil/yerine/= DİL ALTI


- SLATER'S RULE[İng.] / RÈGLE DE SLATER[Fr.] / SLATER-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SLATER KURALI


- SLAYT[İng.] değil/yerine/= YANSI


- SLAYT/SLİDE[İng.] değil/yerine/= SAYDAM, YANSI


- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ


- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI


- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )


- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR


- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ


- SLOWING DOWN AREA OF NEUTRON[İng.] / NEUTRONENBREMSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLA(T)MA ALANI


- SLUDGE GAS[İng.] / SCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAMUR GAZI


- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ


- SMART CONTRACTS[İng.] değil/yerine/= AKILLI SÖZLEŞMELER


- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA


- SMOKE[İng.] / FUMÉE[Fr.] / RAUCH, DUNST[Alm.] ile/değil/yerine/= DUMAN


- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ


- SMTP/SİMPLE MAIL TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= BASIT POSTA AKTARIM PROTOKOLÜ (ELEKTRONİK POSTA GÖNDERMEDE)


- SN/SERIAL NUMBER[İng.] değil/yerine/= DİZİ NUMARASI


- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN


- SNELL KAVÂNİNİ[Osm.] / SNELL'S LAWS[İng.] / LOIS DE SNELL[Fr.] / SNELLSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL YASALARI


- SNOMED/CT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE CLINICAL TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMİNOLOJİSİ KLINİK TERİMLERİ


- SNOMED/RT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE REFERENCE TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMINOLOJİSİ BAŞVURU TERİMLERİ


- SNOMED/SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= DÜZENLİ TIP TERMINOLOJİSİ


- SNOP[İng.]/KÜSTAH[Fars. < GUSTÂH] değil/yerine/= ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]

( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )


- SNRNA[İng.] değil/yerine/= SNRNA

( Doğrudan protein sentezinde yer almayan küçük (90 ila 300 nükleotid) RNA molekülleri. RNA işlemesinde (ekleme) ve gözesel mimaride rol oynayabilir. Altı çeşit snRNA vardır: U1'den U6'ya. Onların genleri, poli (A) kuyruklarını kodlamaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SODA ASH[İng.] ile/değil/yerine/= SODA KÜLÜ


- SODA CRYSTALLIZED, WASHING SODA, SAL SODA[İng.] / CHAUX SÉDÉE[Fr.] / NATRONKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA KİRECİ


- SODA LIME[İng.] / VERRE DE CHAUX SODÉE[Fr.] / NATRONKALKGLAS, SOLINGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA-KİREÇ CAMI


- SODDY-FAJANS RULE[İng.] / RÈGLE DE SODDY-FAJANS[Fr.] / SODDY-FAJANSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SODDY-FAJANS KURALI


- SODERBERG ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE SODERBERG[Fr.] / SODERBERG-ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖDERBERG ELEKTRODU


- SODIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE SODIUM, CARBONATE NEUTRE DE SODIUM CRISTALLISE[Fr.] / NATRIUM CARBONAT, SODA[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KARBONAT, SODA


- SODIUM COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- SODIUM DODECYL SULPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM DODESİL SÜLFAT


- SODIUM HYDROXIDE, CAUSTIC SODA[İng.] / SOUDE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE SODIUM, HYDRATE DE SODIUM, VOIR SOUDE CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SODA, ATZNATRON, NATRIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK SODA, SODYUM HİDROKSİT


- SODIUM PUMP[İng.] / NATRIUM PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM POMPASI


- SODIUM-LINE REVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ EVRİĞİ


- SODIUM-SULFUR BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM-KÜKÜRT PİLİ


- SODIUM[İng.] / SODIUM[Fr.] / NATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM


- SODYUM[Fr., İng.] değil/yerine/>< POTASYUM[Fr., İng.]

( Sodyumu düşük olan gıdalar tüketilmelidir. DEĞİL/YERİNE/>< Potasyumu yüksek olan gıdalar tüketilmelidir. )

( Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir öğe. Simgesi: Na DEĞİL/YERİNE Atom numarası 19, atom ağırlığı 39,10, yoğunluğu 0,87 olan, 62,5 °C'de eriyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan, potasyum hidroksit içinde bulunan bir öğe. Simgesi: K )


- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME


- ŞOFBEN ile GAYZERİT


- SOFT WATER[İng.] / EAU DOUCE[Fr.] / WEICHES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK SU


- SOFT[İng.] değil/yerine YUMUŞAK


- SOFTENING[İng.] / ADOUCISSEMENT[Fr.] / BLEIRAFFINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞATMA


- SOFTVEYR[İng. < SOFTWARE] değil/yerine/= YAZILIM


- SOĞAN ile/ve/||/<> PIRASA[Yun.]

( Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki. | Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü. İLE/VE/||/<> Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi. )


- SOĞAN ile/ve SARIMSAK

( ... ile/ve TÜRK-İ RÜSTÂYÂN )

( )


- SOGİ ile/ve GO

( Japon satrancı. İLE/VE Çin satrancı. )


- SOĞUK KALPLİ ile SOĞUK KALPLİLİK


- SOĞUK ile DONUK


- SOĞUK ile SERİN


- SOĞUK ile SOĞUK YEMEK ile SOĞUK HAVA DEPOSU ile SOĞUK SAVAŞ ile SOĞUKLUK


- SOĞUK ile SOĞUKLUK


- SOĞUKKANLI ile SOĞUKKANLILIK


- SOHBET


- SOHBET ile CHATOYANCY ile CHATOYANT


- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]


- SOHBET ile GEVEZELİK


- ŞÖHRET ile ŞÖHRETSİZ


- ŞÖHRET ile TANINMIŞ


- ŞOK (OLMAK) ile/değil/<> ŞOKE OLMAK

( Durum, kavram. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Deneyim. )


- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP


- SOKMAK ile YERLEŞTİRİLDİ ile ARASINA YERLEŞTİRİLMİŞ ile EKLEME


- SÖKMEK ile İLİŞKİYİ KESMEK


- SOL[İng.] / SOL[Fr.] / SOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL


- SOL ile SOL EL ile SOLAK ile SOLAK ile KALAN ile SÖYLENMEDEN BIRAKILDI ile SOLCULUK ile SOLCU ile ARTIK ile YEMEK ARTIKLARI


- SOLAR CELL[İng.] / CELLULE SOLEIL[Fr.] ile/değil/yerine/= GÜNEŞ PİLİ


- SOLDER[İng.] / SOUDURE[Fr.] ile/değil/yerine/= LEHİM


- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT


- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM


- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER


- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ


- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ