Bugün[05 Temmuz 2026]
itibarı ile 35.706 başlık/FaRk ile birlikte,
35.706 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(142/144)


- YETENEK ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET


- YETERİNCE ile/değil/yerine BELİRLİ BİR ÖLÇÜ/MİKTAR


- YETERLİ NEDEN ile/ve YETERSİZ/BÖLÜMSEL NEDEN

( Etkin/lik doğar. İLE/VE Edilgin/lik doğar. )

( Etkisi, kendi yoluyla açık ve seçik olarak anlaşılabilen. İLE/VE Etkisi, kendi yoluyla/aracılığıyla, dışarıdan ve net olarak anlaşılamayan. )


- YETERLİ = ADEQUATE[İng.] = ADÉQUATE[Fr.] = ADEQUATUS[Lat.]


- YETERLİ ile YETERLİLİK


- YETERLİK ile VERİMLİ


- YETERSİZ BESLENME ile BESLEYİCİ OLMAYAN


- YETERSİZ OLMAK ile/ve/> YETERSİZ KALMAK


- YETERSİZLİK ile BECERİKSİZ ile BECERİKSİZ ile ACİZ BIRAKMAK ile İŞ GÖREMEZLİK ile İŞ GÖREMEZLİK


- YETERSİZLİK ile YETERSİZ


- YETERSİZLİK ile YETERSİZLİK ile YETERSİZ ile ŞİŞİRMEK


- YETİ ile/ve GÜÇ

( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )

( Olgun kişi gücünü kullanmazken onun altındaki kişi gücünü sonuna dek tüketir. )

( Power and grace are for all and for the asking. )


- YETİ ile KAZANIM


- YETİ = MELEKE = FACULTY[İng.] = FACULTÉ[Fr.] = VERMÖGEN, FÄHIGKEIT[Alm.] = FACULTAS[Lat.] = FACULTAD[İsp.]


- YETİ ile/ve YETENEK/KAPASİTE

( KUVVE ile/ve İSTÎDAD )

( ... ile/ve PUISSANCE )


- YETİ ile/ve YETERSİZLİK


- YETİM ile/ve/||/<> ÖKSÜZ

( [Ergenlikten önce]
Babası ölmüş/olmayan çocuk. [Babası belirli fakat ölmüş olan.] İLE/VE/||/<> Annesi ölmüş/olmayan. | Annesi ya da hem annesi, hem de babası ölmüş olan çocuk.
["annesiz" diye bilinir ve "anneden öksüz, babadan yetim kalmak" sözü kullanılır. Oysa ki, "öksüz/ögsüz" sözcüğü, "bilge-âlim" ikilemesi gibi "ögsüz-yatim"dir.(ögsüz al-yâtîmu wa ʾl-ḥayrânu. wa-aṣluhu: ögsüz maʾḥûḏun min ōg wa-hwa ʾl-ʿaqlu wa ʾl-fiṭnatu).][İlk zamanlarda, anne ile ilgisi yoktu. Yâtîm, "Tek kalmış, ergen olmadan önce babası ölen çocuk" demektir.]
[Yetimlik, maddî manevi desteği olmamaktır. Sonraları, sözlüklerdeki "ög/öğ"(anne)nin etkisiyle yanlış ayrıştırmaya gidilmiştir. ("Atası ölen, öksüz galmaz; anası ölen, öksüz galur.")] )

( Saçı/başı, arkadan öne doğru okşanır. İLE/VE/||/<> Saçı/başı, önden arkaya doğru okşanır. )

( EYTÂM[Ar. < YETÎM/YÂTÎM] ile/ve/||/<> O/Og/Ög[: Ana.] )

( İnsan, babanın [temel] desteğiyle; hayvan, annenin [temel] desteğiyle yaşar. )


- YETİŞKİN[İng. ADULT] ile/||/<> NEOTENİ[İng. NEOTENY] ile/||/<> PEDOMORFOZ[İng. PEDOMORPHOSIS] ile/||/<> PLURİPOTENT KÖK HÜCRE[İng. PLURIPOTENT STEM CELL]

( Latincede adultus sözcüğünden köken alan bu sözcük, insanların genellikle cinsel üreme yaşına gelmesiyle edindikleri yaş durumuna işaret eder. Yetişkin, erişkin olarak kullanılır. Psikolojide ise, doğru zamanda, doğru biçimde davranmanın öğrenildiği zamana denk gelir. @@ Yetişkin hayvanlarda yavruluk özelliklerinin korunması durumu. @@ Gelişim biyolojisi alanında çalışılan bir konudur. Gençlerde görülen özelliklerin yetişkinlerde de değişmeden görülmesidir. @@ Pluripotent kök gözeler, bölünerek kendini yenileme ve erken dönem embriyonun üç birincil germ göze katmanının hepsine ve dolayısıyla yetişkin vücudunun tüm gözelerine dönüşme kapasitesine sahip (plasenta gibi ekstra-embriyonik dokular hariç). Embriyonik kök gözeler ve uyarılmış pluripotent kök gözeler pluripotent kök gözelerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YETİŞKİN ile YETİŞKİN EĞİTİMİ ile YETİŞKİN OKULU ile ZİNA YAPAN ile SAFLIĞINI BOZMAK ile TAĞŞİŞ ile ZİNA YAPAN KİMSE ile ZİNA YAPAN KADIN ile ZİNA YAPAN ile ZİNA ile YETİŞKİNLER


- YETİŞTİRME ile/||/<> YETİŞTİRMEK ile/||/<> BÜYÜTME

( büyütme tarım üretim üretmek Özellikle tırıs ve dörtnal koşma sırasında ve konkur atlarında daha çok görülen atın yürürken arka ayak nalının ön kısmıyla ön bacağa vurmasıyla meydana gelen atlarda görülen bir yürüyüş kusuru Uzakta duran cisimlere ırakgörür ya da benzeri bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı yetiştirme İncelenen örneğin büyüklüğü ile mikroskopta elde edilen görüntünün büyüklüğü arasındaki oran Magnifikasyon yakınlaştırmak )


- YETİŞTİRMEK ile YETİŞTİRME ile KÜLTİVATÖR


- YETKE ile/değil/yerine/>/>< ÖZERKLİK

( )


- YETKECİ/OTORİTER[İng.] ile/değil/yerine/>< ÖNDER/LİDER[İng.]

( Bencil. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllü. )


- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"


- YETKİ(Lİ)NİN KAYNAĞI ile YETKİ(Lİ)NİN EYLEMİ


- YETKİ ile/ve OLANAK


- YETKİ ile/ve SORUMLULUK

( YVHS: YETKİ VER, HESAP SOR! )

( YETKİ VER, HESAP SORMA! değil/yerine YETKİ VER, HESAP SOR! )


- YETKİ ile/||/<> YETKİ

( Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği ayrıcalık )


- YETKİLENDİRME ile/||/<> YETKİLENDİRMEK


- YETKİN BİLGİ ile/değil/yerine KESİN(YAKÎN) BİLGİ


- YETKİN/LİK ve/<> GÜÇLÜ/LÜK ve/<> YETERLİ/LİK ve/<> YETENEKLİ/LİK

( Ne zaman ki güçlülük, tek çözüm olarak kalır; o zaman anlarsın, ne kadar güçlü olduğunu. )


- YETKİN/LİK ve/<>/= ÖZGÜR/LÜK


- YETKİN ile DONANIMLI


- YETKİN ile KESİN


- YETKİN ile SAĞLAM


- YEVM-İ KEVKEBÎ | YILDIZ GÜNÜ ile/||/<> YILDIZ GÜNÜ

( Bir yıldızın öğlenden art arda iki geçişi arasındaki zaman süresi 86164 sn astronomi )


- YEVM-İ ŞEMSÎ | GÜNEŞ GÜNÜ ile/||/<> GÜNEŞ GÜNÜ ile/||/<> GERÇEK GÜNEŞ GÜNÜ

( gerçek güneş günü Güneşin bir boylamdan ardışık iki geçişi arasındaki süre astronomi )


- YEVM ile/||/<> DAY[İng.] ile/||/<> JOUR[Fr.] ile/||/<> TAG[Alm.] ile/||/<> GÜN

( 1 Güneşin öğleden art arda iki geçişi arasındaki zaman süresi 2 Ortalığın aydınlık olduğu zaman aralığı )


- YEVMİ ile/||/<> GÜNLÜK

( Hergün tekrarlayan ya da her bir güne ilişkin olan Bir bilgisayar dizgesinin kullanıldığı tüm iş geçişlerine ve görevlere ilişkin her türlü bilgiyi her birimin kullanım süreleri kullanıcıların kimlikleri vb tüm ayrıntılarıyla içeren tutanaklar Bu tutanakların birikmesiyle oluşan kütük günlük kütüğü Günü gününe yayımlanan gazete vb Tarihsel olayları günü gününe belirten yazılı kaynak Şemsiye Küllük Iğdır Kars astronomi Günlükburnu Günlükbaşı Muğla gibi yer adlarında saklanmıştır Kökünü bilmiyoruz )


- YEVMİYE | GÜNDELİK ile/||/<> GÜNDELİK

( Bir işçiye yasasındaki ölçülere göre bir günlük çalışması karşılığında verilen ücret Gün hesabıyla çalışan kişiye çalıştığı gün başına ödenen para gündelik )


- YGZ/ARTIFICIAL GENERAL İNTELLİGENCE[İng.] değil/yerine/= YAPAY GENEL ZEKÂ


- YIELD PERCENTAGE[İng.] / GEWINN PROZENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZDE VERİM


- YIĞIN = KÜTLE = MASS[İng.] = MASSE[Fr., Alm.] = MASSA[Lat.] = MASA[İsp.]


- YIĞIN ile SERVET BİRİKTİRMEK ile YIĞIN


- YIĞMA ile/||/<> YIĞMA

( Masa kasnağı ve benzeri eğmeçli mobilya elemanlarını küçük parçaların üst üste yapıştırılması yolu ile hazırlama yöntemi Tahta duvar Güney İkizdere Rize Metal parçaları üst üste koyma )


- YIKAMA | LAVAJ ile/||/<> LAVAJ[Fr. < LAVAGE]

( Şırınga vb ile temizleme yıkama )


- YIKICI ile/ve/<> KIYICI


- YIKICI ile/ve/<> TEHLİKELİ


- YIKILABİLİR ile YIKIM ile YIKICI ile YIKICI OPERASYON ile YIKICILIK


- YIKILMIŞ ile YIKIM


- YIKIMLAMA | YADIMLAMA | DİSİMİLASYON ile/||/<> DİSİMİLASYON ile/||/<> KATABOLİZMA

( katabolizma Katabolizma aykırılaşma Organizmadaki besin maddelerinin içerdiği enerjinin serbest duruma geçmesiyle yıkılması kata aşağı bole atmak Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı Disimilasyon Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı disimilasyon Büyük organik moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması ve enerjinin açığa çıkması )


- YIKIMLAMA | YADIMLAMA | KATABOLİZMA ile/||/<> KATABOLİZMA ile/||/<> KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME]

( kata aşağı bole atmak Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı Disimilasyon Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı disimilasyon Büyük organik moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması ve enerjinin açığa çıkması )


- YIL ile/ve ARTIK YIL

( 365 gün 6 saat. İLE/VE Dört yılda bir gelen 366 günlük yıl. )

( [Çuvaşça] SUL ile/ve ... )


- YIL ile/değil DÖNEM/SEZON


- YILAN BALIĞIGİLLER ile/||/<> YILAN BALIĞIGİLLER

( Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının karınları yüzgeçsizler Apopodes alt takımından vücutları ince uzun ve yılan biçiminde çoğunluğu pulsuz yumurtlamak için denizlere geçen larvaları olgunlaşıncaya kadar tatlı sularda kalan türlere sahip bir familya Kemikli balıklardan yılan balıkları Anguilliformes takımından vücutları ince uzun ve yılan biçiminde çoğunluğu pulsuz yumurtlamak için denizlere geçen larvaları olgunlaşıncaya kadar tatlı sularda kalan türlere sahip bir familya )


- YILAN ZEHİRİ ile BÖCEK ZEHİRİ


- YILAN ile ANAKONDA[İng.]

( ... İLE Yılanların en ağırı ve en uzunu. [Boyu 6.5 metre olabilir. Kalınlığı 1 metreyi aşar.] )

( ... İLE Genellikle timsah, geyik, jaguar ya da başka anakondalar ile beslenirler. )

( ... İLE Venezuella, Brezilya, Bolivya gibi bazı ülkelerde yaşarlar. )

( ... İLE Avını sıkarak öldüren yılanlar. )


- YILAN ile ÇINGIRAKLI YILAN


- YILAN ile KARA YILANI

( Eve giren yılan, sürekli bir köşeye saklanmak ister. Yuvarlak bir yapı/oda ile karşılaşınca, şaşırıp yine dışarı çıkıp yoluna devam eder. Bundan dolayı da, doğaya açık mekânlar yuvarlak biçimde yapılır. )

( Zeminde uygulanan kırmızı renk, haşaratı ve yılanı uzaklaştırır. )

( Yılanlar, yılda birkaç kez deri değiştirirler. )


- YILAN ile KOBRA

( ... İLE Zekânın simgesi. )

( Yılanların dışarıda bir kulak ya da kulak zarları yoktur. Havadan gelen sesleri bir iç kulak aracılığıyla algılayabilirler. )

( Çeneleri ve karın kasları sayesinde, yerden aldıkları titreşimleri hissedebilirler. )

( Çeneleri ve kafatasının tüm kemikleri esnek kirişlerle birbirine bağlıdır. [Ağızlarını 150 dereceye kadar açabilmelerini sağlar.] [Alt çenenin iki yanı birbirinden bağımsız bir biçimde hareket eder ve böylece av, sanki mideye doğru yürüyormuş gibi görünür] )

( Yılanların kıçlarının içinde, gizli, iki penisleri vardır. [Sağdaki, genelde daha büyüktür ve bu da yılanların sağ penislerini kullandığına işaret etmektedir.] )

( Yılanlar, renk körüdür. )

( Afrika'da, 400 tür yılan bulunmaktadır.[%90'ı zehirlidir.] )

( Yavru yılanlar, birkaç ayda bir deri değiştirirler. )

( Sao Pauolo'daki 110 dönümlük "Yılan Adası"nda, her 6 metrekareye bir yılan düşmektedir. Dünyanın en ölümcül adalarından biridir. )


- YILAN ile PİTON

( ... İLE Piton ve boğa yılanlarının dudakları doğadaki en duyarlı sıcaklık algılayacısıdır. )

( ... İLE Gaia(yer)'nın doğurduğu tasavvur edilen efsanevi yılan. [Yüz adet başa, alev çıkaran yüz ağza sahip olarak tasvir edilmiştir.] [Apollon'un öldürdüğü kabul edilir.] )


- YILAN ile UZUN İNCE YILAN


- YILANBALIĞI ile LAMPRİ


- YILANİĞNESİ ile/||/<> YILANİĞNESİ

( zooloji Kemikli balıklar Teleostei takımının deniziğnesigiller Syngnamidae familyasından 26 cm kadar uzunlukta Kuzey ve Doğu Avrupa denizlerinde ve Akdenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan deniz iğnesigiller Syngnathidae familyasından 26 cm kadar uzunlukta olabilen Kuzey ve Doğu Avrupa denizlerinde ve Akdeniz de yaşayan bir tür )


- YILANYASTIĞI ile/||/<> YILANYASTIĞI

( botanik Yaprakları ok biçiminde ve sebze olarak kullanılan yumrulu ülkemizde 11 tür ile temsil edilen çok yıllık otsu bitkiler Yılanbıçağı danaayağı yılanpancarı Yılanyastığıgiller Araceae familyasından 1 m kadar boylanabilen parçalı yapraklı çiçek örtü yaprakları olmayan meyveleri portakal renginde olan tek eşeyli pis kokulu bir bitki yılanyastığı )


- YILDIZ ÇİÇEĞİ ile YILDIZ İŞARETİ


- YILDIZ SAATİ ile/||/<> YILDIZ SAATİ

( Yıldız zamanına göre çalışan saat astronomi )


- YILDIZ/LAR ile/ve/değil GEZEGEN/LER

( Sabittir. İLE/VE/DEĞİL Hareket eder. [Güneşin etrafında dolaşan] )

( Birbirine göre konumları değişmez. İLE/VE/DEĞİL Birbirine göre konumları değişir. )

( Kendiliğinden ısı ve ışık enerjisi yayar. İLE/VE/DEĞİL Güneş'ten aldığı ışığı yansıtır. )

( Dünya'dan uzaktır. İLE/VE/DEĞİL Dünya'ya yakındır. )

( Işıkları titreşir. İLE/VE/DEĞİL Işıkları titreşmez. )

( Sıcaklıkları çok yüksektir. İLE/VE/DEĞİL Soğuyarak katılaşmıştır. )

( Çok uzaktalardır. [Dolayısıyla hareketsizmiş gibi görünürler.] İLE/VE/DEĞİL Yakındalardır. [Dolayısıyla hareketleri kolayca gözlenir.] )

( Gökteki Yıldızlar - Erkin Koray

)

( Yıldızların Altında... )


- YILDIZ ile "KUYRUKLU YILDIZ"(KOMET)/KİRLİ KARTOPU/BUZLU ÇAMUR TOPU

( ... İLE Adlarında yer almasına karşın yıldız değillerdir. Buz ve kozmik toz karışımından oluşurlar. Nüve, Koma, Hidrojen bulutu, Toz kuruğu ve İyon kuyruğu olmak üzere beş bölümü vardır. )


- YILDIZ = STAR[İng.] = ÉTOILE[Fr.] = STERN[Alm.] = ASTRO/STELLA[İt.] = ASTRO/ESTRELLA[İsp.]


- YILDIZ ile TAKIMYILDIZ

( )


- YILLIK BİTKİ ile UZUN SÜRELİ BİTKİ


- YILLIK ile YILLIK ETKİNLİK ile YILLIK CIVA ile YILLIK RAPOR ile YILLIK


- YIPRANMA ile/||/<> YIPRANMA

( Sinema Filmin çeşitli sinema aygıtlarında çok kullanılmasından doğan aşınma ve eskime değer yitirimi Bir yanıtlayıcının sık sık yapılan tecimsel soruşturulardan ötürü bilimsel araştırmalara karşı ilgisizliği ya da güvensizliğinden doğan olumsuz durum Bir işletmede kullanılan bina makine demirbaş gibi fiziki mallarda ortaya çıkan yıllık aşınma veya eskime yıpranma 1 borcun sonlanması 2 Anonim şirket hisse senetlerinin yazılı değerlerinin şirket kâr paylarından ayrılan fonun kullanılarak pay sahiplerine ödenmesi 3 yıpranma )


- YIRTICI ile/||/<> YIRTICI

( Kendisi için gerekli besin maddelerini diğer tür canlıları yakalayıp yiyerek sağlayan canlı predatör Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren diğer canlı mikropredatör )


- YIRTILMA ile/||/<> YIRTILMA

( Sinema 1 Filmin herhangi bir nedenle zorlanması sonucu ortaya çıkan yırtıklar TV 2 Genellikle satır eşlemesinin bozulması yayının güçsüz olması iyi alınamaması karışma gibi nedenlerden dolayı resimde satırların bozulması yataylıktan sapması sağa ya da sola yatmış olarak parçalara bölünmesi biçiminde ortaya çıkan bozukluk İnce metal parçaların aşırı yükleme sonucu iki ya da daha çok parçaya ayrılması olayı )


- YIRTMAK ile YIRTILMIŞ ile YIRTIK


- YİYECEK VE İÇECEK ile YEMEK ŞİRKETİ


- YİYECEK = FOOD[İng.] = NOURRITURE[Fr.] = NAHRUNG[Alm.] = CIBO[İt.] = COMIDA[İsp.]


- YİYECEK ile GIDA ÜRÜNLERİ ile GIDA ZEHİRLENMESİ ile YİYECEK TEMİNİ ile YEMEK GELGİTİ ile YİYECEKSİZ ile GIDALAR ile GIDA MADDESİ ile GIDA MADDELERİ


- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA

( "Çiğneyip Tükürmenin Fizyolojisi ve Sefalik Tepki" yazısı için burayı tıklayınız... )


- YKDS/MANAGERIAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİMSEL KARAR DESTEK DÜZENİ


- YLD/YEARS LOST TO DISABILITY[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTİMİNE BAĞLI KAYBEDİLMİŞ YAŞAM YILLARI


- YLL/YEARS OF LIFE LOST[İng.] değil/yerine/= KAYBEDİLMİŞ YAŞAM YILLARI


- YOGA ile/ve/<> MEDİTASYON

( Yoga, bağlantı(link), uyum demektir. Hem fizikî, hem de zihinsel olabilir. Yoga denilince, sadece özel hareketler olarak sınırlandırılmamamlıdır. İLE Yoga, dıştakini içe yöneltmektir. Meditasyon, sözcük bazında derin düşünme demektir. 1. Yönlendirme, 2. Onaylama, 3. Odaklanma, 4. Konsantrasyon, 5. Gerçekleştirme adımlarında sağlanır. 400 farklı meditasyon çeşidinden/yönteminden bahsedilir. )

( Yoga, iç varoluşun, dış varolanlar üzerinde işlem yapmasıdır. )

( Kendini anlama çabası, Yoga'dır. )

( Yoga: Sürekli mutluluğu içte arayış. )

( Yoga: Farkındalık içinde eylem. )

( Yoga, kendini-anlama yoluyla kendini özgürleştirme bilimi ve sanatıdır. )

( Yogi, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş kişidir. )

( Gerçeği arayan bir Yogi olur, bilgeliği arayan bir Gnani olur, mutluluğu arayan biri ise Eylem Adamı olur. )

( Gerçek ile sahteyi ayırt edebilme ve sahte olanı terk etme yolunda derin düşünülerek yapılan gündelik alıştırmalar, meditasyondur. )

( Başlangıç için birçok meditasyon biçimi vardır ama onlar birbirine karışarak sonunda bir olur. )

( Meditasyon, bizi tutsak eden bağları bulmamıza, onları çözmemize ve o tutsaklık limanından ayrılmamıza yardımcı olacaktır. )

( Sözcüklerin ötesine ulaşmak için tekrarlanan girişimlere meditasyon denir. )

( ... ile/ve/<> HÂL-İ İSTİĞRAK )


- YOĞUN | MASİF ile/||/<> MASİF[Fr. < MASSIF]

( Ağır çok fazla bol )


- YOĞUN/LUK ile SIK/LIK


- YOĞUN ile BOL


- YOĞUN ile YOĞUN SOĞUK ile YOĞUNLAŞTIRMAK ile YOĞUNLAŞTIRICI ile YOĞUNLUK


- YOĞUN ile YOĞUNLUK


- YOĞUNLAŞMA ile/ve/yerine (EN AZINDAN) YAKINLAŞMA


- YOĞUNLAŞMA ile DERİNLEŞME


- YOĞUNLAŞMA ile DERİNLEŞME


- YOĞUNLAŞMA ile/yerine DİKKAT


- YOĞUNLAŞMA ile ODAKLANMA


- YOĞUNLAŞTIRILABİLİR ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞMIŞ ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞMAK ile YOĞUNLAŞTIRILMIŞ ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞTIRICI


- YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve SIKIŞTIRMA


- YOĞUNLAŞTIRMAK ile/||/<> YOĞUNLAŞTIRMA

( Bir oyunun metninde bir rolün oynanışında belli yerleri gevşeklik ve yaygınlıktan kurtarıp derlemek toparlamak daha güçlü ve etkin duruma getirmek Bir oyunun metninde bulunan gevşek dokulu yerleri uygulama sırasında derleyip toparlamak daha güçlü ve etkin duruma getirmek Bir yem maddesinin rutubetini uzaklaştırmak suretiyle daha yoğun bir duruma dönüştürme işlemi )


- YOĞUNLUK | BİRİM YOĞUNLUK | DANSİTE ile/||/<> DANSİTE ile/||/<> DANSİTE[Fr. < DENSITÉ]

( 1 Özgül ağırlık 2 Yoğunluk 3 Film üzerindeki kararma derecesi )


- YOĞUNLUK[İng. DENSITY] ile/||/<> İZOTONİK ÇÖZELTİ[İng. ISOTONIC SOLUTION] ile/||/<> PİROKLASTİK AKINTI[İng. PYROCLASTIC FLOW] ile/||/<> SUBTERAPÖTİK[İng. SUBTHERAPEUTIC] ile/||/<> SUPRATERAPÖTİK[İng. SUPRATHERAPEUTIC]

( Yoğunluk, diğer adıyla özkütle, belirli sıcaklık ve basınç koşullarında birim hacimdeki madde miktarıdır. Madde için ayırt edici bir özelliktir. SI birimi kg/m3'tür. p p ya da d d harfi ile gösterilir. @@ Ozmotik basıncı göze içi ile aynı olan çözeltilere verilen addır. Bir hayvan gözesi izotonik bir ortama konulduğunda plazmolize ya da hemolize uğramaz. Çünkü göze içi ve göze dışı yoğunluklar eşit olduğundan gözenin su dengesi bozulmamış olur. @@ Piroklastik akıntı, yüksek yoğunluklu bir sıcak, parçalanmış katı madde ve genişleyen gaz karışımıdır. Saatte 100 kilometreden (saatte 60 mil) daha yüksek hızlara ve 200° ile 700° Santigrat (392° ile 1292° Fahrenheit) arasındaki sıcaklıklara ulaşan piroklastik akıntılar, tüm volkanik tehlikeler arasında en ölümcül olanı kabul edilir. @@ Tıbbi bir tedavide terapötik konsantrasyondan ya da minimum dozdan daha düşük ilaç miktarları ya da bunlarla ilgili kullanılan terim. Bir ilacın ya da tedavinin önerilen tedavi aralığının altında bir dozda ya da yoğunlukta kullanılması. @@ Tıp ve farmakoloji alanında kullanılan terim. Bir ilacın ya da tedavinin önerilen tedavi aralığının üstünde bir dozda ya da yoğunlukta kullanılması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YOĞUNLUK ile/ve/<> OLGUNLUK

( Olgunluk nasıl meydana gelir?
Zihnimizi berrak ve temiz tutarak, yaşamımızın her anını tam bir farkındalık hali içinde yaşayarak, korkularımızı ve arzularımızı belirdikleri anda hemen inceleyerek ve gidererek. )

( Meyve bir anda düşer ama olgunlaşması zaman alır. )

( Hazır olmak, olgun olmaktır. )

( How does maturity come about?
By keeping our mind clear and clean, by living our life in full awareness of every moment as it happens, by examining and dissolving our desires and fears as soon as they arise.
The fruit falls suddenly but the ripening takes time.
Readiness is ripeness. )


- YOĞUNLUK ile/ve PAYLAŞIM


- YOĞURMAK ile HAMUR YOĞURMAK ile YOĞURUCU


- YOGURT[İng.] ile/||/<> YAHOURT, YOGOURT[Fr.] ile/||/<> YOĞURT

( Süte genellikle Lactobacillus bulgaricus kültürünün ilavesi ve bu karışımın belli sıcaklıkta bir süre bırakılması sonucu oluşan bir süt fermentasyon ürünü Az yoğurt Azeri alanında gatıg yaygın olarak kullanılır yoğurt Türkmenler katık adını da kullanırlar yuvırt cūrat çōrt suorat Baştaki ynin Yakutçada sye çevrilmesi eski bir kuraldır Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz Orta Türkçede yuğrut olarak geçer Kumancada yuğurt biçiminin kullanıldığı anlaşılıyor Buna karşılık Kıpçakçada yağurt ve yuğurt biçimi göze çarpar Doerfere göre TMEN 952 Kıpçakça yağurt biçiminin oluşmasında yağın baskısı göz ardı edilemez Türkçe yuğur kökünden geldiği anlaşılıyor yuğur t eki Özünde Yakutça suorat biçimi de yoğurdun Türk kökenli bir ürün ve kavram olduğunu göstermeye yeter Ancak yoğurt söz olarak da köküyle ve ekiyle Türkçe bir türevdir Türkçe yoğurt türevinde gördüğümüz t ekinin süt ürünlerinde sıklıkla geçtiğine tanık oluyoruz Orta Türkçe suğut kesilmiş sütten yapılan peynir suğ Brockelmann OGM 117 Räsänen V 425a Clauson ED 806b Türkçe kurut kurutulmuş süt ürünü Kazakça ırkıt die Buttermilch Kazakça şubat deve sütünden yapılmış kımız Eski Kıpçakça çığıt peynir Çuvaşça çıkıt Macarca sajt Ancak Kıpçak alanında kullanılan çığıtın Osetçeden geldiği sık sık dile getirilmiştir Osetçe cyxt peynir Abaev ÊS 3 197 Ligeti TörK 129 Türkçe bir alıntı olarak Avrupa dillerinde de yaygın olarak kullanılır yogurt yogourt yogurt Joghurt joghurt Srp jògurt jogurt jugurt Türkçe yoğurtun Rumence urda yağı alınmış sütten yapılan peynir biçimiyle birleştirilmesi yanlıştır )


- YOK DEMEK ile/değil/yerine BENİM İÇİN BU/BÖYLE BİR KONU/OLGU YOK DEMEK


- YOK EDİLMİŞ ile YOK ETME


- YOK ETMEK ile/değil BİTİRMEK


- YOK ETMEK ile İMHA ile YOK EDİCİ


- YOK ETMEK ile İMHA ile YOK EDİCİ


- YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK ile/ve ORTAYA ÇIKIŞTAN SONRA/Kİ YOKLUK


- YOK OLMAK ile KAYBOLMA ile ORTADAN KAYBOLDU ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI ile ONAYLAMAMA ile ONAYLAMAMAK ile ONAYLANMADI


- YOK OLMUŞ ile SOYU TÜKENMİŞ YANARDAĞ ile NESLİ TÜKENME


- YOK/LUK ile/ve BİÇİMSİZ/LİK


- YOK/LUK ile/ve BOŞ/LUK

( Görünmezler, tecelli etmezler. )


- YOK/LUK ile/ve/<>/değil GÖRÜNMEZ/LİK, BİLİNMEZ/LİK

( AMÂ: Görünmezlik yeri/"ülkesi". )


- YOK/LUK ile/ve/değil ZİHİN

( Yok etmeyince, yok olmaz. )


- YOK ile/ve/değil "DONMUŞ"(CEMÂDAT)


- YOK ile/ve/değil/yerine VAR DEĞİL

( "YOK" değil/yerine "VAR DEĞİL"

Bazı kültürlerde, günlük konuşmada ve felsefede, "Değil-leme" yöntemi ile bazı durumlar için üst bir bilinç kullanılmaktadır. Buna verilebilecek birkaç örnekten biri de Anadolu Kültürü ve Bilgeliği'nde "YOK" sözünün kullanılmamasıdır. "Yok", kavram olarak da, dil ve yaşamsallık açısından da o kadar yerini almıştır ki, bir kişinin farkında olmadan bile kullanması durumunda etrafındakilerden biri, "yok" sözünü kullanmaması gerektiğini uygun bir biçimde belirterek, uyarır o kişiyi. "Yok" sözcüğünü kullanmak yerine "Var değil", "Hak getire", "Hak vere" sözleri kullanılır. Aynı biçimde, "Bitti" yerine de "Bereketlendi" kullanılır. (aynı zamanda "Bitirmek" yerine "Tamamlamak" sözcüğünü kullanmak, zihin programlaması, olgusallık ve dil açısından daha da yerinde bir tanımdır.)

"Evet!" ve "Hayır!" sözcüklerinde de buna benzer, hatta daha da öte bir durum vardır. "Hayır!" sözü, her ne kadar olumsuzluk anlamında kullanılıyor olsa da, bu duruma verilen ad, o olumsuzluktan bir hayır gelmesini ya da geleceğini düşünmekle bağlantılı bir olumlu kılma sözüdür.
Derinlere ve uzun geçmişe dayanan Anadolu Kültürü'nün, din ve tasavvuftan da yararlandığı yaşamsal ve dil üzerindeki bilge tutumlarının günlük konuşmaya ve halka yansıtma çabaları çoğu örnekte görülebilir. "Çok ..." yerine "Yeterli"; "Almak" yerine "Edinmek"; "Fakat" değil "Aynı zamanda" gibi, durumun karşılığını daha derinlemesine verebilecek sözlerin kullanılmasına yönelik çabaları gözlemlemek ve bunlardan üst düzeyde yararlanmak gerekir.

Bu tür çabalar nesne, kavram, olgu ilişkilerinde bireyin ve toplumların yaşanmışlıklarındaki derinliklerden ve geleceğe bir kalıt olarak bırakılmak istenen, insanlığın gelişimine olan etkilerini öngörerek varılmış tutum ve sonuçlardır. Önceki ve "Hayır!" örneğinde olumsuz bir sözün söylenmiyor olmasında bir yasak, haram ya da günah bilincinden çok, bilgece, bilinçli bir tutum söz konusudur.

Bu tutumlar, özellikle sözler için değil daha uygun karşılıkları bulunan davranışlar için de geçerlidir. Örneğin, birine -özellikle bir çocuğa- bir şey vermek istendiğinde, avuç aşağı bakar biçimde uzatmak değil/yerine verilecek olanın, avucun içinde bulunduğu açık bir avuç uzatmaktır.
Bu tür uygulama ve kavramlarda kullanılabilecek tanımlara da örnek olarak, "Aşure/Yemek Pişirmek" yerine/değil "Aşure Kaynatmak"; "Yemek"e yerine/değil "Lokma"ya katılmak/davet; ışığı/mumu/ateşi/ocağı "Söndürmek/Kapatmak" yerine/değil "Dinlendirmek"; "Yakmak/Açmak" yerine/değil "Uyandırmak"; "Ney Sesi" değil/yerine "Ney Sedâsı", "Ney Çalmak" değil/yerine "Ney Üflemek" dendiğini bilmeli; "Saç/sakal/kıyafet düzeltmek" değil "Huy düzeltmek" gibi hem zihinsel, hem yaşamsal kullanımlardan haberdar olmalı; kişi, diline ve kendine gereken özeni ve önemi göstermelidir.

"Körü körüne taklit" yerine/değil "Muhabbetle(Sevgiyle) taklit" etmek, "Emir eden" değil "Hizmet eden" olmak, "Tutmak/saklamak" yerine "Heybeye atmak", "Hakkını vermek" yerine "Hakkını teslim etmek" ve tüm bu ayrıntıları "Akılla tartmak" yerine "Kalple dinlemek" gerekir.

BU İNSAN DEDİKLERİ, EL, AYAKLA, BAŞ DEĞİL
ÂDEM, MÂNÂ'YA DERLER, SURAT İLE KAŞ DEĞİL )


- YOK ile/değil ANLAMIN(IN) OLMAMASI


- YOK ile DEĞİL


- YOK ile/değil HENÜZ/ŞU ANDA BİLİNMEYEN


- YOK ile/ve PAYLAŞILABİLİR OLMAYAN


- YOK ile/ve YOKLUK


- YOK ile/ve/değil ZORUNLULUĞUNUN OLMAMASI


- YOKLUK = NON-BEING[İng.] = NON ÊTRE[Fr.] = NICHTSEIENDE[Alm.] = NON-EUS[Lat.]


- YOKLUK ile/ve SALTIK/MUTLAK YOKLUK


- YOKLUK ile SIKINTI


- YOKLUK ile/ve/||/<>/>< VARLIK

( Gölgesi olmaz! İLE/VE/||/<>/>< Gölgesi mutlaka vardır. )

( Yokluğun varlığa gücü yeter de, varlığın yokluğa gücü yetmez. )

( Varlığımın değerini bilmeyeni, yokluğumla terbiye ederim! [en uzun süre 7 yıldır!] )

( Yoktur. İLE/VE/||/<>/>< Vardır. )

( There is no shadow! vs./AND/||/<>/>< Shadow is exist absolutely. )

( Yokluğunuzu hissetmeyeni, varoluşunuzla "rahatsız etmeyin!" )


- YOKLUK ile YOK İKEN


- YOKLUK ile/ve YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK


- YOKLUK ile/ve YOKLUĞUN VAROLUŞU


- YOKLUK ile YOKLUK


- YOKLUK ile YOKLUK ile VAR OLMAYAN


- YOKLUKTA YOKLUK ile VARLIKTA YOKLUK

( Yokluk, fazlasıyla zor ve ağır bir durumdur fakat yokluktan daha zoru da vardır ki, o da, varlıkta/olanaklar içinde yokluktur. )


- YOKSUL ile YOKSULLUK


- YOKSULLAŞTIRMAK ile YOKSUL ile YOKSULLAŞMA


- YOKSULLUK ile YOKSUL ile HAZIMSIZ ile SİNDİRİLEMEZ ile HAZIMSIZLIK


- YOKSUN/LUK ile YOKSUL/LUK

( Yoksullukların en kötüsü, kendini aciz görmektir. )

( VITA VERE APOSTOLICA: Yoksulluğu yüceltme. )

( Yoksulluk korkusunu tanımadıysak, kendi yoksulluğumuzu yaratırız. )

( Elini cebine attığında boşsa. İLE Elini tutan yoksa. )


- YOKSUNLUK ile/ve/değil/yerine/> GEREKSİNİM


- YOKSUNLUK ile MAHRUM ETMEK ile YOKSUN BIRAKAN


- YOKSUNLUK = PRIVATION[İng., Fr.] = MANGEL[Alm.] = PRIVATIO[Lat.] = STERESIS


- YOL YOLCU


- YOL GÖSTERMEK ile YOLDAN ÇIKARMAK ile YOL AÇMAK ile KURŞUNİ ile LİDER ile LİDER ATAMA ile BİR KERVANIN LİDERİ ile KÖYÜN LİDERİ ile LİDERSİZ ile LİDERLER ile LİDERLİK ile ÖNDE GELEN ile YOLDAN ÇIKMAK ile YOL AÇAN


- YOL/YÖNTEM ile/ve İŞ ile/ve BİLGELİK


- YOL ile/ve İLETİŞİM

( Olgun kişi, etkisini tavsiyeleri ve önderliğiyle yayarak izlenecek yolu hazırlar. )


- YOL ile PATİKA[Slavca]


- YOL = ROAD[İng.] = RUE[Fr.] = STRAßE[Alm.] = STRADA[İt.] = CALLE[İsp.]


- YOL ile/ve SİSTEM


- YOL ile/ve SÜREÇ

( Kendimiz bulmadıkça o, kendi yolumuz olmayacaktır ve bizi hiçbir yere götürmeyecektir. )

( Sürece katılmadıkça anlaşılmaz. )

( Kişiyi, yürüdüğü yol yorar. )

( Unless we find ourselves, it will not be our own way and will take us nowhere. )


- YOL ile UZAM


- YOL ile YÖN


- YOLCU ile/ve GEZGİN

( ... ile/ve SEYYAH )


- YOLLAR('I)


- YOLU BİLMEK ile/ve/> YOLDA İLERLEMEK

( Yolunuzu, kendiniz bulmalısınız. )


- YÖN ile BOYUT


- YÖN = DIRECTION[İng., Fr.] = RICHTUNG[Alm.] = DIREZIONE[İt.] = DIRECCIÓN[İsp.]


- YÖN ile/ve İŞARET


- YÖN ile/ve KATMAN


- YONCA ile/||/<> YONCA

( botanik Baklagiller Leguminosae familyasından bir ya da çok yıllık yaprakları üç parçalı ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen otsu Trifolium cinsi türlerine verilen ad Üçgül Baklagiller familyasından ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen bir veya çok yıllık yaprakları üç parçalı otsu Trifolium cinsi türlerine verilen ad üçgül Az yonca yorunca joŋışka joŋırışka joŋışka coŋguçka yonğiçka Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır Kâşgarlı Mahmuda göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar Kökünü açık olarak bilmiyoruz Bitki ve hayvan adlarında kullanılan nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor Türkçe yonca biçiminin yorıncadan geldiği açıktır Bu biçimde r düşmüştür Nogaylar yabani yoncaya kulınot kulın tay ot adını verirler Bunun gibi Farsçada da asbist aspist ve ispist sipist adı yonca olarak kullanılır Bu adın asb asp at sözünden geldiği anlaşılıyor Buna göre yonca adının ilk bakışta Türkçe yont yunt at at sürüsü sözüyle birleştirilmesi kolaydır Ancak eski yorınçğa biçimi göz önüne alınırsa bu birleştirmenin sağlam bir dayanaktan yoksun olduğu anlaşılır Fala bakmak için kullanılan bir bitki olduğuna göre yor kökünden geldiği de bilimsel yayınlarda ara sıra dile getirilmiştir Ancak bu düşünce de tartışmaya açıktır Anadolu ağızlarında yabani yoncaya korunga tirfil üçgül gibi birtakım adlar verilir korunga tirfil üçgül Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 1932 Tacikçe yonuşga yonγuşqa yonγuçqa yoruşqa Doerfer TLT 159 Özbekçeden alınmıştır Türkçeden Kürtçeye unce trèfle olarak geçmiştir diyalektlerinde geçtiğini de biliyoruz )


- YONCA ile YONGA/KAMGA/ÇİP[İng. CHIP]

( Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı ya da mor renkli, çayır bitkilerinin genel adı. İLE Kesilen, yontulan ya da rendelenen bir şeyden çıkan parça. | Çip. )


- YÖNELİM = INTENTION[İng., Fr.] = INTENTION[Alm.] = INTENTIO[Lat.] = INTENCIÓN[İsp.]


- YÖNETİCİ


- YÖNETİCİ ile/ve/yerine/değil ÖNDER

( BUU/BUĞ: İnsan kümelerinin önderi/yöneticisi. [Birden fazla Buğ varsa içlerinden biri Baş Buğ olmuştur.] [Kişileri koruyup gözeten, birbirine sevgi ve saygıyla bağlayan Bağ, Buğ ve Ban olmuştur.] )

( Kişinin el parmakları, toplumsal örgütlenmeye köz/model olmuştur. Kişi öbekleri/grupları, 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Buu, 10'luk düzenin önderi olmuştur. )

( İşi, doğru yapan. İLE/VE/YERİNE/DEĞİL Doğru işi yapan. )


- YÖNETİM KONSEYİ ile YÖNETMEK ile YÖNETİŞİM ile MÜREBBİYE ile YÖNETEN ile DEVLET ile HÜKÜMETE SADIK ile HÜKÜMET YETKİLİSİ ile HÜKÜMETE AİT ile HÜKÜMET TERÖRÜ ile HÜKÜMET TERÖRİSTİ ile HÜKÜMETSİZ ile HÜKÜMETLER ile VALİ ile GENEL VALİ ile VALİLER ile VALİLİK


- YÖNETİM ile/ve/<> ADÂLET


- YÖNETİM ile ADALET YÖNETİMİ ile İDARİ ile YÖNETİCİ


- YÖNETİM = MANAGEMENT[İng.] = DIRECTION[Fr.] = VERWALTUNG[Alm.] = DIREZIONE[İt.] = MANEJO[İsp.]


- YONGA ile/||/<> TÜMLEŞİK ÇEVRİM

( Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç Kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır tümleşik çevrim )


- YÖNLENDİRİCİ ile/||/<> YÖNLENDİRİCİ


- YÖNLENDİRME | ELLE KULLANIM | MANİPÜLASYON ile/||/<> MANİPÜLASYON ile/||/<> YÖNLENDİRİM

( yönlendirim Ellle işleme veya işletilme idare )


- YÖNLENDİRME ile YERLEŞTİRME


- YÖNLENDİRME ile/||/<> YÖNLENDİRMEK ile/||/<> ROUTING[İng.] ile/||/<> YÖNELTİLME

( yöneltilme )


- YÖNLENDİRMEK ile DİVERTİKÜL


- YÖNLENDİRMEK ile/yerine YÖN GÖSTERMEK


- YÖNTEM BİLİMİ | METODOLOJİ[Fr. < MÉTHODOLOGIE] ile/||/<> ...


- YÖNTEM BİLİMİ | METODOLOJİ[Fr. < MÉTHODOLOGİE] ile/||/<> METOT


- YÖNTEM/USÛL["USÜL" değil!]/METOD[İng. < METHOD] ile/ve ÜSLÛB


- YÖNTEM ile/ve/değil/yerine AHLÂK


- YÖNTEM ile/ve/<> BİLİNÇ


- YÖNTEM ile FORMÜL


- YÖNTEM ile/ve/||/<> KAVRAM

( YÖNTEM: Kavramın bilinci. )

( Yöntem, mantığın içeriğinin, içsel özdeviniminin biçimi üzerindeki bilinçtir. )


- YÖNTEM ile/ve LOJİ[Yun. < LOGOS]


- YÖNTEM ile/ve SORU

( Doğru bir yanıtı nasıl alabilirim? Doğru bir soru sorarak! )

( Soru sorma, soru konusu yapılan alana ilişkin sorunların çözümü üzerine düşünüldüğünü gösterir. )

( Bellekte toplanan unsurları kullanma süreci soru ya da sorunla başlar. )


- YÖNTEM ile SÜREÇ


- YÖNTEM ile/ve/<> TUTUM


- YÖNTEM = USÛL = METHOD[İng.] = MÉTHODE[Fr.] = METHODE[Alm.] = METHODUS[Lat.] = METHODOS[Yun.] = METODO[İsp.]


- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YAKLAŞIM


- YÖNTEM ile YÖNTEMSİZ YÖNTEM


- YÖNTEM ile/ve YORDAM


- YÖNTEMBİLİM = USULİYAT = METHODOLOGY[İng.] = MÉTHODOLOGIE[Fr.] = METHODOLOGIE, METHODENLEHRE[Alm.]


- YONTUK DÜZ ile/||/<> YONTUK DÜZ

( Aşınma dönemini geçirmiş girinti ve çıkıntısı kalmamış düzlük yalama yazı peneplen coğrafya yontuk düz )


- YÖRESEL | ENDEMİK ile/||/<> ENDEMİK ile/||/<> ENDEMİK[Fr. < ENDÉMIQUE]

( en içinde demos halk Bir memleket ya da iklimde doğal olarak yaşayan ya da büyüyen Bir bölgeye özgü yerli olan 1 Bir bölgeye özgü yerel olan 2 Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık 1 Bir bölgeye özgü yerli olan 2 Yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu )


- YORGUNLUK ile/||/<> YORGUNLUK

( Uzun bir uyartı sonucu bir organın gözelerinde meydana gelen bir fizyolojik durum zooloji Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik bir durum Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik durgunluk )


- YORTMA ile/||/<> YORTU

( [yortu]: Üstü kapalı su yolu. (Tokmacık *Yalvaç, Küçükkabaca *Uluborlu -Isparta) [yortu] : (Küçükkabaca *Uluborlu -Isparta) )


- YORTU[Yun.] ile YORTU

( Hristiyan bayramı. İLE Kiliselerde, Hz. İsa ve havarilerini gösteren resimler/ikonalar. [12 resim] )


- YORUM(LAMA)DA:
VARLIK BAKIMINDAN ile/ve ANLAM BAKIMINDAN


- YORUM ile "BAKIŞ"


- YORUM ile "BİR BAKIMA"


- YORUM ile AÇIKLAMA


- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK


- YORUM ile/değil DEDİKODU


- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME


- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM


- YORUM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM


- YORUM ile/ve DÜŞÜNCE/FİKİR

( ... İLE/VE Düzenlemek, tertip etmek. | Ham düşünce, haber. )

( Fikir, varolanlar üzerine değil varolması gerekenler üzerinedir/olmalıdır. )

( Ancak bizi arzu, korku ve yanlış düşüncelerden kurtaracak olan iyidir. )


- YORUM ve ERDEM


- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GERİBİLDİRİM


- YORUM ile/ve KURGU/SPEKÜLÂSYON


- YORUM = TEFSİR = INTERPRETATION[İng., Alm.] = INTERPRÉTATION[Fr.] = INTERPRETARE[Lat.] = INTERPRETACIÓN[İsp.]


- YORUM ve VAROLUŞ


- YORUM ile YAKLAŞIM


- YORUM ile/ve YÖNTEM


- YORUMBİLİM ve SANAT

( Her alanda düşünebilme ve konuşabilme olanağı. )


- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM


- YORUMLAMA ile/ve YARATMA


- YORUMLAMA ile/ve YENİDEN KURMA


- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM


- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK


- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK


- YORUMSAMA = HERMENEUTICS[İng.] = HERMÉNEUTIQUE[Fr.] = HERMENEUTIK[Alm.] = HERMENEUTIKE < HERMENEUEIN[Yun.]


- YOSUN ile/||/<> YOSUN

( coğrafya Sporlu bitkilerden kara hayatına uyum sağlamış rizoitleri ile toprağa tutunan gametofit ve sporofit olmak üzere iki ana parçadan oluşmuş nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan otsu bitkiler Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde de geçer Çağataycadan başlayarak yosun kanun kural âdet yol usul anlamında kullanılır yosun kanun kural geleneksel âdet alışkanlık )


- YOUNG BUFFALO CALF[İng.] ile/||/<> MALAK

( Manda yavrusu Yerel ağızlarda balak olarak da geçer bala çocuk k küçültme eki balak )


- YOUNG'S MODULUS[İng.] / MODULE D'ÉLASTICITÉ, MODULE DE YOUNG[Fr.] / YOUNGSCHER ELASTIZITÄTSMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= YOUNG ESNEKLİK MODÜLÜ


- YOUTH[İng.] ile/||/<> JEUNESSE[Fr.] ile/||/<> GENÇLİK

( 1 İnsan hayatının ortalama olarak on altı ile yirmi beş yaşları arasına rastlayan dönemi 2 Gençlerden oluşan topluluk )


- YOZ | DEJENERE ile/||/<> DEJENERE[Fr. < DÉGÉNÉRÉ]

( 1 Bozulma normal yapı ve görevini kaybederek bozulma gösterme 2 Bozulmuş bozuk )


- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI


- YPRESIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= YİPRESİYAN EPOKU

( Günümüzden 55.800.000 ile 48.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YSA/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK/S[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞ(LAR)I


- YTTERBIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM KLORÜR


- YTTERBIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM FLORÜR


- YTTERBIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM SÜLFAT


- YTTERBIUM[İng.] / YTTERBIUM[Fr.] / YERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM


- YTTRIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM ASETAT


- YTTRIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM BROMÜR


- YTTRIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM KLORÜR


- YTTRIUM OXIDE[İng.] / OXYDE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMOXYD, YTTRIUMERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM OKSİT


- YTTRIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM SÜLFAT


- YTTRIUM[İng.] / YTTRIUM[Fr.] / YTTRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM


- YÜBUSET | KURAKLIK ile/||/<> KURAKLIK

( Herhangi bir iklim bölgesinde mevsimlik ya da yıllık yağış tutarlarının alışılagelene uymayan yetersizlik durumu tarım )


- YÜCE = ULVİ = SUBLIME[İng., Fr., İsp.] = ERHABEN[Alm.] = SUBLIMIS[Lat.]


- YÜCEGÖNÜLLÜLÜK = GENEROSITY[İng.] = GÉNÉROSITÉ[Fr.] = EDELMUT[Alm.] = GENEROSITAS[Lat.]


- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA


- YÜCELTMEK ile COŞKU ile YÜCE ile YÜCE TANRI


- YUFKA ile/||/<> ...

( yuka İnce açılmış saç ekmeği Erenköy İnönü Eskişehir yuka Dardere Bozüyük Bilecik )


- YUFKA ile/||/<> YUKA

( [yuka]: İnce açılmış saç ekmeği. (Erenköy, İnönü -Eskişehir) [yuka] : (Dardere *Bozüyük -Bilecik) )


- YÜK ile/ve/değil/yerine AĞIRLIK


- YÜK ile KÜLFETLİ


- YUKAWA FORCE[İng.] / FORCE DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA KUVVETİ


- YUKAWA MESON[İng.] / MÉSON DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA MEZONU


- YUKAWA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA POTANSİYELİ