İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 35.706 başlık/FaRk ile birlikte,
35.706 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(138/144)
- VERTİGO[İng.] değil/yerine/= BAŞ DÖNMESİ
- VERY FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS TRÈS RAPIDES[Fr.] / SEHR SCHNELLE NEUTRONEN, ÜBERPROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HIZLI NÖTRONLAR
- VERZIEHEN DES HOLZES[Alm.] değil/yerine/= DISTORTION/SWAYBACK[İng.] değil/yerine/= ÇARPIKLIK
( Bir tahtanın, tablanın ya da işin yüzey düzgünlüğünün bozulması hali. @@ Bir dağılımın, bakışımlı durumdan ya da aritmetik ortalama çevresindeki dengeden uzaklaşma eğilimi göstermesi. @@ Bir sıklık dağılımında bakışımsızlık ölçüsü. Tek-doruklu dağılım, değişkenin küçük değerlerine doğru daha uzun bir kuyruk gösteriyorsa çarpıklığa eksi çarpıklık; tersine ise, artı çarpıklık denir. ay. bk. beklem oranı. @@ @@ @@ Dağılımın simetrik olup olmadığına bakan bir ölçüm. )
- VESENÎ[Ar.] ile VESENÎ[Ar.]
- VESICA URINARIA[İng.] ile/||/<> İDRAR TORBASI
( anat Sidik torbası )
- VESICLE[İng.] değil/yerine/= VEZİKÜL
( Vezikül; göze içinde maddeleri depolayan, madde aktarımı yapan, göze ürünlerini sindiren ve boşaltan, diğer organellerden daha küçük bir keseciktir. Çift katlı lipit katmanına sahiptir. Çift katmanlı lipit sayısına göre unilamel vezikül (tek lamelli vezikül) ya da multilamel vezikül (çok lamelli vezikül) olarak çeşitlendirilir. Hücre içinde doğal olarak oluşan veziküller aynı zamanda suni olarak da oluşturulabilirler. Bu durumda bunlara lipozom adı verilir, lizozomlar ile karıştırılmamalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VESICULA OPTICA[İng.] ile/||/<> GÖZ KESESİ
( anat Optik vezikül )
- VESPS AND ANTS[İng.] ile/||/<> HYMÉNOPTÈRES[Fr.] ile/||/<> HYMENOPTERA[Lat.] ile/||/<> WESPEN UND IMMEN[Alm.] ile/||/<> ZAR KANATLILAR
( hymen zar pteryx kanat Eklem bacaklı hayvanlardan gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda alt dalının böcekler Insecta sınıfının kanatlılar Pterygota alt sınırından vücut bölgeleri belirli olarak aynlmış ağız parçaları ısırıcı ve emici tipte olan kanatları zar gibi saydam ve az damarlı gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen sıcak seven genellikle gündüz faaliyet gösteren türleri olan bir takım Badem arısı Cimbex quadrimaculatus bal arısı Apis mellifera eşek arısı Vespa crabro incir eşek arısı Blastophaga psenes toprak yaban arısı Bombus terrestris kırmızı orman karıncası Formica rufa iyi bilinen türleridir Arılar Karıncalar )
- VESSEL[İng.] ile/||/<> GEMİ
( Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında istihsalinde naklinde işlenmesinde kullanılan kayık sandal yelkenli şat sal mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar Az kǝmi gǟmi kime TatU keme kime kayık kĕmĕ keme kema yer kima Blk keme keme keme Alt Tel keme kebe keve keme kibe kayık kebe xeme kimĕ OT kemi Oğuzca ve Kıpçakçada da kemi olarak geçer Kıpçakçada kereb adı da kullanılır Yakutçada geçmediği anlaşılıyor Türkçeden Balkan dilleri yoluyla Macarcaya gémia olarak geçmiştir Németh Melich Arm 286 )
- VESTIBÜL/VESTIBULE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ BOŞLUĞU | İÇ KULAK
- VESTIBÜLER/VESTIBULER[İng.] değil/yerine/= İÇ KULAKLA İLGILİ)
- VESTİYER | GİYSİLİK ile/||/<> GİYSİLİK
( Sinema Sinemalarda salona girmeden önce palto manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer Gardrop 1 Tiyatroda seyircilerin palto şapka baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer 2 Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer )
- VETER ile/||/<> KİRİŞ
( Bir eğri ya da yüzey üzerindeki iki noktayı birleştiren doğru parçası Mimarlık Döşeme ve tavan tahtalarının üzerine çakıldığı iki karşılıklı duvar arasına kılıcına konulmuş kereste ya da demir çubuk a taban kirişi kiriş yuvası yapıcılık Döşeme tahtalarını mıhlamak üzere kılıçlama yerleştirilen dört köşe kalın keresteden yanayı demir ya da betondemir karışımı yatay destek karşılık tendon tendere germek Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan ak parlak telli bir iplik I Bıçak sapı delmekte kullanılan araç Senirkent Isparta II 1 Kayıklarda seren direğine bağlanan ip Yenice Gelendost Isparta 2 Bağırsaktan yapılan ip Güdül Ankara 3 Hallaçların yün atmakta kullandıkları aracın iki ucuna gerilmiş hayvan bağırsağından ip Yalvaç Isparta Alefsi Köseli Eynesil Giresun Bor Niğde Doğanbey Konya III Çatı dam ve katlarda kullanılan kalın ağaç Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Erenköy Seydali İnönü Eskişehir Derekuşculu Görele Giresun Baykara Selim Kars Yeşilyurt Haymana Ankara Yenikent Aksaray Niğde biyoloji matematik Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan beyaz parlak ve telli bir bağ Tendon Herhangi bir eğri veya yüzeyin iki noktasını birleştiren doğru parçası Az kiriş kiriş kiriş käräş Alt kiriş kiriş kiris kırıs xirlü xirlu Eski Uygurcada da kiriş biçimindedir kiriş bowstring Clauson 747a Räsänen V 272a kirişi ker spannen ve işaretiyle kir eintreten kökleriyle karşılaştırmıştır Kirişin ker germek köküyle karşılaştırılması akla yakındır ama bu yaklaştırma fonetik açıdan kolay değildir Salt başındaki ünsüz bu açıklamayı engellemekle kalmıyor ker kökünün e sesinin kirişte iye çevrilmesi de bir sorun olarak karşımıza çıkıyor Leksika 578 yazarlarına göre kiriş biçimi kir girmek kökünden iş ekiyle oluşturulmuştur Bu açıklama yapı yönünden tartışılamaz Ancak ses bakımından gözden geçirilmeye açıktır Yazarların diyalektlerdeki biçimleri sıralarken Türkiye Türkçesinde kullanılan kirişi saymadıklarını gördük Bu biçim yazarların kirişin kir girmek kökünden geldiği yolundaki düşüncelerine ters düşüyor Eski Türkçe kir kökü dilimizde gir olarak geçer Buna göre bu kökten gelen kiriş türevinin de dilimizde girişe çevrilmesi beklenir Dilimizde k g kuralından kaçan birtakım örneklerin varlığı göz ardı edilemez Örn kir kirpi kirpik kişi biçimlerinde eski k olduğu gibi kalmıştır Buna karşılık kel kemi kir köbek küç kün küneş gibi örneklerde kler dilimizde gye dönüşmüştür Kirişin kökü olarak ortaya atılan kir de dilimizde gir biçiminde yaşıyor Moğolca ve Tunguzca gibi Altay dillerinde kirişe benzer bir karşılığın geçmediği anlaşılıyor O açıdan kirişin Eski Türkçeden kalma bir türev olduğu düşünülebilir ȆSTJada 1997 7172 kirişin köküne ilişkin açıklamalar eleştirel olarak değerlendirilmiştir ȆSTJanın bu bölümünün Leksikanın baskıya verilmesinden sonra çıktığı anlaşılıyor Ne var ki yazarların ȆSTJanın baskıya verilmeyen bölümlerini de kullandıklarını gördük Kirişte ȆSTJaya başvurmayı gereksiz saymışlardır ȆSTJada kirişin anlamları özenle verilmiştir Leksika kirişin yalnız yayın iki ucu arasındaki esnek bağ anlamıyla yetinmiştir ȆSTJa ise sinir damar anlamından yola çıkmıştır Ok atmaya yarayan yayın iki ucu arasına gerilen bağ anlamının birincil anlam olmadığı açıktır Bunun gibi çalgı teli karşılığı da yeni bir anlamdır Müzik araçlarında kullanılan tel kuzuların ince bağırsaklarından yapılır Bu yeni anlam da kirişin sinir damar anlamına tanıktır )
- VETERINARIAN, VETERINARY DOCTOR[İng.] ile/||/<> VETERİNER HEKİM
( Hayvan hastalıklarının tanı ve tedavisi hayvanların ıslah ve üretimi üretiminden tüketimine kadar olan tüm aşamalarda hayvansal ürünlerin halk sağlığı açısından muayene ve denetimi işlevlerinden sorumlu hekim veteriner baytar )
- VETERINARIAN, VETERINARY DOCTOR[İng.] ile/||/<> VETERİNER[Fr. < VÉTÉRINAIRE]
( Veteriner hekim )
- VETİRE | SÜREÇ ile/||/<> SÜREÇ
( 1 Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü 2 Olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi 1 Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem 2 Zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem genel uygulayım Bir işlemi gerçekleştirmek için özellikle uygulanan yöntem iş 1 Belli bir sonuca ulaşan düşünce akışı 2 Olayların ya da işlemlerin belli bir sonuca doğru gidişi Belli bir sonuca götüren işlem basamakları dizisi Fillerin anlamında beliren iş eylem oluş ve durum kavramlarının ortak adı Bir işlemi gerçekleştirmek için özellikle uygulanan yöntem ve iş )
- VETÎRE[Osm.] / PROCESS[İng.] / PROCESSUS[Fr.] / PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREÇ
- VETIVER OIL[İng.] / ESSENCE DE VÉTIVER[Fr.] / VETIVERÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= VETİVER YAĞI
- VETUDİYET | DOĞURGANLIK ile/||/<> DOĞURGANLIK
( Belli bir çoğanın doğumlar yoluyla artış eğilimi Döl veriminin bir ölçütü olan hayvanlarda düzenli üreme yeteneği Belli bir çoğanın ölüm nedeniyle kazandığı eğilim doğurganlık )
- VEZİKÜL/VESICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK | SULU KABARCIK
- VEZİN | DİZEM | RİTİM ile/||/<> RİTİM ile/||/<> RİTİM[Fr. < RYTHME]
( Belirli bir ses dizisinin belirli bir ölçü içinde düzenlenmesi Resim Heykel Mimarlık Bir kompozisyonda farklı öğelerin sıra ile ve belli aralıklarla birbirlerini izlemesi a uyum )
- VEZİN | ÖLÇÜ ile/||/<> ÖLÇÜ
( 1 Koşuklarda dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu 2 h y Bir koşuktaki dizelerin hece sayısı ya da durak denkliği bakımından eşitliği Ölçmeyle belirlenen uzam çokluk genişlik Basınç sıcaklık akışkan düzeyi aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt 1 Bir dizedeki hece sayısı ki bölünüşlerine göre çeşitli tartılar meydana gelir 2 Tartı anlamına da kullanılır matematik fizik )
- VEZİN | TARTI ile/||/<> TARTI
( Karşılaşmadan önce karşılaşmacıların ağırlıklarının ölçülmesi Karşılaşmalardan önce yapılan ağırlık ölçümü ölçü 1 Eski Yunan nazmında iki adımdan ibaret ölçü birimi 2 Genel olarak bir dizede adımların veya hecelerin sayısı ile sıralanma şekli TARTI VURGUSU Accent métrique fizik kimya )
- VEZİN[Osm.] / MASS, BULK[İng.] / MASSE[Fr.] / MASSE, HAUFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YIĞIN, KÜTLE
- VEZNEDAR ile/||/<> CASHIER[İng.] ile/||/<> CAISSIER[Fr.] ile/||/<> VEZNECİ
( Vezneye giren ve çıkan paraların sayışımını yazılımını yapan ve bunların sonucundan sorumlu tutulan kişi )
- VEZNİYYET | MOMENT ile/||/<> MOMENT[Alm. < MOMENT]
( K kuvvet vektörü ile r yol vektörünün vektörel çarpımı Burada r verilen bir nokta ile Knın başlangıcı arasındaki vektördür fizik )
- VIAL[İng.] değil/yerine/= FLAKON
( Genellikle camdan yapılan, içine sıvı tıbbi malzemeler (aşılar ve ilaçlar gibi) konulan, küçük kaplara verilen isim, viyal.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VİBRASYON | İHTİZÂZ | TİTREŞİM ile/||/<> TİTREŞİM
( Gırtlakta oluşan sesin boğaz ağız burun boşluklarında büyümesi Özdeğin belirli sıklıkta yinelenen gidip gelme devinimi 1 fizik Bir noktanın gözün göremeyeceği ölçüde kısa kımıldanışı küçük hızlı salınım 2 elektrik Yükleme boşaltma akımlarının bir elektrik çevriminden art arda geçişi Esnek bir nesne parçalarının her saniye eş sayıda ileri geri yaptıkları düzenli salınım Esnek bir özdeğin ya da dalgalanan bir ortamın denge durumundan ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim fizik Oyunculukta sesin gırtlak ağız burun alın göğüs karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi )
- VİBRASYON[Fr./İng. < VIBRATION] ile REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE]
( Titreşim. İLE Düzgün itmelerin etkisiyle bir salınım genliğinin artışı. )
- VİBRASYON/VİBRATION[İng.] değil/yerine/= TİTREŞİM
- VIBRATION ENERGY LEVELS[İng.] / NIVEAUX D'ÉNERGIE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM ENERJİ DÜZEYLERİSEVİYELERİ
- VIBRATION GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ GALVANOMETRE
- VIBRATION MODE[İng.] / MODE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSMODE, VIBRATIONSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KİPİ
- VIBRATION QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYILARI
- VIBRATION TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM GEÇİŞLERİ
- VIBRATION-ROTATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE VIBRATION-ROTATION[Fr.] / SCHWINGUNGS-ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM-DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU
- VIBRATION[İng.] / VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNG, VIBRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM
- VIBRATIONAL DEACTIVATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL ETKİN/AKTİFLİK KAYBI
- VIBRATIONAL RELAXATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL DURULMA
- VIBRATOR[İng.] / VIBREUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ
- VICARIANCE[İng.] değil/yerine/= VİKARYANS
( Popülasyonun önceki bulunma menzilinin iki ya da daha fazla kısma bölünmesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VİCDAN ile/||/<> VİCDAN[Ar. < VİCDÂN]
( Kişinin tasarladığı ya da yapmakta olduğu davranışlarının uygun olup olmadığını kestirmesini sağlayan törel değerlerinin dizgeleştirilmiş durumu törel bilinç )
- VİCDÂNÎ AHLÂK ile/ve/<> İDRÂKÎ AHLÂK ile/ve/<> İRFÂNÎ AHLÂK
- VİCDANSIZ FİKİR/FİKİRSİZ VİCDAN yerine AKIL
- VICE-ADMIRAL[İng.] ile/||/<> VICE-AMIRAL[Fr.] ile/||/<> VIZEADMIRAL[Alm.] ile/||/<> PATRONA[İt. < PADRONA]
( Osmanlılarda 1682den sonra kullanılan kapudane ile riyale arasında bir deniz subaylığı aşaması mirî kalyonların ikinci kaptanı İtal Venedik patrona delle navi nave posta a capo diuna squadra )
- VICE-ADMIRAL[İng.] ile/||/<> VICEAMIRAL[Fr.] ile/||/<> VIZEADMIRAL[Alm.] ile/||/<> RİYALE[İt. < REALE]
( Osmanlı donanmasında kapudane ve patronadan sonra gelen ve tümgenerale denk bir aşama İtal reale galera reale galera principale Portekizce İspanyolca Fransızca İtalyanca gibi dillerde de kullanılır )
- VICE-ADMIRAL/RIYAL, RIAL[İng.] değil/yerine/= VICEAMIRAL[Fr.] değil/yerine/= VIZEADMIRAL[Alm.] değil/yerine/= RIYAL[İsp. < REAL]
( Bir ara Osmanlı ülkelerinde de kullanılan İspanyol paralarından biri. )
- VİDA ile AĞAÇ VİDASI
( ... İLE Ahşap malzemeyi bağlamak için kullanılan, kalın konik gövdeli, büyük adımlı, milinin başa doğru bölümü yivsiz olan vida. )
- VİDANJÖR | BOŞALTICI ile/||/<> BOŞALTICI
( genel uygulayım Pislik çukurlarının boşaltılmasında kullanılan depolu araç biyoloji )
- VIDEO FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE VIDÉO[Fr.] / VIDEOFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VİDEO FREKANSI
- VIDEO MONITOR[İng.] ile/||/<> GÖRÜNTÜLEYİCİ
- VIDEO MONITOR/NONDISPLAY[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ
( Sinema/TV. 1. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. Sinema 2. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. TV. 3. Almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. @@ Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. @@ ( ) @@ Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü. @@ sinema, televizyon: 1. Filmin alıcıda kullanımı sırasında, duyarkatın ışıktan etkilenmesiyle ortaya çıkan resim; bunun beyazperdeye yansıtılan biçimi. 2. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin kimi ışık oyunları sonucu elde edilen resmi. @@ Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim. @@ (fizik) @@ @@ bk. imge @@ bk. resim )
- VIDEO[İng.] -ile/||/<>
( Videoteyp Üsküp te Türk Eserleri programını videobanda kaydetmiştik Yavuz Bülent Bakiler Üsküp ten Kosova ya 181 Birazdan annem babam yatınca video seyrederiz Orhan Pamuk Sessiz Ev 131 Çağımızda romanla birlikte görsel sanatlar özelikle sinema televizyon ve video ağır bastığına göre Attila İlhan Aydınlar Savaşı 58 Kalıbımı basarım çoğunun pek çoğunun evinde renkli televizyon video on beşinci Lui biçeminin suyunun suyu taklidi koltuklar Aziz Nesin Ah Biz Ödlek Aydınlar 16 30 dolaylarında bir görsel deneme toplamı şimdi iki videokaset halinde elimde Enis Batur Kum Saatinden Harfler 119 O gelmeden önce önemli bir filmi izliyorduk videoda bitmesine çok az kalmıştı Tomris Uyar Yüzleşmeler 56 Sinemaya eskiden giderdik şimdilerde video büyük kolaylık tabii Pınar Kür Bir Cinayet Romanı 32 )
- VIDIE'S BAROMETER[İng.] / VIDIE-BAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİDİE BAROMETRESİ
- VIEWPOINT[İng.] ile/||/<> BAKIŞ AÇISI
- VİGİZM[İng. WHIGGISM] ile/ve/||/<> ANAKRONİZM/ANACHRONISM[İng.]
( Bugünün kavramlarını/olgularını, geçmişe taşımak. | Zamanın, gelenek ve ahlâk anlayışına uymayan tutum. | Olay tarihinde yanılma. @@ Geçmişi, bugünün kavramlarını verecek biçimde düzenlemek. | Tarihî gelişimi, günümüzdeki herhangi bir kavramı ortaya çıkaracak biçimde örgütlemek. )
- VİJİLANS/VIGILANCE[İng.] değil/yerine/= UYANIKLIK | SÜREÇ İZLEM
- VİKAYE HARFİ | KORUMA ÜNSÜZÜ ile/||/<> KORUYUCU ÜNSÜZ
( (Derleme., kaynaştırma ünsüzü, yardımcı konsonant, koruyucu 'y', koruyucu ünsüz) Türkçede ünlü ile biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirilince araya giren -y- ünsüzü: Anneye (anne-y-e) , babaya (baba-y-a) , anneyi (anne-y-i) , babayı (baba-y-ı) , evdeyiz (evde-y-iz) , yoldayız (yolda-y-ız) örneklerinde olduğu gibi. )
- VİKAYE HARFİ ile/||/<> INTERVOCALIC EUPHONIC CONSONANT[İng.] ile/||/<> CONSONNE INTERCALAIRE, EUPHONIQUE[Fr.] ile/||/<> EINGESCHALTETER EUPHONISCHER KONSONANT[Alm.] ile/||/<> KORUMA ÜNSÜZÜ
( Derleme kaynaştırma ünsüzü yardımcı konsonant koruyucu y koruyucu ünsüz Türkçede ünlü ile biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirilince araya giren y ünsüzü Anneye anneye babaya babaya anneyi anneyi babayı babayı evdeyiz evdeyiz yoldayız yoldayız örneklerinde olduğu gibi )
- VİLÜS/VILLUS, VILLI[İng.] değil/yerine/= PARMAKSI ÇIKINTI
- VİNÇ[İng.]/MATAFORA ile PALANGA[İt. < PALANCO]
( Ağır yük kaldırmaya yarayan araç. İLE Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır nesneleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan donanım. )
- VİNÇ ile/||/<> VINÇ[İng. < WINCH]
( Sinema TV Büyük işlik alıcılarının her çeşit devinimini kolaylıkla yapmasını sağlayan tekerlekli özel yapıda donatım fizik winch )
- VINOYON[İng.] ile/değil/yerine/= VİNİON
- VINTER[İng. < WINTER] ile/||/<> ...
( ağaç çemberler üzerine örülmüş torba biçimindeki balık ağı Yerel ağızlarda minter biçimi de geçer dillerinden alındığı anlaşılıyor vìnter vènter balık ağı balık torbası Kökeni için Vasmer REW l 183 )
- VINYL ACETATE[İng.] / ACETATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ASETAT/ASETET
- VINYL ACETYLENE[İng.] / VINYLACÉTYLÉNE[Fr.] / VINYLACETYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ASETİLEN
- VINYL BUTYL ETHER[İng.] / VINYLBUTYLÉTHER[Fr.] / VINYLBUTYÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL N-BÜTİL ETER/ETHER
- VINYL BUTYRATE[İng.] / BUTYRATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL BÜTİRAT
- VINYL CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE VINYLE[Fr.] / VINYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL KLORÜR
- VINYL COMPOUND[İng.] / COMPOSÉES VINYLQUES[Fr.] / VINYLVERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL BİLEŞİĞİ
- VINYL CYCLOHEXENE DIOXIDE[İng.] / BIOVIDE DE VINYLECHOLÉHEXÈNE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXENDIOXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN DİOKSİT
- VINYL CYCLOHEXENE MONOXIDE[İng.] / MONOXYDE DE VINYLCYCLOHEXÈNE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXENMONOXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN MONOKSİT
- VINYL CYCLOHEXENE[İng.] / VINYLCYCLOHEXENE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN
- VINYL ETHER[İng.] / VINYLÉTHER, ETHER VINYLIQUE[Fr.] / VINYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETER
- VINYL ETHYL ETHER[İng.] / VINYLÉTHYLÉTHER[Fr.] / VINYLÉTHYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL ET(H)ER
- VINYL ETHYL HEXOATE[İng.] / HEXOATE DE VINYLÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHYLHEXOATE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL HEKZOAT
- VINYL ETHYLPYRIDINE[İng.] / VINYLÉTHYLPYRIDINE[Fr.] / VINYLÉTHYLPYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL PİRİDİN
- VINYL FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE VINYLE[Fr.] / VINYLFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL FLORÜR
- VINYL ISOBUTYL ETHER[İng.] / ÉTHER VINYLISOBUTYLIQUE[Fr.] / VINYLISOBUTYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL İZOBÜTİL ETHER
- VINYL METHYL ETHER[İng.] / VINYLMÉTHYLÉTHER[Fr.] / VINYLMETHYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL METİL ETER/ETHER
- VINYL PLASTICS[İng.] / PLASTIQUES VINYLIQUE[Fr.] / VINYLKUNSTSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PLASTİKLERİ
- VINYL PROPIONATE[İng.] / PROPIONATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLPROPIONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PROPİYONAT
- VINYL PYRIDINE[İng.] / PYRIDINE DE VINYLE[Fr.] / VINYLPYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PİRİDİN
- VINYL STABILIZERS[İng.] / STABILISANTS DE VINYLE[Fr.] / VINYLSTABILISATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL KARARLILAŞTIRICILARI
- VINYL STEARATE[İng.] / STÉARATE DE VINYLE[Fr.] / VINYL STEARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL STEARAT
- VINYL TOLUENE[İng.] / TOLUÉENE DE VINYLE[Fr.] / VINYLTOLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL TOLUEN
- VINYL TRICHLOROSILANE[İng.] / TRICHLOROSILANE DE VINYLE[Fr.] / VINYLTRICHLOROSILANE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL TRİKLOROSİLAN
- VINYL-SS-ETHOXYETHYL SULFIDE[İng.] ile/değil/yerine/= VİNİL-SS-ETOKSİETİL SÜLFÜR
- VINYL[İng.] / VINYLE[Fr.] / VINYL[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL
- VINYLATION[İng.] / VINYLATION[Fr.] / VINYLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİLLEME
- VINYLCARBAZOLE[İng.] / VINYLCARBAZOLE[Fr.] / VINYLCARBAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL KARBAZOL
- VINYLIDENE CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE VINYLID+A2024NE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN KLORÜR
- VINYLIDENE FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE VINYLIDÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN FLORÜR
- VINYLIDENE RESIN)[İng.] / RÉSINE DE VINILDÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN REÇİNESİ
- VIOLET[İng.] ile/değil/yerine/= MENEKŞE, MOR
- VIOMYCIN[İng.] ile/değil/yerine/= VİROMİSİN
- VİRAJ | RENKLENDİRME ile/||/<> RENKLENDİRME
( Sinema Tek renkli pozitif görüntüde kimyasal işlemlerle değişik renkli sonuçlar elde etme Renklendirmede görüntünün saydamsız bölümleri renkli olduğu halde saydam bölümleri değişmez Boyamanın karşıtı Bir konuşmada monotonluktan kaçmak için seste ton hız ve vurgu değişiklikliği yaparak metne hareket ve canlılık verme sinema Tek renkli pozitif görüntüdeki kimyasal işlemlerde değişik renkli sonuçlar elde etme Tiyatro konuşmasında tekdüzelikten kaçmak için seste tını hız ve vurgu değişikliği yaparak konuşmaya canlılık getirme Metal yüzeylere ısıl işlem ya da yüzey işlemi yoluyla renk kazandırma işlemi )
- VIRAKLAMAK ile VIRAKLAMA
- VİRAL ile/||/<> VİRAL[Fr. < VIRAL]
( Virüse ait virüs sebebiyle 1 Virüsle ilgili olan 2 Virüsün oluşturduğu neden olduğu virüsten kaynaklanan )
- VIRGO, VIR (VIRGINIS) VIRGIN/SPICA[İng.] değil/yerine/= VIERGE/SPICA/ÉPILLET[Fr.] değil/yerine/= JUNGFRAU/SPICA[Alm.] değil/yerine/= BAŞAK
( Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu. )
- VİRGÜL ile/||/<> VİRGÜL[Fr. < VIRGULE]
( matematik )
- VIRIAL EXPANSION[İng.] / VIRIALENTWICKLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VİRİAL AÇILIM
- VİRMAN[İng. < VIREMENT] değil/yerine/= AKTARIM
- VIRMAN[İng.] ile/||/<> PARA AKTARIMI
( para aktarımı 1 Banka hesabındaki fonların bir başka hesaba aktarılması işlemi 2 Gerçek veya tüzel kişinin bankadaki hesabından belli bir miktarı bir başka hesaba aktarılması için bankaya verdiği ödeme emri )
- VIROID[İng.] değil/yerine/= VİROİD
( Sadece tek sarmalı olan, kısa (270-380 nükleotid) hastalık etkeni molekül. Virüslerin viroidlerden farkı; virüslerde protein kapsülü bulunmasına karşılık viroidler çıplak RNA molekülü içerirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VIROLOGY[İng.] ile/||/<> VİROLOJİ[Fr. < VIROLOGI]
( Virüslerin yapı ve özelliklerini virüslerde çoğalmayı virüslerle konak arasındaki ilişkileri viral hastalıkları ve hastalık oluşturma mekanizmalarını konak veya hücre düzeyinde inceleyen bilim dalı virüs bilimi )
- VİRTOPSİ/VIRTOPSY[İng.] değil/yerine/= KAPALI ÖLÜ TANILAMA
- VIRTUAL DOM/VIRTUAL DOCUMENT OBJECT MODEL[İng.] değil/yerine/= SANAL BELGE NESNESİ MODELİ
- VİRTUAL REALITY TERAPİSİ/VIRTUAL REALITY THERAPY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK SAĞALTIMI
- VIRTUAL REALITY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK
- VIRTUAL[İng.] değil/yerine/= SANAL
- VIRTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= SANALLAŞTIRMA
- VIRTUE EPISTEMOLOGY[İng.] değil/yerine/= ERDEM EPİSTEMOLOJİSİ
( Çağdaş analitik felsefe geleneğinde Ernest Sosa ve Linda Zagzebski tarafından temsil edilen bir yaklaşım. Etik bir yaklaşım olan ve kökenleri Aristoteles’e kadar giden erdem etiği ile epistemik gerekçelendirme kuramları arasında kurulan köprü bir köprüdür. Bu yaklaşım, bilme eylemini kişi ve kişinin sahip olduğu belirli türden epistemik yetilerin kendisiyle ilişkilendirir. Ahlaken doğru davranan biri nasıl ki bu doğru davranışını sahip olduğu karakter özelliklerine borçluysa, bu yaklaşıma da göre de bilen kişinin bu bilme eylemini, sahip olduğu epistemik yetilere sahiptir. Ülkemizde Kemal Batak tarafından temsil edilmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VİRTUEL ile/||/<> VIRTUAL[İng.] ile/||/<> VIRTUEL[Fr.] ile/||/<> VIRTUELL[Alm.] ile/||/<> EDİMSİZ
( Bir iş bir parçacık ya da bir durumun olgu olarak gerçekleşemeden özde erkil olarak var olması )
- VİRÜLAN/VIRULENT[İng.] değil/yerine/= SAYRILANDIRAN
- VİRÜLANS/VIRULENCE[İng.] değil/yerine/= SAYRILANDIRMA YETISİ
- VIRULENCE[İng.] değil/yerine/= VİRÜLANS
( Bir patojenin ya da mikroorganizmanın konakta hastalığa neden olabilme yeteneği. Genellikle mikrobun konağa verdiği zararın derecesi olarak ifade edilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VİRÜS[Fr. < VIRUS] ile/||/<> VİRÜS
( Ancak elektron mikroskobuyla görülebilen özel filtrelerden geçebilen yalnızca canlı hücreler içerisinde üreyebilen RNA veya DNA kitlesinden oluşmuş herhangi bir metabolik işlev göstermeyen mikroorganizma 1 Genetik materyal olarak DNA veya RNA nükleotitlerinden birini bulunduran makromoleküllerini sentezleyebilmek için kendisine ait enzim sistemleri bulunmayan ve bu nedenle de zorunlu hücre içi parazit olan antibiyotiklerin etkimediği interferonlara duyarlı bu gün için belirlenmiş en küçük mikroorganizma grubu 2 Zehir )
- VİRÜS[İng. VIRUS] ile/||/<> ASEPTİK[İng. ASEPTIC] ile/||/<> BAKTERİYOFAJ[İng. BACTERIOPHAGE] ile/||/<> ELEKTRON MİKROSKOBU[İng. ELECTRON MICROSCOPE] ile/||/<> ENDOJEN RETROVİRÜS[İng. ENDOGENOUS RETROVIRUS] ile/||/<> RETROVİRÜS[İng. RETROVIRUS]
( Bakteri ya da ökaryotik bir gözeye nüfuz ederek enfekte eden varlık. Virüsler otonom replikasyonda acizdir ve başka bir konak gözenin translasyon sistemini kullanmak zorundadır. Nükleik asit ve protein tabakası oluştururlar. Bir virüsün genetik metaryali DNA ya da RNA olabilir. Eğer bu RNA ise, viral nükleik asit tarafından kodlanmış ters transkriptaz enzimiyle önce DNA'ya dönüştürülmek zorundadır. Bunlara retrovirüs denir. Virüsler, cansız varlıklardır; ancak "canlılığın eşiğinde" olarak sayılırlar. @@ Mikropsuz. Zararlı bakteriler, virüsler ya da diğer mikroorganizmaların neden olduğu kontaminasyondan uzak olma durumu. @@ Bir bakteriyi enfekte eden virüs. @@ Elektron demetlerini görüntü elde etmek için kullanan mikroskoplardır. Işık mikroskobundan daha iyi çözünürlük sağlar çünkü elektronların dalga boyu 0,004 nanometredir, yani görünür ışığın dalga boyundan yaklaşık 100.000 kat daha kısadır. Işık mikroskobuyla görülemeyecek kadar küçük olan virüsler ve gözenin bazı iç yapıları elektron mikroskobuyla incelenir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan iki farklı elektron mikroskobu vardır: geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM). @@ Virüsler, DNA ve RNA virüsleri olmak üzere iki kısımda incelenirler. Virüslerin kendilerini kopyalama mekanizmaları olmadığı için diğer canlıların kopyalama mekanizmalarını kullanırlar. RNA virüsleri (retrovirüsler) bir gözeye girdiklerinde, özel enzimleriyle, önce RNA’larından DNA oluştururlar. Oluşan DNA, normal göze sistemleriyle RNA üretir ve yeni virüsleri oluşturur. Retrovirüslerin çoğu normal gözelere girerler; ancak bazı retrovirüsler, üreme gözelerinin DNA’sına girebilir. Bunlara endojen retrovirüsler (ERV) denir. ERV’ler üreme gözesinin DNA’sına girdiği için sonraki nesillere aynı biçimde aktarılır. @@ Genomu ters transkripsiyon yoluyla DNA üretebilecek olan RNA virüsleridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VIRUS[İng.] / VIRUS[Alm.] ile/değil/yerine/= VİRÜS
- VİSÂK[Ar.] ile VİSÂK[Ar. < VESÎK]
- VISCOELASTICITY[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOELASTİSİTE
- VISCOMETER, VISKOSIMETER[İng.] / VISCOSIMÉTRE[Fr.] / VISIOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIKÖLÇER, VİSKOZİMETRE
- VISCOSE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ İŞLEMİ
- VISCOSITY COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZİTE KATSAYISI
- VISCOSITY INDEX[İng.] / INDICE DE VISCOSITÉ[Fr.] / VISKOSITÄTSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= VİSKOZİTE İNDİSİ
- VISCOSITY OF GAS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ VİSKOZİTESİ
- VISCOUNT[İng.] ile/||/<> VICOMTE[Fr.] ile/||/<> VIZEKONT[Alm.] ile/||/<> VİKONT[Fr. < VICOMTE]
( Batı ülkelerinde baron ile kont arasında bir soyluluk sanı )
- VISCOUS DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ SÖNÜM
- VISCOUS DISSIPATION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISSIPATION VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- VISCOUS ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ ESNEKLİK
- VISCOUS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT VISQUEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ AKIŞ
- VISCOUS FORCE[İng.] / FORCE VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ KUVVET
- VISCOUS PLASTICITY[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ PLASTİSİTE
- VISEAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= VİSEYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 346.700.000 ile 330.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VİSER/VISCUS (VISCERA)[İng.] değil/yerine/= İÇ ÖRGEN
- VİSERAL/VISCERAL[İng.] değil/yerine/= İÇE AIT | İÇ ÖRGENE AIT
- VISIBLE LIGHT[İng.] / SICHTBARES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR IŞIK/IŞIN
- VISIBLE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT VISIBLE[Fr.] / SICHTBARE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR IŞINIM
- VISIBLE REGION[İng.] / RÉGION VISIBLE[Fr.] / SICHTBARE REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR BÖLGE
- VISIBLE SPECTRUM[İng.] / SICHTBARES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR TAYF/SPEKTRUM
- VİSKOZ | AĞDALI ile/||/<> AĞDA
( 1. Akışkanlığı az olan sıvı ya da uçun halinin niteliği. 2. Bir sıvının ya da uçunun akışkanlığını belirleyen nitelik. )
- VİSKOZ | AKIŞMAZ ile/||/<> AKIŞMAZ
( genel uygulayım Akışkanların kendi içlerindeki bağıl devime gösterdikleri direnme ile ortaya çıkan ağdalık )
- VİSKÖZ/VISCOUS[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZ
- VİSKOZ ile/||/<> VISCOUS[İng.] ile/||/<> VISQUEUX[Fr.] ile/||/<> VISKOS, ZÄH (FLÜSSIG)[Alm.] ile/||/<> AĞDALI
( 1 Akışkanlığı az olan sıvı ya da uçun halinin niteliği 2 Bir sıvının ya da uçunun akışkanlığını belirleyen nitelik )
- VİSKOZ ile/||/<> VİSKOZ[Fr. < VISCOSE]
( Akışkanlığı az olan akışa direnç gösteren az akışkan visköz Kalın koyu pıhtılaşmış yapışkan )
- VİSKOZİTE | AKIŞMAZLIK ile/||/<> AKIŞMAZLIK
( 1 kimya a Akışkanların bağıl devimlerine gösterdikleri direnmeyle oluşan ağdalılık b Sıvının belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı 2 elektrik Arı gazın yoğunluğuna mekanik direncine bağlı olmaksızın bir elektrik kıvılcımına karşı gösterdiği direnç 3 işleyim Sıvıların ya da yeryağı ürünlerinin düzgün ve burgaçsız akışa karşı gösterdiği direnç ağdalık )
- VİSKOZİTE | VİZKOZİTE | AĞDALIK ile/||/<> AĞDALIK ile/||/<> AKIŞMAZLIK
( akışmazlık Sıvının belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı Bir akışkanın katmanları arasındaki iç sürtünmeden kaynaklanan ve akışı engelleyen dirençlilik 1 kimya a Akışkanların bağıl devimlerine gösterdikleri direnmeyle oluşan ağdalılık b Sıvının belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı 2 elektrik Arı gazın yoğunluğuna mekanik direncine bağlı olmaksızın bir elektrik kıvılcımına karşı gösterdiği direnç 3 işleyim Sıvıların ya da yeryağı ürünlerinin düzgün ve burgaçsız akışa karşı gösterdiği direnç ağdalık )
- VİSKOZİTE | VİZKOZİTE | AĞDALIK ile/||/<> AKIŞKANLIK ile/||/<> AKIŞMAZ ile/||/<> AKIŞMAZLIK ile/||/<> KOYULUK | AKIŞMAZLIK
( bk. akışmazlık. @@ Sıvının, belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı. @@ Bir akışkanın katmanları arasındaki iç sürtünmeden kaynaklanan ve akışı engelleyen dirençlilik.@@1. kimya: a. Akışkanların bağıl devimlerine gösterdikleri direnmeyle oluşan ağdalılık. b. Sıvının belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı. 2. elektrik: Arı gazın yoğunluğuna, mekanik direncine bağlı olmaksızın bir elektrik kıvılcımına karşı gösterdiği direnç. 3. işleyim: Sıvıların ya da yeryağı ürünlerinin, düzgün ve burgaçsız akışa karşı gösterdiği direnç. @@ bk. ağdalık. @@ )
- VİSKOZİTE/VISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZLIK
- VİŞNE ile/||/<> VIŞNE[BULG.]
( Gülgiller Rosaceae familyasından etli drupa tipi meyveli yapraklarını döken bir bitki dillerinden alınmıştır vìšna Prunus cerasus Bulgar ağızlarında vìšnja olarak da geçer Srp višnja višnja višné Slov višňa wišnia Türkçeye Bulgarcadan geçtiği anlaşılıyor BER l 157 Georgiev BEO 25 Tietze 2 s Slavcadan alındığını yazmakla yetinmiştir Räsänen V 528a de Slavca olduğunu açıklamıştır Bombacinin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır RO 17 111 Eski ve yeni diyalektlerde vişneye çiye adı verilir Türkçede vişne için kullanılan asıl terimin siye olduğu anlaşılıyor Leksika 138139 )
- VITAL KAPASİTE/VITAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMSAL SIĞA
- VITALISM[İng.] değil/yerine/= VİTALİZM (DİRİMSELCİLİK)
( Yaşayan organizmalarda bulunan bir gücün ("yaşam gücü"), cansız organizmalarda olmadığını ileri süren ve kökü Aristo'ya kadar dayanan bir teoridir. Bu görüş, bütün uzvi aksiyonları kapsar. Modern bilim açısından geçersiz bir tutumdur. Paul Joseph Barthez'e göre, hayati olaylar, canlıların dışında, benzerine rastlanmayan bir gücün sonuçlarıdır. Bu fikirler, Bichat, Cuvier, Johannes Müller gibi birçok fizyolojisi tarafından kabul edilmiştir. Hattâ bugün bile, bu fikirleri tutanlar vardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VITALİTE/VITALITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMA GÜCÜ
- VITAMIN SUPPLEMENTATION[İng.] ile/||/<> VİTAMİNLEŞTİRME
( Rasyonun veya yem maddesinin vitaminlerle tamamlama veya takviye etme işlemi )
- VITAMIN[İng.] / VITAMINE[Fr.] / VITAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİTAMİN
- VİTAMİN ile/||/<> VİTAMİN[Fr. < VITAMINE]
( Canlıların yaşamlarını düzenlemeye yarayan ve yoklukları türlü sayrılıklara yol açan karışık yapılı organik bileşikler sınıfı vita hayat Yardımcı bir besin maddesi olup azlığı bazen de çokluğu hastalık meydana getirir zooloji Birçok metabolizma olayları için çok az miktarda gerekli olan ve bitkilerle alçak yapılı hayvanlar tararından sentezlenen yüksek yapılı hayvanların besin yolu ile aldıkları çeşitli organik bileşikler A B C D E K vitamini vb gibi çeşitleri vardır ve sadece birisinin yokluğu hastalık sebebidir Vücuttaki fizyolojik ve metabolik işlevler için gerekli olup hayvansal ve bitkisel besinlerle organizmaya giren bir bölümü yağda bir bölümü suda eriyen eksikliğinde çeşitli hastalıkların geliştiği bir grup organik maddelerden herhangi biri İnsan ve hayvanların sağlığı büyümesi her türlü verim gücü üremesi ve normal metabolizmanın sürmesi için eser miktarda gerekli olan genellikle organizma tarafından sentezlenemediği için besinlerle dışarıdan alınan ve genellikle bir koenzim bileşeni olarak işlev gören organik maddeler )
- VİTELLÜS ile/||/<> VİTELLÜS[Fr. < VITELLUS]
( vitellus vitellüs Yumurtanın plazmasında bulunan besin maddesi yumurtanın içerdiği embriyonun gelişimi için gerekli depo besin maddesi )
- VİTES ile DİŞLİ ÇARK ile VİTES KUTUSU
- VITREOUS HUMOR[İng.] değil/yerine/= GÖZ İÇİ SIVISI
- VITREOUS STATE[İng.] / ÉTAT VITREUX[Fr.] / GLASARTIGER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI HAL
- VITREOUS[İng.] ile/||/<> VITREUX[Fr.] ile/||/<> GLASIG[Alm.] ile/||/<> CAMSI
- VITRIFICATION[İng.] / VITRIFICATION[Fr.] / GLASIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSILAŞTIRMA
- VİTRİNLERE/TEZGAHLARA UZUN UZUN BAKMAK ile/yerine GEREKENE, GEREKTİĞİ KADAR BAKMAK
- VİTRÖZ/VITREOUS[İng.] değil/yerine/= CAMSI
- VİVİPAR/VIVIPAROUS[İng.]/VİVİPARE[Fr.] ile DOĞURAN
( Doğurucu, canlı yavru doğuran. )
- VIVISECTION[İng.] değil/yerine/= DİRİKESİM
( Hayvanlar için başta olmak üzere, canlıların bilimsel amaçlar için cerrahi tekniklerle parçalarına ayrılma işlemidir.Aşağıdaki görsel bir hayvan laboratuarında gerçekleştirilen viviseksiyon işlemine aittir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VİYABIL/VIABLE[İng.] değil/yerine/= CANLI
- VİYABILITE/VIABILITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAYABİLİRLİK, CANLILIK
- VİYAL/VIAL[İng.] değil/yerine/= SIVI İLAÇ ŞİŞESİ
- VİZİBİLİTE | GÖRÜNÜRLÜK ile/||/<> GÖRÜNÜRLÜK
( Yoğun siste görünebilen 1520 metreden 50 kmye değin giden değişik görüş uzaklıkları içki hava duruluğu ölçüsü astronomi )
- VIZILTI ile ZİL ile UĞULTU
- VİZİTE ile/||/<> FEE[İng.] ile/||/<> HONORAIRES[Fr.] ile/||/<> GÖRÜMLÜK
( Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para )
- VİZÖR | VİZÖR, ELEKTRONİK VİZÖR | BAKAÇ ile/||/<> BAKIMLIK ile/||/<> BUZLU CAM
( Sinema 1. Alıcıya bağlı ya da alıcıdan ayrı olarak kullanılan, belirli bir merceğe göre görünçlüğün nasıl göründüğünü anlamaya yarayan, değişir odaklı bir mercek dizgesi. TV. 2. Televizyon alıcısında yer alan ve alıcı yönetmeninin görünçlüğü, alıcı merceğinin kapsadığı biçimde görmesini sağlayan mercek dizgesi. (Sinema alıcılarının optik yapıdaki bakacına karşılık televizyon alıcılarının bakaçları elektronik yapıdadır ve gerçekte ufak bir almaç ya da bir denetliktir). @@ sinema: Alıcıya bağlı ya da ayrı olarak, belirli bir merceğe göre sahnenin nasıl göründüğünü anlamaya yarayan değişir odaklı mercek dizgesi. )
- VİZÖR, | VİZÖR, ELEKTRONİK VİZÖR | BAKAÇ ile/||/<> BAKAÇ
( Sinema 1 Alıcıya bağlı ya da alıcıdan ayrı olarak kullanılan belirli bir merceğe göre görünçlüğün nasıl göründüğünü anlamaya yarayan değişir odaklı bir mercek dizgesi TV 2 Televizyon alıcısında yer alan ve alıcı yönetmeninin görünçlüğü alıcı merceğinin kapsadığı biçimde görmesini sağlayan mercek dizgesi Sinema alıcılarının optik yapıdaki bakacına karşılık televizyon alıcılarının bakaçları elektronik yapıdadır ve gerçekte ufak bir almaç ya da bir denetliktir sinema Alıcıya bağlı ya da ayrı olarak belirli bir merceğe göre sahnenin nasıl göründüğünü anlamaya yarayan değişir odaklı mercek dizgesi )
- VİZÜEL AGNOZİ/VISUAL AGNOSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL TANIMAZLIK
- VİZÜEL ALGI/VISUAL PERCEPTION[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL ALGI
- VİZÜEL/VISUAL[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL
- VİZÜELİZASYON/VISUALIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖRSELLEŞTİRME
- VİZYON[İng. VISION] değil/yerine/= GÖRÜŞ, GENİŞ ÖNGÖRÜ, GÖRME, GÖSTERİM | UZAKGÖRÜ, UZGÖRÜ | ÜLKÜ
- VİZYONÖZ | BAKIMLIK ile/||/<> BAKIMLIK
( Sinema Filmin posta kartı büyüklüğünde camdan görüntülük üzerinde izlenmesini sağlayan aygıt Bir gözlemcinin gözlediği olaya bakış açısı ya da olaylar karşısındaki konumu sinema Filmin posta kartı büyüklüğünde camdan görüntülük üzerinden izlenmesini sağlayan aygıt )
- VK/VİTAL KAPASİTE/VITAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMSAL SIĞA
- VLASOV EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE VLASOV[Fr.] / VLASOV-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VLASOV DENKLEMİ
- VLOG/VIDEO BLOG[İng.] değil/yerine/= VİDEO KAYDI İLE WEB BLOG UYGULAMASI
- VOCABULARY[İng.] ile/||/<> VOCABULAIRE[Fr.] ile/||/<> WORTSCHATZ[Alm.] ile/||/<> SÖZCÜK HAZİNESİ
( Derleme söz hazinesi Bir dildeki sözcüklerin bütünü )
- VODVİL ile/||/<> VODVİL[Fr. < VAUDEVILLE]
( Sinema TV Çok çapraşık iç içe geçmiş dolantılar dizisinden oluşan oyun çeşidi Yanlış anlamalar yanılmalarla sürüp giden bir noktada arapsaçına dönen durum sonunda mutlu bir çözüme ulaşır Salon güldürüsü bulvar güldürüsü hafif güldürü denilen çeşitler de gerçekte birer vodvilden başka bir şey değildir Bunlar sinema ve televizyona genellikle bir tiyatro oyunundan aktarılır bu yüzden de çok kez tiyatro kokusu taşır Tanıma yanılmalarına ve olguların tuhaflığına dayanan kaba çizgili güldürü türü Tanıma yanlışlarına ve olguların tuhaflığına dayanan hafif komedi VODVİLCİ Vaudevilliste )
- VOG/VİDEO OKÜLOGRAFİ/VIDEO OCULOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= VİDEO GÖZ ÇİZGELEMESİ
- VOIGT EFFECT[İng.] / EFFET VOIGT[Fr.] / VOIGT-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VOİGT ETKİSİ
- VOKAL KORT/VOCAL CORD[İng.] değil/yerine/= SES TELİ
- VOLATIL/VOLATILE[İng.] değil/yerine/= UÇUCU
- VOLATILITY[İng.] / VOLATILITÉ[Fr.] / VOLATILITY, FLÜCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULUK
- VOLATILIZATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞTIRMA İLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ
- VOLATILIZATION[İng.] / VOLATILISATION[Fr.] / VERFLÜCHTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞMA
- VOLCANIC GAS[İng.] / VULKANISCHE GASES[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLKAN GAZI
- VOLFRAM ile/||/<> VOLFRAM[Alm. < WOLFRAM]
( kimya Gri renkli sert sünek dövülgen ve yenim dirençli element A A 183 92 A S 74 Ö A 19 3 E S 3370 C )
- VOLITIVE/INVOLUNTARY[İng.] değil/yerine/= ISTENÇ
( Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü. @@ (Lat. voluntas < velle = istemek, volo = istiyorum) : 1. İtici güç: Yapabilme gücü; özgürlüğünü içinde bulunduran isteme. 2. Bilinç yetisi: İnsanın tasarımları ve görüşleri üzerinde bilinçli bir düşünüp taşınma ile, seçerek ve tavır alarak eyleme karar verme yeteneği. 3. Duygu ve eğilimlere değil, usa dayalı isteme; usa uygun bir erek ve amaç koyma yeteneği; isteme ve eylemleri usla belirleme gücü. 4. İstenilmiş olanı gerçekleştirmeğe karar verme ve yerine getirme gücü. 5. Yaşamın özgür, ussal bir özle kendini bilinçli olarak gerçekleştirmesi.@@bk. istenç )
- VOLKAN ÎNFİLAKİ ile/||/<> EXPLOSION[İng.] ile/||/<> EXPLOSION[Fr.] ile/||/<> EXPLOSION[Alm.] ile/||/<> YANARDAĞ PATLAMASI
( Bir yanardağın birden çok yeğin ve çok yıkıcı biçimde etkinliğe geçmesi )
- VOLLI AREA[İng.] ile/||/<> VOLİ YERİ
( Deniz ve iç sularda su ürünleri istihsaline elverişli sahile bitişik ve sınırları belli su sahaları )
- VOLONTER/VOLUNTARY[İng.] değil/yerine/= GÖNÜLLÜ
- VOLT[İng.] / VOLT[Fr.] / VOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLT
- VOLT ile/ve/||/<> AMPER[< AMPÈRE (Fizikçi)] ile/ve/||/<> WATT
( İtme gücü. | Elektrikte kullanılan potansiyel fark(gerilimin) ve/ya da elektromotor gücün birimi.[Bir ohmluk direnç üzerinden, bir amperlik elektrik akımı geçmesi durumunda direncin iki ucu arasındaki gerilim bir volttur.][simgesi: V][Alessandro Volta'nın adına ithafen kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır.(İngiliz Kraliyet Cemiyeti - 1881)] @@ Elektriğin miktarı. @@ Tüketilen güç. | Saniyede bir julluk iş yapan bir motorun enerji dönüşümü oranını ölçen uluslararası standart güç birimi.[Buhar makinesi mucidi James Watt'a[1736-1819] ithafen SI birim sisteminde güç birimi olarak kabul edilmiştir.] )
( 1 exawatt [EW] = 1.0E+18 watt [W]
1 petawatt [PW] = 1.0E+15 watt [W]
1 terawatt [TW] = 1000000000000 watt [W]
1 gigawatt [GW] = 1000000000 watt [W]
1 megawatt [MW] = 1000000 watt [W]
1 kilowatt [kW] = 1000 watt [W]
1 hectowatt [hW] = 100 watt [W]
1 dekawatt [daW] = 10 watt [W]
1 deciwatt [dW] = 0.1 watt [W]
1 centiwatt [cW] = 0.01 watt [W]
1 milliwatt [mW] = 0.001 watt [W]
1 microwatt [µW] = 1.0E-6 watt [W]
1 nanowatt [nW] = 1.0E-9 watt [W]
1 picowatt [pW] = 1.0E-12 watt [W]
1 femtowatt [fW] = 1.0E-15 watt [W]
1 attowatt [aW] = 1.0E-18 watt [W]
1 horsepower [hp, hp (UK)] = 745.6998715823 watt [W]
1 horsepower (550 ft*lbf/s) = 745.6998715823 watt [W]
1 horsepower (metric) = 735.49875 watt [W]
1 horsepower (boiler) = 9809.5000000002 watt [W]
1 horsepower (electric) = 746 watt [W]
1 horsepower (water) = 746.043 watt [W]
1 pferdestarke (ps) = 735.49875 watt [W]
1 Btu (IT)/hour [Btu/h] = 0.2930710702 watt [W]
1 Btu (IT)/minute [Btu/min] = 17.5842642103 watt [W]
1 Btu (IT)/second [Btu/s] = 1055.05585262 watt [W]
1 Btu (th)/hour [Btu (th)/h] = 0.292875 watt [W]
1 Btu (th)/minute = 17.5724999996 watt [W]
1 Btu (th)/second [Btu (th)/s] = 1054.3499999744 watt [W]
1 MBtu (IT)/hour [MBtu/h] = 293071.07017222 watt [W]
1 MBH = 293.0710701722 watt [W]
1 ton (refrigeration) = 3516.8528420667 watt [W]
1 kilocalorie (IT)/hour [kcal/h] = 1.163 watt [W]
1 kilocalorie (IT)/minute = 69.78 watt [W]
1 kilocalorie (IT)/second = 4186.8 watt [W]
1 kilocalorie (th)/hour = 1.1622222222 watt [W]
1 kilocalorie (th)/minute = 69.7333333333 watt [W]
1 kilocalorie (th)/second = 4184 watt [W]
1 calorie (IT)/hour [cal/h] = 0.001163 watt [W]
1 calorie (IT)/minute [cal/min] = 0.06978 watt [W]
1 calorie (IT)/second [cal/s] = 4.1868 watt [W]
1 calorie (th)/hour [cal (th)/h] = 0.0011622222 watt [W]
1 calorie (th)/minute = 0.0697333333 watt [W]
1 calorie (th)/second = 4.184 watt [W]
1 foot pound-force/hour = 0.0003766161 watt [W]
1 foot pound-force/minute = 0.0225969658 watt [W]
1 foot pound-force/second = 1.3558179483 watt [W]
1 pound-foot/hour [lbf*ft/h] = 0.0003766161 watt [W]
1 pound-foot/minute = 0.0225969658 watt [W]
1 pound-foot/second = 1.3558179483 watt [W]
1 erg/second [erg/s] = 1.0E-7 watt [W]
1 kilovolt ampere [kV*A] = 1000 watt [W]
1 volt ampere [V*A] = 1 watt [W]
1 newton meter/second = 1 watt [W]
1 joule/second [J/s] = 1 watt [W]
1 exajoule/second [EJ/s] = 1.0E+18 watt [W]
1 petajoule/second [PJ/s] = 1.0E+15 watt [W]
1 terajoule/second [TJ/s] = 1000000000000 watt [W]
1 gigajoule/second [GJ/s] = 1000000000 watt [W]
1 megajoule/second [MJ/s] = 1000000 watt [W]
1 kilojoule/second [kJ/s] = 1000 watt [W]
1 hectojoule/second [hJ/s] = 100 watt [W]
1 dekajoule/second [daJ/s] = 10 watt [W]
1 decijoule/second [dJ/s] = 0.1 watt [W]
1 centijoule/second [cJ/s] = 0.01 watt [W]
1 millijoule/second [mJ/s] = 0.001 watt [W]
1 microjoule/second [µJ/s] = 1.0E-6 watt [W]
1 nanojoule/second [nJ/s] = 1.0E-9 watt [W]
1 picojoule/second [pJ/s] = 1.0E-12 watt [W]
1 femtojoule/second [fJ/s] = 1.0E-15 watt [W]
1 attojoule/second [aJ/s] = 1.0E-18 watt [W]
1 joule/hour [J/h] = 0.0002777778 watt [W]
1 joule/minute [J/min] = 0.0166666667 watt [W]
1 kilojoule/hour [kJ/h] = 0.2777777778 watt [W]
1 kilojoule/minute [kJ/min] = 16.6666666667 watt [W] )
(
)
(
VOLT ile AMPER ile WATT arasındaki FaRkLaR...
Bir elektrik devresinin üç temel büyüklüğü: iten neden, akan şey ve ortaya çıkan sonuç. Tanımları, aralarındaki bağıntı ve farkları.
01 Yalın Özet
En kolay kavrama yolu su benzetmesidir: bir borudaki suyu düşünelim...
Kısacası: volt iter, amper akar, watt ise bu ikisinin sonucunda ne kadar iş yapıldığını söyler.
02 Teknik Tanımlar
03 Aralarındaki İlişki
Üç birimi birbirine bağlayan merkezî bağıntı, güç eşitliğidir:
Bu bağıntı Ohm yasasıyla (V = I · R) birleştirilince genişler ve direnci de işin içine katar:
04 Karşılaştırma
| Özellik | Volt (V) | Amper (A) | Watt (W) |
|---|---|---|---|
| Ölçtüğü büyüklük | Potansiyel farkı (gerilim) | Elektrik akımı | Güç |
| SI'deki yeri | Türetilmiş birim | Temel birim | Türetilmiş birim |
| Temel tanım | 1 J / C | 1 C / s | 1 J / s |
| Devredeki rolü | İtici neden | Akan şey | Sonuç (enerji hızı) |
| Su benzetmesi | Basınç | Debi | Teslim edilen güç |
| Boyut analizi | kg·m²·s⁻³·A⁻¹ | A | kg·m²·s⁻³ |
| Adlandırma | Alessandro Volta | André-Marie Ampère | James Watt |
05 Temel FaRkLaR
Aralarındaki ayrım, devredeki rollerinde yatar — biri neden, biri olay, biri sonuçtur:
Boyut analizi de bu farkı doğrular: üçü de ayrı fiziksel büyüklüklerdir ve doğrudan birbirine çevrilemez.
06 Uygulamalı Örnek
230 V'luk şebekeye bağlı, 100 W gücünde bir aygıt ne kadar akım çeker?
Aynı 100 W'lık aygıt 12 V'luk bir kaynaktan beslenseydi, I = 100 / 12 ≈ 8,3 A çekerdi — düşük gerilim, aynı güç için daha yüksek akım demektir.
- VOLTAGE AMPLIFICATION[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLİM YÜKSELTMESİ
- VOLTAGE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU VOLTAGE[Fr.] / SPANNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM KATSAYISI
- VOLTAGE DIVIDER[İng.] / DIVISEUR DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSTEILER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM BÖLÜCÜ
- VOLTAGE DOUBLER[İng.] / SPANNUNGSVERDOPPLER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM İKİLEYİCİ
- VOLTAGE DROP[İng.] / SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜŞÜMÜ
- VOLTAGE FEED[İng.] / SPANNUNGSVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM BESLEMESİ
- VOLTAGE MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLIER DU VOLTAGE[Fr.] / SPANNUNGSVERVIELFACHER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ÇARPANI
- VOLTAGE NODE[İng.] / NŒUD DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSKNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜĞÜMÜ
- VOLTAGE RATIO[İng.] / RAPPORT DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ORANI
- VOLTAGE REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR DE TENSION, STABILISATEUR DE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜZENLEYİCİ
- VOLTAGE STABILIZER[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DENGELEYİCİ, STABİLİZATÖR
- VOLTAGE TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSTRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM TRAFOSU
- VOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE VOLTAÏQUE[Fr.] / VOLTA ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLTA PİLİ
- VOLTAJE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= VOLTA GÖZESİ/HÜCRESİ
- VOLTAMMETRIC WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= VOLTAMETRİK DALGA
- VOLTAMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= VOLTAMETRİ
- VOLTAMMOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= VOLTAMOGRAM
- VOLTMETER[İng.] / VOLTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLTMETRE
- VOLTMETER[İng.] değil/yerine/= VOLTMETRE
( Bir elektrik devresinde herhangi iki nokta arasındaki potansiyel farkı ölçmek için kullanılan ölçüm aleti.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VOLTMETRE, VOLTÖLÇER | GERİLİMÖLÇER ile/||/<> GERİLİMÖLÇER
( Sinema TV İki nokta arasındaki potansiyel farkını ölçen aygıt Elektriksel gerilimi doğrudan ölçen ve ölçeğinde gerilimi volt biriminde gösteren aygıt fizik Buğu ayrışma yüzey vb ilişkin gerilimleri ölçen aygıt Kıvıl gerilimi ölçen araç Bir elektrik çevriminin iki noktası arasındaki gerilimi volt olarak ölçmeye yarayan aygıt anlamdaş voltölçer gerilimölçer )
- VOLÜM/HACİM/VOLUME[İng.] değil/yerine/= OYLUM
- VOLUME ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE ACOUSTIQUE DE VOLUME[Fr.] / AKUSTISCHE WELLE DES DATENTRÄGERS[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM AKUSTİK DALGASI
- VOLUME CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE VOLUMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL YÜK YOĞUNLUĞU
- VOLUME FLOW RATE[İng.] / DÉBIT VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL AKIŞ HIZI
- VOLUME LIFETIME[İng.] / VIE VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ÖMÜR
- VOLUME PERCENTAGE[İng.] / POURCENTAGE EN VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUMCA YÜZDE
- VOLUME RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE VOLUME[Fr.] / DURCHGANGSSPEZIFISCHE WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL DİRENÇLİLİK
- VOLUME SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ALINGANLIK
- VOLUME[İng.] / VOLUME[Fr.] / RAUMINHALT, VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM
- VOLUMETRIC ANALYSIS[İng.] / MASSANALYSE, VOLUMETRICHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLUMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- VOLUMETRIC FLASK[İng.] değil/yerine/= HACİMSEL ŞİŞE
( Belirli derişimde ve standart çözelti hazırlamak amacıyla laboratuvarlarda kullanılan cam malzeme. Hacimleri genellikle 1 mL ile 1.000 mL arasındadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VOLUMETRIC FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ BALON
- VOLUMETRIC METHODS[İng.] / VOLUMETRISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLUMETRİK METOTLAR
- VOLUMETRIC PIPET[İng.] ile/değil/yerine/= VOLUMETRİK PİPET
- VOLÜMETRİK/HACİMSEL/VOLUMETRIC[İng.] değil/yerine/= OYLUMSAL
- VOLUMIC DENSITY OF ELECTROMAGNETIC ENERGY[İng.] / VOLUMETRISCHE ELEKTROMAGNETISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ELEKTROMANYETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU
- VOLUMIC EXPANSION[İng.] / VOLUMENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL GENLEŞME
- VOMBAT ile/||/<> VOMBAT[Fr. < WOMBAT]
( Phascolomys ursinus Keseliler Marsupialia takımının vombatgiller Phascolomyidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 1 m kadardır Sırtı koyu renkli karnı beyazdır Yuvarlak kulakları vardır Eti yenir Tasmanyada yaşar Keseli memeliler Marsupialia takirninin vombatgiller Phascolomyidae familyasından 1 m kadar uzunlukta sırtı koyu renkli karnı beyaz yuvarlak kulakları olan Tazmanyada yaşayan bir tür )
- VOMICATION, VOMITUS[İng.] ile/||/<> EMESIS[Lat.] ile/||/<> KUSMA
( Midebağırsak kanalın üst bölümünde herhangi bir yerini aşırı irrite olması gerilmesi ve uyarılması durumunda bu kanalın içeriğinden kurtulmak için gerçekleştirilen ve böylece kanalı zararlı etkenlerden ve organizmayı zehirlenmelerden koruyan bir dizi karmaşık olayları içeren koruyucu bir refleks vomitus emezis Beyinde retikuler formasyonun lateralinde bulunan kusma merkezinin uyarılması kusma oluşturur )
- VON MISES'S RULE[İng.] / RÈGLE DE VON MISES[Fr.] ile/değil/yerine/= VON MİSES KURALI
- VÖRKŞOP[İng. < WORKSHOP] değil/yerine/= ÇALIŞTAY
- VORTICITY CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= VORTİSİTE KORUNUMU
- VORTICITY EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= VORTİSİTE DENKLEMİ
- VORTICITY[İng.] ile/değil/yerine/= VORTİSİTE, GİRDAPLIK
- VR/VIRTUAL REALITY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK
- VRML/VIRTUAL REALITY MODELING LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK MODELLEME DİLİ
- VSEPR MODEL[İng.] ile/değil/yerine/= VSEPR MODELİ
- VÜCÛBÎ SÎGASI, SÎGA-İ VÜCÛBÎ ile/||/<> NECESSITATIVE[İng.] ile/||/<> NÉCESSITATIF[Fr.] ile/||/<> NOTWENDIGKEITSFORM[Alm.] ile/||/<> GEREKLİLİK KİPİ
( Belirli bir zamana girmeyen fiilin gösterdiği oluş ve kılışın yapılması gerekli olduğunu bildiren ve Türkçede mAlI eki ile kurulan tasarlama kipi anlamalıyım tutmalısın görmeli bilmeliyiz gibi Bu kipin şahıs ekleri alarak çekime girişi şöyledir okumalıyım okumalısın okumalı dır okumalıyız okumalısınız okumalı dır lar okumalıydım okumalıydın okumalıydı okumalıymışım okumalıymışsın vb )
- VÜCUD HÜCRELERİ ile/||/<> SOMA ile/||/<> SOMAK
( biyoloji Tanesiz koçan Kökenini bilmiyoruz Kökenini bilmiyoruz )
(1996'dan beri)