Bugün[01 Nisan 2026]
itibarı ile 23.232 başlık/FaRk ile birlikte,
23.232 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(69/94)


- PLATFORM ile ALTYAPI


- PLATING[İng.] / CHICHAGE[Fr.] / KAPLAMA[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPLAMA


- PLATINUM COMPOUND[İng.] / PLATIN BILEŞIKLERI[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN BİLEŞİKLERİ


- PLATINUM ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN ELEKTROT


- PLATINUM GROUP ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN GRUBU ELEMENTLERİ


- PLATINUM RESISTANCE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE DE PLATINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER


- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN


- PLATO[Fr. < Lat.] değil/yerine/= YAYLA


- PLATO/PLATEAU[İng.] değil/yerine/= DÜZLÜK


- PLAZİ/PLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞME


- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLAZMA/PLASMA[İng.] değil/yerine/= KAN SIVISI


- PLC/PROGRAMMABLE LOGIC CONTROLLERS[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR MANTIK DENETLEYİCİLERİ


- PLEDGE[İng.] değil/yerine/= DESTEK


- PLEİOTROPİ[İng. PLEIOTROPY] ile/||/<> PLEİOTROPİK GEN[İng. PLEIOTROPIC GENES]

( Tek bir genin fenotipteki birden fazla özelliği etkilemesi olayıdır. Etkileri aynı anda ya da ardışık olarak oluşabilir. @@ Birbiriyle alakasız gibi görünen fenotipik (fiziksel) özellikleri tek başına, aynı anda etkileyebilen genlere verilen bir isimdir. Bu genlerde meydana gelen mutasyonlar, söz konusu özelliklerin hepsini aynı anda etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PLEKSUS/PLEXUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR-DAMAR AĞI


- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- PLEOMORFİZM/PLEOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK


- PLEXIGLAS[İng.] ile/değil/yerine/= PLEKSİGLAS


- PLİKA/PLICA[İng.] değil/yerine/= KATLANTI


- PLİKASYON/PLICATION[İng.] değil/yerine/= KATLANMA


- PLOT[İng.] değil/yerine/= KURGU, ANA ÇİZGİ


- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME


- PLUMB LINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL TELİ


- PLUMBICON TUBE[İng.] / TUBE PLUMBICON[Fr.] ile/değil/yerine/= PLUMBİCON TÜPÜ


- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN

( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )

( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )


- PLUTONIUM[İng.] / PLUTONIUM[Fr.] / PLUTONYUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PLÜTONYUM


- PLYVINYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİVİNİL ALKOL


- PM/PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALP PİLİ


- PME EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= PME ETKİSİ


- PN-JUNCTION[İng.]P-N EKLEMI/JONCTION P-P[Fr.] / PN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PN EKLEMİ


- PNEUMATIC[İng.] / PNEUMATIQUE[Fr.] / PNEUMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PNÖMATİK


- PNIP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNIP[Fr.] / PNIP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNİP TRANSİSTÖR


- PNN/PROBABILISTIC NEURAL NETWORKS[İng.] değil/yerine/= OLASILIKSAL SİNİR AĞLARI


- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI


- PNP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNP[Fr.] / PNP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNP TRANSİSTÖR


- PNPN DIODE[İng.] / DIODE-PNPN[Fr.] / PNPN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN DİYOT


- PNPN TRANSISTOR[İng.] / PNPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN TRANSİSTÖR


- PO[İng.] / PO[Alm.] ile/değil/yerine/= PO


- PO&SUP2;/PARTIAL OXYGEN PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL OKSİJEN BASINCI


- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ


- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ


- POCKELS EFFECT[İng.] / POCKELS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS ETKİSİ


- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ


- POD ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= POD ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- POETİK[İng./Yun.] değil/yerine/= ŞİİRSEL


- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ


- POINT CHARGE[İng.] / CHARGE POINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA YÜK


- POINT CONTACT DIODE[İng.] / DIODE À CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASLI DİYOT


- POINT CONTACT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASLI TRANSİSTÖR


- POINT CONTACT[İng.] / CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASI


- POINT DEFECTS[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTA KUSURLARI


- POINT SOURCE[İng.] / SOURCE PONCTUELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA KAYNAK


- POINT[İng.] ile/değil/yerine/= MOKTA


- POISE[İng.] / POISE[Fr.] ile/değil/yerine/= POİZ


- POISEUILLE'S LAW[İng.] / LOI DE POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE YASASI


- POISEUILLE[İng.] / POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE


- POISON[İng.] / POISON[Fr.] / GIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİR


- POISSON BRACKET[İng.] / CROCHET DE POISSON[Fr.] / POISSON-KLAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON AYRACI


- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI


- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ


- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ


- POISSON'S RATIO[İng.] / POISSON-ZAHL, QUERDEHNZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON ORANI


- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE


- POLAR COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES POLAIRES[Fr.] / POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL KOORDİNATLAR


- POLAR COVALENT BOND[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR KOVALENT BAĞ


- POLAR MOLECULE[İng.] / MOLECULE POLAR[Fr.] / POLAR MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR MOLEKÜL


- POLAR SOLVENT[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR ÇÖZÜCÜ


- POLAR[İng.] / POLAIRE[Fr.] / POLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR


- POLAR ile/>< APOLAR

( Elektronların eşit olmayan dağılımı sonucu oluşan moleküller. İLE/>< Elektronların eşit dağıldığı moleküller. )


- POLARIMETER[İng.] / POLARIMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMAÖLÇER


- POLARISCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPSALGÖZER


- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK


- POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANIRLIK


- POLARİZASYON/POLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPLAŞMA


- POLARIZATION PLANE[İng.] / PLAN DE POLARISATION[Fr.] / POLARISATIONSEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA DÜZLEMİ


- POLARIZATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE POLARISATION[Fr.] / POLARISATIONSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA POTANSİYELİ


- POLARIZATION[İng.] / POLARISATION[Fr.] / POLARISATION, POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA, POLARİZASYON


- POLARIZED ION BEAM[İng.] / FAISCEAU D'IONS POLARISÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ İYON DEMETİ


- POLARIZED ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS POLARISÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ İYON KAYNAĞI


- POLARIZED LIGHT[İng.] / LUMIÈRE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ IŞIK


- POLARIZED NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS POLARISÉS[Fr.] / POLARISIERTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ NÖTRONLAR


- POLARIZED RAY[İng.] / POLARISIERTER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ IŞIN


- POLARIZED WAVE[İng.] / ONDE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ DALGA


- POLARIZER[İng.] / POLARISANT[Fr.] / POLARISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAYICI


- POLARIZING FILTER[İng.] / FILTRE POLARISANT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAYICI SÜZGEÇ


- POLAROGRAM[İng.] / POLAROGRAMME[Fr.] / POLAROGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAM


- POLAROGRAPH, POLAROGRAPHY[İng.] / POLAROGRAPHIE[Fr.] / POLAROGRAF, POLAROGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAF


- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME


- POLAROGRAPHIC CELL[İng.] / PILE POLAROGRAPHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK PİL


- POLAROID[İng.] / POLAROÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROİT


- POLARON[İng.] / POLARON[Fr.] / POLARON[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARON


- POLEMİK[Yun.]/YAZILI TARTIŞMA ile FELSEFİ TARTIŞMA


- POLEN-TÜP REKABETİ[İng. POLLEN TUBE COMPETITION] ile/||/<> SPERM REKABETİ[İng. SPERM COMPETITION]

( Bitkilerde hayvanlar alemindeki sperm rekabetine eşdeğerdir. Polenlerin dişi organlara ulaşabilmek ve dölleyebilmek için verdikleri mücadeledir ve evrimsel süreçte büyük önemi vardır. @@ Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbirleriyle girdiği rekabettir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLEN/POLLEN[İng.] değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU


- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLIFORM/POLYFORM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLİGAM[Fr. POLYGAME | İng. POLYGAMOUS] ile POLİGAMİ[Fr. POLYGAMIE | İng. POLYGAMY]


- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK GENLİ


- POLIMER/POLYMER[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZ


- POLIMERİZASYON/POLYMERIZATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZLAMA


- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI


- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLIMORFİZM/POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK


- POLİNOM[İng. POLYNOMIAL] ile/||/<> POLİNOM BÖLMESİ[İng. POLYNOMIAL DIVISION]

( Matematikte, belirli kalıplar esas alınarak gruplandırılan ve çeşitli sayı ile değişkenlerden meydana gelen ifade. @@ Almanca Polynomdivision Fransızca Division de polynômes Bir polinomu başka bir polinoma bölme işlemi. Bu işlem, verilen iki polinom arasındaki bölme ve kalan ilişkisini bulmak için yapılır. Sayılar arasındaki bölme işlemine benzer biçimde yapısal da terimler ve dereceler dikkate alınarak gerçekleştirilir. Bölme işleminin sonunda bir bölüm ve genellikle daha düşük dereceli bir kalan elde edilir. Bu yöntem; rasyonel işlevleri sadeleştirme, kök bulma ve integral hesaplamalarında yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLINOM[İng.] değil/yerine/= ÇOK TERİMLİ


- POLINÜKLEER/POLYNUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇOK ÇEKİRDEKLİ GÖZE


- POLİP/POLYP[İng.] değil/yerine/= SAPLI UR


- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]

( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİS[İng./Fr. POLICE < Yun. POLIS(ἡ πόλις)] ile/ve/||/<>/> KOMİSER[Fr. < COMMISSAIRE]["komser" değil!]

( ... İLE/VE/||/<>/> Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe ya da bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı ya da sivil memur. | Hükûmet komiseri. | Saha komiseri. )


- POLİS[Yun.] ile/||/<> SİT/SİTE[İng. < CITY < Yun.]

( Çevresinde sur bulunan, aşağı kent ve gerisindeki akropolis adı verilen iki tepeden oluşan kent (site) devletidir. İLE/||/<> Kapalı bir öbek oluşturan yapı toplulukları, birbirinden ayrılmadan korunması gereken alan. )


- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- POLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< JEOPOLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< EKONOMİ

( ... İLE/VE/||/<>/>/< Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin devletin ve yönetimi üzerindeki ülkeler arasındaki koşulları, değişkenleri ve etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< ... )


- POLİVALAN/POLYVALENT[İng.] değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİKLİ


- POLONIUM[İng.] / POLONIUM[Fr.] / POLONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLONYUM


- POLYACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLAMİT


- POLYACRYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLİK ASİT


- POLYACRYLONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLONİTRİL


- POLYAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİLER, POLİAMİTLER


- POLYAMINES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİNLER


- POLYAROMATIC HYDROCARBONS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAROMATİK HİDROKARBONLAR


- POLYARYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİARİLAT


- POLYCARBOXYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİKARBOKSİLAT


- POLYCRYSTALLINE[İng.] / POLYCRISTALLIN[Fr.] / POLYKRISTALLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KRİSTALLİ


- POLYCYCLICS[İng.] / POLYCYCLIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALILAR


- POLYDISPERSE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİDİSPERS


- POLYETHER[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETAR


- POLYETHYLENE GLYCOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN GLİKOL


- POLYGLYCIDYL ESTERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ESTERLER


- POLYGLYCIDYL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ETERLER


- POLYGLYCOL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİKOL ETERLER


- POLYMERASE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERAZ


- POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERİZASYON


- POLYSACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİSAKKARİTLER


- POLYSULFIDES[İng.] / POLYSULFURE[Fr.] / POLYSULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİSÜLFÜRLER


- POLYTETRAFLUOROETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİTETRAFLOROETİLEN


- PONKSİYON/PUNCTION[İng.] değil/yerine/= DELME


- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN


- POPULASYON GENETİĞİ[İng. POPULATION GENETICS] ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME[İng. GENETIC DRIFT] ile/||/<> SEÇİLİM KATSAYISI[İng. SELECTION COEFFICIENT] ile/||/<> WRİGHTIN İLİŞKİ KATSAYISI (RC)[İng. WRIGHT COEFFICIENT OF RELATIONSHIP]

( Popülasyondaki alellerin sıklığı üzerine yapılan çalışmalardır. Dört ana evrimsel sürecin etkisi altındadır. Bunlar; doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır. @@ Genetik sürüklenme ya da Sewall Wright etkisi, evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biridir. Bir popülasyonda kuşaktan kuşağa, tümüyle şansa bağlı olaylar sonucu genlerin alel sıklıklarının değişimidir. Özellikle ana popülasyondan, ufak popülasyonların izole olması sonucu oluşur. Ancak popülasyonda ayrım oluşmaksızın da sıklıkla gözlenebilmektedir. @@ Seçilim katsayısı populasyon genetiğinde bir fenotipin, diğerlerine göre evrimsel süreç içerisindeki uyum başarısını gösteren bir ölçüttür. "s" ile ifade edilen bu katsayı 0 ile 1 değeri arasında değerler alır. Eğer bir canlı 100 döl üretir ve bunların 90'ı uyum sağlayamazsa uyum oranı %10 dur. Yani s=0.1 dir. @@ Populasyon genetiğinde Sewall Wright tarafından öne sürülmüş ilişki katsayısıdır. "r" ile ifade edilir. Verilen iki birey arasındaki akrabalık ölçüsünü ifade eder. Tek yumurta ikizlerinde bu katsayı %100 ile ifade edilirken dede-torun ikilisinde bu katsayı 25% ya da (2−2) ' dır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]

( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPULATION MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON ORTALAMASI


- POPULATION STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON STANDART SAPMASI


- POR/PORE[İng.] değil/yerine/= GÖZENEK


- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK


- PORRO PRISM[İng.] / PRISME DE PORRO[Fr.] / PORRO-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PORRO PRİZMASI


- PORT/PORTA[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ YERİ


- PORTABIL/PORTABLE[İng.] değil/yerine/= TAŞINABİLİR


- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]


- PORTAKAL ile GREYFURT/ALTINTOP/KIZMEMESİ


- POS/PROOF OF STAKE[İng.] değil/yerine/= PAY KANITI


- POSITIVE COLUMN[İng.] / COLONNE POSITIVE[Fr.] / POSITIVE SÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI SÜTUN


- POSITIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI ELEKTRİK YÜKÜ


- POSITIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION POSITIVE[Fr.] / POSITIVE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI GERİ BESLEME


- POSITIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION POSITIF[Fr.] / POSITIVE-IONEN-FEHLSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON BOŞLUĞU


- POSITIVE ION[İng.] / ION POSITIF[Fr.] / POSITIVES ION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON


- POSITRON CAMERA[İng.] / CAMERA DU POSITRON[Fr.] / POSITRONENKAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON KAMERASI


- POSITRON EMISSION[İng.] / POSITRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON SALIMI


- POSITRON[İng.] / POSITRON[Fr.] / POSITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON


- POSTERIOR[İng.] değil/yerine/= ARKA | ARKADA


- POSTEROLATERAL/POSTEROLATERAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-DIŞ YAN


- POSTEROMEDİYAL/POSTEROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-İÇ YAN


- POSTİKTAL/POSTICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBET SONRASI


- POSTMORTEM[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM SONRASI


- POSTOP./POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI


- POSTOPERATİF/POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI


- POSTÜR/POSTURE[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DURUŞU


- POTANSİYEL ile/ve ENERJİ


- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ


- POTASSIUM-ARGON DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION DU POTASSIUM-ARGON[Fr.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNUMU


- POTASSIUM[İng.] / POTASSIUM[Fr.] / KALIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM


- POTENT[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ


- POTENTIAL BARRIER[İng.] / BARRIÈRE DU POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ENGELİ


- POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ENERJİ


- POTENTIAL EXCITATION SIGNAL[İng.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL UYARIM SİNYALİ


- POTENTIAL FUNCTION[İng.] / FONCTION POTENTIELLE[Fr.] / POTENTIALFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL İŞLEVİ/FONKSİYON


- POTENTIAL GRADIENT[İng.] / POTENTIALGEFÄLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL EĞİMİ


- POTENTIAL WELL[İng.] / CREUX DE POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALMULDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ÇUKURU


- POTENTIOMETER[İng.] / POTENTIOMETRE[Fr.] / POTENTIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRE


- POTENTIOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİK TİTRASYON


- POTENTIOMETRY[İng.] / POTENTIOMÉTRIE[Fr.] / POTENTIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİ


- POTENTIOSTAT[İng.] / POTENTIOSTAT[Fr.] / POTENTIOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOSTAT


- POUND[İng.] / POUND[Fr.] / POUND[Alm.] ile/değil/yerine/= POUND


- POUNDAL[İng.] / POUNDAL[Fr.] / POUNDAL[Alm.] ile/değil/yerine/= POUNDAL


- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI


- POWER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PUISSANCE[Fr.] / LEISTUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜÇ YOĞUNLUĞU


- POWER OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞINIM GÜCÜ


- POYNTING VECTOR[İng.] / VECTEUR DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG VEKTÖRÜ


- POYNTING'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG TEOREMİ


- POZ ile/değil/yerine KOZ


- POZİSYON ETKİSİ[İng. POSITION EFFECT] ile/||/<> POZİTİF ASORTATİF ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SEÇİLİM[İng. POSITIVE SELECTION]

( Genin ekspresyonunun (ve fenotipe olan etkisinin) genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. @@ Benzer genotip ve fenotipe sahip bireylerde daha sık görülen çiftleşme modeli altında beklenebilecek olandan birbiriyle çiftleşen tesadüfi olmayan çiftleşme kalıbıdır. @@ Avantaj sağlayan mutasyonların seçilerek popülasyon içinde artması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM


- POZİTİF BİLİM yerine DENEY BİLİMİ


- POZİTİF/LİK ile/ve DIŞADÖNÜK/LÜK


- POZİTİF/LİK ile/ve UYUMLU/LUK


- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU


- POZİTİF ile/ve AVANTAJ


- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ


- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ


- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM


- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR


- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ


- PRAGMACILIK = PRAGMATISM[İng.] = PRAGMATISME[Fr.] = PRAGMATISMUS[Alm.] = PRAGMA[Yun.]


- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME


- PRAGMATİK/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= YARARCILIK, EDİMBİLİM


- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM


- PRANDİYAL/PRANDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖĞÜNE AIT


- PRANDTL NUMBER[İng.] / NOMBRE DE PRANDTL[Fr.] / PRANDTL-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRANDTL SAYISI


- PRANGA ile PRANGA


- PRATİK[İng., Yun.]/TEAMÜL[Ar.] değil/yerine/= KILGI/KILGIN/KILGILI


- PRE-İKONOGRAFİ'DE:
OLGUSAL ile İFADESEL

( Konu. İLE Çözümleme. )

( ... İLE Uzlaşımsal. - Muvazaa )


- PREAMPLIFIER[İng.] / PRÉAMPLIFICATEUR[Fr.] / VORVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN YÜKSELTEÇ


- PRECESSION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNME


- PRECIPITATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTME ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ


- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU


- PRECISION[İng.] / PRÉCISION[Fr.] / PRÄZISION[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK


- PREDİKTİF/PREDICTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ (ETKEN)


- PREDİKTÖR/PREDICTOR[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ


- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN


- PREDISPOZE/PREDISPOSED[İng.] değil/yerine/= YATKIN


- PREDISPOZİSYON/PREDISPOSITION[İng.] değil/yerine/= YATKINLIK


- PREFIX[İng.] / PRÉFIXE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖNEK


- PREKLİNİK/PRECLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLİNİK ÖNCESİ


- PREKÜRSÖR/PRECURSOR[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL


- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK


- PRELOAD[İng.] değil/yerine/= ÖN YÜK


- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN


- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM


- PRENS[Fr./İng. < PRINCE] ile/||/<> GİRAY ile/||/<> ARŞİDÜK[Fr. < ARCHIDUC]/ARŞİDUKA ile/||/<> VOYVODA

( Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. | Bir prensliğin başında bulunan. | Bazı ülkelerde en yüksek "!soyluluk" unvanıydı. İLE/||/<> Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen san. İLE/||/<> Avusturya - Macaristan prenslerine verilen unvan. İLE/||/<> Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. [Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilâyetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar, Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.][Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticilere de bu ad verilmiştir.] )


- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ


- PRENSİP ile YASAK


- PRENSİP ile YÖNTEM


- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ


- PREPARASYON/PREPARATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ


- PREPARATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN


- PRESİPITAN/PRECIPITANT[İng.] değil/yerine/= TETİKLEYİCİ | HIZLANDIRICI | ÇÖKELTICİ


- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA


- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ


- PRESSURE ALTITUDE[İng.] / ALTITUDE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ YÜKSEKLİĞİ


- PRESSURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KATSAYISI


- PRESSURE DROP[İng.] / DRUCKABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ DÜŞÜMÜ


- PRESSURE EFFECT[İng.] / EFFET DE PRESSION[Fr.] / DRUCKEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ETKİSİ


- PRESSURE FORCE[İng.] / FORCE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KUVVETİ


- PRESSURE GRADIENT[İng.] / DRUCKGEFÄLLE, DRUCKNEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ EĞİMİ


- PRESSURE MEASUREMENT[İng.] / MESURE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ÖLÇÜMÜ


- PRESSURE SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE PRESSION[Fr.] / DRUCKVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KAYMASI


- PRESSURE TUBE REACTOR[İng.] / RÉACTEUR À TUBES DE FORCE[Fr.] / DRUCKROHRREAKTOR, DRUCKRÖHRENREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ TÜPLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- PRESSURE-ENTHALPY CHART[İng.] / DIAGRAMME PRESSION-ENTHALPIE[Fr.] / DRUCK-ENTHALPIE-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ-ENTALPİ ÇİZELGESİ/ÇİZENEĞİ