İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.622 başlık/FaRk ile birlikte,
13.622 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(16/56)
- DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM
( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )
- DÜZEN ile/ve DİSİPLİN
( Disiplin için "Sevgiyle Disiplin-Fitzhugh Dodson-Kuraldışı Yay." kitabından yararlanmanızı salık veririz. )
- DÜZEN ile/ve DİZGE/SİSTEM
( Kurulabilir en geniş düşünce kalıpları. )
- DÜZEN ile DÜZEN DEVİMLERİ/DİNAMİKLERİ
- DÜZEN ile/ve/değil DÜZENEK
- DÜZEN ile/ve GEREKLİLİK
- DÜZEN ile/ve GİZLİ DÜZEN
( DAVID BOHM )
- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM
- DÜZEN ile/ve/<> İLERLEME
( BREZİLYA ve TÜRKİYE )
- DÜZEN ile İRÂDE
- DÜZEN ile/ve/değil/yerine İSTENİLEN/İSTENİLEBİLEN DÜZEN
- DÜZEN ile İSTİKRAR
- DÜZEN ile KAOS
- DÜZEN ile/ve KAVRAM
( Örgütlenmiş bir bütünlüğü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı maddî ya da maddî olmayan unsurların tamamı. İLE/VE ... )
- DÜZEN ile/ve/<> KURALLILIK
- DÜZEN ile/ve/değil MAKİNE
- DÜZEN ile MEKANİZMA
- DÜZEN = NİZAM = ORDER[İng.] = ORDRE[Fr.] = ORDNUNG[Alm.] = ORDEN[İsp.] = ORDO[Lat.]
- DÜZEN ile OTOMATİĞE BAĞLAMAK
- DÜZEN ile/ve/<>/= SÜREKLİLİK
- DÜZEN ile SÜREKLİLİK
- DÜZEN ile/ve TEKRAR
- DÜZEN ile/ve UYGUNLUK
- DÜZEN ile/ve UYUM
( Düzen ve uyumu içinizde aramalısınız. )
- DÜZEN ile UYUMSAL ORAN
- DÜZENİ BOZMAK ile KARGAŞA
- DÜZENLEME ile TOPARLAMA
- DÜZENLEME ile YAPI
- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENDİ ile DÜZENLEME ile EDİTÖR ile BAŞ EDİTÖR ile EDİTORYAL ile YAYIN KURULU
- DÜZENLEMEK ile EĞİTİCİ
- DÜZENLEMEK ile KURULUM ile KURULUM SÜRESİ ile YÜKLEYİCİ ile TAKSİT ile TAKSİT PLANI ile TAKSİTLİ SATIN ALMA ile TAKSİTLER
- DÜZENLEMEK ile ODAYI DÜZENLE ile DÜZENLENMİŞ ile AYARLAMA
- DÜZENLEYİCİ KAVRAMLAR ile/ve/<> VAROLUŞSAL KAVRAMLAR
- DÜZENLİ/LİK ile/ve DEĞİŞMEZ/LİK
- DÜZENLİ ile/ve DİSİPLİNLİ
- DÜZENSİZ ile DÜZENSİZLİK
- DÜZENSİZLİK İÇİNDE/Kİ DÜZEN ile/ve DÜZEN İÇİNDE/Kİ DÜZENSİZLİK
- DÜZENSİZLİK ile DÜZENSİZ ile DÜZENSİZ
- DÜZENSİZLİK ile DÜZENSİZLEŞTİRMEK ile DAĞINIK
- DÜZENSİZLİK ile KEŞMEKEŞLİK
- DÜZEY ile MUTLAK
- DÜZGÜ = KAİDE, NUMUNE = NORME[İng., Fr.] = NORM[Alm.] = NORMA[Lat.]
- DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET ile DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET
( Açısal hızın sabit kaldığı hareket. İLE Hız vektörünün yön ve büyüklüğünün doğru boyunca değişmediği [sabit kaldığı] hareket. )
- DÜZGÜN ile TERBİYELİ BİR ŞEKİLDE
- DÜZLÜK ENGEBE
- DÜZÜŞME ile GİDİP GELME
- DVM/SUPPORT VECTOR MACHINES[İng.] değil/yerine/= DESTEK VEKTÖR MAKİNELERİ
- E-HEALTH ELECTRONIC HEALTH[İng.] değil/yerine/= E-SAĞLIK, ELEKTRONİK SAĞLIK
- E-REÇETE/E-PRESCRIBING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK REÇETELEME
- E-SAĞLIK/E-HEALTH[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK
- E-SAYRI/E-PATIENT ELECTRONIC PATIENT[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BİLGİLENMİŞ SAYRI
- EN ile/ve TEK
- E5 ile/ve TEM
- EBEDİ VARLIK ile SONSUZ ile SONSUZ CENNET ile SONSUZA KADAR ile SONSUZLUK
- EBYS/ELECTRONIC DOCUMENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM DÜZENİ
- EC50/EFFECTIVE CONCENTRATION OF %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ YOĞUNLUĞUN %50'Sİ
- ECC/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI
- EDA/EXPLANATORY DATA ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= KEŞİFSEL VERİ ÇÖZÜMLEMESİ
- EDEB ve/<>/= DİL
- EDİLGEN ile ETTİRGEN
- EDİLGİN = MÜNFAİL = PASSIVE[İng.] = PASSIF[Fr.] = PASSIV[Alm.] = PASSIVUS[Lat.] = PASIVO[İsp.]
- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]
- EDİM ile/ve EYLEM
- EDİM = FİİL, AMEL = ACT[İng.] = ACTE[Fr.] = AKT[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ACTO[İsp.]
- EDİM ile/ve İŞLEV
- EDİMSEL/LİK = BİLFİİL = ACTUAL/ITY[İng.] = ACTUEL/ITÉ[Fr.] = AKTUELL, WIRKLICHKEIT[Alm.] = ACTUALITAS[Lat.] = EFECTIVO[İsp.]
- EDİNİLEBİLİR ile ELDE ETMEK ile BİLGİ EDİNMEK ile EDİNİLMİŞ ile KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK ile EDİNME ile ALICI
- EDİNİM ile ÇIKARIM
- EDİNME ile İLERLEMEK ile KAFAYI BULMAK
- EEG/ELEKTROENSEFALOGRAM ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
(
)
- EF/EJEKSİYON FRAKSİYONU EJECTION FRACTION[İng.] değil/yerine/= FIRLATMA YÜZDESİ
- EFEKTİF[İng. < EFFECTIVE/EFFECTIF(Fr.)] değil/yerine/= ETKİLİ
- EFERENT/EFFERENT[İng.] değil/yerine/= GÖTÜRGEN
- EFERVESAN ile COŞKULU
- EFOR TESTİ[İng.] değil/yerine/= GÜÇ SINAMASI
- EFOR[İng.] SARF ETMEK değil/yerine/= ÇABA TÜKETMEK
- EFSANE ile EFSANEVİ ile EFSANELER
- EFSANEVİ ile MUHTEŞEM KUŞ
- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]
( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )
- EGEMENLİK ile/ve ERK
- EGEMENLİK ile/ve ÖZGÜRLÜK
- EĞER ile EĞER TANRI ÖYLE İSTERSE ile EĞER TANRI İSTERSE
- EĞİK DURUM -ile
- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]
( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )
- EĞİLİM ile/ve/<> EĞİTİM
- EĞİLİM ile/ve/<> İLGİ
( Tanım: Nedenleri zihinsel/duygusal olarak belirli ya da belirsiz etkilenim süreci. İLE/VE/<> Zihinde ya da duygularda bir karşılık/anlam oluşması ve içsel geribildirimi. Sözlükte: Benimseme, benimseyiş, eğinim, heves, ilgi, ilgilenme, istidat, merak, meyil, meyletme, önemseme, temayül, yetenek, yönelim, yöneliş, yönelme, yönseme )
- EĞİLİM ile/ve/<> İSTEK
- EĞİLİM ile/ve/<> İSTENÇ(İRÂDE)
- EĞİLİM = TEMAYÜL = INCLINATION[İng., Fr.] = NEIGUNG, ZUNEIGUNG[Alm.] = PROPENSIO, INCLINATIO[Lat.] = INCLINACIÓN[İsp.]
- EĞİLMEK ile YASLANMAK ile EĞİLEREK ile VERİMSİZLİK
- EĞİM ile/ve/||/<> ALAN
- EĞİM ile EĞİM ile EĞİMLİ ile EĞİK DÜZLEM
- EĞİTİM ile/ve/<> DONANIM
- EĞİTİM ile/ve/> DUYARLILIK
- EĞİTİM ile/ve/<> KÜLTÜR
- EĞİTİM ile/ve ÖĞRETİM
( Zaman gerektirir. İLE/VE İlgi gerektirir. )
- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]
- EĞİTMEK ile EĞİTİMLİ ile EĞİTİMLİ İNSANLAR ile EĞİTİM ile EĞİTİM TEŞVİKİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİMCİ
- EĞLENCE ile EĞLENCE AŞIĞI ile EĞLENCELİ
- EĞLENCE ile/ve/||/<> EĞLENCELİ ile/ve/||/<> ZEVK ALMAK ile/ve/||/<> ZEVK
- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE
- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE ile EĞLENCE PARKI
- EĞLENMEK ile/ve/değil/||/=/<> OYALANMAK
- EGO[İng.] değil/yerine/= BENLİK
- EGODİSTONİK/EGODYSTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMSUZ
- EGOSANTRİK/EGOCENTRIC[İng.] değil/yerine/= BENMERKEZLİ/BENMERKEZCİ
- EGOSİNTONİK/EGOSYNTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMLU
- EĞRİ ile EĞRİ UYDURMA ile EĞRİ ÇİZİCİ ile EĞRİ İZLEYİCİ ile KAVİSLİ ile EĞRİ ÇİZGİ
- EGZERSİZ YAPMAK ile KONTROLÜN UYGULANMASI ile GÜÇ KULLANIMI ile EGZERSİZ YAPMAK
- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA
- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU
- EGZOZ ile YORGUN ile BİTKİNLİK
- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI
- EHLİLEŞTİRME/ÖJENİ/EUGENICS[İng.] ile/ve/||/<>/> EVCİLLEŞTİRME
( Seçici çiftleştirme. @@ İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )
( [her biri, yaklaşık olarak]
* REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000
* KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000
* KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000
* AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000
* SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 )
- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI
- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ
- EJDERHA ile YUSUFÇUK
- EK -ile
- EK ile EKLEME TABLOSU ile EK OLARAK ile EKLEMELER ile KATKI MADDESİ ile KATKILI TERS
- EK ile FAZLA
- EK ile İLHAK ile İLHAK EDİLMİŞ
- EK ile KATKI
- EK ile KÖK
- EK ile YARDIMCI OPERATÖR ile YARDIMCI DEPOLAMA ile YARDIMCI FİİL
- EKG/ELECTROCARDIOGRAM ELEKTROKARDİYOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE
( ... İLE Avustralya'da en yaygın dağılım gösteren memelidir. )
( ... İLE Tüm memeliler arasında kan sıcaklığı en düşük olan hayvandır. [Gövde sıcaklıklarını 4°C'ye düşürerek ve sadece 3 dakikada bir soluk alıp vererek enerji tasarrufu yapabilirler.] )
( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )
- EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE
( ... İLE Yeni Gine'de yaşarlar. )
( ... İLE Gövdesinin ve burunlarının büyüklüğü akrabalarının iki katıdır. )
( ... İLE Dillerindeki özel dikenleri saplayarak öldürdükleri yersolucanlarıyla beslenirler. [Geceleri avlanırlar.] )
( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )
- EKİLİBRİYUM/EQUİLİBRIUM[İng.] değil/yerine/= EŞİTLENME
- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]
- EKİN/KÜLTÜR ve/<> BİLİNÇ
- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> BİLİNÇDIŞI
( Kültür: Unuttuklarından, geri kalan. )
- EKİN/KÜLTÜR ve/<> SEVGİ
- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> SEZGİ
- EKİN/KÜLTÜR ve/<> ÜMİT
- EKİP/TEAM[İng.] değil/yerine/= TAKIM
- EKİPMAN/EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= DONANIM
- EKİVALAN/EQUİVALENT[İng.] değil/yerine/= EŞDEĞERLİLİK
- EKLEM YERİ ile ORTAK HESAP ile MÜŞTEREK MİRASÇI ile ORTAK SAHİP ile ORTAK MÜLKİYET ile ORTAK ORTAKLIK ile ORTAK SORUMLULUK ile ANONİM ile EKLEMLİ ile EKLEMSİZ ile ORTAKLAŞA ile EKLEMLER ile EKLEM KURDU
- EKLEM ile AÇIKÇA İFADE ETMEK ile EKLEMLENME
- EKLEM ile DÖNER EKLEM
- EKLEM ile MAFSAL SİLGİ ile MAFSAL EKLEMİ ile AŞIK KEMİĞİ
- EKLEM ile PARMAĞIN OYNAK YERİ
- EKLEMEK/ÇIKARMAK ile DEĞİŞTİRMEK
- EKLEMEK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile TOPLA
- EKLEMEK ile EKLER ile APANDİSİT ile EK
- EKLEMEK ile EKLİ ile EKLEME ile EK ile EKLER
- EKLEMEK ile/ve YÜKLEMEK
- EKLEMLİ ile/ve/değil YANINDA
- EKLENTİ -ile
- EKLEŞTİRME -ile
- EKLİPTİK[Fr./İng.] değil/yerine/= TUTULUM
( Bir yıl boyunca, Güneş'in, gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire. )
- EKMEK ile EKMEK VE TEREYAĞI
- EKMEK ile SERPMEK
- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME
- EKO/ECHO ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= EKOKARDİYOGRAFİ
- EKOJENİK/ECHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YANKILAYAN
- EKOKARDİYOGRAFİ/ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ DALGALARLA YÜREK GÖRÜNTÜLENMESİ
- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ
- EKOLOJİ ile ÇEVRE
( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Bir canlının yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )
- EKONOMİDE:
DOĞRUSAL ile/değil/yerine/> GERİDÖNÜŞÜMLÜ ile/değil/yerine/> DÖNGÜSEL
(
)
( Al > Yap > Kullan > Çöpe at
İLE/DEĞİL/YERİNE/>
Al > Yap > Kullan > Geri dönüştür > Çöpe at
İLE/DEĞİL/YERİNE/>
Al > Yap > Kullan > Tamir et / Tekrar kullan > Geri dönüştür/döndür > Yap > Kullan > Tamir et / Tekrar kullan )
- EKONOMİK DEĞER ile/ve ESTETİK DEĞER
- EKONOMİK ile EKONOMİK PATLAMA ile EKONOMİK BOYKOT ile EKONOMİK KRİZ ile EKONOMİK BÜYÜME ile EKONOMİK ile EKONOMİ ile İKTİSATÇI ile TASARRUF ETMEK ile EKONOMİ
- EKOPRAKSİ/ECHOPRAXIA[İng.] değil/yerine/= YANSILAMA
- EKRANDA:
LED ile PLAZMA ile LCD
( LED'ler ile aydınlatılan sıvı kristal ekranlardır. İLE İki cam arasında düzgün dağılmış ve içinde xenon ve neon gazlarının bulunduğu fosfor kaplı gözeler sayesinde görüntü elde edilir. İLE Floresan lambalarla aydınlatılan sıvı kristal ekranlardır. [Yapısal olarak plastik bir tabaka içindeki sıvı kristalin üretilen ışığı yansıtması mantığına dayanır.][Ekran tepki süresi düşük olan ekranlarda görüntü bulanıktır.] )
(
)
- EKSANTRİK/ECCENTRIC[İng.] değil/yerine/= AYRIKSI | MERKEZ DIŞI
- EKSELANS ile HARİKA
- EKSEN ile EKSEN GÜÇLERİ
- EKSİK/LİK ile/ve KÖTÜ/LÜK
- EKSİK/LİK ile YETERSİZ/LİK
( "İstediğimiz bir şeyin", "olup" "olmaması", bizim için eşit değilse, hâlâ eksiğiz.
[Matlûbumuzun husûlü veya adem-i husûlü, nezdimizde, müsavî değilse, nâkısız!] )
( İstediğimiz oluyorsa "bir", olmuyorsa "bin" hayır aramak gerek. )
- EKSİK ile/değil/yerine EKSİKLİ
- EKSİK ile HATA ile KASIT
- EKSİK ile ZAYIF
- EKSİKLİ/LİK ile/ve TUTARSIZ/LIK
- EKSİKLİK ile/ve GEREKSİNİM
- EKSİKLİK ile İŞTAHSIZLIK ile DİSİPLİN EKSİKLİĞİ ile EĞİTİM EKSİKLİĞİ ile BİLGİ EKSİKLİĞİ ile YETENEK EKSİKLİĞİ
- EKSİKLİK ile/ve YOKSUNLUK
- EKSİKLİKLER('İ) ile/ve AKSAKLIKLAR('I)
- EKSİKLİKLER ile EKSİKLİK ile EKSİK ile AÇIK
- EKSİKSİZLİK = PERFECTION[İng., Fr.] = VOLLKOMMENHEIT[Alm.] = PERFECTIO[Lat.]
- EKSİTASYON/EXCITATION[İng.] değil/yerine/= UYARMA | TAŞKINLIK
- EKSITUS/EXITUS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM | ÇIKIŞ
- EKSİZYON/EXCISION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA
- EKSKRESYON/EXCRETION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ATIM
- EKSOJEN/EXOGENOUS[İng.] değil/yerine/= DIŞ KAYNAKLI
- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKSPERİMENT/EXPERIMENT[İng.] değil/yerine/= DENEY
- EKSPERİMENTAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DENEYSEL
- EKSPERİMENTALİZM/EXPERIMENTALISM[İng.] değil/yerine/= DENEYİMCİLİK
- EKSPİRASYON[İng. < EXPIRATION] ile/||/<> EKSPİRİYUM[İng. < EXPIRIUM]
( Soluk vermek. İLE/||/<> Soluk verim. )
- EKSPİRATUVAR/EXPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKVERİM (İLİŞKİLİ)
- EKSPİRİYUM/EXPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUK VERİM
- EKSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ EKİM, GÖVDE DIŞI EKİM
- EKSPLİSİT BİLGİ/EXPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİLGİ
- EKSPLİSİT/EXPLICIT[İng.] değil/yerine/= AÇIK
- EKSPLORATUVAR/EXPLORATORY[İng.] değil/yerine/= INCELEYİCİ | GÖZDEN GEÇİRICİ
- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA
- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME
- EKSPÜLSİYON/EXPULSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA ATIM
- EKSTAKORPORAL SİRKÜLASYON/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME
- EKSTANSÖR/EXTENSOR[İng.] değil/yerine/= GEREN | UZATAN | DOĞRULTAN
- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME
- EKSTERİYOR/EXTERIOR[İng.] değil/yerine/= DIŞ BÖLÜM
- EKSTERNAL/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ | DIŞARLI
- EKSTERNALİZASYON/EXTERNALİZING[İng.] değil/yerine/= DIŞSALLAŞTIRMA
- EKSTİRPASYON/EXTİRPATION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE ÇIKARIM
- EKSTRA ile EKSTRA ÖDEME ile OLAĞANÜSTÜ
- EKSTRAHEPATİK/EXTRAHEPATIC[İng.] değil/yerine/= KARACİĞER DIŞI
- EKSTRAKORPORAL/EXTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI
- EKSTRAKRANİYAL/EXTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI DIŞI
- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME
- EKSTRAKTÖR/EXTRACTOR[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKARIR
- EKSTRAMEDÜLER/EXTRAMEDULLARY[İng.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİ DIŞI
- EKSTRAMÜRAL/EXTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR DIŞI
- EKSTRANODAL/EXTRANODAL[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM DIŞI
- EKSTRANSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ORTAMDAN AKTARIM
- EKSTRASELÜLER/EXTRACELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZE DIŞI
- EKSTRASİSTOL/EXTRASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EKSTRAVASKÜLER/EXTRAVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DIŞI
- EKSTRAVAZASYON/EXTRAVASATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA SIZIM (DAMAR, SİDİK/İDRAR YOLU)
- EKSTRAVERSİYON/EXTRAVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜKLÜK
- EKSTRAVERT/EXTRAVERT[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK | DIŞA AÇIK (KİŞİLİK)
- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT
- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI
- EKSTRENSEK/EXTRINSIC[İng.] değil/yerine/= DIŞSAL
- EKSTÜBASYON/EXTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU ÇIKARTIMI
- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI
- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI
- EKT/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROKONVÜLZİF TEDAVİ, ELEKTROŞOK TEDAVİSİ
- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKTOPİ/ECTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞI
- EKTOPİK VURU/EXTRASYSTOLE, ECTOPIC BEAT, PREMATURE BEAT[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EL BİLEĞİNİ OLUŞTURAN KEMİKLER ile EL BİLEĞİNE AİT
- EL BİLEKLERİ ile AYAK BİLEKLERİ
( Kol ile eli birleştiren eklem yeri. İLE Bacak ile ayağı birleştiren eklem yeri. )
( ZEND )
- EL KONULABİLİR ile EL KONULABİLİR ile EL KOYMAK ile EL KONULDU ile MÜSADERE
- EL YAZISI ile EL YAZISI ile EL YAZISI
- EL/LER ile/ve AYAK/LAR
( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )
( Sert eller için: Lahlaha macunu. )
( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )
- EL ve/<>/||/hem de BEYİN
( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır, el derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
( Eller, beynin uzantısıdır. )
( Ne edersen elinle, o da gider seninle. )
( MAN-: El ile [MANUSCRIPT, MANİVELA] )
(
)
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )
(1996'dan beri)