Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(89/125)


- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]


- ÖZNEL = ENFÜSİ = SUBJECTIVE[İng.] = SUBJECTIF[Fr.] = SUBJEKTIV[Alm.] = SUBJECTIVUS[Lat.]


- ÖZNELERARASILIK ile ÖZNE-AŞIRILIK

( INTERSUBJECTIVITY vs. TRANSSUBJECTIVITY )


- OZONE ÉCRAN[Fr.] / OZON ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON TABAKASI


- OZONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZONİZASYON


- OZONLAMAK ile OZONLAŞMAK ile OZON ile OZONLU ile OZON ÖLÇÜM ile OZON YUVARI ile OZON TEDAVİSİ ile OZONLAMA CİHAZI


- OZONOLİZ ile/||/<> EPOKSİDASYONU

( Ozonoliz C=C kırılması aldehit/keton, epoksidasyon halka eter. )

( Formül: O₃ İLE mCPBA )


- ÖZTÜRKÇE SÖZCÜKLERİN BAŞLAMADIĞI HARFLER

( C
F
Ğ
H
J
L
M
N
P
R
S
V
Z )

( SÖZÜN DOĞRUSU I, II - YAVUZ BÜLENT BAKİLER - TÜRK EDEBİYAT VAKFI )


- ÖZÜMLEME ve/<> ÖZÜMLEMEDOKUSU

( ... VE/<> Bitkilerde, havadaki karbondioksidi, karbonhidrata çeviren, daha çok, yapraklarda bulunan doku. )


- ÖZÜMLEME/ASİMİLASYON/ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< YADIMLAMA/DİSİMİLASYON/KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA/METABOLISM[İng.]

( Canlı var olanların, dışarıdan aldığı besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir bileşimle, organizmanın gereksinim duyduğu nesneler durumuna getirmek. | Edinilmiş olan verileri, bireyin öz malı durumuna getirmek. İLE/VE/||/<>/>/>< Canlı protoplazmayı yapan, büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması. İLE/VE/||/<>/< Canlılardaki tüm kimyasal tepkimelerin toplamı. )

( [Hormonlar:] Testosteron, östrojen, büyüme hormonu, insülin. İLE/VE/||/<>/>/>< Kortizol, Glukagon, adrenalin, sitokinler. İLE/VE/||/<>/< ... )

( Protein sentezi tepkimeleri
Yağ sentezi tepkimeleri
Dehidrasyon
Fotosentez
Karbonhidrat sentezi
Mitoz
Kas oluşturmak amaçlı fiziksel egzersiz
Kemosentez
Kalvin döngüsü

İLE/VE/||/<>/>/><

Hidroliz
Sindirim
Hücresel solunum
Fermantasyon
Aerobik fiziksel egzersiz
Krebs döngüsü
Nükleik Asitlerin Parçalanması
Glikoz

İLE/VE/||/<>/>/><

... )

( [Enerji] Harcanır. İLE/VE/||/<>/>/>< Harcanmaz. İLE/VE/||/<>/

( İkisi de hormonların, şekerlerin, enzimlerin, üreme, gözelerinin büyümesi ve doku onarımı gibi çok sayıda nesnenin üretilmesi için gereksinim duyulan enerjinin oluşturulmasından sorumludur. )

( İkisinin de tek göze içinde de çalışması olanaklı ve olasılıklıdır. )

( ... İLE/VE/||/<>/>/>< En fazla olduğu bölge, karaciğerdir. Bir saat içinde binlerce yıkım etkinliği karaciğer içinde gerçekleştirilebilmektedir. Gözelerde gerçekleşen yıkımların sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için hafif gıdalarla beslenmekte yarar vardır. Ağır gıdalarla beslenen kişilerde karaciğer daha fazla yorulur ve bu nedenle zamanla tükenmesine neden olur. İLE/VE/||/<>/< ... )


- ÖZÜMLEMEDE:
GÜNEŞ + SU ve KLOROFİL + KARBONDİOKSİT


- ÖZÜMLEMEK ile ÖZÜMLENMEK ile ÖZÜMLEYEBİLMEK ile ÖZÜMLEME DOKUSU


- ÖZÜMLEYEN/ANABOLİK/ANABOLIC[İng.] ile/>< YADIMLAYAN/KATABOLİK/CATABOLIC[İng.]

( Küçük moleküllerin, birleşerek büyük moleküller oluşturması. İLE Büyük moleküllerin, parçalanarak küçük moleküller oluşturması. )


- ÖZÜMSEMEK ile ÖZÜMSENMEK ile ÖZÜMSETMEK


- ÖZÜN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ile/ve/||/<> TANRI'NIN "VARLIĞI/YOKLUĞU"


- [ne yazık ki!]
ÖZÜR DİLEYEMEMEK/DİLEYEMEYEN ile/ve/<> TEŞEKKÜR EDEMEMEK/EDEMEYEN


- EXTRACTION[İng.] / EXTRACTION[Fr.] / EXSICCATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜTLEME


- ÖZYİNELEME ile YİNELEMELİ

( RECURSION vs. RECURSIVE )


- p.ae.[Lat. < PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARLA


- P İLE NP İLE NP-TAM ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI

( Hesaplama zorluğu sınıfları. )

( Formül: SAT ∈ NP-tam )


- P İLE NP İLE PSPACE İLE EXPTIME ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI

( Hesaplama karmaşıklığı hiyerarşisi. )

( Formül: P ⊆ NP ⊆ PSPACE )


- SYMÉTRIE D'ORDRE P[Fr.] / P-KLAPPSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= P KATLI SİMETRİ


- P-N JUNCTION DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= P-N BAĞLANTILI DİOT


- P-TYP-ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ ELEKTRİKSEL İLETKENLİK


- P-TYPE CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ DE TYPE P[Fr.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ İLETKENLİK


- P-TYPE CRYSTAL RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU


- P-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= P TİPİ YARI İLETKEN


- P-TOLYLALDEHYDE[İng.] / POLYLALÉDHYDE[Fr.] / P-TOLYLALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TOLİL ALDEHİT


- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL

( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )

( Formül: Observed İLE threshold )


- P⁺-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE P⁺[Fr.] / P⁺-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= P⁺-TİPİ YARIİLETKEN


- PABUÇ BIRAKMAMAK ile PABUCUNU DAMA ATMAK


- PAÇAVRALAŞMAK ile PAÇAVRA ile PAÇAVRACI/LIK ile PAÇAVRA HASTALIĞI


- PACS/PICTURE ARCHIVING AND COMMUNICATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ SAKLAMA/ARŞİVLEME VE İLETİŞİM DÜZENLERİ


- PACT vs. TO COMPROMISE


- PAH İLE FULLERENE İLE GLYCİNE İLE METHANOL ile/||/<> UZAY MOLEKÜLLERİ

( Uzayda bulunan kimyasal bileşikler. )

( Formül: HC₇N (cyanotriacetylene) )


- PAHALANMAK ile PAHALILANMAK ile PAHALILAŞMAK ile PAHALANDIRMAK ile PAHALILAŞTIRMAK ile PAH ile PAHA ile PAHACI/LIK ile PAHALI/LIK ile PAHALICA


- PAHALILANDI değil PAHALANDI(< BAHALANDI)


- PACKEFFECT[İng.] / PACKUNG EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME ETKİSİ


- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ


- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM


- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)


- PACHYMETER[İng.] / PACHOMÈTRE[Fr.] / DICKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKOMETRE


- PALAMUT ile ALTIPARMAK

( ... İLE Bir tür iri palamut balığı. )


- PALAMUTLAMAK ile PALAMUT ile PALAMUTLULAR ile PALAMUT MEŞESİ


- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME


- PALANGA ile PALANGALI ile PALANGASIZ


- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ


- PALEOGRAF değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİCİ


- PALEOGRAFİ değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİ


- PALEOGRAFİK değil/yerine/= ESKİYAZISAL


- PALEOMAGNETISM[İng.] / PALÉOMAGNÉTISME[Fr.] / PALÄOMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PALEOMANYETİZMA


- PALESTINIAN :/yerine FİLİSTİNLİ


- PALIGORSKITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİGORSKİT


- PALYNOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJ


- PALYNOLOGIE[Fr.] / PALYNOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJİ


- PALLADONS, PALLADIUMS[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADUS


- PALMITONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİTONİTRİL


- PALMİYE ile RAFYA[Fr. < RAPHIA][Madagaskar yerlilerinin dilinden]

( ... İLE Afrika ve Amerika'da yetişen, iri gövdeli, uzun yapraklı palmiye. | Bu palmiyenin, dokuma işlerinde kullanılan lifleri. | Palmiye liflerinden yapılmış olan. )


- PALMITOVITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİYEVİT


- PALPİTASYON/PALPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇARPINTI


- PALYAÇO ile PALYAÇOLAR

( CLOWN vs. CLOWNS )

( دلقک ile دلقک شدن ile الدنگ ile لودگي کردن ile الواط )

( DALGHAK ile DALGHAK SHODAN ile ALDANG ile LODEGY KARDAN ile الواط )


- PALYASYON/PALLIATION[İng.] değil/yerine/= HAFİFLETME, | AZALTMA


- PALYATİF/PALLIATIVE[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI


- PALYATİF TEDAVİ/PALLIATIVE TREATMENT[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI SAĞALTIM


- PAMPEL MUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PAMPELMUSE


- PAMUK ile TAHTAPAMUK

( ... İLE Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi. )


- PAMUKLANMAK ile PAMUK ile PAMUKLU ile PAMUKÇU/LUK ile PAMUK OTU ile PAMUK BALI ile PAMUK BEZİ ile PAMUK TAŞI ile PAMUK YAĞI ile PAMUK BALIĞI ile PAMUK ELMASI ile PAMUK İPLİĞİ ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK HELVASI


- PANAYİA EVANGELİSTRİA KİLİSESİ :

( Reşitpaşa Mahallesi sınırları içinde olup tarihi eser bir kilisedir. )


- PANAYİA KUMARİOTİSA KİLİSESİ :

( Panayia Kumariotisa Kilisesi Meryem Anaya ithaf edilmiş olup yapılış tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1772'de yanan kilise ikinci kez inşâ edilmiş ve 1821 yılına kadar kullanılmış. 1821'de Mora isyanı nedeni ile bir kısım kilise ile birlikte bu kilise de yıkıldı. 1836'da İstanbul'da salgın kolera hastalığını karantina sistemini kurarak önleyen Yeniköylü Kara Teodori Paşa'ya Sultan II. Mahmut (1808 - 1839) izin verince kilise yeniden 1837'de inşâ edildi. Bu kilisenin bahçesindeki üç katlı çan kulesi dikkat çeker. )


- Pancakkhandha ile ...

( Kendiliği (self) oluşturan beşli demet. | 1. Rupa ile ABCDEF ( Fiziksel gövde ve duyu organları. | 2. Vedana ile ABCDEF ( Duyusal veriler ve zihin. | 3. Sanna ile ABCDEF ( Algı. | 4. Manas, sanskaras ile ABCDEF ( Zihinsel oluşumlar, koşullanmalar. | 5. Vinnana ile ABCDEF ( Bilinç. Nirvana'ya ulaşmadıkça, bilinç yeniden doğumların nedeni olur. )


- PANCAKKHANDHA ile/||/<> TRİKAYA ile/||/<> TİSARANA

( Kendiliği oluşturan beşli demet. @@ Buda'nın üçlü elbisesi. Nirmanakaya, Dharmakaya, Sambhogakaya. @@ Üç Sığınma Yeri. Buda, Dharma, Sangha. )


- PANCAR ile ŞEKERPANCARI/KOCABAŞ

( Ispanakgillerden, vitamince zengin bir bitki. | Bu bitkinin şeker elde edilen kalın kökü. İLE Ispanakgillerden, etli kökünden şeker elde edilen bir yıllık tarım bitkisi. )

( BETA VULGARIS cum BETA VULGARIS VAR RAPA )


- PANCARLAŞMAK ile PANCAR ile PANCARCI/LIK


- PANDA ile KAHVERENGİ PANDA


- PANDERRITE[İng.] / PANDERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PANDERMİT


- PANDİSPANYA ile PANDİSPANYA GAZETESİ


- PANENTEİZM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD


- PANİKLEMEK ile PANİKLETMEK ile PANİK


- PANİKLEMEMELİ!


- PANİSLAMCI/LIK ile PANİSLAMİZM


- PANCLASTITE[İng.] ile/değil/yerine/= PANKLASTİT


- PANKREATİK ENZİM EKSİKLİĞİ ile/||/<> PANKREATİK YETMEZLİK

( Pankreasın yeterli enzim üretememesi. İLE/||/<> Pankreasın işlevlerini yerine getirememesi. )


- PANCREATIN[İng.] / PANCRÉATIN[Fr.] / PANKREATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PANKREATİN


- PANKREATİT ile/||/<> KOLESİSTİT

( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Safra kesesinin yangılanması. )


- PANKREATİT ile/||/<> PANKREAS KANSERİ

( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Pankreas gözelerinden kaynaklanan bir kanser türü. )


- PANORAMİK değil/yerine/= GENGÖRÜNÜL


- PANSİYON ile PANSİYONCU/LUK


- PANSUMAN ile PANSUMANCI/LIK


- PANTOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAMORFİZM


- PANTOLON ile PANTOLONCU/LUK ile PANTOLONLU ile PANTOLONSUZ


- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT


- PANTUFLA ile PANTUFLACI/LIK


- PANZEHİR[Fars.] ile PANZEHİROTU

( Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde. İLE Küçük, beyaz çiçekli, kökü zehirli, çok yıllık otsu bitki. )

( ANTI-VENOM cum VINCETOXICUM )


- PAPAĞANLAŞMAK ile PAPAĞAN/LIK ile PAPAĞANLAR ile PAPAĞAN ANAHTARI


- PAPA/LIK ile PAPAK ile PAPAZ/LIK ile PAPAZ BALIĞI ile PAPAZ YAHNİSİ ile PAPAZ BALIĞIGİLLER


- PAPA'NIN:
SOYUNMASINDA ile GİYDİRİLMESİNDE

( Bir rahip yardımcı olur. İLE İki rahibe yardımcı olur. )


- PAPATYA ile/değil GÜMÜŞDÜĞME


- PAPATYA ile PAPATYALI ile PAPATYASIZ ile PAPATYA FALI


- PAPAVERINE[İng.] / PAPAVÉRINE[Fr.] / PAPOVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAVERİN


- PAPAZBURNU DALYANI :

( Rumelifener ile Garipçe arasındadır. Boğaziçine geçişleri önlemek için burada savunma amaçlı tabya inşâ edildi. Tabya'da Cami, kışlak binası, depo gibi binalar vardı. Tabyanın 1790 - 1802 yılları arasında inşâ edildiği, 1607 yılında inşaatın tamamlanarak asker sayısının arttırılmasına dair belgeden anlaşıyıyor. Tabya kalıntıları mevcuttur. )


- PAPAZBURNU :

( Rumelifeneri sınırları içindedir. Rumelifeneri ile Garipçe arasında ve yeni mezarlığın batısında, Bağlaraltı Dalyanının arkasındaki dik kayalıklara Papazburnu denilmektedir. Burada Osmanlılar döneminde Sultan IV. Murat (1623 - 1640) tarafından kale yaptırılmıştır. Kale içerisinde 60 asker evine, Sultan IV. Murad adına yaptırılmış bir cami, 100 adet büyük küçük top, kale muhafızı ve 300 asker bulunuyordu. Kıble yönüne bakan bir demir kapısı vardı. Günümüzde yıkıntı bir duvardan başka hiçbir şey yok. )


- PAPILIONACÉES = FERÂŞÎYE


- PAPİRUS <> KÜREK KEMİĞİ <> CEYLAN DERİSİ <> KİL TABLETLERİ


- PARA AKLAMAK ile/ve/değil "VİCDAN(LAR)I/NI" "RAHATLATMAK"


- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK

( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )

( [not] TO SAVE MONEY vs./and/but TO EARN MONEY
TO EARN MONEY instead of TO SAVE MONEY )


- PARA:
GEREKSİNİM değil MASKELEME


- PARA [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- Para kazanabilmek için SUS!!!


- PARA KAZANMAK ile KAZANILMIŞ ile KAZANÇ ile GEÇİMİNİ SAĞLAMAK ile KAZANÇ

( EARN vs. EARNED vs. EARNING vs. EARNING A LIVING vs. EARNINGS )

( درآمد درآوردن ile امرار کردن ile دخل داشتن ile کسب معاش کردن ile کاسبي کردن ile درآمد داشتن ile دخل کردن ile عايده ile دخل ile مداخل ile امرار ile عايد ile ارتزاق ile عايدات ile عايدي )

( DARAMAD DARAVARDAN ile EMRAR KARDAN ile DOKHAL DASHTAN ile KASB MOASH KARDAN ile KASBY KARDAN ile DARAMAD DASHTAN ile DOKHAL KARDAN ile عايده ile دخل ile مداخل ile EMRAR ile AYD ile ERTZAQ ile عايدات ile عايدي )


- PARA [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- PARA ROSINILIN[İng.] / P-ROSANILINE[Fr.] / P-ROSANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA ROZANİLİN


- PARA (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]


- PARA ile/değil BORÇ HESAPLAMASI


- PARABOL[Fr. < Yun.] ile PARABOLOİT[Fr. < Yun.]

( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Odağı olmayan, yalnız bir bakışım[simetri] ekseni bulunan, ikinci dereceden yüzey. )


- PARABRAHMAN ile ...

( En Yüce Gerçek. )


- PARABRAHMAN ile/||/<> PARAMARTHA ile/||/<> TATHATA ile/||/<> TATTVA

( En Yüce Gerçek. @@ Yüce Gerçek. @@ Böylesilik. Evrenin tüm zihinsel koşullanmalar aşıldıktan sonra görülebilen gerçek durumu. @@ Gerçek, Öz. )


- PARADİGMA ile PERSPEKTİF

( PARADIGM vs. PERSPECTIVE )


- PARADIGM vs./and ALTERATION


- PARADOKS[Fr. < Yun.] ile/ve ŞAŞKINLIK/HAYRET[Ar.]/APORIA[Yun.]/THAUMAZEIN[Yun. < THAUMA: Mucize.]

( Kökleşmiş kanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce. İLE/VE ... )


- PARADOKS ile PARADOKSAL


- PARADOKSAL/PARADOXICAL[İng.] değil/yerine/= ÇELİŞKİLİ


- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU


- PARAFİN ile PARAFİNLİ ile PARAFİNSİZ


- PARAFİNDEN YAPILMIŞ MUM ile/yerine %100 STEARİN YA DA DONYAĞI İÇEREN MUM


- PARAFFINED PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLENMİŞ KÂĞIT


- PARAFFINS[İng.] / PARAFFINES[Fr.] / PARAFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLER


- PARAFLAMAK ile PARAFELEMEK ile PARAF


- PARAGNA ile/||/<> SADCİTANANDA ile/||/<> SWARGA

( Ego ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe sahip En Üstün Prensip. @@ Semavi âlemler. )


- PARAGRAF:
AÇMAK ile/ve/||/<> OLUŞTURMAK


- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ


- PARAHYDROGEN[İng.] / PARAHYDROGÉNE[Fr.] / PARAWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAHİDROJEN


- PARAKETA ile PARAKETACI


- PARACONINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİN


- PARAXANTHINE[İng.] / PARAXANTHINE[Fr.] / PARAXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSANTİN


- PARAXIALE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL IŞINIM


- PARAXIAL[Fr.] / PARAXIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL


- PARALLAXENFEHLER, MENISKUSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS HATASI


- PARALANMAK ile PARALA(N)MAK

( Parasızken para elde etmek. İLE Parçala(n)mak. | Yıprat(/n)ıp eski(t)mek. )


- PARALDEHYDE[İng.] / PARALDÉHYDE[Fr.] / PARALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALDEHİT


- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA


- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI


- REPLICATE SAMPLES[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL DENEY NUMUNELERİ


- THÉORÈME DES AXES PARALLÈLES[Fr.] / PARALLELES-ACHSEN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSENLER TEOREMİ


- LAMELLE MIT PARALLELEN OBERFLÄCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ LAM


- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ


- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK


- PARALELKENAR ile/||/<> YAMUK

( Paralelkenar iki çift İLE yamuk bir çift paralel kenardır )

( Formül: 2 çift // İLE 1 çift // )


- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ


- PARALLELLOSTERIZM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALELOSTERİZM


- PARALLEL(NESS) vs. COOPERATION


- PARALOJİZM ile ...

( Mantığa uymazlık. )


- PARALUMINUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALUMİNUM


- PARAMAKASH ile ...

( Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )


- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA


- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI


- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL


- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE


- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK


- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU


- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ


- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK


- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA


- PARAMARTHA ile ...

( Yüce Gerçek. )


- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI


- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN


- PARAMETRE ile/||/<> İSTATİSTİK

( Parametre evren ölçüsü, istatistik örnek ölçüsüdür )

( Formül: μ ileσ İLE x̄ iles )


- PARAMETRE ile KOMPARTIMAN


- PARAMETRELEMEK ile PARAMETRE ile PARAMETRELİ


- PARAMETRIC AMPLİFİCATION ile/||/<> LİNEAR AMPLİFİCATION

( Parametric amplification nonlinear süreçle sinyal güçlendirmeyken İLE linear amplification doğrudan güç amplifikasyonudur )

( Formül: Three-wave mixing )


- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ


- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN


- PARAMNEZİ/PARAMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YANILSAMASI


- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM


- PARAMPARÇA (OLMAK)


- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN


- PARANIN:
GİTMESİ ile/ve HARCANMASI


- PARANIN İŞLEVLERİNDE:
HESAP BİRİMİ ile/ve/||/<>/> MÜBÂDELE ile/ve/||/<>/> MUHÂFAZA


- PARANIN KAYBI ile/ve/||/<> SAĞLIĞIN KAYBI ile/ve/||/<> KARAKTERİN KAYBI

( Çok da etkileyici olmayabilir. İLE/VE/||/<> Kaybımız, önemli, etkileyici ve büyük olabilir. İLE/VE/||/<> Herşeyi kaybetmiş oluruz. )


- P-NITROANILINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARANİTRONİLİN


- PARANKİM/PARENCHYMA[İng.] değil/yerine/= ÖZEK DOKU


- PARANOYA:
ERDEM ve/||/<> AMAÇTAN UZAKLAŞMA/"SOYUTLANMA"


- PARANOYA ile KISKANÇLIK


- PARANOYA/K[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖTEKUŞKU/CU / ÖTEKUŞKUSAL


- PARAPATRİK ile/||/<> PERİPATRİK

( Parapatrik sınırda hibrit İLE peripatrik küçük kenar. )

( Formül: Border İLE peripheral )


- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT


- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA


- PARAPLEJİ ile/ve TETRAPLEJİ

( İki bacakta da görülen felç. İLE/VE ... )


- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ


- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ


- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"


- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK

(

Parapsikoloji Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan.
Paranormal Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar)
Parafizik Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili.
Paradigma Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve.
Paralel Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda)
Parazit Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."]
Paralimpik Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları.
Paramedik Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri].
)


- PARAPSİKOLOJİK değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMSEL


- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ


- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

( )

( ALÂKAVÎ )


- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI


- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT


- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN


- PARASIZ ile KOMİSYONCU

( BROKE vs. BROKER )

( ورشکست ile بي پول ile واسطه ile سمسار ile دلال )

( VARSHKAST ile BEY POL ile VASETEH ile SAMSAR ile DELAL )


- [ne yazık ki]
PARASIZLIK ile/ve/||/<> ALÇIDA OLMA/KALMA

( İkisi de zamanla çözülür. Zamanın değerini/önemini, en yakın/yoğun biçimde düşündürür/deneyimletir. )


- PARASIZLIK ile "YOKLUK"

( MÜZÂYAKA[< ZÎK, ZAYK/DÎK, DAYK] )


- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER


- PARATİROİD BEZİ ile (KULAKALTI) TÜKÜRÜK BEZİ

( PARATHYROID GLAND vs. PAROTID GLAND/SALIVARY GLAND )


- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON


- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER


- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ


- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ


- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM


- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR


- PARAZİTİZM ile KOMENSALİZM

( Bir canlının ötekine zarar vererek yaşadığı ilişki türü. İLE Bir canlının yarar sağladığı, ötekinin etkilenmediği ilişki türü. )


- PARAZİTİZM ile/||/<> PREDATÖRLÜK

( Parazitizm konakçı canlı tutar İLE predatörlük öldürür )

( Formül: Yaşatır İLE öldürür )


- PARAZİTLENMEK ile PARAZİT/LİK ile PARAZİTLİ ile PARAZİTSİZ


- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ


- PARÇA PARÇA ile PARAMPARÇA

( PIECE BY PIECE vs. ALL IN PIECES )

( RÎZE RÎZE ile ... )


- PARÇA ile PARÇALI ile PARÇALI ile PARÇALANMIŞ

( FRAGMENT vs. FRAGMENTAL vs. FRAGMENTARY vs. FRAGMENTED )

( تکه ile خرده ile ريز شده ile پاره پاره ile جزء جزء ile ريز کردن )

( TAKEH ile KHARDEH ile RYZ SHODEH ile PAREH PAREH ile جزء جزء ile RYZ KARDAN )


- PARÇA ve/||/<>/>/< TAMAMLAYICI/LIK


- TEILCHENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKI YOĞUNLUĞU


- PARTICLE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEDEKTÖRÜ


- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ


- ÉNERGIE DE LA PARTICULE[Fr.] / TEILCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ENERJİSİ


- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ


- PARÇACIK ile PARÇACIKLI


- PARÇALAMAK ile KESİR ile KESİRSİZ ile HUYSUZ

( FRACTINIZE vs. FRACTION vs. FRACTIONLESS vs. FRACTIOUS )

( برخه کردن ile برخه ile بي کسر ile زود رنج )

( BARKHEH KARDAN ile برخه ile BEY KASAR ile ZUD RANJ )


- PARÇALAMAK ile PARÇALANMAK ile PARÇALATMAK ile PARÇALAYABİLMEK ile PARÇA ile PARÇACI/LIK ile PARÇALI ile PARÇA BÖLÜK ile PARÇA PARÇA ile PARÇA BAŞINA ile PARÇA PÜRÇÜK ile PARÇA BOHÇASI ile PARÇALI BOHÇA


- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK


- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ


- PARÇALANMA ile/ve/> ÇOĞALMA

( TO BREAK INTO PIECES vs./and/> INCREASE )


- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA

( [not] TO BREAK INTO PIECES vs./and/but TO DISPERSE
TO DISPERSE instead of TO BREAK INTO PIECES )


- PARÇALANMA ile KOPYALANMA


- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK

( DISINTEGRATE vs. DISINTEGRATED vs. DISINTEREST vs. DISINTERESTED vs. DISINTERESTEDNESS )

( متلاشي کردن ile متلاشي شدن ile متلاشي ile بيعلاقه شدن ile بيطمع ile بيغرضانه ile بي اشتياق ile سست سغبت ile بي علاقه ile بي علاقگي )

( MOTELASHY KARDAN ile MOTELASHY SHODAN ile MOTELASHY ile BEYALAGHEH SHODAN ile بيطمع ile بيغرضانه ile BEY ESHTYEGH ile SOST SOGHBAT ile BEY ALAGHEH ile BEY ALAQGY )


- PARÇALANMIŞLIK ile/değil AYRIM


- PARÇALANMIŞ/LIK ile BÖLÜNMÜŞ/LÜK

( TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED )


- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK

( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )


- PARDÖSÜ ile PARDÖSÜLÜ ile PARDÖSÜSÜZ


- PARENKİMA = NESC-İ HÜCREVÎ = TISSU CELLULAIRE


- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME


- PARENTERAL[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI


- PARENTHESES ( ) vs. BRACKETS [ ]


- PARİDİYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] değil/yerine/= BAŞTANKARAGİLLER

( ... cum TERMINALIA CITRINA )


- PARIL PARIL (PARLAMAK, PARILDAMAK)


- SCINTILLATION DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DEDEKTÖRLERİ


- RAMPE DE SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DÜZENEĞİ


- SCINTILLATION COUNTERS[İng.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA SAYAÇLARI


- SCINTILLATION[İng.] / SCINTILLATION[Fr.] / LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA


- PARILDAMAK ile PARILDATMAK


- PARILDAYIŞ ile PARILDAYICI


- PARILTI ile PARILTILI ile PARILTISIZ


- PARİPİNNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ-İ TEV'EMÎ = FEUILLE CONJUGUÉE, FEUILLE PARIPENNÉE


- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU


- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU