Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/125)


- PHASE DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE PHASE[Fr.] / PHASENDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRE/FAZ DİYAGRAMI


- PHASE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE GEÇİŞİ


- PHASE STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE KARARLILIĞI


- PHASE-SHIFT OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE KAYDIRMALI SALINGAÇ


- PHASE MODULATION[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE KİPLEMESİ


- PHASE MATCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE UYUMLAMASI


- PHASE REVERSAL[İng.] / OPPOSITION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE ZITLIĞI


- EVREN:
YAYILIM ve/||/<>/> BÖLÜNEBİLİRLİK


- EVRENBİLİM = KEVNİYAT = COSMOLOGY[İng.] = COSMOLOGIE[Fr.] = KOSMOLOGIE[Alm.] = COSMOLOGIA[Lat.] = KOSMOLOGIA[Yun.]


- EVRENBİLİM(KOZMOLOJİ) ve PSİKOLOJİ ve GEOMETRİ/MANTIK


- EVRENDOĞUM = KİYANİYAT, TEŞEKKÜL-İ ÂLEM = COSMOGONY[İng.] = COSMOGONIE[Fr.] = KOSMOGONIE[Alm.] = KOSMO-GONIA[Yun.]


- EVRENİN, BAŞLANGIÇTAKİ ISISI -ile

( 10¯³² )


- EVRENİN:
BÜYÜMESİ ile/ve/değil GENİŞLEMESİ


- EVRENİN:GENİŞLEMESİ ile/ve/||/<>/> KARANLIK ENERJİ

( 1965 ile/ve/||/<>/> 1967 )


- EVRENİN OLUŞUMUNDA/GELİŞİMİNDE:
İLK PARÇACIKLAR ile/ve/>/> İLK YILDIZLAR [< BUGÜN]

( 400.000'nci yılında. İLE/VE/> 400 milyon yıl sonra. [> 14.7 milyar yıl.] )


- EVRENSEL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- EVRENSEL ile/ve DOLAYLILIK


- EVRENSEL ile/ve/değil/yerine PAYLAŞILAN

( [not] UNIVERSAL vs./and/but SHARED
SHARED instead of UNIVERSAL )


- EVRENSEL ile/ve/değil/yerine PAYLAŞILAN

( [not] UNIVERSAL vs./and SHARED
SHARED instead of UNIVERSAL )


- EVRENSEL = UNIVERSAL[İng., Alm.] = GÉNÉRALE[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.]


- EVRENSELCİLİK ile EVRENSELLİK


- EVRENSELLER ile/ve/<> KENDİN

( Filozoflar. İLE/VE/<> Peygamberler. )

( Genel/e. İLE/VE/<> Özel/e. )

( Evrensellere katılmayanlar, özelin sofrasına da oturamaz. )


- EVRENSELLERİN:
ŞEYLERDEN ÖNCELİĞİ ile/ve ŞEYLERİN İÇİNDELİĞİ ile/ve ŞEYLERDEN SONRALIĞI

( UNIVERSALIS ANTE REM cum/et UNIVERSALIS IN REBUS cum/et UNIVERSALIS POST REM )


- EVRENSELLEŞMEK ile EVRENSELLEŞTİRMEK ile EVRENSELLEŞEBİLMEK ile EVRENSELLEŞTİRİLMEK ile EVRE ile EVREN ile EVRENSEL/LİK ile EVREN PULU ile EVREN BİLİMİ ile EVREN DOĞUMU ile EVREN BİLİMSEL


- EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA

( UNIVERSALIZATION vs./and TO GET INFINITE )


- EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA

( UNIVERSALIZATION vs./and TO GET INFINITE )


- EVRİM GEÇİRMEK ile EVRİMLEŞTİ ile GELİŞEN

( EVOLVE vs. EVOLVED vs. EVOLVING )

( تکامل پيدا کردن ile تکامل يافتن ile متحول )

( TAKAMEL PEYDA KARDAN ile TAKAMEL YAFTAN ile MOTEHVAL )


- EVRİM ile ADAPTASYON

( Canlıların zaman içindeki genetik değişim süreci. İLE Bir canlının çevresine uyum sağlama yeteneği. )


- EVRİM ile BİYOÇEŞİTLİLİK

( Canlı türlerinin zamanla değişimi. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )


- EVRİM ile/ve/değil/||/<>/> ÇEŞİTLENDİRICİ/LIK


- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİKLİK

( [not] EVOLUTION vs./and/but ALTERATION
ALTERATION instead of EVOLUTION )


- EVRİM = TEKÂMÜL = EVOLUTION[İng.] = ÉVOLUTION[Fr.] = ENTWICKLUNG, EVOLUTION[Alm.] = EVOLUTIO[Lat.] = EVOLUCIÓN[İsp.]


- EVRİM/LEŞME ile/ve/değil/||/<>/< OLGUNLAŞMA


- EVRİMSEL GELİŞİM BİYOLOJİSİ ile PALEONTOLOJİ

( Evrimsel değişimlerin embriyonik ve gelişimsel süreçlerle nasıl ilişkili olduğunu inceleyen bir bilim dalı. İLE Geçmişteki yaşam formlarını inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, fosiller ve öteki paleontolojik kanıtlar, evrimin mekanizmaları ve canlıların zaman içinde nasıl değiştiği hakkında bilgi edinmek için kullanılmakta. )


- EVVELİYÂT ile MÜŞÂHEDÂT ile MÜCERREBÂT ile HADSİYÂT ile MÜTEVÂTİRÂT ile FITRÎYÂT(KIYASI KENDİNDE ÖNERMELER)

( Aksiyomlar. Bir ikinin yarısıdır. Bütün parçadan daha büyüktür. İLE Gözlemler. Güneş aydınlatıcıdır. Ateş yakıcıdır. İLE Deneyimler. Sakmunya safra gidericidir. İLE Sezgiler. Ay, ışığını Güneşten alır. İLE Doğru haberler. Hz. Muhammed peygamberlik iddia etti ve mûcize gösterdi. İLE Zihinde mevcut "iki eşit parçaya bölünme" ilkesine dayanan "Dört çifttir" önermesi gibi. )


- EWING THEORY OF FERROMAGNETISM[İng.] / THÉORIE DU FERROMAGNÉTISME D'EWING[Fr.] / EWING-FERROMAGNETISMUS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWİNG FERROMANYETİZMA KURAMI


- EX ANTE PREVIOUSLY[İng.] değil/yerine/= ÖNCEDEN


- EX POST FROM BEHİND[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLEŞEN


- EX SITU ile/||/<> IN SITU ile/||/<> IUCN RED LIST ile/||/<> KORUMA STRATEJİLERİ

( Biyoçeşitlilik koruma yöntemleri. )

( Formül: CR İLE EN İLE VU kategorileri )


- EXACTLY vs. COMPLETELY


- EXAMINATION :/yerine MUAYENE, SINAV


- EXCEEDINGLY vs. EXCESSIVELY

( ÇOK FAZLA vs. AŞIRI DERECEDE ÇOK )


- EXCEL ile MÜKEMMELLİK

( EXCEL vs. EXCELLENCE )

( بهتربودن از ile فضيلت ile سبق ile نغزي ile رجحان ile جودت ile شگرفي ile کمال )

( BACPEHTARBUDAN AZ ile FAZYLAT ile سبق ile نغزي ile رجحان ile JOODAT ile SHGARFY ile KAMAL )


- EXCEPTIONAL vs. EXCEPTIONABLE


- [not] EXCESS vs./and ADEQUATELY/SUFFICIENTLY


- EXCHANGE :/yerine DEĞİŞTİRMEK, TAKAS


- EXCHANGEABLE(NESS) vs. ARBITRARY(-I-NESS)


- EXCITABILITY[İng.] değil/yerine/= UYARILGANLIK


- EXCITABLE EJACULATION vs. SEXUAL EJACULATION


- EXCITEMENT vs./and ENERGY


- EXCITEMENT vs./and ENTHUSIASM


- EXCITEMENT vs./and HASTE


- EXHIBIT :/yerine SERGİLEMEK


- EXHIBITION :/yerine SERGİ


- EXISTENCE vs. INSTRUMENT


- EXPAND :/yerine GENİŞLETMEK


- EXPANDER[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETICİ (DOKU, YAPI VB.)


- [not] EXPECTATION vs. DREAM


- EXPECTATION :/yerine BEKLENTİ


- EXPENDITURE and PUBLIC EXPENDITURE and TAX EXPENDITURE

( Gider, harcama, masraf. VE Kamu giderleri. VE Vergi gideri. )


- EXPERIENCE vs. ACCUMULATION


- EXPERIENCE :/yerine DENEYİM


- EXPERIMENT vs. EXPERIENCE

( Outside. vs. Inside. )


- EXPERIMENT vs. OBSERVATION


- EXPERIMENT vs. TEST


- EXPERIMENT :/yerine DENEY


- EXPERIMENTAL DESIGN ile/||/<> OBSERVATIONAL STUDY

( Experimental design kontrollü deney planlaması yaparken İLE observational study mevcut verilerin analizi yapar )

( Formül: Randomization )


- EXPERİMENTAL EVOLUTİON ile/||/<> NATURAL EVOLUTİON

( Experimental evolution kontrollü laboratuvar koşullarında evrim deneyi yaparken İLE natural evolution doğal çevre koşullarında gerçekleşen evrimdir )

( Formül: Controlled selection )


- EXPLAINING vs./and SHARING


- EXPLANATION vs. METAPHOR


- EXPLANATION [OF ...] vs. THE NAME [OF ...]


- EXPLANATION vs. SUMMARY


- EXPLANATION :/yerine AÇIKLAMA


- EXPLOITATION vs. ABUSE vs. MANIPULATION


- EXPORT PROMOTION and EXPORT RESTRICTIONS and EXPORT SUBSIDY and EXPORT VOLUME and TEMPORARY EXPORT

( İhracatın teşviki. VE İhracat sınırlamaları. VE İhracat sübvansiyonu. VE İhracat hacmi. VE Geçici ihracat. )


- EXPRESSION :/yerine İFADE


- exsic.[Lat. < EXSICCATUS] değil/yerine/= KURU, KURUTULMUŞ


- ext.[Lat. < EXTERNUS] değil/yerine/= DIŞTAN KULLANILIR


- EXTEND :/yerine UZATMAK, GENİŞLETMEK


- EXTERNALIZE vs. TO CONCRETIZE


- EXTERNALIZED POWER vs./and THE POWERS WHICH EXTERNALIZED


- EXTRAORDINARY :/yerine OLAĞANÜSTÜ


- EXTREME VALUE THEOREM ile/||/<> INTERMEDİATE VALUE

( EVT kapalı aralık max/min, IVT sürekli ara değer. )

( Formül: Max/min existence İLE intermediate )


- EXTREMOPHİLE BİOLOGY ile/||/<> MESOPHİLE BİOLOGY

( Extremophile biology aşırı çevre koşullarına uyum sağlamış organizmalar incelerken İLE mesophile biology ılıman koşullardaki organizmları inceler )

( Formül: Extreme environment adaptation )


- EYALET ile/ve/değil COMMONWEALTH

( ... İLE/VE/DEĞİL Ortak rızayla oluşturulmuş siyasi topluluk. ["İngiliz Uluslar Topluluğu" değil!] )

( Amerika'da 46 eyalet vardır. İLE/VE/DEĞİL Virginia, Kentucky, Pennsylvania ve Massachusetts birer Commonwealth'tir.
Virginia [(Virgin: Bakire) Kraliçe I. Elizabeth'ten] Amerika'nın kuruluşundaki 13 eyaletten [Amerikan bayrağındaki 13 çizgi] biriydi. Kendisini Commonwealth olarak ilân eden ilk bölgeydi. )


- EYERLEMEK ile EYERLENMEK ile EYERLETMEK ile EYER ile EYERCİ/LİK ile EYERLİ ile EYERSİZ ile EYER KAŞI ile EYER KALTAĞI


- EYLEM:
KARINCA[< KARIŞTIRARAK] ve/||/<> KARARINCA/KARARINDA


- EYLEM ve/||/<>/> ANDA OLMAK ve/||/<>/> KENDİLİĞİNDENLİK ve/||/<>/> YARATICILIK


- EYLEM ile/ve/||/<> İŞLEMİ TAMAMLAMAK


- EYLEM ile/ve ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM

( O, ırmağa götürür fakat geçiş size aittir. )

( It will take you to the river, but the crossing is your own. )

( ... ile/ve SATSANG )


- EYLEM ile ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM(SATSANG)

( O, ırmağa götürür ama geçiş size aittir. )


- EYLEMEK ile EYLEYEBİLMEK ile EYLEM/LİK ile EYLEMCİ/LİK ile EYLEMLİ/LİK ile EYLEMSİZ/LİK ile EYLEM PLANI ile EYLEMSİZLİK İLKESİ


- TRÄGHEITSFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK AKIŞI


- MEVC-İ ATÂLET[Osm.] / INERTIA WAVE[İng.] / ONDE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK DALGASI


- AXIS OF INERTIA[İng.] / AXE DE L'INERTIE[Fr.] / INERTIALACHSE, INITIALACHSE, TRÄGHEITSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK EKSENİ


- TENSEUR D'INERTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK GERGİSİ


- KÂİDE-İ ATÂLET[Osm.] / PRINCIPLE OF INERTIA[İng.] / PRINCIPE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK İLKESİ


- INERTIA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ INERTIELLE[Fr.] / SCHWUNGKRAFTINSTABILITÄT, TRÄGHEITSINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK KARARSIZLIĞI


- INERTIA MATRIX[İng.] / MATRICE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MATRİSİ


- MOMENT OF INERTIA[İng.] / MOMENT D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MOMENTİ


- TRÄGHEITSTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK TENSÖRÜ


- MOMENT OF INERTIA RADIUS, RADIUS OF INERTIA[İng.] / GYRATIONSRADIUS, TRÄGHEITSHALBMESSER, TRÄGHEITSRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YARIÇAPI


- INERTIA TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YERDEĞİŞTİRİCİ


- ATÂLET[Osm.] / INERTIA[İng.] / INERTIE[Fr.] / INERTIAL, TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK


- EYLEMSİZLİK ile DEVRE DIŞI BIRAKMAK ile AKTİF DEĞİL ile HAREKETSİZLİK

( INACTION vs. INACTIVATE vs. INACTIVE vs. INACTIVITY )

( ناکنش ile بي کاري ile غير فعال کردن ile بي جنبش ile غير فعال ile ناکنش ور ile ناداير ile بدون فعاليت ile کم تحرک ile شل و ول ile بي کاره ile عدم فعاليت ile بي جنبشي )

( NAKONASH ile BEY KARY ile GHYR FAAL KARDAN ile BEY JONBASH ile غير فعال ile NAKONASH VAR ile ناداير ile BEDON FAALYT ile KAM TAHRAK ile SHEL VE VEL ile BEY KAREH ile ADAM FAALYT ile BEY JONBASHY )


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> ÇEKİŞENLERİN EYTİŞİMİ(AMPHETESIS[Yun.])


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇOKLU EYTİŞİM


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve DEVİM/DİNAMİK

( DIALECTIC vs./and DYNAMIC )


- EYTİŞİM ile EYTİŞİMSEL


- EYTİŞİM = FENN-İ MÜNAZARA, İLMİ- CEDEL, İLM-İ HİLAF Ü CEDEL = DIALECTIC[İng.] = DIALECTIQUE[Fr.] = DIALEKTIK[Alm.] = DIALEKTIKE[Yun.] = DIALECTO[İsp.]


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ve/||/<> GÖRELİLİK ve/||/<> HOLOGRAFİK EVREN ve/||/<> SİBERNETİK ve/||/<> KUVANTUM


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/değil/yerine ile/ve/değil/yerine ÇOKLU EYTİŞİM / POLİ-DİYALEKTİK


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile SÜREÇ(VETÎRE)

( DIALECTIC vs. PROCESS )


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK:
DOĞAL ile/ve/||/<> TARİHSEL


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇATIŞKI[ANTİNOMİ] (VE GELİŞTİRİLMESİ)


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile SAFSATACILIK/YANILTMACILIK/SOFİSTİKA

( Karşıt görüşlerin çatışması yoluyla gerçeğe ulaşma yöntemi. İLE İkna etmek amacıyla kanıtların retorik ve mantık hileleriyle kullanılması. )


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<> TARİH


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile ZITLIK

( DIALECTIC vs. CONTRARINESS )


- EYVALLAH ile/ve ESTAĞFİRULLAH


- EZBER ile/ve/değil ALIŞKANLIK

( EZBER hem de ALIŞKANLIK )


- EZBER ile !EZBERCİLİK


- Ezberden konuşuyorsan SUS!!!


- EZBER/İ BOZMALI/BOZABİLMELİ!


- EZBERLEMEK ile EZBERLENMEK ile EZBERLETMEK ile EZBERLETEBİLMEK ile EZBERLEYEBİLMEK ile EZBER ile EZBERE ile EZBERCİ/LİK


- Ezdirmemek için DİNLE!!!


- Ezdirmemek için SUS!!!


- EZEL değil/yerine/= ÖNCESİZLİK


- EZGİLENMEK ile EZGİLEŞMEK ile EZGİLEŞTİRMEK ile EZGİ ile EZGİN/LİK ile EZGİÇ ile EZGİLİ ile EZGİNCE ile EZGİSEL/LİK


- EZİK ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜ


- [ne yazık ki]
EZİLENLER ile/ve/||/<> BASKILANANLAR


- EZİLMEK ile EZİLEBİLMEK ile EZİLİVERMEK ile EZİLE BÜZÜLE


- EZKÂR[< ZİK[İ]R]:
ZİKİRLER | ANMALAR, ANIMSAMALAR, SÖYLEMELER -<


- F CENTERS[İng.] / CENTRES-F[Fr.] ile/değil/yerine/= F MERKEZLERİ


- FABRİKA ile FABRİKACI/LIK ile FABRİKASYON


- FABRY-PEROT INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE FABRY-PEROT[Fr.] / FABRY-PEROT-INTERFEROMETER, FABRY-PEROT-INTERFERENZSPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= FABRY-PEROT GİRİŞİMÖLÇERİ


- FACİALAŞMAK ile FACİALAŞTIRMAK ile FACİA ile FACİALI


- FÂCİRE ile NEMFOMANİK

( HÜYÂM-İ RAHM[Ar.], NYMPHOMANIA[İng.], NYMPHOMANIE[Fr.] )


- FACTOR vs./and DETERMINATOR


- FACYO RESTAURANT :

( Tarabya, Kireçburnu arasında Araba Yolu Caddesi üzerindedir. Uzun yıllar bilhassa Musevi vatandaşların çok yoğun ilgi gösterdikleri ünlü bir balık restaurantı iken el değiştirerek Urcan Restaurant oldu, bilahare yeniden el değiştirdi. )


- FAGOSITOZ/PHAGOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE YUTUMU


- FAHRENHAYT ile FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ

( FAHRENHEIT vs. FAHRENHEIT SCALE )

( فارنهايت ile مقياس فارنهايت )

( FARNEYAYT ile MOGHYAS FARNEYAYT )


- FAHRENHEIT-ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT AREOMETRESİ


- FAHRENHEIT'S HYDROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE DE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT HİDROMETRESİ


- FAHRENHEIT SCALE[İng.] / ÉCHELLE FAHRENHEIT[Fr.] / FAHRENHEITSKALE, FAHRENHEIT-SKALE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT ile/ve/<> CELSIUS

( 1708 ile 1742 )


- FAİLİ MEÇHUL değil/yerine/= EDİMCİSİ BELİRSİZ/EDİMCİSİ BİLİNMEYEN


- FAILURE :/yerine BAŞARISIZLIK


- FAITH/BELIEF vs. CONFIDENCE/TRUST


- [ne yazık ki]:
FAİZ ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK


- FAİZLENDİRMEK ile FAİZ ile FAİZCİ/LİK ile FAİZLİ ile FAİZSİZ ile FAİZ HADDİ ile FAİZ ORANI ile FAİZ FİYATI


- FAKİRLEŞMEK ile FAKİRLEŞTİRMEK ile FAKİR/LİK ile FAKİRCE ile FAKİRİZM ile FAKİR CEVHER ile FAKİR FUKARA


- FAKS değil/yerine/= BELGEÇ, BELGEGEÇER


- FAKSLAMAK ile FAKSLATMAK ile FAK ile FAKR ile FAKS ile FAK FUK FONU


- FAKÜLTE ile/ve/||/<>/> ÜNİVERSİTE

( Bilim dalları. ile/ve/||/<>/> Felsefe. )


- FALÇATA ile FALÇATALI ile FALÇATASIZ


- FAN ile HAYRAN OLMAK ile HAVALANDIRMAK

( FAN vs. FAN IN vs. FAN OUT )

( باد زدن ile طرفدار ile بادزن ile پنکه ile بادبزن ile گنجايش ورودي ile گنجايش خروجي )

( BAD ZADAN ile TARAFDAR ile BADZAN ile PANKEH ile BADBOZAN ile GONJAYSH VORUDY ile GONJAYSH KHROJY )


- FAN :/yerine HAYRAN, VANTİLATÖR


- FANATİKLEŞMEK ile FANATİK/LİK


- FANATİKLEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> TARAFTARLAŞ(TIR)MA


- FANATİZM[İng. FANATICISM | Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FANEROZOİK ZAMANDA:
PALEOZOİK ile/ve/||/<>/> MEZOZOİK ile/ve/||/<>/> SENOZOİK

( [dönemler][milyon yıl önce] Kambriyen[570 - 505] | Ordovisiyen[505 - 438] | Siluryen[438 - 408] | Devonyen[408 - 360] | Karbonifer[360 - 286] | Permiyen[286 - 245] İLE/VE/||/<>/> Trias[245 - 208] | Jura[208 - 144] | Kretase[144 - 66] İLE/VE/||/<>/> Üçüncü Zaman[66 - 2] | Dördüncü Zaman[2 - ...] )


- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI


- FANTASY vs. IMAGINATION


- FANTAZYA ile FANTAZYALI


- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI


- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ


- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ


- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI


- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI


- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI


- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI


- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ


- FARADAY KAFESİ ile/||/<> MANYETİK KALKAN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Faraday elektrik, manyetik kalkan manyetik alan engeller )

( Formül: E=0 içerde İLE B yönlendirilir )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ


- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI

( Elektrik ve kimyasal değişim ilişkileri. )

( Formül: Q = nF )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM


- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI


- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI


- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM


- FARE ile/ve ORMANFARESİ


- FARE ile/ve PAMUKFARESİ


- FARE ile PLANTIGALE


- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ


- PRESSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= FARK BASINCI


- FARK ETMEK ile/ve/<> DOĞRULAMAK


- FARK ÖNCESİNDEKİ CEM ile/değil/yerine FARK SONRASINDAKİ CEM

( Zevktelerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Ancak, zahmette olanlar/olabilenler içindir. )


- FARK:
"ÜSTÜNLÜK"/"OLUMSUZLUK"/"YIKICI"
değil
AYRIM/ARTI/EK/ÖZELLİK/YAPICI


- DIFFERENTIALVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARK YÜKSELTECİ


- FARKINDA OLMAK ile FARKINDALIK

( AWARE vs. AWARENESS )

( ملتفت ile مسبوق ile هشيار ile مطلع ile هوشيا ile باخبر ile واقف ile نسبوق بودن ile آگاه ile بر حذر ile ببااطلاع ile آگه ile هشياري ile هوشياري ile آگاهي )

( MOLTEFT ile MASBOGH ile NPASHYAR ile MOTAL ile TEOOSHYA ile BAKHBAR ile VAGHOF ile NASBOGH BODAN ile AGAH ile BAR HAZR ile ببااطلاع ile AGEH ile NPASHYARY ile TEOOSHYARY ile AGAHY )


- FARKINDALIK

( AWARENESS )


- FARKINDALIK ve/||/<>/< ÂN'A ODAKLANMA


- FARKINDALIK ile/||/<>/> AYDINLANMA


- FARKINDALIK BİLİNÇ

( AWARENESS
CONSIOUSNESS )


- FARKINDALIK ile/ve/< BİLMEMEK

( Farkındalığın ilk koşulu, bilmemektir. )


- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA

( AWARE/NESS vs./and/<> SOLIDARITY )


- FARKINDALIK ve/||/<>/>/< DENEYİMLEME


- FARKINDALIK ile/ve/||/<> DUYARLILIK


- FARKINDALIK ve/||/<> DUYGULARIN TANIMLANMASI


- FARKINDALIK ile/ve/<> İÇ GERİLİM


- FARKINDALIK ile/ve/||/<> MESAFELİ FARKINDALIK

( AWARENESS vs. DETACHED MINDFULNESS )


- FARKINDALIK ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA


- FARKINDALIK ile/ve/||/<>/> PLANLANMIŞ FARKINDALIK


- FARKINDALIK ile/ve/<> SEVGİ

( Farkındalık dinamiktir, sevgi ise varoluştur. )

( Farkındalık, eylem halindeki sevgidir. )

( AWARENESS vs./and/<> LOVE
Awareness is dynamic, love is being.
Awareness is love in action. )


- FARKINDALIK ile/ve/<> SORUNSALLIK


- FARKINDALIK ve/||/<> TUTUM ve/||/<> ÖZGÜNLÜK

( AWARENESS and/||/<> ATTITUDE and/||/<> AUTHENTICITY )


- FARKINDALIK ve/<> ÜMİT

( Paylaş! VE/<> Aşıla! )

( Yeni yılda da, sağlıklı ve mutlu AN'lar yaşamak üzere, Farkındalık'larımızı paylaşıyor ve birbirimize, -en azından gülümseyerek :)- Ümit aşılamaya devam ediyoruz... :) )


- FARKINDALIK ile/ve/<> YOĞUNLAŞMA

( AWARENESS vs./and/<> TO BECOME DENSE )


- DIFFERENTIATING SOLVENTS[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRICI ÇÖZÜCÜLER


- TEMYİZ ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRMAK


- FaRkLaR KILAVUZU'NDA ÖNCELİKLER:
YARARLI ve/> ÖNCELİKLİ ve/> İNCELİKLİ


- FaRkLaR (Kılavuzu/"Sözlüğü") ile/ve/<> FARKINDALIK

( DiFfeReNCeS GUIDE/"DICTIONARY" vs./and/<> AWARENESS )


- FARKLILIKLAR ile FARKLAR

( DIFFERENCENESSES" vs. DIFFERENCES )


- FARKLAR ile/ve/<>/değil/yerine TEMEL/BELİRLEYİCİ FARKLAR


- FARKLI ile FARK ile GÖRÜŞ AYRILIĞI ile FARKLI ile FARKLILAŞMA ile TÜREVLENEBİLİR ile DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL DİŞLİ ile FARKLILAŞTIRMAK ile FARKLILAŞMA ile FARKLILAŞTIRICI ile FARKLI

( DIFFER vs. DIFFERENCE vs. DIFFERENCE OF OPINION vs. DIFFERENT vs. DIFFERENTIA vs. DIFFERENTIABLE vs. DIFFERENTIAL vs. DIFFERENTIAL GEAR vs. DIFFERENTIATE vs. DIFFERENTIATION vs. DIFFERENTIATOR vs. DIFFERENTLY )

( متفاوت بودن ile تفاوت داشتن ile تباين داشتن ile اختلاف داشتن ile تمايز ile مابه التفاوت ile تباين ile تفاضل ile تفاوت ile فرق ile اختلاف ile اختلاف عقيده ile اختلاف نظري ile جوربجور ile غيريکسان ile ناهمانند ile مختلف ile متباين ile متفاوت ile متمايز ile وجه امتياز ile قابل تشخيص ile فرق گذاشتني ile تفاضلي ile افتراقي ile ديفرانسيل ile فرق گذاشتن ile مشتغ گيري ile فرق گذاري ile فرق گذار ile بطور متفاوت )

( MOTEFAVAT BODAN ile TAFAVAT DASHTAN ile TABAYNE DASHTAN ile AKHTELAF DASHTAN ile TAMAYZ ile MABEH ELTEFAVAT ile تباين ile TAFAZEL ile TAFAVAT ile FARGH ile AKHTELAF ile AKHTELAF AGHYDAH ile AKHTELAF NAZARY ile جوربجور ile GHYRYKESAN ile ناهمانند ile MOKHTELF ile متباين ile MOTEFAVAT ile MOTEMAYZ ile VAJEH EMTYAZ ile GHABEL TASHKHYSE ile FARGH GOZASHTANY ile تفاضلي ile AFTARAGHY ile DYFARANSYLE ile FARGH GOZASHTAN ile MOSHTAGH GYRY ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR ile BETOR MOTEFAVAT )


- FARKLILAŞMA ve/||/<> ANLAMIN OLUŞMASI


- FARKLILIK ile/ve/<> FARKINDALIK

( Farklılık, sadece, farklı olmak isteğinden çıkmaz. Ancak, yaşam biçiminde (de) olursa farklılıktır. )

( DIFFERENCY vs./and/<> AWARENESS )


- FARK/LI/LIK ile NİTELİK FARKI/FARKLILIĞI

( DIFFERENT/DIFFERENCY vs. DIFFERENCE/Y OF QUALITY )


- FARKLILIK ile/ve/<> SÜREKLİLİK


- FARKLILIKLAR VE ÇİRKİNLİKLER ile/yerine FARKLILIKLAR VE GÜZELLİKLER


- FARKLILIKLAR değil FARKLAR

(

Kavram Açıklama Örnek Kullanım
Farklılık - Bir durum ya da nesnenin genel olarak farklı olma durmunu tanımlar.

- Soyut bir kavramdır ve tekil olarak kullanılır/kullanılmalıdır.
- "İki kültür arasındaki farklılık, oldukça dikkat çekiciydi."

- "Tasarımlardaki farklılık, genel estetik anlayışından kaynaklanıyor."
Farklar - Belirli iki ya da daha fazla nesne arasındaki somut ya da açık ayrımları tanımlar.

- Nesne ya da tek tek gözlemlenebilen durumlar için yeğlenir.
- "Bu iki öneri arasındaki farklar oldukça belirgindir."

- "Renkler arasındaki farklar, hemen göze çarpıyor."
"Farklılıklar" - En son/üst düşün(dür)me/soyutlama "-lık" ekinden sonra "-lar" çoğul ekinin kullanımı gereksiz/yanlıştır. Dil bilgisi hatasıdır.

- Yerine "farklılık" ya da "farklar" yeğlenmelidir.
- Hatalı örnek: İki çalışma arasındaki "farklılıklar", ayrıntılarıyla incelendi.

- Doğru: İki çalışma arasındaki farklar, ayrıntılarıyla incelendi.
)

( [not] DIFFERENCE but DIFFERENCES )


- FARKLILIKLAR ile/>< ÖZSEL OLANLAR


- FARK'TA KALMA ile ÖZDEŞLEŞME

( Eminliğin oluşmamasına düşürür. İLE Aklın, askıya alınmasına neden olur. )


- FARMAKODİNAMİ ile FARMAKODİNAMİK ile FARMAKOKİNETİK ile FARMAKOKİNEZİ ile FARMAKOLOG ile FARMAKOLOJİ ile FARMAKOLOJİK ile FARMAKOPE

( İlaç etkisi. İLE İlaç etkisi [ile ilgili], ilaç etkibilim. İLE İlaç yazgısı [ile ilgili], ilaç yazgıbilim. İLE İlaç yazgısı. İLE İlaçbilim uzmanı. İLE İlaçbilim. İLE İlaçbilimsel, ilaçbilim [ile ilgili]. İLE İlaç kılavuzu. )


- FARMAKOLOG değil/yerine/= EMBİLİMCİ


- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ


- FARMAKOLOJİ değil/yerine/= EMBİLİM


- PHARMACOLOGY[İng.] / PHARMACOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARMAKOLOJİ


- FARMAKOLOJİ ile TOKSİKOLOJİ

( İlaçların nasıl çalıştığını ve gövdeyi nasıl etkilediğini inceleyen bir bilim dalı. İLE Zehirlerin nasıl çalıştığını ve gövdeye nasıl zarar verdiğini inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, yeni ilaçlar ve tedaviler geliştirilmekte ve zehirlenmelerin önlenmesi ve tedavisi için çalışmalar yapılmaktadır. )


- FARMAKOLOJİ ile/||/<> TOKSİKOLOJİ

( İlaçların etkilerini ve kullanımını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirlerin etkilerini ve tedavisini inceleyen bilim dalı. )


- FARMAKOLOJİK değil/yerine/= EMBİLİMSEL/EMSEL


- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ


- FARMAKOVİJİLANS/PHARMACOVİGILANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ


- FARMASÖTİK KİMYA ile/||/<> BİYOFARMASÖTİK KİMYA

( İlaçların kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Biyolojik ilaçların kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- FARMASÖTİK KİMYA ile/||/<> MEDİKAL KİMYA

( İlaçların kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Tıbbi uygulamalarda kullanılan kimyasalları inceleyen bilim dalı. )


- FARMASÖTİK KİMYA ile/||/<> TOKSİKOLOJİ

( İlaçların kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirli nesnelerin kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. )


- FARZ ETMEK ile VARSAYILAN ile VARSAYMAK ile ADINI VARSAYMAK

( ASSUME vs. ASSUMED vs. ASSUMING vs. ASSUMING THE NAME )

( فرض کردن ile فرضکردن ile پنداشتن ile بر عهده داشتن ile بخود بستن ile گمان کردن ile فرضي ile مفروض ile لاف زن ile بفرض ينکه ile متخلص به )

( FARZ KARDAN ile FARZEKARDAN ile PANDASHTAN ile BAR EADEH DASHTAN ile BAKHOD BASTAN ile GOMAN KARDAN ile FARZY ile MOFRUZ ile LAF ZAN ile بفرض ينکه ile MOTEKHLES BAH )


- FARZ-I MAHAL değil FARZIMUHAL(OLMAYACAK ŞEY YA!)


- FASARYA ile GÜRÜLTÜ/PATIRTI/KARIŞIKLIK


- FASİKÜLASYON/FASCICULATION[İng.] değil/yerine/= SEYİRME


- FASİLITASYON/FACILITATION[İng.] değil/yerine/= KOLAYLAŞTIRMA


- FAŞİSTLEŞMEK ile FAŞİSTLEŞTİRMEK ile FAŞİST/LİK


- FASİYAL PARALİZİ ile/||/<> TRİGEMİNAL NEVRALJİ

( Yüz kaslarının zayıflığı ya da kötürümlüğü. İLE/||/<> Yüzde ani ve şiddetli ağrı atakları. )


- FASTIDIOUS vs. FUSSY vs. METICULOUS vs. PAINSTAKING vs. PERNICKETY vs. SCRUPULOUS vs. THOROUGH


- FASULYE/BEZELYE ile HİNTBEZELYESİ

( ... İLE Baklagillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki. )

( ... cum C. INDICUS )


- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK


- FATİH İLKÖĞRETİM OKULU :

( Maden mahallesinde ilk defa 1954 yılında Fatih İlkokulu adıyla bir okul açıldı. Okul 1965'te yeni ilavelerle büyütülmüşse de yine yeterli olmayınca 1996'da yeni okul binası yapılarak eğitim ve öğretime devam edildi. Okulun ismi de Maden Fatih İlköğretim Okuluna dönüştürüldü. )


- FATİH SULTAN MEHMET ve AKŞEMSETTİN


- FÂTİHA SURESİNDEKİ DÖRT ANA İLİM