Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/125)


- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA


- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"


- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN


- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN


- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM


- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )


- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR


- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYRIŞMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUTUPLAŞMAK


- AYRIŞTIKLARIMIZ ile/değil/yerine BULUŞTUKLARIMIZ(BULUŞABİLECEKLERİMİZ)


- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK


- AYRIŞTIRILAMAZ ile UYGUNSUZ

( INDECOMPOSABLE vs. INDECOROUS )

( فساد ناپذير ile فاسد نشدني ile نا صحيح )

( FESAD NAPAZYR ile FASAD NESHODANY ile NA SAHYHE )


- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK

( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )


- AYRIŞTIRMAK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLAŞTIRMAK


- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK


- TO DECOMPOSE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK


- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK

( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )


- Ayrık de'leri, ki'leri, mi'leri önemseyerek yaz ve KONUŞ!!! -ve


- Ayrılırken KONUŞ!!!


- AYTA = HİTABE[Ar.] = DECLAMATION[İng.] = DÉCLAMATION/HARANGUE[Fr..] = DEKLAMATION[Alm.]

( Tumturaklı konuşma. | Resmî bir yerde, üst seviyedeki kişiler karşısında söylenen ve oldukça kısa olması gereken söylev. [AYTA VURGUSU / ACCENT ORATOIRE] )


- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU


- AYYAŞLAŞMAK ile AYYAŞ/LIK


- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! -ve

( "Demek ki"...
"Zâten", "herşey", "aslında" ve "sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!



Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zâten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında/esasında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Normalde" diyerek tüm sürecin "anormal olduğu varsayımında ya da iddiasında bulunma"dan KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil "koşulu" "koymadan/olmadan" KONUŞ!!!
"Kesinlikle... Kesinlikle..." diyerek kendi yetersizliğinin anlaşılacağını dikkate alarak KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madığını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diyerek kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diyerek kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )

( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

( image











)


- AZ ÖNCE SÖYLEDİM/BELİRTTİM GİBİ değil AZ ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ


- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZALTMAK ile AZALTILABİLİR

( DIMINISH vs. DIMINISHABLE )

( تقليل يافتن ile تقليل دادن ile کاستن ile نقصان يافتن ile نقصان پذير )

( TAGHALYLE YAFTAN ile TAGHALYLE DADAN ile KASTAN ile NAQSAN YAFTAN ile NAQSAN PAZYR )


- AZALTMAK ile AZALTILMAK ile AZALTTIRMAK ile AZALTABİLMEK


- AZ-BUZ (UĞRAŞMAMAK)


- AZDIRMAK ile AZDIRILMAK ile AZDIRABİLMEK


- AZELLEŞMEK ile AZEL


- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON

( Sabit kaynama noktasına sahip karışım. İLE Bileşenlerin kaynama noktalarına göre ayrılması. )


- AZERBAYCAN ile AZERİCE

( AZERBAIJAN vs. AZERBAIJANI )

( آذربيجان ile آذري )

( آذربيجان ile AZARY )


- AZERBAYCANLI ile AZERBAYCAN DİLİ ile AZERBAYCAN TÜRKÜ


- AZERİ değil AZERBAYCAN["AZERBEYCAN" değil!] TÜRKÜ/TÜRKÇE'Sİ


- AZGINLAŞMAK ile AZGINLAŞTIRMAK ile AZGIN/LIK


- AZIKLI = AZIĞI OLAN | YOKSULLARI DOYURAN


- AZIMSAMAK ile AZIMSANMAK ile AZIMSANABİLMEK ile AZIMSAYABİLMEK


- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK

( UNDERESTIMATE vs. DESPISE )


- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI


- AZIMUTH COMPASS[İng.] / BOUSSOLE AZIMUTH[Fr.] / AZIMUTALKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT PUSULASI


- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI


- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI


- AZITMAK ile AZIŞMAK ile AZITILMAK ile AZITTIRMAK ile AZIŞTIRMAK ile AZITABİLMEK ile AZI ile AZIK/LIK ile AZIŞ ile AZIKLI ile AZIKSIZ/LIK ile AZINLIK ile AZI DİŞİ ile AZINLIK HÜKÜMETİ


- AZLETME ile İFADE VERMEK ile TAHTTAN İNDİRİLMİŞ

( DEPOSAL vs. DEPOSE vs. DEPOSED )

( عزل ile خلع ile عزل نمودن ile خلع کردن ile عزل کردن ile معزول )

( AZL ile KHAL ile AZL NEMUDAN ile KHAL KARDAN ile AZL KARDAN ile MOEZOL )


- AZLETMEK ile AZLEDİLMEK ile AZLETTİRMEK


- AZMAK ile AZMANLAŞMAK ile AZMAN/LIK


- AZMETMEK ile AZMETTİRMEK


- AZO INDICATORS[İng.] ile/değil/yerine/= AZO BELİRTEÇLERİ


- AZO INDIKATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= AZO İNDİKATÖRLERİ


- AZOOSPERMİ ile ASPERMİ ile NEKROSPERMİ

( Azoospermi; Spermada olgun spermium'ların bulunmayışıdır. Bu durumdaki kişilerin spermasında spermiogenesis'in değişik olgunlaşma kademelerindeki gözeler vardır, fakat olgun spermium yoktur. İLE Aspermi; Ejakulat'ta ne spermium ve ne de testis kanalcıklarına ait hiçbir gözenin bulunmamasıdır. İLE Nekrospermi; Eğer tüm spermiumlar hareketsiz ise ve bunlar özel yöntemlerle yeniden hareketlendirilemeyendir. )


- NITRODIMETHYLANILINE[İng.] ile/değil/yerine/= AZOT KAMMA


- AZOTE[Fr.] / STICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= AZOT


- AZOT = NITROGENE[İng.] = AZOTE[Fr.] = STICKSTOFF[Alm.] = AZOTO[İt.] = NITROGENO[İsp.] = NİRÛCÎN, AZÛT[Ar.] = NÎTRÛJEN, AZOT[Fars.] = STIKSTOF[Felm.]


- NITROGENATION[İng.] ile/değil/yerine/= AZOTANDİRMA


- AZOTOMETRE değil/yerine/= AZOT ÖLÇER


- AZURİT ile/||/<> KRİZOBERİL

( Mavi renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 3.5-4 İLE/||/<> 8.5
Işık Kırma İndisi: 1.73-1.84 İLE/||/<> 1.74-1.75
Rengi: Mavi İLE/||/<> Sarı-yeşil
Molekül yapısı: Cu³(CO³)²(OH)² İLE/||/<> BeAl²O4 )


- B-STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= B GÜÇ KAYNAĞI


- Β-LACTAME ANTIBIOTIKA[Fr.] / Β-LACTAM ANTIBIOTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= B-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ


- ZWEITAKTVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= B SINIFI YÜKSELTEÇ


- B12 ve/||/<>/< HOLOTRANSKOBALAMİN


- B3LYP İLE PBE İLE HSE İLE M06 ile/||/<> DFT FONKSİYONELLERİ

( Yaygın exchange-correlation fonksiyoneller. )

( Formül: Exc[ρ] = Ex[ρ] + Ec[ρ] )


- BAALBEK(HELIOPOLIS) -ile

( Dünyanın en geniş akrapolu olan Roma kalıntısı.[Beyrut] | Güneş şehri. [Lübnan'dadır.] )


- BABA ile KAYINPEDER ile BABALIK ile BABASIZ ile BABACAN ile BABALAR

( FATHER vs. FATHER IN LAW vs. FATHERHOOD vs. FATHERLESS vs. FATHERLY vs. FATHERS )

( اب ile ابو ile پدر روحاني ile آقا جان ile پدري کردن ile والد ile پدر ile ابوي ile پدر زن ile پدري ile بي پدر ile پدروار ile پدرانه ile آباء )

( AB ile ABO ile PEDAR ROHANY ile AGA JAN ile PEDARY KARDAN ile والد ile PEDAR ile ابوي ile PEDAR ZAN ile PEDARY ile BEY PEDAR ile PADRAVAR ile PADRANEH ile ABA )


- BABACANLAŞMAK ile BABACAN/LIK ile BABACANCA


- BABAYİĞİT/LİK ile BABAYİĞİTÇE


- BABCOCK FRICTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT DE BABCOCK[Fr.] / BABCOCK-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BABCOCK SÜRTÜNME KATSAYISI


- BÂBİL ASTRONOMİSİ ile/ve YUNAN ASTRONOMİSİ

( Belirli bir olgunun zamanını belirlemek. İLE/VE Belirli bir zamanda olgunun kendini belirleme. )

( Aritmetik. İLE/VE Geometrik. )


- ... BÂBINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... BAĞLAMINDA


- BABINET COMPENSATOR[İng.] / COMPENSATEUR DE BABINET[Fr.] / BABINET-KOMPENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BABİNET DENGELEYİCİSİ


- BACA ile BACA ÇÖMLEĞİ ile BACA TEMİZLEYİCİSİ

( CHIMNEY vs. CHIMNEY POT vs. CHIMNEY SWEEPER )

( تنوره ile سردودکش ile دودکش ile کلاهک دودکش ile بخاري پاک کن )

( TANOREH ile SARDODKESH ile DODKESH ile KOLANPAK DODKESH ile BAKHARY PAK KON )


- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK

( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/ya da cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )


- BACAKLARI AYIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> TOPUKLARI BİRLEŞTİRMEK


- BACAKLARIN KAPALI-AÇIK TUTULMASI('NI)


- BACAKSIZLAR/SÜRÜNGENLER ile KARINDANBACAKLILAR(GASTROPODLAR) ile 2 BACAKLILAR ile 4 BACAKLILAR ile 6 BACAKLILAR ile 8 BACAKLILAR

( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )


- BACANAK ile KAYINBİRADER/KAYINÇO/İNİ

( Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. | Dost, arkadaş. İLE Kadın ya da kocaya göre birbirinin erkek kardeşi. )


- BACKGROUND vs. GROUND


- BACKGROUND :/yerine ARKA PLAN


- BACKSCATTER değil/yerine/= GERİ SAÇILIM


- BACTERİOPHAGE ile/||/<> PLASMİD

( Bacteriophage bakteri enfekte eden virusken İLE plasmid bakteride bağımsız DNA parçasıdır )

( Formül: Lytic/lysogenic )


- BADANALAMAK ile BADANALANMAK ile BADANALATMAK ile BADANA ile BADANACI/LIK ile BADANALI ile BADANASIZ/LIK


- BADELEYITE[İng.] ile/değil/yerine/= BADDELEYİT


- BADEM ile KARGADELEN

( ... İLE Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem. )


- BADİKLEMEK ile BADİKLEŞMEK ile BADİK


- BAEP/BRAINSTEM AUDİTORY EVOKED POTENTIAL değil/yerine/= BEYİN SAPI İŞİTSEL UYARILMIŞ/EVOK GİZİL GÜÇ/POTANSİYEL


- BOND ORDER[İng.] / ORDRE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ DERECESİ


- BOND ENERGY, BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON, BAND D'ÉNERGIE[Fr.] / BINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ENERJİSİ, BAĞLA(N)MA ENERJİSİ


- BOND STRENGTH[İng.] / FORCE DE LIAISON[Fr.] / BINDEKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ KUVVETİ


- BONDING ORBITAL[İng.] / ORBITE ÉLECTRONIQUE COMMUNE[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONENBAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ORBİTALİ


- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ


- BOND LENGTH[İng.] / LIAISON DISTANCE[Fr.] / BINDUNGSLANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ UZUNLUĞU


- BAĞ ile SAKANDIRIK

( ... İLE Başlıklarda, çene bağı. )


- BAĞDAMAK ile BAĞDAŞMAK ile BAĞDALAMAK ile BAĞDAŞILMAK ile BAĞDAŞTIRMAK ile BAĞDAŞABİLMEK ile BAĞDAŞTIRILMAK ile BAĞDA ile BAĞDAT ile BAĞDAŞ


- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]


- BAĞDAŞIKLAŞMAK ile BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK ile BAĞDAŞIK/LIK


- ZUSAMMENHANGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIKLIK


- BAĞDAŞTIRMA ile BAĞDAŞTIRMACI/LIK


- BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Romantizme kapılma ya da saçma amaçları kendininkilerle özdeşleştirme tehlikesi vardır. )

( Arzuladığınız, korktuğunuz ve kendinizi duygularınızla özdeşleştirdiğiniz zaman, keder ve tutsaklığı yaratırsınız. )

( Sizi mutlu ya da mutsuz eden sadece kendinizi zihninizle özdeşleştirişinizdir. Zihninizin kölesi oluşunuza başkaldırın, tutsaklığınızı kendiniz yaratmış olduğunuzu görerek bağımlılık ve nefret zincirlerini kopartın. Özgürlük amacınızı zihninizde sürekli tutun, ta ki, özgür olduğunuz, özgürlüğün uzak bir gelecekte ve acı verici çabalarla kazanılacak bir şey olmadığı fakat onun her zaman sizin için, kullanmanız için hazır olduğu gerçeği içinize doğuncaya dek! )

( Tek sorununuz, her algıladığınız şeyle kendinizi özdeşleştirme hevesinde oluşunuzdur. )

( When you desire and fear, and identify yourself vs. your feelings, you create sorrow and bondage.
It is only your self-identification vs. your mind that makes you happy or unhappy. Rebel against your slavery to your mind, see your bonds as self-created and break the chains of attachment and revulsion. Keep in mind your goal of freedom, until it dawns on you that you are already free, that freedom is not something in the distant future to be earned vs. painful efforts, but perennially one's own, to be used!
Your only problem is the eager self-identification vs. whatever you perceive. )

( TO RECONCILE vs. IDENTIFICATION )


- BAĞDAŞTIRMACILIK, SENKRETİZM = SYNCRETISM[İng.] = SYNCRÉTISME[Fr.] = SYNKRETISMUS[Alm.] = SINCRETISMO[İt.] = SYNCRETISMUS[Yeniçağ Lat.] = SÜNKRATISMOS[Yun.]


- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK


- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ


- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK


- RELATIVE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL GEÇİRGENLİK


- RELATIVE LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMİ


- EFFICACITÉ LUMINEUSE RELATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMLİLİĞİ


- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK


- RELATIVE ATTENUATION[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL SÖNÜMLEME


- RELATIVE STANDART DEVIATION[İng.] / RELATIVE STANDART ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL STANDART SAPMA


- NİSBÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / ATTÉNUATION RELATIVE[Fr.] / RELATIVE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ZAYIFLAMA


- BAĞIL ile/ve/||/<> BAĞILLIK/İZÂFİYET/RÖLATİVİTE

( Görece. | Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir nesneye uyarak sürüklenen nesnenin görünürdeki kımıldanışının niteliği. İLE/VE/||/<> Görece olma durumu. )


- BAĞIMLAMAK ile BAĞIMLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞMAK ile BAĞIMSIZLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞTIRILMAK ile BAĞIMSIZLAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRABİLMEK ile BAĞIM ile BAĞIMLI/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK ile BAĞIMSIZCA ile BAĞIMSIZ BÖLÜM ile BAĞIMLI AKIM KAYNAĞI ile BAĞIMLI SIRALI CÜMLE ile BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ile BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE


- BAĞIMLI BİÇİMBİRİM -ile

( BOUND MORPHEME vs. FREE MORPHEME )


- BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK

( ADDICT vs. ADDICTED vs. ADDICTION )

( مبتلا کردن ile خو گرفتگي ile معتاد کردن ile معتاد ile افيوني ile ابتلاء ile ابتلا ile اعتياد ile آموختگي )

( MOBTELA KARDAN ile KHO GARAFTAGY ile MOTAD KARDAN ile MOTAD ile AFYVANY ile EBTELA ile EBTELA ile EATYAD ile AMUKHTGY )


- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

( DEPENDENCE vs. TO INSIST )


- BAĞIMLILIK SAĞALTIMINDA:
ÜMİT ve/||/<>/> GÜVEN

( )


- BAĞIMLILIK SÜRECİ VE SONUCU:
HASTAHANE ve/||/<>/> CEZAEVİ/KODES[Yun.] ve/||/<>/> MEZAR


- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK

( DEPENDENCE vs./and EXCESSIVENESS )


- BAĞIMLILIK = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]


- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

( [not] DEPENDENCE vs.//but/>< NEED
NEED instead of DEPENDENCE )


- BAĞIMLILIK ile ÖZDEŞLİK

( İnsan değil mi, hem yapar, hem tapar! )

( DEPENDENCE vs. IDENTITY )


- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

( DEPENDENCE vs./and OBSESSION )


- BAĞIMLILIK ile/ve YERİNDEN OYNATILAMAZLIK

( DEPENDENCE vs./and NOT POSSIBLE TO MOVE UP )


- [ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME ile BAHANE BULMA ile YANSITMA


- BAĞIMSIZ ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLANTISIZ


- BAĞIMSIZLAŞMA ile/ve/||/<> WILLIAM/WILHELM TELL


- BAĞIMSIZLIK ile BAĞIMSIZLIK HAREKETİ ile BAĞIMSIZLIK ARAYAN ile BAĞIMSIZ ile BAĞIMSIZ OLARAK

( INDEPENDENCE vs. INDEPENDENCE MOVEMENT vs. INDEPENDENCE SEEKER vs. INDEPENDENT vs. INDEPENDENTLY )

( استقلال ile عدموابستگي ile خودکفايي ile ناوابستگي ile جنبش استقلال طلب ile استقلال طلب ile ناوابسته ile قطع نظر کردن ile مستقل ile مطلق ile مستقلا ile بالاستقلال )

( ESTEGHALAL ile ADAMVABASTGY ile خودکفايي ile ناوابستگي ile JONBASH ESTEGHALAL TALAB ile ESTEGHALAL TALAB ile ناوابسته ile GHATE NAZAR KARDAN ile MOSTEGHAL ile MOTALGH ile MOSTEGHALA ile بالاستقلال )


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

( INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY
SOLIDARITY instead of INDEPENDENCE )


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/=/||/<>/< EKONOMİK BAĞIMSIZLIK


- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK

( INDEPENDENCE vs. ARBITRARINESS )


- BAĞIMSIZLIK ile/ve ÖZGÜRLÜK

( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )

( INDEPENDENCE vs./and FREEDOM
Realise your independence and remain happy. )


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> RADİKAL BAĞIMSIZLIK


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> TARAFSIZLIK

( INDEPENDENCE vs./and/||/<> IMPARTIALITY/NEUTRALITY )


- ZUSAMMENHANG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞINTI


- BAĞINTILARDA:
YANSIMA ile BAKIŞIM(SİMETRİ) ile TERS BAKIŞIM ile GEÇİŞME

( xRx İLE xRy ise yRx İLE ... İLE xRy ^[ve] yRz ise xRz )


- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN

( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/ya da hizmet sunanlar. )

( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )

( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )


- BAGIRLADI ile/||/<> BAGIRLANDI
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( O, onun bağrına vurdu. İLE Kan aktı ve pıhtılaştı. )


- BAĞIRMAK ile BAĞIRTMAK ile BAĞIRABİLMEK ile BAĞIRTTIRMAK ile BAĞIRIVERMEK ile BAĞIRTABİLMEK ile BAĞIR ile BAĞIR YELEĞİ ile BAĞIRA ÇAĞIRA


- BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK OTU ile BAĞIRSAK GAZI ile BAĞIRSAK KURDU ile BAĞIRSAK ASKISI ile BAĞIRSAK İNGİNİ ile BAĞIRSAK SPAZMI ile BAĞIRSAK İLTİHABI ile BAĞIRSAK SOLUCANI ile BAĞIRSAK DÜŞÜKLÜĞÜ ile BAĞIRSAK KAZINTISI ile BAĞIRSAK DÜĞÜMLENMESİ


- BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK

( ... ile/ve A'VER, NOKTA-İ AVRÂ )

( BOWEL vs./and CAECUM )

( ... cum/et PUNCTUM COECUM )


- BAĞIRSAKLAR:
BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ değil SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ


- BAĞIŞ YAPMAK ile KAN BAĞIŞI ile BAĞIŞLANDI ile BAĞIŞ

( DONATE vs. DONATE BLOOD vs. DONATED vs. DONATION )

( اعطا کردن ile هبه کردن ile هديه دادن ile اعطاء کردن ile خون دادن ile اعطائي ile دهش ile انفاق ile سماحت ile تبرع ile هبه )

( ETA KARDAN ile NPABEH KARDAN ile NPANDYYEH DADAN ile ETA KARDAN ile KHON DADAN ile اعطائي ile DAHASH ile ENFAGH ile سماحت ile تبرع ile NPABEH )


- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK


- IMMUNIZATION[İng.] / IMMUNISATION[Fr.] / IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA


- BAĞIŞIKLIK DÜZENİNİN YAPISI ile BAĞIŞIKLIK DÜZENİNİN İŞLEVLERİ

( Beyaz kan gözeleri, lenf organları ve antikorlar gibi çeşitli bileşenlerden oluşur. İLE Gövdeyi hastalıklara neden olan mikroorganizmalardan korumaktır. )


- IMMUNOCHEMISTRY[İng.] / IMMUNOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK KİMYASI


- BAĞIŞIKLIK ile ANTİKOR

( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Bağışıklık düzeni tarafından üretilen ve yabancı nesnelere karşı savaşan proteinler. )


- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL


- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ

( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Gövdenin sayrılıklara karşı oluşturduğu özel tepkimeler. )


- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK KAZANDIRMAK

( IMMUNE vs. IMMUNITY vs. IMMUNIZE )

( ايمن ile مصون ile ايمني ile مصونيت ile مصون کردن )

( AYMAN ile MOSOON ile AYMANY ile MOSOONYT ile MOSOON KARDAN )


- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK

( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )


- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK


- BAĞIŞIKLIK/İMMÜN ile ÖZBAĞIŞIKLIK/OTOİMMÜN

( Gövdenin savunma düzenine ait olan terim. İLE Gövdenin kendi dokularına karşı savunma geliştirdiği durumlar. )


- BAĞIŞIKLIK/İMMUNİTE ile ALERJİ

( Gövdenin sayrılıklara karşı direnci. İLE Zararsız nesnelere karşı aşırı bağışıklık tepkisi. )


- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK


- BAĞIŞLAMAK ile BAĞIŞLANMAK ile BAĞIŞLATMAK ile BAĞIŞLANABİLMEK ile BAĞIŞLATABİLMEK ile BAĞIŞLAYABİLMEK ile BAĞIŞ ile BAĞIŞÇI/LIK ile BAĞIŞLAMALI ile BAĞIŞLAMASIZ


- BAĞIŞLANMAK ve/||/<>/< BAĞIŞLAMAK

( Pişmanlık duymayanı bağışlamak, "suya, resim yapmak" gibidir. )


- BAĞIŞLAYAN ile/ve/değil ESİRGEYEN


- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ


- Bağırtmamak için DİNLE!!!


- BAĞLAÇ = CONJUNCTION[İng.] = CONJONCTION[Fr.] = KONJUNKTION[Alm.] = CONGIUNZIONE[İt.] = CONJUNCIÓN[İsp.] = COPULA[Lat.]


- BAĞLAÇ ile MUTLULUK BİRLEŞİMİ ile PARADOKSLARIN BİRLEŞİMİ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAÇ ile KONJONKTÜR

( CONJUNCTION vs. CONJUNCTION OF HAPPINESS vs. CONJUNCTION OF PARADOXES vs. CONJUNCTIONAL vs. CONJUNCTIVE vs. CONJUNCTURE )

( حرف عطف ile حرف ربط ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile تلاقي ile تقارن ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile ربطي ile عطفي ile ملتحمه ile ملاقات تصادفي )

( HARF ATF ile HARF RABT ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile TALAGHY ile TAGHARAN ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile RABTY ile ATFY ile ملتحمه ile MOLAGHAT TASADEFY )


- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK


- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA


- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )

( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )

( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )


- BAĞLAMAK ile/ve TOPARLAMAK


- Bağlamında KONUŞ!!!


- BAĞLAMLARDA DÜŞÜNCE ve/||/<>/> BİLME-İNANMA ve/||/<>/> EYLEME-YAŞAMA


- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ


- BAĞLANMA ile/ve KARŞILIKLI RIZÂ


- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK


- KNOTENPUNKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI NOKTASI TRANSİSTÖRÜ


- VERBINDUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI SABİTİ


- VERBINDUNGSKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI TERMİNALİ


- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI


- BAĞLANTILANDIRMAK ile VURGULAMAK


- BAĞLANTILANMA ile/ve/||/<> LEHİMLENME


- Bağlantılı KONUŞ!!!


- BAĞLARALTI DALYANI :

( Baltalimanı koyunda kurulan bir dalyan olup İstanbul'un en büyük ve en çok balık avlanan dalyanıdır. )


- BAĞLARALTI KOYU :

( Rumelifeneri, Papazburnu ve Garipçeburnu arasında yer alan ve dalyan kurulan bir koydur. )


- BAĞLARALTI :

( Garipçe Köyü ile Rumelifener Köyü, Papazburnu ve Garipçe burnu arasında yer alan deniz sahili alandır. )


- COUPLING CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM/ETKİLEŞME KATSAYISI


- BAĞLAŞIM ile BAĞLAŞIMLI ile BAĞLAŞIMSIZ


- CIRCUITS COUPLÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI DEVRELER


- BAĞLAYICILIK ile/ve BORÇLULUK


- BAĞLAYICILIK ile/ve/||/<> KANIT NİTELİĞİ


- BAĞLAYICILIK ile/ve/<> ÖTEYE GEÇİLEMEZLİK


- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK

( DEPEND vs. DEPEND ON vs. DEPENDABLE vs. DEPENDANCE vs. DEPENDANT vs. DEPENDENCE vs. DEPENDENT vs. DEPENDENT UPON vs. DEPENDING )

( بستگي داشتن ile وابسته بودن ile موکول بودن ile متکيبه ile توکل پذير ile عدم استقلال ile موکول ile اعتماد ile توکل ile بستگي ile وابستگي ile موقوف ile نان خور ile متعلق ile نامستقل ile منوط ile وابسته ile مشروط کردن ile متکي )

( BASTGY DASHTAN ile VABASTEH BODAN ile MOKOL BODAN ile متکيبه ile TOKL PAZYR ile ADAM ESTEGHALAL ile MOKOL ile ETEMAD ile TOKL ile BASTGY ile VABASTGY ile MOGHOOF ile NAN KHOR ile MOTALGH ile نامستقل ile MONOT ile VABASTEH ile MOSHRUT KARDAN ile MOTAKY )


- BOUND VECTOR[İng.] / VECTEUR LIÉ[Fr.] / GEBUNDENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI VEKTÖR


- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM

( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )


- BAĞLILAŞMAK ile BAĞLI/LIK ile BAĞLIK ile BAĞLI SU ile BAĞLI KREDİ ile BAĞLIK BAHÇELİK


- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM

( ATTACHMENT vs./and NEED )


- BAĞNAZLAŞMAK ile BAĞNAZLAŞTIRMAK ile BAĞNAZLAŞTIRILMAK ile BAĞNAZ/LIK ile BAĞNAZCA


- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE) değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)


- BAĞRIŞMAK ile BAĞRIŞTIRMAK ile BAĞRIŞABİLMEK ile BAĞRIŞ ile BAĞRI KARA ile BAĞRI YANIK/LIK ile BAĞRI YUFKA ile BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ


- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI

( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )


- BAHANE ETMEK değil/yerine/= NEDENCELEMEK


- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK


- BAHARATLANDIRMAK ile BAHARAT ile BAHARATLI ile BAHARATÇI/LIK ile BAHARATSIZ


- BAHARINDAN" değil BAĞRINDAN


- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER

( GARDEN vs. GARDEN BALSAM vs. GARDEN CLARY vs. GARDEN PETUNIA vs. GARDEN SAGE vs. GARDEN WARBLER vs. GARDENER vs. GARDENING vs. GARDENS )

( جاليز ile غنا ile بستان ile بوستان ile باغ ile حديقه ile باغستان ile درخت کاري کردن ile باغباني کردن ile گل حنا ile مرموک ile گل اطلسي ile مريم گلي ile آلوچه خورک ile باغبان ile سبزيکاري ile باغباني ile بساتين ile رياض )

( JALYZ ile GHENA ile BASTAN ile BOSTAN ile BAGH ile حديقه ile BAGHASTAN ile DARKHT KARY KARDAN ile BAGHABANY KARDAN ile GOL HENA ile MARMOK ile GOL ATELSY ile MARYM GOLY ile ALUCHEH KHORK ile BAGHABAN ile SABZYKARY ile BAGHABANY ile بساتين ile رياض )


- BAHÇEKÖY BELDE BELEDİYESİ :

( Bahçeköy 1894'ten 1992 yılına kadar muhtarlıkla yönetildi. 1992'de Belediye oldu. 1992 nüfus sayımına göre nüfusu 5.486'dır. Bahçeköy Belde Belediyesinin ilk başkanı Muzaffer Altınsoy olup üç dönem başkanlık yaptı. Sonra ki Başkan ise Mustafa Başaran'dır (bkz. Muzaffer Altınsoy ve Mustafa Başaran). )


- BAHÇEKÖY METEOROLOJİ İSTASYONU :

( Bahçeköy'deki İ.Ü. Orman Fakültesi kampüsü içindedir. )


- BAHÇEKÖY TÜRKAN EFE İLKÖĞRETİM OKULU :

( Bahçeköy'de ilkokul 1924/1925 ders yılında Rumlardan kalan okulda açıldı. 1933'te bu okul binası yanında bulunan kilise beş yıl süre ile okul olarak kullanıldı. Eski okul binasına yeni ilaveler yapılarak büyütüldü. 1987'de hayırseverlerden Güngör Efe tarafından hayatta bulunmayan eşi adına yeni bir okul binası yaptırdı ve okulun adı da Bahçeköy Türkan Efe İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )


- BAHÇELİEVLER ile/ve BAHÇELİEVLER

( Bakırköy ve Zeytinburnu'nun kuzeyinde bulunan bir ilçe. İLE/VE Çengelköy - Kuleli semtlerinin doğusunda bulunan bir semt. )


- BAHÇE/LİK ile BAHÇECİ/LİK ile BAHÇELİ ile BAHÇESİZ/LİK ile BAHÇE KATI ile BAHÇELİKLİ ile BAHÇE KEKİĞİ ile BAHÇE MAKASI ile BAHÇE NANESİ ile BAHÇE DOMATESİ


- BAHÇIVAN/LIK ile BAHÇIVANLI ile BAHÇIVANSIZ/LIK ile BAHÇIVAN KEBABI ile BAHÇIVAN ÇORBASI


- BAHRİYE ile BAHRİYELİ/LİK ile BAHRİYE ÇİFTETELLİSİ


- BAHRİYELİ değil/yerine/= DENİZGÜÇLÜ


- BAHRİYELİLER ÇEŞMESİ :

( Yenimahalle, Pazarbaşı Karakütük Caddesi üzerinde ve deniz kenarındaki Dz. Astsb. Gazinosu bahçesindedir. Pınarı, bahçe içindeki çam ağaçları içinde ve kayalıklar arasından çıkar. Gazino Komutanı Kd. Astsb. Bşç. Ahmet Çatalbaş tarafından çeşme haline getirildi. Etrafı tuğla duvarla çevrildi. Ön tarafına büyük kemer yapılarak üstten koruma altına alındı. Tek musluğu var. Musluğun üzerindeki kitabesinde yapılış tarihi ile ilgili olmayan bir tuğra iliştirilmiş. Başka da bir yazı yok. Kendi kaynak suyu ile beslenmektedir. Askeri bölgede olduğu için halka açık değildir. )


- BAHSETMEK ile BAHSEDİLMEK ile BAHSEDEBİLMEK


- BAHŞETMEK ile BAHŞETTİRMEK ile BAHŞEDEBİLMEK


- BAHŞİŞ[Fars. < BAHŞİ: Bağışlamak/affetmek.] değil/yerine/= İŞLİK


- BAKABİLMEK ile BAKADURMAK ile BAKAM ile BAKAN/LIK ile BAKAÇ ile BAKAR KÖR/LÜK ile BAKANLAR KURULU


- BAKAYAZMAK ile BAKAYA


- BÂKÎ[Ar.] ile KÂDÎM[Ar.] ile MÜTEKADDİM[Ar.]


- BAKIM ile BAKIM ile KARİYER ile KARİYER SUÇLUSU ile DİKKATLİ OLMAK ile DİKKATLİCE ile DİKKATLİLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZ KİŞİ ile DİKKATSİZCE ile DİKKATSİZLİK ile OKŞAMAK

( CARE vs. CARE TAKING vs. CAREER vs. CAREER CRIMINAL vs. CAREFUL vs. CAREFULLY vs. CAREFULNESS vs. CARELESS vs. CARELESS PERSON vs. CARELESSLY vs. CARELESSNESS vs. CARESS )

( مواظبت کردن ile تيمار ile پروا داشتن ile علاقمند بودن ile مواظبت ile پروا ile تيمار کردن ile غمخواري ile توجه ile غم ile مراقبت ile مقام ياشغل ile سارق پيشينه دار ile با توجه ile بادقت ile ملاحظه کار ile مواظب ile با ملاحظه ile به دقت ile محتاطانه ile با احتياط ile تدقيقاً ile بدقتآ ile احتياط ile دقت ile بيدقت ile بدون توجه ile بي ملاحظه ile ولنگ و باز ile بي مواضبت ile بدون احتياط ile بي مبالات ile بي قيد ile بي محابا ile بي دقت ile بيقيد ile لاقيد ile بي احتياط ile مسالمتآميز ile لاابالي ile غفلتکار ile سربهواه ile سهل انگار ile بي توجه ile سرسري ile غافلا ile مسامحه ile سهلانگاري ile سهل انگاري ile بيدقتي ile بي مبالاتي ile بي قيدي ile بي احتياطي ile بي دقتي ile لاقيدي ile غفلت ile بي توجهي ile غفلت کاري ile نوازش ile نواختن ile ناز ile دلنوازي کردن ile نوازش کردن )

( MOVAZEBAT KARDAN ile TYMAR ile PARVA DASHTAN ile ALAGHAMAND BODAN ile MOVAZEBAT ile PARVA ile TYMAR KARDAN ile GHAMKHARY ile TOJEH ile GHAM ile MARAGHBAT ile MOGHAM YESHGHEL ile SARAGH PEYSHYNAH DAR ile BA TOJEH ile BADEGHT ile MOLAHEZEH KAR ile MOVAZEB ile BA MOLAHEZEH ile BAH DAGHT ile MOHTATANEH ile BA EHTYAT ile تدقيقاً ile بدقتآ ile EHTYAT ile DAGHT ile بيدقت ile BEDON TOJEH ile BEY MOLAHEZEH ile VALANG VE BAZ ile BEY MOVAZEBAT ile BEDON EHTYAT ile BEY MOBALAT ile BEY GHYD ile BEY MOHABA ile BEY DAGHT ile بيقيد ile لاقيد ile BEY EHTYAT ile MOSALMATAMYZ ile LAABALY ile GHFELTKAR ile سربهواه ile SONPAL ENGAR ile BEY TOJEH ile سرسري ile غافلا ile MOSAMHEH ile SONPALANGARY ile SONPAL ENGARY ile بيدقتي ile BEY MOBALATY ile BEY GHYDY ile بي احتياطي ile BEY DAGHTY ile لاقيدي ile GHAFALAT ile BEY TOJEHY ile GHAFALAT KARY ile NAVAZESH ile NAVAKHTAN ile NAZ ile DELNAVAZY KARDAN ile NAVAZESH KARDAN )


- ... BAKIMDAN ile/değil ... BAKIMINDAN


- BAKIP BAKIŞTIRMAK


- COPPER ACETATE[İng.] / ACETATE DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR ASETAT


- BLUE VERDITER[İng.] / BLUE DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR MAVİSİ


- BAKIR NEFESLİLER ile/ve TAHTA NEFESLİLER


- COPPER NUMBER[İng.] / COEFFICIENT DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR SAYISI


- COPPER GREEN[İng.] / VERT DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR YEŞİLİ


- BAKIR ile BAKIR ALAŞIMI ile BAKIR MADENİ ile BAKIR İŞLERİ ile BAKIR LEVHA ile BAKIRCI ile BAKIRCILIK ile BAKIR EŞYA

( COPPER vs. COPPER ALLOY vs. COPPER MINE vs. COPPER WORKS vs. COPPERPLATE vs. COPPERSMITH vs. COPPERSMITHING vs. COPPERWARE )

( بامس اندودن ile مس ile مسي ile مسين ile مسوار ile کان مس ile معدن مس ile مسگر خانه ile کليشه مسي ile صفحه مسي ile مسگر ile مسگري ile مسگرخانه ile ظرف مس )

( بامس اندودن ile MOS ile MOSY ile مسين ile MOSVAR ile کان مس ile MADAN MOS ile MASGAR KHANEH ile KELYSHEH MOSY ile SAFHEH MOSY ile MASGAR ile MASGARY ile MASGARKHANEH ile ZARF MOS )


- BAKIŞ AÇISI [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- BAKIŞ AÇISI [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- MÜTENAZİR[Osm.] / SYMMETRIC, SYMMETRICAL[İng.] / SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMPTOMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIK, SİMETRİK


- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/<> AYAR(GAUGE) SİMETRİLERİ


- BAKIŞIM ile BAKIŞIMLI/LIK ile BAKIŞIMSIZ/LIK


- BAKIŞIM = SYMMETRY[İng.] = SYMÉTRIE[Fr.] = EBENMAß, SPIEGELGLEICHHEIT, SYMMETRIE[Alm.] = SIMMETRIA[İt.] = SIMETRIA[İsp.] = CONVENIENTIA PARTIUM[Lat.] = SÜMMETRIA, EMMETRIA, EURÜTHMIA[Yun.] = el-TENÂSUK, el-TAMÂSUL, TAVÂZİ, MAVÂZÂT[Ar.] = TEKÂRON, SÂZOVÂRÎ[Fars.] = SYMMETRIE[Felm.]


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile AYAR/GAUGE SİMETRİLERİ


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> EŞDEĞİŞKEN

( SYMMETRY vs./and/||/<> COVARIANT )


- BAKIŞIMSIZLIK/ASİMETRİ ile TERS ORANTI


- DISSYMMETRY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIMSIZLIK ÇARPANI


- BAKKA, KÜÇÜK ÇEKİRDEKLİ ETLİ MEYVE = SİMÂR-I TUFFÂHÎYE-İ MATMÛRETÜ'N-NEVÂT = MÉLONIDE À PÉPINS, BAIE


- BAKLA ÇİÇEĞİ ile BAKLAÇİÇEĞİ

( Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte bir bitki. İLE Bakla çiçeği rengi. | Bu renkte olan. )


- BAKLA[Ar.] ile ACIBAKLA/YAHUDİBAKLASI/TÜRMÜS[bot.]

( ... İLE Baklagillerden, acı olan, taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen otsu bir bitki. )

( VICIA FABA cum LUPINUS TERMIS )


- BAKLİYAT ve/||/<>/< BAKLAGİLLER

( Baklagillerden elde edilen ürün. VE/||/<>/< Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu vb. badıçlı pek çok sebze ve ağacı içine alan, iki çenekli ayrı taç yapraklılardan büyük bir bitki ailesi. )


- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE


- BAKMAYALIM! > KATILALIM!


- BAKTERİ ile BAKTERİSİT ile BAKTERİYOFAJ ile BAKTERİYOSTATİK

( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Bakterileri yok eden virüslere verilen ad. İLE Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma ya da durdurma özelliğine sahip olan. )


- BAKTERİ ile BAKTERİYEL

( Tek gözeli mikroorganizma. İLE Bakterilerle ilgili. )