Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(112/125)


- TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY

( TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY instead of TO CONTROL AT THE END )


- TO CONVINCE vs. TO PERSUADE PERSUASION


- TO DEFINE vs. EVALUATION


- TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE PIECE vs. TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE ENTIRE/WHOLENESS


- [not] TO DISAPPEAR vs. TRANSFORMATION


- [not] TO ENCOURAGE vs./and (ONLY) EXPLAINING


- TO EVALUATE vs. TO CHARACTERIZE/TO DESCRIBE


- TO EXAGGERATE vs. TO DISTORT


- TO EXAGGERATE vs./and TO GENERALIZE


- [not] TO FACILITATE vs./and TO ESCAPE


- TO FORGET vs. NEGLIGENCE


- TO GENERALIZE vs. (VALUE) TO BE AS POSSIBILITY

( [VALUE] TO BE AS POSSIBILITY instead of TO GENERALIZE )


- TO (GET) INFORM vs. EDUCATION/INSTRUCTION


- [not] TO GET READY vs./and PROGRAMMING


- TO GIVE PERMISSION vs. TO GIVE AN OPPORTUNITY


- TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING


- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND


- TO LEARN vs. TO GET INFORMATION


- TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE


- TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR


- TO MAKE NONEXISTENCE TO THE EXISTENCE vs. TO MAKE NONEXISTENCE TO THE NONEXISTENCE


- TO MAKE ONE'S OWN vs. TO GET ACCUSTOMED


- TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK


- TO NOT (ABLE TO) THINK DEEP/INTENSIVE/WIDE vs. IGNORANCE/THOUGHTLESSNESS


- TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE


- TO PERISH vs. TO DEGENERATE


- TO PROGRESS vs. TO CONSOLIDATE


- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE


- TO RECONCILE vs. IDENTIFICATION


- TO REDUCE vs./and NEGLIGENCE


- [not] TO REPLACE vs. TRANSFORMATION


- TO SEARCH FOR EXPECTATION vs. TO ASK [JUST TO UNDERSTAND]

( TO ASK [JUST TO UNDERSTAND] instead of TO SEARCH FOR EXPECTATION )


- TO SENSE vs. EXCITEMENT


- TO SEPARATE vs. CATEGORIZE


- TO SIMILE vs. TO COMPROMISE


- TO STATE THE SITUATION vs. TO STATE THE NEGATIVENESS

( NO LIKE vs. NOT LIKE )


- [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS


- TO THANK vs. TO APPRECIATE


- TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE


- TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE


- TO UNDERSTAND vs. "DIGESTION"


- TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY


- [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs. WRONG MEANING


- TO UNDERSTAND vs./and TO APPRECIATE


- TO UNDERSTAND vs./and TO COMPREHEND


- TO WASTE vs. EXTRAVAGANCE


- TODORİ, ALEKSANDROS (1833 - 1906) :

( Türkiye'de ilk tıp okulunu kuran ve uzun yıllar rektörlüğünü yapan Stefanos (Kara) Todori'nin oğludur. Daha ziyade "Karatodori" olarak tanınır. Esas ismi Alekandros Todori'dir. "Kara" lakabı olup, ikinci ismi ile birleştirilmiş ve "Karkatodori" olarak kabul görmüştür. İstanbul'da doğdu ve Paris'te hukuk eğitimi aldı. Girit İhtilalinde (1866) Sadrazam Ali Paşa'nın mahiyetinde Girit'e giderek isyanın bastırılmasında en büyük amil oldu. Roma elçiliğine atandı (1874), Hariciye Müsteşarlığına getirildi (1876). Türk - Rus Savaşı sonrası Berlin Muahedesinde Türkiye'nin baş delegesi olarak görev yaptı (1878). Aynı yıl içinde Hariciye Bakanı oldu ve kendisine Paşa unvanı verildi. Büyük Nazır Hayrettin Paşa ile birlikte Türkiye'de liberal inkılâpların gerçekleşmesi için uğraş verdi. II. Abdülhamit tarafından çalışma ve yaptığı tavsiyeler uygun görülmeyince bakanlıktan istifaya mecbur oldu. Ama gözden çıkarılmadı ve Kıbrıs Genel Valiliğine tayin edildi. Serbestlik verilmesi önerisi kabul edilmeyince istifa itti. 1906'da İstanbul'da öldü. Yeniköy'deki kilise bahçesine gömüldü. )


- TODOROV, NİKOLAİ (BALTCHİK, BULGARİSTAN, 1964) :

( Bulgaristan'ın Sofya Leviski kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1996 - 1997) tescilli kaldığı Sarıyer S.K. da 21 lig ve 2 kupa maçı olmak üzere 23 resmi ve ayrıca 7 özel maçla birlikte toplam olarak 30 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 3 gol kazandırdı. Lig sonunda ülkesine dönerek Sarıyer'den ayrıldı. )


- TOF-MS ile/||/<> QUADRUPOLE MS

( TOF uçuş zamanı geniş m/z, quadrupole süzgeç seçici. )

( Formül: Pulsed İLE sürekli )


- TOGGLE İLE OSCİLLATOR İLE COUNTER ile/||/<> GENETİK DEVRELER

( Hücresel mantık devreleri. )

( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )


- TÖHMETLENDİRMEK ile TÖHMET ile TÖHMETLİ


- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS


- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME

( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION )

( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي )

( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY )


- TOHUM ile ŞEYTANARABASI

( ... İLE Bazı bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu. )


- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER


- TOHUMLULAR / KAPALI TOHUMLULAR

( Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler dünyasının bir alt şubesi. )


- TOKA ile TOKALAŞMAK

( BUCKLE vs. SHAKING HANDS )


- TOKAÇLAMAK ile TOKAÇLANMAK ile TOKAÇ


- TOKALAŞMAK ile TOKALAŞABİLMEK ile TOK ile TOKA ile TOKALI ile TOK TOK ile TOKASIZ ile TOK SÖZLÜ/LÜK ile TOK KARNINA


- TOKAMAK İLE STELLARATOR İLE ICF ile/||/<> FÜZYON YAKLAŞIMLARI

( Kontrollü füzyon yöntemleri. )

( Formül: Q = P_out/P_in > 1 )


- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR

( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )

( Formül: ITER İLE W7-X )


- TOKATLAMAK ile SÖĞÜŞLEMEK


- TOKATLAMAK ile TOKATLANMAK ile TOKATLATMAK ile TOKATLAYABİLMEK ile TOKAT ile TOKATLI/LIK ile TOKATÇI/LIK ile TOKAT ARSIZI ile TOKAT KEBABI


- TOKEN EKONOMİ SİSTEMİ/TOKEN ECONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖDÜL BİRİKTİRME YÖNTEMİ


- TÖKEZLEMEK ile SENDELEMEK


- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK


- TÖKEZMEK ile TÖKEZLEMEK ile TÖKEZLENMEK ile TÖKEZLETMEK


- TOKMAK ile TOKMAKLAMAK ile TOKMAK TOKMAK ile TOKMAKÇI/LIK


- TOKMAKBURNU YALILARI :

( Tokmakburnu'nda Alay Köşkünden sonra İstinye'ye doğru sıralanan birkaç yalı daha var. Muhlis Erdener, Sevatini, Sadıklar ve Cavit Çağlar yalıları tarihi değilseler de göz alıcı yalılardır. )


- TOKMAKBURNU :

( İstinye'den Emirgan'a giderken denize çıkıntı veren buruna Tokmakburnu denilmektedir. Tokmakburnu İstinye koyunun son noktası ve Emirgan İstinye arasındaki sınırdır. )


- TOKMANOĞLU, PROF. DR. TAHSİN (TRB.1922) :

( İlk ve Orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1947 Haziranında İ.Ü.Orman Fakültesi'nden mezun olmuştur. 1955 yılında İ.Ü.Orman Fakültesi Orman İnşaatı, Geodezi ve Fotogrametri Anabilim Dalı'na Asistan olarak girmiş, 1967'de "Doçent" ve 1974 yılında da "Profesör" unvanlarını almıştır. 1989 yılında emekliye ayrılan hocamızın 13 kitabı ve 268 makalesi yayınlanmıştır. )


- TOCOPHEROL[İng.] / TOCOPHÉROLS[Fr.] / TOCOPHEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKOFEROL


- TOKSİKOLOJİ ile/ve/||/<> TOKSİN

( Zehirle, onların organizmaya olan etkileriyle ve zehirlerin belirlenmesiyle uğraşan bilim dalı. İLE Canlı organizmalarda görülen zehir. )


- TOKSİKOMAN ile TOKSİKOMANİ


- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE


- TOKURDAMAK ile TOKURDATMAK


- TOKUŞTURMAK ile TOKUŞTURABİLMEK


- TOKUŞTURMAK ile YARIŞTIRMAK


- TOLAZOLINE HYDROCHLORIDE[İng.] / CHLORHYDRATE DE TOLAZOLINE[Fr.] / TOLAZOLINHYDROCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAZOLİN HİDROKLORÜR


- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )


- TOLERANS ile TOLERANSLI/LIK ile TOLERANSSIZ/LIK


- TOLU BALSAM[İng.] / BAUME DE TOLU[Fr.] / TOLUBALSAM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLU BALZAMI


- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT


- TOLUNGÜÇ, SONER (İSKENDERUN, 1964) :

( Zeytinburnuspor Kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1991 - 1993) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 29 lig, 6 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 38 resmi ve ayrıca 13 özel maçla birlikte toplam olarak 51 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 3, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 6 gol kazandırdı. İkinci sezon (1992/93) ortasında Trabzonspor'a kiralandı. Sezon sonunda ise Galatasaray'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Türk Futbol Federasyonu bünyesinde teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )


- TOMARLAMAK ile TOMARLANMAK ile TOMARLATMAK ile TOMAR ile TOMAR TOMAR


- TOMBULLAŞMAK ile TOMBUL/LUK ile TOMBULCA


- TOMOGRAFİ/TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= KESIT ÇEKİM


- TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE[Fr.] / TOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOMOGRAFİ


- TOMOTERAPİ/TOMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= KESIT SAĞALTIM


- TOMRUKLAMAK ile TOMRUKLANMAK ile TOMRUK


- TOMURCUKLANMAK ile TOMURCUK


- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER


- TONİK/TONIC[İng.] değil/yerine/= GERGILİ | GÜÇLENDİRICİ


- TONKA BEAN[İng.] / TONKA[Fr.] / TONKABONNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONKA FASULYESİ


- TONLU ile TONLUK ile TONLULAŞMA ile TONLU VURGU ile TONLU ÜNSÜZ


- TONMAYSTER değil/yerine/= SES UZMANI


- TONOMÉTRIE[Fr.] / TONOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONOMETRİ


- TONSUZ ile TONSUZLAŞMA ile TONSUZ ÜNSÜZ


- TOOL/DEVICE/INSTRUMENT vs. SCIENCE


- TOP ARABACILARI ile/değil/||/<> TOPÇU OCAĞI ile/değil/||/<> TOPÇULAR OCAĞI ile/değil/||/<> TOPHANE

( Hareketli topları kullanacak askerlerin yetiştirildiği askeri birlik. İLE/||/<> Osmanlı İmparatorluğu'nda Kapıkulu Ocakları'nın yaya kısmına mensup, top dökmek ve kullanmakla vazifeli askerlerin bağlı olduğu ocaktır. Sultan I. Murad devrinde yeniçeri ocağının teşkilinden hemen sonra, acemi ocağından alınan askerlerle ilk olarak topçu ocağı kuruldu. İstanbul'un fethinden sonra, Galata suru dışında Tophane denilen yerde topçu kışlaları ve sabit top dökümhânesi yapıldı. Zaman içinde, Belgrad, Budin, Temaşvar, İşkodra, Gülamber, Provişte gibi yerlerde ihtiyaca göre tophaneler kurulup top döktürüldü. Topçu ocağına sertopi adıyla da anılan topçu başı nezaret ederdi. Onun emrinde bulunan dökücü başı (serihtegân), dökümhâneden sorumluydu. Onun da maiyetinde; yardımcısı, tamirci, dökümcü, burgucu, yamacı, demirci, marangoz gibi zanaatkârlar bulunurdu. Tophanenin, hesap ve alım-satım işlerine tophane emini bakardı. İmalât ve ihtiyaçlarından da Tophane Nazırı mesuldü. Topları kullanmak ise, ağa bölükleriyle cemaat ortaları'nın vazifesiydi. Beş ağa bölüğü ve yetmiş cemaat ortası vardı. Her orta ya da bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli subaylar bulunurdu. Ocak kethüdası, ocak çavuşu ve katibi de, bu ocağın büyük amirleriydi. Topçu ocağı, sarı-kırmızı bayrak taşırdı. Topların üretilmesi, muhafazası ve savaşlarda kullanılması işlerinden sorumlu tutulan birliğe topçu ocağı denilirdi Topçu ocağının Osmanlı ordu teşkilatı içinde yer alması II. Murad devrinde olmuştur. Topçu ocağı, kapıkulu ocaklarının yaya kapıkulu ocaklarının üçüncü kısmını oluşturan bir teşkilât olup, ocağın 16 ve 18. ortalarını teşkil ederdi. Topçu ocağına acemi ocağından asker alınır ve bunlara şagirt denilirdi. Topçu ocağı da yeniçeri ocağı gibi ağa bölükleri ve cemaat ortaları olarak iki kısımdan müteşekkildir. Ağa bölükleri beş tane ve cemaat ortaları yetmiş iki tane idi. Her orta ve bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli kişiler bulunurdu. Topçu ocağı efradının kuruluşundan itibaren zamanla çoğaldığı ve buna bağlı olarak da mevâciblerinin arttığı görülür. Topçu ocağının kendine has sarı kırmızı renklerden oluşan bir bayrağı bulunmaktaydı. Kırmızı zemin üzerine beyaz sim ile işlenmiş bir top ve bunun ağız tarafında bulunan üç gülle resmi mevcuttu. Kenarları ise sarı işlemeleydi. Bu sebeble sefere giden topçulara hazineden yirmibeş zira kırmızı ve yirmi beş zira sarı bayraklık ‘dârayî' adı verilen bez verilmesi kanun idi. İLE/||/<> Osmanlı ordusunda Kapıkulu Ocaklarından biri. Top dökmek, top mermisi yapmak ve top atmak için oluşturulmuştur. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde top dökülen ve topçu askerleri yetiştirilen yer. )


- TOPAKLAMAK ile TOPAKLANMAK ile TOPAKLAŞMAK ile TOPAKLAŞTIRMAK ile TOPAK


- TOPAKLANMAK ile TOPAKLANMA ile TOPAK

( FLOCCULATE vs. FLOCCULENCE vs. FLOCCULUS )

( لخته شده ile قلنبه شدگي ile کلف خورشيد )

( LAKHTEH SHODEH ile GHALANBEH SHODEGY ile KOLF KHORSHYD )


- TOPAL ile TOPALLAMAK

( LAME vs. LIMP )


- TOPALLAMAK ile TOPAL/LIK ile TOPAL KAPI


- TOPARLAK ile TOPARLAKÇA ile TOPARLAK SAYI ile TOPARLAK HESAP ile TOPARLAK RAKAM


- TOPARLAK ile/ve/||/<>/> TOSTOPARLAK

( Top biçiminde olan, yuvarlak. İLE/VE/||/<>/> Bütünüyle toparlak. )


- TOPARLAMA ile/ve BÜTÜNLEŞTİRME

( TO (BE ABLE TO) PACK vs./and TO INTEGRATE )


- TOPARLAMAK ile AYAKTA TUTMAK

( TO PACK/TIDY [UP] vs. TO KEEP ALIVE )


- TOPARLAMAK ile/ve/değil TAMAMLAMAK


- TOPARLAMAK ile TOPARLANMAK ile TOPARLANABİLMEK ile TOPARLAYABİLMEK


- TOPARLAMALI!


- TOPARLAYIŞ ile TOPARLAYICI KREM


- TOPAZ ile/||/<> KRİZOBERİL

( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )


- TOPAZ ile/||/<> RODOKROZİT

( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )


- GESAMTSSTRAHLUNGSSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞIN PİROMETRESİ


- TOTAL RADIATION PYROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞINIM PİROMETRESİ


- MECMÛ-U VEZNİYET[Osm.] / TOTAL MOMENTUM[İng.] / ÉLAN TOTAL[Fr.] / GESAMTBEWEGUNGSGRÖSSE, GESAMTIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM MOMENTUM


- TOTAL REFLECTION[İng.] / GESAMTREFLECTION, GESAMTREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM YANSIMA


- TOPLAMAK ile/değil TOPARLAMAK


- TOPLAMAK ile TOPLANMAK ile TOPLATMAK ile TOPLAŞMAK ile TOPLANILMAK ile TOPLATILMAK ile TOPLAŞTIRMAK ile TOPLANABİLMEK ile TOPLANIVERMEK ile TOPLATABİLMEK ile TOPLAYABİLMEK ile TOPLAYIVERMEK ile TOPLA ile TOPLAM ile TOPLAÇ


- TOPLAMAK ile YARDIM FONLARI TOPLAMAK ile KOLEKSİYONLUK ile TOPLANDI ile TOPLAMA ile KOLEKSİYON ile KOLEKTİF ile KOLEKTİF ÇİFTLİK ile TOPLU İSİM ile TOPLU OLARAK ile KOLEKTİVİTE ile KOLEKTÖR

( COLLECT vs. COLLECT RELIEF FUNDS vs. COLLECTABLE vs. COLLECTED vs. COLLECTING vs. COLLECTION vs. COLLECTIVE vs. COLLECTIVE FARM vs. COLLECTIVE NOUN vs. COLLECTIVELY vs. COLLECTIVITY vs. COLLECTOR )

( جمع کردن ile اخذ کردن ile تدوين کردن ile اعانه جمع آوري کردن ile وصولي ile مدون ile تاليف ile جماوري ile جمع آوري ile کلکسيون ile گرداوري ile مجموعه ile گردآوري ile تدوين ile وصول ile منظومه ile دسته جمعي ile اشتراکي ile جمعي ile مزرعه اشتراکي ile اسم جمع ile اجماعا ile مجتمعا ile مالکيت اشتراکي ile جمع کننده ile فراهم آورنده ile مامور وصول ile گرد آورنده ile کلکسيونر ile جمع کن ile مجموعه دار )

( JAM KARDAN ile AKHZ KARDAN ile TADOYNE KARDAN ile EANEH JAM AVARY KARDAN ile وصولي ile MODON ile TALYFE ile جماوري ile JAM AVARY ile KOLKSYVAN ile گرداوري ile MAJMUE ile GARDAVARY ile TADOYNE ile VASOL ile MANZUMEH ile DASTEH JAMY ile اشتراکي ile JAMY ile MAZRAEH ESHTARAKY ile ESM JAM ile اجماعا ile مجتمعا ile MALKYT ESHTARAKY ile JAM KONANDEH ile FARANPAM AVARANDEH ile MAMOR VASOL ile GARD AVARANDEH ile KOLKSYVANAR ile JAM KON ile MAJMUE DAR )


- TOPLAMALARDA


- TOPLAMANIN:
DAĞILMASI ile/ve/||/<> DEĞİŞMESİ


- LOI D'ADDITIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TOPLANABİLİRLİK YASASI


- MEYVELER:
TOPLANDIKTAN SONRA OLGUNLAŞMAYA ...
DEVAM EDEN ile DEVAM ETMEYEN


- TOPLANMA ÇADIRI:
HAYME ile TABERNACLE

( ... İLE Gönül. )


- TOPLANMA ile/ve/||/<> MERKEZLEŞME


- TOPLANMAK ile KOLAYLIK ile UYGUN ile RAHATLIKLA ile MANASTIR ile MANASTIR ile KONGRE ile GELENEKSEL

( CONVENE vs. CONVENIENCE vs. CONVENIENT vs. CONVENIENTLY vs. CONVENT vs. CONVENTED vs. CONVENTION vs. CONVENTIONAL )

( هم آيش کردن ile دورهم جمع شدن ile راحتي ile بي دغدغه ile مصلحه ile به راحتي ile خانقاه ile صومعه ile دير ile عهدي ile گردهمايي ile کنوانسيون ile قراردادي )

( NPAM AYSH KARDAN ile DOREAM JAM SHODAN ile RAHATY ile BEY DAGHEDGHEH ile مصلحه ile BAH RAHATY ile KHANGHAH ile SOME ile دير ile عهدي ile GARDEHAMAYY ile KONAVANSYVAN ile GHARARDADY )


- TOPLARDAMAR ile ATARDAMAR

( Kirli kanın, gövdenin her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar. İLE Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından gövdenin öteki bölümlerine kan taşıyan damar. )

( VÜRÛD[< VERÎD] ile ŞİRYAN )

( VEIN vs. ARTERY )

( VENA cum ARTERI/A )


- TOPLARDAMAR ile/ve/<> FLEBİT/FİLİBİT[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Toplardamlarda, içzar yangısı. )


- TOPLARSAK değil TOPARLARSAK


- COLLECTOR RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI DİRENCİ


- COLLECTOR JUNCTION[İng.] / JONCTION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI EKLEMİ/ENGEL KATMANI


- COLLECTOR VOLTAGE[İng.] / TENSION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI GERİLİMİ


- COUPURE DU COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KESİLMESİ/KIRILMASI


- COLLECTOR MODULATION[İng.] / MODULATION DE COLLECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KİPLEMESİ


- KOLLEKTORMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KİPLENİMİ


- KOLLEKTORDURCHSCHLAGSMECHANISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KIRILMA DÜZENEĞİ


- COLLECTOR CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI SIĞASI


- COLLECTOR[İng.] / COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI


- GEMEINSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLULUK


- TOPLUM = CEMİYET = SOCIETY[İng.] = SOCIÉTÉ[Fr.] = GESELLSCHAFT[Alm.] = SOCIETAS[Lat.] = SOCIEDAD[İsp.]


- TOPLUMBİLİM = İÇTİMAİYAT = SOCIOLOGY[İng.] = SOCIOLOGIE[Fr.] = SOZIOLOGIE[Alm.] = SOCIOLOGIA[İsp.]


- TOPLUMBİLİM ve KİMYA

( Durkheim, Lavosier kimyasını dikkate alarak sosyoloji bilimini kurmuştur. )

( DURKHEIM ve LAVOSIER )


- TOPLUMDIŞI/ASOSYAL ile TOPLUM KARŞITI/ANTİSOSYAL

( Başkalarına uymamaya yöneliklerdir. İLE Başkalarının, kendilerine "uymasını beklerler". )


- TOPLUMLARI:
BİLGİNLER/AYDINLAR AYDINLAT("A")MAZSA ne yazık ki/> ŞARLATANLAR ALDATIR


- TOPLUMLAŞMA ile/ve TOPLUMSALLAŞMA

( Olgu ya da kavram. İLE/VE Kişinin/kişilerinin katılımı. )


- TOPLUMSAL ADÂLET'İN TANIMLARINDA:
GENEL ile/ve TOPLUMSAL ile/ve SİYASAL

( Toplum içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönden yoksul, mahrum ve zayıfların doğrudan doğruya toplum tarafından korunmaları. İLE/VE Kişinin, insan onuruna uygun bir düzeye, sadece emeğinin karşılığı ile çıkabilmesinin sağlanması. İLE/VE Kişilerde, kültürel ve siyasal zayıflığı doğuran olumsuz etmenlerin toplum gücüyle kaldırılması. )


- (TOPLUMSAL) BELLEK [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TOPLUMSAL İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ ile/ve FİZİK İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ

( İstanbul'da. İLE/VE Ankara'da. )


- TOPLUMSAL = SOCIAL[İng., Fr., İsp.] = GESELLSCHAFTLICH[Alm.] = SOCIALE[İt.]


- TOPLUMSALLAŞAMAMADA/DİSASASİYASYONDA:
GERÇEKLİK ALGISINI YİTİRME/DEREALİZASYON ve/||/<> KİŞİLİK ALGISINI YİTİRME/DEPERSONALİZASYON


- TOPLUMSALLAŞMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜLEŞME


- TOPLUMSALLIK:
TANIMA ve/||/<> TANINMA


- TOPLUM(SALLIK) ve/||/<>/< ÖRGÜTLÜLÜK

( Örgütsüz toplum, toplum değildir. )


- TOPLUMU DEĞİŞTİRME OLANAĞI/"GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ DEĞİŞTİRME OLANAĞI


- TOPLUMUN:
"ANLAMAMASI" değil İTİBAR ETMEMESİ


- TOPOGRAFİ/TOPOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL ANATOMİ ÇİZGELEMESİ


- TOPOĞRAFİK ile TOPOĞRAFİK HARİTA


- TOPOĞRAFYA ile TOPOĞRAFYA HARİTASI


- TOPOCHEMICAL REACTION[İng.] / RÉACTION TOPOCHIMIQUE[Fr.] / TOPOCHEMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPOKİMYASAL TEPKİME


- TOPOLOGİCAL INSULATOR ile/||/<> BAND INSULATOR

( Topological insulator yüzey iletkenliği gösterirken İLE band insulator hem bulk hem yüzey izoledir )

( Formül: Z₂ topological invariant )


- TOPOLOGİCAL İNVARİANT ile/||/<> SİMETRİ KIRILMASI

( Topological invariant topolojik özelliklerle korunan nicelikken, simetri kırılması sistem simetrisinin kaybıdır )

( Formül: Chern sayısı )


- TOPOLOGİCAL ORDER ile/||/<> SYMMETRY BREAKİNG

( Topological order yerel parametrelerle tanımlanamayan düzenken İLE symmetry breaking yerel düzen parametresi vardır )

( Formül: Ground state degeneracy )


- TOPOLOGİCAL QUANTUM FİELD THEORY ile/||/<> CONFORMAL FİELD THEORY

( TQFT topolojik invariant quantum field theoriyken, CFT konformal invariant field theorisidir )

( Formül: Atiyah-Segal axioms )


- TOPOLOGICAL QUBIT ile/||/<> SPIN QUBIT

( Topological anyonlar korumalı, spin manyetik alan hassas. )

( Formül: Braiding İLE precession )


- TOPOLOGİCAL SÜPERİLETKENİ ile/||/<> KONVANSİYONEL SÜPERİLETKENİ

( Topological süperiletken Majorana modları barındırırken, konvansiyonel süperiletken sadece Cooper çiftleri içerir )

( Formül: Δ_p + iΔ_s )


- YER ADI/TOPONYMIE[Yun. < tópos/τόπος: yer + ónoma/ὄνομα: ad] ile/ve/||/<> DAĞ ADI/ORONYMIE[Yun. < ὄρος/óros: dağ + ónoma/ὄνομα: ad] ile/ve/||/<> SU/IRMAK/GÖL ADI/HYDRONOMIE[Yun. < ὕδωρ/hydor: su + ónoma/ὄνομα: ad]


- TOPRAK [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TOPRAK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ERDPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAK POTANSİYELİ


- TOPRAK TİPLERİNDE:
"KUMLU" ile "KİLLİ" ile "BEREKETLİ"

( Suyu[bilgiyi] geçirir. İLE Suyu[bilgiyi] geçirmez/almaz. İLE Suyu[bilgiyi] [ürüne] dönüştürür. )


- TOPRAK ile AZOİK[Yun. A: Olumsuzlayan ön ek. | ZOE: Yaşam.]

( ... İLE İçinde taşıl bulunmayan toprak. | En eski yerbilimsel düzen. )


- ERDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAKLAMA


- TOPRAKLAMAK ile TOPRAKLATMAK ile TOPRAKLAŞMAK ile TOPRAKLANDIRMAK ile TOPRAK ile TOPRAKLI ile TOPRAKÇI/LIK ile TOPRAKSIZ ile TOPRAK ALTI ile TOPRAK BOYA ile TOPRAK RENGİ ile TOPRAK BİLİMİ ile TOPRAK HUKUKU ile TOPRAK KÖLESİ ile TOPRAK SIÇANI ile TOPRAK BİLİMCİ ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ÇİMENTO ile TOPRAK BİLİMSEL ile TOPRAK KÖLELİĞİ


- TOPTANCI(TOTALİTER) GÖZETİM >< VATANDAŞIN GÜÇLENDİRİLMESİ ile ULUSAL AYRIŞMA >< KÜRESEL DAYANIŞMA


- TOPUKLAMAK ile TOPUK ile TOPUKLU ile TOPUKSUZ ile TOPUK DEMİRİ ile TOPUK KEMİĞİ


- TORTHYRATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TOR TİRATRON


- TORBA GEREKSİNİMİ değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)[NAYLON değil/yerine!]


- TORBALAMAK ile TORBALANMAK ile TORBA ile TORBALI ile TORBASIZ ile TORBA ÇAY ile TORBA KADRO ile TORBA YOĞURDU


- TORBERNITE[İng.] / TORBERNITE[Fr.] / URANGLIMMER, KUPFERUNGLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TORBERNİT


- TÖRENLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TÖRENLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- [ne yazık ki]
TÖREYE DOĞAN ve/||/<> İSVİÇRE TÜZESİYLE EVLENEN ve/||/<> ALMAN YÖNETİM ZİHNİYETİYLE YÖNET(İL)EN ve/||/<> İTALYAN TÜZESİYLE CEZALANDIR(IL)AN ve/||/<> İSLÂMÎ KURALLARA GÖRE GÖMÜLEN


- TORISCHER MAGNETKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK MANYETİK DEVRE


- TORK ile/||/<> KUVVET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Tork döndürme etkisi, kuvvet öteleme etkisidir )

( Formül: τ=r×F İLE F )


- TORNALAMAK ile TORNALANMAK ile TORNALATMAK ile TORNA ile TORNACI/LIK ile TORNALI


- TOROIDAL WINDING[İng.] / ENROULEMENT TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL SARGI/SARIM


- TOROIDSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT BOBİN


- TOROIDKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT ÇEKİRDEK


- TORPİLLEMEK ile TORPİLLENMEK ile TORPİL ile TORPİLCİ/LİK ile TORPİLLİ/LİK ile TORPİLSİZ/LİK ile TORPİL BALIĞI


- TÖRPÜLEMEK ile TÖRPÜLENMEK ile TÖRPÜLETMEK ile TÖRPÜ ile TÖRPÜLÜ ile TÖRPÜSÜZ


- TORRICELLISCHER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ BOŞLUĞU


- TORRICELLI EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLI-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ DENEYİ


- TORRICELLI VACUUM[İng.] / VIDE TORRICELLIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ VAKUMU


- TORRICELLI LAW[İng.] / LOI DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ YASASI


- TORTİKOLİS/TORTICOLLİS[İng.] değil/yerine/= EĞRİ BOYUN


- TORTİKOLİS ile/ve/||/<> SKOLYOZ

( Eğri boyunlu olma durumu. İLE/VE/||/<> Omurganın eğrilmesi ya da eğri olması. )


- TORTİYOZİTE/TORTUOSITY[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLILIK


- TORTULANMAK ile TORTULAŞMAK ile TORTULLAŞMAK ile TORTU ile TORTUL ile TORTUM ile TORTULU ile TORTUSUZ ile TORTUL BİLİMİ


- SEDIMENTATION[İng.] / SEDIMENTATION[Fr.] / SEDIMENTATION, ABSETZEN, ABSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTULAŞMA


- THORIUM-ZERFALLSREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORYUM BOZUNMA SERİSİ


- TÖS ile TÖSKÜRTMEK/TÖSKÜRÜ

( Hayvanı geri geri yürütmek. İLE Düşmanı püskürtmek. Karşısındakini yıldırarak kavgadan kaçırtmak. )


- TÖSKÜRMEK ile TÖSKÜRTMEK ile TÖSKÜRÜ


- TOTİPOTENT ile/||/<> PLURİPOTENT

( Totipotent tüm hücre tiplerine farklılaşabilirken İLE pluripotent sadece vücut hücrelerine farklılaşabilir )

( Formül: Potency gradient )


- TOTOLOJİ >< TUTARLILIK


- TOURNAMENT :/yerine TURNUVA


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK


- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )


- TOWNSEND CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KARAKTERİSTİĞİ


- TOWNSEND COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KATSAYISI


- TOXICOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL TOXICOLOGY

( Toxicogenomics toksik maddelerin gen ifadesine etkisini incelerken İLE classical toxicology genel toksisite mekanizmalarını inceler )

( Formül: Dose-response genomics )


- TOYGAR KUŞU ile BOĞMAKLIKUŞ

( ... İLE Toygar kuşunun bir türü. )


- TOYNAK ile TOYNAKLILAR


- TÖZ:
AZALMAYAN ve/||/<> ÇOĞALMAYAN

( Yüklenen herşeyin kendinde birleştiği. )


- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ):
ETKİLEŞİMCİLİK ile/ve/||/<> EPİFENOMENALİZM ile/ve/||/<> PARALELİZM


- TÖZ = CEVHER = SUBSTANCE[İng., Fr.] = das WESEN, WESENHEIT, STAMMBEGRIFF, SUBSTANZ[Alm.] = SUBSTANTIA[Lat.] = HË UZIA, HYPOSTASIS, HYPOKEIMENON[Yun.] = SOSTANZA[İt.] = SUBSTANCIA[İsp.] = SUBSTANTIE[Fel.] = SUBSTANS[Dan.] = SUBSTANTSIYA[Rus.]


- TOZKOPARAN ile TOZKOPARAN

( Çok rüzgârlı yer. İLE İstanbul, Merter'de bir semtin adı. )


- TOZLAŞMAK ile TOZLAŞTIRMAK


- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME


- TRABEKÜLASYON/TRABECULATION[İng.] değil/yerine/= BÖLMELENİM


- TRACEABILITY[İng.] değil/yerine/= İZLENEBİLİRLİK


- TRACER İLE DATING İLE THERAPY ile/||/<> RADYOİZOTOP UYGULAMALARI

( Radyoaktif izotop kullanımları. )

( Formül: λ = ln2/t½ )


- TRACTRIKS ile/ve/||/<> TRACTRIOID


- TRADITIONAL :/yerine GELENEKSEL


- TRAFİK KURALLARI ve/<> PSİKİYATRİ


- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]


- TRAFİK ile TRAFİKÇİ/LİK ile TRAFİK AKIMI ile TRAFİK AKIŞI ile TRAFİK TERÖRÜ ile TRAFİK ŞERİDİ ile TRAFİK LAMBASI ile TRAFİK CANAVARI ile TRAFİK MAHKEMESİ ile TRAFİK MÜFETTİŞİ ile TRAFİK İŞARETLERİ


- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK


- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )


- TRAFİK'TE:
SİLECEKLERLE SÜRÜCÜ EMNİYETİ ve LASTİK PATLARSA ve TAŞITI EKONOMİK KULLANMAK


- TRAFO[Alm.]/TRANSFORMER[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( Dönüştürücü. | Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği kentin ağında kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer. )


- TRAJEDİ ve KÖTÜMSERLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÜLDÜRÜ ve İYİMSERLİK


- TRAJEDİ ile/ve/değil/||/<> "İSTATİSTİK"

( Kişinin ölümü. )

( Kitleler. )


- TRAJİKLEŞMEK ile TRAJİK


- TRAKE ile TRAKELİLER


- TRAKTÖR[Fr. < TRACTEUR] değil/yerine/= ÇEKERSÜRER

( Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. )


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/>< İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TRANÇA[İt. < TRANCIA] ile/ve/||/<>/< İZMARİTGİLLER

( İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli ve kemikli bir balık. İLE/VE/||/<>/< ... )

( PAGRUS EHRENGERGII cum/et/||/<>/< ... )


- TRANKİLİZAN/TRANQUİLİZER[İng.] değil/yerine/= YATIŞTIRICI


- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- TRANSACTINIDE ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSAKTİNİT ELEMENTLER


- TRANSAMINATION[İng.] / TRANSAMINATION[Fr.] / TRANSAMINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSAMİNASYON


- TRANSANDANTAL ESTETİK ile/ve/||/<> TRANSANDANTAL MANTIK


- TRANSANDANTAL ile METAFİZİK


- TRANSANDANTAL ile TRANSANDANTALİST ile TRANSANDANTALİZM


- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI


- TRANSCENDENT ile IMMANENT

( Transcendent= x'i aşan: - Varlık, - Bilgi. Anlamda müşterek, referansı ayrı. İLE Immanent= x'de bulunan )


- TRANSCENDENT ile TRANSCENDENTAL