| SON SÖZCÜĞE GÖRE |

- MÜTEHARRIK[Ar. < HARK] ile MÜTEHARRİK[Ar. < HAREKET]

( Yırtılan, taharruk eden. İLE Hareket eden, kımıldayan, oynayan. | [felsefe, fizik] Hareketli, işler. )

- MÜTEHASSİS ile MÜTEESSİR

( Güzel bir duygunun etkisi altında kalmak.[Ayrıca; cansız maddelerden etkilenmede kullanılmaz!] İLE Üzüntü. )

- MÜTEHÂTİR[Ar.] ile MÜTEHÂTTÎ[Ar.]

( Birbirini yalanlayan, tekzîb eden. İLE Atlayıp geçen. | Hata işleyen, yanılan. )

- MÜTEHÂVİR[Ar.] ile MÜTEHÂVVİL[Ar. < HAVL]

( Birbiriyle konuşan, tehâvür eden. İLE Değişen, değişmiş, değişik, kararsız, tahavvül eden. | [matematik] Değişken. )

- MÜTEHAVVİL[Ar.]/PARAMETRE[Fr./İng. < PARAMETER] ile DEĞİŞKEN

- MÜTEMAHHIZ[< MÜTEMAHHIZÎN] ile İNANARAK, CAN VE GÖNÜLDEN ÇALIŞAN

- MÜ'TEMİN[Ar.] ile MÜTEMMİM/E[Ar. < TEMÂM]

( Güvenen, emniyet eden. İLE Tamamlayan, bitiren, itmâm eden. | Tümleç, herhangi bir sözcüğün anlamını tamamlayan. | Bütünler, bütün duruma getiren. )

- MÜTEMMİM/LİK ile MÜTEMMİM CÜZ

- MUTENA[Ar.]/MÜMTAZ[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr./İng. < ELITE] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ, ÖNEMLİ | AYRI/ÜSTÜN

- MÜTENAHHİM[Ar.] ile MÜTENA'İM[Ar. < Nİ'MET | çoğ. MÜTENA'İMÎN]

( Balgam çıkaran. İLE Varlık içinde ve nazlı büyüyen. )

- MÜTENASİB ile MÜTENAFİR

( Çeken. İLE İten. )

- MÜTENÂSİB[< NİSBET] ile ORAN/ORANLI, UYGUN

( UYGUN OLAN, HER BAKIMDAN BİRBİRİNE UYGUN, DENK )

- MÜTENEFFİS[Ar. < NEFES] ile MÜTENEFFİZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. MÜTENEFFİZÂN]

( Soluk alan, soluyan, teneffüs eden. | Yorgunluk alan, dinlenen. İLE Sözü geçen, nüfuzlu. )

- MÜTENEKKİRÂNE[Ar.] ile MÜTENEKKİREN[Ar.]

( Giysi değiştirerek kendini gizleyene yaraşır biçimde, mütenekkire. İLE Giysi değiştirerek kendini gizleyen, mütenekkir olarak. )

- MÜTENEVVİ[Ar. < NEV] ile MÜTENEVVİH[Ar. < NEVHA] ile MÜTENEVVİR[Ar. < NÛR]

( Türlü, çeşitli, çeşit çeşit, değişik, nevîlenen, tenevvü eden. İLE Ağlayan, feryâd eden, tenevvüh eden. İLE Parlayan, nurlanan, tenevvür eden. )

- MÜTENEZZİLÂNE[Ar.] ile MÜTENEZZİLEN[Ar.]

( Alçalana, mütenezzil olana yaraşır yolda. İLE Alçalarak, tenezzül eden. )

- MÜTERAKKİ ile MÜTERAKKİ VERGİ

- MÜTEREFFİ[Ar. < REF] ile MÜTEREFFİH[Ar. < REFH] ile MÜTESÂİD[Ar. < SUÛD]

( Yukarı kalkan, yükselen, tereffu eden. | Ululuk gösteren. İLE Refah bulan, rahat ve bolluk içinde yaşayan. İLE Yukarı çıkan, yükselen, ağan, suûd eden. )

- MÜTEŞÂBİH[Ar. < ŞEBEH ve ŞİBH | çoğ. MÜTEŞEBBİHÂT] ile MÜTEŞEBBİH[Ar. < ŞEBEH ve ŞİBH | çoğ. MÜTEŞEBBİHÎN]

( Birbirine benzeyen. | Kur'ân-ı Kerîm'in mecâzî anlama elverişli âyeti. İLE Benzeyen, andıran, teşebbüh eden. )

- MÜTESÂVÎ EL-EDLÂ ile/||/<> MÜTESÂVÎ ES-SÂKEYN ile/||/<> MUHTELİFÜ'L-EDLÂ ile/||/<> MENŞÛR

( Eşkenar üçgen. İLE/||/<> İkizkenar üçgen. İLE/||/<> Çeşitkenar üçgen. İLE/||/<> Üçgen prizması. )

- MÜTESEHHİR[Ar. çoğ. MÜTESEHHİRÎN] ile MÜTESE'İL[Ar. < SU'AL]

( Gece uyuyamayıp sabahlayan. İLE Dilenen, dilenci, tesâül eden. )

- MÜTESELLİ[Ar. < SÜLVÂN] ile MÜTESELLİH[Ar. çoğ. MÜTESELLİHÎN]

( Avunan, acıyı/kederi unutur gibi olan, teselli bulan. İLE Silahlanan, silah kuşanan. )

- MÜTESELSİL ile MÜTESELSİL BORÇ ile MÜTESELSİL KEFİL

- MÜTESEMMÎ[Ar.] ile MÜTESEMMİM[Ar. < SEMM] ile MÜTESEMMİN[Ar.]

( Bir ad ile adlanan, müsemmâ olan. İLE Zehirlenen, tesemmüm eden. İLE Semiren, semen kazanan, tesemmün eden. )

- MÜTEŞETTÎ[Ar.] ile MÜTEŞETTİT/E[Ar. < ŞETAT]

( Bir yerde kışlayan, kışı geçiren, teşerrî eden. İLE Dağılan, karışan, perişan olan, teşettüt eden. )

- MÜTESEYYİB[Ar.] ile MÜTESEYYİB[Ar. < TESEYYÜB | çoğ. MÜTESEYYİBÎN]

( Dul kalan kadın, teseyyüb eden. İLE Kayıtsız davranan, aldırış etmeyen, teseyyüb eden. )

- MÜTETABBI[Ar. < TAB] ile MÜTETÂBİ/A[Ar. < TEBA]

( Doğallaşan, tatabbu eden. İLE Birbiri ardınca gelen, peyderpey olan. )

- MÜTEVÂLÎ[Ar. < VELY] ile MÜTEVAKKİ[Ar. < VERÂ]

( Birbiri ardınca giden, art arda gelen, üstüste, tevâlî eden. İLE Gizlenen, gizli, saklı, tevâri eden. )

- MÜTEVAZI ile MÜTEVAZI EŞYALAR ile TEVAZU

- MÜTEVÂZI[Ar. < VAZ | çoğ. MÜTEVÂZIÎN] ile MÜTEVÂZİ[Ar. < VEZY] ile MÜTEVÂZZÎ[Ar.]

( Alçakgönüllü, kibirsiz, tevâzu gösteren. | Gösterişsiz. İLE Birbirine muvâzî olan. | Paralel. İLE Abdest alan. )

- MÜTEVECCİ[Ar.] ile MÜTEVECCİH[Ar. < VECH | çoğ. MÜTEVECCİHÎN]

( Ağrı duyan, veca'lanan. | Sıkıntılı, dertli. İLE Bir yöne/cihete, tarafa dönen, yönelen, teveccüh eden. | Birine yönelik sevgisi ve iyi düşünceleri olan. | Bir tarafa gitmeye kalkan. )

- MÜTEVEFFÂ ile/||/<> MÜTEVEFFİYE

( Vefat etmiş [erkek]. İLE/||/<> Vefat etmiş [kadın]. )

- MÜTEVELLİ ile MÜTEVELLİ HEYETİ

- MÜTEVESSİ'[Ar. < VÜS'AT] ile MÜTEVESSİH/MÜTEDENNİS[Ar.]

( Genişleyen, geniş, tevessü eden. | Büyüyen, gelişen. İLE Kir oluşan, kirlenen, tedennüs eden. )

- MÜTEYEMMİMÂNE[Ar. < VÜS'AT] ile MÜTEYEMMİMEN[Ar.]

( Teyemmüm edercesine. İLE Teyemmüm ederek. )

- MÜTEZÂHİF[Ar. çoğ. MÜTEZÂHİFÎN] ile MÜTEZÂİF[Ar. < ZIF]

( Savaşta, birbirinin üzerine yürüyüp çatan. İLE Kat kat artan, iki ya da daha çok katı olan, tezâüf eden. )

- MÜTEZÂVİL[Ar.] ile MÜTEZÂVİR[Ar. çoğ. MÜTEZÂVİRÎN]

( Bir şeyi, bir şeye yaklaştıran, tezâvül eden. | Bir şey ortaya çıkarmaya çalışan. İLE Birbirini ziyaret eden, birbirini gidip gören. )

- MUTFAK ile/||/<> İŞLİK/ATÖLYE ile/||/<> GARAJ[İng. < GARAGE] ile/||/<> LABORATUVAR[Fr. < LABORATOİRE]

- MUTFAK ile MUTFAK DOLABI ile MUTFAK HAVLUSU ile MUTFAK MERDİVENİ ile MUTFAK HAVALANDIRMASI

- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK


- ABSOLUTE ALCOHOL[İng.] / ALCOOL ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK ALKOL

- ABSOLUTE MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BÜYÜKLÜK

- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM

- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK

- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA

- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ

- ABSOLUTE REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE BRECHUNGSINDEX, ABSOLUTE BRECHZAHL, ABSOLUTE REFRAKTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK KIRILMA İNDİSİ

- ABSOLUTE HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK NEM

- ABSOLUTE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK STANDART SAPMA

- MUTLAK UZAY ile/ve/||/<> MUTLAK MEKÂN ile/ve/||/<> MUTLAK ZAMAN


- ABSOLUTE VACUUM[İng.] / VIDE ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE UNTERDRUCK, ABSOLUTES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK VAKUM

- MUTLAK VARLIK ile/ve/<> MUTLAK HİÇLİK

- MUTLAK ile MUTLAK ADRES ile MUTLAK CEHALET ile MUTLAK VEKALETNAME ile MUTLAK KURAL ile MUTLAK DEĞER ile KESİNLİKLE

- MUTLAK ile MUTLAKA ile MUTLAKÇI/LIK ile MUTLAK NEM ile MUTLAK MERA ile MUTLAK DEĞER ile MUTLAK SIFIR ile MUTLAK SICAKLIK

- MUTLAK[Ar.] değil/yerine/= SALT/SALTIK

- MUTLAKA ... OLABILIR değil MUTLAKA OLUR ya da [sadece] OLABİLİR

- MUTLAK/LAŞTIRMA ile/ve/||/<> KUTSAL/LAŞTIRMA

- MUTLU BİR ŞEKİLDE ile MUTLULUK

- MUTLU ile MUTLU SONUÇ ile MUTLU GÜN ile MUTLU GİT ŞANSLI ile MUTLU HAYAT ile MUTLU YILLAR

- MUTLULANMAK ile MUTLULANDIRMAK ile MUTLU/LUK ile MUTLUCA ile MUTLULUK ÇUBUĞU ile MUTLULUK TABLOSU


- MUTLULUĞU ANIMSAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MUTLULUK

( [Çoğunluk için ne yazık ki] Yaşamın küçük bölümünde yaşanılan mutluluktan geriye kalan büyük bölümü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yaşamın çok küçük bir bölümünde yaşanılan. )

- MUTLULUK ARAYIŞI değil/yerine MUTLULUK

( Mutluluğa engel olan şey, mutluluk arayışıdır. )
( Mutluluk, kelebek gibidir. Biz yakalamaya çalıştıkça, o kaçar. Ne zaman ki, dikkatimizi başka şeylere veririz, ancak o zaman gelip omzumuza konar. )

- MUTLULUK "DUYGUSU" değil MUTLULUK

- MUTLULUK İÇİN ...:
DAHA AZ ...
ve/>< DAHA ÇOK ...

( ... nefret edelim. VE/>< ... sevelim.
... kaygılanalım. VE/>< ... dans edelim.
... alalım. VE/YERİNE/>< ... verelim.
... tüketelim. VE/YERİNE/>< ... üretelim/türetelim.
... somurtalım. VE/YERİNE/>< ... gülelim.
... konuşalım. VE/YERİNE/>< ... dinleyelim.
... korkalım. VE/YERİNE/>< ... deneyelim.
... yargılayalım. VE/YERİNE/>< ... kabul edelim.
... izleyelim. VE/YERİNE/>< ... yapalım.
... şikâyet edelim. VE/YERİNE/>< ... takdir/tebrik edelim. )

- MUTMAİN/NE ve HİDÂYET

- MUTSUZLAŞMAK ile MUTSUZ/LUK

- MUTSUZ/LUK" ile/ve/||/=/<>/< AHLÂKSIZ/LIK

- MÜTTEFİK KUVVETLER ile İTTİFAK ile MÜTTEFİK ile MÜTTEFİKLER

- MÜTTESİ'[Ar. < VÜS'AT] ile MÜTTEZİH[Ar.]

( Genişleyen, tevessü eden. İLE Açık, ortada olan, ittizâh eden. )

- MUVAFFAKİYET ile MUVAFFAKİYETLİ ile MUVAFFAKİYETSİZ/LİK


- MUVÂZAA[Ar. < VAZ] ile MUVAZZA'[Ar.] ile MUVAZZAH[Ar. < VUZÛH]

( Bir konuda bahse girişme. | Danışıklı dövüş. İLE Saygı gösterilmeyen kişi. İLE Açıklanmış, etraflıca anlatılmış, îzâh edilmiş, tavzîh edilmiş. )

- MUVAZAA ile MUVAZAALI

- MUVAZENE ile MUVAZENELİ ile MUVAZENESİZ/LİK

- MUVÂZÎ[Ar. < VEZY] ile MUVAZZİH[Ar. < VUZÛH]

( Paralel. İLE Açıklayan, ayrıntılı olarak anlatan, îzâh eden. )

- MUVAZZAF/LIK ile MUVAZZAF SUBAY ile MUVAZZAF HİZMET

- MÜVESSİ'[Ar. < VESÜ ve SAAT] ile MÜVESSİH[Ar.] ile MÜVEZZİ'[Ar. < VEZ | çoğ. MÜVEZZİÎN]

( Genişleten, tevsi eden. İLE Kirleten, tevsîh eden. İLE Dağıtan, tevzi ve taksim eden. | Postacı, posta, mektup, telgraf gibi şeyleri, ev ev dağıtan kişi. | Gazeteci, evlere, gazete dağıtan kişi. )

- MUYAN ile MUYANÇILIK/MUYANÇILIQ
[<

( Sevap. İLE Arabuluculuk, yatıştırma, iki kişiyi uzlaştırma. )

- MUYLU ile MUYLU YATAĞI

- MUZAFFER değil/yerine/= UTKAN/UTKULU

- MUZAFFER-ÂNE[Ar.] ile MUZAFFEREN[Ar.] ile MUZAFFERİYET[Ar.]

( Muzaffer olana yakışır biçimde. İLE Üstünlük kazanarak, üstün gelerek, muzaffer olarak. İLE Üstünlük, düşmana üstün gelme. Bir işi, gerektiği gibi başarma. )

- MUZAFFER/LİK ile MUZAFFERCE

- MÜZAKERE ile MÜZAKERECİ/LİK

- MUZCER[Ar. < ZUCRET] ile MUZCİR[Ar. < ZUCRET]

( Sıkıntılı, ıstıraplı. İLE Sıkıntı veren, ıstırap. )

- MUZDARİP/MUZTARİB[Ar. < DARB] ile MÜSTARİB[Ar. < ARAB] ile MÜSTAHLİB[Ar. < HALBB]

( Istırap çeken. İLE Araplaşmış olan, aslen Arap olmadığı halde sonradan Araplaşmış olan. İLE Tırmalayan, istihlâb eden. )

- MÜZEKKER/LİK ile MÜZEKKERE

- MÜZE/LİK ile MÜZECİ/LİK

- MÜZELLİL[Ar. < ZÜLL ve ZİLLET] ile MÜZERRİ'[Ar. < ZER]

( Hakirleştiren, zelilleştiren. İLE Tohum eken makine. )

- MÜZEVİRLEMEK ile MÜZEVİR/LİK

- MÜZEYE GİR fakat "MÜZELİK OLMA!"

- MÜZEYYEN[Ar. < ZÎNET | çoğ. MÜZEYYENÂT] ile MÜZEYYİN[Ar. < ZÎNET]

( Süslenmiş, süslü, zînetlendirilmiş. İLE Süsleyen, tezyîn eden. )

- MÜZİKAL[Fr.] ile MÜZİKHOL[İng.]

( Müzikle ilgili. | Müzik eşliğinde sergilenen, film ya da tiyatro oyunu. İLE Fon müziğinden yararlanılarak eğlenceli, fantezi oyunların oynandığı yer. )

- MÜZİKÇİ/MÜZİSYEN[Fr.] ile MÜZİKSEVER

( Müzik yapan. İLE Müzik tutkusu olan, müziği seven kişi. )

- MÜZİKLENDİRMEK ile MÜZİKLEŞTİRMEK ile MÜZİK ile MÜZİKLİ ile MÜZİKÇİ/LİK ile MÜZİKSEL/LİK ile MÜZİKSİZ ile MÜZİK ODASI ile MÜZİK BİLİMİ ile MÜZİK DOLABI ile MÜZİK KULAĞI ile MÜZİK KÖŞESİ ile MÜZİK MARKET ile MÜZİK SALONU ile MÜZİK BİLİMCİ

- MUZİPLEŞMEK ile MUZİP/LİK ile MUZİPÇE

- MUZIR[Ar. < ZARAR] ile MUZİP[Ar.]

( Zararlı, zarar veren, zarara sokan. | Yaramaz, herşeyi bozan/karıştıran. İLE Şaka yapmaktan hoşlanan, takılgan. )

- MUZIRLAŞMAK ile MUZIR/LIK ile MUZIR YAYIN

- MUZIRR[Ar. < ZARAR] ile MÜNZİR[Ar. < NEZR][>< MÜBEŞŞİR]

( Zararlı, zarar veren, zarara sokan. İLE Sonunun kötülüğünü söyleyerek korkutan. )

- MÜZMEN[Ar. < ZAMAN] ile MÜZMİN/E[Ar. < ZAMAN]

( Müzmin duruma gelmiş. | [mecaz] Zayıflamış, halsiz düşmüş. İLE Üzerinden zaman geçmiş, eskimiş, süreğen hastalık. )

- MUZMER[Ar. < ZIMÂR | çoğ. MUZMERÂT] ile MUZMİR[Ar. < ZIMÂR]

( Gizli, saklı, örtülü, dışarı vurulmamış, içte saklı, ızmâr edilmiş. İLE İçinde saklayan, gizleyen, ızmâr eden. )

- MÜZMİNLEŞMEK ile MÜZMİNLEŞTİRMEK ile MÜZMİN/LİK ile MÜZMİN BEKAR/LIK


- MYC-/-MYCES/-MYCEES/-MYCET-/-MYCETO-/MYCO-/-MYCOSİS ile/||/<> MYC-/MYCO-

( Mantar, mantar sınıfı, mantar enfeksiyonu, bir bölümün mantar enfeksiyonları. İLE/||/<> Mukus. )

- MY-/MYO- ile/||/<> MİO-/MEİO- ile/||/<> -STALSİS ile/||/<> TEN-/TENDO-/TENO-/TENONT-/TENONTO- ile/||/<> SARC-/SARCO- ile/||/<> SPLANCHN-/SPLANCHO-

( Kas, kasla ilgili. İLE/||/<> Daha az, daha küçük, kasılmanın azalması. İLE/||/<> Kasılma. İLE/||/<> Tendon. İLE/||/<> Et, kas. İLE/||/<> İç örgenlerle ilgili. )

- MYRMECOPHYTES[İng.] değil/yerine/= MİRMEKOFİT

( Sağkalım için, mutualist bir ilişki içinde bulunduğu avcı karıncalara oldukça ya da bütünüyle muhtaç olan bitkiler (Yunanca murmēx- “karınca” ve phuton- “bitki” demektir.).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- N-UNIT[İng.] / UNITÉ N[Fr.] / N-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N BİRİMİ

- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL

- BUTYL ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ASETAT

- N-BUTYLAMINE[İng.] / N-BUTYLAMINE[Fr.] / N-BUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLAMİN

- N-BUTYLCHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE N-BUTYLE[Fr.] / PRIM. BUTYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLKLORÜR

- RAIE N[Fr.] / N-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= N-ÇİZGİSİ

- N-BUTYL ETHER[İng.] / ETHER BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / N-BUTYLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N-DİBÜTİL ETER


- N-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON N[Fr.] / N-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= N ELEKTRONU

- N-CHANNEL[İng.] / CANAL DE N[Fr.] / N-KANAL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KANALI

- N-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KATMANI

- N-CHLOROSUCCINIMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= N-KLOROSÜKSİNİMİT

- N-METHYLANILINE[İng.] / N-ANILINE DE MÉTHYL[Fr.] / N-METHYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-METİL ANİLİN

- JONCTION N-N[Fr.] / NN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= N-N EKLEMİ

- COUCHE N[Fr.] ile/değil/yerine/= N TABAKASI

- CONDUCTIVITÉ DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ İLETKENLİK

- REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU

- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ YARI İLETKEN


- NAAL OIL[İng.] / NAAL OEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAAL YAĞI

- NABIZ ile NABIZ YOKLAMASI

- NADAN/LIK ile NADANCA

- NADAS/LIK ile NADASLI

- NADİM[Ar.]/PİŞMAN[Fars. < PAŞMAN PAŞEMAN] değil/yerine/= ÖKÜNÇLÜ

- NÂDİR[Ar. < NEDRET | çoğ. NÂDİRÂT, NEVÂDİR] ile NADÎR/NAZÎR[Ar.]

( Seyrek, az, ender bulunur. İLE Taze. | Altın. )

- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ

- NÂDİR ile/ve/<> NÂDÎDE[Fars.]

( Seyrek, az, ender bulunur. İLE/VE/<> Görülmemiş, görülmedik. | Pek seyrek bulunan, çok değerli. )

- NAFAKALANMAK ile NAFAKALANDIRMAK ile NAFAKA

- NAPHAZOLINE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFAZOLİN NİTRAT


- NAFİLE/LİK ile NAFİLE YERE ile NAFİLE NAMAZ

- NAPHSULTONE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFSULTON

- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ

- NAFTA[Fr.] ile NAFTALİN[Fr. < Doğu dillerinden]

( 100 - 250 °C'ler arasında damıtılan ürün. İLE Madenkömürü katranının, kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1.158 yoğunluğunda, 80 °C'de ergiyen, 218 °C'de kaynayan, suda ergimeyen, alkol, benzol ve eterde, kolaylıkla eriyen, antiseptik bir hidrokarbon. )

- NAPHTHA[İng.] / NAPHTA[Fr.] / NAPHTHA[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA

- NAPHTHALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALDEHİT

- NAPHTHALENE[İng.] / NAPHTHALÈNE, NAPHTALINE[Fr.] / NAPHTHALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTALİN

- NAFTALİNLEMEK ile NAFTALİNLENMEK ile NAFTALİN

- NAPHTHALIZE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALİNLESTİRMEK

- NAPHTHACENE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTASEN


- NAPHTHANES[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENİKLER

- NAPHTENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENLER

- NAPHTHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİYONİK ASİT

- NAPHTHISODIAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİZODİAZEPİN

- NAPHTOL[Fr.] / NAPHTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTOL

- NAFTOLENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTOLENLER

- NAG ile NAG YILAN ile NAG YILI
[<

( Timsah. İLE "Ejderha". İLE Türk takviminin oniki yılından biri. )

- NAĞME ile NAĞMELİ ile NAĞMESİZ

- NAHAK ile NAHAK YERE

- NAHIR ile NAHIRCI/LIK


- NAHİYE ile NAHİYE MÜDÜRÜ

- NAKARAT ile NAKARATLI ile NAKARATSIZ

- NAKDEN[Ar.] ile NAKDÎ[Ar.]

( Para olarak, para ile. | Peşin, elden. @@ Nakitle ilgili, para bakımından olan, paraca, nakde mensup. )

- NAKDİ ile NAKDİ CEZA ile NAKDİ VERGİ ile NAKDİ KIYMET ile NAKDİ YARDIM ile NAKDİ TEMİNAT

- NAKİL ile NAKİL ARACI ile NAKİL VASITASI

- NÂKIL[Ar. < NAKL | çoğ. NÂKILÂN] ile NÂKIR["ka" uzun okunur]

( Taşıyan. | Geçiren. | Çeviren.[bir dilden] | Duyduğunu anlatan. | İletken.[Fr. CONDUCTEUR] İLE Nişana isabet olan ok. | Delen, oyan, kazan. )

- NAKIŞLAMAK ile NAKIŞ/LIK ile NAKIŞLI ile NAKIŞÇI/LIK ile NAKIŞSIZ ile NAKIŞ İPLİĞİ ile NAKIŞ MAKİNESİ

- NAKİT PARA değil NAKİT

- NAKİT ile NAKİT PARA ile NAKİT KARTI

- NAKLEN ile NAKLEN YAYIN ile NAKLEN YAYIN ARACI


- NAKLEN[Ar.] ile NAKLÎ[Ar.]

( Nakil yoluyla. | Anlatma ya da öykü yoluyla. İLE Akla değil nakle dayanan. )

- NAKLÎ İLİMLER(ULÛM-U NAKLİYE):
ULÛM-U ŞER'İYE
ve/||/<> ULÛM-U LİSÂNİYE VE ÂLİYE[< ÂLET]

- NAKLİ ile NAKLİ MAZİ

- NAKLİYAT ile NAKLİYATÇI/LIK

- NAKLİYE ile NAKLİYECİ/LİK

- NAL[Ar.] ile NALÇA[Ar. + Fars.]

( At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın biçimine uygun demir parçası. İLE Ayakkabıların altına çakılan demir. )

- NALÇA ile NALÇALI ile NALÇASIZ

- NALIDIXIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NALİDİKSİK ASİT

- NALIN ile NALINCI/LIK ile NALINLI ile NALINSIZ ile NALINCI KESERİ

- NALOXONE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALOKSON HİDROKLORÜR


- NALORPHINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALORFİN HİDROKLORÜR

- NAM ile NAME ile NAMECİ

- NAMAZ KILMAK yerine NAMAZI EDÂ ETMEK

- NAMAZ/LIK ile NAMAZCI ile NAMAZSIZ/LIK ile NAMAZ BEZİ ile NAMAZ NİYAZ ile NAMAZ VAKTİ ile NAMAZ ÖRTÜSÜ

- NAMERT/LİK ile NAMERTÇE

- NAMLI ile NAMLI ŞANLI

- NAMLU ile NAMLULU ile NAMLUSUZ

- NAMUS ile NAMUSLU/LUK ile NAMUSSUZ/LUK ile NAMUSLUCA ile NAMUS SÖZÜ ile NAMUSSUZCA ile NAMUS BORCU ile NAMUS BELASI ile NAMUS DAVASI ile NAMUS CİNAYETİ

- NAMUS-U EKBER ile/ve NAMUS-U ESGAR

( Tanrı. İLE/VE Para. | Sessiz adâlet. )

- NAN ile NANE/LİK ile NANELİ ile NANESİZ ile NANE RUHU ile NANE SUYU ile NANE ŞEKERİ


- NAND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NAND[Fr.] ile/değil/yerine/= NAND DEVRESİ

- NANDROLONE PHENYLPROPIONATE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDROLON FENİLPROPİONAT

- NANİKLEMEK ile NANİK

- NANKÖR ile NANKÖR OLMAK ile YAĞMA ile NANKÖRLÜK

- NANKÖRLEŞMEK ile NANKÖR/LÜK ile NANKÖRCE

- NANOELECTRONICS[İng.] / NANOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NANOELEKTRONİK

- NANOMETER[İng.] / NANOMETRE[Fr.] / NANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NANOMETRE

- NAPALM ile NAPALM BOMBASI

- NAPELLINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPELİN

- NAR ile NARA ile NARH ile NARSİST ile NAR ŞERBETİ ile NAR BALİNASI ile NARSİST KOMPLEKSİ


- NARENCİYE ile NARENCİYECİ/LİK

- NÂRE'NİN ile NÂRİN'İN

- NARGİLE ile NARGİLLER ile NARGİLE TÜTÜNÜ

- NARİN ile/ve/||/<> NAZİK

- NARİN/LİK ile NARİNCE

- NARCOTIQUE[Fr.] / NARKOTIKUM, RAUSCHGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NARKOTİK

- NARKOZ ile NARKOZCU

- NARSİSİZM/NARSİSİST ile SOLİPSİZM/SOLİPSİST

- NARSİSİZM ile NARSİSTLİK

- NARSİST[Fr. < NARCISSISTE] değil/yerine/= ÖZSEVER


- NASARA ile/ve NÂSİRUN

( Yardım etmek. İLE/VE Yardım edici. )

- NASİHAT ile NASİHATÇİ/LİK ile NASİHAT YOLLU

- NASİHAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL

- NASİHAT ile/ve/||/<> NASİP[Ar. NASİB]

- NASIL KULLANIŞI değil NASIL KULLANILDIĞI

- NASIL ...:
"TAKDİR EDERSEN/İZ"
ile/ve/değil/yerine/<> "UYGUN GÖRÜRSEN/İZ"

- NASIL YARARLANIRIM? değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?

- NASIL ile NE KADAR KÖTÜ ile NASIL OLUR ile NE KADARDIR ile KAÇ TANE ile KAÇ KEZ ile NE KADAR ile NE KADAR TUHAF ile NE SIKLIKTA ile NE KADAR TUHAF ile NE KADAR ŞAŞIRTICI ile NE KADAR HARİKA

- NASİ-/NASO- ile/||/<> RHİN-/-RHİNE/RHİNO-/-RHİNOUS/-RHİNİA/-RRHİNİA

( Burun, buruna ait. İLE/||/<> Burun, burunun belirli durumları ile ilgili. )

- NASİPLENMEK ile NASİPLENDİRMEK ile NASİPLENEBİLMEK ile NASİP ile NASİPLİ/LİK ile NASİPSİZ/LİK


- NASIRLANMAK ile NASIRLAŞMAK ile NASIR ile NASIRLI ile NASIRSIZ ile NASIR YAKISI

- NASYONALİST ile NASYONALİZM ile NASYONAL SOSYALİZM

- NAT'[Ar. çoğ. ENTÂ', NUTÛ'] ile NA'T[Ar. çoğ. NUÛT]

( Sofra bezi. | Meşinden yapılan döşek.[Fr. NATTE] İLE Bir şeyi överek/medhederek anlatma, vasıflandırma. | Hz. Muhammed'i övmek üzere yazılan şiirler. )

- NATIKA ile NATIKALI ile NATIKASIZ

- NATIR/LIK ile NATIR NALINI

- NATO ile/=/||/<> OTAN

( İngilizce. @@ Fransızca. )

- NATÜR ile NATÜRİST ile NATÜRİZM

- NATURA NATURANS ile/ve NATURA NATURATA

( Doğuran doğa. İLE/VE Doğan doğa. )
( Hakikat. İLE/VE Zâhir. )
( NOMEN ile/ve FENOMEN )

- NATURAL PHILOSOPHY ile/ve/değil NATURAL SCIENCE

- NATÜRMORT[Fr. < NATURE MORTE] değil/yerine/= ÖLÜ DOĞA


- NAVIER-STOKES EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE NAVIER-STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= NAVİER-STOKES DENKLEMİ

- NAVİGASYON değil/yerine/= YOL BUL/YOL GÖSTERİCİ

- NAYLON ile NAYLON KIZ ile NAYLON FATURA

- NAZARİYAT ile NAZARİYATÇI/LIK

- NAZARİYE ile NAZARİYECİ/LİK

- NAZAR/LIK ile NAZARİ ile NAZAR BONCUĞU

- NAZİK ile NAZİK SEKS ile KİBARLAR ile BEYEFENDİ ile CENTİLMENCE ile NEZAKET ile BEYEFENDİ

- NAZİKLEŞMEK ile NAZİKLEŞTİRMEK ile NAZİK/LİK ile NAZİKÇE

- NAZİL ile NAZİLLİ

- NAZİLEŞTİRMEK ile NAZ ile NAZİ


- NAZIM ile NAZIM PLAN ile NAZIM TÜRÜ ile NAZIM BİRİMİ

- NAZİR ile NAZİRE ile NAZİRSİZ

- NAZLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< NAZENİN

- NE ALÂKA/KEL ALÂKA değil/yerine/= NE İLGİSİ VAR/İLGİSİ YOK

- [ne] AYNI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/ne de AYRI/LIK

- NE BULA?(") ile/değil BULUTSU/NEBULA[İng.]

( O, neyi bulabilir? @@ Uzayda gaz ve toz bulutu. )

- NE DEDİĞİNİ BİLMİYOR/SUN" ile/ve/değil/yerine/||/<> AĞZINDAN ÇIKANI, KULAĞI/N DUYMUYOR

- NE DEMEYE ...? ile/değil/yerine/||/<>/< NEDEN ...?

- NE DENİR(/DERLER) (ONUN) ADINA? ile ... ADINA

- NE DERLER? ile/yerine NE DENİR?


- NE DERSİN? ile/ve/<> NE EDERSİN?

( N DERSİN? <> N EDERSİN? )
( Ne edersen onu dersin, ne dersen onu edersin! )

- NE DESEM/SÖYLESEM, ANLATAMAM (SANIRIM) ile/değil/yerine/||/<>/< SÖZCÜKLER, ANLATMAYA YETMİYOR

- NE DESEM BOŞ değil/yerine NE DESEM ÇOK, NE DESEM AZ

- NE DİYEBİLİRİM (Kİ)? değil NE DENİLEBİLİR (Kİ)?

- NE HALİN/İZ VARSA GÖR/ÜN! ile/değil/yerine/||/<>/< NE HALİN/İZ VARSA GÜL/ÜN!

( "Gülmek, yaşamın en güzel eylemidir! Sizi bundan alıkoyan her ne varsa on(lar)dan vazgeçin!" )

- NE İÇİNDE? ile HANGİ YOLLA? ile NE İÇİN?