| SON SÖZCÜĞE GÖRE |

- HELIUM-CADMIUM LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-CADMIUM[Fr.] / HELIUM-CADMIUM-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-KADMİYUM LAZERİ

- HELIUM MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À HÉLIUM[Fr.] / HELIUM-MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM MANYETOMETRESİ

- HELIUM-NEON LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-NÉON[Fr.] / HELIUM-NEON-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-NEON LAZERİ

- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI

- [hem] ÇOK OKUYAN ile/ve/||/<>/hem de ÇOK GEZEN

( Hangisi daha çok bilir?" sorusuna, birinden yana, iki yaklaşımda bulunuluyor. Doğru yanıt diye bir şey yok! İkisi de doğru ya/ya da yanlış olabilir. Fakat bilinebilecek bir şey varsa, o da ikisini de yapanın hiçbir şey bilmediğidir. Yani ne kadar bilmediğini anlayarak ve ne kadar daha anlaması gerektiğini anlar. "ŞİO ME NİHİL ŞİRE"[En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğim!"] )

- HEM DE AYNI ZAMANDA" değil HEM DE YA DA AYNI ZAMANDA

- [ne yazık ki]:
[hem] SUÇLU
ile/ve/hem de/||/<>/> "GÜÇLÜ"

- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)

- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]

( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT


- HEMATOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HEMATOLOJİ

- HEM(AT)OPO(İ)ETİK ile HEM(AT)OPO(İ)EZ ile HEMAGLÜTİNASYON ile HEMATEMEZ ile HEMATOJEN ile HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOM ile HEMATÜRİ

( Kan yapıcı, kan oluşumu [ile ilgili]. İLE Kan yapımı, kan oluşumu. İLE Kan kümeleşimi. İLE Kan kusma. İLE Kan yapıcı, kan yoluyla. İLE Kanbilim uzmanı. İLE Kanbilim. İLE Kan toplağı. İLE Kan işeme. )

- HEMCİNS ile/ve/değil/||/<> HEMDERT

( Varolanların tümü. | Cinsleri bir olan, aynı soydan. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Dertleri ortak/yakın olan kişiler. )

- HEM-DEM[Fars.] ile HEM-DEST[Fars.]

( Sıkı fıkı, canciğer arkadaş. İLE Kuvvet kudrette beraber olan, el ele veren. | Ortak. | Kumaş dokuyuculukta bir çırağa, artık tek başına çalışabilecek seviyeye geldiğini bildiren beratı veren kişi. )

- HEMEN ile HEMEN HEMEN

- HEMEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAĞI SICAĞINA

- HEMEN/HIZLICA UNUT!:
YAPTIĞIN İYİLİĞİ
ve/||/<>/< SANA YAPILAN KÖTÜLÜĞÜ

- HEMİANOPSİ ile HEMİPLEJİ ile HEMİSFER

( Yarım görmezlik. İLE Yarı inme. İLE Yarı küre. )

- HEMIEDRISCHE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMİEDRİK SİMETRİ

- HEMİNTH-/HEMİNTHO- ile/||/<> VERMİ-

( Kurt, solucan. İLE/||/<> Solucan. )

- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ

- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM

- HEMODİYALİZ ile HEMOGRAM ile HEMOLİTİK ile HEMOLİTİK ANEMİ ile HEMOLİZ ile HEMOPTİZİ ile HEMORAJİ ile HEMORAJİK ile HEMOSİTOMETRE ile HEMOSTATİK ile HEMOSTAZ

( Kan süzüm. İLE Tam kan sayımı. İLE Kan yıkımlı, kan yıkıcı. İLE Yıkımlı kansızlık. İLE Kan yıkımı. İLE Kan tükürme. İLE Kanama. İLE Kanamalı, kanama[yla ilgili]. İLE Kan sayar. İLE Kanama durdurucu. İLE Kanama durması, kanın durması. )

- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]

( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEMOGLOBİN ile/||/<> KANSIZLIK (ANEMİ)[İng. ANEMIA] ile/||/<> TALASEMİ[İng. THALASSEMIA]

( Hemoglobin, birçok hayvanın kanındaki demir içeren protein. Omurgalıların kırmızı kan gözelerinde (eritrositler) oksijeni dokulara taşımada görevlidir. Hemoglobin, oksijen ile dengesiz, geri çevrilebilir bir bağ oluşturur. Yükseltgenmiş durumda oksihemoglobin denir ve parlak kırmızıdır; İndirgenmiş durumda mor mavi olur. @@ Kanda alyuvar sayısının normalin altına düşmesi sonu gelişen hastalık hali. Aynı zamanda hemoglobinde de azalma meydana gelmesi sonucu oluşabilir. Birçok farklı tip anemi bulunur. @@ Bir grup genetik olarak kalıtılan anemi; narin hemoglobinlerin oluşur ve kolayca parçalanır. Talaemi Güneydoğu Asya ve Akdeniz havzasında yaygın olarak görülür. Bu bireyler sıtmaya karşılık bağışıklık gösterebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ

- HEMPA ile/||/<> HEMTA

( Ayaktaş, arkadaş[kötü işlerde]. İLE/||/<>/||/<> Yandaş, denktaş, arkadaş. )

- HEMZEMİN ve/<> HEMDEM

- HEMZEMİN ile HEMZEMİN GEÇİT

- HENDERSON-HASSELBALCH EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= HENDERSON-HASSELBALCH EŞİTLİĞİ


- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU

- HENTBOL ile HENTBOLCU/LUK

- HEP ile HEP BİRDEN ile HEP BERABER ile HEP BİR AĞIZDAN

- HEPATİK ile HEPATOLOJİ ile HEPATOMEGALİ ile HEPATOSİT ile HEPATOSPLENOMEGALİ ile HEPATOTOKSİK

( Karaciğer [ile ilgili]. İLE Karaciğerbilim. İLE Karaciğer büyümesi. İLE Karaciğer gözesi. İLE Karaciğer/dalak büyümesi. İLE Karaciğere zararlı. )

- HEPATİT A ile/||/<> HEPATİT B ile/||/<> HEPATİT C ile/||/<> HEPATİT D ile/||/<> HEPATİT E

( Hepatit A virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ya da yiyeceklerle bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsünün neden olduğu, kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit C virüsünün neden olduğu, kan yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsü ile birlikte bulaş oluşturan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit E virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ile bulaşan bir karaciğer bulaşı. )

- HEPAT/O- ile KRAN(İ)YO- ile M(İ)YEL(O)- ile FLEBO- ile PNEUM-/PNEUMO-/PNEUMATO- ile PİYO- ile NEKRO-

( Karaciğer [ön ek]. İLE Kafa-, kafatası. İLE Omurilik [ile ilgili]. İLE Toplardamar [ile ilgili]. İLE Hava-, gaz-, akciğer. İLE İrinli, irin .... İLE Ölü/nekro-. )

- HEPİMİZ:
AYNIYIZ
değil AYNI DEĞERDEYİZ

- HEPİMİZ(İN) ile HERKES(İN)

- HEPSİ "HARİKALAR/ŞAHANELER" değil HEPSİ HARİKA/ŞAHANE

- HEPSİ YAPARLAR" değil HEPSİ YAPAR


- HEPSİ "YERLERİNE" OTURUYOR değil HEPSİ YERİNE OTURUYOR

- HEPTADÉCCANE[Fr.] / HEPTADEKAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKAN

- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK(PANTEİZM) ile HEPTANRIDACILIK(PANENTEİZM)

( Tanrı ile evrenin aynı şey olduğunu savunan görüş. | Tanrı'yı, etkin yaratıcı güç olarak belirlemekle birlikte Tanrı'yla dünyayı özdeşleştiren öğreti. ["Tek gerçek varlık, Tanrı'dır, dünya onun yansısıdır ya da türevidir. Buna göre, dünya, Tanrı'dan ayrı bir töz değildir".]
İLE
Tanrı'nın evreni kapsadığını ancak ondan daha büyük olduğunu savunan görüş. | Her şeyin, Tanrı'da olduğunu öne süren öğreti. ["Gerçeklik, üç öğeden; ruhtan, doğadan, insandan oluşur. Ancak, bu üç öğenin temelinde, yüce varlık olan Tanrı vardır. Dünya, Tanrı'yla ve Tanrı'dadır, Tanrı'nın yanında değil ondadır, onun bağımlılığı altındadır, insanlık bu dünya ve yeryüzüyle sınırlı değildir, insanlık Tanrı'dadır, dolayısıyla ölümsüzdür ve tüm evrene yayılmıştır."] )

- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR

- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA

- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...

( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )

- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE

- HER BİRİSİNE değil HER BİRİNE

- HER HALÜKÂRDA değil/yerine/= HER DURUMDA

- HER İKİSİ değil İKİSİ ya da HER BİRİ


- HER "İNSAN/IN" değil HER KİŞİ/NİN

- HER İSTEDİĞİNİ SÖYLEMEK/SÖYLEYEN" ile/ve/||/<> İSTEMEDİKLERİNİ DUYURUR/DUYAR

- HER NE KADAR ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN/RAĞMEN değil HER NE KADAR ŞÖYLE OLSA DA ya da ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN

- HER NE MENEMSE" ile "HER NE ŞEYİMSE/SİKİMSE" |
ile/değil/yerine/||/<>/<
"HER NEYSE"

- HER NE OLURSA ve/||/<> DİLİM/İZ DURURSA

( Bana, benden olur. VE/||/<> Başım barış/selâmet bulur. )

- HER ŞEY, DEĞİŞİR değil HER ŞEY, (BELİRLİ/BELİRSİZ) BİR ŞEYE GÖRE DEĞİŞİR

- HER ŞEY ile/ve/değil/||/<>/>/< HER ŞEYDE

- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)

- HER ŞEY ile HERŞEY('İ)

( Her şey, her şeyle ilişkili olduğu için hiçbir şeyi, sadece ve tek başına "her şey" olarak düşünemez ve dillendiremezsin. )
( Her şey, biraraya getirilmiş parçalar anlamını taşır. )

- HER "ŞEYSİ" değil HER ŞEYİ


- HER "SORUNLARINI" (ÇÖZMEK) değil HER SORUNUNU (ÇÖZMEK)

- HER ZAMAN ile "HER ZAMAN"I

( Genelin içinde düşünülen zaman. İLE
Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "ZAMAN"ı. )

- HER ile HER AN ile HER ZAMAN

- HER ile/ve HERHANGİ

- HER ile HERK ile HER BİR ile HER DEM ile HER GÜN ile HER BİRİ ile HER DAİM ile HER HALDE ile HER NEYSE ile HER ZAMAN ile HER NASILSA ile HER NEDENSE ile HER DEM TAZE ile HER NE KADAR ile HER YERDELİK ile HER HALÜKARDA ile HER NE HİKMETSE

- HERCAİ/LİK ile HERCAİCE ile HERCAİ MENEKŞE

- HEREDİTE ile HEREDİTER ile HERİTABİLİTE

( Kalıtım, soyaçekim. İLE Kalıtsal. İLE Kalıtılabilirlik. )

- HEREKLEMEK ile HEREK

- HERGELE/LİK ile HERGELECİ/LİK

- HERHALDE ile HER HALDE

( Tahmin, belki. İLE Mutlaka, kesinlikle. )

- HERHANGİ BİRİ ile YA-VEYA

- HERHANGİ ile ARTIK DEĞİL

- HERHANGİ ile HERHANGİ BİR ile HERHANGİ BİRİ

- HERKES(") ile/değil/||/<> HER BİR KİŞİ

- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY

- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ

- HERKES/LİK ile HERKESÇE

- HERMANN-MAUGUIN SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES D'HERMANN-MAUGUIN[Fr.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGELERİ

- HERMANN-MAUGUIN-SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGESİ

- HERMETİK ÖĞRETİ ile HERMES


- HERMETİK ile/ve HERMENEUTİK

( ... İLE/VE Farklı bakışlarla aynı olguya bakma olanağını sunmak/kazandırmak. Çok anlamlılığa izin vermektir. )
( Hermes. İLE/VE Dilthey. )
( Hermeneutik'in amacı: Tekil tarihsel varoluşun anlaşılması. )
( ... İLE/VE Aslına uygun okuyabilme. )

- HERSCHEL-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE HERSCHEL-CASSEGRAIN[Fr.] / HERSCHEL-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= HERSCHEL-CASSEGRAİN TELESKOBU

- HER ŞEY İLE HER ŞEY ile/ve HER ŞEY İLE BİR ŞEY

- HER ŞEY ilefakat HERKES/TE

( Olabilir. İLE/FAKAT Olamaz. )

- HER ŞEY ile/ve HER ŞEYE HER ŞEYİ SÖYLEYEBİLMEK

( HER SÖYLEDİĞİN DOĞRU OLMALI
HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR
HER SÖYLEDİĞİN HAKK OLMALI
HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )

- HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR HAYIR VARDIR ile/değil HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR OLABİLİR/ARAMAK GEREK

- (HERŞEYE) BURNUNU SOKMAK/SOKUYOR OLMAK ile/ve (HERŞEYE) MAYDANOZ OLMAK

- HERŞEYİ İÇİNE ALAN ile/ve HERŞEYİN İÇİNDE OLAN

- HER ŞEYİ İÇİNE ALAN HER ŞEYİN İÇİNDE OLAN

- HERTZ ANTENNA[İng.] / ANTENNE D'HERTZ[Fr.] / HERTZSCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ANTENİ


- HERTZSCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGALARI

- HERTZIAN WAVE[İng.] / ONDE HERTZIENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGASI

- HERTZ EFFECT[İng.] / EFFET HERTZ[Fr.] / HERTZ-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ETKİSİ

- OSCILLATEUR HERTZIEN[Fr.] / HERTZSCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ OSİLATÖRÜ

- HERTZIAN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HERTZ SALINGACI

- HERTZSPRUNG-RUSSELL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE HERTZSPRUNG-RUSSELL[Fr.] / HERTZSPRUNG-RUSSELL-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZSPRUNG-RUSSELL ÇİZGESİ/DİYAGRAMI

- HESABI:
"YIKMAK"
ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"

- HESABINI GÜDMEK/YAPMAK ile/<> DAVASINI GÜDMEK/YAPMAK

- HESABINI YAPMAK ile/ve HESABINI TUTMAK

- HESAP ile HESAP KARTI ile HESAP NUMARASI ile HESAP EKSTRESİ ile SORUMLU ile MUHASEBE ile MUHASEBECİ ile MUHASEBE ile MUHASEBE MAKİNESİ ile MUHASEBE OFİSİ ile MUHASEBE SİSTEMİ ile HESAPLAR


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI

- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMAK ile HESAPLAMA ile HESAPLAMALAR ile HESAP MAKİNESİ

- HESAPLAŞMAK ile/ve/değil/||/<> HELÂLLEŞMEK

- HESAPLAŞMAYI:
KENDİNLE YAPMAK
ile/ve KENDİNE YAPMAK

- HESS'S LAW[İng.] / LOI DE HESS[Fr.] / HESSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HESS YASASI

- HETERO ATOM[İng.] / HÉTÉROATOM[Fr.] / HETEROATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO ATOM

- HETERO NÜKLEROPROTEİN PARÇACIKLARI (HNRNP)[İng. HNRNP] ile/||/<> HETEROBLASTİ[İng. HETEROBLASTY] ile/||/<> HETERODONT ile/||/<> HETEROKRONİ[İng. HETEROCHRONY] ile/||/<> HETEROTALİK[İng. HETEROTHALLIC] ile/||/<> HETEROTAŞİ[İng. HETEROTACHY] ile/||/<> HETEROZİGOTLUK[İng. HETEROZYGOSITY]

( Çekirdekteki kalıp DNA’dan hemen sentezlenen RNA ürünü. (DNA benzeri RNA ya da dRNA da denir) Bu RNA türü çok kısa bir yarı-ömre sahip olmakla beraber, oldukça heterojenik ve büyüktür. hnRNA’lar çekirdekten ayrılmadan önce mRNA sentezlemek üzere işlemden geçer. @@ Birbirine benzemeyen gözelerden meydana gelme. @@ Çeşitli amaçlar için farklılaşmış değişik biçimli dişlere sahip olan. @@ Canlıların embriyonik safhadan erişkin safhaya geçiş süreçlerinde diğer (yakın) türlerden canlılara göre zamansal farklılıklar yaşanması. Evrim ağacı silsilesinde bazı anatomik özellikler atalara (veya karşılaştırma yapılabilecek yakın akraba diğer çağdaş türlere) göre daha erken ya da daha geç ortaya çıkabilir, daha hızlı ya da daha yavaş gelişebilir; gelişmesini daha erken ya da daha geç bitirebilir. Bu tür değişimlerin geneline heterokroni denir. Canlıların vücutlarındaki oranlar başta olmak üzere, dik ya da dört ayak üstünde yürümesi gibi pek çok özgün özelliği etkiledikleri düşünülmektedir. @@ Yalnızca başka bir çeşit çiftleşme/uyum tipiyle üreyen bir canlıyla eşeyli üreyebilen organizmalardır. @@ Bir genin belirli bir bölgesine özgü evrimleşme hızının, zaman içindeki değişimleri. İşlevsel çeşitlilik doğurabilen ya da nötral mutasyonların hızlarının evrimleşme süreci. "Heterotaşik pozisyonların işlevsel değişimle bağlantılı olması beklendiği için heterotaşi genellikle işlevsel çeşitliliğin bir göstergesi olarak belirtilir." @@ Diploit bir organizmanın tek bir lokusunda iki farklı allel bulunması durumu. Anne ve babadan farklı alleller gelmesinin bir sonucudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HETERO ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> DENGELEYİCİ POLİMORFİZM[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DENGELİ ÇOKBİÇİMLİLİK[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DİHİBRİT[İng. DIHYBRIT] ile/||/<> DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. DIHYBRID CROSS]

( Yunanca "diğer" anlamına gelen ön ek. @@ Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak aktif ve alkali olan ikincil metabolitlerdir. Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır. @@ Heterozigotun seçici avantajı nedeniyle popülasyonda iki ya da daha fazla alalelin korunması. @@ Heterozigot avantajı sayesinde bir özellik için olan 2 ya da daha fazla alelin sabit bir frekansa sahip olması. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan birey. Dihibrit bireylerin elde edilebilmesi için her iki karakter bakımından aynı alele sahip olan homozigot baskın ve homozigot çekinik iki birey kendi aralarında çaprazlanır. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan bireylerin kendi aralarında çaprazlanması. Dihibrit çaprazlama fikri, Gregor Mendel tarafından bezelye bitkilerinin gözlemlenmesi sırasında ortaya çıkmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HETEROCYCLIC COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS HÉTÉROCYCLIQUES[Fr.] / HETEROZYKLISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROHALKALI BİLEŞİKLER

- FLUIDE HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN AKIŞKAN


- HETEROJEN/HETEROGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYRIŞIK

- HETEROGENEOUS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN SİSTEM

- HETEROJENİSITE/HETEROGENICITY[İng.] değil/yerine/= AYRI TÜRELLİLİK

- HETEROPOLAR[İng.] / HÉTÉROPOLAIRE[Fr.] / HETEROPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLAR

- HETEROPOLY ACIDS[İng.] / HETEROPOLY SÄREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLİ ASİTLER

- HETEROSIS / HYBRID VIGOR[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ HİBRİD

( Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEURISTICS[İng.] değil/yerine/= BULUŞSAL YÖNTEMLER

( Bilgisayarcılıkta hatasıza yakın sonuçlar elde etmek amaçlı, bir program tarafından yapılan tahminlere verilen isim. Filogenetik ve hesaba dayalı biyolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEVÂ-HEVES

- HEVES KIRILMASI ve/<>/> YALNIZLIĞA YÖNELİM/DÜŞKÜNLÜK

- HEVES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HEDEF

( [kişiyi ...] Oyalar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yola çıkarır. )

- HEVES ile/ve HEYECAN

- HEVESKÂR/HEVESLİ değil/yerine/= KÖSEMELİ

- HEVESLENMEK ile HEVESLENDİRMEK ile HEVES ile HEVESLİ/LİK ile HEVESSİZ/LİK

- HEVESLİ ile KESKİN GÖRÜŞLÜ ile KESKİNLİK

- HEXOSE[İng.] değil/yerine/= HEKSOZ

( Altı karbonlu monosakkarit.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEY! KEL! ile/değil HEYKEL

- HEYBE ile HEYBET ile HEYBECİ/LİK ile HEYBETLİ/LİK ile HEYBETLİCE

- HEYECANLANMAK ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLANABİLMEK ile HEYECAN ile HEYECANLI/LIK ile HEYECANSIZ/LIK ile HEYECANSIZCA

- HEYECANLAN(M)IYORUM ile/ve/değil/yerine/<> HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM

- HEYECANLI ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLI ile HEYECANLANMAK ile HEYECAN VERİCİ


- HEY'ET:
HEYULA
ve/ SÛRET-İ CİSMİYE ve/ SÛRET-İ NEV'İYE ve/ ŞEKİL/BİÇİM ve/ SÛRET-İ VEHMİYE

- HEYET ile HEYET RAPORU

- HEYET[Ar.]/KOMİTE[Fr. < COMITE][İng. COMMITTEE] değil/yerine/= KURUL

- HEYET-İ ÂYÂN ile/ve/||/<> HEYET-İ MEBÛSAN

- HEYHEYLENMEK ile HEYHEY

- HEYKELLEŞTİRMEK ile HEYKEL ile HEYKELCİ/LİK ile HEYKELLİ ile HEYKELCİ KALEMİ

- HEZAREN ile HEZAREN ÖRGÜ

- HEZEYAN[Ar.] değil/yerine/= SAYIKLAMAK/SAÇMALAMAK

- HİBBE[Ar. < HİBEB] ile HİBE[Ar. < HİBÂT]

( Paçavra, kesilmiş kumaş parçası. İLE Bağışlama, bağış. )

- HİBE ETMEK ile YARDIMDA BULUNMAK ile İMTİYAZLI ile VEREN ile BAĞIŞÇI


- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]

( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİBRİTLEŞMEK ile HİBRİT

- HİÇ ÖNEMİ YOK ile/değil ÖNEMLİ DEĞİL

- HİÇ YOKTAN ... değil HİÇ, YOKTAN, ...(HİÇ, YOKTAN İYİDİR)

- HİÇ ile HİÇKİMSE ile HİÇ YOKTAN

- HİCAP[Ar.] ile/ve/||/<> HÂCİP[Ar.]

( [örtülmesi gerekeni ...]
Örtmek. İLE/VE/||/<> Örten. )

- HİÇBİRİSİ değil HİÇBİRİ

- HİÇKİMSEMİZ" değil HİÇBİRİMİZ

- HICKMAN PUMP[İng.] / HICKMAN PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİCKMAN POMPASI

- HİCR[Ar.] ile/ve/||/<> ZEVC/E[Ar.] ile/ve/||/<> İMRÂ/TE[Ar. < MER']


- HİCRİ ile HİCRİ TARİH ile HİCRİ TAKVİM

- HİDDETLENMEK ile HİDDETLENDİRMEK ile HİDDET ile HİDDETLİ/LİK ile HİDDETSİZ/LİK

- HIDEBRAND-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDEBRAND İŞLEVİ

- HIDİV KASRI ile/ve HIDİV SARAYI

( Abbas Hilmi Paşa Sarayı. [Mimar Delfo Seminati] [1907] İLE/VE
Abbas Hilmi Paşa'nın annesi Emine Hanım tarafından yaptırılmıştır. [Şu anda Mısır Konsolosluğu'dur.] )
( Çubuklu'da, Dalgıç Okulu'nun arkasında, koruluğun ortasında ve en yüksek noktasındadır. İLE/VE ... )
( Buharla işleyen bir asansörü vardır. İLE/VE ... )
( HIDİV[Fars.]: Osmanlı döneminde, Kavala'lı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen san. [Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı Devleti'nin son valisidir.] )

- HİDR-/HİDRO- ile/||/<> HYGR-/HYGRO-

( Ter. İLE/||/<> Islak, nemli. )

- HİDRA ile HİDRAT ile HİDRALAR ile HİDRATLI

- HİDRASİT[Fr. < Yun.] ile HİDRAT[Fr. < Yun.]

( Hidrojen ile bir metalsinin, oksijensiz bileşmesinden oluşan asit. İLE Su ile bir cismin verdiği bileşik. )

- HİDRASYON ile HİDROLİZ

( Su moleküllerinin bir bileşiğe eklenmesi. İLE Su moleküllerinin bir bileşiği parçalanması. )

- HYDRATED, HYDROUS[İng.] / HYDRATISIERT, WASSERHALTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRATLI, SULU

- -HYDRIC[İng.] ile/değil/yerine/= -HİDRİK


- HİDROBİYOLOJİ ile/ve/<> HİDRODİNAMİK

( Sularda yaşayan canlıların yaşamını inceleyen bilim. İLE/VE/<> Sıvıya batırılmış katı cisimler üzerinde, onların hareketiyle ilgili olarak sıvıların gösterdiği direnci ve sıvıların hareketini inceleyen bilim dalı. | Bu bilimle ilgili. )

- HYDROBROMIC ACID[İng.] / ACIDE HYDROBROMIQUE[Fr.] / BROMWASSERTSTOFFSAURE, HYDROBROMSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROBROMİK ASİT

- HYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK KARARSIZLIK

- HYDRODYNAMICS[İng.] / HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK

- HİDROELEKTRİK ile HİDROELEKTRİK SANTRAL

- HİDROFİL ile HİDROFİLİK

- HİDROFİLİK ile/>< HİDROFOBİK

( Su seven moleküller. İLE/>< Su sevmeyen moleküller. )

- HİDROFOBİK ile HİDROFİLİK

( Suyu sevmeyen nesneler. İLE Suyu seven nesneler. )

- HİDROGRAFİ/K değil/yerine/= SUBİLGİSİ/SUBİLGİSEL

- HYDROGEN BOND[İng.] / LIAISON D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFBINDUNG, WASSERSTOFFBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BAĞI


- BANDE D'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BANDI

- HYDROGEN BOMB[İng.] / BOMBE D'HYDROGÈNE[Fr.] / H-BOMBE, WASSERSTOFFBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOMBASI

- HYDROGEN DISCHARGE LAMP[İng.] / LAMPE À DÉCHARGE À HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOŞALMA LAMBASI

- HYDROGEN CYCLE[İng.] / CYCLE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇEVRİMİ

- HYDROGEN LINE[İng.] / RAIE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇİZGİSİ

- HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ELEKTRODU

- HYDROGEN EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN EŞDEĞERİ

- HYDROGEN ION CONCENTRATION, POTENTIAL OF HYDROGEN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU DERİŞİMİ, PH

- HYDROGEN ION, PROTON[İng.] / PROTON[Fr.] / WASSERSTOFFION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU, PROTON

- HYDROGEN LASER[İng.] / LASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN LAZERİ


- HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN MAZERİ

- HYDROGEN OXIDE, WATER[İng.] / WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN OKSİT, SU

- HYDROGEN SELENIDE[İng.] / SELENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SELENÜR

- HYDROGEN CYANIDE LASER[İng.] / LASER À CYANURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFCYANIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SİYANÜR LAZERİ

- HYDROGEN SULFIDE, HYDROGEN SULPHIDE[İng.] / HYDROGÈNE SULFURÉ[Fr.] / SCHWEFELWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SÜLFÜR

- HYDROGEN SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TAYFI/SPEKTRUMU

- HYDROGEN TELLURIDE[İng.] / TELLURWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TELLÜRÜR

- HİDROJEN ile/ve/||/<>/> HİDROJEN PEROKSİT[OKSİJENLİ SU]

( H2O ile/ve/||/<>/> H202 )

- HİDROJENASYON[Osm.] / HYDROGENATION[İng.] / HYDRIERUNG, WASSERSTOFFANLAGERUNG, HYDROGENIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJENLEME

- HİDROJENLEMEK ile HİDROJEN ile HİDROJENLİ ile HİDROJEN BOMBASI


- HYDROCARBON, CARBON HYDRIDE[İng.] / HYDROCARBURE, CARBURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / KOHLENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKARBON, KARBONHİDRÜR

- HYDROCRACKING[İng.] / HYDROCRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNG

- HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİT

- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES

- HYDRAULIC[İng.] / HYRAULIQUE[Fr.] / HYDRAULISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK

- HYDROLYSIS[İng.] / HYDROLYSE[Fr.] / HYDROLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİZ

- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK

- HYDROMETALLURGY[İng.] / HYDROMÉTALLURGIE[Fr.] / HYDROMETALLURGIE, NASSMETALLURGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMETALURJİ

- HYDRONIUM ION[İng.] / HYDRONIUMION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM İYONU

- HYDROCYANIC ACID, PRUSSIC ACID[İng.] / ACIDE CYANHYDRIQUE[Fr.] / BLAUSÄURE, CYANWASSERSTOFFSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSİYANİK ASİT


- HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] / PRESSION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK BASINÇ

- HYDROSTATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK DENKLEM

- MUVÂZENE-İ MÂYİAT[Osm.] / HYDROSTATICS[İng.] / HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK

- HYDRIDE[İng.] / HYDRURE[Fr.] / HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRÜR

- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA

- HIGHEST USEFUL MAGNIFICATION[İng.] değil/yerine/= İŞE YARAR AZAMİ BÜYÜTME

( Bir teleskobun bozuk bir görüntü vermeden ideal koşullarda yapabileceği maksimum büyütme miktarı. Teleskobun açıklığının milimetre cinsinden 2 katı, inç cinsinden 50 katı alınarak yaklaşık biçimde hesaplanabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HYGROMETRY, HYGROSCOPY[İng.] / HYGROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİ

- HIK ile HIK MIK

- HİKAYELEMEK ile HİKAYELEŞTİRMEK ile HİKAYE ile HİKAYECİ/LİK ile HİKAYELİ ile HİKAYESİZ ile HİKAYE BİRLEŞİK ZAMANI

- HİKMET ile HİKMETLİ


- HİKMET-İ AMELİYE ile/ve HİKMET-İ ÂLİYE

- HİLAF ile HİLAL ile HİLAT ile HİLALİ ile HİLAFSIZ ile HİLAFSIZCA

- HİLAFET ile HİLAFETÇİ/LİK

- HİLÂFET-İ KÂMİLE ile HİLÂFET-İ NÂKISA

- HİLÂLÎ ile/||/<> İHLÎLÎCÎ

( Hilâl biçimi. İLE/||/<> Oval. )

- HİLAT[Ar.] ile/değil/||/<>/> HİLAT-İ BEYZÂ[Ar.] ile/değil/||/<>/> HİLAT-İ FÂHİRE ile/değil/||/<>/> HİLAT-BAHÂ[Fars. :DEĞER.]/ ile/değil/||/<>/> HİLAT-DÛZ[Fars. :DİKEN.]

( Sultanlar ve vezirler tarafından, birine iltifat ya da ödül olarak giydirilen, işlemeli ve değerli kaftan. @@ Şey­hü­lislâmla­ra giy­di­ri­len be­yaz kaf­tan. @@ Çok değerli kaftan. @@ Konumu hilat giydirilecek kadar yüksek olmayanlara armağan olarak verilen hilat parası. | Osmanlı'da yeni devşirilen acemi oğlanlarının devşirildiği yerden kendine giydirilecek giysi karşılığı olarak alınan para["Kul akçesi"]. @@ Zihî hayyât-ı hilat-dûz-i bâzâr-ı hakāyık kim / Kadd-i manâyı etmiş câme-i terkîb ile ber-pâ [Nâbî] )

- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI

- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU

- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS

- HİLKAT ile HİLKAT GARİBESİ


- HİMAYE ile HİMAYECİ/LİK ile HİMAYESİZ/LİK

- HIMBILLAŞMAK ile HIMBIL/LIK

- HINÇ ile HINÇLI/LIK ile HINÇSIZ

- HINÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRS

( Öç alma düşünce ve duygusu ile dolu öfke, kin; gayz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir şeyi elde etmek için duyulan, önüne geçilmez derecede güçlü istek, aşırı tutku. | öfke. )

- HINCA HINÇ (DOLU)

- HİNDİ ile HİNDİCİ/LİK

- HİNDİSTAN ile ÇİNİ MÜREKKEBİ

- HİNDU ile HİNDUİZM

- HI(N)K ile/ve/||/<>/> BURNU(NDAN)

( Demiş. İLE/VE/||/<>/> Düşmüş. )

- HİNOĞLUHİNLEŞMEK ile HİNOĞLUHİN/LİK


- HİNT ile HİNT OKYANUSU ile BALIKOTU ile LOBUT ile HİNTLİ VERİCİ

- HINZIRLAŞMAK ile HINZIR/LIK ile HINZIRCA

- HYPERCHARGE[Fr.] / HYPERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER YÜK

- HİPERAERASYON ile HİPERVENTİLASYON

( Aşırı havalanma. İLE Aşırı solu(t)ma, aşırı havalanma. )

- HİPERAKTİVİTE[Fr. < HYPERACTIVITÉ] değil/yerine/= AŞIRI ETKİNLİK

- HİPERAKTİVİTE/HYPERACTIVITY[İng.] değil/yerine/= AŞIRI HAREKETLİLİK

- HİPERAKTİVİTE ile HİPERMOTİLİTE ile HİPERKİNEZİ

( Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. )

- HİPERBOL ile HİPERBOLİK

- HİPERBOL ile/ve/||/<>/> HİPERBOLOİT

- HİPEREKSİTABİLİTE ile HİPERESTEZİ ile HİPERREFLEKSİ ile HİPERSENSİBİLİTE/HİPERSENSİTİVİTE

( Aşırı uyarılganlık. İLE Aşırı duyumsarlık. İLE Aşırı tepke. İLE Aşırı duyarlılık. )

- HİPEREMİ ile HİPERTANSİYON

( Kızarıklık, kan artımı. İLE Yüksek kan basıncı. )

- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]

( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOLİPİDEMİ

( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede lipid bulunması. )