| SON SÖZCÜĞE GÖRE |

- HAKKINDA ile YÜZ HAKKINDA ile BU KONUDA ile ÖLMEK ÜZERE ile DOĞUM YAPMAK ÜZERE ile BAŞLAMAK ÜZERE

- HAKLI OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<> HAKÇA OLAN

- HAKLI ..." ile/değil/yerine YERİNDE
(BİR KARAR/SONUÇ/TUTUM)

- HAKLILIK/HAKSIZLIK:
MECAZ
değil HUKUK

- "HAKLIYIM" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKLAYACAĞIM

- HAKSIZ "GÜÇ" ile GÜÇSÜZ HAK

( Zulüm oluşturur. İLE Çözümsüzlük/çaresizlik oluşturur. )

- HAKSIZ/LIK ile HAKSIZCA ile HAKSIZ YERE

- HAL ile/ve/||/<> HAREKET

- HAL ile/ve HAVA

- HALA değil HÂLÂ


- HÂLÂ ile HÂLEN

- HALÂ ile HAYYİZ

- HALAÇ ile HALAÇÇA

- HALÂK[Ar.] ile HALAK[Ar.] ile HALAK[Ar. < HALKA]

( Pay, hisse, nasip. İLE Paçavra, yıpranmış eski şey. İLE Halkalar. )

- HALÂS[Ar.] ile KURTULMA, KURTULUŞ

( KURTULMA, KURTULUŞ )

- HALAT ile/ve/<> ÇIMA/CI[İt. CİMA]

( ... İLE/VE/<> Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. )

- HALAT ile HALAT ÇEKME ile HALAT FİTİLİ ile HALAT TAMBURU ile HALAT IZGARASI

- HALAT/ZİNCİR ile/ve/||/<> AGANTA[İt. < AGGUANTA]

( ... İLE/VE/||/<> Yısa ya da laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir. )

- HALAYIK/LIK ile HALAYIKLI

- HALAZONE[İng.] / HALOZONE[Fr.] / HAFNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HALAZON


- HALBUKİSİ" değil HALBUKİ

- HALBUSEM/HALBUSİKİ/HALBUSİKİ" değil HALBUKİ

- HALDANE HİPOTEZİ[İng. HALDANE HYPOTHESIS] ile/||/<> HETEROGAMETİK CİNSİYET[İng. HETEROGAMETIC SEX] ile/||/<> REKOMBİNASYON ORANI[İng. RECOMBINATION RATE]

( Y kromozomu üzerindeki düşük rekombinasyon seçimi diğer kromozomlar üzerinde rekombinasyon oranlarında pleyotropik azalmaya neden olur. Bu yüzden heterogametik cinsiyetlerde (insanlarda erkek kelebeklerde dişi) rekombinasyon oranı azdır. @@ İki farklı eşey kromozomuna sahip cinsiyet. @@ Birbiriyle bağlantılı iki lokus arasında, mayoz sırasında meydana gelen çaprazlanma (crossing-over) sıklığı. "r" ile gösterilir ve 0 ile 0.5 arasında değerler alır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HÂLE[Ar.] ile HÂLE (GÖRE) ile HÂLE[Ar. çoğ. HÂLÂT]

( Bazen ay ve güneşin etrafında görülen parlak daire, ay ağılı. @@ Hâl/durum içinde. @@ Annenin kızkardeşi, teyze. | Meme çevresinde bulunan koyu renkli daire. )

- HALEF ile HALEF SELEF/LİK

- HÂLEN değil/yerine/= ŞİMDİ/ŞİMDİLİK

- HALETMEK ile HALET

- HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= YARI ÖMÜR

( Radyoaktif elementlerin atomlarının bozunması sırasında, başlangıç miktarının yarısına kadar düşmesi için gereken süredir.Karbon-14 radyoaktif elementinin yarı ömrü 5715 yıldır. Dolayısıyla, Karbon-14 metodu kullanılarak günümüzden en fazla yaklaşık 50.000 yıl öncesine kadar tarihlendirme yapabiliriz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HÂL-İ HAZIRDA ... ile HÂLEN ...

- HALI ile HALI ÇANTASI ile HALI KAPLI ile HALI KAPLAMA


- HALI ile KÂLÎÇE[Fars. < KÂLÎ]

( ... @@ Küçük halı, halı seccâde. )

- HÂLİK ile/ve/||/<>/> HÂDİS/MUHDİS

- HALİME ile HALİME HATUN

- HALİM/LİK ile HALİM SELİM ile HALİMLİK SELİMLİK

- HALİNE GELMEK ile MÜSLÜMAN OLMAK ile VATANDAŞ OLMAK ile ALIŞKANLIK HALİNE GELMEK ile DAHA İYİ OLMAK ile BÖLÜNMÜŞ OLMAK ile BİTKİN DÜŞMEK ile ÜNLÜ OLMAK ile ÇARESİZ KALMAK ile HAFİFLEMEK ile MİLLİLEŞTİRİLMEK ile RESMİ HALE GELMEK ile FAKİR OLMAK ile ALAKALI HALE GELMEK ile SOSYALLEŞMEK ile AĞRIMAK ile UZUN BOYLU OLMAK

- HALININ ...:
"ALTINA SÜPÜRMEK"
ile/değil/yerine/>< ALTINI SÜPÜRMEK

- HALİP | SİDİK BORUSU ile/||/<> SİDİK TORBASI ile/||/<> SİYEK

( (karşılık, ureter), (Yun.oureter), Sidiği böbrekten sidik torbasına ya da dışkılığa taşıyan bir çift kanal. @@ Sidiği böbrekten mesaneye ya da kloaka taşıyan kana1. İdrar borusu, üreter. @@ anat. Erkeklerde hem idrarın hem de sperma’nın, dişilerde idrarın dışarı atılmasını sağlayan kanal, üretra. Üretranın mukozasında seksüel uyarımlarda lümene alkali bir sıvının salgılanmasından sorumlu olan ve glandula üretralis adı verilen bezler yer alır. )

- HALİS/LİK ile HALİS MUHLİS

- HÂLİYEN[Ar.] ile HÂLİYEN[Ar. < HÂLÎ]

( Şimdiki zamanda/halde. İLE Boş olduğu halde, boş olarak. )

- HALİYYE[Ar. çoğ. HALİYYÂT] ile HÂLİYYE[Ar.]

( Bekâr bayan. İLE İbâdet sırasında raks etme, el şaklatma gibi durumları helâl sayan bir tarikat. )

- HALK ile HALK YOLU

- HALK ve/<>/>< HAŞR

- HALKALAMAK ile HALKALANMAK ile HALKA ile HALKACI/LIK ile HALKALI ile HALKASIZ ile HALKA YAY ile HALKALILAR ile HALKA DÖNÜK/LÜK ile HALKALI DAMAR ile HALKA OYUNLARI ile HALKALI GÖZLER ile HALKA DİZİLİŞLİ

- CYCLIC COMPOUND[İng.] / COMPOSE CYCLIQUE[Fr.] / ZYKLISCHE VERBINDUNG, RING VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKALI BİLEŞİK

- HALK-İ ZAMANÎ ile HALK-İ MEKÂNÎ

- HALL MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= HALL DEVİNİRLİĞİ

- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI

- HALL EFFECT MODULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPÇE

- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ

- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI


- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ

- HALL VOLTAGE[İng.] / TENSION DE HALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HALL GERİLİMİ

- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ

- HALL ACCELERATOR[İng.] / HALL-BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HIZLANDIRICISI

- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ

- HALL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE HALL[Fr.] / HALL-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ÜRETECİ

- HALL-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL VOLTAJI

- HALLETMEK ile DİKKATLİ DAVRANIN ile ELLEÇLEME ile İŞLERİN HALLEDİLMESİ ile EL LİSTESİ

- HALLİYET | ASETAT[Fr. < ACÉTATE] ile/||/<> ASETİK ASİT ile/||/<> ASETON

( Sinema Asetik asidin (sirke asidi) tuzu. (Yanmaz film tabanını oluşturan asetat, film yapımında kullanılan selüloz asetatın ham özdeğidir). @@ (kimya) @@ Asetik asit tuzu. )

- HALLOYSITE, HALLOYLITE[İng.] / HALLOYSITE[Fr.] / HALIT, STEINSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLOYSİT


- HAL(L)ÜSİNASYON ile HAL(L)ÜSİNOJEN

( varsanı, sanrı. İLE Varsanıya yol açan, sanrıya yol açan. )

- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ

- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-

- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ

- HALOGEN LAMP[İng.] / LAMPE HALOGÈNE[Fr.] / HALOGEN-GLÜHLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN LAMBA

- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN

- HALOGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLEME

- HALOGENATION[İng.] / HALOGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HALOJENLENME

- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER

- HALIDE, HALOGENIDE[İng.] / HALOGÉNURE[Fr.] / HALOGENID[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENÜR


- HALONIUM ION[İng.] ile/değil/yerine/= HALONYUM İYONU

- HALOTHANE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTAN

- HALOTHENE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTEN

- HALPHEN REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= HALPHEN REAKTİFİ

- HALSİZLEŞMEK ile HALSİZ/LİK ile HALSİZCE

- HALT[< HALATA]:
KARIŞTIRMAK

- HALTER ile HALTERCİ/LİK

- HALÜSİNASYON GÖRMEK ile HALÜSİNASYON ile HALÜSİNASYON YARATAN ile HALÜSİNOZ ile HALÜSİNASYONLU

- HAM ile HAM PETROL ile KABALIK

- HAM ile HAMİ ile HAMT ile HAM BEZ ile HAM GAZ ile HAM HUM ile HAMİSİZ ile HAM PAYI ile HAM ERVAH/LIK ile HAM HAYAL ile HAM MADDE ile HAM BESİ SUYU


- HAMÂKÂT[Ar.] ile HAMÂSET[Ar.]

( Ahmaklık. İLE Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. | Dinleyenleri etkilemek ya da heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatım. )

- HAMAL/LIK ile HAMAL CAMAL ile HAMAL SEMERİ ile HAMAL SIRIĞI

- HAMAM/LIK ile HAMAMCI/LIK ile HAMAM OTU ile HAMAM TASI ile HAMAM ANASI ile HAMAM BÖCEĞİ ile HAMAM KESESİ ile HAMAM TAKIMI ile HAMAM BOHÇASI ile HAMAM BÖCEĞİGİLLER

- HAMARATLAŞMAK ile HAMARAT/LIK ile HAMARATÇA

- HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK

( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )

- HAMİD ile HAMED KARZAİ

- HÂMİD[Ar.] ile HÂMİD[Ar. < HAMD | çoğ. HÂMİDÎN, HÂMİDÛN, HUMMÂD] ile HAMÎD[Ar. < HAMD]

( Koru sönmediği halde alevi sönen ateş. İLE Hamdeden, şükreden. İLE Allah'ın adlarından. | Övülmeye değer. )

- HAMİD ile HAMİD RIZA

- HAMİL ile HAMİLE/LİK

- HAMİLE[Ar. çoğ. HAVÂMİL] ile HAMÎLE[Ar. çoğ. HAMÂİL]

( Gebe. İLE Kılıç bağı, kılıç kayışı. | Nusha, muska, tılsım. )

- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ

- FONCTIONS HAMILTONIENNES[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON FONKSİYONLARI

- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ

- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ

- HAMİYET ile HAMİYETLİ ile HAMİYETSİZ/LİK

- HAMLAMAK ile HAMLAŞMAK ile HAMLA ile HAMLAÇ ile HAMLACI

- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK

( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )

- HAMLETMEK ile HAMLE ile HAMLECİ/LİK

- HAMSİ ile HAMSİN ile HAMSİ EZMESİ ile HAMSİ ÇORBASI ile HAMSİLİ PİLAV ile HAMSİ BUĞULAMA

- HAMURLAMAK ile HAMURLANMAK ile HAMURLAŞMAK ile HAMUR ile HAMURCU/LUK ile HAMURSUZ ile HAMUR İŞİ ile HAMUR BOYA ile HAMUR TAHTASI ile HAMUR TATLISI ile HAMUR TEKNESİ ile HAMUR ÇORBASI ile HAMURSUZ BAYRAMI


- HAN ile HAN BEKÇİSİ

- HAN ile HANE/LİK ile HANİ ile HANELİ ile HANT HANT

- HANÇER ile HANÇER OPERASYONU

- HANÇERLEMEK ile HANÇERLENMEK ile HANÇERLETMEK ile HANÇER ile HANÇERE ile HANÇER ÇİÇEĞİ

- HANDÂN[Fars.] ile HÂNDE-KÂR[Fars.] ile HANDE-RÎZ[Fars.] ile HANDE-RÛY[Fars.] ile HANDE-ZEN[Fars.]

( Gülen, gülücü, güler, sevinçli. | Sürekli gülen. İLE Gülen, gülücü. İLE Gülüp duran. İLE Güleryüzlü. İLE Gülen. )

- HANDERÎS[Ar.] ile HANDE-RÎZ[Ar.]

( Şarap, yıllanmış şarap. İLE Gülüp duran. )

- HANDİKAP ile ENGELLİ ile EL SANATLARI

- HANE[Fars.] ile/||/<>/> HANEDAN[Fars.]

- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS

- HANEDANLIK değil HANEDAN


- HANEKÎ SOMİT | DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DAMAKSIL ile/||/<> DAMAKSILLAŞMA

( (Derleme., boğazlı, damak sessizi, damak fonemi, damaksı, damaksıl) Dil sırtı yardımı ile öndamakta veya artdamakta meydana gelen ses: g (g ), k (k), ğ (ğ), h (h), n (n), y ünsüzleri gibi. @@ Dil sırtının tümseklenip ön veya art damağa yaklaşması veya dokunması ile çıkarılan ünsüz türleri: Kesmek, gezmek, ekmek, kalın, atkı, yoğurt, yiğit, bañka, yoñga kelimelerindeki k / k /, g / g, ğ ve ñ ünsüzleri gibi. Bunlardan k / g, dil sırtının ön tarafı ile ön damak arasında boğumlandıkları için ön damak ünsüzleri; k / g ünsüzlüre de dil sırtının arka tarafı ile art damak arasındaki bölgede soğumlandıkları için art damak ünsüzleri adlarını alırlar. ğ ve ñ ünsüzleri her iki türde de yer alır. Boğumlanma noktaları, hece kurdukları ünlülerin kalın veya ince oluşu ile ayarlanır: eğer, ağar, zeñgin, yañgın gibi. @@ Azerbaycan Türkçesi: dilarxasi samit; Türkmen Türkçesi: boğaz çekimsizi ~ damakçekimsizi; Gagauz Türkçesi: damaklı konson; Özbek Türkçesi: til órqa undósi; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) tilkäyni üzük tavus ~ (D.Uyg.) til uçi käyni üzük tavuşi; Tatar Türkçesi: tel artı tartığı;Başkurt Türkçesi: aňqaw tartmqıhı; Kmk: til artı tutuğu; Krç.-Malk.: tilni art kesegi blaaytılgan kısık tawuş ~ tilni art keseği bla aytılgan tunakı tawuş; Nogay Türkçesi: taňlaytartıgı ~ tîl artı tartıgı; Kazak Türkçesi: til artı dawıssızı; Kırgız Türkçesi: tandayçıl ünsüz tıbış;Alt:: taňday tuyuk tabış; Hakas Türkçesi: tîl soondagı ün çoh tapsag; Tuva Türkçesi: tıl soonuňa'jık eves ünü; Şor Türkçesi: tildiň sooba aydılçatkan soglasnıy; Rusça: zadneyazıçnıysoglasnıy / zadnenyobnıy soglasnıy )

- HANGİ ile HANGİ BİR ile HANGİ BİRİ

- HANGİLERİNLE/N değil HANGİLERİYLE

- HANİ[Yun.] ile/||/<> HANİGİLLER

( (Serranus cabrilla) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının hanigiller (Serranidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 25 cm. Erdişidir. Akdenizde yaşar. @@ (zooloji) @@ İstanbul'da gani 'izmarite benzer bir balık' olarak geçer. < R χαννί. Georgacas: FT 134/157. Tietze (Gr [1] 244/ 295) Rumca χάννος'tan geldiğini yazmıştı. Rumca χάννος 'Seebarsch' Türkçede hanos (~ hannos) olarak geçer. || İstanbul'da gani 'izmarite benzer bir balık' olarak geçer. < R χαννί. Georgacas: FT 134/157. Tietze (Gr [1] 244/ 295) Rumca χάννος'tan geldiğini yazmıştı. Rumca χάννος 'Seebarsch' Türkçede hanos (~ hannos) olarak geçer. )

- HANIMELİ ile HANIM ELİ

( Çiçek. İLE Eşin/kadının eli ya da emeği, hizmeti, katkısı, bakımı. )

- HANIMLAŞMAK ile HANIM/LIK ile HANIMELİ ile HANIM BÖCEĞİ ile HANIM EVLADI ile HANIM İĞNESİ ile HANIM HANIMCIK/LIK

- HANTALLAŞMAK ile HANTAL/LIK

- HANTAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< HAM/LIK

- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ

- HANUT ile HANUTÇU/LUK


- TABLET[İng.] / COMPRIMÉ[Fr.] / TABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAP

- HAPAZLAMAK ile HAPAZ ile HAPAZLAMACI/LIK

- HAPHEPHOBIA[İng.] değil/yerine/= HAFEFOBİ

( Dokunma korkusu. Yunancada "dokunma" anlamına gelen ἁφή ("haphḗ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HAPİSHANE ile HAPİSHANE KAÇKINI

- HAPİS/LİK ile HAPİS OYUNU

- HAPLODIPLOIDY[İng.] değil/yerine/= HAPLODİPLOİDİ

( Erkeklerin döllenmemiş, haploid (tek set kromozomlu) yumurtalardan gelişip, dişilerin döllenmiş, diploid (çift set kromozomlu) yumurtalardan geliştiği üreme sistemidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HAPŞIRIK ile HAPŞIRIKLI

- HAPTO NOMENCLATURE[İng.] ile/değil/yerine/= HAPTO ADLANDIRMA

- HAPUR HUPUR/HAPPURU HUPPURU (YEMEK, "GÖTÜRMEK")

- HAR VURUP HARMAN SAVURMAK ile BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK


- HARABAT ile HARABATİ/LİK

- HARAÇ ile HARAÇLI ile HARAÇÇI/LIK

- HARAÇÇI ile/||/<> HARAÇLI

( Haraç adlı vergileri toplayan görevli. )

- HARAM Lİ AYNİHÎ ile/ve HARAM Lİ GAYRIHÎ

- HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH

- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. SBANDATO < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT

( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )
( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )

- HARAM/LIK ile HARAMİ/LİK ile HARAMSIZ ile HARAM PARA ile HARAM LOKMA

- HARAP[Ar.]/VİRÂN[Fars.] değil/yerine/= YIKKIN/YIKIK

- HARAPLAŞMAK ile HARAP/LIK

- HARARETLENMEK ile HARARETLENDİRMEK ile HARARET ile HARARETLİ/LİK


- HARARETLİ değil/yerine/= COŞKUN/COŞKULU

- HARBİ/LİK ile HARBİCİ/LİK

- HARBİYE ile HARBİYELİ/LİK

- HARCADIKLARINDAN KALANI BİRİKTİRMEK değil/yerine/>< BİRİKTİRDİKTEN SONRA, KALANI HARCAMAK

- HARCAMA ile HARCAMA KALEMİ

- HARDAL/LIK ile HARDALLI ile HARDALSIZ ile HARDAL GAZI ile HARDAL RENGİ ile HARDAL YAKISI

- HARESCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HARE AREOMETRESİ

- MOIRÉ EFFECT[İng.] / EFFET MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE ETKİSİ

- HYDROMÈTRE D'HARE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE HİDROMETRESİ

- HARE'S HYDROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HARE SIVIÖLÇERİ


- HAREKELEMEK ile HAREKETLENMEK ile HAREKETLENDİRMEK ile HAREKE ile HAREKET ile HAREKELİ ile HAREKESİZ ile HAREKETLİ/LİK ile HAREKETSİZ/LİK ile HAREKET DAİRESİ ile HAREKET NOKTASI ile HAREKET HASTALIĞI

- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN

( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )
( * Hareket nedir?
* Şey nedir?
* İlke nedir?
* Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE
Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )

- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI

- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET

- HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE

- HAREKETİN:
KAYNAĞI
ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİĞİ

- HAREKET'İN:
NEDEN'İ
ile/ve NASIL'I

- HAREKETSİZ ile HAREKETSİZLİK ile HAREKETSİZ KILMAK

- HAREM ile/ve/<> HAREMEYN

( EHLİ DIŞINDA GİRMESİ YASAK OLAN YER ile/ve/<> MEKKE İLE MEDÎNE-İ MÜNEVVERE [MÜSLÜMAN OLMAYANLAR GİREMEZ )

- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN

( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )

- HAREM/LİK ile HAREM AĞASI ile HAREM KAHYASI ile HAREM SELAMLIK

- HARF[Ar.] değil/yerine/= İMCE/İMLEÇ/YAZAÇ/TANIK/KIMSA

- HARF-KEŞ[Ar.] ile HARF-ZEN[Ar.]

( Yazı yazan, çizgi çeken. | Saçmasapan konuşup can sıkan. İLE Çalçene, geveze. )

- HARİÇ TUTULABİLİR ile HARİÇ TUTMAK ile HARİÇ

- HARİCİ ile DIŞ DUYU ile HARİCİ KULLANIM ile DIŞSALLIK ile DIŞSALLAŞTIRMAK

- HARİCİ ile/||/<> HARİCİYE

( Dış, dışarıdaki. | İslâm tarihinde, ne Hz. Ali'nin, ne de Muaviye'nin tarafında olanlara verilen ad. İLE Dışişleri (Bakanlığı). )

- HARİCİYE ile HARİCİYECİ/LİK ile HARİCİYE NAZIRI

- HARIL HARIL ile HALDIR HALDIR (ÇALIŞMAK)

- HARING-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARİNG GÖZESİ/HÜCRESİ

- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ


- HARİTA/LIK ile HARİTACI/LIK

- HARİTASI/REÇETESİ/MATEMATİĞİ" ile/ve/||/<> ÖLÇÜSÜ

- HARKER-KASPER-UNGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİĞİ

- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ

- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI

- HARMANLAMAK ile HARMANLANMAK ile HARMANLATMAK ile HARMAN/LIK ile HARMANİ ile HARMANCI/LIK ile HARMAN SONU ile HARMAN YERİ

- HARMONIC DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK BOZULMA

- HARMONIC ANALYSER[İng.] / HARMONISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK ÇÖZÜMLEYİCİ

- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS

- INHARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN SALINGAÇ


- HARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINGAÇ

- HARMONISCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINICI

- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM

- HARMONIC[İng.] / HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK

- KEÇİBOYNUZU / HARNUP/HARRUP[Ar.] ile KEÇİ BOYNUZU

( Bitki. İLE Keçinin boynuzu. )

- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI

- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI

- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ

- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI

- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ


- HARTREE-FOCK-NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIKLIĞI

- HARTREE-FOCK APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION D'HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIMI

- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ

- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI

- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ

( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )

- HAŞA ile HAŞAT/LIK

- HASÂİS[Ar. < HÂSSİYYET] ile HASÂİS[Ar. < HASÎSE]

( Bir şeye, birine özgü/has olan nitelikler/keyfiyetler. İLE Kötü, fenâ, alçak huylar/tabiatlar. )

- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA

- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA

- HASÂRET[Ar.] ile HASÂRET[Ar. çoğ. HASÂRÂT]

( Zarar, ziyan. İLE Sıvık, sulu şey. Koyulaşıp katılaşma. )

- HAŞARILAŞMAK ile HAŞARI/LIK ile HAŞARICA

- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI

- HASAT ile HASATÇI/LIK

- HASBETEN[Ar.] ile HASBÎ[Ar.]

( Karşılıksız, parasız, bedava. İLE Karşılıksız, parasız, bedelsiz, bedava. | Gönlüllülükle, beklentisiz, Allah rızâsı için yapılan iş, hizmet, emek, katkı. )

- HASEKİ ile HASEKİ SULTAN

- HASENÂT[< HASENE] ile İNFÂK

( İYİLİKLER, HAYIRLI İŞLER, GÜZELLİKLER )

- HASEP <> HASSA/HASİYET

( Kişisel özellikler, nitelikler. <> Özgülük, hassa. | Yarar, etki. )

- HASETLENMEK ile HASET/LİK ile HASETLİ ile HASETÇİ/LİK

- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ

- HAŞHAŞ ile HAŞHAŞ YAĞI


- HASILAT ile HASILATLI

- HAŞILLAMAK ile HAŞIL ile HAŞILLI ile HAŞILSIZ

- HAŞİM ile HAŞİM AGHAJARİ ile HAŞİMİ ile HAŞİMİ RAFSANCANİ

- HASIM/LIK ile HASIMCA

- HAŞİNLEŞMEK ile HAŞİN/LİK

- HASÎR[Ar.] ile HÂSİR[Ar. < HASRET] ile HÂSİR[Ar. < HASÂR | çoğ. HÂSİRÂN, HÂSİRÎN, HÂSİRÛN] ile HÂSÎR[Ar.]

( Feri gitmiş, donuklaşmış göz. | Hasret çeken. İLE Hasret çeken, merâmına nail olmayan. | Çıplak, silahsız, eliboş, savunmadan âciz. İLE Zarara, ziyana uğrayan. İLE Hasır. | Söyler ya da okurken dili tutulan. )

- HASIRALTI değil HASIR ALTI

- HASIRLAMAK ile HASIRLANMAK ile HASIR ile HASIRCI/LIK ile HASIRLI ile HASIR OTU ile HASIR DEMİR ile HASIR ÇELİK ile HASIR OTUGİLLER

- HAŞIRTI ile HAŞIRTILI

- HASİYET ile HASİYETLİ


- HAŞLAMAK ile HAŞLANMAK ile HAŞLATMAK ile HAŞLAYABİLMEK ile HAŞLAK/LIK ile HAŞLAMLILAR

- HASLET ile HASLET-İ CEMÎLE

( Huy. İLE İyi huy. )

- HAŞMET ile HAŞMETLİ/LİK

- HASRETMEK ile HASREDEBİLMEK ile HASRET/LİK ile HASRETLİ/LİK ile HASRETSİZ/LİK

- HASSA ile HASSAS/LIK ile HASSA ASKERİ

- HASSASİYET ile HASSASİYETLİ

- HASTA NAKİL AMBULANSI değil SAYRI TAŞIMA ARACI, CANKURTARAN

- SAYRI/HASTA SAHİBİ ile/değil SAYRI/HASTA YAKINI

- HASTA ile/değil/yerine HAYRAN/LIK

( SNOBİZM: Moda olan her şeye, yapmacıklı ve budalaca hayranlık. )

- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE


- HASTALANMAK ile HASTALANDIRMAK ile HASTALANABİLMEK ile HASTA/LIK ile HASTACA ile HASTALIKLI/LIK ile HASTA BAKICI/LIK ile HASTA KAĞIDI ile HASTA HAKLARI ile HASTALIK TABLOSU

- HASTALIK GECİKTİRME ile/ve HASTALIK ÖNLEME

- HASTALIK ile/ve/<> HASAR

( Daha çok, geçicidir. İLE/VE/<> Daha çok, kalıcıdır. )

- HASTALIK ile/ve/değil HASTA

( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )

- HASTANE/LİK ile HASTANE GEMİSİ ile HASTANE ENFEKSİYONU

- LINE VOLTAGE[İng.] / TENSION DE LIGNE[Fr.] / LINIE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT GERİLİMİ

- HAT(HÜSN-İ HAT) ile/||/<> HATTAT

( Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatı. İLE/||/<> Güzel yazı yazan sanatçı. )

- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT

- HAT ile/||/<> HATT MÜSTAKÎM

( Çizgi. İLE/||/<> Doğru. | Varsayılan iki nokta arasını bağlayan en kısa çizgi. )

- HATA BULUCU ile ARIZA BULMA


- HATA PAYI ile/ve/<> HATA OLASILIĞI

- HATA ile/ve/||/<>/> HASAR

- HATÂ'[Ar.] ile Hatâ[Ar.]

( Yanlış, yanlışlık, yanılma. | Günah. | Kusur, kabahat. İLE Kuzey Çin. )

- HATA ile HATASIZ ile HATA ORANI ile HATALI ile HATASIZ ile HATASIZLIK

- HATA ile HATAY ile HATALI/LIK ile HATASIZ/LIK ile HATAYLI/LIK ile HATASIZCA ile HATALI YÜRÜME

- HATÂ[Ar.] ile/değil HATTÂ[Ar.]/DAHASI ile/değil HATTA

( Yanlış. İLE Dahası. İLE Sınırda[hat üzerinde]. )

- HATÂR[Ar.] ile HATAR[Ar. çoğ. HATARÂT]

( Çadır eteklerine bağlanan parça. | Bir şeyin etrafını çevreleyen pervaz, çember gibi şeyler. İLE Tehlike. )

- HATAYA ŞANS VERMEK değil HATA(YA) (YAPMAYA DA) FIRSAT VERMEK