| SON SÖZCÜĞE GÖRE |

- ZAMAN AŞIMI ile SÜRESİ GEÇMİŞ

- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK

- ZAMAN ...:
" 'GEÇSE/GEÇSİN' DİYE BEKLEDİĞİNDE"
ile/ve/||/<> " 'DURSA/DURSUN' DİYE BEKLEDİĞİNDE"

( Durur [gibi algılanır]. İLE/VE/||/<> Geçer [gibi algılanır]. )

- TIME DILATATION[İng.] / DILATATION DU TEMPS[Fr.] / ZEITDILATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN GENLEŞMESİ

- ZAMAN KAZANMAK ile FIRSAT ARAMAK/BEKLEMEK

- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ

- ZAMAN VE ENERJİ TÜKETİMİMİZ:
"NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ"
ile/değil/yerine NASIL GÖRDÜĞÜMÜZ

- ZAMAN YÖNETİMİNDE:
ACİL ve ÖNEMLİ
ile/ve/||/<> ÖNEMLİ ve ACİL DEĞİL
ile/ve/||/<>
ACİL DEĞİL ve ÖNEMSİZ
ile/ve/||/<> ÖNEMSİZ ve ACİL

( Hemen yap/alım! İLE/VE/||/<> Yapacağımız zamanı belirle/yelim!
İLE/VE/||/
İşi yapabilecek biri(leri)ne yönlendir/elim! İLE/VE/||/<> Yapma/yalım! )

- ZAMAN ile/ve ZAMANDA (OLAN)

- ZAMANDA OLMAYAN ile/ve/fakat/||/<> ZAMANDA OLAN

( Kant'a göre, nedensellik kategorisi altında, zamandaki süreklilik içinde, AN'lar arasında fenomen olarak varolan bir şey ile başka bir fenomen olarak varolan bir şeyin, belirli bir kurala göre birbirini izlemesi, bilinebilecek bir şeydir. İLE/VE/FAKAT/||/<> Kendi, zamanda olmayanın, zamanda olanla ilişkisinin nasıl bir kurallılığının olabileceği, hiçbir biçimde bilemeyeceğimiz bir şeydir. )

- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK

( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )

- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...

- ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"

- ZAMANI:
NEREDE GEÇİRDİĞİMİZ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL GEÇİRDİĞİMİZ

( Gövdemizle ilişkilidir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Anlığımızla(zihnimizle) ilişkilidir. )
( Nicelikseldir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nitelikseldir. )

- ZAMANI ÖLDÜRMEK" ile/değil "ZAMANI DEĞERLENDİRMEK"

- ZAMANIN "RUHU" değil/yerine ZAMANIN "PETEKLERİ"

- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

- ZAMANINI:
"ÇALMAK"
ile/değil ALMAK

- ZAMANI/VAKTİ HARCAMAK değil/yerine ZAMANI/VAKTİ KULLANMAK

- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ


- ZAMKLAMAK ile ZAMKLANMAK ile ZAM ile ZAMK ile ZAMKLI ile ZAM PAKETİ ile ZAMK AĞACI ile ZAMKLI KAĞIT ile ZAMK AKASYASI ile ZAMK HASTALIĞI

- ZANAAT ile EL SANATLARI ile ZANAATKAR ile İŞÇİLİK

- ZANAAT ile ZANAATÇI/LIK

- ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF

- ZANN ile ZANN-I GALİB

( %49 İLE %1 )

- ZAPTEDİLEMEME ile HAMİLE BIRAKMAK ile EMPRENYE ETME ile EMPRENYE ETME

- ZAPTİYE ile ZAPTİYE MEMURU

- ZARE ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAR ELEKTROT

- ZARAFET ile ZARAFETLİ

- ZARANZA ile/ve/||/<>/< ZARANZA URGI
[<

( Yalancısafran. İLE/VE/||/<>/< Yalancısafran tohumu. )

- ZARAR ile HASARLI ile HASARLAR ile ZARAR VERİCİ

- ZARAR ile ZARAR GÖRMÜŞ ile ZARARLI ile ZARARSIZ

- ZARAR ile ZARARLI/LIK ile ZARARSIZ/LIK ile ZARARLILAR ile ZARARSIZCA

- ZARARI, AZA İNDİRGEMEK değil ZARARI, AZA İNDİRMEK

- ZARARLI OLMAK ile/ve ZARARDA OLMAK

- ZARARLI ile ZARARSIZ

- ZARF ile YER ZARFI ile ZAMAN ZARFI ile ZARF

- | ZARF-I MÜSTEKÂR ve ZARF-I LAĞV | ile/ve/<> ZARF-I HÂS

( ... İLE/VE/<> Kur'ân-ı Kerîm, âyet ve hadislerdeki için, incelik sağlamak/sunmak üzere geçerlidir. )

- ZARFLAMAK ile ZARFLANMAK ile ZARILANMAK ile ZAR ile ZARA ile ZARF ile ZARFLI ile ZARFÇI/LIK ile ZAR ZOR ile ZARFSIZ ile ZARİ ZARİ ile ZART ZURT ile ZARF TÜMLECİ ile ZAR KANATLILAR

- ZARÎF değil/yerine/= GÜZEL, ŞIK, ZARÂFETLİ | NÂZİK, İNCE, YAKIŞIKLI | İNCE NÜKTELİ, İNCE NÜKTELERLE KONUŞAN


- ZARİF/LİK ile ZARİFÇE

- ZAT ile ZATİ ile ZAT İŞLERİ ile ZATA MAHSUS

- ZÂT-ÜD-DİMÂĞ ile/ve/||/<> ZÂT-ÜS-SEHÂYÂ ile/ve/||/<> ZÂT-ÜS-SEHÂYÂ-Yİ DERENÎ

( Beyin dokusunun/nescinin yangısı. @@ Beyin zarı yangısı. @@ Beyin zarı yangısından kaynaklanan beyin veremi. )

- ZÂT-ÜL-ASAB-I BASARÎ ile/||/<> ZÂT-ÜL-CEFN

( Gözde görmeye hizmet eden sinirlerin yangısı. @@ Gözkapağı yangısı. )

- ZÂT-ÜS-SIFÂK ile/||/<> ZÂT-ÜS-SIFÂK-İ NİFÂSÎ

( Karın zarı yangısı. @@ Lohusalarda olan karın zarı yangısı. )

- ZÂVİYE ile/||/<> ZÂVİYE MUSATTAHA

( Açı. İLE/||/<> Düzlemsel açı. )

- ZAYİ ile ZAYİÇE

- WEAK ELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ELEKTROLİT

- WEAK INTERACTIONS[İng.] / INTERACTION FAIBLE[Fr.] / SCHWACHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ETKİLEŞME

- LOW LIGAND FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF LİGAND ALANI


- ZAYIF ile SÜZÜK/SÜZGÜN

( ... İLE Zayıf, güçsüz, süzgün. | Süzgünleşmiş, süzülmüş. )

- ZAYIF ile ZAYIF FİKİRLİ ile ZAYIF FİKİRLİLİK ile GÜÇSÜZLÜK

- EMSÂL-İ TASGİR[Osm.] / ATTENUATION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA SABİTİ

- ATTENUATION LENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA UZUNLUĞU

- ZAYIFLAMAK ile ZAYIFLATMAK ile ZAYIFLATABİLMEK ile ZAYIFLAYABİLMEK ile ZAYIF/LIK ile ZAYIF NAHİF ile ZAYIF SESLİ

- ZAYIFLIK ile/ve/||/<>/< ZAAF[Ar. < ZA'F]

- ZAZA ile ZAZACA

- ZEBÎB[Ar.] ile ZEHR-İ MÂR[Fars.]

( Yılan, akrep gibi hayvanların zehiri. İLE Yılan zehiri. )

- ZEBRA BALIĞI[İng. ZEBRAFISH] ile/||/<> DOĞURGANLIK[İng. FECUNDITY]

( Omurgalıların biyolojisi, fizyolojisi ve insan hastalıklarını incelemek için kullanılan bir model organizma (Danio rerio). Yüksek doğurganlık ve kısa üretim süresi, genetik çalışmalar için de elverişlidir. Bir diğer kullanışlı özellik kızartmalarının şeffaf olmasıdır. İnsan hastalıklarına benzeyen yüzlerce mutantı tespit edilmiştir. @@ Bir birey tarafından üretilen gametlerin toplamıdır. Genellikle dişilerin ürettiği yumurta sayısı olarak belirlenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ZEBUNLAŞMAK ile ZEBUN/LUK


- ZECREN[Ar.] ile ZECRİ[Ar.]

( Yasaklayarak. | Zorlayarak. | Eziyet ederek. İLE Zorlayıcı, zorlayan, yasaklayan. )

- ZEDELEMEK ile ZEDELENMEK ile ZEDELEYEBİLMEK ile ZEDELİ ile ZEDESİZ

- ZEDELE(N)ME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEŞİTLE(N)ME

- ZEEMAN ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN ENERJİSİ

- ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN ETKİSİ

- DÉPLACEMENT DE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN KAYMASI

- ZEEMAN DISPLACEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN YER DEĞİŞTİRMESİ

- ZEHİR/AĞI/SEM[Ar.] ile/ve/||/<>/>< PANZEHİR[Fars. < PÂD-İ ZEHR(PÂD: Saklayan. | Koruyan, bekleyen. | Büyük, ulu.)]

- ZEHİR-ZEMBEREK (ETMEK/OLMAK)

( Pişman olunduğunda. )

- ZEHİR ile/ve/||/<> ZEHİRLEYİCİ/ZEHİRLİ ile/ve/||/<> ZEHİRCİ

( image )
( )

- ZEHİRLEMEK ile ZEHİRLENMEK ile ZEHİRLETMEK ile ZEHİR ile ZEHİRLİ/LİK ile ZEHİRSİZ/LİK ile ZEHİRLİ GAZ ile ZEHİR HAFİYE ile ZEHİR ZIKKIM ile ZEHİR ZEMBEREK

- ZEHİRLEYİCİ(/"ZEHİRLİ") GAZ ile BOĞUCU(ASFİKSİYAN) GAZ

( ... İLE Yanardağ ya da maden ocağı gibi yerlerde çıkan tehlikeli gaz. )
(

Zehirleyici(/"Zehirli") Gazlar ile Boğucu Gazlar Arasındaki Farklar

1. Zehirleyici Gazlar (Toksik Gazlar)

Tanım: Solunduğunda gövdeye kimyasal olarak zarar veren, genellikle gözelere, örgenlere ya da sinir düzenine doğrudan etki eden gazlar.

Etkileri:

  • Gözesel işleyişi bozar.
  • Örgen yetmezliğine ya da ölümcül zehirlenmelere yol açabilir.
  • Etkileri genellikle kalıcı ya da gecikmelidir.
GazÖzelliği
Fosgen (COCl₂)İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan; akciğerlerde sıvı birikmesine neden olur.
Klor (Cl₂)Mukozalarda yanma, öksürük, boğulma hissi.
Hidrojen Siyanür (HCN)Hücrelerin oksijen kullanmasını engeller.
Kükürt Dioksit (SO₂)Solunum yollarında yakışa(tahrişe) neden olur.
Amonyak (NH₃)Göz ve solunum yollarında yanık etkisi oluşturabilir.

2. Boğucu Gazlar (Asfiksiyanlar)

Tanım: Solunduğunda doğrudan oksijenin yerini alarak ya da oksijenin kullanımını engelleyerek boğulmaya yol açan gazlar.

Etkileri:

  • Oksijenin yerini alarak ortamda boğulmaya neden olur.
  • Bazıları kandaki oksijen taşıma işlevini bozar.
  • Bilinç kaybı, baş dönmesi ve ani ölümle sonuçlanabilir.

a) Yalın Boğucular

GazÖzelliği
Azot (N₂)Kapalı ortamda oksijenin yerini alarak boğulmaya yol açabilir.
Metan (CH₄)Yanıcıdır; yüksek yoğunlukta oksijen yetersizliğine neden olur.
Helyum (He)Solunum yerine geçerek boğulmaya neden olabilir.

b) Kimyasal Boğucular

GazÖzelliği
Karbonmonoksit (CO)Hemoglobinle birleşerek oksijen taşınmasını engeller.
Hidrojen Sülfit (H₂S)Sinir düzenine hızla etki eder, solunumu durdurabilir.

Temel Farklar

Özellik Zehirleyici Gazlar Boğucu Gazlar
Etki biçimi Kimyasal zehirleyici etki Oksijen eksikliğiyle boğulma
Hedef Örgenler, gözeler, sinir düzeni Solunum düzeni ve kan dolaşımı
Örnek Gazlar Fosgen, HCN, Klor, NH₃ CO, CH₄, N₂, H₂S
Sonuç Zehirlenme, doku hasarı Bilinç kaybı, ölüm
Kalıcılık Kalıcı ya da gecikmeli etki Genellikle ani etki
)

- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR

- ZEHİRLİ/TOKSİK KALORİ değil/yerine TOK KALORİ

- TOXICOLOGY[İng.] / TOXICOLOGY, TOXICITÉ[Fr.] / GIFTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİLİK, TOKSİKOLOJİ

- ZEKÂ:
(HIZLI) (İSÂBETLİ) "BİRLEŞTİRME/BAĞLANTILANDIRMA/KESKİNLEŞTİRME" BİLGİSİ
ile/ve/değil/||/<> AYIRMA BİLGİSİ/YETİSİ

- ZEKÂ-İÇGÜDÜ ile ZEKÂ-İÇTEPİ

- ZEKÂ ile/ve/değil CESARET

- ZEKA ile ZEKAT ile ZEKALI/LIK ile ZEKASIZ/LIK ile ZEKA YAŞI ile ZEKA TESTİ ile ZEKA BÖLÜMÜ ile ZEKAT KEÇİSİ ile ZEKA GERİLİĞİ ile ZEKA YETENEĞİ

- ZEKÂ ile/ve/||/<>/>/< ZEUS

( ... İLE/VE/||/<>/>/< Tümel zekâ. )

- ZEKÎ[< ZEKÂ), ZEKİYYE değil/yerine/= TEMİZ, HÂLİS, HÂLİ TEMİZ OLAN KİMSE | AKLINI SAFLAŞTIRMIŞ, ARI, DURU HALE GETİRMİŞ KİŞİ

- ZEKİ/LİK ile ZEKİCE

- ZEMBEREK ile ZEMBEREKLİ ile ZEMBEREKÇİ ile ZEMBEREK OTU ile ZEMBEREK KUTUSU

- ZEMBİL ile ZEMBİL OTU

- ZEMHERİ ile ZEMHERİ ZÜREFASI

- ZEMİN ile ZEMİN KAT ile KARA KUVVETİ ile ZEMİN PLANI ile ZEMİN KİRASI ile TEMEL DURUM ile ÖĞÜTÜLMÜŞ BUĞDAY VE ET ile TOPRAKLAYICI ile ASILSIZ ile TOPRAKLI ile KANARYA OTU

- ZEMİN ile ZEMİN LAMBASI ile DÖŞEME ile DÖŞEME TAHTASI ile DÖŞEME

- ZEMİN/LİK ile ZEMİNLİ ile ZEMİN KATI

- ZEMZEM ile ZEMZEM SUYU

- ZEN:
ANLAMI (")ANLAMSIZLIĞI/NDA(")
ile/ve/||/<> (")ANLAMSIZLIĞI(") DA ANLAMLILIĞINDA


- ZEN:
ANLAŞILABİLMESİ ANLAŞILAMAMASINDA
ile/ve/||/<> ANLAŞILMAMASI DA ANLAŞILABİLMESİNDE

- ZEN[Jap. < ZENNA < CHENNA(Çince)] ile ZEN[Fars.]

( Felsefe, düşünüş, yaşam biçimi. İLE Kadın. )

- ZENCİ[Ar.]/SİYAHÎ[Fars. + Ar.] ile/değil/yerine/<> KARAŞIN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Rengi karaya çalan, esmer kişi. )

- ZENER BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= ZENER BOZULMASI (VEYA ZENER KESİLMESİ)

- ZENER DIODE[İng.] / DIODE ZENER[Fr.] / Z-DIODE, ZENER-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER DİYODU

- CLAQUAGE ZENER[Fr.] / ZENER-DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER KESİLMESİ/KIRILMASI

- ZENGİNLEMEK ile ZENGİN EKMEK ile ZENGİNLENMEK ile ZENGİNLEŞMEK ile ZENGİNLEŞTİRMEK ile ZENGİN/LİK ile ZENGİN ERKİ ile ZENGİN KAFİYE

- ENRICHED URANIUM[İng.] / URANIUM ENRICHI[Fr.] / ANGEREICHERTES URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM

- ENRICHMENT FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- ENRICHMENT[İng.] / ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME


- ZENGİNLİK:
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST

( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- ANGLE DU ZÉNITH[Fr.] ile/değil/yerine/= ZENİT AÇISI

- ZENNE/LİK ile ZENNECİ

- ZENO[İng. ZENO] ile/||/<> ZENOBİYOZ[İng. XENOBIOSIS] ile/||/<> ZENOFOBİ[İng. XENOPHOBIA] ile/||/<> ZENOİK[İng. XENOIC]

( Yunanca acayip, yabancı anlamlarına gelen ön ek. @@ Bir sosyal böcek türü kolonisinin diğer böyle bir türün yuvasında yaşaması durumu. Kendi yavrularını ayrı tutarlar, fakat serbestçe dolaşarak besinleri yerler. @@ Yabancılara karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunanca'da "yabancı" anlamına gelen ξένος ("xénos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phóbos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Başka organizmaların boş kabuklarında yaşama.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ZEOLITE[İng.] / ZEOLITHE[Fr.] / ZEOLITH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEOLİT

- ZER-İ DEH-PENCÎ[Fars.] ile ZER-İ KAMER-TÂB[Fars.] ile ZER-İ KÂMİL[Fars.] ile ZER-İ MAHBÛB[Fars.] ile ZER-İ MAKLÛB[Fars.] ile ZER-İ SÂV/SÂVE[Fars.] ile ZER-İ ŞEŞ-SERÎ/VÎJE[Fars.]

( Yarısı bakır olan altın.[onda beşi] İLE Üzerinde ay simgesi bulunan bir altın para. İLE Tam, hâlis, ayarı tamam altın. İLE Yirmibeş kuruş değerinde bir altın para.[1787'de 3,5 kuruş değer konulmuş ve II. Mustafa devrinde çıkarılmıştı.] İLE Kalıp altın. İLE Ayarı tam altın ya da kırıntısı. İLE Hâlis altın. )

- ZERRE ile ZERRECE

- ZERZEVAT ile ZERZEVATÇI/LIK

- ZETA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÊTA[Fr.] / ZETA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ZETA POTANSİYELİ

- ZETA PINCH[İng.] / PINCEMENT ZÊTA[Fr.] ile/değil/yerine/= ZETA SIKIŞTIRMASI


- ZEVAL ile ZEVAT ile ZEVALİ ile ZEVALSİZ/LİK ile ZEVAL VAKTİ ile ZEVALİ SAAT

- ZEVK ALARAK ile ZEVK VEREREK

- ZEVK ile BEĞENİ/İÇ TAT

- ZEVK ve/||/<>/< ZEKÂ

- ZEVKİ SÜREN ve/<> ZEKİ MÜREN

- ZEVKİNE ERMEK ile/ve/||/<>/< ZEVK VERMEK

- ZEVKLENMEK ile ZEVKLENDİRMEK ile ZEVK ile ZEVKLİ/LİK ile ZEVKÇE ile ZEVKSİZ/LİK ile ZEVK EHLİ

- ZEVZEKLENMEK ile ZEVZEK/LİK ile ZEVZEKÇE

- ZEYBEK ile ZEYBEK HAVASI

- ZEYTİN DALI ve/||/<> ZEYTİN TANELERİ ve/||/<> ZEYTİNYAĞI

( [gibi] Barış. VE/||/<> Bereket. VE/||/<> Sağlık. )

- ZEYTİNBURNU ile/ve ZEYTİN BURNU

( Bakırköy - Kazlıçeşme arasında bulunan bir ilçe. İLE/VE
Bakırköy - Yedikule arasında bulunan bir burun. )
( ZEYTİNLİ BURUN: Zeytinburnu'nun ilk adı. )

- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK

( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )

- ZEYTİNLER'DE:
ÇOLUR
ile/ve HAL ile/ve KALİ ile/ve KALAMATA ile/ve KALEMBEZİ ile/ve MEMECİK ile/ve MEMİLİK ile/ve SARIULAK ile/ve SELE ile/ve USLU ile/ve YOĞULIĞ

- ZEYTİN/LİK ile ZEYTİNCİ/LİK ile ZEYTİNLİ ile ZEYTİNSİZ ile ZEYTİN DALI ile ZEYTİN KURDU ile ZEYTİN RENGİ ile ZEYTİN EZMESİ ile ZEYTİN GÜVESİ ile ZEYTİN SİNEĞİ

- ZEYTİNSİ ile ZEYTİNSİ MEYVE

- ZEYTİNYAĞI ve (ÇİĞ) FINDIK/CEVİZ/BADEM/ŞAM FISTIĞI

- OLIVE OIL[İng.] / HUILE D'OLIVE[Fr.] / OLIVENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEYTİNYAĞI

- ZEYTİNYAĞI ile ZEYTİNYAĞLI ile ZEYTİNYAĞLI DOLMA ile ZEYTİNYAĞLI SARMA

- ZIBÂBİYE-İ BERRİYYE[Ar.] ile ZIBÂBİYE-İ MÂİYYE[Ar.]

( Kertenkele ve benzeri hayvanlar. İLE Bu sınıfın suda yaşayan bölümü. )

- ZIEGLER CATALYST[İng.] / ZIEGLER KATALISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİEGLER KATALİZÖRÜ


- ZİFİR ile ZİFİRİ ile ZİFİRİ KARANLIK

- ZİFTLEMEK ile ZİFTLENMEK ile ZİFT

- PROCÉDÉ ZIGER[Fr.] ile/değil/yerine/= ZİGLER KATALİZÖRÜ

- ZİGON ile ZİGON SEHPA

- ZİGOT ÖNCESİ İZOLASYON[İng. PREZYGOTIC ISOLATION] ile/||/<> ZİGOT SONRASI İZOLASYON[İng. POSTZYGOTIC ISOLATION] ile/||/<> ZİGOTAKSİ[İng. ZYGOTAXIS]

( Eş seçimi, zamanlama ve benzeri farklılıklardan ötürü popülasyonlar arasında zigot daha oluşmadan önce ortaya çıkan izolasyon durumudur. Böylece hibrit zigotlar oluşamaz. "Zigot öncesi bariyer" olarak da bilinir. @@ Türler arası çiftleşme sonucu oluşan hibrit formlarda görülen gelişim bozuklukları ya da kısırlık durumlarından ötürü popülasyon içinde üremeye dayalı izolasyonun oluşması durumudur. "Zigot sonrası bariyer" olarak da bilinir. @@ Dişi ve erkek gametler arasındaki doğal çekim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ZİGOT[İng. ZYGOTE] ile/||/<> ALEL DIŞLANMASI[İng. ALLELIC EXCLUSION] ile/||/<> AYRIKLIK (TRANS-DÜZENLEME)[İng. TRANS-ARRANGEMENT] ile/||/<> AYRILMA KURALI[İng. LAW OF SEGREGATION] ile/||/<> BOZUCU SEÇİLİM[İng. DISRUPTIVE SELECTION] ile/||/<> ÇEKİNİK GEN[İng. RECESSIVE GENE] ile/||/<> HETEROZ[İng. HETEROSIS] ile/||/<> HETEROZİGOT AVANTAJI[İng. HETEROZYGOUS ADVANTAGE] ile/||/<> HOMOZİGOT[İng. HOMOZYGOUS]

( Bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan ilk göze. Anneden ve babadan birer set olmak üzere iki set kromozom bulundurur. Ancak yumurta ve sperm gözelerinin her biri, mayoz bölünme sebebiyle sadece bir set kromozom içerir. Zigotun bölünmesi ve büyümesiyle embriyo oluşur. @@ Heterozigotluk durumunda bir genin bulunabileceği lokustaki iki alelden yalnızca birinin ifade edilmesi durumudur. İmmoglubulin ve T Hücresi Reseptörlerini kodlayan genlerde bu durum görülür. T Hücrelerinde sadece 1 set TCR geni ifade edilir. @@ Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. @@ Bir genin iki farklı alelinin ayrılarak farklı gametlere dağılması. Tamamen rastgele gerçekleşir. Eğer genler homozigot ise gametlerdeki ayrılan genler %100 aynı olur. Fakat eğer ayrılan genler heterozigot ise gametlerin %50'si baskın aleli, diğer %50'si ise çekinik aleli alır. @@ Bir özellik için uçlardaki özelliklerin seçilmesi ve ortada kalan özelliğe karşı olunması. 2 alelle kontrol edilen bir özellik için çekinik ve baskın homozigot genin tercih edilmesi ve heterozigota karşı olunması. Heterozigot bireylerin sayısında azalma görülür. @@ Alelde heterozigot durumdayken fenotipte gözlemlenemeyen genlerdir. Yalnızca homozigot durumdayken fenotipte gözlemlenebilirler. @@ Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması. @@ Aşırıbaskınlık. Bir dengeleyici seçilim çeşididir. Bu durumdaki türlerin bazı özelliklerinin genetik temeli açısından heterozigot olan bireyler, homozigot baskın ya da homozigot çekinik genotipe sahip bireylerden avantajlı olurlar. Belirli bir lokusta bulunan heterozigot genotipin, homozigot genotipten daha yüksek uyum başarısına sahip olması durumudur. @@ Kromozomlarda verilen bir alel çifti ya da serisi bakımından aynı genleri taşıyan bireylerdir. Homozigotlar, belirli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle de saf olarak görülürler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ZİGOT ile/||/<> ZİGOT ÖNCESİ YALITIM/BARİYER/İZOLASYON ile/||/<> ZİGOT SONRASI YALITIM/BARİYER/İZOLASYON ile/||/<> ZİGOTAKSİ ile/||/<> YUMURTA/OVUM

( Bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan ilk göze.[Anneden ve babadan birer set olmak üzere iki set kromozom bulundurur. Ancak yumurta ve sperm gözelerinin her biri, mayoz bölünme nedeniyle sadece bir set kromozom içerir. Zigotun bölünmesi ve büyümesiyle embriyo oluşur.] İLE/||/<> Eş seçimi, zamanlama ve benzeri farklardan ötürü popülasyonlar arasında zigot, henüz oluşmadan önce ortaya çıkan yalıtım durumu. Böylece hibrit zigotlar oluşamaz. İLE Türler arası çiftleşme sonucu oluşan hibrit biçimlerde görülen gelişim bozuklukları ya da kısırlık durumlarından ötürü popülasyon içinde üremeye dayalı yalıtımın oluşması. İLE Dişi ve eril gametler arasındaki doğal çekim. İLE/||/<> İnsan fizyolojisinde, bir sperm gözesi ile döllendiğinde yeni bir organizma durumuna gelebilen, dişi üreme örgenlerinin birinden salınan tek göze. )

- ZİHİN ile ZİHİNCE ile ZİHİNSEL ile ZİHİN HESABI ile ZİHİN AÇIKLIĞI ile ZİHİN BERRAKLIĞI ile ZİHİN JİMNASTİĞİ ile ZİHİN YORGUNLUĞU ile ZİHİN BULANIKLIĞI ile ZİHİN KARIŞIKLIĞI

- ZİHİNDE:
OLGU
değil [ya] NESNE [ya da] OLAY

- ZİHNEN[Ar.] ile ZİHNÎ[Ar.]

( Zihince, zihinde, zihinle, zihinden. İLE Zihne özgü, zihinle ilgili. )

- ZİHN-İ DAKÎK ile/ve/||/<>/>/< ZİHN-İ RAKÎK

- ZİHNİ YORMAK ile/değil/yerine ZİHNİ ZORLAMAK

( Körü körüne zorlukların üstüne gitmek şanssızlığa yol açar. Uyumlu zaman koşullarını beklerken gelişmelerle mutlu olun. )

- ZİHNİN ALTINDA EZİLİRSEK ile/değil/yerine/>< ZİHNİ AŞABİLİRSEK

( Deli oluruz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Veli oluruz. )

- ZİHNİN:
"DOLULUĞU"
ile/ve/değil/yerine/||/<> "YÜKLÜLÜĞÜ"

- ZİHNİN/AKLIN, ONA ...:
KAYMASI/KAYAR
ile/ve/||/<>/> KAÇMASI/KAÇAR

- ZİKİR ile/ve ZİKR-İ HABÎB

- ZIKKIMLANMAK ile ZIKKIM

- ZİKR-İ HÂS ile/ve ZİKR-İ ZÂT

- ZIGZAG REFLECTIONS[İng.] / RÉFLEXIONS EN ZIGZAG[Fr.] ile/değil/yerine/= ZİKZAK YANSIMALAR

- ZİKZAK ile ZİKZAKLI ile ZİKZAK DİKİŞİ ile ZİKZAK MAKİNESİ


- ZİL ile ZİL ÇALAN MÜZİSYEN

- ZILGITLANMAK ile ZILGIT

- ZİLKAR İNİ/MAĞARASI ve/<> KÜRE DAĞLARI

- ZİLLİ ile ZİLLİ MAŞA ile ZİLLİ BEBEK

- ZİMÂM-DÂR[Ar., Fars.] ile ZİLYED[Ar.]

( Bir işi elinde tutan, yöneten, yürüten. İLE
Bir malı/gayrımenkulü elinde tutan, malı -sahibi olsun ya da olmasın kullanmakta bulunan kişi. )

- ZİMBABWE < ZİMBA ZE MAHWE ya da ZİMBA WAYE

( [Şuna kabilesi dilinde/n] "Ulu Taş Evler" YA DA "Değerli Taş Evler" )

- ZIMBALAMAK ile ZIMBALANMAK ile ZIMBALATMAK ile ZIMBA ile ZIMBALI ile ZIMBASIZ ile ZIMBALI DEFTER

- ZIMMERMAN-REINHARDT REAGENT[İng.] / ZIMMERMANN-REINHARD REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİMMERMANN-REİNHARD BELİRTECİ

- ZİMMETE GEÇİRMEK ile ZİMMETE PARA GEÇİRME ile ZİMMETE PARA GEÇİREN KİŞİ

- ZİMMETLEMEK ile ZİMMET ile ZİMMETLİ


- ZIMNEN[Ar.] ile ZIMNÎ[Ar. çoğ. EZYÂL, ZÜYÛL]

( Açıktan olmayarak, dolayısıyla, kapalıca, üstü kapalı olarak. İLE Üstü kapalı, örtülü, açıktan olmayarak, dolayısıyla anlatılan. | Kendiliğinden. )

- ZIMPARALAMAK ile ZIMPARALANMAK ile ZIMPARA ile ZIMPARA TAŞI ile ZIMPARA TOZU ile ZIMPARA KAĞIDI

- ZİNA YAPMAK ile ZİNA

- CHAIN DECAY, CHAIN DISINTEGRATION[İng.] / DESINTEGRATION EN CHAIN[Fr.] / KETTENUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR DÖNÜŞÜMÜ

- CHAIN ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE ENCHAIN[Fr.] / KETTEN ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR İZOMERİSİ

- CHAIN FORMATION[İng.] / EN CHAINE[Fr.] / VERKETTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR OLUŞUMU

- CHAIN POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION ENCHAIN[Fr.] / KETTENPOLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR POLİMERLEŞMESİ

- CHAIN REACTION[İng.] / RÉACTION EN CHAÎNE[Fr.] / KETTEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR TEPKİMESİ, ZİNCİRLEME TEPKİME

- ZİNCİR ile ZİNCİR ÇETESİ ile ZİNCİR YAPIMCISI ile ZİNCİR YAZICI ile ZİNCİRLEME REAKSİYON ile ZİNCİR HALKASI ile ZİNCİR TESTERE ile ZİNCİRLENMİŞ ile ZİNCİRLEME LİSTE ile ZİNCİR BENZERİ ile ZİNCİRLEME ÇALIŞMA

- ZİNCİRLEMEK ile ZİNCİRLENMEK ile ZİNCİR ile ZİNCİRLİ ile ZİNCİRLEME KAZA ile ZİNCİRLEME TEPKİME ile ZİNCİRLEME AD TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME SIFAT TAMLAMASI


- ZİNDAN ile ZİNDANCI/LIK

- ZİNDELEŞMEK ile ZİNDELEŞTİRMEK ile ZİNDE/LİK ile ZİNDE KUVVET

- ZIP ile ZIP ZIP

- ZIPIR/LIK ile ZIPIRCA

- ZIPKINLAMAK ile ZIPKINLANMAK ile ZIPKIN ile ZIPKINCI/LIK

- ZIPLAMAK ile AŞAĞI ATLAMAK ile ATLAMAK ile DIŞARI ATLAMAK ile İP ATLAMA ile TULUM ile ATLAMA ile YERDEN ATLAMA

- ZİRÂ[Ar.] ile ZİRÂ-İ A'ŞÂRÎ ile ZİRÂ-İ AMME ile ZİRÂ-İ KİRBÂSÎ ile ZİRÂ-İ KİSRÂ/MELİK ile ZİRÂ-İ MESAHA ile ZİRÂ-I Mİ'MÂRÎ ile ...

- ZİRÂÂT[Ar. < ZİRÂ] ile ZİRÂÂT[Ar.] ile ZİRÂÂT[Ar. < ZİRÂAT]

( Uzunluk ölçüleri. İLE Ekincilikler, çiftçiler, tarımlar. İLE Ekincilik, çiftçilik, tarım. )

- ZİRAAT ile ZİRAATÇI/LIK

- ZİRAİ ile ZİRAİ İŞLETME


- ZIRH ile ZIRH DELİCİ ile ZIRH KAPLAMALI ile ZIRHLI ile ZIRHLI KUVVET ile ZIRHLI ARAÇ ile ZIRHÇI

- ZIRHLANMAK ile ZIRHLANDIRMAK ile ZIRH ile ZIRHLI ile ZIR ZIR ile ZIRHSIZ ile ZIRT FIRT ile ZIRT PIRT ile ZIRT ZIRT ile ZIRHLI GÜÇ ile ZIRHLI ARAÇ ile ZIRHLI BALIK ile ZIRHLI YAYIN ile ZIRHLI BİRLİK ile ZIRHLI KUVVET ile ZIRHLI BAŞLILAR

- ZİRKON[Fr.] ile ZİRKONYUM[Fr. < Lat.]

( Zirkonyum'un doğal durumda bulunan en önemli bileşiği. Renkszi, sarı, yeşil, kahverengi türleri olan, doğal ve saydam, değerli taş. | Ergime noktası 2700 °C'ye yaklaşan, ateşe çok dayanıklı, beyaz renkli, katı, zirkonyum bileşiği. ZrO2 İLE Atom sayısı 40, atom ağırlığı 91,22, yoğunluğu 6.25 olan, siyah toz biçiminde bir öğe. Simgesi: Zr )

- OXYDE DE ZIRCONIUM PUR[Fr.] / BADDELEYIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİRKONYUM OKSİT

- ZIRCONIUM[İng.] / ZIRCONIUM[Fr.] / ZIRKONYUM, ZIRKONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİRKONYUM

- ZIRNIK/ZIRNÎH[Fars.] ile ...

( Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışımı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )

- ZIRTAPOZ/LUK ile ZIRTAPOZCA

- ZIRVA ile ZIRVA[Fars. < ZİRE-BÂ] ile/değil/yerine/>< ZİRVE/DORUK

( Zirvelerin, zırvalar ile işi olmaz. )
( Saçma, saçma sapan, boş, anlamsız söz. İLE Nohut ve çeşitli meyveler yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağın/tepenin en üst noktası. | Bir işte ulaşılan en üst aşama. )

- ZIRVALAMAK ile ZIRVA

- ZİRVE ile ZİRVE KONFERANSI ile ZİRVE TOPLANTISI


- ZİRVE-İ HÎÇ ile ZİRVE-İ ASLÎYE

- ZİRZOPLAŞMAK ile ZİRZOP/LUK ile ZİRZOPÇA

- ZIT ile ZIT KUTUP ile ZIT ANLAMLI/LIK

- ZIT/LIK ile/ve/değil/yerine TAMAMLAYICI/LIK / TAMAMLAYICI/LAR

- ZIVANA ile/||/<> ZIVANALI ile/||/<> ZIVANASIZ ile/||/<> ZIVANALI VİDA

- ZİYA ile ZİYAN ile ZİYALI ile ZİYASIZ/LIK ile ZİYANSIZ

- ZİYADELEŞMEK ile ZİYADELEŞTİRMEK ile ZİYADE

- ZİYAN ile/değil/yerine/>< EHLİYET/EHİL

( Ehline denk gelmeyen hizmetler[/işler, kişiler, konular/sorunlar, araçlar/nesneler], ziyan olur. )

- ZİYARET ile ZİYARETÇİ/LİK ile ZİYARET YERİ

- ZİYARETİN, "KISA"SI MAKBULDÜR ile/ve/değil/||/<>/< ZİYARETİN, "KISAS"I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR


- ZİYÂ-Yİ KAMER[Ar.] ile ZİYÂ-Yİ MUNTAFÎ[Ar.]

( Ayışığı. İLE Bazı akşamlar, güneş battıktan sonra Batı ufkunda ve sabahları güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen hafif ışık.
)

- ZİYÂ-Yİ KAMER[Ar.] ile ZİYÂ-Yİ MUNTAFÎ[Ar.] ile ...

( Ayışığı. İLE Bazı akşamlar, güneş battıktan sonra Batı ufkunda ve sabahları güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen hafif ışık. )

- ZOMBİLEŞMEK ile ZOMBİ/LİK

- ZONKLAMAK ile ZONKLATMAK ile ZONK

- ZONTA[Yun.] ile ZORBA[Fars. < ZORBAZ]

( Kaba ve kültürsüz kişi. İLE Güç gösterisi yapan, ağırlık kaldıran sporcu. )

- ZOR/ZORLUK/ZAHMET/MÜŞKÜLAT[Ar.] değil/yerine/= ÇETİNLİK/GÜÇLÜK/KIYINLIK

- ZOR ile SERT VE HIZLI ile SERT ISIRILMIŞ ile HAŞLANMIŞ ile BASILI KOPYA ile SERT EL ile SERT KAFA ile SERT AKÇAAĞAÇ ile ZOR SATIŞ ile SERT SET ile SERT KABUK ile SİNDİRİMİ ZOR ile ERİMESİ ZOR ile MONTAJI ZOR ile MEMNUN ETMEK ZOR ile DONANIM ile SERT KABLOLU ile ÇALIŞKAN ile SERTLEŞMEK ile ZORLU ile SERTLİK ile ZOR İŞ ile ZORLUK ile ZORLUKLAR

- ZOR ile ZOR ALIM ile ZOR BELA ile ZORU ZORUNA

- ZOR ile ZOR DEĞİL

- ZOR ile ZOR GÖREV ile TEDAVİSİ ZOR ile ANLAŞILMASI ZOR ile ZORLUKLAR ile ZORLUK


- ZOR ile/ve ZORLA(N)MA!

( İse sev! İLE/VE Sevmiyorsa.
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- ZORBA ve/< ZORDA

- ZORBA/LIK ile ZORBACA

- ZORGU ile ZORGULU

- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ

- ZORLAMA ile ZORBALIK

- ZORLAMA ile ZORLAMASIZ

- ZORLAMA ile/ve/değil/< ZORUNDA BIRAKMA

- ZORLAMA ile/ve/değil/yerine/<> ZORUNLULUK

( Kişilerde/insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Doğada. )

- ZORLAMAK ile ZORLANMAK ile ZORLAŞMAK ile ZORLAŞTIRMAK ile ZORLAYABİLMEK ile ZORLA


- FORCED CONVECTION[İng.] / CONVECTION FORCÉE[Fr.] / ERZWUNGENE KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TAŞINIM/KONVEKSİYON

- ZORLAŞTIRMAK değil ZORLAMAK

- ZORLAYIŞ ile ZORLAYICI/LIK

- ZOR/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARMAŞIK/LIK

- ZORLUKLARI GÖZE ALMAK ile/ve ZORLUKLARA GÖĞÜS GERMEK

- ZORLUKLARI:
"ÜSTLENMEK"
ile/ve/değil "GÖĞÜSLEMEK"

- ZORSUNMAK" ile/değil ZORLANMAK

- ZORUNDA DEĞİL/İM ile/değil/yerine/>< ZORUNLULUĞU YOK/OLMAZ

- ZORUNLU DOĞRU ile/ve ZORUNLU YANLIŞ

- ZORUNLU HAREKET ile/ve/değil ZORLAMALI HAREKET


- ZORUNLU ile/ve/değil ZORLAYICI

- ZORUN/LUK ile ZORUNLU/LUK ile ZORUNLU SİGORTA ile ZORUNLU ÖĞRENİM ile ZORUNLU EMEKLİLİK

- ZORUNLU/LUK:
MUTLAK
ile/ve/||/<> ŞARTLI

- ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DÜZENLİ/LİK

- ZORUNLULUK ile ZORUNLU RUH HALİ ile EMİR CÜMLESİ ile İMPARATOR

- ZORUNLU/ZARÛRÎ VERİ/BİLGİ ile/ve/||/<>/> GÖZLEMSEL/NAZARİ VERİ/BİLGİ

- ZÜCCACİYE ile ZÜCCACİYECİ/LİK

- ZÜĞÜRTLEMEK ile ZÜĞÜRTLEŞMEK ile ZÜĞÜRT/LÜK ile ZÜĞÜRT TESELLİSİ

- ZUHUR[< Ar. ZHR]:
DIŞLAŞMAK
ile/ve/=/<> IŞIMAK[< İbr. ZOHAR:
Işık]

( Işımak. [ZÜHRE: Işıyan yıldız] İLE/VE/=/<> Işık. )

- ZUHUR ile ZUHURİ ile ZUHURİ KOLU


- ZÜLF ile ZÜLFARİS/ZÜLFARUZ[Fars. zülf + Ar. arus]

( ... İLE Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun hoş kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. )

- ZULMETMEK ile ZULMET