FELSEFE [PHILOSOPHY]

- ÜSTLENME ile/ve/||/<> KABULLENME

- ÜSTÜN KAVRAMLAŞMIŞ DİL(LER) ile YETERİNCE KAVRAMLAŞAMAMIŞ DİL(LER)

- ÜSTÜN" ile/değil ÜSTTE DURAN

- ÜSTÜN ile ÜSTÜN[Ar.]/FETHA

( Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. | Birine ya da bir şeye göre, nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan.[FAİK] İLE Arap yazısında, bir ünsüzün, geniş, kısa ve düz [a, e] okunacağını gösteren im. )

- ÜSTÜNDE DURMAK ile ALTINI ÇİZMEK ile PEŞİNDEN KOŞMAK

- ÜSTÜNDE NE VAR?" ve/||/<>/> "NO. 5"

- ÜSTÜNE DÜŞEN ile/ve/||/<>/< PAYINA DÜŞEN

- ÜSTÜNE GİDERLER ile/değil ÜSTÜNE GELİRLER

- ÜSTÜNE ÜSTELİK değil ÜSTÜNE ÜSTLÜK ya da [sadece] ÜSTELİK

- ÜSTÜNKÖRÜ ile/ve SORGULAMADAN


- ÜSTÜNKÖRÜ ile/ve/değil/||/<> YÜZEYSEL

- ÜSTÜNLÜĞÜN, TÜZESİ değil/>< TÜZENİN, ÜSTÜNLÜĞÜ

- ÜSTÜNLÜK ile AYRICALIK

- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine KARŞITLIK

- ÜSTÜN/LÜK ile/değil/yerine ÖZGÜVEN/Lİ

- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine/>< (SADECE) BİLMENİN (BELKİ/BİRAZCIK) FARKI

- ÜSTÜNLÜK ile/değil ÜSTLÜK

- ÜSTÜNLÜK ile/değil/< YENMEK/GALEBE

- ÜSTÜN/LÜK / ALÇAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCE/LİK / SONRA/LIK

- ÜSTÜNÜ ÖRTBAS ETMEK" değil ÖRTBAS ETMEK


- ÜSTÜNÜZE ALMAYIN ile/ve/değil/||/<>/< SİZE YÖNELİK DEĞİL

- USÛL:
İLKE
ve/||/<> YÖNTEM

- USÛL ile/ve/<> FÜRÛG[Fars.]

( Yöntem. İLE/VE/<> Işık/ziyâ/nur, parlaklık, parıldayış. )

- USÛL ile/ve/||/<>/> HUSÛL

- USÛL[Ar.] ile/ve/||/<>/> İRFAN[Ar.]

- USÛL ile/ve/değil/yerine MENHEC

( İlkelere teallük eder, eylemsel bir şey sunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE
Herhangi bir bilim dalına ait konunun/nesnenin bilgisini elde etme yolu. )

- USÛL[Ar.] ile/||/<> SULH[Ar.]

- USÛL ile/ve/||/<> TEAMÜL

- USÛLEYN:
USÛL-İ FIKIH
ile/ve/||/<> USÛL-İ DİN

- UTANIYORUM ile/değil/yerine/>< TANIYORUM!


- UTANMAK ile/ve/değil/||/<>/< GARİPSEMEK

- UTANMAK ile/ve/||/<> KENDİNE YAKIŞTIR(A)MAMAK

- UTANMAK ve/> UYANMAK

- UTAN(DIRIL)MAK ile/ve/||/<>/> UYAN(DIRIL)MAK

- UTANMAZ ile/değil/yerine ...'DAN UTANMAZ O

- UTİLİTARİZM ile PRAGMATİZM

- ÜTOPİK[İng. < Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜSEL

- ÜTOPYA:
ÜMİT
ve/||/<>/> EYLEM

- ÜTOPYA >< DİSTOPYA

- ÜTOPYA[Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜ


- UYANDIRMA" ile TETİKLEME

- UYANDIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< UYARMAK

- UYANIK/UYKUSUZ ile "UYANIK"

- UYANIK/LIK ile/ve/||/<>/> AYDIN/LANMIŞ/LIK

- UYANIK/LIK ile/ve AYIK/LIK

- UYANIK/LIK ile GERGİN/LİK

- UYANMAK ile/ve/||/<> AYDINLANMAK ile/ve/||/<> YAKALAMAK

- UYANMAK ile/ve/değil/<> GÖZÜN AÇILMASI

- UYAR ile/||/<> UYARIM

- UYARAN ile UYARILAN


- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(")
ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")

- UYARI ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRI

- UYARICI ile/ve/<>/> UYANDIRICI

- UYARICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARAN

- UYARIM ile UYARIM ile UYARIM

( Uyarma, uyarılma. İLE Uyum göstere(bile)ceğini geniş zamanlı olarak belirtmek/bildirmek. İLE Bir durum ya da ayrıntı üzerine ya da biri(leri)ne, başkasının değil benim yaptığım bildiri/anımsatma. )

- UYARLI ile UYGUN

- UYDURMA ile/||/<> ABARTI

- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL

- UYDURMAK ile/değil/yerine DUYURMAK

- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"


- UYDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUŞTURMAK

- UYDURMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TASARLAMAK

- UYDURMAK ile/değil/yerine UYARLAMAK

- UYGARLAŞMA ile/ve/||/<>/< GÖÇ

- UYGARLAŞMADA:
KILIÇ
ile/ve/fakat/değil/yerine/<>/> KALEM ve KİTAP

( Başlattı. İLE/VE/FAKAT/DEĞİL/YERİNE/<>/> Yaşattı VE Sürdürdü. )

- UYGARLIK ARAYIŞI ve/||/<>/< KÜLTÜRLERİN/TOPLULUKLARIN KARŞILAŞMASI

- UYGARLIK/MEDENİYET:
TOPRAK
ve/+/||/<> DİL ve/+/||/<> DİN

- UYGARLIK/MEDENİYET ile/ve/||/<> EKİN/KÜLTÜR

( Evrensel. İLE/VE/||/<> Yerel. )
( Denetimli. İLE/VE/||/<> Bilinçdışı. )
( Toprak, kişiye aittir. İLE/VE/||/<> Kişi, toprağa aittir. )
( Uygarlık, olay ve olguları birbirinden büyük titizlikle ayırd edebilmektir. )
( Kültür, en geniş tanımıyla yaşam biçimini gösterir. )
( Kültür, insan-doğa ve kişi-kişi[toplum] ilişkilerinin toplamıdır. )
( Uygar kişi, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık değerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaşamına katan kişidir. )
( Evrenseller kültürler içinde yer almış olmalıdır. )
( UYGARLIK/MEDENİYET = ZANAAT-FEN ve AHLÂK )
( MEDENİYET OLUŞTURABİLMEK İÇİN:
* TANRI/İLK İLKE,
* EVREN/DOĞA,
* İNSAN )
( Farkındalık ile. İLE/VE/||/<> Farkında olmadan. )
( Yöntemli. İLE/VE/||/<> Alışkanlıklar. )
( İnsan - İnsan ilişkisi (ile). İLE/VE/||/<> Doğa - İnsan ilişkisi (ile). )
( Sanat. İLE/VE/||/<> Zanaat. )
( Öğrenilir. İLE/VE/||/<> Yaşanır. )
( Kimsin/iz? İLE/VE/||/<> Kimlerdensin/iz? / Nerelisin/iz? )
( Uluslararası. İLE/VE/||/<> Ulusal. )
( ZAMAN: Doğrusal. İLE/VE/||/<> Döngüsel. )
( Us. İLE/VE/||/<> Us dışı. )
( Yasa. İLE/VE/||/<> Töre. )
( Medine. İLE/VE/||/<> Yesrib. )
( Çatışmalar içinde. İLE/VE/||/<> Zahmetler içinde. )
( Kâmil kültür, kendinden sonra gelecek kültürün gübresidir. )
( Gerçek üstü. İLE/VE/||/<> Gerçek. )
( Ancak, felsefenin getirebildiği/sağladığı/sunduğu. İLE/VE/||/<> Sanat ve dinin getirdiği. )
( Bilim. İLE/VE/||/<> Felsefe. )
( Saygıyla... İLE/VE/||/<> Sevgiyle... )
( ... @@ Kişide, alışkanlığa bürünmüş, gelenek ve görenek. )

- UYGARLIK ve/<> BİREYSEL FEDÂKÂRLIK

- UYGARLIK ve/> HUZURSUZLUĞU


- UYGARLIK ve/||/=/<>/< İNSAN/LIK

- UYGARLIK ve/<> KAVRAMSALLIK

- UYGARLIK ve/||/<> ZEKÂ

- UYGARLIKLARARASI/LIK ile/ve/<> KÜLTÜRLERARASI/LIK

- GELENEK:
UYGULAMALI
ile/ve/||/<>/< METİN TABANLI

- UYGULAMAYA YÖNELİK BİLGİ ile/ve SAF SOYUT BİLGİ

- UYGULANMALI!:
[ne] YER
ne de GEÇİT VERMELİ

( Adâletsizliğe ve hukuksuzluğa...
Görüntü ve reklâm kirliliğine, "yerel yönetimlerin", "yöneticilerin" keyfiyetine ve adâletsizliğine...
Gürültü/uğultu kirliliğine ve korna/zil çalanlara...
Işık kirliliğine...
Sigara ve tüm ürünleriyle çevreyi ve toplumu rahatsız eden nesnelere ve içen davranış/tutum ve kişilere...
Dilde, yazım hatalarına ve yazım kurallarına uymayanlara...
Beslenmede, abur-cubura, "et" ve "hayvansal ürünlere"...
Her türlü saygısızlık ve keyfiyete...


Ne yer, ne de geçit vermek üzere, haklarımızı sürekli bilmeli ve anımsamalı, hakkı/mızın biz almadıkça verilmeyeceğinin bilinciyle gereken her türlü eylem, tavır, tutum, duruş ve davranış içinde olmamız gerektiğini uygulayarak göstermek, paylaşmak, aktarmak, eğitmek, dayanışmak, işbölümü ve işbirliği içinde olmak durumunda ve zorundayızdır. )

- BİLİMİNSANI:
UYGULAYICI
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNÜR

- UYGUN OLMAK" ile/ve/değil/||/<>/< AİT OLMAK

( Bir yere "uygun olmak", oraya ait olduğumuz anlamına gelmez. )
( )

- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK


- UYGUNLUK ile/ve/||/<> BECERİ

- UYGUNLUK ile/ve/<>/>< ENGEL

- UYGUNLUK ile/ve GEÇERLİLİK

- UYGUNLUK ile/ve/||/<> ÖRTÜŞME

- UYGUN/LUK ile/ve TUTARLI/LIK

- UYKUDAN) UYANMAK ile/ve/<>/< BİLMEK

( Göz ile değil! İLE/VE/<> Söz ile değil! )

- UYMAK ile/ve/||/<>/< AYAK UYDURMAK

- UYMAZ ile/ve/değil/||/<>/< "UYUMAZ"

- UYUCAK" değil UYACAK

- UYUCANA" değil UYUYACAĞINA


- UYUM ve/<> BOŞLUK/ARA

- UYUM ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME

- UYUM ile/ve ÇELİŞKİLİ UYUM

- UYUM ile/ve/<> DENGE

( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )
( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )
( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )
( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )
( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )
( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )
( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )
( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )
( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )
( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )
( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )
( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )
( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )

- UYUM ile/ve/||/<> EŞZAMANLILIK

- UYUM ile/ve/||/<>/> EVRENSEL/KOZMİK UYUM

- UYUM ile/ve/||/<> SENTEZ

- UYUM ile/ve YETENEK

- UYUM/AHENK ile/ve/değil/||/<> İNSİCÂM

- UYUM/LU/LUK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK


- UYUMLU/LUK ile/ve GÜZEL/LİK

- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK

- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK

- UYUŞAN" ile/değil UYUMLU

- UYUŞMAK ile/değil/yerine/>< YETİŞMEK

- UYUŞ(TUR)MAK ile/değil/<>/< UYUMLAN(DIR)MAK

- UYUŞUK/LUK ile UYKULU/LUK

- UYUTMAK ile/ve/||/<> UYANDIRMAK

( Gövdeyi ameliyat etmek için gereklidir. İLE/VE/||/<> Zihni/ni "ameliyat etmek" için gereklidir. )

- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN
değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN

( )

- UZADEVİM(TELEKİNEZİ[Fr./İng.]) ile KALDIRMA(LEVİTASYON[Fr./İng.])

( Telekinezi ya da sadece kinezi, özdeğin(maddenin) iç dinamiklerine zihin/düşünce gücüyle etki ederek biçimini değiştirmek. İLE
Levitasyon ise, özdeği bütün olarak yerinden hareket ettirmek/havalandırmak/havada dolaştırmak. )

- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- UZAK DURMAMAK/DURMAK ile/ve/=/||/<> RIZÂ GÖSTERMEK/GÖSTERMEMEK

- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN

- SORUNLAR:
UZAKLAŞTIRAN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< YAKINLAŞTIRAN

- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS

- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile VÜS'AT[Ar. < VÂSİ/VÂSİA]

( Belirli noktalar toplamı. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )

- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ

- UZAM ile/ve/||/<> YAYILIM

- UZAMLI ŞEY = EXTENDED THING[İng.] = CHOSE ÉTENDUE[Fr.] = AUSGEDEHNTE DING[Alm.] = RES EXTENSA[Lat.]

- UZANTI ile/ve/<> GÖSTERİM/TEMSİL


- UZANTI ile/ve/değil/||/<>/< YAKLAŞIM

- UZATMA! ile/ve/||/<>/> UZLAŞ! ile/ve/||/<>/> UNUT!

- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"

- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ

- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR

- UZAY ile/ve/||/<>/> UZAM/MEKÂN

(
UZAM[PLACE] ve UZAY[SPACE] arasındaki FaRkLaR...
Kavram Açıklama Örnek Kullanım
SPACE Fiziksel ya da kavramsal boşluk. Devim, düşünme ve etkileşim olanağı sunar. Sınıfların düzenlenişi öğrencilere daha fazla uzay[space] sunmalıdır.
PLACE Fiziksel mekânın kimlik, anlam ve aidiyetle yüklenmiş durumu. Yalnızca konum değil ilişkisel bir bağdır. Okul, sadece bir bina değil öğrenciler için bir uzam[place] durumuna gelmelidir.
PLACE and SPACE Mekânın anlamlı duruma gelmesi için fiziksel alanın[space] toplumsal, ekinsel ve duygusal boyutlarla ilişkilendirilmesi gerekir [place]. Bir kenti yaşanabilir kılan, yalnızca uzay[space] değil bireylerin onunla kurduğu uzam[place] ilişkisidir.
)
(
Başlık KHŌRA (χώρα) TOPOS (τόπος)
Köken Antik Yunanca Antik Yunanca
Temel anlam Yer açan alan, alıcı zemin, barındırıcı boşluk Yer, konum, mevki
Felsefi bağlam Platon - Timaeos Aristoteles - Fizik, Mantık
Ontolojik statü Var olan olmayan, aracı ilke Var olana ait somut konum
Belirlilik Belirsiz, tanımlanamaz Belirli, tanımlanabilir
Ölçülebilirlik Ölçülemez Ölçülebilir
Biçim ile ilişkisi Biçimsizdir; biçimleri yalnızca kabul eder Biçimli var olanların yeridir
İşlev Yer verme, olanaklı kılma Konum belirleme
Zamansallık Önsel (önceden varsayılan) Sonradan belirlenen
Nesne ile ilişki Nesneden bağımsız bir olanak alanı Nesneye doğrudan bağlı
Kavramsal karşılık Koşul Sonuç
Kısa tanım Bir şeyin yer alabilmesini olanaklı kılan, fakat kendi yer olmayan alan Bir şeyin devinerek bulunduğu, sınırları belirli yer
)

- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ

( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )
( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )

- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve/yerine ALTINI ÇİZMEK

- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve GÖZARDI ETMEMEK

- ... ÜZERİNDEN ile/değil ... İLE KOŞUT


- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER

- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE

- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl

- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]

- UZLAŞIM ve UNUTMAK

- UZLAŞIM ile/ve/<> UYUM

- UZLAŞIM/SAL ile UYLAŞIM/SAL

- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA

- UZLUK/EHLİYET/HAZAKAT ile/ve/<> DEĞİM/LİYÂKAT

- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD


- UZMANLIK ile/ve/<> DERİNLİK

- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK

- UZMAN/LIK ile/ve/||/<> UYGULAYICI/LIK

- UZMAN/LIK ile/ve/||/<>/> YALANCI/LIK (YETİSİ)

- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK

- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK

- (UZUN SÜRELİ) BELLEKTE:
ANISAL
ile/ve/||/<> ANLAMSAL ile/ve/||/<> İŞLEMSEL

- UZUN/KISA) SÜRELİ/LİK (/ SOLUKLU/LUK) ile SÜREKLİ/LİK

- UZUN UZADIYA (KONUŞMAK/ANLATMAK)

- UZUN UZUN (KONUŞMA ANLATMAK)


- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK

- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ

( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )

- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> YAS

- VA ROLUŞ" değil VAR OLUŞ

- VACİB ile MUHTAR

- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR

- VACİB ile MÜMKÜN

( Varlığını kendinden alan. İLE Varlığını dışarıdan alan. )

- VAHDET-İ VUCUD ve/||/<> HALK-I CEDÎD

- VAHDET-İ VUCUD ile/<> HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM

( HAKK <> DOĞA ile HAKK > DOĞA )

- VAHİ[Ar.] ile/değil/>< VAHİY[Ar.]

( Boş, saçma. İLE/DEĞİL/>< Tanrı tarafından, bir buyruk ya da düşüncenin, peygambere bildirilmesi. )

- VÂHİME ile ...

( Gerçekliği olmayan değerler üretmek. )

- VAHİY DİNLERİ ile/ve EVRENSEL DİNLER

- VAÎD ile VAHÎD

( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. @@ Bir. İkincisi düşünülemeyen. Sıfat. )

- VÂİZ[< VA'Z] ile ...

( DÎNÎ ÖĞÜTLERDE BULUNAN (İBADET YERLERİNDE) )

- VAK'A ile/ve/<> KAZÂ

- VAK'A ile/ve VAKIA

( Tekrarlanmayan. İLE/VE Tekrarlanabilir olan. )

- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )

- VAKIF ile/ve/||/<> İNFAK

- VAKIF ile VÂKIF (/OLMAK)

( Para, mülk. İLE Bilmek. | Vakfeden. Bir şeyi, vakıf haline getiren. )

- VÂKIF/VUKÛFİYET ile/ve/||/<> FARKINDA/LIK


- VAKİT "KAYBETMEYELİM" ile/değil/yerine VAKİT GEÇİRMEYELİM

- VAKT-İ MERHÛN değil/yerine/= BEKLENİLEN ÇAĞ VE ZAMAN

- VAR DA MI ile YOK DA MI
YOK?

- VAR İKEN) "YOK" ile (YOK İKEN) "VAR"

( Dememeli[/sin/yiz]! [ya da çok dikkatli olmak gerekir] İLE Diyemezsin! [dersen de sonraki bedeli çok ağır olur!] )

- VAR KILMAK ile/ve/değil BİÇİMLENDİRMEK

- VAR KOŞULLARINDA
ile/ve/değil/||/<>/<
DAR KOŞULLARINDA

- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK

- VAR OLAN ile/ve/||/<> İŞARET EDİLEBİLİR OLAN

- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK

- VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK
ile/ve/||/<>/>
ALGILAMAK ya da ALGILAYAN OLMAK

( Nesne. VE/||/<>/> Tin. )
( George Berkeley )

- VAR OLMAK ile/ve/||/<>/> KİŞİ/İNSAN OLMAK

( Doğada. İLE/VE/||/<>/> Ancak, başka bir insan ile. )

- VAR OLUŞUMUZ:
"DÂVÂ" İÇİN
ile/değil/yerine/>< SEVGİ/SEVİ İÇİN

- VAR ile/ve SABİT(/HAL)

( VAR(DIR): Çelişkiye düşmeksizin düşünülebilir olan. )

- VAR ile VAR[Macarca]

( ... )
( Kale, hisar. )

- VAR ile "VAR OĞLU VAR"

- VAR ve/||/<> VAR'IN BİLGİSİ ve/||/<> VAR'IN PAYLAŞILABİLİRLİĞİ

( Vardır. VE/||/<>/> Bilinebilir. VE/||/<>/> Her zaman, zemin ve koşulda. )

- VAR ile/>< YOK

( Sende varsa. İLE/>< Sende yoksa. )
( Herkeste. İLE/>< Hiçkimsede. )

- VAR'DAN VAROLAN ile/ve/değil/||/<>/> YOK'TAN VAROLAN

( Doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan. )

- VARGI <> SONUÇ | > ORTA

- VARGI = NETİCE = CONSEQUENCE[İng.] = CONSÉQUENCE[Fr.] = KONSEQUENZ, FOLGERUNG[Alm.] = COMSEQUENTIA[Lat.] = CONSECUENCIA[İsp.]


- VARGI ile YARGI

( Verilen bir önermeden, çıkarsama yoluyla varılan sonuç. İLE Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme gibi yollara başvurularak, kişi, durum ya da nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi.[HÜKÜM] | Yasalara göre mahkemece bir olay ya da olgunun doğuşuna etken olan nedenlerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar.[KAZA] )

- VARI YOKLAMAK ile YOKU YOKLAMAK

- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile/değil/yerine ESİN/İLHAM

( Yıllık/aylık gelir. | Hatıra gelen, içe doğan şeyler. İLE/DEĞİL/YERİNE Etkilenme, çağrışım ya da içe doğmayla akla gelen, yaratıcı düşünce, duygu. )

- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile ŞUÛNAT/ŞÜÛNAT[Ar. < ŞU'ÜN < ŞE'N]

( Gelirler, gelir. | Kulun kastı ve dahli olmaksızın kalbe gelen mânâlar, feyizler, ilhamlar. İLE İşler, durumlar, olaylar, hâdiseler. )

- VARILAN/VARILACAK:
MEKÂN/MAHAL
ile/ve/<> HAL(RIDVAN)

- VARİYANT[İng. < VARIANT / Fr. < VARIANTE] değil/yerine/= DEĞİŞİKLİK, DÖNEMEÇ

- VARİYETE/VARIETY[İng.] değil/yerine/= ÇEŞİTLİLİK

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK

- VARLIĞIM ile BEN VARIM

- VARLIĞIN AÇIKLANABİLMESİ ile TANRI

( Ontolojik epistemoloji. İLE ... )

- VARLIĞIN AÇIKLANABİLMESİ ile TANRI

( Ontolojik epistemoloji. İLE ... )

- VARLIĞIN BİLİNCİ ile/ve BİLİNCİN VARLIĞI

- VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ

- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCUD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK

( İlk felsefe. İLE/VE En son. )

- VARLIK İÇİNDE VARLIK ile/ve/||/<> YOKLUK İÇİNDE YOKLUK