FELSEFE [PHILOSOPHY]
- TEHLİKELİ DURUM ile/ve/||/<> DURUM, TEHLİKELİ
- TEHLİKELİ ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/HASSAS
Kişi, Tanrı'yı, kendi insan Akıl'ını kullanarak bulur. )
- TEK ANLAMLI = VAHİD-ÜL-MÂNÂ = UNIVOCAL[İng.] = UNIVOQUE[Fr.] = EINDEUTIG[Alm.] = UNIVOCUS[Lat.]
- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK
- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME
- TEK DÜZE ile/ve/değil/||/<> TEK TİP
- TEK NEDEN ile/ve/değil ÖNEMLİ NEDEN
- TEK TANRICI ile/değil TEK TANRILI
- TEK TANRILI DİN/LER ile/ve TEK TANRILI VAHİY DİN(LER)İ
- TEK TEK ŞEY ile HER ŞEY
- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK
- TEK TEK ile/ve/<> AYRI AYRI ile/ve/<> YAVAŞ YAVAŞ ile/ve/<> GENİŞ GENİŞ
- TEK TİPLEŞTİRME" ile/değil ASGARİ KOŞULLAR
- TEK YİYEN ile/ve/||/<> HAK YİYEN
- TEK YÖN ile/ve/||/<> KARŞIT/TERS YÖN ile/ve/||/<> ÇOKLU YÖN
- TEK ile/ve/||/<>/> ÇİFT ile/ve/||/<>/> BİR
- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK
- TEK ile/ve/değil/||/<>/< TEPEDE
- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/ve/değil/||/<>/< TEKÂBÜL[Ar. < KABL]
- TEKBENCİLİK = ENEİYE = SOLIPSISM[İng.] = SOLIPSISME[Fr.] = SOLIPSISMUS[Alm.] = SOLUS:YALNIZ, TEK, IPSE:BEN[Lat.]
- TEKÇİLİK ile İNDİRGEMECİLİK
- TEKÇİLİK = VAHDETİYE = MONISM[İng.] = MONISME[Fr.] = MONISMUS[Alm.] = MONOS[Yun.]
- TEK-ÇOK PARADOKSU ile/ve SONLU-SONSUZ PARADOKSU
- TEKELLÜM[Ar. KELÂM] ile ...
- TEKEMMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= YETKİNLEŞME
- TEKER TEKER ile/ve/||/<> TEKRAR TEKRAR
- TEKERRÜR[Ar.] değil/yerine/= YİNELENİM/YİNELENMEK/TEKRARLANMAK
- TEKİL-ÇOĞUL ile/ve TİKEL-TÜMEL
- TEKİL = MÜFRET = SINGULAR[İng., Alm., İsp.] = SINGULIER[Fr.] = SINGULARIS[Lat.]
- TEKİL </<> | TİKEL <> TÜMEL |
- TEK/İL/LİK ile/ve/<> EŞSİZ/LİK
- TEKİL/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK
- TEKİL/LİK ile TANIMSIZ/LIK
- TEKİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, SAĞLAMLAŞTIRMA | ÜSTELEME
- TEKLEŞME ile TEKELLEŞME
- TEKLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BİREŞTİRME/TEVHİD
- TEKLİ KONUŞMA / SALT DİYALOG ile/değil/yerine ÇOKLU KONUŞMA/DİYALOG
- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖLÇÜT
- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK
- TEKNİK DİL/JARGON ile/ve ÖNYARGI
- TEKNİK (/KONU) ile DERİN (/KONU)
- TEKNOKRASİ ile/ve/||/<> TEKNOKRAT
- TEKNOLOJİ[İng., Fr. < TECHNOLOGY < Yun. TEKHNE]/İLM-İ HİYEL[Ar.] değil/yerine/= UYGULAYIMBİLİM
- TEKNOLOJİ ve/<> FELSEFE ve/<> İDEOLOJİ ve/<> SANAT
- TEKRAR GÖVDELENMEK ile YENİDEN DİRİL(T)MEK/CANLAN(DIR)MAK
- TEKRAR NÜKS" değil NÜKS
- TEKRAR ile/ve PEKİŞTİRME
- TEKRAR ile/ve PEKİŞTİRME
- TEKRAR[Ar.] ile/ve/||/<> TAKRİR[Ar.]
- TEKRAR/TEKRÎR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= YİNELEME
- TEKRARLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İRDELEMEK
- TEKRARLAMAYIM değil TEKRARLAMAYAYIM
- TEKRİR değil/yerine/= YİNELEM
- TEKSÎF[Ar. < KESÂFET] değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA
- TEKTANRICILIK = VAHDANİYE = MONOTHEISM[İng.] = MONOTHÉISME[Fr.] = MONOTHEISMUS[Alm.] = MONOS:TEK, THEOS:TANRI[Yun.]
- TEKVİNÎ ÖNERME ile/ve TEKLİFÎ ÖNERME ile/ve İHBARÎ ÖNERME ile/ve TEVİLÎ ÖNERME ile/ve İNŞAÎ ÖNERME
- TEKVİN/Î ile/ve TEKLİF/Î ile/ve TEDVÎN/Î
- TELÂFÎ[Ar.] değil/yerine/= GİDERME
- TELÂFİSİ ZOR değil/yerine/= GİDERMESİ GÜÇ
- TELÂKİ[Ar. < LİKA] ile TELÂKKİ[Ar. < LİKA | çoğ. TELÂKKIYYÂT]
- GÖRÜŞ/ANLAYIŞ/TELÂKKİ[Ar.] ile SAYMAK/ADDETMEK[Ar.]
- TELÂŞ ile/değil/yerine/>< GAİLE/UĞRAŞ
- TELA'SÜM[Ar.] ile TELÂZUM[Ar.]
- TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ
- TELEF[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> HEBÂ[Ar.] (ETMEK)
- TELEOLOJİ[İng.] değil/yerine/= EREKBİLİM
- EREKBİLİM/TELEOLOJİ ile TANRIBİLİM/TEOLOJİ
- TELEPATİ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> !TLpati
- TELESKOP ile/ve/<> RADYO TELESKOPU
- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)
)- TELEVİZYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAL
- TELÎF[Ar.] ile/ve/||/<> TASNÎF[Ar.]
- TELKİH[Ar.] değil/yerine/= AŞILAMA
- TELKİN ile/ve/değil/||/<>/> TERCİH
- TELLERİ(MİZİ) KARDEŞ EYLEMEK ve/||/<>/> SAZI(MIZI) DÜZENLEMEK
- TEMA[İt.]/THEMA[İng.] değil/yerine/= ANA DÜŞÜNCE, İZLEK
- TEMÂŞÂ[Fars.] ile MANZARA
- TEMAYÜL" (ETMEK/EDEMEMEK) ile/değil TAHAYYÜL (ETMEK/EDEMEMEK)
- TEMÂYÜL/MÜTEMAYİL değil/yerine/= EĞİLİM/Lİ
- TEMAYÜL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
- TEMAYÜL[Ar.] ile/değil TEAMÜL[Ar.]
- TEMÂYÜL[Ar.] değil/yerine/= YÖNSEME/EĞİLİM
- TEMBEL ile/değil/yerine/>< DERTLİ
- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN
- TEMBELEMEK" değil TENBİH
- TEMBELLİK ile/değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR
- TEMBEL/LİK ile/değil TESLİM/İYET
- TEMBEL/LİK ile/ve/||/<> YETERSİZ/LİK
- TEMEL DEĞERLER ve/||/<>/< TEMEL ÇELİŞKİLER
- TEMEL İLKE/LER ile/ve/değil/yerine ANAHTAR KAVRAM/LAR
- TEMEL KABULLER/AKSİYOMLAR:
VAR OLUŞ ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> DEĞİŞMEZLİK/BENZERLİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİRLİK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> PAYLAŞILABİLİRLİK/ANLATILABİLİRLİK
- TEMEL MANTIĞIN:
"AŞILMASI" değil EKLENMESİ
- TEMEL SORUN ile/ve YAYGIN TEMEL SORUN
- TEMEL = ESAS = GROUND, BASIS, FOUNDATION[İng.] = FONDEMENT, PRINCIPE[Fr.] = GRUND, GRUNDLAGE, FUNDAMENT[Alm.] = FUNDAMENTUM[Lat.] = FUNDACIÓN[İsp.]
- TEMEL ile/||/<> KOŞUT(PARALEL)
- TEMEL ile/ve/<>/> SÜREÇ ile/ve/<>/> (")SONUÇ(")
Süreç düşünülmeden ve konuşulmadan, "sonuç"/lar konuşulamaz! )
- TEMEL ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI
- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI
- TEMELLENDİRME ile/ve/<> DAYANDIRMA
- TEMELLENDİRME ile GEREKÇELENDİRME
- TEMELLENDİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞERLENDİRMEK
- TEMEL/LENDİRMEK ile/ve/||/<> NEDEN/SELLEŞTİRMEK
- TEMELLENME ile/ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMAK
- ... TEMEL/Lİ ile ... DAYANAK/LI
- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK
- TEMELLİ ile KÖKTEN ile TOPTAN
- TEMERKÜZ[Ar. < MERKEZ] değil/yerine/= MERKEZ TUTMA | TOPLANMA | BİRİKME, YIĞILMA | [kimya] DERİŞME, KOYULAŞMA
- TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/değil/yerine/= BENZEŞME | ÖZÜMLEME
- TEMEVVÜC[Ar. < MEVC] değil/yerine/= DALGA/LANMA
- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALITMAK
- TEMPORALİTE değil GEÇİCİLİK
- TEMSİL ile/ve/||/<> OLUMSUZ TEMSİL
- TEMSİL ile/ve/||/<>/> TERSİM
- TEMSİL/İYET ile TESLİM/İYET
- TEMSİLİ GİBİ değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ
- TEMSİLLER ile/ve/||/<> TEMSİL ÇOKLUSU
- TENÂKUS[< NAKS] ile TENÂKUZ[< NAKZ]
- TENÂSSUH[Ar.] ile TENÂSÜH[Ar. < NESH]
- TENÂSUH[< NESH] ile İTTİHAD[< VAHDET] ile HULÛL
- TENASÜP[Ar.] değil/yerine/= ORANLIK, ORAN/TI, UYMA, YAKIŞMA
- TENÂZUR[Ar. < NAZAR]/SİMETRİ[Fr./İng.] değil/yerine/= BAKIŞIM
- TENCERE ile/ve/||/<> PENCERE
- TENDE OLMA(MA)K/KALMA(MA)K ile BEN'DE/BENDE OLMA(MA)K/KALMA(MA)K
- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] ile/ve/||/<> MUSALLA[Ar.] ile/ve/||/<> KATAFALK[Fr. < CATAFALQUE]
- TENESSÜR[Ar. < NESR] ile TENEŞŞÜR[Ar. < İNTİŞÂR < NEŞR]
- TENEVVÜ'[Ar. < NEV | çoğ. TENEVVÜÂT] ile TENEVVÜR[Ar. < NÛR]
- TENKİDİ[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRİLİ, ELEŞTİRMELİ
- TENKİT[Ar. < NAKT] ile TENKİT[Ar.] ile TENKİD[Ar. < NAKD | çoğ. TENKİDÂT]
)
- TENKİT(MUAHEZE) ile ELEŞTİRİ
Hem olumlu, hem olumsuz olabilir. )
- TENKİT ile SAPTAMA/BELİRTME
- TEN/SEL ile/ve/değil/<> TİN/SEL
- TEN[Fars.]/SEL ile/ve/<> TİN/SEL ile/ve/<> TİN
- TENSİP[Ar.] değil/yerine/= UYGUN BULMA, YARAŞTIRMA
- TENSÎR[Ar. < NESR] ile TENSÎR[Ar. < NASRÂN]
- TENVİR[Ar.] değil/yerine/= AYDINLATMA | BİLGİ VERME
- TEŞBİH:
TENZİHSİZ ile/değil/yerine/>< TENZİHLİ
- [TENZİH-TEŞBİH ile/ve/> TENZİHTE TEŞBİH, TEŞBİHTE TENZİH] ile/ve/değil/yerine/> HEM TENZİH, HEM DE TEŞBİH | NE TENZİH, NE DE TEŞBİH
- TENZİL[Ar.] ile TENZİH[Ar.]
- MERKEZCİLİK:
TEO ile/ve/<>/> HOMO ile/ve/<>/> ETNO ile/ve/<>/> GEO ile/ve/<>/> EGO ile/ve/<>/> ECO
- TEOGONİ ile/ve KOZMOGONİ ile/ve ANTROPOGONİ ile/ve ESKATOLOJİ(MEAD)
- TEOKRASİ ile/ve/||/<> ARİSTOKRASİ ile/ve/||/<> MONARŞİ ile/ve/||/<> ANARŞİ
- TEOLOJİ:
ATLAS FELEĞİNİN İÇ BÜKEYİ ile/ve AY FELEĞİNİN DIŞ BÜKEYİNİN ARASI/NDAKİ/LER
- TEOLOJİ/İLÂHİYAT ile METAFİZİK
- TEOLOJİ:
TANRIBİLİM değil DİN BİLİMİ
- TEOLOJİ ile/ve/||/<>/> METAFİZİK ile/ve/||/<>/> POZİTİVİZM
- TEOLOJİ ile TEOZOFİ ile TEOGONİ
- TEOLOJİK GÜVENLİK ALANI ile/ve EPİSTEMOLOJİK GÜVENLİK ALANI ile/ve ETİK GÜVENLİK ALANI ile/ve ESTETİK GÜVENLİK ALANI
- TEOREM[Fr.] ile/ve/değil/||/<>/< TEORİ[Fr.]
- KURAM/TEORİ ile/ve ÜTOPYA
- TEPELEMEK yerine ANLAŞMAK VE/> ANTLAŞMAK
- TEPKİ:
"ÖZGÜRLÜĞE KARŞI" değil ÖLÇÜSÜZLÜK/KEYFİYET PROPAGANDASINA KARŞI
- TEPKİ ile/ve/||/<> DİŞ GÖSTERMEK
- TEPKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞAVURUM
- TEPKİ ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK
- TEPKİ ile/değil/yerine/>< YANIT
Restoranın birinde, bir gün, aniden bir hamamböceği belirdi ve orada bulunan bir kadının üzerine çıktı.
Kadın, korkudan çığlık atmaya başladı.
Titreyen seleniyle ve panikle hamam böceğini üzerinden elleriyle atmaya çalışırken zıplamaya başladı.
Onun bu tepkisi bulaşıcı olmuştu, bulunduğu yerdeki kişiler de paniklemişti.
Kadın, sonunda hamam böceğini üzerinden atmayı başardı derken... Başka bir kadının üzerine düştü hamam böceği.
Şimdi aynı şeyleri yaşamak için sıra başka bir kadındaydı.
Garson, hemen imdatlarına koştu.
Bu nöbet değişiminde, bu sefer de hamam böceği garsonun üzerine düştü.
Garson, dimdik durdu, kendini toparladı ve gömleğindeki hamam böceğinin davranışlarını gözlemledi.
Kendine yeterince güvendiğini gördüğünde, hamam böceğini parmaklarıyla tutarak, restorandan dışarı çıkardı.
Curcunayı izlerken, zihnimde birkaç düşünce oluştu ve merak etmeye başladım. Kadınların bu tiyatral, abartılı hareketlerinden hamam böceği mi sorumluydu?
Eğer öyleyse neden garson rahatsız olmadı?
Durumu, mükemmele yakın bir biçimde, hiçbir kargaşa çıkarmadan çözümledi ve çözdü.
Buna neden olan, hamam böceği değildi. Hamam böceğinin neden olduğu rahatsızlığı o kadınların giderebilecek beceriyi göstermemesiydi. Onları bu denli rahatsız eden buydu.
Fark ettim ki, babamın, karımın/kocamın ya da patronumun bağırması değildi beni rahatsız eden. Bana bağırmalarıyla başlayan rahatsızlığımla başa çıkamamam ya da başa çıkmaya çalışmamamdı.
Yoldaki trafik değildi beni rahatsız eden. Trafik sıkışıklığıyla oluşan sıkıntılı durumu çözemeyecek olmamdı.
Yaşamımdaki kargaşayı yaratan neden, sorunun kendinden çok benim ona verdiğim tepkiydi.
Öyküden çıkarılabilecek bazı dersler:
Anladım ki, yaşamdaki olaylara doğrudan ve ani tepki vermemeliyim. Onun yerine, olaylara ve durumlara yanıt vermeliyim.
Kadınlar, hamam böceğine tepki verirken, garson ise yanıt verdi.
Tepkiler, içgüdüsel olarak gösterilen "davranışlarken", yanıtlar ise etraflıca düşünülerek oluşturulmuş tutumlardır.
YAŞAMI anlamanın çok daha iyi ve kolay yolu.
MUTLU olan biri, yaşamındaki her şeyin yolunda olmasından dolayı mutlu değildir.
MUTLU olmasının nedeni, yaşamındaki olaylara karşı tutumunun gereken ve isabetli olmasıdır. )
- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ
- TEPKİSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< SİLAHSIZLANMA
- TERAKKİPERVER[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İLERİCİ
- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ
- TERBİYE[< RÜBÜV) ile TA'LÎM[< İLM]
- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK
- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]
- TEREDDÜT/ŞÜPHE değil/yerine/= İKİRCİK/DURAKSAMA/VARGISIZLIK
- TEREKKÜP[Ar.] değil/yerine/= BİLEŞME
- TEREVVUH[Ar.] değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA
- TERİM:
AD ile/ve/||/<>/> GÖNDERİMİ
- TERİM[TERMİNUS: Sınır tanrısı/putu.] ile JARGON
- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK ile/ve/değil/yerine YEĞLEME
- TERK ile/değil/yerine/||/<>/< TERCİH
- TERK[Ar.] ile/ve/||/<>/> TESLİM[Ar.]
- TERKİB[Ar. < RÜKÛB] değil/yerine/= BİRLEŞTİRME
- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]
- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK
- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK
- TERÖRİZM" ile/ve/değil/||/<> TÖRERİZM
- TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK ile ALT-ÜST OLMAK/ETMEK
- TERS İLİŞKİ ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ
- TERS ile/değil/yerine/>< DERS
- TERS ile/değil/yerine İLKELİ
- TERSİ ile/ve/değil/yerine DENGİ
- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK, ZAMAN, DÜZENSİZLİK, KATSAYI
- TERTİB ve/||/<>/>/< MÜRETTEBÂT
- TERVİÇ[Ar.] değil/yerine/= BİR DÜŞÜNCEYİ TUTMA, DESTEKLEME
- TESÂDÜF ile/ve/değil DIŞLAŞMA
- KAVRAMLAR:
"TEŞBİH EDİLEN/LER" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESBİH EDİLEN/LER
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYAS
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT
- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]
- TEŞBİH/İ YOKTUR ile/değil TARİH/İ YOKTUR
- TEŞBİHTE HATA OLMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!
(TEŞBİH, HATA/EKSİK/YÜK/SORUN KALDIRMAZ/TAŞIMAZ/TAŞIMAMALI!)
Hangi benzetmeyi yaparsak yapalım, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağımız zaman hata yapmama ve keyfiyet olmaması gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!] )
hiçbir şeyi, hiçbir şeyle doğrudan bağlantılandırmamakla başlar her şey. )
- TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI! değil/yerine TEŞBİHİN, AYAĞI TOPALDIR
- TEŞDİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ VERME | SAĞLAMLAŞTIRMA
- TEŞEBBÜH[Ar. < ŞİBH] değil/yerine/= BENZEME
- TEŞEBBÜS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME
(1996'dan beri)