Bugün[03 Eylül 2026]
itibarı ile 1.130 başlık/FaRk ile birlikte,
1.130 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(1/6)


- A PRIORI[İng.]/ÖNSEL ile/||/<> A PRIORI[İng.]/À PRIORI[Fr.]/ÖNSEL/KABLÎ[Osm. Tr.] ile/||/<> APRIORI[İng.]/ÖNSEL/GÖRGÜLLÜK/KABLİ[Osm. Tr.] ile/||/<> A PRIORI[İng./Fr./Alm./Lat.]/ÖNSEL/KABLÎ[Osm. Tr.] ile/||/<> A PRIORI[İng./Fr./Alm.]/ÖNSEL/A PRİORİ[Osm. Tr.] ile/||/<> A PRIORI[İng./Fr./Alm.]/ÖNSEL/APRİORİ[Osm. Tr.]

( Hiç bir deneye dayanmadan ve salt us yardımıyla elde edilen (bilgi). @@ Hiç bir gözlem ve deneye dayanmayan. | Deney öncesi. @@ Görgül dayanağı bulunmayan ya da önsayıt niteliğinde olan. bk. görgüllük. @@ (Lat. a priori = önden, önceden olan ): Deneyden bağımsız olan, ama deneyle canlandırılabilen, bilincine varılabilen (bilgi); deneyin ötesinde geçerliği olan (bilgi). // Önsel bilgi, Platon'dan beri felsefede üzerinde durulan bir sorundur. Yeni çağ bilgi öğretisinde önsel (a priori) ile -> sonsal (a posteriori) temel bir kavram ikilisidir: Bilginin iki kaynağı öğretisinde önsel şunlarla eşanlamlıdır: a. Düşünceden, ustan gelen, kavramsal olan. b. Doğuştan, c. Kendiliğinden (spontan) oluşan; sonsal ise bunların karşıtı olan kavramlarla bir sayılır: a. Duyusal deneyden gelen. b. Edinilmiş, c. Alınmış. | Kant bu karşıtlığı yeniden ortaya koyup derinleştirmiştir. Kant önsel deyince, deneyi olanaklı kılanı anlar; çünkü ona göre her bilgi zaman bakımından deneyle başlar, ama yalnız deneyden türemez. Bu anlayışta önsel = kavram, düşünce değildir, çünkü önsel olan görüler de (uzay ile zaman) vardır; bunlar da deneyi olanaklı kılan biçimler, koşullardır. | Çağımızda görüngübilim ve bu çığırın önsel olarak özü görme ilkesi, önseli yalnız kavramsal olana bağlılığından ayırmamış, onun biçim ilkeleriyle olan ilişkisini de kesmiştir. Bu anlayışta, önsel, doğrudan doğruya görülen özlüklerin niteliklerini, öz bağlamlarını ve öz ilişkilerini, hem de özellikle içerikleri bakımından belirleyen bir terim olmuştur. Kant'ın biçimsel önsel'ine (formal a priori'sine) karşı içeriksel bir önsel ileri sürülmüştür. Ayrıca duygusal önselden (emotional a priori), değer önselinden (M. Scheler, N. Hartmann) ve dinsel bir önselden de (R. Otto, Troeltsch) söz edilir. @@ Fizik, kimya olaylarını denemsel yollarla değil, ana ilke ve yasalardan, kesin matematiksel tümdengelimlerle bulmaya ilişkin. @@ Bir denemeye girişmeden us yolu ile ileri sürülen yargı. )

( A PRIORI )

( À PRIORI )


- A PRIORI[İng.]/ÖNSEL ile/||/<> APRİORİ/ÖNSEL

( Hiç bir deneye dayanmadan ve salt us yardımıyla elde edilen (bilgi). | Hiç bir gözlem ve deneye dayanmayan. | Deney öncesi. | Görgül dayanağı bulunmayan ya da önsayıt niteliğinde olan. bk. görgüllük. | (Lat. a priori = önden, önceden olan ): Deneyden bağımsız olan, ama deneyle canlandırılabilen, bilincine varılabilen (bilgi); deneyin ötesinde geçerliği olan (bilgi). // Önsel bilgi, Platon'dan beri felsefede üzerinde durulan bir sorundur. Yeni çağ bilgi öğretisinde önsel (a priori) ile -> sonsal (a posteriori) temel bir kavram ikilisidir: Bilginin iki kaynağı öğretisinde önsel şunlarla eşanlamlıdır: a. Düşünceden, ustan gelen, kavramsal olan. b. Doğuştan, c. Kendiliğinden (spontan) oluşan; sonsal ise bunların karşıtı olan kavramlarla bir sayılır: a. Duyusal deneyden gelen. b. Edinilmiş, c. Alınmış. | Kant bu karşıtlığı yeniden ortaya koyup derinleştirmiştir. Kant önsel deyince, deneyi olanaklı kılanı anlar; çünkü ona göre her bilgi zaman bakımından deneyle başlar, ama yalnız deneyden türemez. Bu anlayışta önsel = kavram, düşünce değildir, çünkü önsel olan görüler de (uzay ile zaman) vardır; bunlar da deneyi olanaklı kılan biçimler, koşullardır. | Çağımızda görüngübilim ve bu çığırın önsel olarak özü görme ilkesi, önseli yalnız kavramsal olana bağlılığından ayırmamış, onun biçim ilkeleriyle olan ilişkisini de kesmiştir. Bu anlayışta, önsel, doğrudan doğruya görülen özlüklerin niteliklerini, öz bağlamlarını ve öz ilişkilerini, hem de özellikle içerikleri bakımından belirleyen bir terim olmuştur. Kant'ın biçimsel önsel'ine (formal a priori'sine) karşı içeriksel bir önsel ileri sürülmüştür. Ayrıca duygusal önselden (emotional a priori), değer önselinden (M. Scheler, N. Hartmann) ve dinsel bir önselden de (R. Otto, Troeltsch) söz edilir. | Fizik, kimya olaylarını denemsel yollarla değil, ana ilke ve yasalardan, kesin matematiksel tümdengelimlerle bulmaya ilişkin. | Bir denemeye girişmeden us yolu ile ileri sürülen yargı. @@ bk. önsel )

( A PRIORI )


- ABERRATION/OPTICAL ABERRATION[İng.]/ABERRATION (OPTIQUE)[Fr.]/STREUUNG[Alm.]/SAPINÇ/ABERASYON/TAHARRÜF[Osm. Tr.] ile/||/<> ABERRATION[İng./Fr./Alm.]/SAPINÇ/İNHİRÂF-I ZİYÂ[Osm. Tr.] ile/||/<> ABERRATION[İng.]/SAPINÇ/DALÂLET[Osm. Tr.] ile/||/<> ABERRATION[İng./Fr.]/ALIÉNATION[Fr.]/SAPINÇ/DALÂL[Osm. Tr.] ile/||/<> ABERRATION[İng./Fr.]/SAPINÇ/ABERASYON[Osm. Tr.] ile/||/<> ABERRATION[Fr.]/SAPINÇ/TAHARRÜF[Osm. Tr.]

( Sinema/TV. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (Başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). @@ Işık hızının sonlu olmasından ve Yer'in devinmesinden ileri gelen, yıldızların görünürdeki yer değiştirmesi; ışığın sapması. @@ Özel bir görevin düzgülü sonuca varmasını engelleyen sapıklık. @@ Özel bir görevin olağan sonucuna varmasını engelleyen sapıklık. | Doğal yoldan herhangi bir biçimde ayrılış. @@ fizik, sinema, televizyon: Bir merceğin eksik kırınımı ya da odaksallaşması olayı. | gökbilim: Işık hızının sonlu olmasına ya da yerin devinimine bağlı olarak yıldızlarda görülen yer değişimi. @@ aberasyon (astronomi, fizik) )

( OPTICAL ABERRATION )

( ABERRATION (OPTIQUE) )

( STREUUNG )

( ABERRATION )

( ALIÉNATION )

( ABERRATION )


- ABILITY[İng.]/YETENEK/KABİLİYET[Osm. Tr.] ile/||/<> ABILITY[İng.]/CAPACITÉ[Fr.]/YETENEK/KABİLİYET[Osm. Tr.] ile/||/<> ABILITY[İng.]/YETENEK/KABİLİYET[Osm. Tr.] ile/||/<> CAPABILITY[İng.]/YETENEK

( Öğrenme olmaksızın kişinin anlık ve devim alanlarındaki doğal iş başarma gücü. @@ Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. | Kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. | Dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. @@ Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. @@ ... )

( ABILITY )

( CAPACITÉ )

( CAPABILITY )


- ABOULIA[İng.]/İSTENÇ YİTİMİ/FIKDAN-I İRADE[Osm. Tr.] ile/||/<> ABULIA[İng.]/ABULIE[Fr.]/İSTENÇ YİTİMİ/FIKDAN-I İRADE[Osm. Tr.]

( Duraksama, çatışma özellikleri gösteren anlıksal bir durum. @@ Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. )

( ABOULIA )

( ABULIA )

( ABULIE )


- ABOULIA[İng.]/İSTENÇ YİTİMİ/FIKDAN-I İRADE[Osm. Tr.] ile/||/<> APHONIA[İng.]/SES YİTİMİ/ZIYA-I SAVT[Osm. Tr.] ile/||/<> APHASIA[İng.]/SÖZ YİTİMİ/ZIYA-I KELÂM[Osm. Tr.]

( Duraksama, çatışma özellikleri gösteren anlıksal bir durum. | Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. @@ Düzgülü konuşma sesini, beyin özürleri dışındaki örgensel ya da ruhsal nedenlerle yitirme. | Bedensel, sinirsel ya da ruhsal-genetik nedenlerle ses kirişlerinin işleyememesi sonucu sesin kısılıp yok olması. @@ Beyinde baş gösteren bir sakatlık yüzünden ya da duygusal nedenlerle konuşma gücünün bir parçasını ya da tümünü yitirme. | Konuşma ya da konuşulanları anlama yeteneğinde görülen bozukluk. )

( ABOULIA )

( APHONIA )

( APHASIA )

📢 Daha Fazla İçerik İçin Üye Olun!

Bu sayfada toplam 1130 başlık bulunmaktadır.
Tüm içerikleri görebilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.