FELSEFE [PHILOSOPHY]

- TAPINMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "TUTUNMA"

- TAPMAK ile/değil KUTSAMAK

- TAPMAK:
GENELLEME
ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME

- TAPMAK" ile/değil/yerine YAPMAK

- TAPON[Fr.] değil/yerine/= NİTELİKSİZ, ESKİ, ELDE KALMIŞ

- TARAF OLMAK ile/değil/yerine/||/>< KATILIMCI OLMAK

- [ne yazık ki]
TARAF TUTMAK
ile/değil/yerine/>< TARTIŞMAK

- TARAFTA/LIK ile/ve/değil/yerine ETRAFTA/LIK

- TARAFTAR OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TAVIR ALMAK

- TARAFTAR ile/değil/yerine TAKİPÇİ


- TARAFTAR ile YANDAŞ

- SÖZLÜK:
TARAMA
ile/ve/||/<> DERLEME

- TARAMA ve/||/<>/> TANIMA

- TARDION ile/ve FOTON/LUXON ile/ve TACHION

( Işık hızı altı. İLE/VE Işık hızı üstü/ötesi. )

- TARİF EDİLEMEZ ile/yerine/değil/ve DUYULARA GETİRİLEMEZ

- TÂRİF[Ar.] değil/yerine/= TANIM

- TÂRİF[Ar.] ile TARÎF[Ar. < TURFA] ile TA'RÎF[Ar. < İRFÂN | çoğ. TA'RÎFÂT] ile TAHRÎF[Ar.]

( Yeni. İLE Az bulunan, nadir, zarif şey. | Etraflıca anlatma, bildirme. | Bir maddeyi tüm gerekli noktalarını içine alır biçimde bir ibâre ile anlatma. İLE ... )

- TARİF[Ar.] ile/ve/||/<> TASVİR[Ar.]

( Ne[< kavram.] İLE/VE/||/<> Nasıl[< bilim]. )

- TARİF ile TAVZİH

- TARİF-İ LAFZÎ ile TARİF-İ İSMÎ ile TARİF-İ HAKİKÎ


- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL
ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS

( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )

- TARİH FELSEFESİNİN:
YAPILABİLİRLİĞİ
ile/ve/||/<> YAPILAMAZLIĞI

- TARİH:
"GEÇMİŞ"
değil YARIN

( Tarih, geçmiş değil yarındır! )

- TARİH METAFİZİĞİ ile/ve/<> TARİH EPİSTEMOLOJİSİ

( Büyük oranda, tarihin belirli bir amaca, hedefe göre okunmasıdır. İLE/VE/<> Tarihsel bilginin kaynakları, yapısı, yöntemleri üzerinde durur. )
( Büyük oranda, Alman tarih-felsefe okulunun etkisini taşır. İLE/VE/<> Anglo-sakson merkezli bir okuldur. )
( Tarihi, daha çok, bir milletin gelecek hedefi açısından ele alır. İLE/VE/<> Tarihî bilginin çözümlemesini yapar. )

- TARİH:
OLDUĞU GİBİ
ile/değil/ne yazık ki "OKUNDUĞU" GİBİ

- TARİH OLMAK ile/ve TARİHE MAL OLMAK

- TARİH-FELSEFE İLİŞKİSİNDE:
I. AŞAMA
ile/ve/<> II. AŞAMA ile/ve/<> III. AŞAMA

( Aristoteles - İbn Sînâ'cı aşama. İLE/VE/<> Fahrettin Râzî - İbn Haldun'cu aşama. İLE/VE/<> Kant - Dilthey aşaması. )

- TARİH ile/ve/<> ANLAM

( Kişinin, eylemlerinin incelenmesi. )

- TARİH ile/ve/<> BAĞLAM

- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK


- TARİH ile/ve/||/<> DÜŞÜNCE TARİHİ

( [Kişilerin] Nasıl, düşünmeden hareket ettiklerinin öyküsü. İLE/VE/||/<> Nasıl, hareket etmeden düşündüklerinin öyküsü. )

- TARİH ile/ve/||/<>/< HAKİKATİN ARAŞTIRILMASI

- TARİH ve/||/<>/< İNSAN/LIK

( Tarihin öznesi, insanlıktır. )

- TARİH ile/ve KÖKEN

- TARİH ile/ve/||/<> TİN

- TARİH ile/ve/||/<>/< UNUTULMUŞ TARİH

( | )

- TARİH ile/ve/||/<> ZAMANSIZ OLAN

- [ne yazık ki]
TARİHİ ...:
BİLMEMEK
ile/ve/değil/||/<>/> ÇARPITMAK

- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM

- TARİHİYLE SINIRLAMAK ile TARİHİNE/DÖNEMİNE SIKIŞTIRMAK


- TARİHSEL ...:
DENEYİM
ile/ve/||/<> BİRİKİM

- MAĞDURİYET:
TARİHSEL
ile/değil EKİNSEL/KÜLTÜREL

- TARİHSEL) SÜREÇ ile/ve (TARİHSEL) KOŞUL

- TARİHSEL ile AŞKIN

- TARİHSEL/LİK ile/ve/<> BİLİMSEL/LİK

- TARİHSEL/LİK ile/ve/<> KATMANLI/LIK

- TARİHSEL/LİK ile/ve/||/<> KUŞKULU/LUK

- TARİH/SEL/LİK ile/ve/değil/||/<>/> TİN/SEL/LİK

- TARİHTE KALAN DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine/<> DÜŞÜNCENİN TARİHİ

- TARİHTE/TOPLULUKLARDA/KİŞİLERDE:
ÇÖKÜŞ
ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/>< SIÇRAYIŞ

( Çoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< Azdır. )

- TARÎK el-TAKVÎM ile/ve/<> TARÎK el-LUZÛM ile/ve/<> TARÎK el-KIYÂM ile/ve/<> TARÎK el-NİSBE

( Osmanlı dönemi Türk filozofu Taşköprülüzâde'ye (ö. 1561) göre ayıklama/soyutlama eylemi açısından bir önermede, konu ile yüklem ilişkisinin türleri:

"X, Y'dir." denildiğinde, bir yüklem olarak Y,

1. Ya bizâtihi yüklendiği X'ten
2. Ya da X'in dışındaki başka bir nesneden ayıklanır/soyutlanır.

Birinci durumda Y
i. ya X'in kurucu unsurlarından;
ii. ya da X ile Y arasındaki zâtî gereklilikten/zorunluluktan ayıklanır/soyutlanır.

İkinci durumda ise Y
i. ya dış-dünyada, X ile var olan
ii. ya da dış-dünyada, X'e nispet edilen bir durumdan ayıklanır/soyutlanır.

1. i.'ye "Kurucu unsurlarına ayırma yöntemi"[Tarîk el-takvîm];
1. ii.'ye "Gereklilik(zorunluluk) yöntemi"[Tarîk el-luzûm]

2. i.'ye "Kâim olma yöntemi"[Tarîk el-kıyâm]
2. ii.'ye ise "Nispet yöntemi"[Tarîk el-nisbe] adı verilir. )

- TARTIŞILABİLENLER ile TARTIŞILAMAZLAR/TARTIŞILAMAYANLAR

- TARTIŞILAMAZLAR ile/ve TARTIŞILAMAYANLAR

- TARTIŞILAN ile/ve/değil/yerine BİLİNEN/BİLİNEBİLEN/BİLİNEBİLECEKLER

- TARTIŞILIR ile/değil/yerine/>< BİLİNMEZ

- TARTIŞILMASI "GEREK" ile/ve/değil/||/<>/< TARTIŞILABİLİR

- TARTIŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/||/<>/< TEMELLENDİRİLMESİ GEREKEN

- TARTIŞMA" KONUSU ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ARAŞTIRMA KONUSU

- TARTIŞMA ile/ve/değil/yerine ATIŞMA

- TARTIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KONUŞMA

( Bilmediğimiz bir konuda konuşmazsak tartışma çıkmaz. )
( - Mutluluğun sırrı nedir?
- Aptallarla tartışmaya girmemektir.
- Kesinlikle katılmıyorum. Sır bu olamaz bence.
- "Doğru". )
( Konuşma ve tartışmanın, temel ve öncelikli koşulları...

- Konuşulanı anlamaya çalışmanın ilk koşulu olarak her bilinmeyen, yeni, farklı, aşırı, aykırı konu ya da durum karşısında düşünme ve konuşma sürecinde (olabildiğince) nötr olabilmek.
("Kişisel", "keyfî" "düşünce/sav/iddia", "önceki kayıtlar", "kalıp ya da kabuller", "inak/inanç" ve "yüklerle" başlamamak.)

- (Nitelikli) Soru sormak.["Hiç mi aklına gelmiyor?" gibi "yargı sözleri" kullanmadan, "Nasıl olabilir?" gibi anlamaya yönelik sorular sormak.]

- Konuşan kişiye ya da konuşanın kişiliğine saldırmamak ve sadece savlarını konuşmak/tartışmak.

- Daha kolay karşı sav üretmek amacıyla ötekinin savını yanlış tanımlamamak, abartmamak.

- Tekil ya da birkaç örnekle "kestirmeden" gitmeye çalışmamak, "genellemeler, indirgemeler, özdeşleştirmeler" yapmamak; "köktenci, toptancı ve sonuç odaklı" kişisel, keyfî ya da dayatmacı "çözümler üretme"mek.

- Kullanılan kanıta dayanan öncüllerden birini "doğru varsayarak" sav üretmemek.

- Bir olguyu, zamansal dizilimde, "daha önce de oldu" "savıyla" sonraki bir olgunun nedeni olarak iddia etmemek.

- Ortada ikiden fazla olanaklı yol varken savını sahte bir ikileme indirmemek.[Birden, "çok"; ikiden, "hep" "çıkarma"mak.]

- Bilinmeyen ya da bilmediğimiz bir "savın", doğru ya da yanlış olması gerektiğini savunmamak ve/ya da iddia etmemek.

- Kanıtlama yükümlülüğünü, savı sorgulayana yüklememek.

- Aralarında mantıksal bir bağ olmadıkça, "bir şeyin, bir şeyden türediğini" varsaymamak.

- Öncüllerin ya da sav sahibinin "tanınmış/tarihsel/bilimsel" "biri(/nden)" olmasını, bir çıkarımın kanıtı olarak sunmamak. )
( )
( image )

- TARTIŞMA ile/ve/değil/yerine MÜZÂKERE

- TARTIŞMA ile/değil/yerine YAZILI TARTIŞMA/POLEMİK[Yun.]

( Söz ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazı ile tartışma. )

- TARTIŞMAK ile/ve/yerine "HESAP ETMEK"

- TARTIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< TARTMAK

- TARTIŞMALI KİTAPLARIN KULLANILMASI ile ÖĞRETİCİ/DİDAKTİK KİTAPLARIN KULLANILMASI

- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN
ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

- ... TARTIŞMASI" ile/değil ... AYRIMI

- TARTIŞMAYI:
AÇMAK/AÇAN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİTİRMEK/BİTİREN

- TARTMAK ile/ve/<> DEĞERLENDİRMEK

- TARZ ile/değil HATA


- TAŞ ETMEK ile TAŞ OLMAK

- TAŞ, YERİNDE AĞIRDIR ile/ve/||/<> HER 'HOROZ', KENDİ ÇÖPLÜĞÜNDE ÖTER

- TAŞ ile/değil/yerine/||/<>/><

( Sana taş atana, aş at! )

- TAŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPRAK

( Taş gibiydin. Çok gönül kırdın. Yeter!
Toprak ol! Üstünde hoş güller biter...

Mevlânâ )
( )
( Olsaydık, erirdik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Olduk, dayandık. )

- TASARI ile/ve/||/<>/> TASARIM

( Olması ya da yapılması istenilen bir şeyin, zihinde aldığı biçim. | Tüzel bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul ya da organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha. @@ Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. | Bir sanat yapıtının, yapının ya da teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn. | Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. | Daha önce algılanmış olan bir nesne ya da olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. )

- TASARI ile/ve/||/<> USLAMLAMA

- TASARI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZLAŞI

- TASARI/LAMA ile/ve/||/<> KURGU/LAMA

- TASARIM ve/<> KABUL

- TASARIMSAL AKIL ile İMGESEL AKIL ile DÜŞÜNSEL/ANALİTİK/İNDİRGEYİCİ AKIL


- SANAT:
TASARIMSAL
ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL

- TASARIMSAL SONSUZ ve/=/||/<> KÖTÜ SONSUZ

- TASARIM/SAL ile/ve/||/<> İMGE/SEL

- TASARRUF[< SARF] değil/yerine/= ARTIRIM | KULLANIM

( SAHİP OLMA | İDÂRE İLE KULLANMA, TUTUM, EKONOMİ | ARTIRMA, ARTIRILMA )

- TASAVVUF/FELSEFE/BİLGELİK/YAŞAM:
(BİR) DUY
ile/||/<>/> (BİR) UY

- TASAVVUF ve/<>/|| KADÎM BİLGELİK

- TASAVVUF ve ŞİİRSEL FELSEFE

- TASAVVUR(KAVRAM) ile/ve/||/<> TASDİK(YARGI) ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR ve İRÂDE

( Yargısız kavram. İLE/VE/||/<> Yargı ile birlikte bulunan kavram. Yargı/hüküm içermesi gereken kavram/tasavvur. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Kavram. İLE/VE/||/<> Önerme + Çıkarım. İLE/VE/||/<>/< ... )
( NEDİR? - HANGİ? ile/ve/||/<> HEL - LİME ile/ve/||/<>/< ... )
( MA - EYYU ile/ve/||/<> -MIDIR? - NİÇİN? ile/ve/||/<>/< ... )
( - Felsefecilere(hukemaya) göre Tasavvur:
* Çıplak/salt/yargısız tasavvur[Tasavvur-ı sazic]
* Yargıyla birlikte bulunan tasavvur[Tasavvur mea hükm(in)]

- Kelâmcılara(mütekellime) göre Tasavvur:
Tasavvurat-ı Selâse + Hüküm = Kaziye = Tasdik )

- TASAVVURLU DÜŞÜNME ile TASAVVURSUZ DÜŞÜNME

- TASDİK ile/ve/||/<>/> TAKLİT


- TASFİYE-İ DERÛN ile TASFİYE-İ KALB

( Özü saflaştırma. İLE Yüreğini temizleme. )

- TASHÎH[< SIHHAT] ile ...

( SAĞLIĞINI İADE ETME, İYİLETME | YANLIŞI DOĞRULTMA, DÜZELTME | YANLIŞ DÜZELTİLME )

- TASHÎH[Ar. < SIHHAT]["TAHSİH" değil!] ile DÜZELTME/DÜZELTİ

- TASHİH ile/ve/||/<>/> ISLAH

- TASHİH ile/ve/||/<>/> SEBEB-İ TASHİH

- TASHİH[< SIHHAT] ile/ve/<> TÂDİL

- TASHİH[< SIHHAT]["TAHSİH" değil!] ile/ve/değil/yerine/+/> TEKMİL

- TASHİH ile/ve/||/<>/> TENKİD

- TASHİH ile/ve/||/<>/> TERTİB

- TASHİHTE:
DÜZELTME
ile/ve/değil İYİLEŞTİRME


- TAŞI DELEN:
"SUYUN GÜCÜ"
ile/ve/değil/||/<>/< DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİ

- TASIM ile ASTASIM

( ... İLE Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım. )

- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]

- TAŞIMAK ile YÜKLENMEK

- TASIMDA/KIYASTA, ÖNERMELER:
EŞİT
ya da GENEL

- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE
Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek).
Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )
( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )
( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )
( Kıyas, bâtıldır. )
( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

- TASIMLAMA/KIYASLAMA ile/ve SÜREÇ-SONUÇ İLİŞKİSİ ile/ve EREĞE GÖRE

( Enine zaman. İLE/VE Boyuna zaman. İLE/VE Felsefe. )
( ARISTO ile/ve DESCARTES ile/ve ... )

- TAŞIN AYAĞA TAKILMASI ile/ve/değil/||/<> AYAĞIN TAŞA TAKILMASI

- TAŞLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAŞLAMAK

- TAŞMA ile/ve/hem de/||/<> YANSIMA


- TASNİ[Ar.] değil/yerine/= YAPINTI

( Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey. | Bilgi kuramında ve varlıkbilimde, gerçeğe uymayan, ancak belirli bir kuramsal ya da kılgılı amaç için kullanılması sakıncasız olan tasarım. )

- TASNİF ile/ve/||/<>/> TANZİM

- TASNİF[Ar.] ile TASFİYE[Ar.]

( Bölümleme. İLE Arıtma, ayıklama, temizleme. | Özleştirme. | Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması vb. nedenler üzerine hesapların kesilmesi, alacaklılara, ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi LİKİDASYON | Bir kurum ya da iş yerinde türlü nedenlerle birçok kişinin görevine son verme. )

- TASNİF ile/ve/||/<>/> TASHİH

- TASNİF'UL ULÛM:
KELÂM
ve/> FIKIH ve/> TASAVVUF

( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" )

- TAŞRADA ve/||/<> EVDE

( Adâlet. VE/||/<> Muhabbet. )

- TASRİH[Ar.] değil/yerine/= BELİRTME

- TASVİR ile/ve/||/<> TASAVVUR

- TATBİKAT[Ar.]/MANEVRA[İt. < MANOVRA] değil/yerine/= KILGILIK

- TATİL GÜNÜ değil/yerine İSTİNSAH GÜNÜ


- TATLI" YALAN/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ACI" GERÇEK/LER

- TATMİN OL(MA)MA ile/ve/||/<>/< ANLA(MA)MA

- TATMİN[Ar.] ile DOYUM/DOYGUNLUK

- TATMİN ve/||/<> İKNÂ ve/||/<> RIZÂ

- TAVAF değil/yerine/= ÇEVRİNME

- TAVASSUT[Ar.] değil/yerine/= ARACILIK, ARA BULMA, ARACILIK ETME

- TAVIR ile/ve/değil/||/<>/< AKIL

( Tavrının olması için aklın olması gerekmez. )

- TAVIR ile/ve/değil/||/<>/< BAKIŞ

- TAVIR ile EDÂ

- TAVIR ile YAKLAŞIM


- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK

- TAVSİYE ETMEK değil/yerine/= ÖNERMEK/SALIK VERMEK

- TAVSİYE ve/> İSTİŞÂRE

- TAVSİYE değil/yerine/= SALIK VERME

- TAVSİYE ile/ve/||/<>/> TEŞVİK

- TAVSİYE ve/||/<> VASİYET

- TAVUK ile/değil/yerine/>< KARTAL

( Kısmen ve kısa uçabilir fakat yükselemez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En yüksekte uçabildiği gibi alçaktan da uçabilir. )

- TAVZİH[< VUZÛH]:
AÇIKLAMA, AÇIK ANLATMA, AYDINLATMA

- TAYF[Ar.]/SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM] ile ÇEŞİTLİLİK | YELPAZE

( Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. )

- TAYYETMEK[Ar.< TAYY] değil/yerine/= ÇIKARMAK | ARADAN ÇIKARMAK, YOK ETMEK


- TAZE ve/<> DENGELİ

- TCK:
46
ile/değil/=/||/<>/> 32

( 765 sayılı TCK @@ 5237 sayılı TCK )
( Kabul: 01 Mart 1926 > Yürürlük: 01 Temmuz 1926 @@ Kabul: 26 Eylül 2004 > Yürürlük: 01 Haziran 2005 )

- TDK'NIN" değil TDK'NİN

- TEÂDÜL[Ar.] değil/yerine/= DENKLEŞME, DENKLİK, BİRBİRİNE DENK OLMA

- TEÂKUP[Ar.] değil/yerine/= ART ARDA GELME

- TEALİMİYYÛN ile/ve/||/<> TABİÎYYÛN ile/ve/||/<> İŞRAKİYYÛN ile/ve/||/<> MENAZİRÛN

( Matematikçiler. İLE/VE/||/<> Fizikçiler. İLE/VE/||/<> Aydınlanmacılar. İLE/VE/||/<> İbn Heysem'ciler. )

- TEAMÜL ÇARKI ile/ve TEKÂMÜL ÇARKI

( [İnsandaki] Uzun Devran. İLE Kısa Devran. )
( Kişinin zuhur âlemine gelişine kadarki süre[ç]. İLE Kişinin mânâya dönüşüne kadarki süre[ç]. )

- TEARRÜF ile TEÂRÜF[< AREF] ile ...

( Bir şeyi araştırarak öğrenme. İLE Bir şeyin herkesçe bilinmesi. )

- TEÂSÜR[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL GEÇİNME, DİRLİK ETME

- TEÂVÜN[Ar. < AVN çoğ. TEÂVÜNÂT] değil/yerine/= YARDIMLAŞMA


- TEBDÎL[< BEDEL] ile DEĞİŞTİRME

( DEĞİŞTİRME, DEĞİŞTİRİLME, BAŞKA BİR HÂLE GETİRME )

- TEBEDDÜL[Ar.] değil/yerine/= BİR DURUMDAN, BAŞKA BİR DURUMA GEÇME, DEĞİŞME

- TEBEDDÜN[Ar.] ile/değil TECESSÜM[Ar.]

( "Bedenlenme". İLE/DEĞİL Boyut kazanma, nesneleşme. | Görünmeye başlama, belirme. | Göz önüne gelme, canlanma. )

- TEBELLEŞ[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNE GEÇMİŞ, KARMAKARIŞIK, KARIŞMIŞ

- TEBELLÜR[Ar.] ETME değil/yerine/= BELİRGİNLEŞME

- TEBERRÂ[< BERÂ] ile UZAKLAŞMA, UZAK DURMA, ÇEKİLME | SEVMEYİP YÜZ ÇEVİRME | KÖTÜ AHLÂK

- TEBERRÜK[< BEREKET] ile MÜBÂREK SAYMA, UĞUR SAYMA

- TEBESSÜM :) ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR

( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- TEBEYYÜN[Ar.] değil/yerine/= BELİRLİ OLMA

- TEBLİĞ ile/ve/değil/||/<>/>/< TEMSİL


- TEBRİK ile/ve/||/<>/> TEŞVİK

- TEBYİN ile/ve/||/<> TEBLİĞ

- TECÂHÜL[Ar.] değil/yerine/= BİLMEZ GİBİ GÖRÜNME, BİLMEZLİKTEN GELME

- TECÂNÜS[Ar.] değil/yerine/= BİR BÜTÜNÜ OLUŞTURAN ÖĞELER ARASINDA UYUM BULUNMASI DURUMU

- TECAVÜZ değil/yerine/>< ANLAMA (ÇABASI)

( Tecavüz eden, anlayamaz ve anla(/ya)mamıştır. )

- TECDİT/TECDİD[Ar.] değil/yerine/= TAZELEME

- TECELLİ ile/ve GÜZELLİK

( AHLÂK: Vahiy yoluyla gelen tecellî. )

- TECELLİ[Ar.] ile/ve/||/<> TAHAKKUK[Ar.]

- TECERRÜT/D[Ar.] değil/yerine/= HERŞEYDEN UZAKLAŞMA, SIYRILMA, SOYUTLANMA

- TECESSÜS[Ar. < CESS] değil/yerine/= ANLAMA MERAKI

( OLAĞAN/BASİT MERAK | YOKLAMA, ARAŞTIRMA, DİKKAT VE GAYRETLE ARAŞTIRMA | BİR ŞEYİN İÇ YÜZÜNÜ ARAŞTIRIP SIRRINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMA | GÖZETLEME | MERAK )

- TECEZZÜV[Ar. < CÜZ]/TECEZZÎ değil/yerine/= KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA

( KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA )

- TEÇHİL[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİN BİLGİSİZLİĞİNİ SÖYLEME

( Birinin bir konuda bilgisizliğini söyleme, bilmezleme. )

- TEÇHİZ[Ar.] değil/yerine/= DONATMA, DONATIM

- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK

- TECRİD ile/ve/||/<> TEHZÎB

( İlimde. İLE/VE/||/<> Amelde. )

- TECRİT[Ar.]/ABSTRAKSİYON[Fr./İng.] değil/yerine/= SOYUTLAMA

- TECVİZ[Ar.] değil/yerine/= İZİN VERME

( Yapılmasını uygun bulma. )

- TEDAİ[Ar. < DA'VET] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM

- TEDAVİ ile/ve DÖNÜŞÜM

- TEDAVİ[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TAHLİL[Ar.]


- TEDBİR ile/ve/değil/yerine/>/< AKIL

( Dışarıda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< İçeride. )
( Bilgisizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< Düşünende. )
( "Gelecekte." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< Şu anda ve burada. )
( Nesne. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< Kavram. )

- TEDBİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< FİKİR (ETMEK)

( Sonuca yönelik düşünme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sonuca yönelik olmayan düşünme. )
( Zât bakımından aynı, itibar bakımından ayrılardır. )
( Sona bakmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Yola bakmak. )
( [not] Thinking to [get/go] consequence. VS./AND/BUT/||/<>/>/< Any kind of thinking without consequence.
Any kind of thinking without consequence. INSTEAD OF Thinking to [get/go] consequence. )

- TEDBİR ve/||/<> İTİDAL ve/||/<> CESÂRET

- TEDBİR ile/ve/||/<>/> YÖNLENDİRME

- [ne yazık ki]
TEDBİRSİZ TEVEKKÜL
ile/ve/||/<> İCRAATSIZ DUA ile/ve/||/<> SÜFLÎ İNZİVÂ

- TEDİP/TEDİB[Ar.] değil/yerine/= USLANDIRMA, YOLA GETİRME, TERBİYE ETME

- TEDRÎCEN[Ar.] ile/ve/||/<> TEDRÎCÎ[Ar.]

( Azar azar, giderek, gittikçe. İLE Derece derece, yavaş yavaş olan. )

- TEDRÎS[Ar. < DERS] değil/yerine/= DERS VERME, OKUTMA

- TEDRİSAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETİM

- TEEMMÜL ile/ve/<> TEFEKKUH

( İyice, etraflıca düşünme. İLE/VE/<> Fıkıh öğrenme. | Fıkıhta çok bilgili olma. )

- TEENNÎ[Ar. < ENÂET] değil/yerine/= YAVAŞ GİTME, YAVAŞ HAREKET ETME, YAVAŞLIK; GECİKME | İLERİYİ DÜŞÜNEREK ACELESİZ, DİKKATLİ DAVRANMAK

- TEESSÜS[Ar.] değil/yerine/= KURULMA, ORTAYA ÇIKMA | YERLEŞME, TEMELLEŞME, KÖKLEŞME

- TEFE ile TEF'E KOYMAK

( Dokuma tezgâhında, tarağı tutan ağaç ya da metal parça. İLE Biri hakkında alaylı dedikodu yapmak. )

- TEFEKKUH[< FIKH] ile/ve/<> TEFEHHÜM[< FEHM]

( Fıkıh öğrenme. | Fıkıhta çok bilgili olma. İLE/VE/<> Yavaş yavaş anlama, farkına varma. )

- TEFEKKÜR ile/ve/||/<>/> ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ve TEAMÜL

( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<>/> TEMÂŞÂ[Fars.]

( MEDİTASYON ile/ve/<>/> KONTEMPLASYON )
( Düşünme. İLE/VE/<>/> Bakıp izleme, hoşlanarak bakma. | Bakan ve bakılanın, eş zamanlı hareketi. | Gezme. | İzlenilecek görüntü, görülmeye değer şey. | Oyun, temsil, piyes, tiyatro. )

- TEFEKKÜR ve/||/<>/> TERTİP/TERTİB

- TEFEKKÜR ile/ve/<> TEŞEKKÜR

- TEFEKKÜR ile/ve TEZEKKÜR

( FRONESİS ile/ve NOESİS )

- TEFERRUAT[Ar.] ile TAFSİLAT[Ar.]

- TEFERRU'/ÂT[çoğ.][< FER] ile TEFERRUH[< FERAH] ile TEFERRUĞ[Ar. < FERAĞ]

( Dallanma, dal budak salıverme. | Bölümlere ayrılma. | Bir kökten çıkıp ayrılma. | Ayrıntı/lar. İLE Ferahlama, içi açılma. İLE Vazgeçme, cayma. | Bir işi bitirip ondan kurtulma. | Satın alınan bir malın tapusunu üstüne geçirme. )

- TEFE'ÜL[< FÂL] değil/yerine/= HAYRA YORMA, UĞURSAMA, UĞUR SAYMA

- TEFEVVUK[Ar.] değil/yerine/= ÜSTÜNLÜK, ÜSTÜN GELME

- TEFEYYÜZ[Ar.] değil/yerine/= YÜKSELME, İLERLEME

- TEFHÎM[Ar.] ile TEFHÎM[Ar. < FAHM] ile TEFHÎM[Ar. < FEHM | çoğ. TEFHÎMÂT]

( Kömürleştirme. İLE Büyük sayma, ta'zîm. | Bir harfi kalın okuma. İLE Anlatma/anlatılma, bildirme/bildirilme. )

- TE'FÎK[Ar. çoğ. TE'FÎKÂT] ile TEVFÎK[Ar.] ile TEVFÎK["TEYFÎK" değil!][Ar. < VEFK | çoğ. TEVFÎKAT]

( Yalan söyleme. | Yalan, iftira etme. İLE Elçilikle yollama. İLE Uydurma, uygunlaştırma. | Allah'ın yardımına kavuşma. | Bir kırılmada kırılan parçaları birbirine geçirme. | Tezat yapmadan, bir sözcüğün anımsattığı başka sözcükleri de aynı ibarede söyleme. )

- TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> TEMYÎZ[< MEYZ]

( Ayırma, ayırd etme, seçme. İLE/VE/<> Ayırt etme. | Mahkemelerce verilen kararın, yasa ve yöntem yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol. | Yargıtay. )

- TEFRİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TEVHÎD

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Tenzihte teşbihi, teşbihte tenzihi görmek. / Zahirde bâtını, bâtında zahirde görmek. )

- TEFRİKA[Ar.] değil/yerine/= SÜRMECE | İKİLİK

( Gazete ya da dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi. | Bu biçimde yayımlanan. | İkilik. )

- TEFRİS/TESFİR" değil TEFSİR[Ar.]

- TEFSİR ETMEK/TABİR ETMEK değil/yerine/= YORUM/LAMAK

- TEFSİR[Ar. < FESR] ile/||/<> TEFSİL[Ar.] ile/||/<> TE'VÎL[Ar. < MEAL] ile/||/<> TERCÜME[Ar.]

( Olaylara bağlı yorum. | Kur'ân-ı Kerîm'in, anlam bakımından açıklaması. | Örtüyü açmak. @@ Yaramaz ve kötü/kem nesne. @@ Anlama bağlı yorum. | İlklemek, asla götürmek. | Sözü çevirme. @@ Çeviri. )

- TEFTİŞ-İ MESÂHİF ile/ve/||/<>/> TETKİK-İ MÜELLEFAT
:MECLİSİ/DEFTERLERİ

- TEHÂLÜF[Ar. < HALF] ile TEHÂLÜF[Ar. < HULF | çoğ. TEHÂLÜFÂT]

( Yargıcın iki tarafa da yemin verdirmesi. İLE Birbirine karşıt olma, birbirine uymama. | Aykırılık. )

- TEHDİT değil/yerine/>< İKNA

- TEHDİT ile/ve/||/<>/> TEDİRGİNLİK

- TEHDİT ile/değil/yerine/>< TEKLİF

- TEHDİT ile/değil/yerine TESPİT

- TEHÎL[Ar.] ile TEHÎR[Ar. < AHAR]

( Konuğa, "hoş geldiniz!" demek olan "ehlen ve sehlen" tümcesini söylemek. | Ehliyetli kılma. | Lâyık, müstahak görme/görülme. | Ürkekliği giderme, alıştırma. İLE Erteleme, sonraya/geriye bırakma. )

- TEHLİKE ve/> KURTULUŞ

( Kişi, düştüğü çukurdan, ancak, kendi çıkabilir. )

- TEHLİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIK

- TEHLİKE ile/değil VAROLUŞ SORUNSALI