FELSEFE [PHILOSOPHY]

- KAVRAM ile/ve/<> BİLİNÇ

- KAVRAM ve/<> BÜTÜN/LÜK

- KAVRAM ile/ve/<> ÇÖZÜM

- KAVRAM ile/ve/<> DERİNLİK

- KAVRAM ile/ve/değil EŞİK

- KAVRAM ile/ve/<> FİLOZOF ÇIĞLIĞI

- KAVRAM ve/||/<>/> FORMÜL

- KAVRAM ve/||/<> GÖRÜSEL KARŞILIK

- KAVRAM ile İMGE

( İlke. İLE Eylem. )

- KAVRAM ile/ve/<> İMGE

( )

- KAVRAM ile KARÎNE

- KAVRAM ile/ve/<> KAVRAM BAĞLAMI

- KAVRAM ile/ve/değil/||/<>/>/< KAVRAM ÇİFTLERİ

- KAVRAM ile/ve/||/<> KAVŞAK

- KAVRAM ile KENDİ

- KAVRAM ile/||/<> KÜME

- KAVRAM ile/ve/||/<>/> KURAM

( Bir kuramın varoluşu[ontolojisi] yoksa herhangi bir kuramdır. )
( Kavram ve kuram, genellikle bilim, felsefe ve öteki akademik alanlarda kullanılan iki temel kavramdır.

Bir kavram, genellikle bir düşüncenin ya da bir şeyin anlıksal[zihinsel] karşılığıdır/temsilidir. Kavramlar, genellikle somut ya da soyut var olanları tanımlamak için kullanılır. "masa", "adâlet", "eşitlik" gibi kavramlar, düşünceleri ya da nesneleri karşılar/temsil eder.

Dilde simgeler ya da sözcükler olarak tanımlanır ve bireylerin düşünme ve iletişim kurma yeteneklerini yönlendirir.

Genellikle bir nesnenin ya da bir durumun temel özelliklerini ya da niteliklerini tanımlamak için kullanılır.

İLE/VE/||/<>/>



Bir kuram, genellikle bir görüngüyü, bir olguyu ya da belirli bir alanı açıklamak ya da açıklamak için geliştirilmiş dizgeli bir açıklamadır.

Genellikle gözlemlere dayanarak olgu ve görüngüleri anlamak, öngörmek ya da açıklamak için kullanılır.

Bilimde, felsefede, matematikte ve öteki alanlarda kullanılır.[evrim, kütleçekim kuramı]

Genellikle bir dizi varsayım, ilke ve kavramın bir araya getirilmesiyle oluşturulur ve denenir. Bilimsel yöntemle desteklenir. Bilişsel karşılıklardır ve genellikle düşünceleri ya da nesneleri tanımlamak için kullanılır ancak dizgeli açıklamalardır. Genellikle gözlemlere dayanarak olgu ve görüngüleri anlamak ya da açıklamak için kullanılır. Ancak kavramları kullanarak tanımlama yapılır. )
( FaRkLaR Kılavuzu içinde daha geniş tarama olarak şu sayfaları da okuyabilirsiniz...

FaRkLaR.net/kavram/kavram

FaRkLaR.net/kavram/kuram )

- KAVRAM ve/<> KURUM

- KAVRAM ile/ve KURUM ile/ve KARŞILIK

( Zihinde. İLE/VE Toplumda. İLE/VE Gövdede. )

- KAVRAM ve/<> KURUM ve/<> UYGARLIK ve/<> BULUNÇ/VİCDAN


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]

- KAVRAM ile/ve/<> NİYET

( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince, ideolojiye dönüşür. )

- KAVRAM ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞE/UNSUR[Ar.]

- KAVRAM ile/ve/<>/= ÖLÇÜ

- KAVRAM ile/ve/||/<> OLUMSUZLAMA

- KAVRAM ve ÖNERME ve ÇIKARIM

- KAVRAM ve SABİTE

- KAVRAM ile/>< SAÇMA

- KAVRAM ve/||/<>/= SAF DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME

- KAVRAM ile SALTIK


- KAVRAM ile SALTIK

- KAVRAM ve/||/<>/> SANAT

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE/<> Çoğaltma. )
( ... İLE/VE/<> Bireşim/tevhid. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir öbek nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE/<>
İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )
( Olanı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklılığı gösterir. )
( Reduction. VS./AND/<> Increase. )

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE Çoğaltma. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir grup nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE
İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Olan'ı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklı olan'ı gösterir. )
( Olguyu açıklar. İLE/VE "Kişisel deneyimler"i ansıtan ve her bireyde farklı yansımaları işaret eden bir özellik gösterir. )
( Kavramsal düşünme, öğrenmeye ve belirlemeye yardım eder. İLE/VE Simgesel düşünme, yorumlamaya olanak tanır. )
( "Küptaş", geometrinin taşta gösterimi olarak "bilimsel us"u simgeler. )
( Mâbedi, herhangi bir yapıdan ayıran en temel özellik, onun baştan sona simgesel bir donanımda olmasıdır. | Mâbedin yapımında kullanılan hemen her nesne ya da öğe, kendi nesnel ve özdeksel yapısından başka bir değeri göstermekle birer simgedir. [Bilge Süleyman, mâbedi, Tanrı'ya değil Tanrı'nın adına yaptırmıştır.] )
( Adlar, bir nesneyi/kişiyi değil de, bir değeri/erdemi ya da ilkeyi gösteriyorsa simgesellerdir. )

- KAVRAM ve/||/<> SİMGE ve/||/<> İÇ DENEYİM

- KAVRAM ile/ve/<> SINIR

- KAVRAM ile/ve/||/<> SOYUT

- KAVRAM ile/ve/<>/= SÜREÇ

- KAVRAM ile/ve/<> TAM AYIRD EDİCİ (BİLGİ)

- KAVRAM ile/ve TARTIŞMA


- KAVRAM ile TERİM

- KAVRAM ile/ve/||/<>/>/< TERİM

( Genel/leştirir. İLE/VE/||/<>/>/< Özel/leştirir. )
( Kavramlar, felsefededir. İLE/VE/||/<>/>/< Öteki disiplinlerde terim adını alır, terime dönüşür. )
( Kavramlar, terimlerin aklıdır. )
( ISTILAH: BARIŞ/SULH )
( ... İLE/VE/<> Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı olan sözcük. | Geleneksel mantıkta, özne ya da yüklem. )
( Felsefenin ve terim(ler)in bilinci. İLE/VE/||/<>/>/< Nesnenin bilinci. )

- KAVRAM ve/||/<>/> TİKEL SANAT

( KANT ve/||/<>/> HEGEL )

- KAVRAM ile/ve/||/<> TOPLUMSAL YAŞAM

- KAVRAM ile/ve TÜMEL

- KAVRAM ve/<> TUTARLILIK

- KAVRAM ile/ve/||/<> VARSAYIM

- KAVRAM ile/ve/<> YAŞAM

( ... İLE/VE/<> Üzerine konuşulamayan. )

- KAVRAM ile/ve/||/<> YETERLİ KAVRAM

- KAVRAM ile/ve/||/<>/> YÜKLEM


- KAVRAMA/ANLAMA ile MATEMATİK/FİZİK(DIANOIA)

- KAVRAMA ile KAPSAMA

- KAVRAM/A ile/ve KAPSAM/A

- KAVRAMA(DA) ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMA(DA)

( Kalırsın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Dönüşürsün. )
( Kavramak, anlamanın sınırında biter. )
( Tinsel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ussal. )
( BİR ŞEYİN: Nedenlerini bilmek. İLE/<> Niyetlerini bilmek. )
( Geçmişle ilgilidir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Gelecekle ilgilidir. )
( [not] Spiritual. WITH/AND/||/<>/>/but Rational. Mental. )

- KAVRAMAK ve BELLEMEK

- KAVRAMAK ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM(LEMEK)

- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN

- KAVRAMAK ile/ve İNANMAK

- KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK

- KAVRAMDA değil KAVRAMIN OLGUSUNDA


- KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( )

- KAVRAMIN:
AKILSALLIĞI
ile/değil TARİHSELLİĞİ

( Tüm filozoflarda. İLE/DEĞİL Hegel'de. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )

- KAVRAMIN:
SONSUZLUĞU
ile/ve/değil/<> SINIRLILIĞI

- KAVRAM'IN:
YAŞI
ve KATMANLARI

- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR

- KAVRAM/LAR ve ÖZDEŞLİK

- KAVRAM/LAR ile/ve/<> SINIR KAVRAM/LAR

- KAVRAM/LAR ile/ve SINIR KAVRAM/LAR

- KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER

( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )
( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )
( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )
( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )
( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )
( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )
( Kavramlar, dışsal nesnelerin imgesi değildir. )
( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )
( Düşünen her bir kişi için, kavram gereksinimi vardır ve bunlar, dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık, insanlığın malıdır. )
( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Sözcük, bir köprüdür. )
( Sözcükler, bizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilir. )
( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret eder. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )
( Sözcükler ve sorular, zihinden gelir ve bizi orada tutar. )
( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlilerdir ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )
( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )
( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.

Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )
( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.

The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )
( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )
( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )
( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/ya da doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )
( Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin! )
( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )

- KAVRAMLARDA:
HAKÎKÎ
ile/ve İTİBÂRÎ ile/ve VEHMÎ


- KAVRAMLARIN OLUŞUMU ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA

- KAVRAMLARIN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ ile/ve/||/<> İLKELERİN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ

- KAVRAMLAŞTIRMA ile KAVRAMSALLAŞTIRMA

- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM

- KAVRAMSAL DİL" değil KAVRAMLAR

- KAVRAMSALLAŞTIRMA ve TÜMEL/LER

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve ARI KAVRAMSAL/LIK

( Şey var. İLE/VE Şey yok. Anlamanın anlamı. Bir şeyi anlamaz ama bir şeyle anlaşılır. Bilmenin bilmesini bilmek. Toplanma[cem]. )

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )

- KAVRAM/SAL/LIK ile/ve/<> OLGU/SAL/LIK

( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir.
Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )

- KAVRAMSALLIK >< ÖZDEŞLİK


- ADCILIK/NOMİNALİZM:
KAVRAMSAL/LIK
ve/||/<> TERİMSEL/LİK

- "KAVRAMSAL/TERİMSEL SPEKÜLASYON" ile/değil/yerine FELSEFE

- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET

- KAVRANAMAZLIK ile/ve/||/<>/> KAVRANAMAZLIĞIN, KAVRANAMAZLIĞININ KAVRANMASI

- KAVRAYABİLME ve/||/<>/> ESNEKLİK ve/||/<>/> YARATICILIK

- KAVRAYIŞ = FİKR-İ İPTİDAİ, TASAVVUR-I SAZEC = APPREHENSION[İng., Alm.] = APPRÉHENSION[Fr.] = APPREHENSIO[Lat.] = APRENSIÓN[İsp.]

- KAVRAYIŞ ve/||/<>/> KAPSAYICILIK

- ... KAVRIYORUZ ile/ve/değil/yerine "KAVRANIYOR" / BAZI KİŞİLERİN "ÖYLE KAVRAMASI"

- KAVS[Ar.] ile/ve/||/<>/> KAVL[Ar.] ile/ve/||/<>/> KAVM[Ar.]

- KAVUK ile HORASANİ

( ... İLE Üst bölümü sarıktan taşacak biçimde yapılmış hoca kavuğu. )

- KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Güneş gördükçe olgunlaşır. İLE/VE/||/<>/< Başlangıçta ve toprak üstünde kalan bölümüdür. İLE/VE/||/<>/< Yeni oluşmaya başladığı küçükkenki durumuna verilen addır. )
( Meyve olur. İLE/VE/||/<>/< Turşu olur. İLE/VE/||/<>/< ... )

- KAVUŞMA/VUSLAT ve/değil ÖZGÜRLÜK

- KAVVAM[Ar.] ile/değil/<> KAVRAM

( Gözleyen ve koruyan. İşlerin sorumluluğunu alıp iyi yöneten. İLE/VE/||/<>/< Bir nesnenin ya da düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı. )

- KAVZAMAK[yerel] ile/=/<>/< KAVRAMAK

( Sıkı tutmak, kavramak. | Korumak, muhafaza etmek. İLE/=/<>/< Elle sıkıca tutmak. | Bir nesne ya da düşünceyi her yönüyle anlamak. | Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak. | Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. )

- KAYA ile/ve/||/<>/> DAYA

( Al sana bir kaya
Nereni dayarsan daya )

- KAYA ile/ve/||/<> YILAN

( )
( Adam, altında bir yılan olduğunu bilmiyor.
Kadın da adamın üzerinde ağır bir taş olduğunu bilmiyor.

Kadın, şöyle düşünüyor:
“Düşeceğim! Ve tırmanamıyorum. Çünkü yılan beni ısıracak!
Neden biraz daha kuvvet kullanıp beni yukarı çekemiyor?!”

Adam da şöyle düşünüyor:
"Çok acı çekiyorum! Yine de seni hâlâ elimden geldiğince çekiyorum!
Neden biraz daha fazla tırmanmaya çalışmıyor?!"

Öteki tarafın baskı altında olduğunu göremeyiz. Öteki taraf da bizim ne kadar acı çektiğinizi göremez.

Yaşam böyledir işte; İş, Aile, Aşk, Arkadaşlık... Fark etmez.

Konu/sorun ne olursa olsun, birbirimizi anlamaya çalışmalı, farklı düşünmeyi öğrenmeli, empatiyle yaklaşarak daha iyi iletişim kurmayı denemeliyiz...

Unutmayalım ki dünyada yalnız değiliz.

Anladığımız ve anlaşıldığımız kadar varız... )

- KAYBETME ŞANSI değil KAYBETME OLASILIĞI

- KAYBETMEK:
(")YENİLİNCE(")
değil VAZGEÇİNCE

- KAYBETMEK ile/değil/yerine/>< KAYDETMEK

- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK

( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )

- DEĞER/KİŞİ:
KAYBETTİĞİMİZDE ANLAŞILAN
değil SAHİPKEN BİLİNMESİ GEREKEN

- KAYBOLMA ile/yerine/değil DÖNÜŞÜM

- KAYBOLMA ile YOK OLMA

- KAYBOLMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> KAPILMAK

- [ne yazık ki]
KAYDIR
ile/ve/||/<>/> KAKTIR

- ... KAYDIYLA ile/değil ... KOŞULUYLA

- KAYGI/ENDİŞE[Fars. :Düşünce.] ile ÇEKİNME/ÇEKİNCE

- KAYGI ile/ve/||/<> GEREKSİNİM

- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "KANI"

- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNYARGI


- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI

- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )

- KAYGILANMAK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK

- KAYGILANMAK ile/değil/yerine ÖNGÖRMEK

- KAYIBIN:
KAYBI
ile/ve/||/<> KAYIP OLMAYANI

- KAYIP:
GERİ GEL(E)MEYECEK OLAN
ile/ve/||/<> YERİ DOLDURULAMAYACAK OLAN

- KAYIP SANILAN KAZANÇ ile/ve/||/<> KAZANÇ SAYILAN KAYIP

- KAYIP[Ar.] değil/yerine/>< KAYIT[Ar.]

- KAYIP ile/||/<> TEHLİKE

( Öğrenip düşünmeyen kişiler. İLE/||/<> Düşünüp öğrenmeyen kişiler. )

- KAYIT TUTMAK ile/ve/||/<>/> KAYIT BIRAKMAK


- KAYIT ile/ve/||/<>/> KALIT

- KAYIT[Ar. < KAYD] ile KAYIT

( Bir yere mal ederek deftere geçirme. | Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması. | Önem verme. | Resmî belge. | Sesi ya da görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. | Şart. | Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. İLE Pencere çerçevesi. | Araç, eşya. | Yiyecek. )

- KAYIT ile SINIR

- KAYITSIZ/LIK/TAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAYIŞ/TAN

( Bazen, bazıları için, bazı/çoğu durum, olay, tutum ve davranışlar, kayıtsızlıktan dolayı değil ("fazla") anlayıştan/irfandan ileri gelebilir. [Göründüğü gibi yorumlayabilmenin yanı sıra ve karşısında, aykırı/aşırı görmeyebiliriz de.] )

- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME

- KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME

- KAYMA OLANAĞI değil OLASILIĞI

- KAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAYNAK

- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

- KAYNAK/REFERANS[İng. < REFERENCE] ile/ve/||/<>/> KAYNAKÇA

( Araştırma ve incelemede yararlanılan belge. | Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı ya da yapıtların tümü. İLE/VE/||/<>/> Belirli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt. )

- KAYNAK ile BAŞVURU/REFERANS

- KAYNAK ile/ve/değil/||/<> DAYANAK

- KAYNAK ile/||/<> HAM MADDE

- KAYNAK ile/ve/||/<> İLKE

- KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Kaynağı bilmek, kaynak olmak demektir. )
( Kaynağın başlangıcı bulunamaz. )
( Pencere, ışığı verendir fakat onun kaynağı değildir. )
( Su bulmak için oraya buraya küçük çukurlar kazmayız fakat bir yeri derinlemesine delerek bir kuyu açarız. )
( Yalnız nimetleri kaynak sanmayın. Irmak değil kaynak olduğunuzu idrak edin. )
( Statünüzün, gücünüzün ya da güvendiklerinizin kaynağı yine kendinizsiniz. )

- KAYNAK ile/ve NEDEN

- KAYNAK ile/ve/<> ÖRNEK

- KAYNAK ve/<> YOL ve/<> SONUÇ

( TİNSELLİK/İNSAN: Kaynağı, yolu ve sonucu kendinde olan. )

- KAYNAK ile/ve/||/<>/> YÖNELİM

- KAYNAK ile/ve/değil/||/<> ZEMİN


- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA

- KAYNAK/LAR ile KİTAP/LAR

- KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK

- ...:
KAYNAK/LI/LIK
ile/ve/||/<> ODAK/LI/LIK ile/ve/||/<> AMAÇ/LI/LIK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK ile/ve/||/<> TEMEL/Lİ/LİK

- KAYNAŞMA ile/ve BENZEŞME

- KAYNATMAK ile "KAYNATMAK"

( Kaynamasını sağlamak. | Kaynak yaptırmak. İLE Unutturmak. | Belirli etmeden almak. | Konuşmak, sohbet etmek. )

- KAYPAK ile/değil PAYTAK

- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET

- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]

- KAZAN KAYBET" ile/ve/||/<> "KAYBET KAZAN" ile/ve/değil/yerine/||/<> KAZAN KAZAN

( Ben kazanayım[benim kazanmam/kazancım (senden/herkesten) daha önemli/öncelikli], sen kaybet.[+ -] İLE/VE/||/<> Ben kaybedeyim, sen kazan[senin kazanman/kazancın (benden/herkesten) daha önemli/öncelikli][- +]. @@ Ben de kazanayım, sen de kazan.[+ +] )

- [bazen] [ya/hem]
"KAZANÇ"/"KÂR"
ile/ve/değil/yerine/bazen/hem de/ya da/||/<>
DENEYİM/ÖĞRENME/YARAR

( "Hep mi ben kazanacağım/"kazanmalıyım"?",
Sadece benim mi yolum sürekli açık olacak/"olmalı"?
[eksik/fazla/özensiz] Yapmasam da olmaz mı?
[eksik/fazla/özensiz] Söylemesem/konuşmasam da olmaz mı? )

- KAZANÇ/KÂR ile/değil/yerine YARAR/FAYDA

( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. )
( Yaptığımız/söylediğimiz/yediğimiz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapmadığımız/söylemediğimiz/yemediğimiz. )
( Gider/gelir, artar/azalır. İLE/DEĞİL/YERİNE Gitmez. )
( Başkaları da ister/katılır. İLE Başkaları istemez ve ne yazık ki pek katılmaz. )

- KAZANIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DONANIM

( "Kâr". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yarar. )

- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> KATILMAK

- KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< TARTIŞMAK

( "Kazanmak için başlanılmış" tartışma, kaybetmenin ilk adımıdır. )

- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMAK

- KAZIMAK ile/ve/değil/yerine SIYIRMAK

- KEBED değil/yerine/= DİK DURMAK | MEŞEKKÂT

- KEBÎR[Ar. >< SAGİR] ile/ve/||/<> CELÎL[Ar. >< HAKİR] ile/ve/||/<> ÂZÎM[Ar.]

( Fiziksel büyük/lük. İLE/VE/||/<> Kabul ya da saygınlıkla ilgili, itibarî büyük/lük. İLE/VE/||/<> Azâmet, heybet ve ihtişam olarak büyük. )

- KEHÂNET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ALÂMET[Ar.]


- KEHÂNET ile ÖNGÖRÜ

- KEKELEME ile/ve/değil/||/<>/< GEVELEME

- KEL BAŞ >< ŞİMŞİR TARAK

- KELÂM ve/||/<>/< ARAP DİLBİLGİSİ/GELENEĞİ/ANLAYIŞI

- KELÂM ile/ve/<>/> CAMİ-ül-KELÂM

( Doğa varolanları. İLE/VE/<>/> İnsan. )

- KELÂM ve İNSAN

( Kelâm, kelâm oluşu bakımından tektir. Bölünme kelâmda değil konuşulan şeydedir. Emir, yasaklama, haber verme ve istemek kelâmda tektir. )
( [İbn. Arabî, Fütuhât-ı Mekkiye] )

- KELÂM ile/ve/<> İRFAN ile/ve/<> BURHAN

- KELÂM ile/ve/||/<>/> KÂMİL

( Kâmil, kelâmı/sözü işittirendir. )

- KELÂM ile "ŞİÎ KELÂMI"

( ... İLE Varolanbilimi[ontoloji] ve bilgibilimi[epistemoloji] farklı. )

- KELÂM[Ar.] değil/yerine/= SÖZLEM


- KELÂM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD

- KELÂMÂT-I DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> KELÂMÂT-I FENNİYE

- KELÂMCI(MÜTEKELLİM) ile FİLOZOF(HUKEMA)

( Onlar, "Ve nefahtü"den, yani kelâmdan gıda alırlar. )

- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> BÂTINÎLER ile/ve/||/<> FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER

- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER

- KELÂM-I İHBARÎ ile KELÂM-I İNŞAİ

( Önerme. İLE Temenni, emir ve benzeri tümceler. )

- KELÂM'IN:
İHMÂLİ
değil/yerine/>< İMÂLİ

( Kelâmın imâli, ihmâlinden evlâdır. )
( Kelâmın imâli, mümkün olmaz ise ihmâl olunur. / Kelâm, imâl olunmazsa, ihmâl olunur. )

- KELDANİ'LER

- KELEBEK ile/ve/||/<> MAYMUN

( ["zihni" ve "düşünme sürecimizi/hızımızı" anlatmada]
Batı'da[Yunan]. İLE/VE/||/<> Doğu'da. )

- KELEÇ ile ...

( Söz. )

- KELİME HAZİNESİ[Ar.] değil/yerine/= SÖZ AĞIŞI/DAĞARCIĞI/VARLIĞI

- KEMÂL ve/||/<>/< GÜZELLİK

- KEMAL ile/ve/||/<>/> İHSAN

- KEMÂL ve/||/<>/< KELÂM

( Olgunluğumuz/olgunlaşmamız(kemâlimiz], sözlerimizin altındadır/ardındadır.
[Kemâlimiz, kelâmımızın altındadır.] )

- KEMÂL ve/||/<>/< KELÂM

- KEMAL ile/ve/<> TÜMEL