Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/148)


- ARSIZLANMAK ile ARSIZLAŞMAK ile ARSIZLAŞTIRMAK ile ARSIZLAŞABİLMEK ile ARSIZ/LIK ile ARSIZCA ile ARSIZ ARSIZ


- ARSLÂNÎ[Fars.] -ile

( Arslanlı. [eski kuruş para] )


- HINTERGRUNDSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ART ALAN IŞINIMI


- ART DAMAK ile ART ile ARTI ile ART ODA ile ARTI UÇ ile ART ALAN ile ART ARDA ile ARTI GÜÇ ile ART AVURT ile ART BÖLGE ile ART ELDEN ile ART NİYET ile ART TEKER ile ARTI PARA ile ARTI SAYI ile ART DÜŞÜNCE ile ART NİYETLİ/LİK ile ART YETİŞİM ile ART ZAMANLI/LIK ile ART AVURT ÜNSÜZÜ ile ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile ART ZAMANLI DİL BİLİMİ


- ART NİYETLİ OLMAK ile/ve/<> GÜNAHINI ALMAK


- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK değil/yerine/= ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ

( Evrim açısından ele alınan süre içinde birbirini izleyen. İLE Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliği. )


- ARTEFAKT/ARTIFACT[İng.] değil/yerine/= KARIŞINTI | PARAZİT


- ARTEFAKT değil/yerine/= GÖRÜNTÜBOZAN | KATIŞKI


- ARTER[Fr. < ARTÈRE] ile/ve/||/<>/> ARTERİT[Fr. < ARTÉRITE] ile/ve/||/<>/> ARTRİT

( Atardamar. | Trafiği yoğun olan ana yol. İLE/VE/||/<>/> Atardamar bozukluğu/yangısı. İLE Eklem yangısı. )


- ARTER ile/||/<> ARTER[İY]OSKLEROZ ile/||/<> ARTERİYEL ile/||/<> ARTERİYOL ile/||/<> ARTERİYOVENÖZ

( Atardamar. İLE/||/<> Damar sertliği. İLE/||/<> Atardamar[la ilgili]. İLE/||/<> Atardamarcık. İLE/||/<> Atardamar/toplardamar [ile ilgili]. )


- ARTERİT ile/||/<> FLEBİT

( Atardamarların yangılanması. İLE/||/<> Toplardamarların yangılanması. )


- ARTERİYEL ile/||/<> ARTERİYOSKLEROZ ile/||/<> ATEROSKLEROZ

( Atardamar [ile ilgili]. İLE/||/<> Arter duvarlarının kalınlaşması ve sertleşmesi. İLE/||/<> Arter duvarlarında plak birikimi. )


- POSITIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION POSITIVE[Fr.] / POSITIVE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI GERİ BESLEME


- ŞUÂÂT-İ MÜSBƏT[Osm.] / POSITIVE RAYS[İng.] / POSITIVE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI IŞINLAR


- POSITIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION POSITIF[Fr.] / POSITIVE-IONEN-FEHLSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON BOŞLUĞU


- POSITIVE ION[İng.] / ION POSITIF[Fr.] / POSITIVES ION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON


- POSITIVE COLUMN[İng.] / COLONNE POSITIVE[Fr.] / POSITIVE SÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI SÜTUN


- MÜSBET, ZÂİD[Osm.] / POSITIVE[İng.] / POSITIF, POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI


- ARTICLE :/yerine MAKALE


- ARTICULATE vs. DEFINE vs. ENUNCIATE vs. EXPATIATE vs. EXPLAIN vs. EXPRESS vs. EXPLICATE vs. NARRATE vs. STATE


- ARTIFICIAL PHOTOSYNTHESIS ile/||/<> NATURAL PHOTOSYNTHESIS

( Artificial photosynthesis sentetik sistemle güneş enerjisi dönüşümüken İLE natural photosynthesis bitkilerin doğal fotosentez sürecidir )

( Formül: Water splitting )


- RESIDUAL CURRENT STATE[İng.] / SITUATION DU COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROMZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM DURUMU


- CEREYÂN-İ MÜTƏBƏKİYYƏ[Osm.] / RESIDUAL CURRENT[İng.] / COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM


- SÂHA-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL FIELD[İng.] / CHAMP RÉSIDUEL[Fr.] / RESTFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ALAN


- RESIDUAL HEAT[İng.] / CHALEUR RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ISI


- ŞUÂ-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK IŞIN/IM / IŞINLAR


- ZEVÂİD[Osm.] / RESIDUAL PRODUCT[İng.] / PRODUIT RÉSIDUEL[Fr.] / ABPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ÜRÜN


- ARTIK ... ile ASLINDA ...


- ARTIRIM ile ARTIRMA ile ARTIŞ

( Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. | Müzayedede artırma. İLE Artırma durumu. | Açık artırma. İLE Artma durumu. Çoğalma. | Harcandıktan sonra bir miktarının geri kalması. | Değerinin yükselmesi, fazlalaşması. )


- ARTIRMA ile ARTIRMALI


- ARTIŞ/ARTIM ile ARTIMLI/ARTAĞAN

( Artma durumu. Çoğalma. | Harcandıktan sonra bir miktarının geri kalması. | Değerinin yükselmesi, fazlalaşması. İLE Pişince şiştiğinden, ölçüsü artmış gibi görünen. | Çoğalma özelliği olan. )


- ARTIST :/yerine SANATÇI


- ARTİSTİK değil/yerine/= ESİNÇLİ


- ARTMA ile/ve ÇOĞALMA


- ARTRİT ile/||/<> BURSİT

( Eklem yangısı. İLE/||/<> Eklem çevresindeki bursa adı verilen keselerin yangılanması. )


- ARTTIRMA ile/değil ARTIRMA


- ARUDUN ile/||/<> ARUMDUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Boya. )


- ARÛSİYE ile/||/<> AŞAR/ÖŞÜR ile/||/<> AVÂRIZ ile/||/<> BÂÇ/BÂC[Fars.] ile/||/<> BÂD-I HAVA ile/||/<> BERAYA ile/||/<> CİZYE ile/||/<> ÇİFT BOZAN ile/||/<> GEVARE ile/||/<> HİM ile/||/<> İMDADİYE ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> LEZ ile/||/<> MAKİRİYE ile/||/<> OTLAKİYE ile/||/<> REAYA ile/||/<> TAPU ile/||/<> ZEAMET

( Yeni evlenen erkeklerden alınan bir tür vergi. İLE/||/<> Müslümanlardan 1/10 oranında alınan toprak vergisi. İLE/||/<> Osmanlılarda önceleri halktan yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergi. İLE/||/<> Pazar/gümrük/yol/köprü vergisi. İLE/||/<> Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. İLE/||/<> Vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahaliye verilen ad. İLE/||/<> Eskiden müslüman olmayanlardan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde nedensiz yere toprağı işlemeyi bırakanlardan alınan vergi. İLE/||/<> Turfanda sebze meyvelerden alınan vergi. İLE/||/<> Bingazi ve Trablusgarp'tan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Savaş giderlerini karşılamak için alınan vergi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizâm-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<> Trablus ve Bingazi'deki hurma ve zeytin ağaçlarıyla kuyulardan aldığı vergi. İLE/||/<> İskelelerden alınan vergi. İLE/||/<> Malı otlaklardan alınan vergi. İLE/||/<> Bir sultanın yönetimi altında vergi veren halk için kullanılan bir terim. Genellikle yetiştirdiği ve ürettiği mallardan vergi ödeyen köylüler için kullanılır. Böylece, toplum tabakalarından köle ve esirlerin üstünde, kentli esnaf ve tüccarların altındaki, tarımla uğraşan halk topluluğu demektir. Osmanlı'da ise bu terim zamanla özelleşerek müslüman olmayan tebaaya ayrılmıştır.[Reaya hukukunun düzenlenmesi Hz. Peygamber'in ehl-i zimmete verdiği ahidnamelerle başlar. Fetih yıllarında İslâm ordularının kumandanları ile dört halife, Hz. Peygamber'in yolunda giderek yeni açılan ülkeler halkına ahidnameler vermiştir. Bu ahidnamelerde, zimmeti kabul eden kent ve köy halkının, nüfuslarına ve gelirlerine göre tayin edilen vergi karşılığında korunması sağlanırdı.] İLE/||/<> Hazine arazisini ekip biçenlerin ödediği vergi. İLE/||/<> Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri 20.000 akçeyle 100.000 akçe arasında olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi. [Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere(hazine ve tımar defterdarına, sancaklardaki alay beylerine, kale dizdarlarına, divan kâtiplerine, vs.) verilirdi.] )


- ARÛZ ve/<> BELÂGAT


- ARYA[< İt. ARIA] ile ARIETTA

( Selen/sadâ[insan sesi] için beste. | Orkestra eşliğinde söylenen ve tek ses için bestelenmiş müzik parçası. İLE Kısa ve küçük arya. )


- ARZ ile/||/<>/> ARZ ODASI

( Padişahlara dîvân kararları hakkında bilgi sunma. İLE/||/<>/> Padişahların Dîvân-ı Hümâyun üyelerini ya da elçileri kabul ettiği bir oda. )


- ARZU ile ARZULAR ile ARZULU

( DESIRE vs. DESIRES vs. DESIROUS )

( آرزومندي ile خواهش ile آرشي ile تمايل داشتن ile آرزو ile ميل ile هوي ile تمنا ile اشتياق داشتن ile هوس ile اميال ile مطامع ile مشتهيات ile آرزومندانه ile راقب بودن )

( AREZOMANDY ile KHAHOSH ile آرشي ile TAMAYLE DASHTAN ile AREZO ile MYLE ile TEOOY ile TAMNA ile ESHTYEGH DASHTAN ile TEOOS ile AMYAL ile MOTAME ile مشتهيات ile AREZOMANDANEH ile RAGHAB BODAN )


- ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Öznelerini ya da nesnelerini tahrip eden ya da doyurulduklarında yatışmayan arzular kendileriyle çelişen arzulardır ve onlar tatmin edilemezler. )

( Ancak sevgi, iyi niyet ve şefkatle harekete geçirilmiş arzular hem özne hem nesne için yararlılardır ve tamamıyla doyurulabilirler. )

( Arzuladığınız şeyi hak ediyor musunuz? )

( Arzudan kaçınmayın, sadece onun doğru kanallardan akmasına dikkat edin. )

( Siz ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )

( Şefkat ve merhametten doğan bir arzuyu yerine getirmek için tüm evren harekete geçer. )

( DESIRE vs./and THOUGHT
Desires that destroy their subjects, or objects, or do not subside on satisfaction are self-contradictory and cannot be fulfilled.
Only desires motivated by love, goodwill and compassion are beneficial to both the subject and object and can be fully satisfied.
Do you deserve what you desire?
Shun not desire; see only that it flows into the right channels.
When you desire the common good, the whole world desires vs. you.
The entire universe strives to fulfil a desire born of compassion. )


- ARZUHAL ile ARZUHALCİ/LİK


- ARZUHAL[Ar.] değil/yerine/= DİLEKÇE

( Bir dileği/isteği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu ya da pulsuz yazı. )


- ARZU/İSTEK ile SEÇME OLANAĞI

( Arzu ve korkuyla hareket etmek bağımlılıktır, sevgiyle hareket etmek ise özgürlüktür. )

( Sevgi seçici değildir, arzu seçicidir. )

( Arzu geçmişe, korku geleceğe yöneliktir. )

( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )

( Arzunun sahte olarak tanınması ile arzudan kurtulmuşluk kendiliğinden gelir. )

( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )

( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )

( Arzuladığınız şeyde mutluluk yoktur. [Mutluluk sizdedir!] )

( Gerçek olmayanı yaratan imgelemedir, onu devam ettiren ise arzudur. )

( İmgeleme ve arzunun son bulmasıyla birlikte varlık da sona erer ve şu ya da bu oluş saf varoluşla kaynaşıp birleşir, ki onu tarif olanaklı değildir, o ancak yaşanabilir. )

( Kişisel arzularınızı terk edin ve böylece tasarruf edilen gücü dünyanın değişmesi yolunda kullanın! )

( Eğer isteklerimiz güçlü ve gerçeklerse, gerçekleşmek üzere yaşamımızı yoğurup biçimlendireceklerdir. )

( Kendini-bilmek için, herşeyin, arzudan doğmuş imgeleme olduğunu fark etmek gereklidir. )

( Zihin arzudan azade ve rahat olmalıdır. )

( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )

( Arzudan ve korkudan kurtulmak, bizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öyle farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir yaşam sürebilmemizi sağlayacaktır; öyle ki biz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış oluruz. )

( To act from desire and fear is bondage, to act from love is freedom.
Love is not selective, desire is selective.
Desire is of the past, fear is of the future.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
Desirelessness comes on its own when desire is recognised as false.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
No happiness in what you desire. [It is you!]
The innards created by imagination and perpetuated by desire.
With the cessation of imagination and desire, becoming ceases and the being this or that merges into pure being, which is not describable, only experienceable.
If your desires are strong and true, they will mould your life for their fulfilment.
To see everything as imagination, born of desire, is necessary for self-realisation.
Mind must be free of desires and relaxed.
An understanding mind is free of desires and fears.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )

( DESIRE/WANT vs. CHOOSING FREEDOM )

( CUPIDITAS cum ... )

( YU ile ... )


- ARZULAMAK ile ARZULANMAK ile ARZULATMAK ile ARZULAYABİLMEK ile ARZ ile ARZU ile ARZULU/LUK ile ARZUSUZ/LUK ile ARZ ODASI ile ARZ TALEP ile ARZUSUZCA ile ARZ DAİRESİ ile ARZ CAZİBESİ ile ARZ DERECESİ ile ARZ TALEP KANUNU ile ARZ TALEP DENGESİ


- ASA/ACETYLSALICYLIC ACID[İng.] değil/yerine/= ASETİLSALİSİLİK ASİT (ASPİRİN)


- ÂSÂ ile ÇÖVEN/ÇEVGEN[< Fars.]/HELVACIKÖKÜ/SABUNOTU

( ... İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabunotu, helvacıkökü. | Çevgen. )

( ... cum SAPONARIA OFFICINALIS )


- ASÂ ile/ve/<>/değil MÜTTEKÂ[< VEKÂ]

( ... İLE/VE/<>/DEĞİL İttikâ olunacak, dayanılacak âlet. | Koltuk değneği. | Asâ. | Uzanmadan, otururken ve çeneyi dayayarak dinlenmek/uyumak üzere kullanılan asâ. )


- ASABİ[Ar.] değil/yerine/= SİNİRLİ

( Sinirli. | Sinirsel. | Sinirli bir biçimde. )


- ASABÎ değil/yerine/= SİNİRLİ


- ASABİYE/NÖROLOJİ/NEUROLOGY[İng.] değil/yerine/= SİNİRBİLİM


- ASABİYE ile ASABİYET ile ASABİYECİ/LİK


- ASABİYET değil/yerine/= SİNİRLİLİK


- AŞAĞI ile PEŞİNAT ile AŞAĞI DÖKMEK ile KAHRETSİN ile ÇÖKÜŞ ile AŞAĞI DOĞRU

( DOWN vs. DOWN PAYMENT vs. DOWN POUR vs. DOWN WITH vs. DOWNFALL vs. DOWNWARD )

( به پايين ile خراب شدن ile پيش قسط ile ربون ile بارش ile مرده باد ile ريزش ile فرو )

( BAH PAYYNE ile KHARAB SHODAN ile PEYSH GHAST ile ربون ile BARSH ile MARDEH BAD ile RYZESH ile FORO )


- AŞAĞILAMAK ile AŞAĞILANMAK ile AŞAĞILATMAK ile AŞAĞILAŞMAK ile AŞAĞILANABİLMEK ile AŞAĞILAYABİLMEK ile AŞAĞILAŞABİLMEK ile AŞAĞI/LIK ile AŞAĞI YUKARI ile AŞAĞI MAHALLE ile AŞAĞI BİTKİLER ile AŞAĞILIK HİSSİ ile AŞAĞILI YUKARILI ile AŞAĞILIK DUYGUSU ile AŞAĞILIK KOMPLEKSİ


- AŞAĞILAYICI/LIK ile/ve/<> DIŞLAYICI/LIK


- AŞAĞI(SI)-YUKARI(SI) ile ALT(I)-ÜST(Ü)


- AŞAĞIYA/AŞŞAĞI değil AŞAĞI


- ASAL İLE YARIASAL İLE BİLEŞİK İLE MÜKEMMEL İLE ARKADAŞ ile/||/<> ÖZEL SAYI TÜRLERİ

( Sayı kuramınde özel özelliklere sahip tam sayı sınıfları. )

( Formül: σ(n) = 2n (mükemmel) )


- PRINCIPAL QUANTUM NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ASAL KUANTUM SAYISI


- ASAL SAYI ile/>< ASAL OLMAYAN SAYI/KARE SAYI

( Asal sayıların sadece iki böleni vardır.
[1 sayısı da 4, 9, 16, 25 gibi kare sayıdır.]
İLE/><
Herhangi bir kare sayıya x dersek,
x=b.b olacaktır. Buna göre x sayısının üç böleni vardır.
x/x=x~x/1=x~x/b=b,
[1 sayısı da kare sayısı olduğundan dolayı asal olmayan sayıdır.] )


- ASAL SAYI ile/||/<> BİLEŞİK SAYI

( Asal sayılar sadece 1 ve kendisine bölünür İLE bileşik sayılar başka bölenleri vardır )

( Formül: p asal ⇔ d|p ⇒ d=1 veya d=p )


- SÖZCÜKLER:
ASALAKLAŞTIRILMIŞ/JOKERLEŞTİRİLMİŞ/KATİLLEŞTİRİLMİŞ/SIĞINAKLAŞTIRILMIŞ/ÇİLİNGİRLEŞTİRİLMİŞ ile/ve/||/<> ÇIKINTILAŞTIRILMIŞ/PİÇLEŞTİRİLMİŞ


- ASALAK ile/değil SIĞINTI


- ASALAK ile/değil YATALAK

( )


- ASALAKLAŞMAK ile ASALAK/LIK ile ASALAK BİLİMİ ile ASALAK BİLİMCİ ile ASALAK BİLİMSEL


- ASÂLAR:
KAŞAĞ ile MU'ÎN/İTTİKÂ ile DESTECÛB ile ŞEŞBER ile MÜTTEKÂ ile ZERDESTE ile CEVGÂN


- ASALETEN ATAMAK ile ASALETEN ATANMAK ile ASALETEN


- ASÂLET[Ar.]/EN[Fars.] değil/yerine/= ÖZYETKİLİK / ÖZYETKİLİCE/ÖZYETKİLİ OLARAK


- AŞAMALAR/MERTEBELER:
US'TA/AKIL'DA ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA/NEFS'TE ile/ve/||/<>/> TİN'DE/RUH'TA

( Anlayış. İLE/VE/||/<>/> Temizlenme. İLE/VE/||/<>/> Tekâmül. )


- AŞAMALI ile/ve/||/<> DALGA DALGA


- ASANDAN değil/yerine/= ÇIKAN


- ASANSÖR ile ASANSÖRCÜ/LÜK ile ASANSÖR BOŞLUĞU


- ASANSÖRDE:
DOĞRUCA ADIM ATMAK değil/yerine ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK


- AŞAR/AŞARÎ[Ar.] değil/yerine/= ONDALIK

( Türkiye’de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında aynî olarak alınan vergi. | Ondalık. )


- AŞAR'İ değil/yerine/= ONDALIK


- ASAYİŞ BERKEMAL değil/yerine/= GÜVENDÜZEN YERİNDE


- ÂSÂYİŞ[Fars.] değil/yerine/= DÜZENLİLİK | GÜVENLİK

( Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu. )


- AŞÇI ile YEMEK KİTABI ile PİŞMİŞ ile TENCEREDE PİŞMİŞ ile PİŞMİŞ PİRİNÇ ile AŞÇILIK ile OCAK ile YEMEK PİŞİRMEK ile OCAK

( COOK vs. COOKBOOK vs. COOKED vs. COOKED IN POT vs. COOKED RICE vs. COOKEDNESS vs. COOKER vs. COOKING vs. COOKSTOVE )

( پختن ile پخت و پز کردن ile پزانيدن ile پز ile طباخ ile خوراک پز ile آشپز ile کوک ile کتاب خوراک پزي ile کتاب طباخي ile مطبوخ ile پخته ile ديگي ile پلو ile پختگي ile خوراکپز ile پريموس ile طباخي ile آشپزي ile طبخ ile پخت و پز ile پخت ile خوراک پزي ile چراغ خوراک پزي )

( POKHTAN ile POKHT VE PEZ KARDAN ile PEZANYDAN ile PEZ ile طباخ ile KHORAK PEZ ile ASHPAZ ile KOK ile KETAB KHORAK PEZY ile KETAB TABAKHY ile مطبوخ ile POKHTEH ile DYGY ile PLO ile POKHTGY ile KHORAKPEZ ile PARYMOS ile طباخي ile ASHPAZY ile TABKH ile POKHT VE PEZ ile POKHT ile KHORAK PEZY ile CHARAGH KHORAK PEZY )


- ASCII ile/değil/yerine/> ANSI ile/değil/yerine/> ISO-8859-1 ile/değil/yerine/> Unicode UTF-8

( Başlangıçta. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Windows'ta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> HTML4'te. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> HTML5'te. )


- AŞÇI/LIK ile AŞÇI BALTASI


- ASCRIBE vs. ATTRIBUTE vs. IMPUTE


- ASEFALİ değil/yerine/= BAŞSIZLIK


- ASEKSÜEL ile/ve/değil/||/<>/< "AZ SEKSÜEL"

( Çeşitli neden ya da koşullarla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Çeşitli olanaksızlıklarla ya da ilişkide/evlilikte. )


- ASELÜLER değil/yerine/= GÖZESİZ


- ASEMPTOMATİK/ASYMPTOMATIC[İng.] değil/yerine/= BELİRTISİZ


- ASENDAN/ASCENDING[İng.] değil/yerine/= ÇIKAN | YÜKSELEN


- ASENKRON/ASYNCHRONY[İng.] değil/yerine/= EŞ OĞURSUZ/EŞ ZAMANSIZ/UYUMSUZ/YADINKURUN


- ASENKRONİZM ile ASENKRON ile ASENKRON BİLGİSAYAR ile ASENKRON KONTROL ile ASENKRON İLETİM ile ASENKRONLUK

( ASYNCHRONISM vs. ASYNCHRONOUS vs. ASYNCHRONOUS COMPUTER vs. ASYNCHRONOUS CONTROL vs. ASYNCHRONOUS TRANSMISSION vs. ASYNCHRONY )

( غيرهمزماني ile غير معاصر ile ناهمگام ile غير همزمان ile کامپيوتر ناهنگام ile کنترل ناهمگام ile مخابره ناهنگام ile بدون هموقتي )

( غيرهمزماني ile غير معاصر ile NANPAMGAM ile GHYR CPEHMAZMAN ile KAMPYVOTER NANPANGAM ile KONTERL NANPAMGAM ile MOKHABREH NANPANGAM ile BEDON CPEHMOGHTY )


- ASEPSİ/ASEPSIS[İng.] değil/yerine/= BULAŞSIZLIK (CANLI DOKUDA MUKOZA, DERİ VB.)


- ASEPSİ ile/||/<> ASEPTİK

( Arındırma, bulaşsızlık. İLE/||/<> Arınık, bulaşsız. )


- ASEPTİK/ASEPTIC[İng.] değil/yerine/= BULAŞSIZ


- ACETAL[İng.] / ACETALE[Fr.] / AZETAL, AZETALDEHYDDIETHYLAZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAL


- ACETALDEHYDE[İng.] / ACETALDÉHYDE[Fr.] / AZETALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETALDEHİT


- ACETATE FIBRE[İng.] / FIBRE D'ACÉTATE[Fr.] / AZETATFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT ELYAFI


- ACETATE, TRIACETATE[İng.] / ACETATE, TRIACÉTATE[Fr.] / AZETAT, TRI-ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT, TRİASETAT


- ACETATE LACQUER[İng.] / VERNIS, LAQUE ACETATE[Fr.] / ACETAT LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT VERNİK


- ACETOIN[İng.] / ACÉTOINE[Fr.] / AZETON, DIMETHYLKETOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOİN


- ACETONE[İng.] / ACÉTONE[Fr.] / ACETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETON


- AŞEVİ/AŞHANE[Fars.]/LOKANTA[İt.]/RESTORAN[Fr./İng. < RESTAURANT] = YEMEK (PİŞİRME/YEME) YERİ

( Yoksullara parasız yemek yedirilen ya da dağıtılan yer, aşhane. | Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. | Tekkelerde yemek pişirilen yer. )


- ASPHALT[İng.] / ASPHALTE[Fr.] / ASPHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASFALT


- ASFİKSİ/ASPHYXIA[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ KALMA


- ASGARİ/MİNİMAL/MİNİMUM değil/yerine/= EN ALT


- ASHÂB-I İNTİKAL değil/yerine/= GEÇİNÇ İYELERİ


- AŞI ile AĞAÇ AŞILAMA

( )

( VACCINATION/INOCULATION vs. GRAFTING )


- AŞI ile AŞILANABİLİR ile AŞILANMIŞ ile AŞICI ile AŞILAMA

( GRAFT vs. GRAFTABLE vs. GRAFTED vs. GRAFTER vs. GRAFTING )

( اختلاس ile از راهنادرستيتحصيل کردن ile پيوند کردن ile گياه پيوندي ile متقابلا پيوند زدن ile پيوند زدن ile پيوند گير ile پيوندي ile پيوند کار )

( AKHTELAS ile AZ RANPANNADRESTYTAHSYLE KARDAN ile PEYVAND KARDAN ile GYAH PEYVANDY ile MOTEGHABLA PEYVAND ZADAN ile PEYVAND ZADAN ile PEYVAND GYR ile PEYVANDY ile PEYVAND KAR )


- ASİ ile ASİL/LİK ile ASİT ile ASİTLİ ile ASİTSİZ ile ASİT ALKOL ile ASİT BORİK ile ASİT FENİK ile ASİT KATALİZÖR


- AŞIBOYASI ile/ve/<>/< AŞITAŞI

( İçindeki demir hidroksit miktarına bağlı olarak rengi pas sarısından çok koyu, kırmızıya kadar değişen toz boya. [Eskiden, binaların dış ahşap kaplamalarında yaygın olarak kullanılırdı.] | Koyuca kırmızı, kiremit rengi. İLE/VE/<>/< Aşıboyası yapmakta kullanılan taş. )


- ASİDİFİKASYON ile/||/<> ASİDİTE ile/||/<> ASİDOREZİSTAN

( Asitleştirme, asitleşme. İLE/||/<> Asitlik. İLE/||/<> Aside dirençli. )


- ASIG ile/||/<> ASIGLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kazanç, yarar. İLE Yararlı iş. )


- ÂŞIK ÖĞRENCİ ile/ve/||/<> MELAHAT PARS

(
ÖĞRENCİSİNİN AŞKINA YANIT...

Konservatuvarda öğretim görevlisidir. Son derecede güzel, alımlı, zarif, ince, nazik, olgun yaşlarda bir güfte ve beste sanatçısıdır.

Bir öğrencisi, duygularına yenik düşerek, hocası Melahat Pars'a âşık olur. Sanki rastlantıymış gibi her fırsatta karşısına çıkmayı huy edinir. Hoca, merdivenlerden inerken, o merdivenlerden çıkarken hocasını süzer. Hocası bir yöne doğru yürürken, o karşı yönden hocasına doğru yürür. Bu tür rastlantılar o kadar sık tekrar etmeye başlayınca, Melahat Pars da durumu anlar, ancak görmemezlikten gelir.

Bir gün merdivenlerden inerken, yukarı çıkmakta olan öğrencisi, hocası Melahat Pars’ın önünde durur, boynunu büker, yüzüne derinden bakar ve sevecen bir selenle;
- "Hocam, ben size âşık oldum. Ne yapsam olmuyor. Sizi görmeden duramıyorum. Gece gündüz hayalimdesiniz. Duygularımı denetleyemiyorum, perişanım, beni anlayınız lütfen." der.

Melahat Pars'ın yüzü kızarır. Hafifçe gülümser, yana çekilir ve yoluna devam eder. Evine vardığında ilham gelir, sabaha kadar çalışır ve bir beste yapar. Ertesi gün sabah, duygularını söyleyen öğrencisinin de olduğu sınıfta öğrencilerine;

- "Arkadaşlar, gece bir beste yaptım bakalım beğenecek misiniz?" diyerek udunu eline alır ve şu besteyi, hoş seleniyle söylemeye başlar:

Ben gamlı hazan sense bahar dinle de vazgeç
Sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç
Olmaz meleğim böyle bir aşk bende vakit geç
Sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç

Bestekâr hanımefendi, çaktırmadan âşık öğrencisine bir göz attığında, öğrencinin hüngür hüngür ağladığını görür...

Melahat Pars (1918 - 2005)

)

( )


- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK


- ÂŞIK OLMAK ile/ve/||/<> TAKINTILI-ZORLAYICI(OBSESİF-KOMPULSİF) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

( Gövdede, aynı biyokimyasal etkileri "yaratıyor"/yaratabiliyor. )


- ASIK SURATLI/LIK ile/değil/yerine CİDDİYET


- ÂŞIK/ÂNE değil/yerine/= SEVGEN/CE / SEVGENCİL


- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE


- AŞİKAR/LIK ile AŞİKARE


- ÂŞIKKEN "EVLENMEK" ile/değil/yerine/>< ÂŞIK OLDUĞUMUZ KİŞİYLE EVLENMEK


- ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Bireysellik. İLE/DEĞİL/YERİNE Birliktelik. )

( Batı'da. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğu'da. )

( Romeo ve Juliet. İLE/DEĞİL/YERİNE Leylâ ile Mecnun. )


- ASİKLİK/ACYCLIC[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜSÜZ | DÖNGÜSÜ DÜZENSİZ


- ASIL/ESAS ile/ve/<>/|| ÖNCELİK/Lİ

( Yokluk, esas ve önceliklidir. )


- AŞİL İLE KAPLUMBAĞA PARADOKSU ile/||/<> HAREKET PARADOKSU

( Aşil paradoksu yavaş gidene yetişememe İLE hareket paradoksu sonsuz bölmenin sonucudur. Zenon Aşil kaplumbağaya yetişemez çünkü sonsuz adım gerekir İLE bu hareketin mantıksal analizini sorgular. Modern matematik limit kavramı ile çözüldü. )

( Zenon (Elea) tarafından -450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-490--430) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık) (Önemli katkıları: Zenon paradoksları (Aşil ve kaplumbağa, ok paradoksu), hareket ve bölünebilirlik paradoksları) )


- AŞİL KİRİŞİ ile AŞİL TOPUĞU ile AŞİL TENDONU


- ASIL/ASLINDA[Ar. < ASL] değil/yerine/= ÖZDE/GERÇEKTE


- AŞILAMA ile/ve/<> ÇELİKLEME


- AŞILAMA ile KÜLTÜRLEME


- AŞILAMA ile ŞEKİLLENDİRME


- AŞILANMA/MAYALANMA:
KUŞKUYU SÖYLEMEK ile/değil/yerine İMANI SÖYLEMEK


- AŞILARDA:
KARMA ile/ve/||/<> KAKMA(GÖZ/T) ile/ve/||/<> YARMA ile/ve/||/<> KALEM ile/ve/||/<> KABUK/KABUK ALTI ile/ve/||/<> YAN ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> DİLCİKLİ (İNGİLİZ)

(

Bitki/Ağaç Aşılama Yöntemleri ve Kullanım Koşulları

1. Karma Aşı

Tanım: Farklı aşı tekniklerinin bir araya getirilerek uygulandığı sistemdir.

  • Ne zaman? Türlere göre değişken
  • Ne için? Dayanıklılık + verim kombinasyonu gerektiğinde
  • Uygun bitkiler: Turunçgiller, bağ bitkileri, nar

2. Kakma Aşı (Göz Aşısı / T-Aşısı)

Tanım: Kabuk altına göz yerleştirilerek yapılır.

  • Ne zaman? İlkbahar ortası veya yaz sonu
  • Ne için? Genç, ince gövdelilerde hızlı çoğaltma
  • Uygun bitkiler: Elma, armut, kayısı, narenciye

3. Yarma Aşı

Tanım: Kalın anaç yarılarak içine kalem yerleştirilir.

  • Ne zaman? İlkbahar başında (özsu öncesi)
  • Ne için? Kalın gövde, çeşit değiştirme
  • Uygun bitkiler: Ceviz, kestane, kiraz

4. Diğer Aşılama Yöntemleri

a) Kalem Aşı

  • İlkbaharda, dinlenme döneminde
  • Genç fidanlarda elma, armut, şeftali

b) Göz Aşıları

  • T-Göz: Kabuk kolay ayrıldığında yazın yapılır
  • Yonga Göz: İlkbahar veya yaz sonu

c) Kabuk Altı Aşı

  • Kalın anaç – ince kalem durumunda
  • Kabuk kolay ayrılıyorsa (özellikle ilkbaharda)

d) Yan Aşı

  • Anaç kenarına yapılan eğik kesiye kalem yerleştirilir

e) Köprü Aşı

  • Fare, don veya mekanik zarar gören gövdeleri kurtarmak için

f) Dilcikli İngiliz Aşısı

  • Kalem ve anaç aynı kalınlıkta olduğunda güçlü tutunma sağlar

Karşılaştırma Tablosu

Aşı Türü Uygulama Zamanı Anaç Kalınlığı Uygun Türler Avantajı
Karma Aşı Değişken Karışık Turunçgil, süs bitkileri Uyum artırımı, kombinasyon sağlama
Kakma Aşı Yaz / İlkbahar İnce gövde Elma, armut, şeftali Hızlı ve verimli üretim
Yarma Aşı İlkbahar başı Kalın gövde Ceviz, kiraz, elma Çeşit değişimi için ideal
Kalem Aşı İlkbahar İnce – Orta Şeftali, elma Genç fidanlarda etkili
Kabuk Aşısı İlkbahar Kalın gövde Elma, armut Kabuk kolay ayrıldığında çok etkili
Göz Aşısı Yaz / Sonbahar İnce gövde Narenciye, üzüm Yüksek tutma oranı

Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?

Durum Uygun Aşı Türü
Kalın gövdeli yaşlı ağaç Yarma Aşı, Kabuk Aşısı
Genç fidanlarda çoğaltma Göz Aşısı, Kalem Aşı
Kabuğun kolay ayrıldığı dönem Kakma Aşı, Kabuk Aşısı
Çeşit değişimi ya da gövde onarımı Yarma Aşı, Köprü Aşı
Çok yönlü genetik özellik istenirse Karma Aşı

Sonuç İtibarı ile

  • Bitki türü ve çeşidi
  • Anaç ve kalem yaş/kalınlık oranı
  • İklim ve mevsim koşulları
  • Kabuğun ayrılma durumu
  • Aşının amacı: Verim artırımı, çeşit değiştirme, zarar onarımı
)


- AŞILAYICI ile AŞILAMAK ile AŞILAMA

( INOCULANT vs. INOCULATE vs. INOCULATION )

( ماده تلقيحي ile مايه کوبي کردن ile مايه کوبي ile تلقيح )

( MADEH TALGHYHEY ile MAYYEH KUBY KARDAN ile MAYYEH KUBY ile TALGHYHE )


- HANGING MERCURY DROP ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ASILI CIVA DAMLA ELEKTROT (ACDE)


- AŞİLİ değil/yerine/= MİDE SALGISI YOKLUĞU


- ASILMAK ile ASILABİLMEK ile ASI ile ASIK ile ASIL/LIK ile ASIM ile ASIR/LIK ile ASILLI/LIK ile ASILSIZ/LIK ile ASIRLARCA ile ASIK SURAT ile ASIL NÜSHA ile ASIM TAKIM ile ASIK SURATLI/LIK ile ASIL SAYILAR


- ASILMAK ile ASILMAK ile ASILMAK

( Tutunmak, tutunarak çekmek. İLE Birine sarkıntılık etmek. İLE [boyundan asılarak] "Ölüm cezası almak/vermek". )


- AŞILMAK ile AŞINMAK ile AŞIRMAK ile AŞIRILMAK ile AŞINDIRMAK ile AŞILABİLMEK ile AŞINABİLMEK ile AŞINIVERMEK ile AŞIRABİLMEK ile AŞIRIVERMEK ile AŞINDIRILMAK ile AŞI ile AŞIK/LIK ile AŞIM ile AŞIT ile AŞIKLI ile AŞI TAŞI ile AŞI BOYALI ile AŞI BOYASI ile AŞI KAĞIDI ile AŞIK KEMİĞİ


- ASILMAK ile TIRMALAMAK


- ASILMAK ile/ve/||/<>/> YAZILMAK ile/ve/||/<>/> YÜRÜMEK


- AŞILMAMASI GEREKEN BEL ÇEVRESİ -ile

( [dişillerde] 80 cm. | [erillerde] 94 cm. )


- ASILSIZ HABER değil/yerine/= GERÇEK DIŞI ÇAV


- ASILSIZ İDDİA değil/yerine/= GERÇEK DIŞI SAV


- ASILSIZ İHBAR değil/yerine/= YALAN BİLDİRİM


- ASILSIZ değil/yerine/= GERÇEK DIŞI


- AEROSOL[İng.] / AÉROSOL[Fr.] / AEROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASILTI, AEROSOL


- ASYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE ASYMÉTRIQUE[Fr.] / ASYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİK KESİLME AKIMI


- ASİMİLE EDİLEBİLİR ile ASİMİLE ETMEK ile ASİMİLE EDİCİ ile ASİMİLATÖR

( ASSIMILABLE vs. ASSIMILATE vs. ASSIMILATIVE vs. ASSIMILATOR )

( قابل تجانس ile سازش کردن ile شبيه ساختن ile تلفيق کردن ile هم جنس کردن ile يکسان کردن ile همانند ساختن ile شباهت دار ile همانند سازنده )

( GHABEL TAJANS ile SAZESH KARDAN ile SHABYYEH SAKHTAN ile TALFYGH KARDAN ile NPAM JENS KARDAN ile YKESAN KARDAN ile CPEHMANAND SAKHTAN ile SHABANPAT DAR ile CPEHMANAND SAZANDEH )


- ASİMİLE ile ASİMİLASYON


- ASYMPTOTIC FREEDOM[İng.] / LIBERTÉ ASYMPTOTIQUE[Fr.] / ASYMPTOTISCHE FREIHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMPTOTİK SERBESTLİK


- ÂŞİNA/LIK değil/yerine/= TANIDIK/BİLDİK / TANIŞIK/LIK


- ASINDA değil ASLINDA


- AŞINIM/KOROZYON/CORROSION[İng.] ile/ve TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ/ENTROPY[İng.]

( Tersinemezlik, nesnel zamanı kurar. )


- AŞÎRÂN ile AŞÎRÂN-MÂYE ile AŞÎRÂN-PÛSELİK/PÛSELİK-AŞÎRÂN ile AŞÎRÂN-ZEMZEME

( Hüseynî-aşîrân perdesinin ve makamının adının kısaltılmış biçimidir. İLE Nasır Abdülbakî'nin, tetkik ve tahkikinde adı geçen makam. İLE Türk mûsikîsinin en eski makamlarındandır. Aşirân'da uşşak ve pûselik makamlarından mürekkeptir. İLE Sâdullah Ağa'nın düzenlediği bir makamdır. Bu makam, pûselik-aşîrân mürekkebine, mi'de bir kürdî dörtlüsü eklenmesiyle oluşmuştur. )


- OVERCURRENT RELEASE[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM DÜZENİ


- OVERCURRENT[İng.] / COURANT EXCESSIF, COURANT DE SURCHARGE, SUPERCOURANT[Fr.] / ÜBERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM


- SUPERFLUIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIŞKAN


- SUPERSATURATED SOLUTION[İng.] / AŞIRI DOYGUN ÇÖZELTI[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYGUN ÇÖZELTİ


- ÜBERSÄTTIGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYURMA


- RÉACTEUR SURCRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ELEŞTİK TEPKİLEŞİM


- FART-İ İNHİLÂL[Osm.] / OVERMELTING[İng.] / SURFUSION[Fr.] / ÜBERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ERGİMEERİME


- AŞIRI GERİLİM ile/||/<> DENGE POTANSİYELİ

( Aşırı gerilim kinetik kayıp η, denge termodinamik Nernst. )

( Formül: η = E - Eeq )


- OVERPOTENTIAL[İng.] / SURTENSION[Fr.] / AŞIRI GERILIM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI GERİLİM


- SUPRACONDUCTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İLETKEN


- AŞIRI/ABARTILI KEYFİYET ve/||/<>/> GECİKEN/GECİKMİŞ ADÂLET


- OVERMODULATION[İng.] / SURMODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI KİPLEME


- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM


- AŞIRI ŞÜPHECİ/LİK ile/ve/> SALDIRGAN/LIK


- ULTRA HIGH FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI YÜKSEK FREKANS


- AŞIRI ile AŞIRI SINIR ile AŞIRI BOYUTTA ile AŞIRILIK ile AŞIRILIK YANLISI ile EKSTREMİTE

( EXTREME vs. EXTREME LIMIT vs. EXTREMELY vs. EXTREMISM vs. EXTREMIST vs. EXTREMITY )

( درمنتهياليه ile بي حد و حصر ile غايت ile بافراط ile بي نهايت ile عقيدهافراطي ile افراط کاري ile فزونرو ile افراط کار ile انتها )

( درمنتهياليه ile BEY HAD VE HESR ile GHAYT ile BAFRAT ile BEY NEYAYT ile عقيدهافراطي ile AFRAT KARY ile فزونرو ile AFRAT KAR ile ENTEHYA )


- AŞIRILAŞMAK ile AŞIRILABİLMEK ile AŞIRILAŞTIRMAK ile AŞIRI/LIK ile AŞIRIŞ ile AŞIRICI/LIK ile AŞIRI UÇ ile AŞIRI YÜK ile AŞIRI AKIM ile AŞIRI BESİ ile AŞIRI DUYU ile AŞIRI DOYMA ile AŞIRI ERİME ile AŞIRI ETKİN/LİK ile AŞIRI BELLEM ile AŞIRI TAŞIRI ile AŞIRI GERİLİM ile AŞIRI DUYARLIK ile AŞIRI ŞİDDETLİ FIRTINA


- AŞIRILIK ile AŞIRI ile UTANMAZ

( IMMODERACY vs. IMMODERATE vs. IMMODEST )

( بي اندازگي ile فوق العادگي ile بي اعتدال ile منافي عفت ile بي عفت ile بي عصمت ile نا نجيب )

( BEY ANDAZGY ile FOGH OLOADEGY ile BEY ETEDAL ile MENAFY AFAT ile BEY AFAT ile BEY ESMAT ile نا نجيب )


- AŞIRI/LIK ile/ve ZORLAMA

( EXCESSIVE/NESS vs./and COMPULSION )


- ASIRLIK değil/yerine/= YÜZYILLIK


- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI


- ASİSTOLİ/ASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI


- ABSİSİK ASİT ile/||/<> AMİNO ASİT ile/||/<> KOLİK ASİT ile/||/<> NÜKLEİK[DNA/RNA] ASİT ile/||/<> SÜLFÜRİK ASİT/ZAÇ YAĞI[H2SO4]

( Bitkilerin büyüme, gelişme ve stres yanıtlarının düzenlenmesinde önemli rolü olan bir bitki hormonu.[Tohum ve tomurcuk dormansisi, filizlenme, stomaların kapanması, yaprakların dirimsel yaşlanması, ozmotik düzenleme, büyümenin engellenmesi gibi çoğu fizyolojik durumda etker.] İLE/||/<> Proteinleri oluşturan temel yapıtaşları.[Bilinen, beşyüz amino asit vardır. Bunların yirmiikisi canlıların yapısına katılır ve yirmisi temel amino asit olarak bilinir.][Her amino asit, DNA tarafından kodlanır. Amino asitler, hem amin, hem de karboksil öbeği içeren moleküldür.] İLE/||/<> Yağ sindirimine yardım eden ve safrada bulunan asit. İLE/||/<> Canlılardaki en büyük molekül türü. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. İLE/||/<> Güçlü ve tehlikeli bir mineral asidi. [Akü sıvısı üretiminde kullanılır.] )


- ASİT/ASİDİTE ile/ve/||/>< NÖTRAL ile/ve/||/>< ALKALİ/BAZİKLİK/ANTİ ASİT

( 1-2-3-4-5-6 ile/ve/||/>< 7 ile 8-9-10-11-12-13-14 )

( 2[Mide sıvısı, limon suyu], 3[Sirke, bira, şarap, kola], 4[Domates suyu], 5[Sade kahve, yağmur suyu], 6[Sidik] İLE/VE/||/>< 7[Saf su, insan kanı] İLE/VE/||/>< 8-9[Deniz suyu], 10-11[Magnezyum hidroksit sıvısı], 11-12[Amonyaklı temizlik sıvısı], 12-13[Çamaşır suyu], 13-14[Yağ çözücü temizlik maddesi] )

( [H+] > [OH-] ile/ve/||/>< [H+] = [OH-] ile/ve/||/>< [H+] < [OH-] )

( )

( Suda hidrojen iyonu (H+) verebilen nesneler. İLE/VE/||/>< ... İLE/VE/||/>< Suda hidroksit iyonu (OH-) verebilen ya da proton alabilen nesneler. )

( Proton verici nesne. İLE/VE/||/>< ... İLE/VE/||/>< Proton alıcı nesne. )


- ACID DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / SÄURE DISSOZIATION KONSTANT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT AYRIŞMA SABİTİ (PKHA)


- ASİT ile/||/<> ALKALOZ

( Gövde sıvılarında asit birikimi. İLE/||/<> Gövde sıvılarında baz birikimi. )


- ASİT ile ASİT TESTİ ile ASİDİK ile ASİTLİK

( ACID vs. ACID TEST vs. ACIDIC vs. ACIDITY )

( اسيد ile سرکه مانند ile حامض ile جوهر اسيد ile وسيله آزميش ile اسيدي ile اسيد دار ile اسيديته ile حموضت )

( ASYD ile SARKEH MANAND ile حامض ile JOUSAR ASYD ile VESYLAH AZMYSH ile ASYDY ile ASYD DAR ile ASYDYTAH ile حموضت )


- ÂS(İ)TÂNE -ile

( BÜYÜK TEKKE | MERKEZ | PAYİTAHT | EŞİK )


- ANSÄUERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİTLENDİRMEK


- ÂŞİYAN MEZARLIĞI değil KAYALAR MEZARLIĞI

( ÂŞİYAN[Fars.]: Yuva, ev. | Kuş[bülbül] yuvası. )

( ÂŞİYAN KÖŞKÜ: Tevfik Fikret'in yaptırdığı köşk. )


- AŞK:
ANLAMAYAN İÇİN ile/değil/yerine ANLAYAN İÇİN

( Bir günlük. İLE/DEĞİL/YERİNE Ömürlük. )


- AŞK:
ESKİDEN ile/ne yazık ki/>/>< GÜNÜMÜZDE

( "Korku". İLE/NE YAZIK Kİ/>/>< "Kaygı". )

( "Elâlem görür" diye. İLE/NE YAZIK Kİ/>/>< "Herkes görsün" diye. )


- (not ASK TO SOMEONE) ASK SOMEONE


- AŞK:
VARKEN ile/ve/||/<> YOKKEN ile/ve/||/<> BİTİNCE

( (")Bıkılan("). İLE/VE/||/<> (")Aranılan("). İLE/VE/||/<> (")Özlenilen("). )


- AŞK YAŞAMI ile/ve/=/değil/yerine EŞEYSELLİK/SEKS YAŞAMI


- AŞK ile/ve/||/=/<> AÇIKLIK


- ASK ile ASKI/LIK ile ASKICI/LIK ile ASKILI ile ASKISIZ


- AŞK ile/ve DALÂLET

( FALL IN LOVE vs./and ABERRATION )


- AŞK ile/ve/||/<>/> EŞEYSELLİK/SEKS

( BÂH-NÂME[Ar., Fars.]: Eşeyselliği konu alan kitap. )

( EŞEYSELLİK (SEKS) :
- Eşey Bilim: Seksoloji.

- Latince "sexus".

- Eşeysel çekim(cazibe): seksapel (ingilizce "sexappeal").

- Orpheus("Nur ile şifa veren"). (Fenike dilinde Nur anlamına gelen Aur, Yunanca'da Arpha ile şifa anlamına gelen Rafae sözcüklerinden oluşmuştur ve "Nur ile şifa veren" anlamına gelmektedir.)

- Üçlemeler(Triad'lar)... (Sevgi-Sezgi-Bilgi), (Güzellik-Bilgi-Güç), (Sevgi-Arınma-Aydınlanma), (Güzel-İyi-Doğru).

 

American Heritage Sözlüğü'nde

- Sex: 1. a. The property or quality by which organisms are classified according to their reproductive functions. b. Either of two divisions, designated male and female, of this classification.
2. Males or females collectively.
3. The condition or character of being male or female; the physiological, functional, and psychological differences that distinguish the male and the female.
4. The sexual urge or instinct as it manifests itself in behavior.
5. Sexual intercourse.
6. The genitalia.
sexed, sexing, sex.es: To determine the sex of (young chickens).

- sex appeal: n. Physical attractiveness or personal qualities that arouse sexual interest in another person.

- sex cell: n. A gamete.

- sex chromosome: n. Either of a pair of chromosomes, usually, designated X or Y, in the germ cells of human, most animals, and some plants, that combine to determine the sex of an individual, XX resulting in a female and XY in a male.

- sex gland: n. A testis or ovary; gonad.

- sex hormone: n. Any of various animal hormones, such as estrogen and androgen, affecting the growth of function of the reproductive organs and the development of secondary sex characteristics.

- sex.ism: n. Discrimination based on sex, esp. discrimination against women. 2. Attitudes or conditions that promote stereotyping of social roles based on gender. -sex'ist adj. & n.

- sex.less: adj. 1. Lacking sexual characteristics; neuter. 2. Arousing or exhibiting no sexual interest or desire; asexual. -sex'less.ly adv. -sex'less.ness n.

- sex linkage: n. The condition in which a gene responsible for a specific phenotypic trait is located on the X choromoseome, resulting in sexually dependent inheritance of the trait.

- sex-linked: adj. 1. Carried by a sex chromosome, esp. an X chromosome. Used of genes. 2. Sexually determined. Used esp. of inherited traits.

- sex.ol.o.gy: n. The study of human sexual behavior. -sex'o.log'ic, sex'o.log'i.cal adj. -sex.ol'o.gist n.

- sex.pot: n. Informal. A strikingly sexy person.

- sex.tant: n. 1. A navigational instrument used for measuring the altitudes of celestial bodies. 2. Sextant. Sextans. [NLat. sextans, sextant- < Lat., sixth part(from its being graduated in sixths of a circle) < sextus, sixth.]

- sex.tile: adj. Designating the position of two celestial bodies when they are 60 degrees apart. [Lat. sextilis, one sixth < sextus, sixth.]

- sex.u.al: adj. 1. Of, pertaining to, affecting, or characteristic of sex, the sexes, or the sex organs and their functions. 2. Implying or symbolizing erotic desires or activity. 3. Of, pertaining to, or designating reproduction involving the union of male and female gametes. [LLat. sexualis < Lat. sexus, sex.] -sex'u.al.ly adv.

- sexual intercourse: n. Coitus, esp. between humans.

- sex.u.al.i.ty: n. 1. The conditionof being characterized and distinguished by sex. 2. Concern with or interest in sexual activity. 3. The quality of possessing a sexual character or potency.

- sex.u.al.ize: tr.v. -ized, -iz.ing, -iz.es. To make sexual in character or quality.

- sex.y: adj. -i.er, -iest. Arousing or tending to arouse. sexual desire or interest. -sex'i.ly adv. -sex'i.ness n.

- sexual selection: n. Darwinian adjunct of natural selection hypothesizing the preffered hereditary selection of characteristics involved in male courtship displays and combat.

 

- sex: pref. Six; sexpartite. [Lat. sex, six.]

- sex.a.ge.nar.i.an: n. A person who is sixty years old or between the ages of sixty and seventy.
adj. 1. Being sixty years old or between the ages of sixty and seventy. 2. Of or pertaining to a sexagenarian. [Lat. sexagenarius, sexagenary]

- sex.ag.e.nar.y: adj. 1. Pertaining to or proceeding by sixties. 2. Sexagenarian. -n., pl. -ies. A sexagenarian. [Lat. sexagenarius < sexageni, sixty each < sexaginta, sixty < sex, six.]

- Sex.a.ges.i.ma: n. The Second Sunday before Lent. [LLat. sexagesima < Lat. sexagesimus, sextieth < sexaginta, sixty < sex, six.]

- sex.a.ges.i.mal: adj. Of, relating to, or based on the number 60. [< Lat. sexagesimus sixty.]

- sex.cen.te.nar.y: adj. Pertaining to 600 or to a 600-year period. -n., pl. -ies. A 600th anniversary or its commemoration. [< Lat. sexcenteni, six hundred each : sex, six + centeni, a hundred each < centum, hundred.]

- sex.en.ni.al: adj. 1. Occurring every six years. 2. Relating to or lasting six years. -n. An event that occurs ever six years. [Lat. sexennium, of six years : sex, six + annus, year.] -sex.en'ni.al.ly adv.

- sex.par.tite: adj. Composed of or divided into six parts, as a groined vault.

- sext(also Sext): n. Eccles. 1. The fourth of the seven canonical hours. 2. The time of day set aside for sext, usually the sixth hour, or noon. [ME sexte < Lat. sexta(hora), sixth(hour) < sextus, sixth.]

- sex.tan: n. A malarial fever with paroxysms recurring every six days. -adj. Occurring or recurring every six days. [NLat. sextana(febris), sextan(fever) < Lat. sextus, sixth.]

- Sex.tans: n. A constellation in the equatorial region of the sky near Leo and Hydra. [NLat., sextant.]

- sex.tet: n. 1. Mus. a. A group composed of six vocalists or musicians. b. A musical composition written for six performers. 2. A group of six persons or things. [Alteration of SESTET.]

- sex.til.lion: n. 1. The cardinal number written 10*21. 2. Chiefly Brit. The cardinal number written 10*36. [Fr. sex-, six (Lat. sex) + million, million.] -sex.til'lion adj. & pron.

- sex.til.lionth: n. The ordinal number that matches the number sextillion in a series. 2. One of sextillion equal parts. -sex.til'lionth adj. & adv.

- sex.to.dec.i.mo: n. pl. -mos. 1. The page size of a book composed of printer's sheets folded into 16 leaves or 32 pages. 2. A book composed of sextodecimo pages. [Lat. sextodecimo, ablative of sextusdecimus, one sixteenth : sextus, sixth + decimus, tenth < decem, ten.]

- sex.ton: n. An employee or officer of a church who is responsible for the care and upkeep of church property and sometimes for ringing bells and digging graves. [ME segerstone < AN segerstaine < Med. Lat. sacristanus, sacristan.]

- sexton beetle: n. The burying beetle.

- sex.tu.ple: tr. & intr.v. -pled, -pling, -ples. To multiply or be multiplied by six. adj. 1. Containing or consisting of six parts; sixfold. 2. Larger or greater by sixfold; multiplied by six. 3. Mus. Having six beats to the measure. -n. A number six times larger than another. [Prob. SEX- + (QUIN)TUPLE] - sex.tu'ply adv.

- sex.tu.plet: n. 1. One of six delivered at one birth. 2. sextuplets. The six offspring of one birth. 3. A group of six similar persons or things; sextet. [SEXTU(PLE) + (TRI)PLET.]

- sex.tu.pli.cate: adj. 1. Six times as many or as much; sixfold. 2. Raised to the sixth power. -tr.v. -cat.ed, -cat.ing, -cates. To sextuple. -n. One of six similar things. [SEXTU(PLE) + (DU)PLICATE.] - sex.tu'pli.cate.ly adv. -sex.tu'pli.ca'tion n. )

( LOVE vs./and/||/<>/> SEX )

( ... ile MÜCAMAA )


- AŞK ve/> FEDÂKARLIK

( FALL IN LOVE and/> SACRIFICE )


- AŞK ve FEDÂKÂRLIK


- AŞK ile/ve/değil/||/<>/< İLK GÖRÜŞTE AŞK


- AŞK ile/ve İŞTİYÂK


- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)

( İkisi de AN'dadır. )


- AŞK ile/ve/değil/||/<>/< "OLMAZIN"(ÇOK DÜŞÜK OLASILIĞIN) HEYECANI("GERÇEKLEŞME DÜŞÜNCESİ/DÜŞÜ/BEKLENTİSİ")


- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK


- AŞK >< TAASSUB


- ASKARİS değil/yerine/= YUVARLAK BAĞIRSAK SOLUCANI


- ASKARİT ile ASCARİS

( ASCARID vs. ASCARIS )

( کرم معده ile آسکاريس )

( KARAM MADEH ile آسکاريس )


- AŞK:
DOKUNMAYA KIYAMAMA ile/ve/||/<>/>< KIYASIYA DOKUNMA İSTEĞİ (ARASINDALIK)


- ASKER SUYU ÇEŞMESİ :

( Yenimahalle'nin Havantepe mevkiinde ve Rumelikavağı'na bakan yamaçtadır. Çeşme bu alanda konuşlanan askeri birliğin ihtiyacını karşıladığı ve askeri birlikçe uzun yıllar korunması ve bakımı yapıldığı için "Asker Suyu" adını almıştır. )


- ASKER ile KOMANDO[Fr. < COMMANDO]

( ... İLE Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik. | Bu birlikte görevli asker. | Vurucu güç. )


- ENGELLEM/AMBARGO[Fr.]:
SÜEL/ASKERÎ değil/yerine/= GEÇİMSEL/EKONOMİK değil/yerine/= YÖNETKİL/SİYASİ


- ASKERÎ HAREKAT/OPERASYON değil/yerine/= SÜEL EYLEMGE


- ASKERÎ/SİLAHLI KUVVETLER/ASKERİYE değil/yerine/= SÜEL GÜÇLER/ORDU


- ASKERÎ ŞAHISLAR değil/yerine/= SÜEL KİŞİLER


- ASKERİLEŞMEK ile ASKERİLEŞTİRMEK ile ASKERİLEŞTİRİLMEK ile ASKER/LİK ile ASKERİ ile ASKERCE ile ASKERCİ/LİK ile ASKERİ GÜÇ ile ASKER OCAĞI ile ASKER KAÇAĞI ile ASKER TAYINI ile ASKERİ ATAŞE ile ASKERİ KAPUT ile ASKERLİK ÇAĞI ile ASKERİ AMBARGO ile ASKERİ HASTANE ile ASKERİ İNZİBAT ile ASKERİ RÜŞTİYE ile ASKER HASTANESİ ile ASKERLİK ŞUBESİ ile ASKERLİK DAİRESİ ile ASKERLİK HİZMETİ ile ASKERLİK YOKLAMASI


- ASKER/POLİS ile ZAPTİYE[Ar.]


- AŞKI:
OLUŞTURAN ile/ve/||/<>/> ARTIRAN


- AŞK:
"SAKLAMAK" ile/değil İÇİNDE YAŞAMAK


- AŞKIN, ...:
KAPIYI ÇALMASI ile/ve/||/<>/> BACAYI SARMASI


- AŞK'IN "AZALMASI/DÜŞMESİ" ile/ve/değil/<> KANIKSAMA


- AŞKIN "AZLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ÇARESİZLİĞİN ÇOKLUĞU


- AŞK'IN:
BEDELİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KUDRETİ


- AŞK'IN GIDASI:
ÖZLEM/HASRET ve AYRILIK/HİCRAN


- AŞKIN OLMAMA ile/değil ZORUNLU OLMA


- AŞKINLIĞA ULAŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞKINLIĞIN, KİŞİDE AÇIĞA ÇIKMASI


- AŞKINLIK:
ZİHİNDEN "KURTULMA" ve/||/<> AKILDAN "KURTULMA"


- AŞKINLIK ile/ve/> GÖREVDEŞLİK/SİNERJİ

( TRANSCENDENCY vs./and/> SYNERGY )


- AŞKINSAL İDEALİZM ile/ve/||/<> ÖZNEL İDEALİZM ile/ve/||/<> AŞKINSAL VE ÖZNEL İDEALİZM ile/ve/||/<> ESTETİK İDEALİZM ile/ve/||/<> SALTIK İDEALİZM

( Kant ve Schelling. İLE/VE/||/<> Fichte. İLE/VE/||/<> Schleiermacher. İLE/VE/||/<> Schiller. İLE/VE/||/<> Hegel. )


- ASKIYA ALINAMAZLIK ile/ve/||/<> GÖZARDI EDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> İNDİRGENEMEZLİK


- AŞKTA:
ANMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> AĞLAMAK(YERİNE AĞLAMAMAK!)


- [AŞKTA] SEVGİLİNİN:
"HERŞEYİ OLMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HİÇBİR ŞEYİ OLMAK"


- AŞKTAN DOĞANLAR ile/ve/değil AŞKIN DOĞANLAR/VAROLANLAR

( Dünya/Batı. İLE/VE/DEĞİL Anadolu'da. )


- AŞLAMA =/< AŞILAMA

( Aşlama su, aşlama kiraz vb. )


- ASLAN, MEHMET (SÜRMENE, 1955) :

( Armatör. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde üç dönem (1993/94, 1994/95 ve 2004/2005) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. Ayrıca Yenimahalle Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi ve başkan, Aliağa Spor Kulübünde de yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Çeşitli mesleki kuruluşlarda üye olarak bulundu. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, Yenimahalle Spor Kulübü ve Aliağaspor Kulübü Derneği Üyesidir. )


- ASLAN ile/||/<> ASYA ASLANI ile/||/<> KONGO ASLANI ile/||/<> GÜNEY AFRİKA ASLANI ile/||/<> BARBARY ASLANI

( Afrika ve Hindistan'a özgü olan büyük bir kedi türüdür. [Genellikle Afrika savanalarında ve Hindistan'ın bazı bölgelerinde yaşarlar.] [Erkek aslanlar, dişilere göre daha büyük ve güçlüdür.] İLE/||/<> Asya'nın bazı bölgelerinde bulunan bir aslan alt türüdür.[Öteki aslan türlerine göre daha küçük bir yapısı vardır.[ İLE/||/<> Kongo Irmağı bölgesinde bulunan bir aslan alt türüdür. [Öteki aslan türlerine göre daha koyu renklidir.] İLE/||/<> Güney Afrika'nın bazı bölgelerinde yaşayan bir aslan alt türüdür. [Öteki aslan türlerine göre daha büyük bir yapısı vardır.] İLE/||/<> Kuzey Afrika'da bulunan bir aslan alt türüdür. [Ne yazık ki, bu alt tür, soyu tükenmiş durumdadır ve doğada yaşamamaktadır.] )

( PANTHERA LEO vs./||/<> PANTHERA LEO PERSICA vs./||/<> PANTHERA LEO AZANDICA vs./||/<> PANTHERA LEO KRUGERI vs./||/<> PANTHERA LEO LEO )


- ASLAN ve/<> LUMPASA

( ... VE/<> Aslan ini. [Zambiya dilinde] )


- ASLAN ile TAMERİN

( ... İLE Siyah aslan. )


- ASLANKUYRUĞU ile ASLANPENÇESİ

( Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte, terletici olarak kullanılan bir bitki. İLE Gülgillerden, sarı, beyaz çiçekli bir yabani bitki. | Şirpençe. )

( LEONURUS cum ALCHEMILLA )


- ASLANLAŞMAK ile ASLA ile ASLAN/LIK ile ASLANCA ile ASLANLI ile ASLAN PAYI ile ASLAN YÜREKLİ/LİK


- ASLI-ESASI (BULUNMAMAK/OLMAMAK)


- ASLÎ İŞTİRAK[Ar.] değil/yerine/= İLKİL KATILIM


- NİCELİK:
ASLÎ ile/ve/||/<> ARIZÎ

( ... İLE/VE/||/<> Türemiş nicelikler. )


- ASLİ ile ASLİ MAAŞ ile ASLİ NÜSHA ile ASLİ DÜŞÜNCE


- ASLINDA/ESASINDA ... ile/ve/değil/yerine BİR YANDAN DA ...


- ASLINDA ŞÖYLE DEĞİL! değil DEĞİL!


- ASLINDA ile/değil/yerine AÇIKÇASI


- ASLINDA ile/||/<> ASLINA BAKARSANIZ

( "ASLINDA" FARK VAR değil/yerine FARK VAR

... İYİ BİR ÖRNEK "ASLINDA" değil/yerine ... İYİ BİR ÖRNEK

YAPIYOR "ASLINDA" değil/yerine YAPIYOR )


- ASLINDA ile/ve/değil/yerine AYNI ZAMANDA


- ASLINDA ile/ve/||/<> BAKTIĞINIZDA


- ASLINDA ile BİR ANLAMDA


- ASLINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BUNDAN İBARET


- ASLINDA ... ile GERÇEKTE ...


- ASLINDA ile/ve/||/<> GERÇEKTEN


- ASLINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALBUKİ


- ASLINDA ile/değil/||/<>/< HATTA