Bugün[03 Temmuz 2026]
itibarı ile 47.602 başlık/FaRk ile birlikte,
47.602 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(36/192)


- ÇIRÇIR MESİRESİ YANINDAKİ ANIT ÇINAR AĞACI :

( Cadde ortasındadır. Caddeyi ortadan ikiye böler. Hayli yıpranmıştır ve içi kovuktur. Çevresi göğüs hizasından 5.50 m.dir. 500 yaşın üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. )


- ÇIRÇIR SUYU ÇEŞMESİ :

( Çırçır suyu mesiresi içinde yapılmıştır (H.1308, M.1890). Bu çeşme de zamanla yok olup gitti. Mehmet Raif'in Mirat'ı İstanbul isimli kitabından bu çeşmenin Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırıldığını öğreniyoruz. Çeşmenin sağında solun birer yüksek sütün olduğu, bu sütunlardan birinde çeşmenin suyunun mükemmel olduğu ifade edilirken diğer sütunda kitabeyi yazanın Said olduğu ve su içenlerin çeşmeyi yaptırana dua etmesi hatırlatıyor. )


- ÇIRÇIR SUYU :

( Sarıyer, Maden Mahallesi sınırlarına dahil ve Çırçır mesiresi içinden çıkan bir memba suyudur. Sertlik derecesi 6'dır (Bazı kaynaklarda 6.5). )


- ÇIRÇIR ile/||/<> ...

( pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet cırcır pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet cırcır Yerel ağızlarda carcar ve cercer düven olarak da kullanılır carcar herse à égruger le blé Suriye chariot à dépiquer les épis de blé dorge et dautres céréales Yerel ağızlarda carcar ve cercer düven olarak da kullanılır carcar herse à égruger le blé Suriye chariot à dépiquer les épis de blé dorge et dautres céréales )

( CARCAR )


- CIRCIR ile/||/<> CIRCIR

( I Demircilikte somun açmak için kullanılan araç Aksaray Niğde II Ekini saman durumuna getiren araç Yenikent Aksaray Niğde )


- CIRCIR ile CIRCIR KOLU ile CIRCIR DELGİ ile CIRCIR BÖCEĞİ


- ÇIRÇIR ile CIRCIRBÖCEĞİ

( Pamuğu, çekirdeğinden ayırmaya yarayan aygıt. | Küçük pınar. İLE ... )


- ÇIRÇIRLAMAK ile ÇIRÇIR


- CIRCLE :/yerine DAİRE


- CİRCLE ile/||/<> ELLİPSE

( Circle sabit yarıçap İLE ellipse iki odak mesafe toplamı sabit. )

( Formül: Constant radius İLE constant sum distances )


- CIRCUMCISION[İng.] ile/||/<> CIRCONCISION[Fr.] ile/||/<> BESCHNEIDUNG[Alm.] ile/||/<> SÜNNET[Ar. < SUNNET]

( Genellikle erkek çocuklara seyrek olarak da kızlara Doğu Afrika Arabistan vb uygulanan ve Arap İbrani halklarında Avustralyada Afrika ve Amerikanın birçok bölgelerinde erkek cinsel örgeninin ucundaki kabuğu kesme circumcicion ya da siyeğin alt tarafını yarma subincision işlemi )

( CIRCUMCISION )

( CIRCONCISION )

( BESCHNEIDUNG )


- ÇIRGUY ile ÇIRGUY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir ok ucunun sivri noktası. İLE Kaftanın iki yanında bulunan, içinden kuşağın geçtiği ilmekler. )


- ÇİRİŞLEMEK ile ÇİRİŞLENMEK ile ÇİRİŞ ile ÇİRİŞLİ ile ÇİRİŞÇİ/LİK ile ÇİRİŞSİZ ile ÇİRİŞ OTU ile ÇİRİŞÇİ ÇANAĞI


- CİRİT ile/ve KÖKFÖRÜ ile/ve ÇEVGAN


- ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK + ÂB] ile/||/<> PİS SU

( pis su Az çirkab pis su çirkāb dirty water çirk dirt āb water Farsça çirkāb biçiminin sonundaki b ünsüzü Türkçede fye çevrilmiştir Türkçe hoşaf Farsça biçiminin sonundaki f gibi )

( ÇIRK-ĀB )

( ÇIRKAB[Az.] )


- ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU" ile/ve/değil/||/<>/>/< KUĞU


- ÇİRKİN ile/değil/yerine ELVERİŞSİZ


- ÇİRKİN ile/değil/yerine ŞEKLEN ÇİRKİN


- ÇİRKİN[Fars. KİRLİ] ile/ve/değil/yerine/<> YANLIŞ


- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL


- ÇİRKİN/LİK ARAMAK/BULMAK ile/değil/yerine MAZERET ARAMAK/BULMAK


- ÇİRKİN/LİK ile/değil/yerine BAKIMSIZ/LIK

( "Çirkinlik"ten değil bakımsızlıktandır! )


- ÇİRKİN/LİK ile/ve/<> ÇİĞ/LİK


- ÇİRKİN/LİK ile/ve/değil/||/<> ÇİRKEF/LİK


- CIRLAK ile CIRLAYIK

( Cırcır böceği. İLE Örümcekgillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, hoş öten bir kuş. | Ağustos böceği. )

( GRYLLUS/GRILLUS DOMESTICUS/CAMPESTRIS cum LANIUS )


- CIRLAK ile CIRTLAK

( Hoşa gitmeyen, tiz ses. | Cırcır böceği. İLE Cırlak. | Olgunluktan, ezilebilecek duruma gelmiş meyve/sebze. )


- CIRLAMAK ile CIRLATMAK ile CIRLAK ile CIRLAK CIRLAK


- CIRNAKLAMAK ile CIRNAK


- CIRNIK ile/||/<> ...


- ÇIRPINMAK ile ÇIRPIŞMAK ile ÇIRPIŞTIRMAK ile ÇIRPILABİLMEK ile ÇIRPINABİLMEK ile ÇIRPINIVERMEK ile ÇIRPIŞTIRILMAK ile ÇIRPI ile ÇIRPIŞ ile ÇIRPICI/LIK ile ÇIRPI İPİ


- ÇIRPMA ile/||/<> ÇIRPMA

( Güdülen amaca göre namlunun ortaya da esnek bölümü ile karşı namluya birden yapılan vuruş Alta düşen güreşçinin üstündekinin belinden sıkıca iki kolla kavrayıp köprüden dönerek yaptığı oyun Dansçının bir bacağını bükmeden uzatarak yaptığı alıştırmaların tümü Dansçının bir eliyle tutamağı destek alırken bir bacağını gererek öne arkaya sağa ve sola hareket ettirmesi )

( BEAT | BATTEMENT )

( BATTEMENT )

( BATTEMENT )


- ÇIRPMA ile ÇIRPMACI/LIK


- ÇIRPMAK ile ÇIRPILMAK ile ÇIRPTIRMAK ile ÇIRPABİLMEK ile ÇIRA/LIK ile ÇIRALI ile ÇIR ÇIR ile ÇIRASIZ


- ÇIRPMAK ile/ve/değil/||/<> SİLKELEMEK


- CİRRÎ | YILAN BALIĞI ile/||/<> YILAN BALIĞI

( Anguilla anguilla Kemiklibalıklar Teleostei takımının yılanbalığıgiller Anguillidae familyasından bir balık türü Sonbaharda dişi ve erkekler Avrupa ırmaklarından denize inerler ve dişiler yumurtlamak üzere Meksika körfezine göçederler Yumurtadan çıkan larvalar 2 sene içinde Avrupa kıyılarına dönerek olgunlaşmak üzere yine ırmaklara geçerler Kemikli balıklar Teleostei takımının yılan balığıgiller Anguillidae familyasından sonbaharda dişi ve erkekleri Avrupa ırmaklarından denize inen dişileri yumurtlamak üzere Meksika Körfezine göç eden yumurtadan çıkan larvaları iki sene içinde Avrupa kıyılarına dönerek olgunlaşmak üzere yine ırmaklara geçen bir tür Kemikli balıklardan yılan balığıgiller Anguillidae familyasından sonbaharda dişi ve erkekleri Avrupa ırmaklarından denize inen dişileri yumurtlamak üzere Meksika Körfezi ne göç eden yumurtadan çıkan larvaları iki yıl içinde Avrupa kıyılarına dönerek olgunlaşmak üzere yine ırmaklara geçen bir tür Avrupa tatlı su yılan balığı )

( COMMON EEL )

( ANGUILLE )

( EUROPÂISCHER AALE | EUROPÄISCHER AALE )

( ANGUILLA ANGUILLA )


- CIS/CARCINOMA İN SITU değil/yerine/= KANSER, YERİNDE KANSER


- CİS İZOMER ile/||/<> TRANS İZOMER

( Cis aynı taraf 90°, trans karşı taraf 180°. )

( Formül: Platin kompleksleri )


- CIS-ACTING GENE[İng.] değil/yerine/= CİS-ETKİLİ GEN

( Aynı kromozom üzerinde başka bir gen ile etkileşime giren ya da bu gen ile birlikte çalışan gen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇİSENTİ ile ÇİSKİN

( Toz gibi ince yağan yağmur. İLE Çiseleyen yağmur. | Çiseleyen yağmurdan hafifçe ıslanmış olan. )


- ÇİŞİK ile/||/<> TAVŞAN YAVRUSU

( tavşan yavrusu Kökünü bilmiyoruz Yerel ağızlarda tavşan yavrusuna göcen adı da verilmektedir göcen Bundan başka becel beleç becen adları da tavşan yavrusu olarak geçer )


- CİSİM ile CİSMANÎ

( Tanrı, ne cisim, ne de cismanîdir. )


- CİSİM ile/ve/değil DÜZGÜN KESİTLİ KATI CİSİMLER


- CİSİM ile/ve/<>/< MEKÂN ile/ve/<>/< HEY'ET ile/ve/<>/< SÛRET-İ VEHMİYE(CİSM-İ MEVHUM) ile/ve/<>/< TEŞEKKÜL/TAHAYYÜL/TAŞAHHUS ile/ve/<>/< SÛRET-İ NEV'İYE(İSTİDAD/TAAYYÜN İSTİDADI) ile/ve/<>/< SÛRET-İ CİSMİYE ile/ve/<>/< UNSUR(TAHAYYÜL) ile/ve/<>/< HEYULA


- CİSİM ile/ve MEVCUD


- CİSM-İ BİLLURÎ ile/||/<> CORPS CRISTALLIN[Fr.] ile/||/<> BİLLÛR CİSİM

( biyoloji )

( CORPS CRISTALLIN )


- CİSM-İ DELKİ | KALKAN BEZİ | TİROİT ile/||/<> TİROİT ile/||/<> KALKAN BEZİ

( kalkan bezi karşılık tiroyid thyreos kalkan eidos biçim Yutağın altında boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı bir içsalgı bezi olup biçimi kalkana benzediğinden bu isim verilmiştir Salgıladığı tiroksin isimli hormon vücudun büyüme ve gelişmesini ayarlar thyreos kalkan eidos biçim Yutağın altında boynun ön ve yanlarında bulunan şekli kalkana benzeyen vücudun büyüme ve gelişmesi için gerekli hormonları kana salgılayan bir iç salgı bezi Tiroit anat Tiroit bezi )

( THYROÏDE )


- CİSMİ DELKİ | KALKAN BEZİ ile/||/<> KALKAN BEZİ

( karşılık tiroyid thyreos kalkan eidos biçim Yutağın altında boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı bir içsalgı bezi olup biçimi kalkana benzediğinden bu isim verilmiştir Salgıladığı tiroksin isimli hormon vücudun büyüme ve gelişmesini ayarlar thyreos kalkan eidos biçim Yutağın altında boynun ön ve yanlarında bulunan şekli kalkana benzeyen vücudun büyüme ve gelişmesi için gerekli hormonları kana salgılayan bir iç salgı bezi Tiroit anat Tiroit bezi )

( THYROID | GLANDULA THYROIDEA )

( THYROÎDE | THYROÏDE )

( SCHILDDRÜSE | SCHIELDDRÜSE )


- CİSMİ HAYATİİ NEVATİ | KROMOZOM ile/||/<> KROMOZOM ile/||/<> KROMOZOM[Fr. < CHROMOSOME]

( khroma renk soma vücut Çekirdekte bulunan göze bölünmesi sırasında belirli hale geçen sayı ve biçimi her tür için sabit olan koyu boyanan ve ekviprodüktif özelliğe sahip parçaların herbiri biyoloji botanik chroma renk soma vücut Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan hücre bölünmesi şurasında iplikler hâlinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar Kromozomlar üzerinde genler dizilidir Her kromozom çok uzun bir DNA molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar İnterfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler Prokaryot hücrelerin tek DNA molekülüne de kromozom denir Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan DNA ve nükleoproteinden oluşmuş karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı Hücre bölünmesi anında kromatin ipliklerinin kısalıp kalınlaşmasıyla ortaya çıkan üzerinde her türde belli sayı ve biçimde genleri taşıyan DNA molekülü ve onun yardımcı proteinlerini içeren ışık mikroskobunda incelenebilinen ve sentromerlerin bulunduğu yere göre metasentrik submetasentrik akrosentrik ve telosentrik kromozomlar olarak adlandırılan koyu renkli cisimcikler )

( CHROMOSOME | (ANAT CHROMOSOMA )

( CHROMOSOME )

( CHROMOSOMEN | CHROMOSOME )


- CİSM-İ TABİÎ ile CİSM-İ TÂLÎMÎ ile CİSM-İ RİYÂZÎ

( Doğal nesne. İLE Matematiksel nesne. İLE ... )

( Tüm nesneler/cisimler, ya devim ya da dinginliktedir. )

( Nesneler/cisimler, birbirinden, tözde değil fakat devim ve dinginlikte ayrılır. )

( Nesnelerin/cisimlerin etkileşimleri, doğalarına bağlıdır. )


- CİSMU LÂ YENFEKKU MİN KEZÂ[Ar.] ile LÂ YEBRAHU[Ar.] ile LÂ YEZÂLU[Ar.] ile LÂ YAHLÛ[Ar.] ile LÂ TE'ARRÂ[Ar.]


- CISTUS, LADONUM RESIN[İng.] ile/||/<> CISTACEAE[Lat.] ile/||/<> LÂDENGİLLER

( Yaprakları basit karşılıklı ya da almaşlı dizilişli çiçekleri er dişi ışınsal simetrili çanak yaprakları 35 tane olup serbest taç yaprakları 5 nadiren 3 tane olan ovaryum üst durumlu lokulusit kapsül tip meyvesi olan ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen bir ya da çok yıllık otsu ya da çalımsı bitkiler )

( CISTUS, LADONUM RESIN )

( CISTACEAE )


- ÇİT/SİYE[N]Ç ile ÇİT

( Bağ, bahçe, bostan gibi yerlerin çevresine, çalı, kamış, ağaç dalı, diken gibi şeylerden çekilen duvar. İLE Pamuktan dokunmuş basma. | Başörtü, yazma, yemeni. | Üzerine desenler işlenmiş süslü bir Çin kumaşı. )


- ÇİT ile DEFETMEK ile ESKRİMCİ ile ÇİTLE ÇEVRİLEBİLİR ile ESKRİM

( FENCE vs. FENCE OFF vs. FENCER vs. FENCIBLE vs. FENCING )

( شمشير بازي کردن ile حصاردرست کردن ile پرچين ile شمشير بازي ile حفاظ ile حصار ile نرده ile نردهگذاري کردن ile محجر ile نرده کشيدن ile حصار دار کردن ile حصار کشيدن ile شمشير زن ile شمشيرباز ile قابل دفاع )

( SHMASHYR BAZY KARDAN ile HESARDAREST KARDAN ile PARCHYNE ile SHMASHYR BAZY ile HAFAZ ile HESAR ile NARDEH ile NARDEGGOZARY KARDAN ile محجر ile NARDEH KESHYDAN ile HESAR DAR KARDAN ile HESAR KESHYDAN ile SHMASHYR ZAN ile شمشيرباز ile GHABEL DAFA )


- ÇİTA[İng. < CHEETAH] ile/||/<> JAGUAR ile/||/<> KAPLAN ile/||/<> KEDİGİLLER ile/||/<> PUMA ile/||/<> VAŞAK

( (Acinonyx jubatus) Etçiller (Carnivora) takımının kedigiller (Felidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 125, kuyruğu 76 cm. Tüyleri kara beneklidir. Afrikada yaşar. @@ (zooloji) @@ Etçiller (Carnivora) takımının, kedigiller (Felidae) familyasından, 125-150 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyrukları olan, eskiden Afrika, Türkiye ve Hindistan'da görülen, çok hızlı koşan, soyu tükenmekte olan bir tür. )

( CHEETAH | JAGUAR | TIGER | CATS | MOUNTAIN LION | EUROPEAN LYNX~JAGUAR~TIGER~CATS~MOUNTAIN LION~EUROPEAN LYNX )

( GUÉPARD | GUEPARD | JAGUAR | TIGRE | CHATS | PUMA | LYNX~JAGUAR~TIGRE~CHATS | FÉLIDÉS~PUMA~LYNX )

( ACINONYX JUBATUS | ACINONYX JUBATUS | FELIS ONCA | FELIS TIGRIS | FELIS | FELIS CONCOLOR | LYNX LYNX, FELIS LYNX~FELIS ONCA | FELIS ONCA, PANTHERA ONCA~FELIS TIGRIS | FELIS TIGRIS, PANTHERA TIGRIS~FELIS | FELIDAE | FELIDAE, FELIS: KEDI~FELIS CONCOLOR~LYNX LYNX, FELIS LYNX )

( JAGDLEOPARD | JAGUAR | KÖNIGSTIGER | KATZEN | PUMA | SUMPFLUCHS~JAGUAR~KÖNIGSTIGER~KATZEN~PUMA~SUMPFLUCHS )

( GHEPARDO~GIAGUARO~TIGRE~FELIDI~PUMA~LINCE )

( ΓΑΤΌΠΑΡΔΟΣ / γατόπαρδος~ΙΑΓΟΥΆΡΟΣ / ιαγουάρος~ΤΊΓΡΗ / τίγρη~ΑΙΛΟΥΡΟΕΙΔΉ / αιλουροειδή~ΠΟΎΜΑ / πούμα~ΛΎΓΚΑΣ / λύγκας )


- ÇİTA ile ASYA ÇİTASI


- ÇİTA ile DAĞ ASLANI/YENİDÜNYA ASLANI/PUMA/KUGAR

( )

( CHEETAH vs. COUGAR )


- ÇİTA ile LEOPAR

( Öncelikle, yüzlerinden anlaşılır. Her yerinde benekleri bulunan fakat sadece burnunun iki yanında siyah çizgi olan ÇİTA. İLE Benekleri burnunun yanında da olmak üzere her yerinde bulunan LEOPAR'dır. )

( Daha zayıf ve narin görünüşlüdür. İLE Daha kaba ve sert görünüşlüdür. )

( ... İLE Gebelik süreleri, 3 aydır. )

( Dünyanın, en hızlı hayvanı.[Saatte, 100 km. hızla koşabilirler. Fakat kısa sürelidir. Çok çabuk yorulurlar.] İLE ... )

( Avlarını çok kısa mesafede yakalamaları gerekir. Çok uzun süre koşamazlar. İLE ... )

( Zaman zaman, leoparlar, çitaları avlar. )

( Çita ile Leopar )

( image )

( 3 km. öteyi görebilirler.[Isı dalgaları nedeniyle net bir görüş elde edemeyebilirler.] İLE ... )

( CHEETAH vs. LEOPARD )

( ACINONYX JUBATUS cum PANTHERA PARDUS )


- ÇITAK ile/||/<> BOZUK AĞIZLA KONUŞAN RUMELİ TÜRKÜ

( Bozuk ağızla konuşan Rumeli Türkü )


- ÇITALI UÇURTMA/BATPİREK ile/ve ŞEYTAN UÇURTMASI


- ÇITÇIT ile/ve FERMUAR[Fr. < FERMOIR]

( Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye yarayan, iki parçadan yapılmış metal tutturmalık. İLE Giysi, çanta vs. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek. )

( FERMEJÜP avec FERMUAR )


- ÇITÇITLAMAK ile ÇITÇIT ile ÇITÇITÇI/LIK


- CITE :/yerine ALINTI YAPMAK


- ÇİTİLEMEK ile ÇİTİLENMEK ile ÇİT ile ÇİTA ile ÇİTİ ile ÇİTİLİ ile ÇİT SARMAŞIĞI ile ÇİT SARMAŞIĞIGİLLER


- ÇİTLEMBİK ile/değil ÇITLIK


- CITRIC ACID[İng.] değil/yerine/= SİTRİK ASİT

( Turunçgillerde bulunan organik bir trikarboksilik asittir. Halk arasında limon tuzu olarak da bilinir.[1] IUPAC adı 2-hidroksipropan-1,2,3-trikarboksilik asittir. Sitrik asit, antioksidan özelliklerinden dolayı farmasötik preparatlarda yardımcı madde olarak kullanılır. Aktif bileşenlerin stabilitesini korur ve koruyucu olarak kullanılır. Ayrıca pH'ı kontrol etmek için bir asitleştirici olarak kullanılır ve kandaki kalsiyumu şelatlayarak bir antikoagülan görevi görür. Kimyasal formülü C6H8O7 olan sitrik asidin moleküler kütlesi 192,12 g.mol-1 dir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CITRUS TREE, BERGAMOT ORANGE[İng.] ile/||/<> BERGAMOTTE[Fr.] ile/||/<> CITRUS AURANTIUM[Lat.] ile/||/<> BERGAMOTTE[Alm.] ile/||/<> BERGAMOT[Fr. < BERGAMOTE]

( Turunçgiller Rutaceae familyasından taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler )

( CITRUS TREE, BERGAMOT ORANGE )

( BERGAMOTTE | BERGAMOTE )

( BERGAMOTTE )

( CITRUS AURANTIUM )


- Cİ'TUHÛ[Ar.] ile Cİ'TU İLEYHİ[Ar.]


- MERCURY-ARC RECTIFIER, MERCURY VAPOUR RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À VAPEUR DE MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERDAMPFGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU


- MERCURY-ARC LAMP, MERCURY VAPOUR LAMP[İng.] / LAMPE À VAPEUR DE MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERDAMPFLAMPE/QUECKSILBERDAMPFRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA BUHARLI LAMBA/TÜP


- CIVA ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI LAMBA ile/||/<> CIVA HAZNELİ KATOT ile/||/<> CIVA LAMBASI ile/||/<> CIVALI ALAŞIM ile/||/<> CIVALI ARK ile/||/<> CIVALI BAROMETRE ile/||/<> CIVALI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVALI MANOMETRE ile/||/<> CIVALI PİL ile/||/<> CIVALI SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> CIVALI TERMOMETRE


- CIVA ile CIVALI ile CIVALI ZAR


- CIVA ile/değil GALYUM/GALLIUM


- MECURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA


- CİVADRA[İt. < GIVADERA] ile/ve GRANDİ ile/ve MİZANA ile/ve GABYA

( Geminin baş tarafındaki yatık direk. İLE/VE Geminin ortasındaki büyük direk. İLE/VE Yelkenli gemilerdeki arka direk. İLE/VE Üç direkli gemilerdeki orta direk. )


- MERCUROUS IODIDE[İng.] ile/değil/yerine/= CIVA(I) İYODÜR


- MERCUROUS PHOSPHATE[İng.] / MERCURIO FOSFATE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)FOSFAT


- MERCURIC CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= CIVA(II) KLORÜR


- MERCUROUS CHLORIDE[İng.] / CHLORURE MERCUREUX[Fr.] / MERKUROLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)KLORÜR


- CHROMATE MERCUREUX[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA(I)KROMAT


- MERCUROUS CHROMATE[İng.] / MERKUOCHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)KROMAT


- MERCUROUS SULFATE[İng.] / SULFATE MERCUREUX[Fr.] / MERKUROSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)SÜLFAT


- BAROMÈTRE AU MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERBAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI BAROMETRE


- MERCURY BAROMETER, MERCURY MANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= CIVALI BASINÇÖLÇER


- MANOMÈTRE À MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERMANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI MANOMETRE


- MERCURY CELL[İng.] / PILE AU MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI PİL


- MERCURY THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE


- FLÜSSIGE QUECKSILBERKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI SIVI KATOT


- CİVATA değil CIVATA[İt. < CHIAVARDA]


- CIVATA ile/||/<> CIVATA[İt. < CHIAVARDA]

( İtal Venedik giaveta bolt )

( CHIAVARDA | GIAVETA )


- CIVATA[İt. < CHIAVARDA] ile MAPA[İt. < MAPPA]

( ... İLE Ucu halkalı cıvata. | Gemi içini aydınlatmaya yarayan zeytinyağıyla yanan siperli fener. )


- CIVATALAMAK ile CIVATA ile CIVATALI


- CİVCİV ile KAZ/ÖRDEK YAVRUSU

( Civciv ile Ördek Yavrusu )

( FERHÜN/FERHU'D ile ... )

( CHICK vs. POULT )


- CİVCİV/CÜLLE ile PİLİÇ/BULADA

( CHICK vs. PULLET )


- CİVCİV/LİK ile CİVCİVLİ ile CİVCİV SARISI


- CİVELEK, MÜRSEL (SARIYER, 1996) :

( Sarıyer Altyapısından yetişti ve yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel kadroya alındı (2015/2016). 2 lig, 1 kupa olmak üzere 3 resmi ve 1 de özel maç olmak üzere 4 maçta oynadı. Sezon sonunda Sarıyer'den ayrıldı ise de 2018/2019 sezonunda tekrar Sarıyer'e döndü. Yenimahalle, Sarıyer ve Yomrasor kulüplerinde oynadı. )


- ÇIVGAR ile/||/<> ÇIVGAR[Yun.]

( Yağlı güreşte ve karakucakta birinciliği kazanmaması istenilen güreşçinin yenilmesi ya da berabere kalmasını sağlamak amacıyla öteki güreşçilerin aralarında anlaşıp birbirlerine yenilmeleri ve o güreşçiyi yormak için onunla güreşenin güreşi uzatması Gerektiğinde arabaya koşulan üçüncü at Ortayazı Senirkent Isparta Ağızlarda çıvgar şıvgar ve zıvgar biçimleri de kullanılır R ςευγάρι Gespann )

( ΣΕΥΓΆΡΙ / ςευγάρι )


- ÇİVİ ile/ve EKSER/ENSER/MIH[Fars.]/MİSMÂR[Ar.]

( ... İLE Büyük çivi. )


- ÇİVİ ile KABARA

( ... İLE Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. | Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi. | Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. )


- CIVIK ile/= MIÇÇIK


- ÇİVİLEMEK ile ÇİVİLENMEK ile ÇİVİLETMEK ile ÇİVİTLEMEK ile ÇİVİTLENMEK ile ÇİVİLENEBİLMEK ile ÇİVİLEYEBİLMEK ile ÇİVİ ile ÇİVİT ile ÇİVİCİ/LİK ile ÇİVİLİ ile ÇİVİSİZ ile ÇİVİTLİ ile ÇİVİTSİZ ile ÇİVİT OTU ile ÇİVİ YAZISI ile ÇİVİT RENGİ ile ÇİVİT MAVİSİ ile ÇİVİSİZ KALKAN


- ÇIVMAK ile ÇIVLAMAK

( Atlamak, sıçramak, zıplamak. | Bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, inhiraf etmek. İLE Fışkırarak akmak. )


- CIVRAK/CAVRAK ile/||/<> ÇEVİK[Fars. < ÇABUK]/TETİK/ATİK/KIRNAK

( Tez, çevik, kıvrak/divrek, acele eden. İLE/||/<> Kolaylık ve hızla davranan. )


- TAUPUNKTKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİY EĞRİSİ


- DEW POINT[İng.] / POINT DERASÉE[Fr.] / TAUPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİY/LENME NOKTASI


- ÇİY ile/||/<> KIRAĞI

( Su buğusunun açık ve durgun havalarda, sabaha karşı yoğunlaşarak otlar, yapraklar ya da açıkta kalmış nesneler üzerinde oluşturduğu küçük su damlacıkları. @@ (coğrafya) )

( DEW | HOAR~HOAR | FROST )

( ROSÉE | GELÉE BLANCHE~GELÉE BLANCHE | GELÉE )

( ROS~PRUINA )

( TAU | REIF~REIF | FROST )

( RUGIADA~BRINA )

( ΔΡΟΣΙΆ / δροσιά~ΠΆΧΝΗ / πάχνη )


- ÇİYDEM değil ÇİĞDEM/MAHMURÇİÇEĞİ

( Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi. )

( COLCHICUM )


- CIZ ile CIZ SİNEĞİ


- ÇİZECEK ile/||/<> POINTE À TRACER[Fr.] ile/||/<> REISSAHLE[Alm.]

( Çember kesitli ucu sivri ve ağaç saplı el aracı Ağacı çizmeye yarar )

( POINTE À TRACER )

( REISSAHLE )


- ÇİZGİ, ELYAF, DAMAR | FİLON | VİE | USEYBAT | VİA | DAMAR ile/||/<> VAZ

( Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı. @@ Aynı mevsimde oluşan gözeler gurubunun, kesitlerde öbür gözelerden ayrı renkte görünüşü. @@ madencilik: İşletilen bir katmanın yakınındaki ince kömür katmanı. @@ İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve tüm gelişmiş duvarları bulunan kanallar. 2. Böceklerin kanatlarında bulunan kitin çizgiler. @@ Derinin ham kalan bölümü. (*Bor -Niğde) @@ (coğrafya, jeoloji) @@ (botanik) @@ (botanik, zooloji) @@ @@ 1. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. 2. Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. @@ Tomruklardaki gaz oyuklarının haddelenmesi ya da yanlış haddeleme sonucu, uzun metal parçalarda oluşan, genellikle üzeri kapalı, bulunması zor kusur. @@ Bir öz etrafına bir veya birkaç kat halinde heliksel sarılmış, kesiti yuvarlak,üçgen, oval biçiminde olan çelik teller demeti. @@ anat. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal, vaz, anjeyon. @@ ~ Az damar. -Tkm damar. -TatK tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Bşk tamır. -Nog tamır 'kök'. -Kklp tamır. -Kzk tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Krg tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Alt, Tel, Şor, Küer, Sag, Koy, Kaça tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Yak tımır. -Çuv tımar. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (tamar, tamır). Orta Türkçede tamur olarak geçer. Oğuzlar tamar biçimini kullanırlar. Eski Kıpçakçada da tamar olarak geçer. Türkçe tam- 'damlamak' kökünden geldiği anlaşılıyor. Yalnız Clauson'un vurguladığı gibi tamar yanında geçen tamur biçimi düşündürücüdür. )

( FISSURE VEIN | LADE VEIN | VESSEL | IODE, VEIN | VESSEL, VEIN | SEAM | STREAK~... )

( FILON, FISSURE, FILONIENNE | FIBRE | FILON, VEINE | VAISSEAU | FILON | NERVURE | VAISSEAU, VEINE~... )

( VENA~... )

( GANG | FASER | ADER | ERZGANG, GANG | GEFASS, VENE~... )

( VENA~... )

( ΦΛΈΒΑ / φλέβα~... )

( DAMAR[Az.]~DAMAR[Tkm.]~TAMIR[Tatk.]~TAMIR[Bşk.]~TAMIR[Nog.]~TAMIR[Kklp.]~TAMIR[Kzk.]~TAMIR[Krg.]~TIMIR[Yak.]~TIMAR[Çuv.] )


- LINE SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİ KAYNAĞI


- ÇİZGİ, TARAMA ÇİZGİSİ | SATIR ile/||/<> SATIR ile/||/<> SATIR[Ar. < SAṬR | AR. < SÂṬŪR]

( TV Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi Saz ozanlarının dizeye verdikleri ad santır santıraş 2 Sebze doğramak et kıymak kemik parçalamakta kullanılan büyük ve enli bıçak Yalvaç Isparta Kemalpaşa İzmir Bursa santır Gökmenler Çatak Gedikli Kızılağaç Saimbeyli Adana santıraş 2 Saçıkara İslahiye Gaziantep Halk edebiyatı terimi Halk edebiyatında dize )

( LINE, SCANNING LINE | LINE )

( LIGNE (D'ANALYSE) )

( ZEILE, ABTASTZEILE, BILDZEILE )


- ÇİZGİ[Osm.] / STRICH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİ


- ÇİZGİLİ KASLAR ile/ve DÜZ KASLAR(RECTUS)[Baş ve gözde bulunur] ile/ve KALP KASLARI


- ÇİZGİNMEK ile ÇİZGİLEMEK ile ÇİZGİLENMEK ile ÇİZGİLEŞMEK ile ÇİZGİLEŞTİRMEK ile ÇİZGİ/LİK ile ÇİZGİLİ/LİK ile ÇİZGİ İM ile ÇİZGİSEL ile ÇİZGİSİZ ile ÇİZGİ FİLM ile ÇİZGİ RESİM ile ÇİZGİ ROMAN ile ÇİZGİ ÖLÇEK ile ÇİZGİ HAKEMİ


- LINEAR DEFECT[İng.] / DÉFAUT LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİSEL KUSUR


- LINEAR CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE LINÉIQUE[Fr.] / LINEARE LADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- ÇİZGİSEL ile/||/<> BİRİNCİ DERECE (CEBİRDE)

( birinci derece cebirde )


- YEŞİL ZEYTİN'DE:
ÇİZİK ile/yerine KIRIK/KIRMA(ÇEKİÇTE/ÇEKİŞTE)


- ÇİZİKTİRMEK" değil ÇİZMEK


- ÇİZİLMEK ile ÇİZİKTİRMEK ile ÇİZİLEBİLMEK ile ÇİZİLİVERMEK ile ÇİZİ ile ÇİZİK ile ÇİZİM ile ÇİZİŞ ile ÇİZİCİ/LİK ile ÇİZİLİ ile ÇİZİKLİ ile ÇİZİMCİ/LİK ile ÇİZİKSİZ ile ÇİZİN ÇİZİN


- ÇİZİNÇ/HARİTA[Ar.] ile/ve/||/<>/> YÖNDEÇ/PUSULA[İt.]


- ÇİZİNÇ = HARİTA[Ar.] = MAP[İng.] = PLAN[Fr.] = LANDKARTE[Alm.] = MAPPA[İt.] = MAPA[İsp.]


- CIZIR CIZIR (PİŞMEK)


- CIZLAMAK ile CIZLAM


- ÇİZME ile SOKMAN

( ... İLE Bir çeşit, uzun konçlu çizme. )


- ÇİZMEK ile/||/<> ÇİZME

( Bir çizge ya da eğriyi çizme eylemi matematik koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir çeşit ayakkabı )

( PLOT | DRAW )

( TRACER | TRACER, CONSTRUIRE )

( AUFTRAGEN )


- ÇİZMEK ile ÇİZMECİ/LİK ile ÇİZMELİ


- ÇİZMEK ile İÇERİ ÇEKMEK ile ÇİZGİ ÇEKMEK ile ÇİZGİLER ÇİZ ile DIŞARI ÇEKMEK ile HAZIRLAMAK ile ÇEKMECE ile ÇİZİM ile ÇİZGİ ÇİZME

( DRAW vs. DRAW IN vs. DRAW LINE vs. DRAW LINES vs. DRAW OUT vs. DRAW UP vs. DRAWER vs. DRAWING vs. DRAWING LINES )

( رسم کردن ile کشيدن ile نگاشتن ile کشاندن ile ترسيم نمودن ile قرعه کشيدن ile نقاشي کردن ile جلب کردن ile نقش کردن ile دم کشيدن ile قرعه کشي ile بداخل کشيدن ile خط کشيدن ile خط خط کردن ile خط کشي کردن ile استخراج کردن ile سيخ ايستادن ile نقشه کش ile زير شلواري ile برات کش ile نقشه کشي ile ترسيم ile خط کشي )

( RASM KARDAN ile KESHYDAN ile NEGASHTAN ile KESHANDAN ile TARSYM NEMUDAN ile GHARE KESHYDAN ile NAGHASHY KARDAN ile JALAB KARDAN ile NAQSH KARDAN ile DAM KESHYDAN ile GHARE KESHY ile BEDAKHAL KESHYDAN ile KHAT KESHYDAN ile KHAT KHAT KARDAN ile KHAT KESHY KARDAN ile ESTEKHARAJ KARDAN ile SYKH AYSETADAN ile NAQSHEH KESH ile ZYR SHALVARY ile BARAT KESH ile NAQSHEH KESHY ile TARSYM ile KHAT KESHY )


- ÇİZMEK ile KESMEK


- CİZVİT ile CİZVİTLİK

( JESUIT vs. JESUITRY )

( يسوعيون ile يسوعيت )

( يسوعيون ile يسوعيت )


- CLAIM vs. ASSERT


- CLAISEN FLASK[İng.] / CLAISEN BALLON[Fr.] / CLAISEN KOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN BALONU


- CLAISEN BALONU ile CLAISEN TEPKİMESİ

( U biçimli boyuna sahip damıtma için kullanılan bir balon. İLE Sodyum hidroksitli ortamda, alifatik ve aromatik aldehitlerden su uzaklaştırıldığında, doymamış aldehitlerin meydana geldiği bir tepkime. )

( CLAISEN FLASK vs. CLAISEN REACTION )

( CLAISEN KOLBEN mit CLAISEN REAKTION )


- CLAPEYRON'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAPEYRON[Fr.] / CLAPEYRONISCHES THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAPEYRON KURAMI/TEOREMİ


- CELL DE CLARK[Fr.] ile/değil/yerine/= CLARK GÖZESİ


- CLARK OXYGEN SENSOR[İng.] / CLARK SAUERSTOFF ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLARK OKSİJEN ELEKTRODU


- -CLASİA/-CLASİS ile/||/<> -CLAST/-CLASTY

( Parçalanma, ayrılma, yırtılma, haraplanma. İLE/||/<> Parçalara ayrılmış, parçalanmış. )


- CLASS NUMBER ile/||/<> DİSCRİMİNANT

( Class number eşdeğerlik sınıfı İLE discriminant b²-4ac değer. )

( Formül: Equivalence İLE invariant )


- CLASSIC vs. MODERN


- CLASSIC :/yerine KLASİK


- CLASSROOM TEACHER[İng.] ile/||/<> MAÎTRE DE CLASSE[Fr.] ile/||/<> SINIF ÖĞRETMENİ

( 1 Görevlendirildiği sınıfa özgü öğretim programının öngördüğü çalışmaları planlayan bu çalışmaları yönetip değerlendiren ve her öğrencinin sorunuyla yakından ilgilenen öğretmen 2 Görevlendirildiği sınıfın bütün derslerini okutan öğretmen )

( CLASSROOM TEACHER )

( MAÎTRE DE CLASSE )


- CLAUDE İŞLEMİ

( Havayı, çeşitli basamaklardan geçirerek sıvılaştırma işlemi. Basınç altındaki gaz, orifisten geçirilerek genişletilir, iş yaparak genişleyen gaz, soğur ve sıvılaşır. )


- CLAUDE PROCESS[İng.] / CLAUDE PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUDE İŞLEMİ


- CLAUS- ile/||/<> -CLEİSİS/-CLİSİS

( Kapalı. İLE/||/<> Kapanma, uyum, ucuza gelme. )


- CLAUSE[İng.] ile/||/<> CÜMLECİK

( Sıfır ya da daha fazla harfimsilerin sonlu bir tikel evetlemesi )

( CLAUSE )


- CLAUSİUS İLE KELVİN İLE PLANCK ile/||/<> ENTROPİ FORMÜLASYONLARI

( Termodinamiğin ikinci yasasının farklı ifadeleri. )

( Formül: ΔS_evren ≥ 0 )

( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )


- CLAUSIUS THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS KURAMI/TEOREMİ


- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ


- CLAUSIUS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-NUMMER, CLAUSIUS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS SAYISI


- CLAUSIUS VIRIAL THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU VIRIEL DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-VIRIALTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS VİRİAL KURAMI/TEOREMİ


- CLAUSIUS LAW[İng.] / LOI DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS YASASI


- CLEARLY :/yerine AÇIKÇA


- CLEBSCH GORDON KAT SAYISI = VEKTÖR ÇİFTLENİM KAT SAYISI


- CLEBSCH GORDON KAT SAYİSİ ile/||/<> VEKTÖR ÇİFTLENİM KAT SAYİSİ

( )

( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )


- CLİCK KİMYASI ile/||/<> KLASİK SENTEZ

( Click azid-alkin hızlı verimli, klasik çok basamak. )

( Formül: CuAAC İLE çoklu )


- CLIENT vs. CUSTOMER vs. CONSUMER


- CLIENT :/yerine MÜŞTERİ


- CLIMATE/ACCLIMATION[İng.] değil/yerine/= CLIMAT[Fr.] değil/yerine/= KLIMA[Alm.] değil/yerine/= IKLIMLEME

( Sinema/TV. Sinema salonlarını, sinema ve televizyon ilişkilerini istenilen sıcaklıkta tutma, korunakların sıcaklığını düzenleme. @@ döşem: Yapıların sıcaklık, nem ve temizliğini sağlamaya, gerekli hava akımını gerçekleştirmeye ilişkin aygıtsal işlem. )


- CLIMATE[İng.] ile/||/<> CLIMAT[Fr.] ile/||/<> KLIMA[Alm.] ile/||/<> İKLİM

( Yeryüzünün herhangi bir yerinde havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu )

( CLIMATE )

( CLIMAT )

( KLIMA )


- CLİN-/CLİNO- ile/||/<> CYRT-/CYRTO- ile/||/<> SCOLİO-

( Eğim, eğrilik, eğik olma. İLE/||/<> Eğri, dışbükey, bükülmüş. İLE/||/<> Kıvrımlı, eğri, çarpık. )


- CLINIC :/yerine KLİNİK


- CLINIC[İng.] ile/||/<> KLİNİK[Fr. < CLINIQUE]

( Muayenehane )

( CLINIC )

( CLINIQUE )


- CLINIC[İng.] ile/||/<> MUAYENEHANE[Ar. < MUʿÂYENE + FARS. < HÂNE]

( Bir hayvanın hasta olup olmadığının veya hastalığın nerede olduğunun araştırılması için gerekli alet ve edevatla donatılmış yer klinik )

( CLINIC )


- CLINICAL :/yerine KLİNİK


- CLOCHE[Fr.] ile/||/<> FANUS[Ar. < FÂNŪS]

( kimya )

( CLOCHE )


- CLOSED BOX[İng.] ile/||/<> BOÎTE FERMÉE[Fr.] ile/||/<> KAPALI KUTU

( Öklit uzayında n sayıda kapalı aralığın dik çarpımı )

( CLOSED BOX )

( BOÎTE FERMÉE )


- CLOSENESS vs. WARMTH


- CLOSER :/yerine DAHA YAKIN


- CLOTHES vs. CLOTHS


- CLOUD ile CLAUDE[ANTHROPIC]


- CLOVERLEAF JUNCTION[İng.] ile/||/<> FEUİLLE DE TRÈFLE[Fr.] ile/||/<> KLEEBLATT[Alm.] ile/||/<> YONCA YAPRAĞI

( Bir yonca yaprağını andırır biçimde tasarlanmış alt ve üst geçitli kavşak )

( CLOVERLEAF JUNCTION )

( FEUILLE DE TRÈFLE )

( KLEEBLATT )


- CLUB[İng.] ile/||/<> MASSUE[Fr.] ile/||/<> KEULE[Alm.] ile/||/<> LOBUT[Ar. < NEBBŪT]

( Kolun gücünü ve savurma yeteneğini geliştirmek için kullanılan şişe biçiminde değişik ağırlıktaki ağaçtan el aracı Yerel ağızlarda labıt labut öküzleri dürtmekte kullanılan üvendirenin ucundaki yassı demir bir ucuna yassı çivi öbür ucuna yassı demir parçası konulmuş uzun sopa üvendire Bulgarcada lobut esk dayak BERe göre III 449 Türkçe lobut kısa değnek biçiminden alınmıştır Bulgarcada labut olarak da geçer Türkçeden Hırvatçaya da geçmiştir )

( CLUB )

( MASSUE )

( KEULE )


- CLUSTER ALGEBRA ile/||/<> QUİVER REPRESENTATION

( Cluster algebra belirli exchange ilişkilerine sahip halka yapısıyken İLE quiver representation directed graph üzerinde temsil kuramıdir )

( Formül: Mutation process )


- CMC ile/||/<> AGREGASYON SAYISI

( CMC kritik misel konsantrasyonu, agregasyon misel boyutu. )

( Formül: Başlangıç İLE N )


- CMS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİM DÜZENİ


- COARSE vs. COURSE


- COASTLİNE İLE CLOUDS İLE MOUNTAİNS ile/||/<> DOĞAL FRAKTALLAR

( Doğada görülen fraktal yapılar. )

( Formül: L ∝ r^(1-D) )


- ÇOBAN KÖPEĞİ ile/||/<> ÇOMAR

( Kangal köpeği. )

( SHEPHERD DOG | SHEEPDOG~... )

( CHIEN DE BERGER~... )

( HIRTENHUND~... )

( CANE PASTORE~... )

( ΤΣΟΠΑΝΌΣΚΥΛΟ / τσοπανόσκυλο~... )


- ÇOBAN ile GAUCHO

( ... İLE Patangonya'da yaşayan koyun çobanları. )


- ÇOBANÇANTASI ile ÇOBANDAĞARCIĞI ile ÇOBANDEĞNEĞİ ile ÇOBANDÜDÜĞÜ ile ÇOBANİĞNESİ ile ÇOBANPÜSKÜLÜ ile ÇOBANSÜZGECİ ile ÇOBANTARAĞI ile ÇOBANTUZLUĞU

( Turpgillerden, yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. İLE Turpgilllerden, yabani bir bitki, kuşekmeği. İLE Karabuğdaygillerden, beyaz ya da pembe çiçekli, yürek biçimi yapraklı, otsu bir kır bitkisi. İLE İkiçeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneciotu. İLE Itır çiçeği cinsinden, kokulu bir bitki. İLE Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi. İLE Yoğurtotu. İLE Maydanozgillerden, tarlalarda çok rastlanılan, beyaz çiçekli bir bitki. İLE Sarıçalı. )

( CAPSELLA BURSA PASTORIS cum THIASPI cum POLYGONUM AVICULARE cum ASARUM EUROPAEUM cum GERANIUM cum ILEX AQUIFOLIUM cum ... cum SCANDIX cum ... )


- ÇOBAN/LIK ile ÇOBANLAR ile ÇOBANSIZ/LIK ile ÇOBANLAMA ile ÇOBAN BÖREĞİ ile ÇOBAN KEBABI ile ÇOBAN KÖPEĞİ ile ÇOBAN MERHEMİ ile ÇOBAN YILDIZI ile ÇOBAN SALATASI


- COCAÏNE[Fr. < COCAÏNE] ile/||/<> KOKAİN ile/||/<> KOKAİN[Fr. < COCAÏNE]

( kimya Erythroxylon coca bitkisinin yapraklarından çıkarılan norepinefrin serotonin ve dopamin gibi nörotransmitter maddelerin taşınmasını önleyerek sinirsel iletimi engelleyen bölgesel uyuşturucu olarak kullanılan uyarıcı olarak kullanıldığında bağımlılık yapan bir alkaloit Erythroxylon coca türü bitkinin yapraklarından elde edilen vücuda alınması durumunda adrenerjik sinir uçlarında bulunan ve noraadrenalinin geri alınmasından sorumlu amin pompasının etkinliğini engelleyerek sinaptik aralıkta noradrenalin birikimine bağlı olarak kendini daha iyi hissetme hâline yol açan ve temas haindeki duysal sinirlerin tümünü dönüşümlü bir şekilde felç ederek yerel anestezik etki gösteren alkaloit yapısında bir ilaç )

( COCAINE )

( COCAÏNE )

( KOKAIN )


- coch. mag.[Lat. < COCHLEARE MAGNUM] değil/yerine/= ÇORBA KAŞIĞI, YEMEK KAŞIĞI DOLUSU


- coch. parv.[Lat. < COCHLEARE PARVUM] değil/yerine/= ÇAY KAŞIĞI DOLUSU


- COCKCROFT-WALTON ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= COCKCROFT-WALTON HIZLANDIRICISI


- COCKROFT WALTON ELEKTROSTATİK ÜRETECİ = COCKROFT WALTON HIZLANDIRICISI


- COCKROFT-WALTON-BESCHLEUNIGER, COCKROFT-WALTON-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= COCKROFT WALTON HIZLANDIRICI


- COCONUT[İng.] ile/||/<> COCOS NUCIFERA[Lat.] ile/||/<> HİNDİSTAN CEVİZİ

( Yağlı tohumlardan olup yağı alındıktan sonra küspesi protein kaynağı olarak rasyonlarda kullanılan çok yıllık odunsu bitki )

( COCONUT )

( COCOS NUCIFERA )


- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK


- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )


- Çocuğu DİNLE!!!


- ÇOCUĞU "ÖVÜNCE":
KİBİRLİ ile HIRSLI ile ÇABALI ile BENCİL ile AHLÂKLI

( "Zekâ" ve "kişiliğini" "översek". İLE (")Başarısını(") "översek". İLE Çabasını översek. İLE "Tipini" "översek". İLE İyi davranışlarını översek. )


- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK


- [ne yazık ki]
ÇOCUĞUNA TAPMA ve ALAYCI TAVIR

( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )

( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )


- ÇOCUĞU/NU:
ACINDIRIRSAN ile ACIKTIRIRSAN

( Arsız olur. İLE Hırsız olur. )


- ÇOCUK:
"BİZE AİT/BİZİM" değil BİZDEN


- ÇOCUK DİLİ ile/||/<> İŞARET DİLİ ile/||/<> ÖZEL DİL ile/||/<> YAPMA DİL | ÇOCUK SÖZCÜĞÜ

( Küçük çocukların bazı belirli sözcüklerle kullandıkları dil. (bk. çocuk sözcüğü) . @@ Küçük çocukların konuşmağa başlamadan önce kullandıkları tek tük ve basit kelimelerden ibaret dil. @@ Konuşmaya ve ana dilini öğrenmeye başlayan küçük yaştaki çocukların söyleme güçlüğünü yenmek üzere bazı kelimeleri ses yapıları bakımından bozarak veya bazı nesneleri kendilerine has adlandırmalara başvurarak yaptıkları anlatım: 'su'yun buv, 'babaanne'nin bababe, 'gezme'nin addâ, 'Nazmiye'nin Mamila, 'tomurcuk'un gogogo 'yumurta'nın numunumuna biçiminde karşılanması gibi. @@ Azerbaycan Türkçesi: uşag dili; Türkmen Türkçesi: çaaga dili; Gagauz Türkçesi: uşak dili; Özbek Türkçesi: bölalar tili ~ bólalar nutqi; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) bovaq tili ~ (D.Uyg.) gödäk tili ~balilar tili; Tat: balalar söyläme; Başkurt Türkçesi: balalar tele; Kmk: yaşlanı tili; Krç.-Malk.: sabiy til; Nogay Türkçesi: bala tîlî; Kazak Türkçesi: balalar tili; Kırgız Türkçesi: bala tili; Alt:: baldartili; Hakas Türkçesi: pala tîlî; Tuva Türkçesi: uraglar çugaazı; Şor Türkçesi: pala tili; Rusça: yazık detey ~detskaya reç' )

( NURSERY LANGUAGE | LITTLE LANGUAGE, NURSERY LANGUAGE | GESTURE LANGUAGE | VOCATIONAL SLANG | ARTIFICIAL LANGUAGE~GESTURE LANGUAGE | GESTURE LANGUAGE, SIGN LANGUAGE~VOCATIONAL SLANG~ARTIFICIAL LANGUAGE | ARTIFICAL LANGUAGE )

( LANGAGE ENFANTIN | LANGAGE DES GESTES | LANGUE SPÉCIALE | LANGUE ARTIFICIELLE~LANGAGE DES GESTES | LANGUE DE SIGNES | LANGAGE DES GESTES, LANGUE DE SIGNES~LANGUE SPÉCIALE | LANGUE SPÉCIALE, LANGUE SPECIALITÉ~LANGUE ARTIFICIELLE )

( KINDERSPRACHE | GEBÄRDENSPRACHE | SONDERSPRACHE | KÜNSTLICHE SPRACHE~GEBÄRDENSPRACHE~SONDERSPRACHE~KÜNSTLICHE SPRACHE )

( LINGUAGGIO INFANTILE~LINGUA DEI SEGNI~LINGUAGGIO SPECIALE~LINGUA ARTIFICIALE )

( ΠΑΙΔΙΚΉ ΓΛΏΣΣΑ / παιδική γλώσσα~ΝΟΗΜΑΤΙΚΉ ΓΛΏΣΣΑ / νοηματική γλώσσα~ΕΙΔΙΚΉ ΓΛΏΣΣΑ / ειδική γλώσσα~ΤΕΧΝΗΤΉ ΓΛΏΣΣΑ / τεχνητή γλώσσα )


- ÇOCUK DÜŞÜNCESİ ile/değil/yerine ŞİZOİD DÜŞÜNCE ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ


- ÇOCUK HAKLARI'NDA:
FELSEFÎ ile/ve/||/<> HUKUKÎ

( * Refah hakkı
* Korumacı haklar
* Yetişkin hakları
* Ebeveyne yönelik haklar
İLE/VE/||/<>
* Olumsuz durumlarda
* Olumlu durumlarda
* Etkin durumlarda )


- ÇOCUK:
(hem) (")MASUM(") ile/ve/değil/hem de/||/<> KURNAZ


- ÇOCUK:
OBEZ ile/değil/yerine GÜRBÜZ


- ÇOCUK:
SUÇA SÜRÜKLENEN değil SUÇA SÜRÜKLENDİĞİ İDDİA EDİLEN


- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR


- ÇOCUK ile HIRSIZ

( İkisi için de, geldiğimiz son nokta[olanaklar/koşullar], onların başlangıç noktasıdır.[Dolayısıyla, ne çocuğun, ne de hırsızın "zekâ"sının ve/ya da "başarı"larının üzerinde fazla durulmaz/durulmamalıdır!] )


- ÇOCUK ile ŞAKA YAPMAK

( KID vs. KIDDING )

( بچه ile کوچولو ile چرم بزغاله ile بچه بازي )

( BECHEH ile KUCHOLO ile CHARAM BOZGHALEH ile BECHEH BAZY )


- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK

( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )

( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )

( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )


- ÇOCUKLARIN/BAŞKALARININ TAKİP ETTİĞİ/EDECEĞİ:
İŞARET PARMAĞIMIZ değil AYAK İZİMİZ


- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK


- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/>< !KIÇLARINA VURMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE

( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )


- CODEND[İng.] ile/||/<> KATAKULLİ[Fr. < FAIT ACCOMPLI'DEN] | AĞ KILIFI

( Ağ kılıfı Fransızca fait accompli oldubitti olup bitti sözünden kalma bir biçim olduğu düşünülebilir Ancak katakulli yanında katakofti uydurma asılsız yalan söz argo biçimi de göz önünde tutulmaya değer bir sözdür katakofti Türkçeden Bulgarcaya katikùlja olarak geçmiştir Arnavutçada katikule olarak kullanılır )

( CODEND )

( FAIT ACCOMPLI )

( STEERT )

( SACCO DELLA RETE )

( ΣΆΚΟΣ ΔΙΧΤΥΟΎ / σάκος διχτυού )


- CODİNG THEORY ile/||/<> COMPRESSION THEORY

( Coding theory hata düzeltme kodlarını incelerken İLE compression theory veri sıkıştırma algoritmalarını inceler )

( Formül: Hamming distance )


- COFFEE :/yerine KAHVE


- TEKSİR EMSÂLI[Osm.] / MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- ÇOĞALMA ile/||/<> ÇOĞALMA ETMENİ / ÇOĞALMA FAKTÖRÜ / ÇOĞALMA SABİTİ

( Bir yan iletkende yük taşıyıcıların artmasıyla akımdaki artış. | Bir kritik altı reaktördeki nötron akışının, nötron kaynağının akışına oranı. İLE/||/<> Bir reaktörde art arda gelen iki Nm ve Nm+1 nötron kuşağının k = Nm+1 / Nm ile verilen, kritiklik etmeni ya da kritiklik kat sayısı da denilen oranı. | Bir defada doğan etkin bölünme nötronlarının net sayısı. Reaktör ortamı için [sonlu ortam olduğundan] etkin çoğalma etmeni olarak da adlandırılır. [Simgesi: k, ket] )

( TEKÂSÜR ile TEKSİR EMSÂLİ )

( MULTIPLICATION vs. MULTIPLICATION FACTOR )

( LA MULTIPLICATION avec LE FACTEUR DE LA MULTIPLICATION )

( VERHMEHRUNG, MULTIPLIKATION mit VERHMEHRUNGSFAKTOR, MULTIPLIKATIONSFAKTOR )


- ÇOĞALMA ile/ve/değil/||/<>/< EŞLEME


- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK


- ÇOĞA-ZANBİL değil DUR-UNTAŞ/DURAN-TAŞ

( ELAM, M.Ö. 1250 )


- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )


- COGNITIVE ATTENTIONAL SYNDROME[CAS] değil/yerine/= BİLİŞSEL DİKKAT SENDROMU[BDS]


- ANKLAV:
COĞRAFİ ile/ve/||/<> SİYASİ ile/ve/||/<> ETNİK

( Coğrafi Anklavlar:
Bir ülkenin topraklarının başka bir ülke tarafından çevrelenmiş olması.[Lesotho, Güney Afrika tarafından çevrelenen bir anklavdır.]

İLE/VE/||/<>

Siyasi Anklavlar:
Ülke içinde ülke olan, farklı devlet toprağıyla kuşatılmış siyasi yapılar.[Vatikan, İtalya sınırları içinde yer alan bir anklavdır.]

İLE/VE/||/<>

Etnik Anklavlar:
Farklı bir kültürün yaşandığı ve öteki kültürlerle sınırlandırılmış bölgeler.[Gettolar, küçük İtalyan bölgeleri ve Çin mahalleleri vb.] )

(

Anklav Türü Tanım Örnek
Coğrafi Anklav Coğrafi olarak bir ülkenin içinde tamamen çevrili olan bölge. San Marino (İtalya içinde)
Siyasi Anklav Politik nedenlerle başka bir ülke tarafından tamamen çevrelenmiş bölge. Kaliningrad (Rusya'ya ait ancak diğer ülkelerle çevrili)
Etnik Anklav Farklı etnik bir grubun çoğunlukta olduğu ve çevre ülkenin kültürel yapısından farklılık gösteren bölge. Nagorno-Karabağ (Azerbaycan içinde Ermeni nüfus ağırlıklı)
)


- COĞRAFÎ-İ NEBATÎ ile/||/<> BIOGÉOGRAPHIE[Fr.] ile/||/<> BİYOJEOGRAFİ[Fr. < BIOGÉOGRAPHIE]

( biyoloji )

( BIOGÉOGRAPHIE )


- COĞRAFYACI ile COĞRAFİ ile COĞRAFİ OLARAK ile COĞRAFYA

( GEOGRAPHER vs. GEOGRAPHICAL vs. GEOGRAPHICALLY vs. GEOGRAPHY )

( جغرافي دان ile جغرافيايي ile تلگرافاً ile علم جغرافيا ile جغرافي )

( جغرافي دان ile JOGHARAFYAYY ile TELGARAFAN ile ALAM JOGHARAFYA ile جغرافي )


- ÇOĞUL / ÇOK/LU ile/ve/=/||/<> KAVRAM

( Nesne(ler)de. İLE/VE/=/||/<> Düşüncede/anlıkta. )


- ÇOĞUL KİŞİLİK ile/ve/||/<> AYRIŞMA SORUNU


- ÇOĞUL ile/ve/değil BİRDEN FAZLA


- ÇOĞUL = CEMİ = PLURAL[İng., Fr., Alm., İsp.] = PLURALIS[Lat.]


- ÇOĞULU OLMAYAN/LAR


- ÇÖĞÜR ile/||/<> ÇORDUK

( çorduk çōr kaval çoban düdüğü Alt çōkur die Rohrpfeife Tel çoğur çoğor şoğor Tel Kuğ Tub çōr Tel şōr şōr Ahlat ağacı ve dikenli ağaç olarak kullanılan çöğürden geldiği anlaşılıyor Radloffun verdiği Türkçe çonur رݘوڭو biçimi yanlıştır Räsänen de Radloffa uyarak çonur biçimini vermiştir )

( ÇŌR[Krg.]~ÇŌKUR[Alt.]~ÇOĞUR[Tel.]~ÇOĞOR[Tel.]~ŞOĞOR[Tel.]~ŞŌR[Tel.]~ŞŌR[Kumd.]~ŞŌR[Soy.] )


- ÇOĞUSU" değil ÇOĞU


- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] değil/yerine/= BİRLİKTE YAŞAMA


- COIFFEUR[Fr.] ile/||/<> KUAFÖR[Fr.]

( 1 Kadın berberi erkek berberi Evde olmayacak mısın Kuaförde mi olacaksın Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar3 Hayır 188 Kuaförde elime tutuşturdukları renk kataloğu muhteşemdi Elif Şafak Mahrem 90 Kumral saçlarını haftada bir kuaförde taratır Buket Uzuner Şairler Şehri 78 Berberin yanında kuaför kamyonlarda nakliye şirketinin sahibi Nezihe Meriç Toplu Öyküleri 2 117 Kuaför olmayı düşündüm Füruzan Yeni Konuklar 72 Ofelia yumuşak adımlarla yanımdan geçip yarım metrekarelik bir kuaför dükkânına giriyor Enis Batur Acı Bilgi 34 Kuaföre gitti demeyi de mi akıl edemedin Tomris Uyar Aramızdaki Şey 31 Meral in kuaförü mü Oğuz Özdeş Yerdeki Bulutlar 7 Bal rengi saçlarına yakın bir tarihte kuaför eli değmemiş kendi eliyle özensiz hatta beceriksizce topuz yapmış anlaşılan Pınar Kür Bitmeyen Aşk 3 Bu biraz Bizans ve biraz da on beşinci asır kuaförlerini hatırlatan baş tuvaletti Refik Halid Karay Yezidin Kızı 35 Muhakkak hem de Beyoğlu nda fevkalade zarif ve muhteşem döşenmiş bir kuaför salonu olacak Attila İlhan Kurtlar Sofrası 457 3 Güzellik salonu Tapu işlemlerini sürünerek bitirdikten sonra yeni işleri sıraya koydum hemen bir tahlil yaptırmalı içkiye kesmeli dişçiye ve kuaföre uğramalıydım Tomris Uyar Yüzleşmeler 95 Kuaförün önünde park yeri bulamadı İnci Aral Safran Sarı 34 )


- MEHRGLIEDRIGES OPTISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİLEŞENLİ OPTİK SİSTEM


- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMEK" ile/ve/||/<>/> ÇOK YANILMAK


- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN

( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] )


- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA


- ÇOK ÇEŞİTLİ/FARKLI ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve/<> BİLDİĞİ(N) KONUDA ÇOK ÇEŞİTLİ/DERİN ŞEYLERİ BİLMEK

( Okyanusun yüzeyini görüp de alttaki derinliği ve ucsuz bucaksızlığı tümüyle unutma! )

( TO KNOW VARIOUS/DIFFERENT THINGS vs./and/<> TO KNOW VARIOUS/DEEP THINGS ON YOUR KNOWLEDGE
It is like seeing the surface of the ocean and completely forgetting the immensity beneath! )


- ÇOK DALLANMIŞ PANİKULA, TİRSUS = ANKÛD-I HERAMÎ = THYRSE


- MULTIPHASE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK EVRELİ


- ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine İŞE YARAYACAK ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK


- ÇOK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ ile/değil/yerine HAK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ

( "Kendimize" hak gördüğümüzü, başkasına "çok" görmeyelim! )


- MULTIGROUP DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU DİFÜZYON


- MULTIGROUP MODEL[İng.] / MODÈLE À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU ÖRNEKÇE/MODEL


- ÇOK GÜZELSİN! DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI

( )

( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... )


- ÇOK KATLI PAZARLAMANIN YAPISI VE İŞLEYİŞİ ile PİRAMİT ŞEMA ORGANİZASYONLARININ YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

( ÇOK KATLI PAZARLAMA ŞİRKETLERİ İLE PİRAMİT ŞEMA ORGANİZASYONLARININ YAPISAL FARKLILIKLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME - Nihal Paşalı )


- ÇOK KÜLTÜRCÜLÜK ile/değil/yerine ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK


- ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR ile/ve/değil/yerine/||/<> VUSLATTA, GINA VARDIR ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZDEN IRAK/UZAK OLAN, GÖNÜLDEN DE UZAK OLUR


- ÇOK ÖFKELİ ile ÖFKE

( FURIOUS vs. FURIOUSNESS )

( غيظي ile خشمناک ile غضبناک ile غضبناکي ile عصبانيت )

( غيظي ile KHSHMANAK ile GHZABNAK ile GHZABNAKY ile ASOBANYT )


- ÇOK SAYIDA EKMEKLER değil ÇOK SAYIDA EKMEK (VS.)

( Türkçe'de, İngilizce'deki gibi çoğul eki nesnelere eklenmez! )


- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )