Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 40.532 başlık/FaRk ile birlikte,
40.532 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(133/164)
- SOLUCAN ile MEDİNEKURDU
( ... İLE İnsan ve birçok başka memelinin, derialtı katılgandokusunda yaşayan, sıcak ülkeler solucanı. )
( ... cum FILARIA MEDINENSIS )
- SOLUK ALMALI!
- SOLUK BORUSU/TRAKE[Fr. < TRACHEE] ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU/ÖZAFAGUS/GULLET
( WEASAND/TRACHEA vs./and/||/<> ESOPHAGUS )
- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU
( MENFES ile/ve/<> HANÇERE, MİZMÂR[Ar.] )
- SOLUK "MEKİĞİ" ve/||/<>/> KAZA VE KADER "MAKASI"
( Yaşam kumaşını dokur. VE/||/<>/> O kumaşı biçer. )
- SOLUK SAYISI ile/ve/||/<> NABIZ SAYISI
( [dakikada]
18 - 24[bebekte] | 16 - 22[çocukta] | 12 - 20[yetişkinde]
İLE/VE/||/<>
100 - 140[bebekte] | 100 - 120[çocukta] | 60 - 100[yetişkinde] )
- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin biçimde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )
( NEFES, ŞEHÎK ile ZEFÎR )
( BREATH(ING)/INHALE vs. EXPIRATION/EXHALE )
- SOLUKLAMAK ile SOLUKLANMAK ile SOLUKLAŞMAK ile SOLUKLANDIRMAK ile SOLUK/LUK ile SOLUKSUZ/LUK ile SOLUK BORUSU ile SOLUK KESİCİ ile SOLUK SOLUĞA ile SOLUK ALMADAN ile SOLUK BENİZLİ/LİK ile SOLUK DARLIĞI
- SOLUNGAÇ ile SOLUNGAÇ YARIĞI
( GILL vs. GILL SLIT )
( نهر کوچک ile گوشت ماهي ile شکاف برانشي )
( NAHAR KUCHAK ile GUSHT MAHY ile SHKAF BARANESHY )
- SOLUNUM DÜZENİNİN YAPISI ile SOLUNUM DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
( Burun, boğaz, göğüs kafesi, akciğerler ve bronşlar gibi çeşitli organlardan oluşur. İLE Oksijeni akciğerlere almak ve karbondioksiti dışarı atmaktır. )
- SOLUNUM ile SOLUNUM AYGITI ile SOLUNUM SİSTEMİ ile SOLUNUM YETMEZLİĞİ
- solüsyon/sol.[Lat. < SOLUTIO] değil/yerine/= ERİYİK
- SOLUTION vs. RESULT/CONSEQUENCE
- SOLVASYON İZOMERİ ile/||/<> HİDRAT İZOMERİ
( Solvasyon koordine çözücü, hidrat spesifik H₂O. )
( Formül: [Cr(H₂O)₆]Cl₃ İLE [Cr(H₂O)₅Cl]Cl₂·H₂O )
- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT
- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ
- SOLVE :/yerine ÇÖZMEK
- SOMAK ile SOMAKİ
- SOMEBODY :/yerine BİRİSİ
- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- LOI DU DOUBLET DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-DUBLETTGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD DUBLET YASASI
- SOMMERFELD LAW OF DOUBLET[İng.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD İKİLİ YASASI
- SOMNAMBUL AŞAMADA, GÖZLER ...: AÇIK ile/ve/||/<> KAPALI
- SOMON ile SOMON BALIĞI
- Sömürmek yerine DİNLE!!! -yerine
- SÖMÜRMEK ile SÖMÜRTMEK ile SÖMÜRÜLMEK ile SÖMÜREBİLMEK ile SÖMÜRÜ ile SÖMÜRÜCÜ/LÜK
- [ne yazık ki]
SÖMÜRÜ ile/ve/||/<> ARTI DEĞER SÖMÜRÜSÜ
- SÖMÜRÜ ile/ve/<> DAYATMA
- SÖMÜRÜ ile SUİSTİMAL ile MANİPÜLÂSYON
( EXPLOITATION vs. ABUSE vs. MANIPULATION )
- SÖMÜRÜ ve/||/<>/< TAHRİK
- SOMUT ile/ve GERÇEK/LİK
( CONCRETE vs./and REAL/ITY )
- SOMUTU AÇIKLAMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SOYUTU ANLATIP SOMUTTAN ÖRNEK VERMEK
- SON FIRSAT
- SON KULLANMA TARİHİ ile SÜRESİ DOLMAK
( EXPIRATION vs. EXPIRE )
( انقضا ile بازدم ile سپري شدن ile منقضي شدن )
( ENGHAZA ile BAZDAM ile SEPARY SHODAN ile MONAQZY SHODAN )
- SON OLANAK
- SON ÖPÜCÜK
- SON TEKLİF
- SON TEKRAR
- SON ile SON ÜYE ile SOY İSİM ile GEÇEN GECE ile DÜN GECE ile SON PEYGAMBER ile SON ÇARE ile GEÇEN SENE ile KALICI
( LAST vs. LAST MEMBER vs. LAST NAME vs. LAST NIGH vs. LAST NIGHT vs. LAST PROPHET vs. LAST RESORT vs. LAST YEAR vs. LASTING )
( اخير ile اخرين ile پيش ile پسين ile واپسين ile پابرجا ماندن ile آخر ile پايدار ماندن ile آخري ile به درازا کشيدن ile بازپسين ile دوام کردن ile طول کشيدن ile خاتم ile شببق ile دوام داشتن ile دوام آوردن ile گذشته ile آخرين ile پايستن ile عضو اخير ile فاميلي ile دوشين ile دوش ile ديشب ile خاتم انبياء ile آخرين پناه ile پارسال ile ماندني ile ديرپاي ile بادوام )
( AKHYR ile AKHARYNE ile PEYSH ile PESYNE ile VAPSYNE ile PABARJA MANDAN ile AKHAR ile PAYDAR MANDAN ile آخري ile BAH DARAZA KESHYDAN ile BAZPASYNE ile DAVAM KARDAN ile TUL KESHYDAN ile KHATAM ile شببق ile DAVAM DASHTAN ile DAVAM AVARDAN ile GOZASHTEH ile AKHARYNE ile پايستن ile OZV AKHYR ile FAMYLEY ile DOSHYNE ile DOSH ile DYSHAB ile KHATAM ANABYA ile AKHARYNE PENAH ile PARSAL ile MANDANY ile DYREPAY ile BADVAM )
- SON ile SONE ile SON EK ile SON SES ile SON SÖZ ile SON ADAM ile SON BİRİM ile SON DEYİŞ ile SON GÖREV ile SON HIZLA ile SON KANUN ile SON KERTE ile SON NEFES ile SON ÜTÜCÜ/LÜK ile SON DAKİKA ile SON DERECE ile SON TEŞRİN ile SON VAZİFE ile SON ÇEYREK ile SON GÜRLÜĞÜ ile SON KERTEDE ile SON TURFANDA ile SON YOLCULUK ile SON SES DÜŞMESİ
- SON ile/değil SONSUZLUĞA AÇILAN KAPI
- SONA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YOLA BAKMAK
- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)
( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SONATA[İng.] değil/yerine/= SENATA
( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SONBAHAR/GÜZ/HAZAN ile/ve/||/<> BAĞ BOZUMU
( Kuzey yarım kürede Eylül, Ekim ve Kasım aylarını içine alan süre. | Yaşlılık dönemi. İLE/VE/||/<> Bağda ürünün toplanması. | Bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar. )
- SONDALAMAK ile SONDA ile SONDAJ ile SONDAJCI/LIK ile SONDALAMACI/LIK ile SONDAJ KUYUSU
- SONDAN BAŞA ile TÜMDEN GELiM
- SONDAN değil SONRADAN
- SÖNDÜRMEK ile YANGINI SÖNDÜRMEK ile SÖNMÜŞ ile SÖNDÜRME ile SÖNDÜRME
( EXTINGUISH vs. EXTINGUISH FIRE vs. EXTINGUISHED vs. EXTINGUISHING vs. EXTINGUISHINNG )
( خاموش کردن ile خاموش شدن ile فرو نشاندن ile فرو نشستن ile آتش نشاندن ile خامش ile اطفاء ile اطفا )
( KHAMUSH KARDAN ile KHAMUSH SHODAN ile FORO NESHANDAN ile FORO NESHASTAN ile ATASH NESHANDAN ile KHAMESH ile ETFA ile ETFA )
- SONLANDIRMA ile/değil BÜTÜNE ERME
- SONLU SONSUZ ile/ve/||/<> SONSUZ SONLU
( İçerik, biçim/şekil/morf. İLE/VE/||/<> Yapı, sûret/form. )
- FINITE[İng.] / FINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONLU
- SONLU ile/||/<> SONSUZ
( Sonlu kümeler sayılabilir elemana sahipken İLE sonsuz kümeler sayılamaz )
( Georg Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )
- SONLULAR / SONU OLMASI GEREKENLER
- SONLULUĞUN(ÖLÜMÜN) SONRASI ile/ve/||/<> SONSUZLUK
- SONLU/LUK / SONSUZ/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SALTIK/LIK / MUTLAK/LIK
- SONLULUK VE SONSUZLUK ile/ve/||/<> OLANAK VE ZORUNLULUK
( SONLULUĞUN SONSUZLUĞU )
- SÖNMEZ, GÜLER (FATİH, 1957) :
( Dernekçi olup, Kilyos'ta ikamet etmektedir. 1994 yılında kuruluşu gerçekleştirilen Kilyos (Kumköy) Doğal Çevresini Koruma ve Çevre Kültürünü Geliştirme Derneği'nin kurucular kurulunda yer aldı. Bu derneğin 1997 yılından beri başkanlığını yapmaktadır. Sarıyer Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesidir. Sarıyerliler Derneği (SA - DER) gibi pek çok dernekte üyedir. )
- SÖNMEZ, HİLMİ (K. EREĞLİ, 1949) :
( Üniversite öğrenimini takiben kendilerine ait olan Sönmez Denizcilik Şirketinde iş hayatına başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- CAUSTIC LIME, SLAKED LIME[İng.] / CHAUX ÉTEINTE[Fr.] / GELÖSCHTER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNMÜŞ KİREÇ
- SONRA ile/ve/ne yazık ki/||/=/<>/> HİÇBİR ZAMAN
- SONRADAN AKLINA GELMESİ ile GEÇ ANLAMAK
( TO REMIND LATER vs. DELAYED MEANING )
- [ne yazık ki]
SONRAKİ ÂN'A, SÜRECE "BAKMAK/ODAKLANMAK" ile/ve/||/></< ÂN'I YAŞAMAMAK
- SONRAKİ ile/değil/yerine/>< ÖNCEKİ
- SONSAL NEDEN ile/ve ETKİLİ/ETKER NEDEN
- SONSAL) SINIFLAMA/KATEGORİZASYON ile/ve DIŞSALLIK, DIŞLAŞTIRMA
( CLASSIFICATION/CATEGORIZE vs./and TO EXCLUDE )
- SONSAL SINIFLAMA ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN SONSAL SINIFLAMA
- DENKÖBEK/SONSAL SINIFLAMA = CATEGORY[İng.] = CATEGORIE[Fr.] = KATEGORIE[Alm.] = PRAEDICAMENTUM[Lat.] = KATEGORIA[Yun.] = CATEGORÍA[İsp.]
- SONSAL SINIFLAMA(KATEGORİ) ile/ve/||/<>/> KAVRAM
- SONSUZ KERE SONSUZ" ile "KUVANTUM KERE KUVANTUM"
- Sonsuz KONUŞ!!!
- SONSUZ KÜÇÜKLER:
FİZİĞİN değil MATEMATİĞİN KONUSU/ALANI
- SONSUZ ile/ve BİR
( INFINITE vs./and ONE )
- SONSUZ ile/ve BİRE BİR
- SONSUZ ile/ve/değil/yerine/<> BİTİMSİZ
- SONSUZ ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK
- SONSUZ ile/ve/= HERŞEY x HERŞEY
( INFINITE vs./and/= EVERYTHING X EVERYTHING )
- INFINITE[İng.] / INFINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONSUZ
- SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]
- SONSUZ ile/ve/değil/||/<>/< SAYISIZ
- SONSUZ ile/ve SINIRLI SONSUZ
( ~ İLE/VE Pi sayısı. )
( Rasyonel. İLE/VE İrrasyonel. )
( INFINITE vs./and LIMITED INFINITE )
- SONSUZ ile SONSUZ KÜÇÜK ile MASTAR ile SONSUZ ile MASTAR ile MASTARLAR ile SONSUZLUK
( INFINITE vs. INFINITESIMAL vs. INFINITIVAL vs. INFINITIVE vs. INFINITIVE MOOD vs. INFINITIVES vs. INFINITY )
( بي نهايت ile نا محدود ile نامحدود ile نامتناهي ile لايتناهي ile بينهايت کوچک ile مصدري ile مصدر ile وجه مصدر ile مصادر ile نامحدودي )
( BEY NEYAYT ile NA MAHDUD ile NAMAHDUD ile NAMETNAHY ile لايتناهي ile BEYNEYAYT KUCHAK ile مصدري ile مصدر ile وجه مصدر ile مصادر ile NAMAHDUDY )
- SONSUZ ile SONSUZ / SONSUZ
- SONSUZ ile SONSUZLUK
( ENDLESS vs. ENDLESSNESS )
( لايتناهي ile بي انتها ile بي پايان ile نامحدود ile بيانتها ile ابديت ile نامحدودي )
( لايتناهي ile BEY ENTEHYA ile BEY PAYAN ile NAMAHDUD ile بيانتها ile ABADYT ile NAMAHDUDY )
- SONSUZLAŞMAK ile SONSUZLAŞTIRMAK ile SONSUZ/LUK ile SONSUZ KÜÇÜK
- SONSUZ/LUK:
ÖZNE ile/ve/||/<> NESNE
- SONSUZ/LUK ile/ve/değil AÇIK UÇLU/LUK
- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR
- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE
- SONTEŞRİN/TEŞRİN-İ SÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= KASIM
- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLI/LIK" ve/||/<>/>/< HİLEKÂR/LIK
- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK
( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SOURCE )
- SONUÇ = NETİCE = CONCLUSION[İng., Fr.] = SCHLUSS, SCHLUSSATZ, KONKLUSION[Alm.] = CONCLUSIO[Lat.] = CONCLUSIÓN[İsp.]
- SONUÇ ile/ve/değil SON/ÂKIBET
( [not] RESULT vs./and/but CONSEQUENCE )
- SONUÇ ile/ve/değil TÜMDENGELİM
- SONUÇ ile/ve/değil/<> UZANTI
- SONUCA ...:
"GELİRSEM" değil GELİNCE/GELEYİM/GEÇEYİM
- SONUÇLAMAK ile SONUÇLANMAK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇ ile SONUÇSUZ/LUK ile SONUÇ TAKIMI ile SONUÇ OYUNCUSU ile SONUÇ YARIŞMASI ile SONUÇ KARŞILAŞMASI
- SONUÇLAR ile SONUÇLAR ile SONUÇ OLARAK ile SONUÇSAL ile SONUÇ OLARAK
( CONSEQUENCE vs. CONSEQUENCES vs. CONSEQUENT vs. CONSEQUENTIAL vs. CONSEQUENTLY )
( دست آورد ile عاقبت ile نتيجه منطقي ile پيامد ile موجب ile نتايج ile عواقب ile نتيجه بخش ile بر آيند ile پربرآيند ile نتيجهاي ile مآلاً ile در نتيجه )
( DAST AVARD ile AGHBAT ile نتيجه منطقي ile PEYAMAD ile MOJEB ile NETAYJ ile AVAGHAB ile NATYJAH BAKHSH ile BAR AYNAD ile PARBARAYNAD ile NATYJOHYAY ile MAALAN ile DAR NATYJAH )
- SONUÇLARA DAYANÇ/SABIR ile/ve NEDENLERE DAYANÇ/SABIR
( Nedenlere sabretmek, çok daha zordur. )
- SONUCU ile/ve/değil/||/<>/> DEVAMI
- DÄMPFUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM SABİTİ
- TREMPE, EXTINCTION[Fr.] / LÖSCHUNG, ABSCHRECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM
- SÖNÜMLEMEK ile SÖNÜM ile SÖNÜMLÜ ile SÖNÜMSÜZ ile SÖNÜM AYRIMI
- DAMPED WAVE[İng.] / ONDE AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ DALGA
- DAMPED HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE AMORTI[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ HARMONİK HAREKET
- UNGEDÄMPFTE-WELLE-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA GAZ LAZERİ
- UNGEDÄMPFTE-WELLE-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA LAZERİ
- SONUNU GETİRMEK değil SONRASINI GETİRMEK
- SOOTHSAYING/PREDICTION/PROPHECY/AUGURY vs. FORESIGHT/PRUDENCE
- SOPA ile MATRAK[Ar.]
( ... İLE Kalın sopa, değnek. | Eğlenceli, gülünç, hoş. )
- SOPALAMAK ile SOPALANMAK ile SOPA ile SOPALI
- SOPHOS ile SOPHOS ile SOPHOS
( Tanrı. İLE Bilge. İLE Usta. )
- AŞKI/MI / BENİ SORAN ...:
YARIM BULUR ve/||/<>/> YARIN BULUR ve/||/<>/> TAMAM OLUR
( Sen, bir tek gülerse/n tamam olur/um. )
- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT
- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL
- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ
- SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK değil/yerine/= ARAMA YAPMAK
- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU
- SORGUÇÇU HAN ile SORGUÇÇULAR ÇARŞISI
( Bayezıd'ta, Kapalı Çarşı'nın güneyinde, Kalpakçılar Caddesi'ndedir. İLE Bayezıd'ta, Kapalı Çarşı'da, Bedesten yakınında bir çarşı. )
- SORGULA!:
ELİNİ ve/||/<> DİLİNİ ve/||/<> YOLUNU ve/||/<>
GÜNÜNÜ ve/||/<> GÖNLÜNÜ ve/||/<> SONUNU
( Kazandıkça, bölüşemiyorsan. VE/||/<> Konuştukça, kırıcı oluyorsan. VE/||/<> Yürüdükçe, hedeften çıkıyorsan. VE/||/<> Günler/yıllar geçtikçe, yerinde sayıyorsan. VE/||/<> Sevildikçe, vefâsızlaşıyorsan. VE/||/<> Hangi durumda olursan ol! )
- SORGULAMA ile/ve SINAMA
( TO INTERROGATE vs./and TO TEST )
- SORGULAMAK ile/ve/||/<>/> ANLAMAK ile/ve/||/<>/> AŞMAK
- SORGULAMAK ile SORGULANMAK ile SORGULATMAK ile SORGUÇLANMAK ile SORGULANABİLMEK ile SORGULATABİLMEK ile SORGULAYABİLMEK ile SORGU ile SORGUN ile SORGUÇ ile SORGUSUZ ile SORGUÇLU ile SORGUÇSUZ ile SORGU SUAL ile SORGU HAKİMİ ile SORGU KUTUSU ile SORGU YARGICI ile SORGU YARGIÇLIĞI ile SORGUSUZ SUALSİZ
- SORGULAMAK ile SORGUYA ALMAK/ÇEKMEK
- SORGULAMAK ile/değil/yerine/</>< SORU SORMAK
( Bazı "savcı"ların yanlış, olumsuz, yüklü, kandırıcı tarzı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünenlerin, uygun, doğru, yerinde tutumu. )
- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] değil/yerine/= DÖNGÜ
- SORMAK ile "AÇMAK"
( TO ASK vs. "TO OPEN" )
- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]
- SORMAK ile/ve/<> FARKINDALIK
( TO ASK vs./and/<> AWARENESS )
- SORMAK ile HAKKINDA SOR ile İSTEMEK ile GECİKME İSTEMEK ile AF DİLE ile YARDIM İSTEMEK ile KREDİ İSTEMEK ile AF DİLE ile İZİN İSTE
( ASK vs. ASK ABOUT vs. ASK FOR vs. ASK FOR DELAY vs. ASK FOR FORGIVENESS vs. ASK FOR HELP vs. ASK FOR LOAN vs. ASK FORGIVENESS vs. ASK PERMISSION )
( طلب کردن ile تقاضا کردن ile سئوال کردن ile پرسش کردن ile مسئلت کردن ile پرسيدن ile تمنا کردن ile اجازه خواستن ile استدعا کردن ile استفسار کردن ile تقاضا نمودن ile تمنا داشتن ile سراغ گرفتن ile طلبيدن ile خواستار شدن ile خواستار بودن ile درخواست کردن ile استمهال طلبيدن ile استغفار طلبيدن ile طلب استعانت کردن ile وام خواستن ile آمرزش طلب کردن ile اذن خواستن ile رخصت خواستن )
( TALAB KARDAN ile TAQAZA KARDAN ile SOAL KARDAN ile PORSESH KARDAN ile MOSALAT KARDAN ile PORSYDAN ile TAMNA KARDAN ile EJAZEH KHASTAN ile ESTEDAA KARDAN ile ESTAFSAR KARDAN ile TAQAZA NEMUDAN ile TAMNA DASHTAN ile SARAGH GARAFTAN ile طلبيدن ile KHASTAR SHODAN ile KHASTAR BODAN ile DARKHAST KARDAN ile ESTMEHAL TALABYDAN ile ESTEGHAFAR TALABYDAN ile TALAB ESTEANT KARDAN ile VAM KHASTAN ile AMARZESH TALAB KARDAN ile EZN KHASTAN ile RAKHAST KHASTAN )
- SORMAK ile/ve/<> İSTEMEK
( Aynı anda iki anlama birden sahip olan, haddi aşmamak üzere hangisi daha uygunsa o anlam üzerinden değerlendirme dileğiyle kullanılan çok değerli bir kavram ve sözcüğümüzdür. )
( TO ASK vs./and/<> TO REQUEST/ASK )
- SORMAK ile ÖNCE KENDİNE SORDUKTAN SONRA SORMAK
( Sadece sormuş olmak için soru sorulmaz! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen/sormasan da olur. SÖYLEME/SORMA! )
- SORMAK ile/ve/değil/||/<>/< SESLİ DÜŞÜNMEK
- SORMAK ile SORMACA
- SORMAK ile SORMAK/SOĞURMAK
( Birine soru yönelterek, herhangi bir konuda, ondan bilgi istemek. | Bir işin sorumluluğunun kendinde olması, bir işten sorumlu bulunmak. İLE Emmek. )
- SORMAK ile/ve SÖYLEMEK
( TO ASK vs./and TO SAY )
- SORMAK ile/ve UTANMA(MA)K
( TO ASK vs./and (NOT) TO BE EMBARRASSED )
- SORMAK:
[ya] MERAKTAN ile/ve/||/<>/ya da ÖYLESİNE
- SORMAQ[Azr.] = EMMEK[Tr.]
- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK
( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )
- SORU SORMAK:
"BİLDİĞİNİ/EZBERİNİ" "ONAYLATMAK" ya da KENDİNİ "ALKIŞLATMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK
- SORU (SORMAK):
ÖĞRENMEK İÇİN ile/ve/değil/bazen/||/<> ANLAMAK İÇİN ile/ve/değil/bazen/||/<> GERİBİLDİRİM/ONAY İÇİN
- SORU SORMAK ve/=/||/<>/< SORUMLULUĞU İSTEMEK
- SORUMAK ile SORULMAK ile SORUTMAK ile SORUŞMAK ile SORUMSUZLAŞMAK ile SORU ile SORUM ile SORUN ile SORUŞ ile SORUMLU/LUK ile SORUNLU/LUK ile SORU EKİ ile SORUMSUZ/LUK ile SORUNSAL/LIK ile SORUNSUZ/LUK ile SORU ZARFI ile SORUMSUZCA ile SORU SIFATI ile SORU ZAMİRİ ile SORU CÜMLESİ ile SORU İŞARETİ ile SORULU GÖRÜNÜM
- SORUMLULUK ...:
BİRİ/LERİ İÇİN değil HERKES İÇİN
- SORUMLULUK DUYMAK ile/ve/||/<>/> SORUMLU OLMAK
- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için koşullar, uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )
( GIVING RESPONSIBILITY vs. TAKING RESPONSIBILITY
TAKING RESPONSIBILITY instead of GIVING RESPONSIBILITY )
- SORUMLULUK ile SEVAP OLARAK (YAPMAK)
- SORUMLULUKLARIN AZALDIĞI DURUMLAR:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK YA DA ÖTEKİ DUYU YİTİMLERİ ile/ve/||/<> BELLEK ZAYIFLIĞI ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK ile/ve/||/<> HATA
- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
BİLGİSİZLİK ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> SEFAHET ile/ve/||/<> SEFER
- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
KÖLELİK(RİKKİYET) ile/ve/||/<> İKRAH
- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
KÜÇÜKLÜK ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> ÂDET GÖRME(HAYIZ)
- SORUMLULUKTAN KAÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< GERÇEKLİKTEN KAÇMAK
- SORUMLULUKTAN KAÇMAK ile/ve/değil/||/<> KORUMAK
- [ne yazık ki]
SORUMLULUKTAN KAÇMAK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜĞÜ YADSIMAK
- SORUN:
BİLGİSİZ OLMAK değil KENDİMİZİ BİLGİN SANMAK
- SORUN/SIKINTI:
FARKLI OLMAK/TA ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
(
)
- SORUN:
(")SORUN(") değil SORUNA BAKIŞ AÇISI
- SORUN YAŞAMAK ile ÇİLE ÇEKMEK
- SORUN ile/ve/||/<> DAMLATAN MUSLUK
- SORUN = MESELE = PROBLEM[İng., Alm.] = PROBLEME[Fr.] = PROBLEMA < PRO:ÖNE. BALLEIN:ATMAK[Yun.] = PROBLEMA[İsp.]
- SORUN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< SORUNUN OLMAMASI SORUNU
- SORUN ile SORUNUN SONUCU
( PROBLEM vs. CONSEQUENCE/RESULT OF THE PROBLEM )
- SORUN/LAR:
DİNLEMEMEKTEN ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAK FAKAT (DUYDUĞUNA) UYMAMAKTAN
- SORUNLARDAN/KİŞİLERDEN "KAÇMAK/UZAKLAŞMAK" ile/değil/yerine SORUN(LU)LARI UZAKLAŞTIRMAK
- SORUNLARI/OLUMSUZLUKLARI ...:
"AKLINDA TUTMAK" ile ARDINDA TUTMAK
- SORUNLARI:
AŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ASKIYA ALMAK
- SORU(N)LARI:
ÇÖZMEK ile/ve/||/<>/> AŞMAK
- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK
( Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez. )
( Problems cannot be solved at the same level of awareness that created them. )
( [not] (ONLY) TO TALK THE PROBLEMS vs./and TO SEARCH/FIND SOLUTION FOR PROBLEMS
TO SEARCH/FIND SOLUTION FOR PROBLEMS instead of (ONLY) TO TALK THE PROBLEMS )
- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK
( [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS
TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS instead of TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS )
- SORUNLARIN:
OLUŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< ORTAYA ÇIKMASI
- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine ÇÖZMEK
- SORUN/LU ile RİSK/Lİ
( PROBLEM vs. RISK/Y )
- SORUNU:
GÖRMEMEK ile/ve/||/<> ÇARPITMAK
- Sorunu KONUŞ!!!
- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK
- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK
- SORUNUN:
"ÜSTÜNÜ ÖRTMEK" değil/yerine/>< ÜSTESİNDEN GELMEK
- SORUŞTURMA ile SORUŞTURMACI/LIK ile SORUŞTURMA KURULU
- SOSYAL MEDYA (5C):
KONUŞMA/SÖYLEŞİ ve/+/||/<>/> ORTAKLIK ve/+/||/<>/> YORUM ve/+/||/<>/> İŞBİRLİĞİ ve/+/||/<>/> KATKI
( 5C: CONVERSATION and/+/||/<>/> COMMUNITY and/+/||/<>/> and/+/||/<>/> COMMENTING and/+/||/<>/> CONTRIBUTION and/+/||/<>/> COLLABORATION )
- SOSYAL TESİSLER PARK ALANI :
( Kilyos Mahallesinde olup 3.869,20 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 1.529,73 m²'lik yeşil alanı, 187,68 m²'lik çocuk oyun alanı, 244,72 m²'lik spor alanı ve 12 m²'lik bir tesis bulunmaktadır. )
- SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- SOSYETE ile SOSYETE PAZARI
- SOSYOLOG[Fr. < SOCIOLOGUE] değil/yerine/= TOPLUM BİLİMCİ
- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ
- SOTE"YE (YATMAK) değil "SOTA"YA (YATMAK)
( SOTE[Fr. < SAUTÉ]: Küçük küçük doğranmış sebzeleri yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL SOTA[İt. < SOTTO]: Uygun, elverişli [yer]. )
- SOURCE vs. CENTER
- SOURCE FORGETFULNESS[İng.] değil/yerine/= KAYNAK UNUTKANLIĞI
( Edindiğimiz bir bilgiyi ne zaman, nerede, nasıl koşullar altında edindiğimizi unuturken, bilgiyi hatırlama durumu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOURCE :/yerine KAYNAK
- ŞÖVALE[Fr. CHEVALET] ile ŞÖVALYE[Fr. CHEVALIER]
( Tabloların üzerine konulup resim yapıldığı sehpa. İLE Eski Roma'da, üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda, özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı. | Derebeylik düzeninde, soyluluk unvanlarının en alt basamağı. | Günümüzde, Fransız hükûmetinin verdiği onur belgesi ve nişanı. )
- ŞÖVALYE ile GEZGİN ŞÖVALYE ile ŞÖVALYE SERSERİLİĞİ ile ŞÖVALYELİK
( KNIGHT vs. KNIGHT ERRANT vs. KNIGHT ERRANTRY vs. KNIGHTHOOD )
( شواليه ile اسب شطرنج ile نجيب زاده ile شواليه سيار ile مقام سلحشوري ile شواليه گري ile سمت سلحشوري )
( SHVALYYEH ile ASB SHATRANJ ile NAJYBE ZADEH ile SHVALYYEH SYAR ile MOGHAM SALAHSHORY ile SHVALYYEH GARY ile SAMAT SALAHSHORY )
- ŞÖVALYE/LİK ile ŞÖVALYECE ile ŞÖVALYE RUHLU ile ŞÖVALYE YÜZÜĞÜ
- SOVIET :/yerine SOVYET
- SOVYET:
SO ve/||/<> VYET
( Birlikte, birarada. VE/||/<> Düşünme, konuşma. )
- SOVYET ile/ve/||/<>/> RUS
(
Sovyet ile Rus Kavramlarının FaRkLaR'ı...
| Ölçüt | Sovyet | Rus |
|---|---|---|
| Tanım | Sovyet sözcüğü, "konsey" anlamına gelir, genellikle Sovyetler Birliği'ni tanımlar. | Rus, Rusya'ya ait ya da Rus toplumundan olan kişi anlamına gelir. |
| Coğrafi Kapsam | 15 cumhuriyetten oluşan geniş bir federasyondu. | Rusya Federasyonu'nun sınırları içinde geçerlidir. |
| Siyasi Yapı | Tek parti yönetimiyle yönetilen komünist bir devletti. | Federatif başkanlık düzeni ile yönetilir. |
| Kültürel ve Etnik Yapı | Birçok farklı etnik grup içeriyordu. | Çoğunlukla Rus etnik öbeğine dayanır. |
| Zaman Çizgisi | 1922'de kuruldu, 1991'de dağıldı. | Hem Çarlık dönemi, hem de modern Rusya olarak sürekliliği vardır. |
| Ekonomik Sistem | Merkezi planlamaya dayalı sosyalist ekonomi. | Kapitalist piyasa ekonomisi uygulanmaktadır. |
- SOY ADI/SOYADI değil/yerine SON ADI/SONADI, EK ADI/EKADI, İKİNCİ/İKİNCİL ADI
( Kişinin/kişinin, "soy adı" diye tanımlanmış/kullanılan sözcük, kişinin "soy"unu değil kişinin aynı ada sahip olduğu/olabileceği tek(/ilk/birinci) adına, takma ad[meslek,özellik vs.] vermek yerine belirli, kayıt altına alınan/alınacak bir ek/ikinci adla tanımak/tanımlamak üzere kullanılmıştır. )
- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI
- SOY ile SOYA ile SOY SOP ile SOY İSMİ ile SOY OLUŞ ile SOYA ETİ ile SOYA UNU ile SOYA LORU ile SOYA SÜTÜ ile SOYA YAĞI ile SOY GAZLAR ile SOY KÜTÜĞÜ ile SOY YAPISI ile SOYA ÇEKİM ile SOYA FİLİZİ ile SOYA FASULYESİ
- SOYGUN ile SOYGUNCU/LUK
- SOY-İÇİ ÜREME (AKRABA EVLİLİĞİ)[İng. INBREEDING] ile/||/<> SOY-İÇİ ÜREME KRİZİ[İng. INBREEDING DEPRESSION]
( Arasında kan bağı olan bireylerin döl meydana getirmesi. En uç noktası hermafroditlerin kendini döllemesidir. @@ Akrabalar arası üreme dolayısıyla bu yolla oluşan döllerin hayatta kalma şansındaki azalma.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ŞÖYLE-BÖYLE(ESTEK KÖSTEK)
- SÖYLE! GİTSİN! ile/değil/yerine/>< SUS! BİTSİN!
- SÖYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM
- SÖYLEM ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÖYLENTİ
- SÖYLEM ile SÖYLEV
- SÖYLEMEK ile/ve ÖNERMEK
( TO SAY vs./and TO SUGGEST/RECOMMEND )
- SÖYLEMEK ile/ve/yerine ÖRNEK VERMEK
- SÖYLEMEK ile SÖYLENMEK ile SÖYLETMEK ile SÖYLEŞMEK ile SÖYLENİLMEK ile SÖYLETTİRMEK ile SÖYLENEBİLMEK ile SÖYLETEBİLMEK ile SÖYLEYEBİLMEK ile SÖYLEYİVERMEK ile SÖYLEM ile SÖYLEV ile SÖYLENCE ile SÖYLEVCİ/LİK
- SÖYLENCE = ÜSTURE = MYTHE[İng., Fr.] = MYTHOS[Alm., Yun.] = MITO[İsp.]
- SÖYLENCEBİLİM = İLM-İ ESATİR = MYTHOLOGY[İng.] = MYTHOLOGIE[Fr., Alm.] = MYTHOLOGIA[Yun.] = MITOLOGIA[İsp.]
- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"
- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE ile YÜKSEK ile KARIŞIK
- SÖYLEYİŞ/TELÂFFUZ ile/ve/<> İTİRAF
- SÖYLEYİŞ ile/ve/<> DEĞİNİ
- SÖYLEYİŞ ve VURGU YANLIŞLARI
- SÖYLEYİŞ ile/||/<> YANSIMA ile/||/<> ULAM ile/||/<> KAPLAM ile/||/<> GÖÇÜŞME ile/||/<> YALINLAŞTIRMA/SADELEŞTİRME/HAFİFLETME/TAHFİF ile/||/<> KATMERLENME/MUZÂAF ile/||/<> AKIŞMA ile/||/<> BENZEŞİM ile/||/<> ÖTÜMLÜ/TİTREŞİMLİ/SEDÂLI ile/||/<> ÖTÜMSÜZ/TİTREŞİMSİZ/SEDÂSIZ
( Sesleme edimi sırasında seslerle bürünsel öğeleri söyleme, gerçekleştirme biçimi. İLE/||/<> Dış gerçeklik düzleminde var olan ses ya da gürültüleri, işitimsel izlenimi yansıtacak biçimde aktaran, adlandırılan gerçeği ses öykünmesi yoluyla belirten dilsel öğe. İLE/||/<> Dilbilgisel ya da anlamsal sınıflandırma birimi. Çeşitli ortak dilbilgisel ve anlamsal ölçütlere göre dil öğelerinin yerleştirildiği ya da oluşturduğu sınıf. İLE/||/<> Bir kavramın kapsamına giren, o kavramın tanımladığı öğelerin tümü. İLE/||/<> Bir sözcük içinde birbirini izleyen iki ses biriminin yer değiştirmesi. İLE/||/<> Kolaylık sağlama amacıyla sözcükten bazı yazaçların düşürülmesi. İLE/||/<> Bir sözcükte ortadaki yazaç ile son yazacın aynı yazaçla tekrarlanması. İLE/||/<> Kulağa hoş gelen seslerin birbirini izlemesi. İLE/||/<> Bir sesin söz zincirinde kendisinden önce ya da sonra gelen bir başka sesle birlikte bulunmasından doğan ve birinden öbürüne özellik aktanmı yoluyla gerçekleşen değişim. İLE/||/<> Ses tellerinin titreşimiyle nitelenen sesler için kullanılır. İLE/||/<> Ses telleri titreşmeden oluşan sesler için kullanılır (p, ç, q, k). )
- SOYLU" ve/||/=/<> İNSAFA GELEN
( En "soylu" kişi/ler, insafa gelen(ler)dir. )
- SOYMAK ile/ve/<> AYIKLAMAK ile/ve/<> TEMİZLEMEK
- SOYMAK ile SIYIRMAK
( TO SHELL/PEEL vs. TO PEEL OFF )
- SOYSAL, RIFKI (İST. 1957) :
( Fenerbahçe'den forvet elemanı olarak kiralandı bilahare transfer edildi. Dört sezon (1981 - 1985) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 79 lig, 11 kupa, 8 turnuva maçı olmak üzere 98 resmi ve ayrıca 16 özel maçla birlikte toplam olarak 114 maçta oynadı. Lig maçlarında 9, kupa maçlarında 3 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 13 kazandırdı. )
- SOYU TÜKENME TEHLİKESİ ALTINDA OLAN TÜRLER ile/ve/||/<>/> KORUMA
( Soyu tükenme tehlikesi altında olan türler, yok olma tehlikesi altında olan türler. İLE/VE/||/<>/> Bu türlerin yok olmasını önlemek için yapılan çalışmalar. )
- SOYULMA ile ÇIPLAK
( DENUDATION vs. DENUDE )
( رودش ile عاري ساختن )
( رودش ile ARY SAKHTAN )
- SOYUNMUŞ/SOYUNUK" ile (")ÇIPLAK/cıbıl(")
- SOYUT ile/ve/> EYTİŞİM ile/ve/> KURGUL
( Fizik/sel. İLE/VE/> Kimya/sal. İLE/VE/> Organik. )
- SOYUT ile/ve/değil/=/||/<> İLİŞKİSİZLİK (/"İLİŞKİ/LİLİK")
- SOYUT ile MİSTİK
( ABSTRACT vs. MYSTIC )
- SOYUTLAMA ile YOK SAYMAK
- SOYUTLAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA GEÇİRME
- SÖZ:
"AĞDALI" ile/ve/değil/||/<>/< ABARTILI ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI
- SÖZ (ALMAK/VERMEK) ile/değil/yerine OLUR/ONAY (ALMAK/VERMEK)
( [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT
TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT instead of TO GET/GIVE PROMISE )
- GÜVEN:
SÖZ/SÖYLEM (İLE) ile/ve/değil/||/<>/< EYLEM/HİZMET (İLE)
( Güven, sözle olursa sözde olur. )
- SÖZ:
KABUL GÖRMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUĞUNDAN DOLAYI
- SÖZ KESEN/HOŞAF[Fars.] ile KİFÂYE/KOMPOSTO
( Kurudan yapılır. İLE Tazeden yapılır. )
( Sıvı yoğundur. İLE Ürün yoğundur. )
( Yemek sırasında/yanında içilir. İLE Yemek sonrasında içilir/yenir. )
( Şekerli de şekersiz de olabilir. İLE Şekerlidir. )
- SÖZ KESMEK ile SÖZÜ KESMEK
- SÖZ KONUSU ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK
- SÖZ/LÂFIZ:
İLZAMÎ ile/ve/||/<> İLTİZAMÎ
( EMİR | DÂVÂ | TALEP | HÜKÜM | VASİYET
ile/ve/||/<>
BORCU İKRAR[İKRÂR-I Bİ'D-DEYN]/SUÇU İKRÂR[Vİ'T-TÖHMET] | ŞAHADET | GAİP HAKKINDAKİ KEFÂLET | ŞARTA MUKÂRİN TAAHHÜTLER )
- SÖZ:
ÖRTÜK ile KİNÂYE
- Söz sahibi olmak için DİNLE!!!
- SÖZ SÖYLEMENİN KURALLARINDA:
ÖNÜNÜ ARDINI GÖZETMEK[Ar.] ve/||/<> SÖYLEMEDEN ÖNCE TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNMEK[Ar.] ve/||/<> ON KERE DÜŞÜNÜP BİRİNİ SÖYLEMEK[Ar.] ve/||/<> "HER AĞZIMIZA GELENİ" SÖYLEMEMEK[Ar.]
( Önün ardın gözet fikr-i dakîk et onda bir söyle
Öğütme ağzına her ne gelirse âsiyâb-âsâ
Osman Nevres[ö. 1762]
)
( )
- SÖZ VERMEK/VEREN ve/||/+/<>/> SÖZÜNDE DURMAK/DURAN
- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK
( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )
- SÖZ = PHRASE[İng.] = EXPRESSION[Fr.] = ÄUßERUNG[Alm.] = ESPRESSIONE[İt.] = EXPRESIÓN[İsp.]
- SÖZ ile TERÂNE[Fars.]
( ... İLE Çok yinelendiğinden usanç verici bir durum alan söz. | Ezgi, nağme, makam. | Dört dizeden oluşan ve birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle uyaklı olan şiir, dörtlük. )
- SÖZCELEME ile/||/<> SÖZ UZATIMI ile/||/<> EĞRETİLEME ile/||/<> TOPLULUK ADI
( İki susku arasında yer alan söz zinciri parçasını -yani sözceyi- belirli bir bağlam ve durum içinde gerçekleştirme. İLE/||/<> Değişik gösterenler aracılığıyla aynı gösterileni aynı sözcede yineleme. İLE/||/<> Düz değişmeceye karşıt olarak, dizisel bağıntılar düzleminde ortak anlambirimcikler kapsadığından aralarında eşdeğerlik ilişkisi kurulan anlamlı öğelerden birini öbürü yerine ve karşılaştırma yapılmasının sağlayan sözcükleri kaldırarak kullanma sonucu oluşan değişmece. İLE/||/<> Birçok öğeden oluşmakla birlikte bütünlük gösteren, birlik sunan bir topluluğa verilen tekil ad. )
(1996'dan beri)