Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(10/160)


- API/APPLICATION PROGRAMMING INTERFACE[İng.] değil/yerine/= ARAYÜZ UYGULAMA PROGRAMI


- APİKAL MERİSTEM ile LATERAL MERİSTEM

( Bitkilerin boyca uzamasını sağlayan göze bölgesi. İLE Bitkilerin enine kalınlaşmasını sağlayan göze bölgesi. )


- APİKAL/APICAL[İng.] değil/yerine/= TEPE, UC (İLİŞKİLİ)


- APIŞIP KALMAK ile/ve/||/<> YAPIŞIP KALMAK


- APJOHN'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'APJOHN[Fr.] / APJOHN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= APJOHN FORMÜLÜ


- APLASTİK ile/||/<> APLAZİ

( Gelişimsiz. İLE/||/<> Gelişmezlik, gelişimsizlik. )


- APLAZİ[Yun.]/APLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞMEZLİK

( Bir doku ya da örgenin bulunmayışı ya da gelişmenin durması. )


- APLAZİ/APLASTİK değil/yerine/= GELİŞMEZLİK/GELİŞMEMİŞ


- APLİK[Fr. < APPLIQUE] ile APLİKE[Fr. < APPLIQUÉ]

( Duvar şamdanı, duvar lambası. İLE Düz ya da desenli bir kumaştan kesilmiş desenlerin bir başka kumaşı süsleme yöntemi ya da kumaşa işlenmiş durumu. )


- APLİK ile APLİKE ile APLİKASYON


- APNE ile/||/<> DİSPNE

( Solunumun geçici olarak durması. İLE/||/<> Soluk darlığı ya da zor soluk alma. )


- APOGEE değil/yerine/= YERÖTE


- APOLAR/APOLAR[İng.] değil/yerine/= KUTUPSUZ


- HOMOPOLAR, COVALENT[İng.] / HOMOPOLAIRE[Fr.] / GLEICHUNGEN WIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= APOLAR


- APOLET[Fr. < ÉPAULETTE] değil/yerine/= OMUZLUK

( Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça. | Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça. )


- APOLET ile APOLET

( EPAULET vs. EPAULETTE )

( پاگن ile اپل ile سردوشي )

( PAGAN ile OPEL ile SARDOOSHY )


- APOLYONT KİRAZ[< ZİRAAT 0900][NAPOLYON değil!] ile/ve/||/=/<> AKŞEHİR APOLYONTU ile/ve/||/=/<> SALİHLİ | ALLAH DİYEN ile/ve/||/=/<> DALBASTI ile/ve/||/=/<> FISFIS ile/ve/||/=/<> SCHNEIDERS SPAETKNORPEL | ZEPPELIN | NORDWUNDER ile/ve/||/=/<> FERRORIVA

( Genel ve ziraat terimi. İLE/VE/||/=/<> Afyon bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Manisa bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Malatya bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Çanakkale bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Almanya'daki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> İtalya'daki adı/türü. )


- APOPTOZ İLE NEKROZ İLE OTOFAJİ ile/||/<> GÖZE ÖLÜM YOLLARI

( Gözelerin farklı ölüm mekanizmaları. )

( Formül: Caspase 3 → DNA fragmantasyonu )


- APOPTOZ ile NEKROZ

( Programlanmış göze ölümü. İLE Gözelerin yaralanma ya da sayrılık nedeniyle ölmesi. )


- APOPTOZ ile/||/<> NEKROZ

( Apoptoz programlı ve kontrollü İLE nekroz kontrolsüz ve inflamatuar )

( Formül: Kaspaz kaskadı (apoptoz) İLE ATP tükenmesi (nekroz) )


- APOR[Fr.] değil/yerine/= ANAMAL/SERMAYE

( Kaynakları itibariyle bir şirkete konulan her türlü sermaye. )


- APOSTERİORİ değil/yerine/= SONSAL/DENEYİME DAYALI


- APOTEM[Yun.] değil/yerine/= YARI ÇAP


- APOTHEM ile/||/<> RADİUS

( Apothem merkez-kenar mesafe İLE radius merkez-köşe mesafe. )

( Formül: Center to side İLE center to vertex )


- APPEAL :/yerine BAŞVURMAK


- APPEAR :/yerine GÖRÜNMEK


- APPETITE vs. DESIRE


- APPOINT :/yerine ATAMAK


- APPRECIATE :/yerine TAKDİR ETMEK


- APPROPRIATE vs. CONVENIENT vs. EXPEDIENT vs. PROPER vs. SUITABLE


- APRAKSİ/APRAXIA[İng.] ile BECERİ YİTIMİ, İŞLEV YİTİMİ

( İşlev/beceri yitimi. )


- APRELEMEK ile APRE ile APRECİ/LİK ile APRELİ ile APRESİZ


- APRİORİ değil/yerine/= İLKSEL


- APSELEŞMEK ile APSE ile APSELİ


- APTAL "DOST" ile/değil/yerine AKILLI "DÜŞMAN"


- APTAL ile APTALIN RÜYASI ile APTALLAR

( FOOL vs. FOOL S DREAM vs. FOOLS )

( ابله ile نادان ile لر ile آدم احمق ile احمق ile بي شعور ile خواب خرگوشي ile حمقا ile حمقاء )

( ABLEH ile NADAN ile LER ile ADAM AHMAGH ile AHMAGH ile BEY SHOUR ile KHAB KHARGOSHY ile حمقا ile حمقاء )


- APTAL ile/değil/||/<> ARİYERE[Fr.]

( ... İLE/DEĞİL/||/<> Zekâ nedeniyle eğitim ve öğretim bakımından gelişmemiş kişi. )


- APTAL ile ŞAPŞAL/ŞAPŞİK

( ... İLE Aptalca davranışlarda bulunan, alık kişi. | Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen. | Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek). )


- APTALA MÂLUM OLUR" değil ABDALA MÂLUM OLUR


- APTALCA ile APTALCA ile APTALCA GURUR ile APTALCA DİNDAR ile APTALLIK

( FOOLISH vs. FOOLISHLY vs. FOOLISHLY PROUD vs. FOOLISHLY RELIGIOUS vs. FOOLISHNESS )

( سفيه ile بي خرد ile نابخرد ile سفاهت آميز ile احمقانه ile ابلهانه ile بي عقل ile بي خردانه ile بيخرد ile ناقصالعقل ile سفاهتا ile سفيهانه ile مدمغ ile خرمقدس ile بي خردي ile حمق ile حماقت ile احمقي ile سفاهت ile بي عقلي ile ناداني )

( SEFYYEH ile BEY KHARD ile NABAKHARD ile SEFANPAT AMYZ ile AHMAGHANEH ile ABLEYANEH ile BEY AGHAL ile BEY KHARDANEH ile بيخرد ile ناقصالعقل ile سفاهتا ile سفيهانه ile مدمغ ile KHARMAGHODAS ile BEY KHARDY ile HAMAGH ile HAMAGHT ile احمقي ile SEFANPAT ile BEY AGHALY ile NADANY )


- APTAL/LIK[Ar.] ile BUDALA/LIK[Ar.]/KAŞALOT[Fr.][argo]

( Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık. İLE Zekâca geri olan, alık. | Ahmak, bön. | Bir şeye aşırı düşkün. )


- APTAL/LIKTA ile/ve/<> SAF/LIKTA |
ile/değil/yerine/></<>
AKILLI/LIKTA

( Ne affeder/affedilir, ne de unutur/unutulur. İLE/VE/||/<> Affeder/affedilir ve unutur/unutulur.
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Affeder/affedilir ama unutmaz/unutulmaz. )

( Öğretmeyi sever.
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Öğrenmeyi sever. )


- aq bull.[Lat. < AQUA BULLİENS] değil/yerine/= KAYNAR SU


- AQUEDUCT vs. BRIDGE


- AR ile AR BELÂSI


- ARA AŞIĞI ile DAMLALIK AŞIĞI ile MAHYA AŞIĞI ile MONTAJ AŞIĞI/KONSTRÜKTİF AŞIK ile AŞIK TAKOZU ile ÂŞIKYOLU

( Mahya aşığı ile damlalık aşığı arasında kalan aşıklardan her biri. İLE Ahşap makaslı çatılarda, oluk tarafında dış duvarlar üzerine yerleştirilen ve mertek uclarını taşıyan aşık. Kırma ya da beşikörtüsü çatılarda, mahyaya yerlşetirilen aşık. İLE Mahyada, taşıyıcı aşık bulunmaması durumunda ya da bir mertek çatısında mertek uclarını bağlamak için bunların altına yerleştirilen ve mertekler tarafından taşınan küçük kesitli aşık. İLE Aşıkların oturmalarını sağlamak ve kaymalarını önlemek için eğik makas kirişlerinin üzerine çakılan konik ağaç parça. İLE Dik köşeli çizgilerin kırılarak devam etmesiyle oluşan eski bir geometrik bezeme.[Eskiden, "âşık yolunu şaşırmış" ya da "sarhoşyolu" da denilmiş.] )


- ARA İNANÇLAR ile/ve/||/<> OTONOM DÜŞÜNCELER


- ZWISCHENLAGE, ZWISCHENSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARA KATMAN


- INTERMEDIATE SPECTRUM REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ARA TAYFLI REAKTÖR


- Ara vermek için SUS!!!


- ARABA YOLU CADDESİ (HAYDAR ALİYEV CADDESİ) :

( Kireçburnu mahallesinin en uzun caddesidir. Bu yolun açılması ile otobüs ve özel araçlar çalışmaya başlamış dolaysıyla Kireçburnu Mahallesine ilgi artmış, mahalle ilgi odağı olmuştur. Bu sokağa önce "Araba Yolu Sokak" adı verilmişse de, çok uzun yıllar sonra Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ölünce bu şahsın adı caddeye verilmiş ve caddenin adı "Haydar Aliyev Caddesi" yapılmıştır. )


- ARABA ile ARABA KAZASI ile ARABA MOTORU ile ARABA İMALATI ile ARABA SÜRMEK ile ARABA KOLTUĞU ile TAŞIYICI ile TAŞIYICI GÜVERCİN ile TAŞIYICI SİSTEM ile TAŞIYICI DALGA ile TAŞIMAK ile NEWCASTLE'A KÖMÜR TAŞIMAK ile MAL TAŞIMAK ile DEVAM ET ile OMUZDA TAŞIMAK ile GERÇEKLEŞTİRMEK

( CAR vs. CAR ACCIDENT vs. CAR ENGINE vs. CAR MANUFACTURING vs. CAR RIDING vs. CAR SEAT vs. CARRIER vs. CARRIER PIGEON vs. CARRIER SYSTEM vs. CARRIER WAVE vs. CARRY vs. CARRY COAL TO NEWCASTLE vs. CARRY GOODS vs. CARRY ON vs. CARRY ON SHOULDER vs. CARRY OUT )

( ماشين ile اتومبيل ile عرابه ile تصادف اتومبيل ile موتور اتومبيل ile اتومبيل سازي ile ماشين سواري ile صندلي اتومبيل ile ترک بند ile حامل ile کبوتر قاصد ile سيستم حامل ile موج حامل ile حمالي کردن ile عملي کردن ile حامل بودن ile حمايل کردن ile حمل کردن ile بدوش گرفتن ile بار بردن ile بدوش کشيدن ile زيره بکرمان بردن ile کالا حمل کردن ile ادامه داشتن ile به اجرا نهادن ile به اجرا گذاشتن ile ترتيب اثر دادن ile به اجرا گذاردن )

( MASHYNE ile OTOMBYLE ile عرابه ile TASADEF OTOMBYLE ile MOTOR OTOMBYLE ile OTOMBYLE SAZY ile MASHYNE SAVARY ile SANDELY OTOMBYLE ile TARK BAND ile HAMEL ile KABUTAR GHASED ile SYSETAM HAMEL ile MOJ HAMEL ile HAMALY KARDAN ile AMELY KARDAN ile HAMEL BODAN ile HAMAYLE KARDAN ile HAMEL KARDAN ile BEDOOSH GARAFTAN ile BAR BARDAN ile BEDOOSH KESHYDAN ile ZYRAH BEKARMAN BARDAN ile KALA HAMEL KARDAN ile EDAMEH DASHTAN ile BAH EJRA NEHADAN ile BAH EJRA GOZASHTAN ile TARATYBE ASAR DADAN ile BAH EJRA GOZARDAN )


- ARABA ile LANDO/LANDON[Fr.]

( ... İLE Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş, karşılıklı iki oturma sırası bulunan binek arabası. )


- ARABA/LIK ile ARABAN ile ARABACI/LIK ile ARABALI ile ARABASIZ/LIK ile ARABA ARABA ile ARABA VAPURU ile ARABALI VAPUR ile ARABA FALAKASI ile ARABA MEZARLIĞI


- ARABÂN-KÜRDÎ ile ARABÂN-NİGÂR

( Dede Efendi'nin düzenlemesi/terkibi olduğu kabul edilebilecek olan az kullanılmış mürekkep bir makamdır. [Beyâtî-arabân makamına bir kürdî dörtlüsü eklenerek oluşturulmuştur] İLE Adı anonim bir edvâr-ı ilm-i mûsikîde geçen makam. )


- ARABÂN-NİGÂR -ile

( Adı anonim bir edvâr-ı ilm-i mûsikîde geçen makam. )


- ARAÇ = VASITA = MEANS, VEHICLE[İng.] = MOYEN[Fr.] = MITTEL[Alm.] = MEZZO[İt.] = MEDIO[İsp.] = VIA, RATIO[Lat.] = (HO) POROS[Yun.] = VESÎLE, VÂSİTA[Ar.] = VESÎLE[Fars.] = MIDDELEN[Felm.]


- ARAÇ ile/ve YÖNTEM

( VEHICLE/TOOL vs./and METHOD )


- ARACILIK ile ARACI ile ORTA SEVİYE ile ARACI ile BİTMEK BİLMEYEN ile ARALIK ile ARALIKLI ile ARALIKLI ile KARIŞIM ile KARIŞTIRILABİLİR ile MOLEKÜLLER ARASI

( INTERMEDIACY vs. INTERMEDIARY vs. INTERMEDIATE vs. INTERMEDIATOR vs. INTERMINABLE vs. INTERMIT vs. INTERMITTENT vs. INTERMITTER vs. INTERMIX vs. INTERMIXABLE vs. INTERMOLECULAR )

( ميانجي گري ile وساطت کننده ile مداخله کننده ile درميان آينده ile واسطه ile تمام نشدني ile پايان ناپذير ile نوبت داشتن ile نوبت شدن ile نوبتي ile نوبت دار ile متناوب کننده ile بهم مخلوط کردن ile ختلات پذير ile اقابل اختلات ile بين ذرات ile بين مولکولي )

( MYENJY GARY ile VASATAT KONANDEH ile MADAKHALEH KONANDEH ile DARAMYAN AYNADEH ile VASETEH ile TAMAM NESHODANY ile PAYAN NAPAZYR ile NOBAT DASHTAN ile NOBAT SHODAN ile نوبتي ile NOBAT DAR ile MOTENAVEB KONANDEH ile BACPAM MOKHLOT KARDAN ile KHTELAT PAZYR ile اقابل اختلات ile بين ذرات ile BEYNE MOLKOLY )


- ARAÇLAR/BİLGİLER/TUTUMLAR:
KURUCU ile/ve/||/<> TAŞIYICI ile/ve/||/<> ÖĞRETİCİ


- ARAÇLARDAN İNERKEN VE KAPILARINI AÇARKEN:
SOLDAN ile/ve/değil/yerine SAĞDAN

( Araç yolcularının, inecekleri zaman, sol kapıyı değil sağ kapıyı kullanmalarına özen gösterelim. Sürücülerin de özellikle bisikletliler, motorsikletliler ve hatta yayaları düşünerek, aniden çıkış yapmamaları gerektiğini her zaman için anımsatalım ve birbirimizi uyaralım. Aniden açılan kapılar yüzünden yaşanılan gereksiz ve büyük kazaları, bilinçli ve dikkatli davranarak önlemek olanaklıdır. Lütfen araçtan ani çıkışlar yapmadan ayna kullanarak kapıları açalım! )


- ARAÇLARDAN(OTOBÜS, TREN, VAPUR VS.) ÇÖP ATMAK yerine CEPTE/ÇANTADA TUTMAK


- ARADA BİR ile ARADA SIRADA


- ARADA KALMAK ile/değil/yerine ARADA OLMAK


- ARADA KALMAK ile/ve/||/<>/< ZOR DURUMDA KALMAK/ZOR DURUMA DÜŞMEK


- ARADA (OLMAK) ile/ve/değil/yerine AKIŞTA (OLMAK)


- Arada sırada DİNLE!!!


- Arada sırada SUS!!!


- ARADIĞIN SÜRECE/KADAR ARARIM değil ARAMADIĞIN KADAR ARAMAM


- A'RAF ile BERZAH

( ... İLE İki şey arası, fasıl, boşluk, sınır alanı, âlem-i dünya ile âlem-i âhire arası. Hakk ile halk arası. | Ölülerin ruhlarının kıyâmete kadar bulunacakları yer. )


- ARAKNOİD KİST ile/||/<> BEYİN TÜMÖRÜ

( Beyin ya da omurilik zarları arasında sıvı dolu keseciklerin oluşması. İLE/||/<> Beyin dokusunda olağandışı göze büyümesi. )


- ARALI ile ARALIK ile ARALIKLI ile ARALIKSIZ ile ARALIK OYUNU ile ARALIK KOROZYONU


- ARALIK SUYU ÇEŞMESİ :

( Sarıyer Şehit Mithat Caddesi (Yeni Yol) üzerindedir. Fırıncı Abbas Okumuşoğlu tarafından hayrat olarak yaptırılmıştır (1952). 1978 ve 2008 de onarım yapılmıştır. )


- ARALIK SUYU :

( Kestane Suyu Fabrikası ile Hünkâr Suyu mesiresi arasında bulunan ve koruma altına alınan kayalıklar arasında çıkan memba suyudur. )


- FÂSILA[Osm.] / INTERVAL[İng.] / INTERVALLE[Fr.] / SPALTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARALIK, YARIK


- ARALIK/aralık ile/<> Aralık

( Ara, boşluk. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Onikinci/son ay. )


- ARALIK ile MÜDAHALE ETMEK ile MÜDAHALECİ ile MÜDAHALE ile RÖPORTAJ

( INTERVAL vs. INTERVENE vs. INTERVENER vs. INTERVENING vs. INTERVIEW )

( فترت ile فرجه ile خلال ile اثناء ile مداخله کردن ile مداخله جو ile حايل ile مصاحبه ile مصاحبه کردن )

( FOTERT ile FARJEH ile خلال ile اثناء ile MADAKHALEH KARDAN ile MADAKHALEH JO ile HAYLE ile MOSAHEBEH ile MOSAHEBEH KARDAN )


- ARAMA ile ÇAĞRI İŞLEME ile NAMAZA ÇAĞRI ile TANIK ÇAĞIRMAK ile ARAMAK

( CALL vs. CALL PROCESSING vs. CALL TO PRAYER vs. CALL TO WITNESS vs. CALL UP )

( تماس تلفني گرفتن ile ناميدن ile خبر کردن ile نام بردن ile مراجعه کردن ile خواندن ile صدا کردن ile فرا خوان ile صدا زدن ile نام نهادن ile صلا در دادن ile احضار کردن ile آوا ile صلا ile صدا ile ناميده ile فراخوان پردازي ile اذان گفتن ile گواه خواستن ile گواه آوردن ile گواه گرفتن ile شيپور احضار )

( TAMAS TALFANY GARAFTAN ile NAMYDAN ile KHBAR KARDAN ile NAM BARDAN ile MARAJEEH KARDAN ile KHANDAN ile SADA KARDAN ile FARA KHAN ile SADA ZADAN ile NAM NEHADAN ile SALA DAR DADAN ile EHZAR KARDAN ile AVA ile SALA ile SADA ile NAMYDAH ile FARAKHAN PARDAZY ile AZAN GOFTAN ile GOVAH KHASTAN ile GOVAH AVARDAN ile GOVAH GARAFTAN ile SHYPOR EHZAR )


- ARAMA ile/ve/||/<> TARAMA


- ARAMAK ile ARAMA EMRİ ile ARAMA İZNİ ile ARAMA KARARI ile ARAMA MOTORU ile ARAMA TARAMA ile ARAMA BÜLTENİ ile ARAMA RUHSATI


- ARAMAK ile ARAMAK

( CALLING vs. CALLING IN )

( فراخواني ile فراخواننده ile تو خواني )

( FARAKHANY ile FARAKHANANDEH ile TO KHANY )


- ARAMAK ile/ve/değil/yerine/<> BULMAK İÇİN/ÜZERE ARAMAK


- ARAMAK ile ÇEVİRME

( DIAL vs. DIALING )

( شماره گرفتن ile شماره گيري )

( SHMAREH GARAFTAN ile SHMAREH GYRY )


- ARAMAK ile/ve/||/<> DENK GELMEK/DENK GETİRMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK


- ARAMAK ile/ve/<> PAYLAŞMAK

( Bazı şeylerin paylaşıldığı kişi aranır. Birinin bizi uzun süre sonra ya da -maddi, manevi- bir gereksinimi doğrultusunda araması çıkar değil/olmayabilir, zihnimizde ve gönlümüzde bir yeri olduğundandır. )

( Sahip olduğunuz her şeyi, her kimin gereksinimi varsa, onunla severek paylaşın. )

( TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and/<> TO SHARE )


- ARAMAK ile/ve PAYLAŞMAK

( TO SEARCH vs./and TO SHARE )


- ARAMAK = SEARCH/SEEK/LOOK FOR[İng.] = CHERCHER[Fr.] = SUCHEN[Alm.] = CERCARE[İt.] = BUSCAR[İsp.]


- ARANAN ile/ve/<>/> ARINAN


- ARANIP TARANMA


- ARANJE[Fr.] ile/ve/||/<>/> ARANJMAN[Fr.] ile/ve/||/<>/> ARANJÖR[Fr.]

( Derlenmiş, düzenlenmiş. İLE/VE/||/<> Belirli bir yönteme göre yerleştirme, düzenleme. İLE/VE/||/<> Düzenlemeci. )


- ARAP ÖLDÜREN DERESİ :

( Sezener Çiftliği'nin batısından ve Arap Öldüren mevkiinin alt kısımlarından çıkar. Vadide, Sarıyer deresinin ana kolu olan Bekardere ve Kılıçpınar deresi ile birleşir. )


- ARAP ÖLDÜREN MEVKİİ :

( Maden mahallesinin üst kısmında ve Zekeriyaköy sınırları içinde bulunan Nalbant Çeşme mevkii ile Zekeriyaköy Sapağı arasında kalan yer "Arap Öldüren Mevkii" dir. Nalbant Çeşme mevkiinin en üst ve yüksek noktasıdır. Buraya Arap Öldüren denmesinin nedeni yaz kış çok rüzgârlı ve bilhassa kış aylarında müthiş soğuk olmasıdır. Eski bir tarihte Sarıyer'den yaya olarak Zekeriyaköy'e giden bir Arabın bu mevkiiyi geçememesi ve soğuktan ölmesi nedeni ile bu ismi aldığı söylentisi yaygındır. Eskiden Nalbant Çeşme, Arap Öldüren ve Zekeriyaköy başı arasında at yarışları yapılırdı. )


- ARAP SABUNU değil/yerine/>< RAB SABUNU


- ARAP ile ARAP ile ARAP YARIMADASI ile ARAP YASEMİNİ ile ARAPÇALAŞTIRILMIŞ ile ARAPLAŞTIRMAK ile ARAPLAR ile ARAPÇA

( ARAB vs. ARABIAN vs. ARABIAN PENINSULA vs. ARABIAN JASMINE vs. ARABICIZED vs. ARABIZE vs. ARABS vs. ARABIC )

( عرب ile عربي ile رازقي ile جزيره العرب ile جزيرتلارب ile زبان تازي ile زبان عربي ile معرب ile معرب کردن ile اعراب )

( ARAB ile ARABY ile رازقي ile جزيره العرب ile جزيرتلارب ile ZABAN TAZY ile ZABAN ARABY ile MARAB ile MARAB KARDAN ile ARAB )


- ARAPAYMA BALIĞI ile ARANOVA BALIĞI ile TAMBAKUİ BALIĞI

( 3 m. uzunluğunda ve 160 kg. ağırlığındadır. İLE ... İLE 40 kg. ağırlığındadır. )

( Sürü olarak avlanırlar. İLE ... İLE ... )

( Amazon ormanlarında yaşarlar. )


- ARAPÇA HAT KALEMİ ile İBRÂNİCE HAT KALEMİ


- ARAPÇA (TERİMLER) ile PEHLEVİCE (TERİMLER)


- ARAPÇA ile FARSÇA

( SİBEVEYN: Arapça dilbilgisini oluşturan kişi. )


- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE

( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )

( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )


- ARAPÇA'DA:
GÖZ ile/ve/||/<> KÖR

( )

( Bir noktanın eksikliği, gözü kör eder. )


- ARARAT = ARASAT


- ARAROT ile ARAROT KAMIŞI


- ARASÂT ile ARSA

( Cennet ile cehennem arasında olduğu söylenilen yer. | Mahşer yeri, haşir ve neşir meydanı. Kıyamet günü, tüm ölülerin dirilip toplanacakları yer. )


- ARASI ile BİSİKLETLER ARASI ile FAİZ ile ÜLKENİN ÇIKARLARI ile FAİZ ORANI ile İLGİLİ ile İLGİNÇ ile İLGİ ALANLARI ile SATIR ARASI ile KESİŞMEK ile KESİŞEN ile KAVŞAK ile İNTERSEKS ile ARALIK ile EYALETLERARASI ile YILDIZLARARASI ile ARALIK

( INTER vs. INTERCYCLE vs. INTEREST vs. INTEREST OF THE COUNTRY vs. INTEREST RATE vs. INTERESTED vs. INTERESTING vs. INTERESTS vs. INTERLINE vs. INTERSECT vs. INTERSECTING vs. INTERSECTION vs. INTERSEX vs. INTERSPACE vs. INTERSTATE vs. INTERSTELLAR vs. INTERSTICE )

( مدفون ساختن ile بين چرخهاي ile صرفه ile ربح ile جلب توجهکردن ile ذينفع کردن ile بهره مالک ile تنزيل ile نفع ile علاقه ile مصلحت ile علاقه مندي ile نزول ile مصاح عاليه مملکت ile نرخ بهره ile پابست ile علاقه مند ile پربهره ile علاقمند ile علاقهمند ile باتماشا ile جالب نظر ile شنيدني ile جالب ile فروع ile آلائق ile منافع ile طبايع ile طباع ile مصالح ile علائق ile آستر گذاشتن ile از هم گذشتن ile تقاطع کردن ile متلاقي ile متقاطع ile تقاطع ile چارسوق ile نر و ماده ile فاصله دار کردن ile بين ايالتي ile بين ستارهاي ile سوراخ ريز )

( MADFON SAKHTAN ile BEYNE CHARKHESAY ile SARFEH ile ربح ile JALAB TOJEKKARDAN ile ZEYNAF KARDAN ile BACPAREH MALK ile تنزيل ile NAF ile ALAGHEH ile MOSOLHAT ile ALAGHEH MANDY ile NEZOL ile MOSAH ALYYEH MOMLEKT ile NARKH BACPAREH ile PABAST ile ALAGHEH MAND ile پربهره ile ALAGHAMAND ile ALAGHESMAND ile باتماشا ile JALEB NAZAR ile SHENYDANY ile JALEB ile FORU ile آلائق ile MENAFE ile طبايع ile طباع ile MOSALEH ile ALAEGH ile ASTER GOZASHTAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile TAQATE KARDAN ile MOTELAGHY ile MOTEQATE ile TAQATE ile چارسوق ile NAR VE MADEH ile FASLEH DAR KARDAN ile BEYNE AYELTY ile BEYNE SETAREHYAY ile SORAKH RYZ )


- ARASTA ile/||/<> ŞADIRVAN ile/||/<> TABHANE ile/||/<> DARUŞŞİFA

( Çarşı, dizi dükkânlar. Bazen önlerinde revak ya da karşılıklı sıraların arasında örtü bulunanlar, bir tür kapalı çarşı oluşturur. İLE/||/<> Bir çeşit meydan çeşmesi. Özellikle cami avlularında, çepeçevre muslukları olan çokgen su tesisi. İLE/||/<> Konukevi/misafirhane. | Dini yapıların bir bölümü.[Özellikle gezici dervişlerin konuk edildiği oda.] İLE/||/<> Şifahane, hastahane gibi sağlık kuruluşlarına verilen eski adlardan biri. )


- ARAŞTIRMA (YAPMAK) ile ÇALIŞMA (YAPMAK)

( RESEARCH vs. TO STUDY/WORK )


- ARAŞTIRMA ile/ve GÖZLEM

( RESEARCH vs./and OBSERVATION )


- ARAŞTIRMA ile İNCELEME ile ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

( TA'MÎK[Ar. < UMK | çoğ. TA'MÎKÂT]: Derinleştirme, derin kazma. | Esasına varacak biçimde araştırma, inceleme. )


- ARAS[yerel < Isparta bölgesi] ile/ve/<> ARASTA[Fars. ARASTE: Süslenmiş.] ile/ve/<> ARASTAK[Fars.]

( Çarşı. İLE/VE/<> Eskiden, çarşılarda aynı çeşit mal satan esnafın bulunduğu bölüm. | Üstü örtülü ya da dükkânlarının önü saçaklı çarşı. [Eskiden, arasta, külliyelerin bir bölümünü meydana getirirdi.] | Ordu çarşısı. [Eskiden, ordugâhta kurulan seyyar çarşı.] İLE/VE/<> Yapıların üzerine gelen süslü saçak. | Tavan. | Yatak sayvanı. )


- ARAYA KATMAK ile ŞEFAAT ETMEK ile HÜCRELER ARASI ile ARACILIK ile ŞEFAATÇİ ile TAKAS ile DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile KIYILARARASI ile İLETİŞİM KURMAK ile CEMAAT ARASI ile ARA BAĞLANTI ile KITALARARASI ile İLİŞKİ ile KÜLTÜRLERARASI ile AKIMLARARASI

( INTERCALATE vs. INTERCEDE vs. INTERCELLULAR vs. INTERCESSION vs. INTERCESSOR vs. INTERCHANGE vs. INTERCHANGEABLE vs. INTERCOASTAL vs. INTERCOMMUNICATE vs. INTERCOMMUNION vs. INTERCONNECT vs. INTERCONTINENTAL vs. INTERCOURSE vs. INTERCULTURAL vs. INTERCURRENT )

( جا دادن ile شفاعت کردن ile پادر مياني کردن ile داخل سلولي ile بين ياختهاي ile بين ياخته اي ile ميانگيري ile پادرمياني ile پادرميان ile شفيع ile پايمرد ile متناوب ساختن ile جا بجا ile قابل معاوضه ile قابل مبادله ile متبادل ile قابل تبادل ile مبادله پذير ile جابجا پذير ile بين دنده اي ile مراوده داخلي داشتن ile ارتباط مشترک ile مراوده ile اقدام مشترک ile بهم وصل کردن ile بهم پيوستن ile درون بري ile مقاربت ile آميزش ile بين فرهنگي ile مداخله کننده )

( JA DADAN ile SHAFAAT KARDAN ile PADAR MYANY KARDAN ile DAKHAL SELOLY ile بين ياختهاي ile BEYNE YAKHTEH AY ile MYENGYRY ile PADRAMYANY ile PADRAMYAN ile SHOFYE ile PAYMARD ile MOTENAVEB SAKHTAN ile JA BEJA ile قابل معاوضه ile GHABEL MOBADELEH ile متبادل ile GHABEL TABADEL ile MOBADELEH PAZYR ile JABEJA PAZYR ile BEYNE DANDEH AY ile MARAVODEH DAKHALY DASHTAN ile ERTABAT MOSHTARK ile MARAVODEH ile EGDAM MOSHTARK ile BACPAM VASL KARDAN ile BACPAM PEYVASTAN ile DRON BARY ile MOGHARBAT ile AMYZESH ile BEYNE FAREANGY ile MADAKHALEH KONANDEH )


- ARAYAN, BULUR!:
[ya] BELÂ ya da MEVLÂ


- ARAYAN KİMSENİN OLMAMASI ile/ve ARANABİLECEK KİMSENİN OLMAMASI


- ARAYAN-SORAN (OLURSA)


- ARAYIP SORMAK


- ARAYIŞ ile/ve/||/<> "ANLAYIŞ"


- ARAYIŞ ile ARAYICI/LIK ile ARAYICI FİŞEĞİ


- ARAYIŞ ile/ve BEKLENTİ

( SEEKING vs./and EXPECTATION )


- ARAYIŞ ile/ve SORGULAMA

( SEEKING vs./and TO INTERROGATE )


- INTERFACE MIXING[İng.] ile/değil/yerine/= ARAYÜZ KARIŞMASI


- ARAYÜZ ile MÜDAHALE ETMEK ile MÜDAHALE ETMEK ile PARAZİT YAPMAK ile MÜDAHALE EDEN ile KARIŞMAK

( INTERFACE vs. INTERFERE vs. INTERFERE WITH vs. INTERFERENCE vs. INTERFERING vs. INTERFUSE )

( فضال ile مداخله کردن ile پا بميان گذاشتن ile پارازيت دادن ile دخالت کردن ile دخل و تصرف کردن ile مداخله و فضولي کردن ile دخل و تصرف کردآن ile معارظ شدن ile فضولي ile تداخل ile فضول ile مداخله ile دخل و تصرف ile دخالت ile دخيل ile تداخلي ile بهم آميختن )

( فضال ile MADAKHALEH KARDAN ile PA BAMYAN GOZASHTAN ile PARAZYT DADAN ile DOKHALT KARDAN ile DOKHAL VE TASRAF KARDAN ile MADAKHALEH VE FOZOLY KARDAN ile DOKHAL VE TASRAF KARDAN ile MOARZ SHODAN ile FOZOLY ile TADAKHAL ile فضول ile MADAKHALEH ile دخل و تصرف ile DOKHALT ile DOKHYLE ile تداخلي ile BACPAM AMYKHTAN )


- ARAZBÂR ile ARAZBÂR-PÛSELİK ile ARAZBÂR-ZEMZEM

( Türk mûsikîsinin pek eski birleşik(mürekkeb) makamlarındandır. [Nevâ'da beyâtî ve rast beşlisi'nin çârgâh'taki şeddi ve uşak dörtlüsünün birleşmesinden meydana gelmiştir.] İLE III. Selim'in ihtirâ[benzeri görülmemiş bir şey icâd etme] ettiği birleşik(mürekkeb) makamlardan biridir. [Arazbâr mürekkebine bir pûselik dörtlüsü ya da beşlisi eklenerek meydana gelmiştir.] İLE Nasır Abdülbâkî'nin tetkik ve tahkikinde adı geçen makam. )


- ARAZİ ile ARAZİ ARACI ile ARAZİ YARIŞI ile ARAZİ TARAMASI ile ARAZİ OTOMOBİLİ


- ARAZİ ile BOSTAN[Fars. < BÛSTÂN]

( ... İLE Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )


- ARAZİ ile/ve TOPRAK

( TOPRAK

Tarlam, sana üçyüz fidan aşılasam
Tarla coşar, fidan coşar, el coşar
Gücüm yetse, hemen işe başlasam
Kazma coşar, kürek coşar, bel coşar

Muhidime örnek olmak maksadım
Sevinir evlâdım, söylenir adım
Hız ile yürür idim olsa kanadım
Yolcu coşar, ayak coşar, yol coşar

Çalışırsan toprak verir cömerttir
Emeksiz istemek, dermansız derttir
Çalışmak, insana büyük servettir
Kese coşar, gönül coşar, el coşar

Yılda bir kez, çiçek açan ağaçlar
Hayatta insana ömür bağışlar
Her taraftan cıvıldaşır o kuşlar
Seher coşar, bülbül coşar, gül coşar

Güzelin kulağı, küpeyi saklar
Ağacın yaprağı, meyveyi koklar
Mehtap ile birleşince yapraklar
Gölge coşar, mehtap coşar, dal coşar

Yel, dala değdikçe, sor ki, dallar ne çeker
Durmaz inler, ırgalanır, Hû çeker
Demişler ki, bu derdi bu çeker
Veysel ağlar, sazı ile tez coşar

 

[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirdir. ]

[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12792 ]

)

( ... ile/ve TÜRÂB )

( ... ile/ve HÂK, ÂCÂK )

( ... ile/ve PİTHİRİ )


- ARAZİİ MEVAT değil/yerine/= İYESİZ YEREY


- ARAZİ-İ MEZRUA değil/yerine/= EKİLEN YEREY


- ARAZİ-İ MİRİYE değil/yerine/= GENERK YEREYİ


- ARAZÖZ[Fr. < ARROSEUSE]["AROZÖZ" değil!] değil/yerine/= YOLSULAR

( Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan motorlu araç. )


- ARBEDE[Ar.]/HENGÂME[Fars.]/ÇINGAR[Yun.] değil/yerine/= ÇATIŞMA/HIRGÜR/KAVGA/GÜRÜLTÜ PATIRTI


- ARBEDE ile ARBEDECİ


- ARBİTRAJ[Fr. < ARBITRAGE] değil/yerine/= ARA KAZANÇ


- ARC LENGTH ile/||/<> CHORD LENGTH

( Arc eğri boyunca uzunluk, chord doğru mesafe. )

( Formül: Curved İLE straight distance )


- ARCH-/ARCHE-/ARCHEO-/ARCHİ- ile/||/<> PALAE-/PALAEO-/PALEO-

( Eski, başlangıç, birinci, orijinal, ilkel, öncü. İLE/||/<> Eski, eski devirlere ait, ilkel. )


- ARCHO- ile/||/<> PROCT-/PROCTO-

( Rektal. İLE/||/<> Anüs, rektumla ilgili. )


- ARCTIC değil/yerine/= KUZEY YERUCU


- ARDI ARDINA (DİZİLMEK)


- ARDI ARKASI (GELMEMEK)


- ARDIÇ ile HABEŞ ARDICI


- ARDILMAK ile ARDIL/LIK ile ARDIÇ ile ARDINCA ile ARDI SIRA ile ARDIÇ OTU ile ARDIÇ KUŞU ile ARDI ARDINA ile ARDIN ARDIN ile ARDIÇ RAKISI ile ARDIL GÖRÜNTÜ


- ARDINA KADAR AÇMA! ve/||/<> TAMAMEN KAPATMA!

( Kapatmaya gücünün yetmeyeceği kapıyı. VE/||/<> Açmaya yüzünün tutmayacağı kapıyı. )


- SEQUENCE RULE[İng.] ile/değil/yerine/= ARDIŞIK KURALI


- ARDİYE ile ARDİYECİ/LİK


- Ardından konuşma! Yüzüne KONUŞ!!!


- ARDRAMATİK[Fr.] değil/yerine/= TİYATRO SANATI


- AREA[Lat.] ile ARENA[Lat. HARENA: Kum, kumlu yer.] ile ARENİT

( Bölge, avlu, saha. | Yüzölçümü. | İlk Doğu kiliselerini çevreleyen, ağaçlı kutsal avlu. [Bu avlulardan bazıları, bölge papazlarının barınaklarına açılan revaklarla çevriliydi.] İLE Çok ince kum. | Antikçağda, anfitiyatro, hipodrom, sirk gibi yerlerin ortasında güreş, yarış, oyun gibi yerlerin ortasında, güreş, yarış, oyun gibi çeşitli gösteriler yapılan, üzerine kum serilmiş alan. | Siyasi çekişmelere sahne olan yer. İLE Kum böyüklüğünde taneciklerden oluşan tortul kayaçların genel adı. )


- AREOMETRE[Yun. ARAIOS: Sulu, az koyu. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= SIVIÖLÇER

( Bir sıvının, özgül ağırlığını ölçmeye yarayan aygıt. )


- AREST/ARREST[İng.] değil/yerine/= DURMA


- ARGAÇLAMAK ile ARGAÇ ile ARGALİ


- ARGAND DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME D'ARGAND[Fr.] / ARGAND-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ARGAND DİYAGRAMI


- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]


- ARGO[Fr.] ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Türkmen, Gagauz, Özbek, Uygur, Tatar, Başkurt, Kumuk, Karaçay-Malkar, Nogay, Kazak, Kırgız, Altay, Hakas, Tuva, Şor Türkçe'lerinde] ARGO )

( Külhanbeylerin kullandığı söz ve deyimler. | Bir meslekte ya da toplumda kullanılan özel söz. )

( [Çin'de] HSIANG T'AN, HSIANG Ç'ANG )

( [Finlandiya'da] MONGERRUS )

( [Hindistan'da] SÂSÎ, DOM, NATÎ [Çingene dili asıllılardır], BALAÎBALAN )

( [Hollanda'da] BARGOENS )

( [İran'da] LÛTRÂ, ZEBÂN-I ZERGERÎ[kuyumcu dili], LOTİZEBÂNÎ, KURBATÎ/ESSÎM ARGOSU[Ar. İran'ın kuzeyinde] )

( [İspanya'da] CALO, [eskiden] GERMANIA )

( [İtalya'da] FURBESCO, ZERGA[Venedik'te], GERGO[Jargon anlamına] )

( [Macaristan'da] TOLVANJNYELV[hırsız dili] )

( [Mısır'da] HALEBÎ ARGOSU )

( [Norveç'te] FANTESPROG )

( [Portekiz'de] CALAO )

( [Romanya'da] ŞMECHEREASCA, LIMBA CARAITORILOR )

( [Rusça] ARGO [Kril abecesiyle APRO], VOROVSKIY YAZIK[hırsız dili] )

( [Yunanistan'da] MALLIARA GLOSA[bayağı dil anlamına] )

( [Çekoslavakya'da] HANTYRKA )

( SLANG, COCKNEY, CANT vs. HIGH-LIFE SLANG vs. LOW SLANG )

( ARGOT )

( ROTWELSCH [ya da CHESSENLOSCHEN, JENISCHE SPRACHE, KOCHEMER SPRACHE, KALOSCHENSPRACHE] [GAUNERSPRACHE: Hırsız dili] )

( [Türkmen, Gagauz, Özbek, Uygur, Tatar, Başkurt, Kumuk, Karaçay-Malkar, Nogay, Kazak, Kırgız, Altay, Hakas, Tuva, Şor Türkçe'lerinde] ARGO
[Hollanda'da] BARGOENS
[İran'da] LÛTRÂ, ZEBÂN-I ZERGERÎ[kuyumcu dili], LOTİZEBÂNÎ, KURBATÎ/ESSÎM ARGOSU[Ar. İran'ın kuzeyinde]
[İtalya'da] FURBESCO, ZERGA[Venedik'te], GERGO[Jargon anlamına]
[Mısır'da] HALEBÎ ARGOSU
[Rusça] ARGO [Kril abecesiyle APRO], VOROVSKIY YAZIK[hırsız dili] )


- ARGOLAŞMAK ile ARGOLAŞTIRMAK ile ARGO ile ARGON ile ARGOLU ile ARGOSUZ


- ARGON LASER[İng.] / LASER À ARGON[Fr.] / ARGONLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ARGON LAZERİ


- ARGUE vs. BICKER vs. DEBATE vs. DISCUSS vs. DISPUTE vs. QUARREL


- ARHAT ile/ve/||/=/<> TATHAGATHA ile/ve/||/=/<> SIDDHA ile/ve/||/=/<> MUKTA

( Caynacılık'ta/Jainizm'de, sonsal aydınlanmaya ulaşan kişilere verilen adlar. )


- ÂRÎ:
ÇIPLAK ile ÖZGÜR/HÜR


- ARI KAVRAM ve/<> AKIL


- ARI KUŞU ile AVRUPA ARI KUŞU

( )


- ARI ile ALBİNO ARI

( ... vs. ALBINO BEE )


- ARI ile HAWAII ARISI

( Birleşik Devletler Balık ve Vahşi Yaşam Servisi, sarı yüzlü Hawaii arılarının 7 türünü 'soyu tükenmekte olan canlılar' dizinine aldı. [2016] )


- ARI/SİNEK ile/||/<> İNCİR ARISI/SİNEĞİ


- ARI ile ORKİDE ARISI


- ARI ile YAĞMUR ORMANI ARISI


- ARICI, NAZ ( ANKARA. 1982) :

( Elektrik - Elektronik Mühendisidir. 2011 yılında hobi amaçlı olarak buz pateni sporuna başladı. Kısa zamanda büyük aşama kaydetti ve 2015 yılında Almanya'da yapılan Uluslar arası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışması'na katıldı ve şampiyon olarak altın madalya aldı. Sarıyer Belediyesinin sponsor olduğu Naz Arıcı 2016 yılında Kanada'da yapılan Uluslar arası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışmaları'nda ülkesini temsil etti ve şampiyon olarak ikinci kez altın madalya kazandı. Önceleri antrenörlüğünü Duygu Salur, sonraları milli takım antrenörü Timuçin Özbükücü yaptılar. )


- ÂRİF HİKMET EFENDİ ile/ve ÂRİF HİKMET

( Şeyhülislâm. İLE/VE Medine'li. )


- ÂRİF ile ARRÂFE

( GNOSTIC vs. ARRAFE )


- ÂRİF ile MUHLİS


- Ârifçe sus, ârifçe KONUŞ!!!


- ARILAMAK ile ARILANMAK ile ARILAŞMAK ile ARILAŞTIRMAK ile ARILAŞTIRILMAK ile ARILAR


- ÂRİLER/ARYANS -ile

( M.Ö. 1500 ile 100 yılları arasında Hindistan'a gelip İndus Vadisi Arîlerine, Kuzey Hindistan'a~son olarak da Ganj ovası Arîlerine yerleştiler ve buraya "Arîler, Arîler'in Anavatanı" anlamına gelen "Aryavarta" dediler. Hindistan'a kast sistemini getirdiler. )


- ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA ile/ve/=/<> YAPILANDIRMA

( Arınma, duyguların eğitilmesi ve duyarlılık-yetisinin geliştirilmesi için yöntem olarak kullanılmaktaydı. Sanat bu arınmanın yöntemi olarak benimsenmişti. )

( Büyüklüğü tanıyabilmek için olgunlaşmanız, kutsallık için gönlünüzü arındırmanız gerekir. )

( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. )

( Aydınlanma, kültürden uygarlığa geçiştir. )

( "Bir"deki "Birlik"i ya da "Birlik"in "Bir", "Tek" ve "Bütünsel" oluşunun farkındalığına ulaşmak "Aydınlanma"dır. )

( Aydınlanma, insan aklına güvenmek; onu tanımak ve akla dayalı bir yaşamı gerçekleştirmeyi amaçlar. )

( Aydınlanma, Varlığın Armonik Birliği'nin kavranmasını temel almış; buna bağlı olarak Toplum'un armonik birliğe ulaştırılması ve toplum içndeki kişilerin 'Tekil-Bütünlük'e gelerek 'Bireyleşmesi'ni amaç edinmiştir. )

( İngilizce'de "Enlightenment", Fransızca'da "Enlaitement", Almanca'da "Aufklærung", İtalyanca'da "Essere Illuminato", Osmanlıca'da "Tenevvür", Tasavvuf'ta "İşrak". )

( Tüm ezoterik okullarda Arınma, Aydınlanma ve Sevgi, Bilgeliğin Yöntemi, ortak bir tutum olarak benimsenmiştir. )

( Kavramlar dünyasına giren her insan evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )

( Ancak anlayış aydınlatır. )

( Aydınlanmış kişi erdemli olmalıdır. )

( Ermişliğin özü, içinde bulunulan AN'ı(şimdiyi) tümüyle kabul etmek ve olmakta olanlarla uyumlanmaktır. )

( Only understanding enlighten. )

( Aydınlanma, felsefi bir kavram olarak XVIII. yy. Avrupa'sında "Akla dönüş akımı" olarak kullanılmaya başlanmış ve döneme adını vermiştir. )

( You must mature to recognise greatness and purify your heart for holiness.
The essence of saintliness is total acceptance of the present moment, harmony vs. things as they happen. )

( PURIFICATION vs./and/=/<> ENLIGHTENMENT )


- ARINMA/TEMİZLENME(TAHÂRET[Ar.]):
PİSLİKTEN/NECASETTEN ve/||/<> OLAYLARDAN/HADESTEN


- ARINMA ve/> AKTARMA ve/> ULAŞMA

( KATARSIS ve/> PARODESIS ve/> EPOPTEIA )


- ARINMA ile/ve/> AŞKINLIK

( PURIFICATION vs./and/> TRANSCENDENCY )


- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK


- ARINMA ile/< ELEŞTİRİ


- ARINMA ve/<> GÜVEN

( Ancak, arınmış zihinlere güvenebilirsin. )


- ARINMA ile/ve/> MÜŞÂHEDE


- ARINMA ve/<> YAPILAN(DIR)MA

( PURIFICATION and/<> CONSTRUCTION )


- ARINMAK ile/ve/değil/<> DUYARLILAŞ(TIR)MAK


- ARİOSO[İt.] ile/||/<>

( ... İLE/||/<> Dramatik ve lirik bakımdan yüksek bir anlatım gücü olan ağır başlı hava. )


- ARISE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK


- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT


- ARİSTO ile/ve/||/<>/> EINSTEIN


- ARİSTO ve HAREZMİ


- ARİSTOKRASİ ile ARİSTOKRAT ile ARİSTOKRAT ile ARİSTOKRATLAR ile ARİSTO

( ARISTOCRACY vs. ARISTOCRAT vs. ARISTOCRATIC vs. ARISTOCRATS vs. ARISTOTLE )

( اشرافيت ile نجبا ile حکومت اشراف ile طبقه اشراف ile بزرگزاده ile اشرافزاده ile نجيب زاده ile اشراف زاده ile اعياني ile اشرافي ile اشراف ile اعيان ile ارسطو )

( ESHARAFYT ile NAJBA ile HOKOMET ESHARAF ile TABAGHEH ESHARAF ile BOZORGOZADEH ile ESHARAFZADEH ile NAJYBE ZADEH ile ESHARAF ZADEH ile اعياني ile ESHARAFY ile ESHARAF ile AYAN ile ARESTOO )


- ARISTON ile ARISTO(TELES)


- ARISTOTALES" değil ARISTOTELES


- ARİSTOTELES MANTIĞI/SERT NESNELER MANTIĞI ile/ve BULANIK MANTIK


- ARİSTOTELES ve/||/<> DEMOKRİTOS


- ARITIM ile ARITIŞ ile ARITICI/LIK


- ARITMA ile ARITMA ÜNİTESİ


- ARİTMETİK[Yun.] ile/||/<> ARİTMİ[Fr.] ile/||/<> ARİTMİK[Fr. < ARYTHMIQUE]

( Matematiğin sayısal özelliklerini ve işlemlerini konu edinen dalı, sayısal. İLE/||/<> Yürek atışlarındaki düzensizlik. İLE/||/<> Düzensiz kalp ya da nabız atışı. )


- ARİTMİ/ARRHYTHMIA[İng.]/ARYTHMIE[Fr.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU

( Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik. )


- ARİVİST[Fr.] değil/yerine/= HIRSLI, HARİS

( Ne pahasına olursa olsun hedefine, başarıya ulaşmak isteyen kimse, haris. )


- ÂRİYET değil/yerine/= ÖDÜNÇ, EĞRETİ


- ARIYORSAN:
ELİNİ ÖPECEK ve YAKASINA YAPIŞILACAK

( Kendi elini öp! VE Kendi yakana yapış! )

( ELİNİ ÖPECEK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ ELİNİ ÖP!
YAKASINA YAPIŞILACAK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ YAKANA YAPIŞ! )


- ARİYYE[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]


- ARIZA ile ARIZA ANALİZİ ile ARIZA BULUCU ile ARIZA BULMA ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK ile HATALAR

( FAULT vs. FAULT ANALYSIS vs. FAULT FINDER vs. FAULT FINDING vs. FAULTLESS vs. FAULTLESSNESS vs. FAULTS )

( تقصير ile حرج ile گناه ile گسله ile خطيه ile خرده ile عيب ile بدي ile عيب کاوي ile خرده گير ile خرده بيني ile خرده گيري ile بي نقص ile بي نقصي ile عيوب )

( TAQSYR ile HARJ ile GENAH ile GOSLAH ile خطيه ile KHARDEH ile EYBE ile BADY ile EYBE KAVY ile KHARDEH GYR ile KHARDEH BEYNEY ile KHARDEH GYRY ile بي نقص ile BEY NAQSY ile EYVEB )


- ÂRIZÂN[Ar.] ile ÂRIZÂN[Ar. < ÂRIZ] ile ÂRIZÎ[Ar. < ÂRIZ | çoğ. AVÂRIZ]

( İki yanak. İLE Geçici olarak. | Tesadüfen, rastgele. İLE Sonradan çıkan. | Gelip geçici, muvakkat. )


- ARC-DROP[İng.] / CHUTE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ


- ARC FURNACE[İng.] / FOUR ELECTRIQUE D'ARC[Fr.] / LICHTBOGEN OFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK FIRINI


- ARC LIGHT[İng.] / LUMIÈRE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK IŞIĞI


- ARC CATHODE[İng.] / CATHODE D'ARC[Fr.] / BOGENKATHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK KATODU


- ARCING CONTACT[İng.] / CONTACT À ARC[Fr.] / ABBRENNKONTAKT, ABREISSKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK KONTAĞI


- GAVS-İ ELEKTRİKÎ, ŞERÂRE[Osm.] / ARC[İng.] / ARC[Fr.] / BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK


- ARKA ÇIKMA ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA


- ARKA FON[Fr. < FOND] değil ARKADA[Tr.] ya da FONDA


- ARKA PARMAK BULUNANLAR ile/ve ARKA PARMAK BULUNMAYANLAR


- ARKA PLAN ile ARKA PLAN İŞLEME ile ARKA PLAN PROGRAMI

( BACKGROUND vs. BACKGROUND PROCESSING vs. BACKGROUND PROGRAM )

( دورنما ile سابقه ile پيشينه ile پردازش زمينهاي ile برنامه زمينهاي )

( DORNEMA ile SABAGHEH ile PEYSHYNAH ile PARDAZESH ZAMYNEYAY ile BARNAMEH ZAMYNEYAY )


- ARKADA ile/ve/değil ARKANDA


- ARKADAN İTİŞLİ (RWD) ile/ve/değil/||/<>/> ÖNDEN ÇEKİŞLİ (FWD) ile/ve/değil/||/<>/> DÖRT ÇEKER (AWD/4WD)

(

Özellik Arkadan İtiş (RWD) Önden Çekiş (FWD) Dört Çeker (AWD/4WD)
Güç Aktarımı Motor gücü arka tekerleklere iletilir. Motor gücü ön tekerleklere iletilir. Motor gücü dört tekerleğe dağıtılır.
Çekiş ve Yol Tutuş Yüksek hızda dengeli, ancak kaygan zeminde arkadan kayma riski vardır. Yağmur ve karlı havalarda iyidir, ancak yüksek hızda sınırlıdır. Her zeminde üstün çekiş ve denge sağlar.
Performans Daha iyi hızlanma ve denge sunar, genellikle spor ve lüks araçlarda kullanılır. Yakıt tasarrufludur, ancak spor amaçlı kullanım için sınırlıdır. En iyi yol tutuş performansına sahiptir ancak yakıt tüketimi daha yüksektir.
Kullanım Alanları Spor, performans ve lüks araçlar Kent içi, ekonomik otomobiller Arazi, SUV ve yüksek performanslı araçlar
)

(

Özellik Arkadan İtişli (RWD) Önden Çekişli (FWD)
Ağırlık Merkezi Ağırlık merkezi daha dengelidir. Motor ve güç aktarım parçaları önde olduğundan, ağırlık merkezi öndedir.
Motor Konumu Motor, dikine konumlandırılır. Motor, enlemesine konumlandırılır.
Maliyet Şaft tüneli gibi ek bileşenler nedeniyle daha maliyetlidir. Daha az aksam bulunduğundan, maliyet, düşüktür.
Bakım Şaft ve diferansiyel bulunduğundan, bakım maliyeti daha yüksektir. Bakımı ve yağlaması daha kolaydır.
Ağırlık Şaft tüneli ve ek aksamlar nedeniyle daha ağırdır. Daha hafiftir.

Performans Farkları

Özellik Arkadan İtişli (RWD) Önden Çekişli (FWD)
Kalkış Performansı Kalkış performansı daha düşük olabilir. Daha iyi çekiş sağladığından, ilk hızlanma daha iyidir.
Genel Performans Performanslı sürüş için daha uygundur. Ekonomik ve günlük kullanım için uygundur.
Viraj Kabiliyeti Yüksek hızda daha dengeli kalır ancak dikkatli kullanım gerektirir. Virajlarda genellikle daha avantajlıdır.
Kaygan Zeminde Denetim Kaygan zeminde arkadan kayma riski vardır ancak deneyimli sürücüler için toparlaması kolaydır. Daha kolay denetlenir.
)


- ARKADAŞ KAYBETMEK değil KİMİN, GERÇEK ARKADAŞ OLDUĞUNU ANLAMAK


- ARKADAŞ:
SAYISI ile/ve/değil/yerine NİTELİĞİ

( Başarıda belirli olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sıkıntıda belirli olur. )


- ARKADAŞ ile DOST CANLISI ile ARKADAŞLAR ile ARKADAŞLIK ile ŞİRKET

( COMPANION vs. COMPANIONABLE vs. COMPANIONS vs. COMPANIONSHIP vs. COMPANY )

( مصاحب ile انيس ile هم نشين ile انباز ile منادم ile يار ile نديم ile معاشر ile هم مشرب ile هم رکاب ile جليس ile هم کلام ile دمساز ile همگام ile همراه ile همدم ile شايسته رفاقت ile نزديکان ile صحابه ile همدمي ile صحابت ile همگامي ile ياري ile مجالست ile منادمت ile مصاحبت ile معيت ile گروهان ile کمپاني ile شرکت )

( MOSAHEB ile ANYS ile NPAM NESHYNE ile ANBAZ ile منادم ile YAR ile نديم ile MOASHAR ile NPAM MOSHARB ile NPAM RAKAB ile جليس ile NPAM KOLAM ile DAMSAZ ile CPEHMGAM ile CPEHMARAH ile CPEHMADAM ile SHAYSETEH RAFAGHT ile NAZADYKAN ile SAHABEH ile همدمي ile صحابت ile CPEHMGAMY ile YARY ile MOJALEST ile منادمت ile MOSAHEBAT ile MAYT ile GARVEYAN ile KAMPANY ile SHARKAT )


- ARKADAŞ ile/ve/<> DOST ile/ve/<> KARDEŞ


- ARKADAŞ ve/||/<> SAĞLIK

( İkisinin değeri ve önemi de kaybedilince anlaşılıyor ne yazık ki. )


- ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK


- ARKADAŞ/LIK ile/<> DOST/LUK ile/<> KARDEŞ/LİK

( Belirli seviyede tutulan iletişim ve paylaşımın, dolayısıyla ilişkinin durumu. İLE Dostlukta son derece derin ve yoğun yakınlık, iletişim ve paylaşım vardır. Bir kişinin birini "Samimi arkadaşım/kankam(kan kardeşim)" olarak tanıtması için en temelde, o iki kişinin sırlarını paylaşabilmesi ve Para ve Seks durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma durumu vardır. )

( Dostluk, duygulu, erdemli iki kişi arasında, kendiliğinden oluşuveren bir anlaşmadır. Duygulu diyorum, çünkü bir keşiş, dünyadan el etek çekmiş biri, hiç kötü olmaz da dostluk nedir bilmeden yaşayabilir. Erdemli diyorum, çünkü kötülerin, olsa olsa suç ortakları olur, haz düşkünlerinin zevk ve eğlence arkadaşları, çıkarlarını arayanların ortakları vardır, siyaset kişileri, çevrelerine fitne fücurlar toplar, çoğu avarenin bağlılıkları, prenslerin dalkavukları olur; erdemli kişilerin, yalnız onların dostları vardır. )

( Eğlenebildiklerimizle. İLE/VE/<> Anlatabildiklerimizle. İLE/VE/<> Ağlayabildiklerimizle. )

( "Geçerken uğra" der. İLE "Geç, erken uğra!" der. )

( ... İLE Kişiyi, hiçbir zaman/koşulda, terk etmeyen. )

( Herkes dost olamaz! Dost olmayana, arkadaş demenin farkını görmek ve buna göre kullanmak gerekir. )

( Eğer hiç dostun yoksa sen bir dost ol! )

( Derviş, dostum demez! Dost, hiçbir zaman, yanından ayrılmayacak kişidir. Ancak, gerçekten dost olunacak kişi için kullanılabilir. )

( Tek dostumdur... Gökteki yıldızlar! )

( SEN, SANA DOSTSUN!
[HABERİN YOK] )

( Kişilerin en âcizi, dost edinmeyendir! Bundan da âcizi ise dostunu yitirendir. )

( İyi arkadaş, yanında, yüksek sesle konuşup düşünebileceğin kişidir. )

( "Dostlarım! Dünyada dost yoktur!" )


- ARKADAŞ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YOLDAŞ/LIK

( Bir yere kadar. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yolun sonuna kadar. )


- ARKAİK[Fr.] ile/||/<> ARKAİZM[Yun.]

( Klasik çağ öncesinden kalma. | Modası geçmiş, eskimiş. İLE/||/<> Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş eski sözcük ve deyimleri kullanma. | Geçerliliğini yitirmiş, bir başka çağa özgü şeylerin niteliği. )


- ARKAİK değil/yerine/= ESKİCİL


- ARKAİK ile/ve/<> GELENEKSEL


- ARKAİK ile KADÎM


- ARKALAMAK ile ARKALANMAK ile ARK ile ARKA/LIK ile ARKALI ile ARKAİZM ile ARKASIZ/LIK ile ARKA YÜZ ile ARKA ARKA ile ARKA AYAK ile ARKA PLAN ile ARKALIKLI ile ARKA SOKAK ile ARKA TEKER ile ARKALIKSIZ ile ARKA ARKAYA ile ARKA MÜZİĞİ ile ARKA PLANDA


- ARKASI PEK ile ARKASI SIRA ile ARKASI YARIN ile ARKASI YUFKA


- ARKEOLOJİ:
GEÇMİŞİN BİLİMİ ile/ve/değil/||/<>/> GELECEĞİN BİLİMİ


- ARKEOLOJİ MÜZESİ


- ARKEOLOJİ/K değil/yerine/= ESKİLBİLİM/SEL / KAZI BİLİMİ

( Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma yapıtları, tarih ve sanat açısından inceleyen bilim. )


- ARKIŞ/ARQIŞ ile/||/<> ARKIŞ/ARQIŞ/MÜRSEL[Ar.] ile/||/<> ARKUÇI/ARQUÇI/RESUL[Ar.]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kervan. İLE Uzak bir ülkedeki birine yollanmış kişiye verilen ad. İLE İki kişi arasında aracı olan. Evliliklerde dünürler arasında gidip gelen kişi. )


- ARKOZ[Fr. < ARKOSE] ile TORTUL KAYAÇ

( ... İLE Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç. )


- ARKTİK OKYANUSU ile ARKTİK

( ARCTIC OCEAN vs. ARCTIC )

( شمالي ile قطبي ile شمالگان ile اقيانوس منجمد شمالي )

( SHMALY ile GHATABY ile SHMALEGAN ile EGHYANOS MANJAMAD SHMALY )


- ARKUCI -ile

( Erkek ve kız ailelerinin arasında/tanışmasında aracı olan. )


- ARKURU -ile

( Eğri, karşı, ters, aykırı. )


- ARMA:
DİREK ve/||/<> SEREN ve/||/<> HALAT ve/||/<> TEL MAKARA ve/||/<> YELKEN

( ARMA: Teknede, güverteden yukarı bölümde bulunan donanımların genel adı. )


- ARMA ile ARMALI ile ARMASIZ


- ARMADA[İt. < ARMATA] değil/yerine/= DONANMA


- ARMAĞAN ETMEK ve/||/<> GERİ VERMEK/İADE ETMEK


- ARMAĞAN/HEDİYE ile ÖRTÜLÜ RÜŞVET


- ARMAĞAN ile/ve/||/<> SEVGİ

( Kendinden çok, onun gereksinimi olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. İLE/VE/||/<> Ondan çok, kendi gereksinimin olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. )


- ARMATÜR ile ARMATÜR SARICI ile ARMATÜR SARIMI

( ARMATURE vs. ARMATURE WINDER vs. ARMATURE WINDING )

( آرميچر ile سيم پيچ ile سيم پيچي )

( آرميچر ile SYM PEYCH ile SYM PEYCHY )


- ARMENO KASTRON < PAZARCIK/PAZARYERİ[resmî]

( BİLECİK )


- AHENG[Osm.] / HARMONIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARMONİ


- ARMONİ ile ARMONİK ile ARMONİLER ile ARMONİ ORKESTRASI


- ARMONİKA[İt.]/ARMONİK/MIZIKA ile ARMONİKA[İt.]

( Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı. İLE Akordiyon. )


- ARMUDUN SAPI ile/ve/||/<>/< ÜZÜMÜN ÇÖPÜ


- ARMUT (ÇEKİRDEĞİ) ve/||/<> HIRSIZ

( Bir zamanlar, Çin'de yoksul biri, o denli aç ve bitkin düşmüştür ki kendini tutamayıp bir armut çalar. Çalanı yakalarlar ve İmparator'un karşısına cezalandırılmak üzere çıkarırlar.

Hırsız, İmparator'a şöyle der:
"Değerli efendim. Çok açtım, dayanamadım, çaldım. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer beni af ederseniz, size paha biçilmez bir armağanım olacak."

İmparator, dudak büker...
"Senin gibi birinde paha biçilmez ne olabilir ki?"

Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır.
"Bu çekirdeği ekerseniz, bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşereceğini göreceksiniz."

İmparator, bir kahkaha atarak...
"Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni."

Yoksul:
"Haşmetlim. Bu tohumu ben ekemem. Çünkü ben bir hırsızım. Bu sihirli tohumu ancak yaşamında hiç çalmamış, başkalarına haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum, o zaman gücünü gösterir. Aksi takdirde, onu ekeni zehirler. Tarif edilmez acılarla öldürür."
"Sultan'ım! Bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz."

İmparator, irkilir, yüzünü asar. Bir süre düşünür ve sonra da hırçın bir sesle:
"Ben imparatorum, bahçıvan değil! O tohumu Başbakan'a ver, eksin de altın meyveleri görelim." der. Yoksul, tohumu Başbakan'a uzatınca, Başbakan, telâş içinde İmparator'a dönüp itiraz eder:

"Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim. Sihirli tohumu yanlış eker, ziyan ederim. Bence bu tohumu Hazinedar başı eksin."

Hazinedar başı, hemen bahane bulur ve bu görevi bir başkasına devreder.

Orada bulunan her bir kişi, sudan nedenlerle tohumu ekme görevinden kaçınır.

Sonra İmparator, doğan sessizliğin içinde bir süre düşünür. Başı önünde duran Başbakan'a, Hazinedar'a ve tüm görevlilere dik dik bakar ve...

"Haydi bakalım! Bu hırsız bahçıvana tohumunun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim" der, cebinden bir altın çıkarır ve yoksula tutması için atar.

Oradakilerin tümü ceplerinden sessiz sedâsız birer altın çıkarıp yoksula verdikten sonra, İmparator, gülerek adama seslenir:

"Bas git buradan! Bu verdiğin ders hepimize yeter!" )


- ARMUT, DİBİNE DÜŞER ile/ve/||/<> DEDESİ KORUK YEMİŞ, TORUNUN DİŞİ KAMAŞMIŞ


- ARMUT ile HİNTARMUDU

( ... İLE Mersingillerden, sıcak bölgelerde yetişen, meyvesi yenilen, tahtası sert bir ağaç. )

( ... cum PSIDIUM )


- ARMUT/LUK ile ARMUTLU ile ARMUT TOP ile ARMUT HOŞAFI ile ARMUT KABAĞI ile ARMUT KURUSU ile ARMUT KOMPOSTOSU