Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(211/287)


- PLASMONİK ile/||/<> FOTONİK

( Plasmonik metal yüzey plazmon İLE fotonik dielektrik ışık. )

( Formül: SPP İLE dalga kılavuzu )


- PLASTİD ile LİZOZOM

( Bitki gözelerinde fotosentez ve depo işlevlerini üstlenen organel. İLE Hayvan gözelerinde sindirim ve atık bertarafını sağlayan organel. )


- PLASTIC FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= PLASTİK AKIŞ


- PLASTIC SCINTILLATOR[İng.] / PLASTIQUE SCINTILLANT[Fr.] / KUNSTSTOFF SZINTILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK PARILDAYICI


- PLASTİK ile ABS[Acrylonitrile-Butadiene Styrene]

( ... İLE Boru ve levha yapımında kullanılan, çok dayanıklı bir çeşit plastik. )


- PLASTİK ile PLASTİKÇİ/LİK ile PLASTİK CAM ile PLASTİK BORU ile PLASTİK TUTKAL ile PLASTİK CERRAHİ ile PLASTİK AMELİYAT ile PLASTİK SANATLAR


- PLASTIQUE[Fr.] / KUNSTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK


- PLASTİK[Fr.] ile TERMOFOR[Fr.] ile TERMOPLAST[Fr.]

( Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik ya da sentetik olarak yapılan nesne. | Bu maddeden yapılan. İLE Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su ya da kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap. İLE Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi. )


- PLASTICS[İng.] / SUBSTANCES SLASTIQUES[Fr.] / KUNSTHARZSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLER


- PLASTİKLER'DE:
PETE[1] ile HDPE[2] ile V[3] ile LDPE[4] ile PP[5] ile PS[6] ile ÖTEKİLER[7]

( )


- PLASTİKLEŞTİRİCİ ile/||/<> DOLGU MADDESİ

( Plastikleştirici Tg düşürür yumuşatır, dolgu mekanik güç. )

( Formül: DOP İLE talk )


- PLASTICIZER[İng.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLEŞTİRİCİ


- PLASTICITY[İng.] / PLASTICITÉ[Fr.] / PLASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLİK


- PLATFORM ile ALTYAPI

( PLATFORM vs. SUBSTRUCTURE )


- PLATİ ile PLATİN


- PLATINUM COMPOUND[İng.] / PLATIN BILEŞIKLERI[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN BİLEŞİKLERİ


- PLATINUM RESISTANCE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE DE PLATINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER


- PLATIN-WIDERSTANDSTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ TERMOMETRE


- PLATINUM ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN ELEKTROT


- PLATINUM GROUP ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN GRUBU ELEMENTLERİ


- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN


- PLATO ile PLATONCU/LUK ile PLATONİZM


- PLATON ile GEMISTUS PLETHON

( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )


- ZAMAN:
PLATON'DA ile/ve/||/<>/> ARİSTOTELES'TE

( Gökyüzü hareketi. İLE/VE/||/<>/> Hareketin sayımı. )


- PLATONİZM (MATEMATİK) ile/||/<> NOMİNALİZM (MATEMATİK)

( Platonizm matematiksel nesneler bağımsız varlık İLE nominalizm sadece semboller var görür. Platonizm sayılar keşfedilir İLE nominalizm sayılar icat edilir der. Platonizm gerçekçi İLE nominalizm kuramsal yaklaşımdır. )

( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )


- PLASMA WAVE[İng.] / ONDE DE PLASMA[Fr.] / PLASMAWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DALGASI


- PLASMA DIODE[İng.] / DIODE PLASMA[Fr.] / PLASMADIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DİYOT


- PLAZMA DURUM ile/||/<> BOSE-EİNSTEİN YOĞUNLAŞMASI

( Plazma çok yüksek sıcaklıkta iyonlaşmış gaz haliyken, Bose-Einstein yoğunlaşması çok düşük sıcaklıkta kuantum fenomenidir )

( Formül: T_plazma >> T_BE )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PLAZMA FREKANSI ile/||/<> SİKLOTRON FREKANSI

( Plazma kollektif salınım ω_p, siklotron manyetik alan ω_c. )

( Formül: ω_p = √(ne²/ε₀m) İLE ω_c = eB/m )


- PLASMA CONFINEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PLAZMA HAPSİ


- PLASMA ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR PLASMA[Fr.] / PLASMABESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA HIZLANDIRICISI


- PLASMA RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA IŞINIMI


- PLASMA STABILITY[İng.] / STABILITÉ DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARLILIĞI


- PLASMA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DU PLASMA[Fr.] / PLASMAINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARSIZLIĞI


- PLASMA CATHODE[İng.] / CATHODE PLASMA[Fr.] / PLASMAKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KATOT


- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI

( )

( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )


- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI

( Plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Gaz plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLASMAOSZILLATION/PLASMASCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMI


- PLASMA OSCILLATIONS[İng.] / OSCILLATIONS DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMLARI


- PLASMA PINCH[İng.] / PINCEMENT DU PLASMA[Fr.] / PLASMAKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SIKIŞMASI


- PLASMABESCHRÄNKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SINIRLAMASI


- PLAZMA ZARI İLE GÖZE DUVARI İLE GLİKOKALİKS ile/||/<> GÖZE YÜZEY YAPILARI

( Göze dış sınırını oluşturan yapılar. )

( Formül: Permeabilite: Seçici geçirgen )


- PLAZMA ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI

( Plazma zarı esnek lipit İLE göze duvarı sert selülozdur )

( Formül: Fosfolipit İLE selüloz )


- PLAZMA ile/||/<> GAZ

( Plazma iyonize kollektif İLE gaz nötr bağımsız parçacıklar. )

( Formül: 4. hal İLE 3. hal )


- PLASMA[İng.] / PLASMA[Fr.] / PLAZMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA


- PLAZMALAŞTIRMAK ile PLAZMA ile PLAZMA KİMYASI


- CONFINEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMANIN HAPSEDİLMESİ


- PLASMATRON[İng.] / PLASMATRON[Fr.] / PLASMATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMATRON


- PLAZMİD İLE TRANSPOZON İLE BAKTERİYOFAJ ile/||/<> GENETİK ELEMENTLER

( Bakterilerde gen transferi araçları. )

( Formül: F⁺ × F⁻ → F⁺ (konjugasyon) )

( Barbara McClintock tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1992) (Ülke: ABD) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Genetik transpozonlar) (Nobel: 1983) )


- PLAZMİT ile/||/<> KROMOZOM

( Plazmit ekstrakromozomal İLE kromozom ana genetik materyaldir )

( Formül: Küçük halka İLE ana DNA )


- PLAZMOLİTİK ile TURGORLUK

( Bitki gözelerinin su kaybederek büzülmesi. İLE Bitki gözelerinin su alarak şişmesi ve sertleşmesi. )


- PLAZMOLİZ ile HEMOLİZ

( Göze zarının göze çeperinden ayrılması. İLE Kırmızı kan gözelerinin parçalanması. )


- PLAZMONİK NP ile/||/<> FLORESAN NP

( Plazmonik metal LSPR, floresan yarıiletken emisyon. )

( Formül: Au/Ag İLE QD )


- -PLEGİA/-PLEGY ile/||/<> -PLEXIA

( Paralizi, palsi, felç. İLE/||/<> Paralizi. )


- PLEİOTROPİ[İng. PLEIOTROPY] ile/||/<> PLEİOTROPİK GEN[İng. PLEIOTROPIC GENES]

( Tek bir genin fenotipteki birden fazla özelliği etkilemesi olayıdır. Etkileri aynı anda ya da ardışık olarak oluşabilir. @@ Birbiriyle alakasız gibi görünen fenotipik (fiziksel) özellikleri tek başına, aynı anda etkileyebilen genlere verilen bir isimdir. Bu genlerde meydana gelen mutasyonlar, söz konusu özelliklerin hepsini aynı anda etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLEXIGLAS[İng.] ile/değil/yerine/= PLEKSİGLAS


- PLETHRON[Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...

( 100 ayak. )


- PLEVRA[İt.] ile/ve PERİTON[Fr. < Yun.] ile/ve MASRİKA

( Göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar. İLE/VE Karın zarı. İLE/VE Bağırsakları tutan karın iç zarı. )


- PLOTINUS ile/ve/<> ORIGANES ile/ve/<> LONGINUS


- PLUMBICON TUBE[İng.] / TUBE PLUMBICON[Fr.] ile/değil/yerine/= PLUMBİCON TÜPÜ


- PLUMBICON-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLUMBİKON TÜPÜ


- PLÜTOKRASİ[Fr. < PLOUTOCRATIE] ile BEY ERKİ / VARSIL ERKİ

( "Zenginlerin yönetimi, zenginler iktidarı." )


- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN

( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )

( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )

( PLANET vs. DWARF PLANET )


- PLUTON:
GEZEGEN ile/ve/değil GAZ BULUTU

( Yoğunlaşırsa. İLE/VE/DEĞİL Kümelenirse. )


- PLUTON ile/ve/||/<> CHARON

( ... İLE/VE/||/<> Plüton'un en büyük uydusudur. Aynı zamanda, Plüton'a en yakın olan uydudur. Çapı, yaklaşık olarak Plüton'un yarıçapı kadardır. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -220 ºC olan uydunun yüzeyi, metan ve donmuş buz nitrojen ile kaplıdır. Charon'un yüzeyinde, 7-8 kilometre kadar derinliğe sahip ve yaklaşık 1000 kilometre kadar uzanan kanyonlar olduğu gözlemlenmiştir. 2015 yılında, New Horizons uzay aracı, Charon'a 21 bin kilometre kadar yaklaşmıştır ve uydu hakkındı bazı önemli bilgiler toplamıştır. )


- PLUTONIUM[İng.] / PLUTONIUM[Fr.] / PLUTONYUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PLÜTONYUM


- PME-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PME ETKİSİ (FOTOELEKTROMANYETİK)


- PME EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= PME ETKİSİ


- PN-JUNCTION[İng.]P-N EKLEMI/JONCTION P-P[Fr.] / PN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PN EKLEMİ


- PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO- ile/||/<> PULMO- ile/||/<> BRONCH- ile/||/<> HEPA-/HEPAT-/HEPATICO-/HEPATO- ile/||/<> ANTHRACO-

( Akciğer, hava ya da solunumla ilgili. İLE/||/<> Akciğerlerle ilgili. İLE/||/<> Bronş. İLE/||/<> Karaciğerle ilgili. İLE/||/<> Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. )


- PNIP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNIP[Fr.] / PNIP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNİP TRANSİSTÖR


- PNEUMATIC[İng.] / PNEUMATIQUE[Fr.] / PNEUMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PNÖMATİK


- PNP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNP[Fr.] / PNP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNP TRANSİSTÖR


- PNPN DIODE[İng.] / DIODE-PNPN[Fr.] / PNPN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN DİYOT


- PNPN TRANSISTOR[İng.] / PNPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN TRANSİSTÖR


- PO[İng.] / PO[Alm.] ile/değil/yerine/= PO


- POCKELS EFFECT[İng.] / POCKELS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS ETKİSİ


- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ


- EFFET POCKELS[Fr.] ile/değil/yerine/= POCKELS OLAYI


- POD ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= POD ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- POESİS ile/değil MİMESİS


- POETİKA ile/ve/||/<>/> RETORİK ile/ve/||/<>/> DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ANALİTİK

( Üretim/İntac. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... )


- POFURDAMAK ile POFURDATMAK


- POĞAÇA ile POĞAÇACI/LIK


- POHPOHLAMAK ile POHPOHLANMAK ile POHPOH ile POHPOHÇU/LUK


- POİKİLO- ile/||/<> -TROPE/-TROPİC/-TROPİSM/TROPO-/-TROPY

( Değişik, düzensiz. İLE/||/<> Dönme, döndürücü, dönme ya da değişme eğilimi. )


- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ


- POİNT SPECTRUM ile/||/<> CONTİNUOUS SPECTRUM

( Point özdeğer, continuous limit özdeğer. )

( Formül: Eigenvalues İLE limit eigenvalues )


- POİNTWİSE CONVERGENCE ile/||/<> UNİFORM CONVERGENCE

( Pointwise her nokta ayrı, uniform tüm nokta aynı hız. )

( Formül: Individual İLE simultaneous )


- POISE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSE


- POISEUILLE'S LAW[İng.] / LOI DE POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE YASASI


- POISEUILLE[İng.] / POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE


- POISSON BRACKET[İng.] / CROCHET DE POISSON[Fr.] / POISSON-KLAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON AYRACI


- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI


- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ


- POISSON'S RATIO[İng.] / POISSON-ZAHL, QUERDEHNZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON ORANI


- POİSSON PARANTEZİ ile/||/<> KOMÜTATÖR

( Poisson klasik {f,g}, komütatör kuantum [Â,B̂] = ÂB̂ - B̂Â. )

( Formül: {f ileg} = Σ(∂f/∂q)(∂g/∂p) - (∂f/∂p)(∂g/∂q) )


- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ


- POISE[İng.] / POISE[Fr.] ile/değil/yerine/= POİZ


- POKER ile POKERCİ/LİK


- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE


- POLAR SOLVENT[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR ÇÖZÜCÜ


- POLAR COVALENT BOND[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR KOVALENT BAĞ


- POLAR MOLECULE[İng.] / MOLECULE POLAR[Fr.] / POLAR MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR MOLEKÜL


- POLAR ile/>< APOLAR

( Elektronların eşit olmayan dağılımı sonucu oluşan moleküller. İLE/>< Elektronların eşit dağıldığı moleküller. )

( vs./and/||/<> NON-POLAR )


- POLAR ile/||/<> APOLAR

( Polar yük dağılımı dengesiz İLE apolar dengelidir )

( Formül: H₂O İLE CO₂ )


- POLAR[İng.] / POLAIRE[Fr.] / POLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR


- POLARISKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARİSKOP


- POLARİTE[Fr.] ile POLARİZASYON[Fr.] ile POLARMA[Fr.] ile POLAROİT[Fr.]

( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )


- POLARİTON ile/||/<> EXCİTON

( Polariton foton-madde hibrit durumuyken İLE exciton elektron-hole bağlı durumudur )

( Formül: Strong coupling )


- POLARİZASYON ile/||/<> İNTERFERANS

( Polarizasyon titreşim yönü, interferans dalga üst üste binmesi )

( Formül: I = I₀cos²θ (Malus yasası) İLE I = I₁ + I₂ + 2√(I₁I₂)cosδ )


- POLARİZASYON ile/||/<> KUTUPLANMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Aynı kavram - ışığın belirli düzlemde titreşimidir )

( Formül: E tek düzlem )


- POLARMA ile POLARMA DÜZLEMİ


- POLARMAK ile POLAR ile POLARICI


- POLAROGRAPH, POLAROGRAPHY[İng.] / POLAROGRAPHIE[Fr.] / POLAROGRAF, POLAROGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAF


- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME


- POLAROGRAPHISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK GÖZE/HÜCRE


- POLAROGRAPHIC CELL[İng.] / PILE POLAROGRAPHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK PİL


- POLAROGRAM[İng.] / POLAROGRAMME[Fr.] / POLAROGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAM


- POLAROID-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROİT SÜZGEÇ


- POLAROID[İng.] / POLAROÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROİT


- POLARÖLÇER/POLARİMETRE[Fr.] ile POLARİSKOP[Fr.]

( Bir ışığın, polarma oranını ölçmeye yarayan aygıt. İLE Bir ışığın, doğal ya da polarılmış olup olmadığını belirlemeye yarayan aygıt. )


- POLARON[İng.] / POLARON[Fr.] / POLARON[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARON


- POLAT ile POLATLI ile POLATELİ


- POLEMİK[Yun.]/YAZILI TARTIŞMA ile FELSEFİ TARTIŞMA

( POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION )


- POLEMİK ile POLEMİKÇİ/LİK


- POLEN-TÜP REKABETİ[İng. POLLEN TUBE COMPETITION] ile/||/<> SPERM REKABETİ[İng. SPERM COMPETITION]

( Bitkilerde hayvanlar alemindeki sperm rekabetine eşdeğerdir. Polenlerin dişi organlara ulaşabilmek ve dölleyebilmek için verdikleri mücadeledir ve evrimsel süreçte büyük önemi vardır. @@ Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbirleriyle girdiği rekabettir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİ-/POLİO- ile/||/<> POLY- ile/||/<> PLURİ-

( Gri, beyin ve sinir sisteminin gri maddesi ile ilgili. İLE/||/<> Çok, fazla, birçok bölümleri tutan, çok kaynaklı, çok tipli. İLE/||/<> Çok, fazla. )


- POLYACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLAMİT


- POLYACRYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLİK ASİT


- POLYACRYLONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLONİTRİL


- POLYAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİLER, POLİAMİTLER


- POLYAMINES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİNLER


- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLYARYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİARİLAT


- POLYAROMATIC HYDROCARBONS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAROMATİK HİDROKARBONLAR


- POLİASİT ile POLİYESTER/POLYESTER[Fr.]

( ... İLE Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan, poliasitin doymamış alkollere ya da glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde. )


- POLİÇE[< İt. < Yun.] ile BOLİÇE

( Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir parayı, kendi adına ya da bir başkasının buyruğuna ödemesi için alacaklının, borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )


- POLİÇE[İt. < POLIZZA] ile/ve/||/<>/> KLOZ[Fr. < CLAUSE]

( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE/VE/||/<>/> Sigorta poliçelerinde özel koşulları bildiren ek başlıklar. )


- POLİÇE[İt. < BOLIZZA] ile BOLİÇE[İbr.]

( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )


- POLYDISPERSE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİDİSPERS


- POLYETHER[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETAR


- POLYETHYLENE GLYCOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN GLİKOL


- POLYETHYLENE[Fr.] / POLYETHYLENE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN


- [ne yazık ki]
POLİFALJİ ile/ve/||/<> OBURLUK


- POLİFLLETİK ile/||/<> HOLOFİLETİK

( Poliflletik farklı atalar İLE holofiletik tam monofiletik. )

( Formül: Multiple İLE single complete )


- POLİFLLETİK ile/||/<> MONOFİLETİK

( Poliflletik farklı köken İLE monofiletik tek köken. )

( Formül: Multiple İLE single ancestry )


- POLİFONİ ile POLİFONİK


- POLİGAM[Fr. POLYGAME | İng. POLYGAMOUS] ile POLİGAMİ[Fr. POLYGAMIE | İng. POLYGAMY]


- POLİGİNİ/POLİJİNİ ile/ve POLİANDRİ ile/ve POLİGAMİ

( Erilin çok eşliliği. İLE/VE Dişilin çok eşliliği. İLE/VE Çok eşlilik. )


- POLYGLYCOL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİKOL ETERLER


- POLYGLYCIDYL ESTERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ESTERLER


- POLYGLYCIDYL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ETERLER


- POLİGON ile ...

( Çokgen. )


- POLİGRAFİ ile/ve PASİGRAFİ


- POLYCARBOXYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİKARBOKSİLAT


- POLİM ile POLİP ile POLİS/LİK ile POLİÇE ile POLİS ARABASI ile POLİS NOKTASI ile POLİS HAFİYESİ ile POLİS KARAKOLU


- POLİMER KİMYASI ile/||/<> ELASTOMER KİMYASI

( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Elastomerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )


- POLİMER KİMYASI ile/||/<> MAKROMOLEKÜLER KİMYA

( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Büyük moleküllerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- POLİMER KİMYASI ile/||/<> MONOMER KİMYASI

( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Monomerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )


- POLİMER[Fr. < POLYMERE] ile/ve/||/<>/> KOPOLİMERLEŞME ile/ve/||/<>/> KOPOLİMER[Fr. < COPOLYMERE]

( Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı birleşikler. İLE/VE/||/<>/> Doymamış birleşikler karışımının büyük moleküller vererek polimerleşmesi. İLE/VE/||/<>/> Kopolimerleşme ile elde edilen nesne. )


- POLİMER ile POLİMERİ[Fr. < Yun. POLUS: Çok. | MEROS. Yan.] ile POLİMERLEŞME ile POLİMERLİK

( Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler. İLE Polimerlik. İLE Benzer ya da farklı birçok küçük molekülün, "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmesi. İLE Biri, ötekinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı. )


- POLYMÉRÉ[Fr.] / POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMER


- POLYMERASE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERAZ


- POLİMERİZASYON ile/>< DEPOLİMERİZASYON

( Monomerlerin birleşerek polimer oluşturması. İLE/>< Polimerlerin monomerlere ayrılması. )


- POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERİZASYON


- POLIMÉRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= POLİMERLEŞME


- POLİMERLEŞMEK ile POLİMERLEŞTİRMEK ile POLİMERLEŞTİRİLMEK ile POLİMER/LİK ile POLİMERİ ile POLİMERLEŞME DERECESİ


- POLYMETALLION[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMETAL İYON


- POLİMNİA[Yun.] ile/<> MELPOMEN[Yun.] ile/<> KALYOPE[Yun.] ile/<> KİLYO[Yun.] ile/<> ÖTERP[Yun.] ile/<> TERPSİGOR[Yun.] ile/<> ERATO[Yun.] ile/<> TALİA[Yun.]

( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )

( )


- POLYMORPHISME[Fr.] / POLYMORPHISMUS, VÖGESTECKTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMORFİZM


- POLİNOM[İng. POLYNOMIAL] ile/||/<> POLİNOM BÖLMESİ[İng. POLYNOMIAL DIVISION]

( Matematikte, belirli kalıplar esas alınarak gruplandırılan ve çeşitli sayı ile değişkenlerden meydana gelen ifade. @@ Almanca Polynomdivision Fransızca Division de polynômes Bir polinomu başka bir polinoma bölme işlemi. Bu işlem, verilen iki polinom arasındaki bölme ve kalan ilişkisini bulmak için yapılır. Sayılar arasındaki bölme işlemine benzer biçimde yapısal da terimler ve dereceler dikkate alınarak gerçekleştirilir. Bölme işleminin sonunda bir bölüm ve genellikle daha düşük dereceli bir kalan elde edilir. Bu yöntem; rasyonel işlevleri sadeleştirme, kök bulma ve integral hesaplamalarında yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİNOM ile/||/<> MONOM

( Polinom birden fazla terimin toplamıyken İLE monom tek bir terimdir )

( Formül: P(x) = a_nx^n + a_{n-1}x^{n-1} + ... + a_1x + a_0 (Polinom)\nM(x) = ax^n (Monom) )


- POLİNOM ile/||/<> RASYONEL İŞLEV

( Polinom sonlu terimli, rasyonel işlev iki polinomun oranı )

( Formül: P(x) = Σa_nx^n İLE R(x) = P(x)/Q(x) )


- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]

( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİP[Fr. < Yun.] ile LİPOM[Fr.] ile SARKOM[Fr.]

( İyi huylu ur. Selenterelerden, toplu ya da tek başına yaşayabilen, basit yapılı hayvan. | Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı ve armut biçiminde ur. İLE Zararsız ur. Yağ dokusunun, bulunduğu yerde büyümesiyle oluşan iyicil ur. İLE Tehlikeli bir ur. )


- POLİPEPTİT ile POLİNÜKLEOTİT

( Amino asitlerin birleşmesiyle oluşan zincir. İLE Nükleotitlerin birleşmesiyle oluşan zincir. )


- POLİPEPTİT ile/ve/||/<>/> PROTEİN

( Aminoasitlerin, zincir oluşturduğu yapı. İLE/VE/||/<>/> Polipeptitlerin, işlevsel duruma gelmiş olması. )


- POLİS ile ...

( ŞEHİR [İstanbul'un adlarından biri olarak da kullanılmıştır.] )


- POLİS[İng./Fr. POLICE < Yun. POLIS(ἡ πόλις)] ile/ve/||/<>/> KOMİSER[Fr. < COMMISSAIRE]["komser" değil!]

( ... İLE/VE/||/<>/> Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe ya da bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı ya da sivil memur. | Hükûmet komiseri. | Saha komiseri. )


- POLİS[Yun.] ile/||/<> SİT/SİTE[İng. < CITY < Yun.]

( Çevresinde sur bulunan, aşağı kent ve gerisindeki akropolis adı verilen iki tepeden oluşan kent (site) devletidir. İLE/||/<> Kapalı bir öbek oluşturan yapı toplulukları, birbirinden ayrılmadan korunması gereken alan. )


- POLYSACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİSAKKARİTLER


- POLİSİYE ile POLİSİYE FİLM ile POLİSİYE ROMAN


- POLYSULFIDES[İng.] / POLYSULFURE[Fr.] / POLYSULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİSÜLFÜRLER


- POLİTEİZM ile HENOTEİZM ile DÜEİZM ile MONOTEİZM

( Çok tanrılılık. İLE Üç tanrılılık. İLE Çift tanrılılık. [Zerdüştlük.] İLE Tek tanrılılık. [Yahudilik. Hristiyanlık. İslâm.] )


- POLYTETRAFLUOROETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİTETRAFLOROETİLEN


- POLİTİK DÜŞÜNCE ile/ve POLİTİK FELSEFE


- POLİTİK ERDEMLER ile/ve/||/<> BİLGELİK[DİANOETİK] ERDEMLERİ

( Tedbir, itidal ve cesâret. İLE/VE/||/<> Adâlet, bilim ve aşk. )


- POLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< JEOPOLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< EKONOMİ

( ... İLE/VE/||/<>/>/< Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin devletin ve yönetimi üzerindeki ülkeler arasındaki koşulları, değişkenleri ve etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< ... )

( POLITICS vs./and/||/<>/>/< GEOPOLITICS vs./and/||/<>/>/< ECONOMICS )


- POLİTİKA ile/ve/değil POLİTİK OLAN


- POLİTİKA ile/ve/<> POLİTİK OLAN


- POLİTİK/LİK ile POLİTİKA ile POLİTİKACI/LIK


- PLYVINYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİVİNİL ALKOL


- POLKA[Çekçe] ile ...

( Polonya'ya özgü bir dans. | Bu dansın müziği. )


- POLO ile/ve/değil ÇEVGAN


- POLONEZ ile ...

( Polonya milli dansı ve bu dans için yapılmış müzik parçası. )


- POLONIUM[İng.] / POLONIUM[Fr.] / POLONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLONYUM


- POLYANNA İLKESİ ile WOBEGON GÖLÜ İLKESİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK


- POLYANNACILIK ile/değil POZİTİFLİK


- POLYGON ile/||/<> POLYHEDRON

( Polygon 2D çokgen İLE polyhedron 3D çokyüzlü. )

( Formül: 2D İLE 3D polytope )


- POMAK ile POMAKÇA


- FRÉQUENCE DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA FREKANSI


- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI


- PUMPING FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA SIKLIĞI


- POMPA/LAMA ile/ve/||/<> KÖRÜK/LEME


- PUMPING[İng.] / POMPAGE[Fr.] / PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA


- POMPALAMAK ile/değil/yerine DESTEKLEMEK


- POMPALAMAK ile POMPALANMAK ile POMPALAYABİLMEK ile POMPA ile POMPAJ ile POMPALI ile POMPALI SİLAH ile POMPALI TÜFEK


- POMPALAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ŞİŞİRMEK


- PONTON[Fr.] ile TOMBAZ

( Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. | Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. | Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton. )


- PONZALAMAK ile PONZA ile PONZA TAŞI


- PONZO YANILSAMASI ile/ve/<> MÜLLER-LYER YANILSAMALARI


- POP ile POPO ile POPÜLER/LİK ile POP MÜZİK ile POPÜLER BİLİM ile POPÜLER MÜZİK ile POPÜLER KÜLTÜR


- POP ile/ve/değil/yerine/||/<>/> POPÜLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KLASİK


- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ


- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN

( BUTT vs. BUTT OF A GUN vs. BUTTERCUP vs. BUTTERFLY vs. BUTTERFLY-LIKE vs. BUTTERIES vs. BUTTERMILK )

( نزديک يا متصل شدن ile شاخ زدن ile ته تفنگ ile گل آلاله ile پروانه ile پروانه وار ile سم تراش ile آبدوغ )

( NAZADYK YA MOTASL SHODAN ile SHAKH ZADAN ile TAH TAFANG ile GOL ALALEH ile PARVANEH ile PARVANEH VAR ile SAM TARASH ile ABDOGH )


- POPS İLE VOCS İLE PAHS İLE PCBS ile/||/<> ÇEVRE KİRLETİCİLERİ

( Kalıcı organik kirleticiler. )

( Formül: Bioaccumulation factor )


- POPÜLASYON DİNAMİKLERİ ile DOĞUM ORANI

( Bir popülasyondaki canlı sayısının zamanla nasıl değiştiğini inceleyen bilim dalı. İLE Belirli bir zaman diliminde doğan bireylerin sayısının toplam popülasyona oranı. )


- POPULASYON GENETİĞİ[İng. POPULATION GENETICS] ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME[İng. GENETIC DRIFT] ile/||/<> SEÇİLİM KATSAYISI[İng. SELECTION COEFFICIENT] ile/||/<> WRİGHTIN İLİŞKİ KATSAYISI (RC)[İng. WRIGHT COEFFICIENT OF RELATIONSHIP]

( Popülasyondaki alellerin sıklığı üzerine yapılan çalışmalardır. Dört ana evrimsel sürecin etkisi altındadır. Bunlar; doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır. @@ Genetik sürüklenme ya da Sewall Wright etkisi, evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biridir. Bir popülasyonda kuşaktan kuşağa, tümüyle şansa bağlı olaylar sonucu genlerin alel sıklıklarının değişimidir. Özellikle ana popülasyondan, ufak popülasyonların izole olması sonucu oluşur. Ancak popülasyonda ayrım oluşmaksızın da sıklıkla gözlenebilmektedir. @@ Seçilim katsayısı populasyon genetiğinde bir fenotipin, diğerlerine göre evrimsel süreç içerisindeki uyum başarısını gösteren bir ölçüttür. "s" ile ifade edilen bu katsayı 0 ile 1 değeri arasında değerler alır. Eğer bir canlı 100 döl üretir ve bunların 90'ı uyum sağlayamazsa uyum oranı %10 dur. Yani s=0.1 dir. @@ Populasyon genetiğinde Sewall Wright tarafından öne sürülmüş ilişki katsayısıdır. "r" ile ifade edilir. Verilen iki birey arasındaki akrabalık ölçüsünü ifade eder. Tek yumurta ikizlerinde bu katsayı %100 ile ifade edilirken dede-torun ikilisinde bu katsayı 25% ya da (2−2) ' dır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPÜLASYON GENETİĞİ ile DOĞAL SEÇİLİM

( Bir popülasyondaki genlerin ve genotiplerin zamanla nasıl değiştiğini inceleyen bilim dalı. İLE Evrimin itici gücüdür. Yaşamda kalma ve üreme olasılığı en yüksek olan canlıların genlerini gelecek kuşaklara aktarmasını sağlar. )


- POPULATION MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON ORTALAMASI


- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]

( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPULATION STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON STANDART SAPMASI


- POPÜLASYON YOĞUNLUĞU ile DAĞILIM

( Belirli bir bölgedeki birey sayısının o bölgenin yüzölçümüne oranı. İLE Bir nüfustaki bireylerin bir bölgeye nasıl dağıldığını gösterir. )


- POPÜLASYON ile/||/<> BÜYÜME

( Popülasyon ve Büyüme arasındaki ilişki )


- POPULASYON ile/||/<> GENETİK

( Populasyon genetiğinin matematiksel temelleri )

( Ronald Fisher tarafından 1930 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )


- POPÜLASYON ile HABİTAT

( Belirli bir bölgede yaşayan aynı türden canlıların öbeği. İLE Bir türün yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )


- POPÜLASYON ile/||/<> KOMÜNİTE

( Popülasyon tek tür İLE komünite çok tür )

( Formül: N(t) = N₀e^(rt) (popülasyon büyümesi) )


- POPÜLASYON ile TOPLULUK

( Aynı türün bireylerinin oluşturduğu öbek. İLE Farklı türlerin bireylerinin oluşturduğu öbek. )


- POPULASYON ile/||/<> TOPLUM

( Populasyon aynı tür İLE toplum farklı türler. )

( Formül: Tek tür İLE çok tür )


- POPULATION INVERSION İLE GAİN İLE THRESHOLD ile/||/<> LAZER FİZİĞİ

( Lazer çalışma prensipleri. )

( Formül: g = σ(N₂ - N₁) )


- POPÜLİST ile POPÜLİZM ile POPÜLASYON


- PORNO ile PORNOCU/LUK


- PORNOGRAFİ ile PORNOGRAFİK


- PORNOGRAFİK:
APAÇIK ile/ve/<> ÖZSÜZ GÖRÜNÜŞ


- PORRO PRISM[İng.] / PRISME DE PORRO[Fr.] / PORRO-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PORRO PRİZMASI


- PORSELEN ÜRETİMİ ile/||/<> SERAMİK ÜRETİMİ

( Porselen yüksek sıcaklıkta pişirilen ince seramik İLE seramik daha düşük sıcaklıkta üretilir. )

( Çin Ustalar tarafından 600 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]

( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )


- PORSELEN ile MAYSERN PORSELENİ


- PORSELEN ile MERTEBANİ/SELADON TABAK

( ... İLE İçine konulan yiyeceğin zehirli olup olmamasına göre renk değiştiren tabak. )


- PORSELEN ile PORSELENCİ/LİK


- PORSELEN ile SAKSONYA[Saksonya yer adından]

( ... İLE Almanya'da, Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak vb. türden kap. )


- PORSUK ile BOZ ALABAŞLI BOZ PİS PORSUK

( ... İLE Zeki Müren'in seslendirdiği/yaygınlaştırdığı tekerlemede geçen. )


- PORSUK ile DACHSHUND

( ... İLE Sosis biçiminde gövdeleri olan köpekler. )


- PORSUK ile KUTUP PORSUĞU


- PÖRSÜK ile PÖRTLEK

( Gevşeyip sarkmış, yıpranmış. İLE Dışarı doğru çıkık, patlak göz. | Cıvık şeylerin, çatlayan kabuktan, delikten dışarı çıkmış durumu. )


- PORSUMAK ile PORSUK ile PORSUK AĞACI


- PÖRSÜME ile KOFLUK