Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(93/136)
- OFTALMİK/OPHTHALMIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ (İLİŞKİLİ)
- OFTALMOLOG değil/yerine/= GÖZBİLİMCİ
- OFTALMOLOJİ/K değil/yerine/= GÖZBİLİM/SEL
- OFTALMOSKOP/OPHTALMOSCOPE[İng.] değil/yerine/= GÖZ İÇİ GÖRECİ
- ELEMENTAL ANALYSIS[İng.] / ELEMENTARE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖGE/ELEMENT ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- ÖGE ile/değil/yerine/||/<> ÖZNE
- ÖĞLEN (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI) değil ÖĞLE (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI)
( Halk dilinde. | Meridyen düzlemi.[NIFS-I NEHAR] DEĞİL Gün ortası.[Öğleden önce, öğleye doğru.] )
- SAYGI DUYMAK/GÖSTERMEK | DUYAN/GÖSTEREN:
ÖĞRENCİ(N)DEN değil ÖĞRENCİ(N/Y)E
- ÖĞRENDİRİYOR değil ÖĞRETİYOR
- ÖĞRENİLECEK OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TERK EDİLECEK OLAN
- ÖĞRENİLEN ÖZGÜRLÜK ile/değil/yerine ÖZGÜRLÜK
( [not] LEARNED FREEDOM vs./but FREEDOM
FREEDOM instead of LEARNED FREEDOM )
- ÖĞRENİLEREK ile/ve/değil SORGULANARAK
- ÖĞRENİM/ÖĞRETİM ÜNİVERSİTESİ ile/ve/değil/yerine ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ
- ÖĞRENİYORUM ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNÜYORUM
- ÖĞRENME ile/ve/değil/yerine KOŞULLANMA
( DISCIPULUS: ÖĞRENME/LEARNING | DISCIPULA: DÜZEN TAKİBİ/MAINTAINANCE OF ORDER
[not] LEARNING vs./and/but CONDITIONING
CONDITIONING instead of LEARNING )
- ÖĞRENME ile/ve/değil/<> SÜZME
- ÖĞRENMEK/ANIMSAMAK ile/ve/değil/yerine YARATMAK
( [not] TO LEARN/REMIND vs./and/but TO CREATE
TO CREATE instead of TO LEARN/REMIND )
- ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ALIŞMAK
- ÖĞRENMEK ile/ve/değil/<> DEĞER KAZANMAK
- ÖĞRENMEK ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK
- ÖĞRENMEK ile/ve/<>/değil/yerine KEŞFETMEK
( [not] TO LEARN vs./and/<>/but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO LEARN )
( ... ile/ve/<>/değil/yerine FAXIAN )
- ÖĞRETİ/DOKTRİN ile/ve/değil/||/<>/< KURAM/TEORİ
- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine AKTARMAK
- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLA(T)MAK
( En iyi öğrettiğin şey en çok öğrenmen gereken şeydir. )
( Bir kişiye bilgimin bir bölümünü öğrettiğimde, o kişi, bunun öteki üç bölümünü öğrenemezse, dersimi bir kez daha yinelemem. )
( Hocanın derdi öğretmektir, küstürmek değil! )
( [not] TO TEACH vs./and/<>/but TO EXPLAIN
TO EXPLAIN instead of TO TEACH )
( JIAO ile/değil/yerine ... )
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK
- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine GÖSTERMEK
( [not] TO TEACH vs./and/<>/but TO SHOW
TO SHOW instead of TO TEACH )
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK
( [not] TO TEACH vs./and/but TO GET DISCOVER
TO GET DISCOVER instead of TO TEACH )
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ÖĞRENMEK
( Öğretirken, kendini araya sokmamalı; öğrenirken, "ben varım" dememeli. )
( Öğretirken alçakgönüllülük, öğrenirken o bile değil [tam teslimiyet!(bilgiye tabii! kişiye değil!)]. )
( [öğrenmek] İki kere. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Bir kere. )
( Ne yazık ki bildiğini kullanmayanların/uygulamayanların, aklını kullanmayanların/kullanmayacakların kapıldığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Aklını kullananların/kullanacakların önceliği. )
( TO TEACH and/||/=/<>/< TO LEARN )
- OGTT/ORAL GLİKOZ TOLERANS TESTİ ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST[İng.] değil/yerine/= ŞEKER YÜKLEME TESTİ
- ÖĞÜT VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ/DOĞRU ÖRNEK OLMAK/GÖSTERMEK
( Yolu uzun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu kısa. )
( Kolay. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Kolay değil". )
- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )
- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRNEK
( Yolu/süreci uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu/süreci kısa ve etkilidir. )
- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK
- MOU DRE, BROYAGE[Fr.] / MAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME
- MOUDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OĞÜTMEK
- ÖĞÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/>< ÜRETMEK
- OH OLSUN ile/değil/yerine/>< O OLSUN
- OHCA/OUT OF HOSPITAL CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= HASTAHANE DIŞI KALP DURMASI
- OHM'S LAW[İng.] / LOI DE OHM[Fr.] / OHMICHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM YASASI
- OHM[İng.] değil/yerine/= OHM
( Uluslararası Birim Sistemi'ne göre bir elektrik devresindeki elektriksel direncin ölçü birimi. Ω işareti ile gösterilir. Adını Alman Fizikçi Georg Ohm'dan alır. 1 ohm, 1 voltluk potansiyel farkın 1 amperlik bir akım ürettiği bir devrenin direncine eşittir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OHM[İng.] / OHM[Fr.] / OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM
- OHMMETER[İng.] değil/yerine/= OHMMETRE
( Bir elektrik devresindeki devre elemanlarının elektrik akımına karşı gösterdiği direnci ölçmek için kullanılan ölçüm aleti.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OJE[Fr. < ONGLÉ] değil/yerine/= TIRNAK PARLATICISI
- ÖKARYOT/EUKARYOTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ
- ÖKARYOT değil/yerine/= GERÇEK ÇEKİRDEKLİ
- OKB ile/ve/değil/||/<>/< YAYGIN KAYGI BOZUKLUĞU
- OKDS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ
- ÖKLİD GEOMETRİSİ:
YER/DÜNYA İÇİN değil GÖK İÇİN
- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ
- OKLÜZİV/OCCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI
- OKLÜZYON/OCCLUSION[İng.] değil/yerine/= TIKANMA
- OXA-[İng.] / OXA-[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSA-
- OKSALİK[Fr.] değil/yerine/= KUZUKULAĞI ASİDİ
( Kuzukulağı gibi çoğu bitkide rastlanılan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan, keskin, zehirli asit anlamında kullanılır. [HOCO-COOH] )
- OKŞAMAK ile/ve/değil/||/<> OVMAK
- OXA-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSAS-
- OKSİDAN/OXIDANT[İng.] değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ
- OXYDATIONS WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON DEĞERİ
- OKSİDASYON/OKSİTLE(N)ME/OXIDATION[İng.] değil/yerine/= YÜKSELTGE(N)ME
- OXYDATIONSVORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON OLAYI
- OXYDATION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON REAKSİYONU
- OXYDATION NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON SAYISI
- OXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON
- OKSİDATİF/OXIDATIVE[İng.] değil/yerine/= OKSITLEYEN
- OXYHÉMOGLOBINE[Fr.] / OXYMOGOLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHEMOGLOBİN
- KNALLGAS[İng.] / MÉLANGE TONNANT[Fr.] / KNALLGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHİDROJEN GAZI, KNALLGAZ
- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI
- SAUERSTOFFWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN DALGASI
- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER
- KNALLGASGEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMILAÇ
- CHALUMMEAU DE OXYGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMLACI
- OXYGÈNE FLAMME[Fr.] / SAUERSTOFF FLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN KAYNAĞI
- OXYGEN POINT[İng.] / POINT D'OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN NOKTASI
- SAUERSTOFFÜBERTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TAŞIYICI
- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU
- MÜVELLİD-ÜL HÜMÛZA[Osm.] / OXYGEN[İng.] / OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN
- OKSİJENATÖR/OXYGENATOR[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENDİRICİ
- OXYGÉNASE[Fr.] / ATMUNGSFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENAZ
- OKSİJENİZASYON/OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENME
- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU
- OXYMONOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENOMETRE
- OKSİMETRİ/OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= OKSİJEN ÖLÇÜMÜ
- OXINE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİN
- ONITRILASE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİNİTRİLAZ
- HUMZ[Osm.] / OXIDE[İng.] / OXYDE[Fr.] / OXID[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİT
- OKSİT değil/yerine/= YÜKSELTİK
- OXYGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEME
- OXYGENIZE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEMEK
- OXIDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLENME
- OXYDATIONSFLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ ALEV
- OKSİYÜR değil/yerine/= SİVRİKUYRUK
( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )
- RÉACTION OXO[Fr.] / OXO REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO REAKSİYONU
- OXO-[Fr.] / OXO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO-
- ÖKSÜZ MEHMET PAŞA değil ÖKÜZ MEHMET PAŞA
- ÖKSÜZ değil/yerine/= ANNESİZ
- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI
- OCTAVE[İng.] / OCTAVE[Fr.] / OKTAVE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAV/ERİN
- OCTODE LAMP[İng.] / LAMPE OCTODE[Fr.] / OKTODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT LAMBA
- OCTODE[İng.] / OCTODE[Fr.] / ACHTPOLRÖHRE, OKTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT
- OKÜLER değil/yerine/= GÖZLEÇ
- OCULIN[İng.] ile/değil/yerine/= OKULİN
- OKULLAŞMA ORANI" değil OKULA GİTME ORANI
- OKUMA:
EKRANDAN ile/değil/yerine KÂĞITTA
( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )
- OKUMA YAPMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM YAPMAK
- OKUMA YAP(M)IYORUM" değil OKU(MU)YORUM
- OKUMA ile/ve/değil HECELEME
( [not] READING vs./and/but SYLLABLING )
- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/= DUYURMAK/İLETMEK
- OKUMAK ile/ve/değil EŞİK
- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!
( Duyduğumu unuturum, gördüğümü anımsarım, okuduğumu anlarım. )
( Kurnaz kişiler, okumayı küçümser; basit kişiler, ona hayran olur; akıllı kişiler ise ondan yararlanır. )
( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )
( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )
( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )
(
Büyük buluş! )
( )
(
)
( Bir kitabı okurken geçen iki saatin, yaşamımın çoğu yılından daha dolu olduğunu fark edince, bir kişinin yaşamının ürkütücü hiçliğini düşünürüm.
Sabahattin Ali )
( "Okuma Alışkanlığı Üzerine" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
( READING! and READING! and READING! )
- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/< OKUYABİLMEK
- KUR'ÂN-I KERÎM:
OKUNAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞİTİLEN
- OKUR-YAZAR OLMAYAN ile/değil CAHİL
- OKUYAN/YAZAN ile/ve/değil/yerine OKUR-YAZAR
- ÖKÜZ ile/değil ÇITAK
( ... İLE/DEĞİL Boynuzları düzgün, ay biçiminde öküz. | Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan kişi. | Kaba, huysuz, kavgacı kişi. )
- OKYANUS/UMMAN[Ar.] değil/yerine/= ANADENİZ
- OKYANUS/FELEK/MUHÎT[< HAVT] değil/yerine/= ÇEVRE
( Herşeyi kuşatan. )
- OL[Fr.] ile/değil/yerine/= OL
- -OL[İng.] / -ÖL, -OLE[Alm.] ile/değil/yerine/= -OL
- OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE
- OLABİLECEKLERİN OLMASI İÇİN UĞRAŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLMAYABİLECEKLERİN OLABİLMESİ İÇİN SABRETMEK
- OLABİLİRLİK değil OLASILIK
- OLABİLİTE değil OLASILIK
- OLABİLMEMELERİ değil OLAMAMALARI
- ... OLACAĞINI TAHMİN ETMİYORUM değil SANMIYORUM
- ORDINARY WAVE[İng.] / ONDE ORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DALGA
- EXTRAORDINARY WAVE[İng.] / ONDE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI DALGA
- EXTRAORDINARY INDEX[İng.] / AUSSERORDENTLICHER INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI İNDİS
- EXTRAORDINARY RAY[İng.] / AUSSERORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI IŞIN
- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI
- OLAĞAN GERİBİLDİRİM(REFLEKS) ile/ve/değil BEYİN TRAVMASI
( [Bilinci kapalı bir hastanın, (olası/çeşitli) fiziksel tepkilerinin anlamı için ayağın tabanı gıdıklanınca, ayak parmakları...] İleri doğru kasılıyorsa. İLE/VE/DEĞİL Geriye doğru kasılıyorsa. )
- ÂDÎ ŞUÂ, ŞUÂ-İ MUTÂD[Osm.] / ORDINARY RAY[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN IŞIN
- ÂDÎ, ALELÂDE, MUTÂD[Osm.] / ORDINARY[İng.] / ORDINAIRE[Fr.] / GEWÖHNLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN
- AUSSERORDENTLICHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI DALGALAR
- AUSSERGEWÖHNLICH ODER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI YA DA DEVRESİ
- INDICE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ İNDİSİ
- OL(A)MADIĞIMIZ GİBİ OLMAK/OLMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine OLDUĞUMUZ GİBİ OLMAK
- OLAN ile/ve/<>/değil/yerine OLABİLEN
( Evren/dekiler. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE İnsan... )
- OLANAK/İMKÂN ile/değil/yerine KİŞİ/İNSAN
- OLANAK ile/ve/değil/<>/> ÇÖZÜLME
- OLANAKLAR ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAKLILIKLAR
( Parça. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bütün. )
( Hedef. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Durum. )
- OLANAKLARIN/KAZANIMLARIN/SORUNLARIN:
İÇİNDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞİĞİNDE
(OLMAK/OLMAMAK)
- OLANAKLI ile/ve/değil YANLIŞ DEĞİL/OLMAYACAKTIR
- OLANAKLILIK/OLANAKSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< YETERLİLİK/YETERSİZLİK
( POSSIBILITY/IMPOSSIBILITY vs./and SUFFICIENCY/INSUFFICIENCY )
- OLANAKSIZ ile/değil/yerine/>< OLANAKLI
( Olasılıksız. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olasılıklı. )
( Farkı, kararlılıktadır. )
( MUHAL ile/değil/yerine/>< MÜMKÜN )
- OLANAKSIZ(İMKÂNSIZ) ile/değil/yerine OLANAKSIZ(İMKÂNSIZ) GİBİ BİR ŞEY
( Olanaksızı isterseniz, size kim yardım edebilir? )
( ÖZDEŞLİK İLKESİ | ÇELİŞMEZLİK İLKESİ | ÜÇÜNCÜ OLASININ/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI )
( If you ask for the impossible, who can help you? )
- OLANAKSIZLAR değil OLANAKSIZLIKLAR
- OLANAKSIZLIK/İMKÂNSIZLIK ile/değil/yerine ZORLUK ("ZORLUK" değil/yerine KOLAY OLAMAMA)
- OLANAKSIZLIK ile/değil İZİN VERMEME
( [not] IMPOSSIBILITY vs./but NOT TO ALLOW )
- OLANAKSIZ/LIK ile/değil/yerine OLANAKLI/LIK
( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )
- OLANI/ELDEKİNİ:
BEĞENMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine DAHA İYİSİNİ İSTEMEK
- OLANIN, ZARARI değil/yerine/>< OLMASI GEREKENİN, YARARI
- OLANLA(RLA) / OLDUĞU KADARIYLA:
TATMİN/MUTMAİN OLMA(MA)K ile/ve/değil/yerine/||/<> YETİNME(ME)K
- OLAP/ON-LINE ANALYTICAL PROCESSING[İng.] değil/yerine/= ÇEVRİMİÇİ ÇÖZÜMLEYİCİ İŞLEME
- ... OLARAK ile/değil/yerine ... OLARAK DA
- ... OLARAK ile/yerine/değil ... SIFATIYLA
- OLASI (BİR DURUM/SÜREÇ/YANLIŞLIK/KAZA/SONUÇ) ile/ve/değil/yerine OLASI(LIKLI) (BİR DURUM/SÜREÇ/YANLIŞLIK/KAZA/SONUÇ)
- OLASI) BİR OLUMSUZLUĞU/KAYIBI:
"ESAS ALMAK" değil/yerine ...'YI DA ÖNGÖRMEK/DEĞERLENDİRMEK
- OLASI ile/ve/değil/yerine OLASILIKLI
- CONSERVATION DE LA PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIĞIN KORUNUMU
- CALCULUS OF PROBABILITY[İng.] / CALCUL DES PROBABILITÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= OLASILIK HESABI
- WAHRSCHEINLICHKEITS RECHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK (İHTİMALİYET HESABI)
- PROBABILITY CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= OLASILIK KORUNUMU
- PROBABILITY DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK YOĞUNLUĞU
- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK
( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )
( [not] PROBABILITY vs./and/but FUZZY LOGIC )
- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK
( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )
- OLASILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DENEYİM
- OLASILIK ile/ve/değil/ne yazık ki "NİYET OKUMASI"
- PROBABILITY[İng.] / PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK
- OLASILIK'IN:
ÇOKLUĞU ile/değil ÇEŞİTLİLİĞİ
- OLASILIKLARA "GÜVENMEK" ile/ve/değil/yerine KENDİMİZE GÜVENMEK
( Anımsa ki, her zaman şanslı olmayabilirsin! )
( [not] TO TRUST THE CHANCE vs./and/but TO TRUST THE SELF
TO TRUST THE SELF instead of TO TRUST THE CHANCE
Remind that, you might not lucky every time! )
- OLAY "AÇLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ONAY AÇLIĞI
- OLAY YERİNDE PARK ETME:
"ARACIN ARKASI" değil/yerine/>< ARACIN ÖNÜ
- OLAY ve/değil/||/=/<>/< BETİMLENEN
- HADİSE[Osm.] / VORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAY
- OLAYI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... DURUMU
- OLAYLARDA/SORUNLARDA:
İZİN VERME(ME)K ile/ve/değil/||/<> İZLEME(ME)K
- ÖLÇEK ile/ve/değil EŞİK
- MİKYAS[Osm.] / SCALE[İng.] / ÉCHELLE[Fr.] / MASSSTAB, SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEK
- METABOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ BALON
- MESSZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ SİLİNDİR
- MESSFÜHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇER
- ÖLÇEYİĞLE değil ÖLÇEĞİYLE(< ÖLÇEĞİ İLE)
- MEASURING PIPET[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇME PİPETİ
- ÖLÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TARTMAK
- ÖLÇÜ ile/ve/değil/||/<>/< ARAÇ
- ÖLÇÜ ile/ve/değil EŞİK
- MİKYAS[Osm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜ
- ÖLÇÜ ile/ve/değil/||/<>/< YÖNTEM
( [not] MEASURE vs./and/but/||/<>/< METHOD )
- VOLUMETRIC FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ BALON
- MEASURING CYLINDER[İng.] / ÉPROUVETTE GRADUÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ SİLİNDİR
- MEASUREMENT[İng.] / MESURE[Fr.] / MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜM
- ETALON[İng.] / ÉTALON[Fr.] / ETALON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN, ETALON
- SOURCE ÉTALON[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN KAYNAK
- TEMPÉRATURE ET PRESSION STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN SICAKLIK VE BASINÇ
- ÖLÇÜSÜZ/LÜK ile/ve/değil/||/<> "GEMSİZ/LİK"
- ÖLÇÜ/T ile/ve/değil/<> ÇERÇEVE
- MEHENK[Osm.] / CRITERION, STANDARD[İng.] / CRITÈRE[Fr.] / KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜT
- ÖLÇÜ/VEZ(İ)N:
SİMGEDE/YAZIDA değil KULAKTA!
- OLD ile/değil GOLD
- OLDU" ile/değil OLDUĞU
- ÖLDÜ değil/yerine YORULDU GİTTİ
- ... OLDUĞU DOLAYISIYLA değil ... OLMASI DOLAYISIYLA
- ... OLDUĞU HALDE ile/ve/değil/yerine ... OLMASINA KARŞIN
- ... OLDUĞU İÇİN ile/ve/değil/yerine ...(DAN) (OLDUĞUNDAN) DOLAYI
( [adın/ismin] -e hali. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE -den hali. )
( DOYMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ACIKTIĞIMDAN DOLAYI )
- ... OLDUĞU KADAR ile/ve/değil ... OLMASININ YANISIRA
- OLDUĞUN GİBİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< YALINLIK
- VER(EBİL)MEK:
OLDUĞUNDA/BOLLUKTA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMADIĞINDA/KITLIKTA/ZORLUKTA/YOKLUKTA
- ... OLDUĞUNDA / GEREKTİĞİNDE ile/değil ... OLURSA / GEREKİRSE
- ÖLDÜĞÜNDE değil/yerine NEFSİN ÖLÜMÜ TADDIĞINDA
- ... OLDUĞUNU:
"DÜŞÜNEMEYİZ" değil SÖYLEYEMEYİZ/İDDİA EDEMEYİZ
- ... OLDUĞUNU:
"DÜŞÜNÜYORUM" ile/değil TAHMİN EDİYORUM
- ... OLDUĞU SEBEBİYLE değil ... OLMASI NEDENİYLE
- OLDUKÇA ÇOK ZORLANMAK değil OLDUKÇA ZORLANMAK
- OLDUM" MU? değil OLDU MU?
- ÖLE" değil ÖYLE
- OLEATE[İng.] / OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEAT
- OLEFINS[İng.] / OLÉFINE[Fr.] / OLEFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEFİNLER
- ÖLENE KADAR ile/değil ÖĞLENE KADAR
- OLENEKIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= OLENEKİYAN EPOKU
( Günümüzden 251.200.000 ile 247.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OLEOVITAMIN A[İng.] ile/değil/yerine/= OLEOVİTAMİN A
- OLEOVITAMIN D[İng.] ile/değil/yerine/= OLEOVİTAMİN D
- ÖLEREK SOYMAK ile/değil BİLEREK SOYMAK
- OLFACTORY[İng.] ile/değil/yerine/= OLFAKT
- OLIGO-[Fr.] ile/değil/yerine/= -OLGO-
- OLGU ile/ve/değil/<> GÖRÜNÜŞ
- OLGU ile/değil/yerine/||/<>/> İLKE
- OLGUN KİŞİ:
"GÜZEL SÖZ SÖYLEYEN" değil SÖYLEDİĞİNİ YAPAN VE YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN
- OLGUN KİŞİ:
"KIZMAYAN" değil ÖFKESİNİ YÖNETEBİLEN/YUTABİLEN
- OLGUN ile/ve/değil/||/<> "DURGUN"
- OLGUNLAŞMAK/TEKÂMÜL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEKİRDEĞİNİ KÜÇÜLTMEK
- DIGESTION[İng.] / DIGESTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OLGUNLAŞTIRMA
- OLGUN/LUK ile/değil ÇEKİNGEN/LİK
( [not] RIPE/NESS vs./but TIMID/ITY )
- OLGUNLUK ile/ve/değil/||/<>/< ZORUNLULUK
- OLİGARŞİ[Fr. < Yun. OLIGOS: Az. | ARKHEIN: Buyurmak.] değil/yerine/= TAKIMERKİ
( Siyasal erkin, birkaç kişilik bir kümenin elinde bulunduğu yönetim. Aristokrasinin, daralmış biçimi. )
- OLIGO-[İng.] / OLIGO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGO-
- OLIGOMER[İng.] / OLIGOMÈRE[Fr.] / OLIGOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGOMER
- OLİM" değil OLAYIM
- OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK
( [not] TO BE vs./and/but TO ANNOUNCE THE SELF BEING )
( BLİ ile/ve/değil ... )
- OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK
- OLMALI/OLMAMALI ile/değil/yerine OLABİLİR
( POSSIBLE vs. SHOULD/SHOULDN'T BE )
- OLMALI" ile/değil/yerine/||/<>/< ... OLSA GEREK
- ...:
"OLMALI!" ile/değil OLABİLDİĞİ KADAR(IYLA) OLMALI(/OLABİLİR ANCAK)
- OLMALI ile/ve/değil/yerine/<> OLABİLİR
- ... OLMALI ile/değil/yerine ... OLMASA DAHA İYİ
- ... OLMAMALI ile/değil ... OLMASA GEREK
- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK
- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..." ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."
- ... OLMASINI BİLMEK değil ... OLDUĞUNU BİLMEK
- OLMAYAN ile/ve/değil OLMASI GEREKEN
- OLMAYANLARI ARAMAK ile/değil/yerine OLANLARI BULMAK/GÖRMEK
( [not] TO SEEK FOR NON-BEINGS vs./but TO SEE(K)/FIND BEINGS
TO SEE(K)/FIND BEINGS instead of TO SEEK FOR NON-BEINGS )
(1996'dan beri)