Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.811 başlık/FaRk ile birlikte,
33.811 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(117/137)
- SÜRÜDEN:
AYRILAN ile/değil/yerine/>< AYRI OLAN
( Kurt kapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kurtulur. )
- DRAG[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEME
- DRIFT CURRENT[İng.] / COURANT DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME AKIMI
- ESPACE DE DÉRIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME BÖLGESİ
- DRIFT WAVE[İng.] / ONDE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DALGASI
- DRIFT MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DEVİNİRLİĞİ
- DRIFT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DİRENCİ
- MOBILITÉ DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HAREKETLİLİĞİ
- DRIFT SPEED, DRIFT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HIZI
- DRIFT TUBE[İng.] / TUBE À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTROHR, DRIFTRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME TÜPÜ
- DRIFT SPACE[İng.] / DRIFTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME UZAYI
- DRIFT, TRACE[İng.] / DÉRIVE, TRAÎNÉE[Fr.] / DRIFT, GESCHREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME
- DRIFT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENMELİ TRANSİSTÖR
- FORCE D'ENTRAÎNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEYİCİ KUVVET
- SÜRÜNMEK ile/ve/değil/||/<> SÜRÜLMEK
- SÜRÜNÜN PARÇASI OLMAK ile/değil/yerine/>< BÜTÜNÜN PARÇASI OLMAK
- SÜRVEY/SURVEY[İng.] değil/yerine/= ANKET, TARAMA
- SÜRVEYANS/SURVEİLLANCE[İng.] değil/yerine/= GÖZET-İZLE
- SÜRVİ ORANI/SURVİVAL RATE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM ORANI
- SÜRVİ/SURVİVAL[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM
- SURVIVOR GUILT[İng.] değil/yerine/= HAYATTA KALAN SUÇLULUĞU
( Hayatta kalan suçluluğu; başkalarının hayatta kalamadığı fakat kendilerinin kurtuldukları bir durumdan sonra hissettikleri hayatta kalarak yanlış birşey yaptığını hissetme duygusudur. Savaştan sağ çıkan kişiler, doğal afetten kurtulanlar, salgın hastalıktan kurtulanlar, ailesi ya da arkadaşları arasında intihar edenler arasında rastlanır. Bu durumun rastlanması kişinin psikolojik profiline bağlıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SUS!!!:
HAKARET değil UYARI/DESTEK
- SUŞ/STRAIN[İng.] değil/yerine/= SOY
- SÜS ile/ve/değil/yerine/||/<> ESTETİK
- SUSAM[Ar. < SİSAM] değil/yerine/= KÜNCÜK
- SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ[Fars. < KUNCUD] ile/değil ÜZERLİK
( ... İLE/DEĞİL Sedefotugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan bir bitki. )
( SESAMUM INDICUM cum PEGANUM HARMALA )
- SUSAN ile/değil/yerine SUSABİLEN
- SUŞEHRİ'Lİ" değil SUŞEHİR'Lİ
- SU/SIVI DOLU ŞİŞEYİ, ÇANTAYA ...:
YAN/TERS KOYMAK değil/yerine/>< AĞZI, YUKARI GELECEK ŞEKİLDE DİK KOYMAK
- SUSKUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUSAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUSABİLEN
- SUSKUN/LUK ile/ve/değil DURGUN/LUK
- SÜSLÜ/LÜK ile/değil/yerine/||/<>/< BAKIMLI/LIK
( SÜRRE DEVESİ GİBİ SÜSLENMEK )
- SUSMAK:
"STRATEJİ" ile/ve/değil/||/<>/< HAK
- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK
- SUSMAK ile/değil EBSEM OLMAK
- SUSMAK ile/ve/değil GEREKENİ YAPMAK
- SUSMAK ile/ve/değil/yerine SUSABİLMEK
( Kişi, susuyorsa; ya çok az şey biliyordur ya da çok fazla. )
( [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT
ABLE TO BE SILENT instead of TO BE SILENT )
- SÜSPANSİYON/SUSPENSION[İng.] değil/yerine/= ASILTILI ÇÖZELTİ
- SÜSPANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ASILTI
- SUSPENSION[Fr.] / SUSPENSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜSPANSİYON
- MILK CURD[İng.] ile/değil/yerine/= SÜT KESİĞİ
- SUTHERLAND'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE SUTHERLAND[Fr.] / SUTHERLAND-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SUTHERLAND FORMÜLÜ
- SÜTUN[Fars.] ile/değil PARAÇOL/PARAŞOL[İt. < Yun.]
( ... İLE/DEĞİL Gemi çatmasında, eğri parça. | Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç. )
- SÜTÜR/SUTURE[İng.] değil/yerine/= DİKİŞ | KAFATASI KEMIK EKLEMI
- SUTYEN GİYMEK değil SUTYEN[Fr. < SOUTIEN-GORGE][SÜTYEN değil!] TAKMAK
( Fransızca'da "SOUTIEN-GORGE" olarak geçen, "SOUTIEN"[: Dayanak] anlamına gelen sözcüğün Türkçe'leştirilmişidir. Ayrıca İngilizce'de "SUIT"[: Takım elbise] sözcüğü ile ve yine İngilizce "-IAN"[taraflılık, tarafında olan, kaynaklanan] eki ile de bağlantılandırılabilir. Hareket noktası olan ve zamanla gövdeyi(memeleri ve de özellikle meme ucunu) kıyafete uygun hale getirmeye yarayan, "bunu sağlamanın aracı olan nesne" kullanımına dönüşmüştür. [ "Sütyen" kullanımı yanlıştır. Doğrusu U harfiyle "Sutyen"dir! ] )
- SUTYEN ile/değil BİKİNİ
( Görünmeyen. İLE/DEĞİL Görünen. )
- ŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇ/US
( ŞUUR[Ar.]: Çatlak, sızıntı. = Kendi varoluşunun, sorumluluğu ve denetimi. | Anlama, anlayış, duyum/hissetme. )
- ŞUURSUZLUK değil/yerine/= BİLİNÇSİZLİK
- SÛVER-İ MÜSADDAKA değil/yerine/= ONAYLI/ONANMIŞ ÖRNEK
- SÜVETER[Fr./İng. < SWEATER] değil/yerine/= ÖRGÜ KAZAK
( Genellikle, altına gömlek giyilen, kolsuz kazak. )
- SUYU:
AYAKTA İÇMEK değil/yerine OTURARAK İÇMEK
- SUYU:
YEMEKTE İÇMEK değil/yerine YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE YA DA SONRA İÇMEK
( ÂB-HURDE: Su içen. )
- SUYUN:
"ŞARLAMASI" değil/< ŞIRILDAMASI
- SUYUN ÜSTÜNDE YÜRÜMEK değil HAVADA KOŞMA/İLERLEME
( Yürünemez! DEĞİL Hız ile elde edilen ve yanılsama/çarpıtma ile "çıkarsanan"/indirgenen. )
- SUYUNA GİTMEK ile/ve/<>/değil/yerine AYAK UYDURMAK
- SUYUNA GİTMEK ile/ve/<>/değil/yerine KÖPRÜDEN GEÇENE KADAR, AYIYA, DAYI DEMEK
- FILTER PAPER[İng.] / FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZGEÇ KÂĞIDI
- SÜZGEÇ ile/ve/değil EŞİK
- SÜZGEÇ ile/değil SÜNGER
- FILTRATION[İng.] / FILTRATION[Fr.] / FILTRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZME
- FILTRATE[İng.] / PRODUIT FILTRÉ[Fr.] / FILTER PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZÜNTÜ
- SVM/SUPPORT VECTOR MACHINES[İng.] değil/yerine/= DESTEK VEKTÖR MAKINELERİ
- SVO/SEREBROVASKÜLER OLAY CEREBROVASCULAR ACCIDENT[İng.] değil/yerine/= BEYİN-DAMAR OLAYI
- SWAP[İng.] değil/yerine/= TAKASLAMA
- SWIM BLADDER[İng.] değil/yerine/= YÜZME KESESİ
( Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SWITCH VARIABLE[İng.] değil/yerine/= ANAHTARLAMA DEĞİŞKENİ
- SWITCH[İng.] değil/yerine/= ANAHTAR
- SYMBIOSIS değil/yerine/= YAŞAM ORTAKLIĞI
- SYNAPSIS[İng.] değil/yerine/= SİNAPSİS
( Mayoz bölünme sırasında meydana gelen iki kromozomun eşleşmesi olayı. Genellikle sinaptonemal kompleksi oluşturan mayotik kromozom çekirdeklerinin paralel hizalanması yoluyla gerçekleşir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SYNGAMY[İng.] değil/yerine/= SYNGAMY
( Zigotun tek (diploit) çekirdeğini oluşturmak üzere iki gamet çekirdeğin birbiri içine kaynaması, birleşmesi sonucu oluşan durumdur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SYNONYMOUS (SILENT) SUBSTITUTION[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLI (SESSİZ) BAZ DEĞİŞİMİ
( Bu tip mutasyonda, nükleotit sırasındaki değişim amino asid değişimine neden olmaz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SYNTENY[İng.] değil/yerine/= SİNTENİ
( Ele alınan bir genomun, belirli gruplarla bağlantılı genleri korunmuş bölgeleridir. Farelerde 17 kromozom ve insanlarda 6 kromozom parçası sinteniktir. Mayoz sırasında ortak olarak ayrışırlar, dolayısıyla genom üzerinde birbirlerine yakın konumlanmışlardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- syr.[Lat. < SYRUPUS] değil/yerine/= ŞURUP
- DURCHSICKERN, VERSICKERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SZMA
- T-TEST[İng.] ile/değil/yerine/= T-DENEMESİ
- T FILTER[İng.] / FILTRE EN T[Fr.] / T-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= T SÜZGEÇ
- T-ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= T-YÖRÜNGEMİ
- t "ZAMANI" değil t DEĞERİ/DEĞİŞKENİ
- T.I.D./TER IN DIE[İng.] değil/yerine/= GÜNDE ÜÇ KEZ
- TAACCÜB[Ar. < ACEB] değil/yerine/= ŞAŞMA/ŞAŞAKALMA
( [bkz. TAHAYYÜR] )
- TAADDÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, SAYININ ARTMASI
- TAAFFÜN[< UFÛNET] değil/yerine/= ÇÜRÜYÜP KOKMA, KOKUŞMA | YANGI/İLTİHAP
- TAAHHÜT değil/yerine/= ÜSTENME
- TAAM" değil TAMAM
- TAAMMÜDEN[Ar.] değil/yerine/= KASTEN
- TAAMMÜDEN değil/yerine/= TASARLAYIP/TASARLICA
- TAAMMÜM]Ar.} değil/yerine/= YAYILMA, GENELLEŞME
- TAAMMÜT değil/yerine/= TASARLAMA
- TAANNÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME, DİRENİM
- TAARRUZ ile/ve/<>/değil/yerine TEYAKKUZ
- TAASSUB ile/ve/değil BİLGİ/DENEYİM EKSİKLİĞİ
- TAASSUB ile/değil/yerine GELENEKSEL DEĞER/LER
- TAASSUB[Ar.] ile/değil/yerine ÖNCELİK
- TAASSUB ile/değil/yerine/>/>< TASAVVUF
( TASAVVUF: Taassubu yok eden neyse, o! )
( Tasavvuf, taassuptan kurtulmaktır. )
- TAASSUP[Ar.]/BIGOTRY[İng.] değil/yerine/= BAĞNAZLIK
- TAAYYÜŞ[Ar.] değil/yerine/= YAŞAMA, GEÇİNME
- tab.[Lat. < TABELLA, TABLETTA] değil/yerine/= TABLET
- PLATE HEIGHT[İng.] ile/değil/yerine/= TABAKA YÜKSEKLİĞİ
- SEYL-İ MUNFASİL[Osm.] / SCHICHTENSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TABAKALI AKIŞ
- TANNING[İng.] / TANNAGE[Fr.] / GERBUNG, GERBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TABAKLAMA
- TABAN TABANA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAMAMEN
- BASE[İng.] / BASE[Fr.] / BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= TABAN
- TABASBUS[Ar. < BASBASA]/MÜTEBASBIS değil/yerine/= YALTAKLANMA/YALTAK
( Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak. )
- [ya] (")TÂBİ(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/ya da ÂRİF
- TÂBİ ile/ve/değil/||/<>/> DÂHİL
- TÂBİ ile/değil MARUZ
- TÂBİ ile/değil TABİÎ
- TÂBİ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESLİM[Ar.]
- TÂBİ ile/ve/değil/yerine UYUMLU
- TABİAT/NATÜR değil/yerine/= DOĞA [DAMGALANMIŞ/MÜHÜRLENMİŞ]
- TABİATIYLA değil/yerine/= DOĞAL OLARAK / KENDİLİĞİNDEN
- TABİP/TABİB[Ar.] ile/ve/değil ALYENİST[Fr.]
( Hekim. İLE/VE/DEĞİL Deliler hekimi. )
- TABİB ile/ve/değil KEHAL
( Hekim. İLE/VE/DEĞİL Göz hekimi. )
- TABİÎ ÂFET[Ar.] değil/yerine/= DOĞAL KIRAN
- TABİÎ Kİ DE/İYİ Kİ DE değil TABİÎ Kİ/İYİ Kİ
- TABİÎ Kİ ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN
- TABİÎ Kİ ile/ve/değil/||/<>/< MUHAKKAK
- TABÎÎ değil/yerine/= DOĞAL/OLAĞAN
- TABİP/TABİB/HEKİM/DOKTOR değil/yerine/= SAĞAN/SAĞALTMAN/SAGUN/ONULTMAN
- TA'BÎR CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE/DEYİŞ UYGUNSA
- TABİR ETMEK değil/yerine/= DEMEK
- TABİR[Ar.] değil/yerine/= DEYİM
- TABİR-İ CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE
- TÂBİYET ile/değil/yerine DEĞİM/LİYÂKÂT
( İkisi de, sadece/ancak ve ancak ilmedir. )
- TABLDOT[Fr. TABLE D'HOTE]["TABÜLOT" değil!] değil/yerine/= SEÇMESİZ YEMEK
( Seçmesiz yemek. | Birçok kişinin, erzak sağlayıp kendine yemek pişirtmek için kurduğu ortaklık. )
- TABLET[Fr. TABLETTE] değil/yerine/= BELGE
( Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek ya da yutulacak madde. | Eski uygarlıklardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. )
- TABLO[Fr. TABLEAU] değil/yerine/= DİZELGE
( Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel ya da kara kalem resim. | Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi. | Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara. | [tiyatro] Bir perdenin, dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü. )
- TABLO değil/yerine/= GÖRNÜK
- TABU ile/değil GELENEK
- TABU ile/değil YASAK
- TABULA RASA[İng.] değil/yerine/= BOŞ LEVHA
- TABURE[Fr. TABOURET] değil/yerine/= OTURAK/İSKEMLE
( Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle. )
- CROWN ETHER[İng.] ile/değil/yerine/= TAÇ ETER
- TAC KAPI değil TÂK(ZAFER) KAPI
( ... DEĞİL Bayram gibi özel kutlamalarda kullanılan kapı. Orta kapı. Devlet erkânının kullandığı kapı. )
- CROWN[İng.] / COURONNE[Fr.] / KRONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAÇ
- TÂC ile/değil İSTEFAN
- TÂCİZ ile/değil TAVIR
- TÂCİZ[Ar.] değil/yerine/= USANDIRI, USANÇ
- TAD ile/ve/<>/değil KIVAM
- TA'DÂD[Ar. < ADED] değil/yerine/= SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM
( SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM )
- TADA'DU'[< Dİ'DA] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK GÖSTERME | HOR OLMA | VÎRÂN OLMA | "AKLINI KAYBETME"
- TADARRUS[Ar.] değil/yerine/= DİŞ KAMAŞMASI
- TADİL TEKLİFİ değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE
- TADPOLE değil/yerine/= İRİBAŞ
( Kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu. )
- TAFRA[Ar.] değil/yerine/= SIÇRAMA
( Yukarıya sıçrama, atlama. | Yukarıdan atıp tutma. | İlimde, rütbe, derece alma. )
- TAFZİH[Ar.] değil/yerine/= REZİL ETME
( Birinin kötü yanlarını ortaya çıkarma. )
- [ne yazık ki]
TAGALLÜP[Ar.] değil/yerine/= ZORBALIK
- TAGAMGUM[< Ar. GAMGAMA] değil/yerine/= ANLAŞILMAZ SÖZ
- TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] değil/yerine/= DEĞİŞME, BAŞKALAŞMA
- TAGŞÎŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞTIRMA
( Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma. )
- TAGVİYE[<> İGVÂ, çoğ. GAVÂYE] ile/değil TAKVİYE[< KUVVET]
( Baştan çıkarma, azdırma. İLE/DEĞİL Güçlendir(il)me. )
- TAĞYİR[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRME, BAŞKALAŞTIRMA | BOZMA
- TAH/TOTAL ARTIFICIAL HEART TOTAL[İng.] değil/yerine/= YAPAY KALP
- TAHAFFUZ[Ar.] değil/yerine/= BARINMA, KORUNMA
- TAHAKKÜM[Ar.] değil/yerine/= BASKI, ZORLAMA
- TAHALLÜF[< HİLÂF] değil/yerine/= GERİDE KALMA, ARKADA BIRAKILMA | UYGUN GELMEME
- TAHALLÜL[< HALEL | çoğ. TAHALLÜLÂT] ile/değil/< TAHALLÜL[< HALL | çoğ. TAHALLÜLÂT]
( Bozulma, halel bulma. | Ekşime, sirkeleşme. | Araya girme. İLE Hallolma, parçaları birbirinden ayrılma. | [kimya] Ayrışma. )
( [ile] TAHALHUL[< HALHAL]: Ayağa bilezik/halhal takma. | Hava cereyânı olması. | Bir nesnenin, hacminin kabarıp şişmesi. )
- TAHAMMÜL EDEMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ALIŞAMAMAK
- TAHAMMÜL ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL
- TAHAMMÜL ETMEK ile/ve/değil MÜSAMAHA GÖSTERMEK
- TAHAMMÜL[Ar.] değil/yerine/= DAYANMA, KATLANMA
( Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. | Kişinin kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. )
( ... ile TITIKSHA )
- TAHAMMÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR
( [not] ENDURANCE vs./and/but/||/<> RESISTANCE
RESISTANCE instead of ENDURANCE )
- TAHAMMÜLFERSA[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ
- TAHAMMÜL/SÜZLÜK ile/değil/yerine/>< HOŞGÖRÜ
- TAHAMMÜLÜN/ÜN:
"DÜŞÜKLÜĞÜ" ile/ve/<>/değil YETERSİZLİĞİ
- TAHAMMUZ[Ar.] değil/yerine/= EKŞİME
- TAHÂRET[Ar.] değil/yerine/= TEMİZLENME | TEMİZLİK
- TAHARRÜŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALANMA, KURCALANMA, AZDIRILMA
- TAHASSUN[Ar.] değil/yerine/= SIĞINMA
( Korunmak için bir yere çekilme. )
- TAHASSÜR[Ar. < HASRET] değil/yerine/= ÖZLEM
( HASRET ÇEKME | ÇOK İSTENİLEN VE ELE GEÇİRİLEMEYEN ŞEYE ÜZÜLME )
- TAHASSÜSÂT[< TAHASSÜS < HİSS] değil/yerine/= DUYGULANMA/DUYGULANIM
( DUYGULANMALAR, HİSLENMELER | KALPLE İSTEMEK )
- TAHAŞŞÜT[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK
- TAHAVVÜL[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞME, DÖNÜŞÜM
( Bir durumdan, başka bir duruma geçme, değişme, değişkenlik, dönüşme, dönüşüm )
- TAHAYYÜL[Ar. < HAYAL] (ETMEK) değil/yerine/= İMGELEM (İMGELEMEK)
- TAHAYYÜL[Ar.] değil/yerine/= HAYALDE CANLANDIRMA
- TAHDİDAT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMALAR
- TAHDİT ETMEK değil/yerine/= ÇEVRELEMEK/BUÇLAMAK
- TAHDİT değil/yerine/= ÇEVRELEME/BUÇLAMA
- TAHDİT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMA, ÇEVRELEME
- TAHFÎF[Ar. < HİFFET] ile/ve TEŞDÎD[Ar. < ŞİDDET] ile/değil/yerine/>< TAKDÎR[Ar.]
( Hafifletme, yükünü azaltma. İLE/VE Şiddetlendirme, güç verme. | Şeddeleme. | Bir harfi çift okunan ve şedde işaretinin adı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Beğenme, değer biçme, değer verme/verilme. | Değerini/önemini anlama. )
- TAHFİF değil/yerine/>< TÂZİM
- TÂHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/</> TAYYİB
( Temiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İyi, güzel, hoş. )
- TAHKİK ETMEK değil/yerine/= SORUŞTURMAK
- TAHKİKAT değil/yerine/= SORUŞTURMA
- TAHKİKTE:
VİCDANÎ KANAAT değil YASAL KANIT
- TAHKİM[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, BERKİTMEK
( Güçlendirme, sağlamlaştırma. | Antlaşmazlıkların, hakem yoluyla çözülmesi yöntemi. )
- TAHKİR ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD
( Bir kaçıştır.[kendinden, utancından, küçüklüğünden] İLE/DEĞİL/YERİNE Bilmeyi zorunlu kılar. )
- TAHKİYE[Ar. < HİKÂYE] değil/yerine/= ÖYKÜLEME, ANLATI, HİKÂYE ETME, ANLATMA
- TAHLİYE (ETMEK) değil/yerine/= SALIVERİ (SALIVERMEK)
- TAHMİN[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÖNDEYİLEMEK
- TAHMİN ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ
( [not] TO GUESS vs./and/but OPINION
OPINION instead of TO GUESS )
- TAHMİN değil/yerine/= KESTİRMEK/KESTİRİM
- TAHMİN değil/yerine/= ÖNDEYİ
- TAHMİN ile/ve/değil/yerine ÖNGÖRÜ
( [not] TO GUESS vs./and/but FORSIGHT
FORSIGHT instead of TO GUESS )
- TAHMİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAHAMMÜL
- TAHMİN ile/ve/değil TEMENNİ/DİLEK
- TAHMİN ile/değil YAKIŞTIRMA
- TAHMİN ile/ve/değil ZAN
( [not] TO GUESS/ESTIMATE vs./and/but SUPPOSITION/TO SURMISE )
- TAHMİNEN değil/yerine/= ÖNDEYİCE
- TAHMİNİ değil/yerine/= ÖNDEYİSEL
- TAHRİBAT[Ar.] değil/yerine/= YIKIP BOZMA
- TAHRİF[Ar.] ile/değil/yerine/>< TÂDİL[Ar.]
- TAHRİFAT[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRİ
- TAHRİK[Ar.]/PROVOKASYON[Fr.] / PROVOCATION/PROVOKE[İng.]["PROVAKE" değil!] değil/yerine/= KIŞKIRTMA/KIŞKIRTI
( INCITEMENT / PROVOKE )
- TAHRİL[Ar. < TAHRİR] değil/yerine/= ÇİZGİ
- TAHRİP ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD
( Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir konuya özgü yazıyı ya da yapıtı, değer bakımından gözden geçirme, eleştirme. )
- TAHSİS (ETMEK) ile/ve/değil/<> TESİS (ETMEK)
- TAHT EL BAHİR değil/yerine/= DENİZALTI
- TAHT değil BAHT
- TAHT değil/yerine/= ŞIN
- TAHT ile/ve/değil/||/<>/< TABUT
- TAHTEREVALLİ[Ar.]/ÇÖĞÜNCEK değil/yerine/= TAHTIREVAN[Fars.]
( İki ucuna, birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta ya da metal araç. İLE Omuzda götürülen, üstü örtülü, insan taşınan araç. )
- TAHTEŞŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇALTI
- TAHVİL ETMEK değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRMEK
- TAHVİL[Ar.] değil/yerine/= ÇEVRİL
- TAKA-TUKA değil/yerine/= GÜRÜLTÜ-PATIRTI
( Gürültü patırtı. | Basımevlerinde, kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz. )
- TAKADDÜM[Ar.] değil/yerine/= ÖNCELİK
- TAKALLÜS (ETMEK) değil/yerine/= KASILMA/KASILIŞ
- TAKALLÜS[Ar.] değil/yerine/= KASILMA
- TAKANAK değil/yerine/= ALACAK/BORÇ | İLİŞKİ
- TAKARRÜP[Ar.] değil/yerine/= YAKINLAŞMA/YAKLAŞMA/YANAŞMA
- TAKARRÜR[Ar.] değil/yerine/= KARAR VERME
( Bir yerde karar kılma, yerleşme. | Karar verilme. )
- TAKAS[Ar.]/CLEARING[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞTOKUŞ/DEĞİŞİM
- TÂKAT değil/yerine/= GÜÇ
- TAKAYYÜT[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLMA
( Bağlı olma, bağlanma. | Üstüne düşme, özen gösterme. )
- TAKBİH[Ar.] değil/yerine/= KINAMA
( Çirkin görme, beğenmeme. | Kınama. )
- TAKDİM-TEHİR[Ar.]/METATEZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= GÖÇÜŞME
( Bir sözcük ya da rakamlar içinde, birbirini izleyen iki sesbirimin/rakamın yer değiştirmesi. [Türkçe'de, daha çok, r ya da l ünsüzünün bulunduğu sözcüklerde, birinci hecenin başındaki ses, birbirinin yerine geçer. Kibrit > kirbit, çömlek > çölmek] )
- TAKDİM-TEHİR değil/yerine/= ÖNCELEME-SONRALAMA
- TAKDİM[Ar.] değil/yerine/= TANITMA
( Bir şeyi, karşılıksız olarak birine verme, sunma. | Tanıtma, tanıştırma. | Öne alma, önceye alma. )
- TAKDİR EDİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAŞILMAK
- TAKDİR (HAKKI) değil/yerine/= DEĞERLEM (ÜLEVİ/DEĞERLEM YETKİSİ)
- TAKDİR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERİBİLDİRİM
- BAŞARI GÖSTERGESİ:
TAKDİR (İLE) ile/ve/değil/yerine/< TAKLİT (İLE)
- TAKDİR ile/ve/değil/< TEDBİR[< DÜBÛR/DÜBR]
( Tedbir, takdirin parçasıdır. )
- TAKDİRE ŞÂYÂN değil/yerine/= ÖVGÜYE DEĞER
- TAKDİR-İ İLÂHÎ ile/değil/ne yazık ki TAKDİR-İ "İDÂRÎ/SİYÂSÎ"
- TAKDİS[Ar.] değil/yerine/= KUTSAMAK
- TAHKİR >< TAKDİS ile/değil/yerine/<>/< TAKDİR
( ... >< Sadece, Allah içindir. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/< ... )
- TAKI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERÇEK
( Varsıl taksa bile "gerçek". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yoksul taksa bile "sahte". )
- TAKÎ değil/yerine/= DOĞRULUK İLKESİ
- TAKİBAT değil/yerine/= KOVUŞTURMA
- TAKİFİLAKSİ/TACHYPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ GELİŞİMİ
- TAKIK ile/değil/yerine ÂŞIK
- TAKILMA ile/ve TIKANMA ile/ve TUTUKLUK | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİLEM
- TAKILMA ile/değil/yerine YOĞUNLAŞMA
- TAKILMAK ile/ve/değil/yerine BAĞLANMAK
- TAKILMA(MA)K ile/değil/yerine ÜSTÜNDE DUR(MA)MAK/ÖNEMSEMEK
( Takılmayan[bilen], "takılma" demez; ancak ve ne yazık ki takılan[bilmeyen], "takılma" der. )
(1996'dan beri)