Bugün[22 Mayıs 2026]
itibarı ile 33.808 başlık/FaRk ile birlikte,
33.808 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(128/137)


- SPACE QUANTIZATION[İng.] / ESPACE DE QUANTIFICATION[Fr.] / RAUMQUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY KUANTALANMASI


- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ


- SPACE CHARGE POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CHARGE D'ESPACE[Fr.] / RAUMLADUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ KUTUPLANMASI


- RAUMLADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ YOĞUNLUĞU


- SPACE CHARGE[İng.] / CHARGE D'ESPACE, CHARGE SPATIALE[Fr.] / RAUMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ


- SPACE-TIME[İng.] / ESPACE-TEMPS[Fr.] / RAUM-ZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY-ZAMAN


- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY


- UZAYA ÇIKAN İLK HAYVAN:
MAYMUN değil MEYVE SİNEĞİ

( ALBERT II [1949'da 134 km.]

değil

AMERİKAN V2 [Temmuz 1946]
[Bir miktar tahıl tohumuyla birlikte uzaya fırlatıldılar.][Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkınlardı.] )


- RÄUMLICHE POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAYSAL KUTUPSAL KOORDİNATLAR


- ÜZEN ...
YALAN SÖYLEMESİ ile/ve/değil/> ONA, DAHA SONRASINDA İNANAMAYACAK OLMAK

( Yalan söyleyerek dünyanın öteki ucuna ulaşırsın fakat dönemezsin. )


- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ

( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )

( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )


- ... ÜZERİNDEN ile/değil ... İLE KOŞUT


- ... ÜZERİNDEN ile/ve/değil/yerine ... SAYESİNDE


- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA


- ÜZERİNE ALMA ile/ve/değil/yerine ÜSTLENME


- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK


- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER

( [not] NOT TO TALK ABOUT/ON vs./and/but NOT TO EXPRESS )

( ARETE ile APORETE )


- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE


- ÜZGÜNÜM" ile/değil/yerine/<>/< ÜZÜLDÜM


- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK

( [not] AGGREEMENT vs./and/but/<> HARMONIOUS UNITY )


- UZLAŞMA ile/değil ERDEM

( [not] AGGREEMENT vs./but VIRTUE )


- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA


- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD


- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK

( [not] PROFESSION vs./and/||/<>/but JOB
JOB instead of PROFESSION )


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK

( KOMPETAN avec ... )


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK


- ÜZMEK ile/değil ZORLAMAK

( [Öğretmen, öğrencileri biraz ...] "üzmüş". İLE/DEĞİL "zorlamış". )


- ÜZÜLME ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMA


- GRAPE-SEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI


- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ


- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ

( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )

( ... cum RIBES GROSSULARIA )


- ÜZÜM ile/değil CUNUL

( ... İLE/DEĞİL Yaban üzümü. )


- ÜZÜM ile/değil JABUTİCABA


- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU

( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )


- UZUN SORU değil YANITI, UZUN (OLABİLECEK) BİR SORU


- UZUN SÜREÇ değil UZUN SÜRE


- TANIM:
"UZUN" ile/değil/yerine KAPSAMLI

( Tanımın uzunu olmaz! Kapsamlı olduğundan dolayı ilgisizlerin "zihin ve dilinde", "uzun" diye ifade etmeleri kendi yetersizliklerini gizleme girişimi olabilir belki/çoğunlukla. )


- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK

( Pek kolay olmasa da... )

( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )


- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK


- UZUN YOLCULUKTA, BİSİKLET TEKER TELİ:
32 ile/değil/yerine 36


- UZUN YOLCULUKTA, BİSİKLET TEKER TELİ: 32 ile/değil/yerine 36


- LONGITUDINAL DIFFUSION COEFFICIENT, B[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON KATSAYISI, B


- LONGITUDINAL DIFFUSION TERM, B/U[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON TERİMİ, B/U


- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ


- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK


- ÜZÜNTÜLÜ BİRİNE:
ACIMAK değil/yerine KIZMAK


- V-COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT-V[Fr.] / V-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= V KATSAYISI


- V-PARTICLE[İng.] / PARTICULE V[Fr.] / V-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= V PARÇACIĞI


- VA ROLUŞ" değil VAR OLUŞ


- VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI


- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA


- VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

( Belirli hastalıklara neden olan patojenlere karşı bağışıklık kazandıran tıbbi araç. Latince "inek" anlamına gelen "vacca" sözcüğünden türemiştir. Aşı, 1796 yılında sığır çiçeği lezyonlarının insanda çiçek hastalığını engellediğini fark eden İngiliz doktor, Edward Jenner tarafından icat edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI


- VÂDE FARKI değil/yerine/= SÜREV ARTISI


- VÂDE FARKSIZ değil/yerine/= SÜREV ARTISIZ


- VÂDE[Ar.] değil/yerine/= ERİM


- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK


- VÂDESİZ HESAP değil/yerine/= SÜREVSİZ SAYANAK


- VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ

( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )


- VAGON değil/yerine/= TAŞIR


- VAGONET değil/yerine/= TAŞIRCIK


- VAGZAL değil/yerine/= DURAK

( )


- VAHA değil/yerine/= SUVLA/YEŞERGE


- VAHİ[Ar.] ile/değil/>< VAHİY[Ar.]

( Boş, saçma. İLE/DEĞİL/>< Tanrı tarafından, bir buyruk ya da düşüncenin, peygambere bildirilmesi. )


- VAHİH değil VAHİY


- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK


- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET


- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK


- VAHŞİ ile/değil GÖÇER


- VAHŞİ ile/ve/değil/||/<> İLKEL


- VAHŞİ ile/ve/değil SALDIRGAN


- VAHŞİ[Ar.] değil/yerine/= YABANIL


- VAHŞİ değil/yerine/= YIRTICI


- VAJİNA ile/ve/değil EŞİK


- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI


- VAK'A-NÜVİS[Ar., Fars.]/KRONOGRAF[Fr. < choronographe] değil/yerine/= SÜREYAZAR

( Zamanın/dönemin olaylarını saptamakla görevli kişi. | Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi. )


- VAKÂR[Ar.] değil/yerine/= AĞIRBAŞLILIK, TEMKİNLİLİK


- VAKF-I AKAR/ASL-I VAKF değil/yerine/= GELİR KAYNAĞI


- VAKFİYE değil/yerine/= TURGULUK


- VÂKİ değil/yerine/= OLMUŞ


- VÂKIA değil/yerine/= OLGU


- VAKIF değil/yerine/= TURGU


- VAKİT "KAYBETMEYELİM" ile/değil/yerine VAKİT GEÇİRMEYELİM


- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI


- VAKSİNASYON/VACCINATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA


- VAKTAKİ ...[Ar., Fars.] değil/yerine/= NE ZAMAN Kİ ...


- VAKT-İ MERHÛN değil/yerine/= BEKLENİLEN ÇAĞ VE ZAMAN


- VACUUM, UNDERPRESSURE[İng.] / VACUUM, VIDE[Fr.] / VAKUUM, UNTERDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM, BOŞLUK


- DIFFUSION DANS LE VIDE[Fr.] / VAKUUMDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DİFÜZYONU


- VACUUM CORRECTION[İng.] / CORRECTION DU VIDE[Fr.] / VAKUUMKORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DÜZELTMESİ


- VAKUUMSCHLAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM HORTUMU


- VACUUM TUBE[İng.] / TUBE À VIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= VAKUM TÜPÜ


- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK


- VAKUM[Lat.] değil/yerine/= BOŞLUK


- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA


- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON


- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL

( Koful ya da vakuol; bitkiler, mantarlar, hayvanlar, bazı protistalar ve bakterilerde bulunan ve çeşitlerine göre boyutları değişebilen içi sıvı dolu boşluklardır. Kofullar endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, göze ve çekirdek zarından oluşabilir. Temel görevleri; depo, sindirim, salgı, boşaltım ve tatlı su mikroorganizmalarında su dengesini sağlamaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VALANGINIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= VALANGİNYAN EPOKU

( Günümüzden 139.800.000 ile 132.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VALANS/VALENCE[İng.] değil/yerine/= DEĞER, DEĞERLİK


- VALEYBOL değil VOLEYBOL


- MUFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= VALF KAPAĞI


- VALF/VALVE[İng.] değil/yerine/= KAPAK


- VALF[İng.] değil/yerine/= VANA


- VALIDASYON/VALIDATION[İng.] değil/yerine/= GEÇERLEME


- VALİDASYON değil/yerine/= GEÇERLEME


- VALİDE ETMEK değil/yerine/= GEÇERLEMEK


- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA


- VALİDİTE/VALIDITY[İng.] değil/yerine/= GEÇERLİLİK


- VALIN[İng.] değil/yerine/= VALİN

( Protein sentezinde kullanılan amino asitlerden biridir. İsmi valerian isimli bir bitkiye dayanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VALINOMYCIN[İng.] ile/değil/yerine/= VALİNOMİSİN


- VALİZ[Fr. < İt.]/BAVUL[İt. < BAULE] değil/yerine/= ÇANTA

( )


- VALS ile/değil/< SEMÂ

( [not] WALTZ vs./but/< WHIRLING )


- VÂMIK[Ar.] değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI


- VAMPİR ile/değil YARASA/AYA YERSGÜ[Çigil][< divanlugatturk]

( ... İLE/DEĞİL Ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, gövdesi yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen, memeli hayvan. )

( ... ile/değil Yarasa )

( ... İLE/DEĞİL "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçar. )

( Dünyada 1300 civarında yarasa çeşidi bulunmaktadır. Sadece Küba'da, 27 farklı çeşit yarasa bulunmaktadır. )

( ... ile/ve HUFFÂŞ/E[çoğ. HAFÂFÎŞ], VATVÂT[çoğ. VATÂVÎT] )

( ... ile/ve MÜRG-İ BÂG/BÂM/ÇEMEN/HOŞ-HÂN, ŞEB-ENGÎZ, ŞEB-PER/ŞEB-PERE )

( ... cum VESPERTILIO )


- VAN ALLEN-GÜRTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN ALLEN KUŞAĞI


- VAN ALLEN BELTS[İng.] / CEINTURES DE VAN ALLEN[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN ALLEN KUŞAKLARI


- VAN DE GRAAFF PARTICLE ACCELERATOR[İng.] / VAN DE GRAAFF-TEILCHENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF PARÇACIK HIZLANDIRICISI


- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI


- VAN DE GRAAFF GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE VAN DE GRAAFF[Fr.] / VAN DE GRAAFF-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF ÜRETECİ


- VAN DEEMTER EQUATION[İng.] / VAN DEEMTER GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DEEMTER EŞİTLİĞİ


- VAN DER POL OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR DE VAN DER POL[Fr.] / VAN DER POL-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER POL OSİLATÖRÜ


- VAN DER WAALS EQUATION[İng.] / VAN DER WAALS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS DENKLEMİ


- VAN DER WAALS GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS EŞİTLİĞİ


- VAN DER WAALS EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALSSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS HAL DENKLEMİ


- VAN DER WAALS FORCES[İng.] / FORCES DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS KUVVETLERİ


- VAN DER WAALS-SCHEMATISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS ŞEMATİK DAĞILIMI


- VAN DER WAALS SURFACE TENSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE TENSION SUPERFICIELLE DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-OBERFLÄCHENSPANNUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS YÜZEY GERİLİMİ FORMÜLÜ


- VAN'T HOFF FACTOR[İng.] / FACTEUR DE VAN 'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN 'T HOFF ETMENİ/FAKTÖRÜ


- VAN VLECK PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME DE VAN VLECK[Fr.] / VAN VLECK-PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN VLECK PARAMANYETİZMASI


- VANADIUM[İng.] / VANADIUM[Fr.] / VANADIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= VANADYUM


- VANILLIN[İng.] / VANILLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VANİLİN


- VAN'T HOFF EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= VAN'T HOFF EŞİTLİĞİ


- VAN'T HOFF LAW[İng.] / LOI DE VAN'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN'T HOFF YASASI


- VANTİLATÖR değil/yerine/= ESTİREÇ/YELVEREN


- VANTUZ[Fr. < VENTOUSE] değil/yerine/= ÇEKMEN

( Türlü hayvanlarda, asalaklarda, yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya ya da yutmaya yarayan örgen. | Şişe çekmekte kullanılan araç. )


- VAPORİZASYON/VAPORIZATION[İng.] değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA


- VAPORİZATÖR/VAPORİZER[İng.] değil/yerine/= BUHARLAŞTIRICI


- VAR ETMEK ile/değil İDRAK ETMEK


- VAR KILMAK ile/ve/değil BİÇİMLENDİRMEK


- VAR KOŞULLARINDA
ile/ve/değil/||/<>/<
DAR KOŞULLARINDA


- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK


- VAR OLAN ile/ve/değil/<> SÖZ KONUSU OLAN

( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )

( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )

( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )

( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )


- VAR/OLANI:
TÜKETMEK ile/ve/değil/yerine/<>/< YÖNETMEK


- VAR OLUŞUMUZ:
"DÂVÂ" İÇİN ile/değil/yerine/>< SEVGİ/SEVİ İÇİN


- VAR-HOUR[İng.] / VAR-HEURE[Fr.] ile/değil/yerine/= VAR-SAAT


- VAR[İng.] / VAR[Fr.] ile/değil/yerine/= VAR


- VARACTOR DIODE[İng.] / VARAKTORDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= VARAKTÖR DİYOT


- VAR'DAN VAROLAN ile/ve/değil/||/<>/> YOK'TAN VAROLAN

( Doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan. )


- VARDIR ile/ve/değil/yerine VAR OLMAKTADIR

( [not] IS vs./and/but EXIST
EXIST instead of IS )


- VÂRESTE[Fars.] değil/yerine/= KURTULMUŞ | SERBEST, RAHAT | İLİŞİKSİZ


- WARFARIN[İng.] / WARFARINE[Fr.] / WARFARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VARFARİN


- VARIANT[İng.] değil/yerine/= VARYANT

( Mutasyon ve polimorfizm tanımlarındaki belirsizlik nedeniyle, her genetik değişim bir dizi varyasyon olarak ve alleler ise varyant olarak adlandırılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile/değil/yerine ESİN/İLHAM

( Yıllık/aylık gelir. | Hatıra gelen, içe doğan şeyler. İLE/DEĞİL/YERİNE Etkilenme, çağrışım ya da içe doğmayla akla gelen, yaratıcı düşünce, duygu. )


- VARIGNON'S THEOREM[İng.] / THÉORIE DE VARIGNON[Fr.] / VARIGNON-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİGNON KURAMI/TEOREMİ


- BARREL[İng.] / BARIL[Fr.] / FASER[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİL


- VARIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİOMETRE


- VARİYANT[İng. < VARIANT / Fr. < VARIANTE] değil/yerine/= DEĞİŞİKLİK, DÖNEMEÇ


- VARİYETE/VARIETY[İng.] değil/yerine/= ÇEŞİTLİLİK


- VARLIK/AD "OLUŞTURUCULUK/VERİCİLİK" ile/ve/değil/||/<>/> AKIL


- VARLIK-YOKLUK ile/değil VERİP-VERMEMEK


- VARLIK" ile/değil/yerine DİRİMLİ/CANLI | NESNE


- VARLIK/VUCUD ile/ve/değil/||/<>/> VAROLAN/VAROLUŞ/MEVCUDİYET

( Anlamın olduğu yerdir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Anlam aranmaz/bulunmaz. )

( Nedeni, kendinde olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Nedeni, dışarıda olan. )

( Aklın alanında/sınırlarında. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zihnin alanında/sınırlarında. )

( VARLIK [< BARLIK] [Türkçe'de V ile başlayan sözcük yoktur.] )

( Tektir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çoktur. )

( Varlık, ölçülebilir ile ölçülemezin; sınırlı ile sınırsızın; oranlanabilir ile oranlanamazın harmanıdır. )

( Kendi özüne bağlı olarak varoluş! )

( Varlığın, görünüşte ne başlangıcı ne de sonu vardır, çünkü o her an yeniden başlar. )

( Evrende, herhangi bir şey, ancak, ilişkileriyle varlaşır. )

( Birlik, barış ve varlık üretir. )

( Kendiyle çelişkide olanın, varlığı yoktur. Ya da anlık bir varlığı vardır ki, bu da aynı anlama gelir. )

( Varlaşma, ilişkilerin belirmesi; değişme, ilişkilerin değişmesi; gelişme, ilişkilerin çözülerek, ilgili nesne, olay, olgu için daha üst bir konumda, yeniden kurulmasıdır. )

( Varlığın ve yokluğun ötesinde, hakiki olanın sonsuzluğu yatar. )

( Varlığın, kendi hakkında bilinçli olması gerekmez. )

( Her ne görürseniz, o gördüğünüz, sürekli olarak sizin kendi varoluşunuzdur. )

( Bilincinde olmadığım bir şeyin, "var olmadığı"nı söylemek, tümüyle yanlıştır. )

( Bilinçli deneyiminiz dışında, var olduğunu iddia ettikleriniz, eldeki bilgilerden çıkarılmış sonuçlardır. )

( Bildiğinizi, sonuna kadar araştırın, inceleyin! Varoluşunuzun, bilinmeyen katmanlarına ulaşacaksınız. )

( VARLIK: İçerik(mahiyet) olarak harf, dışlaşmış(tezahür etmiş) olarak rakam. )

( Dış dünyada bulunan varolanların biçimleri, zihinde, kavramlar olarak bulunur. )

( Gerçek var oluşumuzun derin katmanlarına ulaştıkça, zihnimizin, yüzeydeki oyunlarının bizi pek az etkilediğini göreceğiz. )

( Varoluşta, süreklilik olamaz. )

( Kişi, kendi emeğinin varolanıdır. )

( Varlığın dört biçimi/yansıması:
* VUCUD-İ AYNÎ
* VUCUD-İ ZİHNÎ
* VUCUD-İ HATTÎ/KİTABÎ
* VUCUD-İ LİSANÎ/İBARÎ )

( VARLIK:
* Özne-nesne ilişkisinde somut(vucûd fi'l-a'yân [Ar.])
* Zihnî (vucûd fi'l-ezhân [Ar.])
* Sözlü (vucûd fi'l-ibâre [Ar.])
* Yazılı (vucûd fi'l-kitâbe [Ar.]) )

( VUCÛD-U HARİCÎ: Varoluşunu, benim istencime/irâdeme borçlu olmayan. )

( VARLIK: Ne yapacağının araçlarını bilmek açısından bilmek. )

( Bütünlük. İLE/VE/DEĞİL/<> Parça. )

( İlkeseldir. İLE/VE/DEĞİL/<> Olmayabilir. )

( Becoming has, apparently, no beginning and no end, for it restarts every moment.
What contradicts itself, has no being. Or it has only momentary being, which comes to the same.
Beyond being and not-being lies the immensity of the real.
Being need not be self-conscious.
To say that what I am not conscious of does not exist, is altogether wrong.
What you claim exists outside conscious experience is inferred.
Whatever you see it is always your own being that you see.
Investigate what you know to its very end and you will reach the unknown layers of your being.
When you reach the deep layers of your true being, you will find that the mind's surface-play affects you very little.
There can be no continuity in existence. )

( Bâtın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zâhir. )

( [not] EXISTENCE vs./and/but/||/<>/> PRESENCE )

( HEN TO ON )

( CUNZAI ile/ve ... )


- VARLIK ile/ve/değil/<> YAŞAMSALLIK/HAYATİYET[Ar.]


- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )


- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)


- ... VARLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR değil ... VAROLUŞLARINI SÜRDÜRÜYOR


- VARLIKLAŞTIRMA ile/değil BİÇİMLENDİRME


- VARLIKSAL ile/ve/değil VAROLUŞSAL


- VARMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOLCULUK


- VAROLAN ile/ve/değil DUYU

( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL
[not] EXIST vs./and/but APPEARANCE
EXIST vs. DETERMINATION
EXIST vs./and CONCEPT
ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY
ON EXISTENCE: STRAIGHTNESS vs./and TEMPORARY
STRAIGHT/NESS vs./and DEFINITE/NESS
EXIST and TO COMPARE
EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT
NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE
EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE
[not] EXISTENCE vs./and/but SENSE )


- VAROLAN ile/ve/değil DUYUMLANAN

( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL )


- VAROLAN ile/ve/değil GÖRÜNÜŞ

( [not] EXIST vs./and/but APPEARANCE )


- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN


- VAROLAN ile/ve/değil ŞEKİLLENDİRİLMİŞ


- VAROL-MASI değil VAR OLMASI


- VAROLMAYAN ile/değil BİLİNEMEYEN


- VAROLUŞ ile/ve/değil EŞİK


- VAROLUŞ ile/ve/değil/<> VAROLAN

( Varolan, olasıların en iyisidir. )

( Saf varoluşta, parça fikri yoktur. )

( Varoluş başlangıçsızdır ve sonsuzdur. )

( In pure being the very idea of the particular is absent. )


- VAROL-UŞSAL değil VAR OLUŞSAL


- ... değil VARSAYIM


- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYIM


- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<> KOŞUL

( [not] ASSUMPTION vs./and/||/<>/but/< CONDITION
CONDITION instead of ASSUMPTION )


- VARSAYIM ile/ve/değil OLASILIK


- VARSAYIM ile/değil "SENARYO"


- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<>/< YAKLAŞIM


- VARSAYISAL değil SAYISAL


- VARSAYISAL değil VARSAYIMSAL


- VARSAYMAK ile/ve/<>/değil/yerine ZANNETMEK


- VARSIL/ZENGİN ile/değil/yerine GANÎ


- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ


- VARSILLIK/ZENGİNLİK(") ile/ve/değil/||/<>/> VARLIK/SERVET

( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Fısıldar. )


- VARSIL/LIK(ZENGİN[Fars. < SENGİN]/LİK) ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)

( Malı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( )

( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar varsıl değilizdir. )

( "Beş parasızmış" gibi yaşadıklarından dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( Yoksulluğu över. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( )


- VARSIL/ZENGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGIN

( Yüksek bir makamda bulunan namuslu biri, görev süresi sona erdiği zaman, varsıl değil saygın biri olmalıdır. )


- VARTA[Ar.] değil/yerine/= TEHLİKELİ DURUM


- VAR/VARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< O


- VARYABILITE/VARIABILITY[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞEBİLİRLİK


- VARYABL/VARIABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKEN


- VARIANCE[İng.] / VARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VARYANS, S²


- VARYANS/VARIANCE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKENLİK


- VARYANS değil/yerine/= DEĞİŞKİ


- VARYANT/VARIANT[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE/N


- VARIATION CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= VARYASYON KATSAYISI


- VARYETE/VARYASYON[Fr. < VARIATION] değil/yerine/= DEĞİŞİK BİÇİM


- VARIATION[Alm.] ile/değil/yerine/= VARYASYON


- VARYETE[Fr.] değil/yerine/= GÖSTERİ

( Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi, aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. )


- VARIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= VARYOMETRE


- VASA VASORUM[İng.] değil/yerine/= VASA VASORUM

( Damarların damarları olarak tanımlanan Vasa Vasorum daha büyük arterlerin ve venlerin duvarlarını besleyen küçük kan damarlarıdır.[1] Bu damarların işlevi arteriyel ve venöz duvarlara besin ve oksijen sağlarken duvardaki gözeler tarafından üretilen ya da endotelyum yolu ile düfüzyonel taşıma vasıtasıyla gelen atıkların uzaklaştırılmasını sağlamaktır.[2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VASAT[Ar.]/MEDIA[İng.] değil/yerine/= BESİYERİ, ORTAM, ORTA


- VASAT ile/ve/değil/<> İTİDAL


- VASATÎ[Ar.] değil/yerine/= ORTALAMA


- VASCULITIS[İng.] değil/yerine/= VASKÜLİT

( Kan damarlarının iltihaplanmasına neden olan birkaç durumun genel adıdır. Vaskülitin birden fazla nedeni olabilir. Temel semptomları yorgunluk, ateş, iştah kaybı ve deride kızarıklıktır.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VASECTOMY[İng.] değil/yerine/= VASEKTOMİ

( Bir erkeğin spermini taşıyan tüpleri, hamileliği kalıcı olarak önlemek için kesmek ya da kapatmak amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir. Genellikle lokal anestezi altında yapılır. İşlemin gerçekleşmesi yaklaşık olarak 15 dakika sürer.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VASİ değil/yerine/= GÖZETİCİ


- VASIF[Ar. çoğ. EVSAF] değil/yerine/= NİTELİK


- VAS(I)F değil/yerine/= ÖZELLİK, NİTELİK | ÖVME


- VASIFLANDIRMA/TAVSÎF[Ar. < VASF] değil/yerine/= NİTELENDİRME, NİTELİKLERİNİ SÖYLEME | İLİM, BİLGİ


- VÂSITA[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ/TAŞIT


- VASITA değil/yerine/= TAŞIT


- VASİYET değil/yerine/= TUTSUĞ


- VASKÜLARİZASYON/VASCULARIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMARLANMA


- VASKÜLER/VASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARLI OLUŞUM | DAMARSAL


- WATTHEURE[Fr.] / WATTSTUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAT-SAAT


- WATT[Fr.] / WATT[Alm.] ile/değil/yerine/= VAT


- VATAN değil/yerine/= YURT


- VATANDAŞ değil/ile/ve/yerine/<>/= YURTTAŞ


- [ne yazık ki]
VATANDAŞIN "ÇIKARLARI/(HAKLARI)" ile/değil/yerine/>< KİŞİ(İNSAN) HAKLARI


- VATANDAŞ/LIK değil/yerine/= YURTTAŞ/LIK


- VATANSEVER(/PERVER) değil/yerine/= YURTSEVER


- WATTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VATMETRE


- VATS/VIDEO ASSISTED THORACOSCOPIC SURGERY[İng.] değil/yerine/= VİDEO YARDIMLI GÖĞÜS BOŞLUĞU GÖREÇLEME CERRAHİSİ


- VAYB"[İng. < VIBE] değil/yerine/= TİTREŞİM


- VAZ CAYDIM değil VAZGEÇTİM


- VAZCAYMAK" değil VAZGEÇMEK ya da CAYMAK


- VAZGEÇİL(E)MEZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARAFTARLIK


- VAZGEÇMEK:
"ZAYIFLIK" değil/yerine/>< BIRAKABİLECEK KADAR GÜÇLÜ OLMAK


- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞİŞMEK


- VAZGEÇMEK ile/değil/yerine DİNLENMEK/ARA VERMEK


- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PEŞİNDE KOŞMAMAK


- VAZGEÇMEK değil/yerine SIĞDIRMAK

( Âlimin tutumu. DEĞİL/YERİNE Ârifin tutumu. )


- VAZGEÇMEK/NÜKUL ETMEK değil/yerine/= ERTİNMEK


- VAZİFE değil/yerine/= GÖREV


- VAZÎFE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV/GÖREV; İŞ


- VAZİYET ETMEK değil/yerine/= EL KOYMAK


- VAZİYET ETMEK değil VÂZ-I YED ETMEK

( ... DEĞİL Duruma el koymak. )


- VAZİYET değil/yerine/= DURUM


- VAZO[İt. < VASO]/SÜRÂHÎ[Ar.] değil/yerine/= SULUK/DOLÇA

( ... İLE/DEĞİL İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.den yapılan kap. )


- VAZOAKTİF/VASOACTIVE[İng.] değil/yerine/= DAMAR ETKINLEŞTİRICİ


- VAZODEPRESÖR/VASODEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BASKILAYICI


- VAZODİLATASYON/VASODILATATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLEMESİ


- VAZODİLATÖR/VASODILATOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLETICİ