Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.811 başlık/FaRk ile birlikte,
33.811 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(126/137)
- TÜRBÜLANS[İng./Fr. TURBULENCE] değil/yerine/= HAVA BURGACI/GİRDAP
- TURBULENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANS
- TURBULENT CURRENT/FLOW[İng.] / FLUX TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI AKIŞ/AKIM
- TURBULENT LEWIS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LEWIS TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE LEWIS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI LEWİS SAYISI
- TURBULENT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI
- TURBULENT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLENT
- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN
- HOMOGENEOUS DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ DİFÜZYON
- MÜTECANİS[Osm.] / HOMOGENEOUS[İng.] / HOMOGÉNE[Fr.] / HOMOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ/HOMOJEN
- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM
- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR
- HOMOGENE SCHICHTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATMANLAR
- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN
- HETEROGENER KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN ÇEKİRDEK REAKTÖRÜ
- INHOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN DİFÜZYON
- HETEROGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN IŞINIM
- HETEROGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN
- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ YAYINIM
- TUR/DEVİR değil/yerine/= DÖNÜ
- TÜRE/ADÂLET:
"HER ŞEYİ" AİT OLDUĞU YERE KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< BİR ŞEYİ AİT OLDUĞU YERE KOYMAK
- DERIVATIVE TITRATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRETİLMİŞ TİTRASYON EĞRİSİ
- DERIVATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜREV
- TURGOR PRESSURE[İng.] değil/yerine/= TURGOR BASINCI
( Suyun göze çeperine yaptığı basınçtır. Bitki gözesi, saf su alarak bir miktar şişer. Hücre özsuyunun yüksek seviyedeki osmotik yoğunluğu dolayısıyla dış ortamdaki su, iç ortama doğru hareket eder ve geçiş yaşanır. İçeri giren su, göze zarını göze çeperine doğru basınç oluşturarak iter. Bu basınca, turgor basıncı adı verilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURGOR[İng.] değil/yerine/= GERGİ, DOLGUNLUK
- TURİSTİK değil/yerine/= GEZİNSEL
- TURİZM değil/yerine/= GEZİNÇ
- TÜRK BAYRAĞI'NDA:
8 KÖŞELİ YILDIZ ile/değil/yerine/<>/> 5 KÖŞELİ YILDIZ
- TURKEY RED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRK KIRMIZISI YAĞI
- TÜRK ile/ve/değil/yerine TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI
- TÜRKÇE FELSEFE" (YAPMAK) değil FELSEFEYİ TÜRKÇE (DİLİNDE) (YAPMAK)
- TÜRKÇE KUR'AN değil TÜRKÇE MEAL
- TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR
- TÜRK-İSLÂM değil İSLÂM-TÜRK
- TÜRKİYE'NİN EN TEHLİKELİ YOLLARI ile/değil/yerine/>< DÜNYANIN EN GÜZEL YOLLARI
( Görmek için burayı tıklayınız... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Görmek için burayı tıklayınız... )
- TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ UZMANI
- TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ
- TÜRKOLOJİ değil/yerine/= TÜRKBİLİM
- TÜRKÜ ile/değil DAĞİ
( ... İLE/DEĞİL Dağlık bölgelerde söylenilen türkülerin makamı. )
- TÜRKÜ değil/yerine/= TÜRK'Ü
- TÜRKÜAZ değil TURKUAZ
- TÜRKÜAZ değil TURKUAZ
- TURQUOISE[İng.] / TURQUOISE[Fr.] / TURKUZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TURKUAZ
- TOURMALINE[İng.] / TOURMALINE[Fr.] / TURMALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TURMALİN
- TURNE değil/yerine/= GEZMECE
- TURNİKE/TOURNİQUE[İng.] değil/yerine/= BOĞMAÇ
- TOURNESOL[Fr.] ile/değil/yerine/= TURNİSOL
- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI
- LITMUS[İng.] / LACKMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL
- TURNUVA değil/yerine/= YARIŞTAY
- TURONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TURONİN EPOKU
( Günümüzden 93.900.000 ile 89.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURP ile/değil EJDER MEYVESİ
( ... İLE/DEĞİL Dış görünüşü turp gibi, kırmızı ve aralarından yeşil yapraklar çıkan, içi beyaz fakat siyah noktalar bulunan, tadı çok güzel bir meyve.[Vietnam'da] )
( [not] RADISH vs./but DRAGON FRUIT )
- TURŞUDA[Fars.]:
SİRKE değil LİMON
( Tuzlu suda ve limon suyu içinde bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze ya da meyve. )
(
Limonun Sirkeye Göre Üstünlükleri
Limon ve sirke, ekşilik ve lezzet dışında da birçok açıdan farklıdır. Limon, kimyasal, biyolojik, bitkisel ve tıbbi bakımlardan daha verimli ve olumlu sonuçlar sunar.
Kimyasal Yapı
Limon, doğal sitrik asit içerir ve kalsiyum şelasyonu sağlar. Sirke ise asetik asit içerir ve daha korozif özellikler gösterir.
Biyolojik Özellikler
Limon doğrudan bitkisel üründür ve güçlü flavonoidlerle birlikte gelir. Sirke ise fermantasyon ürünü olup, biyolojik çeşitliliği sınırlıdır.
Bitkisel ve Üretim Süreci
Limon ağaçtan doğrudan hasat edilirken, sirke üretimi ikinci kademe bir işlem gerektirir ve bu süreçte doğal özelliklerin bir kısmı kaybolabilir.
Sağlık ve Tıbbi Etkiler
- Limon, yüksek C vitamini ile bağışıklığı destekler.
- Böbrek taşlarını önleyebilir.
- Vücutta alkalileştirici etki yapar.
- Güçlü antioksidan özellikler taşır.
- Sirke ise aşırı kullanımda diş minesine zarar verebilir ve mideyi tahriş edebilir.
Yanlış Bilinen Noktalar
- Limon, pH bakımından daha asidik olmasına rağmen vücudu alkalileştirir.
- Limon antiseptik etkisi ile kısa sürede doğal koruma sağlar.
- Sirke, doğru kullanılmadığında alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
Özet Karşılaştırma
| Özellik | Limon | Sirke |
|---|---|---|
| C vitamini kaynağı | ✔️ | ❌ |
| Probiyotik etkiler | ❌ | ✔️ (doğal sirke için) |
| Antiseptik etki | ✔️ | ✔️ |
| Alkalileştirici etki | ✔️ | ❌ |
| Diş minesi zararı | Düşük risk | Yüksek risk |
| Sindirimi destekleme | ✔️ | ✔️ |
| Doğallık safhası | Doğrudan bitkisel | Fermente ürün |
| Alerji riski | Düşük | Orta-yüksek |
- TUŞE/TOUCH[İng.] değil/yerine/= DOKUNUM
- TUTACAK BİR DAL/ŞEY değil TUTUNACAK BİR DAL/ŞEY
- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK
( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )
- TUTARLILIK ile/ve/değil/||/<> KENDİNE YAKIŞTIRAMAMAK
- TUTARLI/LIK ile/ve/<>/değil TAMAMLANMIŞ/LIK / TAMAMLAYICI/LIK
- TUTKAL["TUT KAL"] ile/değil/yerine/||/<>/< TUTKU
- BINDER[İng.] / AGGLOMERANT, LIANT, AGGLOMÉRANT[Fr.] / BINDEMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TUTKAL, YAPIŞTIRICI
- TUTKU:
ISTIRAP değil/yerine/> DEĞİŞİM
( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )
- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK
- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT
- TUTKU ile/değil/yerine NEŞE
- TUTKU ile/ve/değil/yerine TUTUM
( [not] PASSION vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of PASSION )
- TUTKUN/LUK ile/değil DÜŞKÜN/LÜK
- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA
- TUTMAMAK ile/ve/değil KISKANMAK
- TUTUKLAMA:
"CEZA" değil TEDBİR
- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU
- TUTUKLU/TUTUKLA(N)MA ile/ve/değil/||/<>/< GÖZALTINDA/GÖZALTINA ALMA
( [ancak özel ve zorunlu durumlarda] Yargıç dışında, ne savcı, ne de polis tutuklama yapabilir.[yaptıkları tutuklama değil gözaltına alma ve/ya da [sınırlılığında] bulundurmadır] )
( [not] ARREST vs./and/but/||/<>/< CUSTODY )
- MÉSON PIÉGÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTULMUŞ MEZON
- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- TUTUM ile/ve/değil EŞİK
- TUTUMLULUK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- DERECE-İ İHTİRÂK[Osm.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA DERECESİ
- IGNITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE D'INFLAMMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA SICAKLIĞI
- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME
( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )
- TUVALET:
OTURARAK değil/yerine ÇÖMELEREK
( http://www.squattypotty.com )
( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )
- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI
- TÜY ile/değil ÇAKŞIR
( ... İLE/DEĞİL Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy. | Bir çeşit erkek şalvarı. )
- TÜY ile/ve/değil/||/<> KIL
( Kuşlardaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Tüm kara ve deniz canlılarındaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. )
( )
( MÛY, MÛ )
( FEATHER vs. BRISTLE )
- TÜY ile/değil ÖLKER/ÜLGER
( ... İLE/DEĞİL Kadife, şeftali vb.'nin üzerinde bulunan ince tüy. )
- TÜY ile/ve/değil TELEK
( ... İLE/VE/DEĞİL Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy. )
( [not] PLUME vs./and QUILL )
- TÜY ile/değil ZELFE
( ... İLE/DEĞİL Yeni çıkmaya başlayan kanat tüyü. )
- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT
- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI
- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI
- SALT EFFECT[İng.] / SALZ EINFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ETKİSİ
- SALT BRIDGE[İng.] / SALZ BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ KÖPRÜSÜ
- SALINIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ ÖLÇER
- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER
- MİLH[Osm.] / SALT[İng.] / SEL[Fr.] / SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ
- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK
- TUZAK ile/ve/değil/||/<> PUSU
( [ne yazık ki] Yakalamaya yarayan araç ya da düzenek. | Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzenek. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer. )
- TRAP[İng.] / PIÈGE[Fr.] ile/değil/yerine/= TUZAK
- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI
- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ değil/yerine HUNİ GİBİ
- TÜZE/HUKUK:
VAR OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMASI GEREKEN
- TÜZEL/HUKUKÎ SORUMLULUK ile/ve/değil/=/||/<>/>/< İNSANÎ/BİREYSEL SORUMLULUK
( [not] JUDICIAL RESPONSIBILITY vs./and/but/=/||/<>/>/< HUMANE RESPONSIBILITY )
- SALT ICE[İng.] ile/değil/yerine/= TUZLU BUZ
- BRINE[İng.] / SAUMURE[Fr.] / SOLE (SALZSOLE), SALZLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLU SU
- SALINITY[İng.] / SALINITÉ, SALURE[Fr.] / SALZIGKEIT, SALZGEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLULUK
- TUZU KURU OLMAK ile/değil GÖTÜNDE PİRELER UÇUŞMAK
- TWETT, M[İng.] ile/değil/yerine/= TWETT, M.
- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI
- TXT/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN DOSYASI
- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI
- UBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ
- TRIPEOD[İng.] / TRÉPIED[Fr.] / DREIFUSS, DREIFUSSGESTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ AYAK
- ÜÇ/DÖRT BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT
- ÜÇÜNCÜ BOYUT:
YÜKSEKLİK değil DERİNLİK
- ÜÇ BOYUTLU ile/ve/değil/||/<>/> YEDİ BOYUTLU
- EXTREMUM[İng.] / EXTREMUM[Fr.] / EXTREMUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇ DEĞERLER
- TRIPHASÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ EVRELİ
- DREHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI AKIM
- THREE PHASED[İng.] / DREI EINGETEILT, DREIPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI
- TRIPLE-BEAM BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ KOLLU TERAZİ
- 3 KULLUVALLAH 1 ELHAM değil 3 İHLÂS (SÛRESİ) 1 FÂTİHÂ (SÛRESİ)
- THREE CENTERED BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ MERKEZLİ BAĞ
- THREE COLOURS TECHNIQUES[İng.] / TECHNIQUE TRICHROME[Fr.] / DREIFARBENTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK TEKNİĞİ
- VALEURS TRISTIMULUS[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK UYARAN DEĞERİ
- TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UÇLU
- TRISTIMULUS VALUES[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UYARAN DEĞERİ
- UC ile/değil AGLET
( ... İLE/DEĞİL Ayakkabı bağcıklarının ucunda bulunan bant. )
- BORNE[Fr.] ile/değil/yerine/= UÇ
- UC ile/değil DORUK-ETEK
- UC ile/ve/değil EŞİK
- UC ile/değil KARŞILIK
- UÇ değil UC!!!
- UÇANIN/UÇAĞIN:
İNMESİ ile/ve/değil/||/<>/< ALÇALMASI
- DELTA CONNECTION[İng.] / CONNEXION EN DELTA[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN BAĞLANTI
- DELTA-Y TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DELTA-ÉTOILE[Fr.] / DREIECK-STERN-UMWANDLUNG, DREIECKS-Y-UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN-YILDIZ DÖNÜŞÜMÜ
- ÜÇGEN ile/değil SİVRİ
- ÜÇGEN ile/ve/değil/||/<>/< ÜÇLÜ
- ÜÇGENİN İÇ AÇILARI ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİNİN İÇ ACILARI
( Bilinir/bilinebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< [çoğunlukla/pek/yeterince] Bilinmez/bilinemez. )
- ÜÇKÂĞIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HİLE
- ÜÇKÂĞITÇI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< TUTARSIZ/LIK
- ÜÇKEN değil ÜÇGEN
- UCLAR ile/ve/değil/yerine FARKLAR
( [not] TIPS vs./and/but CONFLICT
CONFLICT instead of TIPS )
- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK
- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK
( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )
- TRIPLE BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ BAĞ
- TRIPLET STATE[İng.] / ÉTAT TRIPLET[Fr.] / TRIPLETTZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ DURUM
- TRIPLE POINT[İng.] / POINT TRIPLE[Fr.] / DREIFACHER PUNKT, TRIPELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ NOKTA
- TERNARY SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ SİSTEM
- TRIPLE SALT[İng.] / TRIPLE SEL[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ TUZ
- ÜCRET ÖDEMEK değil/yerine/= ÖDEME YAPMAK
- ÜCRET değil/yerine/= ÖDENÇ
- ÜCRETİ ile/ve/değil/yerine KATILIM PAYI
- UCU AÇIK ile/değil/yerine/||/<> ÖNÜ AÇIK
- UCB/UCUB/KİBİR[Ar.] değil/yerine/= "KENDİNİ BEĞENME VE GÜVENME"
- ESSENTIAL OIL[İng.] / HUILE ESSENTIELLES, HUILE VOLATILES[Fr.] / ÄTHERISCHE ÖLE[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU YAĞ
- TAYYAR[Osm.] / VOLATILE[İng.] / FLÜCHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU
- VOLATILIZATION[İng.] / VOLATILISATION[Fr.] / VERFLÜCHTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞMA
- VOLATILIZATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞTIRMA İLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ
- VOLATILITY[İng.] / VOLATILITÉ[Fr.] / VOLATILITY, FLÜCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULUK
- UÇUK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI
- UÇUK/LUK ile/ve/değil/||/<>/< İLGİNÇ/LİK
- ÜÇÜNCÜ ŞAHIS KİŞİLER" değil ÜÇÜNCÜ KİŞİLER/ŞAHISLAR
- TRIPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL BİLEŞİK
- BUTYLCARBINOL, TERTIARY[İng.] / BUTYLCARBINOL, TERTIAIRE[Fr.] / TERTIÄRER, TERTIÄRES[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, TERSİYER, BÜTİLKARBİNOL
- UÇURTMALARIN UÇMASI:
YEL GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/>/< YELE KARŞI KOYARAK
- UÇURUM ile/ve/değil EŞİK
- ÜÇÜSÜNDEN değil ÜÇÜNDEN
- UCUZ BİSİKLET ile/ve/değil/yerine "PAHALI" BİSİKLET
- UCUZ İŞ ile/değil/yerine/>< İYİ İŞ
( İyi değildir. İLE/>< Ucuz değildir. )
( GOOD WORK vs./and/<> CHEAP WORK
Is not cheap. VS./AND/<> Is not good. )
- UCUZ "MUTLULUK" değil/yerine YÜCELTEN "ISTIRAP"
- UCUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UCUZLAŞTIRILMIŞ
- UCUZ ile/değil "UYGUN" (FİYATLI)
- UCUZLAŞMA ile/değil/yerine/>< BASİTLEŞME
( Yıkım vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam vardır. )
- 360 DERECE DÖNMEK değil 180 DERECE DÖNMEK
- COMMUNITION; TRITURATION[İng.] / ZERKLEINERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UFALAMA
- HAMLAÇ[Osm.] ile/değil/yerine/= ÜFLEÇ
- BLOW PIPE, BLOWING PIPE[İng.] / CHALUMEAN[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜFLEME BORUSU
- GEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜFLEYİCİ
- BULUT/"UFO" değil MERCEK BULUTLARI
- UFUK[Ar.] değil/yerine/= ÇEVREN/GÖZERİMİ
- ÜFÛL değil/yerine/= BATMA, KAYBOLMA, GÖRÜNMEZ OLMA | YOK OLUŞ
- UĞRAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DURAK
- UĞRAK ile/ve/değil/||/<>/< SÜREÇ
- UĞRAŞ:
KİŞİYLE ile/değil/yerine İŞİYLE
( Boş kişinin uğraşı. İLE/DEĞİL/YERİNE Hoş (nitelikli) kişinin uğraşı.
[ Hoş (nitelikli) kişi, işiyle uğraşır; boş kişi, kişiyle uğraşır. ] )
( Ayinesi iştir kişinin, lâfına bakılmaz! )
- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )
( [not] DEAL WITH vs./and/but/<>/< NOT TO DEAL
NOT TO DEAL instead of DEAL WITH )
- ... UĞRUNA" değil/yerine ... AMACIYLA
- ... UĞRUNA ile/değil ... İÇİN
- HUM[İng.] ile/değil/yerine/= UĞULTU
- UHDE[< AHD] ile/değil UKDE
( Söz verme, bir işi üzerine alma. | Görev, birinin üzerinde bulunan iş. | Yapma, becerme. | Sorumluluk. İLE/DEĞİL Düğüm. | Zor, karışık iş. | İstenip de ulaşılamadığından dolayı içe dert olan şey. )
- UHY/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI YÖNETİMİ
- UKALÂLIK ile/değil "ÖNEMSEME"
- UKRANYA değil UKRAYNA
- ULAŞ/IM ile/ve/değil/<>/ne yazık ki BULAŞ/IM
- ULAŞMA ile/ve/değil ERİŞME
- ULAŞMAK ile/ve/değil NEDEN OLMAK
- ÜLKE (ADI KULLANMAK) ile/değil/yerine/||/<> KENT/ŞEHİR/EYALET/BÖLGE (ADI KULLANMAK)
- ÜLKE ile/değil COĞRAFYA
- ÜLKE ile/değil EYALET
- ... ÜLKE/Sİ ile/ve/değil/||/<>/< ÜLKÜ/SÜ
- ÜLKE ile/ve/değil VATAN
- ULKUS/ULCUS[İng.] değil/yerine/= YARA
- ULNA[İng.] değil/yerine/= ULNA
( Dirsek kemiği ya da ulna; ön kolda en küçük parmaktan dirseğe kadar uzanan, anatomik pozisyonda medial yani iç tarafta bulunan, dirsekten bileğe daralan şekle sahip uzun bir kemiktir. Ön kolda radius kemiğine paralel olarak yerleşiktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- U-LOOP[İng.] değil/yerine/= U İLMEĞİ
( Tek sarmal arasındaki ikili oluşum tarafından oluşturulan nükleik asit ilmiği. Eğer PCR primerinde oluşursa, bir işlevi olmaz. U ilmiği
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜLSER/ULCER[İng.] değil/yerine/= YARA
- ULTIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= NİHAİ NEDENLEME
( Uyum başarısı kazancı açısından özelliklerin neden evrimleştiğini açıklamadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ULTRA-KIRMIZI[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRA-KIRMIZI
- ULTRAKURZWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRA KISA DALGA
- ULTRA değil/yerine/= AŞIRI
- ULTRAFİLTRASYON/ULTRAFILTRATION[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZME
- ULTRAFILTRATE[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZÜNTÜ
- ULTRAMICROVOLTAMMETRIC ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAMİKROVOLTAMETRİK ELEKTROT
- TRANSDUCTEUR ULTRASONORE[Fr.] ile/değil/yerine/= ULTRASES DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- ULTRASONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ULTRASES
- ULTRASON[Fr. < ULTRASON]["ULTRASYON" değil!] değil/yerine/= YANSILANIM
- ULTRASON/ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ | SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRASON
- ULTRASONIC TRANSDUCER[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRASONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- MESSFÜHLER MIT ULTRASCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRASONİK ÖLÇER
- ULTRASONIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRASONİK SENSÖR
- ULTRASONİK/ULTRASONIC[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİYLE İLGILİ
- ULTRASONOGRAFİ/ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASTRÜKTÜR/ULTRASTRUCTURE[İng.] değil/yerine/= INCE YAPI
- ULTRAVIOLETT-PHOTOELEKTRONENSPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE FOTOELEKTRON SPEKTROSKOPİSİ
- ULTRAVIOLET/VISIBLE DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE/GÖRÜNÜR BÖLGE DEDEKTÖRÜ
- ULTRAVIOLET/VISIBLE REGION[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE/GÖRÜNÜR BÖLGE
- ULTRAVIOLETTLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE LAMBA
- ULTRAVİYOLE[Fr.]/MÂVERÂ-İ BENEFŞEVÎ[Ar.] değil/yerine/= MORÖTESİ
( Dalga boyu, mor renkli ışığınkinden daha kısa olan, gözle görülemeyen, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım.[4000 - 200 A° arasında] )
- ULTRAVİYOLE[Fr. < ULTRAVIOLET] değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ
- ULTRAVIOLET[İng.] / ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRA-MOR, ULTRA- VIYOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE
- ULUS DEVLET ile/ve/değil/||/<>/> ULUS
- ULUSÇULUK ile/değil/yerine/>/< VATANSEVERLİK
- ULUSLAR ARASI değil ULUSLARARASI
- INTERNATIONALES EINHEITENSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM SİSTEMİ (SI)
- INTERNATIONAL SYSTEM OF UNITS[İng.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER DİZGESİ
- SYSTÈME INTERNATIONAL D'UNITÉS[Fr.] / INTERNATIONALES SYSTEM DER MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER SİSTEMİ, SI
- ULUSLARARASI HUKUK ile/ve/değil/ne yazık ki KARŞILIKLI "KABUL"
- ULUSLARARASI ŞİRKET/LER ile/değil/ne yazık ki "ULUS AŞIRI" ŞİRKET/LER
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Hedef ülkeleri/kitleleri ve dünyayı, çıkarları doğrultusunda yönetme/yönlendirme çabası/"başarısı" peşinde koşan şirketler. )
- ULUSLARARASI ile/değil DEVLETLERARASI
- ULVÎ değil/yerine/= YÜCE
- ULVÎ değil/yerine/= YÜCE/ULU
- ULVİYET/İZZET değil/yerine/= YÜCELİK/ULULUK
- ULVİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜCELİK
- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS
( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )
- ÜMİT EDİLDİĞİ KADAR DÜŞÜK OLMAZ değil SANILDIĞI KADAR DÜŞÜK OLMAZ
- ÜMİT/UMUT ile/ve/değil EŞİK
- ÜMİT ile/değil ÇIKARCILIK
- ÜMİT ile/değil SALAKLIK
- ÜMİTSİZ/LİK ile/değil/yerine "ÇARESİZ/LİK"
( Ne zaman ki, ümitsizsiniz, ne zaman ki, çaresizsiniz,
ÜMİT SİZSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ! )
( "Ümitsiz durumlar yoktur, ümitsiz kişiler vardır.
Ben, hiçbir zaman, ümidimi yitirmedim."
M. K. ATATÜRK )
( KUNÛT, YEİS ile/değil/yerine ... )
( NEVMİDÎ ile/değil/yerine ... )
( DESPERATIO cum ... )
(1996'dan beri)