Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.806 başlık/FaRk ile birlikte,
33.806 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/137)
- BUJİTERİ değil BİJUTERİ
- BUKALEMUN ile/değil/yerine TRUVA ATI
- BÜKÂ-YI ŞEDÎD ile/değil/yerine BÜKÂ-YI SÜRÛR
( Hüngür hüngür ağlama. İLE/DEĞİL/YERİNE Sevinçten doğan gözyaşı. )
- BUKE[Fr. < BOUQUET] değil/yerine/= KOKU, RAYİHA
- BUKET[Fr. < BOUQUETTE] değil/yerine/= ÇİÇEK DEMETİ
- BUKET[Fr. < BOUQUETE] değil/yerine/= DEMET
- BUKKAL değil/yerine/= YANAK İÇİ
- BUKLE değil KUPLE[İng. < COUPLE] [bunların yerine ÇİFT/BEYİT]
- BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]
( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )
- BIEGSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKLÜLEBİLİRLİK
- BÜKMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- BIEGUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜCÜ MOMENT
- FLEXIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLEBİLİRLİK
- BOWING, BUCKLING[İng.] / FLEXION[Fr.] / BIEGUNG, BUCKLING[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME, EĞİLME
- BUCKLINGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME GERİLİMİ
- BOWING STRESS, BUCKLING STRESS[İng.] / BIEGUNGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME GERİLMESİ
- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ
- BULANIK MANTIK değil BULANIĞIN MANTIĞI
- TRÜB[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIK
- TURBIDITY[İng.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIK
- NEFELOMETRE / NEPHELOMETER[İng.] / NÉPHÉLOMÈTRE, OPACIMÈTRE[Fr.] / NEPHELOMETER, TRÜBUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇER
- NEPHELOMETRY[İng.] / NÉPHÉLOMÉTRIE[Fr.] / NEPHELOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇÜM, NEFELOMETRİ
- BULANMA ile/ve/değil BUNALMA
- BULAŞICI ile/ve/değil/||/<>/< KALITSAL
- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA
- İHTİLÂT[Osm.] / CONTAMINATION[İng.] / CONTAMINATION, IMPURETÉ[Fr.] / KONTAMINATION, VERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAŞMA, KİRLENME, SAFSIZLIK
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BÜLBÜL'ÜN:
"SESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DERDİ
- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU
- (BUL)DOZER değil/yerine/= YOLDÜZLER
- bull.[Lat. < BULLI] değil/yerine/= KAYNAT, KAYNATINIZ
- BULMAK :/ile/ve/değil/>/|| BİLDİĞİNLE BULUŞMAK
- BÜLTEN ile/ve/değil/yerine BELLETEN
- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK
- BÜLUĞA ERMEK değil/yerine/= ERGEN/ERİN OLMAK
- BÜLÛĞA ERMEK ile/değil RÜŞTÜNÜ İSPAT ETMEK
- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.]:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE
( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )
- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil EŞİK
- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil/yerine YÖNÜNÜN NERESİ OLDUĞU
- BULUNTU ile/değil BULGU
- BULUŞ ile/ve/değil/||/<>/< TANIMLAMA
- BULUŞMA ile/ve/değil EŞİK
- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")
( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )
( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )
( AT MEETING and LIFE:
[not] LATE vs./but ON TIME vs./but (")EARLY(") )
- BUN/BLOOD UREA NİTROGEN değil/yerine/= KAN ÜRE AZOTU
- BUNALIM ile/değil BUNALTI
- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?" ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )
- BUNDA değil/yerine/= BURADA
- BUNLARDAN KAÇINAMAZSIN/IZ değil BUNLARDAN KAÇAMAZSIN/IZ
- BUNLARIN HEPSİ BİR "PAKET" değil BUNLARIN HEPSİ BİR BÜTÜN
- BUNLARIN "HİÇBİRİSİ" değil BUNLARIN HİÇBİRİ
- BUNLARIN YÜZÜNDEN değil BUNLAR YÜZÜNDEN
- BUNSEN-EISKALORIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN BUZ KALORİMETRESİ
- BUNSEN ICE CALORIMETER[İng.] / CALORIMÈTRE À LA GLACE DE BUNSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BUNSEN BUZLU ISIÖLÇERİ/KALORİMETRESİ
- BUNSEN-KIRCHHOFF LAW[İng.] / LOI DE BUNSEN-KIRCHHOFF[Fr.] / BUNSEN-KIRCHOFFSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN-KİRCHHOFF YASASI
- BUNSEN BURNER[İng.] / BUNSENBRENNER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN OCAĞI
- BUNSEN CELL[İng.] / PILE DE BUNSEN[Fr.] / BUNSEN-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN PİLİ
- BUNU ALDIM <>/||/>/< BUNALDIM değil/yerine
YANLIŞIMIN/YANILSAMAMIN/OYUNUN FARKINDAYIM
- BUNU DA) İTİRAF (ETMEK GEREK) ile/ve/değil/||/<>/< (BUNU DA) İFADE (ETMEK GEREK)
- BUNUN/ONUN 'ANLAM'I YOK! ile/değil BUNUN/ONUN YARARI YOK!
- BÜNYÂD değil/yerine/= TEMEL | BİNÂ, İNŞAA, YAPI
- BÜNYE değil/yerine/= İÇYAPI
- BU/O İŞTE ELİ VAR/DIR ile/değil BU/O İŞTE (BİR) PARMAĞI VAR/DIR
- BURA DA ... DEĞİL değil BURASI DA ... DEĞİL
- BURADAN GİDİLİYOR ile/değil/yerine BURADAN DA GİDİLİYOR
- ... BURADAN GELİ(YO)R ile/ve/değil ... BUNA/ŞUNA DAYANI(YO)R
- BURADAYDILAR" değil BURADALARDI
- BURAYA/KONUŞMAYA/KONUYA TEŞRİF ETTİ değil BURAYI TEŞRİF ETTİ(ŞEREFLENDİRDİ/ONURLANDIRDI)
- BURÇ değil GENELLEME
( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/ya da kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )
- BURDIGALIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= BURDİGALİYAN EPOKU
( Günümüzden 20.430.000 ile 15.970.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BURETTE[İng.] / BURETTE[Fr.] / BIURET, BÜRETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜRET
- BURETTE[Fr.] değil/yerine/= DAMLAÇ
( Tüketilen suyu ölçen aygıt. | Oylumsal çözümlemelerde tüketilen sıvı niteliklerini doğru olarak belirlemeye yarayan, bir ucu açık, öteki ucu musluklu, üzeri santimetre küpün onda birini gösterecek biçimde derecelendirilmiş uzun cam boru. )
- APPARENT VISCOSITY[İng.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AĞDALILIK
- CEREYÂN-İ GİRDÂB MUÂYENESİ[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AKIM DENEYİ
- CEREYÂN-İ GİRDÂB[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AKIMI
- GİRDÂB[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ
- HİFZ-İ GİRDÂBİYET[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGACILIĞIN KORUNUMU
- WIRBELSTÄRKEGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK DENKLEMİ
- WIRBELSTÄRKEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK KORUNUMU
- WIRBELIGKEIT, WIRBELSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK
- BURGERS VECTOR[İng.] / VECTEUR DE BURGERS[Fr.] / BURGERS-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGERS VEKTÖRÜ
- CONSERVATION DE LA VORTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BURGULULUĞUN KORUNUMU
- BURJUVA/Zİ değil/yerine/= KENTSOYLU/LAR / KENTLİ
( Ortaçağ Avrupası'nda tüccarlara verilen ad. | Orta durumlu halk. )
- BURKA/BÜRKA'[Ar.]/PÜRGÜ değil/yerine/= YAŞMAK
( Peçe, tül, yaşmak, yüzörtüsü. )
- BURKULMA ile/değil BURULMA
- BURN-OUT değil/yerine/= TÜKENMİŞLİK
- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK
- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK
( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )
- BÜROKRASİ değil/yerine/= KAMUÜSTLER
- BÜROKRAT değil/yerine/= KAMUÜST
- BÜROKRATİK değil/yerine/= KAMUYÖNETSEL
- BUROW'S SOLUTION[İng.] / BUROWS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BUROW ÇÖZELTİSİ
- BURSİYER[Fr. < BOURSIER] değil/yerine/= BURSLU
- TORSION ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA TORSION[Fr.] / TORSIONSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA AÇISI
- TORSIONAL WAVES[İng.] / ONDES DE TORSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BURULMA DALGALARI
- TORSIONSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA DALGASI
- TORSION ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ DE TORSION[Fr.] / TORSIONSELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA ESNEKLİĞİ
- HYSTÉRÉSIS DE TORSION[Fr.] / TORSIONSHYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA HİSTEREZİSİ
- TORSION PENDULUM[İng.] / PENDULE DE TORSION[Fr.] / TORSIONSPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA SARKACI
- TORSION BALANCE[İng.] / BALANCE DE LA TORSION[Fr.] / TORSIONSWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA TERAZİSİ
- TORSIONAL OSCILLATIONS[İng.] / VIBRATIONS DE TORSION[Fr.] / TORSIONSSCHWINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA TİTREŞİMLERİ
- İLTİVÂ[Osm.] / TORSION[İng.] / TORSION[Fr.] / TORSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA
- TORSIONAL HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= BURULMALI HİSTEREZİS
- MİKYÂS-İ İLTİVÂ[Osm.] / TORSIOMETER[İng.] / TORSIONMÈTRE[Fr.] / TORSIONSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMAÖLÇER
- BURUN KANAMASINDA...
BAŞ:
ARKAYA DOĞRU değil/>< ÖNE DOĞRU
- BURUN ile/ve/değil GAGA
( HATM[insanda ve hayvanda] ile/ve/değil HATM[: Kuş gagası.] )
( MOUTH vs./and BEAK )
- BURUNDİ'DE:
FRANSIZCA ile/ve/değil/yerine KURUNDİ
( UMUGOFE: Kadın. | IZUBU: Gündüz. | UKWEZI: Gece )
- BÜRÜNME ile/ve/değil/yerine ÖRTÜNME
- BEC BUNSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BURZEN OCAĞI
- BÜSBÜTÜN ile/değil/yerine TÜMÜYLE/TAMAMEN
- BÛSE değil/yerine/= ÖPÜCÜK/ÖPÜŞ
- BÜŞRÂ[Ar.]/MÜJDE değil/yerine/= SEVİNÇLİ SAVA/ÇAV(HABER)
- BUSTIR AŞI/BOOSTER SHOT değil/yerine/= PEKİŞTİRME AŞISI
- BUSTIR DOZ/RAPEL/BOOSTER DOSE[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU
- BU/ŞU/O SÖZ/DÜŞÜNCE/DAVRANIŞ:
DOĞRU MU? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKLI MI?
- BUTACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= BUTAKAİN
- BUTANE[İng.] / BUTANE[Fr.] / BUTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTAN
- BUTACAINE[Fr.] / BUTACAIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTASEİN
- BÜTÇE/M SIKINTILI ile/değil BÜTÇE/M SINIRLI
- BUTENE[İng.] / BUTÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTEN
- BUTYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİL ALKOL
- ACETATE DE BUTYLE[Fr.] / BUTYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL ASETAT
- BUTYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL BENZOAT
- FORME DE BUTYLE[Fr.] / BUTYL FORMIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL FORMAT
- BUTYLCAOUTCHOUC[Fr.] / BUTYLKAUTSCHK[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL KAUCUĞU
- BUTYLCHLORAL[İng.] / BUTYLCHLORAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL KLORAL
- BUTYL NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİL NİTRAT
- BUTYLIDENE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİLDEN
- BUTYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİLE
- BUTYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİLEN BÜTTEN
- BUTYLYLÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTİLEN
- BUTYRALDÉHYDE[Fr.] / BUTYRALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİRALDEHİT
- BUTYRATE[İng.] / BUTYRATE[Fr.] / BUTERAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİRAT
- BUTYRIC ACID[İng.] / ACID BUTYRIQUE[Fr.] / BUTTERSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİRİK ASİT
- BUTYRIC FERMENTATION[İng.] / FERMENTATION BUTYRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTİRİK FERMANTASYONU
- BUTYROLACTONE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİRLOLAKTON
- BUTYROLACTON[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİROLAKTON
- BUTYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİROMETRE
- BUTON değil/yerine/= DÜĞME
- BUTYROLACTONE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTROLAKTON
- BITUROMETER[İng.] / BUTYROMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTROMETRE
- BUTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTTEN
- BENZOATE DE BUTYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTÜL BENZOAT
- CHLORAL DE BUTYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTÜL KLORAL
- BÜTÜN BUNLAR değil BUNLARIN HEPSİ/TÜMÜ
- BÜTÜN BUNLAR değil TÜM BUNLAR
- BÜTÜN CANLI ORGANİZMALAR ile/ve/değil/||/<>/> TÜM VAR OLANLAR
- BÜTÜN HEPSİ ile/yerine/değil HEPSİ/TÜMÜ/TAMAMI
- BÜTÜN "VARLIK/LAR" değil TÜM VAROLANLAR
- HOLOHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTÜN YÜZLÜ
- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA
( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )
( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )
( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )
( PIECE vs./and ENTIRE/WHOLE )
( ... ile/ve/değil/<> BERH: Parça, az şey, hisse, nasip. | Su birikintisi. | Şimşek. | Yaş odunun yanarken çıkardığı yaşlık. | Balık. )
( HOLON ile MEROS )
- BÜTÜN ile/değil TOPLAM
- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM
( Parçası bulunur. İLE/DEĞİL/YERİNE Parçası bulunmaz. )
( Nitelikse. İLE/DEĞİL/YERİNE Nicelikse. )
( Tekse. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoksa. )
( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür.
Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır.
Bütün elmalar, bütün insanlar, bütün arabalar, bütün kitaplar, olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".
Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" denildiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.
"Bütün parçalar" diyemeyeceğimiz ve
"Bütünden Gelim/Bütüne Varım" olamayacağı gibi! )
- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK
( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )
- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil/||/<>/< GÜZELLİK
- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL
- BÜTÜNLÜLÜK" değil BÜTÜNLÜK
- BU'UD değil/yerine/= BOYUT
- BUY-I GÜL[Fars.] değil/yerine/= GÜL YAĞI
- BUYRUK/BUYUR ile/değil/||/<>/> (")BUYURUN(")
( Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, emir. | İLE/DEĞİL/||/<>/> İnceliğin ve/ya da anlayışın en üst seviyede olduğunu yansıtmak üzere kullanılan söz ya da kinâyeli söz. | Nispetli bir davranış ya da tutumla ve gerisi suskunlukla yansıtılan/gösterilen, ikinci sözcüğü tek sözcük olan[olarak kullanılan] bir karşıt pekiştirme[oxymoron]. )
- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİLEK/TEMENNİ
- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil SINAV
- BÜYÜ/CADI[Fars.] ile/değil/yerine/>< DİN
- BÜYÜCÜ/LÜK" / "SİHİRBAZ/LIK" /"KÂHİN/KEHÂNET" ile/değil YANILTICI/LIK / İLÜZYON/İST
- BÜYÜĞÜN İÇİNDEKİ KÜÇÜK ile/ve/değil/yerine KÜÇÜĞÜN İÇİNDEKİ BÜYÜK
- BÜYÜK DEVLET ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK DEVLET
- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK
- GROSS ERROR[İng.] / GROSSE PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK HATA
- BÜYÜK KONUŞMA ile/ve/değil/||/<> İDDİA
- GROSS SAMPLE[İng.] / GRENZSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK NUMUNE
- (BÜYÜK) "ÖYKÜ/HİKÂYE" değil SÜREÇ
- URKNALL-KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KOZMOLOJİSİ
- BIG BANG THEORY[İng.] / THÉORIE DU BIG BANG[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KURAMI
- BÜYÜK SAYIDA değil ÇOK SAYIDA
- BÜYÜK ŞEYLER ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK ŞEYLER
( Yok olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sürekli[bâki] kalır. )
- BÜYÜK YERİN ile/ve/değil/yerine/||/>< KÜÇÜK YERİN
( Küçük konuşmacısı [olmak]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Büyük konuşmacısı [olmak]. )
- BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> OYLUMLU/HACİMLİ
- BÜYÜK ile/ve/değil TÜMEL
- AZAMET, CESÂMET, KADİR[Osm.] / MAGNITUDE[İng.] / GRÖSSE, MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, PARLAKLIK
- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK
( Parçalar arasındadır. İLE/VE/DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )
( Büyük, küçülebilendir. )
( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )
( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )
( Kişi maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )
( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )
( Her büyük şey, büyük bir anlamla yaşar. )
( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )
- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK
( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )
( Büyük, küçülebilendir. )
( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )
( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )
( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )
( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )
( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )
- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK
- BÜYÜLE(N)MEK ile/ve/değil HAYRAN (KALMAK/BIRAKMAK)
- AGGRANDIZER[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLTEÇ
- İZÂM[Osm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLTME
- NOMBRE MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYI
- CHARMED NUMBERS, MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYILAR
- BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA
( [but] TO GROW vs./and/but INCREASE )
- BÜYÜME ile/ve/değil/||/<> GENLEŞME
- BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET
- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK
- PERTAVSİZ[Osm.] / LOUPE[Fr.] / LUPE, VERGRÖSSERUNGSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTEÇ, PARILDAMA
- MAGNIFYING POWER[İng.] / POUVOIR DE GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME GÜCÜ
- MAGNIFICATION[İng.] / GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME
- BÜYÜTMEK ile/ve/değil/||/<>/< YETİŞTİRMEK
( Gövdeyi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Zihni. )
( Bitkiyi/hayvanı/beşeri(kişiyi). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İnsanı/kişiliği. )
- BÜZ[Fr. < BUSE] değil/yerine/= KÜNK
- ICE POINT[İng.] / POINT DE GLACE[Fr.] / EISPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ/LANMA NOKTASI
- ICE WATER MIXTURE[İng.] / EISWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ SU KARIŞIMI
- ICE TON[İng.] ile/değil/yerine/= BUZ TONU
- ICE[İng.] / EIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ
- BÜZ-BÂN[Fars.] değil/yerine/= KEÇİ ÇOBANI
- BUZDOLABINDA SAKLANMASI GEREKEN SEBZELER ile/değil/yerine BUZDOLABINDA SAKLANMAMASI GEREKENLER
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kabak, soğan, patates, sarımsak. )
- BUZUL DAĞLARI ile/değil SAYDAM BUZUL DAĞLARI
( ... İLE/DEĞİL En tehlikeli olan buzul dağları. [Eğer buzul içindeki su erir ve çatlaklar da tekrar donarsa saydam buzul oluyor.] [Titanik, saydam buzul dağlarından birine çarparak batmıştır.] )
- CONTRACTION EFFECT[İng.] / EFFET DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME ETKİSİ
- TAKALLÜS EMSÂLİ[Osm.] / COEFFICIENT OF CONTRACTION[İng.] / COEFFICIENT DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSKOEFFIZIENT, SCHRUMPFUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KATSAYISI
- CONTRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KAYBI
- TASGİR[Osm.] / CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTION, SCHRUMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME
- BVK/BIG DATA SETS değil/yerine/= BÜYÜK VERİ KÜMELERİ
- C-BAND[İng.] / BANDE-C[Fr.] / C-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= C BANDI
- C-BATTERY[İng.] / BATTERIE-C[Fr.] ile/değil/yerine/= C BATARYASI
- C-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= C-BATTERY
- C, C, COULOMB[İng.] ile/değil/yerine/= C, C (KARBON), KULON, C
- C-CORE[İng.] / NOYAU C[Fr.] / C-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= C ÇEKİRDEĞİ
- c.[Lat. < CUM] değil/yerine/= İLE
- C-NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS C[Fr.] / C-NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= C NÖTRONLARI
- C-PARITY[İng.] / PARITÉ C[Fr.] / C-PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= C PARİTESİ
- CA/CLUSTERING ANALYSIS değil/yerine/= KÜMELEME ÇÖZÜMLEMESİ
- ÇABA HARCAMADAN ... ile/değil/yerine DAHA KOLAYCA ...
- ÇABA ile/ve/değil/<>/< GİRİŞİM
- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ
- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ
- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM
- CADAVER[İng.] değil/yerine/= KADAVRA
( İnsan yada hayvan cesedi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CADDE değil/yerine/= ANAYOL
- ÇADIR ile/değil ÇERGE/ÇERGİ
( ... İLE/DEĞİL Derme çatma çadır. | Otağ. )
- CAFCAF/LI[Fars.] değil/yerine/= GÖSTERİŞ
( Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden. | Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli olan. )
- ÇAĞ ile/ve/değil/yerine SÜREÇ
( [not] AGE vs./and/but PROCESS
PROCESS instead of AGE )
- ÇAĞDAŞLIK:
TARİHSEL ile/değil DÜŞÜNSEL
- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK
- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK
( [not] MESSAGE vs./and/<>/but TO INVITE
TO INVITE instead of MESSAGE )
- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< GELEBİLECEĞİ BİLGİSİNİ/HABERİNİ VERMEK
- ÇAĞIRMAK değil İLÂN ETMEK
- ÇAĞLAYAN ile/değil/yerine/= ÇAVLAN
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/= Çağlayanın/şelâlenin büyüğü. )
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA
- CAHİL:
BİLMEYEN değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"
- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF
( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )
( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. )
( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. )
( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )
( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. )
( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )
( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )
- CAHİL ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNEMEYEN
( Herkes düşünür fakat herkes düşünmeyi düşünemez! )
- CÂHİL ile/ve/değil/||/<> GENÇ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Cahil, [daha çok] bilmeyen değil davranış ve tutumuna sahip olamayan demektir. Gençlerin/gençliğin de sorunu, bilgili ya da bilgisizlikleri değil davranışlarında aşırıya kaçabilmeleridir. )
- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI
- CAHİLLİKTE ile/değil/yerine/></> BİLGELİKTE
( Bilgisizlik/deneyimsizlik, bir yerlere düşürür ya da "çıkarır/taşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/>> Varolmak, tek başına ve sürekli olarak yeterlidir. )
( [Gösterge] Kavrayamadığın şeyin "doğruluğuna inanmak". İLE/DEĞİL/YERİNE/>> Kavrayamadığı şeyin cahili olduğunu bilmek. )
( Kin çoğalır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>> Sevgi çoğalır. )
- CAILLETEAN AND MATHIAS LAW[İng.] ile/değil/yerine/= CAİLLETET VE MATHİAS YASASI
- CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR
- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK
( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )
(1996'dan beri)