Bugün[06 Nisan 2026]
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(113/136)


- COLD[İng.] / ROID[Fr.] / KALT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK


- SOĞUK değil/yerine/>< İYİLİK

( İyilik, soğuk geçirmez. )


- SOĞUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MESAFELİ


- SOĞUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOLUK


- SOĞUKTA/SERİNLİKTE GİYİNMEK:
GEREKSİNİM ile/ve/değil/||/<>/< TEDBİR


- COOLING[İng.] / REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLEN, ABKÜHLUNG, KÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUMA/SOĞUTMA


- ABSORPTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURGANLIK


- ABSORPTION APPARATUS[İng.] / ABSORBEUR[Fr.] / ABSORPTIONSAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA AYGITI/CİHAZI


- ABSORPTION BAND[İng.] / BANDE DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA BANDI


- ABSORPTION FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA FİLTRELERİ


- MASS EMSÂLI[Osm.] / ABSORPTION INDEX[İng.] / INDICE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA İNDİSİ


- EMSÂL-İ MASS[Osm.] / ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKOEFFICIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KATSAYISI


- ABSORPTION EDGE[İng.] / ARÊTE DE L'ABSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI


- ABSORPTIONSKANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI+B85


- ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU


- ABSORPTION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION-QUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TESİR KESİTİ


- MASS[Osm.] / ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA


- ABSORPTION CONTROL[İng.] / COMMANDE À L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKONTROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMALI DENETİM


- MASSEDİCİ[Osm.] / ABSORBENT[İng.] / ABSORBANT[Fr.] / ABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCU


- MÂSSİYET[Osm.] / ABSORPTANCE[İng.] / ABSORPTANCE[Fr.] / ABSORPTIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCULUK


- DOSE ABSORBÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURULAN DOZ


- ABSORBANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURUM, ABSORBANS


- SÖĞÜT ile/değil TAVULGA

( ... İLE/DEĞİL Kabuğu kırmızı ya da erguvan renginde olan bir tür söğüt. )


- COOLANT FLUID[İng.] / FLUIDE DE REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLFLÜSSIGKEIT, KÜHLMITTELFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUTUCU AKIŞKAN


- SOĞUTUCU/KLİMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEL/RÜZGÂR YAKALAYICISI


- SOHBET ile/ve/değil/yerine TENHA SOHBETİ


- SOHBET'İN:
KÂL'İ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HÂL'İ


- ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN


- SHOCK WAVES[İng.] / ONDES DE CHOC[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGALARI


- SCHOCKWELLE, STOSSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGASI


- ŞOK OLMAK değil ŞOKE OLMAK


- ŞOK (OLMAK) ile/değil/<> ŞOKE OLMAK

( Durum, kavram. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Deneyim. )

( SHOCK vs. BEING SHOCKED )


- SOKAK ile/ve/değil EV(İMİZ!)

( Lütfen çöpleri yere ya da ağaç/çiçek diplerine değil çöp kutularına atalım! Ya da cebimizde tutalım! )


- SOKAK ile/ve/değil EV(İMİZ!)


- SOKAK/HABER FOTOĞRAFI ile/ve/değil/||/<>/< BELGESEL FOTOĞRAF

( )


- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP


- SOKRATES ile/değil PLATON'UN "SOKRATES"İ


- SOKRATES'İN "YARGILANMASINDAKİ" 500 "YARGIÇ":
ÖLÜM KARARI VERENLER ile/değil/yerine/>< KARŞI OLANLAR

( [ne yazık ki]
[İlk "karar"da] "280" >< 220
[İkinci "karar"da] "360" >< 140 )

( Sokrates'in Savunması )


- LEFT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN GAUCHE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (LINKE HAND), LINKHÄNDIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL EL KURALI


- SOL[İng.] / SOL[Fr.] / SOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL


- SÖLEDİMİ" ile/değil SÖYLEDİĞİMİ


- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN


- MÎZÂBİYE[Osm.] / SOLENOID[İng.] / SOLÉNOÏDE[Fr.] / SOLENOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD


- SOLFEJ[Fr. < İt.] değil/yerine/= OKUMA | EZGİLERİN UYGULANIŞI | MÜZİK ÇALIŞMASI


- SOLGUN değil/yerine/</>< OLGUN


- SOLİDARİST[Fr. < SOLIDARISTE] değil/yerine/= DAYANIŞMACI


- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK


- SOLİST değil/yerine/= OKUYUCU


- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK


- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK


- SOLMAK ile/değil/yerine/||/>< OLMAK


- SOLO değil/yerine/= BİREYSEL


- SÖLOM[Yun.] değil/yerine/= OYUK

( ... İLE Ortaderinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel gövde boşluğunu oluşturan oyuk. )


- SOLOMON ADALARI'NDA YAŞAM:
990'ı ile/ve/değil/<> 400'ü

( 990 adadan oluşan Solomon Adaları'nın, sadece 400'ünde kişiler yerleşmiştir. )


- SOLSTICE değil/yerine/= GÜN DÖNÜMÜ


- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK


- SOLUK "ALAMAMAK" ile/ve/değil/||/<>/< ORTAMDAKİ (BELİRLİ/BELİRSİZ) KOKUDAN RAHATSIZ OLMAK


- SOLUK ALMA/İNHALASYON[İng. < INHALATION] ile/ve/değil/< SOLUK VERME/EKSHALASYON[İng. < EXHALATION]

( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

( ŞEHÎK[< ŞEHKA] ile/ve/değil/< ZEFÎR )


- SOLUK ile/ve/değil EŞİK


- solüsyon/sol.[Lat. < SOLUTIO] değil/yerine/= ERİYİK


- SOLÜSYON/SOLUTION[İng.] değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- solv.[Lat. < SOLVE] değil/yerine/= ÇÖZ, ERİT


- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT


- SOLVATED ELECTRON[İng.] ile/değil/yerine/= SOLVATİZE ELEKTRON


- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ


- SOLVOLYSIS[İng.] / SOLVOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVOLİZ


- ŞOM[Fars. ŞÛM] değil/yerine/= "UĞURSUZ"


- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL


- SOMATIC CELL[İng.] ile/değil/yerine/= SOMATİK GÖZE/HÜCRE


- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON


- SOMATİZASYON/BEDENSELLEŞTİRME/SOMATIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDESELLEŞTİRME


- SÖMESTR/E[Fr.] değil/yerine/= YARIYIL


- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- LOI DU DOUBLET DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-DUBLETTGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD DUBLET YASASI


- SOMMERFELD LAW OF DOUBLET[İng.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD İKİLİ YASASI


- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] değil/yerine/= UYURGEZERLİK


- SOMNIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SOMNİFOBİ

( Uyku korkusu olarak bilinen terim. Klinofobi ve hipnofobi de denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ


- SOMNOLANS/SOMNOLENCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYKU EĞİLIMİ


- SÖMÜRGE ile/değil SÖMÜRÜLGE

( Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik ya da siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke. İLE/DEĞİL Diline, değerlerine, gelişimine ve üretime katılmayan toplumların geldiği/geleceği nokta. )


- SOMUTU AÇIKLAMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SOYUTU ANLATIP SOMUTTAN ÖRNEK VERMEK


- SON "HADDE" değil SON RADDE


- TERMINAL VELOCITY[İng.] / ENDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SON HIZ


- SON NİHAİ NOKTADA ... değil EN SON NOKTADA ...


- SON ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ

( [not] END, LAST vs./and/>/but BEGINNING
LAST BUT NOT LEAST )


- SON ile/ve/değil EŞİK


- SON ile/ve/değil/< EŞİK


- SONE[İng.] / SONE[Fr.] / SONE[Alm.] ile/değil/yerine/= SON


- SON ile/değil SONSUZLUĞA AÇILAN KAPI


- SONA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YOLA BAKMAK


- SONA değil SONRA


- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)

( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR


- SONATA[İng.] değil/yerine/= SENATA

( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SONBAHAR/HAZAN[Ar.] değil/yerine/= GÜZ/DÖKEN


- SONDA/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI


- SONDA/Kİ ile/ve/değil/||/<>/< SONRA/Kİ


- SONDAN değil SONRADAN


- QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNDÜRME


- SONİKATÖR ULTRASONİK HOMOJENİZATÖR/ULTRASONIC HOMOGENİZER[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ BAĞDAŞTIRICI


- SONLANDIRMA ile/değil BÜTÜNE ERME


- FINITE[İng.] / FINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONLU


- SONLU/LUK / SONSUZ/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SALTIK/LIK / MUTLAK/LIK


- SONLULUK ile/ve/değil/< GEÇİCİLİK


- SONLU/LUK ile/ve/değil GEÇİCİ/LİK

( FINITENESS vs./and TRANSIENTNESS )


- CAUSTIC LIME, SLAKED LIME[İng.] / CHAUX ÉTEINTE[Fr.] / GELÖSCHTER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNMÜŞ KİREÇ


- SONOGRAM[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖRÜNTÜ


- SONRADAN ile/ve/değil/||/<> AYRICA


- SONSAL SINIFLAMA ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN SONSAL SINIFLAMA


- SONSUZ KÜÇÜKLER:
FİZİĞİN değil MATEMATİĞİN KONUSU/ALANI


- SONSUZ ile/ve/değil/yerine/<> BİTİMSİZ


- SONSUZ ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK


- INFINITE[İng.] / INFINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONSUZ


- SONSUZ ile/ve/değil/||/<>/< SAYISIZ


- SONSUZA KADAR değil/yerine ÖLENE KADAR


- SONSUZA YÖNELİK OLMA ile/ve/<>/değil SÜREKLİLİK


- SONSUZLUĞUN:
"VAROLUŞU" ile/değil ADI/ETİKETİ


- SONSUZLUK:
NİCELİKTE ile/değil NİTELİKTE

( Yoktur. İLE/DEĞİL Vardır. )


- SONSUZ/LUK ile/ve/değil AÇIK UÇLU/LUK


- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR


- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE


- SHUNTSPULMOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MOTOR


- SHUNT[İng.] / SHUNT[Fr.] / SHUNT[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT, YATAK


- SONTEŞRİN/TEŞRİN-İ SÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= KASIM


- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME


- SONUÇ, SONUÇTA ile/ve/değil/yerine ŞU AN

( İkisinin kullanımında da, "Önemli[öncelikli] olan, şu andır/sonuçtur" indirgemeci/lik yanlışlığı yapılmamalıdır! )

( [not] "FINALLY" vs./and/but "RIGHT NOW"
"RIGHT NOW" instead of "FINALLY" )


- SONUÇ ile/ve/<>/değil/yerine BİLEŞKE


- SONUÇ ile/değil/yerine ÇIKARIM

( vs./and/||/<>/but/< INFERENCE
INFERENCE instead of RESULT )


- SONUÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞERLENDİRME


- SONUÇ ile/ve/değil EŞİK


- SONUÇ ile/ve/değil GÖSTERGE

( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SIGN )


- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK

( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SOURCE )


- SONUÇ ile/ve/değil SON/ÂKIBET

( [not] RESULT vs./and/but CONSEQUENCE )


- SONUÇ ile/ve/değil TÜMDENGELİM


- SONUÇ ile/ve/değil/||/<>/> ÜRÜN


- SONUÇ ile/ve/değil/<> UZANTI


- SONUCA ...:
"GELİRSEM" değil GELİNCE/GELEYİM/GEÇEYİM


- SONUÇLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/> SONLANDIRMA


- SONUÇTA ... ile/ve/değil/yerine/<> GEREKSİNİM


- SONUÇTA değil ...'NIN SONUCUNDA / SONUÇ İTİBARİYLE


- SONUCU ile/ve/değil/||/<>/> DEVAMI


- SÖNÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine SADE/LİK


- COEFFICIENT D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] / DÄMPFUNGSKOEFFIZIENT, DÄMPFUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM KATSAYISI/ÇARPANI


- DÄMPFUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM SABİTİ


- DÄMPFUNGSLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM UZUNLUĞU


- TREMPE, EXTINCTION[Fr.] / LÖSCHUNG, ABSCHRECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM


- DAMPING COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME KATSAYISI


- DAMPING, QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME


- EXTINCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME KATSAYISI


- EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME


- DAMPED WAVE[İng.] / ONDE AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ DALGA


- DAMPED HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE AMORTI[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ HARMONİK HAREKET


- DAMPING OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFESCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ SALINIM


- VIBRATION AMORTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ TİTREŞİM


- UNGEDÄMPFTE-WELLE-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA GAZ LAZERİ


- UNGEDÄMPFTE-WELLE-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA LAZERİ


- UNGEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA


- OSCILLATION ENTRETENUE[Fr.] / UNGEDÄMPFTE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ SALINIM


- SONUNU GETİRMEK değil SONRASINI GETİRMEK


- SOPA ile/değil ÇİĞİNDİRİK

( ... İLE/DEĞİL İki ucuna su kabı gibi taşınacak şeyler asılarak omuza alınan ağaç, omuzluk. )


- SORARKEN:
"... MIDIR?" ile/değil/yerine DAHA ÇOK, NEDİR? (NE OLSA GEREK)


- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT


- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL


- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ


- SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK değil/yerine/= ARAMA YAPMAK


- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU


- SORGU SUAL değil/yerine/= SORGULAMA


- SORGU/İFADE TUTANAĞI:
ŞÜPHELİDE ile/ve/değil/||/<>/> OLAYDA TARAF VARSA

( [Kayıt/evrak/zabıt] Şüpheli sıfatıyla düzenlenir.[Suç isnâd edilen kişinin verdiği açıklamadır/ifadedir.] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> "Bilgi alma" sıfatıyla düzenlenir. )

( Kolluk kuvvetleri tarafından. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Soruşturma savcısı tarafından alınır. )


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEMEK


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK


- SORGULAMAK ile/değil/yerine/</>< SORU SORMAK

( Bazı "savcı"ların yanlış, olumsuz, yüklü, kandırıcı tarzı. İLE/DEĞİL/YERİNE/


- SORGULANAMAYACAK YANITLAR değil/yerine/>< YANITLANAMAYACAK SOR(G)ULAR


- SORGULANAMAYACAK YANITLAR değil/yerine YANITLANAMAYACAK SORULAR


- SORGULANMAK ile/ve/değil/yerine SORUMLULUK/U/NU ALMAK


- SORİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÇIKARIM

( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım. )


- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] değil/yerine/= DÖNGÜ


- SORMAK ile/ve/değil/||/<>/< SESLİ DÜŞÜNMEK


- SORMAYAN ile/değil/yerine/>< SORAN

( Yaşam boyu ahmak ve aptal. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir dakikalığına, "birkaç kişi nezdinde" "aptal." )

( Ovada şaşmış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağları aşmış. )


- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK

( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- SORU SORMAK:
"BİLDİĞİNİ/EZBERİNİ" "ONAYLATMAK" ya da KENDİNİ "ALKIŞLATMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK


- SORU (SORMAK):
ÖĞRENMEK İÇİN ile/ve/değil/bazen/||/<> ANLAMAK İÇİN ile/ve/değil/bazen/||/<> GERİBİLDİRİM/ONAY İÇİN


- SORU ile/ve/değil/> "ENGEL"


- SORU ile/ve/değil HAKARET

( [not] QUESTION vs./but INSULT )


- SORU ile/değil/< İNŞİRÂH[< ŞERH]


- SORU ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> TUZAK SORU


- SORULURSA ile/ve/değil/||/<>/>/< SORULSA


- SORUMLU TUT(UL)MAK ile/ve/değil/yerine SORUMLU OLMAK


- SORUMLULUK ...:
BİRİ/LERİ İÇİN değil HERKES İÇİN


- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)

( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için koşullar, uygun yapıya büründürülür. )

( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )

( GIVING RESPONSIBILITY vs. TAKING RESPONSIBILITY
TAKING RESPONSIBILITY instead of GIVING RESPONSIBILITY )


- SORUN:
BİLGİSİZ OLMAK değil KENDİMİZİ BİLGİN SANMAK


- SORUN "ÇIKARMAK/ÇIKARAN" ile/ve/değil/||/<>/< SORUNU GÜN YÜZÜNE ÇIKARMAK/ÇIKARAN


- SORUN ...:
"ÇÖZÜMLENMEDİ" ile/değil ÇÖZÜLDÜ/ÇÖZÜL(E)MEDİ


- SORUN:
ENGEL ile/değil/yerine/>< BASAMAK

( Önümüze çıkana, "engel" dersek, takılıp düşebiliriz; "basamak" dersek bir basamak daha yükseliriz. )


- (SORUN:
) "İNANMAK/İNANMAMAK" değil KAYITSIZLIK


- SORUN:
(")SORUN(") değil SORUNA BAKIŞ AÇISI


- SORUN:
(")TEMİZLEMEKTE(") ile/ve/değil/||/<> TEMİZLEMEZSEN/K BULAŞMASINDA/YAYILMASINDA


- SORUN:
"YAP(A)MAMA" ile/ve/değil/||/<>/< BAŞLAYAMAMA


- SORUN ile/ve/değil DEĞERLENDİRME


- SORUN ile/değil/yerine FARK

( [not] PROBLEM vs./but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PROBLEM )


- SORUN ile/ve/değil/<> KAÇMA


- SORUN ile/ve/değil/yerine KONU

( Sorunumuzdan tümüyle haberdar olalım, ona her yönünden bakalım, onun, yaşamımızı nasıl etkilediğini gözlemleyelim. Sonra onu kendi haline bırakalım. )

( Hiçbir sorun tümüyle çözülemez, fakat siz onun geçerli olmadığı bir düzeye kendinizi çekebilirsiniz. )

( Sana bir yararı olmayacak sorun diye bir şey yoktur. )

( Yararlarına gereksinimin olduğu için sorunları ararsın. )

( [not] PROBLEM vs./and/but SUBJECT/TOPIC
SUBJECT/TOPIC instead of PROBLEM
Become fully aware of your problem, look at it from all sides, watch how it affects your life. Then leave it alone.
No problem is solved completely, but you can withdraw from it to a level on which it does not operate. )


- SORUN ile/ve/değil (KURAMSAL) DİL SORUN/LARI


- SORUN ile/ve/değil ÖNCELİK

( [not] PROBLEM vs./and/but PRIORITY )


- SORUN" ile/değil/yerine/>< VERİ


- SORUN" ile/ve/değil/<> "YÜK"


- SORUNDA:
ÇOKLUĞU ile/değil/yerine HİKMETİ


- SORU/NLAR:
ÇIKINCA ile/ve/değil/||/<>/> ÇIKTIKÇA


- SORUNLAR:
"DARBE" ile/değil/yerine PÜRÜZ


- SORUN/LAR:
DİNLEMEMEKTEN ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAK FAKAT (DUYDUĞUNA) UYMAMAKTAN


- SORUNLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORUNLARI TERK ETMEK


- SORUNLARA ODAKLANMAK ile/değil/yerine/>< OLASILIKLARA VE (ARA) ÇÖZÜMLERE ODAKLANIRSAK

( Daha çok sorun/umuz olur/oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha çok seçeneğimiz ve çözümümüz olur/oluşur. )


- SORUNLARDA:
"ARKADAŞ KAYBETMEK" değil ARKADAŞ KEŞFETMEK

( Sorunlarda, arkadaş(/sa), kaybedilmez; ancak, keşfedilmiş olunur. )


- SORUNLARDAN:
"KAÇALIM" ile/değil/yerine ÇIKALIM


- SORUNLARDAN RAHATSIZ OLMAMAK/SORUNLARLA BAŞ ETMEK:
(AYRINTILARDA ...)
BİLGİSİZLİKLE/BİLİNÇSİZLİKLE ile/değil/yerine/>/>< BİLGİYLE/BİLİNÇLE


- SORUNLARDAN/KİŞİLERDEN "KAÇMAK/UZAKLAŞMAK" ile/değil/yerine SORUN(LU)LARI UZAKLAŞTIRMAK


- [NE YAZIK Kİ]
SORUNLARI ...:
ARTIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< TIRMANDIRMAK


- SORUNLARI:
AŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ASKIYA ALMAK


- SORUNLARI:
BAŞKALARIYLA OLAN/LAR ile/değil/yerine (OLABİLDİĞİNCE) KENDİYLE OLAN/LAR

( [çoğunlukla] Kendiyle, (ciddi) sorunları olan(lar)dır. İLE/DEĞİL/YERİNE Başkalarıyla, "sorunlu" "görünseler/düşünülseler" de sorunsuzdur(lar). )

( Sorunun, kendi(nde) olduğunu anla(ya)mayan kişiler, ne yazık ki, çözümü, başkalarının huzurunu bozmakta "arar/bulur". )


- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK

( Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez. )

( Problems cannot be solved at the same level of awareness that created them. )

( [not] (ONLY) TO TALK THE PROBLEMS vs./and TO SEARCH/FIND SOLUTION FOR PROBLEMS
TO SEARCH/FIND SOLUTION FOR PROBLEMS instead of (ONLY) TO TALK THE PROBLEMS )


- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK

( [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS
TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS instead of TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS )


- SORUNLARIN:
OLUŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< ORTAYA ÇIKMASI


- SORUNLARI(N/I):
ÖNEMSEMEMEK ile/ve/değil/yerine ÜSTÜNDE DURMAMAK


- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine ÇÖZMEK


- SORUN(LAR)LA:
"BAŞ BAŞA OLMAK" değil YÜZ YÜZE OLMAK


- SORUNLARLA/SIKINTILARLA:
BOĞUŞMAK değil/yerine YOĞRULMAK


- DURUM/RESİM:
SORUNLU ile/ve/değil/||/<>/< SORUNLULARIN


- SORUNLU "YASALARI":
REDDEDELİM değil/yerine DEĞİŞTİRELİM


- SORUNLU ile/değil/yerine/>< SORUMLU


- SORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLU/LUK


- SORUNSAL ile/ve/değil KURAMSAL SORUNSAL


- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK


- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK


- SORUNUN:
"ÜSTÜNÜ ÖRTMEK" değil/yerine/>< ÜSTESİNDEN GELMEK


- SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL


- SOSYALİST[Fr. < SOCIALISTE] değil/yerine/= TOPLUMCU


- SOSYALİZASYON/SOCIALIZATION[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSALLAŞMA


- SOSYOLOG[Fr. < SOCIOLOGUE] değil/yerine/= TOPLUM BİLİMCİ


- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ


- SOSYOMETRİ değil/yerine/= UYUMÖLÇÜM


- SOTE"YE (YATMAK) değil "SOTA"YA (YATMAK)

( SOTE[Fr. < SAUTÉ]: Küçük küçük doğranmış sebzeleri yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL SOTA[İt. < SOTTO]: Uygun, elverişli [yer]. )


- SOURCE FORGETFULNESS[İng.] değil/yerine/= KAYNAK UNUTKANLIĞI

( Edindiğimiz bir bilgiyi ne zaman, nerede, nasıl koşullar altında edindiğimizi unuturken, bilgiyi hatırlama durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ


- ŞOV[İng. < SHOW] değil/yerine/= GÖSTERİ


- SOVAN değil SOĞAN


- SÖVEN ile/değil/yerine/></< SEVEN


- SOY ADI/SOYADI değil/yerine SON ADI/SONADI, EK ADI/EKADI, İKİNCİ/İKİNCİL ADI

( Kişinin/kişinin, "soy adı" diye tanımlanmış/kullanılan sözcük, kişinin "soy"unu değil kişinin aynı ada sahip olduğu/olabileceği tek(/ilk/birinci) adına, takma ad[meslek,özellik vs.] vermek yerine belirli, kayıt altına alınan/alınacak bir ek/ikinci adla tanımak/tanımlamak üzere kullanılmıştır. )


- NOBLE GAS[İng.] / GAZ-NOBLE, GAZ INERTES[Fr.] / EDELGASE, INERTGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY GAZ


- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI


- NOBLE METAL[İng.] / MÉTAUX NOBLE[Fr.] / EDELMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY METAL