Dokuz(9) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.389 başlık/FaRk ile birlikte,
33.389 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(134/135)
- Z-COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE Z[Fr.] ile/değil/yerine/= Z KATSAYISI
- Z-MODULATION[İng.] / MODULATION-Z[Fr.] ile/değil/yerine/= Z KİPLEMESİ
- Z-MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= Z-KİPLENİMİ
- ZAAF/ÂCZİYET ile/değil/yerine/= DÜŞKÜNLÜK/GÜÇSÜZLÜK
- ZAAF[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜŞKÜN/LÜK
- ZAAF ile/ve/değil/yerine SINIR(LAMA)
- ZAAFİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HASSASİYET
- ZABIT[Ar. < ŻABṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> TUTANAK (ZABIT KÂTİBİ, ZABITNAME, ZABIT VARAKASI, MUTABAKAT ZAPTI)
- ZABITNAME[Ar. < ŻABṬ + Fars. NĀME] ile/değil/yerine/=/||/<> TUTANAK
- ZAFİYET[Ar. < ŻAʿFİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAYIFLIK | BİTKİNLİK
( zayıflık bitkinlik )
- ZAĞAR/LIK ile ZAĞARA ile ZAĞARCI
- ZÂHİREN[Ar. + Fars.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTE
- ZAHİREN[Ar. < ẒĀHİREN] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖRÜNÜŞTE
- ZÂHİRÎ MUAMELE[Ar.]/SCHEINGESECHAEFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTEKİ İŞLEM
- ZAHMET OLMAZSA ile/değil SAKINCASI YOKSA
- ZAHMET ile/değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK
- ZÂKİRBAŞI ile ...
( DEVRÂNİ ZİKİRLERDE ZÂKİRLERİN REİSİ )
- ZALİM/LİK ile ZALİMCE
- ZAMAN ALGISINDA:
24 SAAT ile/ve/değil/yerine/<> (HER) AN
( Kesikli süreklilik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Kesiksiz süreklilik. )
( Güneşe ve güne göre. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İnternette. )
( Doğal. İLE/VE/<> Yapay. )
( Dengeli. İLE/VE/<> Dengesiz. )
( Doğal sınırların güvenliği ve güvencesinde. İLE/VE/<> Şişirilmiş "sınırsızlığın" ve ucların uçurumunda. )
- ZAMAN:
| BEKLERKEN ve/||/<> KORKARKEN ve/||/<> KEDERLİYKEN ve/||/<> SEVİNÇLİYKEN/NEŞELİYKEN |
ve/değil/yerine/||/<>/<
SEVERKEN
( [ [çok] "Yavaş". VE/||/<> "Hızlı". VE/||/<> "Uzun". VE/||/<> "Kısa". | VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sonsuz. )
- ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA
( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )
- ZAMAN BİLİMİ | ZAMAN DİZİNİ/KRONOLOJİ[Fr. < CHRONOLOGIE] ile/||/<> ZAMAN BİLİMSEL | ZAMAN DİZİNSEL/KRONOLOJİK[Fr. < CHRONOLOGIQUE]
( zaman bilimi zaman dizini )
- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK
- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN
- ZAMAN GENİŞLEMESİ ile/||/<> UZUNLUK DARALMASI
( Zaman genişlemesi hareket eden saat yavaş İLE uzunluk daralması hareket yönünde kısalma )
( Formül: Δt = γΔt₀ İLE L = L₀/γ İLE γ = 1/√(1-v²/c²) )
- ZEITUMKEHROPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİ İŞLEMCİSİ
- ZEITUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİSİ
- TIME REVERSAL[İng.] / INVERSION DU TEMPS[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİĞİ
- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ
- ZAMAN VE KOŞULLARIN DEĞİŞİMİ ve/<> YASALARIN DEĞİŞİMİ
( Zamanın ve koşulların değişmesiyle birlikte yasaların da değişikliğe uğraması kaçınılmazdır.
Ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz! )
- ZAMAN(ve "SÜREKLİLİK/TE"):
DEVİM BİRİMİ ile/ve/||/<>/> ANLARIN TOPLAMI ile/ve/||/<>/> VEHMİ ile/ve/||/<>/> RED ile/ve/||/<>/> ZAMANDAN BAĞIMSIZLIK
- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA
( Özdek/nesne, zamanı gerçekleştiren devinimdir. )
- (ZAMAN ZAMAN/SIK SIK) GERİNMELİ!
- ZAMAN ZARFI ile/||/<> ADVERBE OF TIME[İng.] ile/||/<> ADVERBE DE TEMPS[Fr.] ile/||/<> ZEITADVERB[Alm.] ile/||/<> ZAMAN BELİRTECİ
( Derleme zaman zarfı Bir eylemin anlamını zaman kavramı ile sınırlandıran belirteç Sabahleyin gelmiş Şimdi gidecek Yarın gelsin Geceleyin rastlayınca şaşırmış vb )
( ADVERBE OF TIME )
( ADVERBE DE TEMPS )
( ZEITADVERB )
- ZAMAN ile ARASIZLIK
( TIME vs. WITHOUT INTERRUPTION )
- ZAMAN ile/ve/||/<> MATEMATİK
( TIME vs./and/||/<> MATHEMATICS )
- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK
( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )
- ZAMANI:
NEREDE GEÇİRDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL GEÇİRDİĞİMİZ
( Gövdemizle ilişkilidir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Anlığımızla(zihnimizle) ilişkilidir. )
( Nicelikseldir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nitelikseldir. )
- ZAMANIM YOK" ile/ve/değil/||/<> "ÖNCELİĞİM DEĞİL"
- ZAMANIN:
"GEÇMEMESİ" ile "YETMEMESİ"
( Sevdiğin, yanında değilse. İLE Sevdiğinin yanında. )
- ZAMANIN "RUHU" değil/yerine ZAMANIN "PETEKLERİ"
- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)
( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )
- ZAMANINDA ORADA/YERİNDE OLMALI!
- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER
( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )
- Zamanında KONUŞ!!!
- ZAMANLAMA ile/||/<> ZAMANLAMA
( 1 Oyuncunun başka oyunlarla olan ilişkisinde ne zaman tepki göstereceğini belirten kavram 2 Uygulayım öğelerinin oyuncularla eşlenmesinde dikkat edilen kavram )
( TIMING | SCHEDULING )
( TIMING )
( TIMING )
- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ
- ZAMAZİNGO ile/||/<> ZIMBIRTI / DOST, METRES
( zımbırtı dost metres Kökenini bilmiyoruz )
- ZAMAZİNGO ile/değil/yerine/=/||/<> ZIMBIRTI | METRES
( zımbırtı metres )
- ZAMBAK ile AKÇÖPLEME
( ... İLE Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi. )
( ... cum VERATRUM ALBUM )
- ZAMBÂKİYE | ZAMBAKGİLLER ile/||/<> ZAMBAKGİLLER
( botanik Dik ya da tırmanıcı gövdesi olan çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı ovaryum alt ya da orta durumlu kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen çok yıllık otsu nadiren çalı formundaki bitkiler Dik veya tırmanıcı gövdesi olan çiçekleri ışınsal veya tek simetrili çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş altı parçalı ovaryum alt veya orta durumlu bir çeneklilerden bir familya )
( LILY FAMILY )
( LILIACÉES )
( LILIACEAE )
- ZAMİR-İ FİİLÎ ile/||/<> PERSONAL ENDING[İng.] ile/||/<> DÉSINENCE PERSONNELLE[Fr.] ile/||/<> PERSONALENDUNG[Alm.] ile/||/<> KİŞİ EKİ
( Derleme şahıs eki şahıs bildirici ek Eylem çekimlerinde kullanılan ve kişi gösteren ek Türkçede dört grup kişi eki vardır s 1 Grup Kişi Ekleri 1 K T m geldim gelsem 1 K Ç k geldik gelsek 2 K T n geldin gelsen 2 K Ç iniz geldiniz gelseniz 3 K T geldi gelse 3 K Ç 1er geldiler gelseler II Grup Kişi Ekleri 1 K T im gelmişim geliyorum gelirim geleceğim gelmeliyim 2 K T sin gelmişsin geliyorsun gelirsin geleceksin gelmelisin 3 K T gelmiş geliyor gelir gelecek gelmeli 1 K Ç iz gelmişiz geliyoruz geliriz geleceğiz gelmeliyiz 2 K Ç siniz gelmişsiniz geliyorsunuz gelirsiniz geleceksiniz gelmelisiniz 3 K Ç 1er gelmişler geliyorlar gelirler gelecekler gelmeliler III Grup Kişi Ekleri 1 K T I K Ç 2 K T gel 2 K Ç in gelin 3 K T sin gelsin 3 K Ç sinler gelsinler IV Grup Kişi Ekleri 1 K T im geleyim 1 K Ç lim gelelim 2 K T sin gelesin 2 K Ç siniz gelesiniz 3 K T gele 3 K Ç 1er geleler vb 1 K T im geleyim 1 K Ç lim gelelim 2 K T sin gelesin 2 K Ç siniz gelesiniz 3 K T gele 3 K Ç 1er geleler vb )
( PERSONAL ENDING )
( DÉSINENCE PERSONNELLE )
( PERSONALENDUNG )
- ZAMÎR-İ FİLÎ | ZAMÎR-İ FİİLÎ ile/||/<> PERSONEL ENDING[İng.] ile/||/<> DESINENCE PERSONNELLE[Fr.] ile/||/<> PERSONALENDUNG[Alm.] ile/||/<> ŞAHIS EKİ
( Fiil çekiminde şahıs belirten ek Türkçede dört grup şahıs eki vardır 1 Grup şahıs ekleri 1 şahıs teklik m bildim bilsem 1 şahıs çokluk k bildik bilsek 2 şahıs teklik n bildin bilsen 2 şahıs çoklukInIz UnUz bildiniz bilseniz 3 şahıs teklik bildi bilse 3 şahıs çokluk lAr bildiler bilseler II Grup şahıs ekleri 1 şahıs teklik Im Um bilmişim biliyorum bilirim bileceğim bilmeliyim 2 şahıs teklik sIn sUn bilmişsin biliyorsun bilirsin bileceksin bilmelisin 3 şahıs teklik bilmiş biliyor bilir bilecek bilmeli 1 şahıs çokluk Iz Uz bilmişiz biliyoruz biliriz bileceğiz bilmeliyiz )
( PERSONEL ENDING )
( DESINENCE PERSONNELLE )
( PERSONALENDUNG )
- ZAMÎR-İ MUTAVAAT, MUTAVAAT ZAMÎRİ | DÖNÜŞLÜ ZAMİR ile/||/<> DÖNÜŞLÜLÜK ZAMİRİ
( Söz içinde yapılan işin yapana döndüğünü anlatan ve şahıs kavramını pekiştirerek belirten kendi zamiri. Bu zamir iyelik ekleri alarak bütün şahısları karşılar: kendim, kendin, kendi, kendisi; kendimiz, kendiniz, kendileri: Sen bu işi kendin başarmalısın Bugüne kadar kendisinden herhangi bir haber çıkmadı gibi. )
( REFLEXIVE PRONOUN~REFLEXIVE PRONOUN )
( PRONOM RÉFLÉCHI~PRONOM RÉFLÉCHI )
( PRONOMEN REFLEXIVUM~PRONOMEN REFLEXIVUM )
( REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT | REFLEXIVPRONOMEN~REFLEXIVPRONOMEN )
( PRONOME RIFLESSIVO~PRONOME RIFLESSIVO )
( ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία~ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία )
- ZAMÎR-İ MUTAVAAT, MUTAVAAT ZAMÎRİ ile/||/<> REFLEXIVE PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM RÉFLÉCHI[Fr.] ile/||/<> REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT[Alm.] ile/||/<> DÖNÜŞLÜ ZAMİR
( Söz içinde yapılan işin yapana döndüğünü anlatan ve şahıs kavramını pekiştirerek belirten kendi zamiri Bu zamir iyelik ekleri alarak bütün şahısları karşılar kendim kendin kendi kendisi kendimiz kendiniz kendileri Sen bu işi kendin başarmalısın Bugüne kadar kendisinden herhangi bir haber çıkmadı gibi )
( REFLEXIVE PRONOUN )
( PRONOM RÉFLÉCHI )
( REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT | REFLEXIVPRONOMEN )
( PRONOMEN REFLEXIVUM )
( PRONOME RIFLESSIVO )
( ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία )
- ZAMÎR-İ ŞAHSÎ ile/||/<> PERSONAL PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM PERSONNEL[Fr.] ile/||/<> PERSONALPRONOMEN[Alm.] ile/||/<> ŞAHIS ZAMÎRİ
( Dilbilgisinde söz söyleyen kendisine söz söylenen ve kendisinden söz edilen kişilerin yerini tutan kelime Türkçede şahıs zamirleri şahıslar için ben sen o çokluk şahıslar için biz siz onlar kelimeleridir )
( PERSONAL PRONOUN )
( PRONOM PERSONNEL )
( PERSONALPRONOMEN )
( PRONOMEN PERSONALE )
( PRONOME PERSONALE )
( ΠΡΟΣΩΠΙΚΉ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / προσωπική αντωνυμία )
- ZAMKLAMAK ile ZAMKLANMAK ile ZAM ile ZAMK ile ZAMKLI ile ZAM PAKETİ ile ZAMK AĞACI ile ZAMKLI KAĞIT ile ZAMK AKASYASI ile ZAMK HASTALIĞI
- ZAMMETMEK[Ar. < ŻAMM + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> KATMAK
- ZAN[Ar. < ẒANN] ile/değil/yerine/=/||/<> SANI (ZANNETMEK, ZANNEYLEMEK, ZANNOLUNMAK, HÜSNÜZAN, SUİZAN)
- ZANAAT ile EL SANATLARI ile ZANAATKAR ile İŞÇİLİK
( CRAFT vs. CRAFTS vs. CRAFTSMAN vs. CRAFTSMANSHIP )
( حرفه ile حرف ile صنعت گر ile پيشه ور ile صنعت گري )
( HARFEH ile HARF ile SANAT GAR ile PEYSHEH VAR ile SANAT GARY )
- ZANAATÇI/ZANAATKÂR[Ar. < ṢİNĀʿAT + Fars. -KĀR] ile/||/<> ZANAAT/SINAAT[Ar. < ṢİNĀʿAT]
- ZANAATKÂR[Ar. < ṢİNĀʿAT + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZANAATÇI
- ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF
- ZANCLEAN AGE[İng.] ile/değil/yerine/= ZANKLEYAN ÇAĞI
( Milattan önce 5.332.000 ile milattan önce 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZANNETME! ile/ve/||/<> FARZ ETME! ile/ve/||/<> SOR! ile/ve/||/<> SÖYLE!
- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )
- ZANNETMEK[Ar. < ẒANN + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> SANMAK
- ZANNETMEK/ZEHAP[Ar.] ile ZAMMETMEK[Ar.]
( Sanı, kuşku/şüphe. İLE Katmak. )
- ZANNETMEK ile/ve/||/<> BİLE DEĞİL
- ZANNETMEK ile ZANNEDİLMEK
- ZAPTURAPT[Ar. < ŻABṬ + RABṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİSİPLİN
- ZARE ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAR ELEKTROT
- ZAR-ZOR (HALLETMEK)
- MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE, DIAPHRAGME[Fr.] / MEMBRAN, DIAPHRAGM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAR
- ZARAFET ile ZARAFETLİ
- ZARARI, AZA İNDİRGEMEK değil ZARARI, AZA İNDİRMEK
- [ne yazık ki]
ZARARLILARIN TÜKETİMİNDE:
(")İLGİLİ(/LİK)(") ile/ne yazık ki/<>/> ALICI(/LIK) / MÜŞTERİ(Sİ OLMA) ile/ne yazık ki/<>/> BAĞIMLI(/LIK)
( Başlangıçta. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> Ortada. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> İleride. )
- ZARFLAMAK ile MEKTUP
( ENVELOP vs. ENVELOPE )
( درلفاف گذاشتن ile فرا گرفتن ile پاکت )
( DARLEFAF GOZASHTAN ile FARA GARAFTAN ile PAKT )
- ZARFLAMAK ile/||/<> ZARFLAMAK
( matematik )
( ENVELOPE )
( ENVELOPPER )
- ZARFLAMAK ile ZARFLANMAK ile ZARILANMAK ile ZAR ile ZARA ile ZARF ile ZARFLI ile ZARFÇI/LIK ile ZAR ZOR ile ZARFSIZ ile ZARİ ZARİ ile ZART ZURT ile ZARF TÜMLECİ ile ZAR KANATLILAR
- ZARİ ZARİ[Fars.] ile/değil/yerine/= HÜNGÜR HÜNGÜR/İNLEYEREK (AĞLAMAK)
- ZARÎF ile/değil/yerine/= GÜZEL, ŞIK, ZARÂFETLİ | NÂZİK, İNCE, YAKIŞIKLI | İNCE NÜKTELİ, İNCE NÜKTELERLE KONUŞAN
- ZARİF/LİK ile ZARİFÇE
- ZARP, DARP | ZARP | ZARBETMEK | ÇARPMAK ile/||/<> ÇARPMA ile/||/<> ÇARPMAK
( Karşı oyuncuya iki ayağı yerden kesmeden gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek Bir küme üzerinde ikili bir işlem matematik fizik matematik Duruşu değiştirmeden sıçrama ve iki ayağı birbirine çarptırma )
( HIT, CHARGE WITH THE BODY | MULTIPLICATION | BATTU | MULTIPLY )
( MULTIPLICATION | COLLISION | MULTIPLIER | PAS BATTU )
( REMPELN | MULTIPLIKATION, VERVIELFACHEN | BATTU )
( MULTIPLICATIO )
- ZARURİLİK ile/değil/yerine/=/||/<> ZORUNLULUK | GEREKLİLİK
( zorunluluk gereklilik )
- ZARÛRÎYAT ile/ve HACİYAT ile/ve TAHSİNİYAT
- ZÂTEN" değil/yerine BİLİNDİĞİ GİBİ/MÂLUM
- ZÂTEN ... ile/değil/yerine BİRİNCİSİ, ...
- ZÂT-EN ile/ve/||/<> HAKİKAT-EN
- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HER HALÜKARDA
- ZATUCENB[Ar. < ẔĀTU'L-CENB] ile/değil/yerine/=/||/<> ZATÜLCENP
( Göğüs sancısı ateş titreme öksürük vb belirtilerle ortaya çıkan akciğer zarı yangısı satlıcan )
- ZATÜLCENP/ZATUCENB[Ar. < ẔĀTU'L-CENB] ile/||/<> ZATÜRRE/ZATURİE[Ar. < ẔĀTU'R-RİʾE]
( Göğüs sancısı ateş titreme öksürük vb belirtilerle ortaya çıkan akciğer zarı yangısı satlıcan )
- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-KEFFİYYE[Ar.] ile PALMIPÈDES[Fr.] ile ...
( Perdeayaklılar. )
- ZÂT-ÜL-ERCÜL-ÜL-KESÎRE | ÇOK AYAKLILAR ile/||/<> ÇOK AYAKLILAR
( Başı gövdesinden ayrı göğüs karın sınırı belirsiz bir çift boynuzla birçok ayağı olan ve hava solunumu yapan eklembacaklılar sınıfı bacaklılar zooloji )
( MYRIAPODS )
( MILLE-PATTES | MYRIAPODES, MYRIOPODES )
( TAUSENDFÜSSLER )
( MYRIAPODA )
- ZÂT-ÜL-ESÂBİ-İL-MÜZDEVİCE[Ar.] ile ...
( Suaygırı gibi ayakları eşit parmaklarla biten iri hayvanlar. )
- ZÂT-ÜL-KURÛN-İL-MUSAMME/MÜCEVVEFE[Ar.] ile ...
( Boynuzlarının içi boş olan hayvanlar, boş boynuzlular. )
- ZÂT-ÜS-SEDÂYÂ | MEMELİLER ile/||/<> MEMELİLER
( zooloji İkincil ağızlı hayvanlardan kordalılar Chordata alt filumunun omurgalılar Vertebrata dalından süt bezleri gelişmiş ve yavrusunu süt ile besleyen sıcakkanlı tek delikliler Monotremata takımı hariç hepsi doğurarak çoğalan kalpleri dört odalı göğüs ve karın boşlukları bir zar ile ikiye ayrılmış vücutları tüylerle örtülü karada denizde ve havada yaşayan türleri kapsayan bir sınıf )
( MAMMALS )
( MAMMIFÈRES )
( SÄUGETIERE )
( MAMALIA | MAMMALIA, MAMMA: MEME )
- ZÂT-ÜS-SUKABÂT-I GAYR-İ MÜŞA'ARA[Ar.] = MADRÉPORES[Fr.] = ...
( Matraporalar. )
- ZÂVİYE ile/||/<> ZÂVİYE MUSATTAHA
( Açı. İLE/||/<> Düzlemsel açı. )
- ZAVİYETAN-T MÜTEVAFİKATAN, MÜTEVAFIK ZAVİYELER | YÖNDEŞ AÇILAR ile/||/<> YÖNDEŞ AÇILAR
( Çaprazın ayrı uçlarında ve aynı yanlarında oluşan birisi iççapraz ötekisi dışçapraz iki açı matematik )
( EXTERIOR-INTERIOR ANGLES, CORRESPONDING ANGLES )
( ANGLES CORRESPONDANTS )
( KORRESPONDIERENDE WINKEL, GEGENWINKEL )
- WEAK ACID/CONJUGATE BASE PAIRS[İng.] / SCHWACHE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİT/KONJUGE BAZ ÇİFTİ
- ZAYIF | AYRINTILI/İNCE ile/||/<> İNCE YAPILI | DUYGULU/İNCEDEN
( ince ağrı ince ayrım ince bağırsak ince donanma ince düşünceli ince gül yağı ince hastalık incekara ince iş ince karın ağrısı ince kesim ince saz ince ses ince sıva ince tutkal ince ünlü ince yağ ince yapılı ince zar inceden inceye Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan cılız narin kalın karşıtı zayıf Taneleri ufak iri karşıtı Aşırı özen gerektiren kaba karşıtı ayrıntılı Akışkanlığı çok olan yoğun ve koyu olmayan sıvılar Tiz ses kalın karşıtı Hafif gücü az İyiden iyiye enikonu ayrıntılı Düşünce duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan zarif kaba karşıtı )
- ZAYIF ELEKTROLİT ile GÜÇLÜ ELEKTROLİT
( Suda kısmen iyonlaşan bileşik. İLE Suda tamamen iyonlaşan bileşik. )
- WEAK INTERACTIONS[İng.] / INTERACTION FAIBLE[Fr.] / SCHWACHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ETKİLEŞME
- ZAYIF "YAPAY ZEKÂ" YAKLAŞIMI
ile/değil
GÜÇLÜ "YAPAY ZEKÂ" YAKLAŞIMI
- ZAYIF ile ZAYIF FİKİRLİ ile ZAYIF FİKİRLİLİK ile GÜÇSÜZLÜK
( FEEBLE vs. FEEBLE -MINDED vs. FEEBLE -MINDEDNESS vs. FEEBLENESS )
( شل ile کم زور ile کوته فکر ile کوته فکري ile شلي )
( SHEL ile KAM ZUR ile KOTEH FEKAR ile KOTEH FEKARY ile SHELY )
- FACTEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA FAKTÖRÜ
- EMSÂL-İ TASGİR[Osm.] / ATTENUATION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA SABİTİ
- ATTENUATION LENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA UZUNLUĞU
- ATTENUATION[İng.] / SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA
- ZAYIFLAMA ile/ve/<> "ÇÖKME"
- ZAYIFLAMA ile/||/<> ZAYIFLAMA
( Bir ışınım kaynağının içinden geçtiği madde ile etkileşmesi sonucu miktarca azalması Bir abanığın daha kolay söylenebilen başka bir abanığa dönmesi Potinden fotin gibi Zayıflama açınıklarda da olabilir Mustafanın Mıstafa söylenmesi gibi kararma )
( ATTENUATION )
( ATTÉNUATION | AFFAIBLISSEMENT )
( SCHWÄCHUNG )
- ZAYIFLAMAK ile/ve/değil/||/<> KEMERİN/LASTİĞİN ZAYIFLAMASI
- ZAYIFLAMAK ile ZAYIFLATMAK ile ZAYIFLATABİLMEK ile ZAYIFLAYABİLMEK ile ZAYIF/LIK ile ZAYIF NAHİF ile ZAYIF SESLİ
- ZAYIFLATILMIŞ AŞI ile/||/<> ÖLÜ AŞI
( Zayıflatılmış aşı canlı ama hastalık yapmayan mikroorganizma içerir İLE ölü aşı öldürülmüş mikroorganizma içerir. Zayıflatılmış aşı güçlü bağışıklık oluşturur İLE ölü aşı daha güvenlidir. Pasteur şarbon ve kuduz için zayıflatılmış aşı geliştirdi. )
( Louis Pasteur tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- ZAYIF/LIK ile/ve/değil/yerine GÜÇSÜZ/LÜK
( [not] WEAK vs./and/but POWERLESS
POWERLESS instead of WEAK )
- ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK
- ZEBÂNÎ[Ar. çoğ. ZEBÂNİYÂN] ile ZEBÂNÎ[Ar.]
( Cehennemlikleri cehenneme atmaya memur edilen melek. İLE Dile ait, dil ile ilgili. )
- ZEBRA BALIĞI[İng. ZEBRAFISH] ile/||/<> DOĞURGANLIK[İng. FECUNDITY]
( Omurgalıların biyolojisi, fizyolojisi ve insan hastalıklarını incelemek için kullanılan bir model organizma (Danio rerio). Yüksek doğurganlık ve kısa üretim süresi, genetik çalışmalar için de elverişlidir. Bir diğer kullanışlı özellik kızartmalarının şeffaf olmasıdır. İnsan hastalıklarına benzeyen yüzlerce mutantı tespit edilmiştir. @@ Bir birey tarafından üretilen gametlerin toplamıdır. Genellikle dişilerin ürettiği yumurta sayısı olarak belirlenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZEBUNLAŞMAK ile ZEBUN/LUK
- ZEDELEMEK ile ZEDELENMEK ile ZEDELEYEBİLMEK ile ZEDELİ ile ZEDESİZ
- ZEDELENME | HASAR ile/||/<> HASAR[Ar. < HASÂR]
( Bir malda kırılma dökülme bozulma gibi istek dışı nedenlerle ortaya çıkan zarar )
( DAMAGE )
- ZEDELE(N)ME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEŞİTLE(N)ME
- ZEEMAN ile/||/<> STARK ile/||/<> PASCHEN-BACK
( Bir atomun enerji düzeylerinin, dış manyetik alan altında birkaç yakın düzeye yarılmasıdır; spektrum çizgileri çoğalır. @@ Aynı yarılmanın, dış elektrik alan altında ortaya çıkmasıdır. @@ Manyetik alan çok güçlendiğinde, spin ile yörünge bağının çözülmesiyle yarılmanın niteliğinin değişmesidir. Üçü de atom düzeylerinin dış alanla yarılmasıdır: manyetik, elektrik ve güçlü-manyetik durum. )
( Formül: ΔE = μB·B )
- ZEHİRLENME ile/||/<> POISONING[İng.] ile/||/<> EMPOISONNEMENT[Fr.] ile/||/<> VERGIFTUNG[Alm.] ile/||/<> AĞILANMA
( POISONING )
( EMPOISONNEMENT )
( VERGIFTUNG )
- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR
- ZEHRETMEK[Fars. < ZEHR + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZEHRETMEK
( Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak bunaltmak acı vermek sıkmak üzmek )
- ZEHROLMAK[Fars. < ZEHR + Tr. OLMAK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZEHROLMAK
( Zevk almak umulurken üzüntü ile karşılaşmak )
- ZEKÂ:
SOYUT ile/ve/||/<> MEKANİK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL
( )
- ZEKÂ ile/ve/değil AYIRDINDALIK
( [not] INTELLIGENCE vs./and/but DISTINGUISHNESS )
- ZEKÂ ve/||/<>/< SOYUTLAMA GÜCÜ / STİL
- ZEKÂNIN ELVERMESİ" ile "AKLIN BASMASI"
- ZEKERİYAKÖY AMERİKAN HASTANESİ KLİNİĞİ :
( Zekeriyaköy'de Koza Evleri Sitesi içinde Amerikan Hastanesine ait klinik hizmet vermektedir. )
- ZEKERİYAKÖY ANTRENMAN SAHASI :
( Sarıyer Belediyesi arazisi üzerinde olup Sarıyer Belediylesi tarafından yapılmıştır. Çim sahadır. Gerekli bazı tesisleri varsa da yeterli değildir. Sarıyer Spor Kulübü antrenmanlarkını burada yapmaktadır. )
- ZEKERİYAKÖY HİLL\'S HAYVAN HASTANESİ :
( Zekeriyaköy içinde hayvanlar için Hill's ismini taşıyan bir hayvan hastanesi hizmet vermektedir. )
- ZEKERİYEKÖY MUHTARLIĞI YANINDAKİ ÇINAR AĞAÇI :
( Köy Muhtarlığı binası ile eski köy kahvesi arasındadır. Çok sağlıklıdır. Çevresi 7.50 m'dir. Yaşı tahminen 450 - 500'dür. )
- ZEKİ KİŞİLERİN, İŞE ALINMA AMACI:
NE YAPACAKLARINI SÖYLEMEK ile/değil/yerine İŞVERENLERİN, NE/LER YAPACAĞINI/YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMELERİ
- YALNIZLIK:
ZEKİLERDE ile/ve/||/<> ÇIKARSIZLARDA ile/ve/||/<> SAĞDUYULULARDA
- DEPREM / ZELZELE/ZİLZÂL/ZELZAL/ZÜLZAL[Ar.] ile/değil/yerine/= YER SARSINTISI/YER SARSAN
- ZEM[Ar. < ẔEMM] ile/değil/yerine/=/||/<> YERME (ZEMMETMEK)
- ZEMBEREK OTU ile/||/<> ATKUYRUĞU
( atkuyruğu Bataklık atkuyruğu botanik Atkuyruğugiller Equisetaceae familyasından rizomlu genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen yeşil renkli fakat bazen verimli bireyleri beyazımsı kahverengi olabilen çiçeksiz bitkiler Zemberek otu )
( EQUISETUM PASTUREL )
- ZEMİN ile ZEMİN KAT ile KARA KUVVETİ ile ZEMİN PLANI ile ZEMİN KİRASI ile TEMEL DURUM ile ÖĞÜTÜLMÜŞ BUĞDAY VE ET ile TOPRAKLAYICI ile ASILSIZ ile TOPRAKLI ile KANARYA OTU
( GROUND vs. GROUND FLOOR vs. GROUND FORCE vs. GROUND PLAN vs. GROUND RENT vs. GROUND STATE vs. GROUND WHEAT AND MEAT vs. GROUNDER vs. GROUNDLESS vs. GROUNDLING vs. GROUNDSEL )
( آسيابي ile زمين ile دوخ ile کوبيده ile طبقه همکف ile اشکوب هم کف ile نيروي زميني ile طرح عمومي ile طرح اساسي ile اجاره عرصه ile کمترين نيرو ile نيروي اساسي ile هريسه ile پايهگذار ile واهي ile بي اساس ile بي اصلص ile گياه زميني ile تير پايه )
( ASYABY ile ZAMYNE ile دوخ ile KUBYDAH ile TABAGHEH CPEHMAKF ile ESHKUB NPAM KOF ile NEYROY ZAMYNEY ile TARH AMOMY ile TARH ASASY ile EJAREH ARSEH ile KAMTARYNE NEYRO ile NEYROY ASASY ile هريسه ile PAYCPEHGOZAR ile VAHY ile BEY ASAS ile BEY ESLES ile GYAH ZAMYNEY ile TYR PAYYEH )
- Zemininde KONUŞ!!!
- ZEMİN/LİK ile ZEMİNLİ ile ZEMİN KATI
- ZEMMETMEK[Ar. < ẔEMM + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> YERMEK
- ZENCİ/FELLAH[Ar.] ile/değil/yerine/= SİYAH/KARA TENLİ
- ZENDAKA/ZINDIKLIK ile/ve/||/<> İLHÂD
- ZENEB-ÜL-HAYL | ATKUYRUĞU ile/||/<> ATKUYRUĞU
( botanik Atkuyruğugiller Equisetaceae familyasından rizomlu genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen yeşil renkli fakat bazen verimli bireyleri beyazımsı kahverengi olabilen çiçeksiz bitkiler Zemberek otu )
( FALSE HORSE TAIL, HORSE PIPE )
( PRÈLE | ÉQUISETTE, QUEUE DE CHEVAL )
( ACKERSCHACHTELHALM )
( EQUISETUM | EQUISETUM ARVENSE )
- ZENER BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= ZENER BOZULMASI (VEYA ZENER KESİLMESİ)
- CLAQUAGE ZENER[Fr.] / ZENER-DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER KESİLMESİ/KIRILMASI
- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK
- ZENGİNLİK:
[ya] ÇOK PARA ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST
( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )
- ZENGİNLİK ile BAŞARI
- ZENGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI
- ZENGİNLİK ile/ve/<> BEREKET
( GINÂ' ile/ve/<> ... )
- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK
- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK
- ZENGİNLİK ile/değil "GÖSTERİŞ"
- ZENGİN/LİK ile GÜÇLÜ/LÜK
- ZENGİN/LİK ile KALKINMIŞ/LIK
- ZENNE/LİK ile ZENNECİ
- ZENO[İng. ZENO] ile/||/<> ZENOBİYOZ[İng. XENOBIOSIS] ile/||/<> ZENOFOBİ[İng. XENOPHOBIA] ile/||/<> ZENOİK[İng. XENOIC]
( Yunanca acayip, yabancı anlamlarına gelen ön ek. @@ Bir sosyal böcek türü kolonisinin diğer böyle bir türün yuvasında yaşaması durumu. Kendi yavrularını ayrı tutarlar, fakat serbestçe dolaşarak besinleri yerler. @@ Yabancılara karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunanca'da "yabancı" anlamına gelen ξένος ("xénos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phóbos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Başka organizmaların boş kabuklarında yaşama.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZERO FIELD SPLITTING ile/||/<> SPIN-ORBIT COUPLING
( ZFS kristal alan D, E, spin-orbit LS coupling. )
( Formül: D İLE E parametreleri )
- ZERO-KNOWLEDGE ile/||/<> MPC ile/||/<> FHE
( Modern kriptografik protokoller. )
( Formül: ZKP: P kanıtlar İLE V doğrular )
- ZERO-KNOWLEDGE ile/||/<> MPC ile/||/<> FHE
( Veri ifşa etmeden hesaplama. )
( Formül: Prover→Verifier )
- ZERO PROBABILITY[İng.] ile/||/<> OLAMAZLIK
( Bir olayın gerçekleşme olasılığının 0 sıfır a eşit olması )
( ZERO PROBABILITY )
- ZERRE MİSKAL (İLGİSİ BULUNMAMAK) -ile
- ZERREDEKİ OKYANUS ile/ve/||/<> NOKTANIN SONSUZLUĞU
- ZETA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÊTA[Fr.] / ZETA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ZETA POTANSİYELİ
- ZETA PINCH[İng.] / PINCEMENT ZÊTA[Fr.] ile/değil/yerine/= ZETA SIKIŞTIRMASI
- ZEVÂHİRİ[Ar.] KURTARMAK ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜŞÜ KURTARMAK
- ZEVEBAN | ERİME >< KATILAŞMA
( Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. @@ 1. kimya: Bir özdeğin, herhangi bir sıvı içerisinde özdecik ya da yükün olarak dağılması olayı. 2. fizik: Isı etkisiyle, katı iken sıvı durumuna geçme. @@ Bir katının katı evresinden ısı ve basınç etkisiyle sıvıya dönüşümü. @@ bk. çözünme. @@ bk. çözünmek. @@ Metallerin, erime sıcaklıkları üzerinde ısıtılmalarıyle, katı durumdan sıvı duruma geçmeleri olayı. )
( MELTING, FUSION | DISSOLUTION | MELTING | SOLIDIFICATION~SOLIDIFICATION | CONSOLIDATION )
( FUSION | DISSOLUTION | FONTE | SOLIDIFICATION~SOLIDIFICATION | CONSOLIDATION )
( FUSIO~... )
( SCHMELZUNG | SCHMELZEN | ERSTARRUNG~ERSTARRUNG | VERFESTIGUNG )
( FUSIONE~SOLIDIFICAZIONE )
( ΤΉΞΗ / τήξη~ΣΤΕΡΕΟΠΟΊΗΣΗ / στερεοποίηση )
- ZEVİYE-İ MÜNFERİCE | GENİŞ AÇI ile/||/<> GENİŞ AÇI
( Ölçüsü dik açıdan daha büyük ve düz açıdan daha küçük olan açı matematik Ölçüsü doksan dereceden büyük olan açı )
( OBTUSE ANGLE )
( ANGLE OBTUS )
( STUMPF WINKET | STUMPFER WINKEL )
( OBTUSUS )
- ZEVK ile/||/<> TOSTE[İng.] ile/||/<> GOÛT[Fr.] ile/||/<> GUSTUS[Lat.] ile/||/<> GESCHMACK[Alm.] ile/||/<> BEĞENİ
( 1 Kesin güvenilir ince ayrımlara varan bir duyguya dayanan estetik yargılama ve değerleme gücü güzeli çirkinden ayırma yetisi 2 Estetik duyumlamanın öznelkişisel rengi ve belirliliği Beğeniler üzerine tartışılmaz 3 Özellikle modada kendini gösteren toplumlara ya da çağlara ilişkin bireyüstü ortak değerleme eğilimi )
( TOSTE )
( GOÛT )
( GESCHMACK )
( GUSTUS )
- ZEVKİNİ ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HİKMETİNE ERMEK
( Lâf-ü-Güzâf ve kıl-ü-kâl kalktığında, geriye, zevk ve vicdan kalır. )
- ZEVKSAFA[Ar. < ẔEVḲ + ṢAFĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZEVKÜSEFA
( Eğlenme eğlence )
- ZEVKSELİM[Ar. < ẔEVḲ + SELĪM] ile/değil/yerine/=/||/<> ZEVKİSELİM
( En yüksek zevk )
- ZEVVAKÎN-İ DERGÂH-I ÂLÎ, ZEVVAKÎN-İ HASSA ile/||/<> SOFRACI
( Sarayda sofra hizmeti gören kimi zaman padişahın özel yemeğinin hazırlanmasına bakan kimse )
- ZEVZEK/LİK ile PATAVATSIZ/LIK
- ZEYİLNAME[Ar. < ẔEYL + Fars. NĀME] ile/değil/yerine/=/||/<> EK POLİÇE
- ZEYL | APANDİS ile/||/<> APANDİS ile/||/<> APANDİS[Fr. < APPENDICE]
( takı biyoloji )
( APPENDICE )
- ZEYTİN "ÇEKİRDEĞİ" ile "İNCİR ÇEKİRDEĞİ"
- ZEYTİN ile ANTİPASTİ[İt.]
( ... İLE Zeytin, çiğ sebze, turşu. )
- ZEYTİNLER'DE:
ÇOLUR ile/ve HAL ile/ve KALİ ile/ve KALAMATA ile/ve KALEMBEZİ ile/ve MEMECİK ile/ve MEMİLİK ile/ve SARIULAK ile/ve SELE ile/ve USLU ile/ve YOĞULIĞ
- ZEYTİN/LİK ile ZEYTİNCİ/LİK ile ZEYTİNLİ ile ZEYTİNSİZ ile ZEYTİN DALI ile ZEYTİN KURDU ile ZEYTİN RENGİ ile ZEYTİN EZMESİ ile ZEYTİN GÜVESİ ile ZEYTİN SİNEĞİ
- ZEYTİNYAĞI ile PAMUKYAĞI
( ... İLE Pamuk çekirdeklerinden elde edilen, zeytinyağına benzer bitkisel yağ. )
- ZEYTİNYAĞINDA:
ACILIK ile/ve/||/<> YAKICILIK
( Bir yemek kaşığı zeytinyağı ağızda yaydıktan sonra yavaşça yutulduğunda, 16. - 20. saniyeler arasında dilin yanlarında ve arka tarafında acılık duyumsanır.[Acılık duyumu uzun sürmez.] İLE/VE/||/<> Gerçek zeytinyağının yakıcılığı, 26. - 29. saniyelerde ortaya çıkar. Yakıcılık, biraz kalıcıdır.[Yakıcılığa neden olan oleocanthal olarak adlandırılan yağa antioksidan özelliği veren, polifenol bileşenidir.] )
( )
- ZEYTİNYAĞI'NDA:
BURUN YAĞI ile/ve AYAK YAĞI
- ZEYTİNYAĞI'NDA:
RİVİERA ile/ve/değil/yerine SIZMA
( )
- ZEYTİNYAĞLI ile/ve/||/<> MEZE
- ZEYTÛNİYE | ZEYTİNGİLLER ile/||/<> ZEYTİNGİLLER
( botanik Genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen yapraklarını döken bazen her dem yeşil çiçekleri ışınsal simetrili hermafrodit meyveleri kapsül kanatlı fındıkçık eriksi ya da üzümsü olan ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya Zeytin Olea europaea türü iyi bilinir )
( OLIVE FAMILY )
( OLÉACÉES )
( OLEACEAE )
- ZFC ile/||/<> NBG ile/||/<> MK
( Farklı aksiyomatik küme kuramları. )
( Formül: AC: Seçim Aksiyomu )
- ZIBÂBİYE-İ BERRİYYE[Ar.] ile ZIBÂBİYE-İ MÂİYYE[Ar.]
( Kertenkele ve benzeri hayvanlar. İLE Bu sınıfın suda yaşayan bölümü. )
- ZIBARMAK ile ZIBARTMAK
- ZİDDİYYET[Ar. < ŻİDDİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ZIDDİYET
( karşıtlık Geçimsizlik çekemezlik birbini sevmeme )
- PECHKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİFT KÖMÜRÜ
- ZİFTLEMEK ile ZİFTLENMEK ile ZİFT
- ZİGOT ÖNCESİ İZOLASYON[İng. PREZYGOTIC ISOLATION] ile/||/<> ZİGOT SONRASI İZOLASYON[İng. POSTZYGOTIC ISOLATION] ile/||/<> ZİGOTAKSİ[İng. ZYGOTAXIS]
( Eş seçimi, zamanlama ve benzeri farklılıklardan ötürü popülasyonlar arasında zigot daha oluşmadan önce ortaya çıkan izolasyon durumudur. Böylece hibrit zigotlar oluşamaz. "Zigot öncesi bariyer" olarak da bilinir. @@ Türler arası çiftleşme sonucu oluşan hibrit formlarda görülen gelişim bozuklukları ya da kısırlık durumlarından ötürü popülasyon içinde üremeye dayalı izolasyonun oluşması durumudur. "Zigot sonrası bariyer" olarak da bilinir. @@ Dişi ve erkek gametler arasındaki doğal çekim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZİGOT[İng. ZYGOTE] ile/||/<> ALEL DIŞLANMASI[İng. ALLELIC EXCLUSION] ile/||/<> AYRIKLIK (TRANS-DÜZENLEME)[İng. TRANS-ARRANGEMENT] ile/||/<> AYRILMA KURALI[İng. LAW OF SEGREGATION] ile/||/<> BOZUCU SEÇİLİM[İng. DISRUPTIVE SELECTION] ile/||/<> ÇEKİNİK GEN[İng. RECESSIVE GENE] ile/||/<> HETEROZ[İng. HETEROSIS] ile/||/<> HETEROZİGOT AVANTAJI[İng. HETEROZYGOUS ADVANTAGE] ile/||/<> HOMOZİGOT[İng. HOMOZYGOUS]
( Bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan ilk göze. Anneden ve babadan birer set olmak üzere iki set kromozom bulundurur. Ancak yumurta ve sperm gözelerinin her biri, mayoz bölünme sebebiyle sadece bir set kromozom içerir. Zigotun bölünmesi ve büyümesiyle embriyo oluşur. @@ Heterozigotluk durumunda bir genin bulunabileceği lokustaki iki alelden yalnızca birinin ifade edilmesi durumudur. İmmoglubulin ve T Hücresi Reseptörlerini kodlayan genlerde bu durum görülür. T Hücrelerinde sadece 1 set TCR geni ifade edilir. @@ Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. @@ Bir genin iki farklı alelinin ayrılarak farklı gametlere dağılması. Tamamen rastgele gerçekleşir. Eğer genler homozigot ise gametlerdeki ayrılan genler %100 aynı olur. Fakat eğer ayrılan genler heterozigot ise gametlerin %50'si baskın aleli, diğer %50'si ise çekinik aleli alır. @@ Bir özellik için uçlardaki özelliklerin seçilmesi ve ortada kalan özelliğe karşı olunması. 2 alelle kontrol edilen bir özellik için çekinik ve baskın homozigot genin tercih edilmesi ve heterozigota karşı olunması. Heterozigot bireylerin sayısında azalma görülür. @@ Alelde heterozigot durumdayken fenotipte gözlemlenemeyen genlerdir. Yalnızca homozigot durumdayken fenotipte gözlemlenebilirler. @@ Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması. @@ Aşırıbaskınlık. Bir dengeleyici seçilim çeşididir. Bu durumdaki türlerin bazı özelliklerinin genetik temeli açısından heterozigot olan bireyler, homozigot baskın ya da homozigot çekinik genotipe sahip bireylerden avantajlı olurlar. Belirli bir lokusta bulunan heterozigot genotipin, homozigot genotipten daha yüksek uyum başarısına sahip olması durumudur. @@ Kromozomlarda verilen bir alel çifti ya da serisi bakımından aynı genleri taşıyan bireylerdir. Homozigotlar, belirli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle de saf olarak görülürler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZİGOT ile/||/<> ZİGOT ÖNCESİ YALITIM/BARİYER/İZOLASYON ile/||/<> ZİGOT SONRASI YALITIM/BARİYER/İZOLASYON ile/||/<> ZİGOTAKSİ ile/||/<> YUMURTA/OVUM
( Bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan ilk göze.[Anneden ve babadan birer set olmak üzere iki set kromozom bulundurur. Ancak yumurta ve sperm gözelerinin her biri, mayoz bölünme nedeniyle sadece bir set kromozom içerir. Zigotun bölünmesi ve büyümesiyle embriyo oluşur.] İLE/||/<> Eş seçimi, zamanlama ve benzeri farklardan ötürü popülasyonlar arasında zigot, henüz oluşmadan önce ortaya çıkan yalıtım durumu. Böylece hibrit zigotlar oluşamaz. İLE Türler arası çiftleşme sonucu oluşan hibrit biçimlerde görülen gelişim bozuklukları ya da kısırlık durumlarından ötürü popülasyon içinde üremeye dayalı yalıtımın oluşması. İLE Dişi ve eril gametler arasındaki doğal çekim. İLE/||/<> İnsan fizyolojisinde, bir sperm gözesi ile döllendiğinde yeni bir organizma durumuna gelebilen, dişi üreme örgenlerinin birinden salınan tek göze. )
- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve ESTETİK FELSEFESİ
- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve YORUM FELSEFESİ
- ZİHİN YOĞUNLUĞU ile/ve LİBİDO DÜŞÜKLÜĞÜ
- ZİHİN ile/ve/değil/yerine BİRLEŞTİRİCİ/KAPSAYICI ZİHİN
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşullara karşı mücadele eden, başlangıçta düş kırıklığına uğrasa da zafere ulaşan, eylem halindeki sevgi. )
- ZİHİNSEL YALNIZ/LIK ile GÖVDESEL(BEDENSEL) YALNIZ/LIK
( Adam adama yük değil can gövdeye mülk değil. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçelim! )
( Yalnızlık çekmenize gerek yok. )
( Tek başına olsa da bir ağaç kadar sağlam durabilmeli ve yaşamı neşeyle algılamalıdır. )
( LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE
Go beyond the l-am-the-body idea.
You need not feel alone. )
- ZIHLAMAK ile ZIHLANMAK
- ZİHNİN ALTINDA EZİLİRSEK ile/değil/yerine/>< ZİHNİ AŞABİLİRSEK
( Deli oluruz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Veli oluruz. )
- ZİHNİN BURUŞMASI ile/değil/>< TENİN BURUŞMASI
( "Heyecanımızdan vazgeçmemizle".[Olmamalı!] İLE/DEĞİL/>< Yıllarla.[Olabilir.] )
- ZİHNİN:
"DOLULUĞU" ile/ve/değil/yerine/||/<> "YÜKLÜLÜĞÜ"
- ZİHNİN OYUNLARI ve NEFSİN TERBİYESİ
- ZİHNİN VE YAŞAMIN:
ARINARAK DÖNÜŞMESİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞEREK ARINMASI
- ZİHNİNİ ...:
"YORMAK" değil KULLANMAK
- ZİHNİYET[Ar. < ẔİHNİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ANLAYIŞ | KAFA
( yasakçı zihniyet anlayış kafa )
- ZİKREDEBİLMEK[Ar. < ẔİKR + Tr. EDEBİLMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİKREDEBİLMEK
( Zikretme ihtimali veya imkânı bulunmak Zikretmeyi becermek )
- ZİKRETMEK[Ar. < ẔİKR + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİKRETMEK
( Adını söylemek sözünü söylemek Okunması âdet olan duaları ve Kur an ayetlerini sürekli tekrarlamak )
- ZİKRETMEK ile ZİKREDİLMEK ile ZİKREDEBİLMEK
- ZIGZAG REFLECTIONS[İng.] / RÉFLEXIONS EN ZIGZAG[Fr.] ile/değil/yerine/= ZİKZAK YANSIMALAR
- ZİL ile KASTANYET[Fr. < CASTAGNETTE]
- ZILLULLAH ile/ve/değil/yerine MÜTEVELLİ
- ZİLYETLİK ile/||/<> POSSESION[İng.] ile/||/<> POSSESION[Fr.] ile/||/<> ELLİK
( POSSESION )
( POSSESION )
- ZIMBIRTI | METRES/ZAMAZİNGO ile/||/<> ZIMBIRTI | METRES/ZAMKİNOS
( zımbırtı metres )
- ZIMMERMAN-REINHARDT REAGENT[İng.] / ZIMMERMANN-REINHARD REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİMMERMANN-REİNHARD BELİRTECİ
- CHAIN FISSION REACTION[İng.] / ABBRUCHREAKTION, STÖRUNGSREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR BÖLÜNME TEPKİMESİ
- CHAIN BRANCHING.[İng.] / RAMIFICATION[Fr.] / KETTEN VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR DALLANMASI
- CHAIN ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE ENCHAIN[Fr.] / KETTEN ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR İZOMERİSİ
- CHAIN FORMATION[İng.] / EN CHAINE[Fr.] / VERKETTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR OLUŞUMU
- ZİNCİR REAKSİYONU ile/||/<> KONTROLLÜ REAKSİYON
( Her fisyonun saldığı nötronların yeni fisyonları tetikleyip tepkimeyi kendiliğinden ve katlanarak büyüttüğü süreçtir; denetimsizse patlamaya yol açar. @@ Fazla nötronların soğurucu çubuklarla yutulup her fisyonun ortalama tek yeni fisyon başlatmasıyla tepkimenin kararlı tutulmasıdır; reaktörler böyle çalışır. İlki katlanan, ikincisi dengede tutulan fisyondur. )
( Formül: k > 1 ~ k = 1 )
- CHAIN REACTION[İng.] / RÉACTION EN CHAÎNE[Fr.] / KETTEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR TEPKİMESİ, ZİNCİRLEME TEPKİME
- ZİNCİR ile/<> ISPARMAÇA[İt.]
( ... İLE/<> Deniz içinde, birkaç zincirin birbirine dolanması. )
- ZİNCİR ile ISTRUMAÇA
( ... İLE Birbirine takılmış zincir. )
- ZİNCİR ile/ve/||/<> KARAMUSAL[İt. < PARAMUSSELLI]
( ... İLE/VE/||/<> Çifte demir atıldığında, geminin dönmesiyle zincirlerin karışmasını önlemek için kullanılan, fırdöndüye bağlı zincir düzeni. )
- ZİNCİR ile ZİNCİR ÇETESİ ile ZİNCİR YAPIMCISI ile ZİNCİR YAZICI ile ZİNCİRLEME REAKSİYON ile ZİNCİR HALKASI ile ZİNCİR TESTERE ile ZİNCİRLENMİŞ ile ZİNCİRLEME LİSTE ile ZİNCİR BENZERİ ile ZİNCİRLEME ÇALIŞMA
( CHAIN vs. CHAIN GANG vs. CHAIN MAKER vs. CHAIN PRINTER vs. CHAIN REACTION vs. CHAIN RING vs. CHAIN SAW vs. CHAINED vs. CHAINED LIST vs. CHAINLIKE vs. CHAINWORK )
( سلسله ile زنجير کردن ile زنجيره اي ile زنجيرهاي ile زنجير ile هم زنجير ile زره باف ile چاپگر زنجيري ile واکنش زنجيري ile حلقه زنجير ile اره برقي ile زنجيري ile زنجيردار ile زنجيرهاي کردن ile ليست زنجيره اي ile زنجيروار ile زنجيره )
( SALSALEH ile ZANJYR KARDAN ile ZANJYRAH AY ile ZANJYRAYAAY ile ZANJYR ile NPAM ZANJYR ile ZAREH BAF ile CHAPGAR ZANJYRY ile VAKONASH ZANJYRY ile HALGHEH ZANJYR ile AREH BARGHY ile ZANJYRY ile ZANJYRADAR ile ZANJYRAYAAY KARDAN ile LEYSET ZANJYRAH AY ile زنجيروار ile ZANJYRAH )
- ZİNCİRLEME REAKSİYON | ZİNCİRLEME TEPKİME ile/||/<> ZİNCİRLEME TEPKİME
( Tepkimede oluşan ürünlerin tepkimenin giderek büyümesine katkıda bulunduğu kimyasal tepkime türü Bir adımında çıkan ürünü sonraki adımlarında gittikçe artıran tepkime türü )
( CHAIN REACTION )
( RÉACTION EN CHAÎNE )
( KETTENREAKTION )
- ZİNCİRLEME SIFAT TAMLAMASI ile/||/<> ZİNCİRLEME SIFAT TAMLAMASI
( Bir sıfat tamlamasına çok defalı bazen de siz ya da 3 kişi iyelik eki getirilerek kurulan ikinci bir sıfat tamlaması Kırmızı başlıklı kız kırmızı başlıklı kız uzun etekli kadın uzun etekli kadın kır saçlı adam kır saçlı adam beyaz yakasız öğrenci beyaz yakasız öğrenci eli açık adam eli açık adam içi dar insan içi dar insan gözü sulu çocuk gözü sulu çocuk vb Bir sıfat tamlamasının tamlanan durumundaki kelimesinin lI lU sIz sUz vb sıfat yapım ekleriyle sıfat durumuna sokulması veya tamlananın sıfatının 3 şahıs iyelik ekli kelimelere bağlanmasıyla kurulan tamlama türü Keskin kokulu ve tadı sert baharPat burada hemen her yemeğe katılıyor F R Atay Gezerek Gördüklerim İç Sokak s 143 Sonra yol ortasında sarı duvarlı bir eski mezarlık A Ş Hisar Çamlıcadaki Eniştemiz s 30 1967 Siyah camlı gözlüklerini tebdil gezdiği zannını vermemek için kulanmıyor A Ş Hisar göst e s 210 Soğuk havalı bir gün A Ş Hisar göst e s 211 1967 Kan ter içinde böyle uğraşırken birden karşısından beyaz arakiyeli yeşil cübbeli nur yüzlü bir ihtiyar peyda oluyor R H Karay Memleket Hikâyeleri Yatır s 91 Saçları kordelâlı omuzları atkılı genç olgun Rum kızları R H Karay Şaka s 64 Kepenkleri yarı kaldırılmış loş meyhaneleri R H Karay göst e s 63 alnı çatkılı kart bir kadın R H Karay göst e Sarı Balı s 57 vb )
- ZİNCİRLEMEK ile ZİNCİRLENMEK ile ZİNCİR ile ZİNCİRLİ ile ZİNCİRLEME KAZA ile ZİNCİRLEME TEPKİME ile ZİNCİRLEME AD TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME SIFAT TAMLAMASI
- ZİNCOGRAPHE[Fr. < ZINCOGRAPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİNKOGRAF
( Çinkografi ustası )
- ZİNDELEŞMEK ile ZİNDELEŞTİRMEK ile ZİNDE/LİK ile ZİNDE KUVVET
- ZİNDE/LİK[Fars.] ile/değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK
- ZINDIK KOKLATMAMAK değil ZIRNIK KOKLATMAMAK
- ZINDIK ile/||/<> HERETIC[İng.] ile/||/<> HÉRÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> KETZER[Alm.] ile/||/<> TANRITANIMAZ
( Tanrı kitaplarından hiç birine inanmayan )
( HERETIC )
( HÉRÉTIQUE )
( KETZER )
- ZİNNÛREYN ile ...
( HZ. OSMAN | EDEB VE HAYÂ )
- ZINTL ile/||/<> LAVES ile/||/<> HEUSLER
( Metal alaşımlarında özel kristal yapılar. )
( Formül: MgZn₂ İLE MgCu₂ (Laves) )
- ZIPIR/LIK ile ZIPIRCA
- ZIPLAMAK ile ZIPLATMAK ile ZIPLAYABİLMEK
- ZIPLAMALI!
- ZİRAAT[Ar. < ZİRĀʿAT] ile/değil/yerine/=/||/<> TARIM (ZİRAAT YUMURTASI, KURU ZİRAAT, SULU ZİRAAT)
- ZİRAİ COĞRAFYA ile/||/<> AGRARIAN GEOGRAPHY[İng.] ile/||/<> GÉOGRAPHIE AGRAIRE[Fr.] ile/||/<> AGRARGEOGRAPHIE[Alm.] ile/||/<> TARIM COĞRAFYASI
( İnsan coğrafyasının tarımsal çalışma koşullarını çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü )
( AGRARIAN GEOGRAPHY )
( GÉOGRAPHIE AGRAIRE )
( AGRARGEOGRAPHIE )
- ZIRCON/ZIRCONIUM[İng.] ile/değil/yerine/= ZIRCON/ZIRCONIUM[Fr. < ZIRCON] ile/değil/yerine/= ZIRKONIUM | ZIRKON[Alm.]
( Mineral. (ZrSiO4; metalimsi olmayan elmasımsı parıltı, renksiz, sarı, koyu sarı, gri, kahverengi; çizgi akımsı; sertlik 6.5-7.5, özgül ağırlık 3.9-4.8; tetragonal. Sarımsı kırmızı renkte ve saydam olanları değerli taşıdır.) )
- ZIRCONIUM[İng.] ile/||/<> ZIRCONIUM[Fr.] ile/||/<> ZIRKONIUM[Alm.] ile/||/<> ZİRKONYUM
( Atom numarası 40 atom ağırlığı 91 22 olan ve reaktörlerde denetim çubuğu yapımında kullanılan doğal element Zr )
( ZIRCONIUM )
( ZIRCONIUM )
( ZIRKONIUM )
- ZİRCONİUM[Fr. < ZIRCONIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİRKONYUM
( Atom numarası atom ağırlığı yoğunluğu siyah toz biçiminde bir element simgesi Zr )
(1996'dan beri)