Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 31.310 başlık/FaRk ile birlikte,
31.310 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(123/127)


- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK


- KAYBETME(ME)K:
YAŞAMI ile/değil/yerine YAŞAMIN ANLAMINI

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha üzücüdür. )


- YAŞAMI KOVALAMAK ile YAŞAMI YAKALAMAK


- SÖNDÜRMEK:
YAŞAMI değil/yerine/>< SİGARAYI/TÜTÜNÜ


- YAŞAM/İLİŞKİ:
"NE KADAR UZUN SÜRDÜĞÜ" ile/değil/yerine/||/<> NE KADAR NİTELİKLİ/DOLU OLDUĞU


- YAŞAM/IM ÇOK SIKICI değil (YETERİNCE) PARA(N) YOKTUR


- YAŞAMIMIZA GİRENLERİ BELİRLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMIMIZDAN ÇIKARILACAKLARI BELİRLEMEK


- YAŞAMIN:
ANLAŞILMASI ile/ve/||/<>/> YAŞANMASI

( Geriye doğru. İLE/VE/||/<>/> İleri doğru. )


- YAŞAMIN ...:
"GENİŞLEMESİ" ile/ve/||/<> "DARALMASI"

( Kişinin cesareti oranındadır. )


- YAŞAMIN MATEMATİĞİNDE:
ÇARPMA ve/||/<> BÖLME ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> TOPLAMA

( Gerçeklerle. VE/||/<> Ayrılıklara. VE/||/<> İnsanlık ölçeğinden. VE/||/<> Kendini ve/ya da kendinle. )


- YAŞAMIN:
"UZUNLUĞU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GENİŞLİĞİ


- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT


- YAŞAMIN(IN):
İZLEYİCİSİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OYUNCUSU OLMAK


- YAŞAMSAL/VITAL ÖRGENLER:
BEYİN ile/ve/||/<> KARACİĞER ile/ve/||/<> AKCİĞER ile/ve/||/<> BÖBREK ile/ve/||/<> KALP


- YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)


- YAŞANILAN ile/ve/||/<>/>< YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN


- YAŞANMASI GEREKEN ile/ve/||/<>/> YAŞANMALI


- YAŞANTIYLA ile/ve/||/<> YAŞANTIDA


- YAŞARMAK ile YAŞARTMAK ile YAŞARLIK


- YAŞATMAK ile DİRİLTMEK


- YAŞAYAMAMAK ile/ve/değil YAŞADIĞINI, GÖNLÜNCE YAŞAYAMAMAK

( Hayallerini/istediklerini gerçekleştirememek. İLE/VE/DEĞİL Gerçekten istediklerini ve gerekenlerini yaptığın halde hayallerini gerçekleştirememek. )


- DİŞİL YAŞDÖNÜMÜ/MENOPOZ[Fr.] ile ERİL YAŞDÖNÜMÜ/ANDROPOZ[Fr.]

( Dişilde. İLE Erilde. )


- YAŞLA "İLGİLENENLER/UĞRAŞANLAR" ile/ve/değil "YAŞ İŞLERLE" UĞRAŞANLAR


- YASLAMAK ile YASLANMAK ile YASLANDIRMAK ile YASLANABİLMEK ile YASLAYABİLMEK


- YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK


- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK


- YAŞLANDIRAN BESİNLER değil/yerine/>< YAŞLANMAYI YAVAŞLATAN BESİNLER


- YAŞLANILAN HAYAT değil/yerine YAŞANILAN HAYAT


- YAŞLANMAK ve/değil/yerine/||/<> DAĞA TIRMANMAK

( Yaşlanmak, büyük bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça bazı fiziksel gücünüz azalır ama bakışlarınız daha özgür, görüşünüz daha geniş ve dingin olur. )


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine KOCAMAK/KARIMAK/KARTALMAK/KARTLAŞMAK

( COTTURUK: Kocamış, çirkinleşmiş kişi. )


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLGUNLAŞMAK


- YAŞLANMAK ile TİRİTLEŞMEK

( ... İLE Çok yaşlanıp gücünün kalmaması. )


- YAŞLANMAK değil YAŞ ALMAK

( Erkekler, yaşını saklamaya; kadınlar ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmaya başlamıştır. )

( Yaşlanmak, bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, soluğunuz kesilir fakat görüş açınız genişler. )


- YAŞLANMAK ile YAŞLANDIRMAK ile YAŞLANABİLMEK ile YAŞLANIVERMEK


- YAŞLILIK BİLİMİ/GERİATRİ[Fr. < GÉRIATRIE] ile/||/<> YAŞLILIK BİLİMİ/GERONTOLOJİ[Fr. < GÉRONTOLOGIE]


- YAŞLI/LIK ile YAŞLIK ile YAŞLICA ile YAŞLI BAŞLI ile YAŞLILAR YURDU ile YAŞLICA BAŞLICA ile YAŞLILIK BİLİMİ ile YAŞLILIK SİGORTASI


- YAŞMAK ile YAŞMAKLAMAK ile YAŞMAKLANMAK ile YAŞMAKLI ile YAŞMAKSIZ


- YASSI SOLUCAN/PLANARYA(PLANARIAN) ile YUVARLAK SOLUCAN ile HALKALI SOLUCAN


- YASSILAMAK ile YASSILANMAK ile YASSILATMAK ile YASSILAŞMAK ile YASSILAŞTIRMAK ile YASSI/LIK ile YASSICA ile YASSI KADAYIF ile YASSI BALIKLAR ile YASSI SOLUCANLAR ile YASSI SOLUNGAÇLILAR


- YASTIK ile USTURMAÇA[İt.]

( ... İLE Her tür deniz aracının, rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpışmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik gibi esnek nesnelerden yapılmış, sabit ya da taşınabilir yastık. )


- BOAT VARNISH[İng.] / VERNIS MARINE[Fr.] / BOOTSLACK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAT VERNİĞİ


- YATAK/LIK ile YATAKLI ile YATAKÇI ile YATAK LİMAN ile YATAK ODASI ile YATAK LİMONU ile YATAK TAKIMI ile YATAK YARASI ile YATAK ÖRTÜSÜ ile YATAK BAŞLIĞI ile YATAK MOBİLYA ile YATAK ÇARŞAFI ile YATAKLI VAGON


- YATARAK TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> AYAKTA TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> HASTAHANE AĞI ve/||/<> BEKLEME SÜRESİ

( "Bilinmesi Gereken Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Terimleri"ni okumak için burayı tıklayınız... )


- YATAY GEN TRANSFERİ[İng. HORIZONTAL GENE TRANSFER] ile/||/<> TRANSGENİK[İng. TRANSGENIC] ile/||/<> ZENOLOG[İng. XENOLOG]

( Evrim Ağacı'nın farklı dalları arasında, yani farklı türler arasında, özellikle virüsler ya da bakteriler sebebiyle genetik materyalin taşınmasıdır. Genetik çeşitliliğe önemli katkılar sağlar. Farklı türler arasındaki gen alışverişine denir. @@ Başka türlerin genleri kendilerine bulaşmış olan organizmalar. Genler, türler arasında yatay gen transferi ile, virüsler aracılığıyla taşınabilir. Aynı zamanda laboratuvar ortamında transgenik türler yaratılabilmekte. @@ İki organizma arasındaki yatay gen transferinin homologluk sonucuna zenolog denir. Bu gen alışverişi canlılara yeni özellikler kazandırabileceği gibi genelde zenologlar iki canlıda da aynı fonksiyona sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YATIRIM/ENVESTİSMAN[Fr. < INVESTISSEMENT] ile/||/<> YATIRIM/PLASMAN[Fr. < PLACEMENT]


- YATIRIM GİDERLERİ / CAPEX ile/ve/||/<>/> DİZİ EYLEM GİDERLERİ / OPEX

( İşi başlatmak için varlık ve para giderleri. [Yatırım giderleri, makineleri, önemli araç ve iş için başka herhangi bir nesneyi alabilmek için gereklidir.] @@ İşletmeninin günlük giderleri. [İşletmenin değerini artırmak için doğrudan bir etkiye sahiptir. Günlük giderler büyük oranda etkilenmeden işletme giderleri karşılanabiliyorsa işletme geliri yüksek olasılıkla artacaktır.] )


- YATIRIM ile ARAŞTIRMAK ile YATIRIM YAPMAK ile ÜNİFORMA ile YATIRIM ile YATIRIMCI

( INVEST vs. INVESTIGATE vs. INVESTING vs. INVESTITURE vs. INVESTMENT vs. INVESTOR )

( سرمايه گذاري کردن ile تحقيق کردن ile تفحص کردن ile تحقيقات بعمل آوردن ile پژوهيدن ile جستار کردن ile رسيدگي کردن ile تجسس کردن ile سرمايه گذار ile اعطاي نشان ile اعطاء ile دادنامتياز ile سرمايه گذاري ile مضارب )

( SARMAYYEH GOZARY KARDAN ile TAHGHYGH KARDAN ile TAFHES KARDAN ile TAHGHYGHAT BAMEL AVARDAN ile PAJOYDAN ile JASTAR KARDAN ile RESYDEGY KARDAN ile TAJASS KARDAN ile SARMAYYEH GOZAR ile ETAY NESHAN ile ETA ile DADNAMETYAZ ile SARMAYYEH GOZARY ile MAZARB )


- YATIRIMIN(PARANIN/ALTININ) ...:
"DEĞERLENMESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DEĞERİNİ KAYBETMEMESİ


- SEDATIVE[İng.] / SÉDATIF[Fr.] / SEDATIVUM, BERUHIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YATIŞTIRICI


- YATKINLAŞMAK ile YATKIN/LIK


- YATKINLIK ile/ve/değil ALIŞKANLIK


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> EĞİLİM


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> KATILIM ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİK

( PRE-DISPOSITION vs./and/||/<>/> PARTICIPATION vs. PERPETUATION )


- YATKIN/LIK ile/ve/||/<> YETKİN/LİK


- YATMAK/UYUMAK:
SIRTÜSTÜ ile/ve/<> YAN ile/ve/<> YÜZÜKOYUN


- YAVANLAŞMAK ile YAVANLAŞTIRMAK ile YAVAN/LIK


- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR


- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ


- YAVAŞLAMAK ile TAVSAMAK

( ... İLE Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek. )


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLAMA

( DECELERATE vs. DECELERATION )

( کاستن سرعت ile کند کردن ile کاهش سرعت )

( KASTAN SARAT ile KAND KARDAN ile KANPASH SARAT )


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM


- MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR[Fr.] / MODERATOR, BREMSSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞLATICI


- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK


- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"

( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )

( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )

( BATÂET )

( SLOW/NESS vs. INDOLENCE )


- YAVE ile YAVER/LİK


- YAVRULAMA ile KÖŞEKLEME

( ... İLE Devenin yavrulaması. )


- YAVRULAMAK ile/değil/||/<> DOĞURMAK

( Doğada, hayvanlarda ve insanda. İLE/DEĞİL/||/<> İnsan'da. )


- YAVUZ SULTAN SELİM MAHALLESİ :

( İlçenin gecekondu mahallelerinden biridir. Ferahevler olarak bilinen bu yerleşim bölgesi 1988'de ayrı bir mahalle olunca ismi de Yavuz Sultan Selim Mahallesi oldu. Yavuz Sultan Selim Mahallesi; Tarabya, Çamlıtepe (Derbent), İstinye ve Yeniköy mahallelerinden sınır alır. 1992 nüfus sayımında göre mahallenin nüfusu 12.229'dur. )


- YAVUZ, ALİ (DENİZKAYA, 1966) :

( İ. Ü. Orman Fakültesini bitirdi. Orman Mühendisi olarak bir süre çalıştıktan sonra kendi şirketini kurdu. Park - peyzaj ve müteahhitlik hizmeti yapmaktadır. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- YAVUZLANMAK ile YAVUZLAŞMAK ile YAVUZ/LUK ile YAVUZCA ile YAVUZELİ


- YAWS[İng.] ile/||/<> PIAN[Fr.] ile/||/<> FRAMBESIA[Lat.] ile/||/<> FRAMBÖSIE[Alm.] ile/||/<> PİYAN[Fr. < PIAN]

( Piyan asalağından ileri gelen ve dayanılmaz ağrılarla başlayıp mantarımsı kabarcıklarla ortaya çıkan frengi benzeri bulaşıcı deri hastalığı verem dutu ekvator frengisi )

( YAWS )

( PIAN )

( FRAMBÖSIE )

( FRAMBESIA )


- YAXALAMAQ[Azr.] = DURULAMAK, ÇALKALAMAK[Tr.]


- YAYALAŞTIRMAK ile YAY ile YAYA/LIK ile YAYILI ile YAY KOLU ile YAY AYRAÇ ile YAYA YOLU ile YAY KABZASI ile YAYA GEÇİDİ ile YAYA ÇİVİSİ ile YAYA KÖPRÜSÜ ile YAYA KALDIRIMI


- YAYAYA: ZİL ÇALMAK değil YAVAŞLAMAK/DURAKLAMAK

( Yayalara, hiçbir koşulda, ne korna, ne de zil çalınır! Araç sahibi sensin, sen durup bekleyeceksin! Senin rahatın yerinde, o ise yaya olarak bir yerlere ulaşmaya çalışıyor. Öncelik, her zaman ve koşulda yayalarındır! )


- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET

( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )

( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )

( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )


- YAYGINLAŞMA ile/ve/değil/||/<>/< İTİBAR GÖRME


- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK


- EMITTER RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE D'ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTERWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI DİRENCİ


- YAYILAN ile/||/<> DURAN ile/||/<> EVANESCENT

( Enerjiyi bir noktadan ötekine taşıyarak ilerleyen dalgadır; deseni zamanla uzayda kayar. @@ İki karşıt yönde ilerleyen dalganın girişiminden oluşan, düğüm ve karın noktaları sabit kalan dalgadır; net enerji taşımaz, gitar teli ve org borusu bunu üretir. @@ Bir sınırın ötesinde ilerleyemeyip genliği üstel olarak hızla sönen dalgadır (E ~ e^(−κz)); tam yansımada yüzeyin hemen ötesinde belirir, tünelleme ve yakın-alan optiğinin temelidir. )

( Formül: E ~ e^(-κz) )


- YAYILIM | SIÇRAMA | METASTAZ ile/||/<> METASTAZ ile/||/<> METASTAZ[Fr. < MÉTASTASE]

( Kötü huylu tümör hücrelerinin kanserli hücreler salgıladığı enzimle etrafındaki kapsülü eriterek damarı geçmesi ve vücudun herhangi bir yerinde tekrar yerleşip çoğalabilmesi olayı Bir hastalığın bir organdan diğerine geçmesi hastalık etkenlerinin kan veya lenf yoluyla taşınarak yeni odaklar oluşturması 1 Mikroorganizmaların veya tümör hücrelerinin i bir organdan veya vücudun bir bölümünden diğerine taşınması veya aktarılması 2 Hastalığın bir organdan diğer bir organa geçmesi 3 Birincil odak dışında patojen mikroorganizmaların ve anormal hücrelerin üremesi sonucu biçimlenen üreme odağı )

( METASTASE | METASTASIS )

( MÉTASTASE )

( METASTASE )

( METASTASIS )


- YAYILIMCI ile/||/<> YAYILMACI | EMPERYALİST

( bk. emperyalist@@Emperyalizmi uygulayan. )

( IMPERIALIST~EXPANSIONIST )

( IMPÉRIALISTE~EXPANSIONNISTE )

( IMPERIALIST~EXPANSIONISTISCH )

( IMPERIALISTA~ESPANSIONISTA )

( ΙΜΠΕΡΙΑΛΙΣΤΉΣ / ιμπεριαλιστής~ΕΠΕΚΤΑΤΙΣΤΉΣ / επεκτατιστής )


- YAYILIMCILIK ile/<> YAYILIMCI


- PROPAGATION DIRECTION[İng.] ile/değil/yerine/= YAYILMA YÖNÜ


- YAYILMADA:
[ya] TİCÂRET ve [ya] DİYÂNET ve [ya] SİYÂSET


- YAYIN BÖLGESİ ile/||/<> COVERAGE, TELEVISION COVERAGE[İng.] ile/||/<> ZONE DE DİFFUSİON[Fr.] ile/||/<> FERNSEHVERSORGUNG, FERNSEHBERICHTERSTATTUNG[Alm.] ile/||/<> YAYIN ALANI

( TV Bir televizyon vericisinin ya da birçok vericiden oluşan bir televizyon ağının eriştiği alanın tümü )

( COVERAGE, TELEVISION COVERAGE )

( ZONE DE DIFFUSION )

( FERNSEHVERSORGUNG, FERNSEHBERICHTERSTATTUNG )


- YAYIN/NEŞRİYAT[Ar. < NEŞRİYYĀT] ile/||/<> YAYIMLANMAK/NEŞROLUNMAK[Ar. < NEŞR + Tr. OLUNMAK]


- EFFUSION[İng.] / EFFUSION[Fr.] / EFFUSION, AUSSTRÖMEN, AUSSTRÖMUNG, DIFFUSION, EMISSION, ERDNÜSSEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON, DIŞA AKIŞ, EFÜZYON


- DIFFUSIONSKOEFFIZIENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON KATSAYISI


- EMISSIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM TAYFI/SPEKTRUMU


- YAYINİSPİ[Ar. < YĀ + NİSBĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> NİSPET EKİ


- YAYIN/LAMA ile YAYIM/LAMA

( Elektronik araçlarla gerçekleştirilen/sağlanan. İLE Kâğıt üzerine basılarak gerçekleştirilen/sağlanan. )

( BROADCAST vs. PUBLISHING )


- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI


- YAYMA/YAYILMA ile YAYGINLAŞMA


- YAYMAK ile PAYLAŞMAK

( TO EXTEND vs. TO SHARE )


- YAYMAK ile/ve/||/<> UYARLAMAK


- YAYMA/K ile YAYGINLAŞTIRMA/K


- YAYMAK ile/ve/değil/||/<> YAYINLAMAK


- YAZ GÜNDÖNÜMÜ ile KIŞ GÜNDÖNÜMÜ

( SUMMER SOLSTICE vs. WINTER SOLSTICE )


- YAZ SEBZE VE MEYVELERİ ile/ve KIŞ SEBZE VE MEYVELERİ

( Domates, salatalık, patlıcan, biber, kabak, taze fasulye, bezelye, bamya, semizotu, enginar, taze bakla. Erik, kiraz, çilek, karpuz, kavun, kayısı, şeftali, nektarin, yaz armudu, yaz elması, ayva, incir, üzüm, kızılcık. İLE/VE Lahana, ıspanak, karnabahar, pırasa, havuç, turp, pazı, brokoli. Elma, muz, portakal, mandalina, greyfurt, kış armudu, kivi. )

( )

( FA'KİHE/FEVA'KİH[çoğ.] )


- YAZAÇ/HARF ile/ve/||/<>/> DURAKLAMA YAZACI/VAKIF HARFİ


- YAZAR/LIK ile YAZAR KASA ile YAZAR HAKKI


- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)

( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )

( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

( TO DO WHAT YOU WROTE and/<> TO WRITE WHAT YOU DO/DONE )


- YAZDIRMAK ile YAZDIRTMAK ile YAZDIRABİLMEK


- YAZGICILIK/CEBRİYE[Ar. < CEBRİYYE] ile/||/<> YAZGICI/FATALİST[Fr. < FATALISTE] ile/||/<> YAZGI/FATALİTE[Fr. < FATALITÉ] ile/||/<> YAZGICILIK/FATALİZM[Fr. < FATALISME] ile/||/<> YAZGI/MUKADDERAT[Ar. < MUḲADDERĀT] ile/||/<> YAZGI/TAKDİRİİLAHİ[Ar. < TAḲDĪR + İLĀHĪ]


- YAZGICILIK = CEBRİYE = FATALISM[İng.] = FATALISME[Fr.] = FATALISMUS[Alm.]


- YAZI BİÇİMİ'NDE/FONT'TA:
TIMES NEW ROMAN yerine ARIAL/VERDANA


- YAZI-ÇİZİ (İŞLERİYLE UĞRAŞMAK)


- YAZI TAHTASI ile/||/<> KARATAHTA

( karatahta )


- YAZI VE NOKTALAMA ÖZELLİKLERİ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜK VE BAĞLAM ÖZELLİKLERİ

( Yazanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. İLE/VE/||/<>/< Söyleyenin/konuşanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. )


- YAZI ve/||/<>/> KÂĞIT ve/||/<>/> MATBAA ve/||/<>/> BİLGİSAYAR ve/||/<>/> İNTERNET ve/||/<>/> BLOK ZİNCİR


- YAZILABİLECEK OLAN ile YAZIL(A)MAYACAK OLAN


- YAZILMASI GEREKENLER ile/ve SÖYLENİLMESİ GEREKENLER


- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)


- YAZIM ile YAZIMCI/LIK ile YAZIM KURALLARI


- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)


- YAZIN ve ÂDEMCİLİK

( ... VE XX. yüzyılın başında, simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir yazın akımı. )


- YAZININ KALICILIĞI ile/ve TAŞIN KALICILIĞI


- YAZMAK GEREKİRSE" değil YAZMAK GEREKİR Kİ


- YAZMALARIN KORUNMASINDA:
SEDİRAĞACI YAĞI / NARENCİYE / SERVİ / ZERDEÇAL

( Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk. )


- YAZMA'NIN ÖĞELERİ/UNSURLARI

( TENKİTLİ NEŞİR KILAVUZU (Osmanlı Türkçesi Metinleri için) burayı tıklayınız... )


- YBB/YBÜ/INTENSIVE CARE UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= YOĞUN BAKIM BİRİMİ


- YEAST ARTIFICIAL CHROMOSOME[İng.] ile/değil/yerine/= MAYA YAPAY KROMOZOMU

( Yapay bir kromozom olmakta olup 100 kb (baz çifti) den 3000 kb'ye kadar DNA parçalarını klonlamakta kullanılır. Maya DNA'sı kullanılarak üretildiği için ismi maya yapay kromozomudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YEBGAZUHÛ[Ar.] ile LÂ YUHIBBUHÛ[Ar.]


- YEDEK KANAT:
MALZEMELERDEKİ HER TÜRLÜ ÖNEMLİ SORUNDA ile OLASI BİLİNÇ KAYBINDAN ÖNCE ile HER TÜRLÜ ÇARPIŞMADA ile YERE YAKINLIKTA(ALÇAK İRTİFADA)


- YEDEK ile/ve/||/<>/> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YEDEK


- YEDEKLEME ile YEDEKLEME SİSTEMİ

( BACKUP vs. BACKUP SYSTEM )

( پشتيباني کردن ile سيستم پشتيبان )

( POSHTYBANY KARDAN ile SYSETAM POSHTYBAN )


- YEDEKLEMEK ile/||/<> YEDEKLEME

( Sinema 1 Bir filmin çevrilmesi sırasında bir oyuncunun bazı görünçlüklerdeki oyununu başkasına oynatmak 2 Bunu yapan kimsenin eylemi Kimi sözcüklerin değişik biçimlerde yinelenerek anlatıma kesinlik kazandırılması Ör Onlar da kolay olduğu için bayağı sözlere elverişli olduğu için tüz dörütüne bağlı Tüz dörütünün bir değeri yoktur demiyorum Onda da güzelliğin öğeleri bulunabilir Ancak tüz dörütünün ürünleri üzerinde durulmuş işlenmiş yapıtlar değildir Ataç Gönce II s 625 Örneklemeyle elde edilen bir örnek evrende çeşitli nedenlerle örnekten düşürülenlerin yerine konmak üzere daha başlangıçta örnek büyüklüğünün 10 kadar büyük tutulması )

( DOUBLE | COMPENSATION | BACKUP )

( DOUBLER )


- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER


- YEDİ NEFS MERTEBESİ ve/+ BEŞ HAZRET

( * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE
            ^
* NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE)
            ^
* NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE)
            ^
* NEFS-İ MUTMAİNNE
            ^
* NEFS-İ MÜLHİME
            ^
* NEFS-İ LEVVÂME
            ^
* NEFS-İ EMMÂRE

VE/+

* LÂHUT ÂLEMİ
* CEBERRUT ÂLEMİ
* MELEKUT ÂLEMİ
* MİSAL ÂLEMİ
* NÂSUT ÂLEMİ )


- YEDİ ÖZGÜR SANAT[Lat. SEPTUM ARTES LIBERALES]


- YEDİĞİN/DEN | İÇTİĞİN/DEN ile/ve/değil/yerine YEMEDİĞİN/DEN | İÇMEDİĞİN/DEN

( Kâr. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yarar. )


- YEDİRMEK ile/ve GİYDİRMEK


- YEDİŞER ile YEDİŞERLİ


- YEDİVEREN

( Yılda birkaç kez meyve veren ya da çiçek açan.[asma, gül vb.] )


- YEĞİNLEŞMEK ile YEĞİN/LİK


- INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YEĞİNLİK


- YEĞLEMEK ile YEĞLENMEK ile YEĞLEYEBİLMEK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK

( TO PREFER vs./and PREDECESSOR )


- YEĞNİLMEK ile YEĞNİLEMEK ile YEĞNİ/LİK


- YEHİKKU LEHU'L-'İBÂDETE[Ar.] ile YESTEHİKKU'L-'İBÂDETE[Ar.]


- YEK[Fars. < YEK] ile/değil/yerine/=/||/<> BİR (YEKDİĞERİ, YEKDÜ, YEKNESAK, YEKPARE, YEKVÜCUT, CİHARIYEK, DÜYEK, HEPYEK, PENCÜYEK, SEYEK, ŞEŞYEK, YEKE YEK)


- YEL | ROMATİZMA[İt. < REUMATISMO] ile/||/<> ...

( REUMATISMO )


- YEL/RÜZGÂR ile KATABATİK

( ... İLE Antarktika'nın Dry Valleys bölgesindeki koşullar katabatik[< Yun.: Alçalan.] rüzgârlardan kaynaklanmaktadır. Bu rüzgârlar, soğuk ve yoğun havanın yerçekimi kuvveti tarafından aşağı doğru çekilmesiyle meydana gelir. Bu rüzgârler saatte 320 km. hıza ulaşarak tüm nemi[su, buz ve kar] buharlaştırır. )


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL

( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )

( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )

( |

)


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
YILDIZ ile KIBLE ile GÜNDOĞUSU ile GÜNBATISI

( Kuzey. İLE Güney. İLE Doğu. İLE Batı. )


- YELDİRME ile YELDİRMEK

( Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. İLE Aceleyle koşturmak, koşuşturmak. )


- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)

( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )


- YELEK ile HAYDARİYE

( ... İLE Hırka altına giyilen, kolsuz, kısa giysi.[Hz. ALİ'nin giydiği] )


- YELELENMEK ile YEL ile YELE ile YELELİ ile YEL YEPELEK ile YEL YEPEREK ile YELELİ KURT ile YEL DEĞİRMENİ


- YELKEN ile AYIBACAĞI

( ... İLE Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi. )


- YELL :/yerine BAĞIRMAK, HAYKIRMAK


- YELLEMEK ile YELLENMEK ile YELLENDİRMEK


- RÜZGARLAMAK ile RÜZGARLANMAK ile RÜZGAR/LIK ile RÜZGARLI ile RÜZGARSIZ/LIK ile RÜZGAR YÜKÜ ile RÜZGAR EROZYONU ile RÜZGAR ÇİZELGESİ


- YELLİ ile/değil/yerine/=/||/<> RÜZGÂRLI | FİNGİRDEK

( rüzgârlı Çok yellenen fingirdek )


- YELTEMEK/YİLTEMEK = KIŞKIRTMAK | ÖZENDİRMEK, İSTEK UYANDIRMAK


- YELTENMEK ile/ve/||/<> KALKIŞMAK


- YEMEDİĞİN/İÇMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK ve/> TUZLA TAMAMLAMAK


- YEMEK:
"AYIRDETMEK" değil AYIRMAK


- YEMEK DÜZENİ ve ÇATAL-BIÇAK KULLANIMI!

( Yemek yenilebilmesi için hazırlanan, masanın üzerinde bulunan tüm araç ve gereçlere "Kuver" denir.
"Ala Carte Kuver, Tabldot Kuver, Fiks Menü Kuveri, Kahvaltı Kuveri, Çay Kuveri" olarak düzenlenir. )

( - Önce yenilecek yemeğin takımı, kuverin en dışına, en son yenilecek yemeğin takımı, en içe konulur.
- En dıştaki takımdan başlanılır, içe doğru devam edilir.
- Çatal ve bıçaklar, boyları itibariyle masanın kenarına, takımların saplarına göre hizalandırılır.[Büyüklüklerine göre sıralandırılmaz/hizalandırılmaz!]
- Bıçaklar, kesici tarafı tabağa bakacak biçimde, sağ tarafa konulur.
- Ekmek tabağı, sol tarafımızda bulunur ve bıçağı da üzerinde, kesici tarafı sola/dışa bakacak biçimde bulundurulur.
- Bardaklar, sağ tarafta ve bıçaklarımızın önünde bulundurulur.
- Tatlı takımında ise çatal, hemen tabağın üzerinde, sağ tarafa dönük[sapı solda!], bıçak(keskin tarafı içe/aşağıya dönük) ve kaşık ise çatalın üstüne, sol tarafa dönük(sapı sağda!) konulmalıdır. Sadece dondurma kaşığı[ucu düz kaşık], çatalın alt tarafına[tabağın hemen üstüne], sola bakacak biçimde[sapı sağda!] konulur. Tabağın önündeki tatlı takımı, tatlı gelene kadar kullanılmaz.[Yedi yaşın altındaki çocuklara verilebilir.]
- Çorba kaşığı, sağda ve en dışta bulunur.[Sol taraftaki kaşık, solumuzda oturan kişiye aittir!]
- Üzüm, kiraz gibi meyveler için takım bulunmaz.
- Hardal ve ketçap türevleri, önceden masaya konulmaz.
- Sürahi ve şişeler için altlık kullanılmalıdır.
- Ekmek Tabağı 15 cm., Salata ve Tatlı Tabağı 17 cm., Zeytinyağlı Tabağı 19 cm., Çukur Çorba Tabağı 19 cm., Ordövr Tabağı 21 cm., Ana Yemek Tabağı ise 24 cm.dir.
- Yemek peçetesi [35 cm. X 50 cm.]dir.
[Çeşitli biçimlerde katlanmış bez peçeteler, bir köşesi tabağın altına sıkıştırılarak kucağa doğru sarkıtılır. Gerektiğinde kullanılmalıdır! Kâğıt peçete aranılmamalıdır! Çok gereksinim duyulduğunda garsondan istenilebilir ya da yanımızda bulundurulmalıdır!]
- Çatal ve bıçak, kalem tutar gibi tutulmaz! Sapları hiçbir zaman baş parmak ve işaret parmağının arasında kalmamalıdır.
- Sapı avuç içinde kalacak biçimde, işaret parmağıyla desteklenecek biçimde tutulur.
- İkide bir, el değiştirilerek kullanılmaya çalışılmaz!
- Bazı yiyecekler[pizza gibi], gerektiğinde ve/ya da çevreye/çoğunluğa/ülkeye göre elle de yenilebilir.
- Salata için ana yemek çatal ve bıçağı kullanılır.
- Çatal-bıçağı doğru tutmak için bazı şeyler kesmeye alışmak için önceden, kendi başımıza çalışma yapmamız yararlı olacaktır!
- Bıçağın üzerine herhangi bir şey konulmaz, bıçakla bir şey alınmaz, bıçakla bir şey yenilmez! Hiçbir zaman, hiçbir biçimde, bıçak ağza götürülmez! Bıçak, sadece yardımcı bir araçtır! Bıçağın işlevi, ekmekle ya da başka bir şeyle karşılanmaya çalışılmaz![Bazen, "çatalın kenarıyla bölünebilir" düşüncesinde bile, [olabildiğince] çatal yerine bıçak kullanmak gerekir.]
- Çatalı sağ elde tutmak için [sağ elle yemek için], yemek önceden lokmalara ayrılmaz, parça parça duruma getirilmez!
- Tabaktan alınan parçaları, çatalın alacağı kadar küçük/az tutmak gerekir. Çatalın ucu saplanarak alınan parçaları, çatalın içbükey tarafının aşağıya bakacak biçimde[sapının avuç içinde kalacak biçimde] ağza götürülmesi gerekir.
- Yere düşen çatal ve/ya da bıçak, eğilip alınmaya çalışılmaz ya da herhangi bir telâfiye ya da çabaya girişilmez, utangaçlık duyulmaz, hata olarak yorumlanmamalı/algılanmamalıdır ve üstünde durmamak gerekir![Garsondan yenisi istenir ve sağ tarafımızdan verilmesi üzerine beklememiz gerekir.]
- Yemeğinizi bitirdiğinizde/doyduğunuzda çatal ve bıçak birleştirilerek, saat 4 ya da 5 yönünde, sapı dışta kalacak biçimde yan yana tabağın üzerine bırakılır(tamamen tabağın içine konulmaz![Garsonun tabakları üstüste koyması gerektiğinde ona yardımcı olmak açısından da.]). Eğer yemeğe devam ediliyorsa çatal ve bıçağın ucu, tabağa, sapları masaya dayanacak biçimde ya da çapraz olarak tabağın ve yemeğin üzerinde bırakılır.(Bu durumdayken tabağınızda yemek kalmasa bile garsonların tabağınızı alma girişiminde bulunmaması gerekir. [Gerekirse bunu garsona tekrar anımsatmamızda hiçbir sakınca yoktur.])
- Metaller üzerinde kesim yapılmaz!
- Servis tabağına/fayansına el değdirilmez!
- Tabaklar aşırı doldurulmamalıdır!
- Tek bir parça servis ediliyorsa tabağın tam ortasına gelecek biçimde konulur.
- Lokmalar, küçük tutulmalıdır. Çataldan düşürmemek ve dökmemek açısından da gereklidir. Ayrıca, dökmemek için tabağın üzerine fazla eğilmemek gerekir.
- Dirsekler ve kollar etrafımızdakileri rahatsız etmeyecek biçimde denetim altında tutulmalıdır. Tabağımız ve masanın üzerinde büyük açılar oluşturacak biçimde açılmamalıdır.
- "Etrafımızdakilerin bizi gözlemliyormuş düşüncesi ve duygusu"ndan uzak kalmak gerekir.
- Gerekirse bazı ayrıntıları öğrenmek üzere bilgisinden emin olduğunuz kişilerin eylem ve tutumları gizlice gözlenebilir. Gördüklerinizi taklit etmek yerine neyin, nasıl olacağı üzerine emin olmak gerekir.
- 7 - 8 yaşından itibaren çatal-bıçak kullanımının olanağı, fırsatı ve eğitimi verilmiş/alınmış olmalıdır! Bilgi ve kurallar yaşam boyunca her yerde, her koşulda tam olarak uygulanmalıdır!
- Afiyet olsun! :) )

( )


- YEMEK ISINIRKEN TELEFON ETMEMEK/DALMAMAK


- YEMEK YİYOR ile ÇOK YEMEK ile YEME GÖRGÜ KURALLARI

( EATING vs. EATING A LOT vs. EATING MANNERS )

( اکل ile خورد و خوراک ile تغذيه ile تناول ile پر خوري ile غذاخوري )

( EKL ile KHORD VE KHORAK ile TAGHZYYEH ile تناول ile PAR KHORY ile GHZAKHORY )


- YEMEK ile/değil/yerine/=/||/<> KEMİRMEK | ISIRMAK | DALAMAK | KULLANILMAK | KANDIRMAK

( mirasyedi otyiyenler balyemez etyemez hüryemez varyemez karıncayiyen Ağızda çiğneyerek yutmak kemirmek ısırmak dalamak Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak tutulmak Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek Harcayıp bitirmek Yasal yoldan cezalandırılmak Birine alacağını vermemek ödememek Başkasının parasını harcamak kullanılmak Sürekli üzmek tedirgin etmek Gücünü kırmak perişan etmek mahvetmek kandırmak )


- YEMEK/LİK ile YEMEKLİ ile YEMEKÇİ/LİK ile YEMEKSİZ/LİK ile YEMEK DUASI ile YEMEK ODASI ile YEMEK BORUSU ile YEMEK DOLABI ile YEMEK MASASI ile YEMEK SALONU ile YEMEK TAKIMI ile YEMEK HİZMETİ ile YEMEK LİSTESİ ile YEMEK TABLASI ile YEMEKLİ VAGON


- YEMENİ[Ar.]/EŞARP[Fr. < ÉCHARPE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞÖRTÜSÜ/ÖRTME/BÜRGÜ/LEÇEK ile YAZMA

( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. / Başörtüsü. İLE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<> Kadınların saçlarını örtmek için kullandığı örtü. İLE Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile ya da tahta kalıplarla desen yapılmış bez. | Bu bezden yapılmış olan. )


- YEMEYİVER ile YEMEĞİ VER


- YEMÎN ile KEFFÂRET-İ YEMÎN

( And, kasem. | Güç ve sağlamlık. | Sağ, sağ taraf. İLE Yerine getirilemeyen yemine karşı oruç tutmak, sadaka vermek. )


- YEMİŞLENMEK ile YEMİŞ/LİK ile YEMİŞLİ ile YEMİŞÇİ/LİK


- YEMİYİM" ile/değil YEMEYEYİM


- YEMLEMEK ile YEMLENMEK


- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA


- YENGEÇ ile DUNGENESS YENGECİ

( ... cum CANCER MAGISTER )


- YENGEÇ ile HİNDİSTAN CEVİZİ YENGECİ


- YENGEÇYİYEN AYIBALIĞI ile LEOPAR AYIBALIĞI ile FİL AYIBALIĞI

( ARCTOCEPHALUS PUSILLUS )


- YENGE/LİK ile YENGEN ile YENGEÇ ile YENGEÇ DÖNENCESİ


- YENİ BEND YOLUNDAKİ ÇEŞME :

( Bahçeköy'de Yenibend'e giderken sol taraftadır. Kaynak suyu vardır. Çeşmenin kitabesinde şu ayet yer almaktadır: Kalellahu tealâ fi kitabihil kerim" (Tamiri: 1955, Sular İdaresi). )


- YENİ CAMİ(HATİCE TURHAN SULTAN CAMİ) ile YENİ CAMİ(GÜNNÛŞ EMETULLAH VALİDE SULTAN CAMİİ) ile ESKİ-YENİ CAMİ / KASIM ÇAVUŞ CAMİSİ

( Eminönü'ndedir. İLE Üsküdar'dadır. İLE Eyüp'tedir. )

( ... İLE ... İLE XVI. yüzyılda, Kasım Çavuş tarafından. )


- YENİ DOĞA FELSEFESİ ile FENOMENOLOJİK YAKLAŞIM

( * 3. Şahıs Perspektifi. İLE 1. Şahıs Perspektifi. * Tanrısal bakış. İLE Kişi perspektifi. * Nesneyi ötekileştirme. İLE Nesnenin buradalaştırılması. * Deney. İLE Deneyim. * Yersiz-zamansız. İLE Yerli-zamanlı. * Matematiksel. İLE Dil. * Mekanik. İLE Organik. * Açıklar. İLE Betimleme. )


- YENİ ile/ve/> YENİLEYİCİ

( ... ile/ve/> MÜCEDDİD[< CEDÎD] )


- YENİBAHAR

( Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. | Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup bahar olarak kullanılan meyvesi. )


- YENİDEN BAŞLANGIÇTA ... değil YENİDEN BAŞLAMAKTA ...


- RECOMBINATION RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME IŞINIMI


- COEFFICIENT OF RECOMBINATION[İng.] / COEFFICIENT DE LA RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME KATSAYISI


- YENİDEN DİRİL(T)MEK ile/değil YENİDEN CANLANDIRMAK

( [not] RESURRECTION vs./but RE-ANIMATION )


- YENİDEN DÜZENLEME | REORGANİZASYON ile/||/<> REORGANİZASYON ile/||/<> YENİDEN ÖRGÜTLENME

( yeniden örgütlenme )

( RÉORGANISATION )


- YENİDEN PAZARLAMA ile/ve/||/<> YENİDEN HEDEFLEME

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( RE-MARKETING vs./and/||/<> RE-TARGETING )


- YENİDEN TANIMLAMA ile ÇOĞALTMA


- YENİDEN ÜRETMEK ile/ve/<> ÇOĞALTMAK


- YENİDEN ile YENİDEN KURMA ile YENİDEN YENİYE ile YENİDEN DÜZENLEME ile YENİDEN YAPILANMA ile YENİDEN TASARIMLAMA


- YENİDÜNYA ile Yenidünya

( Maltaeriği. | Renkli ya a sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top. İLE Amerika anakarası. )


- YENİKÖY MAHALLESİ :

( Sarıyer İlçesinin sahil şeridinde yer alan mahallelerinden biri olup; Tarabya, İstinye ve Ferahevler mahallelerinden sınır alır. Yeniköy'ün kuruluşu, Kanuni Sultan Süleyman'ın (1520 - 1566) fermanı ile Karadeniz, özellikle; Trabzon ve Rize bölgesinden getirilen, Rum ve Türk ailelerin iskan edilmesi ile oldu. Türkler semte Yeniköy derken, Rumlar da "Niohorion" (Neokhorion) diyorlardı. Zamanla Neohorion kelimesi biraz kısaltılarak "Nihori" dönüşmüştür. Nihori'nin Türkçe karşılığı da "Yeniköy"dür. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 15.034'dür. )


- YENİKÖY MEZARLIĞI :

( Yeniköy'ün üst kısımlarında olup, hala gömü yapılmaktadır. Bu mezarlıkta I. Dünya Savışı sırasında şehit olan 6 Tunuslu askerin gömülü olduğu için mezarlığın alt kısmına şehitlik denildi. 1960'da askeri yönetim mezarlığı kapadı ama bilahare açtı. )


- YENİKÖY ŞEHİTLİĞİ :

( Yeniköy'ün üst kısımlarında olan Türk mezarlığının deniz tarafında bulunmaktadır. I. Dünya Savaşı sırasında şehit olan 6 Tunuslu asker bu mezarlığa gömüldüğü için buraya şehitlik denildi. 1960 askeri yönetim zamanında şehitlik nedeni ile mezarlık bir süre kapatıldı ise de sonra tekrar açıldı. )


- YENİKÖY SPOR KULÜBÜ TESİSLERİ :

( Yeniköy Spor Kulübü sosyal tesisleri Askerlik Şubesinin yanında ve Parkın deniz kıyısındadır. Tesis içinde kafeterya, restaurant, plaj bulunmaktadır. )


- YENİKÖY YENİ CAMİ YANINDAKİ ÇEŞME :

( Yeniköy Yeni Caminin kıble duvarının sol tarafında bulunan bu çeşme büyük duvar çeşmesidir. Çeşmenin kitabesi yok. Ne zaman kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. )


- YENİKÖY ZOGRAFYON KIZ İLKOKULU :

( Zografyon Kız İlkokulu 1872 yılında banker Hristakis Zografos tarafından yaptırılmıştır. Mimarı, Kostantinos Dimadistir. Mükemmel mimarisi ile dikkat çeker. Bu okul 1970 yılına kadar eğitim verdi. Bu tarihte öğrenci yokluğu nedeni ile kapandı. )


- REGENERATION[İng.] / RÉGÉNÉRATION[Fr.] / REGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİLEME


- YENİLEMEK ile MOBİLYACI

( FURBISH vs. FURBISHER )

( کردن در ile صيقل گر )

( KARDAN DAR ile SEYGHAL GAR )


- YENİLEMEK ile YİNELEMEK/TEKRARLAMAK


- YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ile FOSİL YAKITLAR

( Yenilenebilir enerji kaynakları, doğal yollarla yenilenebilen ve tükenmeyen enerji kaynaklarıdır[güneş enerjisi, yel enerjisi]. İLE Kömür, petrol ve doğalgaz gibi yeraltında bulunan ve sınırlı miktarda olan enerji kaynakları. )


- YENİLENEBİLİR ENERJİ ile/||/<> FOSİL ENERJİ

( Güneş, rüzgâr, su gibi tükenmeyen ve kullanıldıkça yenilenen kaynaklardan elde edilen enerjidir; sera gazı salımı çok düşüktür ama üretimi kesintili olabilir. @@ Kömür, petrol, doğal gaz gibi milyonlarca yılda oluşmuş, sınırlı ve yanınca sera gazı salan kaynaklardan elde edilen enerjidir. İlki tükenmez ve temiz ama değişken, ikincisi yoğun ve sürekli ama tükenir ve kirletir. )


- YENİLEŞİM/İNOVASYON[İng. < INNOVATION] ile/||/<> YENİLEŞİMCİ/İNOVATİF[İng. < INNOVATIVE]


- YENİLEŞİM ile YENİLEŞİMCİ/LİK


- YENİLGİ:
KAYBETTİĞİNDE değil VAZGEÇTİĞİNDE


- YENİLİK YAPMAK ile YENİLİKÇİ ile YENİLİK ile YENİLİKÇİ ile YENİLİKÇİ BİR ŞEKİLDE ile YENİLİKÇİ

( INNOVATE vs. INNOVATED vs. INNOVATION vs. INNOVATIVE vs. INNOVATIVELY vs. INNOVATOR )

( بدعت گذاردن ile چيزتازه آوردن ile نو آوري کردن ile نوآيين ile بدعتکاري ile نوآورده ile نو آوري ile ابتکار ile بدعت ile ابداع ile نوآوري ile نوآورد ile با ابتکار ile ابتکاري ile مبتکراً ile نو آور ile بدعتکار ile بدعت گذار )

( BEDAT GOZARDAN ile CHYZETAZEH AVARDAN ile NO AVARY KARDAN ile نوآيين ile BEDATKARY ile NOAVARDEH ile NO AVARY ile EBTEKAR ile BEDAT ile EBDA ile NOAVARY ile NOAVARD ile BA EBTEKAR ile ابتکاري ile MOBTEKRAN ile NO AVAR ile بدعتکار ile BEDAT GOZAR )


- YENİLİKLERDE:
BEĞENİLİR ile KABUL GÖREN ile BEĞENİLMEYEN ile KÖTÜ

( BİD'AT-İ HASENE ile BİD'AT-İ MAKBÛLE ile BİD'AT-İ MERDÛDE ile BİD'AT-İ SEYYİE )


- YENİLİYOR ile YENİLİYOR


- YENİMAHALLE PARKI (MUHTARLIK ALTI) :

( Bahçeköy'dedir. 575,00 m²'lik bir alan üzerindedir. 105,00 m²'lik yeşil alanı, 89,00 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- YENMEK/İNTİKAM":
RAKİBİNİ/DÜŞMANINI (")ÖLDÜRMEK(") ile/değil/yerine BAŞKALARINI/TOPLUMU KURTARMAK


- YENMEK ile/ve ÜSTESİNDEN GELMEK


- YER ÇEKİMİ ile/ve/||/<>/< ELEKTROMANYETİK ÇEKİM

( [Gücü] Elektromanyetik çekimden daha az. İLE/VE/||/<>/< Yer çekiminden daha fazla. )

( Çivi. İLE/VE/||/<>/< Mıknatıs. )


- YER ÇEKİMİ ile YERÇEKİMİ

( GRAVITATE vs. GRAVITATION )

( گرويدن ile قوه جاذبه )

( GEROYDAN ile GHOOH JAZEBEH )


- DENSITÉ DE COURANT DE DÉPLACEMENT[Fr.] / VERSCHIEBUNGSSTROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME AKIMI YOĞUNLUĞU


- SUBSTITUTION REACTION[İng.] / SUBSTITUTION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME TEPKİMESİ


- YER DEĞİŞTİRME[İng. TRANSLOCATION] ile/||/<> ADDÜKTÖR KAS[İng. ADDUCTOR MUSCLE] ile/||/<> ANATOMİK POZİSYON[İng. ANATOMICAL POSITION] ile/||/<> BASİT TAŞIMA[İng. SIMPLE TRANSPORT] ile/||/<> DÖNÜŞÜM MUTASYONU[İng. TRANSITION MUTATION] ile/||/<> TRANSVERSİYON[İng. TRANSVERSION]

( Bir mutasyonun sabitlenmesidir. Var olan bir alelin yerini bir başkasının almasını da kapsar. @@ Kol ya da bacağın, vücudun orta düşey eksenine doğru yer değiştirmesini sağlayan kaslara verilen addır. "Yakınlaştırıcı kas" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Vücudun dik durduğu, her bir kolun vücudun yanına doğru asılı olduğu, avuç içlerinin açık ve dışarıya baktığı, bacakların ve altındaki üyelerin düz ve öne baktığı duruş planıdır. Anatomik pozisyon, vücudun ve organlarının vücut pozisyonuna bağlı olarak göreli biçimde yer değiştirmesi mümkün olduğu için kullanılan bir standarttır. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; ABC Taşıma sistemi ve Grup Yer Değiştirme) Sadece zar boyunca uzanan proteinlerden oluşur.E. coli'de laktoz; lak permaz ile taşınır. @@ DNA ya da RNA da iki pürin ya da pirimidin bazı arasındaki yer değiştirme. Dönüşüm mutasyonu tipi yer değiştirme transversiyon tipi yer değiştirmeden daha yaygındır. @@ Bir pürin bazının pirimidin bazıyla ya da tam tersi yer değiştirmesiyle oluşan mutasyondur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YER DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<> YANLIŞ (YERE) YERLEŞTİRME


- YER YUVARI:
UÇUTYUVAR/KATMAN ile/ve/<> SU YUVARI/KATMANI ile/ve/<> TAŞ YUVARI/KATMANI(YER KABUĞU) ile/ve/<> SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile/ve/<> AĞIR YUVAR(ÇEKİRDEK KATMANI)

( 30.000 km. İLE/VE/<> 12 km. İLE/VE/<> 150 km. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> 5.000 km. )


- TACİL-İ İNCİZAB[Osm.] / GRAVITATIONAL ACCELERATION[İng.] / FALLBESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YERÇEKİMİ İVMESİ


- KÜTLE/YER ÇEKİMİ OLGUSU ile/ve/||/<> KÜTLE/YER ÇEKİMİ KAVRAMI

( Herkes için. İLE/VE/||/<> Bilgin//aydın/âlim/filozof için. )


- KÜTLE/YER ÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK

( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )

( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )

( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )

( In nature. VS./AND On Human. )

( GRAVITATION vs./and LOVE )


- YERÇEKİMİ ile/||/<> KÜTLE ÇEKİM

( Dünya'nın çekimi,. İLE Genel çekim kuvveti.

Özgül ağırlık ve yoğunluk ölçümleri. )

( Formül: g=9.8m/s² İLE F=GMm/r² )

( Al-Biruni tarafından 1030 yılında keşfedildi/formüle edildi. (973-1048) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Astronomi, Matematik, Coğrafya) (Önemli katkıları: Trigonometri, Dünya çapı hesaplaması) )


- YERÇEKİMİ ile YEREDOĞRULUM/YEREYÖNELİM/JEOTROPİZMA/GEOTROPİZMA

( Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi. İLE Bitkilerde, kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu almaları özelliği. )


- YERÇEKİMİNE:
"MÂRUZ KALMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TÂBİ OLMAK


- YERÇEKİMİNİN BİTTİĞİ NOKTA -ile

( 105 km. )


- YEREBATAN SARAYI değil YEREBATAN SARNICI


- YEREBATAN SARNICI ile/ve BİNBİRDİREK SARNICI / FLOKSENUS SARNICI ile/ve ŞEREFİYE SARNICI


- YEREBATAN SARNICI ile/ve/>/yerine III. AHMED ÇEŞMESİ


- YEREL EKSTREMUM ile/||/<> MUTLAK EKSTREMUM

( Yerel bölgesel, mutlak tüm tanım kümesindedir )

( Formül: Lokal İLE global )


- ... değil YERELMASI


- YERELMASI ile BADAT

( Bileşikgillerden, köksapları yumru durumunda olan bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak yararlanılan köksapı. İLE Bileşikgillerden, şekeri çok, bir tür yerelması. )

( HELIANTHUS TUBEROSUS cum ... )


- YERİN İÇ YAPISINDA:
ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> MANTO ile/ve/||/<> KABUK

( 1.9 x 1027 g İLE/VE/||/<> 4.1 x 1027 g İLE/VE/||/<> 2.3 x 1025 g )

( [ortalama yarıçap] 0 İLE/VE/||/<> 3480 km. İLE/VE/||/<> 6350-6370 km. )


- YERİNDEN ETMEK" ile/değil/yerine/||/<>/< YANLIŞLANANA KADAR GEÇERLİLİK


- YERİNDEN ETMEK ile YER DEĞİŞTİRME ile GÖRÜNTÜLEMEK ile EKRAN ÇEKİCİLİK ile EKRAN TERMİNALİ ile EKRAN ÜNİTESİ ile GÖRÜNTÜLENİYOR

( DISPLACE vs. DISPLACEMENT vs. DISPLAY vs. DISPLAY CHARM vs. DISPLAY TERMINAL vs. DISPLAY UNIT vs. DISPLAYING )

( جابجا کردن ile جا بجا کردن ile جابجا شدگي ile جانشين سازي ile نمايش دادن ile بخرج دادن ile جلوه دادن ile نمود کردن ile به نمايش گذاشتن ile جلوه داشتن ile ملاحت بخرج دادن ile ملاحت نشان دادن ile پايانه نمايشگر ile واحد نمايش ile معرظ )

( JABEJA KARDAN ile JA BEJA KARDAN ile JABEJA SHODEGY ile JANESHYNE SAZY ile NAMAYSH DADAN ile BAKHARJ DADAN ile JALVEH DADAN ile NEMUD KARDAN ile BAH NAMAYSH GOZASHTAN ile JALVEH DASHTAN ile MOLAHAT BAKHARJ DADAN ile MOLAHAT NESHAN DADAN ile PAYANEH NAMAYSHGAR ile VAHAD NAMAYSH ile معرظ )


- ... ile ... ile ... ile/yerine ...


- ... ile/yerine ... ile ... ile ...


- ... YERİNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILIĞINDA


- YERKABUĞU ile/ve/<> YERKÜRE

( Yeryuvarlağının dışını çepeçevre kaplayan, üzerinde karalar ve denizlerin bulunduğu bölüm, yeryüzü. İLE/VE/<> Yeryuvarlağı. )


- YERLERDEYİZ ile/değil/yerine/>< AYAKTAYIZ

( Ayrıysak/ayrıyken. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birlikteysek/birlikteyken. )

( )


- YERLEŞME ile/ve/> YAYGINLAŞMA


- YERLEŞMEK ve/||/<>/> KÖK SALMA


- YERLEŞMEK ile/ve/<> KONUŞLANMAK


- YERLEŞMEK ile "KURULMAK"


- YERLEŞMEK ile/ve SAKİNLEŞMEK


- YERLEŞMEK ile YERLEŞİLMEK ile YERLEŞTİRMEK ile YERLEŞEBİLMEK ile YERLEŞTİRİLMEK


- YERLEŞMİŞ | ANGAJE[Fr. < ENGAGÉ] ile/||/<> ...

( ENGAGÉ )


- YERLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GİYDİRMEK


- YERLEŞTİRMEK ile OTURTMAK

( TO LOCATE vs. TO FIT WELL )


- YERLİ YERİNCE ile/ve/||/<> YETERİNCE


- YERLİLEŞMEK ile YERLİLEŞTİRMEK ile YERLİ/LİK ile YERLİ MALI ile YERLİ DOLAP ile YERLİ YERİNE ile YERLİ YERSİZ ile YERLİ YERİNDE


- YERLİ-YERİNDE (DAVRANMAK, KONUŞMAK)