Dokuz(9) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.860 başlık/FaRk ile birlikte,
30.860 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(22/125)
- ÇELİŞME ile ÇELİŞMELİ ile ÇELİŞMESİZ ile ÇELİŞMEZLİK ile ÇELİŞMEZLİK İLKESİ
- CELLULAR ile/||/<> MOLECULAR ile/||/<> SYSTEMIC ile/||/<> EVOLUTİONARY
( Yaşlanmanın farklı seviyeleri. )
( Formül: Hayflick limit ~50 )
- ÇELME ile/||/<> KARŞILAMA ile/||/<> SAKINMA
( Yağının yumruğunu bilekle, kolla, elle karşılayıp yönünden çevirmek. @@ Karşı güreşçinin ayağının arkasına ayak koyma. @@ Birkaç çekinin birbirlerine bağlanmasından oluşan yeni alınlık. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep) @@ Bıçak ağzını keskinleştirmek. (Köprü *Şarkikaraağaç -Isparta) )
( TRIPPING | BLOCK UP | ESCAPE~BLOCK UP | INDEMNIFY, COMPANSATION~ESCAPE | AVOIDANCE | HEDGING )
( INDEMNISATION, COMPONSOT/ON | ÉVITEMENT~INDEMNISATION, COMPONSOT/ON~ÉVITEMENT )
( SUPPLANTATIO~...~... )
( PARADE, ABLENKUNG | BLOCKEN | MEIDBEWEGUNG~BLOCKEN~MEIDBEWEGUNG | SCHEU )
( SGAMBETTO~ACCOGLIENZA~EVITAMENTO )
( ΤΡΙΚΛΟΠΟΔΙΆ / τρικλοποδιά~ΥΠΟΔΟΧΉ / υποδοχή~ΑΠΟΦΥΓΉ / αποφυγή )
- DİKKATİNİ:
"ÇELMEK" değil ÇEKMEK
- ÇELMELEME ile/||/<> ...
( Bir oyuncunun karşı oyuncuya düşürmek için ayağını takması )
- CELSİUS ile/||/<> FAHRENHEİT
( Celsius suyun donma-kaynama 0-100 İLE Fahrenheit 32-212 )
( Formül: °C = (°F - 32) × 5/9 )
( Anders Celsius tarafından 1742 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- CELSIUS SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİYUS (SANTİGRAD) EŞELİ
- ÇELTİK/LİK ile ÇELTİKLİ ile ÇELTİKÇİ/LİK ile ÇELTİKSİZ ile ÇELTİK TARLASI
- CEM ETMEK ile BİRLEŞTİRMEK / İLÂÇ HAZIRLAMAK
( İLÂÇ HAZIRLAMAK )
- CEMAAT ile/||/<> COMMUNITY[İng.] ile/||/<> COMMUNAUTÉ[Fr.] ile/||/<> GEMEINSCHAFT[Alm.] ile/||/<> ORTAKLAŞALIK
( Ortak olanın öz belirtisi Ortaklaşa edinilen özdeksel ve tinsel değerlere dayalı toplumsal ilişki Bu anlamda Genel olarak Aralarında bir ortaklık bulunan insan öbeği 2 İnsanların birlikte yaşamalarının belirli temel biçimlerine verilen ad Tönniesin Gemeinschaft und Gesellschaft Ortaklaşalık ve Toplum adlı yapıtından beri insanların doğal organik birlikteliklerinin çeşitli biçimlerine verilen ad aile soy ulus Usa uygun istence dayanan istendiğinde çözülebilen bir erek bağlılığı olan toplumdan ayırt edilir )
( COMMUNITY )
( COMMUNAUTÉ )
( GEMEINSCHAFT )
- CEMÂDAT(CANSIZLAR) ve/</>/ve NEBÂDAT(BİTKİLER) ve/</>/ve HAYVANAT(CANLILAR)HAYVAN-I NÂTIK(BEŞER/İNSAN)
- CEMÂDÂT ile/ve/||/<>/> NEBÂTÂT ile/ve/||/<>/> HAYVANÂT ile/ve/||/<>/> BEŞERİYET > İNSAN
( Donmuş akıl[/logos]. İLE/VE/||/<>/> Yukarı doğru yönelebilen. İLE/VE/||/<>/> Hareket eden. ["canlı" anlamına ge(tiri)l(e)mez!] İLE/VE/||/<>/> Düşündüğünü, düşünebilen. > Düşünerek hareket edebilen. )
- CEMÂL GÖRMEK ve/||/<> KEMÂL BULMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK
- CEMÂL ile/ve/değil CEMÂL'İNİN NÛRU
- ÇEMBER ile/||/<> KADIN BAŞÖRTÜSÜ, YAZMA
( kadın başörtüsü yazma çambar a kerchief collar necklace )
( ÇAMBAR )
- ÇEMBERLEMEK ile ÇEMBERLENMEK ile ÇEMBERLETMEK ile ÇEMBER ile ÇEMBERLİ ile ÇEMBERSİZ ile ÇEMBER KAYIK ile ÇEMBER SAKAL ile ÇEMBER MAKASI ile ÇEMBER SAKALLI/LIK ile ÇEMBERSEL BÖLGE
- CEMBİYE ile CEMBİYELİ ile CEMBİYESİZ
- CEMİYET FELSEFESİ | TOPLUM FELSEFESİ ile/||/<> TOPLUM FELSEFESİ
( 1 Toplumsal kurumlar gelenekler töreler ve toplum yaşayışının öteki özellikleri ile bütün bunların ahlak yönünden kapsamını ve sonuçlarını inceleyen felsefe dalı 2 Toplumsal yaşayış devlet yurttaşlık gibi konularla bunlara ilişkin demokrasi toplumculuk faşizm vb yönetim biçimlerini birbirleriyle bağlantılı ve düzenli biçimde ele alan görüş ya da öğretiler toplamı 1 Toplumun ve toplumsal olayların özü ve anlamı üzerinde felsefe araştırmaları 2 Toplumun özü ve nasıl olması gerektiği üzerindeki felsefe öğretileri toplumsal ahlak felsefesi 1 İnsanların toplumsal ilişkilerinden doğan töre ve ahlak sorunlarını ve ahlaksal görevleri inceleyen öğretiler 2Toplumu ahlaklılığın taşıyıcısı olarak gören ahlak felsefesi Karşıtı bireysel ahlak felsefesi )
( SOCIAL PHILOSOPHY )
( PHILOSOPHIE SOCIALE )
( SOZIALPHILOSOPHIE )
- CEMİYET ile CEMİYETLİ
- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ
- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRMEK
( Birine karşı gelmek, sert yanıt vermek.İLE Köpeğin kesik kesik havlaması. )
- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRTMEK ile ÇEMKİREBİLMEK ile ÇEMKİRİVERMEK
- ÇEMOSFER = TERMOSFER
- ÇEMREMEK ile/ve/||/<> ÇEMRENMEK
( Kol, paça, etek gibi şeyleri sıvamak. İLE/VE/||/<> Kendi kol, etek ya da paçalarını çemremek. | Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak. )
- ÇEMREMEK ile ÇEMRENMEK ile ÇEMREK
- CEN/COMİTÉ EUROPÉEN DE NORMALISATION, EUROPEAN COMMİTTEE FOR STANDARDIZATION değil/yerine/= AVRUPA STANDARTLAR KURULU
- CENÂB-I[: Taraf, yön. < Hazret. ] HAKK ile ALLÂH-Ü TEÂLÂ (olarak tanımlamak)
- CENABIHAK[Ar. < CENĀB + ḤAḲḲ] ile/||/<> ALLAH
- CENAZEYE GİDİYORUM ile/değil/yerine AĞLAMAYA GİDİYORUM
( Lazlar ve Mingreller, cenazenin adı yerine halini ifade etmeyi tercih ederler. )
- [ne yazık ki]
CENDEREYE ALMAK SOKMAK ile/ve/<> KISKACINA ALMAK
- ÇENEK, KOTİLEDON = FİLKA = COTYLÉDON
- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ÇENESİ KUVVETLİ
- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ZEVZEK/LİK
- ÇENGEL ÇENELİLER ile/||/<> ÇENGEL ÇENELİLER
( plektos bükülmüş gnathos çene Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımından vücutları çıplak kemik tabakalarla kaplı ya da dikenli bazılarında karın yüzgeçleri olmayan yüzme keseleri kapalı solungaç kapakları az çok körelmiş türleri olan bir alt takım Kemikli balıklardan vücutları çıplak kemik tabakalarla kaplı veya dikenli bazılarında karın yüzgeçleri olmayan yüzme keseleri kapalı solungaç kapakları az çok körelmiş türleri olan bir alt takım )
( PLECTOGNATHES | SELACHIANS | CHIMAERAS )
( PLECTOGNATHES | SÉLACIEN | CHIMÈRES )
( HAFTKIEFER | HAIE | SEEDRACHEN )
( PLECTOGNATHI | SELACHII | HOLOCEPHALI | ASTEROSPONDYLI )
( PLETTOGNATI )
( ΠΛΕΚΤΌΓΝΑΘΟΙ / πλεκτόγναθοι )
- ÇENGEL ÇENELİLER ile/||/<> KÖPEK BALIKLARI ile/||/<> TÜM BAŞLILAR ile/||/<> YILDIZ OMURLULAR
( (Yun. plektos: bükülmüş; gnathos: çene) Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımından, vücutları çıplak, kemik tabakalarla kaplı ya da dikenli, bazılarında karın yüzgeçleri olmayan, yüzme keseleri kapalı, solungaç kapakları az çok körelmiş türleri olan bir alt takım. @@ Kemikli balıklardan, vücutları çıplak, kemik tabakalarla kaplı veya dikenli, bazılarında karın yüzgeçleri olmayan, yüzme keseleri kapalı, solungaç kapakları az çok körelmiş türleri olan bir alt takım. )
( PLECTOGNATHES | SELACHIANS | CHIMAERAS~SELACHIANS~CHIMAERAS~... )
( PLECTOGNATHES | SÉLACIEN | CHIMÈRES~SÉLACIEN~CHIMÈRES~... )
( PLECTOGNATHI | SELACHII | HOLOCEPHALI | ASTEROSPONDYLI~SELACHII | PLEUROTREMATA~HOLOCEPHALI~ASTEROSPONDYLI )
( HAFTKIEFER | HAIE | SEEDRACHEN~HAIE~SEEDRACHEN~... )
( PLETTOGNATI~SQUALI~CHIMERE~... )
( ΠΛΕΚΤΌΓΝΑΘΟΙ / πλεκτόγναθοι~ΚΑΡΧΑΡΊΕΣ / καρχαρίες~ΧΊΜΑΙΡΕΣ / χίμαιρες~... )
- ÇENGELKÖY'DE:
AYVA ve/||/<> ŞEFTALİ ve/||/<> SALATALIK)
- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER
- ÇENGİ/LİK ile ÇENGİ KOLU ile ÇENGİ TAKIMI
- ÇENİLEMEK ile ÇENTMEK
( Canı yanan köpeğin, ağlama gibi ses çıkarması. İLE Bir şeyin kenarında kertik açmak. | Soğan, salatalık, kabak gibi sebzeleri ya da nesneleri, küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak. )
- CENNET ile GÖKSEL ile GÖK CİSİMLERİ ile GÖKSEL ÜCRET ile GÖKSEL VAHİY ile GÖKSEL DÜNYA
( HEAVEN vs. HEAVENLY vs. HEAVENLY BODIES vs. HEAVENLY REMUNERATION vs. HEAVENLY REVELATION vs. HEAVENLY WORLD )
( بهشت ile اخروي ile اهل بهشت ile ملکوتي ile سماوي ile آسماني ile بهشتي ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile اجسام آسماني ile اجرا اخروي ile محي منزل ile عالم ملکوت )
( BACPEHSHT ile AKHROY ile HAL BACPEHSHT ile MOLKOTY ile سماوي ile ASMANY ile BACPEHSHTY ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile AJSAM ASMANY ile EJRA AKHROY ile محي منزل ile ALAM MOLKOT )
- CENNETMEKÂN[Ar. < CENNET + MEKĀN] ile/||/<> CENNETLİK
- CENNET'TEN:
"KOVULMA" değil İNDİRİLME
- CENSORING[İng.] ile/||/<> SANSÜRLEME
( CENSORING )
- CENTIGRAMME[Fr.] ile/||/<> SANTİGRAM[Fr. < CENTIGRAMME]
( matematik )
( CENTIGRAMME )
- ÇENTİKLEMEK ile ÇENTİKLENMEK ile ÇENTİK ile ÇENTİKLİ ile ÇENTİKSİZ
- CENTİLMEN/LİK ile CENTİLMENCE ile CENTİLMENLİK ANLAŞMASI
- ÇENTMEK ile ÇENTİLMEK ile ÇENTEBİLMEK
- CENTRAL ANGLE ile/||/<> INSCRİBED ANGLE
( Central merkez köşeli, inscribed çember üzeri köşeli. )
( Formül: Center vertex İLE circle vertex )
- CENTRAL ile/||/<> PERIPHERAL ile/||/<> IMMUNE PRİVİLEGE
( Oto-reaktivite kontrol mekanizmaları. )
( Formül: Negatif seleksiyon )
- CENTRALE DE LIVRASION DE VALEURS MOBILIERES[İng.] ile/||/<> CEDEL
( Avrovillerin ve diğer taşınır değerlerin güven içinde korunması teslimi ve ödenmesi için bir grup uluslararası mali kuruluş tarafından Lüksemburgda oluşturulmuş merkezi takas odası )
( CENTRALE DE LIVRASION DE VALEURS MOBILIERES )
- CENTRIPETAL FORCE[İng.] değil/yerine/= MERKEZCİL KUVVET
( Merkezcil kuvvet, dairesel hareket sırasında cismi yörüngede tutan kuvvettir. Merkezcil kuvvet, hız vektörünün büyüklüğünü değiştirmez ancak yönünü değiştirir. Bu yüzden bir merkezcil ivme oluşur. Merkezcil kuvvetin yönü, merkezcil ivmenin yönüyle aynı yani merkeze doğrudur ve çizgisel hıza diktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CENUBİŞARKİ ile/||/<> SOUTH-EAST[İng.] ile/||/<> SUD-EST[Fr.] ile/||/<> SÜDOST[Alm.] ile/||/<> GÜNEYDOĞU | ANAYÖNLER
( Doğu ile güney arası yön anayönler arayönler )
( SOUTH-EAST )
( SUD-EST )
( SÜDOST )
- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ
- CEP TEL'DA:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK değil/yerine KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
( [not] TO USE EARPHONELESS - TO USE WITH EARPHONE/WIRELESS :ON MOBILE PHONES) ( TO USE WITH EARPHONE/WIRELESS instead of TO USE EARPHONELESS :ON MOBILE PHONES )
- CEP TELEFONU KULLANIMI DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK
- CEP TELEFONUNU:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK değil/>< KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- ÇEPEÇEVRE
- ÇEPEL, PROF. DR. NECMETTİN (BURSA, 1928) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1950'de mezun oldu. Bir süre orman teşkilatında çalıştıktan sonra açılan sınavını kazanarak 1953'te Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsünde asistan oldu. 1958'de "Kayın, Meşe, Karaçam ve Göknar Ağaçlarının Asimilasyon Organlarında Bazı Önemli Bitki Besin Maddelerinin Mevsimlik Değişim Üzerine Araştırmalar" korulu tezi ile "Üniversite Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1963'te ""Orman Topraklarının Rutubet Ekonomisi Üzerine Araştırmalar ve Belgrad Ormanı'nın Bazı Karaçam. Kayın. Meşe, Meşçerelerinde İntersepsiyon, Gövdeden Akış ve Toprak Rutubet Miktarlarının Sistematik Ölçmelerle Tespiti" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını kazandı. 1971'de ""Antalya Orman Başmüdürlüğü Bölgesinde Yapılan Ağaçlandırmalarda Karşılaşılan Bazı Ekolojik Problemler Üzerine Araştırmalar" adlı çalışması ile Profesörlüğe yükseltildi. 1978'de Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsü Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevini emekli olduğu 1995 yılına kadar devam ed tercüme makale, 25 adedi bilimsel bildiridir. Kitaplarından 10'u ders kitabı, 3 ‘ü yardımcı ders kitabı, 6 adedi araştırma, 8 adedi çeşitli konularda yazılmış kitaplar, 4 adedi de yabancı dilden tercüme edilmiş kitaptır. )
- CEPHALALJİA ile/||/<> CEPHALOMETRİKS
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Baş ölçümleriyle ilgili. )
- CEPHANE/LİK ile CEPHANECİ/LİK
- ÇERAĞ ile ÇERAĞ UYANDIRMA ile ÇERAĞ DİNLENDİRME
- CERAHATLENMEK ile CERAHAT ile CERAHATLİ ile CERAHATSİZ
- CERBEZE ile CERBEZELİ
- ÇERÇEVELEMEK ile ÇERÇEVELENMEK ile ÇERÇEVELETMEK ile ÇERÇEVELETEBİLMEK ile ÇERÇEVELEYEBİLMEK ile ÇERÇEVE ile ÇERÇEVECİ/LİK ile ÇERÇEVELİ ile ÇERÇEVESİZ ile ÇERÇEVE ANLAŞMA
- CHERENKOV DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV DEDEKTÖRÜ
- CERENKOV-DEDEKTOR, CERENKOV-ZAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= CERENKOV DETEKTÖRÜ
- CERENKOV IŞINI ile/||/<> CERENKOV DEDEKTÖRÜ
( Saydam bir ortamı ışığın ortamdaki hızından daha büyük bir hızla geçen yüksek enerjili yüklü tanecikler demetinin oluşturduğu mavimsi ışık. İLE Cerenkov ışınınun gözlenmesiyle yüksek enerjili yüklü tanecikleri ölçmek için kullanılan dedektör. )
( CERENKOV-STRAHLUNG MiT CERENKOV-DEDEKTOR, CERENKOV-ZAHLER )
( LA RADiATiON DE CERENKOV AVEC LE DETECTEUR DE CERENKOV )
( CERENKOV RADiATiON VS. CERENKOV DETECTOR )
- CHERENKOV RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV IŞINIMI
- CERENKOV-STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CERENKOV RADYASYONU
- CEREYAN ile CEREYANLI
- CEREYAN-İ ELEKTRİKİ, ELEKTRİK CEREYANI, CEREYAN | AKIM ile/||/<> AKIM
( Sinema TV Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum Bir akarsuyun belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su Yazınsal yönelim ve yönsemelere verilen ad Resim Heykel Mimarlık İlk kez 19 y y ın birinci yarısında başlayan ve üslûp niteliğini taşımayan sanat görüşü Örn Gerçekçilik gerçeküstücülük gibi Elektrik yükünün aktarım hızı Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu m3 sn 1 genel uygulayım akıntı 2 fizik Birim zamanda dik bir kesitten geçen özdek elektrik yükü vb ilişkin nicelik Birim zamanda dik bir kesitten geçen özdek kıvıl yük vb ilişkin nicelik Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları Elektriğin bir yöne akışı akım )
( ELECTRIC CURRENT | DISCHARGE | CURRENT | FLOWVOLUME | CIRCUIT, CURRENT | STREAM | ALTERNATING CURRENT, AC | DIRECT CURRENT, DC )
( COURANT ÉLECTRIQUE | DÉBIT | COURANT | TENDANCE | CIRCUIT, COURANT ÉLECTRIQUE | COURANT ALTERNATIF | COURANT CONTINU )
( ELEKTRISCHER STROM, STROM | WASSERFÜHRUNG | BEWEGUNG | STROM | STROMKREIS | WECHSELSTROM | GLEICHSTROM )
( CORRENTE )
( ΡΕΎΜΑ / ρεύμα )
- CEREYAN-İ ELEKTRİKİ, ELEKTRİK CEREYANI, CEREYAN | AKIM ile/||/<> DALGALI AKIM ile/||/<> DOĞRU AKIM
( Sinema/TV. Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum. @@ Bir akarsuyun, belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su. @@ Yazınsal yönelim ve yönsemelere verilen ad. @@ (Resim, Heykel, Mimarlık) İlk kez 19. y.y.'ın birinci yarısında başlayan ve üslûp niteliğini taşımayan sanat görüşü. Örn: Gerçekçilik, gerçeküstücülük gibi. @@ Elektrik yükünün aktarım hızı. @@ Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn. @@ 1. genel uygulayım: bk. akıntı. 2. fizik: Birim zamanda dik bir kesitten geçen özdek, elektrik yükü vb. ilişkin nicelik. @@ Birim zamanda, dik bir kesitten geçen özdek, kıvıl yük vb. ilişkin nicelik. @@ Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları. @@ Elektriğin bir yöne akışı. @@ @@bk. akım. )
( ELECTRIC CURRENT | DISCHARGE | CURRENT | FLOWVOLUME | CIRCUIT, CURRENT | STREAM | ALTERNATING CURRENT, AC | DIRECT CURRENT, DC~ALTERNATING CURRENT, AC | ALTERNATIF CURRENT | ALTERNATIVE CURRENT | ALTERNATING CURRENT | ALTERNATE CURRENT (AC)~DIRECT CURRENT, DC | CONTINUOUS CURRENT | CONTINUOUS CURRENT, DIRECT CURRENT | DIRECT CURRENT )
( COURANT ÉLECTRIQUE | DÉBIT | COURANT | TENDANCE | CIRCUIT, COURANT ÉLECTRIQUE | COURANT ALTERNATIF | COURANT CONTINU~COURANT ALTERNATIF~COURANT CONTINU )
( ELEKTRISCHER STROM, STROM | WASSERFÜHRUNG | BEWEGUNG | STROM | STROMKREIS | WECHSELSTROM | GLEICHSTROM~WECHSELSTROM~GLEICHSTROM )
( CORRENTE~CORRENTE ALTERNATA~CORRENTE CONTINUA )
( ΡΕΎΜΑ / ρεύμα~ΕΝΑΛΛΑΣΣΌΜΕΝΟ ΡΕΎΜΑ / εναλλασσόμενο ρεύμα~ΣΥΝΕΧΈΣ ΡΕΎΜΑ / συνεχές ρεύμα )
- ÇEREZLENMEK ile ÇEREZ/LİK ile ÇEREZCİ/LİK
- CERRAH | İŞLETİCİ | OPÉRATEUR[Fr. < OPÉRATEUR] ile/||/<> OPERATÖR ile/||/<> OPERATÖR[Fr. < OPÉRATEUR]
( Bakteri ya da virüs genomunda repressör proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden kısa DNA dizisi 1 Cerrah 2 Gen veya gen gruplarının ifadesini kontrol eden bastırıcı proteinle etkileşen DNA nın bir bölgesi )
( OPERATOR )
( OPÉRATEUR )
( OPERATOR )
- CERTAINLY :/yerine KESİNLİKLE
- CERTAINTY vs. STERN(NESS)
- CERTIFIED PUBLIC BOOKKEEPER, CERTIFIED PUBLIC ACCOUNTANT[İng.] ile/||/<> SAYMAN
( Kamu kurumlarında hesap işleriyle uğraşan uzman kişi )
( CERTIFIED PUBLIC BOOKKEEPER, CERTIFIED PUBLIC ACCOUNTANT )
- ÇERVİŞ[Fars. < ÇERBİŞ] ile/||/<> ERİTİLMİŞ İÇ YAĞI
( eritilmiş iç yağı Türkçede çevriş olarak da geçer çarviş fat fat of broth Farsçada çarbiş olarak da geçer çarb fat Türkçede kullanılan çevriş göçüşme sonunda oluşmuş bir biçimdir Bulgarca červiš ve čèrviš biçimleri Türkçeden geçmiştir )
( ÇARVIŞ )
- ÇERVİŞ ile ÇERVİŞLİ ile ÇERVİŞSİZ
- CESAMET ile/ve/||/<>/> CESAMETLİ
( Büyüklük. @@ Kocaman, iri, büyük olan. )
- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK
- CESÂRET:
KORKUNUN YOKLUĞU ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI
- CESÂRET ile/ve/<> AYKIRILIK
- CESÂRET ile/ve/||/<>/>/< TESLİMİYET
- CESÂRET ile/değil YÜZSÜZ/LÜK
- CESARETLENDİRMEK ile TEŞVİK ile TEŞVİK EDİCİ ile TEŞVİK EDİCİ ile ÖĞRENMEYİ TEŞVİK ETMEK
( ENCOURAGE vs. ENCOURAGEMENT vs. ENCOURAGER vs. ENCOURAGING vs. ENCOURAGING LEARNING )
( تشجيع کردن ile تشويق وترغيب کردن ile دلگرم کردن ile تشويق کردن ile قوت قلب ile تشويق ile ترغيب ile تشجيع ile مشوق ile ترغيبي ile تشويقي ile دلگرم کننده ile دانشپرور )
( TASHJYE KARDAN ile TASHOYGH VATARGHYBE KARDAN ile DELGARAM KARDAN ile TASHOYGH KARDAN ile GHOOT GHALAB ile TASHOYGH ile TARGHYBE ile تشجيع ile MOSHOGH ile ترغيبي ile تشويقي ile DELGARAM KONANDEH ile DANESHPOROOR )
- ÇEŞİT/LEME / ÇEŞİT/Lİ/LİK ve/<> EŞİT/LEME / EŞİT/LİK
- ÇEŞİTLENME/DEĞİŞKE ile/ve/||/<> ÇEVİRİ
( VARIANTE avec/et/||/<> COMENTAIRE )
- ÇEŞİTLERİ BAKIMINDAN ve DELÂLET BAKIMINDAN
- (ÇEŞİTLİ) BİTKİSEL/HAYVANSAL YAĞLAR yerine ZEYTİNYAĞI!
( )
- ÇEŞİTLİLİK ile/ve/<> UYUMLULUK ile/ve/<>
EVRİM ile/ve/<> BİYOÇEŞİTLİLİK
( Açıklamalar için burayı tıklayınız... )
(
)
(
)
( )
- ÇEŞNİLEMEK ile ÇEŞNİLENMEK ile ÇEŞNİLENDİRMEK ile ÇEŞNİ/LİK ile ÇEŞNİCİ/LİK ile ÇEŞNİLİ ile ÇEŞNİSİZ
- CESUR ÖNDERİN ANLATACAĞI:
"BAŞARI/SIZLIK" değil/yerine/< GELİŞİM
- CESUR/LUK ile CESURCA
- ÇETİNKAYA, NURETTİN (İST. 1950) :
( İşadamı, yönetici. Şişli Ondokuz Mayıs İlkokulu, Sultanahmet Sanat Enstitüsü ortaokulu ve Mecidiyeköy Lisesinden mezun oldu. Bir süre değişik ticari şirketlerde çalıştıktan sonra genç yaşta kendi işini kurdu. Nakış, kurdele, triko ve overlok işlerini yapan Çetinkaya Şirketini kurdu. Bilahare ilaç işine girdi ve Bolu'da Çetinkaya Serum fabrikasını kurdu. Bu Şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı olarak meslek kuruluşlarında görev aldı. İSO, TO ve TOBB üyesi olup bu kuruluşlarda meclis üyesi ve delege olarak görev aldı. İş hayatına atılmadan futbol oynadı. Kuştepe ve Fenerbahçe'de forma giydi. Sonraları Kuştepe Kulübünde yönetici ve kulüp başkanı olarak görev aldı. Nakışçılar Derneğinin kuruluşunu yaptı ve Kurucu Başkanlığını üstlendi. Sanayiciler Derneği, Kuştepe Spor Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor kulübünde 7 dönem (1994/19995; 1995/1996; 1996/1997; 1997/1998; 2007/2008; 2009/2010; 2012/2013) Yönetim Kurulu üyesi ve Profesyonel Şube Sorumlusu Asbaşkan olarak görev yaptı. Sarıyer'in 1995/96 sezonu şampiyonluğu kazanan yönetim kurulunda sorumlu yönetici olarak bulundu. Sarıyer Spor Kulübünde Divan Kurulu üyesidir. Üyesi olduğu Boluspor Kulübünde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Türkiye Güreş Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Asbaşkanı, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (İASKF) Yönetim Kurulu Üyesi, Gençlik ve Spor İstanbul İl Müdürlüğü saha komiserliği görevlerinde bulundu )
- ÇETİNLEŞMEK ile ÇETİNLEŞTİRMEK ile ÇETİN/LİK ile ÇETİNCE ile ÇETİN CEVİZ
- ÇETİNOĞLU, A. BÜLENT (İST. 1937) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. İş hayatına bankacı olarak başladı. Değişik görevler üstlendi. İmar Bankasında Genel Müdür Yardımcısı, Doğuş Holding'de Mali İşler Koordinatör Yardımcısı, Net Turizmde Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Spor Yaşamına Galatasaray'da başladı ve atletizm yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- CEVHER ile CEVHERLİ ile CEVHERSİZ
- CEVHER-İ LÂSIK | AGLÜTİNİN ile/||/<> AGLÜTİNİN ile/||/<> AGLÜTİNİN[Fr. < AGGLUTININE]
( ad yönelme gösteren ön ek glutinare yapışmak Birikişmeye sebep oları bir organik madde ya da özel bir antikor biyoloji 1 Antijenle reaksiyona girme sonucu onların birbirine yapışıp kümeleşmesini sağlayan antikor 2 Bakteriyolojik tanılarda belirli bazı bakteri veya hücrelerle kümelenme reaksiyonu veren antikor türü )
( AGGLUTININ )
( AGGLUTININE )
( AGGLUTININ )
( AD,GLUTINARE )
- ÇEVİKLEŞMEK ile ÇEVİKLEŞTİRMEK ile ÇEVİK/LİK ile ÇEVİKÇE
- CEVİR[Ar. < CEVR] ile/||/<> EZİYET (CEVRETMEK)
- ÇEVİRGE | MODEM ile/||/<> MODEM[Fr. < MO[DULATEUR] + DEM[ODULATEUR]]
( MODEM )
( MO[DULATEUR )
- ÇEVİRİ AMAÇLI METİNDE:
ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> YORUMLAMA
- ÇEVİRİ:
SPONTANE değil SİMULTANE
- ÇEVİRİ ile/ve/yerine TÜRKÇELEŞTİRME
- ÇEVİRİDE:
OLANAKSIZLIK ile/ve/||/<> TAMAMLANAMAZLIK
- ÇEVİRİDEN OKUMAK ile/ve/değil/yerine İLK KAYNAKTAN OKUMAK
- ÇEVİRİM ile ÇEVİRİM SENARYOSU
- ÇEVİRMEK ile ÇEVİRTMEK ile ÇEVİRTİLMEK ile ÇEVİREBİLMEK ile ÇEVİRİVERMEK ile ÇEVİRTTİRMEK ile ÇEVİRTEBİLMEK ile ÇEVİRİ ile ÇEVİRİCİ/LİK ile ÇEVİR SESİ ile ÇEVİRİ DİLİ ile ÇEVİRİ YAZI ile ÇEVİR SİNYALİ ile ÇEVİRİCİ DİLİ
- ÇEVİRMEN / KAPIOĞLANI
( ... İLE Kapı çuhadarı yamağı. | Elçiliklerde, çevirmen yardımcısı. )
- CEVİZ ile/ve HİNDİSTAN CEVİZİ/NARCIL[Ar.]
( GÖVEK/TETİR/BEZBÂZ[Fars.]: Cevizin yeşil kabuğu. )
( CEVİZ ile/ve NÂRCÎL, BEVVÂ )
( GİRDGÂN ile/ve NÂRÇÎL, BÂDİNC )
( JUGLANS REGIA cum COCOS NUCIFERA )
- CEVİZ/LİK ile CEVİZİ ile CEVİZLİ ile CEVİZ İÇİ
- ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK değil/yerine/= ÇEVRE VE URELCİLİK
- ÇEVRE ile ÇEVRESEL ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ORTAMLAR
( ENVIRONMENT vs. ENVIRONMENTAL vs. ENVIRONMENTAL POLLUTION vs. ENVIRONMENTS )
( محيط ile محيطزيست ile محيط زيست ile پرگير ile دوروبر ile محيط زيستي ile محيطي ile آلودگي محيط زيست ile توابع )
( MAHYT ile MAHYTAZYSET ile MAHYT ZYSET ile پرگير ile DOROBAR ile MAHYT ZYSETY ile MAHYTY ile ALODEGY MAHYT ZYSET ile TAVABE )
- ÇEVRECİ/LİK ile/ve/değil DOĞACI/LIK
- [ne yazık ki]
"ÇEVREDEKİLER İÇİN" AŞK ÜZERİNE YANLIŞ "SÖZLER":
GENÇLİKTE ile OLGUNLUKTA/YAŞLILIKTA
( "Henüz yaşın erken". İLE "Bu yaştan sonra". )
- ÇEVRE-GENOTİP ETKİLEŞİMİ[İng. GENOTYPE-ENVIRONMENT INTERACTION] ile/||/<> ÇEVRESEL ÇEŞİTLİLİK[İng. ENVIRONMENTAL DIVERSITY]
( Çevrenin etkisiyle fenotiplerde meydana gelen değişimlerin genotipe bağlı olması durumudur. Aynı yerde yaşayan insanlardan bazılarının mevsimlere bağlı olarak deri rengi değişirken, bazılarının değişmez. Bunun sebebi, genotipin fenotip üzerindeki etkisidir.) @@ Deneyimledikleri çevrelerin farklı olmasından ötürü bir popülasyonun bireylerinde görülen farklılıklardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇEVREL ÇİÇEK DURUMU, VERTİSİLASTER = EZHÂR-I HALKAVÎYE = VERTICILLE
- ÇEVRELEME ile/||/<> ÇEVRELEME
( Tomruğun baş kenarının balta ile yontularak çevresel pahlandırılması )
- ÇEVRELEYEN ile TAVAF ETMEK ile SÜNNETLİ ile SÜNNETÇİ ile SÜNNET ile SÜNNET ETMEK ile SINIRLAMAK ile İHTİYATLI ile DURUM ile DURUMLAR ile İKİNCİ DERECEDEN DURUM ile ÇEVRELEME ile ÇEVRELEMEK
( CIRCUMAMBIENT vs. CIRCUMAMBULATING vs. CIRCUMCISED vs. CIRCUMCISER vs. CIRCUMCISION vs. CIRCUMCIZE vs. CIRCUMSCRIBE vs. CIRCUMSPECT vs. CIRCUMSTANCE vs. CIRCUMSTANCES vs. CIRCUMSTANTIALITY vs. CIRCUMVOLUTION vs. CIRCUMVOLVE )
( گردنده بدور ile طائف ile مختون ile خاتن ile ختنه ile ختنه کردن ile محدود و مشخص کردن ile مال انديش ile ملاحظه کار ile چگونگي ile شرايط ile مقتضيات ile قضايا ile کيفيات ile دورزني ile دورگردي ile مارپيچ رفتن )
( GARDANDEH BEDOR ile TAEF ile مختون ile خاتن ile KHTANEH ile KHTANEH KARDAN ile MAHDUD VE MOSHKHS KARDAN ile MAL ANDYSH ile MOLAHEZEH KAR ile CHEGONGY ile SHARAYT ile مقتضيات ile قضايا ile KYFEYAT ile دورزني ile DORGARDY ile MARPYCH RAFTAN )
- ÇEVREMDEKİ ON(10) KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE YAPARIM/ALIRIM değil/yerine ÇEVREMDEKİ ON(10) KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE KENDİMİ YAPAR/ALIR BULUYORUM
- ÇEVREMİZDEKİ KİŞİLERİ BİZ SEÇİYORUZ" ile/ve/değil/önce/||/<>/< ÇEVRESİNDEKİLERİ KİŞİNİN KENDİ YEĞLİYOR/SEÇİYOR
- ÇEVRİLGENLİK/KONVERTİBİLİTE[Fr. < CONVERTIBILITÉ] ile/||/<> ÇEVRİLGEN/KONVERTİBL[Fr. < CONVERTIBLE]
- INVERSION[İng.] / INVERSION, RÉARRANGEMENT[Fr.] / INVERSION, UMKEHRUNG, ÇEVRILME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİLME, İNVERSİYON
- ÇEVRİLMEK ile ÇEVRELEMEK ile ÇEVRİLEMEK ile ÇEVRELENMEK ile ÇEVRELEYEBİLMEK ile ÇEVRE/LİK ile ÇEVRİ ile ÇEVRECİ/LİK ile ÇEVRİLİ ile ÇEVRESEL/LİK ile ÇEVRE AÇI ile ÇEVRE YOLU ile ÇEVRE TEKER ile ÇEVRE BİLİMCİ ile ÇEVRE SAĞLIĞI ile ÇEVRE BİLİMSEL ile ÇEVRE FELAKETİ ile ÇEVRE BİLİMLERİ ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ
- ÇEVRİMİÇİ" değil ÇEVRİM İÇİ
- ÇEVRİNMEK ile ÇEVRİNEBİLMEK
- ÇEYİZ/LİK ile ÇEYİZCİ/LİK ile ÇEYİZLİ ile ÇEYİZSİZ
- CEZA EVİNDE KALMA SÜRESİNİN ARTIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/< CEZANIN ARTIRILMASI
- CEZA TECİLİ | ERTELEME ile/||/<> ERTELEME ile/||/<> ERTELEMEK
( Verilen cezayı ikinci bir suç işlendiğinde verilecek cezaya eklenmek üzere geriye bırakma ertelenmiş borç )
( DEFER | POSTPONE )
( SURSIS )
- CEZA YARGILAMASINDA:
CEZA KARARNAMESİ ile/değil/yerine/||/<>/> BASİT YARGILAMA USÛLÜ
(
)
(
)
( )
- CEZA değil ERİŞEMEME
- CEZAEVİ/HAPİSHANE[Ar. < ḤABS + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> CEZAEVİ/KODES[Yun. < ] ile/||/<> CEZAEVİ/MAPUSHANE[Ar. < MAḤBŪS + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> CEZAEVİ/MAHBES[Ar. < MAḤBES] ile/||/<> CEZAEVİ/MAHPUSHANE[Ar. < MAḤBŪS + Fars. ḪĀNE]
- CEZAİR-İ MÜÇTEMİA | TAKIMADA ile/||/<> TAKIMADA ile/||/<> ADADİZİSİ
( Birbirine az çok yakın birkaç ya da geniş bir deniz alanına dağılmış olarak birçok adadan oluşan ve genellikle ortak adları bulunan ada topluluğu adadizisi coğrafya )
( ARCHIPELAGO )
( ARCHIPEL )
( INSELGRUPPE )
- CEZALANMAK ile CEZALANDIRMAK ile CEZA ile CEZAİ ile CEZALI ile CEZASIZ/LIK ile CEZASIZCA ile CEZA ALANI ile CEZA ATIŞI ile CEZA REİSİ ile CEZA HUKUKU ile CEZA SAHASI ile CEZA VURUŞU
- CEZALARDA:
YANLIŞ YAPILANA ile YAPILMAYANA/KARŞILANMAYANA [zorunlu olduğu halde]
( Geliştirir. İLE [belki] Dönüştürür. )
( Verilebilir de, verilmeyebilir de. İLE Çoğunlukla verilmesi gerekir. )
( Niyete göre hafifletilebilir. İLE Ne niyet, ne özel koşullar pek değerlendirilmez. )
( Haklılık/haksızlık, yerindelik-yersizlik, adâlet aranabilir. İLE Ne haklılık, ne de herhangi bir şey aranır. )
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
- CEZAYİR MENEKŞESİ ile/||/<> CEZAYİR MENEKŞESİ
( botanik Apocynaceae familyasından çok yıllık çalımsı veya otsu yapıda süs bitkisi olarak yetiştirilen Vinca cinsinin türlerine verilen genel ad )
( PERIWINKLE )
( PERVENCHE )
( SINNGRÜN )
( VINCA )
- CEZAYİRLİ HASAN PAŞA MEYDAN PARKI :
( Çayırbaşı Mahallesindedir. 1.100,00 m²lik bir alan üzerindedir. 1.025 m² yeşil alanı bulunmaktadır. Üzerinde Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın bir heykeli bulunmaktadır. )
- CEZAYİRLİ ile CEZAYİR MENEKŞESİ
- CEZAYİRLİYAN YALISI/AVUSTURYA BÜYÜKELÇİLİĞİ YAZLIĞI :
( Yeniköy Tarabya Yolu üzerindedir. 1885'te inşâ edilmiştir. Yalı Birinci Dünya Savaşından önce Avusturya - Macaristan sonra Avusturya Büyükelçiliği olarak kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Büyükelçilik Ankara'ya taşınmış bu sahilhane de elçiliğin yazlığı olarak kalmıştır. )
- CEZBETMEK ile ÇEKİCİ ile CAZİBE ile TURİSTİK YERLER ile ÇEKİCİ ile ÇEKİCİ KALİTE ile ÇEKİCİLİK
( ATTRACT vs. ATTRACTED vs. ATTRACTION vs. ATTRACTIONS vs. ATTRACTIVE vs. ATTRACTIVE QUALITY vs. ATTRACTIVENESS )
( مجذوب ساختن ile مجذوب کردن ile مجوب ile مجذوب ile جلب ile جاظب ile جاظبه ile جذابيت ile جذب ile دلفريبي ile جاذبه ile ربيش ile زخارف ile فريبنده ile دلاويز ile دلکش ile گيرا ile دلربا ile گيرنده ile جذاب ile تيکه ile دلبند ile جاذب ile دلفريب ile رنگ و بو ile جاذبيت ile ملاحت ile گيرندگي ile گيرائي )
( MAJZUB SAKHTAN ile MAJZUB KARDAN ile مجوب ile MAJZUB ile JALAB ile جاظب ile جاظبه ile JOZABYT ile JAZB ile دلفريبي ile JAZEBEH ile ربيش ile ZAKHAREF ile FARYBANDEH ile دلاويز ile DELKESH ile GYRA ile DALARBA ile GYRANDEH ile JOZAB ile تيکه ile DELBAND ile JAZEB ile دلفريب ile RANG VE BO ile جاذبيت ile MOLAHAT ile GYRANDEGY ile GYRAYEY )
- CEZBETMEK ile CEZBELENMEK ile CEZBE ile CEZBELİ ile CEZBESİZ
- CEZR-İ DERENÎ ile/||/<> RACINE À TUBERCULE[Fr.] ile/||/<> YUMRU KÖK
( botanik )
( RACINE À TUBERCULE )
- CFL KOŞULU ile/||/<> VON NEUMANN KARARLILIK
( Açık sayısal şemalarda, bilginin bir adımda bir hücreden fazla ilerlememesi için zaman adımını sınırlayan kararlılık ölçütüdür. @@ Bir sayısal şemanın hataları büyütüp büyütmediğini, dalga bileşenlerinin çoğalma çarpanına bakarak inceleyen genel yöntemdir. İlki pratik bir sınır kuralı, ikincisi kararlılığı çözümleyen genel araçtır; ilki çoğu kez ikincisinden çıkar. )
- CFT ile/||/<> ADS/CFT ile/||/<> HOLOGRAPHY
( Farklı kuramlar arası ilişkiler. )
( Formül: Z_CFT = Z_gravity )
( Formül: Z_CFT = Z_gravity )
- CHADWICK-GOLDHABER EFFECT[İng.] / EFFET CHADWICK-GOLDHABER[Fr.] / CHADWICK-GOLDHABER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CHADWİCK-GOLDHABER ETKİSİ
- CHALCEDONY ile/||/<> CARNELIAN
( Mikrokristalin bir kuvars türü. İLE/||/<> Kırmızımsı turuncu renkte bir kalsedon türü. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6.5-7
Işık Kırma İndisi: 1.53-1.54 İLE/||/<> 1.53-1.54
Rengi: Mavi, gri, beyaz İLE/||/<> Kırmızımsı turuncu
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> SiO² )
- CHALLENGE :/yerine MEYDAN OKUMA
- CHAMP COERCITIF[Fr.] ile/||/<> GİDEREN ALAN
( fizik )
( CHAMP COERCITIF )
- CHAMPIONSHIP :/yerine ŞAMPİYONA
- CHANDRASEKHAR LİMİTİ ile/||/<> TOLMAN-OPPENHEİMER LİMİTİ
( Bir beyaz cücenin, kendi kütle çekimine elektron basıncıyla direnebileceği en büyük kütledir (Güneş'in yaklaşık 1,4 katı); aşılırsa çöker. @@ Bir nötron yıldızının, nötron basıncıyla dayanabileceği en büyük kütledir (kabaca Güneş'in 2-3 katı); aşılırsa karadeliğe çöker. İlki beyaz cücenin, ikincisi nötron yıldızının kütle sınırıdır. )
( Formül: 1.4M☉ ~ 2-3M☉ )
- CHANDRIOME/SQUAMEUX[Fr.] değil/yerine/= CRUSTACEA[Lat.] değil/yerine/= KABUK
( Bir sıvı ya da gaz yuvarlağını dıştan saran sert katman; Yer'in kabuğu gibi. @@ 1. Bohr atom kuramına göre çekirdek çevresindeki elektronların durağan konumlarını belirleyen ve K, L, M...'simgeleriyle gösterilen eşözekli yuvarlar. 2 Bir metalin yenimi sırasında yüzeyinde oluşan kalın, görünebilen katman. 3. Bir ısı değiştiricinin gövdesi. @@ Toprak yüzünde, kimi madensel ve örgensel özdeklerin yığılıp sertleşmesiyle oluşan ince katman. @@ (anlamdaş. kavkı), Bir hayvanı dıştan örten, kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi ya da boynuzsu bir örtü. @@ Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. @@ Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. @@ (coğrafya) @@ (botanik, astronomi, jeoloji) @@ Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. Kavkı. @@ Çeliğin yüzeyinde, ısıl işlem sırasındaki yükseltgenme sonucu oluşan ince oksit katı ya da katları. @@ @@ 1. Yara yüzeyinde oluşan kabuk. 2. Yara kabuğuyla kaplanma. 3. Evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. 4. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. )
- CHAPERONE ile/||/<> PROTEASE
( Chaperone protein katlanmasına yardım ederken İLE protease protein parçalanmasını sağlar )
( Formül: HSP70 )
- CHAPERONE[İng.] değil/yerine/= ŞAPERONLAR
( Hücre içinde proteinlerin görevlerini yerine getirebilmesi için üç boyutlu şekle sahip olması gerekmektedir. Tüm organizmalarda bulunan, proteinlerin doğru biçimde katlanarak üç boyutlu hâle gelmesi işleminde görev alan, yardımcı protein ailesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CHAPMAN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CHAPMAN[Fr.] / CHAPMAN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CHAPMAN DENKLEMİ
- CHARACTER vs. TEMPERAMENT
- CHARACTER :/yerine KARAKTER
- CHARACTERİSTİC CLASS ile/||/<> CHERN CLASS
( Characteristic bundle invariant, Chern kompleks bundle. )
( Formül: General bundle İLE complex bundle )
- CHARGE WITH/PERSONNEL[İng.] değil/yerine/= CHARGER/PERSONNEL, GENS DE SERVICE[Fr.] değil/yerine/= GÖREV
( Bilgisayarda uygulanacak bir işi oluşturan öğelerden her biri; iş birimi. @@ 1. Bir nesnenin ya da bir kimsenin gördüğü iş, kendisinden beklenen eylem. 2. İş görme yetisi. 3. Belli bir değişkenle ilişkili olan herhangi bir matematiksel ifade. @@ (anlamdaş. fonksiyon) Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal çalışma. @@ (Lat. functio = yerine getirme, gerçekleştirme) : 1. Bir organın başarısı, gördüğü iş, etkinlik biçimi.(Ör. Görme gözün görevidir.) 2. Bir etkenin değişmesiyle öteki etkenin de değiştiği bağlılık ilişkisi; özellikle iki dizi arasındaki yasal bağlantı. @@ (zooloji) @@ Bir sözcüğün sözdiziminde belirttiği iş: Güzeller sevimli olur (ad görevinde sıfat) ; Arkadaşım güzel konuşur (belirteç görevinde sıfat) ; Okul kitabında yanlış kalmamalıdır (dolaylı tümleç görevinde tamlama) vb. @@ Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. Fonksiyon. )
- CHASE :/yerine KOVALAMAK
- CHATGPT ile/ve/||/<> GEMINI(GOOGLE) ile/ve/||/<> COPILOT(MICROSOFT) ile/ve/||/<> DEEPSEEK
- CHEAPENING[İng.] ile/||/<> BOISSE[Fr.] ile/||/<> UCUZLATMA
( Ederlerde indirim yapma )
( CHEAPENING )
( BOISSE )
- CHEBYSHEV ile/||/<> MARKOV ile/||/<> HOEFFDING
( Olasılık sınırları veren eşitsizlikler. )
( Formül: P(|X-μ| ≥ kσ) ≤ 1/k² )
( Andrey Markov tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )
- CHELAT ile/||/<> MAKROSİKLİK ile/||/<> KRİPTAND
( Çok dişli ligand sınıfları. )
( Formül: K_chelat >> K_monodentate )
- CHEMICAL BIOLOGY ile/||/<> BIOCHEMISTRY
( Chemical biology kimyasal araçlarla biyolojik sistem incelerken İLE biochemistry doğal biyomoleküllerin kimyasını inceler )
( Formül: Chemical probe )
- CHEMICAL GENETICS ile/||/<> CLASSICAL GENETICS
( Chemical genetics küçük moleküllerle gen fonksiyonu incelerken İLE classical genetics genetik manipülasyonla gen fonksiyonu inceler )
( Formül: Small molecule inhibitor )
- CHEMICAL ile/||/<> ION ile/||/<> NUCLEAR
( Yakıtı yakıp yüksek hızda gaz püskürterek itki üreten sistemdir; çok yüksek itme verir ama yakıt verimi düşüktür, fırlatmada kullanılır. @@ Gazı iyonlaştırıp elektrik alanıyla hızlandırarak itki üreten sistemdir; itmesi çok küçük ama verimi çok yüksektir, uzun uzay yolculuklarında kullanılır. @@ Bir çekirdek reaktörüyle itici gazı çok ısıtıp püskürten sistemdir; kimyasaldan verimli, iyondan güçlüdür. Üçü, iticiyi hızlandırma enerjisinin kaynağına göre ayrılır: kimyasal bağ, elektrik alanı ve çekirdek. )
( Formül: Isp = ve/g₀ )
- CHEMILÜMİNESANS ile/||/<> BİOLÜMİNESANS
( Chemi kimyasal reaksiyon, bio enzim kaynaklı ışık. )
( Formül: Luminol İLE lusiferin )
- CHERNOZEM[İng.] ile/||/<> CHERNOSEM[Fr.] ile/||/<> TSCHERNOSEM[Alm.] ile/||/<> KARA TOPRAK
( Koyu renkli taneli belli bir derinlikte bol hümüslü B katı Killi ya da kilsiz altı kireçli sulak çayır toprağı )
( CHERNOZEM )
( CHERNOSEM )
( TSCHERNOSEM )
- CHESTNUT[İng.] ile/||/<> MARRON, CHÂTAIGNE[Fr.] ile/||/<> CASTANEA SATIVA[Lat.] ile/||/<> KASTANIE[Alm.] ile/||/<> KESTANE[Yun.]
( Kayıngiller Fagaceae familyasından 30 m kadar boylanabilen kışın yapraklarını döken fındık tipi meyvesi olan bir tür R καστανιά Rumca καστανιάnın Ermeniceden geldiği anlaşılıyor kask kestane kaskeni kestane ağacı WaldeHoffmann LEW l 178 Belli başlı Avrupa dillerinde de kullanılır châtaigne chastaine Kastanie chestnut Bulgarca Sırpça gibi dillerinde de geçer kèsten Srp kèsten Macarca gesztenye biçiminin Balkan dillerinden alındığı açıktır )
( CHESTNUT )
( MARRON, CHÂTAIGNE )
( KASTANIE )
( CASTANEA SATIVA )
( ΚΑΣΤΑΝΙΆ / καστανιά )
- CHI-POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= CHİ POTANSİYELİ
- CHİ-SQUARE TEST ile/||/<> FİSHER EXACT TEST
( Chi-square asimptotik, Fisher exact küçük örnek. )
( Formül: Asymptotic İLE exact small sample )
- CHIFFCHAFF[İng.] ile/||/<> POUILLOT VÉLOCE[Fr.] ile/||/<> PHYLLOSCOPUS COLLYBITA[Lat.] ile/||/<> ZILPALP[Alm.] ile/||/<> ÇIVGIN
( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının ötleğengiller Sylviidae familyasından 11 cm kadar uzunlukta Avrupa ve Balkanların güneyinde yerli Orta ve Doğu Avrupada Kuzey Rusya Kafkasya Kuzey İrandan Kuzeybatı Moğolistana kadar olan bölgelerde yaz göçmeni olarak yaşayan kışı Akdeniz sahillerinde Kuzey ve Orta Afrika ile Güneybatı Asyada geçiren göçmen bir tür Çifçat Ağızlarda şıvgın şıvkın şıfkın olarak da kullanılır Dilimizde ağaç sürgünü filiz olarak fışkın biçimi de geçer fışkın çıv ağaç filiz vermek gın Ağızlarda cıv çıv civ boy atmak birdenbire büyümek uzamak olarak da kullanılır Ağızlarda filiz olarak kullanılan şıvga da çıv kökünün bir türevidir şıvga Dankoffun şıvgının Ermeniceden alındığı yönündeki savı düzeltmeye açıktır ALT 559 )
( CHIFFCHAFF )
( POUILLOT VÉLOCE )
( ZILPALP )
( PHYLLOSCOPUS COLLYBITA )
- CHIFFRES ROMAINS[Fr.] ile/||/<> ROMEN RAKAMLARI
( matematik )
( CHIFFRES ROMAINS )
- CHIHUAHUA ile YORKSHIRE TERİYERİ
( Uzunlukça en kısa. İLE Boyca en kısa. )
( Adını Meksika'daki bir eyaletten alır.[Toltek ve Aztek sanatına dayanarak oranın yerlisi olduğuna inanılıyordu] İLE ... )
( Genel olarak dünyadaki en küçük köpek cinsinin Chihuahua olduğu söylenir. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre yaşayan en küçük köpek rekoru tek bir cinsin elinde değildir. )
( Dünyadaki kayda geçmiş en küçük köpek Yorkshire Teriyeri'dir.[Omuzdan 6.5 cm. boyunda, burun ucundan kuyruk ucuna 9.5 cm. uzunluğunda, 113 gr. ağırlığındaydı. 1945'te ölmüştür.] )
- CHILD LANGMUIR DENKLEMİ = CHILD LANGMUIR SCHOOTTKY DENKLEMİ = CHILD YASASI
- CHILDHOOD :/yerine ÇOCUKLUK
- CHILDREN'S COURT, JUVENILE COURT[İng.] ile/||/<> TRIBUNAL POUR ENFANTS[Fr.] ile/||/<> ÇOCUK MAHKEMESİ
( Suç işleyen çocuklar gençler ve bu gibi kimselere yardım eden yetişkinler ile ilgili davalara bakan mahkeme )
( CHILDREN'S COURT, JUVENILE COURT )
( TRIBUNAL POUR ENFANTS )
- CHILDREN'S GARDEN[İng.] ile/||/<> JARDIN D'ENFANTS[Fr.] ile/||/<> ÇOCUK BAHÇESİ
( Genellikle okul öncesi ve ilkokul çağında bulunan çocukların oynamaları için ayrılan ve düzenlenen içinde kum havuzu salıncak kaydırak tahteravalli tırmanma merdiveni gibi oyun araçlarının bulunduğu bahçe )
( CHILDREN'S GARDEN )
( JARDIN D'ENFANTS )
- CHILDREN'S LITERATURE[İng.] ile/||/<> LITTÉRATURE ENFANTINE[Fr.] ile/||/<> ÇOCUK EDEBİYATI
( 1 Usta yazarlarca özellikle çocuklar için yazılmış olan ve üstün sanat nitelikleri taşıyan yapıtlardan oluşan edebiyat 2 Çocukların yararlanabileceği her türlü yayını kapsayan bir edebiyat alanı )
( CHILDREN'S LITERATURE )
( LITTÉRATURE ENFANTINE )
- CHİROPTİK SPEKTROSKOPİ ile/||/<> NMR SPEKTROSKOPİ
( Chiroptik spektroskopi kiral moleküllerin optik aktivitesini ölçerken İLE NMR spektroskopi manyetik çekirdek rezonansını ölçer )
( Formül: CD spektroskopi )
- CHLADNI LEVHALARI ile/ve/||/<> CHLADNI BİÇİMLERİ ile/ve/||/<> CHLADNI ŞEKİLLERİ
- CHLADNI'S PLATES[İng.] / PLAQUES DE CHLADNI[Fr.] / CHLADNISCHES PLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CHLADNİ LEVHALARI
- CHLADNI'S FIGURES[İng.] / FIGURES DE CHLADNI[Fr.] / CHLADNISCHE KLANGFIGUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= CHLADNİ ŞEKİLLERİ
- CHLORURE DE POTASSİUM[Fr.] ile/||/<> POTASYUM KLORÜR
( kimya )
( CHLORURE DE POTASSIUM )
- CHOCOLATE :/yerine ÇİKOLATA
- CHOKE vs. DROWN vs. STRANGLE vs. SUFFOCATE
- CHOMSKY ile/||/<> CONTEXT-FREE ile/||/<> REGULAR
( Dil gramerleri hiyerarşisi. )
( Formül: S → NP VP )
- CHOSE/OBJECTIVISM/OBJECTIVE/OBJECTIVATION[İng.] değil/yerine/= OBJECTIF/OBJECTIVATION[Fr.] değil/yerine/= OBJEKTIV/OBJEKTIVATION[Alm.] değil/yerine/= NESNE
( Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu. @@ Dilsel nesne ya da dildışı nesne. @@ Bir bilgi ya da yargının öznesi ya da bir yüklemin konusu. @@ (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1. (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2. Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanan nesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünme nesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal) nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real) nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey. @@ İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık. @@ (Derleme., belirtili nesne, -i'li tümleç, -i'li nesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb. @@ bk. Fiil tümleci. @@ 1. Kategory kuramındaki temel öğelerden birisi. 2. Matematikte kullanılan yapılardan herhangi biri. @@ Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: Abdullah Efendi gecenin sükûneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s. 52). Çiy, garip bir aydınlık onları içinden aydınlatıyor, çok müşahhas ve zalim bir macera sahibi yapıyordu (A. H. Tanpınar, göst. e., s. 53). Kadının yüzündeki solgunluğu merak etmese idi bunları ona soracaktı (A. H. Tanpınar, Yaz Yağmuru, s. 65). Beni başkalarının merhameti, inayeti, yahut keyif ve hevesi idare ediyordu (R. N. Güntekin, Acımak, s. 49). Sermed kendini yeniden dünyaya gelmiş sandı (S. Erol, Ülker Fırtınası, s. 70). Eve geldikleri vakit, teyzesi Müfid'e bir mektup uzattı (P. Safa, Şimşek, s. 178). Bir cürüm yaptığıma kani değilim. Hakarete uğradım ve cevabını verdim Siz de benim yerimde olsaydınız aynı şeyi yapardınız (P. Safa, Biz İnsanlar, s. 153). Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Dünyayı unutmadık ne demek işte ben o gün orada anladım (K. Tahir, Esir Şehrin İnsanları, s. 201). Oğlum bana hediye göndermiş; sen bu konuda ne düşünüyorsun? Dün akşamki toplantıda gençler ilgi çekici sorular sordular vb. || Bir cümlenin nesnesini daha belirgin duruma getirmek, nitelendirmek veya pekiştirmek için nesneye, yine nesne durumunda olan açıklayıcı kelimeler eklenebilir: o kızı, o zengin kızı istiyorsun demek (H. Z. Uşaklıgil, Ferdi ve Şürekâsı, s. 107); Ben dedim, gölü görmeye gidiyorum, Karakurt gölünü (S. Faik, Bütün EserleriI: Semaver, Sarnıç: Hanımın Karısı, s. 180). İki ayaklıların dünyasını arıyor, kendi yaratacağı dünyayı (K. Tahir, Yol Ayrımı, s. 461) vb. Nesne türleri için bk. Açıklayıcı nesne, belirli nesne, belirsiz nesne. @@ Azerbaycan Türkçesi: tamamlıg; Türkmen Türkçesi: dooldurgıç; Gagauz Türkçesi: tamannık; Özbek Türkçesi: toldiruvçi; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) toluqturguçi ~ (D.Uyg.) toldurğuçi; Tatar Türkçesi: tämamlıq; Başkurt Türkçesi: tultırıwsı; Kmk: tolumluk; Krç.-Malk.: tolturuw(çu); Nogay Türkçesi: toltırgış; Kazak Türkçesi: tolıktawış; Kırgız Türkçesi: toluktooç; Alt:: toltıraaçı; Hakas Türkçesi: toldırıg;Tuva Türkçesi: nemelde; Şor Türkçesi: kojım; Rusça: dopolneniye @@ )
- CHOU POMMÉ[Fr.] ile/||/<> BAŞLÂHANA
( botanik )
( CHOU POMMÉ )
- CHRISTIAN :/yerine HRİSTİYAN
- CHRISTMAS :/yerine NOEL
- CHROMATİC HOMOTOPY ile/||/<> STABLE HOMOTOPY
( Chromatic homotopy periodic fenomenlerle süzme yaparken İLE stable homotopy genel stabilizasyon sürecidir )
( Formül: Chromatic spectral sequence )
- CHROMATIC ile/||/<> CLIQUE ile/||/<> INDEPENDENCE
( Grafların karakteristik sayıları. )
( Formül: χ(G) ≥ n/α(G) )
- CHRONOBİOLOGY ile/||/<> STATİC BİOLOGY
( Chronobiology biyolojik ritim ve zaman döngüleri incelerken İLE static biology zamandan bağımsız biyolojik süreçleri inceler )
( Formül: Circadian rhythm )
- CHRONOLOGICAL ile/||/<> BIOLOGICAL ile/||/<> EPIGENETIC
( Farklı yaşlanma metrikleri. )
( Formül: Horvath clock )
- CHRYSANTHEMUM[İng.] ile/||/<> CHRYSANTHÈME[Fr.] ile/||/<> CHRYSANTHEMUM[Lat.] ile/||/<> CHRYSANTEMUM[Alm.] ile/||/<> KRİZANTEM[Fr. < CHRYSANTHÈME]
( Papatyagiller Compositae familyasından çiçekleri altın sarısı renkte aken tipi meyveleri olan ülkemizde doğal olarak iki türü bulunan tek yıllık otsu bitkiler )
( CHRYSANTHEMUM )
( CHRYSANTHÈME )
( CHRYSANTEMUM )
( CHRYSANTHEMUM )
- CHUCHOTEMENT[Fr.] ile/||/<> FISILDAMA
( Ötümsüz söyleyiş ki ses kirişlerinin hava geçerken titreşim yapmıyacak kadar birbirinden ayrılmış olmasıyla meydana gelir FTSILTILI SES Voix chuchotée )
( WHISPERING )
( CHUCHOTEMENT )
( FLÜSTERN )
( SUSSURRO )
( ΨΊΘΥΡΟΣ / ψίθυρος )
- CHUINTANTE[Fr.] ile/||/<> HIŞIRTILI
( Ş ve J seslerine denir )
( CHUINTANTE )
- CHURCH-TURİNG TEZİ ile/||/<> HESAPLANABİLİRLİK SINIRI
( Church-Turing tezi etkin hesaplanabilir fonksiyonlar Turing makinesi ile hesaplanabilir İLE hesaplanabilirlik sınırı mekanik çözümün sınırlarıdır. Bu tez matematiksel olarak kanıtlanamaz İLE ama evrensel olarak kabul edilir. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- CHI-POTENTIEL[Fr.] / CHI-POTENZIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= Çİ POTANSİYELİ
- ÇIBAN ile ARPACIK/İTDİRSEĞİ/HORDEOLUM[İng.]
( ... İLE Gözkapağının kenarında çıkan küçük çıban. )
- ÇIBAN ile KÖPEKMEMESİ
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride ya da deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi: İLE Koltuk altında çıkan iltihaplı çıban. )
- CİBİLİYET ile CİBİLİYETSİZ
( Yaratılış, huy, maya, fıtrat. İLE Soysuz, sütü bozuk. )
- CİBİLLİYET[Ar. < CİBİLLİYYET] ile/||/<> YARADILIŞ (CİNS CİBİLLİYET)
- ÇİÇEĞİN ESAS ÖRGENLERİ, ERKEK VE DİŞİ ÖRGENLER = ÂLÂT-I ASLÎYE-İ ZEHRÎYE = ORGANES ESSENTIELS DE LA FLEUR
- ÇİÇEK ÖRTÜSÜ, PERİANT = GILÂF-I ZEHRE = PERIANTHE
- ÇİÇEK TABLASI (BİLEŞİKGİLLERDE) = HÂMİL-İ ÂMM = RÉCEPTACLE
- ÇİÇEK TABLASI, RESEPTAKULUM = HÂMİL-İ ZEHRE = RÉCEPTACLE
- ÇİÇEK ...:
"YAPTIRMAK" değil BUKETİ YAPTIRMAK
- ÇİÇEK-DIŞI NEKTAR BEZLERİ[İng. EXTRAFLORAL NECTARIES] ile/||/<> DOLAYLI SAVUNMA[İng. INDIRECT DEFENSE]
( Üremeyle doğrudan ilgisi olmayan nektar salgılayıcı yapılar, genellikle dolaylı savunmada kullanılır. @@ Otçulları doğrudan etkilemeden, genellikle avcıları çekerek otçulluğu azaltan özellikler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EFFLORESCENCE, BLOOM[İng.] / EFFLORESCENCE[Fr.] / AUSBLÜHUNG, EFFLORESZENZ, LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEKLENME, PARILDAMA
- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON
- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON
- CİCOZLAMAK ile CİCOZ/LUK
- CİDDEN[Ar. < CİDDEN] ile/||/<> GERÇEKTEN
- CİDDİ | TEHLİKELİ | KRİTİK ile/||/<> KRİTİK ile/||/<> KRİTİK[Fr. < CRITIQUE]
( Çoğalma katsayısının k 1e eşit olması k 1 dönüşül )
( CRITICAL )
( CRITIQUE )
( KRISTISCH )
- CİDDİ | TEHLİKELİ | ÖNEMLİ ile/||/<> ÖNEMLİ ile/||/<> KRİTİK
( kritik önemli Çoğalma katsayısının k 1e eşit olması k 1 dönüşül )
( IMPORTANT | SIGNIFICANT )
- CİDDİLEŞMEK ile CİDDİLEŞEBİLMEK ile CİDDİ/LİK
- CİDDİYET[Ar. < CİDDİYYET] ile/||/<> CİDDİLİK
- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA ile/değil İLKELERLE
- CİDDİYET ile/>< ASIKYÜZLÜLÜK
( Ciddiyet, ilkelerle olur.
Yüdeki/surattaki "ciddiyet", suratsızlıktır. )
- CİDDİYET ile/ve/<> DİKKATE ALINIRLIK
- CİDELİLER TERSANESİ :
( Büyükdere, Çayırbaşı arasında ve Çelik Trans Tersanesine bitişik olan tersane idi. Uzun yıllar taka, çektirme, gulet, küçük saç ve balıkçı teknelerinin bakım ve onarımları için kullanıldı, 1980'li yıllarda kıyı düzenlemeleri nedeni ile kapatıldı. Yerlerine belediye binası ve park yapıldı. )
- ÇIFIT/LIK ile ÇIFIT ÇARŞISI
- DOUBLE BOND ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE DE LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNGSISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ/İZOMERİSİ
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ
( Atomlar arasında iki elektronun ortaklaşa kullanıldığı bir bağlanma türü. İLE/||/<> İki ya da daha fazla nesnenin aynı temel bileşime fakat farklı çift bağlara sahip olması. )
( DOUBLE BOND VS. DOUBLE BOND iSOMERiSM )
( LA BANDE DOUBLE AVEC L'iSOMéRiSME DE LA BANDE DOUBLE )
( DOPPELBiNDUNG MiT DOPPELBiNDUNGSiSOMERiE )
- DOUBLE-BEAM SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À DOUBLE FAISCEAU[Fr.] / DOPPELBÜNDELSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ TAYFÖLÇER/SPEKTROMETRE
- DOUBLE-DIODE LIMITER[İng.] / DOUBLE-DIODE LIMITEUSE[Fr.] / DOPPELDIODENBEGRENZER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOTLU SINIRLAYICI
- DOPPELSTRAHL-OSZILLOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT IŞINLI OSİLOSKOP
- DOPPELSTRAHLSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT IŞINLI TAYFÖLÇER
- ÇİFT KABUKLU ile ÇİFT KABUKLU
( BIVALVE vs. BIVALVOUS )
( دولته ile دوکپه ile آوکفهاي ile دو در )
( دولته ile دوکپه ile AVAKFEHYAY ile DO DAR )
- ÇİFT KIRILMA / ÇİFT KIRICILIK / ÇİFT KIRICI KRİSTAL ile/||/<> ÇİFT KIRICI LEVHA ile/||/<> ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ
( DOUBLE REFRACTiON, BiREFRiNGENCE VS. BiREFRiNGENT PLATE VS. BiREFRiNGENCE FiLTER )
( LA RéFRACTiON DOUBLE, BiRéFRiNGENCE AVEC LA PLAQUE BiRéFRiNGENT AVEC LE FiLTRE DE LA BiRéFRiNGENCE )
( DOPPELREFRAKTiON, DOPPELBRECHUNG MiT DOPPELBRECHUNGSPLATTE MiT DOPPELREFRAKTiONFiLTER )
- BIREFRINGENCE, DOUBLE REFRACTION[İng.] / BIRÉFRINGENCE, RÉFRACTION DOUBLE[Fr.] / DOPPELBRECHUNG, DOPPELREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA
- BIPOLAR[İng.] / BIPOLAIRE, DIPÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUP/LU
- BIPOLAR TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR BIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU TRANSİSTÖR
- ÇİFT NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT BAŞLI ile ÇİFT GENİŞLİK
( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )
( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )
( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )
- BIPRISM[İng.] / DOUBLE PRISME[Fr.] / DOPPELPRISMA, DOPPELTES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT PRİZMA
- ÇİFT ile BİRLEŞTİRİLMİŞ ile BAĞLAYICI ile ÇİFTLER ile BEYİT ile BEYİT ŞİİRLER ile BEYİT ile KAPLİN
( COUPLE vs. COUPLED vs. COUPLER vs. COUPLES vs. COUPLET vs. COUPLET POEMS vs. COUPLETS vs. COUPLING )
( جفت شدن ile مزدوج ile بهم چسباننده ile زوجات ile دوبيتي ile مثنوي ile ابيات ile ابي ile جفت ساز ile جفت سازي ile جفت شدگي )
( JOFT SHODAN ile MOZDOJ ile BACPAM CHASBANANDEH ile ZOJAT ile دوبيتي ile MASNOY ile ABYAT ile ABY ile JOFT SAZ ile JOFT SAZY ile JOFT SHODEGY )
- ÇİFT ile ÇİFT AS ile ÇİFT BALTA ile ÇİFT ÇENE ile ÇİFT ÇAPRAZ ile ÇİFT GÖRME ile ÇİFT ANAHTAR ile İKİ KATINA ÇIKTI
( DOUBLE vs. DOUBLE ACE vs. DOUBLE AXE vs. DOUBLE CHIN vs. DOUBLE CROSS vs. DOUBLE VISION vs. DOUBLE WRENCH vs. DOUBLED )
( دوچندان کردن ile دوچندان ile دو برابر شدن ile دوترکه ile مثني ile دو برابر کردن ile دوتائي ile دوبرابر کردن ile دولا کردن ile دو مقابل ile دوبرابر شدن ile مضاعف کردن ile مضاعف ile دوکور ile تبر دوسر ile غبغب ile نارو زدن ile دو ديد ile دوبيني ile آچار دوسر ile دوبله )
( DOCHANDAN KARDAN ile DOCHANDAN ile DO BARABAR SHODAN ile دوترکه ile مثني ile DO BARABAR KARDAN ile دوتائي ile DOBRABAR KARDAN ile DOLA KARDAN ile DO MOGHABEL ile DOBRABAR SHODAN ile MAZAAF KARDAN ile MAZAAF ile دوکور ile TABAR DOSAR ile GHABGHAB ile NARO ZADAN ile DO DYD ile DOBYNEY ile ACHAR DOSAR ile DOBLEH )
- ÇİFT ile/<> ÇİFTLEŞME
- ÇİFT ile/ve/||/<>/> SONSUZLUK
- ÇİFTLEŞME ile/||/<> ÇİFTLEŞME
( anlamdaş kopulasyon Copula bağ İki bireyin bir araya gelmesi ve bu sırada eşeylik gözelerinin değiş tokuşu bir gözeli hayvanlarda eşeysel birleşme zooloji botanik tarım İki bireyin bir araya gelmesi ve bu sırada eşey hücrelerinin değiş tokuşu bir hücreli hayvanlarda eşeyli birleşme Kopulasyon Erkek ve dişi hayvan veya bitki hücrelerinin birleşmek için bir araya gelmesi cinsel birleşme kopulasyon Erkek ve dişinin yavru meydana getirmek üzere çiftleşmesi koitus koyitus kopulasyon )
( COPULATION | MATING, COITUS, COPULATION | BREEDING STOCK | ESTRUS )
( COPULATION | COÎT )
( COPULATION | KOPULATION )
( COPULA | COPULA: BAĞ )
( ACCOPPIAMENTO )
( ΖΕΥΓΆΡΩΜΑ / ζευγάρωμα )
- ÇİFTLEŞME ile/||/<> DAMIZLIK ile/||/<> KIZGINLIK
( @@ (anlamdaş kopulasyon), (Lat. Copula = bağ) İki bireyin bir araya gelmesi ve bu sırada eşeylik gözelerinin değiş tokuşu; bir gözeli hayvanlarda eşeysel birleşme. @@ (zooloji) @@ (botanik, tarım) @@ İki bireyin bir araya gelmesi ve bu sırada eşey hücrelerinin değiş tokuşu; bir hücreli hayvanlarda eşeyli birleşme. Kopulasyon. @@ Erkek ve dişi, hayvan veya bitki hücrelerinin birleşmek için bir araya gelmesi, cinsel birleşme, kopulasyon. @@ Erkek ve dişinin yavru meydana getirmek üzere çiftleşmesi, koitus, koyitus, kopulasyon. )
( COPULATION | MATING, COITUS, COPULATION | BREEDING STOCK | ESTRUS~BREEDING STOCK~ESTRUS )
( COPULATION | COÎT~REPRODUCTEUR~ŒSTRUS )
( COPULA | COPULA: BAĞ~...~OESTRUS )
( COPULATION | KOPULATION~ZUCHTTIER~BRUNST )
( ACCOPPIAMENTO~RIPRODUTTORE~ESTRO )
( ΖΕΥΓΆΡΩΜΑ / ζευγάρωμα~ΖΏΟ ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉΣ / ζώο αναπαραγωγής~ΟΊΣΤΡΟΣ / οίστρος )
- ÇİFTLEŞ(TİR)MEK/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞ(TİR)MEK
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )
( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )
( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )
( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )
( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )
( SİFÂD ile/ve/değil CİMÂ'[< CEM], VATY, !LİVÂTA[Eriller arasında, anal yolla olan.] )
- ÇİFTLİK ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİLER ile ÇİFTLİK EVİ ile ÇİFTÇİLİK ile ÇİFTLİKLER ile ÇİFTLİK
( FARM vs. FARMER vs. FARMERETTE vs. FARMERS vs. FARMHOUSE vs. FARMING vs. FARMS vs. FARMSTEAD )
( کشتزار ile زمين مزروعي ile مزرعه ile زراعت کردن ile ورزکار ile ورزگر ile زراعت کار ile برزگر ile دهگان ile دهقان ile زارع ile کشاورز ile زن زارع ile رعايا ile دهاقين ile خانه رعيتي ile رعيتي ile برزگري ile دهقاني ile زرع ile مزرع ile ورزکاري ile ديم کاري ile کشت و زرع ile مزارع ile علاقجات رعيتي )
( KESHTEZAR ile ZAMYNE MOZORUY ile MAZRAEH ile ZARAAT KARDAN ile ورزکار ile VARZGAR ile ZARAAT KAR ile BARZGAR ile DANGGAN ile DANGHGHAN ile ZARE ile KESHAVARZ ile ZAN ZARE ile رعايا ile دهاقين ile KHANEH RAYTY ile رعيتي ile BARZGARY ile DANGHGHANY ile ZARE ile مزرع ile ورزکاري ile DYM KARY ile KESHT VE ZARE ile MOZARE ile علاقجات رعيتي )
- ÇİFTLİK ile/değil ESTANCIAL
( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, çok büyük alanı kaplayan çiftlikler. )
- ÇİFTTEKER[Fars. < CUFT + Tr. TEKER] ile/||/<> BİSİKLET
- ÇİFTTEKER ile ÇİFTTEKERCİ/LİK
- ÇIĞ / ÇIĞ ETKİSİ / ÇAĞLAYAN/ŞELÂLE / YIĞILMIŞ İYONLAŞMA / TOWSEND ÇIĞI / TOWSEND İYONLAŞMASI ile/||/<> ÇIĞ DİYODU ile/||/<> ÇIĞ FOTODİYODU ile/||/<> ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ ile/||/<> ÇIĞ KESİLMESİ ile/||/<> ÇIĞ OSİLATÖRÜ ile/||/<> ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
( Güçlü bir elektrik alanda hızlandırılan elektron ya da öteki yüklü taneciklerin gaz molekülleriyle çarpışarak onları iyonlaştırması sonucunda çıkan elektronlann yaptığı yeni çarpışmalarla sürecin artarak kendini sürdürmesi. | Bir yan iletkende yük taşıyıcıların çığ kesilmesinin bir sonucu olarak, çığ etkisi de denilen toplam çoğalması. İLE/||/<> Genellikle silikondan yapılmış, tüm p-n eklemi boyunca çığ kesilmesinin ve ondan sonra gerilim düşmesinin sabit ve akımdan bağımsız olduğu bir yan iletken kesilme diyodu. İLE/||/<> İç foto akım çoğaltması elde etmek için ışık kontrollü (hızlı) anahtarlama sağlayan, çığ kesilmesi bölgesinde çalışan bir fotodiyot. İLE/||/<> Bir eklem diyot çığ kesilmesinde çalıştırıldığında ortaya çıkan gürültü. | Şiddetli bir elektrik alanda yük taşıyıcıların çarpışmayla ek taşıyıcılar sökecek kadar yeterli eneıjiye sahip olduğu yan iletken eklemlerde görünen olay. İLE/||/<> Bir yan iletken diyotta iyonlaşma ve yük taşıyıcıların toplam çoğalmalarını sağlamak için akım taşıyıcıların değerlik elektronlarıyla çarpışmalarına yetecek şiddette, engelin potansiyel farkından büyük bir potansiyel farkı altında ortaya çıkan tahribatsız kesilme. İLE/||/<> Bir adım dönüşümüyle doğru akımdan GHz seviyesinde mikrodalga çıkışı elde etmek için çığ diyodunun bir eksi direnç olarak kullanıldığı osilatör. İLE/||/<> Akım taşıyıcı deşik-elektron zinciri oluşturmak için çığ kesilmesinin kullanıldığı transistör. )
( AVALANCHE VS. AVALANCHE DiODE VS. AVALANCHE PHOTODiODE VS. AVALANCHE NOiSE VS. AVALANCHE BREAKDOWN VS. AVALANCHE OSCiLLATOR VS. AVALANCHE TRANSiSTOR )
( L'AVALANCHE AVEC LA DiODE DE L'AVALANCHE AVEC LA PHOTODiODE DE L'AVALANCHE AVEC LE BRUiT DE L'AVALANCHE AVEC L'iNTERRUPTiON DE L'AVALANCHE AVEC L'OSCiLLATEUR DE L'AVALANCHE AVEC LE TRANSiSTEUR DE L'AVALANCHE )
( AVALANCHE, LAWINE MiT LAWiNENDiODE, AVALANCHE-DiODE MiT AVALANCHE-FOTODiODE, LAWi-NENFOTODiODE MiT LAWiNENRAUSCHEN, AVALANCH-RAUSCHEN MiT AVALANCHE-BRECHEN, LAWiNENBRECHEN MiT AVALANCHE-OSZiLLATOR, LAWiNE-NOSZiLLATOR MiT AVALANCH-TRANSiSTOR, LAWiNENTRANSiSTOR )
(1996'dan beri)