Bugün[26 Haziran 2026]
itibarı ile 25.631 başlık/FaRk ile birlikte,
25.631 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(70/104)


- NİCELİK ile/ve/||/<>/> BİLİNMEYEN NİCELİK


- NİCELİKLİ ile NİCELİKSEL


- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ


- NICHOLSONSCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON AREOMETRESİ


- HYDROMÈTRE DE NICHOLSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON HİDROMETRESİ


- NICHOLSONSCHE SENKWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON YOĞUNLUKÖLÇERİ


- NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<> ANAXAGORAS


- NICOTIANA RUSTICA ile NICOTIANA TABAKUM

( Rusya ve Hindistan'da yetişir. İLE Dünyanın çoğu bölgesinde bulunanın adıdır. )


- NIERENSTEIN REACTION[İng.] / N-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NİERENSTEİN TEPKİMESİ


- NIJDAG = BİLEGİTAŞI
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- NİKAHLAMAK ile NİKAHLANMAK ile NİKAH/LIK ile NİKAHLI/LIK ile NİKAHSIZ/LIK ile NİKAH MEMURU ile NİKAH ŞEKERİ


- NİKAP[Ar. NİKAB]/PEÇE[İt. PEZZA] ile/||/<> BURKA/BÜRKA[Ar. BURKU]/PÜRGÜ/YAŞMAK ile/||/<> DUVAK[TR. < DUĞ+AK: KÜÇÜK. < TUĞ: ÖRTÜ, KAPAK.][BULGARCA VE SIRPÇA'YA DA GEÇMİŞTİR.]

( Kadınların sokakta çoğunlukla gözü dışında ve bazen tüm yüzünü örttüğü ince siyah örtü. @@ Kadınların sokakta yüzünü tamamen örttüğü ince siyah örtü. @@ Gelinlerin başına tutturulup yüzünü örtecek biçimde aşağı sarkıtılan kumaş ya da tülden bol ve bir ya da birkaç kat örtü. | Yeni doğmuş çocukların yüzüne örtülen, genellikle yeşil ince örtü. | Bazı bebeklerin doğduğu zaman başını çevreleyen zar. )


- NICKEL-PLATING[İng.] / MICKELAGE[Fr.] / VERNICKELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL KAPLAMA


- NICKELINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİKELİN


- NIKETHAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NİKETAMİT


- NIM/NONİNVAZİV MONİTORİZASYON NONİNVASIVE MONİTORING[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN İZLEÇLEME


- NİMET ile LÜTUF ORTAKLIĞI

( BOON vs. BOON COPPANION )

( هم پياله ile هم بزم )

( NPAM PEYALEH ile NPAM BOZM )


- NIN "DOKUNMA/SI" ile/ve/yerine ...NIN ETKİ ETME/Sİ


- [...'NIN ...]
... DUYUMSANDIĞI/HİSSEDİLDİĞİ ile/ve/değil/||/<>/< ... YANSIDIĞI


- ...NIN GERÇEKLEŞMESİ ile/değil ... NIN YAŞANMASI


- ..., ...'NIN:
"GÖSTERİSİ" değil GÖSTERGESİ


- ...'NIN "İSTEDİĞİ" / "BEKLEDİĞİ" ile/değil/yerine/>< DAVET ETTİĞİ


- ...'NIN:
"KARŞITI" ile/değil DIŞINDA KALAN/BIRAKILAN


- ...NIN KARŞITI ile/değil ...NIN KARŞILIĞI


- ...NIN KISA TARİHİ:
...NIN KISA OLMASI ile/ve/||/<> ...NIN TARİHİNİN KISACA ANLATILMASI


- ...'NIN:
"MUTFAĞI" ile/ve/||/<> "ARKA SOKAKLAR"


- ...NIN:
NE ANLAMA GELDİĞİ ile/ve/||/<> TANIMI/BELİRTİLİŞİ/İFADESİ


- ...'NIN ...:
YALANCI/SI ile/değil AKTARICI/SI


- ...NIN YARARLARI NEDİR? değil ...NIN YARARLARI NELERDİR?


- NINHYDRIN[İng.] ile/değil/yerine/= NİNHİDRİN


- NIPOCOTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NİPOKOTİK ASİT


- NIRVANINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİRVANİN


- NİRVİKALPA >< SAVİKALPA

( Tasavvur ya da kavrayış yeteneğinden arı, zihinsel değişiklikler geçirmeyen. @@ Dualistik âlemde bir duyusal nesne tasavvur etmek. )


- NİŞABUREK[Fars.] -ile

( Türk müziğinde, rast makamı ve uşşak makamının, pûselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam. )


- SPIRITS OF HARTSHORN[İng.] ile/değil/yerine/= NİŞADİR RUHU


- NİŞANLAMAK ile NİŞANLANMAK ile NİŞANLAYABİLMEK ile NİŞAN/LIK ile NİŞANE ile NİŞANCI/LIK ile NİŞANLI/LIK ile NİŞANSIZ ile NİŞAN YÜZÜĞÜ ile NİŞAN HALKASI


- NİŞANTAŞI ile NİŞANTAŞI

( Şişli - Teşvikiye arasında bulunan ve adını burada bulunan nişantaşından alan semt. İLE Vali Konağı - Teşvikiye caddelerinin kesiştiği noktada bulunan, 1825'te Sultan II. Mahmud tarafından diktirilmiş yazılı sütun. )


- NİSANTAŞI ile NİŞANTAŞI


- NİŞASTA ile PATATES NİŞASTASI/FEKÜL[Fr.]

( STARCH vs. POTATO STARCH )


- NİŞASTALANMAK ile NİŞASTA ile NİŞASTACI/LIK ile NİŞASTALI ile NİŞASTASIZ ile NİŞASTA ŞEKERİ ile NİŞASTA BUĞDAYI


- NİSPET ile GÖRELİLİK/İZÂFET

( Bir değişkenin bir sabite oranı. İLE İki değişkenin birbirine bağlı oranı. )

( Birinin değişkenliğinde. İLE İkisinin de değişkenliğinde. )

( RATIO vs. RELATIVITY )


- NİSPETİYE CADDESİ :

( Rumelihisarı'ndan Levent'e kadar uzanan bir cadde olup, Nispetiye semtinin ismi caddeye verilmiştir. )


- NISQ İLE FAULT-TOLERANT İLE ANALOG İLE DİGİTAL ile/||/<> KUANTUM BİLGİSAYAR ÇAĞLARI

( Kuantum hesaplama evreleri. )

( Formül: ~1000 logical qubits )


- NISQ ile/||/<> HATA TOLERANSLI

( NISQ gürültülü yakın dönem, toleranslı tam düzeltmeli gelecek. )

( Formül: ~100 qubit İLE 10⁶ qubit )


- NİSSARANA ile ...

( Sözel olarak "dışına çıkmak". Özgürlük, kurtuluş. Aydınlanmak, zihnimizi zincirleyen bağlardan kurtulmaktır.[Upanişadlar] )


- NİTELEMEK ile NİTELENMEK ile NİTELENDİRMEK ile NİTELEYEBİLMEK ile NİTE/LİK ile NİTEL/LİK ile NİTELİKLİ/LİK ile NİTELİKSİZ/LİK ile NİTELİKLİ İŞÇİ ile NİTELEME SIFATI ile NİTELİKSİZ İŞÇİ


- [NİTELİĞİN GÖSTERGESİNDE]
DOST ile ÂŞIK

( Kavgada belirli olur. İLE Vedâda belirli olur. )


- NİTELİK ile SIRADÜZEN

( QUALITY vs. HIERARCHY )


- Nitelikli soru sorabilmek için DİNLE!!!


- Nitelikli soru sorabilmek için SUS!!!


- Nitelikli soru sorarak KONUŞ!!!


- NİTELİKLİ/KAPSAMLI YANIT ve/||/<>/>/< NİTELİKLİ SORU


- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI :) :) :) ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ

( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. :) İLE/VE/||/<> Saygı ve Sevgi. )


- NİTELİKLİ ile NİTELİKSEL


- NİTELİKLİ ile/ve/<>/değil SEÇKİN

( [not] QUALIFIED vs./and/<>/but DISTINGUISHED )


- NITROACID[İng.] ile/değil/yerine/= NİTRO-ASİT


- NITROAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROAMİN


- NITROGLYCÉRINE[Fr.] / NITROGLYZERIN, NITROGLYCERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTROGLİSERİN


- NİTROJEN FİKSASYONU ile/||/<> NİTRİFİKASYON

( Nitrojen fiksasyonu atmosferik azotu amonyağa dönüştürür İLE nitrifikasyon amonyağı nitrata dönüştürür. Nitrojen fiksasyonu Rhizobium gibi bakteriler yapar İLE nitrifikasyon Nitrosomonas ve Nitrobacter gerçekleştirir. Beijerinck ve Winogradsky bu süreçleri keşfetti. )

( Martinus Beijerinck tarafından 1901 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1851-1931) (Ülke: Hollanda) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Virüsleri keşfetti, zenginleştirme kültürü tekniği, azot fiksasyonu bakterileri) )


- NITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROLAMA


- NAILAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NİYALAMİT


- NİYE KONUŞUYORUZ? değil NEYİ KONUŞUYORUZ?

( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )


- NİYET AÇMAZI ile/ve/||/<> CAYDIRICILIK AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI


- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

( [not] HAVE AN EVIL INTENTION vs./but LACK OF INTENTION )


- NİYET ETMEK ile GİTMEYE NİYETLİYİM ile AMAÇLANAN

( INTEND vs. INTEND TO GO vs. INTENDED )

( قصد داشتن ile خيال داشتن ile بسيجيدن ile قصد کردن ile آهنگ رفتن کردن ile منوي ile مورد نظر )

( GHSAD DASHTAN ile KHYAL DASHTAN ile بسيجيدن ile GHSAD KARDAN ile AHANG RAFTAN KARDAN ile MONOY ile MOORD NAZAR )


- NİYET OKUMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK/ÇALIŞMAK


- NİYET "OKUMAK" ile/ve/||/<> "KİŞİLİK ÇÖZÜMLEMESİ"


- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK


- NİYET/Lİ/LİK ile/ve EREK/Lİ/LİK / AMAÇ/LI/LIK

( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )

( Niyet, amacı gösterir. )

( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

( INTENTION vs./and AIM/PURPOSE/GOAL )

( MEYELÂN ile/ve GÂYE )


- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve
TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET

( SINCERELY, SINCERITY, NEARNESS :ON INTENTION and SOLEMNITY, DISTANCE, SERIOUSNESS :ON ATTITUDE )


- NİZAM-ÜL-MÜLK ile MAVERDİ


- NİZÂSIZ VE FÂSILASIZ değil/yerine/= ÇEKİŞMESİZ VE ARASIZ


- NK/NATURAL KİLLER CELLS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ GÖZELER


- NMR İLE IR İLE UV-VİS İLE MS ile/||/<> ANALİTİK SPEKTROSKOPİ

( Molekül karakterizasyon teknikleri. )

( Formül: ΔE = hν )


- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS


- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS


- NMR SPEKTROSKOPİ ile/||/<> MASS SPEKTROSKOPİ

( NMR manyetik çekirdek rezonansı, MS kütle/yük oranı )

( Formül: δ (ppm) kimyasal kayma İLE m/z oranı )


- noct.[Lat. < NOCTE] değil/yerine/= GECELEYİN, GECE VAKTİ


- NOEL (SANTA CRUZ) ile/ve/değil YILBAŞI (ST. SYLVESTER)

( 25 Aralık'ta. İLE/VE/DEĞİL 31 Aralık'ta. )

( Hristiyanlık'ta dinî bayram. İLE/VE/DEĞİL Yeni yıl kutlaması. )


- NÖKER ile HİZMETÇİ, HİZMETKÂR


- NOKSAN/LIK ile NOKSANSIZ/LIK


- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY İLE HİPERUZAY ile/||/<> BOYUT HİYERARŞİSİ

( 0-boyuttan n-boyuta geometrik nesnelerin boyut sıralamasıdır. )

( Formül: ℝ⁰ ⊂ ℝ¹ ⊂ ℝ² ⊂ ℝ³ ⊂ ℝⁿ )


- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY ile/||/<> GEOMETRİK BOYUTLAR

( Temel geometrik nesneler. )

( Formül: dim = 0 İLE 1 İLE 2 İLE 3 )


- POINT DEFECTS[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTA KUSURLARI


- NOKTA MUTASYON ile/||/<> FRAMESHİFT MUTASYON

( Nokta tek baz, frameshift çerçeve kaymasıdır )

( Formül: Substitüsyon İLE insersiyon/delesyon )


- NOKTA ile/ve SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )

( POINT vs./and ETERNITY )


- NOKTALAMA ile/ve/||/<> HAREKE

( Latin abecesinde. İLE/VE/||/<> Arap abecesinde. )

( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )


- NOKTALAMAK ile NOKTALANMAK ile NOKTALANDIRMAK ile NOKTALAYABİLMEK ile NOKTA ile NOKTACI/LIK ile NOKTALI ile NOKTASIZ ile NOKTA ATIŞI ile NOKTA NOKTA ile NOKTA MEMURU ile NOKTA TURİZMİ ile NOKTALI DELİK ile NOKTALI VİRGÜL ile NOKTALAMA İŞARETİ


- NOKTALI DENGE ile/||/<> GRADUALİZM

( Noktalı sıçramalı denge, gradualizm kademeli. )

( Formül: Gould İLE Darwin )


- NOKTASAL İLE DÜZGÜN İLE L² ile/||/<> YAKINSAKLIK TÜRLERİ

( İşlev dizilerinin farklı yakınsaklık modları. )

( Formül: ||fₙ - f||∞ → 0 )


- DÉFAUTS PONCTUELS[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL KUSURLAR


- NOKTASIZ ile/ve/<> NOKSANSIZ


- NOKTÜRNAL/NOCTURNAL[İng.] değil/yerine/= GECEYE İLİŞKIN


- NOMINA/ANATOMICA NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TERİMLERİ


- NOMİNALİZM ile/||/<> REALİZM

( Tümeller tartışması )

( William Ockham tarafından 1320 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1287-1347) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Mantık) (Önemli katkıları: Occam'ın usturası) )


- NOMOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= NOMOGRAF


- NOMOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= NOMOGRAFİ


- NOMOTETİK BİLİMLER ile/ve İDEOGRAFİK BİLİMLER

( Doğa bilimleri. İLE/VE Tin bilimleri. )


- non rep./non repetat.[Lat. < NON REPETATUR] değil/yerine/= YİNELENMESİN, TEKRAR EDİLMESİN


- NON-ABELİAN GEOMETRİ ile/||/<> ABELİAN GEOMETRİ

( Non-Abelian geometride gauge alanlar komüte etmezken İLE Abelian geometride komüte ederler )

( Formül: [D_μ İLE D_ν] ≠ 0 )


- NON-LİNEAR OPTICS ile/||/<> LİNEAR OPTICS

( Non-linear optics yoğun ışıkta malzeme yanıtının lineer olmadığı durumken İLE linear optics ışık-madde etkileşiminin lineer olduğu durumudur )

( Formül: Kerr effect )


- NON-PARAMETRIC STATISTICS ile/||/<> PARAMETRIC STATISTICS

( Non-parametric statistics dağılım varsayımı olmadan analiz yaparken İLE parametric statistics belirli dağılım varsayımları kullanır )

( Formül: Rank-based tests )


- NON-PARAMETRIC ile/||/<> PARAMETRIC

( Non-parametric dağılım varsaymaz İLE parametric varsayar. )

( Formül: Distribution-free İLE assumes distribution )


- NONCOMMUTATİVE GEOMETRY ile/||/<> SPECTRAL GEOMETRY

( Noncommutative geometry cebirsel yaklaşımla geometri yaparken İLE spectral geometry operatör spektrumu ile geometri yapar )

( Formül: Gelfand-Naimark duality )


- NON-PAROUS vs. NON-POROUS


- NONSENSE ile/||/<> FRAMESHİFT

( Nonsense erken stop İLE frameshift çerçeve kayması. )

( Formül: Stop kodon İLE okuma çerçevesi )


- NONSENSE/FOOLISH vs. STUPIDITY


- NONSYNONYMOUS SUBSTITUTION[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI OLMAYAN YERDEĞİŞTİRME

( Bir genin ifade ettiği aminoasitlerin sırasının, DNA yerdeğiştirmesi sebebiyle değişmesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NONVERBAL İLETİŞİM/NONVERBAL COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= SÖZSÜZ İLETİŞİM


- CIRCUIT NI[Fr.] / NOR-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR DEVRESİ


- NEURAMINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NÖRAMİNİK ASİT


- DAĞILIMLAR:
NORMAL ile/||/<> BİNOM ile/||/<> POISSON ile/||/<> ÜSTEL ile/||/<> GAMMA ile/||/<> BETA ile/||/<> OLASILIK

( İstatistikte sıkça kullanılan altı temel olasılık dağılımı. )

( Formül: f(x) = (1/σ√2π)e^(-(x-μ)²/2σ²) )


- NORMAL HYDROGEN ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= NORMAL HİDROJEN ELEKTRODU


- MODE NORMAL DE VIBRATION[Fr.] / NORMALSCHWINGUNGSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL TİTREŞİM KİPİ


- NORMAL ile ALIŞILMIŞ

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

( NORMAL vs. USUAL/ORDINARY )


- NORMAL ile/||/<> COMPLETELY REGULAR

( Normal kapalı küme ayrık İLE completely regular Urysohn lemma. )

( Formül: Closed separation İLE function separation )


- NORMALITY[İng.] / NORMALITÉ, TITRE[Fr.] / NORMALITÄT, TITER, GEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMALİTE, TİTRE


- NORMALIZING[İng.] / NORMALISATION[Fr.] / NORMALISIEREN, NORMIERUNG, AUSGLÜHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMALLEŞTİRME


- NORMOTONİK/NORMOTONIC[İng.] değil/yerine/= OLAĞAN DERİŞİMLİ | OLAĞAN GERGILİ


- NÖRO-BEHÇET ile/||/<> MULTİPL SKLEROZ

( Nöro-Behçet beyin sapı tutulumu İLE multipl skleroz beyaz cevher lezyonlarıdır. Nöro-Behçet vaskülit tabanlı İLE MS demiyelinizasyondur. İkisi de nörolojik semptomlar İLE farklı patolojik mekanizmalar gösterir. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- NÖRO-BULANIK ile/||/<> GENETİK-BULANIK

( Nöro-bulanık sinir ağları ile İLE genetik-bulanık genetik algoritmalar ile birleştirilmiş sistemler )

( Jang tarafından 1993 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )


- NÖROBİLİM ile PSİKOLOJİ

( Sinir düzeninin yapısını, işlevini ve gelişimini inceleyen bir bilim dalı. İLE İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, sinir düzeninin davranışları nasıl etkilediği ve zihinsel süreçlerin sinirsel temeli araştırılmakta. )


- NÖROGENEZ/NEUROGENESIS[İng.] değil/yerine/= SİNİR GÖZE GELİŞİMİ


- NÖROJENİK/NEUROGENIC[İng.] değil/yerine/= SİNİR KAYNAKLI


- NÖROLOJİ[İng. NEUROLOGY] ile/||/<> MUTİZM[İng. MUTISM] ile/||/<> NOZOLOJİ[İng. NOSOLOGY] ile/||/<> TAURİN[İng. TAURINE] ile/||/<> VERBİJERASYON[İng. VERBIGERATION]

( Nöroloji genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. @@ Görünüşte normal bilinç düzeyi ile birlikte konuşmama durumu. Bireyin herhangi bir nörolojik ya da fiziksel katkıda bulunan etmen olmaksızın bir anda konuşmayı bıraktığı dissosiyatif (histerik); ya da bireyin bazı durumlarda hiç konuşmadığı ancak diğer durumlarda gayet iyi konuştuğu elektif (seçici) olabilir. @@ Hastalıkların tanımlanması, sınıflandırılması ve kategorize edilmesiyle ilgilenen bilim dalı. Nozoloji; kardiyovasküler hastalıklar, nörolojik bozukluklar gibi hastalıkların etiyolojileri, gelişim süreçleri ve belirtileri gibi çeşitli özelliklerini inceleyerek onları sistemli bir biçimde özgün gruplara ayırır. @@ Taurin; kimyasal formülü C2H7NO3S olan, hayvan dokusunda doğal olarak bulunan, nörolojik iletişim sistemini koruyan ve düzenleyen, iskelet kaslarının kasılmasında yardımcı, retina gelişimi ve fonksiyonu için önemli, antioksidan özellikte yarı esansiyel metiyonin ve sistinden türetilen, sülfür türevi bir aminoasittir. Safra sıvısının önemli bir bileşeni olup kalın bağırsakta bulunabilir. İnsan vücut ağırlığının %0,1'ini oluşturur. @@ Genellikle açık bir anlam ya da amaç olmaksızın kelimelerin ya da cümlelerin tekrarlanması. Yaygın olarak şizofreni, otizm ya da demans gibi belirli nörolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olan bireylerde görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÖROLOJİK değil/yerine/= SİNİRSEL


- NÖRON/LAR ile/ve/<> GÖKADA/LAR


- NÖROPATİ/NEUROPATHY[İng.] değil/yerine/= SİNİR SAYRILIĞI


- NÖROPRAKSİ/NEUROPRAXIA[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ SİNİR İLETİ KESİNTISİ


- NÖROTRANSMİSYON/NEUROTRANSMİSSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTMALI SİNİR İLETİ


- NOSTALJİ ile NOSTALJİK


- NOSTRATİK ile TURANIAN


- NOT (ABLE TO) DETERMINE FROM OUT vs./and NOT (ABLE TO) DETERMINE BY ITSELF


- CIRCUIT NON[Fr.] / NOT-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOT DEVRESİ


- NOT TO ACCEPT vs. NOT TO WITHSTAND


- [not] NOT TO UNDERSTAND vs./and LAZINESS/INDOLENCE


- NOTA ile/ve HAMPARSUM NOTASI


- NOTA'DAN, SENFONİ'YE ile/ve/||/<> ZERRE'DEN, OKYANUS'A


- NOTALAMAK ile NOT ile NOTA


- [not] NOTHINGNESS vs./and/ = maybe/also/or INTEGRITY

( HİÇLİK ile/ve/=/değil/yerine/belki/hem de/ya da BÜTÜNLÜK )


- COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STRÖMUNG, NEUTRALER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM


- ATOME NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR ATOM


- ÉQUILIBRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DENGE


- NEUTRALES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR MOLEKÜL


- NEUTRALES PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR PARÇACIK


- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ


- NÖTRALİZASYON (ETKİLEŞİMİ) ile/||/<> OKSİDASYON (ETKİLEŞİMİ)

( Asit ve bazın etkileşimi/tepkimesi. İLE/||/<> Bir nesnenin elektron kaybetmesi ya da oksijenle etkileşime/tepkimeye girme süreci. )


- NÖTRALİZASYON ile HİDROLİZ

( Asit ve bazın tepkimesi sonucu tuz ve su oluşumu. İLE Bir bileşiğin su ile tepkimeye girmesi. )


- NÖTRLEMEK ile NÖTRLEŞMEK ile NÖTRLEŞTİRMEK ile NÖTR/LÜK


- NEUTRONENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKI YOĞUNLUĞU


- NEUTRON FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX NEUTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKISI YOĞUNLUĞU


- NEUTRON MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENVERVIELFACHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÇOĞALMASI


- NEUTRON DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DEDEKTÖRÜ


- NEUTRON DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DİFÜZYONU


- NEUTRON CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENUMWANDLER, NEUTRONENKONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DÖNÜŞTÜRÜCÜSÜ


- NEUTRON ECONOMY[İng.] / ÉCONOMIE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÖKONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON EKONOMİSİ


- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI


- NEUTRON-GAMMA REACTION[İng.] / RÉACTION NEUTRON-GAMMA[Fr.] / NEUTRON-GAMMA-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON-GAMA TEPKİMESİ


- NEUTRON MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON MANYETİK MOMENTİ


- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU


- NEUTRON SPECTRUM[İng.] / SPECTRE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TAYFI/SPEKTRUMU


- NEUTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE NEUTRON[Fr.] / EINFANGEN VON NEUTRONEN, NEUTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALAMA/YAKALANMASI


- NEUTRON REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSIMASI


- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI


- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI


- NEUTRON DENSITY[İng.] / DENSITÉ NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YOĞUNLUĞU


- NOUS[Yun.] değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ


- NOUVELLE ile/ve NOVELETTE ile/ve NOVELLA


- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR


- NÜFUS ARTIŞI ile/||/<>/>< KİŞİ SAYISININ AZALMASI

( )

( Haritayı görmek için burayı tıklayınız... )


- NÜFUS ile NÜFUSLU ile NÜFUSÇU ile NÜFUS KAYDI ile NÜFUS BİLİMİ ile NÜFUS KAĞIDI ile NÜFUS KÜTÜĞÜ ile NÜFUS SAYIMI ile NÜFUS BİLİMCİ ile NÜFUS CÜZDANI ile NÜFUS BİLİMSEL ile NÜFUS KESAFETİ ile NÜFUS PATLAMASI ile NÜFUS TEZKERESİ ile NÜFUS YOĞUNLUĞU ile NÜFUS COĞRAFYASI ile NÜFUS PLANLAMASI


- PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHGRIFFTIEFE, EINDRINGTIEFE, EINWIRKTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ DERİNLİĞİ


- PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHDRINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ ETME


- NÜFUZ/LU değil/yerine/= SÖZÜGEÇİ/SÖZGEÇİRİCİLİK / SÖZÜGEÇER


- NUH'UN ÇOCUKLARI:
SÂM/SHEM[İng./İbr. ŞEM] ile/ve/||/<>/> HÂM ile/ve/||/<>/> YÂFES / JAPHETH[İng.] / YEFET/YAFET[İbr.]

( Ad/isim, ün/şöhret. [Semitik < Shem] İLE/VE/||/<>/> Sıcak/karanlık/yanık tenli.[Ham'ın "soyunun", "siyah ırk"ı temsil ettiği "iddiası", bazı Batı'lı sömürgeci yaklaşımlarda çarpıtılarak kullanılmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Genişlemek/yayılmak. )


- NUHNEVİDEN KALMA (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN


- NÜKLEER FİZİK[İng. NUCLEAR PHYSICS] ile/||/<> NÜKLEOZOM[İng. NUCLEOSOME]

( Atom çekirdeğinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini, yapısını ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır.[1] Çekirdek fiziği olarak da bilinir. Fosillerin yaşı ve Dünya'nın kendisi de dahil olmak üzere kayaların ve diğer jeolojik özelliklerin yaşını tayin ederken kullanılan radyometrik tarihleme yöntemi, nükleer enerji santralleri, atom bombaları nükleer fiziğin uygulamalarından bazılarıdır. @@ Ökaryotik kromozomların boncuk benzeri bir yapısı. Sekiz histon molekülünden oluşan bir çekirdekten ve yaklaşık 150 baz çifti içeren bir DNA parçasından oluşur. Her bir nükleozom yaklaşık 50 baz çifti içeren bir bağlayıcı DNA dizisi ile birbirinden ayrılır. Nükleozom yapısı, interfaz sırasında DNA'yı kopmak formuna getirmeye yardımcı olur. Aksi takdirde, bir kromozomun doğrusal uzunluğu, çekirdeğin çapından daha büyük olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ


- NUCLEIDIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİDİK KÜTLE


- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]

( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir. Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEOFİLİK KATILMA ile ELEKTROFİLİK KATILMA

( Nükleofilin bir moleküle katıldığı tepkime. İLE Elektrofilin bir moleküle katıldığı tepkime. )


- NÜKLEOTİD ile NÜKLEOSİD

( DNA ve RNA'nın yapı taşları. İLE Nükleotidin fosfat öbeği olmayan durumu. )


- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]

( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI


- NÜKS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YİNELENME


- NUMARALAMAK ile NUMARALANMAK ile NUMARALANDIRMAK ile NUMARA ile NUMARACI/LIK ile NUMARALI ile NUMARASIZ


- NUMENAL FENOMENAL


- NUMERICAL MATHEMATICS ile/||/<> SYMBOLIC MATHEMATICS

( Numerical mathematics sayısal yaklaşım yöntemleri kullanırken İLE symbolic mathematics cebirsel sembolik manipülasyon yapar )

( Formül: Finite element method )


- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE


- SAMPLE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE STANDART SAPMASI


- NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] değil/yerine/= GÖSTERMELİK

( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )


- NUN HARFİNİN:
GÖRÜNEN ANLAMLARI ile/ve/||/<> GÖRÜNMEYEN ANLAMLARI


- NUR ile NUR YÜZLÜ/LÜK


- NURLANMAK ile NURLANDIRMAK


- NURLANMIŞ ve/||/<> ONURLANMIŞ

( Şehit. VE/||/<> Gazi. )


- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI


- NUSRETİYE KASRI ile ...

( Tophane'dedir. [Mimar Sinan Üniversitesi olarak kullanılmaya devam edilmektedir] )


- NUT :/yerine KURUYEMİŞ, FINDIK


- NÜTASYON/NUTATION değil/yerine/= ÜĞRÜM, DÖNDERGEÇ, BAŞ SALLAMALARI

( Yer'in dönme ekseninin, yaptığı koni devinimi boyunca dalgalanması. )


- NUTKUN TUTULMASI ile BASİRETİN BAĞLANMASI


- NUTRİGENOMICS ile/||/<> NUTRİTİON SCIENCE

( Nutrigenomics beslenmenin gen ifadesine etkisini incelerken İLE nutrition science genel beslenme ve sağlık ilişkisini inceler )

( Formül: Gene-diet interaction )


- NÜTRİSYON/NUTRITION[İng.] değil/yerine/= BESLENME


- O-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON O[Fr.] / O-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= O ELEKTRONU


- O-EMRAM/OUTPATIENT ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN HASTA ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ


- O GÜN, BUGÜNDÜR (DEĞİŞMEDİ, DÜZELMEDİ)


- O gün için SUSuyorum!


- obduc.[Lat. < OBDUCE, OBDUCATUR] değil/yerine/= SÜRÜLSÜN


- OBELİSK[Fr.] değil/yerine/= DİKİLİTAŞ


- OBERMAYER'S REAGENT[İng.] / OBERMAYER'S REAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER BELİRTİCİ


- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ


- RÉACTIF OBERMAYER[Fr.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER REAKTİFİ


- OBESOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OBEZOFOBİ

( Kilo alma korkusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN


- OBEZİTE İLE İLİŞKİLİ MİKROBİYOTA ile/||/<> ZAYIFLARLA İLİŞKİLİ MİKROBİYOTA

( Obezlerde Firmicutes/Bacteroidetes oranı yüksek İLE zayıflarda bu oran düşüktür. Obezite mikrobiyotası daha fazla enerji hasadı İLE zayıf mikrobiyotası daha az enerji hasadı sağlar. )

( Jeffrey Gordon tarafından 2006 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: ABD) (Alan: Gastroenteroloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bağırsak mikrobiyotasının obezite ve metabolizmadaki rolü) )


- OBEZİTE[Fr. < OBÉSITÉ] değil/yerine/= ÇOK ŞİŞMANLIK


- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK


- OBEZİTE ile/||/<> METABOLİK BELİRGE/SENDROM

( Aşırı gövde yağı birikimi. İLE/||/<> Birlikte görülen yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve olağandışı kolesterol seviyeleri. )


- OBJECTİVE SENSUALİSM değil/yerine/= NESNEL DUYUMCULUK


- OBJECTIVE :/yerine AMAÇ, NESNEL


- OBJEKTİF["OBJEKTİV" değil!]/OBJECTIVE[İng.] değil/yerine/= NESNEL | MERCEK DÜZENEĞİ


- OBJEKTİF SUBJEKTİF


- OBJEKTİVİTE[Fr. < OBJECTIVITÉ] değil/yerine/= NESNELLİK


- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ


- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI


- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU


- OBSESİF değil/yerine/= TAKINTILI


- OBSTINACY vs.


- OBSTRUCTIVE vs. OBSTINATE vs. OBDURATE vs. DISOBEDIENT vs. MULISH vs. REALCITRANT vs. STUBBORN


- OBVIOUSLY :/yerine AÇIKÇA


- OCAĞI SÖNDÜRMEK yerine OCAĞI DİNLENDİRMEK


- OCAĞI YAKMAK yerine OCAĞI UYANDIRMAK


- OCAKLI ile/||/<> PAŞMAKLIK/ARPALIK

( Osmanlı`da gelirleri kale koruması ve tersane giderlerine ayrılan topraklar. İLE/||/<> Osmanlı'da evlenen hanedan üyesi kızlara ya da padişahın eşlerine verilen miri araziler. Gelirleri padişah kızlarına, annesine ve eşlerine ayrılan toprak. )


- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= ARTKAFA LOBU

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= OKSİPİTAL LOP

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCCUPATIONAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MESLEK HASTALIĞI


- OCT/OKT/OPTİK KOHERENS TOMOGRAFİ OPTIC COHERENCE TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖRME EŞEVRELİ KESITÇEKİM


- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI


- ODACI/LIK ile ODACIK


- DEFOCUSING[İng.] / DÉFOCALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DAĞILMASI


- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ


- ODAK NOKTASI/NESNE ile/ve/değil/||/<>/< ZİHİNDEKİ(BELLEKTEKİ) ULAŞILMAZLIĞI


- ODAKLAMAK ile ODAKLANMAK ile ODAKLAŞMAK ile ODAKLANDIRMAK ile ODAKLAŞTIRMAK ile ODAKLANABİLMEK ile ODAKLAYABİLMEK ile ODA ile ODAK ile ODA HAPSİ ile ODA MÜZİĞİ ile ODA SPREYİ ile ODAK NOKTASI


- ODAKLANMA ile/ve ADANMA

( FOCUSING vs./and TO BE DEVOTED )


- ODAKLANMA ile/ve/||/<> BASTIRMA


- ODAKLANMA ile/ve/<> KÜMELEME


- ODAK/LANMA / ODAKLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCELİK/LENDİRME / ÖNCELİKLİ


- ODAKLANMA ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

( FOCUS vs. CONCENTRATION )


- ODAK(LANMAK İÇİN):
OKU ile/ve/||/<>/> DÜŞÜN ile/ve/||/<>/> ANLA ile/ve/||/<>/> KONUŞ


- ODAKLAŞMAK değil ODAKLANMAK


- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT