Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 31.310 başlık/FaRk ile birlikte,
31.310 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(125/127)


- ORBITAL[İng.] / ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGEMİ


- ORBITAL ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE ORBITAL[Fr.] / ORBITALDREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL AÇISAL MOMENTUM


- ORBITAL MOTION[İng.] / MOUVEMENT ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL HAREKET


- NOMBRE QUANTIQUE ORBITAL[Fr.] / AZIMUTALE QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUVANTUM SAYISI


- MOMENT MAGNÉTIQUE ORBITAL[Fr.] / ORBITALMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK MOMENT


- YOSMA/LIK ile YOSMACA


- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KANIKSAMA


- TEREDDÎ[Osm.] / DEGENERACY[İng.] / DÉGÉNÉRESCENCE[Fr.] / DEGENERATION, ENTARTUNG, ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMA


- YOZLAŞMAK ile YOZLAŞTIRMAK


- DEGENERATE ELECTRON GAS[İng.] / GAZ D'ÉLECTRONS DÉGÉNÉRÉ[Fr.] / ENTARTETES ELEKTRONGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ ELEKTRON GAZI


- DEGENERATE CONDUCTION BAND[İng.] / BANDE DE LA CONDUCTION DÉGÉNÉRÉE[Fr.] / ENTARTETES LEITUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ İLETİM BANDI


- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI

( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )

( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )

( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )


- YTTERBIUM[Fr.] ile/||/<> İTERBİYUM[Fr. < YTTERBIUM]

( kimya )

( YTTERBIUM )


- YÜCEDAĞ, MUSTAFA (GAZİANTEP, 1966 - 2020) :

( Hollanda'nın Zwolle Kulübünden transfer edildi ve aralıklı olarak 4 sezon (1988 - 1990; 1992 - 1993 ve 1994 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde; 69 lig, 8 kupa maçı olmak üzere 77 resmi ve 27 özel maçla birlikte toplam olarak 104 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 19, kupa maçlarında 4 olmak üzere resmi maçlarda 23 ve ayrıca özel maçlarda attığı 9 golle birlikte toplam olarak takımına 32 gol kazandırdı. 9 kez A Milli ve 1 kez de Ümit Milli takım formasını giydi. )


- YÜCELİK/YÜKSEKLİK ile/değil/yerine DOSTLUK

( Allah'ta. İLE/DEĞİL/YERİNE Eşitlik'te. )


- YÜCE/LİK ile/ve/<> MUTLAK/LIK

( Belirlenim. İLE/VE/<> Belirlenimsizlik. )


- YÜCELTMEK ile COŞKU ile YÜCE ile YÜCE TANRI

( EXALT vs. EXALTATION vs. EXALTED vs. EXALTED GOD )

( متعال کردن ile افراشتگي ile معلا ile معلي ile خداوند تعالي )

( MOTAAL KARDAN ile AFRASHTGY ile MALA ile MALY ile KHODAVAND TAALY )


- YÜCELTMEK ile YÜCELTİLMEK ile YÜCELTEBİLMEK


- YUFKA/LIK ile YUFKACI/LIK ile YUFKA EKMEĞİ ile YUFKA KEBABI ile YUFKA YÜREKLİ/LİK


- YUGOSLAVYA > BOSNA-HERSEK, HIRVATİSTAN, KARADAĞ, KOSOVA, MAKEDONYA, SIRBİSTAN, SLOVENYA

( )


- YUHALAMAK ile YUHALANMAK ile YUHALATMAK ile YUH ile YUHA


- CHARGE-TRANSFER DEVICE DETECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK-AKTARIM DEDEKTÖRLERİ, CTD


- CHARGE TRANSFER[İng.] / CHARGE TRANSFÉRER[Fr.] / LADUNGSAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK AKTARIMI


- CHARGE MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK ÇOKLUSU


- CHARGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSRESISTENZ, LADUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DİRENCİ


- CHARGE CARRIER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PORTEURS DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGERDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI YOĞUNLUĞU


- CHARGE NEUTRALITY[İng.] / NEUTRALITÉ DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK YANSIZLIĞI


- CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK YOĞUNLUĞU


- DEĞİNİLEN:
YUKARIDA değil DEMİN

( Okumada. DEĞİL Konuşmada. )


- YUKAWA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA POTANSİYELİ


- YÜKLEDİĞİN ile/ve/||/<> YÜKLENDİĞİN


- LOADING[İng.] / CHARGEMENT[Fr.] / AUFLADUNG, AUFLADUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME/YÜKLEYİCİ AKIMI


- YÜKLEMEK ile YÜKLENMEK ile YÜKLETMEK ile YÜKLENİLMEK ile YÜKLETİLMEK ile YÜKLETTİRMEK ile YÜKLENEBİLMEK ile YÜKLETEBİLMEK ile YÜKLEYEBİLMEK ile YÜKLEM ile YÜKLER ile YÜKLEM GRUBU ile YÜKLEM ÖBEĞİ ile YÜKLEM BİRLİĞİ


- YÜKLEM/LER ile/ve/||/<> ÇELİŞİK YÜKLEM/LER


- YÜKLENMEK" ile/ve/<> ABANMAK


- YÜKLEYİŞ ile YÜKLEYİCİ


- CHARGED CONDUCTOR ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETE LEITERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN ENERJİSİ


- CHARGED CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETER LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN


- CHARGED PARTICLE[İng.] / PARTICULE CHARGÉE[Fr.] / GELADENER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ PARÇACIK/TANECİK


- YÜKLÜ/LÜK ile YÜKLÜK ile YÜKLÜCE


- HEED REFLECTION, HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION PAR DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI YANSIMASI


- HIGH ENERGY NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIENEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ NÖTRONLAR


- HIGH ENERGY PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIETEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ PARÇACIK


- HOCHENERGIE-REFLEXIONSELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ YANSIMALI ELEKTRON KIRINIMI


- HIGH EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİ-ISIL NÖTRONLAR


- HOCHEPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİTESMEL NÖTRONLAR


- TEVÂLÎ-İ ÂLİ[Osm.] / HIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HAUTE[Fr.] / HOCHFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS


- HIGH VOLTAGE ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNGSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK GERİLİMLİ ELEKTRON MİKROSKOBU


- YÜKSEK MALİYET/Lİ ile PAHA/LI


- HOCHTEMPERATURGASREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK GAZ SOĞUTMALI REAKTÖR


- HIGH TEMPERATURE GAS COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU GAZ À HAUTE TEMPÉRATURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIKLI GAZ SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- HIGH SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SPİN KOMPLEKSİ


- YÜKSEK SPİN ile/||/<> DÜŞÜK SPİN

( Geçiş metali komplekslerinde spin durumları. )

( Formül: μ = √(n(n+2)) BM )


- YÜKSEK TEKNOLOJİ değil İLERİ TEKNOLOJİ


- NEUTRONS ÉPITHERMIQUES SUPÉRIEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ÜST ISIL NÖTRONLAR


- YÜKSEK UYARANLARIN (KEYİF VERİCİLERİN) ÇOĞU ...:
"KAZANIM" değil/ne yazık ki/></< KANDIRMACA/ALDATMACA


- YÜKSEK ile YÜKSEK TEKLİF VE DÜŞÜK TEKLİF ile YÜKSEK ÇİZME ile YÜKSEKTEN UÇMAK ile YÜKSEK GELİR ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK MORAL ile YÜKSEK POZİSYON ile YÜKSEK RAHİP ile YÜKSEK RÜTBE ile YÜKSEK SIRALAMA ile YÜKSEK RÜTBELİ YETKİLİ ile LİSE ile YÜKSEK SONDAJ ile YÜKSEK HIZ ile YÜKSEK SU ile DAHA YÜKSEK ile DAHA YÜKSEK ile YAYLA ile MAJESTELERİ ile OTOYOL ile OTOYOL DEVRİYESİ

( HIGH vs. HIGH BID AND LOW BID vs. HIGH BOOT vs. HIGH FLYING vs. HIGH INCOME vs. HIGH JUMP vs. HIGH MINDED vs. HIGH MORALE vs. HIGH POSITION vs. HIGH PRIEST vs. HIGH RANK vs. HIGH RANKING vs. HIGH RANKING OFFICIAL vs. HIGH SCHOOL vs. HIGH SOUNDING vs. HIGH SPEED vs. HIGH WATER vs. HIGHER vs. HIGHER UP vs. HIGHLAND vs. HIGHNESS vs. HIGHWAY vs. HIGHWAY PATROL )

( شامخ ile منيع ile شاهق ile عالي ile آسمان پايه ile بو گرفته ile منيف ile مرتفع ile علوي ile سامي ile رفيع ile بلند ile متعال ile سني ile مزايدهومناقسه ile مزايده و مناقسه ile چکمه ile بلند خيال ile ياوه انديش ile پردرآمد ile پرش ارتفاع ile نظر بلند ile با روح ile مقام منيع ile کاهن اعظم ile علو مقام ile بلند پايه ile عالي رتبه ile صاحب منصب ile دبستان ile دبيرستان ile مدرسه متوسطه ile عوام فريب ile پر سرعت ile مد دريا ile والاتر ile عضو ارشد ile کوهسار ile جناب ile والاحضرت ile جاده ile شارع ile شاهراه ile راهبان )

( SHAMOKH ile منيع ile شاهق ile ALY ile ASMAN PAYYEH ile BO GARAFTEH ile منيف ile MORTAF ile ALUY ile سامي ile RAFYE ile BALAND ile MOTAAL ile SANY ile MOZAYDEOOMENAGHASEH ile MOZAYDAH VE MENAGHASEH ile CHEKAMEH ile بلند خيال ile YOH ANDYSH ile PARDARAMAD ile PORSH ERTAFA ile NAZAR BALAND ile BA RUH ile مقام منيع ile KANPAN EAZAM ile ALU MOGHAM ile BALAND PAYYEH ile ALY RATBEH ile SAHEB MONASB ile DABASTAN ile DABYRASTAN ile MADRESEH MOTOSETEH ile عوام فريب ile PAR SARAT ile MAD DARYA ile VALATAR ile OZV ERSHOD ile KUHOSAR ile JENAB ile VALAHAZRAT ile JADEH ile SHARE ile SHARAH ile RANPABAN )


- YÜKSEKLİK | DİKLİK ile/||/<> DİKLİK

( Sinema TV Bir sesin incelik ya da kalınlık derecesi Diklik doğrudan doğruya yinelenime bağlıdır Sesin saniyedeki titreşim sayısı olan yinelenim fiziksel bir olaydır Bu olayın kulağımızdaki etkisi ruhbilimseldir ve diklik denir Yinelenim değiştikçe diklik de değişir diklik derecesine göre seslerin incelik ya da kalınlık durumu ortaya çıkar 1 İki olasılıksal değişken ya da bu değişkenlerin doğrusal işlevleri bağımsız olduğunda değişkenlerin birbirine göre durumu 2 Bir deney tasarımında gözlenmiş değişkenler ya da bunların doğrusal birleşimleri bağımsız olduğunda bu tasarımın durumu Kayalık dikeye yakın sarp yamaç Oransal ölçümlü verilerde dağılımı belirleyen ölçümlerden biri olan ve eğrinin normal dağılıma göre ne kadar yassı veya yüksek olduğunu gösteren aralık )

( PITCH (OF SOUND, OF A NOTE) | ORTHOGONALITY | ESCARPEMENT | KURTOSIS | TONE )

( HAUTEUR (DU SON) | ESCARPEMENT | TON )

( HÖHE, TONHÖHE | ORTHOGONALITAET | STEILHANG | TON )

( ALTEZZA DEL SUONO )

( ΎΨΟΣ ΤΌΝΟΥ / ύψος τόνου )


- YÜKSEKLİK | DİKLİK ile/||/<> TİTREM

( Sinema/TV. Bir sesin incelik ya da kalınlık derecesi. (Diklik, doğrudan doğruya yinelenime bağlıdır. Sesin saniyedeki titreşim sayısı olan yinelenim fiziksel bir olaydır. Bu olayın kulağımızdaki etkisi ruhbilimseldir ve diklik denir. Yinelenim değiştikçe diklik de değişir; diklik derecesine göre seslerin incelik ya da kalınlık durumu ortaya çıkar). @@ 1) İki olasılıksal değişken ya da bu değişkenlerin doğrusal işlevleri bağımsız olduğunda değişkenlerin birbirine göre durumu. 2) Bir deney tasarımında, gözlenmiş değişkenler ya da bunların doğrusal birleşimleri bağımsız olduğunda bu tasarımın durumu. @@ Kayalık, dikeye yakın sarp yamaç. @@ Oransal ölçümlü verilerde dağılımı belirleyen ölçümlerden biri olan ve eğrinin normal dağılıma göre ne kadar yassı veya yüksek olduğunu gösteren aralık. )

( PITCH (OF SOUND, OF A NOTE) | ORTHOGONALITY | ESCARPEMENT | KURTOSIS | TONE~TONE )

( HAUTEUR (DU SON) | ESCARPEMENT | TON~TON )

( ...~TONUS )

( HÖHE, TONHÖHE | ORTHOGONALITAET | STEILHANG | TON~TON | TON, BETONUNG )

( ALTEZZA DEL SUONO~TONO )

( ΎΨΟΣ ΤΌΝΟΥ / ύψος τόνου~ΤΌΝΟΣ / τόνος )


- YÜKSEKLIK KORKUSU | AKROFOBI[İng. < ACROPHOBIA] ile/||/<> ...

( ACROPHOBIA )


- YÜKSEKLİK KORKUSU ile/değil/yerine "ALÇAKLIK" KORKUSU


- YÜKSEK/LİK ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK

( ... ile/ve/değil/yerine PARA )


- YÜKSEK/LİK ile YÜKSEK SES ile YÜKSEK FİYAT ile YÜKSEK FIRIN ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK BASINÇ ile YÜKSEK LİSANS ile YÜKSEK TABAKA ile YÜKSEK TAHSİL ile YÜKSEK YAYLAK ile YÜKSEK GERİLİM ile YÜKSEK SOSYETE ile YÜKSEK TEKNOLOJİ ile YÜKSEKLİK KORKUSU ile YÜKSEK KAN BASINCI


- YÜKSEKLİK ile YÜKSELTMEK

( HEIGHT vs. HEIGHTEN )

( خيز ile ارتفاع ile ذروه ile سمو ile سناء ile بلندي ile بلندتر کردن )

( KHYZ ile ERTAFA ile ذروه ile سمو ile سناء ile BALANDY ile BALANDTAR KARDAN )


- ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER


- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK


- YÜKSEKTEN, MEHMET (SARIYER, 1961) :

( Bahçeköylüdür. 1978'de Sultanahmet Meslek Lisesinden mezun oldu. İthalat ve pazarlama alanlarında ticari yaşamını sürdürmektedir. Siyasete 1985'te Sarıyer'de Refah Partisi (RP) saflarında başladı. 1992'de Bahçeköy Belediye Meclis Üyeliğine (RP) den seçildi. 1999 - 2004 yılları arasında Fazilet Partisinden (FP) den Bahçeköy Belediye Meclis Üyeliğine seçildi. Bu parti kapanınca bağımsız olarak görev yaptı. 2004'te ise AKP den Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi seçildi. Bahçeköy Spor Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sosyal, kültürel ve sportif amaçlı birçok dernekte üyedir. )


- YÜKSEL, TEOMAN (BÜYÜKDERE, 1954) :

( Büyükdereli sanatçıdır. İlkokulu Büyükdere ilkokulunda, ortaokulu Mümtaz Tarhan Ortaokulunda okuduktan sonra Lise eğitimini Sarıyer'de tamamladı. Askerliğini takiben işe girdi. Ailece müzikle ve estrumanla ilgilendiklerinden aynı yolu takip etti ve profesyonel olarak ses sanatçısı olarak sahne almaktadır. )


- YÜKSELİP/İLERLEYİP BİRLEŞMEK ile/değil/yerine BİRLEŞİP YÜKSELMEK/İLERLEMEK

( 23 + 43 = 72 İLE/DEĞİL/YERİNE (2 + 4)3 = 216 )

( image )


- YÜKSELMEK ile YÜKSELİLEBİLİR ile YÜKSELEN ile YÜKSELEBİLİR ile ARTAN

( ASCEND vs. ASCENDABLE vs. ASCENDANT vs. ASCENDIBLE vs. ASCENDING )

( متصاعد شدن ile عروج کردن ile فرازيدن ile فرازروي ile صعود کردن ile فراز پذير ile فراز گري ile صعودي ile بالا رونده ile متصاعد )

( MOTESAOD SHODAN ile ARUJ KARDAN ile FARAZYDAN ile FARAZROY ile SOUD KARDAN ile FARAZ PAZYR ile FARAZ GARY ile SOUDY ile BALA RONDEH ile MOTESAOD )


- YÜKSELMEK ile YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMEK ile YÜKSELEBİLMEK ile YÜKSELİVERMEK ile YÜKSELTTİRMEK ile YÜKSELTEBİLMEK


- AMPLIFIER[İng.] / VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTEÇ


- OXIDATION PROCESS[İng.] / ACTION OXYDANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEME İŞLEMİ


- TO OXIDIZE[İng.] / OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEMEK


- MUHAMMUZ[Osm.] / OXIDIZING AGENT[İng.] / OXYDANT[Fr.] / OXIDATIONSMITTEL, OXYDATIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEN


- OXIDATION STATE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME BASAMAĞI


- OXIDATION VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME DEĞERİ


- OXIDATION POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME POTANSİYELİ


- KIYMET[Osm.] / OXIDATION NUMBER[İng.] / NOMBRE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME SAYISI


- OXIDATION REACTION[İng.] / RÉACTION DE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME TEPKİMESİ/REAKSİYONU


- TAHAMMUZ ETME[Osm.] / OXIDATION[İng.] / OXIDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME


- SICH OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENMEK


- OXIDIZING FLAME[İng.] / FLAMME OXYDANTE, FEU D'OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİCİ ALEV


- YÜKSELTİ ile YÜKSELTİŞ


- YÜKSEL(T)MEK ile/değil/yerine YÜCEL(T)MEK

( İTİLA[Ar.]: Yükselme, yücelme. )

( TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE) )


- YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMİŞ ile YÜKSEKLİK ile ASANSÖR ile ASANSÖR KABİNİ

( ELEVATE vs. ELEVATED vs. ELEVATION vs. ELEVATOR vs. ELEVATOR CAR )

( مرتفع شدن ile تصعيد نمودن ile تصعيد کردن ile مرتفع کردن ile بالا بردن ile مرتفع ساختن ile عالي کردن ile افراشتن ile صعودي ile سامي ile صعود ile تصعيد ile علو ile بالابري ile اعتلاء ile تعالي ile آسانسور ile بالابرنده ile بالابر ile اطاق آسانسور )

( MORTAF SHODAN ile TASAYD NEMUDAN ile TASAYD KARDAN ile MORTAF KARDAN ile BALA BARDAN ile MORTAF SAKHTAN ile ALY KARDAN ile AFRASHTAN ile SOUDY ile سامي ile SOUD ile تصعيد ile ALU ile BALABARY ile اعتلاء ile TAALY ile ASANSOR ile BALABARANDEH ile BALABAR ile OTAGH ASANSOR )


- YÜKSÜNMEK ile YÜKSÜNÜLMEK


- YUMRUKLAMAK ile YUMRULANMAK ile YUMRUKLANMAK ile YUMRUKLAŞMAK ile YUMRUKLAYABİLMEK ile YUMRU/LUK ile YUMRUK ile YUMRU KÖK ile YUMRU TOP ile YUMRU KÖFTE ile YUMRUK TOPU ile YUMRUK HAKKI ile YUMRUK OYUNU ile YUMRUK OYUNCUSU


- YUMULMAK ile/ve/<>/> "YAMUL(T)MAK"


- YUMURTA[İng. EGG] ile/||/<> ALOJENİK[İng. ALLOGENEIC] ile/||/<> AMNİYON[İng. AMNION] ile/||/<> BASIMLAMA[İng. IMPRINTING] ile/||/<> BAŞKALAŞIM[İng. METAMORPHOSIS] ile/||/<> LARVA

( Yumurta, biyolojide, dişi üreme gözesi. Botanikte, yumurta bazen makrogamet olarak da adlandırılır. @@ 1. Aynı türe ait olmasına karşın bireylerin genlerinin farklı olmasıdır. Homo sapiens (modern insan) türünde, tek yumurta ikizleri haricindeki her birey birbiriyle alojeniktir. @@ Sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde dölütü (embriyoyu) saran ve içinde amniyon sıvısı bulunan zardır. Karada yumurtlayan hayvanların tümünün yumurtasında da bulunan amniyon, balıkların ve kurbağagillerin yumurtalarında yoktur. "Amniyos" olarak da bilinir. @@ Kuluçkadan sonra yumurtadan yeni çıkan bir kuşun, örneğin ördeğin, çevresinde ilk yürüyen nesneyi takip etmeye başlaması ve bu nesneye bağlanmasıdır. @@ Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal ve fiziksel değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri olayına denir. Aynı tür içerisinde, morfolojik, fizyolojik ve anatomik olarak birbirinden tamamen farklı yapılara dönüşmesi olarak da tanımlanabilir. En bilinen örneği, tırtılın belirli bir süre sonra önce koza (pupa) haline, sonra ise kozanın farklılaşarak kelebeğe dönüşmesidir. @@ Başkalaşım geçiren hayvanların yaşamlarının ilk evresi. Bu evre, yumurtadan çıktıktan sonra pupa evresine geçinceye kadar olan dönemi kapsar. Larvalar cinsel gelişimini tamamlamamış genç hayvanlar. Kelebeklerde larvalar "tırtıl" adını alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YUMURTALIK[İng. OVARIES] ile/||/<> ALGILAMA[İng. PERCEIVE] ile/||/<> DÖLLENME[İng. FERTILIZATION] ile/||/<> FSH (FOLİKÜL UYARICI HORMON)[İng. FSH] ile/||/<> GENLİK[İng. AMPLITUDE] ile/||/<> GONAD

( Yumurtalıklar dişi gonadlarıdır - başlıca dişi üreme organlarıdır. Bu bezlerin üç önemli fonksiyonu vardır: hormon salgılamak, yumurtaları korumak ve muhtemel döllenme için yumurta üretmek. İnsanlarda dişiler genellikle iki yumurtalıkla birlikte doğarlar. Ergenlik öncesi, yumurtalıklar sadece uzun doku demetleridir. Dişi olgunlaştıkça, yumurtalıkları da olgunlaşır. Olgun yumurtalıklar bir üzüm büyüklüğündedir. @@ Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma sürecidir. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürüne algı denir. @@ Dişi ve erkek haploid gametlerinin diploid bir zigot oluşturmak için birleşmesidir. @@ Follikül stimüle edici hormon, gonadotropik hormonlardan biridir (diğeri LH'dır). Her ikisi de hipofiz bezi tarafından kan dolaşımına salınır. Folikül stimüle edici hormon, pubertal gelişim ve kadınlarda yumurtalıklarının, erkeklerde testislerinin gelişmi ve işlevi için gerekli hormonlardan biridir. @@ Genlik, bir dalganın periyodik hareketinde, dalganın tepe noktasından çukur noktasına olan uzaklığının yarısıdır. Genlik, yaylarda telin boyuna, gerginliğine, kesitine, cinsine bağlı olarak değişir. @@ Gamet üreten bir üreme bezi (yumurtalık ya da testis gibi).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YUMURTANIN KABUĞUNUN KIRILMASI:
DIŞARIDAN ile/değil/yerine/>< İÇERIDEN

( Ölüm. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam. )


- YUMUŞAKÇA ile BALIK

( MOLLUSC vs. FISH )


- YUMUŞAKÇA ile ERATO


- YUMUŞAKÇA ile EŞİTÇENETLİ

( ... İLE İki çeneti birbirine eşit olan yumuşakçalar. )


- YUMUŞAMAK ile YUMUŞATMAK ile YUMUŞATILMAK ile YUMUŞAK DAMAK ile YUMUŞAKLAŞMAK ile YUMUŞATABİLMEK ile YUMUŞAYABİLMEK ile YUMUŞAK/LIK ile YUMUŞAKÇA ile YUMUŞAK SU ile YUMUŞAK İNİŞ ile YUMUŞAKÇALAR ile YUMUŞAK BAŞLI ile YUMUŞAK KARIN ile YUMUŞAK YÜZLÜ/LÜK ile YUMUŞAK ÜNSÜZ ile YUMUŞAK AĞIZLI ile YUMUŞAK BUĞDAY


- YUMUŞATIŞ ile YUMUŞATICI/LIK


- YUMUŞATMA ile/ve/<> DENGELEME


- SOFTENING[İng.] / ADOUCISSEMENT[Fr.] / BLEIRAFFINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞATMA


- YUMUŞATMA ile/||/<> YUMUŞATMA

( Etkin alıştırmalarda bir kası hiçbir gerginlik ya da kasılma bırakmadan dinlenmeye salma gevşetme Bir sıklık çokgenini kırıklığını gidererek eğriye dönüştürme sıklık eğrisi Yumuşama yaratmak ereğiyle yapılan ısıtma Sudan kalsiyum ve magnezyum gibi metal iyonlarının çıkarılması )

( RELAXATION | SMOOTHING | SOFTENING )

( ASSOUPLISSEMENT | ADOUCISSEMENT; AMOLLISSEMENT )

( LOCKERUNG | ENTHÄRTUNG )


- YUNAN FELSEFESİ ve/< YUNAN MİTOLOJİSİ


- Yunusları DİNLE!!!


- YÜREĞİR ile YÜREĞİ DAR ile YÜREĞİ PEK/LİK ile YÜREĞİ DOLU ile YÜREĞİ KATI/LIK ile YÜREĞİ DAĞLI ile YÜREĞİ DELİK ile YÜREĞİ GENİŞ ile YÜREĞİ TEMİZ/LİK ile YÜREĞİ YANIK/LIK ile YÜREĞİ YUFKA/LIK ile YÜREĞİ YARALI/LIK ile YÜREĞİ AĞZINDA


- YÜREK | KARDİYAK ile/||/<> KARDİYAK[Fr. < CARDIAQUE]

( 1 Kalbe ait kalple ilgili olan 2 Mide girişine ait olan )

( CARDIAC )

( CARDIAQUE )


- YÜREK KASI GEVŞEMESİ | DİYASTOL ile/||/<> DİYASTOL ile/||/<> YÜREK GEVŞEMESİ

( yürek gevşemesi 1 Yüreğin ritmik gevşemesi 2 Kontraktil vaküolün ritmik genişlemesi 1 Kalbin ritmik gevşemesi 2 Kontraktil vakuolün ritmik genişlemesi Kalpte kulakçık veya karıncık kaslarının ritmik gevşemesi )

( DIASTOLE | SYSTOLE )

( DIASTOLE | SYSTOLE )

( DIASTOLE | SYSTOLE )

( DIASTOLE )

( ΔΙΑΣΤΟΛΉ / διαστολή )


- YÜREK KASI GEVŞEMESİ | DİYASTOL >< SİSTOL | YÜREK GEVŞEMESİ

( bk. yürek gevşemesi. @@ 1. Yüreğin ritmik gevşemesi. 2. Kontraktil vaküolün ritmik genişlemesi. @@ 1. Kalbin ritmik gevşemesi 2. Kontraktil vakuolün ritmik genişlemesi. @@ Kalpte kulakçık veya karıncık kaslarının ritmik gevşemesi. @@ )

( DIASTOLE | SYSTOLE~SYSTOLE )

( DIASTOLE | SYSTOLE~SYSTOLE )

( ...~SYSTOLE )

( DIASTOLE | SYSTOLE~SYSTOLE )

( DIASTOLE~SISTOLE )

( ΔΙΑΣΤΟΛΉ / διαστολή~ΣΥΣΤΟΛΉ / συστολή )


- YÜREK KASILIMI | SİSTOL ile/||/<> SİSTOL ile/||/<> YÜREK KASINTISI

( yürek kasıntısı 1 Yüreğin kanın dolaşımına yol açan sol karıncığının kasılması 2 Herhangi bir kontraktil vakuolün kasılması Kalbin kulakçık veya karıncık kaslarının kasılması kalbin kasılması )

( SYSTOLE )

( SYSTOLE )

( SYSTOLE )


- YÜREK KRİZİ | ENFARKTÜS[Fr. < INFARCTUS] ile/||/<> ...

( INFARCTUS )


- YURT | AHALİ | OBA/EL ile/||/<> YURTLANDIRMA | YURTLANMA | YERLEŞİM/İSKÂN[Ar. < İSKĀN]

( Elbasan tavası el erki yad el gurbet eli Türk eli yad eller yurt ahali oba )


- YURT/VATAN[Ar. < VAṬAN] ile/||/<> YURTSEVER/VATANPERVER[Ar. < VAṬAN + Fars. -PERVER] ile/||/<> YURTSEVER/VATANSEVER[Ar. < VAṬAN + Tr. SEVER] ile/||/<> YURTSAL/VATANİ[Ar. < VAṬANĪ] ile/||/<> YURT/DAR[Ar. < DĀR]


- YURTLANMAK ile/||/<> YERLEŞMEK

( yerleşmek )


- YURTSEVERLİK SÖYLEMİ ile/değil/yerine YURTTAŞLIK


- YURTTAGÜLER, GÜVEYRE (BÜYÜKDERE, 1952) :

( ilkokulu Büyükdere, Ortaokulu Sarıyer'de okuduktan sonra, Sarıyer İlçesinde ilk açılan lise olan Sarıyer Lisesini ve takiben İ.Ü. Orman Fakültesinden mezun oldu. Orman Bakanlığı bünyesinde memuriyete başladı. 1975'te evlendi. Sarıyer Lisesi Mezunları Derneğinin kuruluş çalışmalarına yürüttü (1991) ve uzun süre Dernek Başkanı olarak görev yaptı. Sarıyer Lisesi Mezunlar Derneği Onursal Başkanıdır. )


- YURTTAŞLIK ile/ve/||/<>/>/< ÖZYÖNETİM


- YÜRÜMEK ile/ve/||/<>/> TIRMANMAK


- YÜRÜMEK ile YÜRÜNMEK ile YÜRÜTMEK ile YÜRÜTÜLMEK ile YÜRÜTEBİLMEK ile YÜRÜYEBİLMEK ile YÜRÜK/LÜK ile YÜRÜRLÜK ile YÜRÜRÇALAR ile YÜRÜK AKSAK ile YÜRÜK SEMAİ


- YUSUFÇUK ile/||/<> KIZBÖCEĞİ

( kızböceği )


- YUSUFÇUK/KIZBÖCEĞİ ile YUSUFÇUK

( Böcek. İLE Kuş. )

( Yusufçuk böceği, yalnızca 24 saat yaşar. )

( Parlak renkli, iri kanatlı ve büyük bir böcek. İLE Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan, güvercine benzeyen, ondan daha küçük bir kuş. )

( LIBELLUIA VARIEGATA cum TURTUR AURITUS )


- YUSUFPAŞA ile/ve AKSARAY


- YUTAR HÜCRE/FAGOSİT[Fr. < PHAGOCYTE] ile/||/<> HÜCRE YUTARLIĞI/FAGOSİTOZ[Fr. < PHAGOCYTOSE]


- YUTARGÖZE | FAGOSİT ile/||/<> FAGOSİT ile/||/<> YUTAR GÖZE

( yutar göze yutargöze yutar hücre Hücresel ve partiküler maddeleri içine almak üzere özelleşmiş monosit makrofaj ve nötrofilleri kapsayan hücreler Mikroorganizma veya partikülleri hücre içine alma veya yutma yeteneğine sahip nötrofil makrofaj gibi hücreler )

( PHAGOCYTE | PHAGOCYTOSIS )

( PHAGOCYTE | PHAGOCYTOSE )

( PHAGOZYTOSE )

( FAGOCITA )

( ΦΑΓΟΚΎΤΤΑΡΟ / φαγοκύτταρο )


- YUTARGÖZE | FAGOSİT ile/||/<> FAGOSİTOZ ile/||/<> HÜCRE YUTARLIĞI | YUTAR GÖZE

( bk. yutar göze @@ bk. yutargöze. @@ bk. yutar hücre @@ Hücresel ve partiküler maddeleri içine almak üzere özelleşmiş, monosit, makrofaj ve nötrofilleri kapsayan hücreler. @@ Mikroorganizma veya partikülleri hücre içine alma veya yutma yeteneğine sahip nötrofil, makrofaj gibi hücreler. @@ )

( PHAGOCYTE | PHAGOCYTOSIS~PHAGOCYTOSIS~PHAGOCYTOSIS )

( PHAGOCYTE | PHAGOCYTOSE~PHAGOCYTOSE~PHAGOCYTOSE )

( ...~...~PHAGOCYTOSIS )

( PHAGOZYTOSE~PHAGOZYTOSE~PHAGOZYTOSE )

( FAGOCITA~FAGOCITOSI~FAGOCITOSI )

( ΦΑΓΟΚΎΤΤΑΡΟ / φαγοκύτταρο~ΦΑΓΟΚΥΤΤΆΡΩΣΗ / φαγοκυττάρωση~ΦΑΓΟΚΥΤΤΆΡΩΣΗ / φαγοκυττάρωση )


- YUTKUNMAK ile YUTKUNABİLMEK


- YUTTURMAK ile YUTTURULMAK ile YUTTURABİLMEK


- YUTUVERMEK/İÇİVERMEK ile/değil/yerine YUTMAK/İÇMEK

( Yeterince çiğnemeden/ağızda tutmadan. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterince[uzunca] çiğnedikten/ağızda tuttuktan sonra. )

( ŞÜRB[Ar.]: İçme, içilme. )


- YUTUVERMEK/İÇİVERMEK(/"MİDEYE İNDİRMEK/BIRAKMAK/ATMAK") ile/değil/yerine ÇİĞNEMEK


- YUVALAMA ile/||/<> YUVALAMAK ile/||/<> YUVARLAMA

( yuvarlama Bir masalın yeni bölgesel değişkininin tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması değişkin Bir gerçek sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki sayakların atılması Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme yuvalama Düz toprak damlı evlerde damın ağırlığını çeken büyük ağaç atkılar Tokmacık Yalvaç Isparta Yenikent Aksaray Niğde yuvalama Dereyazıcı Alaca Çorum Ana örnekten belirgin değişikliklerle ayrılan ve belli bir yerel çevre içinde birçok değişkenleri bulunan halkbilim ürünü yuvarlama )

( NEST )


- YUVALAMAK ile YUVALANMAK ile YUVARLAMAK ile YUVARLANMAK ile YUVARLATMAK ile YUVARLANABİLMEK ile YUVARLAYABİLMEK ile YUVA ile YUVAK ile YUVAR ile YUVALI ile YUVA KAVUNU ile YUVAR YUVAR


- YUVALANMA ile/ve/||/<> YAPILANMA


- YUVARLAKLAŞMAK ile YUVARLAKLAŞTIRMAK ile YUVARLAK/LIK ile YUVARLAK SAYI ile YUVARLAK ÜNLÜ ile YUVARLAK HESAP ile YUVARLAK VOKAL ile YUVARLAK AĞIZLILAR ile YUVARLAK SOLUCANLAR ile YUVARLAK ÇEKİRDEKSİZ ile YUVARLAK MASA TOPLANTISI


- YUVARLAMA ile/ve GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK


- YUVARLAMA ile/ve/||/<> KESTİRME


- YUVARLAMA ile/||/<> YUVARLAMA | DEĞİŞKİN

( Bir masalın yeni bölgesel değişkininin tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması değişkin Bir gerçek sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki sayakların atılması Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme yuvalama Düz toprak damlı evlerde damın ağırlığını çeken büyük ağaç atkılar Tokmacık Yalvaç Isparta Yenikent Aksaray Niğde yuvalama Dereyazıcı Alaca Çorum Ana örnekten belirgin değişikliklerle ayrılan ve belli bir yerel çevre içinde birçok değişkenleri bulunan halkbilim ürünü yuvarlama )

( TURNING ABOUT | ROUNDING OFF | ROUNDING )

( UMWÄLZUNG )


- YUVARLAMAK ile BURMAK


- YUVARLANMA | RULMAN[Fr. < ROULEMENT] ile/||/<> ...

( ROULEMENT )


- ROLLING FRICTION[İng.] / FRICTION DE ROULEMENT, FROTTEMENT DE ROULEMENT[Fr.] / ROLLREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YUVARLANMA SÜRTÜNMESİ


- ROLLING[İng.] / ROULEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= YUVARLANMA


- YUVGULAMA ile/||/<> ROLLING[İng.] ile/||/<> LAMINAGE[Fr.] ile/||/<> WALZEN[Alm.] ile/||/<> HADDELEME

( yuvgulama Metalleri haddelerden geçirip sıcak ya da soğuk bozunuma uğratarak istenilen biçime sokma işlemi )

( ROLLING )

( LAMINAGE )

( WALZEN )


- YÜZ KIZARMASI ile YÜZ MORARMASI

( Utanma. İLE Bozulma. )


- YÜZ KIZARMASI ile YÜZ SARARMASI

( Utanma. İLE Korku. )

( Bağın olsun, üzüm olsun, yiyecek yüzün olsun. )

( ... ile RÛY-İ ZERD[: Sararmış, solgun yüz.] )


- YÜZ ile YÜZ AŞAĞI ile YÜZLEŞMEK ile SORUNLARLA YÜZLEŞMEK ile YÜZ YÜZE ile YÜZ YUKARI ile YÜZLER

( FACE vs. FACE DOWN vs. FACE OFF vs. FACE PROBLEMS vs. FACE TO FACE vs. FACE UP vs. FACES )

( لقا ile چهر ile ريخت ile شکل ile رو به رو بودن ile چهره ile صورت ile روبرو شدن ile رو به رو شدن ile سيما ile عارض ile مواجه شدن ile روي ile مواجهه کردن ile رو ile رخ ile از رو بردن ile رودررويي ile بمانعي برخورد کردن ile رودررو ile روبه رو کردن ile بالمواجهه ile بالمشافه ile ورق روبه بالا ile رخساره )

( LAGHA ile CHEHAR ile RYKHT ile SHEKL ile RO BAH RO BODAN ile CHEHAREH ile SORT ile ROBRO SHODAN ile RO BAH RO SHODAN ile SYMA ile AREZ ile MOVAJEH SHODAN ile ROY ile MOVAJEYEH KARDAN ile RO ile RAKH ile AZ RO BARDAN ile RUDARROYY ile BEMANEY BARKHORD KARDAN ile RUDARRO ile ROBEH RO KARDAN ile بالمواجهه ile بالمشافه ile VARGH ROBEH BALA ile RAKHSAREH )


- YÜZDE/LİK ile YÜZDECİ ile YÜZDE YÜZ ile YÜZDE İŞARETİ


- FLOTATION[İng.] / FLOTTATION[Fr.] / FLOTATION, SCHWIMMVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZDÜRME


- YÜZDÜRMEK ile YÜZDÜRÜLMEK ile YÜZDÜREBİLMEK


- YÜZER/LİK ile YÜZERLİ ile YÜZER EV ile YÜZER TOP ile YÜZER HAVUZ


- SURFACE BOLOMETER[İng.] / BOLOMÉTER DE LA SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENBOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BOLOMETRESİ


- TRANSISTOR À AVALANCHE COMMANDÉE PAR LA SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DENETİMLİ ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ


- SURFACE CONTROLLED AVALANCHE TRANSISTOR[İng.] / OBERFLÄCHENGESTEUERTER LAWINENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DENETİMLİ/KONTROLLÜ ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ


- MUKÂVEMET-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DİRENCİ


- SURFACE BARRIER[İng.] / BARRIÈRE EXTÉRIEURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENGELİ


- OBERFLÄCHLICHE AUSDEHNUNG, OBERFLÄCHLICHE EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GENLEŞMESİ


- SURFACE TENSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TENSION SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENSPANNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GERİLİM KATSAYISI


- YÜZEY GERİLİMİ ile/||/<> ARA YÜZEY ile/||/<> TEMAS AÇISI

( Faz sınırlarındaki özellikler. )

( Formül: γ_SV = γ_SL + γ_LV cosθ )


- SURFACE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MANYETİK DALGASI


- FACE CENTERED CUBIC STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİK YAPI


- CASE HARDENING[İng.] / EINSATZHÄRTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY SERTLEŞTİRİLMESİ


- SURFACE DENSITY[İng.] / DENSITÉ SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YOĞUNLUĞU


- SURFACE ORIENTATION[İng.] / ORIENTATION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÖNELMESİ/YÖNLENMESİ


- DENSITÉ DE CHARGE SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENLADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÜK YOĞUNLUĞU


- SURFACE[İng.] / SURFACE[Fr.] / FIXIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY


- EXPANSION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYCE GENLEŞME


- İNBİSÂT-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE GENLEŞME


- INTERFACIAL TENSION[İng.] / GRENZENDE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYLER ARASI GERİLİM


- YÜZEYLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞTİRMEK ile YÜZEY ile YÜZEYLİ ile YÜZEYSEL ile YÜZEY BİLİMİ ile YÜZEY BİLİMCİ ile YÜZEY ŞEKİLLERİ ile YÜZEY ARAŞTIRMASI


- SURFACE CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- YÜZEYSEL ile/değil/yerine/>< YETERİNCE


- YÜZGEÇ AYAKLILAR ile/||/<> YÜZGEÇ AYAKLILAR

( Memeliler Mammalia sınıfının etçiller Carnivora takımından suda yaşayan vücut yapıları bir mekiğe benzeyen tırnakları körelmiş kuyrukları kısa ve koni biçiminde kulakları çok küçük ve istedikleri zaman kulak deliklerini kapatabilen derilerinin altında kalın bir yağ tabakası bulunan deniz hayvanları ve deniz bitkileri ile beslenen bir alt takım Memeliler Mammalia sınıfından suda yaşayan vücut yapıları bir mekiğe benzeyen tırnakları körelmiş kuyrukları kısa ve koni biçiminde kulakları çok küçük ve istedikleri zaman kulak deliklerini kapatabilen derilerinin altında kalın bir yağ tabakası bulunan deniz hayvanları ve deniz bitkileriyle beslenen bir takım )

( PINNIPEDS )

( PINNIPÈDES )

( FLOSSENFÜSSER )

( PINNIPEDIA, PINNA: TÜY; PES: AYAK | PINNIPEDIA )


- YÜZGEÇ ile YÜZGEÇLİ ile YÜZGEÇ AYAKLILAR


- YÜZLEME ile YÜZLEMECE


- YÜZLEMEK ile YÜZLENMEK ile YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞTİRMEK ile YÜZLEŞEBİLMEK ile YÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZLER ile YÜZLERCE


- YÜZLEŞMEK ile/ve/||/<>/> GERİDE BIRAKMAK


- YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞME ile YÜZLEŞMEK

( CONFRONT vs. CONFRONTATION vs. CONFRONTING )

( رو به رو بودن ile مواجه شدن ile روبرو کردن با ile روبرو کردن ile مواجهه کردن ile مقابله کردن ile برخورد کردن ile رو به رو شدن ile روبرو شدن ile روياروئي ile رودررويي ile روياروي ile مواجه )

( RO BAH RO BODAN ile MOVAJEH SHODAN ile ROBRO KARDAN BA ile ROBRO KARDAN ile MOVAJEYEH KARDAN ile MOGHABLEH KARDAN ile BARKHORD KARDAN ile RO BAH RO SHODAN ile ROBRO SHODAN ile ROYOROYEY ile RUDARROYY ile ROYOROY ile MOVAJEH )


- YÜZLÜ/LÜK ile YÜZLÜK ile YÜZLÜ YÜZLÜ ile YÜZLÜK BİRİMLER BÖLÜĞÜ


- YÜZMEYİ ÖĞRENMELİ/BİLMELİ!


- YÜZSÜZLEŞMEK değil/yerine/>< YÜZLEŞMEK

( Ya hatalarımızla yüzleşiriz ya da hatalarımızla yüzsüzleşiriz. )


- YÜZSÜZLÜK = IMPUDENCE[İng., Fr.] = UNVERSCHÄMTHEIT[Alm.] = IMPUDENTIA[Lat.]


- [ne yazık ki]
YÜZSÜZ/LÜK ile/ve/||/<> SIRNAŞIK/LIK

( ... İLE/VE/||/<> Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan, birinden, sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen kişi. | Sıkıntı veren, rahatsız eden, musallat olan. )


- YÜZSÜZ/LÜK ile/||/<> YÜZSÜZ/LÜK


- YÜZÜNDEN DÜŞEN BİN PARÇA ile/ve KARADENİZ'DE GEMİLERİN Mİ BATTI?


- ... YÜZÜNDEN ile/ve/değil/yerine ... NEDENİYLE


- YÜZYIL | ÇAĞ/ASIR[Ar. < ʿAṢR] ile/||/<> ESKİLİK | İLK ÇAĞ/ANTİKİTE[Fr. < ANTIQUITÉ]

( asrısaadet saadet asrı yüzyıl çağ )


- YÜZYIL GEÇİŞİNDE ile/ve/||/<>/> BİNYIL GEÇİŞİNDE


- YÜZYILLAR ile YÜZYIL

( CENTURIES vs. CENTURY )

( قرون ile سده ile قرن ile صده )

( GHORON ile SADEH ile GHARN ile SADEH )


- YÜZYILLARA GÖRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEMLERE GÖRE


- YÜZYIL/LIK ile YÜZYILLARCA


- Z-COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE Z[Fr.] ile/değil/yerine/= Z KATSAYISI


- Z-MODULATION[İng.] / MODULATION-Z[Fr.] ile/değil/yerine/= Z KİPLEMESİ


- Z-MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= Z-KİPLENİMİ


- ZAAF/ÂCZİYET ile/değil/yerine/= DÜŞKÜNLÜK/GÜÇSÜZLÜK


- ZAAF[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜŞKÜN/LÜK


- ZAAF ile/ve/değil/yerine SINIR(LAMA)


- ZAAFİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HASSASİYET


- ZABIT[Ar. < ŻABṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> TUTANAK (ZABIT KÂTİBİ, ZABITNAME, ZABIT VARAKASI, MUTABAKAT ZAPTI)


- ZABITNAME[Ar. < ŻABṬ + Fars. NĀME] ile/değil/yerine/=/||/<> TUTANAK


- ZAFİYET[Ar. < ŻAʿFİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAYIFLIK | BİTKİNLİK

( zayıflık bitkinlik )


- ZAĞAR/LIK ile ZAĞARA ile ZAĞARCI


- ZÂHİREN[Ar. + Fars.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTE


- ZAHİREN[Ar. < ẒĀHİREN] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖRÜNÜŞTE


- ZÂHİRÎ MUAMELE[Ar.]/SCHEINGESECHAEFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTEKİ İŞLEM


- ZAHMET OLMAZSA ile/değil SAKINCASI YOKSA


- ZAHMET ile/değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK


- ZÂKİRBAŞI ile ...

( DEVRÂNİ ZİKİRLERDE ZÂKİRLERİN REİSİ )


- ZALİM/LİK ile ZALİMCE


- ZAMAN ALGISINDA:
24 SAAT ile/ve/değil/yerine/<> (HER) AN

( Kesikli süreklilik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Kesiksiz süreklilik. )

( Güneşe ve güne göre. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İnternette. )

( Doğal. İLE/VE/<> Yapay. )

( Dengeli. İLE/VE/<> Dengesiz. )

( Doğal sınırların güvenliği ve güvencesinde. İLE/VE/<> Şişirilmiş "sınırsızlığın" ve ucların uçurumunda. )


- ZAMAN:
| BEKLERKEN ve/||/<> KORKARKEN ve/||/<> KEDERLİYKEN ve/||/<> SEVİNÇLİYKEN/NEŞELİYKEN |
ve/değil/yerine/||/<>/<
SEVERKEN

( [ [çok] "Yavaş". VE/||/<> "Hızlı". VE/||/<> "Uzun". VE/||/<> "Kısa". | VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sonsuz. )


- ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA

( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )


- ZAMAN BİLİMİ | ZAMAN DİZİNİ/KRONOLOJİ[Fr. < CHRONOLOGIE] ile/||/<> ZAMAN BİLİMSEL | ZAMAN DİZİNSEL/KRONOLOJİK[Fr. < CHRONOLOGIQUE]

( zaman bilimi zaman dizini )


- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK


- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN


- ZAMAN GENİŞLEMESİ ile/||/<> UZUNLUK DARALMASI

( Zaman genişlemesi hareket eden saat yavaş İLE uzunluk daralması hareket yönünde kısalma )

( Formül: Δt = γΔt₀ İLE L = L₀/γ İLE γ = 1/√(1-v²/c²) )


- ZEITUMKEHROPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİ İŞLEMCİSİ


- ZEITUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİSİ


- TIME REVERSAL[İng.] / INVERSION DU TEMPS[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİĞİ


- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ


- ZAMAN VE KOŞULLARIN DEĞİŞİMİ ve/<> YASALARIN DEĞİŞİMİ

( Zamanın ve koşulların değişmesiyle birlikte yasaların da değişikliğe uğraması kaçınılmazdır.
Ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz! )


- ZAMAN(ve "SÜREKLİLİK/TE"):
DEVİM BİRİMİ ile/ve/||/<>/> ANLARIN TOPLAMI ile/ve/||/<>/> VEHMİ ile/ve/||/<>/> RED ile/ve/||/<>/> ZAMANDAN BAĞIMSIZLIK


- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

( Özdek/nesne, zamanı gerçekleştiren devinimdir. )


- (ZAMAN ZAMAN/SIK SIK) GERİNMELİ!


- ZAMAN ZARFI ile/||/<> ADVERBE OF TIME[İng.] ile/||/<> ADVERBE DE TEMPS[Fr.] ile/||/<> ZEITADVERB[Alm.] ile/||/<> ZAMAN BELİRTECİ

( Derleme zaman zarfı Bir eylemin anlamını zaman kavramı ile sınırlandıran belirteç Sabahleyin gelmiş Şimdi gidecek Yarın gelsin Geceleyin rastlayınca şaşırmış vb )

( ADVERBE OF TIME )

( ADVERBE DE TEMPS )

( ZEITADVERB )


- ZAMAN ile ARASIZLIK

( TIME vs. WITHOUT INTERRUPTION )


- ZAMAN ile/ve/||/<> MATEMATİK

( TIME vs./and/||/<> MATHEMATICS )


- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK

( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )


- ZAMANI:
NEREDE GEÇİRDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL GEÇİRDİĞİMİZ

( Gövdemizle ilişkilidir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Anlığımızla(zihnimizle) ilişkilidir. )

( Nicelikseldir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nitelikseldir. )


- ZAMANIM YOK" ile/ve/değil/||/<> "ÖNCELİĞİM DEĞİL"


- ZAMANIN:
"GEÇMEMESİ" ile "YETMEMESİ"

( Sevdiğin, yanında değilse. İLE Sevdiğinin yanında. )


- ZAMANIN "RUHU" değil/yerine ZAMANIN "PETEKLERİ"


- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)

( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )


- ZAMANINDA ORADA/YERİNDE OLMALI!


- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )


- Zamanında KONUŞ!!!


- ZAMANLAMA ile/||/<> ZAMANLAMA

( 1 Oyuncunun başka oyunlarla olan ilişkisinde ne zaman tepki göstereceğini belirten kavram 2 Uygulayım öğelerinin oyuncularla eşlenmesinde dikkat edilen kavram )

( TIMING | SCHEDULING )

( TIMING )

( TIMING )


- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ


- ZAMAZİNGO ile/||/<> ZIMBIRTI / DOST, METRES

( zımbırtı dost metres Kökenini bilmiyoruz )


- ZAMAZİNGO ile/değil/yerine/=/||/<> ZIMBIRTI | METRES

( zımbırtı metres )


- ZAMBAK ile AKÇÖPLEME

( ... İLE Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi. )

( ... cum VERATRUM ALBUM )


- ZAMBÂKİYE | ZAMBAKGİLLER ile/||/<> ZAMBAKGİLLER

( botanik Dik ya da tırmanıcı gövdesi olan çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı ovaryum alt ya da orta durumlu kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen çok yıllık otsu nadiren çalı formundaki bitkiler Dik veya tırmanıcı gövdesi olan çiçekleri ışınsal veya tek simetrili çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş altı parçalı ovaryum alt veya orta durumlu bir çeneklilerden bir familya )

( LILY FAMILY )

( LILIACÉES )

( LILIACEAE )


- ZAMİR-İ FİİLÎ ile/||/<> PERSONAL ENDING[İng.] ile/||/<> DÉSINENCE PERSONNELLE[Fr.] ile/||/<> PERSONALENDUNG[Alm.] ile/||/<> KİŞİ EKİ

( Derleme şahıs eki şahıs bildirici ek Eylem çekimlerinde kullanılan ve kişi gösteren ek Türkçede dört grup kişi eki vardır s 1 Grup Kişi Ekleri 1 K T m geldim gelsem 1 K Ç k geldik gelsek 2 K T n geldin gelsen 2 K Ç iniz geldiniz gelseniz 3 K T geldi gelse 3 K Ç 1er geldiler gelseler II Grup Kişi Ekleri 1 K T im gelmişim geliyorum gelirim geleceğim gelmeliyim 2 K T sin gelmişsin geliyorsun gelirsin geleceksin gelmelisin 3 K T gelmiş geliyor gelir gelecek gelmeli 1 K Ç iz gelmişiz geliyoruz geliriz geleceğiz gelmeliyiz 2 K Ç siniz gelmişsiniz geliyorsunuz gelirsiniz geleceksiniz gelmelisiniz 3 K Ç 1er gelmişler geliyorlar gelirler gelecekler gelmeliler III Grup Kişi Ekleri 1 K T I K Ç 2 K T gel 2 K Ç in gelin 3 K T sin gelsin 3 K Ç sinler gelsinler IV Grup Kişi Ekleri 1 K T im geleyim 1 K Ç lim gelelim 2 K T sin gelesin 2 K Ç siniz gelesiniz 3 K T gele 3 K Ç 1er geleler vb 1 K T im geleyim 1 K Ç lim gelelim 2 K T sin gelesin 2 K Ç siniz gelesiniz 3 K T gele 3 K Ç 1er geleler vb )

( PERSONAL ENDING )

( DÉSINENCE PERSONNELLE )

( PERSONALENDUNG )


- ZAMÎR-İ FİLÎ | ZAMÎR-İ FİİLÎ ile/||/<> PERSONEL ENDING[İng.] ile/||/<> DESINENCE PERSONNELLE[Fr.] ile/||/<> PERSONALENDUNG[Alm.] ile/||/<> ŞAHIS EKİ

( Fiil çekiminde şahıs belirten ek Türkçede dört grup şahıs eki vardır 1 Grup şahıs ekleri 1 şahıs teklik m bildim bilsem 1 şahıs çokluk k bildik bilsek 2 şahıs teklik n bildin bilsen 2 şahıs çoklukInIz UnUz bildiniz bilseniz 3 şahıs teklik bildi bilse 3 şahıs çokluk lAr bildiler bilseler II Grup şahıs ekleri 1 şahıs teklik Im Um bilmişim biliyorum bilirim bileceğim bilmeliyim 2 şahıs teklik sIn sUn bilmişsin biliyorsun bilirsin bileceksin bilmelisin 3 şahıs teklik bilmiş biliyor bilir bilecek bilmeli 1 şahıs çokluk Iz Uz bilmişiz biliyoruz biliriz bileceğiz bilmeliyiz )

( PERSONEL ENDING )

( DESINENCE PERSONNELLE )

( PERSONALENDUNG )


- ZAMÎR-İ MUTAVAAT, MUTAVAAT ZAMÎRİ | DÖNÜŞLÜ ZAMİR ile/||/<> DÖNÜŞLÜLÜK ZAMİRİ

( Söz içinde yapılan işin yapana döndüğünü anlatan ve şahıs kavramını pekiştirerek belirten kendi zamiri. Bu zamir iyelik ekleri alarak bütün şahısları karşılar: kendim, kendin, kendi, kendisi; kendimiz, kendiniz, kendileri: Sen bu işi kendin başarmalısın Bugüne kadar kendisinden herhangi bir haber çıkmadı gibi. )

( REFLEXIVE PRONOUN~REFLEXIVE PRONOUN )

( PRONOM RÉFLÉCHI~PRONOM RÉFLÉCHI )

( PRONOMEN REFLEXIVUM~PRONOMEN REFLEXIVUM )

( REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT | REFLEXIVPRONOMEN~REFLEXIVPRONOMEN )

( PRONOME RIFLESSIVO~PRONOME RIFLESSIVO )

( ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία~ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία )


- ZAMÎR-İ MUTAVAAT, MUTAVAAT ZAMÎRİ ile/||/<> REFLEXIVE PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM RÉFLÉCHI[Fr.] ile/||/<> REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT[Alm.] ile/||/<> DÖNÜŞLÜ ZAMİR

( Söz içinde yapılan işin yapana döndüğünü anlatan ve şahıs kavramını pekiştirerek belirten kendi zamiri Bu zamir iyelik ekleri alarak bütün şahısları karşılar kendim kendin kendi kendisi kendimiz kendiniz kendileri Sen bu işi kendin başarmalısın Bugüne kadar kendisinden herhangi bir haber çıkmadı gibi )

( REFLEXIVE PRONOUN )

( PRONOM RÉFLÉCHI )

( REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT | REFLEXIVPRONOMEN )

( PRONOMEN REFLEXIVUM )

( PRONOME RIFLESSIVO )

( ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία )


- ZAMÎR-İ ŞAHSÎ ile/||/<> PERSONAL PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM PERSONNEL[Fr.] ile/||/<> PERSONALPRONOMEN[Alm.] ile/||/<> ŞAHIS ZAMÎRİ

( Dilbilgisinde söz söyleyen kendisine söz söylenen ve kendisinden söz edilen kişilerin yerini tutan kelime Türkçede şahıs zamirleri şahıslar için ben sen o çokluk şahıslar için biz siz onlar kelimeleridir )

( PERSONAL PRONOUN )

( PRONOM PERSONNEL )

( PERSONALPRONOMEN )

( PRONOMEN PERSONALE )

( PRONOME PERSONALE )

( ΠΡΟΣΩΠΙΚΉ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / προσωπική αντωνυμία )


- ZAMKLAMAK ile ZAMKLANMAK ile ZAM ile ZAMK ile ZAMKLI ile ZAM PAKETİ ile ZAMK AĞACI ile ZAMKLI KAĞIT ile ZAMK AKASYASI ile ZAMK HASTALIĞI


- ZAMMETMEK[Ar. < ŻAMM + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> KATMAK


- ZAN[Ar. < ẒANN] ile/değil/yerine/=/||/<> SANI (ZANNETMEK, ZANNEYLEMEK, ZANNOLUNMAK, HÜSNÜZAN, SUİZAN)


- ZANAAT ile EL SANATLARI ile ZANAATKAR ile İŞÇİLİK

( CRAFT vs. CRAFTS vs. CRAFTSMAN vs. CRAFTSMANSHIP )

( حرفه ile حرف ile صنعت گر ile پيشه ور ile صنعت گري )

( HARFEH ile HARF ile SANAT GAR ile PEYSHEH VAR ile SANAT GARY )


- ZANAATÇI/ZANAATKÂR[Ar. < ṢİNĀʿAT + Fars. -KĀR] ile/||/<> ZANAAT/SINAAT[Ar. < ṢİNĀʿAT]


- ZANAATKÂR[Ar. < ṢİNĀʿAT + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZANAATÇI


- ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF


- ZANCLEAN AGE[İng.] ile/değil/yerine/= ZANKLEYAN ÇAĞI

( Milattan önce 5.332.000 ile milattan önce 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ZANNETME! ile/ve/||/<> FARZ ETME! ile/ve/||/<> SOR! ile/ve/||/<> SÖYLE!