Bugün[05 Temmuz 2026]
itibarı ile 30.860 başlık/FaRk ile birlikte,
30.860 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/125)


- FERMI TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE FERMI[Fr.] / FERMI-TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SICAKLIĞI


- FERMİ SIVISI ile/||/<> LUTTİNGER SIVISI ile/||/<> NON-FERMİ

( Etkileşen elektronların, tek tek giyinmiş parçacıklar (kuasiparçacık) gibi davrandığı, sıradan metalleri açıklayan modeldir. @@ Tek boyutlu sistemlerde, elektronların artık tek tek değil yalnızca kolektif dalgalar olarak davrandığı özel elektron sıvısıdır. @@ Kuasiparçacık resminin çöktüğü, Fermi sıvısı gibi davranmayan egzotik metallerdir. İlki olağan üç boyutlu metalleri, ikincisi tek boyutu, üçüncüsü resmin bozulduğu durumları betimler. )


- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ


- FERRAKAHÛ[Ar.] ile BESSEHÛ[Ar.]


- FERRIMAGNETISM[İng.] / FERRIMAGNÉTISME[Fr.] / FERRIMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRİMANYETİZMA


- FERROELECTRIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ÖZDEK


- FERROELECTRIC[İng.] / FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK


- FERROELEKTRİK ile/||/<> PİEZOELEKTRİK ile/||/<> PİROELEKTRİK

( Katıların özel elektrik davranışları. )

( Formül: d₃₃ piezoelektrik katsayı )


- FERROELECTRICITY[İng.] / FERROÉLECTRICITÉ[Fr.] / FERROELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİKLİK


- FERROCHROMIUM[İng.] / FERROCHÔME[Fr.] / FERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROKROM


- FERROMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK ÖZDEK


- FERROMAGNETIC, FERROMAGNETICS[İng.] / FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK


- FERROMAGNETISM[İng.] / FERROMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİZMA


- FERSİZLEŞMEK ile FERSİZ/LİK


- FERSUDE[Fars.] değil/yerine/= ESKİMİŞ, YIPRANMIŞ, AŞINMIŞ


- FERTILITY[İng.] değil/yerine/= FERTILITÉ/FERTILE[Fr.] değil/yerine/= FRUCHTBARKEIT[Alm.] değil/yerine/= BITEKLÎK

( Toprağın, doğal koşullar altında iyi ürün elde edilmesine olanak veren fiziksel ve kimyasal nitelikleri. )


- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ


- FERYAT/FERYÂD ETMEK değil/yerine/= HAYKIRMAK


- FESAT ile PARANOYAK

( İçi fesat olanın işi kesat olur. )


- FESAT/LIK ile FESATÇI/LIK ile FESAT KUMKUMASI


- FESHETMEK ile FESHEDİLMEK ile FESHEDEBİLMEK


- FESLEĞEN ile YERFESLEĞENİ

( ... İLE Sütleğengillerden, otsu ya da odunsu, sürüngen gövdeli bitki. )

( OCIMUM BASILICUM cum MERCURIALIS )


- OSCILLATEUR DE FESSENDEN[Fr.] / FESSENDEN-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN OSİLATÖRÜ


- FESSENDEN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN SALINGACI


- FESTİVAL, SİNEMA FESTİVALİ, FİLM FESTİVALİ, | FESTİVAL, TELEVİZYON FESTİVALİ | ŞENLİK ile/||/<> ŞENLİK

( Sinema 1 Çeşitli filmlerin topluca oynatılması değerlendirilmesi ödüllendirilmesi biçiminde düzenlenen ulusal ya da uluslararası film gösterisi TV 2 Çeşitli televizyon izlencelerinin topluca gösterilmesi değerlendirilmesi ödüllendirilmesi biçiminde düzenlenen gösteri festival Bir toplumun kendini her tür kötü dış ve iç etkenlerden korumak bol ürün elde etmek barış ve güvence içinde yaşamak amacıyla bir mevsimden ötekine bir yaşam çağından sonrakine ve toplumsal bir yaşantıdan başka bir yaşantıya geçme ya da tarihsel dinsel söylensel olay kişi varlık ve yüce varlıkları anma sırasında topluca yemek yiyerek oynayarak bağırarak iş görerek yaptığı geleneksel eğlenim türü büyü din söylen Her çeşit taşıt araçlarına kapalı bir yolda kurallarına göre saptanan sayıda dönülerek koşulan ve seyircilerinden para alınan dönülü yarış gösterileri Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk Önünde belli bir düzen ve sıra içinde topluca değerlendirilmesi ve sonunda ödül verilmesi ile ortaya çıkan gösteriler kümesi Bazı şenlikler ödülsüzdür )

( 1. FILM FESTIVAL, 2. TELEVISION FESTIVAL | FESTIVAL )

( 1. FESTIVAL (DU FILM, DE CINÉMA), 2. FESTIVAL DE TÉLÉVISION | FÊTE | KERMESSE | FESTIVAL )

( 1. FILMFESTSPIELE, 2. FERNSEHFESTSPIELE | FESTIVAL, FEST | FESTSPIEL )


- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK

( FESTIVAL vs. FESTIVITIES vs. FESTIVITY )

( جشنواره ile عيدي ile عيد ile اعياد ile بزم ile جشن و سرور )

( JASHNAVAREH ile EYDY ile عيد ile AYAD ile BOZM ile JASHEN VE SARVAR )


- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH

( CONQUER vs. CONQUERED vs. CONQUEROR vs. CONQUEST )

( فتح کردن ile تسخير کردن ile مسخر کردن ile مفتوح ile مسخر ile غالب ile فاتح ile ظافر ile تسخير )

( FATH KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile MOSKHAR KARDAN ile MOFTOH ile MOSKHAR ile GHALEB ile FATEH ile ظافر ile TASKHYR )


- FETHETMEK ile FETHETTİRMEK ile FETHEDEBİLMEK


- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH

( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )


- FETİHNAME[Ar. < FETH + FARS. < NÂME] ile/||/<> ...

( Bir yerin alındığını muştulamak için hükümdarların yabancı devlet başkanlarına şehzadelere valilere vb yerlere yazdıkları resmî mektup )


- FETVAHANE[Ar. < FETVÂ + FARS. < HÂNE] ile/||/<> ŞEYHÜLİSLAM KAPISI

( şeyhülislam kapısı )


- FETVAHANE[Ar. < FETVĀ + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> ŞEYHÜLİSLAM KAPISI


- FEV/FORCED EXPIRATORY VOLUME[İng.] değil/yerine/= ZORLU SOLUK VERME OYLUMU


- FEVİYELER ile/||/<> RUBIACÉES[Fr.] ile/||/<> RIBIACEAE[Lat.] ile/||/<> KÖKBOYASIGİLLER

( botanik )

( RUBIACÉES )

( RIBIACEAE )


- FEVKALÂDE/HARİKA değil/yerine/= ÇOK GÜZEL/OLAĞANÜSTÜ


- FEVKALADE SIKINTILI değil FAZLASIYLA SIKINTILI


- FEVKÂLÂDE ile/ve HARİKULÂDE

( FEVK' el-ÂDE(T) ile/ve HARİK'UL ÂDE(T) )

( Doğanın ötesi. İLE/VE Doğanın dışı. )


- FEVKALADE/LİK ile FEVKALADE HAL


- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- INTÉGRALE DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-INTEGRAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN İNTEGRALİ


- FEYNMAN ile/||/<> DİYAGRAMI

( Kuantum elektrodinamiği için Feynman diyagramları )

( Richard Feynman tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )


- FFT ile/||/<> DFT ile/||/<> DCT

( Dijital sinyal işleme dönüşümleri. )

( Formül: O(NlogN) İLE O(N²) )


- FHIR/FAST HEALTHCARE INTEROPERABILITY RESOURCES[İng.] değil/yerine/= HIZLI SAĞLIK HİZMETİ BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK KAYNAKLARI


- FİBER ile FİBERGLAS ile FİBERİN

( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva ya da tahta. İLE Plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçaların yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi. İLE Kan ve lenf serumunda bulunan, albüminli bir madde. )


- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE

( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )


- FİBONACCİ SAYILARI ile/||/<> LUCAS SAYILARI

( Fibonacci her terim önceki iki terimin toplamı, Lucas benzer ama farklı başlangıç )

( Formül: F_n = F_{n-1} + F_{n-2} İLE L_n = L_{n-1} + L_{n-2} )

( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )


- FİBONACCİ ile/||/<> DİZİSİ

( 0,1,1,2,3,5,8... dizisi ve altın oran )

( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )


- FIBONACCI ile/ve/||/<>/> TARTAN

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşağıda ve sıkça gördüğünüz kumaş, dönem dönem moda olan, genelde battaniyelerde karşımıza çıkan, geleneksel "İskoç deseni"ni de anımsatıyor. Bu tarz desenlere, "tartan" adı veriliyor.

Geçtiğimiz yıllarda bu tartanlardaki çizgilerin kalınlığının 1,1,2,3,5,8,13,21... biçiminde devam eden Fibonacci sayılarına göre oluşturulduğu fark edildi.

İlk tasarımcıların neden bu biçimde döşeme yaptığıyla ilgili bir bilgimiz olmasa da böyle bir ilişki olduğunu görmek çok heyecan verici... )

( )


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> SÜREĞEN YORGUNLUK BELİRGESİ/SENDROMU

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği. )


- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ

( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )


- FIÇILAMAK ile FIÇI ile FIÇICI/LIK ile FIÇI BALIĞI


- FICKSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİCK YASASI


- FİDANBİTİ = YAPRAKBİTİ

( Yaprakbiti ailesinden olan böceklerin genel adı. )


- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]

( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )

( NURSERY vs. ARBORETUM )


- FİDAN/LIK ile FİDANCA ile FİDAN BİTİ ile FİDAN BOYLU


- FİDEİZM[Fr. < FIDÉISME] değil/yerine/= İNANCILIK


- FİDEİZM[Fr. < FIDÉISME] ile/||/<> İNANCILIK


- FİDELEMEK ile FİDE/LİK ile FİDECİ/LİK ile FİDEİST ile FİDEİZM


- FİGÜRASYON[Fr. < FIGURATION] değil/yerine/= BİÇİMLEME


- FİGÜRASYON[Fr. < FIGURATION] ile/||/<> BİÇİMLEME


- FİGÜRATİF[Fr. < FIGÜRATIF] değil/yerine/= BETİLİ


- FİGÜRATİF[Fr..] değil/yerine/= BETİLİ

( İçinde insan, hayvan ve doğa öğeleri bulunan resim ya da heykel. )


- FİGÜRATİF ile FİGÜRATİF SANAT


- BİLGİ:
FİİLÎ ve İNFİALÎ[YENİLENEN, TECEDDÜD EDEN]

( Bilinenden önce meydana gelen varolan bilgidir. VE Bilinenden sonra meydana gelen bilgidir. )

( Bilgi, bilinenden öncedir. VE Bilgi, bilinenden sonradır. )

( Bilgi, bilineni yaratıyor. VE ... )


- FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MÜSTEĞRAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MUTLAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ HAL (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ İSTİKBAL (MALUM) ile FİİL-İ TAACCÜB SÂNİ


- FİİLLERDE:
HUKUKULLAH ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD ADDEDİLEN ile/ve/||/<> İKİSİ BİRDEN ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD'İN GALİP BULUNDUĞU


- FİİLLERDE:
MEMNÛ ile/ve/||/<> TAVSİYEYE ŞÂYÂN / GAYR-I ŞÂYÂN ile/ve/||/<> MUBAH


- FİİLLERİN ile/ve/değil/yerine/<> YAKARIŞ


- FIKIR FIKIR (KAYNAMAK)(FOKURDAMAK/TOKURDAMAK)


- FİKİR İŞÇİSİ ile/||/<> BEYAZ YAKALILAR

( beyaz yakalılar )


- FİKİR İTTİFAKI ile/||/<> CONSENSUS[İng.] ile/||/<> GÖRÜŞ BİRLİĞİ

( Görüş ve kanılar arasındaki tam uyuşma durumu )

( CONSENSUS )


- FİKİR KANUNLARI | DÜŞÜNME YASALARI ile/||/<> DÜŞÜNME YASALARI

( Düşünme sürecini açıklamak için ileri sürülen yasalar I Ruhbilimde Ruhsal bir olay olarak düşünme eyleminin kendilerine göre oluştuğu kurallar Doğru olması gereken bir düşünmenin belli koşullar altında nasıl gerçekleştiğini gösteren kurallar II Mantıkta Doğru düşünmenin ilkeleri 1 Özdeşlik ilkesi principium indentitatis Her kavram kendi kendisiyle özdeştir 2 Çelişmezlik ilkesi principium contradictionis Birbiri karşısına konmuş iki çelişik yargı aynı zamanda doğru olamaz Birinin yanlış olması gerekir 3 Üçüncünün olamazlığı ilkesi principium exclusi tertii Birbiri karşısına konmuş iki çelişik yargı aynı zamanda yanlış olamaz Birinin doğru olması gerekir çünkü bir üçüncü olanak yoktur 4 Yeterli neden ilkesi principium rationis sufficientis Her yargının yeterli bir nedeni olması zorunludur )

( LAWS OF THOUGHT )

( LOIS DE L'ESPRIT )

( DENKGESETZE )


- FİKİR YÜRÜTMEK ile/ve ÇERÇEVE OLUŞTURMAK


- FİKİRLEŞMEK ile FİKİRLEŞTİRMEK ile FİKİR ile FİKİRCİ ile FİKİRLİ/LİK ile FİKİRSİZ/LİK ile FİKİR ADAMI ile FİKİR ESERİ ile FİKİR BABASI ile FİKİR İŞÇİSİ ile FİKİR YAZISI ile FİKİR TEATİSİ ile FİKİR İŞÇİLİĞİ ile FİKİR HÜRRİYETİ


- FİKR-İ SABİT | SAPLANTI ile/||/<> ZORLAYICI ile/||/<> ZORLANMA

( Yersiz olduğu bilinen, ama kişinin etkisinden kendini bir türlü kurtaramadığı bir düşünce. @@ 1. Belli bir düşünce ya da yararsız bir eylem üzerinde direnme biçiminde kendini gösteren ve engel olunamayan içtepi. 2-Bir kimsenin saplanmış olduğu ve kendini kurtaramadığı yanlış düşünce. @@ (Lat. fixus - sabit, değişmez) : Bilincin takılıp kaldığı, kurtulamadığı ve düzeltemediği yanlış bir tasarım. )

( FIXED IDEA | OBSESSION | COMPULSIVE | STRESS~COMPULSIVE | PRESS~STRESS | STRAIN )

( IDÉE FIXE, OBSESSION | IDÉE FIXE | EFFORT~COMPULSIF~EFFORT )

( FIXUS~...~... )

( FIXE IDEE | BEANSPRUCHUNG~ZWANGHAFT~BEANSPRUCHUNG )

( OSSESSIONE~COMPULSIVO~SFORZO )

( ΕΜΜΟΝΉ / εμμονή~ΚΑΤΑΝΑΓΚΑΣΤΙΚΌΣ / καταναγκαστικός~ΚΑΤΑΠΌΝΗΣΗ / καταπόνηση )


- FİKRİN SIHHATİ ile FİKRİN İSTİKAMETİ


- FİKS/FIXED[İng.] değil/yerine/= SABİT


- FİKSASYON/FIXATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME | SAPLANMA


- FİKSASYON ile FİKSATİF ile FİKSE ETMEK ile FİKSE OLMAK

( Saplantı, saplanma, sabitleştirme. İLE Sabitleştirici, sıkı tutucu. İLE Sabitleştirmek, kalıcılaştırmak. İLE Odaklanmak, saplanıp kalmak. )


- FİKSATİF, FİKSATÖR | SAPTAYICI ile/||/<> SAPTAYICI ile/||/<> TABLO VERNİĞİ

( Resim Tebeşirboya suluboya ve kurşunkalemi çizim ve resimlerin bozulmalarını önlemek için bütün kâğıt yüzeyine püskürtücü ile sıkılan sakızalkol karışımı resim verniği a tablo verniği 1 güzelsanatlar a Tebeşirboya suluboya kurşunkalem vb yapılan çizim ve resimlerin bozulmalarını önlemek amacıyla bütün yüzeye püskürtülen sakızalkol karışımı b Bu karışımı püskürten araç 2 fotoğrafçılık Saptama yunağında kullanılan karışım 3 işleyim Baskı düğme yapımında metal delgeç halkalarını tutturmaya yarayan uzun koni biçimindeki araç )

( 1- FIXATIVE, 2- FIXATOR )

( FIXATIF | 1- FIXATIF, 2- FIXATEUR )

( FIXIERMITTEL )


- FİL BENZERİ ile FİL HASTALIĞI ile FİL GİBİ

( ELEPHANT-LIKE vs. ELEPHANTIASIS vs. ELEPHANTINE )

( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile عظيم الجثه )

( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile AZYM OLJOSEH )


- FİL ile/<> SUİKASTÇI BÖCEK


- FİL ile ZÜCCACİYE DÜKKANI


- FILAGELLA değil/yerine/= KAMÇI


- FİLANDİRE ile/||/<> HOLLAND, NETHERLAND, DUTCH[İng.] ile/||/<> FLANDRE[Fr.] ile/||/<> FLANDERN[Alm.] ile/||/<> FELEMENK

( Bugünkü Hollanda Belçika ve kuzeydoğu Fransaya eskiden verilen ad )

( HOLLAND, NETHERLAND, DUTCH )

( FLANDRE )

( FLANDERN )


- FİLARMONİ[Fr. < PHILHARMONIE] değil/yerine/= GÜÇLÜ MÜZİK SEVGİSİ


- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]

( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )


- FİLARMONİ ile FİLARMONİK


- FİLARMONİ/K değil/yerine/= EZGİSEVİ/EZGİSEVER


- FİLATELİ[Fr. < PHILATÉLIE] değil/yerine/= PULCULUK


- FİLATELİ[Fr. < PHILATÉLIE] ile/||/<> PULCULUK (FİLATELİ ZARF)


- FILDIR ile/||/<> YELDEĞİRMENİNİN KANATLARI. (ASLANLI -KÜTAHYA)

( Yeldeğirmeninin kanatları Aslanlı Kütahya )


- FİLGİLLER ile/||/<> FİLGİLLER

( Elephantidae elephas fil Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının hortumlumemeliler Proboscidea takımından bir familyası Başları çok büyüktür Beyinleri iyi gelişmiştir Anlaklıdırlar Dişleri az sayıdadır İki üst kesici dişler çok uzamıştır Köpek dişleri yoktur Bacakları kısa yuvarlak ve 5 parmaklıdır Dişleri oyularak süs eşyası yapılır Çok kuvvetli olduklarından yük ve binek hayvanı olarak kullanılırlar Bazı türlerinin soyu tükenmiştir Karada yaşayan memelilerin en büyükleridirler Bitki yerler Afrika ve Güney Asyada yaşarlar Hindistan fili Elephas maximus Afrika fili E africanus mamut E primigenius iyi bilinen türleridir zooloji Memeliler Mammalia sınıfının hortumlu memeliler Proboscidea takımından başları çok büyük beyinleri iyi gelişmiş dişleri az sayıda İki üst kesici dişleri erkekte çok uzamış köpek dişleri olmayan bacakları kısa yuvarlak ve beş parmaklı dişleri oyularak süs eşyası yapılan çok kuvvetli olduklarından yük ve binek hayvanı olarak kullanılan karada yaşayan memelilerin en büyüklerini içine alan bir familya )

( ELEPHANTS )

( ÉLÉPHANTS | ÉLÉPHANTIDES )

( ELEFANTEN )

( ELEPHAS | ELEPHANTIDAE | ELEPHANTIDAE, ELEPHAS: FIL )


- FİLHAKİKA[Ar. < Fİ'L-ḤAḲĪḲA] ile/||/<> GERÇEKTEN


- FİLİGRAN[Fr. < FILIGRANE] ile/||/<> SU DAMGASI

( su damgası )

( FILIGRANE )


- FİLİGRAN[Fr. < FILIGRANE] değil/yerine/= SUYOLU


- FİLİGRAN[Fr. < FILIGRANE] ile/||/<> SUYOLU


- FILING[İng.] ile/||/<> LIMURE[Fr.] ile/||/<> FEILEN[Alm.] ile/||/<> TÖRPÜLEME

( Bir törpü kullanarak aşındırma ya da düzeltme ereğiyle yapılan temizleme işlemi )

( FILING )

( LIMURE )

( FEILEN )


- FİLİNTA ile FİLİNTALI


- FİLİPİNCE ile FİLİPİNLİ


- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ


- FİLİZ ve/||/<> SIRIKLAMA

( ... VE/||/<> Fasulye, domates gibi bitkilerin tutunması, dallarının desteklenmesi için yanlarına sırık dikmek. | Aşırıp götürmek, çalmak. )


- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENME ile FİLİZLENMEK ile TOMURMAK

( Bitkilerin, gereğinden çok olan filizlerini kırmak. İLE Yumruların üzerinde, ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı. İLE Filiz vermek. | Gelişmeye, büyümeye başlamak. İLE Ağacı dibinden kesmek. | Ağaç ve asmalarda filiz vermek üzere gözler kabarmak, tomurcuklanmak. | Şişip kabarmak. )


- FİLKULAĞI -ile

( Yılanyastığıgillerden, anayurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi. [Lat. CALADIUM] )


- FILL :/yerine DOLDURMAK


- FILM LOVER, DISCRIMINATING CINEGOER[İng.] ile/||/<> CINÉPHILE[Fr.] ile/||/<> FILMES FREUND[Alm.] ile/||/<> SİNEMASEVER[Fr. < CINÉMA + TÜR. < SEVER]

( Sinema 1 Sinema sanatını kültürünü benimsemiş sinemaya bundan dolayı bağlı olan izleyici 2 Sinemayı bilerek seven izleyici )

( FILM LOVER, DISCRIMINATING CINEGOER )

( CINÉPHILE | CINÉMA )

( FILMES FREUND )


- FILM MUSIC (SCORE), SCORE[İng.] ile/||/<> MUSİQUE DE FİLM[Fr.] ile/||/<> FILMMUSIK, TONFILMMUSIK[Alm.] ile/||/<> FİLM MÜZİĞİ

( Sinema Herhangi bir film için hazırlanmış özgün müzik Sinema özelliklerine uyan müzik )

( FILM MUSIC (SCORE), SCORE )

( MUSIQUE DE FILM )

( FILMMUSIK, TONFILMMUSIK )


- FİLM ile FİLM YAPIMCISI ile FİLM YAPIMI ile FİLM KAYDEDİCİ ile FİLM ÇEKMEK ile FİLME ALMAK ile FİLM ŞERİDİ

( FILM vs. FILM MAKER vs. FILM MAKING vs. FILM RECORDER vs. FILM TAKING vs. FILMING vs. FILMSTRIP )

( فيلمبرداري کردن ile فيلم سينمايي ile فيلم ile غشاء ile فيلم ساز ile فيلم سازي ile فيلم نگار ile فيلم برداري ile نوار فيلم )

( FEYLAMBARDARY KARDAN ile FEYLAM SYNAMAYY ile FEYLAM ile GHESHA ile FEYLAM SAZ ile FEYLAM SAZY ile FEYLAM NEGAR ile FEYLAM BARDARY ile NAVAR FEYLAM )


- FILM[İng.] / PELLICULE, FEUILLE[Fr.] / FILAMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLM


- FİLMİ/KİTABI:
İZLEMEK/OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< DENEYİMLEMEK


- FİLMLEŞTİRMEK ile FİLMLEŞTİRİLMEK ile FİL ile FİLE ile FİLM ile FİLO ile FİLMCİ/LİK ile FİL DİŞİ ile FİL ELMASI ile FİL FARESİ ile FİLM MÜZİĞİ ile FİL YÜRÜYÜŞÜ ile FİLE BEKÇİSİ ile FİLM YILDIZI ile FİL DİŞİ KULE ile FİL HASTALIĞI ile FİLE BEKÇİLİĞİ ile FİL DİŞİ KARASI


- FİLOCOĞRAFYA[İng. PHYLOGEOGRAPHY] ile/||/<> FİLOFOBİ[İng. PHILOPHOBIA] ile/||/<> FİLOGENETİK AYAKİZİ[İng. PHYLOGENETIC FOOTPRINT] ile/||/<> FİLOGENETİK DAL[İng. PHYLOGENETIC BRANCH] ile/||/<> FİLOGENİ (SOY OLUŞ)[İng. PHYLOGENY] ile/||/<> FİLOLOJİ[İng. PHILOLOGY] ile/||/<> FİLOPODYUM[İng. FILOPODIUM]

( Organizmaların coğrafi dağılımlarına dair soruları cevaplandırabilmek adına, evrim ağaçlarının kullanılmasıdır. @@ Âşık olma fobisi olarak bilinen, Yunanca'da "sevmek" anlamlarına gelen φιλέω ("phileo") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Filogenetik karşılaştırmalarda korunmuş işlev ögelerini göstermek için kullanılır. @@ Evrim Ağacı üzerindeki dalların her bir parçasıdır. Bu çizgiler, belirli bir popülasyonu ya da taksonomik öbeğin zaman içerisindeki değişimini temsil eder. @@ Türlerin ve tür içi popülasyonların geçmişlerini ve diğer türler ile tür içi popülasyonlarla olan evrimsel ilişkilerinin tümüne verilen isimdir. Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı ile temsil edilir. Aşağıdaki görselde, geniş canlı grupları arasındaki ilişkiler (filogeni), bir evrim ağacı üzerinde gösterilmektedir: @@ Filoloji, bir dilin tarihsel süreç içerisindeki hâlini ve geçmişini, yapısını, öbür dillerle olan benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kelime, köken olarak Yunancada kelime sevgisi anlamına gelen "Philos" ve "Logos" kelimelerinden oluşmuştur.[1] @@ İnce ve aktin bakımından zengin göze zarı uzatısı. Hücre göçünde, yaraların iyileşmesinde ve nörit büyümesinde önemli bir role sahiptir. Nöronlarda dendritik dallar için precursor (öncü madde) görevi görür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> EVRİMSEL UZAKLIK

( Filogenetik Ağaç ve Evrimsel Uzaklık arasındaki ilişki )


- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> GEN AĞACI

( Filogenetik tür ilişkisi, gen ağacı gen ilişkisi. )

( Formül: Species İLE gene relationships )


- FİLOGENETİK ile KLADİSTİK

( Türlerin evrimsel ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Türlerin evrimsel ilişkilerini ortak atalara göre sınıflandıran yöntem. )


- FİLOGENETİK ile/||/<> KLADİSTİK ile/||/<> FENETİK

( Organizmaları gruplandırma yaklaşımları. )

( Formül: Monofiletik > Parafiletik )


- FİLOGENEZ[Fr. < PHYLOGENÈSE] değil/yerine/= SOY OLUŞ


- FİLOGENEZ[Fr. < PHYLOGENÈSE] ile/||/<> SOY OLUŞ


- FİLOGENİ ile/||/<> BOOTSTRAP ile/||/<> BAYESİAN

( Evrim ağacı oluşturma yaklaşımları. )

( Formül: L = P(Data|Tree) )


- FİLOGENİ ile/||/<> TAKSONOMİ

( Filogeni evrimsel akrabalık İLE taksonomi sınıflandırma. )

( Formül: Relationships İLE categorization )


- FİLOLOJİK[Fr. < PHILOLOGIQUE] değil/yerine/= DİL BİLİMSEL


- FİLOLOJİK[Fr. < PHILOLOGIQUE] ile/||/<> DİL BİLİMSEL


- FİLOLOJİK değil/yerine/= DİLBİLİMSEL


- FİLOTİLLA[İt. < FLOTTIGLIA] ile/||/<> TORPİDOLARDAN OLUŞAN FİLO

( torpidolardan oluşan filo İtal flottiglia flotilla )

( FLOTTIGLIA )


- Filozofça KONUŞ!!!


- FİLOZOFİK değil FELSEFÎ


- Filozofla KONUŞ!!!


- FİLOZOFLAR ile/ve PEYGAMBERLER ile/ve SANATÇILAR

( Aklını, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Seni, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Zevkini, sana gösterir/gösterenler. )

( Evrenseller. İLE/VE Kendin. İLE/VE ... )

( Tenzihin temsilcisi. İLE/VE Teşbihin temsilcisi. İLE/VE ... )

( Hareket ederler. İLE/VE Hicret ederler. İLE/VE ... )


- FİLOZOFLAŞMAK ile FİLOZOF/LUK ile FİLOZOFÇA


- FİLOZOF('UN) ile/>< FELSEFE('NİN)

( [başlangıcı] Olur. İLE/>< Olmaz. )


- FİLTRE ile FİLTRELİ ile FİLTRESİZ


- FİLVAKİ[Ar. < Fİ'L-VĀḲİʿ] ile/||/<> GERÇEKTEN


- FİLVÂKİ/VÂKIA değil/yerine/= GERÇİ/GERÇEKTEN


- FİLYASYON/FILIATION[İng.] değil/yerine/= ALAN INCELEMESİ


- FİLYASYON[Fr. < FILIATION] ile/||/<> TEMAS TAKİBİ


- FINALISM[İng.] değil/yerine/= FINALISME/EREKÇILIK | FINALIZM[Fr. < FINALISME] değil/yerine/= FINALISMUS[Alm.] değil/yerine/= FINALIZM

( bk. erekçilik@@a. Her şeyin bir erekle belirlendiğini, bir ereğe yöneldiğini; b. her şeyin bir ereklilik yasasına göre olup bittiğini kabul eden görüş. )


- FİNALİZM[Fr. < FINALISME] değil/yerine/= EREKÇİLİK


- FİNALİZM[Fr. < FINALISME] ile/||/<> EREKÇİLİK


- FINANCE, FINANCING[İng.] ile/||/<> FİNANS | FİNANSMAN[Fr. < FINANCEMENT]

( finans 1 Fon ve sermaye sağlamaya yönelik ticari etkinlik 2 İktisadın para ve diğer varlıkların yönetimi konusunu inceleyen bir alt dalı 3 Para kredi bankacılık ve yatırımların yönetimi )

( FINANCEMENT )


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FINANCIAL :/yerine FİNANSAL


- FINANCIER[İng.] ile/||/<> FINANCIER[Fr.] ile/||/<> MALİYECİ

( 1 Paraya ilişkin işleri yöneten 2 Anamal işlemleriyle uğraşan kişi 3 Devletin para işleri örgütünde çalışan kişi )

( FINANCIER )

( FINANCIER )


- FİNANSMAN ile/||/<> FINANCING[İng.] ile/||/<> AKÇALAMA

( Bir izlence çizenek ya da herhangi bir uygulamanın gider ya da akçalı gereksinmelerinin karşılanması )

( FINANCING )


- FİNANSMAN/FİNANSÖR değil/yerine/= PARA DESTEĞİ/DESTEKÇİSİ


- FİNCANCIK DERESİ :

( Hidayetinbağı'nın köşesinden Zümrütevler'e giden ana yol, aslında dere idi. Derenin coğrafi ismi de Fincancık deresiydi. Derenin akarı Havantepe'nin alt taraflarından çıkıyor, ayrıca Hidayetinbağı'nın arka kısım ve Kalaycıların bağından çıkan sudan akış alıyordu. Kış aylarında iyi akış yaparken, suyunda yazın azalma oluyordu. Bu derenin suyu Sarıyer (Mercimek) Deresi ile birleşiyordu. Ne var ki dere kanalizasyona bağlanarak ortadan kaldırıldı. )


- FINDIK ile MAKADEMYA FINDIĞI


- FINDIKBİTİ ile FINDIKKURDU

( Kınkanatlılardan, fındıkkurdu denilen, kurtçukları dolayısıyla fındık ürünün en büyük düşmanı olan uzun gagalı böcek. İLE Fındıkbitinin, fındık içinde gelişerek, onun dökülmesine, değerini yitirmesine neden olan kurtçuk. )

( BALANINUS NUCUM cum ... )


- FİNGİRDEMEK ile FİNGİRDEŞMEK ile FİNGİRDEK/LİK


- FİNİKE ile FİNİKE PORTAKALI


- FİNİTE MATHEMATICS ile/||/<> INFİNİTE MATHEMATICS

( Finite mathematics sonlu kümeler ve işlemleri incelerken İLE infinite mathematics sonsuz yapılar ve limitler inceler )

( Formül: Finite fields )


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALAMA

( BRUSH vs. BRUSHING )

( علف هرزه ile مسواک زدن ile قلم مو ile تند گذشتن ile قلم مو زدن ile پاک کن زدن ile برس ile زدايش )

( ALAF NPARZEH ile MOSVAK ZADAN ile GHALAM MO ile TAND GOZASHTAN ile GHALAM MO ZADAN ile PAK KON ZADAN ile BARS ile ZADAYSH )


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALANMAK ile FIRÇALATMAK ile FIRÇALAYABİLMEK ile FIRÇA/LIK ile FIRÇACI/LIK ile FIRÇALI


- FIRE EXTINGUISHER[İng.] ile/||/<> EXTINCTEUR[Fr.] ile/||/<> FEUERLÖSCHER[Alm.] ile/||/<> YANGIN SÖNDÜRÜCÜ

( Yanan özdeklerin havayla ilgisini keserek yangınları söndürmeye yarayan araç )

( FIRE EXTINGUISHER )

( EXTINCTEUR )

( FEUERLÖSCHER )


- FIRFIR ile FIRFIRLI ile FIRFIRSIZ


- FIRINLAMAK ile FIRINLANMAK ile FIRINLATMAK ile FIRIN/LIK ile FIRINCI/LIK ile FIRINLI ile FIRIN BOYA ile FIRIN KEBABI


- FIRLAMAK ile FIRLATMAK ile FIRLATILMAK ile FIRLATABİLMEK ile FIRLATIVERMEK ile FIRLAYIVERMEK ile FIRLAK


- FIRLATMAQ[Azr.] = DÖNDÜRMEK[Tr.]


- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK

( INCORPORATE vs. INCORPORATION vs. INCORPORATIVE vs. INCORPORATOR vs. INCORPOREAL vs. INCORPOREAL BEINGS vs. INCORPOREITY )

( بهم پيوستن ile غير جسماني ile تلفيق ile يکي شدني ile وابستهبهالحاق ile يکي سازنده ile حکمي ile بي جسم ile مجردات ile غير جسماني بودن )

( BACPAM PEYVASTAN ile غير جسماني ile TALFYGH ile YKY SHODANY ile VABASTEHABEHALHAQ ile YKY SAZANDEH ile HOKAMY ile BEY JASM ile MOJARDAT ile GHYR JASMANY BODAN )


- FİRMİCUTES ile/||/<> BACTEROİDETES

( Firmicutes gram pozitif bakteriler İLE Bacteroidetes gram negatif bakterilerdir. Firmicutes/Bacteroidetes oranı obezite ile ilişkili İLE bu oranın dengesizliği metabolik hastalıklara yol açar. )

( Jeffrey Gordon tarafından 2006 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: ABD) (Alan: Gastroenteroloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bağırsak mikrobiyotasının obezite ve metabolizmadaki rolü) )


- FIRST ASSISTANT CAMERAMAN, FOCUS PULLER, FOLLOW-FOCUS CAMERA-MAN, (ABD) LENSER, HOCUS FOCUS BOY (A.)[İng.] ile/||/<> ASSİSTANT DE MİSE AU POİNT, PREMİER ASSİSTANT(-OPÉRATEUR), METTEUR AU POİNT, POİNTEUR[Fr.] ile/||/<> SCHÄRFEASSISTENT, SCHÄRFEZIEHER[Alm.] ile/||/<> ODAKLAYICI

( Sinema Alıcının devindirilmesi sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı )

( FIRST ASSISTANT CAMERAMAN, FOCUS PULLER, FOLLOW-FOCUS CAMERA-MAN, (ABD) LENSER, HOCUS FOCUS BOY (A.) | NAZISM )

( ASSISTANT DE MISE AU POINT, PREMIER ASSISTANT(-OPÉRATEUR), METTEUR AU POINT, POINTEUR | NAZISME )

( SCHÄRFEASSISTENT, SCHÄRFEZIEHER | NAZISMUS )

( FOCUS PULLER )

( ΒΟΗΘΌΣ ΟΠΕΡΑΤΈΡ / βοηθός οπερατέρ )


- FİRST COUNTABLE ile/||/<> SECOND COUNTABLE

( First her nokta sayılabilir basis, second uzay sayılabilir basis. )

( Formül: Local İLE global countable basis )


- FIRSTHAND[İng.] ile/||/<> BİRİNCİ EL

( Bir malın doğrudan doğruya ilk üretici satıcı ya da dışalımcıdan sağlanması )

( FIRSTHAND )


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile AYANDON[Yun.]

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE 28 Ocak'ta başlayan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FIRTINALI ile FIRTINA KUŞU ile FIRTINA UĞRAĞI ile FIRTINA KUŞUGİLLER


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

( ÂSIFE ile İ'SÂR )

( ... ile BÂD-GERD )

( STORM vs. HURRICANE )


- FIRTINA ile KIRLANGIÇ FIRTINASI

( ... İLE Nisan ayının ilk günlerinde görülen fırtına. )


- FIRTINA ile LEYLEK FIRTINASI


- FİŞEK/LİK ile FİŞEKLİ ile FİŞEKÇİ/LİK ile FİŞEKSİZ ile FİŞEKLİKLİ


- FISH/FISHERMAN/FISHERY[İng.] değil/yerine/= BALIKÇIL

( alaca balıkçıl (Ardeola ralloides), cüce balaban (Ardetta minuta), gece balıkçılı (Nycticorax nycticorax), ak-balıkçıl (Egretta alba), küçük ak-balıkçıl (E. garzetta), balaban kuşu (Botaurus steilaris), papuç-gagalı (Balaeniceps rex), ibrik-gagalı (Cochlearius cancrophagus) iyi bilinen türleri arasındadır. @@ (biyoloji) @@ (zooloji) )


- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME


- FISHERMAN[İng.] ile/||/<> BALIKÇI

( Yıl boyunca veya avlama sezonu süresince su ürünleri üretimi ve avcılığıyla uğraşan bu işi meslek olarak seçen kişi ticari amaçla deniz ve iç sularda su ürünleri istihsal eden kaptan balıkçı reisi balıkçı ve tayfa gibi gerçek kişilerle tüzel kişileri bunların ortak ve çalışanlarıyla su ürünleri yetiştiricileri )

( FISHERMAN )


- FISIL FISIL (FISILDAMAK)


- FISILDAMA ile/||/<> FISILTI

( Ötümsüz söyleyiş, ki ses kirişlerinin, hava geçerken titreşim yapmıyacak kadar, birbirinden ayrılmış olmasıyla meydana gelir (FTSILTILI SES, Voix chuchotée). )

( WHISPERING~WHISPER )

( CHUCHOTEMENT~CHUCHOTEMENT )

( FLÜSTERN~FLÜSTERN )

( SUSSURRO~SUSSURRO )

( ΨΊΘΥΡΟΣ / ψίθυρος~ΨΊΘΥΡΟΣ / ψίθυρος )


- FISIR FISIR (FISILDAMAK)


- FIŞIRTI ile FIŞIRTILI ile FIŞIRTISIZ


- FISKA ile/||/<> SİVİLCE, KABARCIK, YANIK KABARCIĞI

( sivilce kabarcık yanık kabarcığı Türkçede fiske olarak da geçer fiske R φούσκα )

( ΦΟΎΣΚΑ / φούσκα )


- FIŞKIRMAK ile FIŞKILAMAK ile FIŞKIRABİLMEK ile FIŞKIRIVERMEK ile FIŞKI/LIK ile FIŞKIN


- FIŞKIR(T)MA/ATTIRMA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME


- FISLAMAK ile FISLANMAK ile FISLATMAK


- FİŞLEMEK ile FİŞLENMEK ile FİŞLETMEK


- FİSSION ile/||/<> FUSION ile/||/<> SPALLATION

( Ağır bir çekirdeğin nötronla bölünmesidir; zincirleme yürür, günümüz reaktörlerinde enerji üretir. @@ Hafif çekirdeklerin birleşmesidir; birim kütle başına daha çok enerji verir ama yüksek sıcaklık gerektirir. @@ Yüksek enerjili bir parçacığın (genellikle hızlı proton) bir çekirdeğe çarpıp ondan çok sayıda nükleon kopardığı süreçtir; hızlandırıcıya dayalı nötron kaynaklarında kullanılır. İlki bölünme, ikincisi birleşme, üçüncüsü çarpmayla ufalanmadır. )

( Formül: U-235 + n → Ba + Kr + 3n )


- FİSTAN/LIK ile FİSTANLI ile FİSTANSIZ


- FISTIK ÇAMLARI | ÇAMGİLLER ile/||/<> ÇAMGİLLER

( botanik köknarlar Genellikle yapraklarını dökmeyen iğne yapraklı ve yaprakları tekli ya da demetler hâlinde olup tohumları kozalaklardaki pullarda korumasız olarak bulunan çok yıllık ağaç ya da çalı formundaki bitkiler )

( PINE FAMILY )

( PINACÉES )

( PINACEAE )


- FİSYON ile/||/<> FÜZYON ile/||/<> RADYOAKTİVİTE

( Çekirdek enerjisi açığa çıkaran süreçler. )

( Formül: E = Δmc² )

( Henri Becquerel tarafından 1896 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1852-1908) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Radyoaktivitenin keşfi) (Nobel: 1903) )


- FİTİL FİTİL (BURNUNDAN GETİRMEK)

( Hesabını ödetmek, öcünü almak. )


- FİTLEMEK ile FİTLENMEK


- FİTNELEMEK ile FİTNE/LİK ile FİTNECİ/LİK ile FİTNE FÜCUR ile FİTNE KUMKUMASI


- FITRAT[Ar. < FİṬRAT] ile/||/<> YARADILIŞ


- DOĞA/FITRAT ve/<> İLKELİLİK


- FITRİYAT ile EVVELİYAT


- FIXATION[İng.] ile/||/<> DÜŞKÜNLÜK

( Belirli durumlar ya da kişilere coşkusal rengi yoğun olan katı ve değişmez bir tutumla bağlanma )

( FIXATION )


- FİXED POİNT ile/||/<> LİMİT CYCLE ile/||/<> TORUS ile/||/<> STRANGE

( Dinamik sistem çekicileri. )

( Formül: dim(Lorenz) ≈ 2.06 )


- FİYASKO ile FİYASKOLU ile FİYASKOSUZ


- FİYONK ile FİYONKLU ile FİYONKSUZ ile FİYONK MAKARNA


- FİZİBİLİTE değil/yerine/= UYGULANIRLIK


- FİZİBİLİTE değil/yerine/= YAPILABİLİRLİK/UYGULANABİLİRLİK


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİZİK - > ANLAM <- METAFİZİK

( PHYSICS -> MEANING <- METAPHYSICS )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> METAFİZİK

( Nesne. İLE Nesnellik. )

( Madde İLE/VE/||/<>/> Varlık. )

( Madde ve Varlık arasındaki durum/ilişki Mevcud. )

( Sadece "ilk neden" alanının incelenmesi, ilâhiyat/teoloji. )

( [ilk neden] | < 0 ile/ve/||/<>/> 0 > | [ilk neden] )

( Işıktan yavaş olan. İLE/VE/||/<>/> Işıktan hızlı olan. )

( )

( PHYSICS vs./and/||/<>/> METAPHYSICS )


- FİZİK ile METAFİZİK/MATEMATİKSEL FİZİK

( )


- FİZİKSEL ADSORPSİYON ile/||/<> KİMYASAL ADSORPSİYON

( Fiziksel zayıf, kimyasal kuvvetli bağdır )

( Formül: Van der Waals İLE kovalent )


- PHYSIKALISCHE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKSEL ATMOSFER


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> BİYOKİMYA

( Kimyasal süreçlerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Biyolojik süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )

(

Kimya ile Biyokimya Arasındaki İlişki, Tanım ve FaRkLaR

Kimya Nedir?

Kimya, nesnelerin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve bu nesneler arasındaki etkileşimleri inceleyen bilim dalıdır. Atomlar, moleküller, ögeler ve bileşikler gibi temel kimyasal bileşenleri araştırır.

Biyokimya Nedir?

Biyokimya, kimyanın canlı organizmalardaki kimyasal süreçlere uygulanmasıdır. Canlı sistemlerdeki proteinler, enzimler, karbonhidratlar, lipitler ve nükleik asitler gibi biyomoleküllerin yapısını ve işlevlerini inceler.

Kimya ile Biyokimya Arasındaki İlişki

Biyokimya, kimyanın bir alt dalıdır ve temel kimya ilkelerini kullanarak biyolojik düzeni açıklar. Örneğin, kimyada etkileşim kinetiği incelenirken biyokimyada enzim kinetiği ele alınır. Kimyada organik bileşiklerin yapıları araştırılırken, biyokimyada bu bileşiklerin canlı organizmalardaki işlevleri incelenir.

Kimya ile Biyokimya Arasındaki FaRkLaR

Özellik Kimya Biyokimya
İnceleme Alanı Tüm nesneler (organik ve inorganik) Canlı organizmalardaki kimyasal süreçler
Ana Konular Atomlar, moleküller, tepkimeler, termodinamik Enzimler, metabolizma, gözesel tepkimeler
Uygulama Alanı Malzeme bilimi, ilaç, enerji, mühendislik Tıp, genetik, biyoteknoloji, beslenme
Temel Sorular Nesneler nasıl tepkimeye girer? Canlı organizmalarda kimyasal süreçler nasıl işler?
)


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> TERMODİNAMİK

( Kimyasal sistemleri fizik ilke ve yöntemleriyle (enerji, denge, hız, kuantum) inceleyen geniş daldır. @@ Bu dalın, tepkimelerin enerji alışverişini, yönünü ve dengesini konu alan alt-alanıdır. İkincisi ilkinin bir dalıdır; fiziksel kimya termodinamikle birlikte kinetik ve kuantum kimyasını da kapsar. )


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> TERMODİNAMİK

( Kimyasal süreçlerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Enerji ve nesne arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı. )


- FİZİKÎ HUSUSİYETLER[Osm.] / PROPRIÉTÉS PHYSIQUES[Fr.] / FIZIKSEL ÖZELLIKLER[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKSEL ÖZELLİKLER


- YAKINLIK:
FİZİKSEL ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL ile/ve/||/<> DUYGUSAL ile/ve/||/<> EŞEYSEL


- FİZİSORPSİYON ile/||/<> KEMİSORPSİYON

( Yüzeye tutunma mekanizmaları. )

( Formül: θ = V/V_m (kaplama) )


- FİZİSORPSİYON ile/||/<> KEMİSORPSİYON

( Fizisorpsiyon vdW zayıf <40 kJ/mol, kemi kimyasal >80. )

( Formül: Tersinir İLE tersinmez )


- FİZYOLOJİ/PHYSIOLOGY[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA İŞLEV BİLİMİ


- FİZYOLOJİ ile/ve/değil/||/<> ANATOMİ

( www.anatomage.com | www.anatomagetable.com )

( Gövdenin işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gövdenin yapısını inceleyen bilim dalı. )

( [not] PHYSIOLOGY vs./and/but/||/<> ANATOMY )


- FİZYOLOJİ ile FİZYOLOJİST


- FİZYOLOJİ değil/yerine/= İŞLEVBİLİM


- FİZYOLOJİ ile/ve/||/<> NÖROFİZYOLOJİ

( bkz. Jean Martin Charcot )


- FİZYOLOJİ ile PATOLOJİ

( Canlıların işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE Sayrılıkların nedenlerini ve etkilerini inceleyen bilim dalı. )


- FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER ile/ve/<> PSİKOLOJİK GEREKSİNİMLER

( Yerleşim dışında. İLE/VE/<> Yerleşim merkezlerinde. )

( PHYSIOLOGICAL NEEDS vs./and/<> PSYCHOLOGICAL NEEDS )


- FİZYOLOJİK PSİKOLOJİ değil/yerine/= İŞLEVBİLİMSEL USBİLİM


- FİZYOLOJİ/K ile FİZİK/SEL


- FİZYOLOJİST[Fr. < PHYSIOLOGISTE] değil/yerine/= FİZYOLOJİ BİLGİNİ, FİZYOLOG


- FİZYOTERAPİ değil/yerine/= İŞLEVONUM


- Fırtınayı DİNLE!!!


- Fısıldama! KONUŞ!!!


- f.l.a.[Lat. < FIAT LEGE ARTIS] değil/yerine/= ALANIN YÖNTEMİNE GÖRE YAPINIZ


- FLAMA ile FLAMAN ile FLAMACI ile FLAMANCA ile FLAMANLAR ile FLAMAN ATI ile FLAMAN KUŞU


- FLAMANLAR ile/||/<> FLAMANLAR

( Phoenicopteri phoenicopterus flaman kuşu Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünün leyleksiler Ciconiiformes takımının bir alttakımı Bacakları ve boyunları çok uzun olan kuşlardır Flamangiller Phoenicopteridae familyası vardır Kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünün leyleksiler Ciconiiformes takımından bacakları ve boyunları çok uzun türleri olan bir alt takım )

( FLAMINGOS )

( FLAMANTS )

( FLAMINGOS )

( PHOENICOPTERUS | PHOENICOPTERI )


- FLAMANLAR < LEYLEKSİLER

( Kuşlar sınıfının, leyleksiler takımının bir alttakımı. < ... )


- FLAMBAJ/FLAMBAGE[İng.] değil/yerine/= YALAZLAMA


- FLAMINGOS/FLAMENT[İng.] değil/yerine/= FLAMANTS[Fr.] değil/yerine/= FLAMINGOS[Alm.] değil/yerine/= FLAMANGILLER

( (Phoenicopteridae), (Lat. phoenicopterus = flaman kuşu) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının leyleksiler (Ciconiiformes) takımının flamanlar (Phoenicopteri) alt-takımının bir familyası. Gagalarının ucu bükük, boyunları ve bacakları çok uzun, ayakları perdelidir. Bataklık yerlerde yaşarlar. Flaman kuşu (Phoenicopterus ruber) türü iyi bilinir. )


- FLAPPING TREMOR ASTERIXIS, FLAPPING TREMOR[İng.] değil/yerine/= KANAT ÇIRPINTISI


- FLASHBULB HAFIZA/FLASHBULB MEMORY[İng.] değil/yerine/= AYRINTILI OLAY BELLEĞİ


- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK


- FLATTENING[İng.] ile/||/<> GLÄTTEN[Alm.] ile/||/<> YASSILAMA

( Genellikle saç levha ve yassı kütüklerdeki eğrilikleri gidermek ve parçaları tam yassı duruma getirmek için yapılan haddeleme işlemi )

( FLATTENING )

( GLÄTTEN )


- FLAVRSAVR[İng.] değil/yerine/= FLAVRSAVR

( Genetiği değiştirilerek piyasaya sürülen ilk gıda (GM gıdası). Bu tür domatesler hızlı olgunlaşmayacak biçimde modifiye edilmişti.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLEDGE[İng.] ile/||/<> TÜYLENMEK

( 1 Tüyle kaplanmak 2 Genellikle uçmak için yuvayı terk etmek )

( FLEDGE )


- FLEKSİBIL/FLEXIBLE[İng.] değil/yerine/= ESNEK


- FLEKSİBLE ELEKTRONİK ile/||/<> RİJİT ELEKTRONİK

( Fleksible elektronik bükülebilir substrat kullanırken İLE rijit elektronik sert substrat gerektirir )

( Formül: Organik elektronik )


- FLEKSİYON/FLEXION[İng.] değil/yerine/= ESNEME


- FLEKSİYON ile FLEKSÖR ile FLEKSURA

( Bükülüm, bükülme, bükme, esneme. İLE Bükücü, eğici. İLE Dönemeç, dirsek. )


- FLEXION[İng.] değil/yerine/= FLEKSİYON

( İnsan anatomisinde eklem hareketini tanımlamak için kullanılan terim. Eklemin öne ya da arkaya doğru hareket açıklığının azalması durumu.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLİTLEMEK ile FLİT


- FLOJİSTON[< Yun.] -ile

( Yanmış. )


- FLOCCULATION[İng.] / FLOCCULATION, COAGULATION[Fr.] / AUSFLOCKUNG, FLOCKENBILDUNG, KOAGULATION, GERINNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FLOKÜLASYON, PIHTILAŞMA, KOAGULASYON


- SUBSTANCE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZSTOFF, FLUORESZENZSUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN NESNE


- FLUORESCENT SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN ÖZDEK


- FLUORESCENCE BANDS[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS BANTLARI


- FLORESANS[Fr. < FLUORESCENCE] değil/yerine/= FLORIŞI


- FLORESANS[Fr. < FLUORESCENCE] ile/||/<> FLORIŞI


- FLUORESCENT MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS NESNE


- FLUORESCENCE SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS SPEKTRUMU


- FLUORESCENCE[İng.] / FLUORESCENCE[Fr.] / FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESANS